VADULLAH TAŞ VE METİN ERKSAN EFSANESİ


İNCİLAY ÖZDEMİR

İncilay ÖZDEMİR
 
Geçenlerde, sinema tarihçisi araştırmacı yazar Vadullah Taş ın, yönetmen Metin Erksan ile ilgili bir kitabı çıktı. Kitabın adı, Metin Erksan  Efsanesi.
 
Kitap, Beşiktaş Belediyesi nin , Görsav ve Türvak ile birlikte düzenlediği "Uluslararası Sanat Günleri Festivali" kapsamında Türk Sineması nın 100. Yılı etkinliklerinde davetlilere dağıtıldı. Yazar Vadullah Taş, kitabını misafirlere tek tek imzaladı.
 
Metin Erksan Efsanesi hakikaten şaheser bir kitap olmuş. Kitap bir baş yapıt. Kapak tasarımından dizgisine, fotoğraflarından kağıdına, baskısından cildine kadar özenle hazırlanmış. İçinde efsane yönetmen Metin Erksan ın ilk filminden, son filmine kadar bütün eserleri yer almış. Bu kitabı okurken,insan bazen duygulanıyor, Erksan ın yaşadığı olaylara hüzünleniyor, zaman zaman da gözleri doluyor. 
 
Erksan ın ilk filmi olan Aşık Veysel in hayatının anlatıldığı Karanlık Dünya adlı eser, tam bir maceralar yumağı. Filmin başına gelmeyen kalmamış. Yazar Vadullah Taş bu konuyla ilgili eserinde şöyle diyor:
 
".....dakika bir gol birdir. Sansür hazretleri, Karanlık Dünya adını bile onaylamaz. Filmin adı bu nedenle, Aşık Veysel in Hayatı olarak değiştirilir. Ama Erksan, işine büyük bir hevesle koyulur. 23 yaşındadır henüz, ama dopdolu bir gençtir. Bize söyleyeceği yığınla şeyi vardır. Hem bireysel düzlemde, hem de yurt gerçekleri konusunda yığınla şey. Toplumcu ve gerçekçi kaygıları ağır basar üstelik. İsyankar ve kendisine sunulanla yetinmeyen, haykıran biridir Erksan, genç bir yaratıcı... Erksan, bu ilk çalışmasında Veysel in körlüğü ve talihsizliklerle dolu yaşamıyla bir eğretileme yapma olanağı arar. Böylece tarlalardaki cılız başaklardan, köy kızlarının oyunlarına kadar, kırsal kesimi canlandırarak, yaratarak büyük bir tutkuyla sarılır işine.
 
Ama sansür canına okuyacaktır bu talihsiz filmin. Çünkü film tamamlanıp denetime gönderildiğinde, sayısız sahne kesilir. Bu kadar sahne kesilince de, metraj korumak için zaman dolduracak sahneler eklenir filme. Yapımcı, filmini gösterim saatine uydurmak zorundadır çünkü sansür kesti diye film, yarım saatte bitecek değil ya!
 
Böylece film kuşa döner. Sözgelimi tarlalarda görünen başaklar 20-30 santim uzunluğunda, üzerlerindeki buğday taneleri sayılı. Sansür bunların gösterilmesini sakıncalı bulur. Türk tarlası böyle olmamalı, der. Bu sahnelerin bereketli topraklarla, içinde biçer döverlerin, traktörlerin çalıştığı tarlalarla değiştirilmesini önerir. Ayrıca yapmaya bir olanak da sunar. Atlas Film'in Amerikan Haberler Merkezi'ndeki belge filmlerinden yararlanılabileceği belirtilir. Yapımcı da, filme yatırdığı sermayeyi kediye yüklemek istemediği için, doğal olarak bunları yapar."
 
Vadullah Taş şöyle devam ediyor satırlarına:
 
" Filmin finali ise, yönetmeni çileden çıkarmış olmalı. Tümüyle vıcık vıcık bir devlet şakşakçılığına dönüşmüş çünkü. Sazıyla Sivrialan'a gelen Veysel, bu sahneler boyunca tanıyamaz köyünü. Çünkü görüntülere eklenen üst ses bize köyün çok değiştiğini, çağcıl, gelişkin devletlerin köylerinden hiç farkı kalmadığını, bataklıkların kurutulduğunu bunların verimli alanlara dönüştürüldüğünü, okulların artık çağdaş bireyler yetiştirdiğini, açılan dispanserin ise bütün hastalıkların üstesinden geldiğini söyler. Yani ortalık güllük gülistanlık olmuş ve bir zamanların sorunlu ülkesi harikalar alemine dönüşmüştür.
 
Sinema tutkunu Vadullah Taş, filmin konusuna ise şöyle değiniyor:
 
" Karanlık Dünya, üç ayrı zaman diliminde ozanın yaşantısını ele alır. İlki hemen xx. Yüzyıl başında geçer. Ayrıksı ve duyarlı bir çocuk olarak sunulan, kız arkadaşı Dilim'in yanından ayrılmayan Veysel (1984-1973), köyünde baş gösteren çiçek hastalığı nedeniyle görme yetisini yitirir. İkinci bölüm, ozanın gençliğini Dilim ile evliliğini içerir. Eşinin, köyün serserisi Süleyman tarafından iğfal edilişini, aklının çelinişini de izleriz bu karelerde. Veysel'i terk eder Dilim. Ama zaman, Aşık'ı, Türkiye'nin sevgilisi yapacak, ihanet edenler de ettiklerini bulacaktır. Üçüncü bölüm ise, Veysel'in köyüne dönüşüyle, bıraktığı köyün cennete dönüşmüş olmasıyla ilgili..."
 
İlk filminde bunca trajikomik olaylarla uğraşan Metin Erksan'ın sinemaya devam etmesi bir mucizeydi. Üstelik Metin Erksan efsanesi haline gelmesi daha da büyük bir olay.
 
Seni candan yürekten kutluyoruz Metin Erksan. Bir kahraman gibi savaştığını, bize eşsiz güzellikte, özgün filmler sunduğun için. Yattığın yer nur olsun.
 
 

17 Ekim 2014 Cuma 20:29:10
3244 defa okundu
Paylaş :     Arkadaşına Öner


En Çok

Bu Hafta

Bu Ay

Platform projesi olu...