<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Haber Caddesi</title>
        <link>https://www.habercaddesi.com/</link>
        <description>Haber Caddesi</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>KAS SİHİRBAZI BURÇİN PARASAYAR</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kas-sihirbazi-burcin-parasayar-26080</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kas-sihirbazi-burcin-parasayar-26080</guid>
                <description><![CDATA[Güzelliği yalnızca bir “görünüm” değil; beden, zihin ve duyguların uyumu olarak tanımlayan Burçin Parasayar, geliştirdiği Doctor Best Protocol®️ sistemiyle Türkiye’de ve Avrupa’da adından sıkça söz ettiriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Holistik yenilenme alanında “Kas Sihirbazı” olarak tanınan Parasayar, hem yüz hem de vücut gençleştirmede devrim yaratan doğal, invaziv olmayan bir yaklaşımın mimarı.&nbsp;</span></span></span><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">İstanbul Batı Ataşehir’deki Doctor Best Protocol®️ Holistic Center, klasik cihaz uygulamalarının ötesine geçerek manuel kas yönlendirme, galvanik mikro akım teknolojisi ve fasya zinciri analizini bir araya getiriyor. Bu benzersiz yöntem sayesinde vücut yeniden şekilleniyor, cilt gençleşiyor, kas hafızası aktive oluyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Lipödem yönetimi, selülit görünümünün azaltılması, diyetsiz yaşamla desteklenen doğal zayıflama, kas tonusu kaybı ve vücuttaki elastikiyet kaybında sıkılaşma, ameliyatsız cilt gençleştirme (Electro Lift + Face Lifting) ve saç protokolleri ile uzun süreli sonuçlar elde ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Dolgu ve botoksun Avrupa’da yerini artık doğal yöntemlere bıraktığını vurgulayan Parasayar, “doğal olan kalıcıdır” ilkesini savunuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Ayrıca boyun fıtığı, bel fıtığı ve fibromiyalji gibi kas sistemi rahatsızlıklarında da destekleyici galvanik&nbsp; terapi protokolleri uyguluyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Londra merkezli medikal estetik eğitimi alan Burçin Parasayar, CPD (Continuing Professional Development) sistemine kayıtlı bir profesyonel olarak, medikal estetik alanında uluslararası düzeyde eğitimler tamamlamıştır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Aynı zamanda Holistik Yeme &amp; İçme Bozukluğu Danışmanı olan Parasayar, insan bedenini yalnızca fiziksel değil; zihinsel ve duygusal boyutlarıyla da bir bütün olarak ele alır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Klinik beslenme, bağımlılık terapisi, cinsel terapi, zihin terapisi, mental sağlık, doğal kozmetik, NLP, akut homeopati, kişilik bozuklukları, bilişsel nöropsikoloji ve klinik pilates alanlarında kapsamlı eğitim geçmişine sahiptir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Milli Eğitim Bakanlığı onaylı “Usta Öğretici” unvanına sahip olan Parasayar, yalnızca bir uygulayıcı değil; bilgiyi sanata dönüştüren bir eğitmen, araştırmacı ve sistem mimarıdır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Doctor Best Protocol®️, CE sertifikalı galvanik elektroterapi sistemleriyle çalışır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Parasayar, merkezinde yalnızca Sağlık Bakanlığı onaylı, güvenilir ve doğal lifting etkisi sağlayan cihazları kullanır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">&nbsp;“Biz Zamanla Savaşmıyoruz, Onu Uyandırıyoruz.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Nefertiti siluetinden ilham alan Burçin Parasayar’ın markası, kadim Mısır şifacılığı geleneğinin modern yorumu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Melez kökenlerinden gelen bu bağ sayesinde, Nefertiti’nin zarafet ve şifa anlayışını bugünün bilimiyle birleştiriyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Bugün Doctor Best Protocol®️, bilimle estetiğin kusursuz birleşimi olarak kabul ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Logodan kullanılan renklere, cihazlardan iletişim diline kadar her detay; zarafet, denge ve bilimi yansıtıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">&nbsp;Burçin Parasayar’ın yöntemleri yalnızca kadınlarda değil, erkeklerde de etkili sonuçlar sunuyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Türkiye’nin tanınmış oyuncularından Murat Parasayar, Doctor Best Protocol®️’ün düzenli uygulayıcılarından biri.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Burçin Parasayar, “Eşim Murat’ın cildine de kendi geliştirdiğim protokolü uyguladım; kamera önünde canlı, dinamik ve sağlıklı bir görünüm elde ettik. Bu, sistemin evrenselliğini gösteriyor.” diyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Yakında piyasaya çıkacak olan Doctor Best Protocol®️ cilt gençleştirme serumu, Türkiye ve Avrupa’da büyük ilgiyle bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Parasayar, bu özel formülün “cildin hafızasını yeniden uyandıracağını” söylüyor.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">BURÇİN PARASAYAR KİMDİR</span></span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Burçin Parasayar, İstanbul doğumlu bir sunucu ve girişimcidir. </span></span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">TV ve radyo sunuculuğu yapmış; aynı zamanda kendi alanında çeşitli girişimlerde bulunmuştur. </span></span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Evli olduğu isim: Murat Parasayar — sanatçı/oyuncu kimliğiyle tanınan biri. </span></span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Sağlık, estetik ve holistik wellness alanında aktif: “Doctor Best Protocol” gibi marka ve girişimlerle ilişkilidir. </span></span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Sunuculuk kariyeri: TV ve radyo dünyasında yer almış olması dikkat çekiyor.</span></span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Girişimcilik: Sağlık-estetik, holistik merkez alanında “kurucu” sıfatı ile yer alıyor.</span></span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Marka kimliği: Son dönemde “Doctor Best Protocol” marka hattı ve sosyal medya etkinliğiyle öne çıkıyor.</span></span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Magazin ve sosyal hayat: Medyada eşi Murat Parasayar ile birlikte görüntüleri ve röportajları yer aldı. </span></span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">&nbsp;“Sunuculuğun Ötesinde: Burçin Parasayar’ın Holistik Marka Yolculuğu”</span></span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">İstanbul doğumlu sunucu ve girişimci Burçin Parasayar, ekran önünden marka dünyasına uzanan etkileyici bir kariyer çizgisi izliyor. Radyo ve televizyon sunuculuğundan başlayan meslek hayatı, bugün estetik-wellness alanında kurucusu olduğu “Doctor Best Protocol” markasıyla genişliyor. Sahne arkasındaki vizyonu ve sosyal medya etkinliğiyle, yalnızca “ekran yüzü” olmanın ötesine geçiyor.</span></span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Sanatçı Murat Parasayar ile evliliği ve sosyal yaşamı da medyanın ilgisini çekiyor — ancak asıl dikkat çeken nokta, Parasayar’ın sağlık-estetik alanında “holistik” yaklaşımı benimsemiş olması. Markasının “Artık Kısa Geliyor” gibi sloganları ve güçlü Instagram varlığı (#DoctorBestProtocol, #HolisticCenter…) genç hedef kitleyle dil buluyor.</span></span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-family:&quot;Book Antiqua&quot;,&quot;serif&quot;">Kısaca: Bir sunucunun marka yaratıcısına dönüşüm öyküsü. Burçin Parasayar’ın hikâyesi, ekran ışıklarıyla başlayıp sağlıkla, estetikle, sosyal medya ile birleşen bir çok yönlü profil sunuyor.</span></span></span></strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Dec 2025 10:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/kas-sihirbazi-burcin-parasayar-1766044571.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KADIN ÇALIŞANLARA MEME KANSERİ FARKINDALIK EĞİTİMİ</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kadin-calisanlara-meme-kanseri-farkindalik-egitimi-25826</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kadin-calisanlara-meme-kanseri-farkindalik-egitimi-25826</guid>
                <description><![CDATA[Club & Hotel Letoonia, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadın çalışanlarına yönelik anlamlı bir eğitim programı düzenledi. Sağlık Bakanlığı’na bağlı uzmanların katılımıyla gerçekleşen etkinlikte erken teşhisin önemi ve kendi kendine muayene yöntemleri anlatıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Akdeniz’in öncü turizm destinasyonlarından Club &amp; Hotel Letoonia, sosyal sorumluluk alanındaki faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda, her yıl Ekim ayında kutlanan “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” dolayısıyla kadın sağlığına dikkat çekmek amacıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapan otel, kadın çalışanlarına yönelik bir farkındalık ve eğitim programı düzenledi. Sağlık Bakanlığı’na bağlı doktor ve sağlık ekibi tarafından verilen eğitimde, otelde görev yapan kadın çalışanlara meme kanserinde erken teşhisin önemi, kendi kendine muayene yöntemleri ve düzenli kontrollerin gerekliliği anlatıldı. Eğitim süresince çalışanlar, alanında uzman sağlık profesyonellerine sorular yönelterek birebir bilgi alma fırsatı buldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Farkındalığı artırmak istiyoruz’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Club &amp; Hotel Letoonia Genel Müdürü Bozkurt Atilla, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bu etkinliği, hem kadın çalışanlarımızın farkındalığını artırmak hem de sağlıklı yaşam alışkanlıklarını desteklemek amacıyla düzenlendik. Kadın sağlığı, toplumsal sağlığın temelidir. Çalışanlarımızın bilinçlenmesi bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu tür eğitimlerle önleyici sağlık yaklaşımını desteklemek istiyoruz.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Club &amp; Hotel Letoonia İnsan Kaynakları Müdürü Alime Aktürk ise, çalışanların gelişimi ve sağlığına yönelik projelere öncelik verdiklerini belirterek, “Letoonia ailesinin her bireyinin sağlığı ve mutluluğu bizim için çok kıymetli. Bu eğitimler, kurumsal sosyal sorumluluk anlayışımızın doğal bir parçası” ifadelerini kullandı.Sosyal sorumluluk projeleriyle öne çıkıyor</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Club &amp; Hotel Letoonia, yıl boyunca çevre, sağlık ve eğitim alanlarında çeşitli sosyal sorumluluk projelerine imza atmaya devam ediyor. Kurum, çalışanlarının ve misafirlerinin yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlayan etkinliklerle topluma değer katmayı sürdürüyor. Bu anlayışla Letoonia, bölgesel kalkınmaya ve toplumsal farkındalık projelerine aktif katkı sağlıyor. Sürdürülebilir turizm yaklaşımını yalnızca çevreyle değil, insanla da bütünleştirerek örnek bir kurum kültürü oluşturuyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Oct 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/10/kadin-calisanlara-meme-kanseri-farkindalik-egitimi-1761468123.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KADINA SAĞLIK İKİNCİ SEZONUYLA DEVAM EDİYOR</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kadina-saglik-ikinci-sezonuyla-devam-ediyor-25545</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kadina-saglik-ikinci-sezonuyla-devam-ediyor-25545</guid>
                <description><![CDATA[Kadın sağlığı okuryazarlığını artırmayı ve toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemeyi amaçlayan Kadına Sağlık, 15 yeni bölümden oluşan ikinci sezonuyla dinleyicileriyle yeniden buluşuyor. PWN İstanbul ve Awen for Us iş birliğiyle, Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler Programı’ndan mezun gönüllü bir ekip tarafından hayata geçirilen proje, ilk sezonunda ulaştığı 100 binden fazla dinleme ve 4 milyon erişim başarısının yanı sıra; TÜHİD 22. Altın Pusula Ödülleri, Sağlık Gönüllüleri Türkiye Sosyal Sorumluluk Ödülleri ve Golden Pulse 2024 Ödülleri ile de taçlandırıldı. 9 Eylül itibariyle Youtube, Spotify ve Apple Podcast’te dinleyicilerle buluşmaya hazırlanan Podcast Serisi’nin sunuculuğunu yeni sezonda da ünlü yazar ve seslendirme sanatçısı Yekta Kopan üstleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ülkemizde, kadınlar sağlık alanında da diğer birçok alanda olduğu gibi geride kalmış durumda. Kadınların iş hayatında sürdürülebilir bir varlık göstermeleri için sağlıklı olmaları şart. Toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık, kadınların bazı temel insan haklarından yararlanmalarını engelleyerek sağlık bilgisi ya da sağlık hizmetlerine erişim ve bu hizmetlerden yararlanma gibi alanlarda eşitsizliklere neden olmaktadır. Bu tür engeller, kadınların yeni risklere maruz kalma olasılığını artırmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sağlık sektöründeki kadınların gelişimini ve liderlik sürecini desteklemek amacıyla Professional Women’s Network İstanbul (PWN İstanbul) ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) iş birliği, UN SDSN Türkiye ve Awen for Us desteğiyle gerçekleştirilen Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler (SYKL) Gelişim Programı’ndan mezun, uzun yıllardır sağlık sektöründe çalışan 6 gönüllü kadının liderliğinde Cumhuriyetin 100. yılında kadınlar için sürdürülebilir bir sosyal fayda yaratma arzusuyla Türkiye’nin ilk ve en kapsamlı kadın sağlığı podcast serisi "Kadına Sağlık" hayata geçirilmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kadına sağlık, yarınlar aydınlık</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Toplumsal cinsiyetin hâkim olduğu toplumlarda geleneksel olarak kadın sağlığı hizmetlerinde ‘bütüncül’ bir yaklaşım yerine, doğurganlık dönemine odaklanmış ‘geleneksel’ yaklaşım hakimiyetini sürdürmekte. Ülkemizde de ‘kadın sağlığı’ dendiği zaman genellikle akla sadece üremeye veya doğurganlığa ilişkin sağlık sorunları geliyor. Halbuki geleneksel bakışın tersine, kadın sağlığının bundan çok daha fazlası olduğunun kavranması yine toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Kadına Sağlık” bu geleneksel yaklaşımı kırarak ve önemli sağlık sorunlarını ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ çerçevesinde aktarıyor. Her bölümde farklı ve önemli bir sağlık sorununu ele alarak kadın sağlığına dair geniş bir yelpazede bilgi sunmayı ve kadın sağlığı okuryazarlığını artırmayı hedefliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Kadın sağlığını kadın hekimler anlatıyor.’ diyerek projede gönüllü olarak yer alan kadın hekimler ile 18 bölümlük ilk sezonda, infertilite ve meme kanseri konuşulduğu gibi kadını merkeze alarak diyabetten depresyona, osteoporozdan cilt sağlığına birçok konu masaya yatırıldı. Şimdiye kadar 100 bin’in üzerinde dinlenen ve 4 milyon erişime ulaşan “Kadına Sağlık”, aynı zamanda Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) tarafından düzenlenen 22. Altın Pusula Türkiye Halkla İlişkiler Ödülleri’nde, Sağlık Gönüllüleri Türkiye tarafından düzenlenen16. Sosyal Sorumluluk Ödülleri’nde ve MD Magazin tarafından düzenlenen Golden Pulse 2024 Ödülleri’nde ödüllere layık görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yeni Sezonun Gündemi: Daha Fazla Konu, Daha Fazla Etki</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Seri ikinci sezonunda ise 15 gönüllü kadın hekim ile 15 farklı konuyu toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde ele alacak. Migren, kalp sağlığı, demans, menopoz ve obezite gibi kritik başlıklarla kadınların yaşam kalitesine doğrudan dokunmayı amaçlayan “Kadına Sağlık”; yeni sezonda da “Bilgi kadını güçlendirir, kadın toplumu dönüştürür.” misyonunu sürdürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Her bölümünde farklı bir konunun ele alındığı podcast serisi, kadın sağlığına dair geniş bir yelpazede bilgi sunuyor ve kadın sağlığı okuryazarlığını artırmayı hedefliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türkiye’de sağlık alanında ilk kez bu kadar fazla firmayı toplumsal fayda için bir araya getiren, tüm kadın konuşmacıların gönüllü olarak yer aldıkları, Türkiye’nin en kapsamlı ilk kadın sağlığı podcast serisi “Kadına Sağlık”, Yekta Kopan’ın sunuculuğunda 9 Eylül Salı günü yeni sezonun ilk bölümüyle Youtube, Spotify ve Apple podcast’te yayına başlayacak ve 28 Ekim 2025’e kadar her Salı ve Perşembe kanallara yüklenecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Kadına Sağlık”, yalnızca bir podcast değil; sağlığın kadınlar için yeniden tanımlandığı, toplumun daha adil ve eşit bir geleceğe yol aldığı bir yolculuk.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kadın liderlik yolculuğu sağlıktan başlar</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Program paydaşlarından PWN İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Yıldız Bozkurt Özcan: “PWN İstanbul olarak kadınların iş hayatında sürdürülebilir bir şekilde var olmalarını desteklemek için çalışıyoruz. Kadına Sağlık, bu vizyonun sağlık boyutunu hayata geçiren çok kıymetli bir proje. İkinci sezonla birlikte kadınların liderlik yolculuğunun sağlıktan başladığını bir kez daha vurguluyoruz.” diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Toplumsal cinsiyet eşitliği için sağlık öncelikli</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Kadına Sağlık” Podcast serisinin paydaşlarından olan ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaygınlaşması için kurulan sosyal girişim Awen for Us’ın kurucusu Dr. Aylin Löle ise “Kadın sağlığı konusunda toplumsal cinsiyet eşitliği temeliyle büyük bir farkındalık yaratan bu podcast serisinin ikinci döneminde de paydaşı olmaktan gurur duyuyoruz. Kadına Sağlık podcast serisi, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık perspektifinden Türkiye'de sağlık okuryazarlığının gelişmesine doğrudan katkı sağlayan bir sosyal sorumluluk projesi. Bu anlamda Awen for Us olarak savunuculuğunu yaptığımız evde, dilde ve işte eşitlik açısından da çok kıymetli. Sağlık sektörüne yön verecek kadın liderlerin yine kadın hekimlerle birlikte tamamen gönüllü olarak toplumsal faydayı gözeterek hayata geçirdikleri Kadına Sağlık hem bilgilendiren hem ilham veren konseptiyle çalışan gönüllülüğü açısından da örnek bir proje.” diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hayalden ödüllü bir projeye</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler Programı’nın yaratıcılarından ve aynı zamanda PWN Danışma Kurulu Üyesi Güldem Berkman ise “Bundan yıllar önce sağlık sektöründe kadın liderleri artırmak için bir hayal kurmuştuk. Bugün geldiğimiz noktada 5. dönemine başladığımız SYKL, 100’ün üzerinde mezunu olan kocaman bir kadın lider yetenek havuzu oldu. Hep birlikte kadın liderler için sürdürülebilir fayda yaratmak öncelikli hedefimiz. Bu programın ilk meyvesi “Kadına Sağlık” ödüllü bir podcast serisi olarak yüzbinlerce kadına ulaşarak bu hayalin mümkün olduğunu gösteriyor. İkinci sezon, bu hayalin daha da büyüdüğünün kanıtı.” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Her bölüm, bir kadın hayatına dokunmak demek</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SYKL II. Dönem mezunlarından ve aynı zamanda “Kadına Sağlık” Podcast Projesi Ekip Lideri Ayşenur Kökenli Paksoy ise “Kadınların toplumsal statülerini artırıp güçlendirmek, toplumsal cinsiyetin sağlık dahil her alandaki olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için atılması gereken ilk adımdır. Biz de sağlık sektöründe çalışan kadınlar olarak, firmalarımızdan bağımsız olarak bu anlamlı konuda sorumluluk alıp kadın sağlığında farkındalık yaratacak bir proje hayata geçirerek bir fayda yaratabileceğimizi düşündük. İrem Kıratlıoğlu Sakar ve Şule Kahveci Sayar’ın yanı sıra yine SYKL’den mezun takımımıza eklenen 2 yeni arkadaşlarımız Çağcan Ölmez ve Burcu Yazıcı Elmas ile birlikte hem projenin kapsamı hem de sürdürülebilirlik açısından bu yolculuğu daha da güçlendirmeyi amaçladık. İlk sezonun büyük başarısının ardından yeni sezonla tekrar dinleyicilerimizle buluşmak için sabırsızlanıyoruz.” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yeni sezonda da sunuculuğu Yekta Kopan üstleniyor</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Kadına Sağlık" Podcast Projesi'nin 2. Sezonunda da sunuculuğunu ünlü yazar ve seslendirme sanatçısı Yekta Kopan üstleniyor. Kopan projenin yeniden bir parçası olmaktan mutluluk duyduğunu söyleyerek şu ifadeleri kullandı: “Kadına Sağlık’ın birinci sezonunda başlayan yolculuğun, ikinci sezonda da daha geniş bir etkiyle devam etmesinden büyük mutluluk duyuyorum. Bu proje, yalnızca sağlık alanında değil, toplumsal dönüşümde de kadının sesini yükseltiyor. ‘Bilgi kadını güçlendirir; kadın toplumu dönüştürür’ misyonuyla yeniden mikrofon başında olmak benim için büyük keyif.”</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Sep 2025 15:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/kadina-saglik-ikinci-sezonuyla-devam-ediyor-1757421029.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KALICI MAKYAJLA HER ZAMAN BAKIMLI OLUN</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kalici-makyajla-her-zaman-bakimli-olun-25530</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kalici-makyajla-her-zaman-bakimli-olun-25530</guid>
                <description><![CDATA[Bodrium Hotel bünyesinde hizmet veren Ianua Spa Wellness & Center Güzellik ve Makyaj Uzmanı Samiye Çeki, kalıcı makyaj konusunda merak edilen soruları yanıtladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kalıcı makyajın giderek yaygınlaştığını belirten Çeki, bu uygulamanın günlük makyaj yapma süresini kısalttığını ve her zaman bakımlı bir görünüm sağladığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kalıcı makyajın en sık uygulandığı bölgelerin kaş, dudak ve göz çevresi olduğunu dile getiren Samiye Çeki, “Kalıcı makyaj, aslında tıbbi pigmentlerin cildin üst katmanına işlenmesiyle yapılan yarı kalıcı bir uygulamadır. Kaş, eyeliner veya dudak renklendirme gibi bölgelerde kullanılır. Dövme çok daha derine uygulanır ve kalıcıdır. Kalıcı makyaj ise yüz estetiği için özel üretilmiş, cilt dostu pigmentlerle ve daha yüzeysel bir teknikle yapılır. Bu yüzden zamanla solar ve yenilenmesi gerekir. En sık uygulanan bölgeler kaş, dudak ve göz çevresidir. Kaşta mikroblading ya da pudralama teknikleri tercih edilirken, dudakta kontür veya tam renklendirme yapılabilir. Gözlerde ise dipliner ya da eyeliner şeklinde uygulanır” diye konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YOĞUN ÇALIŞAN KADINLARIN TERCİHİ</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Uygulamalar hakkında bilgi veren Güzellik ve Makyaj Uzmanı Samiye Çeki şunları söyledi: “Uygulama genellikle 1-2 saat arasında sürüyor. Kalıcılık ise cilt tipine, yaşam tarzına ve kullanılan pigmentin kalitesine bağlı olarak 1,5-3 yıl arasında değişiyor. Öncelikle uzman seçimine çok dikkat edilmesi gerekiyor. Kullanılan malzemelerin steril olması, pigmentlerin kaliteli ve sağlığa uygun olması önem taşıyor. Ayrıca kişinin yüz hatlarına uygun doğal bir tasarım yapılmalı. Çok koyu renkler ve abartılı şekillerden uzak durmak kişiyi daha uzun vadede mutlu eder. Uygulamadan sonra 1 hafta boyunca bölgeye su, makyaj veya kozmetik ürün temas etmemelidir. Kabuklanma doğal bir süreçtir, ve kabuklar kesinlikle koparılmamalıdır. Güneşten korunmak ve nemlendirici ürünler kullanmak da sonucun kalıcılığını artırır. Yoğun çalışan ve her gün makyaj yapmaya zamanı olmayan, kaşları seyrek olan, dudak rengi soluk görünen ya da eyeliner çekmekte zorlanan kişiler için çok uygun bir uygulamadır”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kalıcı makyaja ilişkin doğru bilinen yanlışları da paylaşan Çeki, “Kalıcı makyajın, ömür boyu kalacağı düşüncesi büyük bir yanılgıdır. Kalıcı makyaj zamanla solar ve yenilenmesi gerekir. Ayrıca doğal görünüm elde etmek mümkündür ve 'herkesin fark edeceği kadar yapay durur' algısı da gerçeği yansıtmıyor” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Sep 2025 14:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/kalici-makyajla-her-zaman-bakimli-olun-1757070098.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YAZ AYLARINA IŞIL IŞIL BİR CİLTLE GİRMENİN İPUÇLARI</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yaz-aylarina-isil-isil-bir-ciltle-girmenin-ipuclari-24912</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yaz-aylarina-isil-isil-bir-ciltle-girmenin-ipuclari-24912</guid>
                <description><![CDATA[Yaz ayları, daha canlı ve bakımlı bir görünüm kazanmak isteyen kadınlar için ideal bir dönem... Bununla beraber güneş, sıcaklık ve nem dengesizlikleri gibi çevresel faktörler cilt üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor. Bu nedenle yaza hazırlanırken cilt sağlığını korumak adına hem doğal yöntemler hem de cerrahi olmayan müdahaleler ön plana çıkıyor. Hop Health Kurucusu ve CEO’su Dr. Eren Ünal, ameliyatsız yöntemler arasında mezoterapi uygulamalarının ve orta yüz tedavilerinin öne çıktığını söyleyerek, “Bu medikal uygulamalar sayesinde ciltteki nem dengesi yeniden sağlanıyor, kolajen ve elastin üretimi tetikleniyor. Cilt daha sıkı ve elastik bir yapı kazanıyor, cilt tonu eşitleniyor ve doğal bir parlaklık elde ediliyor” diyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kış ayları, cilt sağlığını doğrudan etkileyen olumsuz çevresel koşulları beraberinde getiriyor. Soğuk hava, düşük nem oranı ve sert rüzgârlar, cildin doğal koruyucu bariyerini zayıflatıyor. Bu durum ise cilt yüzeyinde kuruluk, çatlama ve pullanma gibi sorunlara neden oluyor. Ciltteki nem kaybı, elastikiyetin azalmasına böylelikle cildin daha gergin ve kırılgan hâle gelmesine sebep oluyor. Tüm bu olumsuzluklar ise ince çizgiler ve kırışıklıkların daha belirgin hâle gelmesiyle sonuçlanıyor. Kuru cilt, yalnızca estetik açıdan değil, aynı zamanda cildin bağışıklık fonksiyonları açısından da riskli bir durum teşkil ediyor. Zira kuruyan ve çatlayan cilt, dış etkenlere karşı daha savunmasız hâle geliyor, bu da tahriş ve enfeksiyon riskini artırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yoğun nemlendirme ve güneş koruyucu şart</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dünyanın her yerinden doktorlar ile hastaları bir araya getirmek için geliştirilen yeni nesil sağlık platformu Hop Health Kurucusu ve CEO’su Dr. Eren Ünal, kış aylarının ciltte bıraktığı tüm bu olumsuz etkileri gidermek için hem evde uygulanabilecek doğal yöntemler hem de profesyonel estetik uygulamalar bulunduğunu söylüyor. Dr. Ünal’a göre öncelikle bu süreçte cilt bariyerinin onarılması büyük önem taşıyor. Yoğun nemlendirme rutinlerinin düzenli olarak uygulanması ve güneş koruyucu kullanımının kesinlikle ihmal edilmemesi gerekiyor. Bahar güneşinin yumuşaklığına aldanmak, ciltte leke oluşumunu ve erken yaşlanmayı tetikleyebiliyor. Bu nedenle, güneş koruyucu ürünler günlük rutinin bir parçası olarak gün içinde sıklıkla yenilenerek kullanılmalı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİ, C VE E VİTAMİNLERİ ÇOK ÖNEMLİ</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Cilt sağlığını içeriden desteklemenin de en az dış bakımlar kadar önem taşıdığını söyleyen Dr. Ünal, Omega-3 yağ asitleri, C ve E vitaminleri ile antioksidanlar bakımından zengin bir beslenme düzeninin, cildin elastikiyetini artırdığını, hücre yenilenmesini desteklediğini ve genel cilt tonunu dengelediğini belirtiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mezoterapi uygulamaları ve orta yüz tedavileri öne çıkıyor</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tüm bu önleyici adımların yanı sıra, ihtiyaç duyan kişiler için özelleştirilmiş profesyonel cilt tedavilerinin de uygulanabileceğini belirten Dr. Ünal, “Yaza parlak, sıkı ve genç bir ciltle girmek isteyenler için yalnızca yüzeysel bakım adımları yeterli olmayabiliyor. Kış aylarının ciltte bıraktığı kuruluk, matlık ve elastikiyet kaybını gidermek adına kökten onarıcı profesyonel uygulamalar devreye giriyor. Özellikle ameliyatsız yöntemler arasında mezoterapi uygulamaları ve orta yüz tedavileri öne çıkıyor. Ciltteki nem dengesini geri kazandırmak, kolajen üretimini artırmak ve sağlıklı bir parlaklık elde etmek için bu yöntemler etkili sonuçlar sunuyor” diyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kişiye özel planlanan bu uygulamaların cilt yaşlanmasının önüne geçmek ve doğal ifadeyi koruyarak gençleşmek için ideal çözümler olduğunu kaydeden Dr. Ünal, bu medikal uygulamalar sayesinde ciltteki nem dengesinin yeniden sağlandığını, kolajen ve elastin üretiminin tetiklendiğini, cildin daha sıkı ve elastik bir yapı kazandığını, cilt tonunun eşitlendiğini ve doğal bir parlaklık elde edildiğini kaydediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dr. Ünal cilt sağlığını koruyan cerrahi olmayan müdahaleleri şöyle sıraladı;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mezoterapi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Cildin orta tabakasına (mezoderm) mikro iğnelerle vitamin, mineral, aminoasit, hyaluronik asit ve antioksidan karışımlarının enjekte edilmesi işlemi olan bu uygulama, doğrudan hedef bölgeye etki ederek ciltte yenilenmeyi, canlanmayı ve nemlenmeyi sağlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kök Hücre Tedavisi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Vücudun kendi yenileme potansiyelini kullanan bu tedavi yönteminde, en yaygın olarak kişinin kendi kanından elde edilen PRP (Platelet Rich Plasma), yağ dokusundan izole edilen mezenkimal kök hücreler, göbek kordonu dokusundan ve sünnet derisinden elde edilen kök hücreler kullanılır. Bu hücreler, cilt altına enjekte edilerek dokuların onarılması ve hücresel yenilenmenin tetiklenmesi amaçlanır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Enzimatik Lipoliz</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Enzimatik lipoliz, vücuttaki yağ birikimini gidermek amacıyla uygulanan bir tedavidir. Lipolitik enzimler sayesinde vücuttaki yağ hücreleri parçalanır ve vücut tarafından doğal yollarla atılır. Cerrahi işlem gerektirmeyen enzimatik lipoliz, vücuda ve yüzdeki yağ dokusuna uygulanarak daha sıkı ve ince bir görünüm kazandırır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Orta Yüz Tedavisi (Dr. Eren Ünal Patentli Uygulama Yöntemi “Mid Face Cure”)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yüzün orta kısmında meydana gelen hacim kaybı, sarkma ve kırışıklıkları gidermek için uygulanan non-invaziv bir yöntem olan orta yüz tedavisinde, kalsiyum hidroksiapatit (CaHA), PLLA (Poly-L-Lactic Acid), omega CTP kompleksi, organik kök hücreler, resveratrol, bakır peptitler, kolajen, omega 3-6-9 ve amino asitler gibi cilt yenileyici etkisi yüksek aktif bileşenler kullanılır. Bu içerikler sayesinde cildin nem dengesi korunur, elastikiyet artar ve ciltte dolgun, ışıltılı bir görünüm elde edilir.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Jun 2025 17:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/06/yaz-aylarina-isil-isil-bir-ciltle-girmenin-ipuclari-1749045842.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BAHARA KARNINIZI GEREREK GİRİN</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/bahara-karninizi-gererek-girin-22436</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/bahara-karninizi-gererek-girin-22436</guid>
                <description><![CDATA[ESTETİK Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ömer Mutlu, yaklaşan bahar mevsimi öncesi dönemsel olarak çok tercih edilen mini karın germe ile tam karın germe operasyonu arasındaki farkı anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gerek hamilelik sürecinin ardından bebeklerini kucağına alma mutluluğu yaşayan annelerin gerekse yaza fit girmek isteyen hem kadın hem de erkeklerin dönemsel olarak sıkça tercih ettiği yöntemlerden biri de karın germe ameliyatı. Mini ve tam karın germe olarak iki yöntemle yapılan operasyonla ilgili bilgi veren Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ömer Mutlu, aradaki farkı açıkladı. Her iki operasyonun da kendi içinde avantajları olduğunu ifade eden Mutlu, yaklaşan sıcak günlere fit ve daha iyi bir görüntüyle girmek isteyenlerin bu dönemi değerlendirdiklerine dikkat çekti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KİŞİNİN DURUMU ETKEN</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sadece göbeğin altındaki bölgede fazla deri varsa, mini karın germenin yeterli olabileceğini belirten Mutlu, “Mini karın germe ameliyatı göbek deliği korunur ve göbek altındaki deri fazlalığı alınır. Alt karın derisi aşağı çekilerek karın gerilir. Ameliyat izi mayo çizgisinin altında, sezaryen kesisinin devamı gibi düşünülebilir” dedi. Göbek üzerinde önemli ölçüde gevşek veya kırışık bir cilt olduğu durumlarda ise tam karın germenin gerektiğini söyleyen Mutlu, “Bu operasyonda karın derisinin göbek deliğinin hemen üst kısmından başlanarak aşağıda olan kısmından yeterli miktarda deri çıkarılması ve yeni göbek deliği dizayn edilmesi gerekmektedir. Hem üst hem de alt karın derisini germek için tüm karın derisi gerilecektir” diye konuştu.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Mar 2024 10:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/03/bahara-karninizi-gererek-girin-1710834044.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ALTIN İĞNE İLE YILLARIN İZLERİNİ SİLİN</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/altin-igne-ile-yillarin-izlerini-silin-21924</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/altin-igne-ile-yillarin-izlerini-silin-21924</guid>
                <description><![CDATA[YAŞLANMA, güneş ışınlarına maruz kalma, mevsimsel değişimler, hava kirliliği ve çalışma koşulları gibi pek çok faktör cilt üzerinde olumsuz etkiler oluştur. Ciltte yaşlanma etkilerine bağlı olarak kırışıklık, elastikiyet ve nem kaybı ile birlikte lekeler de oluşur. Ciltte; yaşlanma ve çevresel faktörlere bağlı olarak ortaya çıkan sorunların tedavisinde sağlıklı ve genç bir görünüm elde etmek için yüz gençleştirmede “Altın İğne” olarak da bilinen “Fraksiyonel Radyofrekans” kullanılmaktadır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ciltte Yenilenme ve Sıkılaşma Sağlıyor</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Uzman estetisyen Aslı Mutlu,“Altın iğne radyofrekans yöntemi” hakkında bilgi verdi. Mutlu, "Fraksiyonel radyo uygulaması olarak da bilinen altın iğne tedavisi, cildin gençleşmesi ve güzelleşmesi için radyo frekans cihazlarıyla yapılan bir ameliyatsız işlemdir. Yaşlanmaya ve dış faktörlere bağlı olarak oluşan ciltteki kırışıklıklar, lekeler ve deformasyonları gidererek cildin sağlıklı ve genç bir görünüm kazanmasını sağlayan anti-aging tedavi yöntemidir. Cildin alt katmanlarına gönderilen yüksek frekanstaki enerji cildin iyileşebilmesi için kolajenleri uyarır, böylelikle cildin kendini yenileme süreci başlar. İlk seanstan sonra ilk haftalar itibari ile ciltteki değişim gözle görülür bir şekilde fark edilir. Altın iğne uygulaması ile cilt yapısında düzelme, cilt parlaklığı, sıkılık sağlanır. Sivilce ve yara izi gibi tedavilerde farkın hissedilmesi için 2-3 seans gerekebilir. Uygulama sonrası cilt onarımı ve yenilenmesi devam eder. Gün geçtikçe cilt daha pürüzsüz olur" dedi. </span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Dec 2023 22:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/12/altin-igne-ile-yillarin-izlerini-silin-1702927986.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ESTETİK MÜDAHALELER HAKKINDA ÖNEMLİ BİLGİLER</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/estetik-mudahaleler-hakkinda-onemli-bilgiler-21305</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/estetik-mudahaleler-hakkinda-onemli-bilgiler-21305</guid>
                <description><![CDATA[ESTETİK amaçlı müdahaleler, doğuştan veya sonradan meydana gelen görünüş bozukluklarını düzeltmek amacıyla yapılırken, bazı insanlar daha iyi hissetmek ve daha güzel görünmek için hiçbir görünüş bozukluğu olmasa bile bu tıbbi müdahalelere başvurabilmektedirler.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Estetik müdahalelerde en önemli noktalardan biri, doğal görünümü korumaktır. Medikal Estetik Hekimi Zeynep Azaklı, bu konuda, "İnternet ve sosyal medya, estetik standartlarını etkileyebilir ve bu standartlar genellikle abartılı olabilir. Doktorunuzun sizi doğru bir şekilde yönlendirmesi ve sizin de doktorunuza güvenmeniz önemlidir" diyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hyaluronik asit enjeksiyonları, estetik tıbbın temel yapı taşlarından biri olsa da sadece dolgu ile yüzü şekillendirmeye çalışmak sorunlara neden olabilir. Dozunda ve yeterli miktarda hyaluronik asit kullanmak önemlidir. Yüz sıkılaştırma, cildin kolajen içeriğini artırma ve yüz hatlarını vurgulama amacıyla enerji bazlı cihazlar ve diğer tedavi yöntemleri de kullanılabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yanak yağlarıyla ilgili olarak, Medikal Estetik Hekimi Zeynep Azaklı, ameliyatsız yanak inceltme işleminin ağız içinden yapıldığını belirtiyor. Yanak bölgesini inceltmek için yapılan bazı işlemlerde gereğinden fazla yağ alınması, şakaklarda çukurların oluşmasına ve yüzün daha yaşlı görünmesine yol açabilir. Bu nedenle, bu bölgedeki yağ yastıklarını sıkılaştırmak veya yağ depolanmasını azaltmak için mezoterapi ürünlerinden destek alınması öneriliyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 Sep 2023 11:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/09/estetik-mudahaleler-hakkinda-onemli-bilgiler-1693817833.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YAZ İÇİN BAKIM ÖNERİLERİ</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yaz-icin-bakim-onerileri-20855</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yaz-icin-bakim-onerileri-20855</guid>
                <description><![CDATA[Ünlülerin saç stilisti Yakup Yıldır, kendisine gelen müşterilere büyük bir samimiyetle yaklaşıyor. Nokta atışı yaparak öyle öneriler sunuyor ve bunları uyguluyor ki saçlarına işlem yaptırmış herkesin salondan mutlu ayrılmasını sağlıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bakım sürelerinin saçtan saça değiştiğini anlatan Yıldır, kadınlar için en az iki ayda bir saç kesimi tavsiye etti. Kısa saçlar için ise ayda bir kesim öneren Yakup Yıldır, saç kesimi ve bakımının çok önemli olduğunu belirtiyor. Ünlü isimlerle çalışan Yıldır yaz ayına girdiğimiz bu dönemde kadınlara tavsiyelerde bulundu.&nbsp; Saç bakımı yapılması gerektiğini anlatan ünlü saç stilisti, saçları çok sıcak suyla yıkamamayı tavsiye etti. Çok sıcak suyla yıkanan saçların deri değişimine doğru ilerlediğini söyleyen Yakup Yıldır, ''Saçları sıcak suyla yıkadığınızda derimiz tahriş olur. Yüksek volümlü saç boyası yapılmamalı, yapılacaksa da saçları çok iyi korumak gerekiyor.” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Yakup Yıldır: “Türkiye’de iş, sanat, spor, siyaset dünyasının önde gelen isimlerine yıllardır hizmet veriyoruz, olmazsa olmazımız güleryüz, hijyen, 1.sınıf ürün kalitesi sunmak. İlkeli, yenilikçi, misyon ve vizyonumuzu profesyonel kadro ile mesleğimizi icra etmekteyiz. Misafirlerimizin saç ve kişisel bakımlarında yılın en kullanışlı trendlerine göre belirleyip hizmet veriyoruz. Bizler mesleğimizde duygu satıyoruz. Onun için işimiz ekip işi. İşletmecinin ve ekibin aynı şeyleri düşünüyor olmasının ayrıca önem taşıdığını düşünüyorum.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Yakup Yıldır yetenekli ellerle çalışıyor</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ünlü saç stilisti Yakup Yıldır’ın ekibi, müşterisi ve kendinden isteneni içtenlik ve samimiyetle anlamaya çalışan, neyi neden uygulayacağını veya uygulamayacağını müşterisine açıklayan, her fırsatta kendisini ve işini güncelleyip yenileyen, kendisini başkası ile kıyaslamayan sadece kendiyle yarışan, yaptığı bir işi bir öncekinden nasıl farklı yapabileceğine kafa yoran, işiyle ve müşterisi ile bütünleşip bir olan, iş arkadaşıyla işbirliği yapan ve onların gelişimine yardımcı olan, kendisinin negatif yönlerini tespit edip bunları güzelleştirecek farkında olan kuaförler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yakup Yıldır: “İlkeli, misyon ve vizyonumuz ile kuaförlük mesleğimize çok değerli meslektaşlarımızı kazandırmış bulunmaktayız. Mevcutta da aynı disiplinle bünyemizde yetişen idealist gelecek yılların trend saç modasına yön verecek çalışma arkadaşlarımın hepsi yetenekli eller.”</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Jun 2023 12:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/06/yaz-icin-bakim-onerileri-1687512989.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SAHTE BOTOKS PİYASASI ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sahte-botoks-piyasasi-cig-gibi-buyuyor-20829</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sahte-botoks-piyasasi-cig-gibi-buyuyor-20829</guid>
                <description><![CDATA[''Estetik ve güzellik denince tüm dünyada ilk sıraya oturan botoks ve dolgu uygulamaları büyük talep görürken, tüm dünyada olduğu gibi maalesef ülkemizde de uzman olmayan kişiler tarafından uygulanmaya başlandı'' diyen Uzm. Dr. Dermatolog Özge YÖNTEM; ''Botoks, Clostridium Botulinum denilen bir bakterinin ürettiği toksindir. Sanıldığının aksine yılan zehiri değildir. Botoks, uygulandığı kas dokusunda sinirleri bloke ederek kasın kasılmasını engeller ve uygulanan yerdeki çizgi ve kırışıklıkları yumuşatır. Sinir uçlarından Nörotransmitterin salınımını engeller. Son derece basit gibi görünen bu iğneli işlem kesinlikle uzman doktorlar tarafından uygulanmaldır'' diyerek uyarıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2012 yılından beri estetik ve kozmetik dermatolojide sıklıkla kullanılan botoks, Time dergisinin kapakfotoğrafında İsviçre çakısına benzetilerek tıbbın sadece estetik uygulamalarında değil, farklı sağlık problemlerinde de kullanılabildiği vurgulanmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2030 yılında 10.6 milyar dolarlık market değerine ulaşacağı düşünülen botoks uygulamalarının,artan piyasa değeri ile birlikte, tıp doktoru olmayan kişilerce de yapıldığını, Türkiyede Sağlık Bakanlığınca onaylı 3 adet botoks markası olmasına karşın çok sayıda uzak ve yakın doğudan getirilen sahte botoksların, hastane ve klinik dışı yerlerde yapıldığını gözlemliyoruz. Botulinum toksinin internet üzerinden satış yapan pek çok sitelerden temin edilebilmesi, uzman olmayan kişilerin de online satın alıp merdiven altı diye tabir ettiğimiz yerlerde bu işlemleri yapabilmesi çok büyük bir sorundur. botoks işleminin hekim olmayan kişilerce de uygulanabilme riskinin önünü açmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SAHTE BOTOKSA DİKKAT EDİN</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Uzm. Dr. Dermatolog Özge Yöntem sahte botoksa dikkat çekerek; ''Uzman doktor barındırmayan kuaförler, güzellik salonları, spa ve spor salonları, sağlıklı yaşam merkezi adı altında iğneli işlem yapan merkezler,hiç bir geçerliliği olmayan güzellik uzmanlığı belgesiyle son derece önemli olan botoks ve dolgu işlemlerini yasak olmasına rağmen uygulayabiliyorlar. bu son derece tehlikeli bir durum. Sanılanın aksine sahte ve yanlış uygulanan dolgu ve botokslar yüzde kalıcı olabilecek en tehlikeli sonuçları doğururlar. Son zamanlarda sahte botoks uygulamaları sonucunda; Alerjik reaksiyonlar, Yutma ve nefes almada güçlük ve botulismus dediğimiz hayati risk oluşturan tablonun vaka bildirimlerinin arttığını gözlemlemekteyiz. Sahte botoksların üretiminde standardizasyon olmadığından ve içeriğinde jelatin , sükroz gibi yardımcı maddeler barındırabildiğinden yan etki riski artmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sahte botoks konusunda hastalarımıza tavsiyem;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">-Botoks işlemini hastaneler, özel muayenehaneler, tıp merkezi ve polklinikler dışındaki yerlerde kesinlikle yaptırmamaları</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">-Yapan kişi hekim olduğunu söylese dahi güzellik merkezi, eczane gibi yerlerde kesinlikle botoks işlemi yaptırılmamalı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">-Güncel ortalama botoks fiyatlarının çok altında fiyat politikası uygulayan yerlere şüpheyle bakılmalı ve uzak durulmalı ; Ve hekim arkadaşlarımızın çok iyi bildiği ‘primum non nocere’ yani ‘önce zarar verme’ ilkesi bir düsdur olarak beyinlerimize nakşedilmeli.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Jun 2023 22:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/06/sahte-botoks-piyasasi-cig-gibi-buyuyor-1687288090.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÜZELLİĞİN SIRRI İÇİNİZDE</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/guzelligin-sirri-icinizde-20659</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/guzelligin-sirri-icinizde-20659</guid>
                <description><![CDATA[Son dönemin en çok tercih edilen yöntemlerinden biri olan yağ transferi hakkında bilgi veren Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ömer Mutlu, liposuction ile alınan yağların aynı kişinin yüz, el ve kalçalarına geri enjekte edilerek gençleşmenin sağlandığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Güzelleşmek ve daha iyi bir görünüme sahip olmak için başvurulan estetik cerrahi yöntemlerden biri de yağ transferi... Vücutta biriken fazla yağların istenmeyen bölgelerden alınıp, gerekli başka bölgelere aktarılması olan yağ transferi hakkında bilgi veren Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ömer Mutlu, bu yöntemle bir çok insanın ideal görünüme kavuştuğunu söyledi. Vücudun istenmeyen bölgelerindeki yağların liposuction uygulamasıyla alınmasının ardından, aynı yağın bir takım işlemlerden sonra kişinin istek ve ihtiyaçları doğrultusunda yüzüne, ellerine ve kalçasına geri verildiğini belirten Mutlu, “Aslında güzelliğin sırrı yine sizin içinizde. Sizdeki fazla yağ yine size ihtiyaç duyulan bölgelere aktarılıyor” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ELLERİNİZ SİZİ ELE VERMESİN!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu yöntemde fazla yağın özellikle ellere verilmesinin önemine değinen Op. Dr. Ömer Mutlu, estetik cerrahide genellikle vücudun farklı yerleri ön plana çıksa da yıllara karşı en çok ellerin yıprandığını dile getirdi. Mutlu, “Liposuction yöntemi ile alınan yağlar yüze enjekte edildiğinde kişi daha genç ve güzel bir görünüme kavuşuyor. Aynı yağı kalçaya enjekte ettiğimizde ise vücut formu istenen ideal görünüme yaklaşıyor. Ancak bu yağ ellerin üst kısmına geri verildiğinde kişinin yaşlılık belirtilerinin en net görüldüğü uzuvlardan olan elleri yıllara daha meydan okur hale getirmiş oluyoruz” ifadelerini kullandı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 May 2023 20:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/05/guzelligin-sirri-icinizde-1684775567.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KADINLARDA DOĞURGANLIĞI BİLE OLUMSUZ ETKİLİYOR</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kadinlarda-dogurganligi-bile-olumsuz-etkiliyor-20655</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kadinlarda-dogurganligi-bile-olumsuz-etkiliyor-20655</guid>
                <description><![CDATA[Yaz aylarının da gelmesiyle birlikte zayıflamak isteyenlerin sıklıkla tercih ettiği ve son zamanlarda popülerliği gittikçe artan aralıklı oruç diyet modeli, klasik diyetlere nazaran uyum sağlaması daha kolay olan bir diyet olarak öne çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Modelin kilo vermek dışında çok sayıda hastalığı önlemede de önemli bir yöntem olduğunu belirten Feride Fonksiyonel Yaşam Koordinatörü Uzm. Dyt. Başak Satar, yöntemin bir uzman eşliğinde uygulanması gerektiğinin altını çizerek, “Aralıklı oruç diyeti, doğru bir şekilde uygulanmazsa kadınlarda bazı hormonal dengesizliklere sebep olabilir.” diyerek uzman kontrolünde uygulanmayan bu yöntemin kadınlarda doğurganlığa varana kadar olumsuz etkilere yol açabileceği uyarısında bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aralıklı oruç uygulamasının birkaç farklı metodu bulunduğunu dile getiren Feride Fonksiyonel Yaşam Koordinatörü Uzm. Dyt. Başak Satar, “Aralıklı oruç uygulayan bireyler sadece belirli zamanlarda yiyecek alımını izler. Yeme aralığı dışında kalan oruç aralığında genellikle bireyler hiçbir şey tüketmez veya şekersiz sade içecekler tüketirler, böylece yiyecek ve içecek seçiminde zorlanmazlar aynı zamanda sürekli yemek ve öğün planlamasından uzaklaşmış olurlar. Genellikle uygulanan aralıklı oruç türleri 16:8, 5:2 veya ‘ye/dur/ye’ olmak üzere 3 tanedir. 16:8 yöntemi birçoğumuzun bildiği 8 saat yeme aralığı bırakılan ve 16 saat oruç (açlık) halidir. Yaygın olarak uygulanmaktadır. 5:2 metodunda iste 5 gün normal beslenme 2 gün çok kısıtlı kalori tüketimi gerçekleştirilir. Kısıtlı kalori alımının üst üste 2 gün uygulanmaması gerekmektedir. ‘ye/dur/ye’ metodunda haftada 1 veya 2 kez 24 saatlik oruç tutulmaktadır.” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“KİLO KONTROLÜNÜN DIŞINDA VÜCUDA BİRDEN FAZLA ETKİSİ VAR”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yöntem uygulanmaya başlandıktan sonra metabolizmadaki etkilerin kısa süre içerisinde ortaya çıktığını belirten Uzm. Dyt. Başak Satar, “Aralıklı oruç uygulayan bireylerde uzun süreli açlık durumunda karaciğerde glikojen depoları tükenmiş ve yağ dokusunda yağ yakımı hızlanarak serbest yağ asidi (FFA) ve gliserol miktarı artar. Bu metabolik değişim yani yağ yakımının başlaması; kişinin açlık durumunda karaciğer glikojen depoları içeriğine ve harcadığı enerji/egzersiz durumuna bağlı olarak gıda alımı durduktan 12 ile 36 saat sonra ortaya çıkar. Aralıklı orucun kilo kontrolünün sağlanmasının dışında vücuda birden fazla etkisi bulunmaktadır.” şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">VÜCUDU HEM KANSERDEN KORUYOR HEM DE KANSER TEDAVİSİNE DE YARDIMCI OLUYOR</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aralıklı orucun vücudu kanser riskinden korumakla birlikte kanser tedavisinde tümör hücreleri üzerinde tedavinin etkisini de artırdığını vurgulayan Uzm. Dyt. Başak Satar, “Aralıklı oruç diyabeti önleme ve moleküler bazda insülinin kas, karaciğer ve muhtemelen nöronlar dahil diğer hücre tipleri tarafından glukoz alımını daha kolay olması için insülin alıcı sinyalinin duyarlılığını artırarak sağlamaktadır. Diyet kısıtlaması ve oruç, azalmış kan glukozu seviyeleri, enerji metabolizması, hücre büyümesini etkileyen stres direnci yolları ve oksitadif stres, inflamasyon ve hücre ölümüne karşı koruyucu yolların aktivasyonunu etkilemektedir. Besin açlığı, karaciğer ve kas gibi organlarda ve kültürlenmiş hücrelerin çoğunda stresli koşullara adaptif bir mekanizma olarak otofajiyi aktive eder. Aralıklı açlığın bunun dışında sağlıklı hücreleri antikanser ajanların toksisitesinden koruduğu, hastalar üzerindeki kötü etkileri azalttığı ve kemoterapi, radyoterapi gibi tedavilerin tümör hücreleri üzerindeki etkisini arttırdığı belirlenmiştir.” açıklamasında bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DİYABETLE MÜCADELEDE DE ETKİLİ BİR YÖNTEM</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Günümüzde en yaygın sağlık sorunlarından olan diyabetle mücadelede de aralıklı açlığın etkili bir yöntem olduğunu savunan Uzm. Dyt. Başak Satar, “İnsülin kan şekeri seviyesine bağlı olarak değişen miktarlarda ve sıklıkta salgılanır. Açlık sırasında insülin salımı devam eder, ancak salınan hormon miktarı düşük glisemi seviyelerinden dolayı daha azdır. İnsülin direncinin enerji kısıtlamasıyla iyileştiği uzun süredir bilinmektedir. Açlık döneminden sonra insülin duyarlılığı artar ve insülin seviyeleri düşer. Açlık ve yemek sonrası glikoz seviyelerinde iyileşme sağlanır. Aralıklı açlık diyabet veya ilişkili komplikasyonları için risk faktörlerini azaltmada etkilidir.” diyerek yapılan bir çalışmada diyabetli ve prediyabetli bireylerin aralıklı oruç beslenme modeliyle Hb1Ac seviyelerinde düşüş ve kilo kaybı görüldüğünü söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bedenimizdeki tüm hormon üretimini, organların çalışma düzenini, kan akışını ve zihinsel dengeyi sağlayan sirkadiyen ritmin düzenlenmesinde de aralıklı açlığın önemli bir fayda sağladığını söyleyen Uzm. Dyt. Başak Satar, “Aralıklı açlığın, sağlığı etkileme mekanizmalarından bir diğeri ise sirkadiyen ritim üzerindeki etkileri ile metabolik regülasyonu sağlamasıdır. Normal beslenme saatleri dışında, özellikle gece geç saatlerde yemek yemenin, sirkadiyen ritmi bozarak enerji dengesini etkilediği, böylece obezite, diyabet ve kardiyovasküler hastalıkların gelişimine neden olmaktadır. Aralıklı açlık, aynı zamanda bağırsak mikrobiyal kompozisyonunu etkileyerek, sağlığı koruyucu etki göstermektedir.” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“ARALIKLI ORUÇ DİYETİ UZMAN EŞLİĞİNDE YAPILMALI”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her beslenme düzeninin kişiye özel ve farklı olması gerektiği uyarısında bulunan Feride Fonksiyonel Yaşam Koordinatörü Uzm. Dyt. Başak Satar, aralıklı oruç yönteminin planlanması ve uzman kontrolü olmadan bu yöntemin uygulanması durumda ortaya çıkabilecek olası zararlar hakkında ise şu şekilde konuştu:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Yaş, cinsiyet, boy, fiziksel aktivite düzeyi gibi birçok özellik kişiye bağlı değişir. Bu yüzden herkes, kendi yaşam düzenine rahatlıkla uyumlandırabileceği aralıklı oruç çeşidini seçerek kendine özel planlamalıdır. Sağlık bir diyet programı; ulaşılabilir, sürdürülebilir ve hayatımıza uyarlanabilir olmalıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Intermittent fasting diyeti kişinin kendi başına ve kararıyla uygulayabileceği bir diyet türü değildir. Aralıklı oruç yapmak isteyen bireylerin diyeti bir beslenme uzmanı eşliğinde, kontrollü bir şekilde, kişiye özel planlanmalıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YAŞAM TARZINA EN UYGUN OLANI SEÇİLMELİ</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Intermittent Fasting diyetinin birkaç çeşidi bulunur. Bunlardan yaşam tarzınıza en uygun olanı seçmeniz faydalı olur. Aralıklı oruç diyeti birkaç farklı şekilde yapılır. Yaygın olarak uygulanan üç yöntemi vardır. Her üçünün de temel mantığı aynı şekilde kurgulanmıştır. Diyet süresince yeme saatlerine ilişkin kurallar konulmuştur ve aç kalma aralıklarına aksatmadan uyulması gerekir. Oruç saatlerinde hiçbir şekilde vücuda hiçbir besin girmemelidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KONTROLSÜZ YAPILAN ARALIKLI ORUÇ DİYENİNİN OLASI ZARARLARI</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Uygun bir şekilde planlanmayan aralıklı oruç diyetleri yaşa, sağlık durumuna ve yaşam tarzına bağlı olarak olumsuz etkilere neden olabilir. Belirlenen günlerde yetersiz enerji alımı; konsantrasyonda azalmaya, ruh durumunun olumsuz etkilenmesine ve yorgunluğa sebep olabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KADINLARDA DOĞURGANLIĞI ETKİLEYEBİLİR</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aralıklı oruç diyeti, doğru bir şekilde uygulanmazsa kadınlarda bazı hormonal dengesizliklere sebep olabilir. Yapılmış bazı hayvan çalışmaları; dişi bireylerde uzun süre uygulanan aralıklı oruç diyetinde hormonal denge üzerinde olumsuz etkileri olduğunu ve doğurganlıkla ilgili bir takım sorunlara neden olabildiğini gösterilmiştir. Intermittent Fasting aynı zamanda anoreksia, bulimia ve tıkınırcasına yeme gibi bazı yeme bozukluklarına da sebep olabilmektedir.”</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 May 2023 20:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/05/kadinlarda-dogurganligi-bile-olumsuz-etkiliyor-1684775301.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BOTOKSTAN KORKMAYIN</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/botokstan-korkmayin-20324</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/botokstan-korkmayin-20324</guid>
                <description><![CDATA[Son yıllarda giderek yaygınlaşan botoks yönteminin yalnızca estetik kaygılarla yapıldığı algısının yanlış olduğunu belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Aycan Özden Sezgin, özellikle bu dönemde yapılan terleme botoksunun yazın kişiyi bu dertten kurtardığını ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yaptığı başarılı estetik uygulamalarla adından söz ettiren Dermatoloji Uzmanı Dr. Aycan Özden Sezgin, botoksla ilgili toplumdaki genel kanının yanlış olduğunu söyledi. Botoksun sadece kırışıklıklardan kurtulmak için yüze uygulandığı görüşünün artık çok eskide kaldığını belirten Sezgin, özellikle bu aylarda terleme botoksunun çokça tercih edildiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">AŞIRI TERLEMEKTEN KURTULUN</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yaklaşan yaz aylarıyla birlikte kadın-erkek bir çok kişinin şikayet ettiği aşırı terleme artık sorun olmaktan çıktığını söyleyen Sezgin, bu sıkıntıyı yaşayanlara terleme botoksu yaptırmalarını önerdi. Terleme tedavisi için kullanılan botoks tedavisinin yalnızca 15 dakika sürdüğünü söyleyen Sezgin, “Bu uygulama cildin altında bulunan ter bezlerine etki eder. Sinir uçlarından ter bezlerini uyaran madde salınmasını önler ve terlemeyi durdurur. Böylece aşırı terleme sorunu olan hastalarımıza kısa sürede son derece pratik bir çözüm sağlamış oluruz” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">HANGİ BÖLGELERE UYGULANIYOR?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ter bezlerinin aşırı derecede çalıştığı bölgelerin özellikle koltuk altları, ayak tabanları ve avuç içleri olduğunu hatırlatan Uz. Dr. Aycan Özden Sezgin, botoksun da bu noktalara yapıldığını ifade etti. Bu bölgelere uygulanan botoks terleme tedavisinde kişilerin hemen sosyal hayatlarına devam edebildiklerinin altını çizen Sezgin, “Bu yaz deodorantları çöpe atma yılınız olsun. Aşırı terleme ve kokusunun sizi sosyal hayatınızdan mahrum bırakmasına izin vermeyin” diye tavsiyede bulundu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Mar 2023 12:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/03/botokstan-korkmayin-1680169116.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KADINLAR, ONLİNE ALIŞVERİŞİ PERŞEMBE VE PAZARTESİ YAPIYOR</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kadinlar-online-alisverisi-persembe-ve-pazartesi-yapiyor-20195</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kadinlar-online-alisverisi-persembe-ve-pazartesi-yapiyor-20195</guid>
                <description><![CDATA[Kadınların online alışverişi en fazla perşembe ve pazartesi günleri yaptığı, sanal mağazalardan uzak durdukları günlerin ise cumartesi ve pazar olduğu belirlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türkiye’nin ilk para iadeli alışveriş sitesi Avantajix.com, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Türkiye ve dünyada kadınların online alışveriş alışkanlıkları üzerine yapılan araştırmaları derledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Avantajix'in derlediği araştırmalara göre, internetten en fazla alışverişi 25-34 yaşları arasındaki çalışan kadınlar yapıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kadınlar e-ticaret için en yoğun mesaiyi perşembe günleri harcıyor. Hafta sonu tatiline yönelik alışverişler için perşembe günlerini tercih eden kadınların online alışverişte gün olarak ikinci tercihleri ise pazartesi oluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kadınların internetten en az alışveriş yaptıkları günler ise öncelikle cumartesi, ardından da pazar günü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Online alışveriş için en fazla öğle tatili olan 12.00-13.30 saatleri arasını kullanan kadınların, e-ticarette aktif oldukları ikinci saat dilimi ise 20.00-22.00 arası oluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Erkeklerin bir ürünü online satın almaları 10 dakika sürerken, kadınların ortalaması 14 dakikayı buluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">E-ticaret sitelerinden en çok kıyafet satın alan kadınlar, daha sonra sırasıyla gıda ürünleri, takı, kozmetik, ayakkabı, çanta ve teknoloji ürünleri için para harcıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Alışveriş sepetlerinin ortalaması 450 TL olurken, kadınların çoğunluğu, e-ticaret sitelerinde sunulan ürünlerin ortalama fiyatları 100-150 TL arasında olduğunda, alışverişin çok daha çekici hale geldiğine vurgu yapıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kadınlar ürünleri internetten markası ile birlikte arıyor, markaları sosyal ağlarda daha fazla tavsiye ediyor, e-posta bildirimleri, erkeklere göre kadınların alışverişinde daha etkili oluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Araştırmalar, kadınların fırsat ve kampanyaları erkeklerden daha fazla takip ettiklerini, kadınların iade süresini sonuna kadar kullanmayı tercih ettiklerini de ortaya koyuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Avantajix.com Dijital Pazarlama Direktörü Sevda Köseibiş, 17-64 yaş aralığındaki her dört kadından üçünün online alışveriş yaptığının araştırmalarla saptandığını anımsatarak, “Pandemi öncesi kadınların sadece yüzde 25-30’u internetten alışveriş yapardı, alışveriş sıklığı da çok düşüktü. Pandemiyle birlikte kadınlar da en az erkekler kadar online ticarette etkin hale geldi. Bu da online alışveriş platformlarını kadınlara yönelik araştırmalar, kampanyalar yapmaya yöneltti. Kadınlar online alışverişin avantajlarını da çok iyi değerlendiriyor. Fırsat siteleri, fiyat karşılaştırma siteleri, Avantajix.com gibi para iade sitelerinin çok yaygın bir şekilde kullanıyorlar. Avantajix’in önceden kadın üye sayısı oldukça düşüktü, şu an üyelerin yarıya yakınını kadınlar oluşturuyor” diye konuştu.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Mar 2023 18:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/03/kadinlar-online-alisverisi-persembe-ve-pazartesi-yapiyor-1678289349.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BU ESTETİĞİ YAPTIRMADAN EVLENMEYİN</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/bu-estetigi-yaptirmadan-evlenmeyin-19289</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/bu-estetigi-yaptirmadan-evlenmeyin-19289</guid>
                <description><![CDATA[" Zeyneplestetik " markasıyla 10 yıldır işinin zirvesinde olan estetik koçu Zeynep Kaya, evliliğini ve ilişkisini estetik ile kurtarma çabasında olanlara yol gösterdi. Erkek ya da özellikle kadın denilince  aklımıza beğenilme arzusu ve onaylanma duygusu gelmekte bu duygununda ilişkileri kurtarmakta yeterli olduğu düşünülüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Erkek veya kadın birçok danışmanım fiziki özelliklerinde düzeltme yaptırmaya ilişki kurtarmak amacıyla geliyor ama bunun öncesinde asıl kurtarıcı" ruh estetiği "&nbsp; bunu göz ardı ediyorlar ifadesinde bulundu. Saygı, bir ilişkide en önemli kavram ne kadar fiziki değişim yaşasanız da partnerinize saygınız yoksa ruh estetiğiniz eksik kalmıştır ve hiçbir estetik doktoru bunu tedavi edemez. Bir ilişkiye girmeden önce&nbsp; ruh estetiğinizi halledin, beğenilme arzunuzu sonra estetik cerrahi ile tamamlayalım.İç güzellik ve dış güzellik&nbsp; tamamlanınca o zaman ilişkiler sağlam olur vurgusunu yaptı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 04 Oct 2022 10:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2022/10/bu-estetigi-yaptirmadan-evlenmeyin-1664870093.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DÜNYADA BİR İLK KİRPİK TASARIM PERGELİ</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dunyada-bir-ilk-kirpik-tasarim-pergeli-19264</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dunyada-bir-ilk-kirpik-tasarim-pergeli-19264</guid>
                <description><![CDATA[Vizon Kirpik'in genç ve başarılı marka kurucusu Kübra İnce dünyada bir ilk olan buluşunu büyük bir lansmanla tanıttı. Dünya güzellik sektöründe bir ilk olan Kirpik Tasarım Pergelini geliştiren ve bu icadını tüm dünyanın beğenisine sunan Kübra İnce, dünyada bir ilki gerçekleştirerek güzellik sektörüne adını bir kere daha duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yaptığı kirpik tasarımları, ünlü isimlere yaptığı sıradışı kirpikler ve ipek kirpik üzerine geliştirdiği onlarca projeler ve tüm Türkiye'ye verdiği mesleki eğitimlerle gündemde olan Kübra İnce dünyada bir ilki gerçekleştirip Altın Oran Kirpik Tasarım Pergeli buluşunu 2021 yılında dünyaya sunarak takdir topladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tüm Türkiye'de verdiği workshop eğitimlerle yüzlerce kadına istihdam sağlayan ve meslek edindiren Vizon Kirpik eğitimlerini bir üst seviyeye taşıyan ve master ipek kirpik programını en yeni tekniklerle güncelleyerek üniversite onaylı sertifika sistemine geçiş yapan marka kurucusu Kübra İnce, yeterlilik sınavını başarıyla geçen herkesin meslek edindirme kapsamında franchising olmaya da hak kazanabileceiğini duyurdu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 30 Sep 2022 12:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2022/09/dunyada-bir-ilk-kirpik-tasarim-pergeli-1664532129.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>PLAJLARA VEDA, KALICI MAKYAJ MEVSİMİNE MERHABA</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/plajlara-veda-kalici-makyaj-mevsimine-merhaba-19125</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/plajlara-veda-kalici-makyaj-mevsimine-merhaba-19125</guid>
                <description><![CDATA[Yoğun iş temposu ve günlük yaşamın telaşı içinde makyaja zaman ayırmak istemeyenler kadınlar tarafından tercih edilen kalıcımakyajuygulaması hem estetik bir görünüm hem de zaman tasarrufu sağlıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kalıcı makyaj uygulamaları için sonbahar ve kış aylarının tercih edilmesi gerektiğini belirten La Liva Beauty Studio Kurucusu Nazife Selçuk, böylece işlem sonrası iyileşme ve bakım sürecinin kolaylaştığını, kalıcı makyajın kalitesini ve kalıcılık süresinin de arttığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Nazife Selçuk, “Yaz mevsimi kalıcı makyaj uygulamaları için engel oluşturmasa da en kritik mevsimdir. Yaz aylarında programlanan kalıcı makyaj uygulamaları, tatil, deniz, havuz ve güneşlenme gibi günlük planlamalarımızın kısıtlanmasına neden olacağından kalıcı makyaj uygulamaları için sonbahar ve kış aylarının tercih etmek işlem sonrası iyileşme ve bakım sürecinin konforunu artırmakta ve bu da uygulanan kalıcı makyajın kalitesini ve kalıcılık süresini artırmaktadır. Kalıcı makyaj uygulamaları için sonbahar ve kış aylarını tercih etmek; işlem sonrası gereken güneş, nem ve sudan korunma anlamında en konforlu zaman dilimidir. Çünkü uygulama yapılan bölgede mikro kabuklanmalar meydana gelmekte ve bu kabuklanmalar deri altına gönderilen pigmenti nispeten güneşten korumaktadır. Güneş ile temas uygulama yapılan bölgede oluşan tahribatta lekelenme oluşturabileceği gibi, pigmentin renginde solmaya da sebebiyet vermektedir” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KİŞİYE ÖZEL BİR UYGULAMA</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İşlem hakkında bilgi veren Nazife Selçuk, “Kalıcı makyaj; kişiye özel, steril ve tek kullanımlık mikro iğneler ile manuel veya cihaz yardımı ile organik pigmentlerin deri altına gönderilerek uygulanan bir renklendirme işlemidir. Kişinin cilt tipi, saç ve kıl rengi, cilt tonuna göre belirlenen pigmentler ile ihtiyaca yönelik olarak kaş, göz, dudak makyajı uygulamaları olabileceği gibi vücutta oluşan yara, hastalık vb. nedenlerden oluşan bölgelerde kamufle amaçlı olarak da uygulanabilmektedir. Kalıcı makyaj uygulamalarında eğitimli uzman, sağlıklı uzman – danışan iletişimi, steril ortam, doğru analiz, altın oran ölçümü ve doğru pigment seçimi kadar önemli olan bir diğer dikkat edilmesi gereken unsurda doğru zamanlama ve programlamadır”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İŞLEM SONRASI BAKIM ÖNEMLİ</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kalıcı makyaj uygulamalarının konunun uzmanları tarafından yapılması gerektiğine dikkat çeken Nazife Selçuk, şöyle devam etti: “Kalıcı makyaj uygulamalarının uygulanan bölge ve işleme göre farklı periyotlarda seyreden bir iyileşme ve bakım süreci vardır. İşlem sonrası danışanların bu bakımı aksatmadan uygulaması gerekmektedir. Örneğin; uygulama sonrasını takip eden 24 saat boyunca işlem yapılan bölge kesinlikle su ve buhar ile temastan korunmalı, takip eden 1 hafta 10 günlük süre boyunca uzmanın önerdiği bakım kremi 2-3 saat arayla işlem yapılan bölgede kuruluk ve kabukların kalkmaması için ovalamadan uygulanmalıdır. Bu kabuklar kesinlikle dokunulmadan koparılmadan cildin kendi seyrinde yenilenmesi ile dökülmelidir” diye konuştu.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Sep 2022 20:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2022/09/plajlara-veda-kalici-makyaj-mevsimine-merhaba-1662570598.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HAYATIN TAMAMLAYICISI HALİNE GELDİ</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/hayatin-tamamlayicisi-haline-geldi-17777</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/hayatin-tamamlayicisi-haline-geldi-17777</guid>
                <description><![CDATA[Her geçen gün yaygınlaşan protez tırnak, kalıcı makyaj ve ipek kirpik uygulamaları, pandemi yorgunluğunu kadınların üzerinden aldı. Zamansızlıktan ötürü bakımsız kalan tırnaklar, çareyi protezde buldu. Maskenin ardına gizlenen yüzler kalıcı makyaj ve ipek kirpik uygulamalarıyla özgüven kazandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2020'deki Grammy Ödülleri gecesinde ortaya çıkan Nail Art (Tırnak sanatı) trendi, tüm dünyada protez tırnak tasarımı çılgınlığı başlattı. Lizzo, Billie Eilish, Rosalia, Dua Lipa gibi dünyaca ünlü isimlerin kırmızı halıdaki şıklıklarını tamamlayan protez tırnaklar, pandeminin etkisiyle bir trend haline dönüşerek gündelik yaşamda yer buldu. Protez tırnak tasarımının estetik ve fonksiyonel yönüyle gündelik hayatın tamamlayıcılarından biri haline dönüştüğünü belirten Güzellik Koçu Irmak Muştu, “Farklı tasarımlarıyla tırnakta modanın öncüsü olan protez tırnaklar, aynı zamanda hayatı kolaylaştırıyor. Yaşamın koşuşturmasından dolayı tırnak bakımına zaman ayırmakta zorlananlar, protez tırnaklarla bakımlı ellere kavuşuyor. Protez tırnaklar, yaklaşık 1 saat süren bir işlemin ardından 2-3 haftada bir yapılan bakımlarla 2,5 ay boyunca kullanılabiliyor. Tırnakları kırılan ya da tırnak yapısı estetik olmayanlar için de olmazsa olmaz bir uygulama haline geldi” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Uygulamalara pandemi etkisi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Protez tırnak, kalıcı makyaj ve ipek kirpik gibi uygulamaların hayatı kolaylaştıran yönleriyle pandemi sürecinde giderek daha çok tercih edildiğini söyleyen Irmak Muştu, “Tarihi bundan 5 bin yıl öncesine, eski bir Mısır geleneğine dayanan kalıcı makyaj uygulamaları, her zaman bakımlı görünmek isteyenlere nokta atışı çözümler sunuyor. Makyaj yapmaya vakit ayıramayanların yanı sıra, gündelik hayatı fiziksel aktivite üzerine kurulu olan sporcular ve sahne sanatçıları tarafından sıklıkla tercih ediliyor. Yüzde doğuştan ya da sonradan oluşan şekil bozukluklarının düzeltilmesine de olanak sağlayan kalıcı makyaj uygulamalarıyla ince dudaklar ve seyrek kaşlara hacim kazandırılabiliyor. Kanser ve meme estetiği operasyonu sonucunda meme ucunda oluşan deformasyonları da kalıcı makyajla ortadan kaldırabiliyoruz. Kalıcı makyaj uygulamaları, maskeden dolayı en çok şikayet edilen makyaj bulaşma sorununu ortadan kaldıran yönüyle pandemide en çok talep edilen uygulamalar arasında yer aldı” diye ifade etti. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yüzlere ifade getirdi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Pandeminin maskenin ardına gizlenen yüzlerde bakışların ön plana çıkarılması ihtiyacını doğurduğuna değinen Irmak Muştu, “Çene ve dudak bölgesi maskenin ardında kaldığı için yüzler de ifadesizleşti. Göz bölgesine uyguladığımız kalıcı makyaj işlemini ipek kirpik uygulamalarıyla destekleyerek yüzlere ifade kazandırıyoruz. İş ve sosyal yaşamda aktif bir pozisyonda olanlar aradıkları özgüveni kalıcı makyaj ve ipek kirpik uygulamalarında buldu. Böylece kendilerini ifade etme güçlüğü yaşamadan gündelik hayatlarını sürdürebiliyorlar” dedi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Jan 2022 21:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2022/01/hayatin-tamamlayicisi-haline-geldi-1642791331.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÜZELLİĞİN ŞİFRELERİ KONUŞULDU</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/guzelligin-sifreleri-konusuldu-17579</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/guzelligin-sifreleri-konusuldu-17579</guid>
                <description><![CDATA[Başarılı makyaj sanatçısı Merjen Gökçek, doğru makyaj yapmanın sırlarını Next Level AVM’de anlattı.JLL Türkiye tarafından yönetilen, Başkentin en nezih alışveriş merkezlerinden Next Level AVM, kadınların büyük bir ilgiyle takip ettiği ünlü makyaj sanatçısı Merjen Gökçek’i ağırladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ziyaretçilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte Gökçek, uygulamalı olarak doğru makyajın şifrelerini paylaştı. Makyaj uygulamalarından önce cildin muhakkak temizlenmesi gerektiğine dikkat çeken Gökçek, ‘’Yüzümüzü yıkamış olsak dahi makyaj öncesi muhakkak yüz temizleme ürünleri ile temizlememiz gerekiyor. Çünkü dışarıdaki tozlar yüzümüze yapışıyor, bu yüzden cildimizi makyaja hazırlamamız gerekiyor’’ dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her cildin farklı olduğunu, renklerin kişilerin cilt tonlarına göre seçilmesi gerektiğini söyleyen Gökçek, yanlış makyaj uygulamalarında insanların yüz şeklinin dahi değişebildiğini, bu noktada doğru ürün kullanmanın çok önemli olduğunu ifade etti. Cildin nefes alması için fondötenin de sürekli değil, özel günlerde tercih edilmesi gerektiğine değinen Gökçek, ‘’Ciltte problem yoksa günlük makyaj yaparken fondöten yerine BB krem kullanmak daha uygundur. Pudra olarak da transparan pudra kullanılmasını öneriyorum’’ diye konuştu.Doğru makyaj yapımını uygulamalı olarak da gösteren Gökçek, katılımcıların sorularını da yanıtladı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Dec 2021 22:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2021/12/guzelligin-sifreleri-konusuldu-1639768450.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÖNEMLİ ARAŞTIRMA</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/onemli-arastirma-16572</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/onemli-arastirma-16572</guid>
                <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, insanların tek gecelik ilişkilerden duyduğu pişmanlıktan ders çıkarmadığını ve aynı davranışları tekrarladığını ortaya koydu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nin psikoloji bölümünden araştırmacılar, cinsel deneyimlerden duyulan pişmanlığın gelecekteki davranışları etkileyip etkilemediğini araştırdı. Çalışmaya katılanlardan yaklaşık 4,5 ay arayla iki anketi doldurmaları istendi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hakemli bilimsel dergi Evolutionary Psychology'de yayımlanan araştırmanın başyazarı, klinik psikolog Leif Edward Ottesen Kennair, "Çoğunlukla insanlar aynı cinsel davranışı sürdürüyor ve yine aynı düzeyde pişman oluyor" dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KADIN VE ERKEK FARKLI NEDENLERDEN PİŞMAN OLUYOR</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Araştırmaya göre, hem kadınlar hem de erkekler, karşılarına tek gecelik ilişki fırsatı çıktığında sergiledikleri davranışlardan pişman olabiliyor. Ancak bu pişmanlık farklı seçimlerden kaynaklanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kadınlar tek gecelik cinsel deneyim yaşadıkları için erkeklerden daha fazla pişman olma eğilimi gösteriyor. Erkeklerse ilişkinin kendisinden ziyade, söz konusu fırsatlardan daha fazla yararlanmadıkları için pişmanlık duyuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BULGULAR ŞAŞIRTMADI</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Araştırmacılara göre bireylerin, pişmanlıklarından ders çıkarmamasının nedeni kişilikleriyle ilişkili. Zira bireyler, tek gecelik ilişki fırsatı yakaladıklarında daha önce verdikleri tepkileri veriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">PİŞMANLIĞIN İŞLEVİ</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Birçok psikolog, pişmanlığın ve diğer duyguların bir işlevi olduğunu varsayıyor. Zira pişmanlığın davranışları etkileyeceği ve değiştireceği düşünülüyor. Buna göre insanlar, olumsuz duyguları deneyimledikten sonra bunları yeniden yaşama riskini azaltmak için davranışlarını değiştirebiliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ancak araştırmacılara göre pişmanlığa dair bu varsayımlar, erkeklerin tek gecelik ilişkileri daha da sıklaştırmasını, kadınlarınsa seyrekleştirmesini gerektiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öte yandan bulgular, iki cinsiyetin de seçimlerini, söz konusu varsayımların gerektirdiği doğrultuda yapmadığını ve hata diye nitelediği durumlardan ders çıkarmadığını gösteriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BULGULAR ŞAŞIRTMADI</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Araştırmacılara göre bireylerin, pişmanlıklarından ders çıkarmamasının nedeni kişilikleriyle ilişkili. Zira bireyler, tek gecelik ilişki fırsatı yakaladıklarında daha önce verdikleri tepkileri veriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kennair, "Bulgular bizi şaşırtmadı" diyor ve ekliyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Araştırmacılara göre pişmanlık sabit değil, esnek bir duygu. Bu da uyarlanabildiği ve koşullara göre değişebildiği anlamına geliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kennair, "Son yıllarda konuyla ilgili her makalemizde pişmanlığın uyarlanabilir olduğunu yazdık. Ve şimdi bunu test ettik" ifadelerini kullanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Araştırmacılar ayrıca literatür taraması yaparken cinsel davranıştan duyulan pişmanlığın daha önce yeterince araştırılmadığını gördü. Bu da alanında uzman kişilerin bile pişmanlıktan ders çıkarıldığını varsaydığını düşündürdü.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 May 2021 19:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2021/05/onemli-arastirma-1622048295.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>LEYLA YILDIRIM’DAN POZİTİF TÜYOLAR</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/leyla-yildirimdan-pozitif-tuyolar-16388</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/leyla-yildirimdan-pozitif-tuyolar-16388</guid>
                <description><![CDATA[Influencer Leyla Yıldırım, hayatta pozitif olmanın ve gülümsemenin öneminden bahsederek, huzuru artırmak için izlenen yolda  karşılaşılabilecek engeller hakkında konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Kendisinin genelde pozitif tarafının ağır bastığını s&ouml;yleye Leyla Yıldırım, &quot;Telefonda konuşurken hatta mail veya mesaj yazarken bile g&uuml;l&uuml;mserim ki karşı tarafa enerjim ge&ccedil;sin&quot; ifadelerini kullandı.</p>
<p>
	Empati yapmanın insan ilişkilerindeki &ouml;nemine de değinen Yıldırım, &quot;Karşımdakini olduğu gibi kabullenmeyi &ouml;ğreneli uzun zaman oldu&quot; diyerek, huzurunu artırmak i&ccedil;in izlediği yolun kimi zaman &#39;yumuşak karnı&#39; haline geldiğini ş&ouml;yle anlattı:</p>
<p>
	&quot;Farkettim ki hayatımdaki huzuru arttırmak i&ccedil;in ilerlediğim bu yol karşımdakiler i&ccedil;in yumuşak karnım olabiliyor. Kimse kırılgan olduğu kadar kırdığının farkında değil sanırım. Hassasiyet g&ouml;stermediğin her konuda hassasiyet beklemek ne kadar kolay. Karşındakini sırf o an sen mutsuzsun diye demoralize etmek, k&ouml;t&uuml; hissettirmek...&quot;</p>
<p>
	HERKESE &Ouml;RNEK BİR AİLE!</p>
<p>
	Leyla Yıldırım&#39;ın sosyal paylaşım uygulaması Instagram&#39;da eşi Halit Yıldırım ve oğulları Aras Bulut Yıldırım ile paylaşımlara da beğeni yapıyor. Yıldırım ailesi eğlenceli halleri ve g&uuml;len y&uuml;zleriyle de takip&ccedil;ilerine mutlu bir tablo sunuyor.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Apr 2021 22:09:52 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/zmYTcMwAbkLt.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÜRÜN ALAN HERKESE</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/urun-alan-herkese-16196</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/urun-alan-herkese-16196</guid>
                <description><![CDATA[Kurduğu Detoksia markası ve ürünleriyle müşterilerinin kilo kaybetmesine yardımcı olan İlknur özkuş, sağlıklı zayıflama alanında obezite cerrahisiyle rekabet edebilecek seviyeye ulaştıklarını söylüyor. 26 bitkiden oluşan, çay ve kapsül şeklinde tüketilebilen bir takviye ürün olan Detoksia, Tarım Bakanlığı’nın Takviye Edici Gıda Onay Ruhsatıyla satışa sunuluyor. ürünü satın alan kişilere ücretsiz olarak diyetisyen ve yaşam koçu desteği de sağlayan Detoksia aynı anda verdiği farklı hizmetlerle de alanında fark yaratıyor. ISO 22000 Gıda Güvenliği Uzmanı, Sağlıklı Beslenme Danışmanı ve Profesyonel Yaşam Koçluğu sertifikalarına sahip olan Markanın Kurucusu İlknur özkuş ile markanın kuruluş aşamasını ve ürünlerinin ayırt edici özellikleri  için konuştuk.  ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;&ldquo;&Ouml;ncelikle hi&ccedil;bir &uuml;r&uuml;n&uuml;n mucizevi bir etkisinin olmadığını kabul etmemiz gerekir. Bug&uuml;n t&uuml;p mide ameliyatı olan kişiler bile ertesi g&uuml;n 30-40 kilo vermiyor. Beraberinde sağlıklı beslenme &ccedil;ok &ouml;nemli. Kişilerin &ouml;ncelikle beslenme alışkanlıklarını k&ouml;kl&uuml; bir şekilde değiştirmeleri lazım.&rdquo;</p>
<p>
	&ldquo;&Uuml;R&uuml;N&uuml;M&uuml;Z &Ccedil;AY VE KAPS&Uuml;L OLARAK SUNULUYOR&rdquo;</p>
<p>
	&uuml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;z 26 bitkiden oluşuyor ve i&ccedil;erisinde kimyasal madde barındırmıyor. Tarım Bakanlığı&rsquo;nın Takviye Edici Gıda Onay Ruhsatıyla satışa sunuldu. 26 bitkinin alerjik etki doğurmayacak şekilde form&uuml;le edilmiş &ouml;zel bir kurgusu da var. Bir astım hastası ve kemoterapi g&ouml;rm&uuml;ş bir kanser hasta da rahatlıkla kullanabilir. Aynı zamanda Tarım Bakanlığı&rsquo;nın onayıyla 11 yaşın &uuml;st&uuml;ndeki &ccedil;ocuklara da verebiliyoruz. &uuml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;z iki &ccedil;eşit, &ccedil;ay ve kaps&uuml;l olarak sunuluyor. Her ikisinin de i&ccedil;eriği aynı. Sadece kişinin b&uuml;nyesine g&ouml;re y&ouml;nlendirme yapıyoruz. Kişinin doğru bir y&ouml;nlendirme ile doğru &uuml;r&uuml;n&uuml; bulmasını sağlıyoruz.</p>
<p>
	&ldquo;SABAH KAHVALTISINDAN YARIM SAAT &Ouml;NCE A&Ccedil; KARNINA G&uuml;NDE BİR KEZ KULLANILIYOR&rdquo;</p>
<p>
	Her ikisinde de kullanım aynı. Sabah kahvaltısından yarım saat &ouml;nce a&ccedil; karnına g&uuml;nde bir kez kullanılıyor. Kaps&uuml;l olarak kullanılacaksa kaps&uuml;l bir bardak suyla yutuluyor. &ccedil;ay olarak kullanılacaksa da &ccedil;ay geceden demlenerek sabah kahvaltısından yarım saat &ouml;nce i&ccedil;ilebilir. Her ikisini de i&ccedil;tikten 10 dakika sonra midenin rahat bir şekilde hazmetmesi i&ccedil;in iki bardak su ve yarım saat sonra da kahvaltı edilmesini &ouml;neriyoruz. 43 kilo veren m&uuml;şterimiz &ccedil;ay kullanıcı ancak kaps&uuml;l kullanarak 38 kilo veren m&uuml;şterimiz de oldu. Kişide eğer kronik bir kabız rahatsızlığı varsa kaps&uuml;l&uuml;n i&ccedil;erisindeki sinameki oranı &ccedil;ok yeterli gelmiyor. Bu durumda kişiye &ccedil;ayı &ouml;neriyoruz. Eğer kişinin b&ouml;yle bir problemi yoksa ve &ccedil;ay i&ccedil;mekte de zorlanıyorsa bu durumda da kaps&uuml;l olarak t&uuml;ketmeyi tavsiye ediyoruz.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Feb 2021 22:10:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/7yxrdYpa35OQ.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>PANDEMİDEN DOĞAN MARKA </title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/pandemiden-dogan-marka--16124</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/pandemiden-dogan-marka--16124</guid>
                <description><![CDATA[Girişimci işadamı Oktay Batal ile tekstil firması sahibi Onur Tetikli güçlerini birleştirdi, ortaya ‘Shelove’ markası çıktı. İki başarılı işadamının yarattığı giyim markası, Shelove  sitesi üzerinden tüketiciyle buluşacak.  ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Dijitalleşmeyi zorunlu hale getiren pandemi d&ouml;neminde e-ticaret sekt&ouml;r&uuml; y&uuml;kselişe ge&ccedil;ti. Alışveriş merkezlerinin hizmet saatlerinin kısıtlanması ve kalabalık yerlerin salgın a&ccedil;ısından risk taşıması, t&uuml;keticileri internet &uuml;zerinden alışveriş yapmaya y&ouml;neltti. Dijital alışverişe y&ouml;nelik bu ilgi, girişimci işadamları Oktay Batal ve Onur Tetikli&rsquo;yi harekete ge&ccedil;irdi. İşinde uzman iki isim, hem e-ticaret hem de moda sekt&ouml;rlerine yeni bir soluk getirmek i&ccedil;in harekete ge&ccedil;ti ve bu işbirliğinden yepyeni bir marka doğdu: Shelove.</p>
<p>
	ŞIKLIĞIN YENİ ADRESİ</p>
<p>
	10 yılı aşkın s&uuml;redir e-ticaret ve dijital pazarlama alanlarında &ccedil;alışan Oktay Battal ile 10 yıldır kendi şirketiyle tekstil sekt&ouml;r&uuml;nde faaliyet g&ouml;steren Onur Tetikli&rsquo;nin t&uuml;m tecr&uuml;belerini aktardığı Shelove markası, kadınlara y&ouml;nelik giyim &uuml;r&uuml;nleri sunacak</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 Jan 2021 20:05:45 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/FvzRnXAqKhmd.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ADIM ADIM ZİRVEYE!</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/adim-adim-zirveye-16087</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/adim-adim-zirveye-16087</guid>
                <description><![CDATA[Uzun yıllar güzellik merkezi, moda evi, spor salonu ve kafeterya işletmeciliği yapan Zuhal Keskin, sayısız koçluk kursları ve sertifika programlarına katılmıştır. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Aldığı bu eğitimlerin akabinde kendi markasını &ccedil;ıkarabilmek i&ccedil;in, Ankara &Ouml;zel G&uuml;zel Sanatlar moda tasarım ve stilistlik okulu olan Elif J&uuml;lide Dereboyu, 2 yıllık eğitimini başarılı bir şekilde bitirmiştir. Aldığı belge ile modacı sıfatını hak ederek ve ZStyling moda evini kurmuş kendi markası ile&rdquo; By Zuhal Keskin&rdquo; moda tasarımcısı, moda ve g&uuml;zellik ko&ccedil;u olarak stil danışmanlığının yanında g&uuml;&ccedil;l&uuml; at&ouml;lyesi ile gelinlik, abiye, kişiye &ouml;zel &ccedil;alışmalar yaparak Ankara Yaşamkent te hizmetlerine devam etmektedir Houtecoture &ccedil;alışmalarıyla b&uuml;y&uuml;k beden ve sorunlu v&uuml;cutlar i&ccedil;in aranılan bir marka olmuştur, gelinlik, abiye nişan, kına gibi t&uuml;m &Ouml;zel g&uuml;nlerin mimari olarak &ccedil;alışmalarında m&uuml;şterilerine stil danışmanlığı ve d&uuml;ğ&uuml;n ko&ccedil;luğu hizmetlerini de &uuml;cretsiz olarak katkı sağlamaktadır. Marka olmayı başarmış girişimci bir iş kadınıdır.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 10 Jan 2021 20:57:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/CDsy8MWZcVFL.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>23 YILLIK TECRÜBE</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/23-yillik-tecrube-16079</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/23-yillik-tecrube-16079</guid>
                <description><![CDATA[Güzellik Koçu ve Uzman Estetisyen Sakine Soydan 23 yıllık tecrübesiyle güzelliğinize güzellik katıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Her yaştan kadın i&ccedil;in g&uuml;zellik ev estetik &ccedil;ok &ouml;nemlidir. &Ouml;zellikle cilt sağlığını koruyabilmek ve her yaşta canlı ve parlak bir cilt sahibi olabilmek i&ccedil;in kadınlar bir&ccedil;ok farklı uygulama yapmaktadır&hellip;</p>
<p>
	Her yaştan kadın i&ccedil;in g&uuml;zellik ve estetik &ccedil;ok &ouml;nemlidir. &Ouml;zellikle cilt sağlığını koruyabilmek ve her yaşta canlı ve parlak bir cilt sahibi olabilmek i&ccedil;in kadınlar bir&ccedil;ok farklı uygulama yapmaktadır. Yapılan t&uuml;m uygulamaların amacı ilerleyen yaşlara rağmen her zaman canlı ve dinamik bir cilde sahip olabilmek i&ccedil;indir.</p>
<p>
	Ankara&rsquo;da kaliteli ve hijyenik hizmet sunan bir Estetik ve G&uuml;zellik Merkezi arıyorsanız Sakine Soydan&rsquo;a ulaşabilirsiniz. G&uuml;zellik Ko&ccedil;u ve Uzman Estetisyen Sakine Soydan&rsquo;ın tecr&uuml;beli ellerinden g&uuml;zelliğe dair her t&uuml;r uygulamayı bulabilirsiniz. Profesyonel uzmanlar tarafından yapılan t&uuml;m uygulamalarda en net ve kalıcı sonu&ccedil;lar alınmaktadır.</p>
<p>
	Sakine Soydan: &ldquo;23 yıldır estetisyenlik ve medikal kozmetik uzmanlığı yapıyorum. Cilt, kozmetikler, bakım protokolleri, kalıcı makyaj, cilt hastalıkları, epilasyon uzmanlık alanlarım. 18 yıl medikal kozmetik uzmanı olarak bir firmada &ccedil;alıştıktan sonra, altı yıldır da kendi işletmemde hizmet veriyorum. Merkezimizde kalıcı makyaj uygulamaları, lazer epilasyon, iğneli epilasyon, dermapen uygulaması, cilt bakımı, protez tırnak yapımı, manik&uuml;r, pedik&uuml;r, ipek kirpik uygulamaları uzman ve sertifikalı personelimiz tarafından uygulanmaktadır. Salonumuz pandemi koşullarına uygun haftalık dezenfekte edilip, randevu saatleri birer saat aralıklarla verilmektedir. Her m&uuml;şteri i&ccedil;in tek kullanımlık &uuml;r&uuml;nler kullanılmaktadır. M&uuml;şterilerin&nbsp; yanlarında bir yakınları olmaması konusunda uyarılıyor Salonumuz Ankara &Ccedil;ankaya Tunalı Hilmi caddesindedir. M&uuml;şteri memnuniyeti, sağlık, hijyen koşulları en &ouml;nem verdiğimiz hususlardandır&rdquo; dedi.</p>
<p>
	G&uuml;zellik Ko&ccedil;u ve Uzman Estetisyen Sakine Soydan, farklı bir&ccedil;ok uygulama yapmakta. Profesyonel cihazlar ve en kaliteli malzemeler ile yapılan cilt bakımlarında her cilt t&uuml;r&uuml; ve her sorunlu cilt yapısı i&ccedil;in en uygun olan y&ouml;ntem ve malzemeler kullanılmakta. Lazer epilasyon son yılların en &ouml;nemli hizmetlerinden birisidir. Lazer epilasyon uygulamaları i&ccedil;in Sakine Soydan ile g&ouml;r&uuml;şmeden s&uuml;rece karar vermeyin. En kaliteli hizmet, en uygun fiyatlar &uuml;zerinden sizlere sunulmakta.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 Jan 2021 22:18:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/7NZ8RnFs2zxo.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KASLARINIZ ÇALIŞTIRIN</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kaslariniz-calistirin-15526</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kaslariniz-calistirin-15526</guid>
                <description><![CDATA[Yaşlandıkça yüzümüzdeki yağ kendiliğinden dağılır ve bazı bölgelerde diğerlerine oranla daha fazla birikir. Ayrıca yüz kaslarınız zamanla sarkmaya başlar. Bu faktörler, yaşlandığınızda yüzünüzün görünüşünde oluşacak değişikleri belirler. Korugi masajı, yüz kaslarınızı sıkılaştırır ve cildinizin altındaki yağı eşit bir şekilde yayar.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Yaşam ko&ccedil;u Ferhat Başkan, Korugi masajının p&uuml;f noktalarını anlattı: Başkan, &ldquo;Y&uuml;z&uuml;m&uuml;z duygularımızın en iyi aynası. Y&uuml;z&uuml;m&uuml;zde ki duyguların ifadeyi g&ouml;steren, y&uuml;z&uuml;m&uuml;zde ki kaslar. Karşımızdaki insana bir şey s&ouml;ylemeden de kendimizi ifade edebiliriz. Y&uuml;z&uuml;m&uuml;zdeki kaslar, yaşlanmamızın da en b&uuml;y&uuml;k sorumlusudur. Fark ettiniz mi hi&ccedil; daha &ouml;nce, kaşlarını &ccedil;atan bir arkadaşınızın, kaş arası olan &ccedil;izgilerini? Ya da asimetri y&uuml;z neden oluşur? Ya da hep &quot;Şu yanım daha g&uuml;ze. Beni b&ouml;yle &ccedil;ek&rdquo;. Bunun t&uuml;m sebebi y&uuml;z kaslarımızdır. &Ccedil;ok g&uuml;len insanlara dikkat edin, genelde daha gen&ccedil; ve parlak y&uuml;zleri vardır, &ccedil;&uuml;nk&uuml; g&uuml;lmek y&uuml;z i&ccedil;in en iyi egzersizdir&rdquo; a&ccedil;ıklamasını yaptı.</p>
<p>
	<strong>KASLARINIZ &Ccedil;ALIŞTIRIN</strong></p>
<p>
	Yaş almaya başladık&ccedil;a cildiniz yer &ccedil;ekimine karşı koyamaz ve sarkmaya başlar. Chiyo Hayashi tarafından ortaya atılan Korugi masajı ise tam olarak bu soruna y&ouml;nelik geliştirildi. Bu masajın inceliklerini yaşam ko&ccedil;u, Ferhat Başkan ş&ouml;yle a&ccedil;ıkladı. &ldquo;Yaşlanmanın&nbsp; &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;menin en doğal yolu kasları &ccedil;alıştırmak.&nbsp; Buna en iyi &ouml;rnek sporculardır. Sporculara dikkat ederseniz, yaşlarını g&ouml;stermezler ve her daim fitler. Korugi masajı, &ccedil;ok kolay ve bir o kadar da başarılı. G&uuml;nde 3 dakikanızı ayırarak gen&ccedil;leşeceksiniz. Cildinizin sağlıklı g&ouml;r&uuml;nmesine ve al al g&ouml;r&uuml;nen yanaklara sahip olmak i&ccedil;in y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze kan gitmesi &ouml;nemli.. Ayrıca, Korugi masajı gerekli vitamin ve minerallerin y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze taşınmasına da yardımcı olur. Dirseklerinizi masaya yerleştirin. Yumruk yapın, elmacık kemiklerinize, parmaklarınız y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze gelecek şekilde yaslanın.&nbsp; 5 saniye bu pozisyonda kalın.</p>
<p>
	<strong>HAFTADA 1 KEZ YAPIN</strong></p>
<p>
	Orta parmak eklemlerinizle alnınızı sa&ccedil; &ccedil;izgisine bastırın. Ellerinizi kulağınıza sa&ccedil; &ccedil;izgisi boyunca kaydırırken basmaya devam edin. Ondan sonra, parmaklarınızı boynunuza doğru yavaş&ccedil;a hareket ettirin. Ellerinizi kilitli tutun, baş parmaklarınız d&uuml;z olmalı. Sağ baş parmağınızın ucunu, burnun yakınındaki sol g&ouml;z&uuml;n altına yerleştirin.&nbsp; Bundan hemen sonra baş parmağınızı yan boyun &ccedil;izgisinden aşağıya doğru kaydırın, kulak memelerinden k&ouml;pr&uuml;c&uuml;k kemiğine kadar.&nbsp; Ağız k&ouml;şelerinin altındaki yerden başlayın. Bastırma ve &ccedil;ekme arasındaki mesafe k&uuml;&ccedil;&uuml;k olmalıdır. Toplamda 8 hareket yapmalısınız.&nbsp; Parmaklarınızı alnınıza yerleştirin ve bunları tapınaklara doğru kaydırın. Ondan sonra parmaklarınızı yavaş&ccedil;a yanaklarınızdan k&ouml;pr&uuml;c&uuml;k kemiğinizin kenarına doğru kaydırın. En iyi sonucu almak i&ccedil;in bu masajı haftada bir kez yapın.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 28 Jun 2020 22:04:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/9wDpI47EJKRH.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SOSYAL MEDYADAN DETAYLAR</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sosyal-medyadan-detaylar-15403</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sosyal-medyadan-detaylar-15403</guid>
                <description><![CDATA[Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs sebebi ile, birçok güzellik ve bakım merkezi kapanmıştı. Bu durumdan en çok etkilenen bayanlar ise, çareyi evinde ürettikleri formüller ile buldu. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Yakın zamanda yasakların kalması ile bayanların ilk tercisi ise, kaş ve kirpik merkezleri olacak. Yaptığı ipek kirpikler, renkli kaşlar ve cilt bakımları ile adından s&ouml;z ettiren Sultan Ova, yeni merkezinde misafirlerini ağırlamaya başladı. Maslak&#39;ta 1453&#39;te bulunan ofisinde bayan ve erkek misafirlerini bekleyen Sultan hanım, sosyal medyadan yaptığı paylaşımlar ile de takip&ccedil;ilerine k&uuml;&ccedil;&uuml;k detaylar veriyor.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 May 2020 16:56:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/NwfMPikjpQ9Y.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ARİFE WÖHRLE TÜRKİYE’DE</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/arife-wohrle-turkiyede-15126</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/arife-wohrle-turkiyede-15126</guid>
                <description><![CDATA[2008’den bu yana Almanya’da güzellik sektöründe büyük başarılara imza atan Arife Wöhrle , geliştirdiği yeni saç bakım markası MADAM ile Türkiye’ye açılıyor. Snoop Dogg, Sarah Harrison, Sophia Vegas, Jenny Frankhauser gibi dünyaca ünlü yıldızlarla çalışan Wöhrle’nin markası, kadınların vazgeçilmezi olacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Cilt bakımı, kalıcı makyaj, microblading ve sa&ccedil; bakımı gibi konularda eğitim alan Arife w&ouml;hrle , tamamen yeniden kullanılabilir malzemelerle geliştirdiği s&uuml;rd&uuml;lebilir sa&ccedil; bakım markası Madam ile T&uuml;rkiye&rsquo;ye a&ccedil;ılıyor.</p>
<p>
	İ&ccedil;erisinde bulunan doğal yağlar, vitaminler, omega yağ asitleri ve keratin ile sa&ccedil; derisi bakımında T&uuml;rk kadınlarına dipten uca bakım vaat eden Madam, aynı zamanda doğa dostu. İ&ccedil;erdiği avokado yağı sayesinde sa&ccedil;lara yoğun nem sağlarken, CBD yağı ile de sa&ccedil;ı g&uuml;&ccedil;lendiriyor ve uzamasını destekliyor.</p>
<p>
	<strong>HER SA&Ccedil; İ&Ccedil;İN UYGUN BİR &Uuml;R&Uuml;N</strong></p>
<p>
	Uzun yıllardır Almanya&rsquo;da g&uuml;zellik sekt&ouml;r&uuml;nde &ccedil;alışan Arife w&ouml;hrle , yeni &uuml;r&uuml;n&uuml; i&ccedil;in heyecanlı:&ldquo;Almanya&#39;da doğup b&uuml;y&uuml;d&uuml;m ve kendi &uuml;lkem olan T&uuml;rkiye&rsquo;yi &ccedil;ok seviyorum. Burada bir T&uuml;rk kadını olarak başarılı olmak her zaman hayalimdi. Gururla s&ouml;yleyebilirim ki bu hayalimi ger&ccedil;ekleştirdim. G&uuml;zelliğin sadece dışarıdan değil, aynı zamanda i&ccedil;eriden de geldiğini &ccedil;ok &ccedil;abuk anladım ve bu y&uuml;zden &ccedil;eşitli alanlarda eğitim aldım. G&uuml;zellik alanındaki eğitimlerimin yanı sıra &uuml;niversitede işletme b&ouml;l&uuml;m&uuml; okudum. T&uuml;m bilgi ve tecr&uuml;belerimle her sa&ccedil; i&ccedil;in uygun bir &uuml;r&uuml;n geliştirdim. Eminim T&uuml;rk kadınları Madam&rsquo;ı &ccedil;ok sevecek!&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2020 19:49:52 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/ExNpDHM6TwQf.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇİFTLERİN HİKAYESİNE ÖZEL SENARYOLAR</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ciftlerin-hikayesine-ozel-senaryolar-14866</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ciftlerin-hikayesine-ozel-senaryolar-14866</guid>
                <description><![CDATA[Bir dağ evinde, Göcek’de bir kumsalda, yerden metrelerce yüksekte ve ta romantik birrestoranda … Türkiye’nin ilk evlilik teklifi planlayıcısı “Evlenelim mii”,çiftlerin hikayelerinden yola çıkarak kişiselleştirilmiş evlilik teklifi senaryoları hazırlıyor ve uyguluyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Hayatın en &ouml;zel anlarından biri hi&ccedil; kuşkusuz evlilik teklifi&hellip; &nbsp;Ancak bu teklifi kendisi ve partneri i&ccedil;in &ouml;m&uuml;r boyu unutulmaz kılmak isteyenler, detaylar arasında kaybolarak keyif yerine stres yaşayabiliyor. İşte T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk &lsquo;evlilik teklifi planlayıcısı&rsquo; Evlenelim mii, teklifin t&uuml;m detaylarını kurgulayarak ve uygulayarak &ccedil;iftlerin hayallerini ger&ccedil;eğe d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;yor.</p>
<p>
	<strong>&Ccedil;iftlerin hikayesine &ouml;zel senaryolar</strong></p>
<p>
	&Ccedil;iftlerin hikayesinden ve yaşanmışlıklarından yola &ccedil;ıkarak &ouml;zel senaryolar hazırlayan Evlenelim mii, bu nedenle paket sunmak yerine kişiselleştirilmiş teklifler hazırlıyor. Bu sayede kimi &ccedil;ift Maldivler&rsquo;de g&uuml;n batımında evlilik i&ccedil;in ilk adımı atarken kimi &ccedil;iftler de birdağ evinde kendileri i&ccedil;in &ccedil;alan par&ccedil;anın şaşkınlığını ve mutluluğunu yaşıyor. &Ccedil;iftlerin yaşam amacını ve karakterlerini de g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulunduran Evlenelimmii, macera severlerden romantik &ccedil;iftlere kadar herkese uygun senaryolar hazırlıyor.</p>
<p>
	<strong>Tekliften d&uuml;ğ&uuml;ne t&uuml;m detayları romantik danışman planlıyor!</strong></p>
<p>
	&Ccedil;iftlere evlilik s&uuml;recinde danışmanlık hizmeti de veren Evlenelim mii, yalnızca evlilik teklifini planlamakla kalmıyor, d&uuml;ğ&uuml;n g&uuml;n&uuml;ne kadar yapılan t&uuml;m hazırlıkları keyifli, sakin ve stressiz ge&ccedil;irmeye olanak tanıyor. Davetli listelerinin hazırlanması, d&uuml;ğ&uuml;n yemeği ve hatta nedimelerin giysileri bile &lsquo;romantik danışman&rsquo;ın desteğiyle eğlenceli bir anıya d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor.</p>
<p>
	<strong>Evli &ccedil;iftlere &ouml;zel s&uuml;rprizler</strong></p>
<p>
	Evlenelim mii, evlilik teklifinin yanı sıra, yıld&ouml;n&uuml;m&uuml; ve s&uuml;rpriz organizasyonlarla evli &ccedil;iftlere &ouml;zel planlamalar da yapıyor. Evlendikleri g&uuml;nk&uuml; heyecanı yeniden yaşamak isteyen &ccedil;iftler kendilerini, &nbsp;&nbsp;veya sevdiklerinin de i&ccedil;inde yer aldığı s&uuml;rpriz bir senaryonun i&ccedil;inde bulabiliyor.</p>
<p>
	Evlilik teklifi hazırlığında olanlar veya bu heyecanı yeniden yaşamak isteyen evli &ccedil;iftler, T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk &lsquo;evlilik teklifi planlayıcısı&rsquo; Evlenelim mii hakkında detaylı bilgiye www.evlenelimmii.com &uuml;zerinden ulaşabiliyor.</p>
<p>
	<strong>Evlenelim mii hakkında:</strong></p>
<p>
	T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk &lsquo;evlilik teklifi planlayıcısı&rsquo; Evlenelim mii, &ccedil;iftlerin hik&acirc;yelerinden,ama&ccedil;larından ve karakteristik &ouml;zelliklerinden yola &ccedil;ıkarak kişiselleştirilmiş evlilik teklifi senaryoları hazırlıyor. Evlilik teklifinden d&uuml;ğ&uuml;n g&uuml;n&uuml;ne kadarge&ccedil;en s&uuml;re&ccedil;te &lsquo;romantik danışman&rsquo; desteği ile &ccedil;iftlerin hayatını kolaylaştıran Evlenelim mii ayrıca, evli &ccedil;iftler i&ccedil;in de yıld&ouml;n&uuml;m&uuml; ve s&uuml;rpriz organizasyonlar planlıyor.</p>
<p>
	<em><strong>www.evlenelimmii.com</strong></em></p>
<p>
	<em><strong>instagram.com/evlenelimmii</strong></em></p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Jan 2020 13:45:10 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/bw1OqkxmXFWE.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KADINLAR ÇOK ÖNEMSİYOR</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kadinlar-cok-onemsiyor-14690</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kadinlar-cok-onemsiyor-14690</guid>
                <description><![CDATA[Nasıl ki 7-8 yıl önce ince kaşlı olmak moda ise günümüzde de iri dudak modası var. Doğuştan iri dudağı olmayanlar da çareyi dudak dolgularında arıyor. Ancak bu uygulama lise çağında değil, 20’li yaşlardan sonra, uzman hekimlere yaptırılmalı.Bugünlerde genç kızlarda iri ve kalın dudaklı olmak çokça istenen bir durum. Dudaklar doğuştan dolgun ve ideal ise sorun yok. Ama herkes bu konuda şanslı olamıyor. Dolayısıyla bu konuda estetik doktorlarına yönelim oldukça artmış görünüyor. Peki kaç yaşından itibaren dudak dolgusu yaptırılmalı? Medikal Estetik Uzmanı Dr. Nedim Budakoğlu, dudak dolgusu ile ilgili bilgiler verdi…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<strong>KADINLAR &Ccedil;OK &Ouml;NEMSİYOR</strong></p>
<p>
	Dudak dolgusu; normalde cildimizin yapısında var olan hyal&uuml;ronik asit olarak adlandırılan bir malzemenin, &ouml;zel laboratuvar şartlarında ciddi emek ve &ccedil;alışma isteyen hijyenik koşullarda bakterilere &uuml;rettirilerek v&uuml;cuda dışardan enjekte edilebilir hale getirilen bir &uuml;r&uuml;nd&uuml;r. &Uuml;retimi ve enjeksiyonu tamamıyla tıbbi prosed&uuml;rler i&ccedil;inde kalınarak yapılmalıdır. Bu noktada hem &uuml;r&uuml;n&uuml;n, hem de &uuml;r&uuml;n&uuml; uygulayanın tıbbi kalifiye &ouml;zellikleri olması gerekir.</p>
<p>
	Son zamanlarda trend &#39;iri dudaklı olmak&#39; diyebiliriz. Instagram ve benzer uygulamaların tamamında y&uuml;ksek takip&ccedil;isi olanlarda ve y&uuml;ksek takip&ccedil;i peşinde olanlarda iri dudaklı resimler g&ouml;rmek m&uuml;mk&uuml;n. Hatta dudaklar iri ve dolgun değilse, biraz uygulama hileleri ya da bazı dudak hareketleri ile bu g&ouml;r&uuml;n&uuml;m sağlanabiliyor.Bundan yola &ccedil;ıkarak kadınların dudak g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;ne &ccedil;ok &ouml;nem verdiğini s&ouml;yleyebiliriz. Bu trend etkileşimi sonucunda dudak dolgusu yaptırma eğiliminin de &ccedil;oğaldığı sonucuna varılabilir.İri dudaklı olmak bir moda eğilimi olarak a&ccedil;ıklanabilir. Tıpkı bundan 7-8 sene &ouml;nce ince kaşlı olmak nasıl trend olmuş ve bug&uuml;n terk edilmiş bir moda haline gelmişse; iri dolgu dudaklı olmak da kısmen b&ouml;yle bir yol izlemektedir. Nedeni ne olursa olsun &ouml;zellikle gen&ccedil;lerde yani 20&#39;nci yaştan itibaren b&ouml;yle bir akımın var olduğu ger&ccedil;eği ile y&uuml;z y&uuml;zeyiz.</p>
<p>
	Tıbbi pr&ouml;sed&uuml;rler i&ccedil;inde kalmak koşulu ile &uuml;retilen ve enjekte edilen dudak dolgularında sağlığa aykırı hi&ccedil;bir durum s&ouml;z konusu değildir. Ancak bu konuda yeterli eğitim almış, kesinlikle ama kesinlikle tıp doktorları tarafından uygulanmalıdır. Fakat maalesef g&ouml;r&uuml;len y&uuml;ksek talep nedeniyle &ccedil;ok fazla merdiven altı &uuml;retim ortaya &ccedil;ıkmış durumdadır. Kanımca asıl sorun da budur.</p>
<p>
	<strong>LİSE &Ccedil;AĞINDA YAPTIRILMAMALI</strong></p>
<p>
	Dudaklara, abartıya ka&ccedil;madan tıbbi ve estetik kaygılar g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde tutularak 20&#39;li yaşlardan itibaren dolgu yapılabilir. Lisede değil; &uuml;niversite mezuniyetinde hediye edilmesi ya da yaptırılması daha sağlıklı olacaktır. Doğru &uuml;r&uuml;nle, eğitimli hekim tarafından yapılan uygulama b&uuml;y&uuml;k riskler taşımaz ve 6-9 ay i&ccedil;inde v&uuml;cuttan kaybolur.</p>
<p>
	Daha uzun s&uuml;re kalan, daha ucuz olan dolgu benzeri maddeler bu masum moda akımını tehdit etmektedir. Son 4-5 yıldır uygun olmayan &uuml;r&uuml;n ve kişilerce yapılan dudak b&uuml;y&uuml;tme facialarını hepimiz biliyoruz. Dudak dolgunlaştırma; tıbbi bir işlem olarak algılandığı, tıbbi merkezlerde yapıldığı ve abartıya ka&ccedil;ılmadığı s&uuml;rece zararsız bir uygulamadır.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Nov 2019 20:52:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/gQEyzHrUqVYM.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HAYALLERİ SÜSLEMEYE DEVAM...</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/hayalleri-suslemeye-devam-14036</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/hayalleri-suslemeye-devam-14036</guid>
                <description><![CDATA[Mısır tarihinin efsanevi kraliçesi Nefertiti’nin güzelliği asırlar sonra da güzellik algısını şekillendirmeye devam ediyor. Nefertiti sayesinde güzelliğin simgelerinden biri haline gelen belirgin çene hattı ve  gergin bir boyun günümüzde de pek çok kadının hayalini süslemeye devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<strong>Nefertiti g&uuml;zelliği artık hayal değil</strong></p>
<p>
	Tarih boyunca kadınlarda gen&ccedil;lik ve g&uuml;zelliğin sembol&uuml;, erkeklerde ise din&ccedil;lik belirtisi olarak algılanan boyun i&ccedil;in &lsquo;estetik yapılamaz&rsquo; g&ouml;r&uuml;ş&uuml; hakimdi. Ancak Estetik Plastik ve Rekonstr&uuml;ktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Zafer Atakan, son yıllarda geliştirilen yeni teknikler ve y&ouml;ntemlere ilaveten boyun germe ameliyatıyla; boyundaki buruşukluklara karşı cildin gergin ve d&uuml;zg&uuml;n bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ye kavuşabileceğini s&ouml;yledi. Atakan &#39;boyun b&ouml;lgesi kırışıklıklarının estetik cerrahi y&ouml;ntemleri ile tedavisinde boyun b&ouml;lgesi, y&uuml;z&uuml;n estetik g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;n&uuml; tamamlayan en &ouml;nemli b&ouml;lgedir. Gıdı olarak bilinen &ccedil;ene altı b&ouml;lgesi kilo alındığında yağların toplandığı b&ouml;lgelerden biridir.&nbsp; Aşırı yağlanmanın olduğu durumlarda ise boyun ile &ccedil;ene sanki birleşmiş gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;r. Bu da kişiyi mutsuz ve huzursuz eder. Gıdı b&ouml;lgesinde oluşan yağlar bazı durumlarda kilo verilerek giderilebilir. Ancak kilo verilse bile oluşan cilt elastikiyet kaybı ve&nbsp; boyun kaslarının elastikiyetinin kaybetmesi ile zamanla sarkma, gevşeme ve buruşmalar ortaya &ccedil;ıkar. Oluşan bu deformasyonun giderilmesi i&ccedil;in estetik m&uuml;dahale şarttır.</p>
<p>
	<strong>Boyun Germe Estetiği Nasıl Yapılır?</strong></p>
<p>
	Boyun germe ameliyatı ile deri ve yağ birikimleri boyun b&ouml;lgesinden kaldırılır ve deri altındaki kaslar kesilip dikilerek yeniden yapılandırılır.&nbsp; Boyundaki fazla yağlar alındıktan sonra cildi sıkılaştıracak cihazlarda kullanılır. Ameliyat izleri kulak i&ccedil;i ve kulak arkası sa&ccedil;lı deri gibi alanlarda gizlendiği i&ccedil;in&nbsp; belli olmaz. Yapılan bu işlemden sonra y&ouml;ntemin uygulandığı kişilerde &nbsp;cildin yapısı ve genetik fakt&ouml;rlerin de belirlemesi ile 8-15 yıl arasında kalıcılığı vardır&rsquo; a&ccedil;ıklamasını yaptı.</p>
<p>
	<strong>Canan ERDİL</strong></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Apr 2019 23:04:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/zy5EteCswfXB.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KADINLARA ÖNERİLER...</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kadinlara-oneriler-13633</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kadinlara-oneriler-13633</guid>
                <description><![CDATA[ Birçok ünlünün uğrak yeri olan Chakra Kuaför Güzellik Salonu,başarıdan başarıya koşuyor. Saç tasarımı uzmanı Uğur Yıldız,2019 trendleri ile ilgili bilgi verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Kış aylarında cilt bakımının &ouml;zenli bir şekilde yapılması gerektiğini belirten <strong>Yıldız</strong>,<strong> &lsquo; Cildin durumuna g&ouml;re haftalık 15 g&uuml;nl&uuml;k veya aylık olmak şartıyla d&uuml;zenli bir şekilde medikal cilt bakımı yapılmalıdır. Kış aylarında yaşanan soğuk hava dalgası ile ciltte kuruma meydana geldiği i&ccedil;in yoğun nem i&ccedil;erikli serum ve maskeler kullanılmalıdır</strong>&rsquo;dedi.</p>
<p>
	<strong>KADINLARA &Ouml;NERİM</strong></p>
<p>
	Kadınlara &ccedil;eşitli &ouml;nerilerde bulunan<strong>&nbsp;Uğur Yıldız,&nbsp;&lsquo;2019 i&ccedil;in kadınlara &ouml;nerim; ge&ccedil;mişten gelen g&uuml;zellik ilkesini takip ederek soğuk moda tonları doğal sistem renkleri ile yeni yıla bomba gibi giriş yapabilirler&rsquo;</strong>diye konuştu.</p>
<p>
	<strong>CİLT BAKIMI SADECE KADINLARA &Ouml;ZEL UYGULAMA DEĞİL</strong></p>
<p>
	Cilt bakımının sadece kadınlara &ouml;zg&uuml; bir uygulama olmadığını dile getiren &nbsp;sa&ccedil; tasarımı uzmanı<strong> Uğur Yıldız; &lsquo;Kullandığımız &uuml;r&uuml;n gamı ve kabin boyları olmak &uuml;zere form&uuml;lasyon değerleri &uuml;zerinden değişiklik yaparak kadınlara olduğu gibi g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde erkeklere de merkezlerimizde bakım yapabiliyoruz&rsquo;</strong></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Jan 2019 20:45:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/uzjPvBA9rLZy.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AÇIK TENLİYSENİZ CİLT LEKELERİNE 2 KAT DİKKAT...</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/acik-tenliyseniz-cilt-lekelerine-2-kat-dikkat-12885</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/acik-tenliyseniz-cilt-lekelerine-2-kat-dikkat-12885</guid>
                <description><![CDATA[Sıklıkla yüzde, sırt bölgesinde ve ellerde oluşan cilt lekeleri en çok şikayet edilen problemlerin başında geliyor.   Güneş lekeleri,sivilce izleriya da çillerin neden olduğu görüntü insanların psikolojisini bozuyor. Sigara kullanımı, güneş ışınları ve zararlı maddeler içeren kozmetik ürünlerciltte renk dalgalanmasına ve leke oluşumuna neden olabiliyor.Yaş, genetik yatkınlık ve geçirilen hastalıklar için kullanılan ilaçlar da cildi olumsuz etkileyen diğer etmenler arasında yer alıyor. Memorial Wellness Kozmetik Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ayça Alan Atalay, cilt lekelerinin nedenleri ve tedavi yöntemlerihakkında bilgi verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<strong>Cilt lekelerinin en b&uuml;y&uuml;k etkenlerden biri UV ışınları</strong></p>
<p>
	Cildin homojen renk tonunda meydana gelen ton farklılıkları cilt lekesi olarak nitelendirilmektedir. Ton farklılığına yol a&ccedil;an durumlarmelazma, post-inflamatuarhiperpigmentasyon, solar lentigo (g&uuml;neş lekesi)&nbsp; ve koyu g&ouml;zaltı halkaları başlıkları altında toplanabilmektedir. Melazmayasıklıkla doğurganlık &ccedil;ağındaki kadınlarda rastlanmaktadır. &Uuml;st dudak, burun, yanaklar, &ccedil;ene ve alında d&uuml;zensiz şekilli, keskin sınırlı, koyu veya a&ccedil;ık kahverengi lekelerşeklinde ortaya &ccedil;ıkmaktadır. Gebelerde ve doğum kontrol hapı kullananlarda daha sıklıkla izlenmektedir. Cilt lekelerin oluşumuna bir&ccedil;ok fakt&ouml;r neden olmakla beraber en belirgin olanlar UV ışınları ve&ouml;strojen hormonudur. Genetik yatkınlık ve cilt tipiyle de alakası bulunmaktadır. Epilepsi tedavisinde kullanılan bazı ila&ccedil;lar da melazma lekelerine yol a&ccedil;abilmektedir. Melazma vakalarının 1/3&rsquo;&uuml;nde altta yatan bir neden bulunamamaktadır. Sıcağın,&nbsp; &ouml;zellikle dudak &uuml;zerine uygulanan sıcak ağda uygulamaları sonrası melazma lekelerinin oluşumunu tetikleyebileceği d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmektedir. Gebeliğin sonlanması veya doğum kontrol haplarının kullanımının bırakılmasıyla melazma gerileyebilmekle beraber bazı kişilerde bu s&uuml;re&ccedil; 5 yıllık bir zamanı alabilmektedir.</p>
<p>
	<strong>En &ccedil;ok y&uuml;z b&ouml;lgesi etkileniyor</strong></p>
<p>
	Efelidolarak adlandırılan k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;iller ve lentigo olarak tanımlanan g&uuml;neş lekelerini birbirinden ayırmak g&uuml;&ccedil; olabilmektedir. Lentigo g&uuml;neş lekeleri yaşlıerkeklerde daha sık g&ouml;r&uuml;l&uuml;rken efelidlere gen&ccedil;, a&ccedil;ık renkli ten,sa&ccedil; ve g&ouml;z rengine sahip kadınlarda daha sık rastlanmaktadır. Yaşlı kişilerin %90&rsquo;ında bir veya daha fazla lentigo bulunmaktadır. G&uuml;neş lentigo oluşumunda en &ouml;nemli fakt&ouml;rd&uuml;r. En sık y&uuml;z, el ve sırt b&ouml;lgeleri etkilenmektedir. Post-inflamatuarhiperpigmentasyon ise koyu tenli kişilerde daha sık g&ouml;r&uuml;lmektedir. Akne, egzama, allerjik reaksiyonlar veya yanık sonrası ya da ameliyat izlerinin bulunduğu b&ouml;lgelerde ortaya &ccedil;ıkabilmektedir. Kimyasal peeling ve lazer tedavileri sonrasında da oluşabilmektedir.Melanin pigment artışına bağlı olarak o b&ouml;lgelerdeki cildin koyulaşmasıdır. Koyu g&ouml;zaltı halkaları ise hem erkek hem kadınlarda karşılaşılan bir problemdir. Kişileri olduğundan yaşlı ve yorgun g&ouml;sterebilmektedir.Nedeni &ccedil;ok fazla belli olmamakla birlikte g&ouml;z &ccedil;evresindeki ince derinin damar yapılarını daha belirgin g&ouml;stermesiyle ilgili olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmektedir.</p>
<p>
	<strong>Antioksidan &uuml;r&uuml;nlerle cildi destekleyin</strong></p>
<p>
	Sigara, kılcal damarları daraltarak dolaşımı zayıflatmakta, polisiklikaromatik hidrokarbonlar ( PAH)&nbsp; gibi serbest oksijen radikallerin oluşmasına neden olmaktadır.Bu maddelerkollajen ve elastin &uuml;retiminibozarak cildinmat, cansız, sarımsı bir tonda g&ouml;r&uuml;nmesine neden olabilmektedir. Dolayısıyla sigara kullanımının bırakılması, daha canlı ve parlak g&ouml;r&uuml;n&uuml;ml&uuml;, homojen tonlu bir cilde sahip olunması konusunda fayda sağlayacaktır.Sağlıklı, gen&ccedil; ve lekesiz bir cilt i&ccedil;inantioksidan besinlerden zengin beslenmek, antioksidan i&ccedil;eren nemlendirici ve serumlarla cildi desteklemek gerekmektedir.G&uuml;neş lekeleri, ton farklılıkları,akne ve sivilceizleri i&ccedil;in leke a&ccedil;ıcı altın iğneli radyofrekanstedavileri,mezoterapi uygulamaları, kimyasal peelingler ayrıcare&ccedil;eteyle verilen birtakım ila&ccedil;lar uygulanmaktadır. B&uuml;t&uuml;n bu uygulamalar i&ccedil;in dermatoloji uzmanı doktorların ve modern cihazların bulunduğu tam donanımlı hastaneler tercih edilmelidir.</p>
<p>
	<strong>G&uuml;neş koruyucu kremler her mevsim uygulanmalı</strong></p>
<p>
	Hem melazma hem de lentigo gibi cilt lekelerinden korunmak amacıylag&uuml;neş koruyucularını, her mevsim,d&uuml;zenli kullanmak &ouml;nemlidir. &Ouml;zellikle yaz aylarında UV ışınlarının en etkili olduğu 12.00- 16.00 saatleri arasında &ccedil;ok fazla g&uuml;neşe maruz kalınmamalıdır. Cilt tipine uygun se&ccedil;ilmiş g&uuml;neşten koruyucu kremlerin dışarıya &ccedil;ıkılmadan yarım saat &ouml;nce s&uuml;r&uuml;lmesi ve 3-4 saatlik aralarla tekrarlanması gerekmektedir.Yaz ayları ile itibariyle kimyasalpeeling ve lazer gibi uygulamalar &ccedil;ok tercih edilmemekle birlikte uygun şekilde g&uuml;neşten korunan kişilerdecilt lekelerinin tedavisi yazın da s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilmektedir.Lekelerin a&ccedil;ılması i&ccedil;indermo-kozmetik ve re&ccedil;eteyle yazılabilen &uuml;r&uuml;nler de &ccedil;ok dikkatli bir şekilde g&uuml;neşten korunulduğu takdirde kullanılmaya devam edilebilir.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Jun 2018 19:47:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/WZ8sEYiw9ePF.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YAZIN KİLO VERİN...</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yazin-kilo-verin-12850</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yazin-kilo-verin-12850</guid>
                <description><![CDATA[Eğer kişinin su içme alışkanlığı yoksa gün içerisinde alarm kurarak ya da akıllı telefon uygulamalarını kullanarak hatırlatma ile kazanmaya çalışabilir. Güne 400 ml gibi bir sıvı ile başlayarak da kişi ihtiyacının bir kısmını sabah evden çıkmadan tüketmiş olur ve kalanı gün içerisine dağıtabilir. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Bu i&ccedil;e&ccedil;ekler hem serinletiyor, hem de zayıflatıyor Yaz aylarında g&uuml;nl&uuml;k sıvı ihtiyacının karşılanmasına daha &ccedil;ok dikkat edilmesi gerekiyor. Bu s&uuml;re&ccedil;te yeteri kadar sıvı t&uuml;ketmeyen bireylerde baş ağrısı, baş d&ouml;nmesi, halsizlik gibi şikayetler ortaya &ccedil;ıkarken, daha ciddi sağlık sorunları da ka&ccedil;ınılmaz olabiliyor. Sıvı t&uuml;ketimini sağlıklı bir şekilde artırmak i&ccedil;in bazı &ouml;nerilere dikkat edilmesi gerekiyor. Memorial Bah&ccedil;elievler Hastanesi Beslenme ve Diyet B&ouml;l&uuml;m&uuml;&#39;nden Dyt. Aslıhan Altuntaş, serinleten i&ccedil;ecek tarifleri verdi ve su t&uuml;ketimini artırmak isteyenlere &ouml;nemli tavsiyelerde bulundu. Sabah uyanır uyanmaz su i&ccedil;in Yetişkin bir bireyin g&uuml;nl&uuml;k sıvı ihtiyacı ortalama 2-2,5 litre kadardır. Bu sıvı ihtiyacının en az 1- 1,5 litre kadarı mutlaka su olarak t&uuml;ketilmelidir. Eğer kişinin su i&ccedil;me alışkanlığı yoksa g&uuml;n i&ccedil;erisinde alarm kurarak ya da akıllı telefon uygulamalarını kullanarak hatırlatma ile kazanmaya &ccedil;alışabilir. G&uuml;ne 400 ml gibi bir sıvı ile başlayarak da kişi ihtiyacının bir kısmını sabah evden &ccedil;ıkmadan t&uuml;ketmiş olur ve kalanı g&uuml;n i&ccedil;erisine dağıtabilir. Sabahları kalkar kalmaz ilk yapılacak şey 400 ml kadar suyu t&uuml;ketmek olmalıdır. Kişi akşam yemeğinde 1-2 su bardağı su i&ccedil;ip yatma saatine kadar kalan sıvı ihtiyacını tamamlamalıdır. Kişi eğer su i&ccedil;meyi tadı dolayısı ile sevmiyorsa bu tariflerle hem suyunu tatlandırabilmekte hem metabolizmasının hızlanmasına yardımcı olmakta hem de sağlıklı bir şekilde kilo verebilmektedir. Su i&ccedil;meyi keyifli hale getiren lezzetler 1-1,5 litre suya aşağıdaki malzemeleri koyup 2-3 saat buzdolabında beklettikten sonra t&uuml;ketebilirsiniz. 3-4 dilim kabuklu limon, 3-4 yaprak taze nane, 1 k&uuml;&ccedil;&uuml;k &Ccedil;engelk&ouml;y salatalık, bir tutam maydanoz 1 avu&ccedil; i&ccedil;i kadar &ccedil;ilek, 3-4 yaprak nane, bir tutam dereotu Yarım limonun suyu, 1 ceviz kadar zencefil, yarım yeşil elma, 3-4 yaprak nane Serinleten sağlıklı i&ccedil;ecekler 1 avu&ccedil; dolusu &ccedil;ilek, 1 ince dilim (100 gr) karpuz, 1 su bardağı laktozsuz s&uuml;t, 1 &ccedil;ay kaşığı vanilya blender ya da shakerdan ge&ccedil;irin. 3-4 yaprak nane, 1 k&uuml;&ccedil;&uuml;k boy salatalık, 1 su bardağı yağsız kefir, 1 &ccedil;ay bardağı maden suyu blender ya da shakerdan ge&ccedil;irin. 5-10 dk demlenmiş ve soğutulmuş 1 su bardağı rezene, 1 avu&ccedil; &ccedil;ilek, 1 kutu sade probiyotik yoğurt, 1 &ccedil;ay kaşığı tar&ccedil;ın 1 halka kadar ananas, 1 su bardağı laktozsuz s&uuml;t, 1 &ccedil;ay kaşığı Hindistan cevizi blender ya da shakerdan ge&ccedil;irin.iyigunler.net</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 Jun 2018 11:19:33 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/5xTLtwRFqdjC.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HANGİ YAŞLARDA DÖKÜLÜR…</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/hangi-yaslarda-dokulur-12841</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/hangi-yaslarda-dokulur-12841</guid>
                <description><![CDATA[Kadın tipi saç dökülmesi veya androgenetik alopesi, kadınlarda görülen en sık saç dökülme sebebidir ve genelde tahmin edildiğinden daha yaygındır. 35-40 yaşlarında kadınların %25’inde, 40 yaş üzerinde ise %50’sinde saçlarda dökülme görülür. Saçları dökülen kadınların %20 sinde pozitif aile hikayesi yer alır. Genetik tipteki saç dökülmesinde, kadın genlerini baba ya da anne tarafından almış olabilir. Bu genetik kökenli dökülmelerde aromataz enzimi ve 5 alfa redüktaz enzimleri önemli role sahiptir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Erkeklerdeki d&ouml;k&uuml;lmenin bir numaralı sorumlusu olan 5 alfa red&uuml;ktaz enzimi kadınlarda daha az miktarlarda bulunur. Aromataz enzimi kadınlık hormonları olan estron ve estradiol yapımında yer alır ve DHT miktarını azaltır. Aromataz enzim aktivitesi nedeniyle kadınlarda erkek sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesinden farklı olarak &ouml;n sa&ccedil; &ccedil;izgisinde d&ouml;k&uuml;lme olmaz.</p>
<p>
	Toplumda kadınlarda sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesinin nadir olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lse de %30 kadında yaşamı boyunca en az bir kez sa&ccedil; tellerinde incelme g&ouml;zlenmektedir. Kadınlarda bu durum yaygın olarak t&uuml;m sa&ccedil;larda g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nden ve erkeklerde olduğu gibi tam kellik yaratmadığından &ouml;n sa&ccedil; &ccedil;izgisi genellikle korunur; bundan dolayı kadın tipi d&ouml;k&uuml;lme (incelme ve seyrelme ) nadir olarak algılanır. Bu nadir olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;len ama kadınların 1/3 &uuml;n&uuml; etkileyen durum, kadınların istemediği ve korkulan tam kelliğin sosyal &ccedil;evre tarafından kabul edilemez olması, genellikle sa&ccedil;taki incelmenin ilk safhalarında dahi kadında b&uuml;y&uuml;k moral &ccedil;&ouml;k&uuml;nt&uuml; oluşturabilir. Kadınlar genellikle d&ouml;k&uuml;len ve incelen sa&ccedil;larını &ouml;rtmek, saklamak isterler; hatta hemcinsleri ile problemlerini paylaşmaz, saklarlar. T&uuml;m bu yanlış anlayış ve davranış şekilleri, kadın tipi d&ouml;k&uuml;lmeleri daha zor vakalar haline getirir.</p>
<p>
	Kadınlarda sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lme sebepleri arasında androgenetik kadın tipi sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesi ilk sırada yer alır. Bunun dışında sık rastlanan sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lme sebepleri şunlardır: Hipo ve hipertroidism (sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesi tiroid disfonksiyonunun erken belirtilerinden birisi olabilir ve tedavi sonrasında sa&ccedil;larda d&ouml;k&uuml;lme durur); polikistik over sendromu (kadınların &uuml;reme &ccedil;ağında yaklaşık %10 unda g&ouml;r&uuml;lebilen kalıtımsal bir yumurtalık hastalığı); hamileliğe bağlı hormonal değişiklikler (hamilelik sırasında ge&ccedil;ici olan sa&ccedil; kaybı, sonrasında d&uuml;zelir); menopoza bağlı hormonal değişikliler (menapozun başlamasıyla sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmeleri g&ouml;r&uuml;lebilir ve menapoz sendromlarını d&uuml;zelten ila&ccedil; tedavileriyle d&ouml;k&uuml;lmeler de azalır ve yok olur). Menopoza giren kadınların yaklaşık %80&rsquo;inde sa&ccedil;larda incelme g&ouml;r&uuml;lebilir.</p>
<p>
	Kadınlarda sa&ccedil; kırılmaları, sa&ccedil;larda incelme ya da d&ouml;k&uuml;lme olarak yanlış anlaşılabilir.Kırılmanın sebepleri, sa&ccedil; d&uuml;zleştiriciler, sa&ccedil; yumuşatıcılar, sık sa&ccedil; boyanması ve kalıcı f&ouml;nler (brezilya f&ouml;n&uuml; vs gibi d&uuml;zleştirici ya dalgalandırıcı) olabilir. Ayrıca sa&ccedil;ları &ccedil;ok sıkı olarak bağlamak, &ouml;rg&uuml; yapmak, mısır &ouml;rg&uuml;s&uuml; şeklinde sıkıca şekillendirmek ve gererek arkadan bağlamak da &ccedil;ekmeye bağlı olarak sa&ccedil; folik&uuml;llerini kalıcı harap eder ve sa&ccedil; kaybına neden olur (traction alopecia). Bu t&uuml;r sa&ccedil;ın &uuml;zerinde stres yaratarak zarar veren sa&ccedil; modellerinden ka&ccedil;ınmak gerekli .</p>
<p>
	Sa&ccedil; D&ouml;k&uuml;lmesinin Diğer Nedenleri</p>
<p>
	Dış etmenler, stres, anemi, lupus gibi sistemik bağ doku hastalıkları, kullanılan ila&ccedil;lar, hormonal ve mevsimsel değişiklikler, beslenme problemleri, ağır diyetler, blumia, protein/kalori eksikliği, &ccedil;inko ve esansiyel amino asit eksikliği, malabsorbsiyon (barsak ve sindirim problemleri), A vitamini fazlalığı, genel anestezi, duygusal durum bozuklukları gibi sebeplerle de sa&ccedil;larda d&ouml;k&uuml;lme g&ouml;r&uuml;lebilir.</p>
<p>
	Neyse ki kadın tipi d&ouml;k&uuml;lmeler &ccedil;ok yavaş ilerlediğinden ve incelme &ccedil;ok şiddetli olmadığından kadınlarda tam olarak bir a&ccedil;ıklık oluşumu pek g&ouml;r&uuml;lmez.Stres ve medikal durumların d&uuml;zeltilmesi, altta yatan hastalığın teşhis ve tedavisi ile kadınlarda g&ouml;r&uuml;len sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmeleri durur ve sa&ccedil;lar &ccedil;oğu kez normal durumuna d&ouml;ner.Sa&ccedil; kaybı nedeni plastik cerrahi operasyonlar (y&uuml;z germe, kaş asma ya da alın germe operasyonları) olabilir ve sa&ccedil; ekimi ile d&uuml;zeltilmesi şarttır. Genel olarak hangi durumlarda sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesi kadınlarda kabul edilemez sınırlara ulaşır sorusuna net bir cevap yoktur; kadınların bazıları sa&ccedil; kaybını ve incelmeleri yaşlanmaya bağlı doğal bir s&uuml;re&ccedil; olarak g&ouml;rebilir ve sorun yaratmaz.</p>
<p>
	Telogen Effluvium: Kadınlarda sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesinde genetik tipten sonra en sık g&ouml;r&uuml;len 2. sebeptir. Bu klinik durumda, genellikle t&uuml;m kafa derisindeki sa&ccedil;ların %10&rsquo;u telojen fazındayken &ccedil;ok daha fazla oranda sa&ccedil; folik&uuml;l&uuml; (%30-50 kadar sa&ccedil; ) telojen faza girer ve d&ouml;k&uuml;lmeye başlar. G&uuml;nl&uuml;k sa&ccedil; kayıp miktarı 150-700 tel olabilir ve bu durum genetik tip sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesi ile karışabilir.</p>
<p>
	Stres, anemi, lupus gibi sistemik bağ doku hastalıkları, kullanılan ila&ccedil;lar, hormonal ve mevsimsel değişiklikler, beslenme problemleri, ağır diyetler, blumia, protein/kalori eksikliği, demir, kalsiyum, &ccedil;inko ve esansiyel amino asit eksikliği, malabsorbsion (barsak ve sindirim problemleri), A vitamini fazlalığı, genel anestezi, duygusal durum bozuklukları sa&ccedil;larda &ldquo;telojen effluvium&rdquo; denilen duruma sebep olabilirler. İla&ccedil; kesildiğinde, stres yok olduğunda ya da beslenme problemi d&uuml;zeldiğinde d&ouml;k&uuml;lme durur ve sa&ccedil;lar yeniden &ccedil;ıkar.</p>
<p>
	Hamilelikte sa&ccedil;ların yaklaşık %95 kadarı anajen faza ge&ccedil;er ve sa&ccedil;lar g&uuml;rleşir, sayısı artar.Doğumdan 3 ay sonrasında kadınların yaklaşık 1/3 ya da yarısı kadarında telojen effluviuma bağlı sa&ccedil;larda d&ouml;k&uuml;lme g&ouml;r&uuml;lebilir.</p>
<p>
	Kronik telojen effluvium, teşhisi zor koyulan bir klinik durumdur ve sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesi en az 6 ay devam eder. Kadınları genellikle 30-60 yaşları arasında sıkıntıya sokabilen bu durum, aniden ve belli bir sebep olmadan g&uuml;nde 150-700 tel sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesine neden olabilir. Telojen effluvium %90 kendiliğinden 6 ay ile 6-7 yıl arasında bir s&uuml;rede ge&ccedil;er.Tam kellik oluşturmaz fakat şakak b&ouml;lgesinde kişiden kişiye değişen oranlarda ge&ccedil;ici bir incelmeye sebep olur.Telojen effluvium g&ouml;r&uuml;len kişilerde yaşam boyunca bu durum %40 oranında tekrarlayabilir ve sa&ccedil;lar yine d&ouml;k&uuml;lebilir.</p>
<p>
	Anajen effluvium: Kemoterapi ila&ccedil;ları &ldquo;anajen effluvium&rdquo; denilen &ccedil;ok daha yaygın ve şiddetli bir d&ouml;k&uuml;lmeye sebep olabilirler. Bu durumda sa&ccedil;lar anajen fazı i&ccedil;indeyken aniden, birka&ccedil; g&uuml;nle birka&ccedil; hafta i&ccedil;inde d&ouml;k&uuml;lmeye başlarlar. G&uuml;n i&ccedil;inde binlerce sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;l&uuml;r ve sa&ccedil;ların yaklaşık %80-90 ı kaybedilebilir.Kemoterapi sonrasında ila&ccedil;ların kesilmesinden sonra sa&ccedil;lar geri d&ouml;ner.Radyasyon, zehirlenmeler (talyum ve arsenik gibi) bazı ila&ccedil;lar ve endokrin hastalıklarına bağlı metabolik &ccedil;&ouml;kmeler de anajen effluviuma neden olabilir. Radyasyon dışındaki diğer sebeplerde sa&ccedil;lar mutlaka geri gelir ve tekrar &ccedil;ıkarlar.</p>
<p>
	Alopesi areata: Kadınlarda g&ouml;r&uuml;len sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmelerinde en sık rastlanan 3. Sebeptir. Skar (iz) bırakmayan, genetik k&ouml;kenli otoimmun hastalıktır. Sa&ccedil;ların yer yer lokalize olarak aniden d&ouml;k&uuml;lmesi şeklinde g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.V&uuml;cutta kıl bulunan her yerde g&ouml;r&uuml;lebilen tekrarlayıcı bir hastalıktır. En sık g&ouml;r&uuml;len tipi kaşlarda ve sa&ccedil;lı deride g&ouml;r&uuml;len, yama tarzında para şeklinde yuvarlak ya da oval d&ouml;k&uuml;lme paternidir. Sa&ccedil;lar 1/3 oranında 6 ay -1 yıl arasında kendiliğinden &ccedil;ıkarlar.1/3 oranında kesin kayıp yaşanabilir ve sa&ccedil;lar bir daha &ccedil;ıkmayabilir. Kafa derisindeki sa&ccedil;ların tamamının kaybına alopesi totalis; v&uuml;cuttaki t&uuml;m kılların kaybına ise alopesi universalis adı verilir.</p>
<p>
	%80 hastada yaşam boyunca aynı b&ouml;lgede kıl kaybı tekrarlayabilir.Otoimmun (v&uuml;cut kendi sa&ccedil; k&ouml;klerini yabancı cisim olarak g&ouml;r&uuml;p bağışıklık sistemi ile saldırmakta) nedenli olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmekte. Neden olarak boşanma , yakın kaybı gibi stres ve endişe durumları sorumlu tutulmakta ama şu an i&ccedil;in alopesi areata nedeni tam olarak bilinmiyor. En sık tedavi şekli topikal veya enjeksiyon şeklinde kullanılan steroidler. Tedavide alopesi durumu 1 yıldan daha az s&uuml;rd&uuml;yse daha iyi sonu&ccedil;lar alınabilir; uzun s&uuml;ren d&ouml;k&uuml;lmelerde tedavi oranı daha d&uuml;ş&uuml;k. Yaklaşık olarak olguların %90&rsquo;ında d&ouml;k&uuml;lme durduktan sonra 3-6 ay i&ccedil;inde sa&ccedil;lar kendiliğinden tekrar &ccedil;ıkar. Trixowell Serum kullanımı sa&ccedil;ların tekrar &ccedil;ıkmasına yardımcı olur.</p>
<p>
	Traction Alopesi: Genellikle sa&ccedil;larını sıkıca arkaya doğru toplayan; kaynak sa&ccedil;ları aynı yerde uzun s&uuml;re kalarak ağırlık yapan veya sa&ccedil;larını &ouml;rg&uuml; yaparak gergin şekilde arkaya doğru &ccedil;eken kadın ve erkeklerde bu &ccedil;ekme kuvvetine bağlı olarak sa&ccedil; k&ouml;klerinde hasar meydana gelir ve kalıcı d&ouml;k&uuml;lme yaşanabilir.Genellikle d&ouml;k&uuml;lme, şakak b&ouml;lgesinde ve yan taraflardaki sa&ccedil; &ccedil;izgisi hattında g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.</p>
<p>
	Skatrisyel alopesi : Deride oluşan yaralanmaya/enflamasyona bağlı olarak sa&ccedil; folik&uuml;llerinin kalıcı olarak hasar g&ouml;rmesi ve buna bağlı sa&ccedil; kaybına biz skatrisyel alopesi demekteyiz. Bu t&uuml;r genetik olmayan sa&ccedil; kayıpları genel olarak 2 kısma ayrılabilir:</p>
<p>
	1)Primer skatrisyel alopesiler: Bunlar otoimmun hastalıklar olup (k&uuml;tan&ouml;z lupus eritamatosus, liken planoplaris, frontal fibrozan alopesi, folik&uuml;litis decalvans, keloid akne, nekrotizan akne&hellip; gibi) genellikle sa&ccedil; k&ouml;k&uuml;ne bağışıklık sistemi saldırısı sonucunda sa&ccedil; kaybı yaşanmakta. Nedeni tam olarak bilinmiyor.</p>
<p>
	2)Sekonder skatrisyel alopesiler: Nedenleri fiziksel ya da kimyasal travmalar (kimyasal madde yaralanmaları, yanık, travma, operasyonlar, b&ouml;cek ısırması, radyasyon vb); doğuştan genetik deri anomalilerine bağlı sa&ccedil; kayıpları (aplasia cutis congenita vb&hellip;); bakteriyal , viral, protozoal ya da mantar enfeksiyonları; enflamatuar dermatolojik hastalıklar (sedef, pitriasis, morfea, skleroderma, sarkoidoz gibi); ila&ccedil;lar ve &ccedil;eşitli kanser t&uuml;rleri olabilir . Sa&ccedil;ların kişinin kendisi tarafından uzun s&uuml;reli yolunmasına bağlı (trikotillomanya) ya da &ccedil;ekmeye bağlı sekonder skatrisyel alopesi olabilir. Bu t&uuml;r sekonder sa&ccedil; kayıplarında, sa&ccedil; k&ouml;kleri tamamen zarar g&ouml;r&uuml;r ve zaman i&ccedil;inde sa&ccedil;lar tekrar &ccedil;ıkmaz.Sa&ccedil; ekimi şarttır.</p>
<p>
	Trikotillomania: Obsesiv-kompulsiv psikolojik bir rahatsızlık ve/veya alışkanlık haline getirilmiş şekilde sa&ccedil;lı deride veya v&uuml;cutta her hangi bir b&ouml;lgenin devamlı yolunmasıdır. Zaman i&ccedil;inde devamlı surette sa&ccedil;ın &ccedil;ekilmesi sonucunda o b&ouml;lgede bir boşalma ve d&ouml;k&uuml;lme olur. Uzun s&uuml;reli trikotillomania, kalıcı kellik b&ouml;lgeleri oluşturan bir skatrisyel alopesidir. En masum şekli televizyon seyrederken ya da bir şey okurken sa&ccedil;ını &ccedil;ekme/yolma şeklinde g&ouml;r&uuml;l&uuml;rken, şiddetli vakalarda ayna karşısında rit&uuml;elistik şekilde kişinin sa&ccedil;ını yolması şeklinde olabilir.Kişiler &ccedil;oğunlukla yaptıkların işin kendilerine zarar verdiğini bilir ve pişmanlık duyar.</p>
<p>
	Kadın Sa&ccedil; D&ouml;k&uuml;lme Tipleri</p>
<p>
	Kadınlarda sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesinin nadir olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lse de %30 kadında yaşamı boyunca en az bir kez sa&ccedil; tellerinde incelme g&ouml;zlenmekte. Kadınlarda d&ouml;k&uuml;lme yaygın olarak t&uuml;m sa&ccedil;larda g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nden ve &ouml;n sa&ccedil; &ccedil;izgisi genellikle iyi korunduğundan, d&ouml;k&uuml;lme, incelme ve seyrelme ge&ccedil; d&ouml;nemde algılanır. D&ouml;k&uuml;lme şekli kadınların %90&rsquo;ında yaygın olup t&uuml;m sa&ccedil; tellerinde g&ouml;r&uuml;l&uuml;rken; %10&rsquo;unda erkeklerde olduğu gibi yanlarda a&ccedil;ılma olabilir; fakat erkeklerde olduğu gibi tam kellik yaratmaz.</p>
<p>
	Daha &ouml;nce a&ccedil;ıkladığımız gibi kadınlarda 3 tip d&ouml;k&uuml;lme şekli olabilir:</p>
<p>
	1. Diff&uuml;z (yaygın): T&uuml;m sa&ccedil;lı deride g&ouml;r&uuml;lebilen &ccedil;am ağacı benzeri,</p>
<p>
	2. Lokalize: Yer yer sa&ccedil;larda incelme şeklinde,</p>
<p>
	3. Nadir olarak paternli (erkek tipi) sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lme şekli.</p>
<p>
	Genetik sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesinde en sık g&ouml;r&uuml;len yaygın tip d&ouml;k&uuml;lmelerde sa&ccedil;ın d&ouml;k&uuml;lme miktarına bağlı olarak yapılan &rdquo;Ludwig&rdquo; klasifikasyonu ş&ouml;yledir:</p>
<p>
	Tip 1 hafif d&ouml;k&uuml;lme: Erken d&ouml;nem d&ouml;k&uuml;lmedir. İyi bir tarama ile rahatlıkla sa&ccedil; kaybı kamufle edilebilir.Cerrahi m&uuml;dahaleye gerek yoktur.&Ouml;n sa&ccedil; &ccedil;izgisi korunmuştur.</p>
<p>
	Tip 2 orta derece d&ouml;k&uuml;lme: Orta kısımda ciddi a&ccedil;ılma ve sa&ccedil; hacminde azalma mevcuttur. &Ouml;n sa&ccedil; &ccedil;izgisi korunmuştur.Ense ve yan taraftaki sa&ccedil;lar sağlıklı ise sa&ccedil; ekimi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lebilir.</p>
<p>
	Tip 3 ileri derece d&ouml;k&uuml;lme: Tepe kısmına bakıldığında deri g&ouml;r&uuml;n&uuml;r haldedir ve &ouml;n sa&ccedil; &ccedil;izgisi de sa&ccedil; kaybından etkilenmiştir. Sa&ccedil;lardaki incelme had safhada ve yaygındır. Uygun adaylarda tek se&ccedil;enek sa&ccedil; ekimi olmalıdır. Bu &uuml;&ccedil; tipteki d&ouml;k&uuml;lmede de sa&ccedil;larda yaygın incelme vardır ve &ouml;n sa&ccedil; &ccedil;izgisi 1 ve 2.derece d&ouml;k&uuml;lmede korunmuştur. Hangi tipte olursa olsun sa&ccedil;lı kafa derisinin &uuml;st ve yan kısımlarında sağlıklı sa&ccedil; k&ouml;kleri ve yapısı mevcutsa, bu kadınlara sa&ccedil; ekimi yapılabilir.</p>
<p>
	Kadınlarda g&ouml;r&uuml;len sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lme tiplerindeki bir diğer klasifikasyon da Savin sınıflamasıdır: Burada sa&ccedil;larda g&ouml;r&uuml;len total incelme g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alınır ve daha detaylı bir sınıflamadır. İlk 8 şemada sa&ccedil;larda incelme ve a&ccedil;ılma azdan &ccedil;oğa doğru sınıflanmıştır. 9. resimde g&ouml;r&uuml;len erkek tipi şakaklarda a&ccedil;ılma ve 8. resimde g&ouml;r&uuml;len yaygın d&ouml;k&uuml;lme/&uuml;st tarafta a&ccedil;ılma &ccedil;ok nadir g&ouml;r&uuml;len sa&ccedil; kayıp tipleridir.<span style="color: rgb(0, 102, 33); font-family: arial, sans-serif; font-size: 14px; white-space: nowrap;">trixowell.com</span></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 02 Jun 2018 19:03:29 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/X68FsThY5Zl9.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SÜPER MASKE TARİFİ...</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/super-maske-tarifi-12834</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/super-maske-tarifi-12834</guid>
                <description><![CDATA[Bizi çılgına çeviren siyah noktalar için süper bir çözüm. Bu maske sivilcelerin ve izlerinin kökünü kazıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	1 yumurta akı</p>
<p>
	1/2 &ccedil;ay kaşığı kil</p>
<p>
	1/4 &ccedil;ay kaşığı limon suyu</p>
<p>
	Kabarana kadar yumurta akı &ccedil;ırpın ve daha sonra kil ve limon suyu ekleyin, iyice karıştırın. Bu karışım y&uuml;z&uuml;n&uuml;zdeki siyah nokta eğilimli alanlarda bir macun etkisi oluşturacak. 10 dakika sonra ılık su ile durulayın.www.saglikguzellikbakim.com</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 Jun 2018 12:30:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/AcdRiEVpkNSW.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÜZELLİĞİN SIRLARI...</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/guzelligin-sirlari-12826</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/guzelligin-sirlari-12826</guid>
                <description><![CDATA[Güzellik ve bakım dünyası sürekli olarak kendini yeniliyor. Gelişen teknolojiyle de birlikte her türlü soruya bir cevap bulabilen kozmetik dünyası içinde kaybolmamak ne mümkün? Yine de bazı taktikler var ki, üzerinden kaç yıl geçerse geçsin, geçerliliğini asla kaybetmiyor. Biz de bu taktikleri 20 adımda seninle paylaşmak istedik.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<em><strong>Sıra sende</strong></em></p>
<p>
	Hangi yaştan ve nereden olursan ol, bu ipu&ccedil;ları her zaman işine yarayacak!</p>
<p>
	1. İstenmeyen t&uuml;ylerden kurtulma y&ouml;ntemin jiletse, tıraş i&ccedil;in sa&ccedil; kremi kullanabilirsin. Tıraş jeline g&ouml;re &ccedil;ok daha yumuşak ve sağlıklı bir etkisi olacaktır.</p>
<p>
	2. Ojelerinin daha &ccedil;abuk kuruması i&ccedil;in ellerini soğuk suyun altında bekletebilirsin.</p>
<p>
	3. Herhangi bir ruju toz pudra ve bir mendil yardımıyla matlaştırabilirsin.</p>
<p>
	4. Kirpik kıvırıcını sa&ccedil; kurutma makinesiyle ısıtarak daha uzun s&uuml;re kıvrık kirpiklere sahip olabilirsin.</p>
<p>
	5. &Ccedil;atlamış ve kabuklanmış dudaklarına, hindistan cevizi yağı ve kahverengi şeker kullanarak peeling yapabilirsin.</p>
<p>
	6. Maskara uygularken kirpiklerinin arkasına kartvizit tutarak, maskaranın g&ouml;z kapaklarına bulaşmasını &ouml;nleyebilirsin.</p>
<p>
	7. Kaşlarının altına beyaz far s&uuml;rerek, daha kalkık g&ouml;r&uuml;nmelerini sağlayabilirsin.</p>
<p>
	8. U&ccedil;uşan sa&ccedil;larının g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;n&uuml; yumuşatmak i&ccedil;in el kremi kullanabilirsin.</p>
<p>
	9. Sabahları şiş g&ouml;zlerle uyanmaktan ka&ccedil;ınmak i&ccedil;in sırt &uuml;st&uuml; uyuyabilirsin.</p>
<p>
	10. Bronzlaştırıcı kullanarak burnunu daha ince ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k g&ouml;sterebilirsin.</p>
<p>
	11. Su dalgaları elde etmek i&ccedil;in nemli sa&ccedil;larını geceden &ouml;rerek uyuyabilirsin.</p>
<p>
	12. Y&uuml;z&uuml;n&uuml; daha ince g&ouml;stermek i&ccedil;in bronzlaştırıcı kullanabilirsin.</p>
<p>
	13. Fond&ouml;tenini nemlendiricinle karıştırarak parlak bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m elde edebilirsin.</p>
<p>
	14. Kaşlarını toparlamak i&ccedil;in renksiz dudak kremi kullanabilirsin.</p>
<p>
	15. Tel tokalarının daha sağlam tutuşlu olması i&ccedil;in, tokaları ters y&uuml;z ettikten sonra tokalara sa&ccedil; spreyi sıkabilirsin.</p>
<p>
	16. Rujunun taşmasını engellemek i&ccedil;in renksiz dudak kalemi kullanabilirsin.</p>
<p>
	17. U&ccedil;uşan sa&ccedil;larını yatıştırmak i&ccedil;in diş fır&ccedil;ası ve sa&ccedil; spreyi kullanabilirsin. Diş fır&ccedil;asıyla sa&ccedil;larını hafif&ccedil;e tarayarak sa&ccedil; spreyi sık.</p>
<p>
	18. M&uuml;kemmel eyeliner uygulaması i&ccedil;in noktalar halinde uygulama yaparak daha sonra bu noktaları birleştirebilirsin.</p>
<p>
	19. At kuyruğunu iki tane lastik toka kullanarak daha uzun ve daha hacimli g&ouml;sterebilirsin.</p>
<p>
	20. G&ouml;z farını uygulamadan &ouml;nce, far fır&ccedil;asını ıslatarak rengin daha yoğun ve ışıltılı olmasını sağlayabilirsin. MAKYAJ.COM</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 30 May 2018 17:31:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/3DbA2rcE95VY.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title> EN İYİ 30 GÜZELLİK SIRRI...</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/-en-iyi-30-guzellik-sirri-12819</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/-en-iyi-30-guzellik-sirri-12819</guid>
                <description><![CDATA[Dünyanın en iyi güzellik uzmanlarına danıştık ve kimseyle paylaşmadıkları sırları bize anlatmalarını istedik. Kadife gibi bir ciltten, ışık saçan... Dünyanın en iyi güzellik uzmanlarına danıştık ve kimseyle paylaşmadıkları sırları bize anlatmalarını istedik. Kadife gibi bir ciltten, ışık saçan saçlara; seksi dudaklardan, göz kamaştırıcı bakışlara kadar en etkili güzellik sırlarını öğrenmek için okumaya devam edin.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	1 . &ldquo;G&uuml;neş ışığı cildinizin en b&uuml;y&uuml;k d&uuml;şmanıdır. Bu y&uuml;zden benim bir numaralı tavsiyem nemlendiricinizin &uuml;zerine, fond&ouml;teninizin altına uygulayacağınız bir g&uuml;neş koruyucu krem olacak.&rdquo; International Dermal Institute eğitim m&uuml;d&uuml;r&uuml;, Sally Penford</p>
<p>
	2. &ldquo;Şakaklar &ccedil;oğu insanda sa&ccedil;sızlık sorununun yaşandığı b&ouml;lgelerdir. Bu y&uuml;zden sa&ccedil;larınızı boyatmaya gittiğinizde uzmanın, bu b&ouml;lgelere ekstra dikkat etmesi gerekir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; renk a&ccedil;ma işlemi yoğun olduğunda bu b&ouml;lgedeki sa&ccedil; tellerinin kırılmasına veya incelmesine neden olabilir. Eğer sa&ccedil; renginizi d&uuml;zenli olarak a&ccedil;tırıyorsanız, sa&ccedil;larınızı boyayan kişiye, işleme sa&ccedil; hattının biraz gerisinden başlamasını s&ouml;yleyin.&rdquo; 10 Years Younger g&uuml;zellik merkezi sa&ccedil; uzmanı, Andrew Burton</p>
<p>
	3. &ldquo;Belirgin buklelerden ziyade havalı kumsal dalgalarına sahip olmak istiyorsanız, sa&ccedil;larınızı, u&ccedil;ları serbest kalacak şekilde, kalın sa&ccedil; maşasıyla şekillendirin. İşin sırrıysa maşanın silindir kısmını yavaş&ccedil;a aşağı yukarı hareket ettirmekte gizli. B&ouml;ylece ısının, yarattığınız bukleye eşit olarak yayılmasını sağlamış olacaksınız. Sa&ccedil; fır&ccedil;asıyla tarayıp bukleleri yumuşatın.&rdquo; Windle&amp;Moodie sa&ccedil; tasarım at&ouml;lyesinin kurucusu, Neil Moodie</p>
<p>
	4. &ldquo;Dudaklarınızın tamamını dudak kalemiyle &ccedil;er&ccedil;evelemektense yalnızca &uuml;st dudağınızı, orta kısmı hafif&ccedil;e dağıtarak belirginleştirin. Bu işlem otomatikman dudaklarınızın daha dolgun g&ouml;r&uuml;nmesini sağlayacak&rdquo; Cheryl Cole&rsquo;un makyaj artisti, Caroline Barnes</p>
<p>
	5. &ldquo;Makyaj bazını yalnızca &ouml;zel buluşmalarınızda değil her makyajda kullanın. Bu işlem makyajınızın g&ouml;zeneklerinize dolmasını &ouml;nlemekle kalmayacak, daha uzun s&uuml;re kalıcılığını korumasını da sağlayacak.&rdquo; M.A.C&rsquo;ten makyaj uzmanı, Debbie Finnegan</p>
<p>
	6. &ldquo;V&uuml;cut losyonunuzu her zaman sıkmaya karar verdiğiniz parf&uuml;mden sonra uygulayın. B&ouml;ylece kokuyu m&uuml;h&uuml;rlemiş ve kalıcılığını uzun s&uuml;re korumasını sağlamış olacaksınız.&rdquo; Parf&uuml;m&ouml;r, Roja Dove&nbsp;</p>
<p>
	7. &ldquo;Uzun olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z kaşları kesinlikle cımbızla almayın. Onlar kaşınıza şeklini veren tellerdir. Bu dengeyi bozduğunuzda, kaşlarınızın kaş kemiğinizle olan senkronunu, dolayısıyla şeklini de bozmuş olacaksınız.&rdquo; Kaş uzmanı, Shavata</p>
<p>
	8. &ldquo;Bir buz k&uuml;p&uuml; alın, kumaş mendilin i&ccedil;ine koyun ve t&uuml;m y&uuml;z&uuml;n&uuml;zde 3 ile 5 kere gezdirin. Cildiniz gerilip canlı bir pembeliğe kavuşana kadar işlemi devam ettirin. Emin olun, bu işlem Botox&rsquo;tan &ccedil;ok daha etkili bir sonu&ccedil; verecek.&rdquo; Cilt uzmanı, Ole Henriksen</p>
<p>
	9. &ldquo;Sa&ccedil;larınıza asla &ccedil;ok fazla &uuml;r&uuml;n kullanmayın. Ben her ne kadar m&uuml;şterilerime, &ccedil;alıştığım model ve &uuml;nl&uuml;lere bu kuralı tekrarlasam da onlar yine de fazla &uuml;r&uuml;n kullanmaya devam ediyorlar. 50 kuruş ebadında şampuan ve sa&ccedil; kremi ve 10 kuruş ebadında sa&ccedil; serumu yeterli olacaktır.&rdquo; &Ouml;d&uuml;ll&uuml; kuaf&ouml;r, Phill Smith</p>
<p>
	10. &ldquo;Yeni sa&ccedil; trendleri kendinizi iyi hissettirmiyorsa ve sizi olduğunuz kişinin dışına &ccedil;ıkarıyorsa onların k&ouml;lesi olmaktan ka&ccedil;ının. Kendinize, y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze ve stilinize hangisinin yakıştığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsanız onu uygulamaya devam edin.&rdquo; &Uuml;nl&uuml;lerin sa&ccedil; tasarımcısı, Lee Stafford</p>
<p>
	11. &ldquo;Aşırı derecede egzersiz yapmak zararlı sonu&ccedil;lar doğurabilir. Aşırı kilo kaybı y&uuml;z ovalinizin bozulmasına ve dolayısıyla olduğunuzdan yaşlı g&ouml;r&uuml;nmenize neden olur. Egzersiz elbette gerekli ama dengeli olduğu s&uuml;rece!&rdquo;</p>
<p>
	12. &ldquo;Dudaklarınızın daha dolgun g&ouml;r&uuml;nmesini istiyorsanız, dudak &ccedil;evrenizi ışıltılı, renksiz bir aydınlatıcıyla &ccedil;er&ccedil;eveleyin. İşlemi fond&ouml;teninizi uyguladıktan sonra, rujunuzu s&uuml;rmeden &ouml;nceger&ccedil;ekleştirin.&rdquo; Est&eacute;e Lauder kreatif makyaj direkt&ouml;r&uuml;, Tom Pecheux</p>
<p>
	13. &ldquo;Doğal yoğurdun i&ccedil;indeki protein kurumuş sa&ccedil; tellerini yumuşatır. Bunu etkili bir sa&ccedil; maskesi olarak kullanabilirsiniz.&rdquo; Wella Professionals, sa&ccedil; bakım ve şekillendirme uzmanı, Desmund Murray</p>
<p>
	14. &ldquo;Eğer cildiniz i&ccedil;in krem temizleyici kullanıyorsanız, mutlaka işleme alkols&uuml;z bir tonikle devam edin. B&ouml;yleceg&ouml;zeneklerinizi derinlemesine temizleyerek bir sonraki aşamaya hazırlamış olacaksınız.&rdquo; Elemis markasının &uuml;r&uuml;n m&uuml;d&uuml;r&uuml;, Noella Gabriel</p>
<p>
	15. &ldquo;Yorgun g&ouml;zler i&ccedil;in biraz likit aydınlatıcıyı g&uuml;nl&uuml;k g&ouml;z altı kapatıcınızla karıştırıp uygulayın. Işığı yansıtma etkisinden faydalanarak daha aydınlık ve canlı bakışlara sahip olacaksınız.&rdquo; Sienna Miller&rsquo;ın makyaj uzmanı, Lee Pycroft</p>
<p>
	16. &ldquo;Eğer &ccedil;ok hassas bir cilde sahip değilseniz, g&uuml;nl&uuml;k peeling uygulaması yapın. Bu işlem cildin alt katmanlarına oksijeni taşıyacak kan dolaşımını hızlandırır ve sizi &ccedil;ok daha sağlıklı g&ouml;sterir.&rdquo; Bliss ve Soap&amp;Glory&rsquo;nin yaratıcısı, Marcia Kilgore</p>
<p>
	17. &ldquo;&Uuml;st kirpiklere mavi, alta ise m&uuml;rd&uuml;m rengi maskara uygulamak g&ouml;zlerinizi &ccedil;ok daha belirgin ve parlak hale getirir. Ne kadar iltifat alacağınızı uyguladığınızda g&ouml;receksiniz. Bana sonra teşekk&uuml;r edersiniz!&rdquo; Benefit Cosmetics baş makyaj artisti, Lisa Potter-Dixon</p>
<p>
	18. &ldquo;Her ne renk oje s&uuml;rerseniz s&uuml;r&uuml;n zemine mutlaka koruyucu bir baz uygulayarak tırnaklarınızın boyanmasını &ouml;nleyin. B&ouml;ylelikle ojeyi uygularken daha homojen bir sonu&ccedil; elde edecek, &ccedil;ıkarırken de zorluk &ccedil;ekmeyeceksiniz.&rdquo; Victoria Beckham&rsquo;ın tırnak uzmanı, Andrea Fulerton</p>
<p>
	19. &ldquo;Herhangi bir sa&ccedil; şekillendirme &uuml;r&uuml;n&uuml; uygulamadan &ouml;nce sa&ccedil;larınızın y&uuml;zde 70 oranında kuru olmasına &ouml;zen g&ouml;sterin.Sa&ccedil;larınız ne kadar ıslaksa uyguladığınız &uuml;r&uuml;n&uuml; o kadar &ccedil;ok seyreltecek ve bu da d&uuml;ş&uuml;k performans elde etmenize neden olacak.&rdquo; Silvikrin&rsquo;in kreatif direkt&ouml;r&uuml;, Michael Douglas</p>
<p>
	20. &ldquo;Y&uuml;z&uuml;n&uuml;z&uuml; sıkıştırarak kırışıklıklara neden olmak istemiyorsanız sırt &uuml;st&uuml; yatmaya &ouml;zen g&ouml;sterin. Burundan dudaklara kadar olan &ccedil;izgilerin oluşumunda bu yatma şekli olduk&ccedil;a etkili.</p>
<p>
	21. &ldquo;G&uuml;zellik rutininizin bir par&ccedil;ası olarak her zaman cilt yağı kullanın. Esansiyel yağlar &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k molek&uuml;llerden yapıldıkları i&ccedil;in cildin en derin katmanlarına kadar penetre olabilme yeteneğindedirler. Sonu&ccedil;ta ortaya &ccedil;ıkansa &ccedil;ok daha canlı ve parlak bir cilttir.&rdquo; Aromatherapy Associates&rsquo;in başkanı ve kurucusu, Geraldine Howard</p>
<p>
	22. &ldquo;Rujunuzun daha kalıcı olmasını istiyorsanız dudaklarınızın &uuml;zerine ince bir kat pe&ccedil;ete yapıştırıp pe&ccedil;etenin &uuml;zerinden transparan pudra uygulayın.&rdquo; Make Up Academy makyaj artisti, Lisa Valencia</p>
<p>
	23. &ldquo;G&ouml;z altı kapatıcınızı yalnızca g&ouml;z&uuml;n&uuml;z&uuml;n alt kısmına değil, g&ouml;z pınarlarına ve hatta burun kemerine kadar uygulamayı ihmal etmeyin.&rdquo; Myface Cosmetics&rsquo;in kreatif direkt&ouml;r&uuml;, Kay Monato</p>
<p>
	24 .&ldquo;Spor salonunuzdaki buhar odası ya da saunayı dev bir terapi tankı gibi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n. Ben her spor sonrasında saunaya girmeden &ouml;nce, sa&ccedil;larıma bir maske uygulayıp onları havluya sararım. Ve tabii biraz y&uuml;z maskesi, biraz da v&uuml;cut yağının bir zararı olmaz &ouml;yle değil mi?&rdquo; Aussie sa&ccedil; bakım uzmanı, Liz Ta w</p>
<p>
	25. &ldquo;Sa&ccedil; boyama seansını ka&ccedil;ıran sarışınlar, sa&ccedil; diplerinden &ccedil;ıkan koyu rengi gizlemek i&ccedil;in talk pudrası kullanabilirler. Bu sizi bir sonraki randevuya kadar idare edecek ideal y&ouml;ntemdir.&rdquo; Sa&ccedil; stilisti, Jonathan Long</p>
<p>
	26. &ldquo;Esmerseniz ve sa&ccedil; renginiz g&uuml;neşte a&ccedil;ıldıysa, duş sonrasında bir şişe kola kullanarak rengi biraz da olsa dengeleyebilirsiniz. Beş dakika bekleyip durulayın, sa&ccedil; kreminizi uygulayın.&rdquo; Charles Washington sa&ccedil; renklendirme uzmanı ve takım y&ouml;neticisi, Carolyn Newman</p>
<p>
	27. &ldquo;G&uuml;nde bir dakika boyunca bacaklarınızı duvara dayayacak şekilde amuda kalkın. Bu beyne ve baş b&ouml;lgesine; y&uuml;ze ve cilt dokusuna oksijen akışını ciddi oranda hızlandırarak detoksa yardımcı olur.&rdquo; Amazing Face cilt bakım uzmanı ve kurucusu, Emma Hardie</p>
<p>
	28. &ldquo;G&ouml;zlerinizin daha aydınlık g&ouml;r&uuml;nmesi i&ccedil;in g&ouml;z pınarlarınıza şampanya tonlarında bir far s&uuml;r&uuml;n. Bu işlem aynı zamanda daha b&uuml;y&uuml;k g&ouml;r&uuml;nmelerini sağlayacak.&rdquo; Dior uluslararası g&uuml;zellik uzmanı, Shane Paish</p>
<p>
	29. &ldquo;Cansız g&ouml;r&uuml;nen sa&ccedil;larınızı hacimli hale d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmek i&ccedil;in başınızı &ouml;ne eğin, parmaklarınızla sa&ccedil; dibinize bir dakika boyunca masaj yaparak bu b&ouml;lgedeki kan dolaşımını hızlandırın. Başınızı tekrar kaldırdığınızda ne kadar harika g&ouml;r&uuml;nd&uuml;klerine inanamayacaksınız.&rdquo; Kate Winslet&rsquo;ın sa&ccedil; tasarımcısı, Jennie Roberts</p>
<p>
	30. &ldquo;Oje s&uuml;rerken dalgalanmaların olmasını &ouml;nlemek i&ccedil;in fır&ccedil;anın tırnağınızın tamamını kaplamasına ve yeterince oje barındırmasına &ouml;zen g&ouml;sterin. Fır&ccedil;ayı tekrar şişeye sokup oje s&uuml;rmeye devam ettiğinizde istemediğiniz sonu&ccedil;lar ortaya &ccedil;ıkabilir.&rdquo; Tırnak uzmanı, Sophie Robson</p>
<p>
	Derleyen Ezgi Tanlak/onedio.com</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 May 2018 18:50:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/Gpq2DziIoVfW.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>UYARDILAR...</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/uyardilar-11960</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/uyardilar-11960</guid>
                <description><![CDATA[ ABD’de yapılan bir araştırma, elma kabuğundaki zararlı tarım kimyasallarının, yıkansa dahi temizlenmediği sonucunu açıkladı. Buna göre elmayı 15 dakika kabartma tozu solüsyonunda bekletmek gerekiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	ABD&#39;de yapılan bir araştırmaya g&ouml;re, elma kabuğundaki zararlı tarım kimyasalları yıkansa dahi temizlenmiyor.</p>
<p>
	&nbsp;15 DAKİKA KABARTMA TOZU SOL&Uuml;SYONUNDA BEKLETMEK GEREKİYOR</p>
<p>
	&nbsp;Massachusetts &Uuml;niversitesi&#39;nden bilim insanlarının ger&ccedil;ekleştirdiği araştırmaya g&ouml;re, elmayı insana zararlı bu kimyasallardan arındırmak i&ccedil;in 15 dakika kadar kabartma tozu sol&uuml;syonunda bekletmek gerekiyor.</p>
<p>
	SUYLA YIKANINCA TEMİZLENMİYOR</p>
<p>
	Bilim insanları bu araştırmayı, biri mantar diğeri b&ouml;cek i&ccedil;in kullanılan iki ayrı pestisit &uuml;zerinde ger&ccedil;ekleştirdi. Independent gazetesinde sonu&ccedil;ları yer alan araştırmaya g&ouml;re, musluk suyuyla yapılan yıkama elma kabuğundaki bu kimyasalları gidermiyor.</p>
<p>
	Kabartma tozu sol&uuml;syonuna yapılan 15 dakikalık işlem sonrası ise elma kabuğundaki pestisidin y&uuml;zde 80 ila 96 oranında giderildiği g&ouml;zlemlendi. Araştırmacılar, elmanın kabuğunu soymanın zararlı kimyasaldan kurtulmanın bir yolu olduğunu ama bu şekilde elma kabuğundaki besleyici vitaminlerin de kaybedildiği belirtildi.</p>
<p>
	TARIM İLA&Ccedil;LARININ İNSAN SAĞLIĞINA ZARARI VAR</p>
<p>
	Pestisitler yani tarım ila&ccedil;ları, t&uuml;m d&uuml;nyada geniş bir şekilde kullanılıyor ve fakat bu kimyasalların insan sağlığına etkileri konusunda da son yıllarda artan bir şekilde endişeler dile getiriliyor.</p>
<p>
	Kaynak: BBC</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Oct 2017 16:48:18 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/ZsAYhkovzIfS.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ON YİYECEKTEN UZAK DURUN</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/on-yiyecekten-uzak-durun-10542</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/on-yiyecekten-uzak-durun-10542</guid>
                <description><![CDATA[Sağlıklı dişlere sahip olmak için günde 2 kere dişlerimizi fırçalamamız, diş ipi kullanmamız ve düzenli aralıklarla diş hekimi kontrolüne gitmemiz gerektiğini unutmayın...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Sağlıklı dişlere sahip olmak i&ccedil;in g&uuml;nde 2 kere dişlerimizi fır&ccedil;alamamız, diş ipi kullanmamız ve d&uuml;zenli aralıklarla diş hekimi kontrol&uuml;ne gitmemiz gerektiğini belirten Bağcılar Hospitadent Diş Hastanesi Başhekimi Diş Hekimi Oğuz Kara</p>
<p>
	&quot;Ancak bunun yanında hangi gıdaların dişlerimize ne kadar zarar verdiğini de bilmemiz gerekir.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&Ouml;zellikle dişler i&ccedil;in en zararlı ve uzak durulması gereken şey yiyecek ve i&ccedil;eceklerin i&ccedil;erisindeki asittir. Asit, gıdaların i&ccedil;inde direk bulunabileceği gibi aldığımız besinlerdeki karbonhidratların ağızdaki bakteriler tarafından aside d&ouml;n&uuml;şmesiyle de oluşur. Dişlere en &ccedil;ok zarar veren karbonhidrat ve asit i&ccedil;eren gıda ve i&ccedil;eceklerden m&uuml;mk&uuml;n olduğu kadar uzak durulması gerekmektedir&quot; dedi.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Bağcılar Hospitadent Diş Hastanesi Başhekimi Diş Hekimi Oğuz Kara,sağlıklı bir g&uuml;l&uuml;mseye sahip olmak i&ccedil;in uzak durulması gereken 10 zararlı yiyeceği ve i&ccedil;eceği a&ccedil;ıkladı.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Sigara:Diş ve diş etlerine zarar verir,ağız kokusuna neden olur.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Alkol: T&uuml;k&uuml;r&uuml;k ağızımızdaki plağın ve asidin etkisini azaltacak ilk savunmamızdır. Bu y&uuml;zden ağız kuruluğuna sebep olacak her şey diş i&ccedil;in zararlıdır. Alkol de ağız kuruluğuna sebep olacağı i&ccedil;in kullanılmaması gereken bir i&ccedil;ecektir.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Meyve Suları : PH&#39;ı 7 den d&uuml;ş&uuml;k olan gıdalar dişlere zarar verir. PH &#39;I 2,5 olduğu i&ccedil;in meyve suları da dişlere zararlıdır</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Limon : PH&#39;ı 2 olduğu i&ccedil;in dişler i&ccedil;in zararlıdır.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Kola : En zararlı i&ccedil;eceklerden biridir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hem fosforik asithem şeker hem de sitrik asit i&ccedil;erir.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Enerji i&ccedil;eceği : Sitrik asit ve şeker i&ccedil;erdiklerinden dolayı dişler i&ccedil;in zararlıdırlar.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Yapışık gıdalar (lokum, jeli bon vb.) : Tatlı şekerlemelerden daha zararlıdır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; daha fazla şeker verirler ve aynı zamanda sitrik asit i&ccedil;erirler.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Kuru Meyve: Kuru meyveler karbonhidrat ihtiva eder. Aynızamanda kuru meyveler yapışkanlığı sebebiyle ağız i&ccedil;inde daha uzun s&uuml;re kalır. S&uuml;rekli kuru meyve yiyip dişlerinizi fır&ccedil;alamamanız dişlerinizin &ccedil;&uuml;r&uuml;mesine sebep olur.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Buz : Buz &ccedil;iğnemek iyi bir fikir değildir. Buz &ccedil;ok serttir. Eğer eski b&uuml;y&uuml;k dolgularınız varsa buz yediğiniz zaman &ccedil;ok kolay bir şekilde dişleriniz kırılabilir. Soğuk aynı zamanda dişlerinizin kamaşmasına sebep da olabilir.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Beyaz Ekmek : T&uuml;k&uuml;r&uuml;kte bulunan amiloz enzimi karbonhidratları şekere &ccedil;eviren enzimdir. Fakat şekeri zararlı kılan şey ağızdaki bakterilerin şekeriyemesi ve asit ortaya &ccedil;ıkarmasıdır. Eğer ağızda hi&ccedil; plak yoksa şekeri aside &ccedil;evirecek ve diş &ccedil;&uuml;r&uuml;ğ&uuml; oluşturacak bir şey de yoktur.İYİGUNLER.NET</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 Apr 2016 05:16:33 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/FJZ7MuvR8WNA.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ZEKAYI GELİŞTİREN YİYECEKLER</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/zekayi-gelistiren-yiyecekler-10410</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/zekayi-gelistiren-yiyecekler-10410</guid>
                <description><![CDATA[Yemek.com, zihnimize iyi bakan, unutkanlığı azaltan, zeka gelişimini tetikleyen yiyecekleri yeni listesinde bir araya getirdi. Rehber niteliği taşıyan bu listeyi buzdolabının kapağına asmakta fayda var. Kuru yemişlerden kırmızı soğana, patatesten üzüme, bu özelliklerini hiç bilmediğimiz pek çok yiyecek, keskin bir zekaya ihtiyaç duyduğum her durumda bizlere destek olmaya hazır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;İnsan her durumda yaratıcı d&uuml;ş&uuml;nmeye, zihnini daha &ccedil;ok geliştirmeye ve beynini g&uuml;&ccedil;lendirmeye mecbur. İster şu yeni hızlanan bahar d&ouml;neminde derslerle boğuşalım, isterseniz de iş yerinde &lsquo;ses getirecek&rsquo; bir projeyle uğraşalım. &lsquo;Zihin a&ccedil;ıklığı&rsquo; dileklerine ne kadar ihtiyacımız varsa, zihnimize iyi bakacak yiyeceklere de en az o kadar ihtiyacımız vaz. Yemek.com,Bin Tane Sudoku &Ccedil;&ouml;zm&uuml;ş Gibi Zeka Geliştiren 13 Kahraman Yiyeceklistesi ile, hafızayı ve zekayı g&uuml;&ccedil;lendiren yiyecekleri listeledi.</p>
<p>
	&Ccedil;ilek bunamayı geciktiriyor</p>
<p>
	&Ccedil;ilek, i&ccedil;eriğinde barındırdığı fisetin adlı madde sayesinde zihnin daha fazla ve verimli &ccedil;alışmasını sağlıyor. Bununla birlikte uzun vadede hafıza kaybının etkilerini azaltıp, bunamayı geciktiriyor.</p>
<p>
	Bitter &ccedil;ikolata beyne oksijen taşıyor</p>
<p>
	Bitter &ccedil;ikolatanın i&ccedil;inde yoğun miktarda bulunan magnezyum ve antioksidanlar, beyne oksijen taşıyarak beynin daha aktif &ccedil;alışmasını sağlıyor. Uzmanlar sınavlardan, sunumlardan &ouml;nce bitter &ccedil;ikolata yenilmesi tavsiye ediyor.</p>
<p>
	Tahıllar B vitamini kaynağı</p>
<p>
	&Ouml;nemli bir B vitamini kaynağı olan tahıllar, kan şekerini dengeleyerek beynin harekete ge&ccedil;mesini sağlıyor. Kahvaltılarda tam tahıllı ekmek tercih etmek faydalı oluyor.</p>
<p>
	Patates zihnin verimli &ccedil;alışmasını sağlıyor</p>
<p>
	Patates kan şekerini yavaş ve dengeli bir şekilde y&uuml;kselterek, zekanın daha verimli &ccedil;alışmasına olanak tanıyor. Ancak yağda kızartılan patates bu &ouml;zelliklerini yitirebiliyor.</p>
<p>
	Kuru yemişler unutkanlığı azaltıyor</p>
<p>
	Ceviz, fındık, kaju, badem, yer fıstığı, ay &ccedil;ekirdeği, susam, keten tohumu gibi E vitamini bakımından zengin olan kuru yemişler, i&ccedil;erdiği yağ asitleri sayesinde unutkanlıkla savaşan kahramanlar arasında. &Ouml;nerilen miktar ise her g&uuml;n bir avu&ccedil; kadar.</p>
<p>
	Yoğurt odaklanmayı g&uuml;&ccedil;lendiriyor</p>
<p>
	İ&ccedil;inde bulunan tirozin isimli madde hafızayı g&uuml;&ccedil;lendirip, beyni uyarıyor. Bu sayede beyin, meşgul olduğu konuya daha &ccedil;ok odaklanma sağlıyor.</p>
<p>
	&Uuml;z&uuml;m problem &ccedil;&ouml;zmeyi kolaylaştırıyor</p>
<p>
	&Uuml;z&uuml;m ve &uuml;z&uuml;m suyu, dopamin salgılanmasını artırarak problemler karşısında daha etkili şekilde &ccedil;&ouml;z&uuml;m &uuml;retmemizi sağlıyor; bu yeteneğimizi g&uuml;&ccedil;lendiriyor.</p>
<p>
	&Ouml;zellikle &ccedil;ocuklar i&ccedil;in &ccedil;ok faydalı</p>
<p>
	Taze fasulye lif ve proteini bir arada barındıran nadir yiyeceklerden birisidir. Uzmanlar bu etkilerin &ouml;zellikle &ccedil;ocuklarda daha etkili bir şekilde zeka gelişimini etkilediğini savunuyor.</p>
<p>
	Kırmızı soğan hafızayı g&uuml;&ccedil;lendiriyor</p>
<p>
	Kırmızı soğan, hafızayı geliştiren ve unutkanlığı &ouml;nleyen quercetin isimli bileşen bakımından zengindir. Aynı zamanda iyi de bir folik asit kaynağıdır.</p>
<p>
	Kırmızı ve turuncu sebzeler beyin sağlığında yardımcı</p>
<p>
	&Ouml;zellikle domates, havu&ccedil; ve kırmızıbiberde bulunan antioksidan beynin daha uzun s&uuml;re sağlıklı kalmasını sağlıyor.</p>
<p>
	Somon omega-3 kaynağı</p>
<p>
	Balık t&uuml;ketimi genel olarak hayli sağlıklı ancak omega-3 bakımından &ccedil;ok zengin olan somonun zeka gelişimi i&ccedil;in ayrı bir yeri var. Bu sayede somon hem beynin korunması hem de hafızayı g&uuml;&ccedil;lendirmeyi sağlıyor.</p>
<p>
	Yağsız kırmızı et demir deposu</p>
<p>
	Yağsız ve sinirsiz kısımdan oluşan kırmızı et tam bir demir deposu olup, &ouml;zellikle sağlıklı alyuvarlar i&ccedil;in vazge&ccedil;ilmez bir kaynak &ouml;zelliği taşıyor. Bu şekilde de beyin gelişimi i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k yarar sağlıyor.</p>
<p>
	Yaban mersini strese karşı savunma sağlıyor</p>
<p>
	D&uuml;zensiz beslenme, aşırı yoğun spor, stres ve yorgunluk gibi etkenlerin ortaya &ccedil;ıkardığı oksidatif adı verilen stres t&uuml;r&uuml;, hafızanın işlevlerini son derece olumsuz etkiliyor. Yaban mersini buna karşı savunma sağlıyor. Ayrıca &ouml;zellikle yaşa bağlı unutkanlığı geciktirmesi bilinen en b&uuml;y&uuml;k faydalarından birisi.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Feb 2016 20:26:37 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/YcPzaM3uWyZr.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YAPMANIZ GEREKEN</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yapmaniz-gereken-10259</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yapmaniz-gereken-10259</guid>
                <description><![CDATA[“Zayıflamak için ne yapmalıyım?” sorusunu bende sık sık kendime soruyorum. Yani bariz olan “gün boyu gıdalardan alınan kalorinin yakılan kaloriden az olması” dışında kalan zayıflamak için neler yapılabilir, diyetimi bozmadan nasıl devam edebilirim, nasıl daha kısa sürede kilo verebilirim ve verdiğim kiloyu nasıl koruyabilirim gibi sorular kafamı kurcalıyor. Kilo vermeyi başardığım diyetleri düşününce zayıflamak için ilk kural olarak önce zihnen hazır olmak gerektiği ortaya çıkıyor. İnsan kendini zihnen zayıflamaya odakladığında öyle veya böyle gerisi geliyor. Tabii kendine uygun bir diyet programı bulmak, düzenli egzersiz gibi önemli noktaları da atlamamak lazım.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Zayıflamak İ&ccedil;in Neler Yapmalı?</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Temel Kural: Fazla kilolarınız varsa bu kilolardan kurtulmak i&ccedil;in uymanız gereken temel kural aldığınız kalorinin yaktığınız kaloriden az olmasıdır. &Ouml;rneğin metabolizma hızınız 1500 ise ve d&uuml;zenli olarak egzersiz yapmıyorsanız yiyeceklerden 1800 kalori almak sizin mevcut kilonuzu korumanızı sağlayacaktır. Ancak aldığınız kalori miktarını 1500&rsquo;e d&uuml;ş&uuml;r&uuml;p 200 kaloriyi de egzersizle harcarsanız alınan ve yakılan kalori farkı 500&rsquo;e &ccedil;ıkar. Bu eksi kalori değerini ne kadar uzun s&uuml;re devam ettirirseniz o kadar kilo &ccedil;ok verebilirsiniz.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Hedefinizi Belirleyin: Aslında hedef sadece 5-10 kilo vermek değil beslenme şeklinde yapılan hataların d&uuml;zenlenerek daha sağlık bir beslenme programına ge&ccedil;ilmesi olmalı. Ama insan yine de bir kilo hedefi belirleyip o hedefe yaklaştık&ccedil;a kendini iyi hissediyor ve diyetine olan bağlılığı artıyor. Bu nedenle &ouml;nce kendinize ger&ccedil;ek&ccedil;i bir kilo verme hedefi belirleyin.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Yaşınıza, boyunuza, metabolizma hızınıza g&ouml;re ideal kilonuzun ne olduğunu belirledikten sonra &ldquo;2 ayda 10 kilo vereceğim&rdquo; yada &ldquo;her hafta 1 kilo&rdquo; gibi hedefler se&ccedil;in.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	G&uuml;nl&uuml;k Tutun: Bir diyet g&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; tutmak diyet yaparken yaptığınız doğruları ve yanlışları bir anda g&ouml;rmek a&ccedil;ısından olduk&ccedil;a yararlı bir alışkanlıktır. Her &ouml;ğ&uuml;n neler yediğinizi, belirlediğiniz diyet programının dışında bir şey yiyip yemediğinizi, yemekleri nasıl hazırladığınızı (haşlama, kızartma, fırında gibi), o g&uuml;n yaptığınız egzersizi ve ka&ccedil; kalori alıp ka&ccedil; kalori yaktığınızı bu g&uuml;nl&uuml;ğe yazabilirsiniz. Eğer g&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; detaylı olarak tutarsanız diyetiniz hakkında &ouml;nemli veriler birikmeye başlayacaktır. &Ouml;rneğin 1 hafta boyunca ne yemişsiniz, ka&ccedil; dakika egzersiz yapmışsınız, ka&ccedil; kalori alıp ka&ccedil; kalori harcamışsınız gibi.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Diyet g&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; tutarak nerelerde doğru veya nerelerde yanlış yaptığınızı net olarak g&ouml;rebilirsiniz.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	&Ouml;ğ&uuml;n Atlamayın: Diyete başladığımızda &ouml;ğ&uuml;n atlayarak daha az kalori almaya &ccedil;alışmak hepimizin d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; bir tuzak. Tuzak diyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml; belki &ouml;ğ&uuml;n atlandığında o &ouml;ğ&uuml;nden alınacak kaloriden kurtuluyoruz ancak bu durum metabolizmamızı yavaşlatarak g&uuml;n boyu yaktığımız kalori miktarını d&uuml;ş&uuml;r&uuml;yor (1). A&ccedil; kalmanın yarattığı halsizlik, s&uuml;rekli a&ccedil;lık hissiyle boğuşma hali ve bir sonraki &ouml;ğ&uuml;nde a&ccedil;lıktan dolayı fazla kalori alma riski de cabası. Bu konuda yapılan, yani diyet yaparken &ouml;ğ&uuml;n atlayanlar ve en az 3 &ouml;ğ&uuml;n yemek yiyenler arasında yapılan araştırmalara g&ouml;re 3 &ouml;ğ&uuml;n yemek yiyenlerin diğerlerine oranla daha fazla kilo verdikleri tespit edilmiş.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Uzun s&uuml;re &ouml;ğ&uuml;n atlayarak, kendinizi a&ccedil; bırakarak yaptığınız diyet neticesinde yağ yerine kas dokusu kaybı yaşayabilirsiniz.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Ev Yemekleri: Beslenme tarzının zayıflama &uuml;zerine etkisi hakkında yapılan &ccedil;alışmalar yemeklerini evde yiyenlerin dışarıda yiyenlere oranla daha fazla kilo verdiğini ortaya koyuyor. Bunun nedeni olarak restoranda yemek yemenin &ouml;ğ&uuml;nlerin b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; kontrol etmeyi zorlaştırdığı ve restoranda yemek yemenin evde yemek hazırlamaktan &ccedil;ok daha kolay olduğu i&ccedil;in kişinin daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğu g&ouml;steriliyor. Tabii evde yemek hazırlamak yoğun iş temposunda her zaman m&uuml;mk&uuml;n olmuyor ancak dışarıda yediğiniz &ouml;ğ&uuml;n sayısını ne kadar azaltırsanız o kadar iyi.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	İzinli olduğunuz g&uuml;nler hafta i&ccedil;i yiyeceğiniz 2-3 g&uuml;nl&uuml;k yemeği hazırlayarak her g&uuml;n yemek yapma derdinden biraz olsun kurtulabilirsiniz.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Su İ&ccedil;in: &ldquo;G&uuml;nde en az 8 bardak su i&ccedil;ilmeli&rdquo; &ouml;ğ&uuml;d&uuml;n&uuml; t&uuml;m doktorlardan, beslenme uzmanlarından, k&ouml;şe yazarlarından, haberlerden ve t&uuml;m diğer kaynaklardan duyduk, okuduk. Bu sağlık a&ccedil;ısından olduğu kadar zayıflamak a&ccedil;ısından da &ouml;nemli &ccedil;&uuml;nk&uuml; su mideyi doldurarak tokluk hissini uzatıyor ve bunu &ldquo;0 kalori&rdquo; ile yapıyor (2).</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Yemeklerden 30 dakika &ouml;nce su i&ccedil;mek yemek sırasında daha az kalori almanıza yardımcı olacaktır.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Listenizi Hazırlayın ve Ona Bağlı Kalın: 1 hafta boyunca yiyeceğiniz t&uuml;m &ouml;ğ&uuml;nleri detaylı olarak planlayın, kağıda d&ouml;k&uuml;n ve plana sadık kalın. Bu sayede ne kadar kalori aldığınızı ne kadar kalori harcadığınızı daha kolay takip edebilirsiniz. Bu y&ouml;ntem aynı zamanda istenmeyen atıştırmalıkların &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ecektir. Listeyi hazırlarken ger&ccedil;ek&ccedil;i olmak listeye sadık kalabilmeniz a&ccedil;ısından &ouml;nemli. Sevdiğiniz yemekleri tamamen liste dışı tutmayın.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Haftanın 1 g&uuml;n&uuml; &uuml;zerinizdeki stresi atmak i&ccedil;in &ldquo;diyet tatili&rdquo; ilan edebilir ve tadını &ouml;zlediğiniz yemekleri aşırıya ka&ccedil;madan bu g&uuml;nde yiyebilirsiniz.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Daha Fazla Hareket Edin: İş alınan kalorinin ne kadar egzersiz yaparak yakılacağı konusuna gelince durum biraz i&ccedil; karartıcı olabiliyor. &Ouml;rneğin 1 adet simitin i&ccedil;erdiği kaloriyi yakmak i&ccedil;in neredeyse 1.5 saat tempolu y&uuml;r&uuml;mek gerekiyor veya 1 dilim beyaz ekmekle gelen kaloriyi yakmak i&ccedil;in 5-6 dakika koşmak gerekiyor. Ancak egzersiz hala zayıflamak isteyenlerin 1 numaralı yardımcısı (3). Fazla kaloriyi egzersizle yakmak &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;k kalorili bir diyet yapmaya &ccedil;alışmaktan &ccedil;ok daha sağlıklı ve kolay. Daha &ccedil;ok y&uuml;r&uuml;meye &ccedil;alışın, işten eve d&ouml;nerken veya eve d&ouml;nd&uuml;kten sonra dışarı &ccedil;ıkıp 30-45 dakika tempolu olarak y&uuml;r&uuml;y&uuml;n.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Haftada en az 150 dakika spor yapabilirseniz daha kolay kilo verir ve kendinizi daha din&ccedil; hissedersiniz.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Zayıflamak İ&ccedil;in Yapılması Gereken Diğer Şeyler</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Her g&uuml;n tartılmak yerine haftada 1 tartılın. &Ouml;nemli olan 1 haftada ka&ccedil; kilo verdiğiniz değil az da olsa kilo vermeye devam etmeniz (4).</div>
<div>
	Her &ouml;ğ&uuml;nden &ouml;nce ve sonra 1 b&uuml;y&uuml;k bardak su i&ccedil;in.</div>
<div>
	Yakın &ccedil;evrenize diyet yaptığınızı s&ouml;yleyerek onlardan moral desteği alın.</div>
<div>
	Bir araştırmaya g&ouml;re zayıflayacağı konusunda arkadaşlarıyla iddiaya girenler daha &ccedil;abuk kilo veriyor (5).</div>
<div>
	Kola ve ambalajlı meyve suları i&ccedil;meyin. Diyet bile olsa hazır meyve suyu yerine taze sıkılmış meyve suyu i&ccedil;in.</div>
<div>
	Yatağa girmeden 2 saat &ouml;nce bir şeyler yemeyi bırakın.</div>
<div>
	Kilo veremiyorum diye stres yapmayın. Stres sadece daha fazla yemek yemenize veya y&uuml;ksek kalorili atıştırmalıklara y&ouml;nelmenize neden olur.</div>
<div>
	Her hafta hedeflediğiniz kiloyu veremeyebilirsiniz. Bu normal ve herkes i&ccedil;in ge&ccedil;erli bir durum. Bu gibi haftalarda kendinize y&uuml;klenmeyin.</div>
<div>
	kaynak: http://iyigelenyiyecekler.com/zayiflamak-icin-yapilmasi-gerekenler-nelerdir/#sthash.vsJrI91f.dpuf</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 Dec 2015 13:50:16 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/AXqiLkf5tC8a.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DOĞAL GÖRÜNÜMLÜ KAŞ</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dogal-gorunumlu-kas-10234</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dogal-gorunumlu-kas-10234</guid>
                <description><![CDATA[Dolgun kaş rüzgarı bu sezonda esmeye devam ediyor, birkaç adımda siz de doğal görünümlü kaşlara sahip olabilirsiniz.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
	4 adımda dolgun kaşlar</div>
<div>
	Kaş, karmaşık ve dikkat gerektiren bir konu gibi g&ouml;r&uuml;nse bile aslında bazı ufak hilelerle kaşlarınız olduğundan daha d&uuml;zg&uuml;n ve şekilli g&ouml;r&uuml;nebilir. Son zamanlarda dolgun ve d&uuml;zg&uuml;n g&ouml;r&uuml;nen kaşlar olduk&ccedil;a moda. Bu nedenle kaş şekillendirme tekniklerini ve kaş taramanın nasıl yapıldığını &ouml;ğrenebilmeniz i&ccedil;in işte size birka&ccedil; ipucu...</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	1- Kaşlarınızı taramadan &ouml;nce</div>
<div>
	Kaş fır&ccedil;asını elinize almadan &ouml;nce bilmeniz gereken bazı şeyler var. Daha dolgun ve doğal g&ouml;r&uuml;nen kaşlar daha gen&ccedil; bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;n yanında, sofistike bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m de sağlar. Ancak kaşlarınız, g&ouml;zlerinizi kapatmak yerine daha da belirgin olmalarını sağlamalıdır. &Ccedil;ok fazla ince olmaması şartıyla, kaşlarınız y&uuml;z&uuml;n&uuml;z&uuml; hoş bir şekilde &ccedil;er&ccedil;evelemelidir. D&uuml;zg&uuml;n şekillendirilmiş bir kaş, g&ouml;zlerinizi vurgular ve daha canlı bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m sağlar bu y&uuml;zden kaşlarınızın d&uuml;zg&uuml;n şekillendiğinden emin olmalısınız.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	2- Kaş uzatmak</div>
<div>
	Şekil vermeden &ouml;nce, kaşlarınız uzayana kadar şekillendirmeyin. Yeterince uzadığını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z zaman şekillendirme işlemine ge&ccedil;ebilirsiniz. Biraz sabrettikten sonra bu g&ouml;r&uuml;n&uuml;me deydiğini g&ouml;receksiniz.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	3- Şekillendirme y&ouml;ntemi</div>
<div>
	Ağda hem kaş şeklini bozduğundan, hem de cildinizin en hassas noktası olan g&ouml;z &ccedil;evrenize zarar verdiğinizden dolayı ağda yaptımayınız. Bu nedenle cımbız kullanarak kaşlarınızı şekillendirmelisiniz. Bu sayede kontrol&uuml;n sizde olmasını sağlayabilirsiniz.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	4- Kaş fır&ccedil;ası kullanma zamanı</div>
<div>
	Kaşlarınızı doğal ve kalıcı g&ouml;stererek daha dolgun bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me sahip olmak i&ccedil;in kaş kalemi kullanmalısınız. Kaşlarınızı boyadıktan sonra, daima yukarı doğru tarayın ve ardından eğer kaşlarınız uzunsa yavaş&ccedil;a yana doğru hafif hareketlerle tarayınız.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 21 Nov 2015 13:43:50 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/hUzj4ubEBI58.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NASIL BAKIM YAPILMALI...</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/nasil-bakim-yapilmali-10227</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/nasil-bakim-yapilmali-10227</guid>
                <description><![CDATA[Çatlayan Dudaklar İçin   200 gram susam yağı  50 gram bal mumu  Bal mumunu benmari usulü eritin.(ocakta kaynayan suyun içine bir kap yerleştirin. Yerleştirdiğiniz kabın içinde bal mumunu eritin.) Susam yağını ilave edin. Karışımı hergün dudaklarınıza sürün. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
	Dolgun Dudaklar İ&ccedil;in&nbsp;</div>
<div>
	1 tatlı kaşığı bal&nbsp;</div>
<div>
	2-3 damla zeytin yağı</div>
<div>
	Malzemeleri karıştırın. Diş fır&ccedil;ası yardımıyla dudaklarınıza s&uuml;r&uuml;n.&nbsp;</div>
<div>
	Dudak maskesi&nbsp;</div>
<div>
	1 yumurta sarısı&nbsp;</div>
<div>
	5 gr yulaf&nbsp;</div>
<div>
	Yumurta sarısını bir kaseye koyun ve yulafla karıştırarak macun kıvamına getirin. Karışımı dudaklara ve dudak kenarlarındaki cilde s&uuml;r&uuml;n. 10 dk sonra suyla durulayarak &ccedil;ıkarın. Bu maske dudaklarınızdaki &ouml;l&uuml; deriyi &ccedil;ıkaracak, kuruluğu alacak, kırışıklıları yok edecek, yumuşak ve p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z olmasını sağlayacaktır.&nbsp;</div>
<div>
	Harika Dudaklar İ&ccedil;in Maske&nbsp;</div>
<div>
	1/2 salatalık&nbsp;</div>
<div>
	1 yemek kaşığı bal&nbsp;</div>
<div>
	1 yemek kaşığı yoğurt&nbsp;</div>
<div>
	Salatalığı yıkayın ve kabuğunu soyun. Blendıra koyarak suyunu &ccedil;ıkarın. Bal ve yoğurdu ekleyerek iyice karıştırın. Elde ettiğiniz maskeyi dudaklara ve dudak kenarlarındaki cilde s&uuml;r&uuml;n. 15 dk sonra yıkayarak &ccedil;ıkarın. Bu maske dudaklarınızı nemlendirecek, p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z ve sağlıklı olmasını sağlayacaktır.&nbsp;</div>
<div>
	Mucizevi Dudak Maskesi&nbsp;</div>
<div>
	1 adet domates&nbsp;</div>
<div>
	1 yemek kaşığı bal&nbsp;</div>
<div>
	1 yemek kaşığı yoğurt&nbsp;</div>
<div>
	Domatesi blendıra koyarak suyunu &ccedil;ıkarın. &Uuml;zerine bal ve yoğurdu ekleyerek karıştırın. Elde ettiğiniz maskeyi dudaklara ve dudak kenarlarındaki cilde s&uuml;r&uuml;n. 15 dk sonra durulayarak &ccedil;ıkarın. Bu maske dudakları nemlendirip, kuruluğu almanın yanı sıra, kırışıkları yok eder, dudakların elastikiyetini, yumuşak ve p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z olmasını sağlar&nbsp;</div>
<div>
	KKuruyan Dudaklara Maske&nbsp;</div>
<div>
	1 yemek kaşığı toz şeker</div>
<div>
	1 tatlı kaşığı bal&nbsp;</div>
<div>
	5-6 damla greyfurt suyu&nbsp;</div>
<div>
	Malzemeleri karıştırın ve dudaklarınıza s&uuml;r&uuml;n. 5 dk boyunca &ccedil;ok nazik bir şekilde peeling yapın. B&ouml;ylece dudaklarınız p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z ve yumuşacık olacaktır.&nbsp;</div>
<div>
	&nbsp;</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Nov 2015 12:44:08 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/nhUq941PtGgO.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DOĞRU ALLIK İLE DAHA İNCE BİR YÜZ</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dogru-allik-ile-daha-ince-bir-yuz-10219</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dogru-allik-ile-daha-ince-bir-yuz-10219</guid>
                <description><![CDATA[Pembe ve kayısı tonlarındaki allıklar sizi daha enerjik ve dinç gösterir. Fakat allığınızı elmacık kemiklerinin altına sürmemeye dikkat edin. Çünkü çökük yanaklar sizi daha yaşlı gösterir. Genç görünmek için kendinizi elma yanaklı yapmalısınız. Tabi ki abartmadan! Allığı nereye sürmeniz gerektiğini bilmiyorsanız, aynanın önüne geçin ve gülümseyin. Yanaklarınızın öne çıkan kısmına hafif darbelerle allığı sürün.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Kaşlarınızı &ouml;ne &ccedil;ıkarın</div>
<div>
	Sarışın veya kumralsanız kaş kalemi ile kaşlarınızın &uuml;zerinden ge&ccedil;in. Sonra kalemle boyadığınız yeri pamuklu &ccedil;ubuk yardımıyla hafif&ccedil;e dağıtın. Son olarak kaşlarınızı fır&ccedil;alayın. Eğer kaş fır&ccedil;anız yoksa bunun i&ccedil;in diş fır&ccedil;ası kullanabilirsiniz. Şeffaf rimellerde bu konuda &ccedil;ok işe yararlar. Kuru diş fır&ccedil;asının &uuml;zerine sprey sıkın ve kaşlarınızı fır&ccedil;alayın. B&ouml;ylece belirgin kaşlar y&uuml;z&uuml;n&uuml;z&uuml; daha ince g&ouml;sterecek ve dikkatleri g&ouml;zlerinize toplayacaktır.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	A&ccedil;ık renkli farlar tercih edin</div>
<div>
	Canlı renk farlar kullanmaktan ka&ccedil;ının. &Ouml;rneğin fildişi, vanilya veya s&uuml;tl&uuml; kahve gibi renkler tercih edebilirsiniz. Bu sayede kaşlarınız daha kalkık ve g&ouml;zleriniz daha b&uuml;y&uuml;k g&ouml;r&uuml;necektir. Kahverengi farı g&ouml;z kapağınızın dış k&ouml;şesine s&uuml;rd&uuml;kten sonra aplikat&ouml;r ile farı i&ccedil;e doğru yayın ve yukarıya doğru dağıtın. Kaşlarınızın altına ise sadece a&ccedil;ık renkli bir far kullanın. Ayrıca kahverengi far g&ouml;z kenarlarınızda bulunan şişlikleri, hatta g&ouml;zaltı torbalarınızı kamufle eder. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; koyu renklerin kullanıldığı alanlar daha az g&ouml;ze &ccedil;arpar.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Dudak kalemi şart</div>
<div>
	Yaş ilerledik&ccedil;e dudaklar incelir ve kenarlarında ince &ccedil;izgiler belirmeye başlar. Yaşlılığı belli eden b&ouml;yle bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;den kurtulmak i&ccedil;in ilk yapmanız gereken dudak kalemi ile dudaklarınızın kenarlarına &ccedil;er&ccedil;eve &ccedil;izmeniz. B&ouml;ylelikle rujunuzun taşmasını da engellemiş olursunuz. Dudak kaleminde tercih edeceğiniz renkler pembe veya turuncu tonlarında olmalı. Gen&ccedil; bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml; i&ccedil;in &ouml;nce dudaklarınıza pudra s&uuml;r&uuml;n. Bu rujun &ouml;mr&uuml;n&uuml; uzatacaktır. Sonra rujunuzu ve en son da parlatıcınızı s&uuml;r&uuml;n.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Gıdınızı kamufle edin</div>
<div>
	&Ccedil;enenizin sivri ucuna parlak pudra s&uuml;r&uuml;n. B&ouml;ylece &ccedil;enenizi &ouml;ne &ccedil;ıkarırsınız ve gıdınız ikinci planda kalır. Aynı şekilde eğer &ccedil;eneniz &ccedil;ok i&ccedil;eride kalıyorsa, &ccedil;enenizin altına bir ton koyu pudra s&uuml;rerek o b&ouml;lgenin &ccedil;&ouml;k&uuml;k g&ouml;r&uuml;nmesini sağlarsınız. B&ouml;ylece &ccedil;eneniz biraz daha &ouml;n plana &ccedil;ıkmış olur. Y&uuml;z&uuml;n&uuml;z&uuml;n kalan kısmına ise ten renginize uygun makyaj yapın.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Kak&uuml;l &ccedil;ok iyi kapatır!</div>
<div>
	Eğer alnınızda kırışıklıklar belirginleştiyse, biraz per&ccedil;emin hi&ccedil; sakıncası olmaz. Kak&uuml;l hem sizi daha gen&ccedil; g&ouml;sterir, hem de kırışıklıkları gizler.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Fond&ouml;ten se&ccedil;imi</div>
<div>
	Piyasaya yeni &ccedil;ıkan fond&ouml;tenlerin bir &ccedil;oğunda lifting &ouml;zelliği bulunuyor. Bu tip fond&ouml;tenlerin y&uuml;z&uuml; sıkılaştırma &ouml;zelliği olduğundan, cildiniz daha derli toplu g&ouml;r&uuml;necektir.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Renkli g&ouml;z kalemini unutun</div>
<div>
	G&ouml;z altlarınızda ve g&ouml;z &ccedil;evrenizde kırışıklıklar &ccedil;ok belirginleştiyse, yeşil ve mor gibi canlı renkteki g&ouml;z kalemini alt kirpik diplerinize uygulamayın. Bu tarz dikkat &ccedil;ekici renkler, ilgiyi o tarafa daha &ccedil;ok &ccedil;eker.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Toz pudra &ccedil;izgileri vurgular</div>
<div>
	Gen&ccedil; ciltler daha nemli olduğu i&ccedil;in toz pudrayla &ccedil;ok iyi uyum sağlarlar. Fakat cildinizde ilk kırışıklıklar belirmeye başladıysa ve kuru bir cildiniz varsa toz pudra kullanmayın. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; cildiniz pudrayı y&uuml;zeyinde bırakır ve pudranın toz yapısı kırışıklıkları daha &ccedil;ok vurgular. En iyisi nem veren renkli nemlendiriciler kullanmak. kaynak:kadınveg&uuml;zellik.com</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Nov 2015 12:05:58 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/3GsAypFEtQVH.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CİLDİ AYDINLATIR</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/cildi-aydinlatir-10211</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/cildi-aydinlatir-10211</guid>
                <description><![CDATA[Mutfağınızdaki limonları sadece salatalarda veya yemeklerde değil güzelleşirken de kullanabilirsiniz.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
	&nbsp;İşte limonun g&uuml;zellik sırları&hellip;</div>
<div>
	Soluk bir cildiniz varsa ve koyu lekeler s&ouml;z konusuysa limonu doğal parlatıcı olarak kullanabilirsiniz. Sabahları y&uuml;z&uuml;n&uuml;z&uuml; yıkadığınız suya bir ka&ccedil; damla limon ekleyebilirsiniz.</div>
<div>
	Dişleri beyazlatır</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Pahalı &uuml;r&uuml;nler yerine limonu tercih edebilirsiniz. Limon suyu ve karbonatı karıştırarak diş macunu elde edebilirsiniz.</div>
<div>
	Yağlı cilde ve siyah noktalara son</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Limon cildinizdeki yağı emer. Bir par&ccedil;a pamuğa bir ka&ccedil; damla limon suyu sıkın ve uyumadan &ouml;nce tonik gibi cildinizi temizleyin. Siyah noktalar i&ccedil;in ise yarım limon suyunu bal ile karıştırıp siyah noktalı b&ouml;lgeye uygulayın. 5 dakika bekleyip soğuk suyla yıkayın.</div>
<div>
	Sa&ccedil; rengini a&ccedil;ar</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Sa&ccedil; renginizi a&ccedil;mak i&ccedil;in boyalar veya kozmetik &uuml;r&uuml;nlerini değil doğal yolları tercih edin. Limon suyunu sa&ccedil; bakım spreyinize ekleyin ve sa&ccedil; tutamlarına p&uuml;sk&uuml;rt&uuml;n. G&uuml;neşe &ccedil;ıktığınızda doğal g&ouml;lgeleriniz olacak.</div>
<div>
	Tırnakları kuvvetlendirir</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Sık oje s&uuml;r&uuml;yorsanız aseton ve oje sebebiyle tırnaklarınız g&uuml;&ccedil;s&uuml;zleşebilir. Bir yemek kaşığı zeytinyağına bir ka&ccedil; damla limon ekleyin ve karıştırın. Bu karışımı tırnaklarınıza s&uuml;r&uuml;n. En etkilisi gece yatmadan &ouml;nce uygulamak ve eldiven giymek olacaktır. Sabah uyandığınızda elleriniz yumuşacık ve tırnaklarınız g&uuml;&ccedil;lenmiş olacak.</div>
<div>
	Kuru cilde iyi gelir</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Sa&ccedil; derinizden dudaklarınıza, dizlerinizden dirseklerinize kadar limonun yarattığı harikalara inanamayacaksınız. Sa&ccedil; derisi i&ccedil;in limon suyu, bal, zeytinyağı ve hindistancevizi yağını karıştırıp sa&ccedil; diplerine s&uuml;r&uuml;n. 10 dakika bekletip yıkayın. Daha yumuşak bir cilt i&ccedil;in ise bir par&ccedil;a limonu yatmadan &ouml;nce cildin kuru b&ouml;lgelerine s&uuml;r&uuml;n ve sabah kalktığınızda yıkayın.</div>
<div>
	Akneye iyi gelir</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Sitrik asit cilt problemlerini tedavi etmede &ccedil;ok etkilidir. Yarım limonu direkt olarak akneli b&ouml;lgeye uygulayın. Gece yatmadan &ouml;nce uygularsanız ve sabah kalktığınızda durularsanız daha etkili sonu&ccedil;lar alabilirsiniz. Kısa bir not: Ciddi bir akne sorununuz varsa ve bir tedavi uyguluyorsanız doktorunuza danışmayı unutmayın.</div>
<div>
	Kaynak : milliyet</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Nov 2015 13:18:41 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/bzEWjgu53DNK.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BU İPUÇLAR NELERDİR...</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/bu-ipuclar-nelerdir-10086</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/bu-ipuclar-nelerdir-10086</guid>
                <description><![CDATA[Siz de her kadının hayali olan dolgun dudaklara sahip olabilmek istiyorsanız bu ipuçlarına bir göz atın.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
	Dudaklarınız ince olduğu i&ccedil;iz &uuml;z&uuml;lmeyin. Birka&ccedil; k&uuml;&ccedil;&uuml;k ipucu, biraz makyaj hilesi, biraz da el marifetlerinizi konuşturarak daha dolgun dudaklara sahip olabilmeniz m&uuml;mk&uuml;n.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	İşte başlıyoruz...</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Dudak kalemi</div>
<div>
	Dudak kalemi iyi bir dudak makyajının en &ouml;nemli şartıdır. Rujunuzu s&uuml;rmeden &ouml;nce dudak &ccedil;izgi hatlarınıza rujunuz veya teninizle uyumlu bir kalem kullanarak ince bir hat &ccedil;izin. Ardından bu hattı dağıtarak daha doğal bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m kazandırın. Bir başka dudak kalemi ile dudağı daha dolgun g&ouml;sterme tekniği ise sedefli ve şampanya tonlarında bir dudak kalemini &uuml;st dudağınızın tepesindeki &uuml;&ccedil;geni &ccedil;evreleyerek &ccedil;izmek ve dağıtmak. Sonrasında aynı işlemi alt dudak &ccedil;izginizin tam ortasını benzer bi&ccedil;imde &ccedil;izerek uygulayın. Bu teknikle, g&ouml;rsel ill&uuml;zyon yaratarak dudaklarınızı daha dolgun g&ouml;sterebilmeniz m&uuml;mk&uuml;n.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Peeling</div>
<div>
	Ruj kullanmadan &ouml;nce dudak derinize biraz basın&ccedil; uygulayarak peeling yapabilirsiniz. Bu işlem, dudaklarınızdaki dolaşımı artırır ve p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z dudaklara kavuşmanızı sağlar. Cansız ve bakımsız dudaklar, daha ince bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me sahiptir. Nemli bir s&uuml;nger veya diş fır&ccedil;asıyla peeling yapabilirsiniz. Mesela, duş sonrası iyice nemlenmiş dudaklarınızı nemli bir havlu yardımı ile dairesel hareketlerle ovalayarak dudaklarınızı &ouml;l&uuml; deriden arındırmış olursunuz. İşlem sonrasında dudaklarınızın yumuşacık, p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z ve b&ouml;ylece daha dolgun g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; fark edeceksiniz.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Dudak kont&uuml;r&uuml;</div>
<div>
	Y&uuml;z kont&uuml;r&uuml;n&uuml;n fark yaratan etkisini eminiz ki duymuşsunuzdur. &Ccedil;ok daha kolay bir şekilde yapılabilen dudak kont&uuml;r&uuml; de bir o kadar işe yarayan bir y&ouml;ntem. Kont&uuml;r i&ccedil;in iki y&ouml;ntem kullanabilirsiniz. Birincisi; alt dudağınızın tam orta &ccedil;izgisini kahverengi kalemle hafif&ccedil;e boyamak. İkincisi ise; alt dudak &ccedil;izginizin hemen tenle buluştuğu yere, ten renginizden iki ton koyu bir kalemle hafif bir &ccedil;izgi &ccedil;ekmek. Deneyin, sonucu &ccedil;ok seveceksiniz.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	A&ccedil;ık tonlar</div>
<div>
	Parlak veya mat. A&ccedil;ık renk rujlar, koyu renklere g&ouml;re her zaman daha dolgunlaştırıcı bir etkiye sahiptir. Ten renginize yakın bir ruj, dudaklarınızda daha sınırsız bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m sağlar. Oysa koyu renkler dudakları sınırlar ve daha ince g&ouml;r&uuml;nmesine neden olur.kadın&amp;kadın.net</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 30 Aug 2015 13:09:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/kZoXPqVJhbr1.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NELER YAPMALI....</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/neler-yapmali-9397</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/neler-yapmali-9397</guid>
                <description><![CDATA[ Cemi kadınların eş derdi olan doğum sonrası vücutta oluşan tebeddülat hakkındaki sorularınızın mecmu cevaplarını bu yazımızda bulabileceksiniz.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
	Gebelik d&ouml;neminde oluşan ve mevlit sonrasında y&uuml;ce &ouml;l&ccedil;&uuml;de kendini g&ouml;steren g&ouml;vde deformasyonları sorunlarını &ccedil;&ouml;zmek sahne değil. Mevlit sonrası yapılacak estetetik operasyonlarla bu sorunlardan ağız ağıza ayrılmak kabil. Peki &ccedil;i&ccedil;eği burnunda anneler v&uuml;cutlarında meydana gelen bu deformasyonlar karşısında hangi yapmalı ve kimlere başvurmalı? Bu konuyu Bedii, Plastik ve Rekonstr&uuml;ktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hasan Fındık&rsquo;a sorduk.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Hamilelik d&ouml;neminde ve tevell&uuml;t sonrası d&ouml;nemde yaşanan deformasyonlar nelerdir ? Deride &ccedil;atlaklar Y&uuml;zde lekeler V&uuml;cut şeklinin bozulması Karın b&ouml;lgesinde g&ouml;bekli kaynak ve sarkıklık Meme Başı boyutu-diriliği ve dikliğinin değişmesi Hele alışılagelen doğum yapanlarda vajen genişlemesi &nbsp;ve vajen dudaklarında sarkıklık oluştuğundan genital kesim estetiği bile sık yapılan operasyonlardandır. Veladet sonrası d&ouml;nemde yoğun olarak yapılan estetik operasyonları nelerdir ?</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Hamilelik ve emzirme sırasında oluşan kilo farklılıkları ve hormon değişiklikleri sonrası &nbsp;kadınlarda pek haddinden fazla psikolojık ve beden&icirc; tebedd&uuml;lat oluşur. İstenmeyen bu deformasyonlardan onları yetirmek &uuml;zere ise imdi it canlı &ccedil;ok form&uuml;l var. Meme Başı operasyonlarından, işaret b&ouml;lgesi operasyonlarına kadar tepeden tırnağa onları istedikleri kusursuz ve naturel g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ye sarmak olabilir.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Y&uuml;z b&ouml;lgesindeki lekeler ve v&uuml;cuttaki &ccedil;atlaklara y&ouml;nelik neler yapılabiliyor ?</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Mevlit sonrası lekelere y&ouml;nelik adına lazer uygulamalarıyla ger&ccedil;ekleşen kap soyma prosed&uuml;rleri uygulanmaktadır. &Ccedil;atlaklara m&uuml;teveccih yerine ise gine aygıt uygulamalarıyla birlikte uygulanan &nbsp;kollojen oluşumunu hızlandıran sol&uuml;syonların kullanımıyla başarılı sonu&ccedil;lar alınmaktadır</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Hangi nev meme başı operasyonları uygulanıyor ?</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Umumi kendisine meme başı dikleştirme ve toparlama operasyonu yapılmaktadır &ccedil;&uuml;nk&uuml; sunma yoğun g&ouml;r&uuml;len uymazlık memenin i&ccedil;inin boşalmasıyla alay malay sarkmasıdır. Bunun dışında g&ouml;vde yapısına g&ouml;re memenin boyutu amiyane ise senkronik b&uuml;y&uuml;tme işlemi ger&ccedil;ekleştirilebilir.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	D&uuml;ş&uuml;nce b&ouml;lgesi estetiği elbet yapılıyor ?</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Hatır b&ouml;lgesindeki &ccedil;atlaklı ve hareketsiz kap &ccedil;ıkarılırken, mevlit &nbsp;nedeniyle bozgun olan us kasları dahi ahbap&ccedil;a ayrımsız sarga&ccedil; kabil onarılarak g&ouml;bekli kaynak giderilir. Eğer g&uuml;&ccedil; ise eş zamanlı namına bellek ve belen b&ouml;lgesine liposuction (yağ ahiz) uygulanarak g&uuml;zel tıpkısı cisim hattı elde edilebilir.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Genital Havza estetiğinin amacı nedir ?</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Veladet sonrası vajen genişlemesi oluştuğu takdirde tensel tarz duyusunda tıpkı tenakus bahis konusu olmaktadır. Bu hem kadının hem bile erkeğin cinsellikten almış oldukları doyumu azaltmaktadır zira sıkıntı duyusunu oluşturan asıl nedenlerden biri kontak y&uuml;zeylerinin tamam ve kibrit&ccedil;i olmasıdır. Vajen daraltma operasyonu de aha bilc&uuml;mle bu sorunu &ccedil;&ouml;zerek dimdik tıpkı eşeysel hayatın devamını sağlamaktadır. K&acirc;h kadınlarda ve ayrıca gen&ccedil; kızlarda vajen &ccedil;evresinde mevcut ve labium denilen vajen dudakları amorf ve hareketsiz olabilmektedir. K&acirc;h kadınlarda ise bu dudaklar &ccedil;ok nazik yahut sivri pespaye olabilmektedirler. Bu &ccedil;ok balaban oranda g&ouml;r&uuml;n&uuml;ş adına kendilerini erin&ccedil;siz etmekte ve utanma duygusu oluşturmaktadır (i&ccedil; &ccedil;amaşırlarında &ccedil;ıkma kabil g&ouml;r&uuml;nmesi vb). Bu sıkıntılar dahi labium estetiği ile &ccedil;&ouml;z&uuml;lmektedir.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Cisim şeklini elan m&uuml;kemmel g&ouml;stermeye m&uuml;teveccih yerine &nbsp;genişlik ana ameliyat nedir ?</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Hormonal ve kilo artışına tutkun namına v&uuml;cutta olan değişikliklere y&ouml;nelik sunu g&uuml;zel form&uuml;l liposuction &ndash; lipoliz işlemidir. B&ouml;ylecene orantısız yağ birikimleri sonrası oluşan şekilsizlikler( ana&ccedil; basen-yer belen-serbest ve muhannet dip-bozuk ayak vb) derakap giderilebilir.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Mesafe tedavisi nedir, lacerem yapılıyor ?&nbsp;</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	V&uuml;cuttaki &ccedil;atlaklar sıklıkla tevell&uuml;t sonrası ve kilo alıp vermeler sonucunda &nbsp;gerginliklere bağlı yerine oluşurlar. Anne mekanizma cildin tafsilatlı olan dal tabakasının takı olan madun tabakasından ayrılmasıdır. Bunun sonucunda hem istenmeyen g&ouml;r&uuml;nt&uuml; hem de &nbsp;yanında &nbsp;cildin elastikiyetinde azalma olmaktadır. Tedavisinde edimsel kendisine, ciltte sıkı kanallar a&ccedil;arak i&ccedil;erisinde tahacc&uuml;m fakt&ouml;rleri olan karışımların &nbsp;uygulanması berenarı etkindir. Mikrokanalların a&ccedil;ılmasında &uuml;zerinde y&uuml;zlerce yurt iğne k&acirc;in silindir şeklinde &nbsp;kişiye &ouml;zel bire bir cihaz kullanılmaktadır. Sonunda ara olan alanlarda &nbsp;cildin koyu tabakasına ulaşacak şekilde y&uuml;zlerce kanallar a&ccedil;ılmaktadır. Bu tedavinin sunma makro &ouml;zelliği cildin takkadak y&uuml;zeyel tabakasına değil yoğun tabakasına dahi &ouml;zellikli karışımların ulaşabilmesidir. Sonunda kollajen yapımı uyarılarak cildin hem &nbsp;elastikiyetinin artması hem da antrakt g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;n&uuml;n azalması sağlanmış peki. Bu şekilde &ccedil;atlağın vuku mekanizmasına akıllıca namına tedavide hem y&uuml;zeyel hem bile koyu ten tabakalarına ge&ccedil;erli otama rastgele antlaşma elan olumlu sonu&ccedil;lar doğurmaktadır.</div>
<div>
	KAYNAK:kadınsağlık.com</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 04 Nov 2014 23:58:27 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/tV1Fl4GsExqc.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title> DOĞAL GÜZELLİK...</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/-dogal-guzellik-9391</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/-dogal-guzellik-9391</guid>
                <description><![CDATA[ Katkısız ve organik yiyeceklere dönüşle beraber Estetikte de gençleşme, incelme gibi işlemlerde doğal görünüm ön plana çıkıyor.Türkiye’de özellikle son 20 yılda estetik ameliyatlara olan talebin artmasıyla büyük bir ekonomik potansiyelin de geliştiğini söyleyen Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı artık davul derisi gibi gerilmiş yüzler, hokka burunlar veya dolgun dudaklar yerine doğal görünümlü operasyonların tercih edildiğini söylüyor. Op.Dr. Güner estetikte trendlerin en belirleyici rolünü, gelişen yeni teknolojileri kullanabilen uzmanların olduğunun altını çizdi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
	Estetik kavramının &nbsp;&uuml;lkemizde &nbsp;bilinir hale gelmesiyle daha gen&ccedil; ve g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;nme isteği , bu alanda yeni &nbsp;y&ouml;ntem ve teknolojilerinde gelişmesine ve alternatiflerin &ccedil;oğalmasına katkıda bulunuyor. Eskiden &nbsp;doktorlardan istenen&rdquo;abartı&rdquo;lı istekler, artık yerini daha doğal ve &ldquo;kendi gibi olmak&rdquo; gibi taleplere bırakıyor. Estetik &nbsp;Plastik ve Rekonstr&uuml;ktif Cerrahi Uzmanı hastaların daha bilin&ccedil;lendiğini , teknolojiyi takip ettiklerini ve bununla birlikte &nbsp;daha az ameliyatlı uygulamalar i&ccedil;in başvurduklarını s&ouml;yl&uuml;yor. Doğal olmayı tercih etmenin olumlu bir gelişme olduğunu belirten Op.Dr. G&uuml;ner; &ldquo;Mesela burun ameliyatı olmaktansa burun kemerini bir dolgu ile &nbsp;kamufle edilmesini istiyorlar. D&uuml;ş&uuml;k burun ucu olan bir hastanın ise yine dolgu ile burun ucunu kaldırabiliyoruz. Ufak r&ouml;t&uuml;şlar yapılıyor. Y&uuml;z&uuml;nde &ccedil;&ouml;kmesi olanlara ultrason, lazer ve benzeri uygulamaları yapıyoruz. İnsanlar kendileri gibi olmak istiyorlar. Bazı ameliyatlardan artık tamamen uzak duruyoruz. Mesela y&uuml;z germe yapıyoruz ancak mimik estetiğini &ccedil;ok az yapıyoruz. İnsanları başkasına benzetiyor &ccedil;&uuml;nk&uuml;. Ya da kaş kaldırma işleminde kaşı kaldırma işlemi yapılıyor ancak kaşı doğal &ccedil;izgisinde tutan ameliyatsız &ccedil;&ouml;z&uuml;mler oluşturuyoruz.Hastalarda doğal olmayı tercih ediyor, zaten asıl yakışanda doğal olanı&rdquo; dedi.</div>
<div>
	Uzman doktorların yaptığı işteki becerileri, buldukları yeni y&ouml;ntemler &nbsp;ve &nbsp;teknolojinin estetiğin i&ccedil;ine &ccedil;ok girmesinden dolayı &nbsp;lazer, ultrason benzeri uygulamaların yanı sıra kullanılan ila&ccedil;ların, d&uuml;zeltici ajanların, kırışıklık a&ccedil;an maddelerin de teknolojileri değişiyor. Mesela &ccedil;ok ince kırışıklıklar bile ameliyatsız a&ccedil;ılabiliyor. Bunun yanı sıra K&ouml;k h&uuml;cre tedavileri &ccedil;ok yeni ve &uuml;lkemizde başarıyla uygulanıyor. Kişinin kendi h&uuml;cresi kullanılabildiği gibi, kişinin kanından, yağından veya &nbsp;kemik iliğinden elde edilen k&ouml;k h&uuml;creler gen&ccedil;leştirmede ya da bir organı yenilemede kullanılabiliyor. &nbsp;Burada trendi belirleyen, yeni &nbsp;teknolojiye sahip olup bunu hastalarına aktarabilen merkezlerdir. Hasta bilin&ccedil;li geliyorsa yeni teknolojilerle uygulama isteyebilir. Ancak estetik merkezlerinde yeni teknolojiler mevcutsa gelen hasta bilgili olmasa bile oradaki uzman bunu hastasına &ouml;nerebilir.</div>
<div>
	Op.Dr. H&uuml;seyin G&uuml;ner &nbsp;yeni trendleri ve teknolojileri takip etme konusunda &ldquo; Hastalara tek tavsiyem işin uzmanına ve ehline gitsinler, zaten doğallığı korumak i&ccedil;in işini iyi yapan hekimlere giderlerse doğallığı da yakalarlar&rdquo; tavsiyesinde bulunuyor.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	&nbsp;</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Nov 2014 23:25:33 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/IDOFsTfJB7Px.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EN ÇOK DA KADINLAR MUZDARİP...</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/en-cok-da-kadinlar-muzdarip-9312</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/en-cok-da-kadinlar-muzdarip-9312</guid>
                <description><![CDATA[  Koltuk altının kararmasının en baş nedeni, koltuk altı tüy temizliğinde kullanılan metotlardır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	CİLDİNİZDE OLUŞAN KARARMAYI &Ouml;NLEMEK İ&Ccedil;İN</div>
<div>
	Tıraş bı&ccedil;ağı kullanımı, koltuk altınınız kararmasına neden olur. Oluşan bu kararmayı &ouml;nlemek i&ccedil;in evde uygulayacağınız basit bir karışım yeterli olacaktır.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Malzemeler:</div>
<div>
	1 &ccedil;ay kaşığı vazelin</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	1 &ccedil;ay kaşığı elma suyu</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	1 &ccedil;ay kaşığı limon suyu</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Uygulama:</div>
<div>
	Malzemelerin tamamını karıştırdıktan sonra koltukaltına s&uuml;r&uuml;n ve kurumasını bekleyin. Kuruduktan sonra sonra yıkayıp bebek pudrası s&uuml;r&uuml;n. Koltuk altındaki kararmalar zamanla ge&ccedil;ecektir.KAYNAK:Kadın&amp;kadın.net</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Oct 2014 22:30:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/uNLJcCdnEGXM.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title> TAMAMI EL İŞİ ÜRETİM</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/-tamami-el-isi-uretim-9256</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/-tamami-el-isi-uretim-9256</guid>
                <description><![CDATA[Dünya moda devi Aisha bir yandan üretim üssünü Türkiye’ye taşımaya hazırlarken, el işi abiyeleri en çok Türk kadınlarında kendini buldu. Avrupa, ABD ve Arap Jet sosyetesinin ünlü isimlerinin tercih ettiği Aisha Fashion 2015 modelleri göz kamaştırıyor. Kırmızı, Siyah ve Beyaz ağırlıklı  2015 kreasyonları ünlü modacı Dany Tabet’in elinden çıkma. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
	TAMAMI EL İŞİ &Uuml;RETİM</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Aisha&#39;nın el iş&ccedil;iliği &uuml;retimiyle benzersiz tasarımlara imza attığını s&ouml;yleyen Aisha Y&ouml;netim Kurulu başkanı Feras Allaf &quot;D&uuml;nyanın tanınmış yıldızları, iş kadınları, prensesler ve moda ikonlarının tercih ettiği işler &ccedil;ıkarıyoruz. Ancak itiraf etmem gerekir, şimdiye kadar &uuml;r&uuml;nlerimiz ilk kez T&uuml;rk kadınlarının &uuml;st&uuml;nde kendini g&ouml;sterdi. &Uuml;retim &uuml;ss&uuml;m&uuml;z&uuml; T&uuml;rkiye&#39;ye taşıma kararımız, T&uuml;rkiye&#39;nin altyapısına, yetişmiş işg&uuml;c&uuml;ne ve ekonomik istikrarına olan g&uuml;venimizin g&ouml;stergesi. D&uuml;nya pazarlarına Aisha&#39;yı T&uuml;rk markası olarak ihra&ccedil; edeceğiz. &nbsp;Dany Tabet&#39;in tasarımları T&uuml;rkiye&#39;deki at&ouml;lyelerde &uuml;retilecek&quot; dedi.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	<em><strong>İrem SALTIK/İSTANBUL</strong></em></div>
<div>
	&nbsp;</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Oct 2014 21:50:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/kEA8JLboayu2.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇATLAKLARDAN NASIL KURTULURSUNUZ...</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/catlaklardan-nasil-kurtulursunuz-9134</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/catlaklardan-nasil-kurtulursunuz-9134</guid>
                <description><![CDATA[ O çizgilerle kendini bir kaplan gibi hissediyorsun değil mi? Ama merak etme yalnız değilsin.   Mide, uyluk ve göğüslerin üstünde ince, beyaz kötü çizgiler; yaşamları boyunca kadınların büyük bir kısmında çatlak olarak bilindi.  ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Bu sinir bozucu işaretler sadece hamilelik ile sınırlı değildir. Hızlı kilo değişimi, aşırı egzersiz yada cilt altındaki bağ dokularında &lsquo;aşırı yorucu&rsquo; şeyler neden olabilir.En belirgin nedenleri kadınlarda ergenlik, kilo dalgalanmaları ve gebelik.B&uuml;t&uuml;n bunların yanında bu t&uuml;r &ccedil;atlaklıklar, ince beyaz &ccedil;izgiler genetik fakt&ouml;rler ve bağ dokularının kalıtsal bozuklukları da olduğu araştırmalara sonucu ortaya &ccedil;ıkmıştır.Bir &ccedil;ok kadın bu &ccedil;iziklerden kurtulmak i&ccedil;in kakao yağı kullandı ya da giysilerini altında saklamaya &ccedil;alıştı. Sonu&ccedil;ta yaz aylarında b&uuml;y&uuml;k sıkıntı olan bu &ccedil;atlaklara ancak sonbahar ve kış aylarında ancak &ouml;rtbas edilebildi.Yapabilecek bir şey yok mu? Elbette var işte sorunuzun yanıtı.Washington DC Dermatolojik Lazer Cerrahisi Eş Direkt&ouml;rt&ouml;r&uuml; Dr. Elizabeth Tanzi: Cilt hızla gerildiğinde deride değişiklikler elastik lifleri kırar ve tazelenmesi g&uuml;&ccedil; durumlar doğurur. Kırmızı-Mor renkli &ccedil;atlaklar gelişmiş &ccedil;atlaklar kabul edilir, beyaz g&uuml;m&uuml;ş renkli olan &ccedil;atlakları ortadan kaldırmak daha kolaydır.Neyse ki tamamen &ccedil;aresiz değilsiniz. Bu &ccedil;atlakları tedevai etmek m&uuml;mk&uuml;n. Ancak uzmanlar etkisiz olmamakla birlikte tek başına krem ve losyonların yetersiz olduğunu belirtiyorlar.&Ccedil;atlaklar kırmızımsı aşamasında yakalandığında etkili bir lazer tedavisi ile belirli t&uuml;rleri tedavi etmek m&uuml;mk&uuml;n. Daha sonraki aşamalarda ise tedaviler daha zorlaşıyor. Bunun i&ccedil;in lazer tedavi konusunda uzman birinden yardım almak gerekir. T&uuml;m &ccedil;atlakların ortadan kaldırılması m&uuml;mk&uuml;n değildir bunu da unutmamak gerekir.Bu re&ccedil;etesiz form&uuml;ller işe yaramazsa elastik lifleri tedavi etmek zordur. Dr.Tanzi: Alt kısımlarda b&ouml;lgesel &ccedil;atlakları iyileştirmek i&ccedil;in şu an i&ccedil;in herhangi bilimsek bir kanıt olmadığını belirtiyor. Bazı lazer tedavileri derideki &ccedil;atlakların normal ciltle karışmasına yardımcı olur ve kollajen &uuml;retimini teşvik etmek i&ccedil;in cilde ısı sağlar.En b&uuml;y&uuml;k sıkıntı? Bu lazer tedavilerini ortalama maliyeti 400 $ ile 1000 4 arasında değişmektedir ve &ccedil;iziklerin gideceğine dair garanti de yoktur.Eğer bu konuda bilin&ccedil;li bir şekilde davranmak istiyorsanız yapacak bir şeyler elbette bulunur. T&uuml;m tıp uzmanları sizin &ccedil;atlaklarla nasıl m&uuml;cadele edeceğiniz konusunda en iyi tavsiyeleri verebilir. Bunun i&ccedil;in g&uuml;venilir bir dermatoloğa gitmenizi tavsiye edebilirim.Şu an i&ccedil;in farklı bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m yolu g&ouml;r&uuml;nmemekte. Sadece Amerika&rsquo;da &ccedil;atlaklara biraz renk ekleyerek ge&ccedil;ici &ccedil;&ouml;z&uuml;mler &uuml;retmeye &ccedil;alışıyorlar.İşaretli b&ouml;lgeleri bronzlaştırıcı &uuml;r&uuml;nler kullanarak kamufle edebilirsiniz.</div>
<div>
	kaynak: http://www.kadinvemakyaj.com/</div>
<div>
	&nbsp;</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Sep 2014 22:06:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/qJAKOZkvU1uW.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“AIDS OLDUĞUMU BİLMEDEN EVLENDİM”</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/aids-oldugumu-bilmeden-evlendim-8849</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/aids-oldugumu-bilmeden-evlendim-8849</guid>
                <description><![CDATA[1999 yılında kaçırıldığı kişi tarafından tecavüze uğrayan A.C., tecavüzden sonra AIDS kaptığını tam altı yıl sonra öğrendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Tecav&uuml;z eden kişinin kendisine &lsquo;Sana &ouml;yle bir hediye bıraktım ki beni &ouml;m&uuml;r boyu unutamayacaksın&rsquo; dediğini s&ouml;yleyen A.C., hem yaşam savaşı veriyor, hem de hayatını devam ettirebilmek i&ccedil;in destek bekliyor. İzmir&rsquo;de yaşayan 36 yaşındaki A.C.&rsquo;nin taşıdığı HIV vir&uuml;s&uuml; nedeniyle hayatı alt &uuml;st oldu. 1999 yılında iş nedeniyle Almanya&rsquo;dan İzmir&rsquo;e gelen talihsiz kadın, iş dolayısıyla tanıştığı kişi tarafından İstanbul&rsquo;a ka&ccedil;ırılarak d&ouml;rt ay alıkonuldu. Ka&ccedil;ırıldığı s&uuml;re zarfında kendisini ka&ccedil;ıran kişi tarafından tecav&uuml;ze uğrayan A.C., bu kişiden HIV vir&uuml;s&uuml; kaptı ancak AIDS olduğunu tam altı yıl sonra &ouml;ğrendi. Tecav&uuml;z eden kişinin kendisine &lsquo;Sana &ouml;yle bir hediye bıraktım ki beni &ouml;m&uuml;r boyu unutamayacaksın&rsquo; dediğini belirten A.C., &ldquo;Altı yıl sonra ne demek istediğini anladım. Ondan sonra zaten hayatım cehenneme d&ouml;nd&uuml; benim. Psikolojim &ccedil;ok bozuldu, yediremiyordum kendime. &lsquo;Benim başıma neden b&ouml;yle bir şey geldi&rsquo; diyordum&rdquo; dedi.</p>
<p>
	Tecav&uuml;z eden kişinin elinden ka&ccedil;tıktan sonra AIDS olduğunu bilmeden başka bir kişiyle resmi olmadan evlendiğini anlatan A.C., o kişiyle altı ay birlikte kaldığını s&ouml;yledi. A.C., s&ouml;zlerini ş&ouml;yle s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;: &ldquo;Rahatsızlığımı bilseydim &ouml;yle bir şey yapmazdım. O kişiyle belki altı ay beraber kaldık, sonra ayrıldık ve ben altı yıl sonra AIDS olduğumu &ouml;ğrendim.&rdquo; AIDS olduğunu, b&ouml;brek yetmezliği hastalığı nedeniyle hastanede yattığı sırada &ouml;ğrendiğini ifade eden eden A.C., ş&ouml;yle konuştu: &ldquo;Hastanede yatıyordum, uyandım. Babamın bakıcıma &lsquo;Sakın duymasın yıkılır&rsquo; dediğini duydum. Sonra yine kendimden ge&ccedil;mişim. Bir s&uuml;re sonra yeniden kendime geldiğimde babama &lsquo;Ben neyi duyarsam yıkılırım?&rsquo; diye sordum. Babam ağlayarak dışarı &ccedil;ıktı. Bakıcım bana anlattı. Neye uğradığımı şaşırdım. Sudan &ccedil;ıkmış balık mı derler anlatmasını bile bilmiyorum. Ailemin y&uuml;z&uuml;ne bakamıyordum bir şekilde temizlemek durumundaydım. Babam, kardeşim ve iki amcam hari&ccedil; ailemden hi&ccedil;biri benimle konuşmuyor.</p>
<p>
	Yaşadıkları ile yıkılan A.C. b&ouml;brek yetmezliği nedeniyle yattığı hastanede kendisini evlenme vaadi ile kandıran bir kişi tarafından da D&uuml;zce&rsquo;de g&ouml;t&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; s&ouml;yledi. Verdiği hi&ccedil;bir vaadin yerine getirilmediğini &uuml;st&uuml;ne şiddet g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; dile getiren A.C., şu ifadeleri kullandı: &ldquo;B&ouml;breklerime yumruk attı ki o zaman sadece b&ouml;brek yetmezliği hastalığım vardı. O olaydan sonra diyalize başladım. O sırada hasta olduğum i&ccedil;in engelli maaşım da vardı. D&uuml;zce&rsquo;ye gidince adres değişikliği nedeniyle engelli maaşım durduruldu. Eyl&uuml;l ayına kadar yatmayacak. Tek gelir kaynağım o olduğu i&ccedil;in şuanda parasız geziyorum. AIDS olduktan sonra tanıdığı insanların onunla konuşmamaya başladığını kaydeden A.C., artık dışlanmak istemediğini s&ouml;yledi. Hastalığı nedeniyle &ccedil;alışamadığını ifade eden A.C., &ldquo;Şuanda otelde kalıyorum. Babam yurt dışında. Bu hastalığı olan birka&ccedil; arkadaşım var. Hastalıkları duyulunca iş yerlerinden kovulmuşlar. Sağlık raporunda HIV pozitif oldukları &ccedil;ıktıkları i&ccedil;in de hi&ccedil;bir yere kabul edilememişler. Ben de bunu bildiğim i&ccedil;in hi&ccedil;bir yere başvuramadım. Aynı zamanda diyaliz hastasıyım. Haftanın &uuml;&ccedil; g&uuml;n&uuml; diyalize giriyorum&rdquo; diye konuştu.Her şeye rağmen ş&uuml;krettiğini belirten A.C. devletten de yarım bekledi. K&ouml;t&uuml; yola d&uuml;şmek istemediğini dile getiren A.C. s&ouml;zlerini ş&ouml;yle tamamladı: &rdquo;K&ouml;t&uuml; yola d&uuml;şmeye korkuyorum. Allah g&ouml;stermesin. Allah o yola d&uuml;ş&uuml;recekse zaten &ouml;nce canımı alsın. Kimseye de zarar vermek istemiyorum. Benim taşıdığım bir vir&uuml;s var ve asla iyileşmeyecek. Şuan &ccedil;aresi olmayan bir vir&uuml;s var. Bu i&ccedil;imde geziyor ama dışımda değil. Neden dışlıyorlar beni. Tek talebim devletin bana sahip &ccedil;ıkması. Bir ev a&ccedil;sınlar bana, evde oturabileyim. Otellerde kalmak istemiyorum. Kadın sığınma evleri bulaşıcı hastalık diye nitelendirdikleri i&ccedil;in beni almıyorlar. Benim kimseye zararım olamaz zaten. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben yaşadım, kimseye de yaşatmaya hakkım yok. Biliyorum ne kadar k&ouml;t&uuml; bir şey olduğunu ama yine de kabul etmiyorlar. Her yere gittim, gitmediğim yer kalmadı. HIV pozitif i&ccedil;in olduğum i&ccedil;in dışlanıyorum ama ben de insanım. İnsan gibi yaşamak istiyorum. Bir evim olsun istiyorum. Bayramı evimde ge&ccedil;irmek istiyorum.&rdquo;</p>
<p>
	<em><strong>KAYNAK:Bursa Hakimiyet Gazetesi</strong></em></p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Jul 2014 13:42:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/6dNqUhsjPVtL.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EŞEK SÜTÜYLE GELEN GÜZELLİK</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/esek-sutuyle-gelen-guzellik-8693</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/esek-sutuyle-gelen-guzellik-8693</guid>
                <description><![CDATA[Lütfi Kabakçı, güzelliğiyle ünlü Antik Mısır Kraliçesi Kleopotra’dan esinlenerek geliştirdiği ürünlerde eşek sütü kullandı. Eşek sütüyle gelen güzellik...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
	Aydın&#39;da 8 yıldır kozmetik sekt&ouml;r&uuml;nde faaliyet g&ouml;steren bir şirketin kurucusu 37 yaşındaki L&uuml;tfi Kabak&ccedil;ı, g&uuml;zelliğiyle &uuml;nl&uuml; Antik Mısır Krali&ccedil;esi Kleopotra&rsquo;dan esinlenerek geliştirdiği &uuml;r&uuml;nlerde eşek s&uuml;t&uuml; kullandı. 2 yıl boyunca altyapı &ccedil;alışması yaptıklarını s&ouml;yleyen Kabak&ccedil;ı, &ldquo;Istanbul&rsquo;daki laboratuvarlarda gerekli &ccedil;alışmalar yapıldıktan sonra markamızı oluşturduk. Sağlık Bakanlığı&rsquo;ndan gerekli izinler alındı ve seri &uuml;retime başladık&rdquo; dedi.</div>
<div>
	&Uuml;r&uuml;nlerde kullandıkları eşek s&uuml;t&uuml;n&uuml; Manisa&rsquo;da bulunan eşek &ccedil;iftliğinden temin ettiklerini s&ouml;yleyen Kabak&ccedil;ı, &ldquo;Eşek s&uuml;t&uuml; maskesi ve eşek s&uuml;t&uuml; kremi olmak &uuml;zere iki değişik &uuml;r&uuml;n oluşturduk. Tamamen doğal bir &uuml;r&uuml;n. &Ouml;zellikle cilt lekeleri, doğum lekeleri ve sivilcelerin yok olmasında &ccedil;ok başarılı olduk. Ilk &uuml;r&uuml;n&uuml; eşimde denedik ve bir aylık zaman diliminde ciddi değişim g&ouml;rd&uuml;k&rdquo; bilgisi verdi.</div>
<div>
	&nbsp;</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 22 Jun 2014 21:48:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/Gl1LVvhTDCnq.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KIRMIZI RUJUNUZ TEK SEANSLA DAHA DOLGUN DURSUN</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kirmizi-rujunuz-tek-seansla-daha-dolgun-dursun-8574</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kirmizi-rujunuz-tek-seansla-daha-dolgun-dursun-8574</guid>
                <description><![CDATA[Yaz mevsimi yaklaşıp havalar ısınmaya başladıkça gideceğiniz davetler, balolar ve eğlencelerin sayısı da artmaya başladı. Katıldığınız etkinliklerde sadece giysiniz ve saçınızla değil dolgun dudaklarınız ve kırmızı rujunuzla da dikkat çekmek ve herkesi hayran bıraktırmak istiyorsanız kendinizi ehil ellere bırakın. Alanının önde gelen isimlerinden olan Estetik Dermatolog Yardımcı Doçent Dr. Melisa Eczacıbaşı, sadece tek bir seansla 12 aya kadar dolgun dudaklara sahip olmanın sırlarını veriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;Bakım, g&uuml;zellik ve estetik g&ouml;r&uuml;nme bir kadın i&ccedil;in vazge&ccedil;ilmezler arasındadır. Bir kadın &ccedil;antasında mutlaka bir g&ouml;z kalemi, bir allık ve dudakları i&ccedil;in bir parlatıcı bulundurmaya &ouml;zen g&ouml;sterir. Siz de kendisine &ouml;nem veren ve g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;nmek isteyen kadınlar arasındaysanız acısız ve ağrısız bir şekilde muhteşem bir g&uuml;l&uuml;şe ve iddialı dudaklara sahip olabilirsiniz.</p>
<p>
	Dermatoloji dalında ihtisasını tamamladıktan sonra Amerika, Fransa ve Almanya d&acirc;hil bir&ccedil;ok &uuml;lkede &ccedil;alışmalarına devam eden Yardımcı Do&ccedil;ent Dr. Melisa Eczacıbaşı, tek seansla dudak yapısı ince olan kadınların imdadına yetişiyor. Dolgun ve belirgin dudaklar i&ccedil;in &ouml;zel bir uygulama ger&ccedil;ekleştiren Dr. Melisa Eczacıbaşı, tıbbi y&ouml;ntemi tek seansta ve ortalama 15-30 dakikada sonlandırıyor.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Uygulamadan &ouml;nce b&ouml;lgeye anestezik etkili bir krem s&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirten Dr. Melisa Eczacıbaşı, &ldquo;Bir s&uuml;re beklendikten sonra dudak &ccedil;izgilerinin i&ccedil;ine ve dudak yapısına da dolgu maddesi enjekte ediyoruz. Bu sayede dudak &ccedil;izgisi belirginleşip dudakların daha dolgun bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me sahip olması sağlanıyor&rdquo; şeklinde anlattı. Dr. Eczacıbaşı, uygulama sayesinde dudakların 6 ila 12 ay arasında bu g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;n&uuml; koruduğunun altını &ccedil;izdi. Muayenehane şartlarında ger&ccedil;ekleştirilen işlemin tamamen doğal olduğuna dikkat &ccedil;eken Dr. Eczacıbaşı, &ldquo;Kesinlikle hi&ccedil;bir yan etkisi bulunmamaktadır&rdquo; dedi.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	En &ccedil;ok tercih edilen dudaklar</p>
<p>
	Dr. Melisa Eczacıbaşı, kendi doğal dudak &ccedil;izginizi koruyarak dudakları bir dereceye kadar şekil vermenin m&uuml;mk&uuml;n olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. &Ouml;nemli olan g&uuml;venilir dolgu maddeleri kullanarak dudağın doğallığını da bozmadan uygun şekli se&ccedil;mektir. Bu konuda en &ccedil;ok tercih ettikleri ve g&uuml;venilir olan madde ise haylaynik asit olduğunu savunan Dr Melisa Eczacıbaşı,&nbsp; en &ccedil;ok tercih edilen dudak şekillerini ş&ouml;yle anlattı:</p>
<p>
	Klasik: Genellikle yaşın ilerlemesine bağlı gelişen dudaklardaki hacim azalır. Dudaklar yavaş yavaş kendi doğal formunu kaybeder. &Ouml;zellikle alt dudak incelir ve i&ccedil;e doğru kavis yapar. &Uuml;st dudağın inceldiği ve i&ccedil;eriye doğru bir &ccedil;&ouml;k&uuml;ş g&ouml;sterdiği durumlarda tercih edilir. Dudakları daha gen&ccedil; ve hacimli bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml; verir. Y&uuml;zde genel bir toparlama sağlar.&nbsp; Burada ama&ccedil; şekil değiştirmekten &ccedil;ok dudakların gen&ccedil;liğini ve doğallığını korumaktır. Hale Berry&rsquo;nin dudaklarını buna &ouml;rnek verebiliriz.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Kelebek: Dudak şekilleri arasında en az g&ouml;r&uuml;nenidir. Ergenlik d&ouml;nemlerinde bu dudak şekli daha &ccedil;ok g&ouml;r&uuml;nse de yaşın ilerlemesiyle birlikte kolajendeki hacim azalması nedeniyle dudak orta hattan yana doğru bir kayma g&ouml;sterir. Dudaklar dıştan bakıldığında genelde V harfi şeklinde g&ouml;r&uuml;n&uuml;r. Yaşla birlikte azalan hacim ise &ccedil;ok abartılmadan ince u&ccedil;lu bir iğne ile 10-15 dk bir uygulama sayesinde yerine konabilir. Taylar Swit&rsquo;i bu dudağa sahip olan &uuml;nl&uuml;lerden biri olarak s&ouml;yleyebiliriz.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Hollywood stili:&nbsp; En &ccedil;ok beğenilen form olmakla birlikte pek az kadının y&uuml;z hatlarıyla uyum sağlar.&nbsp; Hem alt hem &uuml;st dudak dolgun g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Bunun doğru uygulaması Monica Belluci&rsquo;dir&hellip; Hem &uuml;st hem alt dudağın uygun dolgu maddesiyle uygun dozlarda hacimlendirilir.</p>
<p>
	G&uuml;l: Genelde y&uuml;zlerinde olduk&ccedil;a dolgun bir dudağa sahip olmak isteyen ama bu sonuca ulaşmak i&ccedil;in estetik operasyonları tercih etmeyen kişilerin tercihidir. Bu&nbsp; formdaki dudaklar gereğinden biraz fazla miktarda hacimli olduğu i&ccedil;in, y&uuml;z&uuml;n şekli elmacık kemiklerinin belirginliği&nbsp; ve &ccedil;ene hacmi bu uygulamayı yapmadan &ouml;nce başlıca &ouml;nem vermemiz gereken durumlardır. Hollywood yıldızları arasında bu dudak şeklini Angelina Joli&rsquo;de g&ouml;rebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 30 May 2014 22:15:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/Mtp9eZ8aTY7X.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TENİMDE KESİK ÇIĞLIKLAR</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/tenimde-kesik-cigliklar-8570</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/tenimde-kesik-cigliklar-8570</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul’da yayım yapan Aktüel Gazetesi’nin yazarlarından ve çeşitli dizi ve filmlerde rol almış Oyuncu Karina Solmaz Akça, değişik ve ilginç bir konu içeren akıcı bir kitaba imza attı. “Kadına Yönelik Şiddet” Konulu Kısa Film Yarışmasında En İyi Öykü Dalında Birinci Olan; Akça,  “TENİMDE KESİK ÇIĞLIKLAR” adlı kitabında “Tecavüze Uğradığım İçin Özür Dilerim” sloganı ileşiddete uğrayan kadınların neredeyse toplumdan özür dilemeye itilmesine varan süreçleri akıcı bir dille anlatıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Hi&ccedil; Yayınları tarafından 3.Baskısı Yapılan &ldquo;Tenimde Kesik &Ccedil;ığlıklar&rdquo; isimli kitap bir kadının ge&ccedil;mişiyle y&uuml;zleşmesini anlatıyor. T&uuml;m aile bireylerini kaybetmiş, sevgilisi tarafından aldatılmış ve arkadaşı tarafından ihanete uğramış... K&acirc;buslarla ge&ccedil;irdiği gecelerin sabahında &ccedil;ığlıklarla uyansa da neler g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hatırlayamıyor. Peki hatırlarsa? Ve hatırladıkları canını yakarsa?Yağmur&#39;un k&acirc;busları acı dolu bir ge&ccedil;mişin işaretidir. Ve Yağmur bu ge&ccedil;mişle nerede ve nasıl y&uuml;zleşecektir?</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 30 May 2014 21:39:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/OKUzqg49vRm6.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İYİ MOTİVASYON KİLO VERDİRİYOR!..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/iyi-motivasyon-kilo-verdiriyor-7861</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/iyi-motivasyon-kilo-verdiriyor-7861</guid>
                <description><![CDATA[aza kadar fazla kilolarından kurtulmak isteyenler dikkat! ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Şişli Florence Nihtingale Hastanesi&#39;nden Diyetisyen Tuba Kayan Tapan, kilolara veda etmenin yolunun motivasyondan ge&ccedil;tiğini s&ouml;yledi.<br />
	<br />
	&quot;B&uuml;y&uuml;k hedefler yerine, k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve ger&ccedil;ek&ccedil;i hedefler kişiyi başarıya g&ouml;t&uuml;r&uuml;r&quot; diyen Tapan, beslenme programının kişinin yaşam tarzına uygun olması gerektiğini vurguladı.<br />
	<br />
	Kaynak:Ankara Haber</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Feb 2014 18:17:16 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/rLYnvGFxAqoM.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÜZELLİK BAŞA BELA!..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/guzellik-basa-bela-7262</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/guzellik-basa-bela-7262</guid>
                <description><![CDATA[Bakımlı olmak isteyen kadınlar hastalıklara davetiye çıkarıyor. Hem güzel hem de sağlıklı olmak için uzmanlara kulak verin...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Stres ve hareketsizlik herkesi vuruyor ama &ccedil;alışan kadınların g&uuml;zelleşmek uğruna ayrıca yaptıkları yanlışlar bir&ccedil;ok hastalığı beraberinde getiriyor. Başta cilt ve ortopedik olmak &uuml;zere &ccedil;alışan kadınların sa&ccedil;ından tırnağına kadar &ccedil;ok sayıda rahatsızlık yaşadığı belirtiliyor. Dermatoloj Dr. Hilal G&ouml;kalp, kadınlarda ortaya &ccedil;ıkan hastalıkları ş&ouml;yle sıralıyor: Fond&ouml;ten-pudra cildin hava almasını engeller. Akne ve allerjiye yol a&ccedil;ar. F&ouml;n, maşa, perma, boya gibi uygulamalar sa&ccedil;ı zayıflatır, d&ouml;k&uuml;lmelere neden olur. S&uuml;rekli oje s&uuml;rmek tırnakları sarartır. Kilo ve b&ouml;lgesel incelme sorunu olanların giydiği korse kan dolaşımını zayıflatarak sel&uuml;lit ve damar rahatsızlıklarını tetikleyebilir. Hareketsizlik y&uuml;z&uuml;nden varis ve kılcal damar rahatsızlıkları ortaya &ccedil;ıkar.<br />
	<br />
	<strong>TAKINTIDAN VAZGE&Ccedil;İN</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">* İyi anne, bakımlı &ccedil;alışan olmak uğruna sağlığınızı kaybetmeyin. M&uuml;kemmellik takıntısından vazge&ccedil;in, kendinize zaman ayırın.<br />
	* Sa&ccedil; ve cilt sorunlarınız i&ccedil;in doktora başvurun.<br />
	* Kalitesiz makyaj malzemelerini atın. Cildinize nefes aldırın. 2 ayda bir cilt yapımı yaptırın.<br />
	* AVM&#39;ler yerine her fırsatta a&ccedil;ık havada dolaşın.<br />
	* Egzersize zaman ayırın. Bu sayede bel-boyun ağrıları, kire&ccedil;lenme, varis ve kilolardan kurtulursunuz.<br />
	<br />
	Kaynak:Bolu G&uuml;ndem</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 12 Dec 2013 15:46:45 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/YJKGrVb4MSot.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CİLDİNİZİ SOĞUKLARA HAZIRLAYIN!..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/cildinizi-soguklara-hazirlayin-6955</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/cildinizi-soguklara-hazirlayin-6955</guid>
                <description><![CDATA[Geçiş mevsimlerinde, ısı farkları cildimizi fazlasıyla etkileyip, cansızlaştırıyor. İşte kış boyunca ışıl ışıl bir cilde sahip olmak için yapmanız gerekenler...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Mevsimin değişken, ısı farklarının fazlaca olduğu bu d&ouml;nemden t&uuml;m v&uuml;cudumuz gibi cildimiz de etkileniyor. Daha yorgun, cansız, nemini ve ışıltısını kaybetmiş ve daha mat bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m cildimize yansıyor.<br />
	<br />
	Bu durumda tek yardımcı olabilecek şey, mevsime ve kişiye g&ouml;re adapte edilmiş daimi bir bakım programı... Bunun anlamı da kış mevsiminde cilt bakımına daha fazla zaman ayırmaktır. İşte dikkat etmeniz gereken &ouml;nemli noktalar:<br />
	<br />
	<strong>Ilık suyla banyo yapın</strong><br />
	<br />
	■ Dışarıda &ccedil;ok soğuk bir hava varken, evde uzun uzun sıcak bir banyo yapmak size cazip gelebilir. Ama 15 dakikadan sonra bu sıcaklık cildinizin lipid tabakasını (nemin tutulduğu yağ asitleri kompleksi) ele ge&ccedil;irmeye başlar. Cildinizdeki doğal yağların yok olmasına neden olur. Sıcaklığı d&uuml;ş&uuml;r&uuml;n ya da banyonuzun s&uuml;resini kısaltın. Daha sonra &ccedil;ok iyi kurumasına dikkat edin. Islak kalan dit de cilt kuruluğuna sebebiyet verebilmektedir.<br />
	<br />
	■ Kışın cildin nem ihtiyacı artar. Bu nedenle d&uuml;zenli olarak nemlendirici krem kullarım. Unutmayın ki cildin uygun bir şekilde nemlendi-rilmesi yaşlanmayı geciktirir. Bir de egzama oluşumunu ve sedef hastalığının tekrarlamalarını azaltır.<br />
	<br />
	■ Boyun ve dekoltenizin derisi y&uuml;z&uuml;n&uuml;z kadar hassas. Bu b&ouml;lgeler de y&uuml;z kadar g&uuml;neşe ve soğuk havaya maruz kalıp, zarar g&ouml;r&uuml;yor. Kırışık ve olduğundan yaşlı g&ouml;r&uuml;nen bir boyun, gencecik ve bakımlı bir y&uuml;z&uuml;n altında hemen kendini belli eder. Zarif ve bakımlı boyun i&ccedil;in y&uuml;ze uygulanan nemlendirici &uuml;r&uuml;nleri boyun ve dekoltenize de d&uuml;zenli şekilde uygulayın.<br />
	<br />
	<strong>Beslenme de &ouml;nemli...</strong><br />
	<br />
	■ Soğuk havalarda eller de s&uuml;rekli sıcak su ile yıkanmaktan dolayı nasibini alır. G&uuml;n i&ccedil;erisinde defalarca yıkamak zorunda kaldığınız ellerinizi, her yıkamadan sonra mutlaka nemlendirin.<br />
	<br />
	■ Uzun s&uuml;re soğuk havada kalmak dudakların da kurumasına, hatta &ccedil;atlamasına sebep olur. Nazik<br />
	bir peeling ya da bir diş fır&ccedil;ası ve soğuk su ile yapılacak dairesel masaj hareketleri dudakları sıcak-soğuk dalgalanmalarına karşı hazırlamak i&ccedil;in iyi bir bakımdır. Ayrıca UV- filtreli dudak bakım &uuml;r&uuml;nleri ve rujlar kullanabilirsiniz.<br />
	<br />
	■ Beslenme de cildi korumak i&ccedil;in dikkat edilmesi gereken bir fakt&ouml;rd&uuml;r. Kışın cilt bakımında sağlıklı beslenmeye &ouml;nem veren kişiler, ciltlerinin gereksinim duyduğu vitaminleri, antioksidanları, mineralleri; ve doymamış yağlan v&uuml;cuda alır ve bu sayede kışın cilt bakımı daha etkili h&acirc;le gelmiş olur.<br />
	<br />
	Omega-3 desteği kışın cilt bakımının etkisini arttıracaktır. Kış mevsiminin meyveleri ve sebzeleri ile birlikte tahıllı besinler de, kışın cilt bakımının daha etkili olması i&ccedil;in sağlıklı beslenme kuralları arasında yer alır. A, C, E vitaminleri, &ccedil;inko, bakır, demir, selenyum alımı yarımda zayıflama diyetlerinin abartılmaması ve yağ, karbonhidrat kısıtlamasının dozunda yapılması &ouml;nemlidir. Ayrıca g&uuml;n i&ccedil;inde bol bol su i&ccedil;mek cilt sağlığı i&ccedil;in de &ouml;nemlidir.<br />
	<br />
	<br />
	<strong>Sabahları y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze mutlaka masaj yapın</strong><br />
	<br />
	1- Uykusuzluk cilde yorgun, mat ve şiş bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml; verir. Bu y&uuml;zden d&uuml;zenli uyku, gen&ccedil; kalmak ve daha iyi g&ouml;r&uuml;nmek i&ccedil;in bakım kadar gereklidir. Kış aylarında da bir uyku d&uuml;zeniniz olsun. Uykunuzun d&uuml;zenli olmasına dikkat edin. En az 7-8 saat uyumayı asla ihmal etmeyin.<br />
	<br />
	2- Sigara ve alkol t&uuml;ketmeyin.<br />
	<br />
	3- Formunuzu koruyun. Sık kilo değişikliklerinden ka&ccedil;ının.<br />
	<br />
	4- Belli yaştan sonra &uuml;retimi azaldığı i&ccedil;in dışarıdan da destek olarak Q enzim 10, Alfa lipoik asit ile antioksidan-<br />
	lan tabii ki doktorunuza danışarak k&uuml;rler halinde kullanın.<br />
	<br />
	5- Sabah kalktığınızda cildinize uygun bir nemlendiriciyi yer &ccedil;ekiminin tersi y&ouml;n&uuml;nde aşağıdan yukarı doğru masaj uygulayarak lenf dolaşımını uyarın, &ouml;demi &ccedil;&ouml;z&uuml;n. B&ouml;ylelikle daha canlı bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me kavuşursunuz...<br />
	<br />
	6- Boyun &ccedil;izgilerinin artışına engel olmak i&ccedil;in &ccedil;ok y&uuml;ksek yastıkları tercih etmeyin. Kırışıklıklara karşı m&uuml;mk&uuml;nse her zaman sırt &uuml;st&uuml; yatın.<br />
	<br />
	7- &Ouml;zellikle kış aylarında aşırı kahve t&uuml;keterek cildinizi kurutmayın.<br />
	<br />
	<br />
	Kaynak: Cildinizi Soğuklara Hazırlayın - G&uuml;zellik Haber<br />
	http://www.guzellikhaber.com</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Nov 2013 15:36:20 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/LJQ3V4gbYoFm.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇİKOLATA ZAYIFLATIYOR!..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/cikolata-zayiflatiyor-6778</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/cikolata-zayiflatiyor-6778</guid>
                <description><![CDATA[İspanya’da yapılan araştırma çikolata sevenleri mutlu etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Araştırmaya g&ouml;re, d&uuml;zenli ve &ccedil;ok &ccedil;ikolata yiyenlerin v&uuml;cudundaki yağ oranı, az yiyenlere g&ouml;re daha d&uuml;ş&uuml;k. Beslenme alışkanlığını inceleyen bilimciler, fazlaca &ccedil;ikolata t&uuml;ketenlerin &ouml;zellikle karın evresindeki yağ oranının daha dengeli olduğunu belirtti. Araştırmacılar, bu durumun, &ccedil;ikolatanın metabolizmanın daha fazla &ccedil;alışmasını ve yağın dengeli dağılmasını sağlamasından kaynaklandığını s&ouml;yledi.<br />
	<br />
	Kaynak:Bolu G&uuml;ndem</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 Nov 2013 15:34:03 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/fXwmoB1zs9ir.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CİLDİ YENİLEYEN GIDALAR!..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/cildi-yenileyen-gidalar-6628</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/cildi-yenileyen-gidalar-6628</guid>
                <description><![CDATA[Antioksidan değerleri yüksek olan besinler cildi onarıyor. İşte o besinler...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Esteworld Plastik Cerrahi Hastaneleri&#39;nden Dermatolog Uzm. Dr. Eylem Acar, sonbaharda alınacak vitamin ve minarellerin cildi rahatlatacağını s&ouml;yledi. Acar, &quot;A,C,E vitaminleri taze havu&ccedil;, kayısı ve domateste bolca bulunan Beta Karoten&#39;i t&uuml;ketmek &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Bu vitaminlerin antioksidan değerleri &ccedil;ok y&uuml;ksektir ve g&uuml;neşin cilde verdiği zararlarla savaşıp cilt hasarlarını onarır&quot; dedi.<br />
	<br />
	G&uuml;neşli g&uuml;nlerin sona ermek &uuml;zere olduğu bug&uuml;nlerde, yaz boyunca g&uuml;neşten, denizden, klorlu havuz sularından yıpranan cildimiz, bakıma ihtiya&ccedil; duyuyor.<br />
	<br />
	Esteworld Plastik Cerrahi Hastaneleri&#39;nden Dermatolog Uzm. Dr. Eylem Acar, yaz mevsiminde g&uuml;neş ve deniz sonrası cildin kaybettiği su ve nemin sonbaharda yerine konması gerektiğini ifade etti. Eylem Acar, şunları s&ouml;yledi: &quot;Cilde mineral i&ccedil;eriği y&uuml;ksek tonikler ve y&uuml;ksek su i&ccedil;eriği olan nemlendiriciler uygulanmalı. Ciltteki nem oranı &ouml;zellikle mevsimsel ge&ccedil;işlerde &ccedil;ok &ouml;nemlidir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yazın cildimiz UV ışınlardan etkilenir ve sonbahar gelince kararmış, bronzlaşmış, kurumuş ve kırışmış olur. Havaların giderek soğumasıyla birlikte cildin i&ccedil;erdiği su miktarı aniden d&uuml;şer.&quot;<br />
	<br />
	G&uuml;neş Hasarlardan Kurtulmak &Ccedil;ok Kolay!<br />
	<br />
	<strong>Cildi yenileyen gıdalar</strong><br />
	<br />
	Dr. Eylem Acar, sonbahar ve kış aylarında da g&uuml;neş koruyucu &uuml;r&uuml;nler kullanılmaya devam edilmesi konusunda uyarıda bulundu. G&uuml;n ışığının olduğu her mevsimde ve saatte cildin UV ışınlarına maruz kaldığını ve yaşlandığı hatırlatan Dr. Eylem Acar, cildi yenilemek ve yaşlanmayı yavaşlatmak i&ccedil;in gerekli vitaminlerin bulunduğu gıdaları ş&ouml;yle sıraladı:<br />
	<br />
	<strong>A vitamini:</strong> Karaciğer, yağ, s&uuml;t, peynir, yumurta sarısı<br />
	<strong>E Vitamini:</strong> Bitkisel yağlar.<br />
	<strong>C Vitamini: </strong>Maydanoz, &ccedil;ilek, limon, domates, semizotu<br />
	<strong>Karotenoidler:</strong> Beta karoten Ispanak, marul, lahana, brokoli, kavun, şeftali, havu&ccedil;, kayısı<br />
	<strong>Lutein:</strong> Yeşil yapraklı sebzeler, yumurta sarısı, hayvani yağlar<br />
	<strong>Likopen:</strong> Domates, karpuz, kırmızı greyfurt<br />
	<strong>Kuersetin:</strong> Elma, &uuml;z&uuml;m, limon, domates, soğan, marul, brokoli, karalahana, pamuk tohumu, &ccedil;ay, kırmız şarap gibi i&ccedil;ecekler, ginko biloba, zeytinyağı, propolis<br />
	<strong>Omega-3:</strong> &Ccedil;oklu doymamış yağ asidi: Balık yağı<br />
	<strong>Resveratrol: </strong>&Uuml;z&uuml;m kabuğu, yer fıstığı, kırmızı şarap, dut<br />
	<strong>&Ccedil;ay polifenolleri:</strong> Yeşil &ccedil;ay<br />
	<br />
	(Kaynak: Womenist.net)</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 24 Oct 2013 15:31:14 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/w6ITysx7EDet.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KÜRDAN YERİNE DİŞ İPİ KULLANIN!..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kurdan-yerine-dis-ipi-kullanin-6268</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kurdan-yerine-dis-ipi-kullanin-6268</guid>
                <description><![CDATA[Yenilen gıda maddelerinin artıklarının muhakkak diş aralarında kalıyor. Bunu temizlemek için çoğu kişi kürdan tercih ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Yenilen gıda maddelerinin artıklarının muhakkak diş aralarında kalıyor. Bunu temizlemek i&ccedil;in &ccedil;oğu kişi k&uuml;rdan tercih ediyor. Ancak bunun temizlik a&ccedil;ısından yeterli olmadığım dile getiren Ege &Uuml;niversitesi Diş Hekimliği Fak&uuml;ltesi Oral Diagnoz ve Radyoloji Anabilim Dalı &Ouml;ğretim &Uuml;yesi Prof. Dr. G&uuml;niz Baksı Şen, &ouml;zellikle dişleri birbirine &ccedil;ok yakın olan kişilerin mutlaka diş ipi kullanmasını tavsiye ederek şu &ouml;nerilerde bulundu:<br />
	<br />
	&quot;Diş ipi &ccedil;ok &ouml;nemli olmasına karşın maalesef &ccedil;ok az kullanılıyor. &Ouml;zellikle dişleri birbirine &ccedil;ok yakın olanlar, mutlaka diş ipi kullanmalı. Diş aralarındaki plaklar, ağız kokusuna eğilimi olan hastalarda &ccedil;ok ciddi kokuya neden olabiliyor. Dişlerin arasını fır&ccedil;a da tam olarak temizleyemez. Diş arasında kalan artıklar hem ağız kokusuna neden olur hem de &ccedil;&uuml;r&uuml;meye yol a&ccedil;abilir. Dişlerin arasındaki plağı uzaklaştırmak i&ccedil;in en etkili y&ouml;ntem diş ipidir. Fır&ccedil;a gibi, diş ipi kullanmak da alışkanlık haline gelmeli.&quot;<br />
	<br />
	Kaynak:http://www.guzellikhaber.com/guzellik/agiz-ve-dis-bakimi/kurdan-yerine-dis-ipi-kullanin-h16843.html</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Sep 2013 15:58:42 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/PhSDlUb8Zuf6.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TIRNAK KIRILMASINA KARŞI 5 ÖNERİ!..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/tirnak-kirilmasina-karsi-5-oneri-6267</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/tirnak-kirilmasina-karsi-5-oneri-6267</guid>
                <description><![CDATA[ İşte tırnaklarınzıın kırılmadan ve sağlıklı bir şekilde uzaması için yapmanız gerekenler...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Tırnaklar bir kadının en &ccedil;ok dikkat etmesi gereken b&ouml;lgelerinden biridir. Peki tırnakların kırırlmaması i&ccedil;in ne yapmalı? Birka&ccedil; k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ouml;nlemle tırnaklarınızın kırılmadan sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlayabilirsiniz.<br />
	<br />
	<strong>Tırnakların sağlıklı bir şekilde uzaması i&ccedil;in 5 &ouml;neri!</strong><br />
	<br />
	-Sağlıklı tırnaklar i&ccedil;in en &ouml;nemli madde beslenmedir. Et, s&uuml;t ve balık &uuml;r&uuml;nlerinin t&uuml;ketimini ihmal etmeyin.<br />
	<br />
	-Aseton tırnağa zarar veren en &ouml;nemli etkenlerdendir. Aseton kullanımını en aza indirin.<br />
	<br />
	-Temizlik yaparfken mutlaka eldiven kullanın. Deterjanların i&ccedil;indeki kimyasallar tırnaklarınızın yıpranmasına neden olur.<br />
	<br />
	-Manik&uuml;r yaptırıyorsanız aletlerin hijyenik olmasına &ccedil;ok dikkat edin. Tırnaklarınızın mikrop kapmasına neden olabilir.<br />
	<br />
	-Tırnaklarınızı tırnak makası yerine t&ouml;rp&uuml; ile kısaltın. Bu tırnaklarınızın daha sağlıklı uzamasını sağlayacaktır.<br />
	<br />
	Kaynak: Womenist.net</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Sep 2013 15:48:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/KqPAcxs41oM6.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MAKYAJLI UYUYANLAR DİKKAT!..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/makyajli-uyuyanlar-dikkat-5640</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/makyajli-uyuyanlar-dikkat-5640</guid>
                <description><![CDATA[Güzel uyuyup çirkin uyanmayın! Zira İngiliz uzmanlar, makyajla uyuyan kadınları inceledi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Araştırma sonunda ciltlerindeki kozmetik kalıntıları ile uyuyan kadınların, 10 yaş daha erken yaşlandığı belirlendi.<br />
	<br />
	Uzmanlar, &quot;Ciltteki makyaj kalıntıları uyku sırasında g&ouml;zenekleri tıkıyor. Bu da yaşlılığa yol a&ccedil;ıyor&quot; dedi.<br />
	<br />
	Kaynak:Ankara Haber</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Jul 2013 18:27:59 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/myaPCgTfkzHq.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SAÇLARIN DÖKÜLMEMESİ İÇİN NE YAPMALIYIZ?..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/saclarin-dokulmemesi-icin-ne-yapmaliyiz-5127</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/saclarin-dokulmemesi-icin-ne-yapmaliyiz-5127</guid>
                <description><![CDATA[ Saçların dökülmemesi için yapmamız gerekenler...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;"><strong>Sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesine neler yol a&ccedil;ar?</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Her ne kadar sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesinde su&ccedil;lu anne ya da babadan gelen genler ise de &ouml;nlenebilen başka nedenler de var. Yetersiz beslenme, enfeksiyon, re&ccedil;eteli ila&ccedil;lar, kimyasal sa&ccedil; &uuml;r&uuml;nleri ve hatta duygusal stres de sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesine yol a&ccedil;abiliyor.<br />
	<br />
	<strong>Daha fazla balık t&uuml;ketin</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Balık sadece protein ve minerallerle dolu değildir. Aynı zamanda balık iyi bir Omega-3 ve D vitamini kaynağıdır. Bu iki besin maddesi de kemoterapi hastalarında sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesini &ouml;nlemede faydalıdır.<br />
	<br />
	<strong>Demir seviyenizi kontrol altında tutun</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Kadınlar arasında daha yaygın olan demir eksikliğine bağlı kansızlık, sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesinin bilinen nedenidir. Fakat sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesi sizin fark edebileceğinizden az olabilir. Beslenmenize kabak &ccedil;ekirdeği, kinoa ya da tofu gibi demir bakımından zengin yiyecekler eklerseniz, bu gıdalar sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesini &ouml;nlemede yardımcı olabilir. Ancak kırmızı et ya da yumurtadan uzak duran vejetaryenler i&ccedil;in yeterince demir almak daha zordur.<br />
	<br />
	<strong>B vitamini unutmayın</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Biyotin, B2 ve B12 vitaminleri sa&ccedil; gelişimi i&ccedil;in &ouml;nemlidir. B vitaminine ya da demire ihtiyacınız olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsanız, ila&ccedil; kullanmaya başlamadan &ouml;nce doktorunuza danışın. Daha basit bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m olarak ise beslenmenizi bu eksikliğe uygun olarak yapılandırabilirsiniz.<br />
	<br />
	<strong>Stresinizi kontrol altına alın</strong><br />
	<br />
	Herhangi bir zaman diliminde sa&ccedil;larınızın y&uuml;zde 85&prime;i b&uuml;y&uuml;me, gelişme d&ouml;nemindeyken y&uuml;zde 15&prime;i de son &ouml;l&uuml;m aşamasındadır. Stresli olaylar ise sa&ccedil;larınızın y&uuml;zde 30-40&prime;ının &ouml;lmesine yol a&ccedil;an doğal d&ouml;ng&uuml;ye yol a&ccedil;an bir şok oluşturabilir. Sonu&ccedil; olarak 3 ay sonra k&ouml;peklerin t&uuml;ylerini d&ouml;kmesi gibi siz de sa&ccedil;larınızı d&ouml;kmeye başlayabilirsiniz. Bu nedenle sa&ccedil; kaybını &ouml;nlemek i&ccedil;in stresle m&uuml;cadele etmenin yollarını arayın.<br />
	<br />
	<strong>Re&ccedil;eteli ila&ccedil;ların prospekt&uuml;slerini okuyun</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Bir&ccedil;ok insan kemoterapinin sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesini hızlandırdığını biliyor. Fakat re&ccedil;eteli ila&ccedil;lar da sa&ccedil;larınızı d&ouml;kebilir. &Ouml;rneğin, kan inceltici ya da psikiyatrik ila&ccedil;lar sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesini hızlandırıyor. Bu nedenle ila&ccedil;ları i&ccedil;meden &ouml;nce prospekt&uuml;slerini iyice okuyun.<br />
	<br />
	<strong>Kişisel hijyene &ouml;nem verin</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Sa&ccedil;ınızın derisini ve sa&ccedil;ınızı temiz tutmak, sa&ccedil; derinizde oluşabilecek herhangi bir mantar enfeksiyonu oluşumunu engeller. B&ouml;ylece sa&ccedil;larınız d&ouml;k&uuml;lmez. Fakat sa&ccedil; derinizi &ccedil;ok fazla şampuanlamayın, &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu durum sa&ccedil; derinizdeki sebase bezlerinin hasarına yol a&ccedil;abilir.<br />
	<br />
	<strong>D&uuml;zenli egzersiz yapın</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">D&uuml;zenli egzersiz kelliği &ouml;nlemede &ouml;nemlidir. Egzersiz stresi yatıştırır ve derideki kan dolaşımını d&uuml;zenler. Egzersiz yaptığınızda oluşan ter de deri &uuml;zerindeki zararlı maddelerin atılmasına yardım eder.</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Jun 2013 18:48:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/I6wuBUYVgcyn.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>PLAJA NASIL HAZIRLANMALIYIZ?..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/plaja-nasil-hazirlanmaliyiz-5096</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/plaja-nasil-hazirlanmaliyiz-5096</guid>
                <description><![CDATA[İşte uzmanlardan plaja hazırlık yapanlar için tüyolar...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Tatil yaparken de formda, bakımlı ve g&uuml;zel olmak isteyen kadınların en b&uuml;y&uuml;k &ccedil;ekinceleri, kış boyunca alınan fazla kilolardan kurtulup bikini giyecek duruma gelmek ve plajda ince g&ouml;r&uuml;nmek olsa gerek.<br />
	<br />
	<strong>Plaja hazırlık t&uuml;yoları</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Uzmanlar, tatil planları i&ccedil;inde olan ve plaja hazırlık yapanlara bazı &ouml;nerilerde bulunuyor. İşte uzmanlardan plaja hazırlık yapanlar i&ccedil;in t&uuml;yolar...<br />
	<br />
	<strong>Oturma tarzınızı g&ouml;zden ge&ccedil;irin</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Dizlerinizi kırarak oturmak, bacaklarınızda &#39;liposuction&#39; etkisi yaratır. V&uuml;cut dili uzmanı Pati Wood, &quot;Bu duruş, &uuml;st bacaklarınızdaki fazlalıkları saklamanın yanı sıra, dikkati g&ouml;vdenize ve dizlerinize &ccedil;ekerek daha ince g&ouml;r&uuml;nmenizi sağlar&quot; diyor.<br />
	<br />
	<strong>Otobronzan ile incelin</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Ustaca yapılmış bir otobronzan uygulaması siyah k&uuml;&ccedil;&uuml;k elbise gibidir, &ccedil;&uuml;nk&uuml; sizi daha ince g&ouml;sterir! V&uuml;cudunuza peeling yaptıktan sonra ince bir kat otobronzanı eşit şekilde s&uuml;r&uuml;n. Hi&ccedil;bir noktayı ka&ccedil;ırmamak i&ccedil;in her a&ccedil;ıdan rahatlıkla uygulayabileceğiniz sprey olanları deneyin.<br />
	<br />
	<strong>Şişkinliklerden kurtulun</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">&quot;Bikini giymeden &ouml;nceki &uuml;&ccedil; g&uuml;n karbonhidrat ve tuzlu gıdalardan uzak durun&quot; diyor beslenme uzmanı Cyntia Sass. Ayrıca şişkinlik yapan fasulye, brokoli gibi sebzelerle idrar s&ouml;kt&uuml;r&uuml;c&uuml; kuşkonmaz ve domates gibi sebzeleri bir s&uuml;re t&uuml;ketmeyin. Bol bol bitki &ccedil;ayı i&ccedil;in.<br />
	<br />
	<strong>Sa&ccedil; stilinize &ouml;zen g&ouml;sterin</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Hasır bir şapka hem sa&ccedil;ınızın g&ouml;z&uuml;n&uuml;ze girmesini &ouml;nler, hem g&uuml;neşten korur, hem de şık g&ouml;r&uuml;nmenizi sağlar. Sa&ccedil; stilisti Christine, &quot;Sa&ccedil;ınıza hareket katmak i&ccedil;in plaja gidene kadar &ouml;r&uuml;n. Plajda &ouml;rg&uuml;leri a&ccedil;ın&quot; diyor.<br />
	<br />
	<strong>En fazla yumruğunuz kadar yiyin</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Mideniz boşken ortalama yumruk b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;ndedir. Eğer onu sadece yumruğunuz kadar yiyecekle doldurursanız karnınız d&uuml;z g&ouml;r&uuml;n&uuml;r. Beslenme uzmanı Cyntia Sass, acıktığınızda, midenizi yumruğunuz kadar dolduracak kuru meyve ve kuruyemiş yemenizi tavsiye ediyor.<br />
	<br />
	<strong>Doğru bikini se&ccedil;imi yapın</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Stil danışmanı T&uuml;lin Kermen, desenli bikini modellerinin kal&ccedil;aları daha ince g&ouml;sterdiğini, ipli bikinilerin ise bacak boyunu uzun g&ouml;sterilebileceğini s&ouml;yl&uuml;yor.<br />
	<br />
	<strong>Kal&ccedil;alarınızı sıkılaştırın</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Dermatolog Jeannette Graf, &quot;Yeni &ccedil;ıkan sel&uuml;lit kremleri, poponuzu kusursuz yapmasa da, birka&ccedil; saat boyunca p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m veren yoğun i&ccedil;eriklere sahipler&quot; diyor.<br />
	<br />
	<strong>Bacaklarınıza vakit ayırın</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Dr. Melisa Eczacıbaşı, &quot;Duşta bacaklarınıza peeling yapıp bekletin. Bacaklarınıza &uuml;&ccedil; dakika kadar soğuk su tutmanız, onların daha canlı g&ouml;r&uuml;nmesini sağlar&quot; diyor. Eczacıbaşı, kal&ccedil;a ve bacaklarda kılcal damar oluşumuna neden olduğu ve cildi kuruttuğu i&ccedil;in sıcak suyu asla &ouml;nermiyor.<br />
	<br />
	<strong>Bol yoğurt t&uuml;ketin</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Diyet ve beslenme uzmanı Aylin Yılmaz, metabolizmayı hızlandıracak besinler t&uuml;ketmenizi &ouml;neriyor. &Ccedil;abuk kilo vermek ve karın b&ouml;lgesindeki yağlardan kurtulmak i&ccedil;in yoğurt mucize bir gıda.<br />
	<br />
	<strong>T&uuml;ylerinizden kurtulun</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size:14px;">Bacaklarınızın tuzdan yanmaması i&ccedil;in t&uuml;ylerinizi denize girmeden bir g&uuml;n &ouml;nceden alın. P&uuml;r&uuml;zs&uuml;z g&ouml;r&uuml;nmelerini istiyorsanız bol bol nemlendirin.<br />
	<br />
	Kaynak:haber3.com</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 15 Jun 2013 00:26:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/axkdYwplBu3v.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>RUJUN KALICILIĞINI ARTTIRMANIN YOLLARI!..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/rujun-kaliciligini-arttirmanin-yollari-5094</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/rujun-kaliciligini-arttirmanin-yollari-5094</guid>
                <description><![CDATA[İşte rujun uzun saatler kalıcı olması için yapmanız gerekenler...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Ruj makyajın olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Yoğun g&uuml;nlerde ya da bir davete gittiğimizde &ccedil;oğu zaman rujumuzu yenilemeyi unutuyoruz. İlk s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z zamanki parlaklığı ve o canlı rengi saatler i&ccedil;inde yavaş yavaş azalmaya başlıyor. Peki bir rujun daha kalıcı olması i&ccedil;in ne yapmalı?<br />
	<br />
	Rujun daha uzun s&uuml;re dudaklarımızda kalması i&ccedil;in k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir ka&ccedil; ipucu var!<br />
	Est&eacute;e Lauder T&uuml;rkiye makyaj artisti Serdar Başar rujun kalıcı olması i&ccedil;in ne yapmamız gerektiğiniz anlattı. Gelin, ruj hakkında bu k&uuml;&ccedil;&uuml;k sırrı işin ustasından &ouml;ğrenelim.<br />
	<br />
	<strong>Rujun kalıcı olması i&ccedil;in yapmanız gerekenler!</strong><br />
	<br />
	Rujun kalıcı olması i&ccedil;in &ouml;nce dudaklarınızı pudralamakla başlayın. Daha sonra rujunuzla aynı tonda bir dudak kalemi ile dudak &ccedil;evrenizi belirginleştirin.<br />
	<br />
	<br />
	Sonrasında bir dudak fır&ccedil;ası yardımıyla bu kalemi dudaklarınıza eşit şekilde dağıtın.<br />
	<br />
	En son yapacağınız şey ruju s&uuml;rmek. Eğer rujunuzu dudak fır&ccedil;ası ile uygularsanız daha kalıcı olmasını sağlayabilirsiniz.<br />
	<br />
	<br />
	&Uuml;stelik ruju s&uuml;rd&uuml;kten sonra dudaklarınız da ruju ezmemeye &ouml;zen g&ouml;sterin. (Genellikle ruj s&uuml;r&uuml;ld&uuml;kten sonra yapılan dudakları ileri geri oynatma hareketi)<br />
	<br />
	Kaynak: Womenist.net</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Jun 2013 23:49:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/FI2Pbi3RDanM.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HANIMLAR DİKKAT!</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/hanimlar-dikkat-4718</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/hanimlar-dikkat-4718</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Berberler ve Kuaförler Federasyonu Denetim Kurulu Başkanı ve Bolu Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Nezahat Gökçeoğlu, açılan düğün sezonu ile birlikte, gelin saçı ve makyajı püf noktaları anlatarak tavsiyelerde bulundu. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Bu sene d&uuml;ğ&uuml;n &ouml;ncesi mekan resimlerinin &ccedil;ekildiğine vurgu yapan G&ouml;k&ccedil;eoğlu gelinlerin prova geldiğini s&ouml;yledi. Bu sebeple iki kez makyaj sa&ccedil; yaptıklarını belirten G&ouml;k&ccedil;eoğlu, şu an en &ccedil;ok ilavelerle y&uuml;kseltilmiş topuzlar ve dolu dolu sa&ccedil;ların tutulduğunu vurguladı.&nbsp; gelinsa&ccedil;ı yaparken partnerinde &ouml;nemine değinen G&ouml;k&ccedil;eoğlu, eğer damat kısa boylu ise gelinin daha sade, sıkıştırılmış krepesiz sa&ccedil;lar tercih etmesi gerektiğini s&ouml;yledi.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ayrıca sa&ccedil;ın, gelinliğin modeline g&ouml;re yapılması gerektiğini aktaran G&ouml;k&ccedil;eoğlu, &ldquo;Eğer gelinlik sade ise sa&ccedil;ta sade olmalı, doğal &ccedil;i&ccedil;ekler kullanılmalı. Ama gelinlik abartılıysa kişinin y&uuml;z şekli ve fiziki &ouml;zellikleri &ouml;n planda tutulmalı&rdquo; dedi.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Kısa sa&ccedil;lar i&ccedil;in de &ouml;nerilerde bulunan G&ouml;k&ccedil;eoğlu, şu an spor gelinliklerde var. ya da saca uygun , &ccedil;ıt&ccedil;ıt ve postişler kullanılabilir.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Gelin sa&ccedil;ı haricinde de t&uuml;yolar veren G&ouml;k&ccedil;eoğlu, 1950-1970 seneleri arasındaki modellerin tekrar moda olduğunu ve topuzların da bu tarza d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; s&ouml;yledi. Ancak o yıllarda kadınların uyumum i&ccedil;erisinde olduğunu ve bu işi daha iyi yaptığını s&ouml;yleyen G&ouml;k&ccedil;eoğlu; &ldquo;Şimdi moda ile klasiği bir araya getiriyorlar ancak o yıllardaki sentezi yakalayamıyorlar. Hem rahat olmak hem de abiye olmak istiyorlar&rdquo; dedi.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Dizilerin sa&ccedil; taramada etkisi olup olmadığını sorduğumuz T&uuml;rkiye Berberler ve Kuaf&ouml;rler Federasyonu Denetim Kurulu Başkanı ve Bolu Berberler ve Kuaf&ouml;rler Odası Başkanı Nezahat G&ouml;k&ccedil;eoğlu; &ldquo;Osmanlıda maşa yoktu ama Muhteşem Y&uuml;zyıl dizisinde sa&ccedil;lar hep maşalı. &Uuml;stelik dizi oyuncularının oynadığı reklam filmlerinde hep Avrupalı kuaf&ouml;rler sa&ccedil; yapıyor. Ama bu diziler hanımlar ve &ouml;zelliklede gen&ccedil;ler arasında etkili olabiliyor&rdquo; dedi.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	15-20 yaş arası gen&ccedil;lerin genellikle &ouml;zel g&uuml;nler i&ccedil;in dağınık topuz tercih ettiği s&ouml;yleyen G&ouml;k&ccedil;eoğlu; &ldquo;Aslında bu da şunu g&ouml;steriyor. D&ouml;nemimizdeki gen&ccedil;ler basma kalıp sa&ccedil; istemiyor. Bakış a&ccedil;ısının farklılaştığını g&ouml;steriyor&rdquo; dedi.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Makyaj hakkında bize k&uuml;&ccedil;&uuml;k sırlar vermesini istediğimiz G&ouml;k&ccedil;eoğlu, gece ve g&uuml;nd&uuml;z soft makyaj tercih edilmesi gerektiğini y&uuml;zdeki makyajın renklerinin abartılı olmaması gerektiğini anlattı. Tam fond&ouml;ten ve pudra ile birlikte abartılı rimel kullanılabileceğini s&ouml;yleyen G&ouml;k&ccedil;eoğlu, makyajın bir renk c&uuml;mb&uuml;ş&uuml; gibi algılanmaması gerektiğini, makyajın ir kamufle işi olduğunu belirtti.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ruj konusunda da abartıdan ka&ccedil;ınılması gerektiğini vurgulayan G&ouml;k&ccedil;eoğlu, &ouml;zellikle mezuniyet gecelerine giden gen&ccedil; kızların koyu kırmızı ruj yerine kıyafetine uygun rujlar tercih etmesi gerektiğini vurguladı ve ama ilada kırmızı ruj s&uuml;rmek isterlerse de u&ccedil; kırmızıdan ka&ccedil;ınılması gerektiğini s&ouml;yledi. (K&ouml;roğlu)</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 Jun 2012 16:53:27 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/T4qQJE7Fd9px.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SELÜLİTİN TEDAVİSİ VAR</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/selulitin-tedavisi-var-4679</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/selulitin-tedavisi-var-4679</guid>
                <description><![CDATA[ Gülben Ergen’in denizden çıkarken bacaklarındaki selülitin göründüğü fotoğraflar magazin basınına yansıyınca selülitin haber değeri olup olmadığı tartışması alevlendi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&Uuml;nl&uuml; bir kişinin sel&uuml;litlerinin olup olmamasının haber değeri tartışılır belki ama uzmanlara g&ouml;re her kadın bir g&uuml;n mutlaka sel&uuml;litle tanışacak.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ancak bilim de boş durmuyor. &Ouml;strojen hormonu sebebiyle v&uuml;cuttaki cilt altı yağ dokusunun etkilenmesiyle ortaya &ccedil;ıkan sel&uuml;litin tedavisi &uuml;zerinde de bir&ccedil;ok y&ouml;ntem mevcut. &Ccedil;eşitli kremler, cihazlar kadınları bu dertten kurtarmak i&ccedil;in m&uuml;cadele ediyor.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	M-Onep Nişantaşı Kliniğinden Dermatolog Dr. &Ouml;yk&uuml; Maraşoğlu hem G&uuml;lben Ergen&#39;in sel&uuml;litli fotoğrafını yorumladı hem de sel&uuml;litle ilgili neler yapılabileceğini anlattı.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Sel&uuml;lit neden oluşur? Her kadının sel&uuml;liti var mıdır?</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Sel&uuml;litin başlıca sebebi kadınlık hormonu &ouml;strojendir. Kadınların cilt altı yağ dokusu yapısı erkeklerinkinden farklıdır. Bu bağlar; &ouml;strojen hormonu, genetik yapı, yaş, beslenme, hareketsizlik gibi bir&ccedil;ok sebepten &ouml;t&uuml;r&uuml; kısalır ve yağ dokusunun yapısı bozulmaya başlar. Biz en son evrelerinde g&ouml;zle g&ouml;r&uuml;n&uuml;r hale gelince sel&uuml;lit oluşumunu fark ederiz.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Her kadında az ya da &ccedil;ok sel&uuml;lit yoktur, sel&uuml;lit olma potansiyeli vardır. Uygun genetik yapı ve m&uuml;kemmel beslenme ve egzersizle sel&uuml;litsiz kadın olabileceği gibi, sel&uuml;liti olan profesyonel sporcular da g&ouml;rebilmekteyiz. Bizler, sevmediğimiz bu g&ouml;r&uuml;n&uuml;m iyice belirmeden yaşam bi&ccedil;imi ve &ouml;nleyici tedavileri uygularsak bu hem sağlık hem de estetik g&ouml;r&uuml;n&uuml;m a&ccedil;ısından memnuniyet verici olur.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Sel&uuml;litin tedavisi var mıdır? Hangi y&ouml;ntemlerle sel&uuml;lit g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; iyileştirilir?</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Sel&uuml;litin tedavisi vardır. Lakin yapısal bir sorun olduğu i&ccedil;in ve bu yapıyı değiştirmek şimdilik m&uuml;mk&uuml;n g&ouml;r&uuml;nmediği i&ccedil;in tedavinin her sene tekrarlanması gerekir. Bizler kilosu normal ya da birka&ccedil; kilo fazlası olanlara elektrodlarla adeleleri &ccedil;alıştıran Slim Up&rsquo;ı &ouml;neriyoruz. Adale baş ve sonlarına bağlanarak kasların hareket ettirmesi y&ouml;ntemleri sel&uuml;litleri azaltmaktadır. Bu sayede karın ve bacak kasları sıkılaşır, bu b&ouml;lgelerdeki yağ dokusu azalır, incelme sağlanır. Ayrıca cihazın verdiği kızıl&ouml;tesi ışınlar sayesinde metabolizma hızlandırılır, karın, kal&ccedil;a ve bacaklardaki lokalize yağlar azaltılarak kaslar sıkılaştırılır. biraz kilo fazlasıyla birlikte sıkılaşma ihtiyacı olanlara ise lenfatik dolaşımı artıran ve aynı zamanda inceltici etkileri olan refleksolojif y&ouml;ntemler Endermolab ve Vela&rsquo;yı uyguluyoruz. Bu y&ouml;ntemler ise deri altındaki d&uuml;zensizlikleri, sel&uuml;lit g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;n&uuml; &ouml;nemli derecede azaltan ve derinin daha iyi kanlanmasına yardımcı olan sistemlerdir. Bilimsel &ccedil;alışmalarda bu iki sistemlerden sonra v&uuml;cutta</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&bull;Lipolizin (yağ yakımının) %70,</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&bull;Mikro kan dolaşımının %400,</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&bull;Lenfatik dolaşımın %300 arttığı kanıtlanmıştır.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Bu etkiler sonucu uygulandığı b&ouml;lgedeki lokal yağlanmalar azalır, Gevşemiş dokular sıkılaşır, sel&uuml;litli g&ouml;r&uuml;n&uuml;m azalır, v&uuml;cut yeniden şekillenir, toksinlerin v&uuml;cuttan atılımı hızlanır ve cilt elastikiyeti artar.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Piyasada &ccedil;ok seanslı ve ucuz olarak lanse edilen sel&uuml;lit tedavileri ise sadece hayal satıyor. Bu tedaviyi almak isteyen hanımlar mutlaka cihazı araştırıp FDA onayı olup olmadığına bakmalılar.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	G&uuml;lben Ergen&#39;in fotoğrafını yorumlayabilir misiniz?</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	G&uuml;lben Hanım&rsquo;ın basına yansıyan fotoğraflarındaki sel&uuml;lit sorunu bir&ccedil;ok kadında misliyle var. Sel&uuml;lit belirmek i&ccedil;in s&uuml;rekli tetiktedir. Biraz kiloyla, bedendeki sarkma ve gevşemeyle daha &ccedil;oğalmış gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;r. G&uuml;lben Hanım&rsquo;da bence sel&uuml;litten ziyade biraz gevşeme var, bunu da monopolar radyo frekans (thermage) gibi y&ouml;ntemlerle ve biraz diyet ve egzersizle &ccedil;&ouml;zebilir. Ancak bedeniyle barışık ve g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;nden mutlu olmak ince ve fit g&ouml;r&uuml;nmekten &ccedil;ok daha &ouml;nemlidir diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	akşam</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 Jun 2012 17:56:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/UmrX4kbgq6il.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NEMLENDİRİCİ KULLANIRKEN DİKKAT!..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/nemlendirici-kullanirken-dikkat-4560</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/nemlendirici-kullanirken-dikkat-4560</guid>
                <description><![CDATA[Yazın cildinizi güneşten korumak için nemlendirici seçerken, güneş koruyucu özelliği olmasına dikkat edin.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">G&uuml;neş artık eskisi kadar dost değil bizlere; t&uuml;m canlılar i&ccedil;in yaşam enerjisi olan g&uuml;neş ozon tabakasının incelmesiyle birlikte neyazık ki artık bir tehlike unsuru haline geldi. Yery&uuml;z&uuml;ne ulaşan ultraviyole radyasyonu miktarı arttı ve eskiden yery&uuml;z&uuml;ne sadece UVA ve UVB ulaşırken artık UVC radyasyonu da ulaşmaya başladı.<br />
	<br />
	<br />
	<br />
	UVA kısa dalga boyludur cildin erken yaşlanması ve kırışmasına sebep olurken; UVB ve UVC nin ise deri kanseri riskini arttırdığını biliyoruz. Bu y&uuml;zden de sadece deniz ya da havuz kenarında g&uuml;neşlenirken değil, g&uuml;n&uuml;n her saatinde g&uuml;neşten korunmamız b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;nem taşıyor. Dolayısıyla &ouml;zellikle g&uuml;neşe, yaz, kış direkt maruz kalan y&uuml;z&uuml;m&uuml;ze kullandığımız nemlendiricilerin g&uuml;neşten koruma &ouml;zelliği olması &ouml;nemlidir.<br />
	<br />
	<br />
	<br />
	<strong>G&uuml;nl&uuml;k kullanım i&ccedil;in en az ka&ccedil; fakt&ouml;rl&uuml; nemlendiriciler kullanmalıyız?</strong><br />
	<br />
	En az SPF 30+ olmalıdır. SPF( Sun Protection Fact&ouml;r) bir rakamla belirtilen bu &ouml;zellik, &uuml;r&uuml;n&uuml;n cildi g&uuml;neş hasarına karşı koruyabilme yeteneğini g&ouml;sterir(&Ouml;zellikle UVB ye karşı)<br />
	<br />
	G&uuml;nl&uuml;k kullanım i&ccedil;in iyi bir nemlendirici; kokusuz, parf&uuml;ms&uuml;z, nonallerjik ve en az SPF 30 + olmalıdır.<br />
	<br />
	<br />
	<br />
	<strong>SPF &ouml;zelliği olmayan g&uuml;nl&uuml;k nemlendiriciler cilt lekelerine neden olur mu?</strong><br />
	<br />
	Evet! G&uuml;neşin istenmeyen bir diğer etkisi ise cildimizde istenmeyen lekelere yol a&ccedil;masıdır.<br />
	<br />
	G&uuml;neşten gelen UV ışınları derideki canlı h&uuml;crelere zarar verir. UV ışığına maruz kalan h&uuml;creleri korumak i&ccedil;in h&uuml;crelerin etrafında bulunan melanositler(derimize rengini veren pigment yapımından sorumlu h&uuml;creler) &ccedil;oğalmaya başlar ve deride koyu kahverengi renk değişimi(bronzlaşma) g&ouml;zlenir. Yani g&uuml;neşe maruz kalan derinin koyulaşması bir savunma mekanizmasıdır.G&uuml;neş koruyucu i&ccedil;ermeyen nemlendiriciler ;cildimizi savunmasız bırakacağı i&ccedil;in istenmeyen lekelere neden olurlar.<br />
	<br />
	<br />
	<br />
	<strong>Araba kullanırken, sabah evden &ccedil;ıktığımızda, y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş yaparken maruz kaldığımız g&uuml;neş ışınları cilde ne kadar zararlıdır?</strong><br />
	<br />
	Bizler g&uuml;neşten korunmayı sadece tatil ve denizle sınırlandırıyoruz. Oysa g&uuml;nl&uuml;k yaşamımızda farkında olmadan maruz kaldığımız g&uuml;neş ışınları da aynı &ouml;l&ccedil;&uuml;de zaralıdır. G&uuml;n i&ccedil;inde maruz kaldığımız hasarın yıllar i&ccedil;inde oluşturacağı etkiyi total olarak d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde &ccedil;ok anlamlıdır.<br />
	<br />
	<br />
	<br />
	Dolayısıyla ;&ouml;zellikle g&uuml;neşe direkt maruz kalan y&uuml;z,boyun ,ense,g&ouml;ğ&uuml;s ,eller ve kollara evden &ccedil;ıkmadan &ouml;nce g&uuml;neş koruyucu uygulanması ;hem derimizin gen&ccedil; kalması , hem de ileride oluşabilecek deri kanseri riskini azaltmak a&ccedil;ısından b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşır.<br />
	<br />
	<br />
	<br />
	Amerikan Hastanesi<br />
	<br />
	Dermatoloji B&ouml;l&uuml;m&uuml;<br />
	<br />
	Dr.Ayfer Aydın<br />
	<br />
	Hastane.com.tr </span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 Jun 2012 01:42:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/dpBPGa1e8WDg.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÜZEL GÖĞÜSLER İÇİN BUNLARA DİKKAT!</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/guzel-gogusler-icin-bunlara-dikkat-4426</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/guzel-gogusler-icin-bunlara-dikkat-4426</guid>
                <description><![CDATA[Pek çok kadın; güzel bir göğüs dekoltesine sahip olmayı hayal eder. Göğüslerini daha diri göstermek isteyenler; bazı yöntemlerle bunu başarabilir. İşte kendi kendinize uygulayabileceğiniz o yöntemler...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Seksi spiker haberi b&ouml;yle sundu!</p>
<p>
	Bir&ccedil;ok kadın g&ouml;ğ&uuml;slerinin daha dik, sıkı, b&uuml;y&uuml;k ya da tam tersi k&uuml;&ccedil;&uuml;k olmasını ister. T&uuml;m bunlar aslında kolay.. İşte, g&ouml;ğ&uuml;slerinizin g&uuml;zelliği i&ccedil;in evde rahatlıkla uygulayabileceğiniz y&ouml;ntemler...</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Duşta peeling yapın</p>
<p>
	Formu ve b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ne olursa olsun, g&ouml;ğ&uuml;slerin p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z ve ipeksi olması artı bir puan... Bunun i&ccedil;in haftada bir, duşta peeling yapmanız yeterli. Y&uuml;z i&ccedil;in &uuml;retilen peeling&#39;ler, hassas ciltlere daha uygun olduğundan g&ouml;ğ&uuml;sleriniz i&ccedil;in de kullanabilirsiniz. Ama iri taneli &uuml;r&uuml;nler; tahrişe neden olabilirler. Bu y&uuml;zden peeling&#39;den sonra mutlaka bal &ouml;zl&uuml; nemlendirici s&uuml;r&uuml;n.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Silikon yerleştirin</p>
<p>
	G&ouml;ğ&uuml;slerinizi bir beden b&uuml;y&uuml;tmeye ne dersiniz? Altlarına yerleştirilen yapışkanlı silikonlar gayet pratik bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m. Dahası sutyen kullanımı da gerektirmiyor. Dekolte, transparan ya da ince askılı giysiler i&ccedil;in de en doğru se&ccedil;im.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Sıklığını test edin</p>
<p>
	G&ouml;ğ&uuml;slerinizin sıkılığını ş&ouml;yle test edebilirsiniz: Y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze kocaman bir g&uuml;l&uuml;mseme yerleştirin. Bu hareketle, boynunuzda bir kasılma olacak. Kasılma sırasında, g&ouml;ğ&uuml;sleriniz yukarı &ccedil;ıkıyorsa her şey yolunda demektir. Kıpırtı yoksa, egzersiz yapmanız gerekir.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Sırt&uuml;st&uuml; uyuyun</p>
<p>
	Sırt&uuml;st&uuml; uyumak; b&uuml;t&uuml;n gece y&uuml;z&uuml;st&uuml; ya da yan yattığınızda dekolte b&ouml;lgesinde oluşabilecek kırışıklıkları engelliyor. 45 yaşından sonra elastik lifler yıpranıyor; bu yıpranma bazı izlerin daha da belirginleşmesine neden oluyor. Sırt&uuml;st&uuml; uyumakta zorlanıyorsanız gece takılan sutyenlerden edinin. B&ouml;ylece kırışıklık olmaz.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Bakımı ihmal etmeyin</p>
<p>
	G&ouml;ğ&uuml;slerinize ayıracağınız biraz zaman, onları daha dik ve sıkı bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me kavuşturabilir. &Uuml;stelik d&ouml;rt haftada... Silikonun temel yapı taşı olan silisyum, cildin kolajen yani &#39;gen&ccedil;lik&#39; etkisini artırmakta &ouml;nemli bir rol oynuyor. Bu nedenle, g&ouml;ğ&uuml;s bakımı i&ccedil;in &uuml;retilen t&uuml;m bakım &uuml;r&uuml;nlerinin i&ccedil;inde silisyum bulunuyor. Silisyum a&ccedil;ısından zengin &uuml;r&uuml;nleri k&uuml;r halinde kullanmanız, kısa s&uuml;rede farkı g&ouml;rmenizi sağlayacak. &Uuml;r&uuml;nleri, iki g&ouml;ğ&uuml;s etrafında sekiz &ccedil;izecek şekilde uygulayın.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	G&uuml;neşten korunun</p>
<p>
	Dekolte b&ouml;lgeniz, v&uuml;cudunuzun en hassas b&ouml;lgesi olduğundan y&uuml;z&uuml;n&uuml;z kadar &ouml;zenle korunması gerekiyor. İlk d&uuml;ğmesi a&ccedil;ık kullanılan g&ouml;mlekler giydiğinizde, a&ccedil;ıkta kalan alana sızan g&uuml;neş ışınları bu b&ouml;lgeye zarar veriyor. Bu nedenle bahar aylarında en az 30; yazın ise 50 korumalı krem kullanmanız gerekiyor.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	S&uuml;tyeninizi değiştirin</p>
<p>
	İri g&ouml;ğ&uuml;sleri, y&uuml;ksek teknolojiyle &uuml;retilmiş s&uuml;tyenlerle bir beden k&uuml;&ccedil;&uuml;ltmek m&uuml;mk&uuml;n. Bu sutyenler, g&ouml;ğ&uuml;sleri hem &uuml;stten hem alttan kavrıyor, orta b&ouml;lgeden de saten bir bant gibi tutuyor. B&ouml;ylece g&ouml;ğ&uuml;sler, ezilmeden, tam da en g&uuml;&ccedil;l&uuml; olduğu noktalardan kontrol altına alınmış ve her biri yaklaşık olarak ikişer santim k&uuml;&ccedil;&uuml;lt&uuml;lm&uuml;ş oluyor. Sarkmalar i&ccedil;inse benzer y&uuml;ksek teknolojiyle &uuml;retilen toparlayıcı sutyenler olduk&ccedil;a işe yarıyor.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Sporu ihmal etmeyin</p>
<p>
	G&ouml;ğ&uuml;slerinize dik ve dolgun bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m kazandırmak i&ccedil;in bu amaca hizmet eden egzersizler yapın. Tenis, y&uuml;zme, pilates ve yoga tam da bu b&ouml;lgeye hizmet eden sporlar arasında... Bu sporlarla sırt ve g&ouml;ğ&uuml;s kasları &ccedil;alışıyor, duruşunuz dikleşiyor. Sırt dik durduğunda g&ouml;ğ&uuml;sler de yukarı kalkıyor. Evde ya da ofiste yapabileceğiniz k&uuml;&ccedil;&uuml;k egzersizler de var. &Ouml;rneğin; k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir topu iki elinizin arasına sıkıştırın, dirsekleriniz dışa doğru bakarken 20 kere sıkıp bırakın. Bir başka hareket de, ellerinizi ve dirseklerinizi birleştirerek kollarınızı başınızın &uuml;zerine doğru 15 kez kaldırıp indirmek.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Enstit&uuml;den destek</p>
<p>
	G&uuml;zellik enstit&uuml;lerinde, dekolte b&ouml;lgesi, uzun bir s&uuml;redir y&uuml;z bakımı uygulamalarına dahil ediliyor. Yapılan temizleme, masaj, peeling ve nemlendirme işlemi b&ouml;lgeyi hem canlandırıyor, hem de h&uuml;cre yenilenmesini destekleyerek daha gen&ccedil; g&ouml;r&uuml;nmelerine yardımcı oluyor.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Kilo alıp vermeyin</p>
<p>
	G&ouml;ğ&uuml;s dokusu, olduk&ccedil;a yağlıdır. Kilo alıp vermek, yağ oranının artıp azalmasıyla ilgili olduğundan, bu b&ouml;lgeyi direkt etkiler. Bu nedenle hızlı kilo vermekten ka&ccedil;ınmalısınız. Eğer diyet yapıyorsanız protein i&ccedil;eren gıdalar t&uuml;ketin.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&Ccedil;atlaklardan kurtulmak i&ccedil;in</p>
<p>
	Kadınların en b&uuml;y&uuml;k sorularından biri de g&ouml;ğ&uuml;slerindeki &ccedil;atlaklar... &Ccedil;atlakları lazerle &ouml;nlediklerini ve bu şekilde g&ouml;ğs&uuml; de rahatlıkla toparladıklarını s&ouml;yleyen Medikal Estetik Uzmanı Dr. Pınar Karag&uuml;lle, uyguladıkları operasyonun son derece basit olduğunu belirtti. Karag&uuml;lle uyguladıkları y&ouml;ntemi ş&ouml;yle anlattı:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Doku gevşiyor</p>
<p>
	&quot;G&ouml;ğ&uuml;s b&ouml;lgesinde, hamilelik, ergenlik ve hızlı kilo alıp vermeye bağlı, estetik a&ccedil;ıdan bir&ccedil;ok kişiyi rahatsız eden &ccedil;atlaklar oluşabiliyor. &Ccedil;atlaklar genelde y&uuml;zeyden &ccedil;&ouml;k&uuml;k, yırtık şeklinde oluyor. &Ccedil;atlaklar yeni oluştuklarında renkleri mor ya da kırmızıya yakın oluyor. Yıllar ge&ccedil;tik&ccedil;e renkleri a&ccedil;ılarak gri, kurşuni veya beyaz bir renk alıyor, elastikiyeti azalıyor. Bu gevşemeyi gidermek i&ccedil;in g&ouml;ğ&uuml;steki bağ dokuyu yeniden g&uuml;&ccedil;lendirmek gerekiyor.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Altı seansa kadar s&uuml;rebiliyor</p>
<p>
	Kullanılan Co2 lazerler uygulandıkları alanda yeni doku oluşumunu tetikliyor. Oluşan yeni bağ doku; yavaş yavaş &ccedil;atlak alanını doldurarak cildin yenilenmesine ve &ccedil;atlak g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;n&uuml;n azalmasına neden oluyor. Seans aralıkları d&ouml;rt ile altı haftada bir olup mevcut probleme g&ouml;re &uuml;&ccedil; ya da altı seans s&uuml;rebiliyor. Bu işlem; lokal anestezik kremler kullanıldığından, ağrısız olmakla birlikte sosyal hayatı neredeyse hi&ccedil; etkilemiyor.&quot;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	SAĞLIK-EKOLAY</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 Jun 2012 17:29:55 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/prdjHX4Ek82L.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>E VİTAMİNİ İLE ADET SANCISINA SON</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/e-vitamini-ile-adet-sancisina-son-4212</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/e-vitamini-ile-adet-sancisina-son-4212</guid>
                <description><![CDATA[ Kadınların her ay yaşadığı, çekilmez bir durumdur. Siz de her ay bu sancıları çekiyorsanız e vitamini ile buna son verebilirsiniz. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Milyonlarca kadının hayatları boyunca karşılaştığı bu rahatsızlık i&ccedil;in uygulanan bu &ouml;nemli gelişme bir&ccedil;ok kadın i&ccedil;in olduk&ccedil;a mutlu edici bir durum. Yapılan araştırmalar g&ouml;steriyor ki, E vitamini &ouml;zellikle gen&ccedil; kızlarda her ay meydana gelen adet sancılarını ortadan kaldırmada etkili oluyor.</p>
<p>
	Uzmanlar bir b&ouml;l&uuml;m kadın &uuml;zerinde uyguladığı &ccedil;alışmada, regli d&ouml;neminin &ouml;ncesi ve ilk g&uuml;nlerinde bu kişilere E vitamini takviyesi yaptı. &Ccedil;alışma sonucu g&ouml;r&uuml;ld&uuml; ki kadınların sancılarında &ouml;nemli derecede azalmalar meydana geldi. &Ouml;zellikle &ccedil;ok fazla ağrı &ccedil;eken kişilerde ağrının tamamen ortadan kalktığı s&ouml;ylendi. G&uuml;nde ortalama 200 g E vitamini verilen kadınlar bu sonu&ccedil;tan olduk&ccedil;a memnun kaldıklarından bahsetti.</p>
<p>
	İngiltere&#39;de bir dergide yayınlanan bu araştırma, kadınları &ccedil;ok mutlu edecek gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu regl sancıları kadınların g&uuml;nl&uuml;k hayatlarını olduk&ccedil;a k&ouml;t&uuml; etkilemektedir. &Ouml;yle ki bu sancılar y&uuml;z&uuml;nden kadınlar &ccedil;alışamamaktadır. Ayrıca bu sancılar y&uuml;z&uuml;nden bol miktarda ve sakıncalı ağrı kesiciler kullanmak zorunda kalan kadınlar bu durumdan kurtuldukları i&ccedil;in de olduk&ccedil;a memnunlar.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 31 May 2012 15:26:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/Kdq32zBMio6j.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İŞTE KİLO VERMENİN EN KOLAY YOLU</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/iste-kilo-vermenin-en-kolay-yolu-4166</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/iste-kilo-vermenin-en-kolay-yolu-4166</guid>
                <description><![CDATA[ ABD’de yapılan bir araştırmada, kilo vermek isteyenlerin toplu taşıma araçlarını kullanmalarının faydası olabileceği ortaya çıktı. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Kanada&rsquo;daki British Columbia &Uuml;niversitesi&rsquo;nin ABD&rsquo;nin Atlanta kentinde yaptığı araştırmada, toplu taşıma ara&ccedil;larını kullananların, otomobille işe gidenlerden daha zinde olabileceği ve spor salonuna gitmelerine gerek kalmayabileceği g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.</p>
<p>
	Journal of Public Health Policy dergisinde yayımlanan araştırmaya g&ouml;re, toplu taşıma ara&ccedil;larını kullananlar, Kanada Kalp ve Fel&ccedil; Vakfı&rsquo;nın haftada beş g&uuml;n 30&prime;ar dakika makul fiziksel aktivite tavsiyesine uygun davranmış oluyor.</p>
<p>
	4156 kişiyi inceleyen araştırmacılar, ulaşımda otomobil kullananların tavsiye edilen fiziksel faaliyet seviyesinin altında kaldığını g&ouml;rd&uuml;. Araştırmacılar, toplu taşıma ara&ccedil;larının &ouml;zendirilmesinin gerekliliğinin altını &ccedil;izdi.</p>
<p>
	Bir &ouml;nceki yazımız olan Sağlıklı beslenin kanseri &ouml;nleyin başlıklı makalemizde Sağlıklı Beslenmenin faydaları, Sağlıklı Beslenmenin faydaları nelerdir ve sağlıklı beslenmenin faydaları yararları hakkında bilgiler verilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 30 May 2012 17:26:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/kDE3cn7mC4BJ.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÜZELLİK SIRLARI!..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/guzellik-sirlari-3022</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/guzellik-sirlari-3022</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Teniniz i&ccedil;in en doğru renkli fond&ouml;teni g&uuml;n ışığında ve makyajsız bir zemin &uuml;zerinde deneyerek bulabilirsiniz. &Ccedil;ene &uuml;zerinde uygulama yapmak en doğrusudur.<br />
	<br />
	Makyajdan &ouml;nce y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze g&uuml;nd&uuml;z kreminizi s&uuml;r&uuml;n ve 3 dakika emilmesini bekleyin. B&ouml;ylece fond&ouml;ten cilde daha rahat yayılır ve lekeli g&ouml;r&uuml;nmez.<br />
	<br />
	Fond&ouml;teni &ouml;nce elinizin i&ccedil; b&ouml;lgesine d&ouml;k&uuml;n ve bir s&uuml;nger yardımıyla yavaş yavaş y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze s&uuml;rmeye başlayın. Y&uuml;z&uuml;n orta b&ouml;lgesinden dışarı doğru &ccedil;alışın. Bu şekilde dozu en iyi bi&ccedil;imde ayarlarsınız.<br />
	<br />
	G&ouml;zaltındaki morlukları ve kızarıklıkları kapatıcı kalemler yardımıyla yok edebilirsiniz. Burun ve dudak kenarlarındaki konturları da en iyi fır&ccedil;a yardımıyla kapatabilirsiniz.<br />
	<br />
	Farın daha kalıcı olmasını istiyorsanız, farın nemli fır&ccedil;a yardımıyla uygulayın.</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 01 May 2012 00:31:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/5jdWb9Iuz7gf.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÜZELLEŞİRKEN YAŞ’A DİKKAT!..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/guzellesirken-yasa-dikkat-2842</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/guzellesirken-yasa-dikkat-2842</guid>
                <description><![CDATA[Kadınlar güzelleşmeye çalışırken hangi yaşta olduklarına da dikkat etmelidirler.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; her yaşın ayrı g&uuml;zelliği olduğu gibi,ayrı ihtiya&ccedil;ları da vardır.Bakalım bunlar neler?<br />
	<br />
	<strong>20&#39;li Yaşlar</strong><br />
	&nbsp;<br />
	Cildiniz i&ccedil;in nemli kalmasını sağlayacak bir krem se&ccedil;in.Ağır kozmetikler yerine &uuml;zerinde gen&ccedil;lerin kullanabileceğini g&ouml;steren ibareler olan daha doğal &uuml;r&uuml;nleri tercih edin.Asitli i&ccedil;eceklerden uzak durun.Antioksidanlarla cildinizi destekleyin.<br />
	&nbsp;<br />
	<strong>30&#39;lu Yaşlar</strong><br />
	&nbsp;<br />
	Retinol i&ccedil;eren,h&uuml;cre yapımını destekleyen kremler kullanmalısınız.Bu tarz &uuml;r&uuml;nler cildinize A vitamini desteği verir ve cildinizin daha parlak bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ye kavuşmasını sağlar.G&uuml;neşin dik geldiği saatlerde asla dışarıda kalmamaya dikkat edin.<br />
	&nbsp;<br />
	<strong>40&#39;lı Yaşlar</strong><br />
	&nbsp;<br />
	Melanin d&uuml;zeyini dengeleyen &uuml;r&uuml;nler se&ccedil;meniz gerekiyor.A,C ve E vitamini bakımından zengin kremler kullanmalısınız.Bu yaşlarda Anti-Aging i&ccedil;eren serumların faydasını g&ouml;rebilirsiniz.&Ouml;ğle saatlerinde kendiniz i&ccedil;in bir siesta arası verin ve geceleri erken saatlerde uyumaya dikkat edin.<br />
	&nbsp;<br />
	<strong>50&#39;li Yaşlar</strong><br />
	&nbsp;<br />
	Bu d&ouml;nemde h&uuml;cre onarıcı kremler kullanmalısınız.Artık sizin i&ccedil;in yağ bazlı &uuml;r&uuml;nler kullanmak &ccedil;ok &ouml;nemli.Cilt bakımınızı tamamlamak i&ccedil;in kremlerin yanında serumlardan da yararlanmalısınız.Belirginleşen sarkmaları engellemek i&ccedil;in kilonuzu sabit tutmanız gerekir.G&uuml;nde 2 litre su i&ccedil;meyi ihmal etmeyin.</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	<br />
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Apr 2012 00:03:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/fBmTMNnCFoVc.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KISA SAÇ HANGİ KADINLARA YAKIŞIR?..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kisa-sac-hangi-kadinlara-yakisir-2644</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kisa-sac-hangi-kadinlara-yakisir-2644</guid>
                <description><![CDATA[Kendinize güvenen bir kadınsanız ve cilt bakımınızı her zaman aksatmadan yapıyor, makyajsız dışarı çıkmıyorsanız kısa saç kullanmaya uygun biri olabilirsiniz. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Kısa sa&ccedil; kullanmak kolay gibi g&ouml;r&uuml;nebilir ama sa&ccedil;larınızdan vazge&ccedil;erken y&uuml;z g&uuml;zelliğinizi &ouml;n plana &ccedil;ıkarmak zorundasınız.</span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;"><strong>Kısa sa&ccedil; kullanımı cesaret ister!</strong><br />
	<br />
	Hollywood yıldızlarıyla başlayan mask&uuml;len sa&ccedil; kesimleri &ouml;yle moda oldu ki, etrafımızda kısacık ve modern kesimleri sıklıkla g&ouml;rmeye başladık. G&ouml;zleri ve dudakları &ouml;n plana &ccedil;ıkaran bu kısa kesimler olduk&ccedil;a iddialı ve seksi.<br />
	<br />
	Katie Holmes, Rihanna, Natalie Portman, Sienna Miller bu akımın &uuml;nl&uuml; &ouml;nc&uuml;leri&hellip;</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Apr 2012 02:52:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/2FLTeSMBtCIb.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YÜKSEK TOPUKLARA DİKKAT!..</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yuksek-topuklara-dikkat-2237</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yuksek-topuklara-dikkat-2237</guid>
                <description><![CDATA[Yüksek topuktaki tehlikeye dikkat çeken uzmanlar, ayakkabı alınırken ayağın şekline uygun olanların tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Universal Malatya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Vural Yazıcı, sağlık a&ccedil;ısından en ideal ayakkabının yaklaşık 5 santimetre y&uuml;ksekliğinde topuğu olan ayakkabı olduğunu belirterek, y&uuml;ksek topuk tutkunu kadınları uyardı. Ayakkabıyı topuk y&uuml;ksekliğinin yanı sıra ideal yapan &ouml;zelliği &ouml;n kısmının parmakların rahat edebileceği genişlikte olması şeklinde a&ccedil;ıklayan Yazıcı, &quot;B&ouml;yle bir ayakkabı spor ayakkabısı kadar sağlıklıdır. 8 santimetreden uzun topuklu, sivri u&ccedil;lu bir ayakkabı ise uzun s&uuml;reli kullanıldığında bel, kal&ccedil;a, diz, ayak bileği ve ayağın &ouml;n kısmında anormal y&uuml;klenmelere ve varise neden olur&quot; dedi.</span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;"><strong>Kollarımız, bacaklarımız ve başımızın yer &ccedil;ekimine g&ouml;re bir pozisyonu olduğunu anlatan Yazıcı, şunları s&ouml;yledi:</strong><br />
	<br />
	&quot;8 santimetreden y&uuml;ksek topuğu olan bir ayakkabı post&uuml;r adı verilen bu fizyolojik duruşu bozarak, dizlerin ve kal&ccedil;anın hafif b&uuml;k&uuml;lmesine, belin &ouml;ne doğru kamburlaşmasına ve belin normal olan &ccedil;ukurluğunun artmasına neden olur. Bel, kal&ccedil;a, diz, bacak kaslarında, ayak bileğinde ve ayağın &ouml;n kısmında post&uuml;r bozukluğundan kaynaklanan anormal kuvvet yoğunlaşması ise &ccedil;eşitli hastalıklara yol a&ccedil;ar. Genellikle 40-50 yaş grubunu etkileyen ayak parmaklarındaki kemik &ccedil;ıkıntıları, doğuştan olabildiği gibi gen&ccedil; yaşlarda da g&ouml;r&uuml;lebiliyor En &ouml;nemli nedeni, kadınların y&uuml;ksek topuklu ve ucu sivrilen ayakkabıları tercih etmeleri.&quot;<br />
	<br />
	<strong>&quot;KAS KISALMALARINA NEDEN OLUR&quot;</strong><br />
	<br />
	Anormal y&uuml;klenme yerlerinde kas kısalmaları olduğuna da dikkat &ccedil;eken Op. Dr. Yazıcı, &quot;&Ouml;rnek olarak bel &ccedil;ukurluğu artınca belin arka kasları, kal&ccedil;anın y&uuml;k&uuml; arttığı i&ccedil;in ise kal&ccedil;ayı b&uuml;ken kaslar, en &ouml;nemlisi de bacak kasları kısalır. Bu kısalma eklem hareketlerinin fizyolojik genişliğini azaltır. Eklem esnekliğinin azalması eklem kıkırdağına anormal y&uuml;k bindirerek, kire&ccedil;lenmeye neden olur. &Ouml;zellikle bacak kaslarının kısalarak ayak bileği eklemine y&uuml;k bindirmesi ayak tabanında bulunan zarı kısaltır, topuk ağrılarına yol a&ccedil;ar. Ayak parmaklarında pen&ccedil;eleşme g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Pen&ccedil;eleşme sonucunda ayak parmak sırtlarının ayakkabıyla &ccedil;ok sık teması bu b&ouml;lgelerde nasır oluşumuna sebebiyet verir. &Ouml;nleri &ccedil;ok dar ayakkabılarda ise başparmak &ccedil;arpıklıkları meydana gelir. Ayrıca ayağın &ouml;nde sıkışması parmakların dar bir alanda birbirlerine doğru itilmeleriyle parmak arasından ge&ccedil;en parmak sinirlerinin sıkışmasıyla sinir hasarına yol a&ccedil;arak bu b&ouml;lgede kalınlaşma ve ayak uyuşmasıyla belirti veren rahatsızlara neden olur&quot; diye konuştu.<br />
	<br />
	Kadınların y&uuml;ksek topuklu ayakkabı tutkusundan vazge&ccedil;meden sağlıklı kalmalarının birka&ccedil; noktaya dikkat etmeleri ile m&uuml;mk&uuml;n olabileceğini kaydeden Yazıcı, &quot;&Ouml;ncelikle yukarıda bahsedilen uzun s&uuml;reli kullanımın sakıncaları bilinmelidir. Kişinin ayakkabı alırken ayağın şekline uygun olanları tercih etmesi gerekir. Y&uuml;ksek topuklu, dar kalıplı ve ucu sivri ayakkabılardan ka&ccedil;ının en uzun parmak ile ayakkabı ucu arasında bir santim boşluk olmasına dikkat edin. Ayakkabıyı giydikten sonra mutlaka y&uuml;r&uuml;yerek deneyin. &Ccedil;ok sıkı ayakkabıları zamanla ayağınıza alışır d&uuml;ş&uuml;ncesiyle almayın. Haftanın dinlenme g&uuml;nlerinde normal topuklu olarak tanımlanan 5 santimetre y&uuml;ksekliğinde topuk ve &ouml;n&uuml; geniş ayakkabı ya da muadili olan spor ayakkabısı giyilerek ayaklar dinlendirilmeli, y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş, koşma gibi egzersizler yapılmalıdır.<br />
	<br />
	Egzersizin i&ccedil;ine mutlaka bacak arkası kaslarının gerilmesi dahil edilmelidir. Bu germe egzersizi i&ccedil;in oturmalı, bacaklarınızı uzatmalı, dizleri d&uuml;zleştirilmeli, ayak bileklerinizi kendinize doğru &ccedil;ekmeli ve dizinizi yukarı kaldırmadan ayak ucuna değmeye &ccedil;alışmalısınız. Oturur vaziyette iken fasılalarla ayak bileği y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş hareketine benzer bi&ccedil;imde &ccedil;alıştırılmalı, topuklu ayakkabı &ccedil;ıkartıldıktan sonra d&uuml;z topuklu, tercihen spor ayakkabı ile 30-45 dakikalık y&uuml;r&uuml;y&uuml;şler yapılmalı. G&uuml;nde en az 2 litre su i&ccedil;ilmeli. Bu basit &ouml;nlemle y&uuml;ksek topuklu ayakkabınızı sağlıklı bir şekilde uzun yıllar giyebilirsiniz&quot; dedi.</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 31 Mar 2012 15:38:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/iGTdqCRuBnJs.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BAYANLARIN KABUSU TÜYLER</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/bayanlarin-kabusu-tuyler-2038</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/bayanlarin-kabusu-tuyler-2038</guid>
                <description><![CDATA[İnce tüyler ; Genellikle dudak üstlerinde, çenede ve yüzün yan taraflarında bulunan ve fazla belirgin olmayan ince tüylerin  fazlalığı bazı kadınları sıkıntıya sokar.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Eğer bu b&ouml;lgelerdeki t&uuml;ylenme az ise en uygun yol sarartmadır. Sarartma i&ccedil;in uygun losyon evde de rahatlıkla hazırlanabilir: Cam bir kaba 2-3 kaşık y&uuml;zde 36 yoğunlukta oksijenli su koyun, birka&ccedil; damla amonyak ekleyin. Pamuklu bir &ccedil;ubuğu hazırladığınız losyona batırıp sarartmak istediğiniz t&uuml;ylere s&uuml;r&uuml;n. 4-5 dakika sonra hafif bir kaşıntı duyduğunuzda b&ouml;lgeyi bol suyla yıkayın ve kremleyin.<br />
	<br />
	Eğer t&uuml;yler fazla ise sarartma hoş g&ouml;r&uuml;nmeyebilir. Ayrıca koyu tende sarartılmış dudak &uuml;st&uuml; t&uuml;yleri beyaz bıyık gibi g&ouml;r&uuml;neceği i&ccedil;in hi&ccedil; estetik durmaz. Bu durumda en uygun &ccedil;&ouml;z&uuml;m, d&uuml;zenli aralıklarla cımbız, ip, ağda gibi y&ouml;ntemlerle bu t&uuml;yleri temizlemektir. İz bırakabilecek metotlardan ka&ccedil;ının.<br />
	<br />
	<br />
	<strong>Koltuk altı</strong><br />
	<br />
	V&uuml;cudun hassas bir b&ouml;lgesidir; &ccedil;abuk kızarır. Bu nedenle se&ccedil;eceğiniz metot &ouml;nem taşır.<br />
	<br />
	<br />
	<strong>Bikini hattı</strong><br />
	<br />
	&Ouml;zellikle deniz mevsiminde mutlaka temizlenmesi gereken bir b&ouml;lgedir. Son derece hassas ve kızarmaya meyillidir. K&uuml;&ccedil;&uuml;k iltihaplara ve batık t&uuml;ylere neden olacağı i&ccedil;in tıraş bı&ccedil;ağı kullanmaktan ka&ccedil;ının.<br />
	<br />
	<br />
	<strong>Bacaklar</strong><br />
	<br />
	Derisi &ccedil;ok hassas olmadığı i&ccedil;in t&uuml;m metotları kullanabilirsiniz. Yine de &ccedil;ok a&ccedil;ık veya &ccedil;ok koyu tenliyseniz lazerli epilasyondan ka&ccedil;ının veya bu konuda uzmanlara danışın.</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	<br />
	<br />
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 27 Mar 2012 19:46:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/CcDTILzoOgsw.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÜZELLİĞİN YENİ KURALLARI</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/guzelligin-yeni-kurallari-1930</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/guzelligin-yeni-kurallari-1930</guid>
                <description><![CDATA[Yeni sezonun makyaj trendleri; 60’lı yılların çarpıcı göz makyajından cesur kaşlara ve çekici dudaklara kadar süper lüks ve çok seksi bir görünümü işaret ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;"><strong>GRAFİK &Ccedil;İZGİLER</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">Bu sezona g&uuml;&ccedil;l&uuml;, belirgin g&ouml;zler damga vuruyor. Kuyruklu ya da d&uuml;z, dağıtılmış ya da keskin hatlı; hepsi olur yeter ki g&ouml;zlerinize cesur &ccedil;izgiler &ccedil;ekin. G&ouml;zlerinizi daha uzun g&ouml;stermek i&ccedil;in; kirpik diplerinize &ccedil;ektiğiniz likit eye-liner&#39;ınızı uzatabilirsiniz.<br />
	<br />
	<strong>&Ccedil;ARPICI KİRPİKLER</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">60&#39;lı yıllara g&ouml;nderme yapan bir etki i&ccedil;in maskarayı abartmaktan ka&ccedil;ınmayın. Hem &uuml;st, hem de alt kirpiklere birka&ccedil; kat maskara s&uuml;r&uuml;n ve kirpiklerinizin topaklanmasından &ccedil;ekinmeyin. Upuzun kirpikler ve kocaman bakışlar i&ccedil;in en etkili y&ouml;ntem; birka&ccedil; kat siyah maskara s&uuml;rmektir.<br />
	<br />
	<strong>BAKIMLI KAŞLAR</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">Kaşlarınızı alırken inceltmek yerine onları şekillendirin. Amacınız daha kalın, hafif kavisli ve g&uuml;r kaşlar yaratmak olmalı. Kaşlarınıza aynı tonda bir far s&uuml;rerek; hem daha g&uuml;r, hem de daha belirgin g&ouml;r&uuml;nmesini sağlayın.<br />
	<br />
	<strong>HAZIRLIK ZAMANI</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">Kusursuz ama &#39;ger&ccedil;ek&#39; g&ouml;r&uuml;nen bir tenin sırrı, sadece doğru fond&ouml;teni kullanmaktan ge&ccedil;miyor; bunun i&ccedil;in makyajdan &ouml;nce cildinizi hazırlamanız gerekiyor. &Ouml;nce cildi &ouml;l&uuml; derilerden arındırmalısınız. Ardından maske yapın ya da nemlendirici s&uuml;r&uuml;n.<br />
	<br />
	<strong>GECE DUDAKLARI</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">Dudaklarınızda &ccedil;arpıcı renkleri (klasik kırmızılar, m&uuml;rd&uuml;m, mor gibi daha koyu tonlar) seviyorsanız; &uuml;&ccedil; boyutlu bir etki yaratmayı deneyin. Dudak hattınızı m&uuml;rd&uuml;m tonlarında bir dudak kalemiyle boyadıktan sonra rengi hafif&ccedil;e parmağınızla dudağın t&uuml;m&uuml;ne dağıtın. Ardından kırmızı ya da kiremit rengi bir ruj s&uuml;r&uuml;n.<br />
	<br />
	<strong>DUMANLI BAKIŞ</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">Siyah yerine kahverengi far kullanarak daha taze ve modern bir etki yaratın. &Uuml;stelik bu renk, bu sezon &ccedil;ok moda olan &ccedil;arpıcı dudakları m&uuml;kemmel bir şekilde dengeliyor. Siyah g&ouml;zler ve koyu renk dudaklar abartılı bir etki yaratacaktır.<br />
	<br />
	<strong>ALLIĞIN Y&Uuml;KSELİŞİ</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">Bu sezon pembe yanaklar &ouml;n planda. Ama amacınız pembe bir allıkla &#39;al yanaklı&#39; bir etki yaratmak yerine y&uuml;z&uuml;n&uuml;z&uuml; şekillendirmek olmalı. Tercihinizi cilde taze bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m veren krem allıklardan yana kullanın.<br />
	<br />
	<strong>N&Ouml;TR TONLAR</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">Bu sezon ten renginden pembemsi bejlere kadar b&uuml;t&uuml;n n&ouml;tr renkler; kremsi bir dokuya sahip olmalı. Rengini sevdiğiniz ten rengi rujunuzun &uuml;zerine bir par&ccedil;a dudak nemlendiricisi s&uuml;r&uuml;p doğru ton ve doğru dokuyu yaratabilirsiniz.</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 26 Mar 2012 00:21:30 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/9pyWkemF1nCO.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İLK TANIŞMADA NE GİYSEM?</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ilk-tanismada-ne-giysem-1923</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ilk-tanismada-ne-giysem-1923</guid>
                <description><![CDATA[Online aşklar, sanal başlayan birliktelikler artık şaşırtıcı değil. Eskiden ön yargı ile karşılanan bu beraberlikler mutlu yuvalara dönüşebilir oldu. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">İnternette tanıştığınız biri sizi profilinizdeki fotoğraflar ve eğer g&ouml;r&uuml;nt&uuml;l&uuml; sohbet yaptıysanız kamera karşısında g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; kadarı ile tanıyor olacak. Ancak b&uuml;y&uuml;k g&uuml;n gelipte tanışmaya karar verdiğinizde işler tamamen değişebilir.<br />
	&nbsp;<br />
	Sizi ilk g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde her ne kadar uzun zamandır konuşuyor ve kısmen tanışıyor olsanız bile, fiziksel temaz ve &ccedil;ıplak g&ouml;z ile g&ouml;rmek bambaşkadır. İlk defa yanyana geleceğiniz zamana &ouml;zenle hazırlanmanız ilişkinizin gidişatını tamamen etkilecektir.<br />
	<br />
	<strong>Kandırmayın</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">Olduğunuzdan farklı biri gibi giyinmek, normalde kullanmayacağınız bir aksesuarı şıklık olsun diye kullanmak sizi komik bir duruma d&uuml;ş&uuml;rebilir. Bununda dışında olmadığınız biri gibi giyinmek sonradan h&uuml;srana sebep olacaktır. &Ouml;ncelikle kendinizi en rahat, g&uuml;vende ve g&uuml;zel hissettiğiniz bir kıyafet olmasına dikkat edin. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; rahatsız hissettiğiniz bir giysinin i&ccedil;inde g&uuml;vende hissediyor olmadığınızda karşınızdakinede huzursuz olduğunuz imajını verirsiniz. Ne kendinizi nede onu kandırmayın. Sizi rahatsız eden fazla kilonuz veya bedeninizde sevmediğiniz bir b&ouml;lgeniz varsa, sırf bunu ondan saklamak i&ccedil;in g&uuml;n boyu sizi rahatsız edecek bir kıyafet giymektense hi&ccedil; kamufle etmemek daha iyidir.<br />
	<strong>&nbsp;<br />
	Abartmayın</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">Fazla dekolte, fazla aksesuar, fazla makyaj gibi detaylar ilk buluşma i&ccedil;in &ccedil;ok uygun olmayacaktır. Kendinizi en sade haliniz ile ifade etmeniz daha doğrudur. Elbetteki tarzınızda bol aksesuar kullanmak varsa veya dekolte giymekten hoşlanıyorsanız bundan ka&ccedil;ınmayın ancak t&uuml;m g&ouml;rserl ş&ouml;lenide aynı anda kullanmayın.<br />
	&nbsp;<br />
	<strong>Fikir Alın</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">Sizi iyi tanıyan, dostluğuna ve fikrine g&uuml;vendiğiniz birinin fikrini almak mantıklı olacaktır. En azından o sizin kadar heyecanlı olmayacağından daha objektif yorumlar yapacaktır. Kendi tarzınızı korumak ve olmadığınız biri gibi giyinmemek en iyisidir. İlk buluşma i&ccedil;in fazla gergin olmak; davranışınıza, konuşmanıza ve t&uuml;m atmosfere yansıyacaktır.</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 25 Mar 2012 21:33:31 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/ku12sELC9nYN.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KUSURSUZ BİR GÜLÜŞ İÇİN AYLARCA BEKLEMEYİN </title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kusursuz-bir-gulus-icin-aylarca-beklemeyin--1762</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kusursuz-bir-gulus-icin-aylarca-beklemeyin--1762</guid>
                <description><![CDATA[Diş çektirirken en çok tedirgin olduğumuz durumlardan biri; çekilen diş yerinin boş kalmasından dolayı oluşan çirkin görünümdür. Bu durum kişilerde; gülümsemekten çekinme, kendine güvensizlik gibi sorunları beraberinde getirir. Boş kalan diş boşluğunu doldurmak için aylarca beklemek yerine artık çekilen dişin yerine anında diş ekimi yani implant uygulaması yapılabilmektedir. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Memorial Hizmet Hastanesi Ağız ve Diş Hastalıkları B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nden Dt. Muzaffer Buyan, diş ektirme hakkında bilgi verdi.</span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;"><strong>&Ccedil;ekilen dişinizin yerine anında diş ektirmek m&uuml;mk&uuml;n</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">&Ccedil;ekim kararı verilen bir dişi &ccedil;ekip hemen o seansta, &ccedil;ekim boşluğuna implant yerleştirme işlemine &lsquo;&rsquo; immediat implant &lsquo;&rsquo; denir. Diş hekimi olarak bir dişin &ccedil;ekilmemesi i&ccedil;in gereken t&uuml;m &ccedil;abaları g&ouml;sterdiğimiz halde bazı vakalarda, diş kayıpları ile karşılaşmaktayız. Bu olumsuz durumu gidermek i&ccedil;in implant teknolojisinin geldiği son nokta hem hekimin, hem de hastanın y&uuml;z&uuml;n&uuml; g&uuml;ld&uuml;rmektedir. Bir dişin &ccedil;ekimine karar verilirken, &ccedil;ekim esnasında hemen implant uygulamasının yapılabilirliği de d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmelidir. Halk arasında &lsquo;&rsquo; diş ektirmek &lsquo;&rsquo;&nbsp; olarak da bilinen implant uygulaması, artık diş &ccedil;ekilir &ccedil;ekilmez aynı seansta, doku uyuşukken ikinci bir anesteziye gerek kalmadan, &ccedil;ekim boşluğuna implantı yerleştirme noktasına gelmiş bulunmaktadır. &Ccedil;ekim seansında, &ccedil;ekimden hemen sonra implant uygulanabilmesi i&ccedil;in; &ccedil;ekimi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;len dişin etrafındaki yumuşak dokunun konturunun, yapılacak restorasyona uygun olması gerekir. &Ccedil;ekim sonrası &ccedil;ekim boşluğu, kemik a&ccedil;ısından kontrol edilmeli ve kemiğinde bu işleme uygun olduğu tespit edilmelidir.</span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;"><strong>2-3 aylık bekleme s&uuml;resine gerek kalmıyor</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">Kısa bir s&uuml;re &ouml;ncesine kadar, diş &ccedil;ekimi yapıldıktan sonra &ccedil;ekilen dişin boşluğunun kemikle dolması i&ccedil;in en az 2&ndash;3 ay beklenir, daha sonra implant yerleştirilirdi. Sonrasında 2- 3 ayda implantın adaptasyonu i&ccedil;in beklenir, sonra dişin formunda bir porselen &ccedil;alışması yapılırdı. Bu da hastanın 5- 6 ay dişsiz kalmasına sebep olurdu. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde uygun vakalarda &ccedil;ekilen dişin k&ouml;k boşluğuna hemen implant yerleştirilebilmesi bu bekleme s&uuml;relerini ortadan kaldırmaktadır. Tedavi s&uuml;resinin kısalması, cerrahi seansının teke inmesi &ccedil;ekim sonrası dişin &ccedil;evresindeki kemikteki hacimsel kayıpların &ouml;nlenmesi, bu tekniğin hastaya sağladığı avantajlardır. İmmediat implant i&ccedil;in kullanılan implant kendi &ouml;zel likidi i&ccedil;erisinde, oksijensiz ortamda muhafaza edilmekte ve uygulanmaktadır. Doku proteinleri, implantın &ouml;zelliği nedeniyle implant y&uuml;zeyine h&uuml;cum ederek &ccedil;ok daha &ccedil;abuk iyileşme sağlamaktadır. Birka&ccedil; hafta gibi kısa bir s&uuml;rede kemiğin implantı kavrama oranı yeterli olduğu tespit edilerek implant &uuml;zerine porselen yapımı ger&ccedil;ekleştirilebilmektedir. Bu işlemler i&ccedil;in 20 g&uuml;nl&uuml;k s&uuml;re yeterlidir.</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 22 Mar 2012 20:46:57 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/abBMfRuJeWno.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÖZALTI TORBALARINI GİDERMENİN YOLLARI</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/gozalti-torbalarini-gidermenin-yollari-1674</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/gozalti-torbalarini-gidermenin-yollari-1674</guid>
                <description><![CDATA[Gözaltı torbalarını gidermek için ne yapılmalı , gözaltı torbaları ile başınız dertteyse gidermek için binbir türlü yolu denediniz ama hala  başaralı olamadım diyorsanız doğru yerdesiniz.Her sabah aynaya baktığınızda bu durum canınızı artık sıkmayacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;"><strong>İşte G&ouml;zaltı Morluklarından Kurtulma Yolları</strong><br />
	<br />
	G&ouml;zaltı torbaları bazen genetik olabileceği gibi bazende yaş ilerledik&ccedil;e ortaya &ccedil;ıkan bir durum olduğu kadar yorgunluk,uykusuzluk gibi etkenlerede bağlı olabilir.<br />
	<br />
	<strong>G&ouml;zaltı Torbaları Neden Olur?</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">G&ouml;z altı torbaları genellikle yorgunluk, stres ve en &ouml;nemlisi genetik fakt&ouml;rlerin yol a&ccedil;tığı yaşlanma belirtisidir. Yorgunluk en sık rastladığımız sebeplerdendir. Uzun s&uuml;re bilgisayar başında &ccedil;alışmak, uzun saatler televizyon seyretmek, uykusuz kalmak g&ouml;z altı torbalarını tetikleyen sebeplerdir.<br />
	<br />
	G&ouml;z altı torbaları, g&ouml;z altındaki yağ keseciklerinin fıtıklaşmasından dolayı kendini g&ouml;sterir. Bu yağ kesecikleri g&ouml;z &ccedil;evresindeki bir&ccedil;ok kasın arasında tampon g&ouml;revi g&ouml;r&uuml;r. Zaman i&ccedil;inde bunların &uuml;st&uuml;ndeki bağ dokusu ve deri gevşedik&ccedil;e, kaslar da uzun s&uuml;re kasılı vaziyette kaldığında bu torbalarda fıtıklaşmalar oluşur.<br />
	Stresli olmak, kaslarda kasılmayı artırdığından, keseciklerin &uuml;st&uuml;nde basın&ccedil; yaparak bunların aralarda fıtıklaşmasını tetikler.<br />
	<br />
	G&ouml;zaltı torbalarının oluşumuna yol a&ccedil;an diğer &ouml;nemli fakt&ouml;rler de genetik yapıdır. Annemizde, anneannemizde bu t&uuml;r oluşumlar varsa, bizim de 25-30 yaşından itibaren g&ouml;z altı torbalarıyla karşılaşmamız ka&ccedil;ınılmazdır.<br />
	<br />
	<strong>G&ouml;zaltı Torbaları İ&ccedil;in Ne Yapılmalı?</strong><br />
	<br />
	Alabileceğimiz en basit &ouml;nlem, evde bir g&ouml;z maskesi bulundurmaktır. Soğuk, buz i&ccedil;eren maskeler genellikle hızlı bir şekilde g&ouml;z altı dokusunu sıkıştıracağından, hızlı bir rahatlama sağlar. Bunları 10-15 dakika kadar g&ouml;zlerimizin &uuml;st&uuml;nde tutmak faydalı olur.<br />
	<br />
	Ayrıca, g&ouml;z altı dokusunu sıkılaştıran birtakım mutfak malzemeleri de vardır. Soğuk patates ya da salatalık dilimlerini maske şeklinde belli bir s&uuml;re bu g&ouml;z b&ouml;lgesinde tutmak gerekir. Soğuk &ccedil;ay maskesi de yapılabilir. Siyah &ccedil;ay ya da papatya &ccedil;ayı aynı etkiyi g&ouml;sterir.<br />
	<br />
	<strong>G&ouml;zaltı Torbaları Nasıl Giderilir?</strong></span></p>
<p>
	<br />
	<span style="font-size: 14px;">Tedavi, g&ouml;z altı torbalarının hangi aşamada olduğuna bağlı olarak değişir. Başlangı&ccedil; safhasındaki torbalanmaların neden olduğunu tespit etmek gerekir &ouml;ncelikle. Eğer yorgunluğa, d&uuml;zensiz yaşama bağlıysa, yaşantımıza dikkat etmek, dinlendirici ve g&ouml;z altı dokusunu sıkılaştırıcı dermokozetikleri kullanmak yeterli ve faydalı olacaktır.<br />
	<br />
	Genetik fakt&ouml;rlere ve yaşlanmaya bağlı olarak oluşmuş, ilerlemiş seviyedeki g&ouml;z altı torbalarının giderilmesi basit y&ouml;ntemlerle m&uuml;mk&uuml;n olmaz. Bunun i&ccedil;in bir plastik cerraha başvurmak gerekir. Plastik cerrah bu torbaları bazen &ccedil;ıkarır bazen de bunların bir fıtıklaşmadan kaynaklandığını g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurarak tekrar yerine yerleştirilecek operasyonlar yapar.</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	<br />
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Mar 2012 01:00:19 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/G8OLxe3fDX2w.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DİYET TUZAKLARINDAN NASIL UZAK KALIRIZ?</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/diyet-tuzaklarindan-nasil-uzak-kaliriz-1673</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/diyet-tuzaklarindan-nasil-uzak-kaliriz-1673</guid>
                <description><![CDATA[Diyetisyen Banu Kazanç, sonuç alınmayan ’yap-boz’ diyetleri, nasıl başarılı bir programa dönüştürebileceğiniz hakkında önemli ipuçları verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;"><strong>1- MOLA VERİLEBİLİR</strong><br />
	<br />
	G&uuml;nl&uuml;k aktiviteler gereği diyete tam uyamadığınız noktada esnek olun! Diyetiniz, &ouml;zel durumlar i&ccedil;in alternatif i&ccedil;ermelidir. Her şey yolunda giderken &ccedil;ıkacağınız kısa bir tatil stres yaşamanıza ve kontrol hissinizi kaybetmenize neden olur. O zaman diyetinize bir s&uuml;re mola vermeniz gerekebilir. Mola vermek, kişiyi su&ccedil;luluk duygusundan kurtaracağı gibi bu s&uuml;renin sonunda kişi motivasyonu daha &ccedil;abuk sağlanabilir.<br />
	<br />
	<strong>2- KENDİNİZE G&Uuml;VENİN</strong><br />
	<br />
	Tartıya &ccedil;ıktıkları zaman istedikleri kilo kaybını g&ouml;remeyenler; &quot;Her şeyi yapıyorum ama kilo veremiyorum!&quot; d&uuml;ş&uuml;ncesi ile diyete son verir. Bu konuda kendinize g&uuml;venin. S&uuml;rekli &quot;Ger&ccedil;ekten kilo verebilecek miyim?&quot; sorusuna odaklanıp diyetinizi strese sokmayın. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmayı &ouml;ğrenmek i&ccedil;in bir programa başladığınızı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n.<br />
	<br />
	<strong>3- SU&Ccedil;LULUK DUYMAYIN</strong><br />
	<br />
	Diyette ara sıra ipin ucu ka&ccedil;ar. Bir sonraki g&uuml;n veya &ouml;ğ&uuml;nde durumu toparlamak m&uuml;mk&uuml;nken &quot;Battı balık yan gider&quot; diye ka&ccedil;amakları abartmayın. Diyetinizi &rsquo;başka bir bahara&rsquo; ertelemeyin. Hedefleriniz şaşsa da porsiyonları abartıp ve o g&uuml;n&uuml; sınırsız ka&ccedil;amaklarla ge&ccedil;irmeyin. &quot;Bug&uuml;n &ccedil;ok yedim, bu y&uuml;zden yemeğe devam edeyim, yarın tekrar başlarım&quot; demeyin. Diğer &ouml;ğ&uuml;nlerde, durumu dengelemeye &ouml;zen g&ouml;sterin. Su&ccedil;luluk duymayın, devam etmek i&ccedil;in kendinizi motive edin.<br />
	<br />
	<strong>4- TABAĞI DOLDURMAYIN</strong><br />
	<br />
	&quot;Hayır, bu kadar yeterli. Daha fazla istemem&quot; demesini bilmeyenler, yemezse karşısındakine ayıp olacağını, kişileri kıracağını d&uuml;ş&uuml;nenler, &quot;Ziyan olmasın, tabağımda kalmasın, &ccedil;&ouml;pe d&ouml;k&uuml;lmesin&quot; diyenler, hedeflerine ulaşamaz ve diyetlerini s&uuml;rd&uuml;remez! Yemeğinizin miktarına &ouml;nce g&ouml;zleriniz karar verir. Bu y&uuml;zden tabağınızı &ccedil;ok doldurma eğiliminde olmayın. Doymazsanız, bir kez daha alırsınız...<br />
	<br />
	<strong>5- GERGİNLİĞE YER YOK!</strong><br />
	<br />
	S&uuml;rekli diyet yaptığınızı tekrarlarsanız a&ccedil;lık duymadığınız halde s&uuml;rekli yeme ihtiyacında olursunuz. Her g&uuml;n tartı &uuml;st&uuml;ne &ccedil;ıkıp yaşamlarını &quot;Kilo verdim mi?&quot; gerginliğini ile s&uuml;rd&uuml;renler, s&uuml;rekli ne yiyeceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p yeme saatlerini iple &ccedil;ekenler; v&uuml;cutlarında salgıladıkları kortizol hormonu seviyelerinin artmasına neden olurlar. Yeme isteği tetiklenince de kilo veremez ve diyetlerini bırakırlar.<br />
	<br />
	<strong>6- SAĞLIK KONTROL&Uuml;</strong><br />
	<br />
	Kilo verememenin veya kilolu olmanın; sıklıkla v&uuml;cuttaki hormonal dengesizlik, ins&uuml;lin direnci, kullanılan ila&ccedil;lar, genetik ve kronik rahatsızlıklar gibi bir&ccedil;ok hastalıkla ilişkisi vardır. Nedeni belirlenmediği s&uuml;rece fazla kiloları vermek zor, hatta tedavi edici ila&ccedil; kullanılmadığı zaman neredeyse imkansızdır. Diyete başlarken sağlık muayenesinden ge&ccedil;meniz ve laboratuvar tetkiklerinizi yaptırmanız &ccedil;ok &ouml;nemlidir.<br />
	<br />
	<strong>7- AZ YA DA &Ccedil;OK YEMEYİN</strong><br />
	<br />
	Bazıları diyet listelerini ihlal eder, bazıları da listedekileri azaltma eğilimindedir. Daha fazla kilo vermek amacıyla &ouml;ğ&uuml;nler atlanır, daha az kalori almak istenir ama bu s&uuml;re&ccedil; metabolizmayı yavaşlatır. Diyet listeleriniz, g&uuml;nl&uuml;k fiziksel aktiviteleriniz ve bazal metabolizma hızınız g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alınarak verilir. Size &ouml;ng&ouml;r&uuml;lenden azını veya &ccedil;oğunu t&uuml;ketmemelisiniz.<br />
	<br />
	<strong>8- YASAKLAR DA SERBEST</strong><br />
	<br />
	Kendinizi aşırı kısıtlamamalı ve t&uuml;ketmeyi sevdiğiniz gıdalardan yoksun kalmamalısınız. Diyette yasak besin olmaz &ccedil;&uuml;nk&uuml; kendinize yasakladığınız yiyeceklere karşı kriz şeklinde tanımlanan bir yeme isteği oluşur. &Ccedil;ok sık olmamak kaydıyla yasak yiyeceklerden de k&uuml;&ccedil;&uuml;k porsiyonlarda t&uuml;ketebilirsiniz.<br />
	<br />
	<strong>9- SEVDİKLERİNİZE &Ouml;NCELİK TANIYIN</strong><br />
	<br />
	Hep aynı yiyecekleri t&uuml;ketirseniz bu durum diyeti angarya olarak algılamanıza neden olur. Sevdiğiniz yiyecekler &ouml;ncelikli olmalı, diyetiniz &ccedil;eşitlilik i&ccedil;ermeli ve sizi bıktırmamalıdır. İşin diğer boyutu ise hep aynı listeyi uygulayarak kilo veremeyeceğiniz ger&ccedil;eğidir.<br />
	<br />
	<strong>10- KAN ŞEKERİNİN DENGESİ &Ouml;NEMLİ</strong><br />
	<br />
	Diyetler dengeli olmalı, &ccedil;eşitlilik i&ccedil;ermeli ve kolay hazırlanmalıdır. Diyet yaparken fiziksel a&ccedil;lıkla m&uuml;cadele i&ccedil;in yeme sıklığı artırılır, &ouml;ğ&uuml;nlere protein ilave edilebilir ve lifli besinleri t&uuml;keterek daha uzun s&uuml;re tokluk sağlanır. Kan şekerinin aşırı d&uuml;ş&uuml;k ve ins&uuml;lin seviyesinin &ccedil;ok y&uuml;ksek olmaması sağlıklı bir diyet i&ccedil;in &ouml;nemlidir.<br />
	<br />
	<strong>DUYGUSAL A&Ccedil;LIĞI FRENLEMEK İ&Ccedil;İN</strong><br />
	<br />
	Fiziksel doyum, beraberinde duygusal doyumu da gerektirir. Sunulan yemeğin doyurucu olması i&ccedil;in t&uuml;m duygularımıza hitap etmesi onları da doyurması gerekir.<br />
	<br />
	Yenecek miktara &ouml;nce g&ouml;zlerimiz karar verir. Yemek yenecek ortam, renkler, ortamın ışıkları, g&uuml;r&uuml;lt&uuml;s&uuml;, m&uuml;ziği, konuşulan konuların keyifli olması, yemekte beraber olduğunuz kişilerin yeme hızı; duygusal a&ccedil;lığı frenleyecek unsurlardır.<br />
	<br />
	Kendimizi bir şeylere inandırma, kolaylıkla kandırabilme yeteneğimiz vardır. Başkalarına &ccedil;ok sıkı diyet uyguladığımızı s&ouml;ylesek de yalnız kaldığımızda irademize yenilebiliriz. L&uuml;zumsuz atıştırmalıklarla diyetinizi sabote etmeyin!</span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 Mar 2012 00:38:06 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/1nUCQpSKY3Xt.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MAKYAJ OLMADAN ASLA</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/makyaj-olmadan-asla-1585</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/makyaj-olmadan-asla-1585</guid>
                <description><![CDATA[İngiltere’de yapılan anketin sonuçlarına göre kadınlar günlük hayatlarında en çok ofise makyajsız gitmeye çekiniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	İngiltere&rsquo;de ger&ccedil;ekleştirilen anket kadınların makyaj alışkanlıklarıyla ilgili bir &ccedil;ok ayrıntıyı su y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkardı. &Ccedil;alışmaya katılan kadınların yarısından fazlası iş arkadaşlarının ya da m&uuml;d&uuml;rlerinin yanına makyajsız &ccedil;ıkmadığını belirtti.</p>
<p>
	Ankete katılan 3000 kadının %91&rsquo;i erkek arkadaşlarıyla ilk randevularına giderken makyaj yapacak zaman bulamadıysa randevuyu iptal ettiğini s&ouml;yledi.</p>
<p>
	&Ccedil;alışmanın sonu&ccedil;larına g&ouml;re &ccedil;alışan kadınlar eşlerinden yarım saat &ouml;nce uyanıyor. Kadınların hazırlanma s&uuml;resi ise ortalama 21 dakika.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Mar 2012 15:38:06 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/LuXhtP3pTVjM.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇEKİRDEK DİŞE ZARARLI MI?</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/cekirdek-dise-zararli-mi-1433</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/cekirdek-dise-zararli-mi-1433</guid>
                <description><![CDATA[Ortodontist Kıvanç Cebesoy’a göre, Türk halkının geleneksel kuruyemişlerinden olan çekirdek, uzun süre dişin aynı bölgesinin kullanılması nedeniyle diş minesinde kronik iritasyona yol açıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><span style="font-size: 14px;">&Ccedil;ekirdek &ccedil;itleme alışkanlığının, &uuml;st ve &ouml;n alt &ouml;nkesici dişler &uuml;zerinde &ccedil;entik şeklinde erozyonlar oluşturduğunu belirten Ortodontist Diş Hekimi Kıvan&ccedil; Cebesoy, aynı şekilde terzilerin &ouml;n dişleri arasında tuttukları iğne sebebiyle meydana gelen diş ucu erozyonunun literat&uuml;re &ldquo;terzi dişi&rdquo; olarak girdiğini s&ouml;yledi.<br />
	<br />
	Cebesoy, &ldquo;Uzun s&uuml;reli tekrarlayan alışkanlıklar diş &uuml;zerinde kuvvetin uygulandığı b&ouml;lgede 3-4 ay gibi kısa s&uuml;rede aşınmaya neden olur. İlk bakışta kırıkmış gibi g&ouml;z&uuml;ken diş u&ccedil;ları son yıllarda sadece &ouml;n dişler i&ccedil;in &uuml;retilen kompozit dolgu sistemleri ile 5 dakika gibi kısa s&uuml;rede tamir edilebilmektedir. Kullanılan kompozitler diş &uuml;zerinde bukalemum etkisi yaratarak, dişin sağlam kısmı ile muhteşem bir uyum sağlar ve aslından farkı anlaşılmaz. Diş minesi gibi sert kompozit materyal sayesinde diş daha diren&ccedil;li bir yapıya kavuşur&rdquo; dedi.<br />
	<br />
	Kıvan&ccedil; Cebesoy, &ccedil;ekirdek t&uuml;ketimi gibi alışkanlıklardan kaynaklanan diş erozyonlarında kullanılan kompozit dolgu sisteminin avantajları hakkında ise şunları s&ouml;yledi:<br />
	<br />
	&bull; &Ccedil;&uuml;r&uuml;k, kırık ya da erozyon olan b&ouml;lgeye lokal olarak, dişe zarar vermeden direkt uygulanabilir.<br />
	&bull; Renk uyumu ve cilalanabilir &ouml;zeliğinin y&uuml;ksek olması nedeniyle sağlıklı diş dokusuyla uyum sağlar.<br />
	&bull; Kusurlu bir ya da iki diş y&uuml;z&uuml;nden b&uuml;t&uuml;n &ouml;n dişlerin değişmesi gerekmez.<br />
	&bull; Tek bir dişteki kusur diğer b&uuml;t&uuml;n dişleri refere edecek şekilde hastanın moralini bozabilir. Kusurun ortadan kaldırılması ile g&uuml;zel bir g&uuml;l&uuml;şe kavuşmak m&uuml;mk&uuml;n olabilir.<br />
	&bull; Uygulama s&uuml;resi kısadır.<br />
	&bull; Porselen ve lamine dişlere g&ouml;re olduk&ccedil;a ekonomiktir.<br />
	<br />
	Ntvmsnbc</span></span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Mar 2012 19:34:23 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/sRPjLCdQ98O4.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KALP SAĞLIĞINDA DİYABETİN ÖNEMİ</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kalp-sagliginda-diyabetin-onemi-1432</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kalp-sagliginda-diyabetin-onemi-1432</guid>
                <description><![CDATA[Diyabet vakalarında görülen artış, kalp damar hastalıklarındaki artışı da beraberinde getiriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	<span style="font-size:14px;">Diyabet vakalarındaki artış, kalp damar hastalıklarının daha sık ve erken yaşlarda g&ouml;r&uuml;lmesine yol a&ccedil;ıyor. İşte bu y&uuml;zden diyabetiklerin kalp damar hastalığı a&ccedil;ısından dikkatli olmaları, şikayetleri olmasa da periyodik olarak kalp muayenesinden ge&ccedil;meleri &ouml;neriliyor.<br />
	<br />
	Hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenme d&uuml;zeni, son 12 yılda diyabetin g&ouml;r&uuml;lme oranını y&uuml;zde 7&#39;den y&uuml;zde 12&#39;ye y&uuml;kseltti. Diyabet vakalarında g&ouml;r&uuml;len artış, kalp damar hastalıklarındaki artışı da beraberinde getirdi. Bu etkileşim sonucunda diyabet hastalarının &ouml;l&uuml;m nedenleri arasında ilk sırayı kardiyolojik rahatsızlıklar aldı.<br />
	<br />
	Acıbadem Kayseri Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Topsakal, diyabetin başta kalp, g&ouml;z ve b&ouml;brek olmak &uuml;zere v&uuml;cudun t&uuml;m damar sistemlerini etkilediğini belirterek, &quot;Diyabetiklerin kalp damar hastalığına yakalanma riski erkeklerde 2-3, kadınlarda ise 4-5 kat daha fazla oluyor. Bu nedenle diyabet vakalarındaki artışı &ouml;nlemek i&ccedil;in, sağlıklı beslenme ve d&uuml;zenli yaşam tarzına dikkat etmek gerekiyor&quot; diyor.<br />
	<br />
	<strong>Damar sertliğine yol a&ccedil;ıyor</strong><br />
	<br />
	Kandaki şeker d&uuml;zeyinin y&uuml;ksekliği, damar i&ccedil;inde yer alan &quot;endotel&quot; adlı koruyucu tabakayı bozarak, damarın yapısını etkiliyor ve kire&ccedil;lenmesini artırıyor. Damar duvarındaki kire&ccedil;lenme ise damar sertleşmesine (ateroskleroz) yol a&ccedil;ıyor. Bu sorun, hem b&uuml;y&uuml;k damarlarda hem de k&uuml;&ccedil;&uuml;k damarlarda oluşabiliyor. Damar sertliği de kalp yetmezliğine hatta ani &ouml;l&uuml;mlere neden olabiliyor. Hastalar kimi zaman diyabetik olduğunu bilmeden, kalp hastalığı şikayetiyle doktora başvuruyor ve yapılan tetkiklerde kan şekeri seviyesinin y&uuml;ksek olduğunu &ouml;ğreniyor. Diyabet hastalarında oluşan rahatsızlıklar genelde belirtisiz seyrediyor. Bu nedenle kişiye kalp krizi ge&ccedil;irdiği ya da kalbinin zayıfladığı belirtildiğinde a&ccedil;ıklamalar inandırıcı gelmiyor, kalp sağlığının yerinde olduğunu iddia ediyor.<br />
	<br />
	<strong>Y&uuml;ksek tansiyonla belirti veriyor</strong><br />
	<br />
	Diyabet hastası, kalp damar hastalıkları nedeniyle hekime başvurduğunda &ouml;ncelikle fiziki muayeneden ge&ccedil;iriliyor. Ardından elektrokardiyogram (EKG) &ccedil;ekiliyor, ekokardiyografiyle (EKO) kalp g&uuml;c&uuml; kontrol ediliyor. Diyabet ve kalp damar hastalığının, y&uuml;ksek tansiyonla birlikte g&ouml;r&uuml;lme sıklığı da artıyor. Kişide tansiyon y&uuml;ksekliği varsa, kalp hastalığı riski daha da y&uuml;kseliyor. Yapılan tetkiklerle kalpte b&ouml;lgesel olarak kasılma bozukluğu ya da genişleme olup olmadığı kontrol ediliyor. Efor testiyle kişinin kalp kapasitesi değerlendiriliyor. Ş&uuml;pheli durumlarda yapılan stres testiyle kalbin kanlanma d&uuml;zeyi incelenerek, gerekli g&ouml;r&uuml;lmesi halinde koroner anjiyografi yapılarak hastalarda kalp damar hastalığı olup olmadığı kontrol ediliyor. Riskli yaş grupları erkeklerde 45, kadınlarda 55 kabul ediliyor. Bununla beraber, yapılan &ccedil;alışmalar 30-35 yaşlarında kalp krizi ge&ccedil;iren, kalbi zayıflayan hasta sayısının da ciddi boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor.<br />
	<br />
	<strong>Risk grubuna g&ouml;re ila&ccedil; kullanılmalı</strong><br />
	<br />
	Kolesterol&uuml;n v&uuml;cut i&ccedil;in gerekli bir madde olduğunu ancak y&uuml;ksek seviyede olmasının kalp damar hastalığına yol a&ccedil;tığını belirten Prof. Dr. Ramazan Topsakal, &quot;Kolesterol değerleri y&uuml;ksek seviyede saptanırsa d&uuml;ş&uuml;r&uuml;lmesi gerekiyor. &ouml;zellikle diyabetik kişilerde, kalp damar hastalığı olanlarda, sigara i&ccedil;enlerde, hipertansiyon hastalarında ve kilolu kişilerde kolesterol d&uuml;zeyinin d&uuml;ş&uuml;r&uuml;lmesi konusunda ısrarcı olunması &ouml;nem taşıyor. Kolesterol d&uuml;zeyi aynı olsa bile diyabet, sigara i&ccedil;imi ve hipertansiyon gibi risk fakt&ouml;r&uuml; olan bir hastada, diğerlerinden daha fazla kalp damar hastalığı olabiliyor. Risk fakt&ouml;r&uuml; y&uuml;ksek olan kişilere ila&ccedil; verilmesi gerekiyor. Yani kolesterol değerine g&ouml;re değil, hastanın riski oranına g&ouml;re ila&ccedil; kullanmak &ouml;nem taşıyor&quot; diyor.<br />
	<br />
	<strong>Tedavide egzersiz &ouml;nem taşıyor</strong><br />
	<br />
	Diyabet hastalarına kalp hastalığı tanısı konmasının ardından, sıra tedaviye geliyor. İlk y&ouml;ntem, yaşam tarzı değişikliği oluyor. Kandaki şeker d&uuml;zeyinin kontrol altına alınması, egzersiz ile fazla kiloların atılması, tansiyonun normal değerlere &ccedil;ekilmesi hem &ouml;nlem hem de tedavi y&ouml;ntemi olarak gerekli g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Ancak bu y&ouml;ntemler yeterli olmazsa ila&ccedil; tedavisine başlanıyor. Gerekli g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; durumlarda bazı hastaların kalp damarlarına balon ya da stent tedavisi de uygulanabiliyor. Fakat diyabetiklerde karşılaşılan tablo, genellikle by pass ameliyatını gerektiriyor. Hastalar &ccedil;oğunlukla cerrahi y&ouml;ntemlerle tedavi ediliyor.<br />
	<br />
	Acıbadem Kayseri Hastanesi<br />
	Kardiyoloji Uzmanı<br />
	Prof. Dr. Ramazan Topsakal<br />
	<br />
	<br />
	Kaynak: Womenist.net </span></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Mar 2012 19:17:27 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/UC9xWtvRQsVm.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ERKEKLER AĞLAYAN KADIN SEVMİYOR</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/erkekler-aglayan-kadin-sevmiyor-1346</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/erkekler-aglayan-kadin-sevmiyor-1346</guid>
                <description><![CDATA[Yapılan "Gözyaşı Araştırması" ilişkilerde romantizmin ne durumda olduğunu gözler önüne serdi. Araştırmaya göre kadınların gözyaşlarını koklayan erkeklerin cinsel isteklerinde ciddi oranda bir azalma oluşuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	İsrail&rsquo;de bulunan &ldquo;Weizmann Bilim Enstit&uuml;s&uuml;&rdquo;ndeki bilim insanları bir grup kadını bir odaya alarak onlara acıklı bir film izlettirdi. Ağlayan kadınların g&ouml;zyaşlarını toplayan araştırmacılar bu sıvıyı erkeklere koklattı.</p>
<p>
	CİNSEL İSTEKTE AZALMA</p>
<p>
	Kadınların g&ouml;zyaşlarını koklayan erkeklerin cinsel isteklerinde d&uuml;ş&uuml;ş olduğunu kaydedildi.</p>
<p>
	&Ccedil;alışmanın sonu&ccedil;larını değerlendiren bilim insanları insanların koku duyusuyla birbirlerinin en ilgin&ccedil; yanlarını algılayabildikleri ger&ccedil;eğinin su y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıktığını belirtti.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Mar 2012 18:48:56 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/KHu9sQljvdmL.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÜZELLİK İÇİN İPUÇLARI</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/guzellik-icin-ipuclari-1179</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/guzellik-icin-ipuclari-1179</guid>
                <description><![CDATA[Aslında güzel görünmek sandığınızdan çok daha kolay. Bunun için doğru teknikleri bilmek ve bu teknikleri uygulamak için biraz cesur olmak yeterli.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	V&Uuml;CUT PUDRASI KURTARICINIZ OLSUN</p>
<p>
	<br />
	M&uuml;kemmel g&ouml;r&uuml;n&uuml;m sağlar.</p>
<p>
	<br />
	Yağlanmaya başlayan b&ouml;lgelere bir miktar v&uuml;cut pudrası serpiştirerek; makyajınızın m&uuml;kemmel g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;n&uuml;, &ccedil;izgileriniz belirginleşmeden koruyabilirsiniz.</p>
<p>
	<br />
	Tıraştan &ouml;nce cildi korur Duşa girmeden &ouml;nce kuru bacaklara pudra uygulandığında, ipeksi dokusuyla jiletin teninizde daha kolay kaymasına yardımcı olur. B&ouml;ylece ciddi kesiklerin de &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;miş olursunuz.</p>
<p>
	<br />
	Sa&ccedil;ınızdaki t&uuml;m yağı emer.</p>
<p>
	<br />
	Yağlanmaya başlayan sa&ccedil; diplerine fır&ccedil;ayla uygulayıp taradığınızda pudra yağı emer ve sa&ccedil;larınıza temiz bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;m kazandırır.<br />
	Ayakta su toplamalarını &ouml;nler.</p>
<p>
	<br />
	Zedelenebileceğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z b&ouml;lgelere s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z ya da ayakkabınızın i&ccedil;ine serpiştirdiğiniz bir miktar pudra, teri emer. Unutmayın; daha az nem, daha az s&uuml;rt&uuml;nme demektir.</p>
<p>
	<br />
	KAK&Uuml;L KESİM TAKTİKLERİ</p>
<p>
	<br />
	Kak&uuml;lleriniz sevdiğiniz boyu ge&ccedil;tiği zaman, kesimi bedavaya getirebilirsiniz. İşe; ıslatıp sa&ccedil; kurutma makinesiyle kuruttuğunuz kak&uuml;llerinizi &ouml;ne doğru tarayarak başlayın. Sonra orta ve işaret parmaklarınızın arasında, fazla &ccedil;ekmeden kak&uuml;llerinizi tutun. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kestiğinizde sa&ccedil;ların bir miktar kıvrılma payı olacak. Tuttuğunuz sa&ccedil;ları, bir makas darbesiyle hafif&ccedil;e kesin. Sonu&ccedil;; modern bir kak&uuml;l olacak.</p>
<p>
	<br />
	P&Uuml;R&Uuml;ZS&Uuml;Z BİR DEKOLTE İ&Ccedil;İN</p>
<p>
	<br />
	Straplez elbiseye en &ccedil;ok yakışacak aksesuvar; p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z, ışıl ışıl bir ten ve dolgun g&ouml;ğ&uuml;slerdir kuşkusuz. Ve siz bu g&ouml;r&uuml;n&uuml;me yalnızca birka&ccedil; fır&ccedil;a darbesi kadar yakınsınız... Hazırlık: Duşta omuz ve g&ouml;ğ&uuml;s b&ouml;lgenize lif kullanarak peeling yapın. Ardından bu b&ouml;lgeyi iyice kurulayın. Uygulama: 1. Mercimek b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nde ince simi, bir miktar v&uuml;cut losyonuyla karıştırın ve hafif dairesel hareketlerle dekolte b&ouml;lgenize uygulayın. 2. Sivilceler ya da lekeler varsa, &uuml;zerlerine fır&ccedil;a ile bir miktar kapatıcı uygulayın ve sonra &uuml;r&uuml;n&uuml; transparan pudra yardımıyla sabitleyin. 3. G&ouml;ğ&uuml;slerinizin &uuml;st kısmına, dıştan i&ccedil;e doğru (yarım ay şeklini andırır bi&ccedil;imde) bronzlaştırıcı pudra uygulayın. B&ouml;ylece g&ouml;ğ&uuml;sleriniz &ccedil;ok daha dolgun g&ouml;r&uuml;necek. 4. K&ouml;pr&uuml;c&uuml;k kemiklerinizin &uuml;zerine, g&ouml;ğ&uuml;slerinizin arasına ve omuzlarınıza krem dokulu ışıltılı bir aydınlatıcı s&uuml;r&uuml;n.</p>
<p>
	<br />
	G&uuml;zelliğin en b&uuml;y&uuml;k tamamlayıcılarından biri olan maskara, aynı zamanda m&uuml;kemmel bir eyeliner olabilir. Eğik u&ccedil;lu bir eyeliner fır&ccedil;asını, maskara t&uuml;p&uuml;n&uuml;n i&ccedil;ine dikkatlice batırın ve fır&ccedil;ayla kirpik dibiniz boyunca ince bir hat &ccedil;ekin.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 Mar 2012 14:50:11 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/http://s7.directupload.net/images/120310/kohjitie.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MARKA YÜZÜ MONİCA BARLADEANU</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/marka-yuzu-monica-barladeanu-1155</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/marka-yuzu-monica-barladeanu-1155</guid>
                <description><![CDATA[Ünlü Hollywood yıldızı Monica Barladeanu ve ekranların başarılı ismi SabaTümer Zamana Meydan Okuyan kadınlar için bir araya geldi. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	T&uuml;m d&uuml;nyada 20 milyon kadın tarafından tercih edilen, yaşlanmanın 7 farklı etkisiyle birden savaşan Olay Total Effects&#39;in yeni marka y&uuml;z&uuml; &uuml;nl&uuml;<br />
	Hollywood yıldızı Monica Barladeanu oldu. Daha &ouml;nce Lost, Nip-tuck gibi &ouml;nemli tv dizilerinde rol alan &uuml;nl&uuml; oyuncu, Cannes ve Venedik Film Festivallerine &ouml;d&uuml;l alan başarılı projelerde de yer aldı.<br />
	<br />
	OLAY Total Effects&#39; in tanıtımı i&ccedil;in İstanbul&#39;a gelen Monica Barladeanu&#39;yu, ekranların başarılı ismi Saba T&uuml;mer ağırladı. 8 Mart D&uuml;nya Kadınlar G&uuml;n&uuml;&#39;nde bir araya gelen ikili, g&uuml;zellik &uuml;zerine ger&ccedil;ekleştirdikleri sımsıcak sohbette kendi g&uuml;zellik sırlarını da paylaştı. P&uuml;r&uuml;zs&uuml;z cildi ve kusursuz g&uuml;zelliğiyle g&ouml;z dolduran Barladeanu, zamana meydan okumanın p&uuml;f noktalarını anlattı. G&uuml;zel bir cilde sahip olmak i&ccedil;in &ccedil;antasından su şişesini ve OLAY Total Effects nemlendirici kremini ayırmadığını s&ouml;yleyen g&uuml;zel yıldız, hayata karşı pozitif bakmanın da g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;nmek &ccedil;ok &ouml;nemli olduğunu vurguladı. 7 g&uuml;zellik sırrından birinin kahkaha atmak olduğunu ve hayatı g&uuml;l&uuml;mseyerek karşılamanın başarı ve mutluluk getirdiğini belirten Monica Barladeanu, ekranlarda şen kahkahalarıyla beğeni toplayan Saba T&uuml;mer&#39;in buna g&uuml;zel bir &ouml;rnek olduğunu belirtti.<br />
	<br />
	Monica Barladeanu: &quot;T&uuml;rkiye&#39;ye gelmeden &ouml;nce Saba T&uuml;mer&#39;in videolarını<br />
	izlediğimde enerjisine ve i&ccedil;ten kahkahalarına hayran kalmıştım. Bu &ouml;zel g&uuml;nde<br />
	kendisiyle biraraya gelmekten mutluluk duyuyorum&quot; dedi. Sohbetin sonunda Saba T&uuml;mer, 8 Mart D&uuml;nya Kadınlar G&uuml;n&uuml; hatırası olarak hazırlanan &quot;En G&uuml;zel Zaman Meydan Okuyan Kadın&quot; heykelciğini Monica Barladeanu&#39;ya hediye etti.<br />
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Mar 2012 21:12:27 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/http://s7.directupload.net/images/120309/krhtzjdi.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SEBZE YE GÜZELLEŞ</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sebze-ye-guzelles-1097</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sebze-ye-guzelles-1097</guid>
                <description><![CDATA[İskoçya’da bulunan St Andrews Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptıkları araştırma meyve sebze yiyenlerin daha güzel göründüğünü ortaya çıkardı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	İsko&ccedil;ya&rsquo;daki St Andrews &Uuml;niversitesi&rsquo;nden bilim insanlarının ge&ccedil;tiğimiz g&uuml;nlerde ger&ccedil;ekleştirdikleri &ccedil;alışmada 6 hafta boyunca bol meyve ve sebze t&uuml;ketenlerin daha &ccedil;ekici ve g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; ortaya &ccedil;ıktı. 6 hafta boyunca 35 kişiyi g&ouml;zlemleyen bilim insanları g&uuml;nde her zaman yediğinden 2,9 porsiyon daha fazla meyve ve sebze yiyenlerin daha sağlıklı g&ouml;r&uuml;nmeye başladığını fark etti. Sebze ve meyvelerin hava kirliliğine karşı bir kalkan g&ouml;revi g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirten bilim insanları bol t&uuml;ketildiğinde kalp rahatsızlıkları ve kansere karşı da etkili olduğunu belirtti.</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Mar 2012 18:05:55 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/iMLvfr8TFoUP.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadınlar İçin 5 Riskli Hastalık</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kadinlar-icin-5-riskli-hastalik-1003</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kadinlar-icin-5-riskli-hastalik-1003</guid>
                <description><![CDATA[Uzmanlar kadın sağlığını en çok tehdit eden hastalıkları belirledi. İşte o tehlikeli liste.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Hastalıklar, kadınlarda ergenlik &ccedil;ağıyla başlıyor, takip edilmezse bazıları &uuml;reme &ccedil;ağında bazıları da menepoz &ouml;ncesi ve sonrası d&ouml;nemde ortaya &ccedil;ıkıyor.<br />
	<br />
	İşte dikkat edilmesi gereken 5 hastalık....<br />
	<br />
	Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Do&ccedil;. Dr. H&uuml;sn&uuml; G&ouml;rgen, en sık rastlanan beş kadın hastalığını anlattı ve tedavileri hakkında bilgi verdi.<br />
	<br />
	1- Vajinal akıntı<br />
	<br />
	Ergenlik &ccedil;ağından itibaren her kadının mutlaka karşılaştığı vajinal akıntı sorunu fizyolojik nedenlerle ya da bir hastalığa bağlı olarak ortaya &ccedil;ıkıyor.<br />
	<br />
	Enfeksiyona bağlı akıntılar<br />
	<br />
	Fizyolojik nedenlerin dışındaki akıntılar ise mantar, bakteriyel vajinozis, trikomonas denilen ve bir kısmı cinsel yolla bulaşan (Klamidya, Mykoplazma gibi) enfeksiyonlar nedeniyle oluşuyor. K&ouml;t&uuml; kokulu, s&uuml;t kesiği g&ouml;r&uuml;n&uuml;ml&uuml;, koyu renkli veya kaşıntıyla beraber g&ouml;r&uuml;len bu t&uuml;r akıntıların tanısı, muayene ve gerekiyorsa k&uuml;lt&uuml;r alınması gibi ek incelemeler sonucunda konuluyor. Bu akıntılara neden olan enfeksiyonlar tedavi edilmediği takdirde ilerleyen yıllarda &uuml;reme organlarında yapışıklık, tıkanma ya da dış gebelik gibi sorunlar ortaya &ccedil;ıkabiliyor. Enfeksiyonların tedavileri ağız yoluyla alınan antibiyotikler ve vajinal tabletlerle yapılıyor.<br />
	<br />
	Fizyolojik akıntılar<br />
	<br />
	İki adet arasındaki yumurtlama d&ouml;neminde rahim ağzındaki tıka&ccedil;, spermlerin i&ccedil;eri girmesine izin verebilmek i&ccedil;in sıvı hale geliyor. Bu nedenle, sanki rahim ağzı nezle olmuş gibi bir akıntı başlıyor. Bu t&uuml;r şikayeti olan kadınlar, yumurtlama d&ouml;nemini takip ederek akıntının bu g&uuml;nlere denk gelip gelmediğini belirleyebiliyorlar. Eğer akıntılar s&ouml;z konusu d&ouml;nemde meydana geliyorsa herhangi bir tedaviye gerek duyulmuyor. Kadınlar fizyolojik akıntıdan rahatsız olup, aşırı titiz davranarak vajeni, antibakteriyel madde, sabun ya da su ile sık sık temizleyebiliyorlar. Oysa bu davranış vajenin florasını bozuyor, mantar ve bakterilerin &uuml;remesine neden oluyor. Renksiz ve kokusuz olan fizyolojik akıntıların bir diğer nedeni de &ouml;zellikle hamilelik ve adet d&ouml;nemlerinde rahim ağzının dışa d&ouml;nmesi (servikal eversiyon), yara benzeri kırmızı bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml; alması ve salgı bezlerinin dışa d&ouml;nmeye bağlı olarak daha fazla &ccedil;alışması oluyor. Bu t&uuml;r şikayeti olan kadınların smear testleri normal sonu&ccedil; veriyorsa, akıntı normal kabul ediliyor.<br />
	<br />
	2- Adet d&uuml;zensizliği<br />
	<br />
	D&uuml;zenli bir adet mekanizmasında beyinden salgılanan hormonlar yumurtalıkları uyarıyor ve yumurta h&uuml;cresi b&uuml;y&uuml;meye başlıyor. B&uuml;y&uuml;yen yumurta h&uuml;cresi &ouml;strojen ve progesteron &uuml;retiyor. Bu hormonların etkisi ile rahim i&ccedil;erisindeki doku gebeliğe hazırlanmak &uuml;zere kalınlaşmaya başlıyor. Kadın hamile kalmadığı her ay bu dokuyu yaklaşık 60-80 ml kan ile birlikte atıyor. Bu mekanizma &ccedil;eşitli nedenlere bağlı olarak bozulabiliyor. Hormonal nedenlere bağlı d&uuml;zensiz kanamalar &#39;disfonksiyonel kanama&#39; olarak adlandırılıyor. Polip, miyom, endomterium (rahim) kanseri ve hiperlazi (rahmin i&ccedil; duvarının kalınlaşması) gibi patolojik nedenlerle kanama d&uuml;zensizlikleri de g&ouml;r&uuml;lebiliyor. Hastanın &ouml;yk&uuml;s&uuml; alınıp, muayenesi ger&ccedil;ekleştirildikten sonra kanama d&uuml;zensizliğinin nedeni ortaya &ccedil;ıkıyor. Eğer sebep patolojikse tedavide cerrahi &ouml;n plana &ccedil;ıkıyor veya histereskop y&ouml;ntemi ile polip ya da miyom alınıyor. Fonksiyonel bir kanama ise hormonlar ila&ccedil; tedavisi ile d&uuml;zeltilmeye &ccedil;alışılıyor.<br />
	<br />
	3- Cinsel fonksiyon bozuklukları<br />
	<br />
	&uuml;lkemizde cinsel fonksiyon bozuklukları konuşulmuyor. Bu t&uuml;r sıkıntıları olan kadınlar doktora genellikle ağrı şikayeti ile başvuruyor. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, hastaların anatomik problemleri olup olmadığını inceliyor, cinsel ilişki sırasında oluşan fizyolojik değişiklikleri anlatıyorlar. Patolojik bir sorun, endometriozis, ağrıya neden olan miyom ya da ge&ccedil;irilmiş bir doğum sonrası vajinal yara dokusu, cinsel ilişki sırasında ağrı yapabiliyor. Bunlar ayırt edildikten sonra eğer anatomik bir neden bulunamazsa, hastalar psikiyatri uzmanlarına y&ouml;nlendiriliyor.<br />
	<br />
	4- Pelvik ağrılar<br />
	<br />
	Miyomlara bağlı ağrılar Miyomlar en sık ağrı ve adet d&uuml;zensizliği ile belirti veriyor. Rahim duvarında &ccedil;ıkan ve bir&ccedil;ok kadında g&ouml;r&uuml;lebilen bu iyi huylu t&uuml;m&ouml;rlerin bir&ccedil;oğunda tedavi gerekmiyor. Ancak makat, idrar torbası gibi organlara baskı yaptığı durumlarda ve b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;nde ağrıya neden olabiliyor. Miyomların rahim i&ccedil;i dokuya baskı yapması durumunda ise kanama d&uuml;zensizlikleri g&ouml;r&uuml;lebiliyor. B&ouml;yle durumlarda, cerrahi tedavi tercih edilebiliyor. Adet sancıları Rahim i&ccedil;indeki endometrium dokusu atılırken, rahmin kasılması ve rahim ağzı kanalından atılan pıhtılı kanın rahmin kasılmasıyla beraber oluşturduğu ağrı mekanizması bir&ccedil;ok kadında g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Bu durumdan şikayeti olanlara, kanamayı da azaltan ağrı kesiciler verilebiliyor. Bazı kadınlar, kanamanın azalmasından endişe ediyorlar. Oysa bu ila&ccedil;lar rahim i&ccedil;indeki kanamayı azaltmasına karşın fazla dokunun atılmasını engellemiyor. Ağrıyı azaltmak i&ccedil;in doğum kontrol hapı da kullanılabiliyor. Bu hapların i&ccedil;indeki hormon miktarı az olduğu i&ccedil;in rahim i&ccedil;i dokusu az kalınlaşıyor ve az atılıyor. Kanama az olunca, ağrı da azalıyor. Ancak aşırı ağrılı adet d&ouml;nemi ge&ccedil;iren hastalarda endometriozisten de (&ccedil;ikolata kisti) ş&uuml;phelenmek gerekiyor. Rahim i&ccedil;inde bulunan endometrium dokusunun karnın i&ccedil;erisindeki zarlar ile yumurtalığın i&ccedil;erisinde de bulunması anlamına gelen bu hastalık, 100 kadının 6&#39;sında g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Kesin tanısı laparoskopik cerrahi ile konulabilen endometriozis, adet kanamasının azaltılması ile tedavi edilebiliyor.<br />
	<br />
	5- Kısırlık<br />
	<br />
	Yaşam koşullarının değişmesiyle oluşan hormonal dengesizlikler, cinsel yolla bulaşan hastalıkların ve endometriozis hastalığının artması, hastaların sosyal yaşantı nedeniyle ge&ccedil; hamile kalmak istemesi, hamilelikle ilgili olumsuzlukların birikmesine ve hamileliğin oluşmamasına neden olabiliyor. &ouml;te yandan hamileliğin oluşması i&ccedil;in belli bir s&uuml;renin ge&ccedil;mesi gerekiyor. Kişilerin bilinen bir hastalığı yoksa en az bir yıl boyunca korunmasız birliktelik &ouml;neriliyor. Sağlıklı &ccedil;iftlerin y&uuml;zde 25&#39;i yumurtlama d&ouml;neminde hamile kalıyor. Bir yılın sonunda hamilelik oluşmadıysa yapılacak &uuml;&ccedil; temel test bulunuyor: Erkeğin sperm &ouml;l&ccedil;&uuml;m&uuml;, rahim i&ccedil;i filmi &ccedil;ekimi ve hormon testleri. Bu testlerin sonu&ccedil;larından elde edilen verilere g&ouml;re tedavi planlanıyor. Yumurtlama planlanıp, uygun zamanda ilişkiye girme, spermin rahim i&ccedil;ine konulması (aşılama) ya da yumurta ve spermin dışarıda birleştirilmesi (t&uuml;p bebek) y&ouml;ntemi ile tedavi yapılıyor.<br />
	<br />
	Acıbadem Fulya Hastanesi<br />
	Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı<br />
	Do&ccedil;. Dr. H&uuml;sn&uuml; G&ouml;rgen</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Mar 2012 16:03:55 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/ http://s14.directupload.net/images/120306/mvavfut7.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Saç Düzleştiriciler Tehlikeli mi?</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sac-duzlestiriciler-tehlikeli-mi-890</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sac-duzlestiriciler-tehlikeli-mi-890</guid>
                <description><![CDATA[Bilim adamları saçları düzleştirmekte kullanılan aletlerin sağlığı tehdit edebileceğine dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Yapılan araştırmalarda sa&ccedil; d&uuml;zleştiricilerinde belirli kanser tiplerinin gelişimini tetikleyen formaldehit bulunduğu g&ouml;steriyor. Paketlerin &uuml;zerinde &ldquo;formaldehit i&ccedil;ermez&rdquo; yazan bazen &uuml;r&uuml;nlerde yine de bu maddenin bulunduğu tespit edildi.<br />
	<br />
	Formaldehite maruz kaldığında insan v&uuml;cudunda bazı tepkiler meydana geliyor. Bu belirtiler arasında kaşıntı, burun kanaması ve ciltte tahriş yer alıyor. Formaldehit su ile &ccedil;&ouml;z&uuml;nen likit bir gazdır. Ancak y&uuml;ksek sıcaklıklarla karşılaştığında buharlaşır ve solunum yoluyla insan v&uuml;cuduna girer.<br />
	<br />
	Bilim adamları kuaf&ouml;rlerde kullanılan pek &ccedil;ok &uuml;r&uuml;n&uuml;n formaldehit i&ccedil;erdiğini ve toplatılması gerektiğini belirtiyor. Uzmanlar kullandığı &uuml;r&uuml;n&uuml;n garantisini verebilecek kuaf&ouml;rlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.<br />
	<br />
	MİLLİYET</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 03 Mar 2012 22:14:14 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/http://s14.directupload.net/images/120303/65739or3.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Neden Yorgun Uyanırız</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/neden-yorgun-uyaniriz-888</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/neden-yorgun-uyaniriz-888</guid>
                <description><![CDATA[Halsizlik, insanın gün içersinde ihtiyacı olan enerjiden yoksun oluşudur. Gün içersinde insanın iş kalitesini düşüren, yaşamını olumsuz yönde etkileyen enerji eskiliğidir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Halsizlik nedenleri nelerdir?<br />
	<br />
	Halsizliğin bir&ccedil;ok nedeni olabilir. Ancak halsizliğe nende olan ana etmenler:<br />
	<br />
	&bull; Kişinin yaşadığı kansızlık, anemi sorunu<br />
	&bull; Kişinin trioid bezlerinin olması gerekenden daha az &ccedil;alışması<br />
	&bull; Kişinin bağ doksundaki bazı hastalıkları<br />
	&bull; Kişinin metabolizma &ccedil;alışma sistemindeki bazı bozukluklar<br />
	&bull; Kişinin ruhsal sorunlar yaşaması sonucu ger&ccedil;ekleşen depresyon h&acirc;lsizliliğin nedenleri arasında sayılır.<br />
	<br />
	Halsizlik şayet herhangi bir hastalık sebebiyle g&ouml;r&uuml;lm&uuml;yorsa, yaşam kalitenizi, iş g&uuml;c&uuml;n&uuml;z&uuml; d&uuml;ş&uuml;rm&uuml;yorsa, bir s&uuml;re sabredebilirsiniz. Ancak halsizlik b&uuml;t&uuml;n yaşam kalitenizi alt &uuml;st ediyor, iş yapamaz hale getiriyorsa, kesinlikle bir doktora başvurmalısınız.<br />
	<br />
	Halsizlik tedavisi nasıl olur?<br />
	<br />
	Halsizliğin tedavisi i&ccedil;in &ouml;ncelikle, halsizliğe sebep olan etken ya da etkenlerin neler olduğunu saptamak gerekir. Ancak bazen herhangi bir hastalığa bağlı olmadan gelişen bazı halsizlik durumları vardır. &Ouml;rneğin mevsim değişiklikleri, bazı ruhsal bozuklukların yaşandığı ge&ccedil;ici zaman dilimleri, yetersiz uyku aldığınızda zamanlarda halsizlik g&ouml;r&uuml;lebilmektedir. Şayet halsizlik şik&acirc;yetiniz s&uuml;rekli devam eden bir durum almışsa ve artık yaşam kaliteniz d&uuml;şm&uuml;ş ise hemen doktora başvurmanız gerekir. Doktorunuz sizin h&acirc;lsizliliğiniz sebebi altında yatan herhangi bir hastalık lup olmadığını belirler. Şayet bir hastalığa bağlı halsizlik yaşıyorsanız, o hastalığın tedavi s&uuml;recine ge&ccedil;ilir. &Ouml;rneğin kansızlık y&uuml;z&uuml;nden halsizlik yaşadığınız tespit edilirse, kan takviyesi yapılır veya trioid bezleriniz az &ccedil;alıştığı i&ccedil;in halsizlik yaşıyorsanız, trioid bezlerinizi daha hızlı &ccedil;alıştıracak tedaviye ge&ccedil;ilir. Halsizlik sorunu yaşıyorsanız, asla kendi başınıza doktora gitmeden, muayene olmadan, kulak dolma laflar ile &ccedil;eşitli vitaminler i&ccedil;memelisiniz. Zira v&uuml;cuda verilen fazla ve bilin&ccedil;siz vitaminler sizin zehirlenmenize yol a&ccedil;abilir.<br />
	<br />
	S&uuml;rekli halsizlik durumu hangi hastalıkların habercisi olabilir?<br />
	<br />
	S&uuml;rekli halsizlik şik&acirc;yetleri aslında hi&ccedil; akla gelmeyecek hastalıkların habercisi olabilir. &Ouml;rneğin kadınların yaşadığı halsizlik şik&acirc;yetlerinin başında, kansızlık sorunu gelir. Zira kadınların her ay regl yani adet d&ouml;neminde v&uuml;cutlarından &ccedil;ıkan kan miktarının fazla olması bazen kadında kansızlığa sebep olabilmekte buda kadını halsiz bırakabilmektedir. Bunun yanında yine trioid bezlerinin olması gerekenden daha az &ccedil;alışması kadın erkek fark etmeden kişiyi halsiz bırakmaya yeter. Ayrıca &ccedil;eşitli romatizmalı hastalıklarda halsizlik etkisi yapabilmektedir. Bunun yanında &ouml;zellikle kan kanseri hastalığının ilk bulgusu, kişinin yaşadığı aşırı halsizlik olarak kendini g&ouml;stermektedir. Bununla birlikte bazı tansiyon ila&ccedil;ları, bazı kalp ila&ccedil;ları da kişiyi halsiz bırakabilir<br />
	<br />
	Halsizlik şik&acirc;yetiniz varsa yaptırmanız gereken testler<br />
	<br />
	Halsizlik sorununuz s&uuml;rekli ise ve sizi g&uuml;nl&uuml;k yaşam temponuzdan geride bırakıyorsa, kesinlikle bir doktora başvurmalısınız. Halsizlik i&ccedil;in yaptırmanız gereken genel testler arasında, kan testleri, trioid testleri, şeker testleri, eklemlerle ve romatizmalı hastalıklarla ilgili olup olmayacağını belirlemek i&ccedil;in gerekli testleri yaptırabilirsiniz<br />
	<br />
	Mevsim değişikliklerinde g&ouml;r&uuml;len halsizlikler i&ccedil;in neler yapılabilir?<br />
	<br />
	Mevsim değişikliğinde &ouml;zellikle kış mevsimine ge&ccedil;işte, g&uuml;nd&uuml;z s&uuml;resinin kısa, gece s&uuml;resinin uzun, g&uuml;neşli saatlerin az olması gibi nedenlerle kişide halsizlik g&ouml;r&uuml;lebilir. Bu y&uuml;zden &ouml;zellikle kış mevsiminde sabah g&uuml;neş doğduğu saatlerde uyanıp, g&uuml;neş ışığından faydalanmanız, mevsimsel halsizlik şik&acirc;yetlerinin ortadan kalkmasına sebep olur.<br />
	<br />
	Halsizlik şik&acirc;yeti i&ccedil;in ara &ouml;ğ&uuml;nlerde neler yenmesi gerekir?<br />
	<br />
	Halsizlik şik&acirc;yetinden kurtulmak i&ccedil;in yapılacak en doğru şeylerden biri de, ara &ouml;ğ&uuml;n yeme d&uuml;zenine alışmaktır. Bazı besinler doğru saatlerde v&uuml;cudunuza vermezseniz, g&uuml;n i&ccedil;inde halsiz d&uuml;şmeniz ka&ccedil;ınılmaz olur. &Ouml;zelikle ikinindi vakti yani, &ouml;ğlen ile akşam yemeği arasındaki s&uuml;rede kesinlikle bir miktar besin t&uuml;ketmelisiniz. &Ouml;ğlen 12 ila aksam 7 arasında s&uuml;reye iki ara &ouml;ğ&uuml;n koyup, birinde bir adet meyve, diğer ara &ouml;ğ&uuml;nde diyet t&uuml;r&uuml; bisk&uuml;viler veya kalorisi d&uuml;ş&uuml;k besinler t&uuml;ketmeniz halsizliğinizi ortadan kaldırmak i&ccedil;in son derece faydalı olacaktır.<br />
	<br />
	Uykusuzluğun halsizliğe etkisi nedir?<br />
	<br />
	Uyku d&uuml;zeniniz bozuksa, g&uuml;n i&ccedil;inde halsizlik yaşamanı ka&ccedil;ınılmazdır. Gece 11-12 gibi yatıp sabah 7-8 gibi uyanmanız halinde g&uuml;n i&ccedil;inde halsizlik sorunu yaşamazsınız. Ancak gece yattığınızda uyku esnasında sık uyanıyorsanız, uykunuz b&ouml;l&uuml;n&uuml;yorsa ertesi g&uuml;n muhtemelen halsizlikten şik&acirc;yet edersiniz. Bu sebeple gece yatmadan &ouml;nce rahat uyku &ccedil;ekmenizi sağlayacak bir bardak s&uuml;t veya bir &ccedil;orba k&acirc;sesi yoğurt gibi uyku getiren besinler t&uuml;ketin.<br />
	<br />
	Spor yapmak halsizliği yok eder mi?<br />
	<br />
	Evet. Aslında egzersiz yapmak, spor yapmak halsizliğe karşı birebir gelir. Ancak spor yapmak i&ccedil;in &ouml;nce haliniz olması lazım. Bu sebeple sabah g&uuml;neşle birlikte uyanın ve g&uuml;neşin doğuşuna karşı a&ccedil;ık havada veya evinizin balkonunda, terasında sadece 10 dakika bile olsa egzersiz yapın. Bu size g&uuml;n i&ccedil;inde yapmak istediğiniz egzersizler i&ccedil;in g&uuml;&ccedil; sağlayacak ve halsizliğini giderecektir.<br />
	<br />
	Halsizliği yok etmek i&ccedil;in nasıl beslenmek gerekir?<br />
	<br />
	Halsizlik şik&acirc;yeti olan kişilere baktığınızda hepsinin ortak noktası yanlış beslenme d&uuml;zenidir. Kişi bazen bilin&ccedil;sizce bazen de diyet yapmak ve zayıflamak adına karbonhidratlı besinleri hayatından tamamen &ccedil;ıkarır. Kişinin ihtiyacı olan enerjide karbonhidratlarda bulunduğu i&ccedil;in, kişi direk halsizlik sorunu ile baş başa kalır. Bu sebeple g&uuml;n i&ccedil;inde almanız gereken karbonhidrat miktarını, kesinlikle almalısınız. Zira daha azını almanız durumunda halsizliğin yanı sıra sa&ccedil; d&ouml;k&uuml;lmesi, tırnak kırılması gibi daha bir&ccedil;ok hastalıkla uğraşmak zorunda kalabilirsiniz. Bu sebeple şeker oranı d&uuml;ş&uuml;k bulgur, kivi, elma, ayva, armut, kuru baklagiller gibi besinleri halsizliğe karşı t&uuml;ketebilirsiniz.<br />
	<br />
	Vitamin hapları halsizliği giderir mi?<br />
	<br />
	Aşırı halsizlik durumlarında doktora g&ouml;r&uuml;nmeden, kendi başınıza gidip vitamin ila&ccedil;ları almanız, aslında son derece tehlikeli sonu&ccedil;lar doğurabilir. Zira bazı vitaminler v&uuml;cuttan atılamayarak depolanır ve zehirlenmeye yol a&ccedil;abilir. Bu sebeple kesinlikle doktor tavsiyesi olmayan hi&ccedil;bir vitamini kullanmamak gerekir.<br />
	<br />
	Yaz mevsiminde halsizlikten kurtulmak i&ccedil;in neler yenilebilir?<br />
	<br />
	Yaz mevsiminin sıcak havasında bir&ccedil;ok kişi halsizlikten şik&acirc;yet eder. Aslında doğru beslenme ile sıcak havaların verdiği halsizlik şik&acirc;yetinden kurtulabilirisiniz. &Ouml;rneğin g&uuml;nde i&ccedil;eceğiniz 2 bardak limonata sizi hem serinletir hamda C vitamini ile size enerji verir. Yine aynı şekilde dondurma, ayran yaz mevsiminde yaşanan halsizliğe &ccedil;&ouml;z&uuml;m getirir. Bunun yanında kuru kayısı, kuru badem, fındık, ceviz, kuru &uuml;z&uuml;m, kuru incir yaz mevsimi halsizliği ile m&uuml;cadele etmede son derece faydalıdır.<br />
	<br />
	kadın.ca<br />
	<br />
	<br />
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 03 Mar 2012 21:56:42 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/http://s7.directupload.net/images/120303/kc5aj7sh.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Evlilikte Mutlaka Uyulması Gereken 5 Kural</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/evlilikte-mutlaka-uyulmasi-gereken-5-kural-874</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/evlilikte-mutlaka-uyulmasi-gereken-5-kural-874</guid>
                <description><![CDATA[İnsanlar neden evlenir? Ya da neden anlaşmazlığa düşüp ayrılır? Yoksa evlilikte mutlu olmanın kuralları var mıdır?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	Bazı kadınlar kocalarından pahalı pırlantalar, elmaslar ve belki de muhteşem bir yalı istiyor olabilir ancak &ccedil;oğu kadın hayat arkadaşından en &ccedil;ok bunları bekliyor...<br />
	<br />
	Kaliteli Zaman Ge&ccedil;irmek<br />
	<br />
	Kadınların kocalarından en &ccedil;ok beklediği şeylere ilk olarak &#39;zaman&#39; fakt&ouml;r&uuml;yle başlıyoruz. Yalnız, erkeklerin eşleriyle &ccedil;ok daha fazla zaman ge&ccedil;irmelerinden değil, &ccedil;ok daha &#39;kaliteli zaman&#39; ge&ccedil;irmelerinden bahsetmek istiyoruz. Sizinle beraber g&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;, aynı manzaraya bakabildiği veya aynı diziyi huzurla izleyebildiği anlar mesela... Birlikte keyifli bir Pazar sabahı y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş&uuml; yapmak, alışveriş merkezinde &uuml;zerinizde denediğiniz yeni g&ouml;mlek i&ccedil;in &#39;nasıl g&ouml;r&uuml;n&uuml;yorum&#39; diye &ccedil;ekinmeden sorabilmek, omzuna yaslanıp g&uuml;zel bir aşk filmi izlemek gibi...<br />
	<br />
	Ev İşlerinde Yardımcı Olmak<br />
	<br />
	Bir elinde bilgisayar, diğer elinde kumanda, umurumda mı bu d&uuml;nya? Kadınlar eskisine oranla &ccedil;alışma hayatına &ccedil;ok daha fazla katılıyor, fakat bazı erkekler &#39;ev işini kadın yapar&#39; algısından kurtulamayarak ev işlerinde eşlerine pek de yardımcı olmayabiliyor. Aslında erkekler, ev işlerine katkıda bulunsalar hem karın b&ouml;lgesi yağlanmalarını bir nebze durdurabilecek hem de eşlerinden o &#39;her zaman&#39; bekledikleri sıcak ilgi ile daha fazla karşılaşabilecekler.<br />
	<br />
	Takdir Edilmek<br />
	<br />
	Kadınlar, evlilik ilişkisinde erkeklerden &ccedil;ok daha fazla takdir edilmeyi seviyor. Bu ger&ccedil;ek i&ccedil;in onları su&ccedil;layamazsınız. Evi temizlemek, alışverişi d&uuml;ş&uuml;nmek, &ccedil;ocuklarla ilgilenmek, ge&ccedil; saatlere kadar mesaiye kalmak, anne-baba ve hatta kayınvalidesi ve kayınpederle ilgilenmek, doğum g&uuml;n&uuml;n&uuml;zde sizi sevindirmek i&ccedil;in ufak bir hafta sonu ka&ccedil;amağı planları yapmak... T&uuml;m bunlar ve daha fazlası, kadınların biraz daha takdir g&ouml;rmesini sağlamaya yetmez mi? Bir iki duygusal s&ouml;z ve ufak bir kompliman, bir kadını o kadar &ccedil;ok mutlu eder ki...<br />
	<br />
	Şefkat ve Duygusal Yakınlık<br />
	<br />
	Pek &ccedil;ok evlilik ilişkisinde ge&ccedil;en yılların ardından &#39;tuhaf bir yabancılaşma&#39; ve şefkat yoksunluğu g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. El ele tutuşmalar, sırt sıvazlamalar, o, anlık &#39;tutku dolu&#39; &ouml;p&uuml;c&uuml;kler, kısa vedalardaki o sıkı sıkı sarılmalar ya rafa kaldırılmış oluyorlar, ya da pencereden dışarı fırlatılmış! Kadınlar, eşlerinden sık sık olmasa da &#39;şefkat ve sıcak bir temas&#39; bekliyor...<br />
	<br />
	Anlayış<br />
	<br />
	Kadınlar, eşlerinin fikirlerine daha fazla saygı g&ouml;stermelerini ve onları anlamaya &ccedil;alışmalarını istiyor. &ouml;zellikle de yoğun şehir yaşantısının i&ccedil;inde bir oraya bir buraya savrulan &#39;&ccedil;alışan kadınlar&#39; eşleriyle biraraya geldiğinde d&uuml;ş&uuml;ncelerinin dinlenmesini istiyor. Bırakın eşinin onu anlamasını, kendini ifade etmek i&ccedil;in fırsat verilmeyen kadınların sayısı hi&ccedil; de az değil. B&ouml;ylece giderek daha da yalnızlaşıyor ve ka&ccedil;ınılmaz &#39;mutsuzluk&#39; ile karşılaşıyorlar. Kadınların eşlerinin empati kurmalarına ihtiyacı var.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Mar 2012 22:05:19 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/http://s14.directupload.net/images/120302/dfr5ffhm.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kırışıklıklara Son</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kirisikliklara-son-843</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kirisikliklara-son-843</guid>
                <description><![CDATA[Kimyasal peeling ile cildiniz pürüzsüz hale gelirken, ayrıca kırışıklıklarınız da yok olur...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&Uuml;lkemizde pek &ccedil;ok g&uuml;zellik merkezinde, hemşire veya estetisyenler, genellikle y&uuml;zeysel peelingleri uygulamaktadır. Komplikasyon gelişme riski olan ve daha &ccedil;ok bilgi ve tecr&uuml;be gerektiren orta ve derin peelinglerin uygulayıcıları ise &#39;dermatolog&#39; ve &#39;plastik cerrahlar&#39;dır. Dermatoloji Uzmanı Do&ccedil;. Dr. Hakan Erbil; kimyasal peelingin nasıl yapıldığını ve hangi hastalarda nasıl sonu&ccedil;lar alındığını anlattı.<br />
	<br />
	&Ouml;NCE TEMİZLİK</p>
<p>
	<br />
	Do&ccedil;. Dr. Hakan Erbil, derinin kimyasal işlem ile soyulma işleminde; hastanın en &ccedil;ok dikkat etmesi gereken konunun &ouml;ncelikle cilt temizliği ve sonra da g&uuml;neşten korumak olduğunu vurguladı. Bu şartlar yerine getirildiği takdirde peelingin daha iyi sonu&ccedil;lar vereceğinin altını &ccedil;izen Do&ccedil;. Dr. Hakan Erbil, peelingte kullanılan kimyasal maddeleri ş&ouml;yle sıraladı:<br />
	<br />
	1- Alfa-hidroksi asitler (AHA):</p>
<p>
	<br />
	Bazı besinlerin i&ccedil;inde bulunan doğal organik asitlerdir. Glikolik asit (şeker kamışı), laktik asit (ekşimiş s&uuml;t), malik asit (elma) ve sitrik asit başlıcalarıdır. Bunlar stabil, renksiz, kokusuz, suda &ccedil;&ouml;z&uuml;nebilen ve toksik olmayan maddelerdir.<br />
	<br />
	&Ccedil;OK G&Uuml;VENLİ</p>
<p>
	<br />
	2-Trikloroasetik asit (TCA):</p>
<p>
	<br />
	Yapılan &ccedil;alışmalarda kollajende artış ve fotoyaşlanma etkilerini de azalttığı g&ouml;sterilmiştir.<br />
	<br />
	3-Beta-hidroksi asitler (BHA):<br />
	Kimyasal peeling koyu tenli bireylerde riskli bir tedavi olmasına ve genellikle bu t&uuml;r hastalarda kullanılmamasına rağmen, bu maddenin g&uuml;venle kullanılabileceği bildirilmiştir. Jessner sol&uuml;syonu, g&uuml;&ccedil;l&uuml; yan etkiler sahiptir ve son olarak Fenol; en derin kimyasal peeling ajanıdır ve b&ouml;brekler yolu ile atılabilir.<br />
	<br />
	A&Ccedil;IK TENLİLER DAHA ŞANSLI</p>
<p>
	<br />
	Peeling konusunda a&ccedil;ık tenlilerin daha şanslı olduğunu s&ouml;yleyen Do&ccedil; Dr. Hakan Erbil hasta se&ccedil;imi konusunda ş&ouml;yle konuştu: &quot;A&ccedil;ık tenli bireyler, koyu tenli bireylere g&ouml;re daha uygun adaylardır. Koyu tenli bireylerde leke riski daha fazladır ve peeling yapılan yer ile yapılmayan yer arasında deri ton farkı daha belirgindir. Erkeklerde, deri kalınlıkları daha fazla olduğu i&ccedil;in ideal aday değillerdir. Peelingten sonra deri daha sağlıklı g&ouml;z&uuml;k&uuml;r, derinin nemi artar, sivilce ve izleri kaybolur, kırışıklıklarda belirgin azalma g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.&quot;<br />
	<br />
	TAKVİM</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Mar 2012 03:18:52 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/http://s1.directupload.net/images/120302/snks9dkr.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Meyve Şekerinde Tehlike Ne Boyutlarda?</title>
                <category>Kadın</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/meyve-sekerinde-tehlike-ne-boyutlarda-836</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/meyve-sekerinde-tehlike-ne-boyutlarda-836</guid>
                <description><![CDATA[Uzmanlar früktozun kilo alımına yol açabileceği ve iç organlarda yağlanmayı artırabileceği konusunda tartışıyor...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;</p>
<div>
	Yiyecek ve i&ccedil;eceklerde bulunan karbonhidratları fazlaca t&uuml;kettiğinizde ekstra kilo alımı da ka&ccedil;ınılmazdır. Bilim adamları, işte bu fazla kiloya neden olan ekstra karbonhidrat yerine aynı kalori değerine sahip ekstra fr&uuml;ktozun t&uuml;ketilmesiyle, ekstra kilo alımına rastlanamayacağını s&ouml;yl&uuml;yor. En azından fr&uuml;ktoz ile ilgili yapılan son bir araştırma bunu g&ouml;stermekte. Diğer taraftan, &ccedil;alışmadaki katılımcılar ekstra fr&uuml;ktozu yiyecek ve i&ccedil;ecekler ile değil de direkt olarak t&uuml;kettiklerindeyse fazladan kilo alımı ka&ccedil;ınılmaz oluyor.&nbsp;</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Son yıllarda, bilim adamları, t&uuml;keticiler ve &uuml;reticiler arasında fr&uuml;ktoz yani meyve şekerinin sağlığa olumsuz y&ouml;nde etkileri olup olmadığı tartışılıyor. Fr&uuml;ktozun, v&uuml;cutta yağ birikmesine bağlı olarak aşırı kilo alımına neden olduğu da iddia ediliyor. Y&uuml;ksek oranda fr&uuml;ktoz i&ccedil;eren Mısır şurubunun pek&ccedil;ok yiyecek ve hatta meşrubatta bulunduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;l&uuml;rse, bu &ouml;nemsenmeyecek ve es ge&ccedil;ilecek bir iddia değilmiş gibi g&ouml;z&uuml;kmekte.&nbsp;</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	Fr&uuml;ktozun karaciğerde işleme tabi olmasıyla ilgili bir başka teoriye g&ouml;re de ekstra fr&uuml;ktoz t&uuml;ketenler, karbonhidrat t&uuml;ketenlere g&ouml;re daha farklı bir ins&uuml;lin direnci g&ouml;steriyor. Bu y&uuml;zden, bazı bilim adamlarına g&ouml;re de fr&uuml;ktozun kilo alımına olan etkisi incelenmek istendiğinde ins&uuml;lin seviyesinin de kontrol edilmesi şart. Karaciğerin fr&uuml;ktozu s&uuml;rekli olarak yağa &ccedil;evirdiği i&ccedil;in metabolik sendrom riskini artırdığı da s&ouml;ylenmekte.&nbsp;</div>
<div>
	&nbsp;</div>
<div>
	The Journal of Nutrition&#39;da ge&ccedil;tiğimiz ay yayımlanan bir makaleye g&ouml;re de aşırı fr&uuml;ktoz t&uuml;ketimi ile i&ccedil; organların etrafında daha fazla yağ birikiyor, bu y&uuml;zden de kişide kalp krizi riski y&uuml;kseliyor. Fr&uuml;ktoz i&ccedil;in bilim adamları &#39;kesinlikle sağlığa zararlıdır&#39; diyemiyor fakat fr&uuml;ktozdan alınan kalori miktarı, toplam kalori miktarına g&ouml;re belli bir oranı ge&ccedil;tiğinde, ekstra kilo alımı ile ilgili risk fakt&ouml;rleri oluştuğunu da belirtmeden ge&ccedil;miyorlar.</div>
]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Mar 2012 02:04:09 +0200</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler//data/OM3V2oS4aCsT.png"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
