<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Haber Caddesi</title>
        <link>https://www.habercaddesi.com/</link>
        <description>Haber Caddesi</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>GEÇMİŞTEN GELECEĞE UZANAN SANAT HİKAYESİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/gecmisten-gelecege-uzanan-sanat-hikayesi-27577</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/gecmisten-gelecege-uzanan-sanat-hikayesi-27577</guid>
                <description><![CDATA[KÜRATÖRLÜĞÜNÜ ve organizasyonunu Duygu Kızılkaya’nın üstlendiği Herıtage, geçmişten bugüne uzanan sanat mirasını geleceğin ifade biçimleriyle buluşturuyor. Sergi, tarihî Çırağan Sarayı’nın atmosferinde sanatseverlerle buluşuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Herıtage’ın çıkış noktasında, Kızılkaya’nın ‘Heritage’ adlı eserinde tasvir ettiği 3026 yılı ve geleceğin dünyası yer alıyor. Teknolojinin ve yapay zekânın hayatın ayrılmaz parçası hâline geldiği bu gelecek tasvirinde insanlık büyük bir dönüşüm yaşarken, geçmişten kalan tarihî yapılar ve sanat eserleri önemini koruyor. Sergi, teknolojik gelişmeler ne kadar ilerlerse ilerlesin insanın geçmişiyle kurduğu bağın devam edeceği fikrinden hareket ediyor. Heykeller, yapılar ve sanat eserleri yalnızca geçmişten kalan nesneler değil, insanlığın hafızasını geleceğe taşıyan sessiz tanıklar olarak ele alınıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Duygu Kızılkaya, Herıtage ile miras kavramını yalnızca sanat tarihi açısından değil, insanın kişisel hafızası üzerinden de değerlendiriyor. Çocukluk anıları, aile büyükleri, yaşanılan evler ve geçmişten kalan izlerin zaman içerisinde insan için daha anlamlı hâle geldiğine dikkat çekiliyor. Bu düşünce, serginin mekânıyla da güçlü bir bağ kuruyor. Yüzyılların izlerini taşıyan Çırağan Sarayı, Herıtage’ın geçmiş, bugün ve gelecek arasında kurduğu anlatının önemli bir parçasına dönüşüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Herıtage, geçmişin yalnızca geride bırakılmış bir dönem olmadığını; dönüşerek bugünü şekillendirdiğini ve geleceğe aktarıldığını sanat aracılığıyla anlatıyor. Serginin temel mesajı ise geçmiş ile gelecek arasındaki bağda saklı. Gelecek, geçmişin izleriyle şekillenir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/09/gecmisten-gelecege-uzanan-sanat-hikayesi-1790327985.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MEHMET ALİ BABAR&#039;DAN SÜRPRİZ PROJE</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/mehmet-ali-babardan-surpriz-proje-27522</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/mehmet-ali-babardan-surpriz-proje-27522</guid>
                <description><![CDATA[Anadolu rock müziğinin sevilen ismi Mehmet Ali Babar, bu kez edebiyat dünyasına adım atıyor. Sanatçı, bizzat gerçek bir hayat hikâyesinden uyarladığı "Sen Benim Dağımsın" adlı ilk romanıyla çok yakında okurlarının karşısına çıkmaya hazırlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Yıllardır şarkılarında işlediği vefa, mücadele ve bağlılık temalarını bu kez satırlara döken Babar, eserde derin bir yüzleşmeyi ve fırtınalı bir yaşam öyküsünü merkezine alıyor. Sanatçının, önümüzdeki günlerde raflarda yerini alacak kitap için yakında bir imza ve söyleşi turuna başlaması bekleniyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/09/mehmet-ali-babardan-surpriz-proje-1789466237.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GEÇMİŞTEN BUGÜNE UZANAN BİR HAFIZA YOLCULUĞU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/gecmisten-bugune-uzanan-bir-hafiza-yolculugu-27511</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/gecmisten-bugune-uzanan-bir-hafiza-yolculugu-27511</guid>
                <description><![CDATA[EĞİTİMCİ-yazar Süreyya Doğan’ın kaleme aldığı ‘Kırık Zamanlar’, Anadolu’nun değişen yüzünü, öğretmenlik yıllarını, çocukluk hatıralarını ve pandemi döneminin izlerini bir araya getiriyor. Umay Yayınevi etiketiyle yayımlanan 172 sayfalık eser, okuru geçmişle bugün arasında duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Edebiyat dünyasında kişisel hafızayı toplumsal değişimle buluşturan eserler dikkat çekmeye devam ediyor. Eğitimci-yazar Süreyya Doğan’ın ‘Kırık Zamanlar’ adlı kitabı da geçmişe, insan ilişkilerine ve değişen zamana tanıklık eden anlatısıyla bu eserler arasında yerini aldı. Umay Yayınevi tarafından yayımlanan 172 sayfalık kitapta Doğan, kendi yaşamından izleri okurla paylaşırken yalnızca kişisel bir hikâye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda farklı dönemlerin Anadolu insanına, eğitim hayatına ve toplumsal ilişkilere yansımasını da ele alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">IĞDIR’DA BAŞLAYAN ÖĞRETMENLİK YOLCULUĞU</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitabın dikkat çeken bölümlerinden birini, yazarın Iğdır’ın bir köy okulunda başlayan öğretmenlik yılları oluşturuyor. Yoklukların ve imkânsızlıkların gölgesinde sürdürülen eğitim mücadelesi, köy okullarındaki öğretmen ve öğrencilerin yaşadıklarını gözler önüne seriyor. Isınmayan sınıflar, zor şartlar ve buna rağmen geleceğe umutla bakan çocuklar, kitabın en güçlü hafıza durakları arasında yer alıyor. Doğan, öğretmenliği yalnızca bir meslek olarak değil, öğrencilerin hayatına dokunan uzun soluklu bir sorumluluk olarak ele alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KAYSERİ SOKAKLARINDAN İNSAN MANZARALARI</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘Kırık Zamanlar’ın bir diğer önemli durağı ise Kayseri oluyor. Yazar, Kayseri’de geçirdiği yıllar üzerinden kentin sokaklarını, insanlarını ve günlük yaşamını anlatırken, bir dönemin komşuluk ilişkilerini ve mahalle kültürünü de kayıt altına alıyor. Kitapta karşılaşılan farklı karakterler, geçmişteki sosyal yaşamın samimiyetini ve insanların birbirleriyle kurduğu güçlü bağları yeniden hatırlatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">PANDEMİ DÖNEMİNİN EĞİTİMDE BIRAKTIĞI İZ</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Doğan’ın kitabında yakın tarihin en önemli kırılma noktalarından biri olan pandemi süreci de önemli bir yer tutuyor. Uzaktan eğitim döneminin çocuklar, öğretmenler ve aileler üzerindeki etkileri ele alınırken, ekran karşısında sürdürülen eğitim ile sınıfta yüz yüze gerçekleştirilen eğitimin farklarına dikkat çekiliyor. Pandemiyle birlikte insanların yaşadığı yalnızlık ve sosyal kopuş da yazarın kişisel gözlemleri üzerinden aktarılıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ÇOCUKLUK YILLARINA UZANAN DUYGUSAL YOLCULUK</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘Kırık Zamanlar’da çocukluk anıları da önemli bir yer tutuyor. Sobalı köy odaları, aile büyükleri, geçmişin sade yaşamı ve çocukluk döneminin küçük mutlulukları, kitabın duygusal yönünü güçlendiriyor. Süreyya Doğan, yıllar geçtikçe değeri daha iyi anlaşılan çocukluk hatıralarını yeniden gündeme getirerek okuyucuyu kendi geçmişiyle baş başa bırakıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">GEÇMİŞE YAZILMIŞ BİR VEFA MEKTUBU</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘Kırık Zamanlar’, yalnızca bir öğretmenin yaşamından kesitler sunan bir anı kitabı olmanın ötesinde, Anadolu’ya, insanlara, çocukluk yıllarına ve geçmişte kalan değerlere yönelik bir vefa anlatısı olarak öne çıkıyor. Süreyya Doğan’ın kişisel hafızasından süzülen anılar, değişen zamanın insan hayatında bıraktığı izlerle buluşurken, kitap okuyucuya kendi çocukluğunu, okul yıllarını ve geride bıraktığı insanları yeniden hatırlama fırsatı sunuyor. ‘Kırık Zamanlar’, geçmişin sessiz tanıklıklarını bugünün okuruyla buluşturan, öğretmenlikten çocukluğa, Anadolu’dan pandemi yıllarına uzanan samimi bir hafıza yolculuğu olarak dikkat çekiyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/09/gecmisten-bugune-uzanan-bir-hafiza-yolculugu-1789388657.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRK SANATÇI ŞENNUR ÜZGEN ABD BASININDA</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/turk-sanatci-sennur-uzgen-abd-basininda-27493</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/turk-sanatci-sennur-uzgen-abd-basininda-27493</guid>
                <description><![CDATA[Türk çağdaş sanatının dikkat çeken isimlerinden Şennur Üzgen, uluslararası başarılarına bir yenisini daha ekledi. Tuval üzerindeki özgün fırça darbeleriyle tanınan sanatçı, bu kez ABD merkezli The Artivist Magazine bünyesinde “Sanat Eleştirmeni” (Art Critic) sıfatıyla boy gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Amerikan Özgürlük Tarihine Türk Dokunuşu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Art Against Racism (AAR) organizasyonunun William Trent House Museum’da sunulan Freedoms Reframed: Art on the Edges of the Constitution projesinde yer alan Üzgen, yayında beş ayrı sanat eleştirisi kaleme aldı. Haklar, kimlik, tarih ve travma temalı projede Nora Chavoosian, Tamara Torres, Rhinold Ponder ve Rodríguez Calero gibi isimlerin eserlerini değerlendiren sanatçı, eleştirel bakış açısıyla büyük takdir topladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Surrexpressionism Rüzgarı Esmeye Devam Ediyor</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kurucusu olduğu, figürasyon ile soyutlamayı harmanlayarak insan psikolojisine odaklanan Surrexpressionism akımıyla da özel bir profille dergide ağırlanan Üzgen, sanatın sadece üretilmediğini, üzerine düşünülüp yazılan evrensel bir dil olduğunu bir kez daha kanıtladı. Şennur Üzgen, fırçasıyla kurduğu büyüleyici dünyaya bu kez kalemiyle başka sanatçıları konuk ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/09/turk-sanatci-sennur-uzgen-abd-basininda-1789115388.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ALMANYA’DA TÜRKÜLER YENİDEN YÜKSELİYOR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/almanyada-turkuler-yeniden-yukseliyor-27474</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/almanyada-turkuler-yeniden-yukseliyor-27474</guid>
                <description><![CDATA[Frankfurt Başkonsolosluğu Türk Kültür Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Türk Halk Müziği Korosu, çalışmalarına yeniden başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türk Halk Müziği’nin birbirinden değerli eserlerini seslendirmek ve Türk kültürünü Almanya’da yaşatmak amacıyla çalışmalarını sürdüren koro, bugün yeniden bir araya geldi. Koronun çalışmalarına, deneyimli hoca Gültekin Demirtaş’ın önderliğinde devam ettiği belirtildi.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Uzun yıllardır Türk Halk Müziği’ne gönül veren vatandaşları aynı çatı altında buluşturan koro, müziğin birleştirici gücüyle kültürel bağların gelecek kuşaklara aktarılmasına da önemli katkı sağlıyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Frankfurt’ta yaşayan Türk vatandaşlarının büyük ilgi gösterdiği koro çalışmalarında, Anadolu’nun farklı yörelerinden türkülere yer verilirken, katılımcılar hem müzik yapmanın hem de dostlarla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gültekin Demirtaş’ın şefliğinde kaldığı yerden başlayan çalışmaların, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek konser ve kültürel etkinliklerle daha da renklenmesi bekleniyor. Türk Halk Müziği Korosu, türkülerin eşsiz ezgileriyle Frankfurt’ta Anadolu’nun sesini yaşatmaya devam edecek.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/09/almanyada-turkuler-yeniden-yukseliyor-1788871571.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AYŞEGÜL ALDİNÇ VELHASILIKELÂM</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/aysegul-aldinc-velhasilikelam-27472</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/aysegul-aldinc-velhasilikelam-27472</guid>
                <description><![CDATA[Ayşegül Aldinç’in iki buçuk yıldır yazdığı notlarını bir araya getirdiği Velhasılıkelâm, İnkılap Kitabevi’nin markası Üçüncü Göz tarafından yayımlandı. 5 Kasım 2023’te başlayıp 24 Mayıs 2026’da noktalanan yetmişten fazla yazı; sahne hayatının kulisinden gündelik hayatın absürtlüklerine, çocukluk anılarından sosyal medya çağının hâllerine uzanan bir “hafta sonu sohbeti” keyfi yaşatıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sahne sanatçısı Ayşegül Aldinç’in “bahusus”, “mütemadiyen”, “mevzubahis” gibi arkaik kelimelerle “veri speyşıl”, “layt”, “fomo” gibi bugünün ağzını aynı cümlede barıştıran üslubu, kitabı bir güncenin ötesine taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kendi deyişiyle, yazılarını bilgisayarda değil, telefonunun not defterinde yazıyor; ilhamı da “aradığında asla bulamadığı, aramadığında karşısına çıkan” şeylere borçlu: “Bi şeyi ararken başka bi şey bulmaya bayılıyorum.” Aynı yazıda İranlı mutasavvıf Bâyezid-i Bistâmî’nin “Aramakla bulunmaz ama bulanlar ancak arayanlardır” oksimoronuna uzanması, kitabın gidiş güzergâhını da özetliyor: Bir cümlede magazin, bir sonrakinde tasavvuf. Velhasılıkelâm, ilhamı bekleyene değil, bir sabah elinde kahvesiyle “bugün ne demiş bakalım” diyene ve keyifli yazılar okuyup geçmişi yad etmek, gününü irdelemek isteyene yazılmış bir kitap.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Velhasılıkelâm, aynı zamanda bir isimler geçidi. 4 Nisan 1981 Eurovision gecesini anlatan yazıda Modern Folk Üçlüsü’yle çıktığı Dublin sahnesi, orkestrayı yöneten Onno Tunç, anlatıcı Bülend Özveren, oyları okuyan Başak Doğru ve “Brüksel’den bildiren” Mehmet Ali Birand hep birlikte rahmet ve sevgiyle anılıyor. Kıbrıs günlerinden Taşların Sırrı dizisinde birlikte oynadığı Tarık Akan, sahne tırnaklarını denerken zarafetini yakalamaya çalıştığı Emel Sayın, esprisini yıllar sonra anladığı Esin Engin, TRT 3 anonslarıyla hatırladığı Ömür Göksel geçmişin kadrosunu kuruyor. Bugünden ise Harbiye’de sahnesine konuk ettiği Melike Şahin, oyunculuğuna hayran olduğu Serkan Keskin, “body shaming”e uğradığında arkasında durduğu Gülçin Ergül, Bülent Ersoy ve bir sabah “90’ların ruhu”yla uyandıran Tarkan var. Filiz Akın ve Türkan Şoray’la içilemeyen beş çayı kitabın en sıcak yazılarından birine dönüşürken Sansaryan Han’ın tabutluklarında Aziz Nesin, Ruhi Su ve Nuri İyem anılıyor. Sevgili Aldinç’in kelam dünyası da bir o kadar kalabalık: Nâzım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Gülten Akın, Samuel Beckett, Erich Fromm, Evliya Çelebi, Nasreddin Hoca ve İranlı mutasavvıf Bâyezid-i Bistâmî aynı sayfalarda buluşuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Velhasılıkelâm, şimdi Üçüncü Göz / İnkılâp Kitabevi etiketiyle raflarda ve çevrimiçi satış noktalarında!</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/09/aysegul-aldinc-velhasilikelam-1788852135.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ZELİHA SUNAL’DAN SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR YAŞAM İÇİN İKİ KİTAP</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/zeliha-sunaldan-surdurulebilir-bir-yasam-icin-iki-kitap-27445</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/zeliha-sunaldan-surdurulebilir-bir-yasam-icin-iki-kitap-27445</guid>
                <description><![CDATA[Müzisyen kimliğinin yanında çevre aktivisti olarak bilenen ve “Atıksız Yaşam” için çalışmalarını sürdüren Zeliha Sunal, yetişkinlere ve çocuklara yönelik iki kitabıyla, yaşanabilir bir gelecek için çağrıda bulunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Zeliha Sunal, sürdürülebilir yaşam ve çevre bilinci üzerine yıllardır yürüttüğü çalışmaları iki kitapla okurlarla buluşturuyor. “Atığın Ötesi: Daha Az Tüketerek Daha Çok Yaşamak”, döngüsel ekonomi, bilinçli tüketim, yeniden kullanım ve geleceğe bırakılacak dünya üzerine düşünmeye davet ederken; çocuk kitabı “İpek ve Dönüşüm Takımı: Büyük Dönüşüm Haritası”, çevre bilincini masal ve macera yoluyla anlatıyor. Kitapları ile ebeveynlere ve çocuklara ulaşmayı hedefleyen sanatçı, “Atıksız Yaşam” için öncelikle tüketimin altını çizerek, “Neyi nasıl kullanmalıyız? Nasıl tüketmeliyiz?” sorularına cevap veriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sunal’ın yetişkinlere yönelik kitabı, “Daha az tüketerek daha çok yaşamak mümkün mü?” sorusundan yola çıkıyor. Tüketim alışkanlıkları, tekstil atıkları, atıksız yaşam ve dönüştürülebilir malzemelerin sanat ve ekonomik değer taşıması, gündelik hayattan örneklerle elealınıyor. Kitap, atığı yalnızca uzaklaştırılması gereken bir yük olarak değil, doğru değerlendirildiğinde yeni bir üretimin başlangıcı olarak görüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“İpek ve Dönüşüm Takımı: Büyük Dönüşüm Haritası” ise çocukları İpek ve arkadaşlarının çevreyi korumak için çıktığı maceraya ortak ediyor. Plastik atıklardan hayalet ağlara, kâğıdın ve ağacın yolculuğundan suyun ve yiyeceğin korunmasına kadar uzanan hikâyeler; çocuklara küçük seçimlerin büyük değişimlere dönüşebileceğini gösteriyor. Kitabın temel mesajı açık: Dönüşüm, önce kişinin kendi davranışında başlıyor; sevgiyle anlatıldığında ve birlikte hareket edildiğinde büyüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Zeliha Sunal, bu iki kitapta farklı yaş gruplarına ulaşarak, yetişkinleri tüketim alışkanlıklarını sorgulamaya, çocukları ise doğayı koruyan ve çevresine örnek olan bireyler olmaya çağırarak, sürdürülebilir yaşamı için, günlük hayatın içinden neler yapabileceğimizi anlatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kayalı Yayınevi ve Hayat Özlem Kayalı Yayınları tarafından yayımlanan bu iki kitap, Zeliha Sunal’ın çevre alanındaki çalışmalarını farklı yaş gruplarına taşıyor. Her iki kitap da aynı soruyu gündeme getiriyor: Daha yaşanabilir bir dünya için bugün neyi değiştirebiliriz?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitap bilgileri</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Atığın Ötesi: Daha Az Tüketerek Daha Çok Yaşamak</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Döngüsel Ekonomi, Sürdürülebilir Yaşam ve Geleceğe Bırakacağımız Dünya”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazar: Zeliha Sunal</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yayınevi: Hayat Özlem Kayalı Yayınları (Kayalı Yayınevi)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İpek ve Dönüşüm Takımı: Büyük Dönüşüm Haritası</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazar: Zeliha Sunal</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yayınevi: Hayat Özlem Kayalı Çocuk Yayınları (Kayalı Yayınevi)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Basın iletişim: kayaliyayinevi@gmail.com</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/09/zeliha-sunaldan-surdurulebilir-bir-yasam-icin-iki-kitap-1788442538.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AİDİYET BAHÇESİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/aidiyet-bahcesi-27440</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/aidiyet-bahcesi-27440</guid>
                <description><![CDATA[Ekolojik sanatçı Neslihan Yetişkin, yeni sergisi “Aidiyet Bahçesi” ile 1–15 Eylül 2026 tarihleri arasında Bozcaada Itırlı Bahçe’de sanatseverlerle buluşuyor. Bitkilerin başka topraklarda yeniden kök salma biçimlerinden yola çıkan Yetişkin, sergide insanın yer, ev, bellek ve aidiyetle kurduğu ilişkiye odaklanıyor. Doğal boyalarla üretilen 15 eserin yanı sıra bir çadır enstalasyonunun da yer aldığı sergi, “Bir yere ait olmak ne demektir?” sorusunun izini sürüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her bitki doğduğu yerde kalmaz. Tohumlar rüzgârla, suyla ve zamanla başka topraklara ulaşır. İnsan da kimi zaman evini, yaşadığı yeri geride bırakır; belleğini ise beraberinde taşır. Neslihan Yetişkin’in yeni sergisi “Aidiyet Bahçesi”, doğanın yol alma ve yeniden kök salma biçimleriyle insanın yer değiştirme, köklenme ve bir yere ait olma arayışı arasında bağ kuruyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sergide balmumu batik ve doğal boyama tekniklerini kullanan Yetişkin; keten kumaşları ve farklı yüzeyleri siyah havuç, meşe palamudu, pas ve doğal boyalarla dönüştürüyor. Malzemenin bıraktığı iz, doğal renklerin zaman içinde geçirdiği değişim ve doğanın üretim sürecine müdahalesi de eserlerin bir parçasına dönüşüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Değişen mekânlar, taşınan hafıza</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Aidiyet Bahçesi”nin en dikkat çekici katmanlarından birini ise geçmişten bugüne ulaşan mimari çizimler oluşturuyor. Kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan bir yapının kömürlüğünde bulunan ve geçmişte bir mimara ait olduğu bilinen eski aydıngerler üzerindeki çizimler, bir zamanlar tasarlanan yapıların ve yaşam alanlarının izlerini taşıyor. Yetişkin’in eserlerinde bitkiler ve köklerle yan yana gelen bu çizimler, değişen kent ve mekânlarla birlikte geride kalan hayatlara da dokunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sergideki çiçekler böylece yalnızca bitkileri değil, yön değiştiren yaşamları da çağrıştırıyor. Yapraklarda mimarinin izleri, köklerde bellek, toprağın renklerinde ise başka bir yerde yeniden tutunabilme ihtimali beliriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">15 eserden oluşan seçkiye eşlik eden çadır enstalasyonu da serginin ev, yer değiştirme, geçmiş ve aidiyet etrafında kurduğu düşünsel alanı genişletiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her ev bir hatırayı taşır; kimi zaman kapı geride kalır, kimi zaman anahtar insanla birlikte yol alır. Kökler ise insanın belleğinde varlığını sürdürür. “Aidiyet Bahçesi”, aidiyeti varılan sabit bir yerden çok, zaman içinde yeniden kurulan ve yeniden yeşeren bir bağ olarak ele alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Doğayla birlikte üreten bir sanat pratiği</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Uzun yıllar resim, tekstil ve tasarım alanlarında çalışan Neslihan Yetişkin’in üretim pratiği, zaman içinde doğayla kurduğu ilişki üzerinden şekillendi. Kimyasal boyalara karşı geliştirdiği alerjinin ardından doğal malzemelere yönelen sanatçı; toprak pigmentleri, bitkiler, kök boyalar, kahve, meşe palamudu ve farklı organik malzemelerle kendi boyalarını üretmeye başladı. Anadolu’nun kadim boya reçetelerini araştıran Yetişkin, bugün bu bilgiyi çağdaş sanat pratiğinin içinde yeniden yorumluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yetişkin’in çalışmalarında doğa yalnızca malzemenin kaynağı değil, üretim sürecinin de bir parçası. Doğal renklerin zaman içinde değişmesine, solmasına ve dönüşmesine alan açan sanatçı, eser tamamlandıktan sonra da doğanın bıraktığı izi üretimin devamı olarak görüyor. Yetişkin, 2024 yılında Galeri Işık Teşvikiye’de açtığı “HAD” sergisinde de insanın doğayla ilişkisindeki sınırları, tüketim biçimlerini ve ekolojik dengeyi odağına almıştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bozcaada ise Yetişkin’in sanat yolculuğunda geçmişten bu yana özel bir yere sahip. İlk kişisel sergisini Bozcaada Rengigül Sanat Galerisi’nde açan sanatçı, adanın yanan ormanlarının küllerini kullanarak eserler üretmiş; Bağ Bozumu Festivali kapsamında çocuklarla gerçekleştirdiği çalışmalarla da sanat pratiğini adanın doğasıyla buluşturmuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bozcaada ile sanat üretimi üzerinden uzun yıllardır bağ kuran Yetişkin, “Aidiyet Bahçesi” ile bu kez adada, doğanın kök salma biçimlerinden hareketle insanın kendi kökleri, belleği ve ait olma duygusu üzerine düşünüyor</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/09/aidiyet-bahcesi-1788337456.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ŞERİFLER YALISI’NDA İLHAM VEREN SANAT BULUŞMASI</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/serifler-yalisinda-ilham-veren-sanat-bulusmasi-27401</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/serifler-yalisinda-ilham-veren-sanat-bulusmasi-27401</guid>
                <description><![CDATA[Tarihi Şerifler Yalısı, 22 Ağustos’ta sanat ve yaratıcı dünyadan tanınmış isimleri bir araya getiren özel bir yağlı boya atölyesine ev sahipliği yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Meknun Art Galeri tarafından düzenlenen etkinlikte katılımcılar, İstanbul Boğazı’nın eşsiz atmosferi eşliğinde yağlı boya çalışmalarını hayata geçirdi. Buket Akpunar, Behzat Feyzullah ve Hüseyin Feyzullah’ın eğitmenliğinde gerçekleştirilen atölyeye; oyuncu Selin Yeninci, içerik üreticisi Yazgı Gürlü’nün yanı sıra sanat, sosyal medya ve yaratıcı sektörlerden çok sayıda davetli katıldı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Üretme, paylaşma ve ilham alma duyguları etrafında şekillenen atölye, yalnızca bir resim çalışması olmanın ötesine geçerek sanat ile sosyal yaşamı buluşturan özel bir deneyime dönüştü. Meknun Art Galeri ekibinden Gizem Tekin’in de koordinasyonunda rol aldığı etkinlikte katılımcılar, eğitmenlerin yönlendirmeleriyle kendi eserlerini oluşturdu. Şerifler Yalısı’nın tarihi dokusu ve Boğaz manzarasıyla bütünleşen buluşma, davetlilere sanatla iç içe, keyifli ve yaratıcı bir gün yaşattı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Meknun Art Galeri’nin hayata geçirdiği etkinlik, tarihi bir mekanda sanat üretmenin ayrıcalığını yaşatırken farklı disiplinlerden isimleri sanatın birleştirici gücü etrafında bir araya getirdi.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/08/serifler-yalisinda-ilham-veren-sanat-bulusmasi-1787728914.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TUVALİN BÜYÜSÜNE KAPILAN RESSAM</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/tuvalin-buyusune-kapilan-ressam-27362</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/tuvalin-buyusune-kapilan-ressam-27362</guid>
                <description><![CDATA[1980’lerden bu yana sürdürdüğü sanat serüveniyle adından söz ettiren Şennur Üzgen, geliştirdiği özgün akım "Surrexpressionism" ve hazırlıklarını sürdürdüğü "Desert" serisiyle magazin ve sanat dünyasının ilgisini çekmeye devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Gördüğünü Değil, Hissettiğini Resmediyor</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Sanat dünyasının sıra dışı isimlerinden ressam Şennur Üzgen, eserlerindeki derinlik ve kullandığı katmanlı tekniklerle adından sıkça söz ettiriyor. Resim yapmayı yalnızca bir üretim süreci olarak görmeyen başarılı ressam, kelimelerin yetersiz kaldığı duyguları, yaşanmışlıkları ve söylenmemiş sözleri tuvaline taşıyor. Classical kalıpların dışına çıkarak "Gördüğümü değil, beni göreni resmediyorum" felsefesiyle hareket eden Üzgen, gerçeklik ile soyutlama arasında kurduğu köprüye kendi geliştirdiği Surrexpressionism adını veriyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Atölyesinde Adeta Başka Bir Boyuta Geçiyor</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Eserlerini oluştururken fiziksel ve zihinsel sınırları zorlayan sanatçının atölye temposu ise görenleri şaşırtıyor. Şövale karşısında oturarak çalışmak yerine dev tuvallerin üzerinde saatlerce tutkulu bir fiziki efor sarf eden Üzgen, katmanlar oluşturarak tuvalin derinliklerindeki gizemli ışığı ortaya çıkarıyor. Çalışma anında adeta dünyadan soyutlandığını ve bambaşka coğrafyalarda yaşadığını hissettiğini belirten ünlü ressam, tuvallerine imzasını attığı an yeniden gerçek dünyaya döndüğünü dile getiriyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Kuzey Işıklarından Çöl Sıcağına Yolculuk</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Sanatseverler tarafından büyük ilgi gören "Kuzey ve Güney Işıkları" serisini başarıyla tamamlayan Şennur Üzgen, şimdilerde fırçasını yeni heyecanı "Desert" (Çöl) serisi için sallıyor. Çalışmalarında insan ruhunun görünmeyen taraflarını ve duygu katmanlarını araştırmaya devam eden sanatçı, yeni serisiyle sanatın insanla yeniden doğrudan bir bağ kurmasını amaçlıyor. Kendi geliştirdiği akımı genç kuşaklara ve uluslararası mecralara taşımayı hedefleyen Üzgen'in yeni eserleri, sanat çevreleri tarafından merakla bekleniyor.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/08/tuvalin-buyusune-kapilan-ressam-1787037948.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BODRUM’DA TÜLİN ŞAHİN’E YOĞUN İLGİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/bodrumda-tulin-sahine-yogun-ilgi-27354</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/bodrumda-tulin-sahine-yogun-ilgi-27354</guid>
                <description><![CDATA[D&R Milta Bodrum Marina, süpermodel, sunucu ve yazar Tülin Şahin’in imza gününe ev sahipliği yaptı. Yeni kitabı “Diyet Yapmıyoruz”u imzalayan Şahin, Bodrumlu kitapseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Okurlarıyla sohbet eden Şahin, kendi hayatında yaşadığı büyük değişimden yola çıkarak geliştirdiği beslenme v e yaşam yaklaşımını anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Kültür, sanat ve edebiyat dünyasının sevilen isimlerini okurlarla bir araya getiren D&amp;R, yaz sezonundaki yazar buluşmalarına Bodrum’da devam etti. Tülin Şahin, 14 Ağustos Cuma günü D&amp;R Milta Bodrum Marina’da düzenlenen imza gününde yeni kitabı “Diyet Yapmıyoruz”u okurları için imzaladı. Şahin’e gösterilen yoğun ilginin odağında ise kitabın çıkış noktası vardı: Kısa süreli diyetlerin değil, hayat boyu sürdürülebilecek alışkanlıkların peşinden gitmek.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">“32 kilo aldım, verdim; birçok yöntemi kendi üzerimde deneyimledim”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">2000 yılında Türkiye’ye geldiği dönemde hayatındaki hareketin azalmasıyla 32 kilo aldığını anlatan Tülin Şahin, 48 kilodan 80 kiloya çıktığı bu sürecin kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. “32 kilo aldım ve o 32 kiloyu verdim. Bu süreçte birçok farklı formülü kendi üzerimde deneyimledim; neyin işe yaradığını, neyin sürdürülemediğini bizzat yaşayarak gördüm. En sonunda benim için doğru olanın kısa süreli çözümler değil, hayatın içine yerleşebilen bir sistem olduğunu anladım.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Şahin, “Diyet Yapmıyoruz”da da kendi deneyimlerinden yola çıkarak okura katı yasaklar ve kısa vadeli reçeteler sunmak yerine; beslenme, hareket, uyku ve günlük yaşamın bir bütün olarak ele alındığı sürdürülebilir bir yaklaşım öneriyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">“Herkes son trend diyetin peşinde ama beden bu kadar trend kaldıramıyor”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Şahin’in özellikle dikkat çektiği konulardan biri de sürekli değişen beslenme trendleri: “Bugün herkes en son trend diyetin peşinde. Ama adı üzerinde: trend. Bugün var, yarın yok. Beden ise bu kadar trend kaldıramıyor. Bir beslenme biçiminin asıl değeri birkaç hafta uygulanabilmesinde değil, yıllar boyunca hayatınızın doğal bir parçası olabilmesinde.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Şahin’e göre sürdürülebilirlik yalnızca beslenmenin değil, hareketin ve sağlıklı yaşamın da temelinde yer alıyor. Birkaç hafta çok sıkı beslenip bırakmak yerine sürdürülebilir şekilde doğru beslenmek; kısa süre çok yoğun spor yapıp vazgeçmek yerine hareketi hayatın doğal bir parçası haline getirmek gerekiyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Dünyanın konuştuğu “longevity”ye Türkiye’den bir yorum: “Turkish Longevity”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Bugün tüm dünyada sağlıklı ve kaliteli bir yaşamı mümkün olduğunca uzun yıllara taşımayı odağına alan “longevity” yaklaşımı konuşulurken, Tülin Şahin kitabında bu kavrama kendi yorumunu getiriyor: “Turkish Longevity” (Türk longevity’si).</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Şahin, “Diyet Yapmıyoruz”da sağlıklı yaşamı geçici bir proje olarak değil, yıllara yayılan bir yaşam biçimi olarak ele alıyor. Sofradan harekete, uykudan günlük alışkanlıklara kadar hayatın farklı parçalarını aynı sorunun etrafında buluşturuyor: Bugün yaptıklarımızı yarın da, yıllar sonra da sürdürebilir miyiz?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Bodrum’daki imza gününde okurların yoğun ilgisiyle karşılaşan “Diyet Yapmıyoruz”, yalnızca “nasıl kilo verilir?” sorusunun değil, “verilen kilo nasıl geri alınmaz ve sağlıklı yaşam nasıl kalıcı hale gelir?” sorusunun da peşine düşüyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Tülin Şahin, Bodrum’da kitabını imzalarken okurlarıyla kendi deneyimlerini paylaşmayı da sürdürdü. Yoğun katılımla gerçekleşen buluşmanın ardından, “Diyet Yapmıyoruz”un yeni imza günleri ve okur buluşmaları da merakla bekleniyor.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/08/bodrumda-tulin-sahine-yogun-ilgi-1786950934.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CAZIN KANATLARINDA BİR YOLCULUK</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/cazin-kanatlarinda-bir-yolculuk-27316</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/cazin-kanatlarinda-bir-yolculuk-27316</guid>
                <description><![CDATA[İki güçlü yorumcu, ortak bir müzikal yolculuk ve cazın zamansız ezgileri... Aydan Kanatlı ve Jehan Barbur, "Jazz'ın Kanatları" plağı ile D&R İstinyePark'ta müzikseverlerle buluşuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Kültür ve sanatın farklı alanlarından ilham veren isimleri takipçileriyle buluşturan D&amp;R, yaz etkinliklerine müzik dolu bir buluşmayla devam ediyor. Türk caz müziğinin başarılı yorumcuları Aydan Kanatlı ve Jehan Barbur, ortak plak projeleri "Jazz'ın Kanatları" kapsamında 16 Ağustos Pazar günü saat 15.00'te D&amp;R İstinyePark'ta müzikseverlerle bir araya gelecek.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Cazın zamansız ruhuna özgün yorumlarıyla yeniden hayat veren sanatçılar, "Jazz'ın Kanatları"nın hazırlık sürecini, projeye ilham veren hikâyeleri ve müzikal yolculuklarını dinleyicilerle paylaşacak. Gerçekleştirilecek imza seramonisinde sanatçılar, plaklarını müzikseverler için imzalayacak.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/08/cazin-kanatlarinda-bir-yolculuk-1786433334.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YAZ SERGİSİ’NDE SANATSEVERLERLE BULUŞTU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yaz-sergisinde-sanatseverlerle-bulustu-27292</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yaz-sergisinde-sanatseverlerle-bulustu-27292</guid>
                <description><![CDATA[İSTANBUL – Çağdaş sanatçı Şennur Üzgen’in Tekâmül adlı eseri, Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği (UPSD) tarafından düzenlenen 2026 Yaz Sergisi’nde sanatseverlerle buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Küratörlüğünü Denizhan Özer’in yaptığı ve&nbsp;&nbsp; 1 Ağustos’ta açılışı gerçekleştirilen sergi, Maçka Demokrasi Parkı Sanat Galerisi’nde 15 Ağustos’a kadar ziyaret edilebilecek. Sergide yer alan Tekâmül, sanatçının geliştirdiği Surrexpressionism yaklaşımını yansıtan çalışmalar arasında bulunuyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">2026 tarihli, 100 × 140 cm ölçülerindeki akrilik tuval üzerine üretilen eser, ışığı yalnızca fiziksel bir unsur olarak değil, insanın içsel dönüşümünün ve farkındalığının simgesi olarak ele alıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Şennur Üzgen, eserini şu sözlerle tanımlıyor: “Tekâmül’de gördüğümüz yapılar yalnızca binalar değil; insanın kurduğu dünyayı temsil ediyor. Işık ise bu dünyanın daha büyük bir gerçeklikle karşılaşmasını simgeliyor.”</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">Sanatçının geliştirdiği Surrexpressionism yaklaşımı, figüratif anlatımı psikolojik ve düşünsel katmanlarla buluştururken, ışığı resmin anlamını kuran temel öğelerden biri olarak ele alıyor.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;">UPSD’nin düzenlediği sergide farklı kuşaklardan sanatçıların eserleri yer alırken, Tekâmül de izleyicileri içsel dönüşüm üzerine düşünmeye davet eden çalışmalardan biri olarak sergileniyor.</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/08/yaz-sergisinde-sanatseverlerle-bulustu-1786004588.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GAMZE YÜCEL&#039;DEN SEVGİYE BİLİMSEL BAKIŞ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/gamze-yucelden-sevgiye-bilimsel-bakis-27285</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/gamze-yucelden-sevgiye-bilimsel-bakis-27285</guid>
                <description><![CDATA[Akademisyen Gamze Yücel, çocuk koruma, adli değerlendirme, aile danışmanlığı ve özel eğitim alanlarında 15 yılı aşkın mesleki birikimini "Sevebilmek" adlı eserinde bir araya getirdi. Gamze Yücel'in Adalet Bakanlığı, UNICEF, Millî Eğitim Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndaki deneyimlerinden beslenen çalışma, sevgi kavramını psikoloji, eğitim, edebiyat ve kültür ekseninde bilimsel bir bakış açısıyla ele alıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,&quot;sans-serif&quot;">İKİ YILLIK YOĞUN ÇALIŞMANIN ARDINDAN KİTABI TAMAMLADIM</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,&quot;sans-serif&quot;">Yücel, kitabın yazım sürecinin, Azerbaycanlı Prof. Dr. Rüfet Hüseynzade'nin sevgi üzerine bir eser kaleme alma önerisiyle başladığını belirterek, yaklaşık iki yıllık yoğun çalışmanın ardından kitabı tamamladığını ifade etti. Yayımlanmadan önce Azerbaycan'daki üç köklü devlet üniversitesinin akademisyenlerinden oluşan bilimsel kurullar tarafından da değerlendirilen eser, özgün yaklaşımı ve literatüre katkısı nedeniyle olumlu rapor aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,&quot;sans-serif&quot;">Azerbaycan'da yayımlandıktan sonra Türkiye'de de okurlarla buluşan "Sevebilmek", Himayala Akademi etiketiyle raflardaki yerini aldı. Kitap, D&amp;R, İdefix ve Kitapyurdu başta olmak üzere çeşitli satış platformlarında da okuyucuların erişimine sunuldu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/08/gamze-yucelden-sevgiye-bilimsel-bakis-1785933332.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DÖRT SANATÇI BODRUM&#039;DA AYNI HAFIZADA BULUŞTU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dort-sanatci-bodrumda-ayni-hafizada-bulustu-27272</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dort-sanatci-bodrumda-ayni-hafizada-bulustu-27272</guid>
                <description><![CDATA["ARKHE: Hafızanın Rahmi ve Kadim Eşikler" Sergisi 3 Ağustos'ta Boho Galeri'de açıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Mersin, Adana ve İstanbul'da üretimlerini sürdüren dört çağdaş sanatçı, ortak bir kavramsal zeminde buluşarak eserlerini Bodrum'da sanatseverlerle buluşturdu. "ARKHE: Hafızanın Rahmi ve Kadim Eşikler" başlıklı karma sergi, 3 Ağustos 2026 tarihinde Boho Galeri'nde düzenlenen açılışla kapılarını açtı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Açılışa katılan sanatçılar, ziyaretçilerle bir araya gelerek eserlerinin üretim süreçlerini paylaştı ve sanatseverlerle eserler üzerine sohbet etti.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Mersin'den Seda Şahbaz ve Tuğba Küçükbahar, Adana'dan Vehbi Mangtay ile İstanbul'dan Nihal Şahin Göl, farklı disiplinlerde ürettikleri eserleri ortak bir kavramsal zeminde buluşturuyor. Resim, heykel ve seramikten oluşan seçki; insanın kökeni, hafızası, bilgi arayışı ve dönüşümü üzerine çok katmanlı bir sanat deneyimi sunuyor. Proje Yöneticisi Kaan Yiğit Karaaslan tarafından kurgulanan sergi, disiplinlerarası yaklaşımıyla sanatçılar arasında güçlü bir düşünsel diyalog kuruyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Adını Antik Yunanca'da "başlangıç", "ilk ilke" ve "varlığın özü" anlamlarına gelen Arkhe kavramından alan sergi; doğuş, bellek, sınır, bilgi ve şifa kavramlarını çağdaş sanatın farklı ifade biçimleri üzerinden yeniden yorumluyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Her sanatçı, kendi özgün üretim diliyle serginin ortak anlatısına katkı sunuyor. Seda Şahbaz, yaşamın başlangıcını ve ilk barınağı odağına alan resim ve heykelleriyle; Nihal Şahin Göl, bireysel ve kültürel belleğin katmanlarını irdeleyen resimleriyle; Vehbi Mangtay, ahşap heykelleri aracılığıyla insanın bilgi arayışını ve sınır ihlallerini sorgulayan çalışmalarıyla; Tuğba Küçükbahar ise mitoloji, dişil hafıza ve şifa kavramlarını merkezine alan seramik eserleriyle sergide yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">"SANAT, KENTLER ARASINDA KURULAN BİR DİYALOGDUR"</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Proje Yöneticisi Kaan Yiğit Karaaslan, projeyi şu sözlerle değerlendirdi. "ARKHE, yalnızca eserlerin yan yana geldiği bir sergi değildir. Sergi manifestosunu kaleme alırken ana odağım, farklı kentlerde üretim yapan sanatçıları ortak bir düşünce etrafında buluşturan bağımsız bir kültür girişimi ortaya koymaktı. Bu sergi; hafızayı, kökeni ve insanın varoluşuna ilişkin kadim soruları çağdaş sanat aracılığıyla yeniden düşünmeye davet eden kültürel bir buluşmadır. Bodrum'un sanat yaşamına katkı sunarken, aynı zamanda şehirler arasında yeni kültürel bağlar kurmayı ve disiplinlerarası sanatsal diyaloğu güçlendirmeyi amaçlıyoruz."</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Boho Galeri'nin taş mimarisi içinde kurgulanan sergi, ziyaretçilerini yalnızca eserlerle değil; düşünce, hafıza ve mitoloji arasında kurulan çok katmanlı bir deneyime davet ediyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">"ARKHE: Hafızanın Rahmi ve Kadim Eşikler" sergisi, 8 Ağustos 2026 tarihine kadar Boho Galeri'de sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/08/dort-sanatci-bodrumda-ayni-hafizada-bulustu-1785827788.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜLİN ŞAHİN&#039;DEN SAĞLIKLI YAŞAMA DAİR İPÇULARI</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/tulin-sahinden-saglikli-yasama-dair-ipculari-27255</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/tulin-sahinden-saglikli-yasama-dair-ipculari-27255</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin lider kültür, sanat ve eğlence platformu D&R, süper model ve yazar Tülin Şahin’i ağırladı. Şahin, yasaklardan uzak, sürdürülebilir ve akdeniz tipi beslenmeye dayanan sağlıklı yaşam sırlarını samimi bir söyleşiyle paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Kitapseverleri Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen isimleriyle buluşturan D&amp;R, bu kez 18. kitabını okurların beğenisine sunan dünyaca ünlü süper model, sunucu ve yazar Tülin Şahin’i ağırladı. Yeni kitabı “Diyet Yapmıyoruz”un imza günü ve lansmanı kapsamında D&amp;R İstinyePark’ta sporseverler ve okurlarıyla bir araya gelen Tülin Şahin, etkinlikte gerçekleştirdiği ilham verici söyleşide sağlıklı yaşama dair kişisel tecrübelerini, beslenme felsefesini ve bedenle barışık kalmanın yollarını paylaştı. İş, sanat, cemiyet ve tıp dünyasından çok sayıda seçkin davetlinin katıldığı etkinlikte Şahin, söyleşinin ardından okurları için kitaplarını imzaladı ve hatıra fotoğrafları çektirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">"TREND DİYETLERİN PEŞİNDE BEDENİMİZİ VE ZİHNİMİZİ YORUYORUZ"</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Söyleşide, her gün yeni bir diyet trendi veya kısıtlayıcı beslenme modeliyle karşı karşıya kalındığını belirtilen Tülin Şahin, insan zihninin sürekli yeni moda akımların peşinden koşmaya meyilli olduğunu ifade etti. "Trend diyetler geçicidir ve kalıcı çözümler sunmaz. En kalıcı ve doğru olan şey, en temel ve basit prensiplerdir" diyen Şahin, kendi beslenme felsefesini şu sözlerle aktardı:</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">"Sürekli yeni trendler sunuluyor ve herkesin kafası çok karışık. Ancak matematik aslında çok basit: Yediğinizden daha fazlasını hareket ederek yakmak. Bedenimiz son derece akıllı bir mekanizma; kendisini 21 günde yenileyip filtreleyebiliyor. Fakat biz kısıtlamalarla, sert kurallarla bedenimize sürekli aşırı yükleme yapıyoruz ve onu yoruyoruz. Ben diyet yapmıyorum, özümüze dönmeyi ve bedenimizi dinlemeyi savunuyorum."</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">30 KİLO ALIP VERME TECRÜBESİ: "MUCİZELER VEYA KATI KURALLAR YOK"</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Kariyerinin ilk yıllarında yaşadığı fiziksel değişime de samimiyetle değinen Tülin Şahin, Danimarka'daki hareketli yaşamından Türkiye'ye ilk geldiği dönemde hareketsizlik nedeniyle 48 kilodan 80 kiloya çıktığı süreci hatırlattı. Bu kiloları hızlı diyetlerle değil, zamana yayarak ve hareket potansiyelini artırarak verdiğini belirtti: "30 kiloyu tamamen hareketsizlikten aldım; yediğimi yakamıyordum. Ancak o kiloları geri verirken bedenime uzun bir süre tanıdım ki bir daha geri gelmesinler. Spor yapmak ya da sağlıklı yaşamak için büyük bütçelere, karmaşık salonlara ihtiyaç yok. Sahiller, parklar, sokaklar hepimizin. Günlük bir saatlik düzenli yürüyüş bile mucizeler yaratmaya yeterlidir."</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">SAĞLIKLI YAŞAMDA "LONGEVİTY", YEREL BESLENME VE YASAKSIZ MUTFAKTAKİ DENGE </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Günümüzde sıklıkla konuşulan 'Longevity' (uzun ve kaliteli yaşam) kavramına da değinen Şahin, bu yaklaşımı aslında 22 yaşından beri sezgisel olarak uyguladığını vurguladı. Sürdürülebilirliğin sağlıklı yaşamın kalbi olduğunu söyleyen ünlü model, coğrafyaya uygun beslenmenin önemine dikkat çekti: "Biz mükemmel bir Akdeniz ülkesinde yaşıyoruz. Yabancı trend gıdaların peşinden koşmak yerine kendi coğrafyamızın gıdalarıyla, lokal beslenmeliyiz. Akdeniz insanı sofraya oturduğunda sürekli kalori hesabı yapmaz, şifa olsun diye oturur. Yiyeceklere 'iyi' ya da 'kötü' etiketi yapıştırdığımızda stres hormonu devreye giriyor ve vücut yağ depolamaya başlıyor. Bir gün pide veya çikolata yediniz diye dünyanın en sağlıksız insanı olmazsınız; tıpkı ertesi gün salata yediğinizde dünyayı kurtarmadığınız gibi. Önemli olan genel dengeyi korumak ve israf etmemektir."</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Mutfakta hamur işlerinden, içli köfteden ve tatlıdan vazgeçmediğini dile getirerek sözlerine devam eden Şahin, "Gizli kaçamaklar yapmıyorum, ne istiyorsam ölçülü bir şekilde yiyorum. Gün içindeki tempolu ev işleri ve yürüyüş zaten bu enerjiyi yakmamı sağlıyor" dedi.</span></span></span></p>

<p><strong>Almina Besra BABAR</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/07/tulin-sahinden-saglikli-yasama-dair-ipculari-1785404398.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KAHVE SANATA DÖNÜŞTÜ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kahve-sanata-donustu-27225</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kahve-sanata-donustu-27225</guid>
                <description><![CDATA[KADIKÖY Göztepe’de faaliyet gösteren MB Sanat Evi, geleneksel hale getirdiği “Kahve ile Suluboya Resim Şenliği” nin altıncısını yoğun katılımla gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Sanatın farklı malzemelerle de üretilebileceğini göstermek amacıyla düzenlenen etkinlikte katılımcılar, boya yerine kahve kullanarak birbirinden özgün suluboya çalışmalarına imza attı. Kahvenin doğal tonlarıyla hazırlanan eserler, katılımcılara hem farklı bir resim tekniği deneyimleme hem de keyifli bir sanat ortamını paylaşma fırsatı sundu.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Etkinliğin sonunda ortaya çıkan çalışmalar büyük beğeni toplarken, şenliğe katılan sanatseverler unutulmaz bir gün yaşadı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Etkinliğin düzenleyicisi ressam Mücella Balyemez, sanatın paylaşınca çoğaldığını belirterek şunları söyledi: “Kahve yalnızca bir içecek değil, aynı zamanda güçlü bir sanat malzemesi. Amacımız insanlara farklı teknikler öğretirken, aynı zamanda birlikte üretmenin ve sanatın iyileştirici gücünü hissettirebilmek. Her yıl daha fazla ilgi gören bu şenlik, dostlukların kurulduğu, yaratıcılığın özgürce ortaya çıktığı özel bir buluşmaya dönüştü.”</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/07/kahve-sanata-donustu-1784791874.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜLİN ŞAHİN&#039;DEN SAĞLIKLI YAŞAMIN YENİ REHBERİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/tulin-sahinden-saglikli-yasamin-yeni-rehberi-27222</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/tulin-sahinden-saglikli-yasamin-yeni-rehberi-27222</guid>
                <description><![CDATA[Kitapseverleri ilham veren isimlerle buluşturan Türkiye’nin en büyük kitap platformu D&R, model, sunucu ve yazar Tülin Şahin'i konuk ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Yeni kitabı "Diyet Yapmıyoruz"un lansmanı için D&amp;R İstinyePark'ta okurlarıyla bir araya gelecek olan Şahin, sağlıklı yaşama dair kişisel deneyimlerini paylaşacağı söyleşinin ardından kitaplarını imzalayacak. Kültür, sanat ve edebiyat dünyasının seçkin isimlerini mağazalarında ağırlayan D&amp;R, yaz sezonunda da ilham veren yazar &amp; okur buluşmalarına devam ediyor. D&amp;R bu kez 18’inci kitabını çıkaran Türkiye'nin başarılı modeli ve sunucusu Tülin Şahin'i ağırlayacak. Sağlıklı yaşam ve dengeli beslenmeye dair benimsediği yaklaşımı, yeni kitabı “Diyet Yapmıyoruz”a taşıyan Şahin, 28 Temmuz Salı günü saat 18.00’da D&amp;R İstinyePark'ta düzenlenecek lansmanda okurlarıyla bir araya gelecek. Kitabında sağlıklı yaşamın katı kurallardan değil, bilinçli tercihlerden ve sürdürülebilir alışkanlıklardan geçtiğini vurgulayan Tülin Şahin, lansmana özel gerçekleşecek buluşmada okuyuculardan gelen soruları yanıtlayacak, sevenleri için yeni kitabını imzalayacak.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/07/tulin-sahinden-saglikli-yasamin-yeni-rehberi-1784711559.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÖZGÜR ARAS’IN YENİ KİTABI EZBER BOZUYOR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ozgur-arasin-yeni-kitabi-ezber-bozuyor-27144</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ozgur-arasin-yeni-kitabi-ezber-bozuyor-27144</guid>
                <description><![CDATA[İlişkiler konuşulurken çoğu zaman ayrılık acısını en derin yaşayan tarafın kadınlar olduğu düşünülür. Oysa gerçek hayatta erkekler de sever, bağ kurar, özler ve ayrılığın yükünü sessizce taşır. Toplumun “Erkek ağlamaz.” kalıbı ise çoğu zaman bu duyguların görünmez olmasına neden olur.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">İşte tam da bu noktadan hareket eden iletişim uzmanı ve yazar Özgür Aras, 14. kitabı “Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim” ile ayrılığı sadece kadınların değil, erkeklerin de yaşadığı ortak bir duygusal süreç olarak ele alıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Kitabın tanıtım kampanyası için gerçekleştirilen fotoğraf çekiminde model ve oyuncu Özkan Barlas, elinde kitapla verdiği güçlü ve sade pozla dikkat çekti. Kısa sürede sosyal medyada ilgi gören kare, “Erkekler de ayrılırken üzülür mü?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Özgür Aras, kitabında ayrılığı bir kayıp olmanın ötesinde, insanın kendini yeniden keşfettiği bir dönüşüm yolculuğu olarak anlatıyor. İlk şoktan kabullenmeye, affetmekten yeniden sevebilmeye uzanan süreç; yalın, samimi ve herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir dille aktarılıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Özgür Aras, konuyla ilgili şunları söylüyor: “Ayrılık cinsiyet tanımaz. Kadınlar nasıl acı çekiyorsa erkekler de aynı duyguları yaşar. Tek fark, erkeklerin çoğu zaman bunu göstermemeyi öğrenmiş olmasıdır. Oysa bastırılan her duygu, iyileşmeyi geciktirir. Bu kitabı yazarken amacım, kadın ya da erkek demeden herkesin duygularıyla sağlıklı şekilde yüzleşebilmesine katkı sağlamaktı.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Aşkın sadece mutlu anlardan ibaret olmadığını hatırlatan “Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim”, ayrılığı romantize etmeden, onu hayatın doğal bir parçası olarak ele alırken, okuruna şu mesajı veriyor: “Ayrılık son değildir; doğru yaşandığında yeni bir başlangıcın kapısını aralar.”</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Kitabın tanıtım fotoğrafı ise tek bir kareyle güçlü bir mesaj veriyor: Sevmek de üzülmek de kadınlara ya da erkeklere ait değil, insana ait duygular.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/07/ozgur-arasin-yeni-kitabi-ezber-bozuyor-1783411378.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>RUS GELİN TATİLCİLERİ SAHNEYE KİLİTLEDİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/rus-gelin-tatilcileri-sahneye-kilitledi-27132</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/rus-gelin-tatilcileri-sahneye-kilitledi-27132</guid>
                <description><![CDATA[Bodrum'da yaz sezonunun en dikkat çeken kültür etkinliklerinden biri yaşandı. Bodrum Belediyesi'nin destekleri ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bodrum Şubesi'nin organizasyonuyla, DMD hastası Eymen Özdoğan'ın tedavisine destek amacıyla sahnelenen "Rus Gelin" adlı tiyatro oyunu, Nurol Kültür Merkezi'ni dolduran izleyicilerden büyük alkış aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Erol Hizarcı'nın yazıp yönettiği oyunda başarılı oyuncular Elif Aysel Nazım ve Eray Sel, sergiledikleri etkileyici performansla izleyicileri hem güldürdü hem de ayakta alkışlattı. Yaz tatili için Bodrum'u tercih eden çok sayıda tatilci, deniz ve güneşin ardından rotasını tiyatroya çevirerek salonda unutulmaz bir gece yaşadı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Gece sonunda konuşan usta oyuncu Elif Aysel Nazım, Bodrum'da gördükleri yoğun ilgiden duyduğu mutluluğu dile getirerek, "Yazlık beldelerde tiyatro sahnelemek riskli diye düşünülüyordu. Ancak gördük ki tatilciler kaliteli sanata büyük ilgi gösteriyor. Belediyelerimizin desteğiyle bu yaz oyunumuzu tüm tatil şeridinde açık havada seyirciyle buluşturmak istiyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:14.0pt">Hem anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine katkı sağlayan hem de sanatın yaz sezonunda da büyük ilgi görebileceğini kanıtlayan gece, Bodrum'un kültür ve sanat hayatına damga vuran etkinliklerden biri olarak hafızalara kazındı.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/07/rus-gelin-tatilcileri-sahneye-kilitledi-1783151632.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KADİM SIRLAR, BİLİM VE RUHSAL YOLCULUK</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kadim-sirlar-bilim-ve-ruhsal-yolculuk-27108</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kadim-sirlar-bilim-ve-ruhsal-yolculuk-27108</guid>
                <description><![CDATA[Neva: Sonsuz Bilinç, oğlunun kaybıyla sarsılan başarılı bir CEO’nun, Guatemala’dan Şanlıurfa Karahantepe’ye uzanan ruhsal ve düşünsel yolculuğunu anlatıyor. Habibe Arıkan Ertürk’ün ilk romanı; arkeoloji, mitoloji, kadim uygarlıklar, şamanik öğretiler ve bilinç araştırmalarını sürükleyici bir kurgu içinde buluşturuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Feniks Kitap etiketiyle yayımlanan ve Karahantepe’den Guatemala’ya Uzanan Bir Bilinç Yolculuğunu anlatan Neva: Sonsuz Bilinç, okuru modern dünyanın akılcı gerçekliği ile insanlığın kadim hafızası arasında uzanan sıra dışı bir yolculuğa davet ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yayımlandığı ilk haftalardan itibaren satış platformlarında okur ilgisiyle karşılaşan roman, büyük bir ilaç şirketinin CEO’su olan Neva’nın, oğlu Alp’in ani ölümüyle altüst olan hayatından yola çıkıyor. Bilimin ve teknolojinin sınırlarında yaşayan Neva, bu kaybın ardından Guatemala’dan Şanlıurfa Karahantepe’ye uzanan, semboller, rüyalar, şamanik öğretiler ve kadim uygarlıkların izleriyle örülü bir dönüşüm sürecine giriyor. Son yıllarda arkeoloji dünyasının dikkatini çeken Karahantepe, Neva: Sonsuz Bilinç’te yalnızca tarihsel bir referans olarak değil; insanlığın ortak hafızasına, sembollerin diline ve bilinmeyene duyulan kadim meraka açılan güçlü bir anlatı kapısı olarak yer alıyor. Roman, Karahantepe’nin sessiz taşları üzerinden geçmişin bilgisini bugünün insanının kayıp, yas ve anlam arayışıyla buluşturuyor. Neva: Sonsuz Bilinç, bilim ile mitolojiyi, aşk ile kaybı, ölüm ile sonsuzluğu aynı anlatı ekseninde buluştururken; okuru hem yeryüzünün en eski sırlarına hem de insan ruhunun en derin katmanlarına doğru ilerleyen mistik ve düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Habibe Arıkan Ertürk, tarih, arkeoloji, mitoloji ve bilinç araştırmalarını edebi kurgu ile buluşturan anlatımıyla, okura yalnızca bir hikâye sunmuyor; insanlığın ortak hafızasına, kadim sembollere ve modern insanın varoluşsal sorularına da alan açıyor. Yıllardır kadim uygarlıklar, semboller, şamanik gelenekler, bilinç çalışmaları ve kültürel miras üzerine araştırmalar yapan Ertürk, bu birikimini ilk romanı Neva: Sonsuz Bilinç ile edebiyat dünyasına taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Habibe Arıkan Ertürk Neva: Sonsuz Bilinç yolculuğunu şöyle açıklıyor: “Bu romanı yazarken insanlığın hafızasında saklı kalan bilgilerin, modern insanın kayıp, yas ve anlam arayışıyla nasıl buluşabileceğini düşündüm. Neva’nın yolculuğu yalnızca geçmiş uygarlıkların izini süren bir hikâye değil; insanın kendi içindeki karanlıkla yüzleşerek yeniden doğma cesaretini anlatıyor.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitap Künyesi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitap Adı: Neva: Sonsuz Bilinç</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazar: Habibe Arıkan Ertürk</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yayınevi: Feniks Kitap</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tür: Roman / Spiritüel Kurgu / Arkeolojik Gizem / Bilinç ve Kadim Uygarlıklar</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yayın Tarihi: Mayıs 2026</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Feniks Kitap Hakkında: Kişisel gelişim, spiritüalizm, enerji çalışmaları, ezoterizm ve çeviri bestseller alanlarında 400’ün üzerinde yayına imza atan Feniks Kitap, yeni yazarlara alan açan yayın çizgisiyle de dikkat çekiyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/06/kadim-sirlar-bilim-ve-ruhsal-yolculuk-1782816824.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AYRILIĞA ROMANTİK AMA GERÇEKÇİ BİR REHBER</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ayriliga-romantik-ama-gercekci-bir-rehber-27047</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ayriliga-romantik-ama-gercekci-bir-rehber-27047</guid>
                <description><![CDATA[Müzik, televizyon ve sanat dünyasında pek çok ünlü isimle yürüttüğü projeler, yazdığı kitaplar, İstanbul gece hayatına kazandırdığı mekânlar, ses getiren sosyal sorumluluk kampanyaları ve aldığı sayısız ödülle adından sıkça söz ettiren iletişim danışmanı Özgür Aras, 14’üncü kitabı “Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim” ile okurlarıyla buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan kitap, ayrılığın ardından yaşanan duygusal süreci romantize etmeden, ama duygudan da kopmadan ele alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ayrılık Bir Son Değil, Kendine Dönüş</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ayrılık, çoğu zaman konuşmaktan kaçtığımız ama en çok yaşadığımız duygulardan biri… Özgür Aras, yeni kitabı “Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim” ile tam da bu kaçınılan duygunun karşısına geçiyor ve ona cesurca sesleniyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitap, bir ilişkinin bitiş anından başlayarak; kabullenmeye, yüzleşmeye, affetmeye ve yeniden başlamaya uzanan içsel yolculuğu yalın, samimi ve yargısız bir dille anlatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Ayrılık Sırasında Gösterilen Tavır, İnsanın Gerçek Yüzünü Ortaya Çıkarır”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu düşünceden yola çıkan Özgür Aras; “Biz çok mutluyduk” ile başlayan inkâr sürecinden, “Şimdi kabullenme zamanı” diyen tevekküle, “Anılar rahat bırakmaz” diyen geçmiş yüklerinden, “Her veda yeni bir başlangıç” umuduna kadar tüm duygusal geçişleri içtenlikle gözler önüne seriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aşk, Acı, Affetmek ve Yeniden Başlamak</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim” kitabında pek çok evrensel soru, gerçekçi ve samimi bir bakış açısıyla ele alınıyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">– Çivi çiviyi söker mi?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">– Affetmek neden en çok kendimize zor gelir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">– Acıya tutunmak bir seçim midir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">– Aşka inanç nasıl yeniden kurulur?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">– Ayrılık sonrası insan kendini nasıl yeniden inşa eder?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitap, ayrılığı yalnızca bir kayıp olarak değil; insanın kendisiyle kurduğu en gerçek temaslardan biri olarak değerlendiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ayrılıktan Sonra Kendini Kaybetmek İstemeyenlere</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim”, yalnızca ayrılığı yaşayanlara değil; ayrılıktan sonra kendini kaybetmek istemeyenlere hitap ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Özgür Aras, bu kitapla okuruna şu cümleyi fısıldıyor: Ayrılık bir son değil, bir hatırlatmadır. Önce can, sonra canan.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitabın Geliri TOÇEV’e Bağışlanıyor</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Özgür Aras, “Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim” kitabının gelirini, 1994 yılında okumak isteyen ancak ailesinin maddi yetersizliği nedeniyle okuyamayan ve çalışmak zorunda kalan çocuklara tüm tahsil hayatları boyunca maddi ve manevi destek sağlamak amacıyla kurulan Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı’na (TOÇEV) bağışlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitabın İsmi Sezen Aksu’dan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Özgür Aras’ın 14’üncü kitabı olan “Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim”in ismi ise Sezen Aksu tarafından kondu.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/06/ayriliga-romantik-ama-gercekci-bir-rehber-1781766703.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>OKURLARI KITALARI AŞTI</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/okurlari-kitalari-asti-27032</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/okurlari-kitalari-asti-27032</guid>
                <description><![CDATA[Başarılı oyuncu Engin Akyürek, D&R Bağdat Caddesi’nde düzenlenen yeni kitabının lansmanı ve imza gününde hayranlarıyla bir araya geldi. Son kitabı İsimsiz başta olmak üzere eserlerini imzalayan Akyürek’in etkinliği, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa ve Güney Amerika’dan gelen ziyaretçilerin yoğun ilgisine sahne oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">D&amp;R, kültür ve sanat dünyasının sevilen isimlerini okurlarla buluşturmaya devam ediyor. Bu kez başarılı oyuncu Engin Akyürek, D&amp;R Bağdat Caddesi’nde gerçekleştirilen kitap lansmanında okuyucularıyla bir araya geldi. Kafasına Göre dergisinde yayımlanan öykülerinden oluşan ve 11 dile çevrilen Zamansız ve Sessizlik kitaplarının yanı sıra son kitabı İsimsiz’i de imzalayan Akyürek, okurlarıyla sohbet ederek unutulmaz bir buluşmaya imza attı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Etkinlik, yalnızca Türkiye’den değil Bulgaristan, Romanya, İtalya, İspanya, Fransa, Macaristan, Arjantin, Peru, İran, Makedonya ve Paraguay gibi bir çok farklı ülkelerden gelen hayranların da yoğun katılımıyla gerçekleşti. Saatler öncesinden oluşan uzun kuyruklar, Akyürek’in uluslararası ölçekte gördüğü ilginin bir kez daha göstergesi oldu. Oyuncu arkadaşları Tolga Sarıtaş, Genco Özak ve Aleyna Özgeçen de bu özel günde Akyürek’i yalnız bırakmadı. Ünlü oyuncu, yazarlık yolculuğuna ilişkin sorulan sorulara samimi açıklamalarda bulundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"Kitabın telifi Darüşşafaka’ya gidiyor"</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"Oyunculuk dışında başka bir alanda bir şeyler üretmek bana çok iyi geldi. Yazdıkça, biriktikçe ve yazdıklarım bir kitap olmayı hak ettikçe bunları okurlarla paylaşmaya devam edeceğim. Bu kitabın benim için çok anlamlı ve kıymetli bir tarafı daha var; telifi Darüşşafaka’ya gidiyor.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"Yaptığınız işin dünyanın farklı yerlerinde karşılık bulması bir türk oyuncu olarak mutluluk verici"</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"Yaptığınız bir işin dünyanın farklı yerlerinde karşılık buluyor olması, insanların kitabınızın imza günü için buralara kadar gelmesi bir Türk oyuncu olarak çok mutluluk verici ve gurur verici bir durum. Bugün burada dünyanın dört bir yanından gelen insanlarla bir araya geldik. Bu sadece küçük bir buluşma değil; ucu açık, sonunu göremediğimiz, sevdiklerimizle ve okurlarımızla paylaştığımız çok kıymetli bir an yaratmış olduk."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"Hikayelerden birkaç tanesi kısa film olabilir, yazmaya devam edeceğim"</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"Kitabın adı, aslında en son yazdığım öykünün isminden geliyor. Öyküleri genel olarak incelediğimizde, bütün hikayelerin içerisinde bir 'isim' ve 'ait olma' durumuyla ilgili ortak bir tema fark ettik ve adını 'İsimsiz' koyduk. İçindeki hikayelerden ileride uyarlama olur mu bilmiyorum, belki birkaç tanesi kısa film olarak hayat bulabilir. Yazmaya, biriktikçe paylaşmaya devam edeceğim."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/06/okurlari-kitalari-asti-1781600829.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ARAŞTIRMACI YAZAR ÜMMÜHANİ KARA’YA ANLAMLI ÖDÜL</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/arastirmaci-yazar-ummuhani-karaya-anlamli-odul-27021</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/arastirmaci-yazar-ummuhani-karaya-anlamli-odul-27021</guid>
                <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, Araştırmacı Yazar Ümmühani Kara’ya Ödülünü Takdim Etti]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Araştırmacı yazar Ümmühani Kara, Ankara Divan Otelde&nbsp; AHİD tarafından bu yıl 42’ncisi düzenlenen Ankara’ya Değer Verenler Ödül Töreni kapsamında Araştırmacı Yazar Ödülü’ne layık görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kara, ödülünü Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu’nun elinden aldı. Başarılı yazar, uzun yıllardır sürdürdüğü araştırma, eğitim ve yazarlık çalışmalarının böylesine anlamlı bir ödülle taçlandırılmasının kendisi için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Son dönemde yayımladığı iki önemli eserle dikkat çeken Ümmühani Kara, teknoloji ve insan bilinci üzerine yaptığı çalışmalarla geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kara’nın ilk kitabı “Kendinden Doğuş – Kördüm, Gördüm, Doğdum”, insanın bilinçaltı yolculuğunu, içsel farkındalık sürecini ve kendini keşfetme hikâyesini ele alıyor. Yazar, bilinçaltının insanın en önemli kör noktalarından biri olduğunu vurgulayarak, bu alan keşfedildiğinde bireyin hayata yeniden doğmuş gibi farklı bir bilinçle bakabildiğini ifade ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İkinci kitabı “Zekâ Çağı – Kalp ile Kod Arasında” ise yapay zekânın hayatımıza nasıl doğru ve bilinçli bir şekilde entegre edilebileceğini anlatıyor. Özellikle gençlere yönelik hazırlanan eser, teknolojiyi insan değerlerinden kopmadan kullanmanın önemine dikkat çekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bilginin herkes için erişilebilir olması gerektiğine inandığını belirten Kara, her iki kitabını da ücretsiz olarak dijital e-kitap formatında okuyucularla buluşturduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ödül sonrası yaptığı açıklamada Kara, “Verdiğim emeğin ve ortaya koyduğum çalışmaların takdir edilmesi benim için çok kıymetli. Yıllardır sürdürdüğüm araştırmaların, eğitim çalışmalarının ve yazdığım eserlerin böyle anlamlı bir ödülle taçlandırılması mutluluk verici. Bu ödülü, üretmeye ve paylaşmaya devam etmem için önemli bir motivasyon olarak görüyorum” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Yapay Zekâ İnsan Duygusunun Yerini Alamaz”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yapay zekânın sanat ve müzik dünyasındaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kara, teknolojinin önemli avantajlar sunduğunu ancak insan duygusunun yerini alamayacağını vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitabında yer verdiği bir örnek üzerinden konuşan Kara, “Yapay zekâya en verimli pirinç tarlasını nerede kuracağını, ne kadar ürün alacağını sorabilirsiniz. Ancak o pirincin tadını kıymetli kılan insandır. Çünkü insanın mayasında duygu vardır. Duygunun olmadığı hiçbir üretim uzun vadede kalıcı olamaz” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Daha önce birçok sanatçıyla gerçekleştirdiği çalışmalar sırasında kalıcı eserlerin ortak noktasının duygu ve yaşanmışlık olduğunu gözlemlediğini belirten Kara, yapay zekâ ile üretilen şarkı ve içeriklerin kısa vadede ilgi çekebileceğini ancak insan hikâyesini ve duygusunu taşıyan eserlerin her zaman daha güçlü bir etki bıraktığını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Teknoloji Bir Araçtır, Merkezde İnsan Olmalıdır”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yapay zekâ destekli klipler ve görsel üretimler hakkında da görüşlerini paylaşan Kara, teknolojinin yaratıcı süreçleri destekleyen güçlü bir araç olduğunu ancak sanatın özünde insanın duygu dünyasının bulunduğunu ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Teknoloji görsel açıdan etkileyici sonuçlar ortaya koyabilir. Ancak içerisinde duygu olmayan her şey zamanla etkisini kaybeder. Kalıcı olan, insanın yaşanmışlıklarını ve hislerini taşıyan eserlerdir. Yapay zekâ hayatımızı kolaylaştıran önemli bir araçtır ancak merkezde her zaman insan olmalıdır” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Araştırmacı yazar Ümmühani Kara, yeni kitap ve projeler üzerinde çalışmalarını sürdürürken, teknoloji ile insan bilincini buluşturan çalışmalar üretmeye devam edeceğini belirtti.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/06/arastirmaci-yazar-ummuhani-karaya-anlamli-odul-1781510147.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ADANA&#039;DA MÜZİK DOLU BİR SEZON BAŞLIYOR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/adanada-muzik-dolu-bir-sezon-basliyor-26966</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/adanada-muzik-dolu-bir-sezon-basliyor-26966</guid>
                <description><![CDATA[Bayhan Müzik organizasyonuyla Çukurova Üniversitesi Açıkhava Tiyatrosu, 2026 yaz ve sonbahar sezonunda Türkiye'nin sevilen sanatçılarını Adanalı müzikseverlerle buluşturacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Haziran ayından Ekim ayına uzanan konser serisi; pop, rock, Anadolu ezgileri ve nostaljik repertuvarlarıyla geniş bir müzik yelpazesi sunacak.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sezonun açılışı bu akşam 5 Haziran'da Funda Arar &amp; Kubat Senfonik konseriyle başlıyor. Güçlü yorumları ve sevilen şarkılarıyla iki önemli sanatçı, senfonik düzenlemeler eşliğinde unutulmaz bir gece yaşatacak.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/06/adanada-muzik-dolu-bir-sezon-basliyor-1780658232.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HAYATA DAİR İÇTEN MESAJLAR VERDİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/hayata-dair-icten-mesajlar-verdi-26873</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/hayata-dair-icten-mesajlar-verdi-26873</guid>
                <description><![CDATA[Ekranların sevilen ismi Açelya Akkoyun, büyük bir heyecanla beklenen yeni romanı "Hayatın Tarifleri" için düzenlenen lansman ve imza günü kapsamında D&R Kanyon mağazasında okurlarıyla bir araya geldi. Yediveren Yayınları’ndan çıkan yeni kitabını imzalayan başarılı oyuncu ve yazar, hayata ve insan ilişkilerine dair ilham verici açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türkiye’nin en büyük kitap platformu D&amp;R, gelenekselleşen yazar-okur buluşmaları kapsamında bu kez edebiyat dünyasına taze bir soluk getiren Açelya Akkoyun’u ağırladı. Katılımın yoğun olduğu imza gününde Akkoyun, okurlardan gelen soruları yanıtladı ve "Hayatın Tarifleri" kitabını imzalayarak hayranlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Benim akvaryumumda özgür ve güçlü kadınlar vardı”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitaplarında kadın, kadınlar ve kimlik arayışı üzerine yoğunlaştığı yönündeki soruları yanıtlayan Akkoyun, kendi büyüme hikayesinden beslendiğini ifade etti: "Bu coğrafyada olmama rağmen ben başka bir akvaryumda doğdum. Annem ve babam öğretmendi; annem evi geçindiren çok güçlü bir karakterdi. Benim büyüdüğüm akvaryumda kadın zaten çok vardı, çok özgürdü ve annemin sözü geçerdi. Annem kararlarını alır ve bizi her zaman bizim faydamıza olacak şekilde iyi niyetle manipüle ederdi. Kendini çok güzel tamamlamış bir kadındı."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Eleştirilerle baş etmekle uğraşmıyorum”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hem oyunculuk hem de yazarlık kariyerinde maruz kalınan eleştirilere yaklaşımını samimiyetle paylaşan Akkoyun, sınırlarını nasıl koruduğunu anlattı: "Birinin beğenmemesini anlamak ya da saygı duymak gibi bir hapishaneye girmiyorum, birisi beğenmeyebilir; bu onun yolculuğudur. Eğer bana yapıcı bir öneriyle geliniyorsa başımın, gönlümün üstünde yeri var. Kötü yorumlara asla cevap vermem ama içinde bir soru barındırıyorsa, niyet karşı tarafa açıklama bana ait diyerek nedenini seve seve açıklarım."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Hayır diyememek eziklik değil, kıyamamaktır”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitabındaki "hayır diyebilme" temasına ve sınır koyma ihtiyacına değinen başarılı yazar, diyaloğun önemini şu sözlerle özetledi: "Birçok insan hayır demek istiyor ama karşısındakine kıyamadığından kendine kıyıyor. Bu durum eziklik gibi algılansa da aslında tamamen kıyamamaktır. Ancak bu sefer birikmişlik oluyor. Kendiyle diyalog kuramayan, ne istediğini bilemeyen biri karşı tarafa sınır koyamaz. Sınır koyabilmek için insanın önce kendine temas etmesi gerekir."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İnsanı bir tutan programlar yapmak istiyorum”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gelecek planları ve televizyon ekranlarına dair hedeflerinden de bahseden Açelya Akkoyun, toplumsal fayda sağlayan projelerin içinde yer almak istediğini belirtti: "Ekranlarda daha çok yer almayı ve özellikle bir gündüz kuşağı programı yapmayı çok istiyorum. Kadını ve erkeği ayrıştırmayan, insanı ve insan olma onurunu kutlayan programlar yapmayı hedefliyorum. Bu tarz işlerin reytingi olmadığı iddia edilse de ben reytinginin çok olacağına inanıyorum; belki sadece bir alışma süreci gerekir. Böyle bir programla Türk toplumunu kazanmış oluruz."</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/05/hayata-dair-icten-mesajlar-verdi-1779181007.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İZMİRLİ DİŞHEKİMLERİ TİYATRO SAHNESİNDE</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/izmirli-dishekimleri-tiyatro-sahnesinde-26851</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/izmirli-dishekimleri-tiyatro-sahnesinde-26851</guid>
                <description><![CDATA[İzmir Dişhekimleri Odası (İZDO) Tiyatro Topluluğu'nun sahnelediği, usta yazar Aziz Nesin'in unutulmaz eseri “Toros Canavarı” izleyicilerden tam not aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İzmirli dişhekimlerinden oluşan oyuncu kadrosuyla Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenen oyun, mülayim ve korkak bir emekli memur olan Nuri Sayaner'in, ev sahibiyle yaşadığı çatışma sonucu yanlışlıkla ünlü bir seri katil ile karıştırılmasını konu ediniyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">M. Dilek Kara'nın yönettiği ve Tiyatrolog'un teknik katkılarıyla sahnelenen 2 perdelik oyunda İZDO Tiyatro Topluluğu oyuncuları gösterdikleri performansla salonu kahkahaya boğdu.Sanatın ve sanatçının topluma olan katkısının önemine dikkat çeken İzmir Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Atinel, “Bugün burada, mesleki dayanışmanın, güvenin ve özverinin sahneye yansımasını izledik hep beraber. Tüm oyuncular, bizim onlara gösterdiğimiz güveni çok daha öteye götürdü. Böyle büyük bir sahnenin dar gelmesine katkı sağlamaları da bunun burada kalmayacağının bir göstergesi. Burada çok fazla emek var, bizim gördüğümüz, görmediğimiz çok prova yapıldı. Ben hepinize, ailelere ve tüm katılımcılara yönetim kurulumuz adına çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. Oyunun sonunda İZDO Yönetim Kurulu üyeleri, Yönetmen M.Dilek Kara ile oyuncular Firuzan Badem, Şahin Badem, Özlem Kekeç Bülbül, Zehra Genç, Suzan Özgeçen Gökgöz, M. Dilek Kara, Deniz Cem Kaya, Özgür Keleş, Hülya Özkaral, Filiz Taşlıoğlu, Sibel Tezil, Mehmet Uğur Türkyılmaz ve Ali Yıldıray Varol'u tebrik ederek çiçek verdi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/05/izmirli-dishekimleri-tiyatro-sahnesinde-1778832694.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EDEBİYATSEVERLER BULUŞACAK</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/edebiyatseverler-bulusacak-26835</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/edebiyatseverler-bulusacak-26835</guid>
                <description><![CDATA[İzmir Mavişehir Caher Dudayev Bulvarı üzerinde hizmet veren Robin Kitabevi, Bibliyoterapi ve P4C Eğitim Uzmanı Derya Akefe işbirliğiyle hayata geçirdiği kitap kulübüyle edebiyatseverleri bir araya getirmeye hazırlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2021 yılından beri hizmet verdiklerini belirten Robin Kitabevi &amp; Cafe Kurucu Ortağı Göker Çayır, 400 metrekarelik geniş bir alanda huzurlu ve sakin bir mekan sunduklarını söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çayır, kitap okumak isteyenlerin yanı sıra; dijital çalışma düzenine ihtiyaç duyan misafirler için bilgisayarlarıyla rahatça çalışabilecekleri, insanların nezih şekilde kitap okuyabilecekleri, huzurlu bir yaşam alanı oluşturduklarına dikkat çekti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Göker Çayır, ayrıntılı bilgi almak isteyenlerin robinkitabevi instagram hesabı veya derseh@yahoo.com adresinden bilgi alabileceğini belirtti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KİŞİSEL GELİŞİM İÇİN ÖNEMLİ FIRSAT</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitap kulüplerinin özellikle pandemi sonrasında online olarak yapıldığını belirten Bibliyoterapi ve P4C Eğitim Uzmanı Derya Akefe de, insanların yüz yüze kitapları değerlendireceği ve çok yönlü tartışacağı bir ortam oluşturduklarını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Uzun yıllardır kitap kulüplerinde moderatörlük yaptığını kaydeden Akefe, “Robin Kitabevi'nin ev sahipliğinde 10 - 12 kişilik gruplar halinde kitapseverleri buluşturacağız. Her ay belirlenen bir kitabı derinlemesine tartışarak ve farklı bakış açılarıyla irdeleyerek bilgi paylaşımında bulunmayı amaçlıyoruz. Sadece kitabı değil, kitabın yazarın büyüdüğü coğrafyanın, eserin yazıldığı dönemin ve yazarın diğer eserlerinin de değerlendirileceği, hazırlanan sunumlarla görsel açıdan da zengin bir içerik sunacağız” diye konuştu. Her bir kitapseverin kendi yorumu ve diğer okuyucuların da bakış açılarını görerek eserleri yeni perspektiflerle yorumlama becerisi kazanacağını kaydeden Derya Akefe, “Kitap Kulübü'nün ilk tanışma toplantısını Haziran ayında gerçekleştireceğiz. Düzenli buluşmalar da Eylül ayında başlayacak” ifadesini kullandı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/05/edebiyatseverler-bulusacak-1778746401.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KADIN GİRİŞİMCİNİN BAŞARI HİKAYESİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kadin-girisimcinin-basari-hikayesi-26830</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kadin-girisimcinin-basari-hikayesi-26830</guid>
                <description><![CDATA[Geleneksel dekorasyon anlayışını dev boyutlu tasarımlarla sanata dönüştüren Ranart Dekor ve dijital dünyanın nabzını tutan Ranart Medya Akademi, kurucusu Nihal Sonkaya önderliğinde sınırları aşmaya devam ediyor. Kurumsal iş hayatındaki tecrübesini girişimci ruhuyla birleştiren Ninocan, bir kadın projesi olarak hayata geçirdiği markalarıyla bugün Türkiye’nin dört bir yanında iz bırakıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İmza Atılan Dev Projeler</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ranart, kurulduğu günden bu yana estetik ve ihtişamı bir araya getiren pek çok prestijli projede yer aldı:&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konya Kitap Fuarı: Edebiyatla sanatı buluşturan tematik aile fotoğraf tüneli ve doğa konseptli tasarımlar.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Wedding Festival (Düğün Festivali): Dev nilüferler ve papatya tasarımlarıyla etkinlik sektörüne yeni bir soluk.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Vitrin Tasarımları: Seçkin markaların kurumsal kimliğini yansıtan, dikkat çekici ve sanatsal vitrin dekorları.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tarım Fuarı: Büyükşehir standlarına estetik değer katan dev ayçiçeği konseptli çalışmalar.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konya’dan İstanbul’a: Sahne ve Sinema Dünyasına Yeni Bir Soluk&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yerel başarılarını ulusal platforma taşıyan Ranart, artık İstanbul’un dinamik enerjisiyle buluşuyor. Son olarak İstanbul Mandarin Oriental’de gerçekleşen Brandsandmore projesinde dikkatleri üzerine çeken marka; yalnızca dekorasyonla sınırlı kalmayıp, sinema ve sahne dekorları alanında da profesyonel çözümler sunmaya başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sanat ve Stratejinin Buluşma Noktası</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ranart Medya Akademi ile dijital içerik üretimi ve marka yönetimi alanında eğitimler veren Nihal Sonkaya, Ranart Dekor’un görsel gücünü medya stratejileriyle birleştiriyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tamamen bir kadın vizyonuyla şekillenen bu yolculuk, estetiğin ve azmin gücünü kanıtlamaya devam ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/05/kadin-girisimcinin-basari-hikayesi-1778656530.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GELENEKSEL ÇİNİ SANATINA MODERN VE LÜKS DOKUNUŞ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/geleneksel-cini-sanatina-modern-ve-luks-dokunus-26829</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/geleneksel-cini-sanatina-modern-ve-luks-dokunus-26829</guid>
                <description><![CDATA[Çocukluk yıllarında başlayan üretme tutkusu, bugün geleneksel çini sanatını modern tasarım anlayışıyla buluşturan özgün bir markaya dönüştü. Yaklaşık 7 yıldır çini sanatıyla ilgilenen Nihan Işık, kurucusu olduğu “Luxe Çini Nihan Işık” markasıyla her biri özel tasarım niteliği taşıyan eserler üretiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Nihan Işık, el sanatlarına duyduğu ilgiyi yıllar içinde profesyonel bir vizyona dönüştürdü. Çini sanatının sabır ve incelik gerektiren yapısından ilham alan Işık, geleneksel motifleri modern çizgilerle yorumlayarak dekorasyon ve yaşam alanlarına estetik bir kimlik kazandırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Çini benim için sadece bir sanat dalı değil; ruhumu besleyen, her dokunuşunda geçmişi bugüne taşıyan özel bir yolculuk” diyen Nihan Işık, çalışmalarında klasik anlayışın dışına çıkarak çağdaş tasarım objeleri ortaya koyuyor. Her eserin bir hikâyesi olduğuna inanan sanatçı, üretimlerinde lüks ve özgün detayları ön planda tutuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ailesinin desteğinin bu yolculukta büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirten Işık, 11 yaşındaki oğlu ve 6 yaşındaki kızından aldığı ilhamla üretmeye devam ediyor. Eşinin desteğiyle hayallerini güçlü bir girişime dönüştüren sanatçı, bugün Luxe Çini Nihan Işık markasıyla kişiye ve mekâna özel çalışmalar gerçekleştiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Seri üretim anlayışından uzak duran marka, her parçayı titizlikle işlenmiş bir sanat eseri olarak değerlendiriyor. Geleneksel Türk çini sanatını modern yaşam alanlarının bir parçası haline getirmeyi amaçlayan Luxe Çini Nihan Işık, estetik ve sanatı bir araya getirerek dikkat çekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Her Parça Bir İmza” sloganıyla yola çıkan marka, özgün tasarımlarıyla hem geleneksel sanatın yaşatılmasına katkı sağlıyor hem de modern dekorasyon anlayışına sanatsal bir dokunuş sunuyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/05/geleneksel-cini-sanatina-modern-ve-luks-dokunus-1778656422.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ESERİ İLE PHOTO LONDON 2026’DA</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/eseri-ile-photo-london-2026da-26822</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/eseri-ile-photo-london-2026da-26822</guid>
                <description><![CDATA[Fotoğrafçı Lara Sayılgan, yeni eseri “Louis Dream” ile 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Photo London 2026’ya katılıyor. Bu yıl fuara ikinci kez katılım gösterecek olan Sayılgan, Versailles Bahçeleri’nden ilham alarak ürettiği eseriyle sanatseverlerle buluşacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fotoğrafçı Lara Sayılgan, sanatçısı olduğu galeri Vision Art Platform ile 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan Photo London 2026’ya yeni eseri “Louis Dream ile katılacak. Bu yıl fuara ikinci kez katılacak olan Sayılgan yeni eseri hakkında şunları söyledi: “Bu çalışmamda Paris’de kaldığım dönemde Versay Sarayının bahçesinde çektiğim farklı türdeki ağaçlardan esinlendim. Saraya inanılmaz bahçeler yapan Fransa Kralı 14. Louis ile ilgili filmler de beni çok etkilemişti. Eseri çalışırken hep ağaçların arasında insanları, o dönemde böylesi ihtişamlı bir yerde neler yaşadıklarını düşündüm. Photo London için özel olarak ürettiğim ve ilk defa burada sergileyeceğim bu çalışmamı da aynı ihtişamı yansıtması amacıyla büyük ölçülerde oluşturdum. Eser cam çerçevesi ile birlikte yaklaşık 1 metre 80 santimetre boyutunda. Eserin içindeki birkaç ağacın yapraklarının varaklanması da o görkemli döneme bir gönderme niteliği taşıyor”.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fuar ortamlarında büyük işlerin izleyicinin algısı için önemli olduğunu da sözlerine ekleyen Sayılgan şöyle devam etti: “Eserin yanında, bahçede çekilmiş sadece siyah-beyaz çalışmalardan oluşan işler de sergilenecek.&nbsp; Ayrıca kutu içerisinde varak tekniği kullandığım farklı fotoğraflar da ziyaretçiler ile buluşacak”.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Birleşik Krallık’ın fotoğrafçılık ve görsel sanatlar alanındaki önde gelen uluslararası bir fuarı olan Photo London, her yıl dünyanın en saygın fotoğrafçılarını, galerilerini ve küratörlerini, yeni nesil yeteneklerle bir araya getiriyor. Fuar 13 Mayıs’ta düzenlenecek olan VİP Ön İzleme etkinliğinin ardından 14-17 Mayıs tarihleri arasında sanatseverleri ağırlayacak.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Lara Sayılgan Hakkında :</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İstanbul’da dünyaya geldi. Sanat hayatına,Mimar Sinan Üniversitesi Opera/Şan Bölümünde başlayan Sayılgan, radikal bir değişiklik yaparak London College of Printing’de (günümüzdeki adı London College of Communication) moda ve portre fotoğrafçılığı alanında eğitimini tamamladı. Asistanlık döneminin ardından 2005 yılında kendi stüdyo oluşumu “Studioplus” ı kurdu. 2009 yılında, ‘Fresh&amp;Flesh’ isimli ilk kişisel sergisini Galeri Artist’de açtı. 2010 yılında, değişim temalı TV Programı “Lara Sayılgan’la Sihirli Parmaklar” isimli TV Programını kurguladı ve çekti. Moda dergilerine kapak, editöryel çekimler, albüm kapakları, portreler ve reklam çekimleri yaparak çalışmalarını sürdüren Sayılgan, 2022 yılında Vision Art Platform bünyesine katıldı. Geçmiş yıllarda çekmeye başladığı ve eş zamanlı devam ettiği doğa fotoğrafları, video ve farklı teknikler kullanarak gerçekleştirdiği eserleriyle, galeri bünyesinde başta; Contemporary İstanbul olmak üzere yerli ve yabancı fuar ve sergilere katıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2025 yılında sırasıyla; Hasan Bülent Kahraman küratörlüğünde “SOS / Nokta-Çizgi-Nokta” sergisine ‘Hayal Saray’ isimli çalışmasıyla, 2025 Photo London 10. Edisyonuna siyah /beyaz fotoğraflarıyla, Contemporary İstanbul 20. Edisyonuna fotoğraf baskı üzerine varak uygulama işleri ile katılım sağlayan sanatçı ayrıca 21-26 Ekim tarihlerinde gerçekleşen “Asia Now Paris” fuarında yer aldı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/05/eseri-ile-photo-london-2026da-1778573312.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÜNLÜ GEZGİNDEN İLK KİTAP</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/unlu-gezginden-ilk-kitap-26793</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/unlu-gezginden-ilk-kitap-26793</guid>
                <description><![CDATA[Yaptığı gezi programları ve işine kattığı farklı bakış açısıyla dikkatleri üzerine çeken Tuğçe Şen, sevenlerine bir kitap çıkararak tekrar merhaba dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gezmenin ve gezi programlarının bitmediğini dile getiren Tuğçe Şen, gezmenin kendisi için sadece bir aktivite değil, bir yaşam biçimi ve ruhsal bir ihtiyaç olduğunu dile getirirken, ancak "gezgin" kimliğinin şu sıralar yeni bir boyuta evrildiğini vurguladı. Fiziksel yolların yerini, kelimelerin arasındaki içsel yolculuklar aldı, ifadesini kullanan Tuğçe Şen, Herdem kitap logosuyla çıkardığı “Pentimento” isimli ilk çalışması raflardaki yerini aldı. “Pentimento” isimli kitabının tarzını Psikolojik derinliği olan, dram ve yer yer gizem öğeleri barındıran bir anlatı olarak dile getiren Tuğçe Şen, İnsan ruhunun katmanlarını, kaçmaya çalıştığımız gerçeklerin bizi nasıl şekillendirdiğini anlatmak için ve herkesin hayatında üzerini kapattığı bir "Pentimento"su vardır; bu ortak insani deneyime ayna tutmak amacıyla bu kitabı yazdım ifadesini de kullandı. Kitap severlerin sayfaları çevirdikçe artan gizem ve okuru çıldırtacak derecede beklenmedik ters köşelerle dolu olduğu için ve durağan bir anlatıdan ziyade, her bölümde nabzı yükselten bir kurgu sebebiyle mutlaka okunması gereken bir kitap olarak nitelendirdiği Tuğçe Şen imzasıyla “Pentimento” okuyucu, bir yandan karakterlerin iç dünyasındaki fırtınalara tanıklık ederken, diğer yandan bitmek bilmeyen bir aksiyonun içinde sürüklenmenin heyecanını yaşatacak, kitabı bitirdiğinde ise hem zihinsel bir doygunluk hem de "Az önce ne yaşadım ben?" dedirtecek bir şaşkınlık elde ettirecek bir eser. Ünlü gezgin, çiçei burnunda yazar Tuğçe Şen “Yazmak benim için artık geri dönüşü olmayan bir yol. Pentimento bir başlangıçtı; zihnimde şimdiden yeni kurgular ve karakterler filizlenmeye başladı. Okuyucularla farklı hikayelerde buluşmaya devam edeceğiz” dedi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 May 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/05/unlu-gezginden-ilk-kitap-1778050384.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İNCİLAY ÖZDEMİR’DEN SANATSEVERLERE RENKLİ BULUŞMA</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/incilay-ozdemirden-sanatseverlere-renkli-bulusma-26776</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/incilay-ozdemirden-sanatseverlere-renkli-bulusma-26776</guid>
                <description><![CDATA[Başarılı oyuncu İncilay Özdemir, bu kez oyunculuğuyla değil, tuvale yansıttığı duygularıyla sanatseverlerin karşısına çıktı. Sanat yolculuğunda yeni bir sayfa açan Özdemir, ilk resim sergisiyle dikkatleri üzerine çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>Oyunculuğundaki derinliği eserlerine ustalıkla yansıtan Özdemir, farklı teknikleri ve yoğun duyguları bir araya getirdiği tablolarıyla ziyaretçilerden tam not aldı. Renklerin ve dokuların uyum içinde buluştuğu eserler, sanatseverleri adeta farklı dünyalara taşıdı.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>Sanatın büyülü atmosferine kapı aralayan sergi, yalnızca İncilay Özdemir’in değil, farklı sanatçıların da özgün çalışmalarına ev sahipliği yaptı. Her bir eser, kendi hikâyesiyle izleyiciyi içine çekerken, sergi genelinde güçlü bir anlatım dili dikkat çekti.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>Tayfa İstanbul çatısı altında sergilenen tablolar büyük beğeni toplarken, sergide yer alan sanatçılardan Sara Yousefi’nin eserleri de sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Sergi, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getirerek ziyaretçilere ilham verici bir deneyim sunmaya devam ediyor.</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>Almina BABAR</strong></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 03 May 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/05/incilay-ozdemirden-sanatseverlere-renkli-bulusma-1777803144.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TOZ VE IŞIK  SERGİSİ KAPILARINI AÇIYOR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/toz-ve-isik-sergisi-kapilarini-aciyor-26738</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/toz-ve-isik-sergisi-kapilarini-aciyor-26738</guid>
                <description><![CDATA[Sanat dünyası, etkileyici bir buluşmaya daha hazırlanıyor. Javad Soleimanpour öncülüğünde Türkiye Pastel Sanatçıları Topluluğu tarafından düzenlenen ‘Toz ve Işık’ Pastel Resim Sergisi, sanatseverlerle buluşmak için gün sayıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">25 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 16.00’da Mete Plaza / Mete Art Galeri’de gerçekleşecek açılış, kokteyl eşliğinde yapılacak. 120 sanatçının 120 eserle yer aldığı sergi, pastel sanatının zarif ve etkileyici dünyasını gözler önüne serecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Açılışta onur konuğu olarak yer alacak Sinan Canan, gerçekleştireceği söyleşiyle etkinliğe farklı bir perspektif katacak. Serginin diğer onur konukları ve seçici kurul üyeleri arasında ise Olga Abramova ve Remzi İren bulunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu yıl beşincisi düzenlenen sergide, jüri değerlendirmesi sonucunda üç eser ödüllendirilecek. ‘Toz ve Işık’ sergisi, sanatın tozla şekillenen ve ışıkla hayat bulan büyüleyici atmosferinde izleyicileri unutulmaz bir yolculuğa davet ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/04/toz-ve-isik-sergisi-kapilarini-aciyor-1777039809.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YILLARA DAYANAN EMEĞİNİ SERGİLEYECEK</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yillara-dayanan-emegini-sergileyecek-26720</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yillara-dayanan-emegini-sergileyecek-26720</guid>
                <description><![CDATA[SARA Yousefi, yaklaşık 10 yıldır eğitim aldığı Mimar Sinan Sanat Evi bünyesinde geliştirdiği eserlerini sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Uzun yıllara dayanan emeğini ve sanatsal birikimini tuvallere yansıtan sanatçı, izleyiciyi doğanın derinliklerine uzanan bir yolculuğa davet ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türk ve İran sanatında sıkça rastlanan izlenimci peyzaj anlayışını eserlerinde başarıyla işleyen Yousefi, doğanın sükûnetini, melankolik atmosferini ve aynı zamanda umut dolu çağrısını resimlerine taşıyor. Sanatçı, her bir tablosunda bilinmeyene doğru yapılan yolculuğun sessiz dilini ve derin hikâyesini anlatmayı amaçladığını ifade ediyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tayfa İstanbul çatısı altında gerçekleşecek sergi, sanatçının duygu yüklü eserlerini yakından görmek isteyen sanatseverler için önemli bir buluşma noktası olacak. Sara Yousefi’nin özgün bakış açısını yansıtan bu özel sergi, izleyicilere hem görsel hem de duygusal bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.</span></span><br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/04/yillara-dayanan-emegini-sergileyecek-1776930027.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İNCİLAY ÖZDEMİR’DE YOK YOK</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/incilay-ozdemirde-yok-yok-26719</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/incilay-ozdemirde-yok-yok-26719</guid>
                <description><![CDATA[Başarılı oyuncu İncilay Özdemir, sanat yolculuğuna yeni bir adım atarak resim sergisiyle sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyunculuğundaki derinliği tuvale taşıyan Özdemir, farklı teknik ve duygularla harmanladığı eserleriyle dikkat çekiyor. Sanatın büyülü dünyasına adım atmak isteyenler için kapılarını aralayacak sergi, birbirinden farklı sanatçıların özgün çalışmalarını bir araya getiriyor. Renklerin, dokuların ve hikâyelerin buluştuğu tuvaller, ziyaretçileri yeni ufuklara doğru bir yolculuğa davet ediyor. Bu özel sergide siz de yerinizi alıyorsunuz. Eserinizle birlikte Tayfa İstanbul çatısı altında sanatseverlerle buluşmanız, etkinliğe ayrı bir değer katıyor. Sanatın birleştirici gücünü hissetmek ve farklı bakış açılarını keşfetmek isteyen herkes için bu sergi, kaçırılmayacak bir deneyim sunuyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/04/incilay-ozdemirde-yok-yok-1776858194.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DÜŞ İLE GERÇEKLİK ARASINDA BİR YOLCULUK</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dus-ile-gerceklik-arasinda-bir-yolculuk-26701</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dus-ile-gerceklik-arasinda-bir-yolculuk-26701</guid>
                <description><![CDATA[Sanatçı ve akademisyen Dr. Deniz Kireç, yeni kişisel resim sergisi ‘Dreamscapes’ ile 20–27 Nisan 2026 tarihleri arasında Pinelo Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sergi, deniz, bilinç dışı, imge, kadınlık, doğa ve dönüşüm temaları etrafında şekillenen eserleri bir araya getirerek izleyiciyi hem duygusal hem de düşünsel bir yolculuğa davet ediyor. ‘Dreamscapes’, gerçeklik ile bilinç dışının kesiştiği özgün bir görsel evren kurarken, sanatçının resimlerinde figür, siluet ve akışkan hatlar; geometrik kırılmalar ve mekânsal belirsizliklerle iç içe geçiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kireç’in eserlerinde siyah, beyaz ve gri tonların hâkimiyeti dikkat çekerken, yer yer kullanılan altın dokunuşlar kompozisyonlara simgesel ve şiirsel bir derinlik katıyor. Sergide yer alan çalışmalar, yalnızca estetik bir düzen sunmakla kalmıyor, aynı zamanda hafızanın parçalı yapısı, zihinsel geçişler ve iç dünyanın katmanlı doğası üzerine güçlü bir anlatı kuruyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kompozisyonlarda kimi zaman profilden insan başları, kimi zaman kent, deniz, dağ, kök ve tekne imgeleri aynı yüzeyde buluşuyor. Bu birliktelik, düşsel olan ile yaşanmış olanı, sembolik ile sezgisel olanı bir arada düşünmeye açıyor. Özellikle dairesel altın formlar, yüzey boyunca ritmik odaklar yaratarak izleyicinin bakışını yönlendirirken, akışkan çizgiler zamanın doğrusal değil, kıvrımlı ve geri dönen yapısını hissettiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dr. Deniz Kireç’in pratiğinde resim, yalnızca estetik bir ifade biçimi değil; aynı zamanda düşünsel bir araştırma alanı olarak öne çıkıyor. ‘Dreamscapes’, sanatçının akademik birikimi ile kişisel görsel dili arasında kurduğu güçlü bağın etkileyici bir yansıması niteliğinde.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çağdaş resim dili içinde düş, temsil, bellek ve içsel manzara kavramlarını yeniden düşünmek isteyen sanatseverler için sergi, dikkat çekici bir buluşma noktası sunuyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/04/dus-ile-gerceklik-arasinda-bir-yolculuk-1776409948.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KONKEN PARTİSİ’NE AFİFE’DE BÜYÜK ONUR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/konken-partisine-afifede-buyuk-onur-26695</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/konken-partisine-afifede-buyuk-onur-26695</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatroya ömrünü adayanlara ilham veren Türkiye’nin en uzun soluklu ve en prestijli ödülü 28. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri 2026 yılı adayları açıklandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türk tiyatrosunun yaratıcı gücünü ve sahnedeki emeği görünür kılan Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri'nde, komedi ya da müzikal dalındaki tek oyuna&nbsp; verilen Haldun Dormen Özel Ödülü'nü; Tiyatrokare prodüksiyonuyla hayata geçen, yönetmenliğini Nedim Saban'ın yaptığı, Melek Baykal ve Mehmet Atay'ın başrolünü üstlendiği Konken Partisi hak kazandı. Ödül, Haldun Dormen'in vefatından sonra ilk defa verilmesi de ayrı bir önem taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">3 ay boyunca yoğun bir prova süreci sonucu, oyuncular haric 30 kişilik prodüksiyon, tasarım, teknik ekibinin katkılarıyla ortaya çıkan Konken Partisi, Şubat ayında seyircisiyle buluştuğu andan itibaren Türkiye'nin her yerinde kapalı gişe oynadı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1978 Pulitzer Ödüllü oyunu, Nedim Saban&nbsp; farklı bir bakış açısıyla&nbsp; sahneye taşıdığı, D.L.Coburn'den Seçkin Selvi'nin Türkçeleştirdiği duygusal komedide; on yıldır kapalı gişe oynanan Ahududu oyunuyla tiyatroya dönen Melek Baykal ile&nbsp; Ankara sahnelerinin usta ismi Mehmet Atay rol alıyor. Ankara sahnelerinin usta oyuncusu Mehmet Atay, bu oyunla ilk kez İstanbul seyircisiyle buluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konken Partisi çağdaş bakış açısıyla tekrar kurgulanması , ustaca kurgulanmış diyaloglar, hiç düşmeyen yüksek komedi temposu ve zengin prodüksiyonuyla göz kamaştırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konken Partisi'nin konusu kısaca şöyle: Hayatlarının sonbaharında tesadüfen yolları kesişen Fonsia ve Weller, zamanlarını konken partileriyle geçirirken bir anda tüm hayatlarını masaya yatırırlar. Oyunda kaybetseler bile, hayatta kazanmak için hiçbir zaman geç olmadığını fark ederler. Çünkü hayat bir oyunsa, bu oyunu kazanmak için asla geç değildir. Oyunun yönetmeni Nedim Saban, sevgi ve umut aşılayan&nbsp; oyunun mümkünse ailenin farklı kuşaklarından bireylerle birlikte izlenmesini öneriyor.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Künye</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazan: D. L. Coburn</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türkçesi: Seçkin Selvi</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yönetmen: Nedim Saban</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dekor Tasarımı: Barış Dinçel</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kostüm Tasarımı: Başak Özdoğan</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Işık Tasarımı: Osman Aktan</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Afiş Tasarımı: Galip Aksular</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fotoğraf: Emre Mollaoğlu</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yönetmen Yardımcısı: Erdinç Doğancı</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Reji Asistanı: Mertcan Durmuş</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Basın Danışmanı: Emre Duymaz</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yapım Koordinatörü : İbrahim Zoroğlu</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dijital İletişim: Tatava Medya</span></span></strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/04/konken-partisine-afifede-buyuk-onur-1776323642.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EKRANLARDAN KİTAP RAFLARINA</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ekranlardan-kitap-raflarina-26657</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ekranlardan-kitap-raflarina-26657</guid>
                <description><![CDATA[Program yapımcısı, sunucu, büyük beden model, araştırmacı ve yazar kimlikleriyle dikkat çeken Meryem Gülbetekin, medya ve edebiyat dünyasındaki yükselişini sürdürüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Iğdır’da dünyaya gelen Gülbetekin, farklı alanlardaki üretkenliğiyle adından söz ettirmeye devam ediyor. Kendi adını taşıyan ‘Meryem Gülbetekin TV’ adlı YouTube kanalında tanınmış isimleri konuk eden başarılı isim, samimi üslubu ve dikkat çeken sorularıyla izleyicilerin ilgisini çekiyor. Programlarında hem magazin hem de toplumsal konulara yer veren Gülbetekin, kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaşmayı başardı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Öte yandan büyük beden model olarak da farkındalık yaratan Gülbetekin, güzellik algısına farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyor. Kendine güveni ve duruşuyla birçok kadına ilham olan Gülbetekin, bu alandaki çalışmalarıyla da dikkat çekiyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Yazarlık kariyerinde de emin adımlarla ilerleyen Meryem Gülbetekin, ikinci kitabı ‘Birlik Bilinci Kozmik Hakikatın Uyanışı’ ile okuyucularıyla buluştu. Ruhsal farkındalık, evrensel bilinç ve içsel uyanış temalarını ele alan eser, kısa sürede ilgi görmeye başladı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Çok yönlü kariyeriyle dikkat çeken Meryem Gülbetekin, hem ekranlarda hem de edebiyat dünyasında adından söz ettirmeye devam edecek gibi görünüyor.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/04/ekranlardan-kitap-raflarina-1775656390.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÖTEKİSİZ TEK</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/otekisiz-tek-26655</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/otekisiz-tek-26655</guid>
                <description><![CDATA[Türk Tasavvuf Müziği’nin usta ismi ve düşünür Ahmet Özhan, TK Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı "Ötekisiz Tek" kapsamında D&R Bağdat Caddesi mağazasının konuğu oldu. Yoğun bir katılımla gerçekleşen etkinlikte Özhan, "varlığın tekilliği" ve "ötekisizleşme" üzerine yaptığı samimi sohbetiyle okurlarına keyifli bir pazar günü yaşattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Türkiye’nin en büyük kitap platformu D&amp;R, yazar ve okur buluşmalarının bir yenisini 1980’li yıllardan itibaren Türk Tasavvuf Musikisi ile özdeşleşen ünlü müzisyen Ahmet Özhan ile gerçekleştirdi. TK Yayınları’ndan çıkan yeni kitabını imzalamanın yanı sıra bir de söyleşi gerçekleştiren Ahmet Özhan; alışılmışın dışındaki yaklaşımları, ezber bozan tespitleri ve varoluşa dair derinlikli paylaşımlarıyla katılımcılara ufuk açıcı bir deneyim yaşattı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Söyleşisinde "Ötekisiz Tek" kavramının derinliklerini paylaşan Ahmet Özhan, varlığın tekilliğine vurgu yaptı: "Ötekisiz tek bir açılım söz konusu. Yani varlığın tekilliğini uygulayan, ötekiliğin olmadığını, hepimizin birbirimizle özle bağlı olduğumuzu hatırlatmak istiyoruz. Biz aslında özle biriz. Bu düşünceyi şuurumuza, şuurumuzu da eyleme naklettiğimizde; şahsi, toplumsal ve küresel olarak ortaya çıkan tüm üzücü olayların yok olacağını göreceğiz."</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">"Üzüntüye ve acıya gerek yok"</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">"Benim bir tek derdim var; o da üzüntüye gerek olmadığını anlatmak. Üzüntüye gerek yok, acılara gerek yok, gözyaşına gerek yok. Sevinçten ağlayalım tamam ama üzülerek ağlamaya emin olun hiç gerek yok. Varlığın yeterliliği hepimizin mutlu olması için ne var ise bize seferber kılmış vaziyettedir; mutlu olmak için sonsuz sebepler, mutsuz olmak için ise çok az arıza var. Bütün mesele kendimizi keşfetmek, varlığın nitelik ve inceliğini fark etmektir. Bunu hallettiğimiz zaman neşeden ve mutluluktan başka bir şey kalmaz. Kendimizi fethettiğimizde, bu donanımı bize niçin verdiklerini anladığımızda; çok mutlu uyuyacak, çok mutlu uyanacak ve güne şarkılarla başlayacaksınız."</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">"İslam, bir yaşam biçimidir"</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Ahmet Özhan, dinin sadece bir çerçeve olmadığını, hayatın her alanını kapsayan pırıl pırıl bir yol olduğunu ifade etti: "İslam dediğiniz zaman bunun içerisinde ontoloji, sosyoloji, psikoloji ve ahlakın tüm şubeleri vardır. Bizim amacımız, deforme edilmiş bir imajı değil, bizzat 'Muhammedi İslam'ı' bir yaşam biçimi olarak hayatımıza tatbik etmektir. Bu yolda kimse inancını kimseye dayatmamalı; herkes kendi inancında hür yaşamalıdır."</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">“Bilgi dışarıdan değil, içeriden gelir"</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:16.0pt">Özhan, öğrenme sürecine dair ezber bozan yaklaşımını şu sözlerle özetledi: "Aslında okulda bir şey öğrenmezsin. Okulda sana sadece hatırlaman gerekeni işaret ederler. Dersler, denklemler, problemler... Hepsi sende olan o ilmin farkındalığını şuuruna aktarmak için birer işaretten ibarettir. Zikir de aslında hatırlamak demektir."</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/04/otekisiz-tek-1775644528.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>FATMA BACARA OKURLARIYLA BULUŞTU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/fatma-bacara-okurlariyla-bulustu-26649</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/fatma-bacara-okurlariyla-bulustu-26649</guid>
                <description><![CDATA[Bugüne kadar kaleme aldığı eserlerle geniş bir okur kitlesine ulaşarak edebiyat dünyasında kendine sağlam bir yer edinen yazar Fatma Bacara, yeni kitabı ‘Dileyici’ ile bir kez daha dikkatleri üzerine çekti. Başarılı yazar, 23. Ankara Kitap Fuarı kapsamında düzenlenen ‘Rezona Nefes Kitap Fuarı’nda gerçekleştirdiği imza gününde okurlarıyla bir araya gelerek yoğun ilgi gördü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fuar alanında erken saatlerden itibaren uzun kuyruklar oluşturan kitapseverler, Bacara ile tanışabilmek ve kitaplarını imzalatabilmek için adeta birbirleriyle yarıştı. Samimi tavırları ve içten sohbetiyle dikkat çeken yazar, her bir okuyucusuna özel zaman ayırarak hem kitaplarını imzaladı hem de yeni eseri üzerine keyifli sohbetler gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘Dileyici’ adlı yeni kitabında insanın içsel yolculuğunu, hayallerini ve yaşamın derin anlam arayışını ele alan Bacara, okuyucularına farklı bir bakış açısı sunmayı hedefliyor. Eser, kısa sürede büyük ilgi görerek fuarın en çok konuşulan kitapları arasında yerini aldı. Okurlar, kitabın sürükleyici dili ve düşündürücü anlatımı sayesinde kendilerinden pek çok parça bulduklarını ifade etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İmza günü sırasında basın mensuplarına da kısa bir açıklama yapan Bacara, gördüğü ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi. ‘Yazmak benim için bir yolculuk. Her kitabımda kendimden bir parça bırakıyorum. Okurların bu yolculukta bana eşlik etmesi, onların kalbine dokunabildiğimi hissetmek benim için en büyük mutluluk.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Etkinlik boyunca sadece imza değil, aynı zamanda edebiyat üzerine derin sohbetlerin de gerçekleştiği gözlendi. Bacara’nın özellikle genç okurlarla kurduğu bağ dikkat çekerken, yazarlık serüveni ve ilham kaynakları üzerine yaptığı paylaşımlar büyük ilgi topladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ankara Kitap Fuarı’nda yer alan diğer yazar ve yayınevlerinin de yoğun ilgi gördüğü etkinlik, edebiyatseverler için adeta bir buluşma noktası haline geldi. Fatma Bacara’nın imza günü ise fuarın en dikkat çeken etkinliklerinden biri olarak öne çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yeni kitabıyla okurlarının karşısına çıkan Bacara, önümüzdeki dönemde farklı şehirlerde de imza günleri düzenlemeyi planladığını belirterek, edebiyat yolculuğuna hız kesmeden devam edeceğinin sinyallerini verdi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/04/fatma-bacara-okurlariyla-bulustu-1775468632.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ANADOLU MOTİFLERİNİN ÇAĞDAŞ YORUMU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/anadolu-motiflerinin-cagdas-yorumu-26597</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/anadolu-motiflerinin-cagdas-yorumu-26597</guid>
                <description><![CDATA[26-28 Mart tarihleri arasında düzenlenen Uluslararası İplik Fuarı’nda ressam ve akademisyen Dr. Seval Özcan, Salon 4-5 Fuaye alanında, Stand F4’te “Surprise Me / Şaşırt Beni” konseptiyle eserlerini sergiliyor. Aynı zamanda fuaye alanında interaktif “Şaşırt Beni/ Surprise Me” workshoplar yapıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kültürel mirasımızı modern bir üslupla buluşturan, sanatı ruhun temel gıdası olarak tanımlayan Ressam ve Akademisyen Dr. Seval Özcan’ın eşsiz dokuma tabloları fuarda dikkat çekiyor. İplikler arasındaki bağlantısallık, kendi köklerimizle kurduğumuz ilişkiyi de sorgulatıyor; adeta bir yüzleşme ve hatırlama ritüeli bu. İpliklerle özümüzü yeniden buluyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dokuma eseri, sanatçı nesilden nesile halıcılık geleneğini sürdüren kendi ailesinin birikiminden ilham alarak “Noktanın Sonsuzluğu ve Birlik” felsefesiyle tasarlamıştır. Motiflerdeki her bir detay, “bir ve birlikte olma” kavramını temsil ederek izleyiciyi evrensel bir ahenge davet eder. Fuarda, sanatın ve kültürel mirasın dönüştürücü gücünü deneyimlemek isteyenler, Dr. Seval Özcan’ın eserlerini ziyaret edebilir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/03/anadolu-motiflerinin-cagdas-yorumu-1774606171.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>VAKTİ GELENİN YOLU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/vakti-gelenin-yolu-26581</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/vakti-gelenin-yolu-26581</guid>
                <description><![CDATA[Tasavvuf araştırmacısı, yazar ve senarist Hacer Özlem Çiçek’in üçüncü kitabı Vakti Gelenin Yolu okuyucuyla buluştu. Daha önce yayımlanan Artık Vakti Geldi ve Her Bilinç Bir Kâinat eserleriyle dikkat çeken Hacer Özlem Çiçek, yeni kitabında okuru manevi bir iç yolculuğa davet ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tasavvufi derinlik taşıyan eser, dini yalnızca bilgi ve şekil üzerinden değil, kalbe dokunan yönüyle ele alıyor. Yazarın kişisel tanıklıkları ve yaşanmışlıklarından beslenen kitap, öğretici bir metinden ziyade farkındalık uyandıran bir “yürüyüş bilinci” sunuyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Yol herkese görünmez, ancak yürümeyi seçene açılır” diyen Hacer Özlem Çiçek, Vakti Gelenin Yolu ile kalbinde arayış taşıyanlara sessiz bir hakikat çağrısı yapıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/03/vakti-gelenin-yolu-1774424103.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NEVRA SEREZLİ’NİN TİYATROYA DÖNDÜĞÜ 11 ÖDÜLLÜ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/nevra-serezlinin-tiyatroya-dondugu-11-odullu-26575</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/nevra-serezlinin-tiyatroya-dondugu-11-odullu-26575</guid>
                <description><![CDATA[İspanyol yazar-şair Alejandro Casona'nın dünya klasikleri arasında yer alan ‘Ağaçlar Ayakta Ölür’  adlı duygusal komedisi, yedinci sezonunda sahnelere veda ediyor. Nevra Serezli’nin yıllar sonra sahneye döndüğü  11 ödüllü oyun, genel istek üzerine 7. Sezonunda son kez seyirciyle buluşacak. Oyun, genel istek üzerine 24/30 Mart tarihleri arasında Ege/ Akdeniz turnesine çıkıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;İyilik ve sevgi kavramında yoğunlaşan Ağaçlar Ayakta Ölür, dağılan aileyi bir araya getirmek için büyük bir risk alan bir adamın karısına yapmaya çalıştığı iyilik üzerine kurulu. Oyunda gerçekle yüzleşmenin ağır bedeli ve mutluluğu yalan üzerine kurmanın büyüsü anlatılıyor.&nbsp; Bir sevgi daveti sunan oyunun&nbsp; mümkünse ailenin farklı kuşaklarındaki bireylerle izlenmesi öneriliyor.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Nedim Saban’ın uyarladığı ve yönettiği oyunda, Nevra Serezli,&nbsp;&nbsp; yüreği torun özlemiyle&nbsp; dolu büyükanne rolünü üstleniyor.&nbsp; Usta oyuncuya başrollerde Aziz Sarvan, Önder Atakanlı, Meral Asiltürk, Meltem Özlevent, Murat Şahan, Beyza Vural&nbsp; eşlik ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ülkemizde daha önce Macide Tanır’ın unutulmaz yorumuyla sahnelenen oyunun metninden esinlenen bir senaryo yazılmış ve bu film Yıldız Kenter ve İzzet Günay’ın başrolde olduğu bir sinema klasiği haline gelmişti. Nedim Saban ise oyunu farklı bir zaman ve mekana taşıyarak uyarladı ve bu yorumuyla Ekin Yazı Dostları Yılın Yönetmeni Ödülünü kazandı.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ağaçlar Ayakta Ölür,&nbsp; Tiyatrokare bünyesinde altı yılda , Türkiye’nin 49 değişik kentine defalarca turne yaptı, 500 kez kapalı gişe oynanarak, 200.000’i aşkın tiyatrosever tarafından izlenildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyun, 24 Mart Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Lütfü Çakmak Kültür Merkezi,&nbsp; 25 Mart Antalya Türkan Şoray, 26 Mart Konyaaltı Nazım Hikmet Kültür Merkezi, 28 Mart Denizli Merkezefendi Belediyesi Kültür Merkezi, 29 Mart Muğla Gazi M. Kemal Atatürk Kültür Merkezi, 30 Mart Aydın Didim Atatürk Kültür Merkezinde&nbsp; genel istek üzerine son kez oynanacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Biletler&nbsp; Sufle Sanat Organizasyon tarafından yerel gişelerde ve Biletinial’da satılacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘Ağaçlar Ayakta Ölür’ oyununun konusu: Çocuklarını bir uçak kazasında kaybetmiş olan bir ailenin tek varlığı torunlarıdır. Ancak, geleneklerine bağlı olan dede, hırsızlık yaparken yakaladığı torunu ile bağlarını kopartır. Yıllar geçtikten sonra, büyükanne, sağlık sorunları nedeniyle yaşamdan ayrılmadan önce torununu son kez görmek isteğine kapılır. Ancak dede, torunun nerede olduğunu bilmediği için&nbsp; bir dilek tut derneğine eşinin bu isteğinin yerine getirilmesi için torun rolü oynayacak birileri bulması için başvurur. Kendisine oynanan bu oyunu sorgulamadan kabul eden ve bir yalan içinde yaşamayı acı gerçeğe yeğleyen Büyükannenin dünyası, gerçek torunun boy göstermesiyle yıkılacaktır.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Künye:</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazan: Alejandro Casona</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türkçesi: Nedim Saban</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yöneten: Nedim Saban</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dekor Tasarım: Cihan Aşar</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kostüm Tasarım: Sadık Kızılağaç</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Işık Tasarım: İsmail Sağır</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyuncular:</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Nevra Serezli</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aziz Sarvan</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Meral Asiltürk</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Önder Atakanlı</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Murat Şahan</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Meltem Özlevent</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Beyza Vural</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyun tarihleri:</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">29 Eylül, Kadıköy Eğitim Sahnesi</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">7 Ekim, Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">12 Ekim, Beylikdüzü Atatürk Kültür Merkezi</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">14 Ekim, Şile Kültür Merkezi</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">20 Ekim, Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">22 Ekim, Ankara MEB Şura Kültür Merkezi</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">4 Kasım, Caddebostan Kültür Merkezi</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">11 Kasım, İzmir Konak&nbsp; Atatürk Kültür Merkezi</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">12 Kasım, İzmir Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">13 Kasım, İzmir Urla Kültür Merkezi</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">14 Kasım, Aydın Şükran Güngör Kültür Merkezi</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">16 Kasım , İstanbul, Trump Kültür Merkezi</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">18 Kasım, Sancaktepe Kültür Merkezi&nbsp;&nbsp; </span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">9 Aralık, Gebze Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi</span></span></strong></em></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/03/nevra-serezlinin-tiyatroya-dondugu-11-odullu-1774262802.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MAYE MUSK İSTANBUL’DA SAHNEDEYDİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/maye-musk-istanbulda-sahnedeydi-26550</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/maye-musk-istanbulda-sahnedeydi-26550</guid>
                <description><![CDATA[Dünyaca ünlü model, yazar ve diyetisyen Dr. Maye Musk, Destek Yayınları’ndan çıkan “Bir Kadın Plan Yaparsa” adlı kitabının tanıtımı kapsamında D&R aracılığıyla ilk kez Türk okurlarıyla buluşmak üzere İstanbul’a geldi. Musk, ziyaretinin ilk gününde Şamdan Dergisi ev sahipliğinde CVK Park Bosphorus Otel’de düzenlenen özel bir davette Türkiye’nin iş, sanat ve cemiyet dünyasından önde gelen kadınlarla bir araya gelerek ilham veren bir sohbet gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İstanbul’da geçirdiği iki gün boyunca yoğun ilgiyle karşılanan Dr. Maye Musk’ın ziyareti, yalnızca bir kitap tanıtım programı olmanın ötesine geçerek güçlü kadınların ve genç okurların bir araya geldiği unutulmaz bir buluşmaya dönüştü. Teknoloji dünyasının en güçlü isimlerinden Elon Musk’ın annesi olarak tanınsa da kendi başarı hikâyesiyle küresel bir ilham kaynağına dönüşen Dr. Maye Musk, yıllara meydan okuyan enerjisi, ilham veren yaşam hikâyesi, sıcak tavırları ve samimi sohbetiyle İstanbul’da iz bıraktı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İlk gün: Güçlü kadınlarla ilham veren bir sohbet</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dr. Maye Musk’ın İstanbul programının ilk durağı, CVK Park Bosphorus Otel’de D&amp;R, Destek Yayınları ve Şamdan Dergisi iş birliğiyle düzenlenen özel davet oldu. Davete; Pınar Hotiç, Aylin İşcan Yener, Yağmur Kalyoncu, Aslıgül Atasagun, Banu Sağanak Erten, Şahika Ercümen, Murat &amp; Nihan Aygen, Mine Kalpakçıoğlu, Suzan Sabancı, Ayşe Tolga, İpek Dağıstanlı, Melda Kamhi Kosif, Mehmet Zihni Sungur, D&amp;R Genel Müdürü Hakan Kayaman, Destek Medya Grup Başkanı Yelda Cumalıoğlu ve Şamdan Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bülent Cankurt’un yanı sıra iş, sanat ve cemiyet hayatından pek çok davetli ile Türkiye ziyareti boyunca Musk’ın stilini üstlenen tasarımcı Arzu Kaprol da katıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hayat hikâyesinden kesitler paylaşarak konuklara yalnızca başarılarını değil, zorluklarla dolu dönemlerde yeniden ayağa kalkma cesaretini de anlatan Musk, modellik kariyerinden sağlıklı yaşam felsefesine, annelik deneyiminden finansal zorluklarla geçen yıllarına dair birçok soruyu yanıtladı. Tek başına üç çocuk büyüttüğü yıllarda ikinci el kıyafetlerle çocuklarını giydirdiğini, diyetisyenlik bilgisini ise uygun maliyetli ama besleyici yemeklerle aile yaşamına taşıdığını paylaştı. Tüm bu zorlukların kendisine plan yapmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini belirten Musk’ın içten sözleri ve samimi tavırları, davete katılan pek çok kadının kalbine dokundu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yaşlanmayı bir kayıp değil bir kazanım olarak gördüğünü ifade eden Musk, bugün sahip olduğu özgüveni ve deneyimi gençlik yıllarına tercih ettiğini belirterek konuklara şu mesajı verdi: “Başkalarının rüzgârıyla savrulan bir yaprak olmayın. Kendi rüzgârınızda ilerleyin. Mutlaka bir planınız ve amacınız olsun.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İkinci gün: Maye Musk, Türkiye’de ilk ve sadece D&amp;R okurlarıyla buluştu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İstanbul programının ikinci gününde Dr. Maye Musk, D&amp;R Kanyon mağazasında düzenlenen söyleşi ve imza günü kapsamında bu kez ilk kez Türk okurlarıyla bir araya geldi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte özellikle gençlerin ilgisi dikkat çekti. İstanbul’un yanı sıra farklı şehirlerden gelen okurlar da Musk ile buluşabilmek için etkinliğe katıldı. Söyleşi boyunca gençlere deneyimlerinden yola çıkarak önemli tavsiyelerde bulunan Musk, beş dil bildiğini, hayatı boyunca çok çalıştığını ve acımasız eleştiriler karşısında her zaman gülümsemeyi seçtiğini anlattı. Maye Musk, “Hata yapmaktan asla korkmayın. Gençken çok sıkı çalışmam gerekiyordu. Ama bunun için kendimi hiç suçlu hissetmedim. Hata da yaptım. Ve çok zor günler geçirdim. Bu zamanlarsa hayatımın en öğretici dönemleriydi. Siz de hayatta her zaman yapabildiğinizin en iyisini yapmaya çalışın ve mutlu olmayı seçin” sözleriyle gençlerden büyük alkış aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“En büyük zenginlik sağlık ve mutluluktur”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Söyleşide kendisine yöneltilen, “sizce hayatta en önemli şey nedir?” sorusuna Musk; “Çok hata yapacaksınız ama bunları önemseyip takılmayın ve yolunuza devam edin. Mutluysanız akışta kalın, mutsuzsanız bazı şeylerden vazgeçebilmek için plan yapmaya başlayın. Çünkü hayatın gerçek anlamı mutluluktur. Benim için asıl zenginlik sağlık ve mutluluktur” cevabını verdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Aynı anda beş işte birden çalıştım”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Geçmiş yaşam deneyimlerinden de bahseden Dr. Maye Musk, büyük beden modelliği yaptığı yıllarda üç çocuğu Elon, Kimbal ve Tosca’yı sık sık katıldığı defilelere götürdüğünü anlattı: “Kanada doğumlu olmaları sayesinde çocukların Kanada pasaportu alabilmesi, bizim için yeni bir hayatın kapısını araladı. Elon, 18 yaşında Kanada’ya gitti ve ardından Kimbal ile Tosca. Ben de yıllarca kurduğum düzeni geride bırakarak Kanada’da adeta sıfırdan bir hayat kurdum. Bu süreçte aynı anda beş işte birden çalıştım. Toronto Üniversitesi’nde araştırma görevlisi oldum, haftada iki gün beslenme dersleri verdim, modellik yaptım, konferanslar düzenledim ve diyetisyen muayenehanemi yönettim. Çocuklar ise burs kazanabilmek için yoğun bir çalışma temposuyla eğitimlerine devam etti. Bugün Elon, teknoloji dünyasının en güçlü isimlerinden biri, Kimbal sürdürülebilir tarım ve beslenme alanında tanınan bir girişimci, Tosca ise sinema dünyasında başarılı bir yapımcı olarak kariyerine devam ediyor.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“70’li yaşlarımı 20’li yaşlarıma tercih ediyorum”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Maye Musk, sıkça kendisine yöneltilen “formunuzu ve güzelliğinizi neye borçlusunuz?” sorusuna verdiği; “Sağlıklı yaşamı hayatımın merkezine koydum. Enerjimi iyi beslenmeye, düzenli yürüyüşe ve insanlarla kurduğum sevgi bağına borçluyum. Yaşlanmayı bir kayıp değil bir kazanım olarak görüyorum. Çünkü biliyorum ki, sen zaman ile iyi geçinirsen, zaman da sana iyi davranır. Bugün 70’li yaşlarımdaki bu güçlü ve özgür halimi, 20’li yaşlarındaki tecrübesiz gençlik yıllarıma tercih ediyorum” cevabı ile herkesin kalbine dokundu. İstanbul’da geçirdiği iki gün boyunca sıcak tavırları, enerjisi ve ilham veren mesajlarıyla hafızalara kazınan Maye Musk’ın ziyareti; kitapların insanları bir araya getiren gücünü bir kez daha ortaya koyarken, güçlü kadınların dayanışması ve gençlerin ilham arayışı açısından da son derece keyifli ve değerli bir buluşmaya dönüştü.&nbsp;</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/03/maye-musk-istanbulda-sahnedeydi-1773841559.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DİDEM BALÇIN, YAKIN DOSTUNU YALNIZ BIRAKMADI</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/didem-balcin-yakin-dostunu-yalniz-birakmadi-26544</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/didem-balcin-yakin-dostunu-yalniz-birakmadi-26544</guid>
                <description><![CDATA[Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, Büyük Kulüp Sergi Alanı’nda düzenlenen imza gününde yeni romanı Anemonlar için okurlarıyla bir araya geldi. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte kitaplarını imzalayan Özdoğan’ı, ünlü oyuncu Didem Balçın da yalnız bırakmadı. Okurların uzun kuyruklar oluşturduğu imza gününde roman üzerine sohbetler edilirken Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, “Bu kitabı aslında hepimizin içinde duyduğu ama çoğu zaman susturduğu o sesi hatırlatmak için yazdım” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, Ceres Yayınları’ndan çıkan ve "İçindeki sesi dinlemeye cesareti olanlara" ithaf ettiği yeni romanı Anemonlar için düzenlenen imza gününde okurlarıyla buluştu. Edebiyatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği Büyük Kulüp’teki etkinlikte, ünlü oyuncu Didem Balçın da yakın dostu Özdoğan’ı yalnız bırakmadı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Bazen Hayatımızı Değiştiren Karar, İçimizdeki Sesi Dinlemekten Geçer”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hayatın içinde bazen korkuların, alışkanlıkların ya da başkalarının beklentilerinin iç sesi bastırabildiğinin altını çizen Yazar Zeynep Kesler Özdoğan, “Anemonlaraslında hepimizin hayatında verdiği o kritik kararı anlatıyor. Bazen içimizde bir ses bize ‘şimdi çık, şimdi konuş, şimdi değiş’ der ama korkularımız yüzünden toprağın altında kalmayı tercih ederiz. Bu romanda anemon çiçeğini bir metafor olarak kullandım. Kış boyunca toprağın altında bekleyen anemonlar güneşin ilk sıcaklığını hissedince açmaya karar verir. Kimileri için bu bir cesaret, kimileri için ise büyük bir risk olur. Ama insanın kendi hayatını gerçekten yaşayabilmesi için bazen o riski alması gerekir. Eğer okurlar kitabı kapattıklarında kendi hayatlarına dair küçük de olsa bir şeyleri yeniden düşünmeye başlarsa, benim için en büyük mutluluk bu olur” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Anemonların Hikâyesinden İnsan Ruhuna Yolculuk</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Roman, kış boyu toprağın altında bekleyen ancak güneşin ilk sıcaklığıyla vaktinden önce açma riskini alan anemonların masalıyla başlıyor. Özdoğan, modern insanın da tıpkı bu çiçekler gibi, dış dünyanın ayazından korkup kendi gerçek sesini toprağın altına gömdüğünü savunuyor. Çocukluk travmaları, yalnızlık ve bireyin kendi kimliğini inşa etme sürecini Serap, Engin, Hayal karakterleri üzerinden işleyen eser, okuru derin bir psikolojik yüzleşmeye çıkarıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/03/didem-balcin-yakin-dostunu-yalniz-birakmadi-1773668900.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YENİ KİTABININ  MÜJDESİNİ VERDİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yeni-kitabinin-mujdesini-verdi-26519</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yeni-kitabinin-mujdesini-verdi-26519</guid>
                <description><![CDATA[D&R tarafından düzenlenen “Gece Yarısı Kütüphanesi” söyleşi serisinin konuğu oyuncu ve yazar Başak Sayan oldu. Yeni romanı “Gülün Açtığı Gece” üzerine kitapseverlerin sorularını cevaplayan Sayan, oyunculuk ve yazarlık kariyerini, bir sonraki kitabını, yazma motivasyonunu ve hayatına yön veren kitapları anlattı. Sekiz yaşında dünya klasiklerini okumaya başladığını ve denemeler yazdığını belirten Sayan, “Suç ve Ceza” romanını yazmış olmayı ya da kitaptaki ana karakterlerden Sonya Marmeladov’u oynamayı çok isterdim” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">D&amp;R’ın kitapların yalnızca okunmadığı, aynı zamanda konuşulduğu ve paylaşıldığı bir deneyim platformu oluşturma amacıyla hayata geçirdiği ‘Gece Yarısı Kütüphanesi’nin yeni konuğu oyuncu ve yazar Başak Sayan’dı. Sayan, son romanı “Gülün Açtığı Gece” üzerine kitapseverlerle gerçekleştirdiği keyifli sohbetin ardından, okuyucuları için kitaplarını imzaladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Kitabın araştırma ve yazım süreci 5 yılı buldu”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Romanlarında disiplinlerarası bağ kurmayı sevdiğini belirten Başak Sayan; “Bilim, felsefe ve din farklı alanlar gibi görünse de aslında aynı sorunun peşinden gidiyor. Biz neden varız? Gerçeklik nedir? İnsan nedir? Sadece cevapları farklı yerlerden veriyorlar. Yeni romanım bu farklılıkları sentezlemek üzere çalıştığım beş yıllık uzun bir araştırmanın ürünü. Roman aslında geçen yıl Kasım ayında bitecekti. Ama baskı tarihi yaklaştığında içime sinmeyen birşeyler olduğunu hissettim ve oturup kitabın neredeyse yarısını yeniden yazdım.” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Kitapların insanların hayatını değiştirme gücü olduğuna inanıyorum”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Romanlarında kadın karakterlerin önemli bir yer tuttuğunu da vurgulayan yazar, “Kadınların içsel güçlerini keşfetme süreçlerini anlatmayı seviyorum. Bütün kadınların içinde muazzam bir güç var. Ama toplumsal roller ve baskılar bu gücü ortaya çıkarmanın önüne geçebiliyor. Romanlarımda kadınların bu dönüşüm yolculuğunu anlatmak hoşuma gidiyor. Kitapların insanların hayatını değiştirme gücüne sahip olduğuna inanıyorum. Yazdıklarımla herhangi bir kadının hayatında olumlu bir etki yaratabildiysem ne mutlu bana. Benim de bir zamanlar okuduğum kitaplar cesur kararlar almama sebebiyet vermişti. Örneğin hayatımda büyük etki eden iki kitap var. Tanrılar Okulu ve İnsan Olmak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘Suç ve Ceza’yı ben yazmak isterdim ya da Sonya’yı oynayabilmeyi”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Söyleşide kendisine yöneltilen “keşke ben yazsaydım dediğin bir roman var mı?” sorusuna yazar, 1866’da yayımlanan Fyodor Dostoyevski’nin dünya klasiği Suç ve Ceza romanı cevabını verdi. “Suç ve Ceza benim için çok önemli bir kitap. Oradaki ana karakterlerden biri olan Sonya Marmeladov’u oynamayı çok isterdim. Zor bir karakter Sonya. Sessiz, mütevazı, acı çeken bir hayat kadını ve başrol Raskolnikov'un en önemli kurtarıcı figürü. Anna Karenina'yı da çok severim. Çok isterdim yazmış olmayı. Ya da Orhan Pamuk’un ‘Kara Kitap’ı. Veya Franz Kafka’nın Dava’sı…”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tek kaçışım kitaplardı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sayan oyunculuk mu yazarlık mı sorusuna ise şu cevabı verdi: “Annem öğretmen babamsa askerdi. Lojmanda yaşıyorduk. Kurallarla dolu bir hayat. Yapacak hiçbir şey yok. Yapabileceğin tek şey kitap okumak. Babamın çok güzel bir kütüphanesi vardı. Okumaya o kütüphaneden başladım. Rus kitaplarına merakım oradan geliyor. Dünya klasiklerini ortaokuldayken okumaya başladım. Kitabımı her yere taşırım. Çantamda, arabamda mutlaka bir kitap vardır. İlk romanımı 2006’da yazmaya karar verdim ama aslında ben kendimi bildim bileli yazıyordum zaten. Oyunculuk ise en büyük hayalimdi. Oyunculuğu öğrenmek için çok emek verdim. Ancak yazarlık, kendim olduğum, en iyi bildiğim, tek ve en değerli şey.”</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/03/yeni-kitabinin-mujdesini-verdi-1773140783.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HAZİRAN’DA İSTANBUL 90’LARA IŞINLANIYOR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/haziranda-istanbul-90lara-isinlaniyor-26515</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/haziranda-istanbul-90lara-isinlaniyor-26515</guid>
                <description><![CDATA[Yılın en uzun günü, yazın en unutulmaz gününe dönüşüyor: 21 Haziran 2026’da Maximum Uniq Açıkhava’da +1 desteğiyle gerçekleşecek ThrowBack Festival; Eurodance ve 90’lar dans müziğinin altın çağını İstanbul’da yeniden yaşatacak. Dev prodüksiyon, görsel şovlar ve hep bir ağızdan söylenecek hitlerle dünyaca ünlü yıldızlar Jenny Berggren (Ace of Base), Penny Ford (Snap!), Haddaway, Anita Doth (ex-2 Unlimited), Kelly O'Keefe (ex-Capella) ve sürpriz konuklar ThrowBack Festival sahnesinde!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Kasetin kurşun kalemle sarıldığı, TV başında en sevdiğiniz klibi görmek için nöbet tutulan, pazarları ailecek “Bizimkiler” izlenen yılları hatırlıyor musunuz? O günlerin kanları fıkır fıkır müzikle kaynayan gençlerini mutlu edecek ThrowBack Festival, 21 Haziran’da, şehrin en özel açık hava sahnelerinden Maximum Uniq Açıkhava’da! Festival Flux organizasyonu ve +1 desteğiyle 90’lar ruhunu İstanbul’a taşıyacak. ThrowBack Festival, yalnızca bir konser değil; hepimizin içindeki 90’lar arşivini bir geceliğine sahneye taşıyan müthiş bir zaman yolculuğu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Maximum Uniq Açıkhava’da +1 desteğiyle gerçekleşecek ThrowBack Festival; Eurodance, dance ve pop müziğin zirvede olduğu o efsane dönemi dev bir prodüksiyon, ışık şovları, görsel şovlar ve binlerce kişinin aynı anda eşlik edeceği nakaratlarla geri getiriyor. Bu şarkıların daha girişini duyar duymaz gözünüzün önüne o yıllar ve kalbinizin en güzel köşesine “ilk gençlik”, “ilk aşk”, “ilk arkadaş grubu”, “ilk özgürlük” hisleri gelecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">AŞK NEYDİ?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Festival sahnesinde 90’lara damga vurmuş yıldız isimler var: Ace of Base’in zamansız sesi Jenny Berggren, “All That She Wants”, “The Sign” ve “Don’t Turn Around” ile daha ilk notada içinizdeki “yaz hitleri” kasetini başa saracak. Snap! cephesinden Penny Ford, “The Power” ve “Ooops Up”ın o kendine güvenen groove’u ile kalabalığı tek bir ritimde kenetleyip sahneyi ateşe verecek. Haddaway, “What Is Love”ın kalp atışı gibi yükselen nakaratıyla geceyi romantik bir fırtınaya çevirecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2 Unlimited’den tanıdığımız Anita Doth, “No Limit” ve “Tribal Dance”le “durmak yok” hissini şehrin üstüne bir manifesto gibi yazacak. Capella döneminin sahne ateşini taşıyan Kelly O’Keefe ise “U Got to Know” ve “U Got 2 Let the Music” ile müziğin kontrolü ele aldığı o tatlı çılgınlıkları geri getirecek. Ve elbette daha birçok 90’lar marşı 21 Haziran gecesi Maximum Uniq’te hep bir ağızdan söylenecek. Ayrıca festival tarihi yaklaştıkça line-up’a sürpriz isimler eklenecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ThrowBack Festival, 90’ları sadece hatırlatmayacak; yeniden yaşatacak. O dönemin ritmiyle dans etmek, o dönemin sözleriyle çığlık atmak, o dönemin duygusuyla gülümsemek için tek bir gece yetmez diyenleri de ayrıca 17 Nisan’da Flux Club, Maslak’ta müthiş bir pre-party bekliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ThrowBack Festival biletleri Biletix’te satışta! Gelişmeleri takip etmek için: instagram.com/throwback.festival</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SANATÇI BİYOGRAFİLERİ</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Jenny Berggren (Ace of Base)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Jenny Berggren, 90’ların küresel pop sahnesini şekillendiren Ace of Base’in (İsveç) ikonik seslerinden biri olarak tanındı. Grubun melodik pop ile reggae ve dance tınılarını buluşturan tarzı, dönemin ruhunu dünyaya taşıdı. Jenny’nin vokali, Ace of Base’in imzası haline gelen yumuşak ama güçlü anlatımıyla milyonların hafızasında yer etti. 90’ların en unutulmaz nakaratlarında onun sesini duyan herkes, ilk notada o yıllara geri dönebiliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Penny Ford (Snap!)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Almanya’da yaşayan Amerikalı şarkıcı Penny Ford, Eurodance sahnesinin en güçlü vokallerinden biri olarak 90’ların enerjisini sesine taşıdı. Snap! ile yaptığı çalışmalar, dönemin dans pistlerinde “bir anda ayağa kaldıran” etkiyi temsil ediyor. Sahnedeki duruşu; güçlü, kararlı ve ritmi sürükleyen bir performans çizgisiyle anılıyor. Penny’nin vokali, Eurodance’in sadece eğlence değil, aynı zamanda büyük bir toplu coşku olduğunu hatırlatan türden.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Haddaway</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Haddaway, Almanya’dan çıkan, 90’ların en tanınan dance-pop ikonlarından biri olarak dünya çapında listelere damga vurdu. Başta “What is Love” olmak üzere şarkıları, romantik bir melankoliyi dans ritmiyle birleştirerek aşıkları dans ettirdi. Sahne performansları, güçlü vokali ve yüksek enerjisiyle kitleleri tek bir nakaratta birleştirmesiyle bilinir. Haddaway denince akla gelen şey, ilk notada gelen o tanıdık heyecan ve anında yükselen tempo olur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Anita Doth (ex-2 Unlimited)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hollandalı Anita Doth, Eurodance tarihinin en unutulmaz projelerinden biri olan 2 Unlimited ile anılan güçlü bir sahne figürü. 90’larda dans müziğinin global yükselişinde, enerjisi ve vokal karakteriyle önemli bir iz bıraktı. Onun performansları, “sadece dinlemek değil, eşlik edip yaşamak” duygusunu taşıyan bir dinamizm sunar. 2 Unlimited dönemiyle özdeşleşen ritimler, 90’ların sınırsız eğlence hissini simgeleyen bir kültüre dönüştü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kelly O'Keefe (ex-Capella)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kelly O’Keefe, 90’larda İtalyan Eurodance grubu Capella ile tanınan, güçlü vokal çizgisiyle dikkat çeken bir isim. Dönemin club enerjisini taşıyan şarkılarda, sahneye “yüksek tempo + büyük kitle” formülünü getiren performans anlayışıyla öne çıktı. Kelly’nin sesi, Eurodance’in parlak ve coşkulu karakterini canlı tutan unsurlardan biri olarak hafızalarda yer eder. 90’ların dans müziğinde vokalin sadece eşlikçi değil, şovun merkezinde olduğunu hatırlatan bir sahne duruşuna sahiptir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/03/haziranda-istanbul-90lara-isinlaniyor-1773129903.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SHAKESPEARE’E GÖRKEMLİ VE MÜZİKLİ YORUM</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/shakespearee-gorkemli-ve-muzikli-yorum-26477</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/shakespearee-gorkemli-ve-muzikli-yorum-26477</guid>
                <description><![CDATA[Başarılı oyuncu ve yönetmen Selim Bayraktar, dünya tiyatro tarihinin en önemli eserlerinden biri olan William Shakespeare imzalı “Windsor’un Şen Kadınları”nı sahneye taşıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Hem yönetmen koltuğunda oturan hem de oyunun en renkli karakterlerinden Falstaff’a hayat veren Bayraktar, klasik metni çağdaş ve müzikli bir yorumla yeniden şekillendiriyor. Shakespeare’in zamansız mizahını modern sahne diliyle buluşturan Bayraktar, özgün besteler ve güçlü koreografilerle eseri görkemli bir prodüksiyona dönüştürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&nbsp;Entrika, zekâ ve kadın dayanışmasını merkezine alan yapım, ritmi yüksek anlatımıyla izleyiciyi ilk andan itibaren içine çekiyor. Selim Bayraktar’ın yorumuyla Falstaff karakteri sahnede yalnızca komik bir figür değil; derinliği, enerjisi ve sahne hâkimiyetiyle oyunun merkezinde yer alan güçlü bir karaktere dönüşüyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bayraktar’ın hem rejisi hem de performansı, klasik bir metne çağdaş bir ruh kazandırıyor. “Windsor’un Şen Kadınları”, görsel ve işitsel açıdan zengin sahne tasarımıyla tiyatroseverlere unutulmaz bir deneyim sunarken, Selim Bayraktar’ın imzasıyla Shakespeare’in mizahını bugünün temposunda yeniden keşfetmeye davet ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 12:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/03/shakespearee-gorkemli-ve-muzikli-yorum-1772529755.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AZMİN, SANATIN VE KÜLLERİNDEN DOĞUŞUN HİKAYESİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/azmin-sanatin-ve-kullerinden-dogusun-hikayesi-26435</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/azmin-sanatin-ve-kullerinden-dogusun-hikayesi-26435</guid>
                <description><![CDATA[Yazar, ressam ve sanatçı kimliğiyle adından söz ettiren Şükran Tercanlı, yaşam öyküsü ve üretkenliğiyle ilham vermeye devam ediyor. Hayatın zorluklarına karşı dimdik duran sanatçı, kalemini ve fırçasını bir mücadele sembolüne dönüştürerek sanatla yeniden doğuşunu anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Sanat yolculuğu lise yıllarında şiirle başlayan Tercanlı, ödüllü dizeleri sayesinde ‘Genç Şair’unvanını aldı. Ancak asıl sınavı, Kore Savaşı gazisi olan babasının hayat mücadelesine tanıklık ettiği yıllarda başladı. Babasının savaş anılarıyla büyüyen sanatçı, onun hastalık sürecinde geceler boyu uykusuz kalarak ilk romanını kaleme aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Gündüzleri iktisatçı kimliğiyle iş hayatında yer alan Tercanlı, geceleri yazdığı romanını 3-4 yılda tamamladı. Kitabı yayımlandığında ise en büyük destekçisi olan babasını kaybetmişti. O süreci, ‘Üzüntü ve sevinci aynı anda yaşamak beni karmaşık duygulara itti’sözleriyle anlatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">İlk romanının Türkiye Büyük Millet Meclisi Kütüphanesi’ne girmesi sanatçı için önemli bir dönüm noktası oldu. Kore Savaşı’nı konu alan eseri sayesinde Güney Kore tarafından kültür destekçisi seçilen Tercanlı, iki ülke arasında kültürel bir köprü kurulmasına da katkı sundu. Ardından kaleme aldığı Kadının İç Dünyası ve Evrende Aşk Senfonisi adlı eserleriyle edebiyat dünyasındaki yerini sağlamlaştırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Sanat onun için yalnızca kelimelerden ibaret değil. ‘Yazı yazmak kelimelerin dansıysa, resim yapmak renklerin dansıdır’diyen sanatçı, duygularını tuvale taşıyarak sanatın iyileştirici gücünü keşfetti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Son olarak Uluslararası İstanbul Ödülleri kapsamında ‘Sanat ve Edebiyatta Uluslararası Başarı Ödülü’ne layık görülen Tercanlı, ödülünü babasına ithaf etti. Duygusal anlar yaşadığı konuşmasında, ‘Hayattayken koruyucum babamdı. Şimdi bu ödülü ona hitafen alıyorum’ sözleriyle salondan büyük alkış aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Şubat ayında Çırağan Sarayı’nda düzenlenen Resonance 1st Edition sergisinde yer alan ‘Yükseliş’ adlı tablosu ise sanatçının hayat hikâyesinin adeta görsel bir özeti niteliğinde. Simurg kuşunun küllerinden yeniden doğuşunu anlatan eser; şelale ve akış metaforlarıyla zorluklara rağmen vazgeçmeyen ruhu temsil ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Daha önce Büyük Kulüp’te sergi açan, uluslararası fuarlara katılan ve TÜYAP’ta romanları için imza günleri düzenleyen Tercanlı, üretmeye ara vermeden yoluna devam ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">‘Zaman en kıymetli hazinemiz. Boşa harcamamalıyız. Bu dünyayı ancak gerçek sevgi kurtarabilir’diyen Şükran Tercanlı, sanatla iyileşmenin ve mücadeleyle var olmanın yaşayan örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Azmi, emeği ve inancıyla yükselen sanatçı; edebiyatı ve resmi iç içe geçirerek hem kalplere hem tuvallere dokunmaya devam ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/02/azmin-sanatin-ve-kullerinden-dogusun-hikayesi-1771586696.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İREM DERİCİ ARAŞTIRMAYLA OKUNDU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/irem-derici-arastirmayla-okundu-26421</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/irem-derici-arastirmayla-okundu-26421</guid>
                <description><![CDATA[Ünlü iletişim danışmanı Özgür Aras, sanatçısı İrem Derici için Akademetre Araştırma & Stratejik Planlama Şirketinin Türkiye genelinde yürüttüğü İrem Derici Marka Algı Araştırması, İrem Derici’nin hedef kitlesi nezdinde net, güçlü ve ayırt edici bir algıya sahip olduğunu ortaya koyuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Nitel ve nicel yöntemlerle yürütülen çalışmada, İrem Derici’nin yalnızca müzikal performansı değil; kişiliği, duruşu ve kamuoyundaki temsili de bütüncül olarak ele alındı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Araştırma bulgularına göre İrem Derici, pop müzik sahnesinde “herkes gibi olmayan” bir sanatçı olarak konumlanıyor. Dinleyiciler onu yalnızca sesiyle değil, tavrıyla ve kişiliğiyle tanımlıyor. Bu durum, İrem Derici’yi klasik pop yıldızı kalıplarının dışında konumlandırıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">GÜÇLÜ, ÖZGÜVENLİ VE DOBRA</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Araştırma bulgularına göre İrem Derici; cesur, özgüveni yüksek ve dobra tavrıyla öne çıkan bir sanatçı olarak algılanıyor. Katılımcılar, İrem’i “maskesiz”, “rol yapmayan” ve “ne hissediyorsa onu söyleyen” bir figür olarak tanımlıyor. Bu sahicilik algısı, onunla kurulan duygusal bağı daha da güçlendiriyor. İrem Derici, yalnızca popüler bir şarkıcı değil; aynı zamanda güçlü kadın kimliğiyle ilham veren bir rol modeli olarak görülüyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">ŞARKILARIYLA ENERJİ VE DUYGU BİR ARADA</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Dinleyiciler, İrem Derici’nin şarkılarını enerjik, eğlenceli ve duygusu yüksek olarak tanımlıyor. Onun müziği hem eğlendiren hem de içtenlik barındıran bir çizgiye sahip. Araştırma katılımcıları, İrem Derici’nin sahne performansını ve vokal gücünü pop müzik sahnesinde ayırt edici bir unsur olarak değerlendiriyor. İrem Derici; duygusal şarkılarıyla bağ kurabilen, hareketli parçalarıyla ise coşku yaratan çift yönlü bir müzikal karakter sergiliyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">SEVİLEN VE KONUŞULAN BİR YILDIZ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Araştırma sonuçları, İrem Derici’nin yalnızca dinlenen değil, aynı zamanda konuşulan ve gündem yaratan bir sanatçı olduğunu gösteriyor. Onun enerjik kişiliğini ve samimi çıkışlarını pop müzik dünyasında farklılaştırıcı bir unsur olarak görüyor. İrem Derici, takipçileri için eğlenceli, güçlü ve cesur bir figür olarak tanımlanıyor. Bu durum, onun sosyal medyada ve medyada yüksek görünürlük kazanmasını doğal olarak destekliyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">İREM DERİCİ’NİN MARKA ARKETİPİ: “ASİ &amp; GÜÇLÜ KADIN”</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Araştırma bulguları, İrem Derici’nin marka kişiliğinin “Asi / Özgür Ruhlu Güçlü Kadın” arketipiyle örtüştüğünü gösteriyor. İrem Derici; kalıplara sığmayan, kendi yolunu çizen, duygularını saklamayan ve bunu müziğine yansıtan bir anlatı sunuyor. Bu arketip, onun özellikle genç kadınlar nezdinde ilham verici, cesaret aşılayan ve özgüven sembolü bir figür olarak konumlanmasını sağlıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">“SAMİMİ YILDIZ” ALGISI ÖNE ÇIKIYOR</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Araştırma, İrem Derici’nin yıldız olmasına rağmen ulaşılmaz değil; aksine sıcak, içten ve insanî bir figür olarak algılandığını ortaya koyuyor. Dinleyiciler, onun hayatın içinden gelen hikâyelerini ve açık sözlü tavrını güçlü bir bağ kurma nedeni olarak ifade ediyor. Bu özellik, İrem Derici’yi yalnızca sahnede değil, gündelik hayatta da takip edilen bir isim haline getiriyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">SAHNEDEKİ GÜCÜYLE FARK YARATIYOR</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">İrem Derici’nin vokal performansı, enerjisi ve sahne hakimiyeti araştırmanın en güçlü başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Dinleyiciler, onu sahnede kendine güvenen, coşkulu ve iz bırakıcı bir performans figürü olarak tanımlıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">DAHA DA GÜÇLENEBİLECEK BİR MARKA POTANSİYELİ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Araştırma bulguları, İrem Derici’nin güçlü kişiliği, sahne enerjisi ve yüksek bilinirliğiyle pop müzik sahnesinde sağlam bir yere sahip olduğunu gösteriyor. Bu güçlü temel, onun dinleyici nezdinde net biçimde ayırt edilmesini sağlarken; algının zaman içinde daha da güçlenebileceği bir alanı da işaret ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Çalışma, İrem Derici’nin doğal ve kendisi gibi olma hâlinin markasının en güçlü dayanaklarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Bu duruş korunarak, iletişim tonunun İrem Derici’ye yakışır, dengeli ve tutarlı bir şekilde sürdürülmesi; beğeni ve duygusal bağ tarafında algının daha kalıcı hale gelmesine katkı sağlayabilecek bir potansiyel barındırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yürütülen bu çalışma, İrem Derici’nin bugün Türkiye’de:</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">• Kendi çizgisi olan,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">• Samimi ve doğrudan bir üsluba sahip,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">• Sahne performansıyla dikkat çeken,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">• Müziğiyle farklı duygulara temas eden,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">• Popüler kültürde görünürlüğü yüksek bir pop yıldızı konumunda olduğunu ortaya koyuyor.</span></span></strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/02/irem-derici-arastirmayla-okundu-1771402150.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ANADOLU’NUN KADİM ŞİFACILIK GELENEĞİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/anadolunun-kadim-sifacilik-gelenegi-26420</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/anadolunun-kadim-sifacilik-gelenegi-26420</guid>
                <description><![CDATA[Anadolu’nun kadim şifacılık geleneği: Suna Dumankaya’nın hayatı kitap oldu. Bitki Bilimci Suna Dumankaya’nın yaşam öyküsünden yola çıkan kitap, Anadolu’da kuşaklar boyunca aktarılan kadın şifacılığı geleneğini konu alıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bitki Bilimci Suna Dumankaya’nın yaşamınını merkeze alan ve Yazar Buket Müftüoğlu’nun kalemiyle zenginleşen “Suna – Şifaya Adanmış Bir Ömür” kitabı raflardaki yerini aldı. Eserde, Hadra’dan Fatma’ya, Suna’dan Handan’a uzanan kademli şifacılık geleneği; Anadolu’nun belleğinde saklı kalan kadın hikâyeleri eşliğinde anlatılıyor. Kuşaklar boyunca aktarılan bu kadim bilgi, roman kurgusu içinde bir yaşam yolculuğuna dönüşüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Suna Dumankaya’nın ilham veren yaşamı</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Suna Dumankaya’nın hayat hikâyesi etrafında şekillenen roman, kadın bilgeliğini, cesareti ve direnci merkeze alıyor. Gelenekle modern yaşam arasındaki bağ, şifa kavramı üzerinden güçlü bir anlatımla ele alınıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Gençlere umut ve cesaret mesajı</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kitap, başta özellikle Türkiye’nin doğusunda yaşayan kız çocukları olmak üzere tüm gençlere ilham vermeyi amaçlayan bir cesaret romanı olarak öne çıkıyor. Hayata, kadına ve geleneğe dair güçlü bir “mümkün” duygusu sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Edebiyat ve müzik iç içe</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Eserde yer alan ve kitaba eşlik eden şarkı sözlerinin de kaleme alınmış olması, çalışmayı edebiyat ile müziğin iç içe geçtiği çok katmanlı bir anlatıya dönüştürüyor. “Suna – Şifaya Adanmış Bir Ömür”, yazar Buket Müftüoğlu imzasıyla, Mona Kitap etiketiyle Türkiye genelindeki kitabevlerinde ve çevrimiçi pazar yeri platformlarında yerini almaya başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Suna Dumankaya kimdir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Türkiye'nin ilk lokman hekimi Fatma Öktem'in torunu olan Suna Dumankaya, anneannesinden aldığı bilgilerle yetişti ve sayısız bitkisel tariflerle pek çok güzellik ve sağlık sorununa çare bularak Türkiye'nin bitkisel ürünlerle cilt bakımı yapan ilk güzellik uzmanı olarak konumlandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Buket Müftüoğlu kimdir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">1967 yılında Karadeniz Ereğli’de doğan Buket Müftüoğlu, çok yönlü bir birikime sahip bir iletişimci, yazar, sivil toplum ve siyaset aktörüdür. Uzun yıllar boyunca basketbol, kürek, su topu ve yüzme branşlarında lisanslı amatör sporcu olarak aktif spor yaşamını sürdürmüştür.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Üniversite eğitimini Marmara Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünde tamamlayan Müftüoğlu, henüz çok genç yaşta iletişim alanına yönelmiş; 1992 yılında kurduğu Promar Reklam Ajansı ile iletişim, kampanya yönetimi, proje geliştirme ve halkla ilişkiler alanlarında profesyonel çalışmalar yürütmüştür. Bu alandaki üretimlerini aralıksız şekilde sürdürmektedir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yazmayı uzun yıllardır bir tutku ve üretim alanı olarak sürdüren Buket Müftüoğlu, ilk kitabı “Suna – Şifaya Adanmış Bir Ömür” ile Türk edebiyat dünyasına adım atmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Müftüoğlu’nun Lidya Yılmaz adında 2002 doğumlu bir kızı vardır. Kendisi gibi reklamcılık ve iletişim alanında çalışan Lidya, çocukluk yıllarında İstanbul Devlet Çocuk Korosu’nda aldığı müzik eğitiminin ardından, müziği yaşamının doğal bir parçası olarak amatör düzeyde sürdürmektedir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/02/anadolunun-kadim-sifacilik-gelenegi-1771402014.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KONKEN PARTİSİ&quot;NİN MUHTEŞEM GALASINA  YOĞUN İLGİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/konken-partisinin-muhtesem-galasina-yogun-ilgi-26416</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/konken-partisinin-muhtesem-galasina-yogun-ilgi-26416</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatrokare’nin merakla beklenilen yeni oyunu Konken Partisi'nin galası, 17 Şubat Salı günü Beşiktaş Süleyman Seba Kültür Merkezi'nde, Çelebi Holding'in katkılarıyla gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&nbsp;Oyunun aylar öncesinden yapılan duyuruları hem basında hem de tiyatro seyirci tarafından büyük bir heyecanla karşılanmıştı. Sanat, cemiyet ve basın dünyasından yüzlerce davetlinin katıldığı muhteşem gala, görkemli bir atmosferde gerçekleşti. Oyunun sonunda seyircisini teşekkür edip, geldikleri, yalnız bırakmadıkları ve aylar süren yoğun provaların emeklerini ayakta alkışlarla almanın mutluluğunu yaşadığını söyleyen Melek Baykal, okul arkadaşı, Ankara sahnelerinin usta ismi Mehmet Atay'la da yan yana omuz omuza oynamanın gururunu yaşadığı söyledi. Oyunun yönetmeni ve yapımcısı Nedim Saban ise, özel tiyatroların&nbsp; çok zorluklarla baş ettiği bu dönemde, Tiyatrokare'nin 34. yılında&nbsp; iki kişilik bir oyunun arka planında yer alan yapım, yönetim, tasarım, tanıtım dallarında 40 farklı kişiye istihdam sağlamış olmasının gururunu taşıdığını söyleyerek, herkese tek tek teşekkür etti. Oyunun provalarının İstanbul ve Ankara'da&nbsp; emek yoğun bir ortamda yapıldığını vurgulayarak, Mehmet Atay'ın genel sanat yönetmeni olduğu çözüm ortağı Ankara Çankaya Sahne'ye de minnettar olduğunu belirtti.&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Çağla Şikel, Nebahat Çehre, Nihat Odabaşı, Gülben Ergen, Çiçek Dilligil, Nevra Serezli, Suna Keskin, Burak Sergen, Şafak Sezer, Serpil Tamur, Zeliha Berksoy, Halil Ergün, Deniz Gökçer, Zafer Ergin, Cem Özer, Bekir Aksoy, Çiçek Dilligil, Kerem Atabeyoğlu, Almıla Uluer, Bensu Orhuöz, Ayça Varlıer, Tilda Tezman, Rezan Benardete, Füsun Önal, Eylem Yıldız, Yıldıray Şahinler, Şeyla Halis, Yıldız Kültür, Bekir Aksoy, Öge Törer, Zafer Ergin, Hakan Altıner, Sitare Akbaş, Binnaz Ergin, Cem Özer, Sueda Çİl, Yazgülü Aldoğan, Berk Ali Çatal&nbsp; gibi ünlü isimlerin katıldığı galanın sonunda kokteylde gerçekleşti. Konken Partisi; Türk Tiyatro tarihinin bu önemli oyunununu yeni çağda başka bir anlayış ama ustalıkla yıllar sonrada aynı tazelikte gün yüzüne çıktığını gösterdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">1978 Pulitzer Ödüllü oyunu, Nedim Saban&nbsp; farklı bir bakış açısıyla&nbsp; sahneye taşıdı. D.L.Coburn'den Seçkin Selvi'nin Türkçeleştirdiği duygusal komedide; on yıldır kapalı gişe oynanan Ahududu oyunuyla tiyatroya dönen Melek Baykal ile&nbsp; Ankara sahnelerinin usta ismi Mehmet Atay rol alıyor. Ankara sahnelerinin usta oyuncusu Mehmet Atay, bu oyunla ilk kez İstanbul seyircisiyle buluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Konken Partisi çağdaş bakış açısıyla tekrar kurgulanması, ustaca kurgulanmış diyaloglar, hiç düşmeyen yüksek komedi temposu ve zengin prodüksiyonuyla göz kamaştırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Konken Partisi'nin konusu kısaca şöyle: Hayatlarının sonbaharında tesadüfen yolları kesişen Fonsia ve Weller, zamanlarını konken partileriyle geçirirken bir anda tüm hayatlarını masaya yatırırlar. Oyunda kaybetseler bile, hayatta kazanmak için hiçbir zaman geç olmadığını fark ederler. Çünkü hayat bir oyunsa, bu oyunu kazanmak için asla geç değildir. Oyunun yönetmeni Nedim Saban, sevgi ve umut aşılayan&nbsp; oyunun mümkünse ailenin farklı kuşaklarından bireylerle birlikte izlenmesini öneriyor.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Künye</span></span></strong></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yazan: D. L. Coburn</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Türkçesi: Seçkin Selvi</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yönetmen: Nedim Saban</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Dekor Tasarımı: Barış Dinçel</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kostüm Tasarımı: Başak Özdoğan</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Işık Tasarımı: Osman Aktan</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Afiş Tasarımı: Galip Aksular</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Fotoğraf: Emre Mollaoğlu</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yönetmen Yardımcısı: Erdinç Doğancı</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Reji Asistanı: Mertcan Durmuş</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Basın Danışmanı: Emre Duymaz</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Yapım Koordinatörü : İbrahim Zoroğlu </span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Dijital İletişim: Tatava Medya</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Şubat ayı oyun tarihleri:</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">23 Şubat Çankaya Sahne (Ankara)</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">24 Şubat Meb Şura Salonu (Ankara)</span></span></em></p>

<p><strong><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Mart ayı oyun tarihleri:</span></span></em></strong></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">1 Mart&nbsp; Belediye kültür merkezi ( Alanya )</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">2 Mart Türkan Şoray Km ( Antalya )</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">3 Mart KonyaaltıNazım Hikmet Km ( Antalya )</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">4 Mart&nbsp; Süleyman Demirel KM (Isparta)</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">5 Mart Gazi Mustafa Kemal Atatürk Km (Muğla)</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">6 Mart Fethiye Belediyesi KM&nbsp; (Muğla )</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">7 Mart Merkez Efendi KM ( Denizli )</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">8 Mart&nbsp; Bodrum Heredot KM (Muğla) </span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">10 Mart Mecidiyeköy Trump sahne&nbsp; ( İstanbul )</span></span></em></p>

<p><em><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">31 Mart&nbsp; Kadıköy Eğitim sahnesi ( İstanbul )</span></span></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/02/konken-partisinin-muhtesem-galasina-yogun-ilgi-1771401736.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KAÇ PARA Bİ FÖN? AYAKTA ALKIŞLANDI</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kac-para-bi-fon-ayakta-alkislandi-26325</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kac-para-bi-fon-ayakta-alkislandi-26325</guid>
                <description><![CDATA[Son dönemin merakla beklenen tiyatro oyunlarından “ Kaç Para Bi Fön?”, geçtiğimiz gün Orbit Production House yapımıyla İstanbul DasDas sahnesinde prömiyerini gerçekleştirdi. Sanat dünyasından birçok ismin katılım gösterdiği gece, yoğun ilgiyle karşılandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Başrollerini Pelin Karahan ve Tuna Kırlı’nın paylaştığı oyun, ilk gösteriminde izleyicilerden tam not aldı. Günümüz ilişkilerine ve toplumsal dinamiklere mizahi bir dille yaklaşan oyun, salonu dolduran tiyatroseverler tarafından ayakta alkışlandı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 02 Feb 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/02/kac-para-bi-fon-ayakta-alkislandi-1770018956.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KAĞIT İŞLER  SERGİSİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kagit-isler-sergisi-26318</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kagit-isler-sergisi-26318</guid>
                <description><![CDATA[Çağdaş sanatın dikkat çeken isimlerinden Ömer Koçağ’ın “Kağıt İşler” adlı kişisel sergisi, 31 Ocak 2026 tarihinde Evrim Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Sergi, sanatçının son dönem üretimlerinden oluşan kapsamlı bir seçkiyi izleyiciyle bir araya getiriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Sergiye ilişkin düşüncelerini paylaşan Ömer Koçağ, “Evrim Sanat Galerisi’nde, son dönem çalışmalarımı bir araya getiren ‘Kağıt İşler’ adlı seçkiyle sanat izleyicisiyle yeniden buluşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Akrilik boya ve mürekkep kalem kullanarak ürettiğim 27 eseri sanatseverlerin beğenisine sunmanın heyecanını yaşıyorum. Tüm sanatseverleri sergime davet ediyorum,” sözleriyle duygularını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Evrim Sanat Galerisi’nin kurucusu Betül Ketenci ise sergiye dair değerlendirmesinde, “Ömer Koçağ’ın ‘Kağıt İşler’ sergisi, sanatçının çizgi ve lekeyi dengeli bir biçimde buluşturduğu, sade ama güçlü bir anlatım sunuyor. Akrilik boya ve mürekkep kullanımındaki özgür yaklaşımı, izleyicide hem düşünsel hem de duygusal bir etki yaratırken; çağdaş ifade diliyle kişisel ve içsel bir dünyayı görünür kılıyor. Bu özel sergide sanatseverleri ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz,” ifadelerine yer verdi.Sanatseverler, Ömer Koçağ’ın yeni dönem üretimlerini bir arada görme fırsatı sunan “Kağıt İşler” sergisini, 18 Şubat 2026 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilirler.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 15:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/02/kagit-isler-sergisi-1769948862.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İŞTE BENİM BABAM</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/iste-benim-babam-26302</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/iste-benim-babam-26302</guid>
                <description><![CDATA[Başarılı gazeteci ve TV program sunucusu Almina Besra Babar, medya dünyasının sevilen ismi olan gazeteci babası Habib Babar’ın hayatını anlattığı “İşte Benim Babam” adlı kitabını okurlarla buluşturdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bu kitabın gazetecilik mesleğine hevesli gençlere ışık tutacağını belirten Almina Babar, eserinde babasının meslek hayatındaki mücadelesini, ilham veren başarı hikâyesini ve insani yönünü samimi bir dille ele aldı. Babar, kitabın yalnızca bir biyografi değil, aynı zamanda gazetecilik mesleğinin etik değerlerine ve zorluklarına dair önemli mesajlar içerdiğini vurguladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">“İşte Benim Babam” kitabı, hem medya dünyasına ilgi duyan gençler hem de gerçek yaşam öykülerinden ilham almak isteyen okurlar için dikkat çekici bir eser olarak raflardaki yerini aldı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/01/iste-benim-babam-1769590166.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİYATROKARE&#039;NİN MERAKLA BEKLENEN YENİ OYUNU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-26257</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-26257</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatrokare’nin merakla beklenilen yeni oyunu Konken Partisi, 27 Ocak’ta seyirciyle buluşmak için gün sayıyor. 1978 Pulitzer Ödüllü oyunu, Nedim Saban  farklı bir bakış açısıyla  sahneye taşıdı. D.L.Coburn'den Seçkin Selvi'nin Türkçeleştirdiği duygusal komedide; on yıldır kapalı gişe oynanan Ahududu oyunuyla tiyatroya dönen Melek Baykal ile  Ankara sahnelerinin usta ismi Mehmet Atay rol alıyor. Ankara sahnelerinin usta oyuncusu Mehmet Atay, bu oyunla ilk kez İstanbul seyircisiyle buluşacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">27 Ocak’ta Baba Sahne'de seyirciyle buluşmaya hazırlanan “Konken Partisi’nin ilk oyun biletleri Baba Sahne ve tiyatrolar.com.tr'dan&nbsp; , Mart ve Nisan ayındaki diğer tüm oyunların biletleri Biletinial üzerinden temin edilebilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yoğun bir ilgiyle karşılanan oyunun ilk görselleri, Tiyatrokare’nin sosyal medya hesapları üzerinden paylaşıldı. Galip Aksular'ın afiş tasarımı dakikalar içinde yüzlerce beğeni aldı. Oyunun fotoğrafları ise 27 Ocak'ta Emre Mollaoğlu tarafından çekilecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konken Partisi'nin konusu kısaca şöyle: Hayatlarının sonbaharında tesadüfen yolları kesişen Fonsia ve Weller, zamanlarını konken partileriyle geçirirken bir anda tüm hayatlarını masaya yatırırlar. Oyunda kaybetseler bile, hayatta kazanmak için hiçbir zaman geç olmadığını fark ederler. Çünkü hayat bir oyunsa, bu oyunu kazanmak için asla geç değildir. Oyunun yönetmeni Nedim Saban, sevgi ve umut aşılayan&nbsp; oyunun mümkünse ailenin farklı kuşaklarından bireylerle birlikte izlenmesini öneriyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/01/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-1768816584.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİYATROKARE&#039;NİN MERAKLA BEKLENEN YENİ OYUNU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-26235</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-26235</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatrokare’nin merakla beklenilen yeni oyunu Konken Partisi, 27 Ocak’ta seyirciyle buluşmak için gün sayıyor. 1978 Pulitzer Ödüllü oyunu, Nedim Saban  farklı bir bakış açısıyla  sahneye taşıdı. D.L.Coburn'den Seçkin Selvi'nin Türkçeleştirdiği duygusal komedide; on yıldır kapalı gişe oynanan Ahududu oyunuyla tiyatroya dönen Melek Baykal ile  Ankara sahnelerinin usta ismi Mehmet Atay rol alıyor. Ankara sahnelerinin usta oyuncusu Mehmet Atay, bu oyunla ilk kez İstanbul seyircisiyle buluşacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">27 Ocak’ta Baba Sahne'de seyirciyle buluşmaya hazırlanan “Konken Partisi’nin ilk oyun biletleri Baba Sahne ve tiyatrolar.com.tr'dan&nbsp; , Mart ve Nisan ayındaki diğer tüm oyunların biletleri Biletinial üzerinden temin edilebilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yoğun bir ilgiyle karşılanan oyunun ilk görselleri, Tiyatrokare’nin sosyal medya hesapları üzerinden paylaşıldı. Galip Aksular'ın afiş tasarımı dakikalar içinde yüzlerce beğeni aldı. Oyunun fotoğrafları ise 27 Ocak'ta Emre Mollaoğlu tarafından çekilecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konken Partisi'nin konusu kısaca şöyle: Hayatlarının sonbaharında tesadüfen yolları kesişen Fonsia ve Weller, zamanlarını konken partileriyle geçirirken bir anda tüm hayatlarını masaya yatırırlar. Oyunda kaybetseler bile, hayatta kazanmak için hiçbir zaman geç olmadığını fark ederler. Çünkü hayat bir oyunsa, bu oyunu kazanmak için asla geç değildir. Oyunun yönetmeni Nedim Saban, sevgi ve umut aşılayan&nbsp; oyunun mümkünse ailenin farklı kuşaklarından bireylerle birlikte izlenmesini öneriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Künye</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazan: D. L. Coburn</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türkçesi: Seçkin Selvi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yönetmen: Nedim Saban</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dekor Tasarımı: Barış Dinçel</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kostüm Tasarımı: Başak Özdoğan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Işık Tasarımı: Osman Aktan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Afiş Tasarımı: Galip Aksular</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fotoğraf: Emre Mollaoğlu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yönetmen Yardımcısı: Erdinç Doğancı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Reji Asistanı: Mertcan Durmuş</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Basın Danışmanı: Emre Duymaz</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yapım Koordinatörü : İbrahim Zoroğlu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dijital İletişim: Tatava Medya</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şubat ayı oyun tarihleri:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">27 Ocak 20.30 Baba Sahne (İstanbul)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2 Şubat 20.30 Kadıköy Eğitim Sahnesi (İstanbul)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">3 Şubat 20.30 Caddebostan Kültür Merkezi (İstanbul)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">5 Şubat Avlu Sanat Merkezi Fatih Salonu (Balıkesir)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">6 Şubat Şükran Güngör Sahnesi (Aydın)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">7 Şubat Bostanlı Suat Taşer Tiyatrosu (İzmir)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; 8 Şubat İstinye Art (İzmir)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; 13 Şubat Trump Sahne (İstanbul)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; 14 Şubat Ted Koleji (Sakarya)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">15 Şubat Bakırköy Leyla Gencer Sahnesi (İstanbul)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; 23 Şubat Çankaya Sahne (Ankara)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; 24 Şubat Meb Şura Salonu (Ankara)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Mart ayı oyun tarihleri:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1 Mart&nbsp; Belediye kültür merkezi ( Alanya )</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2 Mart Türkan Şoray Km ( Antalya )</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">3 Mart KonyaaltıNazım Hikmet Km ( Antalya )</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">4 Mart&nbsp; Süleyman Demirel KM (Isparta)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">5 Mart Gazi Mustafa Kemal Atatürk Km (Muğla)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">6 Mart Fethiye Belediyesi KM&nbsp; (Muğla )</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">7 Mart Merkez Efendi KM ( Denizli )</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">8 Mart&nbsp; Bodrum Heredot KM (Muğla)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">10 Mart Mecidiyeköy Trump sahne&nbsp; ( İstanbul )</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">31 Mart&nbsp; Kadıköy Eğitim sahnesi ( İstanbul )</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Jan 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/01/tiyatrokarenin-merakla-beklenen-yeni-oyunu-1768393382.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YEDİ KERE DÜŞ, SEKİZ KERE KALK</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yedi-kere-dus-sekiz-kere-kalk-26220</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yedi-kere-dus-sekiz-kere-kalk-26220</guid>
                <description><![CDATA[Değişim, modern hayatın kaçınılmaz gerçeği olarak karşımıza çıkıyor. İş ve özel yaşamın yoğun koşturmacası içinde pes etmeden mücadeleyi sürdürmek, karşılaşılan her zorluğu bir deneyime, her yeni günü ise yeniden başlamak için bir fırsata dönüştürüyor. Bu kapsamda Tijen Mergen’in kaleminden çıkan “Yedi Kere Düş, Sekiz Kere Kalk” kitabı Ceres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Eser, zorluklarla başa çıkma, değişimi kabullenme ve yeniden ayağa kalkma süreçlerini yazarın kişisel deneyimleri üzerinden ele alıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Günümüz dünyasında başarı, artık yalnızca hedefe ulaşmakla değil yol boyunca yaşanan kırılma anlarıyla başa çıkabilmekle tanımlanıyor. Değişen koşullar, bireyleri hem profesyonel hem de kişisel yaşamlarında yeniden konumlanmaya zorluyor. Bu süreçte birçok kişi, yol gösterici bir anlatıya yaşanmış deneyimlerden beslenen bir hikâyeye ihtiyaç duyuyor. Bu bakış açısından yola çıkan Tijen Mergen tarafında kaleme alınan “Yedi Kere Düş, Sekiz Kere Kalk” kitabıCeres Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Kitap, okura dışarıdan öğüt veren bir ses olarak değil, hayatın içinde sınanmış, defalarca düşmüş ve her seferinde kendini yeniden inşa etmiş bir yol arkadaşı oluyor. Biyolojik yaştan bağımsız olarak her yaşın bir potansiyeli olduğuna inanan yazar, insanın harekete geçtikçe enerjisinin artacağına olan inancını okuruyla paylaşıyor. Hayatın hızlandığı ve belirsizliklerin arttığı bu çağda eser; durup nefes almak ve iç gücünü yeniden keşfetmek isteyen herkes için bir yol haritası sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Okuru konfor alanından çıkararak kendi yaşamının direksiyonuna geçmeye davet eden kitap, yazarın kendi deneyimlerini Harvard Üniversitesi’nin 80 yılı aşkın süren mutluluk araştırmaları ve Martin Seligman’ın Pozitif Psikoloji kuramlarıyla destekliyor. "Derdinizi paylaşabileceğiniz beş dostunuz varsa, mutlu olmaya yüzde 60 daha yakınsınız" diyen Yazar, modern insanın en büyük tuzağı olan sosyal medya illüzyonuna karşı "Yaşam Çarkı" gibi pratik çözümler öneriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tijen Mergen Kimdir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Profesyonel Koç, Hikâye Anlatıcısı, Yönetim Danışmanı, Eğitimci, Aktivist Tijen Mergen, 1984 yılında Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Müh. bölümünden Yüksek Lisans derecesiyle ve “Rektör Ödülü” alarak mezun olmuştur. NCR Türkiye’de Satış Müdürlüğü ve NCR Orta ve Doğu Avrupa bölgelerinde Satış ve Pazarlama Müdürlüğü gibi üst düzey yöneticilik görevlerini üstlenmiştir. 1998-2003 yıllarında Apple-Bilkom AŞ’de Genel Müdür olarak hizmet vermiş olan Mergen, 2000 yılında, Bilkom AŞ’nin Komili Holding’den Koç Holding’e devri sürecinde de aktif rol almış ve sürecin başarı ile tamamlanmasını sağlamıştır. Aynı yıl, Dünya Gazetesi tarafından ilk defa verilen “Yılın Profesyonel İş Kadını” ödülünü almıştır. 2004-2010 yılları arasında Doğan Gazetecilik bünyesinde Pazarlama ve İş Geliştirme Grup Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi olarak görev alan Tijen Mergen, kurumun gazetelerinin satış ve pazarlama faaliyetlerinin yönetiminin yanı sıra yazılı basının dijital dönüşümünde de öncü rol oynamıştır. Türkiye’de son dönemlerde en başarılı sosyal sorumluluk projesi olarak kabul edilen “Baba Beni Okula Gönder” kampanyasının liderliğini üstlenmiştir. 2013-2017 yılları arasında Doğan Gazetecilik AŞ’de Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev alan Mergen, aynı dönem Bahçeşehir Üniversitesi’nde beş yılı aşkın süre Pazarlama Stratejileri ve Dijital Dönüşüm dersleri vermiştir. 2013 yılında çalışan mutluluğunun kurum başarısındaki önemini vurgulamak ve yöntemlerini öğretmek üzere Power Of Happiness Platformu’nu kurmuştur. Kurumların daha verimli ve olumlu çalışması için “kendine liderlik, takımına liderlik ve kurumuna liderlik” teması altında projeler geliştirmekte ve danışmanlık vermektedir. Yirmi beş senedir sivil toplum gönüllüsü olarak birçok derneğin kuruluşu ve çalışmalarında yer alan Mergen 2019-2023 yılları arasında KAGİDER’de Başkan Yardımcısı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nde de Merkez Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmıştır. 24 Mayıs 2025’ten beri Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği’nde (BUMED) yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Jan 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/01/yedi-kere-dus-sekiz-kere-kalk-1768312052.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DİLEK KAYA ‘KATHARSİS’ SERGİSİ&#039;NDE BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dilek-kaya-katharsis-sergisinde-buyuk-begeni-topladi-26216</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dilek-kaya-katharsis-sergisinde-buyuk-begeni-topladi-26216</guid>
                <description><![CDATA[10-16 Ocak 2026 tarihleri arasında Büyük Kulüp'te düzenlenen karma sergi ‘Katharsis’, fotoğraf sanatçısı Dilek Kaya'nın eserleriyle ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ölüm temasını cesur ve etkileyici bir yaklaşımla işleyen sanatçı, fotoğraf eserlerinde ruhun arınma (katharsis) yolculuğunu merkeze alıyor. Serginin açılışında konuşan Dilek Kaya, "Bir sonraki sergimin teması şimdiden hazır, yapılmamışı yapacağım" diyerek izleyicileri heyecanlandırdı. Sanatseverlerin büyük ilgi gösterdiği sergi, 16 Ocak'a kadar ziyarete açık.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/01/dilek-kaya-katharsis-sergisinde-buyuk-begeni-topladi-1768207765.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>PELİN KARAHAN SAHNEYE İNDİ, MASKELER DÜŞTÜ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/pelin-karahan-sahneye-indi-maskeler-dustu-26209</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/pelin-karahan-sahneye-indi-maskeler-dustu-26209</guid>
                <description><![CDATA[Pelin Karahan ve Tuna Kırlı’nın başrollerini paylaştığı, modern ilişkilerin kusursuz vitrinine cesur bir ayna tutan “Kaç Para Bi Fön?”, Orbit Production House yapımıyla 21 Ocak’ta DasDas’ta prömiyer yaparak ilk kez seyirciyle buluşuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ekranların sevilen yıldızı Pelin Karahan, kariyerinin en iddialı sahne performanslarından biriyle tiyatro sahnesine adım atarken; ona, oyunun yazarı ve yönetmeni, tiyatro dünyasının usta ismi Tuna Kırlı eşlik ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Karahan’ın hayat verdiği Fero duygularıyla savrulurken, Kırlı’nın canlandırdığı Can mantığın güvenli limanına sığınıyor. Bir fön bozuluyor, tüm dengeler altüst oluyor!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şık kıyafetlerle bir düğüne yetişmeye çalışırken kendinizi kilitli bir evde bulsanız?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kapı kapalı, telefonlar şarjsız, kaçış yok…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fero ve Can, bu zorunlu yalnızlıkta 10 yıllık ilişkilerinin susturulmuş gerçekleriyle yüzleşiyor. Söylenmeyenler konuşuluyor, ertelenenler bir bir ortaya dökülüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sabah kahvesi ritüellerinden spor salonlarına, kişisel bakım takıntılarından ezberlenmiş terapi cümlelerine uzanan oyun; modern ilişkilerin “kusursuz görünme” çabasını, yüksek tempolu ve zekice kurgulanmış bir komediyle sahneden indiriyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/01/pelin-karahan-sahneye-indi-maskeler-dustu-1768203385.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HEYKELE FISILDAYAN KADIN İZMİR’DE SAHNEYE ÇIKIYOR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/heykele-fisildayan-kadin-izmirde-sahneye-cikiyor-26208</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/heykele-fisildayan-kadin-izmirde-sahneye-cikiyor-26208</guid>
                <description><![CDATA[Heykeltraş Camille Claudel’in tutku, aşk ve ihanetle örülü çarpıcı yaşam öyküsünden ilham alan ‘Heykele Fısıldayan Kadın’, İzmirli sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başına uzanan bir dönemde geçen oyun, yalnızca bir biyografi anlatımı değil, <strong>Camille Claudel’</strong>in bastırılmış çığlığını, sanata tutunuşunu ve kadın olarak verdiği büyük mücadeleyi sahne diliyle izleyiciye aktaran güçlü bir dramatik yapı sunuyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Döneminin büyük heykeltraşı Auguste Rodin’in öğrencisi ve sevgilisi olan<strong> Camille Claudel</strong>’in, gölgede bırakılmış dehası ve yarım kalmış hayatı; taş, çamur ve tutkuyla örülü bir sahne dünyasında yeniden hayat buluyor. Oyun, <strong>Camille</strong>’in sesini satır aralarında duyuran şiirsel ve sarsıcı anlatımıyla dikkat çekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tek perdelik, 65 dakikalık dram türündeki oyunun yazarlığını ve yönetmenliğini <em><strong>Bülent Aydoslu</strong></em> üstleniyor. Oyuncu kadrosunda <em><strong>Buse Sevindik, Onur Çimen, Kemal Alkan, Damra Dinçer, Nazan Akın</strong></em> ve <em><strong>Bülent Aydoslu</strong></em> yer alıyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yapımı Boyoz Akademi Sanat Merkezi tarafından üstlenilen oyunun sanat danışmanlığını <em><strong>Sinem Şentürk,</strong></em> koreografisini Biricik Paşalı yapıyor. Sahnedeki 3D heykeller ve büstler Side Quest Epix imzası taşırken, afiş tasarımı UçFikir tarafından hazırlandı.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyun Takvimi:</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">14 Ocak 2026 Çarşamba – 20:30</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">30 Ocak 2026 Cuma – 20:30</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Temsil Yeri:</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Boyoz Akademi Sanat Merkezi – İzmir</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sanatın ve bir kadının sessiz çığlığının sahnede heykelleştiği ‘<strong>Heykele Fısıldayan Kadın’,</strong> izleyiciyi Camille Claudel’in iç dünyasına doğru unutulmaz bir yolculuğa davet ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/01/heykele-fisildayan-kadin-izmirde-sahneye-cikiyor-1768203326.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YEREL BELLEĞİN EVRENSEL DİLİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yerel-bellegin-evrensel-dili-26206</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yerel-bellegin-evrensel-dili-26206</guid>
                <description><![CDATA[Ressam Fehim Güler, son dönem çalışmalarından oluşan “Periods and Colors” adlı kişisel sergisiyle 10 Ocak’ta Evrim Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Sergi, 28 Ocak 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yerel Bellekten Evrensel Plastik Dile</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Periods and Colors, sanatçının yerel belleği evrensel bir plastik dile dönüştürdüğü son dönem üretimlerini bir araya getiriyor. Soft pastel ve yağlı boya tekniğiyle üretilen eserler, Güler’in içsel yolculuğunu ve dönüşüm sürecini yansıtırken; soyutlamaya evrilen peyzajlar aracılığıyla kişisel görsel hafızanın kültürel katmanlarla nasıl iç içe geçtiğini görünür kılıyor. Sanatçı, Doğu’nun renk ve ritim anlayışını Batı kökenli bir resim diliyle buluşturarak izleyiciye güçlü bir görsel ve düşünsel deneyim sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Soyut Peyzajlarda Kültürel Katmanlar</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fehim Güler’in yapıtları, Türkiye resim sanatının tarihsel olarak süregelen yerellik-evrensellik tartışmasına sezgisel ve sahici bir yanıt niteliği taşıyor. Batı merkezli bir sanat eğitimi altyapısına sahip olan sanatçının soyut peyzajları, ilk bakışta soyut ekspresyonist bir estetikle ilişkilendirilebilse de, kompozisyonların renk kurgusu ve ritminde Doğu’ya özgü kilim dokularının ve yöresel giysilerin izleri belirginleşiyor. Güler, yerel olanı bilinçli bir temsile dönüştürmekten ziyade, erken dönem görsel belleğinde doğal olarak yer etmiş kültürel birikimi evrensel bir resim diliyle kendiliğinden buluşturuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sezgisel Bir Dönüşüm Süreci</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu sezgisel yaklaşım, sanatçının üretimini kimlik tartışmalarının ötesine taşıyarak zamansız bir ifade alanı oluşturuyor. Periods and Colors, hem kişisel bir iç yolculuğun hem de kolektif belleğe açılan çok katmanlı bir görsel anlatının izlerini taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Galeriden Sergiye Bakış</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evrim Sanat Galerisi’nin kurucusu Betül Ketenci, sergiye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanıyor: “Fehim Güler’in Periods and Colors sergisi, yerel belleğin evrensel bir resim diliyle nasıl dönüştürülebileceğine dair güçlü bir anlatı sunuyor. Sanatçının katmanlı ve sezgisel üretimi, izleyiciyi hem kişisel hem de kültürel bir iç yolculuğa davet ediyor. Bu özel sergide sanatseverleri ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Akademik Birikimle Beslenen Çok Yönlü Bir Sanat Pratiği</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü Resim Ana Sanat Dalı mezunu olan Fehim Güler, Hacettepe Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nde grafik tasarım, görsel ve çevresel sanatlar alanlarında lisansüstü çalışmalar gerçekleştirdi. Sanat kuramı ve eleştiri alanındaki ikinci yüksek lisansını FMV Işık Üniversitesi’nde, Ekspresyonizm’in Türk resmine etkisi üzerine tamamladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2009 yılında Beyoğlu Plastik Sanatlar Derneği’ni kurarak iki dönem başkanlığını üstlenen sanatçı, uluslararası sanat kurumlarında yöneticilik yaptı; 2023 yılında Ziba Art Gallery’yi kurarak sanat danışmanlığı görevini üstlendi. Yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda karma ve kişisel sergide yer alan Güler, üretimlerini akademik birikimle besleyen çok yönlü bir sanat pratiği sürdürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sanatseverler, Fehim Güler’in yeni dönem üretimlerini bir arada görebilecekleri “Periods and Colors” sergisini 28 Ocak 2026 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi’nde ziyaret edebilirler.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/01/yerel-bellegin-evrensel-dili-1768132599.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ONUR YAĞIŞAN’DAN YEŞİLÇAM KİTABI HAZIRLIĞI</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/onur-yagisandan-yesilcam-kitabi-hazirligi-26205</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/onur-yagisandan-yesilcam-kitabi-hazirligi-26205</guid>
                <description><![CDATA[Ünlülerin avukatı Onur Yağışan, yakın zamanda Yeşilçam Sineması’nı anlatacak bir kitap çıkarmaya hazırlanıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yağışan’ın Türk sinemasının altın çağını, Yeşilçam dönemini ve bu dönemin unutulmaz isimlerini, dönemin hikâyelerini ve sinema kültürüne dair anekdotları anlatacağı belirtiliyor. Bu çalışma, Yeşilçam tarihine ışık tutmayı, özellikle sektörde emek vermiş sanatçıların hikâyelerini ve sinema mirasını gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Ayrıca Onur Yağışan, Yeşilçam emekçilerine yönelik sosyal projeler de yürütüyor; Yeşilçam oyuncuları için özel bir huzur evi kurulması girişiminde bulunduğu ve bu sayede eski sinema sanatçılarının sosyal ve maddi açıdan desteklenmesini hedeflediği bildirildi. Yağışan, Türkiye’de birçok ünlü ismin avukatlığını üstlenmiş, çeşitli hukuki ve kültürel projelere imza atan bir isim olarak tanınıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/01/onur-yagisandan-yesilcam-kitabi-hazirligi-1768131682.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DOĞU EKSPRESİ’NDE CİNAYET</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dogu-ekspresinde-cinayet-26185</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dogu-ekspresinde-cinayet-26185</guid>
                <description><![CDATA[Agatha Christie’nin polisiye edebiyatın zirvesinde yer alan başyapıtı “Doğu Ekspresi’nde Cinayet”, Ocak ayında İstanbul sahnelerinde gizem ve gerilimi doruğa taşıyor. Karlar altında ilerleyen efsanevi Doğu Ekspresi’nde işlenen esrarengiz cinayet, izleyiciyi koltuğuna çivileyen bir soruşturmayla sahneye taşınıyor. Her detayın şüpheli, her karakterin potansiyel suçlu olduğu bu unutulmaz hikâyede, usta dedektif Hercule Poirot izleyiciyi zekâ dolu bir akıl oyununa davet ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyunun yönetmenliğini ve başrollerini Atilla Şendil ve Savaş Özdural üstlenirken, sahnede sergiledikleri güçlü performanslarla da dikkat çekiyorlar. Atilla Şendil, Savaş Özdural, Romina Özipekçi, Özdemir Çiftçioğlu, Hakan Akın, Oya İnci, Ebru Karanfilci, Can Esendal, Ilgın Angın, Özgür Özdural, Hilal Yurdakul, Fatih Özacun ve Kerem Tataroğlu’ndan oluşan geniş oyuncu kadrosu, hikâyenin çok katmanlı dünyasını etkileyici bir oyunculukla canlandırıyor.Ocak ayı gösterimleri 15 Ocak Perşembe günü saat 20.30’da Süleyman Seba Kültür Merkezi’nde başlıyor. Oyun; 16 ve 17 Ocak saat 20.30’da, 18 Ocak saat 17.00’de Tiyatro Ak’la Kara sahnesinde izleyiciyle buluşuyor. Ayın ilerleyen günlerinde ise 23–24 Ocak ve 30–31 Ocak tarihlerinde saat 20.30’da, 1 Şubat Pazar günü saat 17.00’de sahnelenmeye devam ediyor. Yüksek temposu, kalabalık karakter yapısı ve son ana kadar gizemini koruyan kurgusuyla “Doğu Ekspresi’nde Cinayet”, polisiye tutkunları için kaçırılmayacak bir sahne deneyimi sunuyor. Bu trene binen herkesin bir sırrı var… Peki katil kim?</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Jan 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/01/dogu-ekspresinde-cinayet-1767617402.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DR. ÖZDEN DERE’DEN YENİ KİTAP</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dr-ozden-dereden-yeni-kitap-26146</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dr-ozden-dereden-yeni-kitap-26146</guid>
                <description><![CDATA[Akademisyen ve yazar Dr. Özden Dere’nin yeni kitabı “From Utopia to Retrotopia: Zygmunt Bauman, Dystopian Theatre and the Politics of Hope in Edward Bond’s The War Plays”, düzenlenen kitap tanıtım ve imza günü etkinliğiyle okuyucuyla buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tanıtım kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, çağdaş sosyolojinin önemli isimlerinden Zygmunt Bauman’ın akışkan modernite kavramı ve ütopya düşüncesi, İngiliz tiyatro yazarı Edward Bond’un The War Plays üçlemesi üzerinden ele alındı. Kitap, distopya tiyatrosunu yalnızca karanlık gelecek tasvirleriyle sınırlı bir anlatı olarak değil; toplumsal hafıza, etik sorumluluk ve politik bilinç üretimi bağlamında değerlendiren çok katmanlı bir yaklaşım sunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dr. Özden Dere, çalışmasında modern toplumun ütopya fikriyle kurduğu ilişkinin zaman içinde nasıl dönüşüme uğradığını tartışıyor. Bauman’ın sosyolojik çözümlemeleri ile Bond’un savaş temalı tiyatro metinleri bir araya getirilerek, umudun günümüz dünyasında nasıl politik bir anlam taşıdığına odaklanılıyor. Eserde, savaşın yalnızca fiziksel bir yıkım değil, aynı zamanda toplumsal ve ahlaki bir kırılma alanı olduğu vurgulanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Disiplinler arası bir çerçevede hazırlanan kitap; tiyatro kuramı, edebiyat eleştirisi ve sosyoloji alanlarını bir araya getiriyor. Çalışma, özellikle distopya kavramı, modern tiyatro ve çağdaş toplumsal eleştiri üzerine araştırma yapan akademisyenler ve öğrenciler için önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Aynı zamanda günümüz dünyasının krizlerini sanat ve düşünce üzerinden okumak isteyen genel okura da hitap ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“From Utopia to Retrotopia”, tiyatronun eleştirel gücünü merkeze alarak modern toplumda umut kavramının yeniden nasıl düşünülebileceğine dair kapsamlı bir perspektif sunmayı amaçlıyor. Kitap tanıtımının ardından gerçekleştirilen imza bölümünde Dr. Özden Dere, okurlarıyla bir araya gelerek kitabını imzaladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Mehmet BABAR</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 28 Dec 2025 13:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/dr-ozden-dereden-yeni-kitap-1766918766.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DOSTLARI KİTAP LANSMANINDA YALNIZ BIRAKMADI</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dostlari-kitap-lansmaninda-yalniz-birakmadi-26124</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dostlari-kitap-lansmaninda-yalniz-birakmadi-26124</guid>
                <description><![CDATA[Türk futbolunun efsane isimlerinden Tanju Çolak, bu kez sahalardan değil, kaleminden çıkan bir sürprizle sevenlerinin karşısına çıktı. Efsane golcünün “Gerçek Kral Tanju Çolak” adlı kitabı, Mor Elma Yayıncılık etiketiyle raflardaki yerini aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çolak, çocuklar için kaleme aldığı bu özel kitapla, minik okurların hayal dünyasına dokunmayı ve kendi hayat hikâyesiyle onlara ilham olmayı amaçlıyor. Tanju Çolak’ın çocukluk yıllarından başlayarak zirveye uzanan unutulmaz yolculuğunu anlatan eser; sadece bir futbol efsanesinin değil, hayallerinin peşinden koşan her çocuğun hikâyesi olma özelliği taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Azmin, inancın ve tutkunun nasıl bir başarı hikâyesine dönüştüğünü sıra dışı tasarımıyla 6–9 yaş grubu çocuklarla buluşturan Çolak, kitabında hayat derslerini sade ve samimi bir dille aktarıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ünlü&nbsp; Dostları&nbsp; Yanlız Bırakmadı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kitabın lansmanı 23 Aralık’ta Bostancı Tavacı Recep Usta’da gerçekleşti. Lansmanda Tanju Çolak’ı, futbol ve sanat dünyasından ünlü dostları Ahmet Selçuk İlkan, Gökhan Güney, Mustafa Topaloğlu,Fatih Bucak Rıdvan Dilmen, Tugay Kerimoğlu ,Ahmet Dursun,,Cüneyt Tayman,Oktay Dereli ,Ali Gültekin ve birçok yakın arkadaşı yalnız bırakmadı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Duygularını paylaştığı kısa bir konuşmanın ardından, kitabın tanıtım videosu ile duygusal anlar yaşandı Çolak kendisi için özel olarak hazırlanan pastayı dostlarıyla birlikte kesti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gecenin en duygusal ve özel anı ise Tanju Çolak’ın iki kız torunu ve oğlunun lansmanda hazır bulunması oldu. Aile mutluluğu ve dostlukların bir araya geldiği gece, katılan herkes için unutulmaz anlara sahne oldu.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Dec 2025 11:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/dostlari-kitap-lansmaninda-yalniz-birakmadi-1766564826.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>USTA İSİMLER TÜYAP’TA BULUŞTU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/usta-isimler-tuyapta-bulustu-26113</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/usta-isimler-tuyapta-bulustu-26113</guid>
                <description><![CDATA[Yapımcı ve yönetmen İhsan Taş’ın yazdığı Sihirli Piyano – Dedemin Gözyaşları adlı kitabın imza günü, 20 Aralık 2025 tarihinde 42. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı kapsamında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. İmza gününe Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Serpil Çakmaklı ve usta oyuncu Halil Ergün başta olmak üzere, oyuncu Metin Yıldırım, Mahmut Görgen, Şebnem Keskin, Tuğba Olgaç, Pınar Güven, Ayşe Keskin ve Suat Ünal katılarak İhsan Taş’a destek verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Memphis Yayınları &amp; Zin Kitap etiketiyle yayımlanan kitabın imza gününde standa yoğun ilgi gösterildi. Okurlar, kitabın yazarı İhsan Taş ile birebir sohbet etme ve eserini imzalatma fırsatı bulurken, etkinlik kısa sürede fuarın öne çıkan buluşmalarından biri haline geldi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İmza günü kapsamında satışa sunulan kitabın gelirlerinin lösemili çocuklara destek amacıyla bağışlanacağı bilgisi paylaşıldı. Etkinliğe katılan Serpil Çakmaklı’nın da bu kapsamda hatırı sayılır bir bağışta bulunduğu öğrenildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yoğun ilgi nedeniyle kitapların kısa sürede tükenmesi üzerine imza günü planlanandan erken sona erdi. Bu durum, hem kitaba hem de etkinliğin taşıdığı sosyal sorumluluk mesajına gösterilen ilgiyi açık şekilde ortaya koydu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İmza günü sonunda kısa bir değerlendirmede bulunan İhsan Taş, kitabın kendisi için özel bir anlam taşıdığını belirterek, destek veren tüm sanatçı dostlarına ve okurlara teşekkür etti.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 16:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/usta-isimler-tuyapta-bulustu-1766411012.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TASARIM, İLHAM VE SOHBET AYNI SOFRADA BULUŞTU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/tasarim-ilham-ve-sohbet-ayni-sofrada-bulustu-26108</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/tasarim-ilham-ve-sohbet-ayni-sofrada-bulustu-26108</guid>
                <description><![CDATA[Kale Fulya Showroom’da iş ve cemiyet dünyasını bir araya getiren özel davet, ilham dolu anlara sahne oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kalebodur’un tasarım odaklı vizyonu, Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay’ın ev sahipliğinde Fulya Showroom’da gerçekleşen özel bir buluşmayla bir kez daha hayat buldu. İş dünyasından ve cemiyet hayatından seçkin isimlerin katıldığı davet, sıcak atmosferi ve samimi sohbetleriyle dikkat çekti. Projehane çatısı altında Bilge Kuru’nun organizasyonuyla hayata geçirilen etkinlikte; tasarım, mimari, yaşam kültürü ve ilham veren hikâyeler aynı sofrada paylaşıldı.Geçtiğimiz ay da benzer bir buluşmaya ev sahipliği yapan Kale Fulya Showroom, bu özel davetle birlikte yaratıcı fikirlerin, iş birliklerinin ve dostane sohbetlerin buluşma noktası olmayı sürdürdü. Katılımcılar, Kalebodur’un inovasyonu merkeze alan yaklaşımı eşliğinde keyifli ve ilham verici bir deneyim yaşadı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 12:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/tasarim-ilham-ve-sohbet-ayni-sofrada-bulustu-1766397238.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İÇİNİZİ ÜŞÜTECEK EN GÜZEL KIŞ MANZARALARI</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/icinizi-usutecek-en-guzel-kis-manzaralari-26107</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/icinizi-usutecek-en-guzel-kis-manzaralari-26107</guid>
                <description><![CDATA[VENÜS Sanat Galerisi’nin geleneksel hale gelen “Kış Temalı Karma Resim Sergisi”, bu yıl 12. kez sanatseverlerle buluştu. Kışın dinginliğini, hüznünü ve aynı zamanda yenilenme duygusunu yansıtan eserler, izleyiciyi mevsimin sessiz ama güçlü atmosferiyle karşılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kış mevsimi çoğu zaman hüznün mevsimi olarak anılsa da, aynı zamanda yenilenmenin ve yeniden doğuşun da simgesi. Eski yılı geride bırakıp yeni hayallere yelken açılan bu dönemde, kış temalı resimler içimizdeki sıcaklığın değerini hatırlatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Farklı disiplinlerde, zengin doku ve renklerle üretilmiş eserlerin bir araya geldiği sergide 22 sanatçının çalışmaları yer alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sergide eserleri bulunan sanatçılar:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ahmet Oğraş, Ahmet Şadi Ardatürk, Arzu Dilek, Ayla Turan, Ayşegül Yalınbaş, Dilek Oğuz, Fatoş Bari, Fikriye Dağlarlı Sevinç, Filiz Zöngör, Fitnat Dodanlı, Gülcan Yılmazer, Hicran Alioğlu, Jale Apaydın, Lale Bakhtiary, Mücella Balyemez, Natali Aydar, Neval Güler, Seden Bolel, Sevil Arslan, Tülay Sayılgan, Zuhal Kaval. Yılbaşı kutlaması havasında, çeşitli sürprizlerle planlanan serginin açılış kokteyli 20 Aralık 2025 Cumartesi günü saat 15.00’te gerçekleştirildi. Ayrıca Mehmet Ünlü’nün Latin – Pop Nostalji müziği repertuarından oluşan melodiler de sergiye renk kattı. Sergi, 31 Aralık 2025 tarihine kadar ziyaret edilebilir. Sanat ve kışın büyüleyici atmosferini bir arada yaşamak isteyen tüm sanatseverler VENÜS Sanat Galerisi’ne davetlidir.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 12:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/icinizi-usutecek-en-guzel-kis-manzaralari-1766397196.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HEM KİTABINI HEM ŞARKISINI TANITTI</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/hem-kitabini-hem-sarkisini-tanitti-26103</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/hem-kitabini-hem-sarkisini-tanitti-26103</guid>
                <description><![CDATA[Şair' Şarkı Sözü yazarı Bestekar ve solist Aygül Yürür 2.Kitabı Ömür Çizgim ve Söz Aygül Yürür Beste Erdoğan Özer'e ait “Aşkımızla Ölüyorum” adlı şarkısının klip tanıtımıyla Atakent Müdür sahnede muhteşem bir geceye imza attı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Sinop'lu olan Yürür, yapmış olduğu eserleri ile gerek memleketi Sinop gerek tüm sevenleri tarafından ilgi odağı olurken Aygül Yürür ‘ün gecesinde, Sinop iş dünyasının seçkin isimleri yanında, STK ve birçok kurum ayrıca kuruluşun ilgisiyle renklendi. Hemşerileri tarafından hazırlanan maket gemiye işlenen Yürür ‘ün eserleri gecede büyük ilgi görürken 2. Kitabı Ömür Çizgim’i sevenlerine imzaladı.&nbsp; &nbsp;Orkestrası eşliğinde sözleri kendisine ait olan “Aşkımızla Ölüyorum” adlı şarkısının yorumu ile davetlileri mest etti. Geceye katılan birbirinden değerli sanatçı arkadaşlarının eşliğiyle tüm davetlilere muhteşem bir müzik şöleni sunan Aygül Yürür unutulmayacak bir geceye imza attı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 12:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/hem-kitabini-hem-sarkisini-tanitti-1766396786.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SHAKESPEARE’İN 400 YILLIK BİLGELİĞİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/shakespearein-400-yillik-bilgeligi-26069</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/shakespearein-400-yillik-bilgeligi-26069</guid>
                <description><![CDATA[Shakespeare’in ölümsüz trajedileri ve Truva mitolojisinin derin katmanlarını çağdaş bir dille sahneye taşıyan SPIRITUA, 21 Aralık Pazar 20.30’da Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde sahnelenecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Shakespeare’in 400 yıllık tiratları, Truva’nın kadim savaş çığlıklarıyla buluşsa ve arka fonda The Chemical Brothers’ın ritimleri yankılansa ne olur? Ortaya sadece bir tiyatro oyunu değil sahne sınırlarını zorlayan bir manifesto çıkar. Arda Aydın’ın yazıp yönettiği SPIRITUA, Shakespeare’in ölümsüz trajedileri ve Truva mitolojisinin derin katmanlarını çağdaş bir dille sahneye taşıyor. Biraderler ve İdil Türkmenoğlu yapımcılığında sahneye taşınan bu epik yolculukta, Biraderler’in sosyal girişimi Çocuk Genç Sanat Tiyatro’dan (ÇGST) 45 genç oyuncu rol alıyor. Yaşları henüz 8 ila 18 arasında değişen bu genç oyuncular yetişkin profesyonellere taş çıkartıyor. Onlar, Shakespeare’in 400 yıllık bilgeliğini, Z kuşağının bitmek bilmeyen enerjisi ve Serkan Bozkurt’un modern koreografileriyle yorumluyor. Orçun Tekelioğlu ve Murat Tunalı’nın canlı ve özgün müzik tasarımı bu buluşmaya eşlik ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MİTOLOJİ VE TEKNOLOJİ TEK VÜCUT</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sahnede Shakespeare’in güçlü metinlerine Pink Floyd, Chemical Brothers, Fatboy Slim ve Barış Manço gibi kült isimlerin müzikleri ve modern dans koreografileri eşlik ediyor. Berk Başyurt’un Yapay Zeka (AI) teknolojisiyle hazırladığı benzersiz filmler, dev ekranlardan sahneye akıyor. Mitoloji ve teknoloji, geçmiş ve gelecek, insan ve yapay zeka bu oyunda tek vücut oluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tiyatro sahnesini bir rock konserine, mitolojiyi ise dijital bir görsel şölene dönüştüren SPIRITUA, 21 Aralık Pazar 20.30’da da Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşacak. Yediden yetmişe herkesin nabzını yükseltecek 70 dakikalık bir "performans". Yıl bitmeden ruhunuzu doyurmak ve "Türk tiyatrosunda neler oluyor?" sorusuna en cesur cevabı görmek istiyorsanız bu tarihi not edin. SPIRITUA, 24 Ocak Cumartesi 20:00’da İBB Cem Karaca Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">USTA OYUNCU AYŞE KÖKÇÜ SPIRITUA SAHNESİNDE</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“USTALAR SPIRITUA SAHNESİNDE” serisi kapsamında, her ay farklı bir usta isim genç oyuncularla aynı sahneyi paylaşacak. Serinin ilk konuğu, Türk tiyatrosunun güçlü seslerinden Ayşe Kökçü. Bu buluşma, yalnızca bir usta oyuncunun gençlerle sahne paylaşması değil Türk tiyatrosunun geleceğinin prova odasında nasıl şekillendiğini sahneden izleme fırsatı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SPIRITUA’nın biletleri Bubilet, Biletix, Biletinial’da!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Künye</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazan/Yöneten: Arda Aydın</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yapım: Biraderler &amp; İdil Türkmenoğlu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çeviren: Can Doğan</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dramaturg: Hilmi Zafer Şahin</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Konsept: Arda Aydın</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyuncular: Çocuk Genç Sanat Tiyatro Oyuncuları</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müzik Tasarım ve Uygulama: Orçun Tekelioğlu / Murat Tunalı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Koreograf: Serkan Bozkurt</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Film Tasarım ve Uygulama: Berk Başyurt</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Fotoğraf: Orçun Karamustafa</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yardımcı Yönetmen / ÇGST Programlar Koordinatörü: Yonca İnal</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Afiş Tasarım: N.Cem Erutku</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yönetmen Yardımcısı: Ebru Ege</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Proje Asistanı: Yusuf Selim Ünal</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Biraderler Yapım Proje Koordinasyon: Yeter Koç / Zeynep Kutlu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">PR ve İletişim: Ela Belül / Harun Karaburç</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hakkında:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yeni nesil sahne sanatları prodüksiyon şirketi olan Biraderler Yapım, 2016 yılında kuruldu. Aynı yıl sahneye koyduğu ilk prodüksiyonu “Biraderler Cabaret”, 80’in üzerinde temsil yaparak izleyicinin büyük ilgisini kazandı. 2017 yılında, Aleksandar Popovski'nin rejisiyle sahnelenen “Bir Yaz Gecesi Rüyası”, yılın en dikkat çekici tiyatro prodüksiyonları arasında yer aldı. 2019’da Atatürk’ün insani yönünü merkeze alan Arda Aydın’ın tek kişilik performansıyla “İlelebet” adlı oyunu sahnelendi. İlelebet, aynı yıl Avrupa ve Kuzey Amerika turnelerine çıkarak uluslararası izleyiciyle de buluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2018’de Biraderler Yapım’ın sosyal girişimi olarak kurulan ÇGST – Çocuk Genç Sanat Tiyatro, çocuklar ve gençler için sahne ve oyunculuk alanında özel atölye programları geliştirdi. Aynı yıl otizmli çocuklar için açılan özel atölyenin katılımcıları, 2019’da Yonca İnal’ın yönetmenliğinde sahnelenen “Pencere” adlı oyunla ilk kez sahneye çıktı ve profesyonel oyunculuğa adım attı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çocuk ve gençlere yönelik projeleriyle öne çıkan ÇGST, 2019’da izleyicinin yönlendirmesiyle şekillenen interaktif doğaçlama çocuk oyunu “Sen Yaz Ben Oynarım”ı sahnelemeye başladı. Sen Yaz Ben Oynarım sahnelenmeye devam etmekte.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2023 yılında sahnelenmeye başlayan ve büyük ilgi gören “Dolap: Bir Gençlik Müzikali”, hem enerjik anlatımı hem de gençlik temasına getirdiği çağdaş yorumla öne çıktı. Oyun, 49. İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri’nde “Yılın En Başarılı Çocuk – Gençlik Oyunu” ödülüne layık görüldü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Biraderler Yapım, hem yetişkin hem genç izleyiciye hitap eden yenilikçi tiyatro anlayışıyla üretmeye devam ediyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 15:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/shakespearein-400-yillik-bilgeligi-1765886647.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>‘SESSİZ DİRENİŞ’SERGİSİ SANAT İZLEYİCİSİ İLE BULUŞTU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sessiz-direnissergisi-sanat-izleyicisi-ile-bulustu-26062</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sessiz-direnissergisi-sanat-izleyicisi-ile-bulustu-26062</guid>
                <description><![CDATA[Ressam Türkmen Alkan, son dönem çalışmalarından oluşan “Sessiz Direniş” isimli kişisel sergisiyle 13 Aralık’ta Evrim Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. 31 Aralık 2025 tarihine kadar ziyaret edilebilecek sergi, insanın içsel eşiğini, karanlıkla yüzleşmesini ve yeniden doğuş arzusunu odağına alıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sergide, sanatçının içsel yolculuk ve dönüşüm temalarını ustalıkla yansıttığı son döneme ait 31 eser izleyiciyle buluşuyor. Yağlı boya resimler ile kağıt üzerine karakalem ve mürekkep teknikleriyle üretilen bu eserler, açılışta sanatseverlerden büyük beğeni topladı. Türkmen Alkan, sergiye dair düşüncelerini şöyle aktarıyor “Sessiz Direniş’te izleyiciyi eşiklerden, kapılardan ve karanlık dehlizlerden geçerken hem çocuk hem yetişkin yanıyla yüzleşmeye çağırıyorum. Görünen dünyanın konforundan sıyrılıp bilinmeyene adım atmanın sancılı ama dönüştürücü bir deneyim olduğuna inanıyorum. Tuvaldeki kuru ağaç, ışık, karanlık ve yol metaforları; kentli yetişkin çocuğun kendi iç doğumuna, tabiatla yeniden kurduğu bağa ve kendi sınırlarını arama cesaretine işaret ediyor. Bu sergi, sessizliğin içindeki direnişi, kırılganlıkta saklı gücü ve kendi yolunu bulma arayışını görünür kılma çabasıdır.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evrim Sanat Galerisi’nin kurucusu Betül Ketenci ise sergi hakkında şunları söylüyor: “Türkmen Alkan’ın “Sessiz Direniş” sergisini galerimizde ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Sanatçının eşik, dönüşüm ve içsel yolculuk üzerine kurduğu derinlikli anlatı, izleyiciyi hem görsel hem düşünsel bir keşfe davet ediyor. Bu serginin, galerimizin ruhuyla da örtüşen güçlü bir iç ses ve özgün bir ifade alanı açtığına inanıyoruz. Sanatseverleri bu özel buluşmaya davet ediyoruz.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ressam Türkmen Alkan, 1976 Zara doğumlu olup, 2002 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. Sanatsal gelişiminde Kasım Koçak ve Aysu Koçak’ın atölyelerinde aldığı eğitimlerin önemli bir yeri bulunuyor. Üretimlerini İstanbul’da sürdüren Alkan, çalışmalarında içsel yolculuk, dönüşüm ve insanın eşiklerle kurduğu ilişkiyi merkezine alarak özgün bir görsel dil ortaya koyuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sanatseverler, Türkmen Alkan’ın yeni dönem üretimlerini bir arada görebilecekleri “Sessiz Direniş” sergisini 31 Aralık 2025 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi’nin yeni adresinde ziyaret edebilirler.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Dec 2025 11:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/sessiz-direnissergisi-sanat-izleyicisi-ile-bulustu-1765786778.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>‘KONKEN PARTİSİ’NİN BİLETLERİ SATIŞA ÇIKTI</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/konken-partisinin-biletleri-satisa-cikti-26061</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/konken-partisinin-biletleri-satisa-cikti-26061</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatrokare’nin merakla beklenilen yeni oyunu Konken Partisi, 27 Ocak’ta seyirciyle buluşmak için gün sayıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Nedim Saban’ın yönettiği iki kişilik duygusal komedide; on yıldır kapalı gişe oynanan Ahududu oyunuyla tiyatroya dönen Melek Baykal, Ankara sahnelerinin usta ismi Mehmet Atay rol alıyor. Mehmet Atay, provaları İstanbul ve Ankara’da devam eden bu duygusal komediyle İstanbul seyircisiyle tanışmaya hazırlanıyor. Merakla beklenen oyunun biletleri,15 Aralık Pazartesi gününden itibaren biletinial sitesi üzerinden satışa açıldı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Dec 2025 11:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/konken-partisinin-biletleri-satisa-cikti-1765786613.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SAFTİRİK’İN YARATICISI JEFF KİNNEY, TÜRK HAYRANLARIYLA D&amp;R’DA BULUŞTU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/saftirikin-yaraticisi-jeff-kinney-turk-hayranlariyla-drda-bulustu-26055</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/saftirikin-yaraticisi-jeff-kinney-turk-hayranlariyla-drda-bulustu-26055</guid>
                <description><![CDATA[Dünya çapında 300 milyondan fazla satan ve milyonlarca okurun kalbini Saftirik Greg ile fetheden yazar Jeff Kinney, 20'inci kitabı "Parti Aşkına!"nın şerefine iki gün boyunca D&R İstinyepark ve Bağdat Caddesi mağazasındaydı. Çocuklar tarafından coşkuyla karşılanan Kinney, merak edilen soruları tüm samimiyetiyle yanıtladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türkiye'nin en büyük kitap platformu D&amp;R, dünya çapında 300 milyondan fazla satan ve Time Dergisi tarafından "Dünyanın En Etkili 100 Kişisi" arasında gösterilen efsanevi yazar Jeff Kinney'i ağırladı. Efsanevi yazar, yalnızca Saftirik Greg okumaya yeni başlayan çocuklarla değil, kitaplarıyla büyüyen genç yetişkinlerle tarafından da coşkuyla karşılandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kinney, mağazada verdiği röportajda duygularını şu sözlerle ifade etti: "Harika bir deneyim yaşadım. Yüzlerce çocukla tanıştım. Bana kitaplarımın onlar için çok anlamlı olduğunu söylemeleri beni çok yükseltiyor ve bir sonraki nesil için yazmaya devam etmemi sağlıyor."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"20 kitaba ulaşacağımı asla hayal etmemiştim"</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Serinin 20'nci kitabına ulaşmasıyla ilgili sorulan soruya Kinney, samimi bir itirafta bulundu: "5 kitaba ulaşacağımı bile hiç düşünmemiştim. Bu yüzden hepsi benim için bir sürpriz. Kitaplarımı okuyan çocuklarla tanışmayı çok seviyorum. Henüz doğmamış çocukların da kitaplarımı okuyacağını bilmek beni heyecanlandırıyor. Bu yüzden yazmaya devam edebiliyorum."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dünya değişir, Greg değişmez</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çocukların merak ettiği konulardan biri de Greg'in karakterinin yıllar içinde değişip değişmediğiydi. Kinney bu soruya ilginç bir yanıt verdi: "Greg bir çizgi karakter olduğu için fazla değişemiyor. Ama etrafındaki dünya değişiyor."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazar, gerçek hayattan ilham aldığı hikayeleri de paylaştı: "İlk kitaptaki birçok hikaye yaşamımda benim başıma geldi. Greg bir çizgi karakter olsa da, o benim deneyimlerime benziyor."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türk okurlardan tam not</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Etkinliğin sonunda bir hayranı, tüm seriyi bitirip tekrar okuduğunu söyleyince Kinney'in duygulandığı gözlendi: "Çok teşekkür ederim. Bu benim için çok anlamlı. Tekrar okumaya değer bulduğunuz için mutluyum. Türk okurlarla buluşmaktan büyük keyif aldım. Çocukların sorduğu sorular gerçekten harika. Türkiye'de olmak harika" sözleriyle etkinliği noktaladı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 13 Dec 2025 10:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/saftirikin-yaraticisi-jeff-kinney-turk-hayranlariyla-drda-bulustu-1765610444.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MEHMET MERT TÜYAP&#039;TA OKURLARIYLA BULUŞUYOR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/mehmet-mert-tuyapta-okurlariyla-bulusuyor-26053</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/mehmet-mert-tuyapta-okurlariyla-bulusuyor-26053</guid>
                <description><![CDATA[GAZETECİ Mehmet Mert, 42. İstanbul Kitap Fuarı kapsamında düzenlenecek söyleşi ve imza günü programıyla 14 Aralık Pazar günü TÜYAP’ta okurlarıyla bir araya geliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazar 30 yılı aşkın süredir gazetecilik yapan, yazıları ve haberleri ile ömrünü mesleğe adayan <strong>Damga </strong>Gazetesi İmtiyaz Sahibi <strong>Mehmet Mert</strong>'in Yediveren Yayınları etiketiyle yayınlanan&nbsp; ilk kitabı 'Manşete Giden Yol' çıktı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">14 Aralık'ta TÜYAP'ta</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gazeteci <strong>Mehmet Mert,</strong> 14 Aralık'ta 2. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı'nda okuyucularıyla imza ve söyleşi programında buluşmaya hazırlanıyor. <em><strong>“Günümüz Medyası ve Etkileri”</strong></em> konulu söyleşi, Büyükada Salonu'nda saat 11.00'de yapılacak.&nbsp; Söyleşide, medyanın toplumsal etkileri ve habercilikte dijitalleşmeyle birlikte yaşanan dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. Söyleşinin ardından yapılacak imza töreni ise Yediveren Yayınları'nın 7. salon&nbsp;</span></span><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">723 numaralı standında saat 12:00- 15:00 saatleri arasında gerçekleşecek.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Genç medyacılar için yol haritası</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Mesleğe yeni başlayanlar ve meraklı olanlar için adeta bir başucu kitabı olan <em><strong>Manşete Giden Yol</strong></em>'da ,<strong> 'Gazeteciliğin Etik Değerleri',</strong> 'Gazetecilikte İşsizlik Kaygısı', 'Dijital Çağda Gazetecilik' gibi&nbsp; konularla hem gazeteciliğin yapıtaşları, hem de geleneksel ve yeni medyanın da karşılaştırması da yapılıyor.&nbsp; Kitapta, Gazeteci <strong>Mehmet Mert</strong>'in mesleği ve özel hayatı ile ilgili de 'Anılar' bölümünde dikkat çekici kısa hikayeler bulunuyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">'Ciddi emek ve sorumluk var'</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Mehmet Mert, tüm kitapseverleri&nbsp; 42. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı'nda ki söyleşi ve imza programına davet ederek <strong>Manşete Giden Yol'</strong>un ortaya çıkış sürecini, vermek istediği mesajı anlattı. Mert, <em><strong>“Bu kitapta manşetin sadece bir başlık olmadığını, arkasında ciddi bir emek, sorumluluk ve vicdan bulunduğunu anlatmaya çalıştım. Habercilik, hız kadar doğruluk da ister. Manşete Giden Yol, bu mesleğe adım atanlara yol gösterici bir çalışma oldu.</strong></em>” dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Günümüz medyasının dijitalleşmeye birlikte büyük bir dönüşümden geçtiğine de dikkat çeken <strong>Mert</strong>, <strong>“Bugün haber çok hızlı yayılıyor ama aynı hızda unutuluyor. Ben bu kitapta, kalıcı ve güvenilir haberciliğin nasıl mümkün olabileceğini, mesleki deneyimlerim üzerinden aktardım”</strong> ifadelerini kullandı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Dec 2025 12:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/mehmet-mert-tuyapta-okurlariyla-bulusuyor-1765532956.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KALPTEN KALBE UZANAN YOLCULUK</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kalpten-kalbe-uzanan-yolculuk-26051</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kalpten-kalbe-uzanan-yolculuk-26051</guid>
                <description><![CDATA[Maneviyatı, teslimiyeti ve ilahi aşkı şiirsel bir dille anlatan Zeynep Özbudak, ilk kitabı “Zeynep’i Mevla” ile okurları kalpten kalbe uzanan bir yolculuğa davet ediyor. Eser, yazarın Rabbine duyduğu aşkı ve içsel arayışını samimi bir dille yansıtırken, her satırında okuyucuya ortak bir gönül sesi olmayı hedefliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Zeynep Özbudak, kitabın ortaya çıkış sürecini şu sözlerle ifade ediyor: “Bu kitap Rabbime duyduğum aşkın, teslimiyetin ve arayışın iziydi. İstedim ki yalnızca benim sözlerim değil; Allah aşkına dokunan her yüreğin ortak sesi olsun. Aslında ‘Zeynep’i Mevla’ herkese bir çağrıdır… Kalpten kalbe, gönülden gönüle Mevlâ’ya doğru bir yolculuk şiiridir.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Duygusal derinliği, yalın dili ve içsel mesajlarıyla dikkat çeken Zeynep’i Mevla, maneviyat arayışında olan tüm okuyuculara rehber niteliğinde bir eser sunuyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Zeynep’i Mevla kitabının satışı yalnızca yazarın resmi Instagram hesabı üzerinden yapılmaktadır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Dec 2025 10:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/kalpten-kalbe-uzanan-yolculuk-1765524149.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>FLAMENCO RUHU TÜRK MÜZİĞİ İLE BULUŞUYOR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/flamenco-ruhu-turk-muzigi-ile-bulusuyor-25974</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/flamenco-ruhu-turk-muzigi-ile-bulusuyor-25974</guid>
                <description><![CDATA[Flamenco dansçısı Çiğdem Kurtuluş, Flamenco’yu Türk Müziği’nin unutulmaz eserleriyle buluşturuyor. İzleyiciler, program süresince Türk Sanat Müziği ile Flamenco’nun eşsiz uyumuna tanıklık ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kimi zaman eğlenceli, kimi zaman hüzünlü şarkılar eşliğinde sahneye çıkan Çiğdem Kurtuluş, dansıyla izleyicilere unutulmaz bir gece yaşatmayı vadediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gösteri, 27 Kasım’da Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi’nde saat 20.30’da başlayacak. Çiğdem Kurtuluş’a bu özel gecede Solist Ezgi Gürbüz, Cajonda Kerem Kırca, Kanunda Erdem Özkıvanç ve Gitarda Fırat Dağıdır eşlik edecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aynı zamanda bir bilet alana 2. Bilet ücretsiz verilecek.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Nov 2025 13:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/11/flamenco-ruhu-turk-muzigi-ile-bulusuyor-1764067222.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>FUNDA KARAYEL, OKURLARIYLA D&amp;R AKMERKEZ’DE BULUŞTU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/funda-karayel-okurlariyla-dr-akmerkezde-bulustu-25973</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/funda-karayel-okurlariyla-dr-akmerkezde-bulustu-25973</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci Funda Karayel, büyük ilgi gören ilk kitabı "Rota Bilinmez" ile D&R mağazaları ev sahipliğinde imza günlerine devam ediyor. D&R Akmerkez mağazasındaki imza gününe büyük ilgi gösteren okurlar uzun kuyruklar oluştururken Mehmet Dinçerler, Selma Türkeş, Nur Sirmen, Ceyhun Yılmaz gibi ünlü isimler de Karayel’i bu özel gününde yalnız bırakmadı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">D&amp;R, sevilen yazarlarla okurlarını buluşturmaya hız kesmeden devam ediyor. Gazeteci ve yazar Funda Karayel, “Rota Bilinmez” kitabının imza günü için bu kez D&amp;R Akmerkez mağazasında okurlarıyla bir araya geldi. TK Yayınları’ndan çıkan ilk deneme-öykü kitabı “Rota Bilinmez”i imzalayan Karayel’e ilgi yoğundu; mağaza içinde uzun kuyruklar oluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gün boyunca sıcak ve samimi sohbetlerin yaşandığı etkinlikte Funda Karayel’i, okurlarının yanı sıra Çiçek Güney, Güran Gökyay, Sema Sipahioğlu, Mehmet Dinçerler, Selma Türkeş, Nur Sirmen, Ceyhun Yılmaz gibi isimler de yalnız bırakmadı. Karayel, imza gününde hem okurlarıyla hem de dostlarıyla doyasıya sohbet ederek kitabının yolculuğunu ve ilham aldığı anları paylaşma fırsatı buldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yolculukların arasında bir iç seyahat</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Rota Bilinmez, okuru yalnızca dünyanın havalimanlarına değil, insan ruhunun ara duraklarına da götüren bir kitap. Funda Karayel’in gözlem gücüyle harmanladığı deneme-öyküler, terminal kalabalıklarını hayatın geçiş anlarıyla buluşturuyor. Geciken uçuşların sabrı, vedaların ağırlığı, kaybolan bavulların sembolizmi… Her hikâye, görünmeyen bir kapıyı aralayarak insanın kendi içindeki rotayı keşfetmesine eşlik ediyor. Karayel’in satırları, bir yerden başka bir yere değil; bir hâlden başka bir hâle evrilmenin izlerini sürüyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Nov 2025 11:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/11/funda-karayel-okurlariyla-dr-akmerkezde-bulustu-1764059659.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BİN YILLIK YOLCULUK’ İÇİN BULUŞTULAR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/bin-yillik-yolculuk-icin-bulustular-25960</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/bin-yillik-yolculuk-icin-bulustular-25960</guid>
                <description><![CDATA[“Bin Yıllık Yolculuk” romanıyla dikkatleri üzerine çeken gazeteci-yazar Halis Ayyıldız tarihi ve macera romanı tutkunlarının buluştuğu bir söyleşi ve imza günüyle üç yıllık titiz bir çalışmanın ürünü olan eserini tanıttı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kitapseverlerin son yıllardaki buluşma adreslerinden Frankeştayn Kitabevi’nde gerçekleşen söyleşi ve imza gününde Halis Ayyıldız “Bin Yıllık Yolculuk” romanının şifrelerini paylaşırken okurları zamanda yolculuğa çıkardı. Haçlı Seferlerinin başlangıcı ve bitişi sırasında Doğu ve Batı dünyasındaki karışıklıkların odağındaki kadim bir kitabın bin yıl boyunca oradan oraya sürüklendiği noktalardaki serüvenini meraklılarla paylaşan Halis Ayyıldız, romanın temel noktalarından biri olan İznik Konsili ve Teslis inancıyla ilgili de tarihin tozlu raflarında unutulmuş bilgiler verdi. Söyleşinin moderatörlüğünü Gönül Üsnet Jilani üstlenirken, epik fantezi romanlarıyla tanınan Orkun Uçar da söyleşide “Bin Yıllık Yolculuk” ile ilgili görüşlerini paylaştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;ESER, DİNLER TARİHİ KADAR ESKİ BİR TARTIŞMAYA ODAKLANIYOR!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“Bin Yıllık Yolculuk”, dinler tarihi boyunca gündemden hiç düşmeyen kadim bir tartışmayı merkezine alıyor: İlahi müjde nedir, gerçek mesaj nedir? Roman, İsa’nın çarmıha gerilmesinden sonra havarisi Aziz Petrus’un kaleme aldığı ve yüzyıllar boyunca gizlenen VERUM NUNTIUM (Gerçek Mesaj) adlı kitabın peşine düşen bir tur rehberinin macerasını anlatıyor. Bizans uzmanı Mustafa Kazancı’nın Kariye Müzesi’nde tesadüfen bulduğu bir şifre, onu iki bin yıllık bir sırla yüz yüze getiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Dört ayrı zaman diliminde geçen roman, tarihsel gerçekler ve kurgusal unsurları harmanlayarak okuru hem İstanbul’un kadim sokaklarında hem de Avrupa’nın gizemli köşelerinde sürükleyici bir yolculuğa çıkarıyor. Simbolojik detaylar, din eleştirisi ve gerilim dolu bir kurgu, romanı klasik tarih-macera kitaplarından ayırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;ROMAN İSTANBUL’UN ÇOK KATMANLI&nbsp; KÜLTÜREL MİRASINA ODAKLANIYOR!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Gazeteci - yazar Halis Ayyıldız 30 yıllık birikimiyle kaleme aldığı bu eserde, İstanbul’un çok katmanlı kültürel mirasını vurguluyor. Çocukluğunu Kariye çevresinde geçiren yazar, şehrin yalnızca bir İslam başkenti değil, üç büyük imparatorluğun mirasına sahip bir dünya başkenti olduğunu hatırlatıyor. Roman, bu perspektifle hem tarih hem de günümüz için farklı bir bakış açısı sunuyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 14:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/11/bin-yillik-yolculuk-icin-bulustular-1763812249.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ’NDE FIRSAT EŞİTLİĞİ ÇAĞRISI</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dunya-cocuk-haklari-gununde-firsat-esitligi-cagrisi-25956</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dunya-cocuk-haklari-gununde-firsat-esitligi-cagrisi-25956</guid>
                <description><![CDATA[Dünya Çocuk Hakları Günü, bu yıl Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ev sahipliğinde ve dünyaca ünlü piyanist, besteci Fazıl Say’ın desteğiyle unutulmaz bir buluşmaya sahne oldu. “Bir Nota, Bin Umut” temasıyla düzenlenen özel konserle, çocukların temel hakkı olan fırsat eşitliğine dikkat çekildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Erken çocukluk eğitimi alanında Türkiye’nin önde gelen kuruluşu Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde çocukların geleceğine umut olan özel bir etkinliğe imza attı. Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, AÇEV’e destek amacıyla “Bir Nota, Bin Umut” konserini gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Konserde, Fazıl Say’ın etkileyici performansına, flüt sanatçısı Aslıhan And Say ve mezzosoprano Seda Kırankaya da eşlik etti. Gecenin en özel anlarından biri Vakfın, Say’a teşekkürlerini sunmak için hazırladığı sürpriz oldu. Çocukların, Say’ın Nazım Oratoryosu’ndan “Kız Çocuğu” eserini yorumladığı özel video, sanatın çocuklara ilham verme potansiyelini ortaya koydu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">30 Yılın Işığında AÇEV</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Vakfın kuruluşundan bugüne uzanan yolculuğunun da aktarıldığı gecede, Burçak Üzen yönetmenliğinde hazırlanan AÇEV belgesel filmi ve aynı zamanda Vakfın sanal sergisi ilk kez izleyiciyle buluştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gecenin bir diğer sürprizi AÇEV’in 30 yıllık yolculuğunu anlatan ve Bahar Çuhadar tarafından yayına hazırlanan “Kökler ve Kanatlar: AÇEV’in Öyküsü” isimli kitabın tanıtımı oldu. Erken çocukluk eğitimine kendini adayan bir kurumun ve o kurumu var edenlerin inanç dolu yolculuğunu anlatan kitap, gecede misafirlere hediye edilirken, aynı zamanda satışa sunulduğunun müjdesi de verildi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kitabı almak, belgesel filmi izlemek ve sanal sergiyi gezmek isteyen herkes, www. acev. org adresinden “30 Yılın Işığında AÇEV” sayfasını ziyaret edebilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Bir Nota, Bin Umut” konseri, AÇEV’in kuruluşundan bu yana savunduğu her çocuğun hayata eşit fırsatla başlama hakkını bir kez daha hatırlatırken, sanatın toplumsal dönüşüm gücünü de gözler önüne serdi. Her nota, bin çocuğa umut oldu; her melodi, fırsat eşitliği için bir çağrıya dönüştü.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 12:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/11/dunya-cocuk-haklari-gununde-firsat-esitligi-cagrisi-1763804207.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SEVGİ KELEŞ&#039;TEN YENİ KİTAP</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sevgi-kelesten-yeni-kitap-25947</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sevgi-kelesten-yeni-kitap-25947</guid>
                <description><![CDATA[Kişisel gelişim alanında etik duruşuyla tanınan, yaklaşımındaki samimiyet ve dinginlikle geniş bir okur kitlesinin güvenini kazanan Sevgi Keleş, 2025 yılına ardı ardına yayımladığı çalışmalarıyla damgasını vuruyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hem yurt içinde hem uluslararası alanda yürüttüğü seminerler, pozitif yaklaşımı temel alan modern anlatımı ve mütevazı yaşamının içtenliği, kendisini bu alanın öne çıkan isimlerinden biri hâline getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İLİŞKİ FREKANSI KİTABINA BÜYÜK İLGİ</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Keleş’in en son yayımlanan kitabı “İlişki Frekansı”, okur tarafından yayınlandığı hafta itibarıyla yoğun ilgi gördü. İlişkilerin duygu, bilinç ve karşılıklı uyum eksenindeki doğasını sadeleştirmeden, herkesin erişebileceği bir dille anlatması; kitabı geniş bir kesim için anlaşılır, ilham veren ve günlük yaşama katkı sunan bir kaynağa dönüştürdü. Keleş, gerçek bir ilişki deneyiminin yaşamı nasıl genişletebileceğini ve iki kişinin birbiriyle uyumlandığında ortaya çıkan yüksek etkiyi kendi bakış açısından şu şekilde ele alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Son yıllarda içerikleriyle dikkat çeken, "Sarkaç – Denge ve Akışta Kalmanın Sırrı”, “Sevgi Ötesi Enerji”,“Mucize Hafta Planlayıcı”,“Her Gün Bir Mucize” ve büyük ilgiyle satışa çıkan “Sarkaç Kartları”. 2025 boyunca hem kitaplarının gördüğü ilgi hem de seminerlerinin uluslararası çapta büyüyen talebi, Sevgi Keleş’i çağdaş kişisel gelişim sahnesinin dikkatle takip edilen isimlerinden biri yaptı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 20 Nov 2025 10:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/11/sevgi-kelesten-yeni-kitap-1763625448.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TARİHİ HAMAMDA ZAMANI AŞAN BİR SANAT YOLCULUĞU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/tarihi-hamamda-zamani-asan-bir-sanat-yolculugu-25945</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/tarihi-hamamda-zamani-asan-bir-sanat-yolculugu-25945</guid>
                <description><![CDATA[Canlı heykel çalışması ve tarihî dokunun birleştiği sergi, 20 Kasım’dan itibaren Hüsrev Kethüda Hamamı’nda ziyaret edilebilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı, çağdaş sanatın büyüleyici bir evrene dönüştüğü özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Kültür ve sanat dünyasının merakla beklediği “Kain’at” sergisi, Seyed Davoud’un yeni eserlerinden oluşan kapsamlı bir seçkiyle 20 Kasım 2025 Perşembe günü saat 19.00’da kapılarını açıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hector Art Gallery himayesinde düzenlenen sergi, Ortaköy’ün kalbinde yer alan Mimar Sinan eseri Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı’nın mistik atmosferinde sanatseverleri çok katmanlı bir deneyime davet ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Taş, Işık ve Sessizliğin İçinde Yeni Bir Evren</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Kain’at”, yalnızca bir resim sergisi olarak değil; görsel, işitsel ve duygusal öğelerin birlikte hareket ettiği, yaşayan bir evren olarak tasarlandı. Açılış gecesinde Mehmet Taylan’ın canlı müziği mekânın atmosferini zenginleştirirken, Seyed Davoud sergi boyunca her gün iki saat sürecek canlı heykel çalışmasıyla bir ağaç formunu adım adım şekillendirecek. Bu süreç, izleyicilere sanatın oluşumuna yakından tanıklık etme fırsatı sunacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Serginin Kavramsal Çekirdeği: “Özgür Atlar Zamanı”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Serginin küratöryel metni, insanlık tarihinin en kadim imgelerinden biri olan at üzerinden şekilleniyor. Atın, insanlığın ilerleyişindeki taşıyıcı rolünü bugünün çağdaş duygusal yükleriyle buluşturan Davoud, daha önce hiçbir platformda paylaşmadığı resimleri, dramatik ve çarpıcı renk paletiyle hafıza, duygu ve sembolizmi yoğun bir katman hâline getiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Küratör Mehmet Lütfi Şen, sergiyi şu sözlerle tanımlıyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Sanatçının çağdaş atlarının karşısında geçirilen zaman, insanın kendi özüne dönmesini imleyen büyülü bir atmosfer yaratıyor. Atların taşındığı yer ile izleyicinin içindeki yüklerin hafiflediği yer hizalanıyor.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Umut Oğuz’un Estetik Dokunuşu</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Kain’at” sergisinin yaratıcı ekibinde önemli bir rol üstlenen başarılı oyuncu Umut Oğuz, projenin sanat yönetmenliğiyle serginin atmosferini dönüştüren isim oldu. Oğuz, tarihsel belleği güçlü Hüsrev Kethüda Hamamı’nın ruhunu, Davoud’un çağdaş eserleriyle bütünleştirerek sergiye özgün bir sahne dili kazandırdı. Mekân tasarımından ışık düzenine kadar birçok unsuru titizlikle kurgulayan Oğuz, “Kain’at”ın izleyiciyle kuracağı duygusal bağı güçlendiren estetik bir bütünlük yarattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tarihi Mekânın Ruhuyla Bütünleşen Çağdaş Bir Proje</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mimar Sinan’ın imzasını taşıyan Hüsrev Kethüda Hamamı, serginin kavramsal dokusunu güçlendiren bir atmosfer sunuyor. Taşın dokusu, hamamın sessizliği ve mekânın tarihsel belleği; Davoud’un resimleriyle birleşerek izleyiciyi zamanlar arası bir sanat yolculuğuna çıkarıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Seyed Davoud Kimdir?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1991 yılında İran’ın Erdebil kentinde doğan Seyed Davoud, resim, heykel ve müzik alanlarında eğitim aldı. İran’daki kişisel ve karma sergilerinin ardından 2018’de Türkiye’ye yerleşti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugüne kadar birçok ülkede projelere katılan, pek çok serginin küratörlüğünü üstlenen sanatçı, aynı zamanda UNESCO’nun resmî ortağı IAA/AIAP’ın İran, Azerbaycan ve Suriye temsilciliğini sürdürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Eserleri Türkiye, İran, Azerbaycan ve Avrupa’nın birçok şehrindeki koleksiyonlarda yer almaktadır. İstanbul’da sanatçı, küratör ve araştırmacı olarak üretimlerine devam ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergi Bilgileri</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergi Adı: Kain’at</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatçı: Seyed Davoud</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hector Art Gallery Sanat Yönetmeni: Mehmet Uçak</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanat Yönetmeni: Umut Oğuz</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Küratör: Mehmet Lütfi Şen</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Açılış: 20 Kasım 2025, Perşembe – 19.00</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Süre: 20 Kasım – 14 Aralık 2025</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mekân: Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı – Ortaköy</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ziyaret Saatleri: 10.00–18.00 (Her gün)</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 12:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/11/tarihi-hamamda-zamani-asan-bir-sanat-yolculugu-1763544880.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DON KİŞOT İLE SANATSEVERLERİN KARŞISINA ÇIKIYOR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/don-kisot-ile-sanatseverlerin-karsisina-cikiyor-25910</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/don-kisot-ile-sanatseverlerin-karsisina-cikiyor-25910</guid>
                <description><![CDATA[Miguel de Cervantes’in aynı ismi taşıyan romanından bale sahnesine aktarılan, yüksek seviyedeki bale tekniğiyle dünyaca ünlü toplulukların repertuvarlarında değişmez bir yeri olan Don Kişot balesini, kuruluşunun ikinci sezonunda İstanbul Genç Bale Topluluğu sahneye taşıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ludwig Minkus’un bestesi, Marius Petipa’nın koreografisi ile Kuzey Makedonya Opera ve Balesi sanat yönetmeni, balerin, koreograf Olga Pango tarafından sahneye konan eser, müziklerindeki melodi zenginliği, İspanyol kültürünün renkli ve heyecan verici etkisiyle klasik bale dünyasının en pırıltılı ve ihtişamlı eserlerinden biri olarak bu sezon İstanbul Genç Bale Topluluğu’ nun repertuvarına katılıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dünyada ‘’Junior Ballet’’ olarak bilinen ‘’Genç Bale Topluluğu’’ konsepti; ölümsüz klasik bale eserlerini icra etmek üzere, dünyada yıldızı parlayan genç bale sanatçılarını bir araya getirmeyi amaçlıyor. Ülkemizde ilk kez geçtiğimiz yıl kurulan İstanbul Genç Bale Topluluğu, bu sanat sezonunda Don Kişot balesi için Türkiye, Rusya, Makedonya, Japonya, Kanada, Belçika, Almanya’dan yetenekli genç bale sanatçılarını bir araya getiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İstanbul Genç Bale Topluluğu’nun 22 Kasım, saat:20.00’de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde prömiyerini gerçekleştireceği Don Kişot Balesinde Kitri’ yi Moskova Stanislavski Bale Tiyatrosu’nun prima – baş balerini Anastasia Limenko, Basil’i yine Moskova Stanislavski Bale Tiyatrosu dansçılarından Artur Mkrtchyan dans edecekler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Provalarının yaklaşık 3 aydır sürdüğü Don Kişot balesinin sahne dekorları ve kostümleri Mayo Store tarafından hazırlanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İstanbul Genç Bale Topluluğu, 22 Kasım’ da saat 20.00’ de gerçekleşecek prömiyer öncesi aynı gün saat 13.00’de ve 23 Kasım’da saat 13.00 ve 18.00 ‘de Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde Don Kişot’u bale severlerle buluşturmaya devam edecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İstanbul Genç Bale Topluluğu ayrıca, Aralık ayında geçtiğimiz sanat sezonunda büyük ilgi gören Fındıkkıran balesini yine Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde sanatseverlere sunacak. Eserin temsil tarihleri; 27 Aralık, saat: 20.00, 28 Aralık, saat: 13.00 ve 18.00, 3 Ocak, saat: 13.00 ve 20.00, 4 Ocak, saat: 13.00 ve 18.00 olarak belirlendi ve satışa çıktı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Nov 2025 13:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/11/don-kisot-ile-sanatseverlerin-karsisina-cikiyor-1762944934.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DELİLİK VE SOYLULUK KAVRAMLARI YENİDEN YORUMLANIYOR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/delilik-ve-soyluluk-kavramlari-yeniden-yorumlaniyor-25893</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/delilik-ve-soyluluk-kavramlari-yeniden-yorumlaniyor-25893</guid>
                <description><![CDATA[Ünlü Rus yazar Nikolai Gogol’un ikonik eseri “Bir Delinin Hatıra Defteri”, Türkiye’de ilk kez bir kadın oyuncu tarafından uyarlanarak sahnelendi. Deneyimli oyuncu Burcu Bilmen’in yorumuyla hayat bulan oyun, dün gece Duru Tiyatro’da seyirciyle buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Cinsiyet ayrımı yapmaksızın insani bir perspektiften deliliğe uzanan yolu mizah dolu bir trajediyle işleyen eser, izleyicilere rütbe ve zenginliğin gerçek anlamını düşündürdü. Günümüz çağında trajedinin en komik hali, kadın eliyle sahnede hayat buldu. Bilmen’in kadın perspektifi, esere taze bir soluk getirerek tiyatro tarihine not düştü.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Burcu Bilmen: Tiyatro ve Eğitimde Deneyimli Sanatçı</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1981 İstanbul doğumlu Bilmen, İstanbul Şehir Tiyatroları genç ekibinde başlayıp İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda Dramaturji eğitimi aldı. Medya, reklam ve festival koordinatörlüğü deneyimlerinin yanı sıra oyun yazarlığı ve yaratıcı drama eğitmenliği yaptı. Halen danışmanlık ve eğitmenlik faaliyetlerine devam ediyor.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ustalardan İlham: 25 Yıl Sonra Sahne Dönüşü</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Büyük ustalar Genco Erkal ve Can Gürzap’ın eski öğrencisi olan Burcu Bilmen, 25 yıl aradan sonra sahneye dönerek bu özel uyarlamayı sahneledi. Oyun, sıradan bir çalışanın soylu ve zengin olma hayalini kendi tezleriyle yorumlayarak deliliğe uzanan yolu akıllara durgunluk verici bir şekilde işliyor. Duru Tiyatro’da gerçekleşen etkinlikte tiyatro severler Burcu Bilmen’i ayakta alkışladı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 08 Nov 2025 10:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/11/delilik-ve-soyluluk-kavramlari-yeniden-yorumlaniyor-1762588286.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>500&#039;ÜNCÜ KEZ SENİNLE EVLENİRMİYİM?</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/500uncu-kez-seninle-evlenirmiyim-25862</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/500uncu-kez-seninle-evlenirmiyim-25862</guid>
                <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun efsane komedilerinden SENİNLE EVLENİR MİYİM? 4 Kasım 2025 günü Adana Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde 500. kez sahnelenecek. Bu Tiyatro çatısı altında kendi rekorlarını yeniden kıran yazar ve oyuncu Barbaros Uzunöner, en zoru başarıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türkiye’nin tüm şehirlerini gezen bu komedi oyunu neredeyse tüm Türkiye’yi güldürmüş olacak. Melda Gür ve Barbaros Uzunöner‘in rol aldığı bu ilişkiler komedisi sahnelendiği 2011 yılından beri güldürmeye devam ediyor. Yeni sezonda yurtdışında da seyirciyle buluşacak olan oyun tiyatromuzun rekor sayıda sahnelenen oyunlarından biri oluyor. Melda Gür “Sahnede müthiş bir uyumumuz var. Seyirciler bu uyumu ve sahnede bizim eğlendiğimizi fark ediyorlar ve böylece daha da çok oyunun içine girerek bizimle birlikte eğleniyorlar. Güçlü bir metin ve iyi bir sahne kurgusuyla oyun tüm seyircilerin beğenisini kazanıyor. Bence bu oyun daha nice rekorlar kırar “dedi. Oyunun yazarı ve oyuncusu Barbaros Uzunöner ise şöyle söylüyor “Güzel ülkemizin tüm şehirlerinde seyirciler ile buluştuk. Neredeyse tüm Türkiye’yi güldürdük. Oyunun bir özelliği var gelen seyirciler tekrar geliyorlar. Ve biz bunun farkında olduğumuz için oyunumuzu devamlı yeniliyoruz ve komedi dozunu arttırıyoruz. Melda Gür ile sahnede oynamak büyük bir rahatlık veriyor bana “dedi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Nov 2025 10:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/11/500uncu-kez-seninle-evlenirmiyim-1762155167.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EVRİM SANAT GALERİSİ &quot;IV&quot; İLE İZLEYİCİYİ BÜYÜLEDİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/evrim-sanat-galerisi-iv-ile-izleyiciyi-buyuledi-25860</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/evrim-sanat-galerisi-iv-ile-izleyiciyi-buyuledi-25860</guid>
                <description><![CDATA[Sanat dünyasının merakla beklediği "IV" karma sergisi, 1 Kasım'da Evrim Sanat Galerisi'nin yeni Caddebostan'daki mekanında görkemli bir açılışla sanatseverlerle buluştu. Yalçın Gökçebağ, Gözde Atlas, Mümin Candaş ve Günsu Saraçoğlu'nun eserlerinden oluşan sergi ile galerinin 2025 kış sezonunu merhaba dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Açılışta; sanat eleştirmenleri, koleksiyonerler, sanatseverlerden ve basın mensuplarından oluşan kalabalık bir davetli topluluğu, dört usta sanatçının eserleri başında derin bir estetik diyaloğa tanıklık etti. Tuval, karışık teknik, soyut ve figüratif gibi farklı disiplinlerde üretilmiş eserler, sanatın birleştirici gücünü gözler önüne sererek izleyicilere çok katmanlı ve unutulmaz bir deneyim yaşattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergi, ismini hem bir araya gelen “IV”(dört) sanatçıdan hem de Roma rakamlarındaki "IV" sembolünün taşıdığı klasik ve zamansız çağrışımlardan alıyor. Bu çatı altında, geleneksel ile çağdaş, soyut ile somut arasındaki gerilim ve uyum, seçkin eserler aracılığıyla yeniden yorumlanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Açılışta bir konuşma yapan Evrim Sanat Galerisi’nin kurucusu Betül Ketenci, "Sanatın evrimine tanıklık etmek ve onun bir parçası olmak için çıktığımız bu yolda, yeni mekanımızda sizlerle buluşmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu gece yaşadığımız yoğun ilgi, verdiğimiz sözün ne kadar doğru olduğunu gösterdi. “IV” sergisi, bizim için sadece bir sezon açılışı değil, aynı zamanda sanatseverlere verdiğimiz yeni bir taahhüttür. Bu özel buluşmada, her biri alanında çok değerli dört sanatçımızın eserlerini bir araya getirerek, izleyicilere zengin ve sarsıcı bir deneyim yaşatmayı hedeflemiştik ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz" dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatın kalbinin attığı yeni adresinde büyük beğeni toplayan "IV" Karma Sergisi, 19 Kasım 2025 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi'nde ziyaret edilebilecek.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Nov 2025 10:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/11/evrim-sanat-galerisi-iv-ile-izleyiciyi-buyuledi-1762154999.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİYATROSEVERLERE MÜJDE</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/tiyatroseverlere-mujde-25858</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/tiyatroseverlere-mujde-25858</guid>
                <description><![CDATA[Okan Karacan’ın öncülüğünde hazırlanan “Yanlış Anladın Şekerim  Malikane 698” adlı yeni tiyatro oyunu, 2025–2026 sezonuna bomba gibi giriş yapıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Niyazi Gezer, Çetin Kahraman, Rezzan Türkoğlu, Alican Karacan, Gülşah Burma, Tuğçe Beste ve Viran’ın rol aldığı yapım, Beşiktaş Belediyesi’nin sezon açılışı kapsamında sahnelenecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türkiye genelinde belediye ve valiliklerden yoğun ilgi gören oyun, daha şimdiden yılbaşına kadar tüm biletlerini tükenme noktasına getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aile komedisi türündeki 50 dakikalık bu keyifli performans, argosuz ve yüksek tempolu mizahıyla her yaştan izleyiciye kahkaha dolu anlar yaşatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Malikanede geçen eğlenceli hikâyede, yanlış anlaşılmalarla başlayan tatlı bir yalan, izleyiciyi sürpriz bir finale götürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Okan Karacan’ın mizah anlayışıyla şekillenen “Yanlış Anladın Şekerim” sezonun en çok konuşulacak oyunlarından biri olmaya aday!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Turgut GELEÇ</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 09:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/11/tiyatroseverlere-mujde-1761980072.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SUSTURULAN KADINLARIN HİKAYESİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/susturulan-kadinlarin-hikayesi-25823</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/susturulan-kadinlarin-hikayesi-25823</guid>
                <description><![CDATA[Anne ve baba boşandığında, gerçekten sadece birbirlerinden mi ayrılırlar? Peki ya o ayrılığın ortasında kalan çocuklar… ve onların sessizce izlediği,anlamaya çalıştığı dünya? “Küllerimden Doğdum”, anne ve çocuk arasındaki kopmaz bağı, evliliğinyıkıntıları altında ezilmemeye çalışan bir annenin gözünden anlatıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu hikâye; evladı için manipülatif, narsist kişilik bozukluğu taşıyan eşlerekatlanan ama sonunda hayatı kendi elleriyle yeniden kurmayı seçen kadınlarınhikâyesi. Bir annenin sessiz çığlığı, bir çocuğun gözlerindeki kırılgan umut… Ve tüm bunların ortasında filizlenen yeniden doğuş, “Küllerimden Doğdum”unkalbinde yer alıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir Kadının Sessiz Mücadelesi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Roman, görünmeyen yaralara dokunuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Toplumun “ailesini korumak için susan” kadınıyla yüzleştiriyor okuru.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ancak bu kez sessiz kalmıyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yazar Gökçen Uyanık, kendi benliğini, anneliğini ve kadını olma kimliğiniyeniden inşa eden bir karakter aracılığıyla kadın dayanıklılığını ve çocuğunaduyulan koşulsuz sevgiyi anlatıyor. Kitap, anne-çocuk bağını, bir kadının kendi karanlığından çıkarken nasıl ışıkbulduğunu, umudu ve yeniden başlama cesaretini yalın ama sarsıcı bir dillegözler önüne seriyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Oct 2025 11:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/10/susturulan-kadinlarin-hikayesi-1761467839.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DEDELERİN EVİNDE ISRARLA SÜRDÜRÜLEN PROVALAR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dedelerin-evinde-israrla-surdurulen-provalar-25800</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dedelerin-evinde-israrla-surdurulen-provalar-25800</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatro duayeni Erol Keskin adına verilen 2. Erol  Keskin Ödülü, 21 Ekim 'de, Suna Keskin ve Melek Baykal'ın başrolünü oynadığı  oyunun gösterisinin ardından Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen  bir törenle sahibini buldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tiyatroda süreklilik gösteren genç&nbsp; yeteneklere dağıtılan ödülün ilkini Nezaket Erden almıştı. Erden, katıldığı gecenin sonunda nöbeti genç meslektaşları Uğur Kanbay ve Berfin Ertan'a devretti.&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Jess Molho'nun sunduğu geceye Erol Keskin'in uzun süre eğitim verdiği Anadolu Üniversitesi Konservatuarının Sahne Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Erol İpekli duygu yüklü bir konuşma yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp; Ödül alan Uğur Kanbay&nbsp; "Ödül haberini bu yıl perdemi nasıl açacağım diye düşündüğüm bir dönemde aldım, hiç durmamak konusunda&nbsp; motive oldum", Berfin Ertan ise&nbsp; "Provalarımızı bir arkadaşımızın dedesinin evinde yaparken aldığım ödül haberi, beni hiç durmama konusunda teşvik etti" dedi. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Suna Keskin bu anlamlı ödül için düşüncelerini şöyle dile getirdi: "Erol, hayatı boyunca genç sanatçılara çok değer verdi. Bu ödülün tiyatroda süreklilik sağlayan yeni kuşak temsilcilerine verilmesine&nbsp; kim bilir ne çok sevinirdi. Erol, taptığı mesleğinin emin ellerde olduğunu görmekten gurur duyardı mutlaka" </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ödül organizasyonunda katkısı bulunan Tiyatrokare'nin sanat yönetmeni Nedim Saban ise, hem Erol, hem Suna Keskin ile çalışmış olmanın ödüllerin&nbsp; büyüğü olduğunu vurguladı.&nbsp;&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Erol&nbsp; Keskin anısına düzenlenen bu özel etkinlik, Türk tiyatrosuna katkı sağlayan yeni kuşak oyuncuların teşvik edilmesi açısından büyük önem taşıyor.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 10:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/10/dedelerin-evinde-israrla-surdurulen-provalar-1761116699.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GÜNEŞ AYTEMUR’DAN &#039;WOW&#039; ETKİSİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/gunes-aytemurdan-wow-etkisi-25771</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/gunes-aytemurdan-wow-etkisi-25771</guid>
                <description><![CDATA[Sanatçı Güneş Aytemur, 15 yeni eserinden oluşan “WOW” adlı sergisiyle sanat, cemiyet ve medya dünyasını bir araya getirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Güneş Aytemur’un tuvallerinde, çocukluğumuzun kahramanları Teddy Bear, Tazmanya Canavarı, Fred ve Betty, Mona Lisa ve hatta Dali bile yeniden hayat buldu. Cesur renkleriyle izleyiciyi çocukluğun masumiyetine, bugünün karmaşasına taşıyan sergi, davetlilerden tam not aldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gecede sanatseverler kadar cemiyet hayatının ünlü isimleri de vardı. Renkli atmosferiyle dikkat çeken açılışta konuklar eserleri uzun uzun inceledi, “WOW” isminin hakkını veren şaşkınlık ve hayranlık dolu anlar yaşandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatçı Güneş Aytemur sergi hakkında şunları söyledi “Tazmanya Canavarı karakterini hep kötü olarak biliriz, ama onun da iyi tarafları var. Ben tuvallerimde bu zıtlığı göstermek istedim. Teddy Bear ise benim için çocukluğun masumiyetiyle yetişkinliğin duygusal yükünü bir araya getiriyor. Onun gözlerinde hem kaybolan oyunların neşesi hem de büyüdükçe içimizde kalan kırılganlık var.” “WOW”, hem içindeki çocuğu unutmayanlara bir selam, hem de hayatın ironilerine renkli bir ayna… Güneş Aytemur’un sergisi, bu sezonun en çok konuşulacak sanat etkinliklerinden biri olmaya aday!</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 10:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/10/gunes-aytemurdan-wow-etkisi-1760685140.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HALDUN DORMEN 98 YAŞINDA YÖNETMEN KOLTUĞUNDA</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/haldun-dormen-98-yasinda-yonetmen-koltugunda-25744</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/haldun-dormen-98-yasinda-yonetmen-koltugunda-25744</guid>
                <description><![CDATA[Türk tiyatrosunun yaşayan efsanesi Haldun Dormen, 98 yaşında yeniden yönetmen koltuğuna oturarak kült müzikal “Hisseli Harikalar Kumpanyası”nı sahneye taşıdı. Çağlar İşgören’in prodüktörlüğünde  İzmir’deki Sahne Tozu Tiyatrosu’nda perde açan oyun, kapalı gişe oynayarak seyirci rekoru kırdı. Oyuna ilk haftadan itibaren Türkiye’nin birçok şehrinden turne davetleri gelmeye başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İlk kez 1980’de tiyatro sahnesinde, 1988’de ise Dormen’in yönetmenliğinde TRT 1 ekranlarında dizi olarak izleyiciyle buluşan müzikal, yıllar sonra yeniden tiyatro severlerle bir araya geldi. 101 kostümle sahnelenen dev prodüksiyon, izleyenlerden tam not aldı.Gösteri öncesinde seyirciler, Haldun Dormen’le fotoğraf çektirip sohbet etme imkânı buldu. Oyun, izleyicilerin alkışları ve tezahüratları eşliğinde başladı. Her sahnede kahkahalarla dolan salon, nostaljik bir yolculuğa çıktı. Oyun sonunda sahneye çıkan Dormen, efsaneleşmiş şarkıyı seyircilerle birlikte tekrar tekrar söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Usta yönetmen, gösteri öncesi duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Çok sevdiğim bir oyunla tekrar sahnede olmak büyük mutluluk. 98 yaşında olduğumu hatırlatıp duruyorsunuz ama ne gerek var, bir 100 sene daha çalışmak istiyorum, Allah kısmet ederse.” İzmir’deki Sahne Tozu Tiyatrosu’nun kurucusu Çağlar İşgören, bu özel anı “98 yaşında bir yönetmenin böylesine büyük bir müzikali sahneye koyması Türkiye’de bir ilk. Bu, Cumhuriyetimizin 103. yılına giderken hepimize ilham veren bir rekor,” sözleriyle değerlendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyunun müzik direktörü Serpil Günseli ise duygularını şu sözlerle paylaştı:“Çocukken babamla Hisseli Harikalar Kumpanyası’nı izlemiştim. O zaman ‘bir gün bu müzikalde çalışmak istiyorum’ demiştim. 35 yıl sonra Haldun hocayla bu eseri yeniden sahneye taşımak kalbime dokunan bir mutluluk.” Günseli, oyunun müziklerinin Erol Evgin'in seslendirdiği unutulmaz şarkılardan oluştuğunu hatırlatarak, "Sahne Tozu Tiyatrosu İzmir'e imzasını atmış bir tiyatro. Burada olmak, bu efsanevi oyunu yeniden canlandırmak bizim için gurur verici" diye konuştu. Haldun Dormen'in yönetmenliğinde yeniden hayat bulan "Hisseli Harikalar Kumpanyası", yeni sezonda da İzmir'de seyirciyle buluşmaya devam edecek.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 10:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/10/haldun-dormen-98-yasinda-yonetmen-koltugunda-1760340851.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KADIN KİMLİĞİNE GÜÇLÜ BİR VURGU</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kadin-kimligine-guclu-bir-vurgu-25699</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kadin-kimligine-guclu-bir-vurgu-25699</guid>
                <description><![CDATA[Ressam Gamze Gökçen, son dönem çalışmalarından oluşan yeni sergisi “Ütopya” ile sanatseverlerle buluşuyor. 4 Ekim Cumartesi günü saat 18.00’de Evrim Sanat Galerisi'nde açılacak olan sergi, 15 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ressam Gamze Gökçen, son dönem çalışmalarından oluşan yeni sergisi “Ütopya” ile sanatseverlerle buluşuyor. 4 Ekim Cumartesi günü saat 18.00’de Evrim Sanat Galerisi'nde açılacak olan sergi, 15 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Doğu ile Batı'nın sentezinden doğan eserlerinde Gökçen, Uzak Doğu felsefesinin mistik derinliğini Batı’nın düşünsel yapısıyla harmanlayarak evrensel bir anlatım dili yaratıyor. Sanatçı, bu iki dünya arasında kurduğu sembolik köprüyle izleyiciyi hem düşünsel hem de duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Ütopya isimli çalışmalarımın referans noktası Uzak Doğu felsefesine dayanıyor. Bununla birlikte Uzak Doğu gizemini Batı’yla sentezleyerek evrensel bir dil kullanmaya çalıştığımı söyleyebilirim,” diyen Gamze Gökçen, sergiye dair yaklaşımını bu sözlerle ifade ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SEVGİ, HÜMANİZM VE SEMBOLİK ANLATIM</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gökçen’in eserlerinde yaşam ağacı, dağlar, şelaleler, kadın bedeni gibi simgesel ögeler dikkat çekiyor. Yaşam ağacı varoluşu, dağlar gücü ve yüceliği, şelaleler ise zamanın akışını temsil ediyor. Kadın bedeni ise yalnızca estetik bir figür değil, aynı zamanda politik bir imge olarak kurgulanıyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatçı, bu semboller aracılığıyla insanın ve doğanın özünü oluşturan sevgi ve hümanizm kavramlarını ön plana çıkarıyor. Eserlerinde kullandığı spiritüel ve romantik etkiler, çalışmalara aynı zamanda radikal bir ifade gücü de kazandırıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KADIN KİMLİĞİNE GÜÇLÜ BİR VURGU</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gamze Gökçen’in sanatı, kadın kimliğine dair güçlü bir söylem içeriyor. Kadının eril sistem içinde şekillendirilmeye çalışıldığı, kadınlığın bastırıldığı günümüzde, sanatçı eserlerinde bu mücadeleyi görünür kılıyor. Kadının, ataerkil yapıya karşı verdiği kimlik ve beden mücadelesi, Gökçen’in anlatısında merkezi bir yer tutuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sergi, serinin sonunda izleyiciyi umut dolu bir kavrama yönlendiriyor: Aşk. Sanatçıya göre aşk, ataerkil ve anaerkil sistemler arasındaki çatışmayı sona erdiren, bu iki zıt enerjiyi doğanın üzerinde bir dengede buluşturan bir unsur olarak karşımıza çıkıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Ütopya” sergisi, Gamze Gökçen’in sürrealist ve romantik anlatımıyla hayal ile gerçek arasında kurduğu özgün evrene tanık olmak isteyen sanatseverler için 15 Ekim 2025 tarihine kadar Evrim Sanat Galerisi’nde ziyarete açık olacak.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 06 Oct 2025 10:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/10/kadin-kimligine-guclu-bir-vurgu-1759737610.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YARININ RENKLERİ ÇOCUKLARIMIZ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yarinin-renkleri-cocuklarimiz-25667</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yarinin-renkleri-cocuklarimiz-25667</guid>
                <description><![CDATA[Sosyal Fabrika’nın Toplumsal Dönüşüm Platformunun projelerinden biri olan “Yarının Renkleri Çocuklarımız” projesi kapsamında düzenlenen geleneksel resim yarışması bu yıl 7. Kez sanatseverlerle buluşuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Açılış, 9 Ekim 2025 Salı günü saat 17.00’de 39 Kalamış Marina Hotel, 39 Laundry Galeri’de gerçekleştirilecek. 2019 yılından bu yana devam eden proje, çocukların hayal dünyasından beslenen eserlerle toplumsal farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Bu yılın teması “Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar” olarak belirlendi. Çocuklar, daha adil, güvenli ve huzur dolu şehirlerin nasıl olabileceğini kendi renkleriyle resmederek, geleceğe dair umut dolu mesajlarını tuvale aktardı. “Yarının Renkleri Resim Yarışması”, çocukların hayallerine alan açarken; dönüşüm yolculuğunda proje güç veren değerli paydaşlarla birlikte büyümeye devam ediyor. Bu yıl; Kalben, Kırmızı Çocuklar Derneği, Eğitim Gönüllüleri, TOÇEV (Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı), Geleceğe Adımlar, Hayata Renk Ver, UDER (Ulusal Çocuk Hakları Derneği), Geleceğe Yön Ver Derneği, Bağ Etkileşimli Öğrenme Derneği, Çocuk Eğitim Derneği ve Pop Kids’in değerli paydaşlığında “Yarının Renkleri Resim Yarışması” projesi gerçekleşiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sosyal Fabrika Toplumsal Platformu Kurucusu Münteha Adalı, çalışmayla ilgili şunları söyledi “Sosyal Fabrika Toplumsal Platformu olarak toplumsal fayda odaklı projeler geliştirip, bireyleri ve kurumları sosyal dönüşüm süreçlerine dahil etmeye çalışıyoruz. Eğitimden sanata, çevreden kültüre uzanan çalışmalarımızla daha adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir toplum için çözümler üretmeye çalışıyoruz. Bu yıl 7. düzenlediğimiz resim yarışmasında da çocuklarımızın gözünden daha yaşanabilir şehirleri görmek, geleceği onlar üzerinden yeniden yorumlamak bizlere büyük bir ilham verecek. Onların hayal gücü, toplumsal dönüşüm için en güçlü yol göstericimizdir” dedi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Sep 2025 10:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/yarinin-renkleri-cocuklarimiz-1759218000.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BURÇAK GÖNÜL’DEN YENİ KİTAP</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/burcak-gonulden-yeni-kitap-25665</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/burcak-gonulden-yeni-kitap-25665</guid>
                <description><![CDATA[Burçak Gönül’ün yeni kitabı Tanrıçanın Serzenişi, dokuz ülkeden dokuz kadının hikâyesini Umut Tanrıçası Elpis’in anlatımıyla aktarıyor. Remzi Kitap etiketiyle okurla buluşan kitap, kadınların direnişi, mücadelesi ve yeniden doğuşları samimi bir dille anlatılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Burçak Gönül, kadınların hayat mücadelesini ve direncini merkezine alan yeni kitabı Tanrıçanın Serzenişi ile yeniden okurları ile buluştu. Umut Tanrıçası Elpis’in gözünden kaleme alınan öyküler, farklı coğrafyalardan kadınların yaşadıkları zorlukları, bastırılmış duygularını, özgürleşme çabalarını ve hayata tutunma hikâyelerini bir araya getiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kitap arka kapak yazısında okura şöyle tanıtılıyor:</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben Elpis.</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Umut tanrıçası.</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Onları yüzyıllarca izledim.</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Omuzlarındaki yükü, yüreklerindeki sızıyı hissettim.</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sustuklarını gördüm.</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gözyaşlarını avuçlarımda sakladım.</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gülüşlerine baharın kokusunu kattım.</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ve şimdi…</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Size onların öykülerini anlatacağım.</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir tanrıçanın serzenişinde birleşen dokuz kadının sesi… Kadınların direnişlerini, toplumsal baskılara karşı mücadelelerini, kendilerini yeniden keşfetmelerini ve sevdikleriyle kurdukları bağı anlatan öyküler… Finlandiya’dan Kore’ye, Türkiye’den İran’a, Sri Lanka’dan Kazakistan’a kadar uzanan bir yolculuk…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yazar Ayşe Övür ise bu kitap hakkında şu değerlendirmeyi&nbsp; yapıyor: “Tanrıçanın Serzenişi, kadının gücünü, yaşadığı zorluklar ve toplumsal baskılar karşısında hayata tutunma mücadelesini samimi bir dille anlatıyor.”</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 29 Sep 2025 14:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/burcak-gonulden-yeni-kitap-1759145350.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HER KADIN İÇİN ‘BENDE VARIM’ DEMENİN BİR YOLU VARDIR</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/her-kadin-icin-bende-varim-demenin-bir-yolu-vardir-25641</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/her-kadin-icin-bende-varim-demenin-bir-yolu-vardir-25641</guid>
                <description><![CDATA[Yazar Gökçen Uyanık’ın kaleme aldığı, Sayda Kitap imzası ile yayınlanan ‘Küllerimden Doğdum’ kitabı işte böyle acıları ile yeniden doğan kadınların hikayesi. ‘Nefes’ adı altında birleşmiş, belki de milyonlarca kadının öyküsü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Küllerimden Doğdum’ kitabı ile yaşam hikayesi can bulan Nefes; bir kadının sessizliğinden yükselen bir çığlık. Bir annenin özlemi, bir öğretmenin adanmışlığı, bir kadının hayatta kalma direnci! Her duygu ve her acının ustaca işlendiği satırlar aynı zamanda acıların nasıl dönüşeceğine, dönüştürebileceğine dair bir rehber.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Uyanık’ın adeta bir kişisel gelişim yolculuğu tadında kaleme aldığı bu eser aramızdaki acı çeken kadınlarımıza bir ışık. Kendisi ile barışma, kendisi olma yolunda bir adım. Bu adım için bir güç.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Günümüzün kanayan yarası; kadına şiddet, kadın manipülasyonu, kadının yok sayılması vb. toplumsal sorunlara Nefes üzerinden ışık tutan yazarımız bu ilk eseri ile tüm kadınların desteği, dayanağı. ‘Bu binlerce kadının aynada göreceği bir yüz. Ve belki de senin hikayen’ satırları ile eserini özetleyen Sn. Gökçen Uyanık, hemcinslerinin her birini hak ettiği değerde ve hak ettiği saygı, sevgi çerçevesinde bir yaşama davet ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çünkü O, dünyada iyiliğin kadınların kalbinde yükseleceğine inanıyor!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yazar Hakkında</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gökçen Uyanık, 1981 yılında İstanbul’da doğdu. Eğitimini Türkiye ve Almanya’da sürdürdü, uzun yıllardır öğretmenlik yapmaktadır. Yazın yolculuğuna Küllerimden Doğdum ile adım atmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu eser, yeniden başlamanın ve küllerinden doğmanın gücünü gösteren bir kadın hikâyesini anlatır. Karakter Nefes Ayaz, kimi zaman yazarın kaleminden doğar, kimi zaman da okuyucunun kendi hayatına ayna tutar.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Sep 2025 14:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/her-kadin-icin-bende-varim-demenin-bir-yolu-vardir-1758800054.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NASU TAKI’NIN SULTAN SERİSİ GALATA’DA</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/nasu-takinin-sultan-serisi-galatada-25631</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/nasu-takinin-sultan-serisi-galatada-25631</guid>
                <description><![CDATA[Bohem Art Galeri, ruhsal şifalanma, enerji dengesi ve zihinsel dinginlik arayışındaki sanatseverlere özel bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor. Nasu Takı’nın göz kamaştıran tasarımları, özenle seçilerek standlarda sergilendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Koleksiyonun en çok ilgi gören parçaları arasında yer alan “Sultan Serisi”, firmanın sahibi ve tasarımcısı Naime Çoraklı imzası taşıyor. Çoraklı, takıların Galata’nın otantik dokusuna uyum sağlayacak şekilde, modern çizgilerle doğal taş ve çeliğin birleşiminden üretildiğini belirtiyor. Tasarımcı, eserlerinin Bohem Art Galeri’de sanatseverlerle buluşmasından büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Burada yer almak benim için hem gurur hem de onur kaynağı” dedi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Sep 2025 13:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/nasu-takinin-sultan-serisi-galatada-1758708747.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İÇSEL BİR UYANIŞIN HİKAYESİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/icsel-bir-uyanisin-hikayesi-25630</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/icsel-bir-uyanisin-hikayesi-25630</guid>
                <description><![CDATA[Bazen hayatımızdaki en  büyük değişimler, fırtınalı olaylarla değil, en sessiz anlarda başlar. Belki bir metro merdiveninde, belki bir rüyanın derinliğinde, ya da belki de kalbimizin en hızlı attığı o anlarda. Duru da kendi hayatının puslu kıyılarında gezinirken, içinde saklı kalmış olan Matilda'nın fısıltılarını duymaya başlar. Bu, bir kadının kendisinden ve tüm yazılmış kaderinden kaçışıyla yüzleştiği, sarsıcı bir uyanışın hikayesidir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İpek Kocaman'ın kaleminden çıkan "Matilda Duru", okuru sadece bir romanın içine değil, aynı zamanda bir ruhun en derin koridorlarına davet ediyor. Bu kitap, Duru'nun hem içsel bir bilinç akışına hem de hayatının beklenmedik kırılma noktalarına doğru yaptığı cesur yolculuğun çarpıcı bir anlatımı. Roman, her satırında size "Gerçekten ne değişti? Ve ne zaman?" sorularını sordurarak, kendi benliğinizle yüzleşmenizi sağlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Kitap Hakkında Öne Çıkanlar</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​"Matilda Duru", sıradan bir hayatın arkasına gizlenmiş olağanüstü bir arayışı konu alıyor. İpek Kocaman, bu romanında evrensel temaları işlerken, okurun kalbine dokunmayı başarıyor:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Kadının Kendini Yeniden Keşfetme Yolculuğu: Duru'nun hikayesi, toplumsal rollerin ve beklentilerin ötesine geçerek kendi kimliğini yeniden inşa etme cesaretini gösteren her kadına bir ayna tutuyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Aşk, Sadakat ve Özgürlük Üçgeninde Sıkışan Ruhlar: Roman, sevgi, bağlılık ve kişisel özgürlük arasındaki ince dengeyi sorguluyor. Duru, bu karmaşık duygular labirentinde yolunu bulmaya çalışırken, okur da kendi ilişkilerini ve kararlarını gözden geçiriyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Annelik Duygusunun Beklenmedik Yüzleşmeleri: Annelik, kitapta bilindik, kutsal bir rolün ötesinde, kendi iç dünyamızı ve çocukluğumuzu sorgulatan derin bir tema olarak ele alınıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​İçimizdeki "Çocuk"la Barışma Cesareti: En derinimizde saklı kalan çocuksu yanımızla barışmak, iyileşmenin ve gerçek özgürlüğe ulaşmanın anahtarıdır. Kitap, bu zorlu ama bir o kadar da ödüllendirici süreci etkileyici bir şekilde anlatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Yazar İpek Kocaman, "Matilda Duru" için şunları söylüyor: “Bu kitap, bir kadının kendiyle yüzleşmesinin, kabullenmesinin ve yeniden doğuşunun hikâyesi. Hepimizin içinde gizlenen küçük çocukla barıştığımızda aslında gerçek özgürlüğümüzü bulduğumuza inanıyorum. Duru'nun hikayesi, bu inancın bir yansımasıdır.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​"Matilda Duru" ile Duru'nun fırtınalı iç dünyasına adım atın ve belki de kendi içsel yolculuğunuza bir başlangıç yapın. Hayatınızdaki en sessiz dönüşümün ne zaman başladığını merak ediyorsanız, bu kitabı mutlaka okumalısınız.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Sep 2025 10:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/icsel-bir-uyanisin-hikayesi-1758700573.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ECE VAHAPOĞLU’NUN YENİ KİTABI ‘DİŞİL ENERJİ’YE BÜYÜK İLGİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ece-vahapoglunun-yeni-kitabi-disil-enerjiye-buyuk-ilgi-25616</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ece-vahapoglunun-yeni-kitabi-disil-enerjiye-buyuk-ilgi-25616</guid>
                <description><![CDATA[Ece Vahapoğlu, Üçüncü Göz Yayınevi’nden çıkan yeni kitabı Dişil Enerji’nin tanıtımı için D&R Kanyon mağazasında okurlarıyla buluştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ümit Boyner ve Şebnem Özinal gibi ünlü isimlerin de katıldığı etkinliğe Vahapoğlu’nun sevenleri de büyük ilgi gösterdi. Ece Vahapoğlu yeni kitabını; “Bu kitap yaratıcılığı, bereketi, sevgiyi ve huzuru kendine kolayca çeken bir enerjiyi aktive etmenin yollarını gösteriyor” sözleriyle tanımladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türkiye’nin en büyük kitap platformu D&amp;R, gelenekselleşmiş okur yazar buluşmaları kapsamında kişisel gelişim ve sağlıklı yaşam konularındaki çalışmalarıyla tanınan Ece Vahapoğlu’nu ağırladı. Vahapoğlu’nun Üçüncü Göz Yayınevi’nden çıkan yeni kitabı Dişil Enerji’nin D&amp;R Kanyon mağazasında gerçekleşen lansmanına ilgi büyüktü. Yoga ve nefes egzersizlerinden çakra açılımlarına, aura temizliğinden doğal taşlarla enerji yükseltmeye, 21 gün felsefesiyle yeni alışkanlıklar kazanmaktan sağlıklı tariflere kadar geniş bir içerik sunan kitap, Vahapoğlu’nun 13. kitabı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Keyifli geçen lansman sonrasında okuyucularına seslenen Ece Vahapoğlu; “Bu kitap tam kapsamlı bir Dişil Enerji kitabı diyebiliriz. Günümüzde hepimizin ihtiyacı olan, o teslimiyeti savunan, "az çaba, çok sonuç" diyen, yaratıcılığı, bereketi, bolluğu, sevgiyi ve huzuru kendine kolayca çeken bir enerjiyi aktive etmek için içinde yoga, meditasyon, sağlıklı tarifler, renkler, aromaterapi ve doğal taşlarla ilgili bilgiler olan, rehber niteliğinde bir başucu kitabı.” sözleriyle yeni kitabını anlattı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Lansmana Ümit Boyner, Şebnem Özinal, Ayşe Azizoğlu, Elmas Çakar, Şeyda Tomruk ve Başak Oral gibi iş, cemiyet ve sanat dünyasından ünlü isimler de katıldı.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Sep 2025 11:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/ece-vahapoglunun-yeni-kitabi-disil-enerjiye-buyuk-ilgi-1758530610.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÜNLÜ İSİMLER FUNDA KARAYEL’İN İMZA GÜNÜNDE BİR ARAYA GELDİ</title>
                <category>KÜLTÜR &amp; SANAT</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/unlu-isimler-funda-karayelin-imza-gununde-bir-araya-geldi-25580</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/unlu-isimler-funda-karayelin-imza-gununde-bir-araya-geldi-25580</guid>
                <description><![CDATA[Gazeteci Funda Karayel TK Yayınları’ndan çıkan ilk kitabı ‘Rota Bilinmez’ için D&R Zorlu mağazasında okurlarıyla buluştu. İmza gününe büyük ilgi gösteren okurlar, uzun kuyruklar oluştururken Fadik Sevin Atasoy, Doğu Demirkol, Ayşe Kırca ve Ekin Türkmen gibi ünlü isimler de Funda Karayel’i bu özel gününde yalnız bırakmadı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">D&amp;R, okur yazar buluşmalarında bu kez de gazeteci Funda Karayel’i ağırladı. Karayel TK Yayınları’ndan çıkan ilk deneme-öykü kitabı Rota Bilinmez’i okurları için imzaladı. D&amp;R Zorlu mağazasında gerçekleştirilen ve yoğun ilgi gören imza gününde okurlar uzun kuyruklar oluşturdu. Yazar 3 saat boyunca aralıksız olarak yüzlerce aşkın kitaba imza attı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ünlü oyuncular da katıldı</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ünlü oyuncular Fadik Sevin Atasoy, Doğu Demirkol, Ayşe Kırca ve Ekin Türkmen gibi isimlerin de katılım sağladığı imza gününde Funda Karayel, okurlarıyla ve dostlarıyla sohbet etme şansı da buldu. Bodrum ve İstanbul’daki yoğun katılımın ardından Rota Bilinmez için İzmir ve Urla D&amp;R mağazalarında imza günlerinin devam edeceğini açıklandı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir halden başka bir hale geçişin güncesi</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Okuru farklı bir yolculuğa çıkaran Rota Bilinmez, havalimanlarının karmaşasını hayatın duraklarıyla buluşturuyor. Funda Karayel’in kaleminden çıkan deneme-öykü kitabı, okuyucuyu dünyanın dört bir yanındaki havalimanlarına götürüyor. Ancak buradaki uçuşlar yalnızca fiziksel değil. Her terminal, insan ruhunun başka bir katmanına açılıyor. Geciken uçuşlar, vedalar, göz göze gelişler, kaybolan bavullar… Ama en çok da kaybolan insanlar ve tekrar kendini bulmak isteyenler. “Rota Bilinmez”, yalnızca bir yerden bir yere değil bir halden başka bir hale geçişin güncesi.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Sep 2025 14:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/unlu-isimler-funda-karayelin-imza-gununde-bir-araya-geldi-1757936068.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
