SÖYLEDİKLERİM AÇIK MI!


MİR MURAT DEMİR

İletişim hallerimiz de açık anlaşılabilir olmadığımız sürece büyük yanılgı, yanlış algı, hatalı ve eksik öğretim, anlatımlara sebep oluruz. Esprili bir söz vardır “Beni bir tek sen anladın, sen de yanlış anladın” önemli olan hep ve herkes tarafından anlaşılmak mı? hep olmasa dahi doğru, gerçek ve tüm gerçekliğiyle açık bir algı, öğretim algı oluşturmak mı? İnsan yapısal olarak yanlış anladığını doğru haliyle değiştirmeye açık değildir. Tam ve aleni açıklık, gerçeklik anlaşa bilirlik insana uygun bir fıtrat, formattır. Yaşadığımız asırlar, yıllar dönem dönem farklıymış gibi bir algı oluştursa da her yılı her zaman dilimini ayrı ayrı değerlendirsek de açık ara önde olan ve hüküm sağlayan öğretim şekli gerçeklerdir.

Büyük çağ ya da dönemlere adını verse dahi batıl ve zayil olanın hükmü ve gerçekliği yoktur. Her coğrafya da millet ve halklar için sunulan öğretim sistemleri muhatap insanların, halkın anlayabileceği kavrayabileceği açıklıkta ve gerçeklikte olmalıdır. Öğretim muhatabı insanlar her yeni bilgi ile farkında olarak ya da olmayarak tüm öğretim bilgilerini gözden geçirir. Gündemimiz deki bilgisayar diliyle formatlar. İnsanın bir bilgiyi kayıt altına alabilmesi demek bildikleri ile çelişki yaratmaması, ikilem oluşturmaması demektir. Sağlam bir dayanak ve dönemsel geçiciliği olmayan bilgi birikimi, kayıt toplamı liseli bir öğrenci saflığın da ve sadeliğin de mümkündür. Kişi açık ise bilgi birikimi de açık ve net datalardan oluşur, kartopu gibi büyür. Açık olma konusun da ki çelişkiler bilgi açık olmadığından bulaşık halin de geçici ve dayanaksız kalır.

Ülkemizin en önemli dayanaklarından, umut beslediği beklenti için de olduğu konulardan biridir öğretim. Toplum, top yekûn haliyle dünden daha iyi halde yarını için ilgi alaka ve sorgulama enerjisini büyüterek yürüyorsa bu değişim değil gelişimdir. Bu günümüz dünden, yarınımız bu günden iyi açık bir kazanım ve gelişmişlik için de olursa her dönemi umutla bekleme şansı verir kişiye, topluma halka ve tüm dünya insanlarına. Yaşanan reel dönem verileri ne seviyede olursa olsun eğitim ve öğretim koşusundan vazgeçmeyen toplum yarınlardan umut duyar, pozitif beklentiler taşır. Pozitif düşünce ve beklenti halleri sadece bir umut yumağı değil, yaşamsal enerjinin de artması şeklidir.

Mir Murat Demir

 


13 Ekim 2020 Salı 17:09:39
814 defa okundu
Paylaş :     Arkadaşına Öner


En Çok

Bu Hafta

Bu Ay

Platform projesi olu...