<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Haber Caddesi</title>
        <link>https://www.habercaddesi.com/</link>
        <description>Haber Caddesi</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>FENERBAHÇE’NİN BAŞKANI HİÇ DE FENA DEĞİL</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/fenerbahcenin-baskani-hic-de-fena-degil-26480</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/fenerbahcenin-baskani-hic-de-fena-degil-26480</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa pop müziğinin en cesur ve en tartışmalı isimlerinden Jelena Karleuša, 30 yılı aşan kariyerine yeni projeler eklemeye hazırlanıyor. Sırbistan’ın’pop divası’ olarak anılan yıldız, hem müzik yolculuğunu hem özel hayatını hem de Türkiye’ye dair dikkat çeken açıklamalarını usta gazeteci Habib Babar’a anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">DİVA LAKABINI BEN SEÇMEDİM</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Müzik sektöründe 30 yılı geride bırakan Karleuša, ‘Diva’ unvanının hayranları tarafından verildiğini söylüyor. ‘Sanırım sahne enerjim ve güçlü karakterim buna sebep oldu. Ama bana sorarsanız ben sadece kendimim’ diyen sanatçı, Aslan burcu olmasının da sahnedeki iddialı duruşuna katkı sağladığını belirtiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">12 stüdyo albümü ve sayısız single’a imza atan yıldız, kariyerini tek bir albümle tanımlayamayacağını ifade ederek, ‘Bu 30 yıllık bir yolculuk. Müziğim her zaman zamanının ötesindeydi’ dedi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">YENİ ALBÜM VE SÜRPRİZ EVLİLİK SİNYALİ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Şu sıralar yeni albümü üzerinde çalışan Karleuša, iddialı konuştu. ‘Uzun kariyerimin en iyi albümü olacak.’ Ünlü sanatçı esprili bir dille üçüncü kez evlenebileceğini de söyledi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Türkiye bağlantılı sözleri ise dikkat çekti.’Belki yakışıklı bir Türk erkek bulurum? Çok yakışıklı birini gördüm, Fenerbahçe’nin başkanı, o mavi gözlü Sadettin… Hiç de fena değil!’</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">ÖZEL HAYATI VE ANNELİK</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Futbolcu Duško Tošić ile evliliğinin geçen yıl sona erdiğini hatırlatan Karleuša, iki kız çocuğuyla birlikte mutlu bir bekar anne olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">SİYASİ DURUŞU VE SİBER SALDIRI</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Sanatçı, güçlü siyasi görüşleri ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’e verdiği açık destek nedeniyle sosyal medyada zor bir süreç yaşadığını açıkladı. ‘Toplu siber saldırıya ve kitlesel şikayetlere maruz kaldım. Tüm hesaplarım silindi’ diyen Karleuša, şu anda onaylı Facebook ve TikTok hesaplarını kullandığını, Instagram hesabını geri almak için mücadele ettiğini belirtti.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">TÜRKİYE VE TARKAN MESAJI</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Türkiye’den birçok teklif aldığını söyleyen yıldız isim, ‘Çok ilginç bir proje olursa neden olmasın?’ diyerek açık kapı bıraktı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Düet yapmak istediği isim sorulduğunda ise tek bir isim verdi: Tarkan. “Ona kocaman bir öpücük gönderiyorum” diyerek mesaj yolladı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">JELENA KARLEUSA OLMAK NE DEMEK?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">‘Sahnedeyken gerçek ben’im. Sahne dışında ise çok utangaç ve sessizim’ diyen Karleuša, eleştirilere de iddialı bir yanıt verdi. ‘Beni eleştirmek isteyen varsa önce moda konusunda benden daha iyi olmalı. Ve öyle biri henüz doğmadı.’ Aşk konusunda ise net konuştu. ‘Artık aşka inanmıyorum. Hissettiğim tek aşk; hayranlarım, 9 kedi ve köpeğim ve kızlarımın sevgisi.’</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Onu en mutlu eden iki anı ise şöyle özetliyor. ‘Sahnedeki performans anı ve sahilde gün batımına bakmak.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/03/fenerbahcenin-baskani-hic-de-fena-degil-1772615332.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AŞKA DAİR TANIMIM DÖNEM DÖNEM DEĞİŞİYOR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/aska-dair-tanimim-donem-donem-degisiyor-26365</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/aska-dair-tanimim-donem-donem-degisiyor-26365</guid>
                <description><![CDATA[Bir hikaye, bir bekleyiş, bir hafıza.  Orhan Pamuk’un aynı adlı eserinden uyarlanan Netflix yapımı Masumiyet Müzesi’nin başrolleri Selahattin Paşalı ve Eylül Lize Kandemir, kelimelerden görüntülere taşınan bir dünyanın izlerini yansıtıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bazı hikayeler vardır, bittiğinde kapanmaz; aksine insanın içinde yaşamaya devam eder. Orhan Pamuk’un dünyaca ünlü romanı Masumiyet Müzesi, tam olarak böyle bir hikaye. Bir aşk anlatısından çok, bir hatırlama biçimi; yaşanamamış olanın, gecikmiş duyguların ve geri dönülemeyen anların kaydı. Bu romanı yıllar sonra bile —özellikle benim gibi müdavimleri için — unutulmaz kılan belki de tam olarak bu: etrafında biriken sessizlikler. Orhan Pamuk’un yarattığı bu evren, okuruna yalnızca bir ilişkiyi değil; aynı zamanda bir dönemi, bir ruh hâlini ve bastırılmış arzularla örülü derin bir yalnızlığı anlatıyor. Şimdi bu hikaye, Netflix'in aynı adlı dizisiyle ekrana uyarlanıyor. Kemal ve Füsun’u Selahattin Paşalı ve Eylül Lize Kandemir’den dinledik.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">SELAHATTİN PAŞALI</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Role hazırlanma sürecinde romanla olan ilişkini çok merak ediyorum. Kemal’e nasıl hazırlandın?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Masumiyet Müzesi’ni ilk okuduğumda çok heyecanlandım ama bu heyecanın yanında ciddi bir korku da vardı. Onu gerçek kılmak, “Kim bu Kemal?” sorusunun peşine düşmek, topladığı bütün eşyalarla bir müze kuran bu karakterin dönüşümlerini sahici bir yerden yakalayabilmek kolay değildi. Aslında bir biyografinin içindeymişim gibi hissettim. Romanla birlikte gerçek bir müzenin olması da bunu güçlendirdi; oradan çıktığımda gerçekten Kemal Basmacı adında biri yaşamış ve bu yollardan geçmiş gibi geliyordu. Bu anlamda roman benim için ciddi bir yol haritasıydı. Sadece hayal gücümle ilerlemedim; Kemal’in yaşadıklarını mümkün olduğunca gerçek kılmaya çalıştım. Metnin elimin altında olması bu yüzden çok destekleyiciydi. Ne kadar masa başında çalışırsan çalış, karakteri didik didik et, sete çıktığında keşfetmeye başlıyorsun. Kafandaki her şey demlendikten sonra yolda keşfe açık olman gerekiyor. Çünkü Kemal masa başında çözülebilecek bir karakter değil. O yüzden manipülatif tarafını da, bencilliğini de, suçluluğunu da, vicdan azabını da dibine kadar yaşamaya çalıştım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Orhan Pamuk, Kemal’i romantize etmekten özellikle kaçınır. Karakterde seni en çok zorlayan duygular hangileri oldu?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Orhan Pamuk yalnızca Kemal’i değil, romandaki aşkı da romantize etmekten özellikle kaçınıyor. Bir röportajında aşkın karanlık tarafını anlatmak istediğini söylüyordu. Bu yaklaşım benim için çok belirleyiciydi. En zorlayıcı kısım başlangıç evresiydi. Hikayenin başlangıcı için hassas bir denge gerekiyordu. Kemal üst sınıfa mensup, zengin bir ailenin oğlu. Hayatı dışarıdan bakıldığında kusursuz görünüyor; yurt dışında okumuş, evlenmek üzere. Ama içinde derin bir boşluk, bir anlam eksikliği var. Başta enerjik, şımarık, deli doluyken Füsun’la karşılaştığında engel olamadığı o dürtüsel anları çalışmak zordu. Kemal bir kasanova değil. Zaim karakteri kasanova mesela, ama Kemal değil. Buna rağmen o dürtüye kapılma anı, zengin hayatının içinden kopuşu, çok ince işçilik istiyordu. Sonrasında karanlık taraf açılıyor ve biraz rahatlıyorsun. Hayatın anlamsızlığı karşısında cinsellik üzerinden bir kaçış, ardından gelen obsesyon ve depresyon… O eşiklerden sonra daha tanıdık bir karanlığa giriyorsun. Ama o ilk dürtüye kapılma anı benim için en zor yerdi. Bir de vicdan meselesi var. Kemal, Füsun’un hayallerine de engel oluyor. Bununla yüzleştiği anlar benim için çok ağırdı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Roman okurları için Masumiyet Müzesi çok kişisel bir metin. Bu hikayeyi başkalarının hayalinden alıp ete kemiğe büründürmek sende nasıl bir sorumluluk yarattı?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi romanından uyarlanan bu dizinin başrolünü üstlenen biri olarak, bu sorumluluğun altında ezilmemek için onu diğer işlerimden ayrı bir yere koymamaya çalıştım. Çünkü yapmam gereken şey buydu. Eğer çok hırs yapsaydım, “Şimdi kendimi kanıtlayacağım” gibi duygulara kapılsaydım, yanlış yapardım. Bu duygular içimde tabii ki vardı ama zihnimi ve bedenimi kontrol edebildim. Bu benim için sakin kalmanın yoluydu. O günkü şartlar neyi sağlıyorsa, elinden gelenin en iyisini yapmak için benliğini ortaya koyuyorsun. Dolayısıyla Masumiyet Müzesi’nde çalışırken de yaptığım en doğru şey şuydu: Bu sorumluluğu ekip arkadaşlarımla paylaşmak. Bu süreçte Zeynep Günay’la oyunculuk üzerine çalışmaya odaklandım. Romanı çok iyi bilen, o dünyayı yakından tanıyan sadık okurlar var; sevenleri olduğu kadar eleştirenleri de… Her okurun kafasında başka bir Kemal ve Füsun var. Belki Merhamet Apartmanı da herkesin zihnindeki tasarımla birebir örtüşmeyecek ama benim derdim insanların kafasındaki Kemal olmak değildi. Ben kendi anladığım, Zeynep Hoca’yla birlikte üzerine çalışıp geliştirdiğimiz Kemal’i her anıyla gerçek kıldığıma yüzde yüz eminim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kemal, aşkı bir duygu olmaktan çıkarıp takıntıya dönüştüren bir karakter. Sence Kemal bir aşık mı yoksa kendi hikayesinin koleksiyoncusu mu?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kemal’in koleksiyonerliği aslında annesinden geliyor. Merhamet Apartmanı, annesinin bir nevi deposu. Annesinin antikacılardan ve eskicilerden topladığı eşyalarla kurduğu bağla alay ederken, Kemal de fark etmeden onun yoluna giriyor. “Aşık mı, koleksiyoncu mu?” sorusu tek bir cevaba indirgenemez. Bunlar iç içe geçmiş durumda. Füsun’la ilişkisi bir çekimle başlıyor ama Kemal bunun içinde kayboluyor. İlişki çıkmaza girdiğinde ise aşk ve acı karanlık bir yere evriliyor. Topladığı eşyalar, rujlar, izmaritler derken Kemal kendi hikayesinin koleksiyoncusuna dönüşüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Hikaye boyunca Kemal’in zamanı nesnelerle mühürlediğine tanık oluyoruz. “Beklemek” hali onun için adeta bir yaşam biçimi. Peki beklemek, onun için bir ceza mıydı yoksa seçilmiş bir sadakat biçimi mi? Ne düşünüyorsun?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Ben bunu bir savunma mekanizması olarak ele aldım. Kemal, obsesif bir tutunmaya dönüşen duyguları nedeniyle ne geçmiş hayatına dönebiliyor ne de şimdiki zamana tutunabiliyor. Bu yüzden hep arafta kalıyor. Delirse belki rahatlayacak ama deliremiyor da. Eşyaları toplaması ürkütücü ama onun iç dünyasına girdiğinde bu çaresizlik anlaşılır hâle geliyor. Beklemek bence bir ceza değil. Daha çok seçilmiş bir sadakat biçimi. Kemal insanlardan ziyade eşyalara daha sadık. “Mutlu anlardan geriye kalan eşyalar, o anı yaşatan insanlardan daha sadıktır” cümlesi onun dünyasını çok iyi anlatıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kemal için aşk sınıflar arası bir kaçış gibi başlarken, Füsun için sınıf farklarının daha da görünür olduğu bir alana dönüşüyor. Sence bu ilişki, aşkın sınıfları aşabildiğini mi, yoksa onları daha da keskinleştirdiğini mi gösteriyor?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">&nbsp;İkisi de. Kemal için aşk sınıfları aşabiliyor. Üst sınıftan gelmesine rağmen alt sınıfın dünyasında kendini daha canlı hissediyor. Bu yüzden Füsun’a tutuluyor ve bunun bedelini ödüyor. Rezil oluyor, dışlanıyor. Finalde söylediği o ikonik cümlesi de aslında tam bir burjuva isyanı. Füsun içinse sınıf farkları daha da keskinleşiyor. Üst sınıfa duyduğu arzu hep var. Güzellik yarışmaları, oyunculuk hayalleri, Şanzelize Butik… Hep Sibel gibi olma isteği. Füsun da yer yer toksik bir karakter ve kızdığımız yerler genellikle bu sınıfsal hırsın dışavurumları.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kemal ve Füsun’un hikayesi yıllardır okuru ikiye böler. Sence bu hikaye yanlış bir aşk mı, yoksa yanlış bir zamanda yaşanmış doğru bir aşk mı?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Ben bunun zamanla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Yanlış bir aşk ama tam da bu yüzden çok güçlü bir hikaye. Hiçbir zaman gerçekten bir ilişki yaşayamıyorlar. Hep bir üçüncü kişi, hep bir engel var. İkisi de toksik. Birlikte oldukları anda da sağlıklı bir ilişki olmazdı. Yanlış bir aşk ama “yanlış” olduğu için de bu kadar unutulmaz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Eğer Kemal bugün yaşasaydı, sosyal medya çağında bu aşk mümkün olur muydu?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bunu çok düşündüm. Masumiyet Müzesi’ne gittiğimde karşılaştığım biriyle laflarken, “Bugün bu eşyaları toplasan suç olur, uzaklaştırma alırsın” gibi bir şey söylemişti. Doğru belki, günümüz dinamikleri çok başka. Kemal’in psikolojisi yine benzer olurdu ama bu noktaya gelir miydi, emin değilim. Ulaşmak artık çok kolay. O dönemde telefon yok, internet yok. Ulaşamamak aşkı büyütüyor. Belki de 70’lerde geçtiği için bize bu kadar kıymetli geliyor; zor olan her şey daha değerli çünkü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Selahattin’e dönüyorum. Seni gözlemlediğimde güçlü bir iç dünya sezgisi, derinlik ve bir çeşit sükunet gördüm. Bu, doğru bir tespit mi?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Doğru bir tespit. Çok naziksin, teşekkür ederim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Hayatta sezgilerine mi, yoksa plana mı daha çok güvenirsin?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">İkisine de güvendiğim olur, ikisine güvenmediğim de olur. Sezgiler yanıltabilir, planlar bozulabilir. Ama bazen sezgilerle yapılan plan işler. Hatta bazen hareket etmemek bile bir plan olur. Kendimi çok plancı biri olarak görmüyorum. Sezgilerime daha çok güvenirim. Ama asıl belirleyici olan amaçlarım ve iyi niyetli hayallerim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Oyuncu olarak seni en çok dönüştüren roller genelde sana benzeyenler mi, yoksa hiç benzemeyenler mi oldu?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Oyunculuktan beni dönüştürmesi gibi bir beklentim yok. Hayatta beni dönüştüren şeyler kendi yaşadıklarım: acılarım, hayal kırıklıklarım, başarılarım, başarısızlıklarım... Ama bana hiç benzemeyen roller her zaman daha cazip. Oyunculuk yelpazesini genişleten, yeni alanlar açan işler onlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Geçmişteki bazı röportajlarında susmayan zihninden, her şeyi çok düşünmenden bahsetmişsin. Hala böyle mi? Bunu değiştirmek adına yaptığın bir şeyler var mı?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Zihnim hiç susmuyor. Çocukken de böyleydi, şimdi de. Muhtemelen 15 yıl sonra da böyle olacak. Ama çocukla birlikte bir şey değişti. Eskiden zihnim daha negatif çalışıyordu. Kızım Pera doğduktan sonra hayata bakışım daha pozitif bir yere evrildi. Onun için güzel şeyler hayal etmek&nbsp; zorundayım. Pera’yla birlikte zihnim de daha umutlu yankılar bulmaya başladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bugünkü Selahattin’in, beş yıl sonraki Selahattin’den en büyük beklentisi ne?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Açıkçası çok büyük beklentilerim yok. Sağlığım, işim, ailem… Beş yıl sonra da bunlar benden eksilmesin, en büyük dileğim bu. Mesleki olarak da çizgimi ve duruşumu koruyabilmek isterim. Umarım beş yıl içinde bir kült işin daha içinde kendime yer bulabilirim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">EYLÜL LİZE KANDEMİR</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Romanı daha önce okumuş muydun? Füsun’a nasıl hazırlandın?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Romanı, deneme çekimlerine hazırlanırken okudum. Bütün süreç boyunca tabii ki roman bize en çok rehberlik eden kaynaktı. Orhan Pamuk’un kurduğu dünya, okuru içine alan bir etki yaratıyor. Romanı okuduğumda, her ne kadar içinde bulunduğu koşullar ve dönem farklı olsa da, Füsun’un bazı duygularının içimde karşılık bulduğu yerler keşfettim. Tarif etmesi zor, içgüdüsel bir bağ yarattı bu durum ve karaktere yaklaşımımı doğal olarak şekillendirdi. Sanki bu hikayenin hayatımın bir noktasında beni bulacağını önceden bilmek, sezmek gibi bir şey hissettim. Hazırlık süreci de oldukça yoğun geçti. Sete çıkmadan önce Zeynep Günay’la birlikte çok sayıda prova yaptık. Karakterlerin iç dünyasına ve aralarındaki dinamiğe erişebilmeye çalıştık. Bütün nüansları ve iç gerilimleri doğru şekilde yakalamaya gayret ettik. Masumiyet Müzesi, hikayenin ve karakterlerin yapısı gereği, başka tür bir yaklaşım ve kapsamlı bir çalışma gerektiren bir işti. Füsun’a ulaşmak çoğu zaman söylediklerinden çok söylemediklerini duymaktan geçiyordu. Bir anda açılan bir karakter değildi; farklı yöntemler deneyerek ona adım adım yaklaşabildim. Buna yönelik Zeynep Günay’ın ve oyuncu koçum Bala Atabek’in yönlendirmeleri benim için çok belirleyici oldu. Yer yer tamamen kendimi dışarıda bırakmam gereken, yer yer de kendi hayat deneyimimden ve duygularımdan cesurca faydalanmamı gerektiren bir yaratım süreciydi benim için.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Füsun genelde “sessiz”, “beklenen”, “izlenen” bir karakter olarak algılanır. Sen bu rolü çalışırken Füsun’un seni en çok etkileyen yönleri hangileri oldu?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Füsun’un yaradılışından gelen bir sessizlik var; ama bu sessizlik, onun aslında hayata tutunma ve kendini var etme biçimi. Füsun’u, yaşından kaynaklı deneyimsizliğine, içinde bulunduğu koşullara ve dönemin gerekliliklerine rağmen kendine bir yol açmaya, kendi sesini bulmaya çalışan bir genç kız olarak görüyorum. Sessizliğinin aynı zamanda bir direnç biçimi olduğunu düşünüyorum. Az sözle çok şey ifade edebilmek bana çok etkileyici geliyor. Bu yüzden Füsun’un beni en çok etkileyen yönlerinden biri tam olarak bu. Bir diğeri de sabrı; bana daha sabırlı olmayı öğrettiğini söyleyebilirim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Füsun, Kemal’in aşkının öznesi mi yoksa kendi kaderinin belirleyicisi mi? Kemal’e hiçbir zaman tam teslim olmamasını bir savunma mı, bir intikam mı, yoksa bir özgürlük biçimi olarak mı okudun?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Füsun çok içgüdüsel bir karakter. İçine düştüğü her durumda Füsun olarak var oluyor. Her zaman akılla hareket eden bir yapısı olduğunu düşünmüyorum; daha çok dürtüsel bir kız Füsun. Hayatta aldığı kararlar, yaptığı seçimler onu bir yere sürüklüyor ve o, tüm bunların arasında kendine ihanet etmeden var olmaya ve sesini bulmaya çalışıyor. Tüm bunların arasında, görülmek ve anlaşılmak isteyen biri olarak görüyorum onu. Bu sorunun cevabını tek bir yerden okumak mümkün değil; hikayedeki bütün karakterler gibi Füsun da katmanlı bir karakter. Yaşadığı hayal kırıklıkları, acılar, sevinçler ve hayata dair umudu arasında, aşkla ilk kez tanışan bir genç kızın dönüşümüne şahit olduğumuz için aslında hepsinden biraz parça taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Füsun’un hayalleri vardır ama çoğu zaman ertelenir. Bu ertelenmişlik hissi, karakterin bedenine, ruh haline ve bakışlarına nasıl yansıdı?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Füsun’u tanımaya çalışırken onunla birlikte var olmaya çalıştım. Füsun, duygularını açıkça göstermek yerine iç dünyasını saklayarak yaşayan bir karakter. Bu yüzden onun hayallerini bastıran biri değil, içerde saklayan biri olduğunu; bu içinde gizli tuttuğu şeylerin bedenine yerleştiğini, ruh halinin de bunun bir tezahürü olduğunu düşünüyorum. Bazı insanların sessizliği çok şey anlatır; Füsun da öyle. Bakışlarında, söylemek isteyip de söylemediği şeylerin gizli olduğunu düşünüyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Masumiyet Müzesi döneminde kadınlar modernleşmenin tam ortasında ama güçlü sınırlarla çevriliydi. Dışarıdan ilerlerken içeride yalnızlaşmak ve kendini kontrol etmek zorunda kalmak sence dönemin kaçınılmaz gerçeği miydi? Bugünle benzerlik kuruyor musun?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">O dönemde bunun çok daha görünür olduğunu düşünüyorum; dönemin koşulları kadınları daha net sınırların içine koyuyordu. Bugünle karşılaştırdığımda önemli bir eşik atlandığını söylemek mümkün, ama yine de yolun tamamen bitmediğini hissediyorum. İçeride hâlâ bazı şeyleri kontrol etmek zorunda kaldığımız alanlar var. O yüzden birebir aynı olmasa da, benzer duyguların başka biçimlerde devam ettiğini söylemek mümkün.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Eğer Füsun bugün yaşasaydı, sosyal medya çağında bu aşk mümkün olur muydu?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Sosyal medya çağında her şey çok hızlı ve kolay tüketilebilir gibi geliyor bana. Herkesin çok alternatifi var ama sanki tam anlamıyla bağlı olduğu bir yer, bir kişi yokmuş gibi hissettiriyor zaman zaman. O yüzden Füsun’la Kemal’in hikayesi bugün yaşansaydı aynı şekilde olur muydu, emin değilim. Ama bir yandan bunu biraz da yaradılışa ve ruha bağlıyorum. Zaman değişir ama ruh değişmez gibi geliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Eylül’e geçiyorum. Hayatında “zamanlama” kavramının çok belirleyici olduğu bir an yaşadın mı?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Belirleyici olan anlar yaşadım. Hayatta zamanlamaya zaten inanırım. Bazı şeyler ancak tüm doğrular bir araya geldiğinde mümkün oluyor. Masumiyet Müzesi de benim için böyle bir yerde duruyor. Yıllardır uyarlanması konuşulan bir hikayeydi ama bu zamanda bana denk gelmesini tamamen zamanlamayla açıklayabiliyorum. Ruhen Füsun’u taşıyabileceğim bir dönemde karşıma çıktı ve özel insanlarla bir araya getirdi beni.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Oyunculuk sence seni daha cesur mu, daha kırılgan mı yaptı?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Hem daha cesur hem de daha kırılgan. Eylül olarak yapamayacağım veya yapmayacağım şeyleri bir karaktere bürünerek yapabilmek zaten cesaret gerektiren bir şey. Öte yandan oyunculuk, insanın empati yeteneğini geliştiren; bir başkasının duygusunu içselleştirdiğin ve his kapasitenin boyutunu keşfettiğin bir alan gibi geliyor bana. Eskiden bana çok fazla dokunmayan birçok şey, şu an çok daha fazla şey hissettirebiliyor. Ve tabii ki insan bazı karakterlere girerken kendi gölge yanlarıyla da yüzleşmek durumunda kalıyor. Bu da hem cesaret hem de kırılganlık gerektiren bir şey bana göre. Bunlarla yüzleşmenin kolay olduğunu düşünmüyorum ama çok besleyici ve insanı büyüten bir şey olduğuna inanıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Aşk, bugüne kadar senin hayatında daha çok dönüştüren mi, yoksa zorlayan bir duygu mu oldu?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Aşka dair tanımım dönem dönem değişiyor. Şu an benim için sadece romantik bir yerde duran bir duygu değil; açıklayamadığın şekilde içine çekildiğin, kendinin en gerçek haliyle karşılaştığın bir alan gibi geliyor. Günün sonunda insanı zaman zaman zorlasa da, daha çok dönüştüren bir duygu olduğuna inanıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">İnsan göz önünde oldukça, tanınırlığı arttıkça kendine ait alanı küçülebilir. Sen bu alanını korumayı nasıl başarıyorsun?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Kişisel alanıma her zaman önem veren biriyim. Evimde vakit geçirmeyi seviyorum ve bunun beni beslediğine de inanıyorum. İnsanın kalabalıklar kadar yalnızlığa da ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Yalnızlığı ve tek başınalığı da ayırmak istiyorum aslında. Bu mesleğin doğası gereği böyle bir tarafı da var ve bu görünür tarafı bilerek kabul ederek bu yola çıkıyoruz. Bunu kontrol altında tutabilmek, yola çıktığın kişiyi hatırlamak ve kaybetmemeye gayret etmek benim çabalarım arasında. Yanımda olan, içimi bilen sevdiklerime ve aileme yakın olmak, onlarla vakit geçirmek de kendi iç dengemi kurmama yardımcı olan başka bir şey.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Zor bir soru ama kendini nasıl tanımlarsın? Genellikle mutlu biri misin?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Evet, biraz zor bir soru; insanın her türlü hali var çünkü. Tek başıma vakit geçirmeyi, kedimi, yağmurlu havayı, tatlı bir melankoliyi, nostalji hissini seven bir insanım. Tabii ki mutluluğu önceliklendiren ve anların içinde o mutluluğu fark etmeye çalışan da biriyim aynı zamanda. Mutluluğa odaklıyım diyebilirim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Peki kendinle ilgili en zor kabullendiğin yönün hangisiydi; bugün o yönünle ilişkin nasıl?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">İnatçılık olabilir. Bu da benim doğamda olan bir şey diyorum artık. Direnmiyorum, kabul ediyorum. Hayatımı gerçekten zorlaştırdığı, işleri yokuşa sürdüğünü hissettiğim noktada bu tarafımı artık kontrol altında tutabiliyorum. Bir yandan çok da kötü bir şey olmadığını düşünüyorum; kuru bir inat olmadığı sürece. İnandığın şeyin gerçekten arkasında durabilmene yardımcı da oluyor bazen.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Bugünkü Eylül’ün, beş yıl sonraki Eylül’den en büyük beklentisi ne?</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Çok büyük beklentilerin büyük hayal kırıklıkları getirebileceğini düşündüğüm için genellikle kendime hedefler belirlerim; yapabileceklerimin en iyisini yapmaya gayret eder, gerisini bırakırım. Hayal ettiğim şeylere bir adım daha yaklaşabilecek cesareti ve özveriyi göstermek; bunu yaparken de her şeyin bundan ibaret olmadığını bilme sakinliğiyle, hayatı ertelemeden yaşamak… Anın kıymetini bilen, kendine sadık kalan ve iç sesini kısmadan ilerleyen biri olmak isterim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:Aptos,sans-serif">Röportaj EYLÜL SOLAKOĞLU</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2026/02/aska-dair-tanimim-donem-donem-degisiyor-1770708858.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HALK MÜZİĞİ DNA&#039;MIZDIR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/halk-muzigi-dnamizdir-26046</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/halk-muzigi-dnamizdir-26046</guid>
                <description><![CDATA["Türk Halk Müziği'nin (THM) kadim seslerinden, otantik icra geleneğini modern zamanlara taşıyan usta sanatçı Orhan Hakalmaz, yeni single çalışması "Seveceğim Seni" ile dinleyicisiyle buluştu. Altı yaşında eline aldığı bağlama ile Karadeniz Altınses Yarışması'ndan birincilikle dönen Hakalmaz; müziği bir gönül işi olduğu kadar, aynı zamanda bir bilim olarak gören ender isimlerden.Merhum Nida Tüfekçi'nin öğrenciliği, Konservatuvar eğitimi ve TRT'deki akademik çalışmalarıyla THM'nin sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda sosyoloji, tarih ve kültürel antropoloji içeren bir miras olduğuna inanıyor. Sanatçı, bu derin bakış açısıyla, akademik kariyerinden profesyonel sahnelere geçişinin perde arkasını, müzikle kurduğu bilimsel ve duygusal bağı "Mikrofon Senin" köşemize anlattı. Orhan Hakalmaz ile müziğin köklerinden zirvesine, kalpten notaya her şeyi konuştuğumuz bu özel röportajı kaçırmayın "]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BABANIZIN DA DESTEĞİYLE 6 YAŞINDA BAĞLAMA ÇALMAYA BAŞLAMANIZ VE 8 YAŞINIZDA KARADENİZ ALTINSES YARIŞMASI'NDA BİRİNCİLİK ALMANIZ, SANAT YOLCULUĞUNUZUN NE KADAR ERKEN BAŞLADIĞINI GÖSTERİYOR. O YILLARDAKİ MÜZİK TUTKUNUZU VE AİLENİZİN BU SÜREÇTEKİ ROLÜNÜ NASIL ANLATIRSINIZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müzikle olan derin ve tutkulu ilişkim, bilinenin aksine, çocukluk yıllarımda kendiliğinden yeşeren bir merakın sonucu değildi. Tam tersine, bu yolculuğun fitili, tamamen babamın eşsiz gayreti, sınırsız sevgisi ve bende keşfettiği gizli bir kabiliyet sayesinde ateşlendi. O dönemler, müziğe karşı kişisel bir tutku beslediğimden veya bu alanda bir kariyer hayal ettiğimden bahsetmem hayalperestlik olurdu. Çocukluğuma dair o yıllar, zihnimde hayal meyal hatırlanan tatlı anılardan ibarettir.&nbsp;​Ancak babam, benim henüz farkında bile olmadığım potansiyelimi gördü. Onun gözlem yeteneği ve yol göstericiliği, beni bağlama ile tanıştıran ilk kıvılcım oldu. Babamın bu ısrarlı ve sevgi dolu çabası, zamanla benim için bir gaye ve yaşam biçimine dönüştü. Bugün türkü söylüyorsam ve bağlamayla içli dışlıysam, bunun yegane mimarı odur.&nbsp;​Sadece babam değil, tüm ailemin gösterdiği büyük destek ve teşvik, bu sanat yolculuğunda beni ayakta tutan en güçlü sütun oldu. Onların koşulsuz inancı, üzerimdeki sorumluluğu artırsa da, aynı zamanda bana muazzam bir cesaret verdi.&nbsp;​"Bağlama sadece bir enstrüman değil, babamın bana bıraktığı bir miras, bir vasiyettir. Benim türkülerim, onun bana olan inancının sesi, ailemin desteğinin yankısıdır."&nbsp;Bu keşif süreci ve ailemin desteği olmasaydı, müzikle olan bu bağım belki de asla kurulamayacaktı. Bu yüzden, sanat hayatımın her aşamasında, bana bu yolu açan ve beni her zaman destekleyen aileme olan minnet borcumu derin bir saygıyla anmak isterim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>İTÜ TÜRK MÜZİĞİ DEVLET KONSERVATUVARI'NA GİRİŞİNİZ VE NİDA TÜFEKÇİ GİBİ ÖNEMLİ BİR İSMİN ÖĞRENCİSİ OLMANIZ KARİYERİNİZİN DÖNÜM NOKTALARINDAN. KONSERVATUVAR EĞİTİMİ, TRT DENEYİMİ VE AKADEMİK ÇALIŞMALARINIZ (ÖZELLİKLE "EGE BÖLGESİ AĞIR ZEYBEKLERİN İNCELENMESİ" TEZİNİZ) HALK MÜZİĞİ SANATÇISI KİMLİĞİNİZİ NASIL ŞEKİLLENDİRDİ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu, hayatımın ta kendisi olan bir hikaye. Kendimi bildiğim, varoluşumun farkına vardığım ilk anlarda bile elimde hep bağlama vardı; çalıyordum ve türkü söylüyordum. Müzik, benim için sonradan edinilmiş bir hobi veya kariyer tercihi değil, doğuştan gelen bir kader, bir zorunluluktu.&nbsp;Aslında bir dönüm noktasında durup şunu söyleyebilirdim: "Ben bu işi yapmayacağım, bu bağlamayı sevmedim demeyi bırakın hiç düşünmedim bile" Ancak buna hiçbir zaman ihtimal vermedim. Çünkü ben bu sanatı, bu sesi, bu kültürü hakikaten sevdim. Bu sevgi o kadar derindi ki, eğer kader beni o büyük ustalarla, rahmetli Nida Tüfekçi hoca ile tanıştırmasaydı, Konservatuvara girmemiş olsaydım bile, yine bir köşede sazımı çalıp türkülerimi söyleyecektim. Bu, benim içimden gelen, bastırılamaz bir dürtüydü.&nbsp;​Ancak Nida Tüfekçi gibi bir deha ile tanışmam ve Konservatuvar eğitimi almam, bu derin sevgimi bambaşka bir boyuta taşıdı. Onlarla tanışmam, bana bu işin sadece gönül işi olmadığını, aynı zamanda ciddi bir bilim olduğunu gösterdi. Türk Halk Müziği'nin sadece eğlence değil, çok saygın, köklü bir disiplin olduğunu anlamama vesile oldu.&nbsp;Bana öğrettikleri en önemli şey, ülke ve kültür zenginliğimizin ne denli büyük olduğunun farkına varmaktı. Türk Halk Müziği'nin uçsuz bucaksız bir okyanus olduğunu anlamama vesile oldu. Rahmetli Hocamın bana kazandırdığı en temel vizyon şuydu: Gerçek bir Türk Halk Müziği sanatçısı sadece bir yöreye ait olamaz.Sanatçının görevi, elinden geldiğince çeşitli yörelerin repertuvarını özümsemek ve icra etmektir. Bunu yaparken, müziği kendi ruhuna, gırtlağına, otantik diline yakışacak şekilde icra etmesi gerekir. Taklit etmek değil, özümsemek ve kendi süzgecinden geçirmektir önemli olan. Bu eğitim ve bu bilimsel bakış açısı, müziğin aynı zamanda insan yetiştirilmesinde, toplumsal kimliğin oluşturulmasında ve aktarılmasında çok önemli bir rol oynayan bir bilim olduğunu bana net bir şekilde gösterdi. Konservatuvar, içimdeki doğal yeteneği alıp, onu bilgi, disiplin ve kültür bilinciyle donatarak, daha geniş bir coğrafyanın sesi olmaya hazırladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>1988'DE BAŞLAYAN ÖĞRETİM GÖREVLİLİĞİ VE ŞEFLİK GÖREVİNİZDEN, 2000 YILINDA AYRILARAK PROFESYONEL MÜZİK KARİYERİNİZE ODAKLANMANIZ ÖNEMLİ BİR KARAR OLSA GEREK. BU GEÇİŞ SÜRECİNDEKİ MOTİVASYONUNUZ NEYDİ VE SANATINIZI SADECE İCRA ETME KARARINIZIN ALTINDA YATAN NEDENLER NELERDİ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">​"Akademik çevrelerde bulunmayı ve teorik çalışmayı her zaman sevdim. Yüksek lisansımı tamamladığımda, akademik kariyerime devam etme ve doktora yapmak konusunda son derece istekliydim. Ancak o dönemde, kurumsal bir küskünlükle yollarımı ayırmak zorunda kaldım, zira doktora öncesinde uygulanan yabancı dil yeterliliği (YDS) zorunluluğu benim için ciddi bir engel teşkil ediyordu.&nbsp;​Bilim Sınavından Muafiyetim vardı ve akademik yeterliliğime inanıyordum. Yüksek lisansımı bitirmiş olmama rağmen, talep edilen 70 puanlık dil barajını aşamamıştım (yanılmıyorsam 55 ya da 60 almıştım). Açıkçası, kendi alanında yetkinleşmiş ve bilimsel çalışmalarını sürdürecek bir akademisyen için bu şartın katı bir şekilde uygulanmasının gerekliliğini sorguladım ve bu duruma kendimce bir protesto ile karşılık verdim. Bir doktor veya uluslararası ticaret yapan biri için yabancı dil şartı elzem olabilir; ancak bizim alanımız için, yani kültürel ve sanatsal disiplinlerde, bu denli yüksek bir barajın akademik gelişimi ket vurduğunu düşünüyorum.&nbsp;​Akademi ile arama bir mesafe koymamdaki ikinci ve daha pratik neden ise sanat kariyerimin hızla yükselmesi oldu. İlk albümümün ve klibimin yayınlanmasıyla birlikte gelen tanınma, beni yoğun bir konser trafiğine soktu. Derslerime düzenli olarak katılmak ve akademik sorumluluklarımı yerine getirmek imkansız hale gelmişti. Okul yönetiminden ders programlarımın hafifletilmesi konusunda bir anlayış bekledim, ancak bu talebime olumlu bir karşılık bulamayınca, maalesef akademik hayatıma son vermek durumunda kaldım.&nbsp;​Akademiden ayrılmış olsam da, içimdeki öğretme ve bilgilendirme tutkusu asla bitmedi. Sanat hayatım boyunca bu misyonumu farklı mecralara taşıdım. Yüzlerce televizyon programında, sosyal medya paylaşımlarımda ve röportajlarımda hep bu öğretici yönümü kullandım.&nbsp;​Benim için Türkü, sadece bir müzik türü değil, korunması gereken, nesilden nesile aktarılması gereken bir bilim dalıdır. Türkülerin sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda sosyoloji, tarih, dil bilimi ve kültürel antropoloji içeren birer belge olduğunu düşünüyorum.&nbsp;​Bu bakış açısıyla, topluma türkü bilincini aşılamak, onların bilimsel ve kültürel değerini anlatmak benim için bir borçtur. Son nefesime kadar da, Türküyü bir bilim dalı olarak yüceltmeye ve çocuklarımıza bu mirası en doğru şekilde iletme çabasına devam edeceğim."</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>YILLARDIR TÜRK HALK MÜZİĞİ GELENEĞİNİ HEM KORUYAN HEM DE YENİ NESİLLERE TAŞIYAN BİR SANATÇISINIZ. SİZİN İÇİN BİR TÜRKÜYÜ SESLENDİRİRKEN GELENEKSEL UNSURLARI KORUMAK İLE MODERN DOKUNUŞLAR EKLEMEK ARASINDAKİ DENGEYİ SAĞLAMAK NE ANLAMA GELİYOR?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu, benim de üzerinde titizlikle durduğum ve Şahsi sanat felsefemi oluştururken temel aldığım bir denge meselesi. Dozu iyi ayarlamak gerekiyor. Bu dengeyi, bugüne kadarki yaşantım ve sanatsal tecrübemle kendimce şöyle formüle ediyorum:&nbsp;​Öncelikle ve en önemlisi, özümüzü kaybetmemek gerekiyor. Sanatçı olarak, beslendiğimiz coğrafyanın, müziğin ve kültürün temel ruhunu, duygusunu ve omurgasını korumalıyız. Bu "öz," bizi biz yapan sanat kimliğimizin ve otantikliğimizin kaynağıdır.&nbsp;​Ancak kabul etmek gerekir ki, nesiller değişti. Müzikal duyumlar, estetik beklentiler ve hatta dinleme biçimleri de kökten farklılaştı. Belli ses sistemlerinin, kayıt teknolojilerinin ve dijital platformların ortaya çıkışı, müziğin sunuluş şeklini değiştirdi. Bizler gibi sanatçılar, kendimizi bir vitrin olarak görmeliyiz; yani hem özü taşıyan hem de bu çağda görünür ve anlaşılır kılan bir arayüz.&nbsp;İşin velhasıl, her şeyden önce iyi çalmak ve iyi söylemek gerekiyor. Teknik yeterlilik, her sanat formunun olmazsa olmazıdır. Ancak bunun ötesinde, icra edilen eserin ait olduğu yöre, tavır ve ağız çok önemlidir.&nbsp;​Yöre: Bir eseri icra ederken, o yöre hangi enstrümanı, hangi melodi kalıbını ve hangi ritmi gerektiriyorsa, onu doğru bir şekilde kullanmak zorundayız.&nbsp;​Tavır ve Ağız: Bu, sadece notaları doğru çalmak değil, o yörenin duygu yoğunluğunu, aksanını ve icra üslubunu (tavır ve ağız) yansıtmaktır. Bir eserin ruhu, tam da bu detaylarda gizlidir.&nbsp;​Özetle, modern teknikleri ve yeni duyumları kullanırken, her zaman köklerimize sadık kalarak, eserin geldiği coğrafyanın ruhunu dinleyiciye aktarmayı hedefliyorum. Bu, geçmişle gelecek arasında kurulan bir duygu köprüsüdür.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>EYLÜL 2025'TE ‘ARPA BUĞDAY DANELER’ TÜRKÜSÜNÜ MODERN ARANJMANLA YORUMLADINIZ VE SON OLARAK 5 ARALIK'TA "SEVECEĞİM SENİ" ADLI YENİ ESERİNİZİ YAYINLADINIZ. KARİYERİNİZİN BU DÖNEMİNDE, KLASİKLEŞMİŞ ESERLERİ YENİDEN YORUMLAMANIN VE YENİ, ÖZGÜN ESERLER ÜRETMENİN SİZİN İÇİN ANLAMI NEDİR?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">​Bu yolda beni motive eden en temel duygu, sazım ve kadim kültürümüzün mührü olan türkülerimizdir. Benim için bu bir uğraş değil, bir yaşam biçimidir. Yıllardır kelimenin tam anlamıyla bu uğraşla yatıp bu uğraşla kalktım; sazımın sesi nefesim, türkülerimin sözleri ise ruhumun tercümanı oldu. Finans varlıkların bir zekâtı olduğu gibi, kanaatimce bilginin, deneyimin ve emeğin de bir zekâtı vardır. Bizim bu müziğe, bu otantik kültüre adadığımız yılların, döktüğümüz terin ve verdiğimiz emeğin bir karşılığı, bir sorumluluğu olmalıydı. Benim için bu sorumluluk, elde ettiğim bilgi birikimini ve müzikal yeteneği en doğru kanallardan, yani sizin gibi basın ve medya vasıtalarıyla, gelecek nesillere ve geniş kitlelere ulaştırmaktır. Allah nefes, sıhhat ve ilham verdiği sürece bu sanat üretimi sürdürmeye kararlıyım. Bu üretim iki ana koldan ilerleyecektir: Özgün Eserler: Bazen tamamen kendi duygularımı, tecrübelerimi ve güncel hissiyatımı yansıtan yeni besteler ve sözlerle müziğe katkı sağlamak. Otantik İcra: Türkülerimizin özünü, ruhunu ve en doğru icra biçimini koruyarak, kadim otantik eserlerimizi icra etmek ve kayda geçirmek.Bütün bu emeğin yegâne amacı, arkamda hem kültürel mirasımıza sahip çıkan hem de günümüz dünyasına dokunan, kalıcı bir eserler bütünü bırakmaktır. Bu miras, nesiller boyu gönülleri ısıtmaya devam edecektir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>YENİ ÇALIŞMANIZ OLAN "SEVECEĞİM SENİ"NİN SÖZ VE MÜZİĞİ SİZE AİT. BU ESERİN, BİR ÂŞIĞIN SEVDİĞİNE OLAN KOŞULSUZ BAĞLILIĞINI VE SAHİPLENME DUYGUSUNU DİLE GETİRDİĞİNDEN BAHSEDİLİYOR. BU ESERİ YARATIRKEN İLHAM KAYNAĞINIZ NE OLDU VE BOZLAK DİZESİNDE BESTELEMENİZİN ESERİN DUYGUSAL DERİNLİĞİNE KATKISI NASIL OLDU?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müziğimin merkezinde daima sevgi temasının bulunduğunu söyleyebilirim. Sevgi, ister tek taraflı bir his olsun isterse karşılıklı bir bağ, gerçekten de insana bahşedilmiş çok büyük ve en yüce nimettir. Sanat, bu evrensel duyguyu en saf haliyle ifade etme aracıdır.&nbsp;​Ne yazık ki, günümüzde bu yüce duygu bazen yanlış yorumlanmakta ve Şahsi sahiplenme duygusuna dönüşmektedir. Bahsettiğiniz gibi, tek taraflı ilişkilerin veya reddedilişlerin sonucunda ortaya çıkan şiddet, tehdit ve insan haklarına aykırı girişimler, bu güzel nimeti zehirli bir hale getiriyor.&nbsp;​Hemen her gün bir kadın cinayeti ya da şiddet haberiyle uyanmak, toplum olarak yüzleşmemiz gereken çok derin bir yaramızdır. Bu durum, sevginin tanımına tamamen aykırıdır. Gerçek sevgi, asla yıkıcı olmaz; bilakis, yapıcı ve koruyucudur.&nbsp;Sanatçı olarak bu konuda güçlü bir duruş sergilemek gerektiğine inanıyorum.&nbsp;Ne pahasına olursa olsun sevmekten vazgeçmemek lazım. Gerçek âşık, sevdiğinin her hâlini, her kararını sevgiyle kabul eder.&nbsp;&nbsp;Sevmek demek, korumak demektir. Gerçek bir âşık, sevdiğine ne kendisinin ne de bir başkasının fiziki ve hissî olarak zarar vermesine asla müsaade etmez. Bu, sevginin en temel ve en insani sorumluluğudur.&nbsp;Bu derin duyguyu ve mesajı Anadolu'nun en köklü motifleriyle birleştiriyoruz. Halkımızın gönlünde taht kurmuş, o engin, hüzünlü ve bir o kadar da güçlü tınılara sahip Bozlak havası bizim de çok sevdiğimiz bir dizidir.&nbsp;​Özellikle Ülkemizde en yaygın kullanılan, dizi karakteristik Si bemol ikili kullanan "Yahyalı Kerem" dediğimiz dizedir. Bozlak dizesi ondan sonra kullanılan en yaygın dizedir. yeni eserimiz ‘Seveceğim Seni’nin müzikal çatısı olarak kullandım. Bu eseri bu derin motiflerle süsleyerek, aşkın yüceliğini ve korunması gerektiğini anlatan bir eser olarak dinleyicilerimize sunuyoruz. Müziğimiz, şiddete karşı sevginin ve saygının sesi olmayı hedefliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>RADYO VE TELEVİZYONDA UZUN YILLARDIR "TÜRKÜ GECESİ" GİBİ PROGRAMLAR YAPTINIZ. GÜNÜMÜZÜN DİJİTAL PLATFORMLARINDA TÜRKÜLERİN VE HALK MÜZİĞİNİN GENÇ KİTLELERE ULAŞMASI KONUSUNDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? SANATÇI OLARAK, BU MECRALARI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Televizyon yayıncılığında, özellikle halk müziği ve türkü icrasına odaklanan müzik programlarının sayısının belirgin şekilde azaldığını gözlemlemekteyiz. TRT Müzik gibi istisnalar olsa da, ulusal kanalların büyük çoğunluğunda bu tür programlara neredeyse hiç yer verilmemektedir.&nbsp;​Bu durum, geleneksel müziğimizin geniş kitlelere ulaşımında bir boşluk yaratmaktadır. Ancak, içinde bulunduğumuz çağın gerçeği şudur: Artık her şey dijital platformlara kaymıştır. İzleyici alışkanlıkları hızla değişmiş, içerik tüketimi büyük ölçüde internet ortamına taşınmıştır.&nbsp;​Bu nedenle, sanatçıların ve geleneksel müziğimizin temsilcilerinin de bu dijital dönüşüme ayak uydurması bir zorunluluk haline gelmiştir. Türkülerimizin ve zengin kültürel mirasımızın yaşatılması, artık büyük ölçüde YouTube, Spotify, podcast mecraları ve sosyal medya gibi dijital platformlar aracılığıyla mümkün olacaktır.&nbsp;​Bu zorunlu geçiş, aynı zamanda bizlere coğrafi sınırlamalar olmadan daha geniş ve küresel bir dinleyici kitlesine ulaşma fırsatı da sunmaktadır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ALBÜM VE KONSER ÇALIŞMALARINIZIN DEVAM ETTİĞİNİ BİLİYORUZ. YAKIN GELECEKTE DİNLEYİCİLERİNİZİ BEKLEYEN YENİ PROJELER VEYA SANATSAL ETKİNLİKLERİNİZ VAR MI? </strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Halkımla, sevenlerimle yeniden buluşmayı o kadar çok özledim ki, bunun tarifi yok. Sağlık sorunlarım nedeniyle maalesef bir süre sahnelere ve etkinliklere ara vermek zorunda kaldım, ancak çok şükür o dönemi geride bıraktık ve tekrar müziğe dört elle sarıldık. Bu dönüş benim için yeniden doğuş gibi.&nbsp;Şu an için büyük bir albüm çalışması yerine, tekli (single) eserler üzerinde yoğunlaşıyoruz. Bu eserleri stüdyoda kaydedip, ağırlıklı olarak internet ve dijital platformlar aracılığıyla dinleyicilerimize ulaştıracağız. Geleneksel albüm formatından ziyade, günümüzün hızına ve dinleme alışkanlıklarına uygun, daha sık ve yeni eserler sunmayı hedefliyoruz.&nbsp;​Zaten her hafta kendi YouTube kanalımda canlı veya stüdyo ortamında türkü icraları yapıyorum. Bu, dinleyicilerimle aramızdaki bağı sıcak tutan çok değerli bir köprü. Bize bu aşamada lazım olan en önemli şey, dinleyicilerimizden gelecek bol bol takip ve destek. Bu destek, motivasyonumuzu en üst seviyede tutuyor.&nbsp;​Sahne almayı ve halkımızla omuz omuza konser vermeyi inanın çok arzuluyorum. Ancak takdir edersiniz ki, bizim sanatsal etkinliklerimiz genellikle sanatçının kendi isteği doğrultusunda olmuyor. Bu noktada belediyelerin, valiliklerin ve profesyonel organizatörlerin devreye girmesi gerekiyor.&nbsp;​Eğer bizi de programlarına dahil etmek isterlerse, güzel teklifler ve programlar gelirse, ben seve seve, büyük bir heyecanla kabul etmeye hazırım.&nbsp;​Son olarak, çok önemli bir konuya değinmek isterim. Ortaya maalesef bir algı çıkartılmış: "Gençler türkü dinlemiyor, sevmiyor" diye. Bu kesinlikle doğru değil! Ben, sahnede de dijital platformlarda da gençlerin türkülerimize olan ilgisine ve sevgisine bizzat şahit oluyorum.&nbsp;​Gençlerimiz türkülerimizi seviyor ve dinliyor. Bu coğrafyanın ruhunu, aşkını, hüznünü ve direncini taşıyan bu eserlere en çok onlar sahip çıkacaktır. Ben gençlerimize sonuna kadar güveniyor ve inanıyorum. Türkülerimizin geleceği onların sesinde yankılanacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Mehmet Ali BABAR</span></strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Dec 2025 16:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/12/halk-muzigi-dnamizdir-1765374175.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İNSAN EN ÇOK ÖĞRETİRKEN ÖĞRENİR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/insan-en-cok-ogretirken-ogrenir-25968</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/insan-en-cok-ogretirken-ogrenir-25968</guid>
                <description><![CDATA["Doç. Lale Akay Umul, Klasik Kemençe icracılığını, öğretmenliği, şefliği ve akademisyenliği tek bir potada eriten, Türk müziğinin çok yönlü ve önde gelen isimlerinden biri. İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı'nda (TMDK) öğrencilikle başlayan, ardından aynı kurumda hocalığa yükselen bu köklü kariyer; İhsan Özgen ve Cüneyd Orhon gibi iki büyük ustanın ekolünü birleştirerek kendi sanatsal kimliğini inşa etti.
Umul, sadece sahnedeki kemençe virtüözlüğüyle değil, aynı zamanda Lalezar gibi genç icracı topluluklarını kurarak ve "Toplu Uygulama Dersi"ni kurumsallaştırarak Türk müziği eğitimine yön veren pedagojik yaklaşımlarıyla da tanınıyor. Akademik çalışmalarıyla icracılığını besleyen, müziği bir "ibadet biçimi" ve "Allah'a yakınlaşma yolu" olarak gören sanatçı, hayatın zorluklarını kemençesi ile yendi  ve kemençesi ona bir anlamda yoldaşlık etti.
Bu röportajda, akademik zirvelere tırmanırken dahi "alaylı" ruhunu koruyan, ustalarından devraldığı sanat meşalesini genç nesillere devretmeyi misyon edinen Doç. Lale Akay Umul ilham verici sanat, azim ve vefa dolu yolculuğunu, "Mikrofon Senin" adlı röportaj köşemize anlattı..."]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">EĞİTİM VE ERKEN KARİYER: İTÜ TMDK'DA ÜÇ TELLİ KEMENÇE EĞİTİMİ ALMANIZ VE DAHA SONRA AYNI KONSERVATUVAR DA DERS VERMEYE BAŞLAMANIZ KARİYERİNİZDEKİ ÖNEMLİ DÖNÜM NOKTALARINDAN. ÖĞRENCİLİKTEN HOCALIĞA GEÇİŞ SÜRECİNİZDE HİSSETTİKLERİNİZ VE BU DEĞİŞİMİN SANATINIZA ETKİSİ NE OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'na 1983 senesinde girdim. Konservatuvara girmeden önceki altyapım, hem okulda almış olduğum müzik eğitimi hem de Radyodan dinlediğimiz müzik dinleme kültürü sayesinde oluştu. Kulaklarımız sürekli Türk müziği dinliyordu; sadece Türk müziği değil, diğer müzik türlerine de aşinalığımız vardı. Doğduğum yıllarda radyo kültürü çok yaygındı. Radyo sürekli açık olurdu. Halk müziğinden Yurttan Sesler, Türk müziğinden beraber ve solo şarkılar, klasik Batı müziği alanında konser programları ve bugünkü pop müziğin o zamanki adı olan aranjman parçalar sürekli tekrarlanırdı. Sadece müzik programları değil, "çocuk radyosu"&nbsp; eğitim programları ve "arkası yarın" ismi ile her gün yayınlanan Radyo,Tiyatro oyunları da her yaştan kesime uygun, çok kaliteli içerikler sunuyordu. Biz bunları dinleyerek büyüdük. İlkokula başladığım dönemlerde Türkiye'ye televizyon henüz yeni gelmeye başlamıştı. O zamanlar tek bir kanal vardı, o da TRT'ydi. T<em><strong>elevizyon belirli saatlerde yayın&nbsp; yapardı. Günümüzde bazı çocuklar ise şarkı ya da türkü dinlemeyi bırakın, eline cep telefonu alarak sosyal medyada, TikTok'ta sanal oyunlar oynuyor veya yapay zeka müzikleriyle vakit geçiriyor; bu durum çocukların ruhunu ve kalbini ele geçiriyor. Çocukken beni çok etkileyen eserlerden biri, 1970'lerde Barış Manço ile Cüneyd Orhon'un platin plak ödülü aldıkları "Dağlar Dağlar" isimli eserdi. Bu eserin başındaki kemençe nağmeleri beni benden almıştı; kentten alıp kırsal kesimlere götürüyordu.</strong></em> Küçücük yüreğime dokunmuştu ama o yaşlarda duygularımı ifade edemiyordum. Kendi kendime, "Acaba bu enstrüman neyin nesi?" diye soruyordum. Hiç kimse bilmiyordu. Kimse klasik kemençeyi tanımıyordu; kemençe denince akla sadece halk müziğimizin enstrümanı olan Karadeniz kemençesi geliyordu. Oysa bir de Türk müziğinde kullandığımız klasik kemençe varmış. Yani iki çeşit kemençemiz varmış. Klasik kemençe popüler bir enstrüman olmadığı için, bu enstrümanı ilk olarak rahmetli Barış Manço'nun "Dağlar Dağlar" eseriyle duydum. Yıllarca bu enstrümanla tanışmak için peşinden koştum ama konservatuvara girene kadar bulamadım. Bu yüzden çeşitli enstrümanlara yöneldim: bağlama, mandolin, piyano, org, keman, blok flüt çalmayı denememe rağmen, kemençenin tınısını hiçbirinde bulamadım.&nbsp; Müzik Hocalarım da sesim üzerine,&nbsp; Akapella dediğimiz koru müziğine (çok sesli müziğe) yönelmem konusunda tavsiyede bulundular. O dönem de&nbsp; Gökçen Koray yönetiminde TRT İstanbul Radyosu Gençlik Koroları kurulmaya başlamıştı.&nbsp; Müzik&nbsp; Hocalarım beni oraya hazırladılar. Ben de 13-14 yaşındayken sınavı kazandım ve konservatuvar öncesinde orada gerçekten çok iyi bir Müzik eğitim aldım. Oradaki hocalarım beni <strong>Mimar Sinan Devlet Konservatuvarı Şan Opera Bölümü'ne girmeye ikna ettiler. Liseyi bitirdikten sonra Eylül ayındaki konservatuvar sınavlarına hazırlanıp girecektim ama kayıtların kapandığını, sınavın Mayıs ve Haziran dönemlerinde iki aşamalı yapılıp bittiğini söylediler. Sınavı&nbsp; kaçırdığım için çok üzüldüm. Üzüldüğümü gören yetkililerden biri Nişantaşı'nda&nbsp; Türk Müziği devlet konservatuarının olduğunu ve kayıt yapabileceğimi söyledi ve Sınavların da Eylül ayında başlayacağını belirtti. Annemle birlikte derhal Nişantaşı Türk Müziği devlet konservatuarına gittik. Bir Cuma günüydü ve kayıtların son gü</strong>nüydü. Çok şükür kaydımı yaptırdım. Bu durumu öğrenen, beni Mimar Sinan'a hazırlayan&nbsp; Müzik öğretmenlerim Sınavın tarihini kaçırdığıma çok üzüldüler. "Biz seni Batı müziği için hazırlamıştık, bari ses bölümünü seçme, yoksa Türk müziğinden Batı müziğine geçişin zor olur. Enstrümanla ilgili bir bölüm seç," dediler. Marmara Üniversitesi&nbsp; Müzik kökenli olan hocalarım bana çok sağlam solfej, armoni, şan eğitimini vermişlerdi. Sınavı birincilikle kazandım. Hemen jürideki hocalar, "Kızım, sesin çok güzel, neden enstrüman bölümünü seçtin? Gel seni Şan bölümüne geçirelim," dediler. Ben de, "Efendim, ben enstrüman eğitimi almak istiyorum," dedim. Hangi enstrümana kayıt olmak istediğim soruldu. Hocalarım bana keman dedikleri için aklımda kalmıştı, ben de keman dedim. Ancak, "Kayıtlı dokuz kişi bulunuyor, toplam dört saat ders süresi var. Seni de alırsak ders süreniz yarım saatten daha aza düşer," dediler. Türk müziği enstrümanlarından birini seçmemi tavsiye etiler. Ben de "Az seçilen enstrüman hangisi?" diye sordum, kemençe dediler. Okulumuzda iki tip kemençe olduğunu söylediler: üç telli ve dört telli kemençe.&nbsp; O zaman ki Cahil aklımla üç telli kemençeyi daha çabuk öğrenirim diye düşündüm. Halbuki dört telli kemençe,&nbsp; kişiyi pozisyon yapma zorluğundan kurtarıp dördüncü tel ile her eseri birinci pozisyon da çalma açısından kolaylık sağlıyormuş. Kayıdımı oluşturdular ve hocamın İhsan Özgen olduğunu söylediler. Ertesi gün dersime girmek üzere kapıdan içeri girdim ve kemençenin sesini duydum. Aman Allah'ım! Kalbim yerinden fırlayacak gibi oldu heyecandan. Dört yaşımdan beri Barış Manço'nun "Dağlar Dağlar" isimli parçasında Cüneyt Orhonun kemencesini duyduğum ama ismini bilmediğim bu estürümanla nihayet 17 yaşımda tanışıyordum. Benim için inanılmaz bir mutluluktu. Biz klasik kemençe ile sadece Türk Sanat Müziği eserlerinin çalındığını zannediyorduk oysa Cüneyd Bey'in 1970 yılında "Dağlar Dağlar" parçasındaki emprovize (doğaçlama) taksimle ve Barış Manço ile birlikte bir gitar bir kemençe şeklinde yapmış oldukları müzikle, bu enstrüman pop müziğine de girmiş oldu. Bu enstrümanla her tarz müzik yapılabilir. Üç telli dediğim için İhsan Hocam'la çalışmalarıma başladım. Zaman içerisinde dört telli kemençenin eğitimini konservatuvarımız da veren Cüneyd Orhon ilede tanıştım. Konservatuvarımız da dönem sonlarında Estürüman alanında jüriyle sınavlar oluyordu.. Jürilerimizde okulumuzun en önemli ustaları ve hocaları bizi sınav ediyorlardı. Bunlar İhsan Özgen, Cüneyd Orhon ve Kamuran Erdoğru idi. Onlar beni çok sevdi, ben de onları çok sevdim. Müzik aşkı bende o kadar değerliydi ki, on yıllık bir müfredatı dört yılda tamamladım. Yirmi yaşımda Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'nda önce ücretli öğretmenliğe başladım. İki yıl sonra da araştırma görevlisi kadrosuna geçtim. O süre zarfında kendime verdiğim sözü de tuttum. Master ve doktora derslerimi de aldım. Bu süreç altı yıl sürdü. Bir yandan da araştırma görevliliğim devam ediyordu. Ülkemizin kıymetli repertuar hocalarının derslerine, repetütör olarak görevlendirildim. Bu şekilde master'ımı ve doktoramı (bizde karşılığı sanatta yeterlilik deniliyor) bitirdikten sonra sanatçı öğretim kadrosuna atandım. Bu arada İhsan Özgen Hocam'ın kurmuş olduğu Bosphorus( Boğaziçi) Grubu'na kemençe sanatçısı olarak davet edildim. Bu grup sayesinde Ülkemizin en önde gelen&nbsp; en kıymetli saz&nbsp; ve ses sanatçılarıyla&nbsp; hem yurt içinde hemde yurt dışında&nbsp; birlikte Çalışma ve Konser verme imkanına nail oldum. Bu duayyen Sanatçılar; Kani Karaca(ses),Hurşit Ungay (kudüm), Erol Deren (kanun), Mutlu Torun (ud)Ümit Gürelman ve Fuat Türkelman (ney). Bu virtüöz hocalarla 1989 yılında Yunanistan da bir aylık konser turnesine çıkmadan önce bir yıl gibi bir süre içerisinde Türkmüziğinihemen her formunda ki eserler üzerinde çalıştık. (peşrev, saz semaisi, oyun havaları, Mevlevî âyinleri, dinî müzik ve halk müziği gibi... ) Yunanistan'nın Antik tiyatrolarında bu eserlerin konserlerini verdik. Canlı konserler de eserler&nbsp; kayıt edildi. <em><strong>Bu eserler&nbsp; Yunanistan da ve Türkiye'de önce Plak&nbsp; (Lp) plak&nbsp; olarak çıktı.&nbsp; Daha sonra Ada müzik bunları 4 albüm halinde cd formatında yayınladı.</strong></em></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​KLASİK KEMENÇE İCRASI VE EĞİTİMİ: İHSAN ÖZGEN'İN ÖĞRENCİSİ OLARAK BAŞLADIĞINIZ ÜÇ TELLİ KLASİK KEMENÇE EĞİTİMİNİ, CÜNEYD ORHON'DAN ALDIĞINIZ DERSLERLE NASIL BİRLEŞTİRDİNİZ? BU İKİ FARKLI EKOLÜN MÜZİĞİNİZDEKİ VE ÖĞRENCİLERİNİZE AKTARDIĞINIZ PEDAGOJİK YAKLAŞIMDAKİ YANSIMALARI NELERDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Türk Müziği'nin en büyük ustaları olan İhsan Özgen, Cüneyd Orhon ve Kamuran Erdoğru gibi isimlerin öğrencisi olmak ve onların karşısında sınavlara girmek, müzik kariyerimin en özel ve belirleyici dönemleriydi. Üç telli kemençe eğitimime İhsan Özgen'in nezaretinde başladım ve dört telli kemençe eğitimimi Cüneyd Orhon hocamla bu bilgileri pekiştirdim. Konservatuvarda her yarı dönemde, bu üç büyük ismin oluşturduğu jüri önünde sınava girerdik. İlk yarı dönem sınavında repertuvarımız sadece Rast makamından oluşuyordu. Ancak İhsan hocam bende gördüğü büyük isteği ve potansiyeli fark ederek bana daha ileri bir repertuvar verdi: (Karcığar ve Mahur makamlarında eserler.)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Yarım dönem gibi kısa bir sürede bu zorlu repertuvarın altından başarıyla kalkmamın ardından, sınavdan sonra Cüneyd hocamın yanıma gelip ellerimi tutarak şaşkınlıkla sorduğu şu soruyu hiç unutamam: "Sen daha önce bu enstrümanı tanıyor muydun?" Cevabım, ustalarıma olan minnettarlığımı en saf haliyle dile getiriyordu: "Ben bu enstrümanı sizin sayenizde tanıdım." Hocamın mutluluğu büyüktü. "Biz senin gibi başarılı bir öğrenciye sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Kapım sana daima açıktır," diyerek beni onurlandırdı. Bu sözler, benim için bir başlangıçtan çok daha fazlasıydı. ıklığ'dan Dört telli kemençeye Tele Uzanan Tarih; Konservatuvarımızdaki hocalarımız yenilikçi ve gelişımci bir bakış açısına sahiptiler. Enstrüman Yapım Bölümü Ana Sanat Dalı Başkanı olan Cafer Açın hocamız, sadece geleneksel saz yapımını değil, sazların geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmayı da teklif etmişti. Cüneyt Hoca'nın buna cevabı netti: "Tabii, burası bir üniversite. Tüm sazlarda bu gelişmeyi yapmalıyız." Bu vizyon, kemençenin tarihsel gelişimini de anlamamızı sağladı. Kemençenin ilk hali, tek telli bir saz olarak ok ve yaydan (ıklığ) meydana geliyordu. İkinci tel eklendiğinde melodi tam yeterli olamamış, sadece oyun havalarında dem teli olarak kullanılmıştı. Aşağı yukarı 150-200 yıl önce eklenen üçüncü tel ile kemençe daha melodik çalınabilir hale geldi.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Vasil'in Dört Telli Kemençeyi Denemesi: Büyük kemençe virtüözü Vasil, üç telle kemençeye yetinmeyip dört telli kemençe denemesi yapmış, ancak bu kayıtlar o dönemin teknolijisi kovanlara kaydedilmiş maalesef günümüze ulaşamamıştır.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tamburi Cemil Bey ve "Demirden Leblebi": Türk Müziği'nin zirve isimlerinden Tamburi Cemil Bey de ömrünün son dönemlerinde kemençeye merak salmış, Vasil'den ders alarak o da kemençesine dördüncü teli denemesi yapmıştır. Cemil Bey'in kendi bestelediği Şeddaraban Saz Semaisi'ni&nbsp; dördüncü hanesini çalarken zorlandığına dair o meşhur Ramazan hikayesi, kemençenin ne kadar zorlu bir enstrüman olduğunu gösterir. Cemil Bey, kemençe için: "Harika bir enstrüman ama demirden bir leblebi" diyerek, bu sazı hakkıyla çalabilmek için büyük bir özveri, aşk ve emek gerektiğini vurgulamıştır. Onun hem üç telli kemençe (Andelip) adını verdiği hem de dördüncü teli denediği kemençe kayıtları&nbsp; günümüze ulaşmıştır. Kemençe, tırnakların tele temasıyla çalınan, icrası zor bir enstrümandır. Bu Estürümanla değil kemençe icracısı&nbsp; yetiştirmek, kemençe Hocası yetiştirmekte kolay değildir. Cüneyd Orhon hocamın yaşı ilerlediğinde&nbsp; ilerde okulu bırakma vakti geldiği zaman, beni derinden etkileyen o konuşma gerçekleşti. Hocam, tam istediği kıvamda dört telli kemençe bir öğretmen yetiştiremediğinden ve dört telli kemençe ders programının kendisi vefat ettikten sonra kapanabileceğinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi: "Pek çok öğrenci yetiştirdim çoğu devlet korolarını, radyoyu ya da başka alanları seçtiler. İsterdim ki arkamdan gelecekler senin gibi kumaşı yüksek bir&nbsp; kemençe öğretmeni olsun; En büyük üzüntüm de ben gittikten sonra eğer yerime dört telli kemençe de Senin gibi bir hoca bulumaz ise dört telli kemençe programının kapanacağının endişesini taşıyorum. Bu sözler içimi titretti. O an, hocamın mirasına sahip çıkma kararlılığım oluştu: "Hocam, kimse devam ettirmezse bile ben devam ettireceğim," dedim. Gözleri mutluluktan doldu ve bana minetarlıkla sarıldı.&nbsp; Çünkü bu, söz hocam için bir vaatti. O günün Müdürü, aynı zamanda Armoni ve Form Bilgisi Hocam olan büyük bestekâr Yalçın Tura'nın yanına çıkan Cüneyd hocam, benden sonra derslere benim girmemi tavsiye ediyor. "Arzu ederseniz bir sınav dahi açabiliriz lale için" diyor. Müdürümüzün cevabı ise bu görevi devralmamın resmi onayı oldu: Lale hoca zaten bu okulda 3 telli kemençe Hocası 4 telli kemençe Hocası olması için sınava girmesine gerek yok. Sizin bu isteğiniz bizim için yeterlidir.. Yeni dönemde 4 telli kemençe derslerine Lale Hoca’yı da yazıyoruz." Bu an, benim için hem bir onur hem de hocama verdiğim sözü tutmanın başlangıcı oldu. Bu kıymetli hatırayı, o gün bugündür öğrencilerime anlatıyorum. Yalçın Tura hocamıza da (büyük besteci ve ödüllü bir isimdir) Allah uzun ömürler versin.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">AKADEMİK ÇALIŞMALAR: KLASİK KEMENÇE VE TÜRK SANAT MÜZİĞİ ÜZERİNE YAZDIĞINIZ MAKALELER, KİTAP BÖLÜMLERİ VE KİTAPLAR BULUNUYOR. AKADEMİK ÇALIŞMALARINIZIN, İCRACILIĞINIZ VE ŞEFLİĞİNİZ ÜZERİNDEKİ EN BÜYÜK KATKISI NEDİR VE BİR AKADEMİSYEN OLARAK TÜRK MÜZİĞİ ALANINDA GÖRDÜĞÜNÜZ EN BÜYÜK BOŞLUK NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Akademik kariyerim, klasik kemençe icracılığı ve öğretmenliğinin ötesinde, zaman içinde biriken tecrübe ve bilgi birikimiyle şekillendi. Başlangıçta sadece kemençe dersleri verirken,&nbsp; Sanatta yeterlilik ( doktora) programının tamamladıktan sonra 1996'dan itibaren artık konservatuvarda Türk müziği eğitiminin temel taşlarından olan Türk Müziği Solfeji ve Nazariyatı gibi derslerin de girmeye başladım. Bunun yanı sıra, öğrencilerin sahne pratiği ve topluluk içinde çalışma disiplinini geliştiren Toplu Uygulama Dersleri henüz daha yoktu. İlerleyen zamanlarda ders olma fikrini öneride bulunarak derslere girmeye başladım . Bu yoğun ders ve icra pratiği, doğal olarak akademik çalışmalara zemin hazırladı ve neticesinde makaleler ve kitap bölümleri kaleme aldım. Bu birikimin oluşmasında, hocalarımdan dinlediğim ve bizzat şahit olduğum başarılı hayat hikayeleri ve tecrübeler en büyük ilham kaynağım oldu. Türk müziğinde çalışmanın, özellikle de eski dönemlerdeki zorlukları, yalnızca kemençe hocalarımdan değil, tüm değerli hocalarımdan edindiğim kıymetli bilgilerdi. Bu değerli isimlerden biri de okulumuzun Kanun Hocası, Türkiye’de müziğin kurumsal kimlik kazanmasına öncülük etmiş, MESAM’ın ilk kurucularından olan Nevzat Sumer Hoca idi. 2000’li yıllara girerken Nevzat Hocam ile çok kıymetli ortak çalışmalarda bulunduk. Nevzat Hocam, saz eserleriyle yapılan topluluk müziğine büyük bir önem verirdi. Kendisi bana "Müzik Kızım" diye hitap ederdi. ben de ona "Müzik Babam" diye hitap ederdim. Bu özel lakap, aramızdaki derin sanat bağını ve karşılıklı saygıyı ifade ediyordu. Maalesef, ülkemizde saz eserlerinin değeri yeterince bilinmiyor. Bu saz eserlerinin değerini ortaya çıkarmak için Nevzat Hocam ile, yeğeninin stüdyosunda bu kıymetli&nbsp; eserleri çalışmaya başladık. Ve İstanbul Klasik Türk Müziği Orkestrası’nın ilk temelini burda oluşturduk. Nihayetinde de birçok ortak projemiz oldu. Özellikle birlikte çalıştığım İstanbul Klasik Türk Müziği Topluluğu ile sadece bir yıl içinde tam 200 farklı saz eseri icra ettik. Bu devasa repertuvarın, titiz bir çalışmayla sadece 48 tanesini 6 ayrı CD'de toplayabildik. Topluluğumuzun bu başarısında, o dönemler 70 yaşının üzerinde olmasına rağmen olağanüstü enerjisi, hızı ve becerisiyle bizlere ilham veren, 1927 doğumlu kıymetli büyüğümüz Nevzat Sumer Hocam'ın büyük emeği vardır. Kendisi sayısız konser ve etkinliğin gerçekleşmesine öncülük etmiştir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​LALEZAR KLASİK TÜRK MÜZİĞİ TOPLULUĞU: 2000 YILINDAN İTİBAREN KURUCU OLDUĞUNUZ VE ŞEFLİĞİNİ YAPTIĞINIZ LALEZAR, İTÜ TMDK TOPLULUĞUN KURULUŞ AMACI VE GENÇ İCRACILARIN TÜRK MÜZİĞİ REPERTUARINI ÖĞRENME VE İCRA ETME SÜREÇLERİNE KATKISI HAKKINDA NELER SÖYLEYEBİLİRSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Konservatuvara gelen öğrencilerimiz genellikle 10-11 yaş aralığında, yani çocukluk döneminde oluyorlar. Bu yaş grubuna makam ve nazariyat gibi derin konuları öğretmek zorlu bir süreç. Ancak biz, müziği ve enstrümanı onlara bir oyun haline getirerek sevdirmeyi başardık. Bizler Türk müziğini dinleyip öğrenme acısından çok şanslı bir nesildik; bizim dönemimizde sadece Radyo vardı ve kaliteli koro/konser çalışmalarını dinleme imkanımız olurdu. Televizyon daha sonra yayın hayatına başladı. Ardından TRT tek kanal olarak pek çok kaliteli Müzik programları ve konser çalışmalarını izlerdik. Ancak şimdiki nesil, yapay zeka sesleri ve pek çok "kirli" Müzik seslerinin Türk müziğine uzaktan yakından alakası olmayan seslerin olduğu programlarla karşı karşıya. Eskiden Reklamlarda bile&nbsp;&nbsp; türk müziği geçişleri kullanılırdı. Ama şimdi malesef&nbsp; her yaşta insanlarımızı Türk müziğinden uzaklaştırıyorlar. Buna sebep ise çeşitli Müzik kanallarında yayınlanan Milli Müziğimizin seslerinden uzak (THM,TSM) Müzik Programları ve Reklam Müzikleri; İşte bu bilinçle, Nevzat Sumer Hocamızın 2000’li yıllarda kurduğu İstanbul Klasik Türk Müziği Orkestrası’nın bir nevi küçük örneğini, okulumuzdaki öğrencilerimle birlikte hayata geçirdim. Öğrencilerimin, <strong>"Hocam sizin isminiz Lale, biz de sizin çiçekleriniziz"</strong> demeleri üzerine, grubumuzun adını "Lalezar" koyduk. Bu grup ile pek çok&nbsp; okul içinde ve okul dışında konserlere davet edildik. Çok büyük ilgi eşliğinde yoğun takdir topladık. Bugün, o ilk öğrencilerimin çoğu artık benim meslektaşım oldu. Bu, benim için en büyük gurur kaynaklarından biridir. Lalezar Klasik Türk Müziği Topluluğu orkestrası geniş bir enstrüman yelpazesini kucaklayan, 14 yaş ile&nbsp; 24 yaş arası bir ekipten oluşuyordu. Sayısı 3 kişi de olabiliyor 30 kişiyi de&nbsp; aşabiliyordu. Topluluğumuz, mızraplı, yaylı ve vurmalı sazların zengin bir birleşimini sunuyordu. Zamanla orkestra grubumuza katılmak isteyen öğrenci sayısının ve talebinin çok artması üzerine, bu coşkuyu kurumsal bir yapıya dönüştürmeye karar verdim ve okula bir teklif götürdüm. Önerim, bunu resmi bir ders haline getirmekti: <em><strong>"Toplu Uygulama Dersi"</strong></em></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bu dersi daha kapsamlı hale getirmek için üç ana başlık altında toplanmasını önerdim:</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türk Halk Müziği Uygulaması</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Türk Sanat Müziği Uygulaması</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Batı Müziği Uygulaması</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Nihayetinde, teklifim kabul edildi ve bu dersler toplu uygulama dersi olarak okulumuzda kurumsallaşarak müzik eğitimine önemli bir katkı sağladı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​​SANATSAL KİMLİK: İCRACI, ŞEF, AKADEMİSYEN VE ÖĞRETİM GÖREVLİSİ KİMLİKLERİNİN HEPSİ SANATSAL YAŞAMINIZIN BİR PARÇASI. BU ROLLER ARASINDA NASIL BİR DENGE KURUYORSUNUZ VE HER BİR ROL DİĞERİNİ NASIL BESLİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatsal yaşamımı tanımlayan rollerin (icracı, şef, akademisyen, öğretim görevlisi) her biri, sadece birer unvan değil, aynı zamanda birbirini besleyen ve güçlendiren birer yaşam figürüdür. Bu farklı şapkaları takmak bir denge sorunu yaratmaktan çok, sanatın bütünsel doğasını kavrama yolculuğumun bir parçasıdır. Kemençeme olan derin sevgim ve icracı kimliğim, her zaman başlangıç noktam oldu. Ancak, sadece icra ile yetinmek yerine, müziğin köklerini, teorisini ve tarihini kavramak için eğitimimi sürdürme kararı aldım. Akademisyenlik kimliğime giden yol, bitmeyen bir öğrenme arzusundan doğdu. Üniversite eğitimimin üzerine Yüksek Lisans (Master) ve ardından Doktora programlarını tamamlamak, yalnızca bir diploma hedefi değildi. Bu süreçler, usta hocalarla birebir çalışma, enstrümanın en ince tekniklerini ve repertuvarın felsefi boyutlarını derinlemesine öğrenme fırsatı sundu. Bir müzisyen için en büyük kazanım, sürekli gelişimin bir parçası olmaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;<strong>'Alaylı' Ruh ve Kurucu Kimlik</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Buna rağmen, kendimi hiçbir zaman sadece "okullu" bir akademisyen olarak tanımlamadım; aksine, "alaylı" bir ruh taşıdığıma inanırım. Bu, kurucusu olduğum Lalezar Topluluğu tecrübesiyle pekişti. Konservatuarın kuruluş aşamasında büyük bir topluluk kurulmuş ancak sürdürülememişti. Benim gençlik idealim, o topluluk ruhunu yeniden canlandırmaktı. Lalezar'ı kurarak bu ideali hayata geçirdim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Alaylı yönümü besleyen bir diğer kritik durak ise, rahmetli Yusuf Ömürlü Hocamın rehberliğindeki İstanbul Çemberlitaş'taki Kubbealtı Topluluğu idi. Üniversite eğitimime başlamadan çok önce, bu topluluk çalışmaları sayesinde tasavvufi ve dini müziğin pratik eğitimini bizzat alana inerek tecrübe ettim. Bu tecrübe, daha sonra hem Master hem de Doktora tezlerimin ana konusunu, yani Dini Musikiyi oluşturdu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Müziğin Manevi Boyutu: Allah'a Yakınlaşma Yolu</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Master tezimi; İLAHİLER Doktora (Sanatta Yeterlilik) tezimi; BEKTAŞİ NEFESLERİ üzerine hazırlamamın altında yatan neden, müziğin evrensel kökenine olan inancımdır. Rahmetli Niyazi Sayın Hocamızın da vurguladığı gibi: "En ilkel kabilelerde bile müzik, din ile başlamıştır." Bütün müziklerin temelinde, insanın manevi arayışı ve dini Musiki yatar.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Müzik, benim için bir ibadet biçimidir; Allah'a yaklaşma yollarından biridir. Ney eşliğinde dönen semazenler gibi, ben de kemençemin başında özel bir huşu yaşıyorum. Özellikle taksim yaparken, enstrümanımın sesi aracılığıyla adeta Allah'a yakardığımı hissediyorum. O anlarda içime dolan manevi dinginlik, icramın ruhunu oluşturuyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kemençe: Sadece Bir Enstrüman Değil, Bir Yoldaş</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hayat, pek çok zorluğu beraberinde getirdi. Genç yaşta sevgili anne ve babamı kaybettim, ardından sadece üç yıl önce 2022 de eşim de aramızdan ayrıldı. Hayatınızdan zaman içerisinde kıymet verdikleriniz ayrıla biliyor ve geriye kalan, size yoldaşlık eden tek şey enstrümanınız oluyor. Kemençem, bu acı ve zor dönemlerimde sadece bir saz değil, en yakın dostum ve dert ortağım oldu. Bu manevi bağ, icrama derin bir duygu katıyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Şükürler olsun ki, yurt dışında okuyan biricik kız evladım var; o benim en büyük dayanağım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öğretim Görevlisi: Bilginin İki Yönlü Akışı</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İcracılık ve şeflik Akademisyenlik deneyimimin yanı sıra, öğretmenlik kimliğim de aynı derecede değerlidir. Hocalarımdan öğrendiğim ve hayat felsefem haline gelen ilke şudur: "İnsan en çok öğretirken öğrenir."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Okulda öğrencilerime bütün akademik bilgimi, icra metotlarımı ve sahne uygulamalarımı aktarırken, aslında kendim de sürekli olarak bilgilerimi tazeliyor ve geliştiriyorum. Gençlerin yeni bakış açıları, benim sanatsal ufkumu daima geniş tutuyor. Eğitmenlik, hem bilgi birikimimi kurumsal bir zeminde aktarmamı sağlıyor hem de icracı kimliğimin enerjisini daima yüksek tutan bir kaynak görevi görüyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">REPERTUAR VE TOPLULUK UYGULAMALARI: İTÜ TMDK'DA VERDİĞİNİZ DERSLER ARASINDA KLASİK KEMENÇE, SOLFEJ VE NAZARİYATIN YANI SIRA REPERTUAR VE TOPLULUK UYGULAMALARI DA BULUNUYOR. ÖĞRENCİLERE REPERTUAR ÖĞRETİMİNDE İZLEDİĞİNİZ ÖZEL BİR YÖNTEM VAR MI VE TOPLULUK UYGULAMALARININ BİR İCRACI İÇİN ÖNEMİ NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Repertuar ve Sahne Eğitimi: Benim Eğitim Felsefem</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Eğitim sürecimde temel prensibim, öğrencilerin mesleklerini sahnede öğrenmeleri gerektiğidir. Klasik ve geleneksel yöntemlerin ötesine geçerek, onlarla Lâlezâr Topluluğu'nun izlediği yaklaşıma benzer şekilde, zaman zaman bizzat sahneyi paylaşmayı da önemsiyorum. Bu, onlara sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda sahne pratiği ve tecrübesi aktarmanın en etkili yoludur.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Motivasyon ve Sahne Tecrübesi</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Özellikle kemençe veya herhangi bir enstrüman dersinde, öğrencinin iç disiplinini ve motivasyonunu maksimize etmek esastır. Benim için bir "şef" ya da sürekli dışarıdan bir otoriteye gerek yoktur; iyi çalışılmış bir eser, en büyük motivasyon kaynağıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Derslerin başında, öğrencileri heyecanlandırmak için daima şunları söylerim:&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​"Bak, bu eseri çok iyi çalış. Bunu layığıyla çalıştığın takdirde, istersen tek başına ya da yanına bir enstrüman arkadaşı alarak sınav öncesinde mini bir konser verebilirsin. Aileni ve sınıf arkadaşlarını bu konsere davet edebilirsin."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu küçük konserler, öğrencilere çok yönlü fayda sağlar:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Mini Konser Tecrübesi: Seyirci karşısında sahne almanın heyecanını ve keyfini yaşarlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Sınav Kaygısının Azalması: Sınavdan önce sahneye çıkmak, jüri karşısındaki yüksek heyecanı yatıştırır ve öğrencilerin sınava daha başarılı, özgüvenli bir şekilde girmesini sağlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Halkla İlişkiler: Yaptıkları işi çevreleriyle paylaşma ve takdir görme fırsatı bulurlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Prensibim: Mümkün olduğu kadar küçük yaşta itibaren öğrencileri sahneye çıkarmak, özgüvenlerini ve sanatsal cesaretlerini inşa etmenin en büyük adımıdır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Alanlara Yönlendirme ve Kariyer Planlaması</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öğrencilerimin yeteneklerini, ilgi alanlarını ve kariyer hedeflerini erken yaşta belirleyerek onları doğru bölümlere yönlendirmek, bir diğer önemli prensibimdir. Öğrencilerimi genel olarak ilgi alanlarına göre gruplara ayırıyorum:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Araştırma ve Bilim: Müzikoloji Araştırma Bölümü'nü hedefleyenleri akademik çalışmalara yönlendiriyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Teori ve Pedagoji: Teorik bölümleri ve öğretmenliği hedefleyenleri, geleceğin eğitimcileri olarak yetiştiriyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Yaratıcılık: Bestecilik bölümünü isteyenleri, sanatsal üretim ve kompozisyon alanında destekliyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Performans ve Yorum: Şan veya enstrüman icrasına odaklanmak isteyenleri, üst düzey performans sanatçısı olmaları yolunda teşvik ediyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bu bütüncül yaklaşım sayesinde öğrencilerim sadece iyi birer icracı değil, aynı zamanda hedefleri doğrultusunda bilinçli kariyer adımları atan, sahneye ve hayata hazır bireyler olarak mezun oluyorlar.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ÇOK YÖNLÜ DENEYİMLER: KONSER VE PROGRAMLARDA BULUNDUĞUNUZ BOĞAZİÇİ ORKESTRASI, LÂ EDRİ TASAVVUF MÜZİĞİ TOPLULUĞU, İSTANBUL KLASİK TÜRK MÜZİĞİ ORKESTRASI GİBİ FARKLI MÜZİK TOPLULUKLARINDA YER ALMANIZ, MÜZİĞİN FARKLI YÖNLERİNİ DENEYİMLEMENİZİ SAĞLADI. FARKLI FORMASYONA SAHİP BU TOPLULUKLARLA ÇALIŞMAK, KLASİK KEMENÇE İCRANIZA NE TÜR YENİ PERSPEKTİFLER KAZANDIRDI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Müzikle olan ilişkim, yalnızca bir icracı olmanın ötesine geçen, çok yönlü ve zengin deneyimlerle şekillendi. Sahne ve stüdyo çalışmaları, kariyerimin en önemli yapı taşlarını oluşturuyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ İcracı ve Topluluk Deneyimleri</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Farklı müzik türlerinde edindiğim tecrübeler, sanatsal yelpazemi genişletti. Çalıştığım başlıca topluluklar şunlardır:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bosphorus Boğaziçi Orkestrası: Klasik müzikten güncel yorumlara uzanan geniş bir repertuvar deneyimi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​La Edri Tasavvuf Müziği Topluluğu: Manevi derinliği olan tasavvuf müziği geleneğini yakından tanıma fırsatı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​İstanbul Klasik Türk Müziği Orkestrası: Türk müziği repertuvarının inceliklerini ve makam bilgisini pekiştiren çalışmalar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bu konser ve programların yanı sıra, müziğin teknik ve sanatsal yönlerini derinlemesine kavradığım çeşitli stüdyo ve albüm çalışmalarında da bulundum. Zamanla, bu yoğun ve disiplinli birikim, sanatsal kimliğimin bütünleyici bir parçası haline geldi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bestecilik Yeteneğimin Keşfi ve Eğitimi</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında üniversite eğitimimde doğrudan bir Bestecilik Bölümü okumamış olmama rağmen, bu birikim beni farkında olmadan bestekârlığa yönlendirdi. Bu yolda en büyük ilham ve rehberliği, Türkiye'nin en büyük bestekârlarından iki değerli isimden aldım:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Alaeddin Yavaşça: Büyük üstadın eserleri ve sanatsal yaklaşımı, ufkumu açtı. Alâeddin Yavaşça Hocamla olan özel bir anımı paylaşmak isterim: Beni dünyaya getiren kişi kendisidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Yıllar sonra bir ortak günde Hocamla karşılaştığımda, ailemden edindiğim bilgiyi kendisine aktardım: "Hocam, ailemden öğrendiğime göre Şişli Etfal Hastanesi'nde başhekim olarak görev yaparken annemin doğumunu siz gerçekleştirmişsiniz. Dolayısıyla, beni dünyaya getiren kişi sizmişsiniz."</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bu sözlerim üzerine, Hocam eşi Ayten Hanım'a (Ayten Abla'ya) dönüp gülümsedi ve "Aa, Ayten! Baksana, bu kızın ebesi benmişim!" dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bu tatlı ve şaşırtıcı anımız, aramızda oluşan özel bağı pekiştirmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Prof. Dr. Selahattin İçli: Kendisiyle hem üniversite dönemimde repertuvar hocam olarak hem de ilerleyen akademik seviyelerde (yüksek lisans ve doktora çalışmaları sırasında) yürüttüğüm detaylı çalışmalar, müzikal yapıyı ve ifade gücünü çözümlememi sağladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bu değerli hocalarla yapılan yoğun repertuvar ve analiz çalışmaları, farkında olmadan içimdeki bestecilik yeteneğini ortaya çıkardı ve beni eser üretmeye teşvik etti.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ Son Dönem Bestelerim</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu sanatsal birikimin ilk meyveleri olarak, 2023 yılında iki eserimi müzikseverlerle buluşturdum:</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​"Hasret"</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​"Yolculuk"</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu eserler, bugüne kadarki müzikal serüvenimde edindiğim duygu, makam ve form bilgisinin bir yansımasıdır. Bestecilik alanında atmış olduğum bu adımlarla, icracılığın yanı sıra üretken bir sanatçı olarak da yoluma devam etmeyi hedefliyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ULUSLARARASI GÖRÜNÜRLÜK: YURT İÇİ VE YURT DIŞINDA PEK ÇOK KONSERDE YER ALARAK KLASİK KEMENÇEYİ TANITTINIZ. KLASİK KEMENÇENİN VE TÜRK SANAT MÜZİĞİNİN ULUSLARARASI PLATFORMDAKİ ALGISINI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ VE BU ALANDA DAHA FAZLA GÖRÜNÜRLÜK İÇİN NELER YAPILABİLİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yurt içi ve yurt dışı konserlerde klasik kemençemle yer alarak müziğimizi ve sazımızı tanıtma fırsatı bulduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu deneyimler, Klasik Kemençenin ve Türk müziğinin uluslararası alandaki algısını bizzat gözlemlememi sağladı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Uluslararası platformda karşılaştığım müzik sevgisi ve ilgisi, inanın, kendi insanımızın nüfus yoğunluğundan bile daha çarpıcı bir seviyede. Yabancı dinleyicilerin müziğimize olan merakı ve derin saygısı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bu ilginin temelinde yatan en önemli faktörlerden biri, müzik eğitiminin Batı toplumlarında çok erken yaşta başlamasıdır. Almanya'da REUTLINGEN Filarmoni Orkestrasında Keman Sanatçısı olan kızımın deneyimlerinden yola çıkarak bu durumu daha yakından biliyorum. Kendisi hem bir orkestrada keman sanatçısı hem de yüksek lisans ve doktorasını orada tamamladı. Yurt dışında müzik kültürüne ailecek büyük önem veriliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ Örneğin, orada anne-çocuk veya baba-çocuk şeklinde ailece müzik eğitimi alma kültürü çok yaygın. Ayrıca, kiliselerde dahi halka açık ücretsiz konserler düzenlenmesi, müziğin günlük yaşamın ve kültürel etkileşimin ne kadar doğal bir parçası olduğunun en somut göstergesidir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Türkiye'de Müzik Kültürünün Dünü ve Bugünü</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ülkemizde ise maalesef bu tür yaygın ve sürekli eğitim pratikleri son yıllarda azalma eğilimi gösterdi. Benim hocalarımdan dinlediğim o güzel hikayeleri hatırlıyorum...</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Geçmişteki Müzik Hayatı: Merhum hocamız Yavuz Özüstün'ün anlattığı gibi, eskiden vapurlarda naneli şekerler bile Dûgâh makamından maniler söylenerek satılırmış. Bu, müziğin halkın damarlarında aktığı, yaşamın her anına sızdığı bir dönemi işaret ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Ev Kültüründe Enstrüman: Bir zamanlar hemen hemen her evde mutlaka bir enstrüman bulunur ve o evden sürekli müzik sesleri duyulurdu. Sazın bir kutsiyeti olurdu, duvarda özel bir yeri vardı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Eğitimde Müzik: En önemlisi de, her genç kıza mutlaka bir enstrüman eğitimi verilirdi. Kız istemeye gidildiğinde, kızın meziyetleri sayılırken; "çok güzel su böreği yaptığı, el becerisinin yüksek olduğu"nun yanı sıra, "çok güzel enstrüman çaldığı" da mutlaka gururla belirtilirdi. Bu, müziğin sosyal statü ve bireysel değerin ne kadar önemli bir parçası olduğunu gösteriyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ Çağın Getirdiği Değişim ve Riskler</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ne yazık ki, çağın ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte, ülkemizin müzik kültürü de bir kırılma noktasına geldi. Yeni dönem müzikleri ve şarkıları, maalesef eski sanatsal kültürümüzün inceliğini, makam zenginliğini ve köklü sanat anlayışını gölgede bırakarak zayıflatıyor. Sanatsal derinlikten uzak, tek tipleşmiş müzikler, köklerimizi besleyen sanatsal hafızamızı öldürme riski taşıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bu noktada, klasik kemençe gibi köklü sazlarımıza ve Türk Müziği makamlarına sahip çıkmak, uluslararası alandaki saygınlığımızı korumak adına hayati önem taşımaktadır. Müzik eğitimini yeniden temel bir değer haline getirerek, o eski "müzikle yaşayan evler" kültürünü canlandırmalıyız.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​İLHAM KAYNAKLARI VE İŞBİRLİKLERİ: BİYOGRAFİNİZDE ADI GEÇEN İHSAN ÖZGEN, FUAT TÜRKELMAN, MUTLU TORUN GİBİ ÖNEMLİ SANATÇILARLA KONSERLERE KATILDINIZ. BU ÖNEMLİ İSİMLERLE ÇALIŞMAK KARİYERİNİZE HANGİ AÇILARDAN İLHAM VERDİ VE GENÇ BİR SANATÇIYA BİRLİKTE ÇALIŞMA (KOLEKTİF) KÜLTÜRÜNÜN ÖNEMİNİ NASIL AÇIKLARSINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanat hayatım boyunca, alanında çok değerli ve önemli pek çok üstatla çalışma fırsatı buldum. Bu kıymetli isimler, benim müzikal kimliğimin oluşmasında ve gelişmemde çok büyük rol oynadılar.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ Çalıştığım Başlıca Hocalar ve Üstatlar</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çalıştığım hocalar arasında Türk müziğinin mihenk taşları sayılan isimler yer almaktadır:</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İhsan Özgen (Kemençe)</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">,Cüneyd Orhon (Kemençe),</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Erol Deren,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Fuat Türkelman,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mutlu Torun,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kani Karaca,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Niyazi Sayın (Ney Sanatçısı),</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Alaaddin Yavaşça,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Erol SAYAN</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">NİDA TÜFEKÇİ</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bekir Sıtkı Sezgin (Dini Musiki Hocam),</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İnci Çayırlı,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mefaret Yıldırım,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nejdet Varol</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nejdet Yaşar,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Abdi Coşkun,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nevzat Sumer, Selahaddin İÇLİ, Hurşit UNGAY, Yavuz ÖZÜSTÜN, Tülun KORMAN, Tülin YAKARÇELİK, Yücel PAŞMAKÇI</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu değerli isimlerin yanı sıra, yüksek mimar olmasına rağmen sanatın içinde doğmuş, mektepli hocalardan bile daha derin bir bilgiye sahip olan Yusuf Ömürlü hocamızla da çalıştım. Sanat çevrelerinde "alaylı" olarak tabir edilse de, kendisi bu tabirin ötesinde birikime sahipti.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Ortak Çalışmalar ve Deneyimler</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bu üstatlardan bazılarıyla konserlerde sahne aldım, kimileri şefim oldu, kimileriyle ise sazdaş olarak omuz omuza çalıştım. Bu zengin ortam, müziğin farklı yönlerini deneyimlememi sağladı. Hatta boş zamanlarımda bile kendi hocalarımın derslerine katılımcı olarak dahil olur, bilgimi pekiştirirdim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Kemençe Üzerine İhtisaslaşma</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Özellikle kemençe sazı konusunda iki farklı üstattan dersler aldım ve önemli teknikler edindim:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​İhsan Özgen: Kendisinden üç telli kemençe ile icra edilen kısa ve seri yay tekniklerini öğrendim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Cüneyd Orhon: Kendisiyle dört telli kemençe üzerinde çalıştım ve uzun, geniş yay teknikleri konusunda uzmanlaştım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bu iki büyük yıldız hocadan aldığım zıt ama tamamlayıcı teknikleri, yıllar süren ortak çalışmalarımız ve sürekli pratikle kendi sazıma ve icrama başarıyla naklettim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ Sanat Anlayışım: Taklit ve Başarı</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatın temelinin taklit etmekten geçtiğine inanıyorum. Benim de başarıya ulaşmamdaki en önemli sır, ustalarımın icra şekillerini dinleyip titizlikle taklit ederek kendi yolumu bulmam oldu. Onların mirası, benim yol haritamdır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Öğrencilerime Olan Bağlılığım</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öğrencilerimi çok seviyorum ve onları kendi evlatlarım gibi görüyorum. Onlara aktardığım her bilgi, üstatlarımdan aldığım mirası geleceğe taşıma sorumluluğumun bir parçasıdır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​GELECEK PROJEKSİYONU: 2023 YILINDA DOÇENT UNVANINI ALDINIZ VE MÜZİK FAALİYETLERİNİZE DEVAM EDİYORSUNUZ. ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE SANATSAL, AKADEMİK VEYA EĞİTİM ALANINDA GERÇEKLEŞTİRMEYİ PLANLADIĞINIZ ÖZEL PROJELER VEYA HEDEFLER NELERDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mesleğime olan derin aşkım ve tutkum, hayatımdaki en büyük itici güç. Bu tutku sayesinde gelecekle ilgili hiçbir kaygı taşımıyorum; aksine, beni heyecanlandıran pek çok büyük hedefim var. Elde ettiğim tüm başarıların yegâne kaynağı da müziğe ve sanata olan bu sarsılmaz inançtır.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Zorlu Dönemlerde Gelen Büyük Başarı</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Elbette yoğun çalışma hayatım bir yana, aile hayatım da her zaman benim için en büyük kıymet ol</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">du. Kızımın belirli bir yaşa gelip eğitim için yurt dışına gitmesinden sonra, maalesef eşim ağır bir hastalığa yakalandı ve vefatından önceki beş yıl boyunca zorlu bir süreçten geçtik. Bu döneme bir de tüm dünyayı etkileyen COVID-19 pandemisi eklenince, hayatımız daha da zorlaştı.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Pandemi döneminde örgün eğitime ara verildiği için derslerimizi çevrim içi yöntemlerle veriyorduk. Aynı zamanda eşimin hastalığı nedeniyle sık sık hastaneye gitmek zorunda kalıyorduk. Bazen günlerce, geceli gündüzlü hastanede refakatçi olarak kalıyordum. Hastane ortamında uyku gözüme girmiyordu, yani neredeyse hiç uyuyamıyordum. Ancak ben bu zorlu koşulları dahi bir fırsata çevirdim.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​O dönemde, doçentlik için gerekli olan yabancı dil sınavına hazırlanıyordum. Doçentlik için 55 puan alma şartı vardı. Hastane gecelerinde, eşimin yanında, uyumadığım saatleri İngilizce çalışarak değerlendirdim. İki yıllık yoğun ve zorlu bir çalışmanın ardından, 2022 yılında hedefim olan 60 puanı almayı başardım ve 2023'de ÜAK tarafından Doçentlik Ünvanını aldım ancak İTÜ'nün kriterleri daha yüksekti; 65 puan gerekiyordu. Bu motivasyonla bir yıl daha çalışarak sınava girdim ve 70 puan alarak çıtayı daha da yükselttim. 2023 yılında İTÜ'nün Doçentlik kadrosuna atandım.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yeni Zirveler ve Sanatsal Projeler</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şu anki yakın hedefim nasipte varsa zamanı geldiğinde Profesörlük kadrosuna atanmak ve Akademik Çalışmalarımı sürdürmeye devam etmek .&nbsp;&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">merhum hocam Cüneyd Orhon'a verdiğim bir bayrak taşıma sözüm var. O bayrağı büyük bir gururla onun elinden almıştım ve şimdi en büyük sorumluluğum, o sanat meşalesini, klasik dört telli kemençemizin mirasını, layıkıyla yetiştirdiğim öğrencilerime devretmektir.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Gelecek dönemlerde yepyeni single çalışmalarımız olacak ve tüm enerjimi bu projelerin hazırlıklarına odaklamak istiyorum. En büyük misyonlarımdan biri, klasik dört telli kemençemizi bir dünya enstrümanı olarak uluslararası platformlarda tanıtmaktır.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Son olarak, devletimizin, bizim gibi sanata ve kültüre aşık, kendini mesleğine adamış sanatçı ve akademisyenlere, Devlet kanallarında daha fazla yer vermesini ve bu platformları sanatın ve eğitimin yayılması için bir köprü olarak kullanmasını gönülden diliyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">LALE AKAY UMUL OFFİCİAL' YOUTUBE KANALINI BİR 'SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ' OLARAK TANIMLIYORSUNUZ. KONSER, TV PROGRAMI, RADYO KAYITLARI, TAKSİMLER VE ALBÜMLER DAHİL OLMAK ÜZERE TÜM ÇALIŞMALARIN DİJİTAL ORTAMDA BİR 'AÇIK ARŞİV' OLARAK HİZMETE SUNULMASI FİKRİ NASIL DOĞDU? BU PROJENİN, HEM TÜRK SANAT MÜZİĞİ VE KLASİK KEMENÇE REPERTUARININ GELECEK KUŞAKLARA AKTARILMASI HEM DE SANATÇININ KARİYERİNİ BELGELEMESİ AÇISINDAN TAŞIDIĞI ÖNEMİ NASIL GÖRÜYORSUNUZ?"</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu fikir, eski kemençe öğrencim olan ve şu an meslektaşım olmasından büyük gurur duyduğum Gülcihan Özkan'dan çıktı.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Kendisi, "Lale Akay Umul Official" adıyla bir YouTube kanalı kurdu. Okuldan mezun olduktan sonra özel kanallarda televizyonculuk da yapmış olan Gülcihan ile aramızda her şeyden önce güçlü bir abla-kardeş ilişkisi bulunmaktadır.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Konser etkinliklerimiz olduğunda video ve kayıtlarımızı kendisine gönderiyoruz; o da sağ olsun, çok güzel bir editle bizden desteğini esirgemiyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Zaten buradaki en büyük amacımız, bu değerli kayıtları gelecek kuşaklara miras bırakmak ve onları arşivlemek.&nbsp;&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hocam öncelikle Öğretmenler Gününüz kutlu olsun. Çok Teşekkür ederiz bu güzel röportaj dan dolayı..</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben Teşekkür ederim Sevgili Mehmet Ali.</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Mehmet Ali BABAR</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 24 Nov 2025 13:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/11/insan-en-cok-ogretirken-ogrenir-1763979811.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ZORLUKLARA RAĞMEN GERİ ADIM ATMADIM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/zorluklara-ragmen-geri-adim-atmadim-25895</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/zorluklara-ragmen-geri-adim-atmadim-25895</guid>
                <description><![CDATA[Sosyal medyada bir anda parlayarak en çok dinlenenler arasına giren "Şurimşine" şarkısıyla adından söz ettiren Gülcan Demir, sadece müzikal başarısıyla değil, yaşadıklarıyla da gündemde. Karadeniz ezgileriyle Anadolu rock ruhunu harmanladığı ve kısa sürede hit olan "Şurimşine"nin klip çekiminde yaşadığı talihsizlik, sanatçıyı bir hafta hastanede müşahede altında kalmaya zorladı. O zorlu sürece rağmen zirveye tırmanan bu eserin ardındaki hikayeyi, Mikrofon Senin köşemize anlatan Gülcan Demir, samimi açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​"ŞURİMŞİNE" ŞARKISI, KLİP ÇEKİMİNDE YAŞADIĞINIZ O ZORLU SÜRECE RAĞMEN BÜYÜK BİR HİT OLDU. O ANLARI BİR DE SİZDEN DİNLESEK; O DÖNEM SİZİ BİR HAFTA MÜŞAHEDE ALTINDA TUTAN RAHATSIZLIK NEYDİ VE BU ZORLUKLAR ŞARKININ BAŞARISINI NASIL ETKİLEDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Evet, 'Şurimşine' benim için sadece bir şarkı değil, aynı zamanda büyük bir inancın ve yoğun bir emeğin ürünü. Bu maceraya çıkarken, sevgili Müzik Hocam <strong>Mehmet Ali Babar i</strong>le birbirimize olan inancımız her şeyin temelini oluşturdu. Şarkının her notasını, her dizesini titizlikle çalıştık ve ortaya çıkan eserden büyük heyecan duyduk. Projenin profesyonel kimliğini kazandıran ise, değerli Müzik Yönetmenim ve Aranjörüm <strong>Samet Akkuş </strong>oldu. Stüdyoda adeta gecemizi gündüzümüze kattık; müziğin ruhunu yansıtacak o en doğru sound'u bulana kadar büyük bir özveriyle çalıştık. Samet Bey'in vizyonu, eserin dinleyicinin kalbine ulaşmasında kilit rol oynadı.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#8e44ad">​Klip Çekimlerinde Yaşanan Zorluklar ve Fedakârlık</span></span></span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Sanat, bazen büyük fedakârlıklar gerektiriyor. Klip çekimlerimiz de bu fedakârlığın en somut örneği oldu. Çekimler, iç ve dış mekan olmak üzere iki yoğun gün sürdü. Klipteki atmosferi yakalamak için giymem gereken gelinliği andıran, ancak oldukça ince bir elbise vardı. Hava şartları ne kadar zorlayıcı olsa da, sanatsal vizyondan ödün vermek istemedik.&nbsp;</span></span></strong></em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Ne yazık ki, o incecik elbise beni çok fena üşüttü. Çekimler biter bitmez kendimi kötü hissetmeye başladım ve neredeyse zatürre oluyordum! Son anda doktora yetiştim ve bir hafta boyunca hastanede müşahede altında tutulmak zorunda kaldım.<em>&nbsp;</em></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><em>​"Bir hafta hastanede müşahade altında kalmak zorunda kalsam da, o anki zorluklara rağmen klipteki her karenin buna değdiğini düşünüyorum. Bu, 'Şurimşine'ye olan inancımızın ve sanata olan tutkumuzun bir göstergesidir." </em>Bu süreç, projemize duyduğumuz inancın ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Zorluklara rağmen geri adım atmadık ve bugün gururla sunduğumuz bu eseri ortaya çıkardık."</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ANADOLU ROCK MÜZİĞİNİN USTA İSMİ MEHMET ALİ BABAR İLE HEM SÖZ VE MÜZİK HEM DE KARADENİZ EZGİLERİNİ HARMANLAMA SÜRECİNİZ NASIL GELİŞTİ? BU ORTAKLIK KARİYERİNİZE NASIL BİR VİZYON KATTI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Sevgili Hocam <strong>Mehmet Ali Babar </strong>ile dostluğumuz aslında çok uzun yıllara dayanıyor. Aramızdaki bu dostluk bağı, profesyonel bir işbirliğine dönüşmeden önce de güçlüydü. Zaten kendisi beni sahnesine sık sık misafir sanatçı olarak davet eder, müziğe olan tutkumu desteklerdi.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​'ŞURİMŞİNE'nin doğuş hikayesi ise oldukça ilginç ve samimi bir telefon konuşmasıyla başladı. Hiç unutmuyorum, eşim <strong>Hakan</strong> ile birlikte onu dinlemek için sahnesini sorduk.<em><strong> 'Hocam, bu akşam sahneniz varsa sizi dinlemeye geleceğiz,' dedik. O da 'Hayır, bu akşam sahnem yok,'</strong></em> diye yanıtladı.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Oradan buradan sohbet ederken, laf dönüp dolaşıp müziğe geldi. Hocam birden, 'Gülcan,' dedi, 'Gel, artık birlikte ortak bir çalışma yapalım. Senin sesin çok güzel, bu yeteneği dinleyicilerden mahrum etme!' Bu sözler, benim için büyük bir motivasyon oldu.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​O günden sonra, bir araya gelme sıklığımız arttı. Günlerce bir araya gelerek, sohbetlerimizden, hayat tecrübelerimizden ilham aldık. Hem benim hem de Hocamın duygusal derinliği harmanlandı, müzikal bir sinerji yakaladık ve işte o an, kalbimizden süzülen 'ŞURİMŞİNE' adlı şarkı ortaya çıktı.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Şarkının ruhu, sözleri ve melodisi netleşince de vakit kaybetmeden soluğu stüdyoda aldık. Bu eser, aslında uzun yıllara dayanan dostluğumuzun, karşılıklı inancımızın ve Hocamın bana duyduğu güvenin somutlaşmış halidir."</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞARKINIZIN TV DİZİLERİNDEN TEKLİF ALMASI SİZE NE HİSSETTİRDİ? "ŞURİMŞİNE"Yİ HANGİ TÜR DİZİLERDE GÖRMEYİ HAYAL EDİYORSUNUZ VE BU DURUM YENİ BİR KAPI AÇAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Evet, bu konuda çok net bir arzum var: 'ŞURİMŞİNE'nin, ait olduğu toprakların hikayesini anlatan yapımlarda yer almasını canı gönülden isterim!&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Karadeniz dizileri, özellikle TRT 1'de yeni başlayan 'Taşacak Bu Deniz' gibi projeler, sadece bir bölgeyi değil, o bölgenin derin kültürünü, sıcaklığını, isyanını ve eşsiz duygusunu tüm Türkiye'ye taşıyor. Benim eserim de o topraklardan beslenen bir ruh taşıyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞURİMŞİNE'nin bu dizilerde çalmasını istememin nedenleri şunlardır.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Kültürel Bağlılık: Şarkının Karadeniz coğrafyasına özgü tınıları, sözlerindeki samimiyet ve duygusal derinlik, bu dizilerin temalarıyla mükemmel bir uyum sağlayacaktır. Bir Karadeniz müziği sanatçısı olarak, eserimin bölge kültürünü temsil eden bu platformlarda yer alması benim için büyük bir onur kaynağıdır.</span></span></strong></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Duygusal Etki Alanı: Dizilerdeki dramatik, coşkulu veya hüzünlü kritik anlarda çalacak bir 'ŞURİMŞİNE', o sahnenin duygusal etkisini katlayacaktır. Özellikle karakterlerin yaşadığı derin bir aşk, ayrılık veya coşku anında şarkımızın melodisinin yükselmesi, izleyicinin kalbine doğrudan dokunacaktır.</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Doğallık: Eserimiz, o bölgenin ruhundan doğdu. 'Taşacak Bu Deniz' gibi dizilerde çaldığında, bu durum zorlama bir yerleştirme gibi değil, hikayenin ve coğrafyanın doğal bir sesi gibi algılanacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bu nedenle, sadece 'Taşacak Bu Deniz'de değil, buna benzer Karadeniz'in ruhunu yansıtan tüm kaliteli yapımlarda 'ŞURİMŞİNE'nin gücünü göstermesini ve izleyiciyle omuz omuza o duyguyu yaşamasını arzu ediyorum. Şarkımızın, Karadeniz ekranlarının sesi olacağına inanıyorum."</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SOSYAL MEDYA FENOMENİ OLARAK BAŞLAYAN KARİYERİNİZDE MÜZİĞE GEÇİŞ YAPMAK NASIL BİR KARARDI? İKİ PLATFORMUN DİNAMİKLERİ ARASINDAKİ EN BÜYÜK FARKLAR NELER?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Pandemi süreci öncesinde sahnelerde aktif olarak yer alıyordum. Ancak, hepimizin malumu, o dönemde sahnelerin aniden sonlanması, evlere kapanmamız ve ülkece yaşadığımız bu zorlu süreç, hayatımda büyük bir dönüm noktası oldu. Müziksiz bir hayat benim için düşünülemezdi. Bu kısıtlılık altında 'Ne yapabilirim, müzikle bağımı nasıl sürdürebilirim?' diye düşünürken, dijital dünyanın sunduğu olanakları keşfettim.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Müzikseverlerle aramızdaki bağı koparmamak adına canlı yayınlar aracılığıyla onlarla buluşmaya karar verdim. <em><strong>Bu süreç, tahmin ettiğimden çok daha güzel ve eğlenceli geçti. Evlerimizde olsak bile, o anlık etkileşimler, gelen yorumlar ve paylaşılan müzik tutkusu bana büyük bir enerji verdi. Adeta küçük bir sanal sahne kurmuştum ve bu bana moral oldu.&nbsp;</strong></em></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><em><strong>​Dijital platformlarda bu kadar vakit geçirip müziğe bu denli bağlı kalmışken, bir sonraki doğal adım kaçınılmazdı: Neden kendi eserim olmasın? </strong></em>Bu ilhamla, uzun zamandır içimde biriken duyguları ve melodileri somut bir şeye dönüştürme arzusu doğdu. Bu tutku, beni yazmaya yönlendirdi.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Ardından, değerli hocamın da güçlü desteğini alarak, bu hayali gerçeğe dönüştürme yolunda ilk adımı attık ve 'ŞURİMŞİNE' macerasına büyük bir heyecanla kollarımızı sıvadık. Bu eser, aslında o zorlu dönemin bana kattığı yaratıcı enerjinin ve müzikle olan bağımın ne kadar güçlü olduğunun bir kanıtı. Artık hem sahnelerde hem de kendi eserimle dinleyicilerle buluşacak olmanın heyecanını yaşıyorum."</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SİZİ MÜZİK YAPMAYA VE İÇERİK ÜRETMEYE İTEN EN BÜYÜK İLHAM KAYNAĞI NEDİR? KENDİNİZİ BİR SANATÇI OLARAK NASIL TANIMLIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Müziğe olan derin tutkum, aslında hayatımın en zorlu zamanlarında bir sığınak arayışıyla başladı. İçimde nefesim bitene kadar dinmeyecek olan yaralarım ve yaşadığım duygusal yoğunluklar, beni adeta kendiliğinden müziğin kollarına itti. Sanat, benim için bir ifade biçimi, bir iyileşme süreci ve en önemlisi bir güvenli liman oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Çocukluğum, iki güçlü müzik damarının kesişim noktasında geçti:</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Karadeniz Rüzgarı: Annemin Trabzonlu olması sayesinde evimiz adeta Karadeniz'in sesiyle yankılanırdı. Rahmetli Erkan Ocaklı, Kazım Koyuncu, Volkan Konak, Osman Yağmur Dereli ve Cimilli İbo gibi ustaların şarkıları sürekli dönerdi. Karadeniz müziğinin isyankâr ruhu, samimiyeti ve derinliği, ruhuma daha o yaşlarda işledi ve müziğe olan ilk büyük düşkünlüğüm buradan gelmektedir.</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Anadolu'nun Yolu: Babamın uzun yol şoförü olması ise beni farklı bir dünyaya taşıdı. O uzun yolculukların eşlikçisi olan Anadolu Rock ve Arabesk sanatçılarımızın o eşsiz, duygu yüklü eserleriyle büyüdüm. Bu eserler, hayatın gerçekliğini, acısını ve umudunu bana anlatan ilk öğretmenlerimdi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Belirli bir yaştan sonra müzik, sadece dinlediğim bir şey olmaktan çıktı; hayatımın merkezine yerleşti. Gerek söylerken, gerek bir enstrümanın başında vakit geçirirken, kendimi en mutlu, en bütün ve en 'olduğum gibi' hissettiğim yegâne yerdi. En zorlu zamanlarımda kaçtığım, ruhumu dinlendirdiğim o kaçış noktam oldu.</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bugün geldiğim noktada şunu net bir şekilde söyleyebilirim: Eğer dünyaya yeniden, yeniden gelme şansım olsa, her seferinde kararım değişmezdi; yine müzik, yine sanat derdim. Bu, benim sadece mesleğim değil, varoluş biçimim."</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HAYRANLARINIZ, "ŞURİMŞİNE"DEN SONRAKİ YENİ PROJELERİNİZİ MERAK EDİYOR. SIRADA YENİ BİR SİNGLE YA DA ALBÜM VAR MI? VARSA, MÜZİKAL OLARAK YİNE KARADENİZ VEYA ANADOLU ROCK EZGİLERİNE Mİ YÖNELECEKSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Dürüst olmak gerekirse, son zamanlarda müzik piyasasında yaşanan 'kirlilik' beni derinden düşündürüyor. Artık ne iyi ne kötü, ne mutlu ne mutsuz hissettiren, yüzeysel bir müzik akımıyla karşı karşıyayız. En büyük endişem, bu türün özellikle gençleri ve insanlarımızı duygusal boşluğa iterek şiddete ve ne yazık ki yasaklı maddelere yönlendirici bir rol oynamasıdır. Sanatın, topluma karşı bir sorumluluğu olduğuna inanıyorum; insanları beslemeli, düşündürmeli ve iyileştirmelidir.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bu ortamda, benim ve benim gibi sanatı ciddiye alan, ciddi emekler ve büyük çabalar vererek eser üreten birçok sanatçının, ne yazık ki hak ettiği değeri görmediğini düşünüyorum. Eserlerin kalitesi, çoğu zaman gürültü ve popülarite savaşının gölgesinde kalıyor.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#8e44ad">​Gelecek Projeler ve Saygı Duruşu</span></span></span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Ancak umudumuzu kaybetmiyoruz ve üretmeye devam ediyoruz. Eğer hayranlarımı gerçekten şaşırtacak, onlara duygusal derinliği olan bir eser sunacağım bir çalışma yapacak olursam, tercihim büyük ustalardan yana olacaktır.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz büyük üstat Ferdi Tayfur'un ya da arabesk müziğin efsanevi sesi Müslüm Gürses'in zamansız eserlerinden birini yeniden yorumlamayı düşünüyorum. Bu, sadece bir 'cover' değil; onların bıraktığı mirasın ruhunu, kendi modern yorumumla günümüz dinleyicisine aktarma çabası olacaktır. Bu ustaların eserlerindeki o samimi acı, derin duygu ve lirik zenginlik, günümüz müzik piyasasının ihtiyaç duyduğu en önemli unsurlardır. Böyle bir projeyle hem onlara saygı duruşunda bulunmak hem de dinleyicilerime gerçek müziğin ne kadar etkileyici olabileceğini hatırlatmak istiyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YOĞUN KARİYER TEMPONUZUN DIŞINDA GÜLCAN DEMİR NELER YAPAR? STRESTEN UZAKLAŞMAK İÇİN HANGİ HOBİLERİNİZE ZAMAN AYIRIRSINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Sanat hayatımın merkezinde olsa da, bu yoğun tempoda ruh ve beden sağlığımı korumak benim için hayati önem taşıyor. Stresten uzaklaşmak, yaratıcılığımı beslemek ve günlük koşuşturmacanın yarattığı yorgunluğu atmak için kendime özel ritüellerim var:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Müzikle Terapi: Elbette, ilk kaçış noktam yine müzik! Ama bu kez sahnedeki veya stüdyodaki aktif bir sanatçı kimliğiyle değil, tamamen bir dinleyici olarak. Özellikle, çocukluğumdan gelen o derinlikli Karadeniz melodileri ve Anadolu Rock tınıları ruhumu dinlendiriyor. Bazen de sadece, o anki ruh halime iyi gelecek, beni alıp götürecek, sözsüz (enstrümantal) eserler dinleyerek zihnimi sıfırlıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Suyun İyileştirici Gücü: Yüzmek, benim için sadece bir spor değil, aynı zamanda meditatif bir eylem. Suyun içinde olmak, tüm gürültüyü dışarıda bırakmamı sağlıyor. Suya girdiğim an, ağırlıklarım ve stresim de sanki arkamda kalıyor. Bu anlar, hem fiziksel olarak tazelenmemi hem de zihinsel olarak tam bir odaklanma sağlamamı sağlıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Kitaplarla Derinleşme: Yoğunluktan bunaldığımda, kendimi farklı dünyalara taşımak için kitaplara sığınırım. Tarihi romanlar, derin biyografiler veya psikolojiye dair eserler okumak, bana yeni bakış açıları kazandırıyor. Kitap okumak, benim için hem bir öğrenme yolculuğu hem de zihnimi pasif bir dinlenmeye alarak, hayatın karmaşasından bir süreliğine izole olabileceğim sessiz bir kaçış noktasıdır."</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TÜRKİYE'DE VEYA ULUSLARARASI ALANDA HAYALİNİZDEKİ DÜET PARTNERİ KİM OLURDU? AYRICA, SAHNE ALMAK İSTEDİĞİNİZ ÖZEL BİR MEKÂN YA DA FESTİVAL VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Türkiye'de düet yapmak istediğim partner dendiğinde, gerçekten de içtenlikle söyleyebilirim ki, isimler arasında bir seçim yapmam imkansız! Müzik yolculuklarına hayran olduğum, her biri birbirinden değerli ve kendine özgü yeteneklere sahip çok kıymetli sanatçılarımız var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Ancak, şu an aklıma ilk gelen ve ses rengimi, Karadeniz ruhumu en iyi tamamlayacağını düşündüğüm isimler: Resul Dindar, Ekin Uzunlar, Mustafa Ceceli ve Ali Baran.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Resul Dindar ve Ekin Uzunlar ile bir araya gelmek, Karadeniz müziğinin o coşkulu ve hüzünlü ruhunu en güçlü şekilde yansıtacak, dinleyicilere enerjisi yüksek bir performans sunacaktır.</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Mustafa Ceceli gibi farklı bir müzik janrından gelen, aranjör kimliğiyle de öne çıkan bir isimle çalışmak ise, Karadeniz müziğini daha modern ve geniş kitlelere ulaştıran, şaşırtıcı bir füzyon projesi yaratmamızı sağlayabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Ali Baran ise, müziğindeki o otantik ve derin Karadeniz sesini benimle buluşturarak, dinleyicilere duygusal bir yolculuk yaşatabilir.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#8e44ad">​Özel Bir Sahne Hayali</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Aslında sahne almak istediğim 'özel bir mekan'dan ziyade, müziğimin köklerine ve ruhuna hitap eden özel bir atmosfere sahibim. Hayalim, Resul Dindar gibi bir ustayla, Batı Karadeniz'in o eşsiz festival atmosferinde, coşkulu kalabalıklarla buluşmak!</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Özellikle:</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Zonguldak Çilek Festivali'nde</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Kastamonu Taşköprü Sarımsak Festivali'nde</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Sinop'umuzun Boyabat ilçesinde düzenlenen şenliklerde...</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Aynı sahneyi paylaşmayı çok isterim. Bu festivaller, Karadeniz ve Anadolu insanının coşkusunun zirveye çıktığı, müziğin kalabalıkla iç içe geçtiği yerlerdir. Bu sahnelerde bulunmak, sadece şarkı söylemek değil; bölgenin kültürüyle, insanıyla ve enerjisiyle bütünleşmek anlamına gelir."</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SOSYAL MEDYADA VE MÜZİK PLATFORMLARINDA SİZİ DESTEKLEYEN KİTLENİZE BURADAN BİR MESAJINIZ VAR MI? 2026 YILI İÇİN KENDİNİZE KOYDUĞUNUZ EN BÜYÜK HEDEF NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Açıkçası, bu platformda hayranlarıma böyle resmi bir 'mesaj' verme konusunda biraz çekingenim; ben daha çok sahnede, müzikle konuşmayı seven biriyim. Ancak bu fırsatı bulmuşken, onlara kalbimden gelen en samimi duygularımı iletmek isterim:&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Sevgili Müzikseverler,&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bana bu yolda verdiğiniz koşulsuz destek, paylaştığınız her yorum ve dinlediğiniz her notayla beni besliyorsunuz. Benim için en büyük motivasyon kaynağı, yüreğimden çıkan sesin, sizin yüreklerinizde bir karşılık bulduğunu görmektir. Bana gösterdiğiniz sevgi ve ilgi için size ne kadar teşekkür etsem azdır. İyi ki varsınız ve bu müzik yolculuğunda hep birlikteyiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gülcan Çok Teşekkür ederiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hocam Ben Teşekkür ederim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Mehmet Ali BABAR</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 08 Nov 2025 10:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/11/zorluklara-ragmen-geri-adim-atmadim-1762588830.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GLOBAL BİR MARKANIN YÜZÜ OLACAK</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/global-bir-markanin-yuzu-olacak-25781</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/global-bir-markanin-yuzu-olacak-25781</guid>
                <description><![CDATA[Güzelliğiyle dikkat çeken ünlü sanatçı, kariyerinin en duygu dolu anlarını ilk kez anlattı! Dedesinin sazından Hollywood davetlerine uzanan yolda, Covid-19'un nasıl büyük bir fırsatı yok ettiğini ve bu kaybı telafi etmek için belirlediği iddialı hedefini açıkladı. Sahnelerin kraliçesi, Mikrofon Senin köşemize konuştu. Eğitimini Müjdat Gezen ve Kerem Alışık Tiyatrosu'nda burslu tamamlayarak sağlam bir temel attığını belirten sanatçı, "Ne Alaka" şarkısıyla yakaladığı başarının sırrının titizliğinde yattığını söyledi. Ancak kariyerinin en büyük eksikliğinin, bir elektronik devi ve ünlü yönetmenle anlaştığı "Robot" projesinin pandemide iptal olması. Sanatçı, bu kaybın moralini bozmasına izin vermedi: "Hem çok güzel hem de çok etkileyici bir kadınım" diyerek, rotasını global bir markanın yüzü olmaya çevirdiğini ilan etti. Özel hayatındaki disiplinini de paylaşan yıldız, fit görüntüsünü "erken yatıp erken kalkma" kuralına borçlu olduğunu vurguladı. Ayrıca yakında ukde kalan bir 90'lar şarkısını modern sound'la buluşturacağını da müjdeledi. Sanatçının, bu büyük ihanet sonrası nasıl motive olduğunu, Hollywood'daki bağlantılarını ve hedeflerini detaylıca öğrenmek için röportajın tamamını kaçırmayın!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">Müzikle Tanışma ve İlk Yıllar</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ DEDENİZİN MÜZİK TUTKUNUZU KEŞFETMESİ SİZİN İÇİN NASIL BİR DÖNÜM NOKTASI OLDU? O İLK MÜZİK ÇALIŞMALARI DÖNEMİNDEN AKLINIZDA KALAN, SİZİ MÜZİĞE DAHA DA BAĞLAYAN ÖZEL BİR AN VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ Hayatımı şekillendiren en önemli anlar, canım Yusuf Dedem'in sazıyla geçti. O saz, sadece bir enstrüman değil, aynı zamanda tarihin ve duyguların canlı bir taşıyıcısıydı. <em><strong>Dedem, Çanakkale Savaşı'nda kaybettiği dayılarının derin acısını sazının tellerine sindirmişti. </strong></em>Her akşam o sazı eline alır, bizlerle birlikte Çanakkale türküsünü okurdu. İşte benim müziği kalbime aldığım, adeta büyülenerek dinlediğim an tam da buydu. <strong>O içten, duygulu ve derinden okuyuşu, müziğin bir hikaye anlatma, bir acıyı dindirme ve bir mirası yaşatma gücü olduğunu bana öğretti. </strong>Benim için müzik, dedemin o sihirli ve acı dolu sesiyle başladı; bu, kariyerimin değil, ruhumun dönüm noktası oldu.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">​ Oyunculukta İki Büyük Usta: Müjdat Gezen ve Kerem Alışık</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ MODELLİK YARIŞMASINDAKİ DERECENİZ, SANAT YOLCULUĞUNUZUN BAŞLANGIÇ FİTİLİNİ ATEŞLEDİ. SÜHA ÖZGERME ARACILIĞIYLA MÜJDAT GEZEN GİBİ BİR USTADAN BURSLU EĞİTİM ALMAK VE ARDINDAN KEREM ALIŞIK TİYATROSU'NDA DA BURS KAZANMAK, YETENEĞİNİZİN KAÇINILMAZ BİR KANITIYDI. BU İKİ ÖNEMLİ OKULDAN ALDIĞINIZ SAHNE VE OYUNCULUK EĞİTİMLERİ, KARİYERİNİZDEKİ EN TEMEL VE VAZGEÇİLMEZ YAPI TAŞLARI OLARAK SİZE HANGİ FARKLARI KATTI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ Bu iki eğitim kurumu, kariyerimin temel ve vazgeçilmez yapı taşları oldu.<strong> Müjdat Gezen Sanat Merkezi</strong>'nde (MSM) aldığım burslu eğitim, bir sanatçı olarak kendimi keşfetmemde ve geliştirmemde paha biçilmezdi. Orada tiyatro disiplinini, sahnenin büyüsünü ve bir karakteri yaratmanın inceliklerini en doğru kaynaktan öğrendim. Hemen ardından, <strong>Kerem Alışık Tiyatrosu</strong>'nda bir yıllık burslu eğitim almak ise bana farklı sahne tekniklerini ve bakış açılarını deneyimleme şansı sundu. Her iki kurumdan da burslu mezun olmak, yeteneğime duyulan güvenin göstergesiydi ve beni daha çok çalışmaya motive etti. Bu eğitimler, podyum deneyiminin kazandırdığı sahne hakimiyetiyle birleşince, sanatsal yolculuğuma sağlam adımlarla devam etmemi sağlayan o fark yaratan disiplini ve çok yönlü bakış açısını kazandırdı.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">​ Müzik Kariyeri ve "Ne Alaka" Dönemi</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ 2014'TE BÜYÜK SES GETİREN 'NE ALAKA' ŞARKINIZDA SÖZLERİN KİŞİSEL ESİNLENMESİNDEN, TAMER AYDOĞDU İLE MONTAJA KADAR KLİBİN SANAT YÖNETMENLİĞİNİ BİZZAT ÜSTLENDİNİZ. BU TİTİZ, ÇOK YÖNLÜ YAKLAŞIMINIZ VE TARKAN EKİBİYLE KURDUĞUNUZ BAĞLANTI, PROJENİN ULUSAL ÇAPTA BU DENLİ HIZLI SEVİLMESİNDE NE KADAR BELİRLEYİCİ OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>​ "Ne Alaka"</strong> benim ilk göz ağrımdı. ve yüzde yüz benim projemdi .Şarkının sözlerine yaptığımız kişisel dokunuşlar, eserin ruhunu derinleştirdi. Ancak başarının ardında iki kilit faktör vardı: titiz sanat yönetmenliğim ve profesyonel ekip çalışması. Projeye başladığımda, Sanatçı <strong>Tarkan</strong>'ın ekibindeki isimlerle tanışma fırsatı yakalamak, projenin kalitesini ve erişimini anında ulusal seviyeye taşıdı. Öte yandan ben, projenin her aşamasında yer almayı seven çok titiz bir insanım. Klibin sanat yönetmenliğini, kostüm tasarımını ve görsel estetiğini bizzat üstlendim. Hatta titizliğimin bir göstergesi olarak, klibin montajını bile yönetmenim Tamer Aydoğdu ile her karenin ince detayını kontrol ederek takip ettim. <strong><em>Bu çok yönlü ve disiplinli yaklaşım ile güçlü bir ekibin birleşimi, "Ne Alaka"nın 2014'te kısa sürede sevilmesini ve ulusal kanallardan yoğun teklifler almamı sağladı.</em></strong></span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">​ Uluslararası Vizyon ve Ukde Kalan 90'lar Şarkısı</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ HOLLYWOOD STARLARININ DAVETLERİNDEN VE NEW YORK KANALLARINDAKİ SUNUCULUK TEKLİFLERİNDEN OLUŞAN ULUSLARARASI KARİYERİNİZİN YOĞUNLUĞU ALTINDA, COVİD DÖNEMİNDE KİŞİSEL GELİŞİMLE HARCADIĞINIZ ENERJİYİ, NİHAYET İÇİNDEKİ UKDE KALAN 90'LAR ŞARKISINI MODERN SOUND İLE BULUŞTURMA PROJESİNE ÇEVİRMEYE NE ZAMAN VE HANGİ RADİKAL KARARLA ODAKLANACAKSINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ Şu sıralar en büyük hayalim ve gündemim, 90'lı yıllara ait içimde ukde kalmış bir şarkıyı nihayet gün yüzüne çıkarmak. O şarkının ruhunu koruyarak, onu yeni nesil soundlar ve modern aranjmanlarla harmanlayıp, dinleyiciye taze bir yorumla sunmak istiyorum. <em><strong>Maalesef, gerek yurt içi gerekse yurt dışı seyahat programlarımın yoğunluğu, stüdyo çalışmalarına tam odaklanmamı engelliyor. </strong></em>Ancak bu bir erteleme değil, radikal bir takvim kararı meselesi. Takvimimde biraz boşluk yakaladığım an, hiç vakit kaybetmeden harekete geçeceğim. Aslında Covid-19 dönemi bu karara zemin hazırladı. O dönemi bir duraklama değil, kişisel gelişim ve eğitim sürecine odaklanma fırsatı olarak değerlendirdim. <em><strong>New York'taki ulusal sunuculuk tekliflerinin yarım kalması beni durdurmadı; aksine, edindiğim vizyon ve kurduğum network çok değerli.</strong></em> Hollywood davetleri ve uluslararası temaslar, bana küresel bir vizyon kattı. Şimdi bu birikmiş enerji ve yenilenmiş motivasyonla, o ukdeyi hayata geçirme zamanının geldiğine inanıyorum.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">​ "Robot" Fırsatından Marka Yüzü Olma Hedefine</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ ÜNLÜ BİR YÖNETMENİN VE BÜYÜK BİR ELEKTRONİK MARKASININ DAHİ ONAYLADIĞI 'ROBOT' ŞARKISI PROJESİNİN PANDEMİYE TAKILMASI, KARİYERİNİZİN EN BÜYÜK 'NEREDEYSE OLDU' ANIYDI. BU DENEYİMİN ARDINDAN, GELEN REKLAM TEKLİFLERİNİ NASIL ELİYORSUNUZ VE 'HEM ÇOK GÜZEL HEM DE ÇOK ETKİLEYİCİ BİR KADINIM' ÖZGÜVENİNİZLE, TÜRKİYE'DE VEYA ULUSLARARASI ALANDA HANGİ BÜYÜK MARKANIN YÜZÜ OLARAK BU KAYBETTİĞİNİZ FIRSATIN ÖNÜNE GEÇMEYİ HEDEFLİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ "Robot" projesinin pandemiye takılması, hazır bir sponsorunuz, beğenilmiş bir şarkınız ve ünlü bir yönetmeniniz varken, kariyerimin en büyük <strong>'Neredeyse oldu' </strong>ve moral bozucu anıydı, evet. A<em><strong>ncak bu deneyim bana, fırsatların er ya da geç tekrar geleceğini gösterdi. Şu an gelen reklam tekliflerini, projenin vizyonu, marka değerleri ve benim sanatsal duruşumla ne kadar örtüştüğüne bakarak çok daha titiz bir şekilde eliyorum. </strong></em>Kaybettiğim o büyük fırsatın önüne geçmek için vizyonum çok net: Türkiye'de veya uluslararası alanda büyük bir markanın yüzü olmak. Bu role kendimi fazlasıyla hazır hissediyorum. Sadece kariyer ve yetenek açısından değil, aynı zamanda kişisel olarak da "hem çok güzel hem de çok etkileyici bir kadınım" özgüvenine sahibim. Bu güçlü ve kararlı duruşumun, temsil edeceğim markaya büyük bir değer katacağından eminim. Hedefim, lüks bir elektronik markası, uluslararası bir kozmetik devi ya da global bir giyim markasıyla çalışarak o 'Robot' anını çok daha büyük bir başarıya dönüştürmek.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">​ Disiplinli Yaşamın Pratik Sırları</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ "SEKSİ BİR VÜCUDA VE GÜZEL BİR YÜZE SAHİP OLMA NEDENİM, BESLENMEME DİKKAT ETMEM" DEDİNİZ. KARİYERİNİZDEKİ BU YOĞUN SEYAHAT VE İŞ TEMPOSU ARASINDA ERKEN UYANIP ERKEN YATMA VE SIKI BESLENME DİSİPLİNİNİZİ BOZMADAN SÜRDÜRMENİN PRATİK SIRLARI NELERDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ Benim için fiziksel ve zihinsel sağlık, her zaman en büyük öncelik ve bir yaşam biçimi disiplinidir. Bu disiplinin pratik sırrı, aslında basit bir formüle dayanıyor: Saatler ve Tutarlılık.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Uyku Düzeni: Yoğun tempoda bile erken uyanır, erken uyurum. Bu uyku düzeni, metabolizmamı düzenliyor ve enerji seviyemi gün boyu yüksek tutarak yorgunluğun önüne geçiyor.</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Temiz Beslenme: Seyahatlerde dahi dengeyi ve temiz gıdayı esas alıyorum. Hazır ve işlenmiş gıdalardan olabildiğince uzak duruyorum. Vücuduma ne kadar iyi bakarsam, o kadar iyi performans sergileyebileceğime inanıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><em><strong>• ​Sporu Yaşam Biçimi Yapmak: Spor, benim için bir görev değil, bir tutku. Düzenli olarak Zumba ile ritim ve kondisyonumu, Kick Boks ile gücümü artırıyorum. Yakın zamanda Amerika'da başlamayı planladığım Golf ise sabır ve odaklanma yeteneğimi güçlendirecek. Sporu bu şekilde çeşitlendirmek, disiplini sıkıcı olmaktan çıkarıyor</strong></em>.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Kısacası, bu bir seçim meselesi: Kendine yatırım yapmak, özgüven ve yüksek performans demektir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ Ruhsal Denge ve Sosyal Misyon</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ YOĞUN TEMPONUZ VE ULUSLARARASI KARİYER HEDEFLERİNİZ ARASINDA SIĞINDIĞINIZ 'DOĞA VE CANLI SEVGİSİ', ÖZELLİKLE HAYVANLARA YÖNELİK ŞİDDETİ GÖRDÜĞÜNÜZDE YAŞADIĞINIZ O DERİN ÜZÜNTÜYÜ NASIL BİR MOTİVASYONA DÖNÜŞTÜRÜYOR; BU HASSASİYETİNİZ, GELECEKTEKİ SANATSAL ÇALIŞMALARINIZA VE SOSYAL MİSYONUNUZA NASIL BİR RUH KATACAK?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ Kariyerimin getirdiği yüksek temponun ve beklentilerin ardındaki en büyük ilham ve sığınak kaynağım doğa ve tüm canlılardır. Benim için bu, sadece bir sevgi değil, ruhsal denge meselesi. <strong>Doğada geçirdiğim zamanlar bana enerji, derinlik ve empati katıyor. Ancak bu derin bağlılık, hayvanlara yapılan şiddeti gördüğümde büyük bir üzüntü ve öfkeye dönüşüyor. </strong>Onların masumiyeti ve savunmasızlığı, beni derinden yaralıyor. Bu derin üzüntüyü, bir motivasyona ve sosyal misyona dönüştürüyorum. Gelecekteki sanatsal çalışmalarıma bu hassasiyetimle, güçlü bir ruh katmayı hedefliyorum. Sanatın ve görünürlüğün, bu sessiz canlıların sesi olmak için çok güçlü bir platform olduğuna inanıyorum. Yapacağım projelerde ve sosyal sorumluluk çalışmalarımda hayvan hakları ve çevre bilincini ön planda tutarak, hem toplumsal farkındalığı artırmayı hem de bu yara verici konulara dikkat çekmeyi bir görev olarak görüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:14.6667px">Röportaj: Mehmet Ali BABAR</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 10:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/10/global-bir-markanin-yuzu-olacak-1760944754.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SEYİRCİ BANA ÇOK KIZACAK</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/seyirci-bana-cok-kizacak-25759</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/seyirci-bana-cok-kizacak-25759</guid>
                <description><![CDATA["MİKROFON SENİN" köşemizin bu haftaki konuğu, "İnci Taneleri" dizisinin deneyimli oyuncusu Suat Güzey oldu. Güzey, hem dizinin merakla beklenen yeni sezon tarihini açıkladı hem de canlandırdığı Talip Salacak karakteriyle ilgili bomba bir itirafta bulundu. Dizinin setlere Ocak 2026'da, ekranlara ise Şubat 2026'da döneceğini duyuran Güzey, Talip'in yeni sezondaki planlarını şöyle özetledi "Yeni sezonda Azem Hoca'nın başına yine pek çok bela açacağım. Tüm izleyicilerimizi ekran başına bekliyorum, Talip'in yeni sürprizlerine hazır olsunlar!" Güzey, röportajın devamında yıllardır süren sunuculuk hayalinden, set yorgunluğunu atlattığı motosiklet tutkusundan ve oyunculuk mesleğinin perde arkasındaki gerçeklerden bahsetti." Oyunculuk kariyerinde yer almak istediği türlerin başında komedinin geldiğini belirten Güzey, İstanbul'a ilk geldiğinde kurduğu bir hayali de paylaştı "Aslında İstanbul'a ilk geldiğimde en büyük hayalim sunuculuk yapmaktı. Eğer bir televizyon kanalından sunuculuk teklifi gelirse, bu benim için yarım kalmış bir hayali tamamlama fırsatı olur ve seve seve değerlendiririm." Sektördeki yoğun tempodan nasıl uzaklaştığını anlatan Suat Güzey, motosiklet tutkusunun kendisi için bir "terapi" olduğunu dile getirdi. "Motosiklet benim için yalnızca bir araç değil; adeta vücudumun bir parçası gibi. Onu sürerken hissedilen o duygu bana inanılmaz bir hürriyet hissi veriyor. Motosiklet, hayatımın ayrılmaz bir parçası."]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"İNCİ TANELERİ"NDEKİ TALİP SALACAK KARAKTERİ: "HALEN İNCİ TANELERİ DİZİSİNDE TALİP KARAKTERİNİ CANLANDIRIYORSUNUZ. TALİP SALACAK'I SİZİN İÇİN DİĞER ROLLERİNİZDEN AYIRAN VE SİZE HEYECAN VEREN ÖZELLİKLERİ NELER OLDU? BU KARAKTERİN SEYİRCİDE YARATTIĞI ETKİ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?"</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#ffffff"><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">Talip Salacak. Bir Karakterin İki Yüzü</span></span></span></strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Talip Salacak</strong> karakteri, aslında kendinde iki zıt kutbu aynı anda barındıran, çok katmanlı bir yapıyı temsil ediyor. Karaktere yakından baktığımızda, durumu basitçe şöyle özetleyebiliriz: davasında haklı, fakat kullandığı üslupta yanlış. İçinde bulunduğu sosyal statü, sosyo-kültürel çevre ve konumu, onun kendisini belli bir yerde konumlandırmasını sağlıyor. Tabi ki, bu duruşun temelinde, ailesine karşı duyduğu güçlü korumacı yapı da büyük bir etken. Ancak,<em><strong> üslup meselesi seyirci ile arasındaki en büyük engel. Özellikle çevresine ve Azem karakterine yansıttığı sert tavır ve üslup, seyirci tarafından doğal olarak antipatik karşılanıyor. </strong></em>Hepimizin bildiği gibi, dizi ve sinema eserlerinin temel malzemesi ve lokomotifi, iyi ile <em><strong>kötü, doğru ile yanlış, gece ile gündüz, siyah ile beyaz arasındaki çatışmadır.</strong></em> Bu sanat formunda bir çatışma olmak zorundadır. Ben de Talip Salacak'ı, bu dramatik çatışmanın en önemli baş makinistlerinden biri olarak görüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KARİYER YOLCULUĞU VE DÖNÜM NOKTALARI: "KARİYERİNİZ BOYUNCA HAYAT BİLGİSİ, TATLI HAYAT, YILAN HİKAYESİ GİBİ İZ BIRAKAN PEK ÇOK PROJEDE YER ALDINIZ. GERİYE DÖNÜP BAKTIĞINIZDA, OYUNCULUK SERÜVENİNİZDE 'DÖNÜM NOKTASI' OLARAK ADLANDIRABİLECEĞİNİZ, KARİYERİNİZİ ŞEKİLLENDİREN ANLAR VEYA PROJELER HANGİLERİYDİ?"</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">İnci Taneleri: Kariyerimin Parlak Bir Dönüm Noktası</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu projeyi tanımlarken <strong>"İnci Taneleri" </strong>tabirini kullanmak kesinlikle bir abartı değil. <em><strong>Meslek hayatım boyunca, ister uzun soluklu bir maraton olsun, ister kısa ve çarpıcı bir proje, birçok önemli yapımda yer aldım. Ancak bu projelerin ardından, kariyerimde geldiğim bu noktada, İnci Taneleri gibi böylesine güçlü bir hikayeye ve böylesine derin bir içeriğe sahip bir projede yer almak, benim için sadece bir iş değil, adeta farklı bir dönüm noktası oldu. </strong></em>Projenin sunduğu atmosfer, karakterlerin zenginliği ve anlatım dili, beni oyuncu olarak yeniden motive etti. Bu, sıradan bir rol değil; bu, bir oyuncunun arayıp da zor bulduğu, dolu dolu bir meydan okuma. İnci Taneleri projesinde yer almak, o büyük hikayenin kilit karakterlerinden biri olmak, seyirciye dokunacak bir dramanın parçası olmak, benim için hakikaten çok heyecan verici ve değerli bir tecrübe. Uzun bir yolculuktan sonra, böylesine parlak ve kaliteli bir yapının içinde olmak, kariyerime yepyeni bir enerji ve anlam katıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ANKARA'DAN GELEN BAŞARI: "ANKARA'DA DOĞMUŞ VE KARİYERİNE BAŞLAMIŞ BİRİ OLARAK, BAŞKENTİN SANAT ORTAMININ VEYA YETİŞTİRİLME TARZINIZIN OYUNCULUĞUNUZA VE SANAT ANLAYIŞINIZA NASIL BİR KATKISI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORSUNUZ?"</span></span></strong></p>

<p><em><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">Ankara ve Sahne Aşkının Doğuşu</span></span></span></span></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Aslında Ankara, benim sanat hayatımın radyo ile ilgili ilk ve en önemli bölümünü kapsıyor. Özel radyolar ilk açıldığında, Ankara'nın ilk özel radyolarından biri olan Gün FM'de bu serüvene başladım. İşte tam orada, program yapmak ve mikrofonla tanışmak, içimde hep var olan sahne tutkusuyla yüzleşmemi ve onu keşfetmemi sağladı. <em><strong>Bana göre mikrofon da bir sahnedir. Dolayısıyla, radyo programı yapmak için mikrofonun başına ilk oturduğum an, o büyük aşkın varlığını fark etmeme neden oldu. Ben yaptığım her şeyi, ister oyunculuk, sinema, tiyatro ya da dizi olsun; ister yaptığım müzik, sunuculuk ya da organizasyon sahneleri olsun, büyük bir "Sahne" başlığı altında topluyorum. </strong></em>Sahnenin enerjisi ve mikrofonun gücü benim için aynı anlama geliyor. Ancak bahsettiğim oyunculuk ve diğer dallar, İstanbul'a geldikten sonra profesyonel bir boyut kazandı. Yine de Ankara her zaman çok özeldir. O şehir, benim hamurumu yoğurduğu yerdir. Çocukluğum, ergenliğim, delikanlılığım orada geçti. Bugüne ulaşan temelim ve başarımın ilk adımları kesinlikle Ankara'da atıldı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​OYUNCULUKTA USTALIK VE YÖNTEM: "UZUN YILLARDIR SEKTÖRDESİNİZ VE OYUNCULUĞUNUZDAKİ USTALIK TAKDİR GÖRÜYOR. BİR ROLE HAZIRLANIRKEN KENDİNİZE ÖZGÜ BİR YÖNTEMİNİZ VAR MI? YENİ NESİL OYUNCULARA BU ALANDA VEREBİLECEĞİNİZ EN DEĞERLİ TAVSİYE NE OLURDU?"</span></span></strong></p>

<p><em><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">Oyunculuğun Kalbi: Rolü Anlamak</span></span></span></span></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Rolüme hazırlanmak, benim için aslında tek bir kelimeden geçiyor: anlamak. İyi bir oyunculuğun temelinde, başarıyla canlandırmanın kökeninde yatan her şey, oynadığımız karakteri anlamakla başlıyor. Bu süreç aşamalıdır: Önce karakterin kendisini, sonra eylemlerinin altında yatan nedenleri ve en sonunda da söylediği repliğin ardındaki niyeti kavramak gerekir. Canlandırdığım kişi – ister bir adam, ister bir kadın, ister bir çocuk olsun, o cümleyi hangi duyguyla, hangi enerjiyle ve neyi düşünerek söylüyor? İşte bunu çözmek esastır.</span></span></p>

<p><em><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">Bir rolü gerçekten anladığınız zaman:</span></span></span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Kızmış gibi yapmazsınız; kızarsınız.</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Seviyormuş gibi yapmazsınız; seversiniz.</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">• ​Korkuyormuş gibi yapmazsınız; korkarsınız.</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bu nedenle, iyi bir oyuncu olmak; önündeki senaryodaki repliği sadece iyi seslendirmekle ilgili değildir. A<strong>slında mesele, o rolü ve o duyguyu tüm benliğinizle giymekle alakalıdır.&nbsp;</strong></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>​Ben de elimden geldiği kadar, canlandırdığım karakterin derinliğini anlamaya çalışıyorum</strong>. Eğer yaptığım rolü seyirciye bu kadar güçlü bir şekilde yansıtabiliyorsam, bunun altında yatan en büyük neden, kuşkusuz, bu anlama çabasıdır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​MOTOSİKLET TUTKUSU VE TERAPİ: "SEKTÖRDEKİ YOĞUN TEMPODAN ARTA KALAN ZAMANINIZI MOTOSİKLETLE UZUN YOLCULUKLARA AYIRIYORSUNUZ VE BUNU BİR 'TERAPİ' OLARAK TANIMLIYORSUNUZ. MOTOSİKLETİN ÜZERİNDE OLMAK SİZE TAM OLARAK NASIL BİR HUZUR VE İLHAM VERİYOR? BU YOLCULUKLAR MESLEKİ YARATICILIĞINIZI BESLİYOR MU?"</span></span></strong></p>

<p><em><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">Motosiklet: Hürriyet ve Bir Beden Olmak</span></span></span></span></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Evet, motosiklet benim için gerçekten bambaşka bir şey. O, yalnızca bir ulaşım aracı değil; adeta benim bir uzantım, vücudumun bir parçası gibi. Bir otomobille kurulamayan bu bağ, motosikletle kurulur. Sizi yolla, çevreyle ve kendinizle tek bir bütünmüş gibi hissettirir. Onu sürerken hissedilen o duyguyu burada kelimelere dökmek, inanın, çok zor. <em><strong>Motosiklet, bir otomobilden daha çeviktir ve size inanılmaz bir hürriyet hissi verir. Biz motosiklet kullanıcıları olarak, sadece yol kat etmiyoruz; aynı zamanda zamanı minimize ediyor, hayatı kolaylaştıran ve pratikleştiren muhteşem bir deneyim yaşıyoruz. </strong></em>Ancak motosiklet denince akla sadece hız gelmemeli. Aksine, onun üzerinde olmak, insana garip bir şekilde güvende hissettirir. Benim için motosiklet, bir gezi aracından öte, günlük ulaşım aracım. Ayrıca her yaz, mutlaka uzun yollar yaparak bu tutkumu taçlandırıyorum. Motosiklet, hayatımın ayrılmaz bir parçası.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">UNUTULMAZ KARAKTER VE İZLEYİCİ ETKİLEŞİMİ: "CANLANDIRDIĞINIZ ONCA KARAKTER ARASINDA İZLEYİCİNİN EN ÇOK ÖZDEŞLEŞTİĞİ VEYA SİZE EN ÇOK 'BENİ O ROLLE HATIRLIYORLAR' DEDİRTEN BİR ROL VAR MI? İZLEYİCİLERDEN GELEN EN UNUTULMAZ TEPKİ VEYA GERİ BİLDİRİM NEYDİ?"</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">Kötü Adamdan Masumiyete: Murat Karakterinin Özel Yeri</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Yıllar önce, yanlış hatırlamıyorsam 2005 yılıydı. O dönemde, fiziksel görünümüm ve tipimden dolayı genellikle kötü ve sert adam rollerine seçilirdim. Çoğunlukla ya bir mafya lideri ya da uyuşturucu baronu canlandırıyordum. <em><strong>Ancak 2005'te, o zamanlar Elmax TV (şimdiki Ay Yapım) çatısı altında çekilen "Zeynep" dizisi, kariyerimde büyük bir dönüm noktası oldu. </strong></em>Bu projede, hayatımın belki de en masum ve en sevilen karakterlerinden biri olan Murat'ı canlandırdım. Murat rolü, benim için her zaman çok özeldir. Eşiyle evliliğini yürütememiş, ancak oğluna bakabilmek için doğum günlerinde ve organizasyonlarda animatörlük yapan, mahallenin güzel kızına sevdalı, fedakar bir karakterdi. O rolü canlandırmayı o kadar çok istemiştim ki... Senaryosunu sevgili Ece Yörenç'in kaleme aldığı bu dizi, gerçekten muhteşem bir yapıttı. Hayatımda o masumiyette bir karakteri canlandırmış olmak büyük bir keyifti. Ayrıca komik ve eğlenceli bir projede yer almak, o enerjiyi yaşamak en büyük dileklerimden biri.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​SET KOŞULLARI VE DEĞİŞEN SEKTÖR: "KARİYERİNİZİN BAŞLANGICINDAN BUGÜNE TÜRK TELEVİZYON VE SİNEMA SEKTÖRÜNDEKİ TEKNİK, SANATSAL VEYA ÇALIŞMA KOŞULLARI AÇISINDAN GÖRDÜĞÜNÜZ EN BÜYÜK DEĞİŞİMLER NELER? BU DEĞİŞİME ADAPTE OLMAKTA ZORLANDIĞINIZ VEYA KEYİF ALDIĞINIZ YÖNLER OLDU MU?"</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">Sektördeki Konfor ve Teknolojik Dönüşüm</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Evet, hayatın her alanında olduğu gibi, bizim sektörümüz de inanılmaz bir hızla gelişiyor. Özellikle teknolojinin getirdiği konfor ve pratiklik takdire şayan. <strong>Kamera arkası (yani işin mutfağı) hakkında detaylı konuşmak, yönetmenlerin ve teknik ekibin işi elbette. Ancak bir oyuncu olarak dışarıdan baktığımda şunu görüyorum: Gerek kamera sistemleri, gerek ışık, gerekse ses teknolojileri; her şey artık çok daha pratikleşti ve kalitesi inanılmaz derecede yükseldi. Bu gelişim doğrudan oyuncuya da yansıyor. </strong>Yıllar önce sektöre başladığımızda, diziler genellikle sesli çekilmezdi. Setlerde asistanlar sufle verir, biz de tekrar ederdik. Neyse ki o günler artık tamamen geride kaldı. Şunu samimiyetle söyleyebilirim ki, kariyerim boyunca gerçekten hiç kötü bir set ekibiyle veya olumsuz bir çalışma ortamıyla karşılaşmadım. Çalışma ortamlarım her zaman disiplinli ve kaliteli oldu. Bu da oyuncu olarak odaklanmamızı ve işimizi en iyi şekilde yapmamızı sağlayan en önemli etkendir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​GELECEK PROJELER VE HAYALLER: "OYUNCULUK KARİYERİNİZDE 'ŞUNU DA CANLANDIRMADAN BU İŞİ BIRAKMAM' DEDİĞİNİZ, HENÜZ OYNAMADIĞINIZ BİR TÜR, ROL VEYA BİR YAZARIN ESERİ VAR MI? YAKIN GELECEKTE İZLEYİCİLERİNİZİ HANGİ SÜRPRİZLERLE KARŞILAMAYI PLANLIYORSUNUZ?"</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">Yeni Projeler ve Kariyer Hedefleri</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​"İnci Taneleri dizisinin başarısından dolayı çok mutluyuz. Dizimiz, yeni sezonda da izleyicisiyle buluşmaya devam edecek. Her ne kadar sezona diğer yapımlara göre biraz geç başlasak da, bu projenin benim için çok özel bir yeri var.<strong> 'İnci Taneleri</strong>' serüveni bittikten sonra gelecek teklifleri elbette değerlendireceğim. Oyunculukta beni en çok heyecanlandıran iki alan var: Biri, izleyiciyi güldürebileceğim, seyircinin kalbine dokunacak iyi bir komedi projesinde yer almak. Diğeri ise, derinliği olan, iz bırakacak, alt metni güçlü iyi bir karakteri canlandırmak. <em><strong>Aslında İstanbul'a ilk geldiğimde en büyük hayalim sunuculuk yapmaktı. Hayat bazen beklenmedik sürprizler sunuyor ve ben de kendimi çok severek yaptığım oyunculuk yolunda buldum. </strong></em>Ancak, eğer bir televizyon kanalından sunuculuk teklifi gelirse, bu benim için yarım kalmış bir hayali tamamlama fırsatı olur ve seve seve değerlendiririm."</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ROL MODEL OLMAK: "SİZ DE TÜRK TELEVİZYON VE SİNEMASININ VAZGEÇİLMEZ İSİMLERİNDEN BİRİ OLARAK ANILIYORSUNUZ. BAŞARILI BİR KARİYER İNŞA ETMEK İSTEYEN GENÇLERE, SADECE OYUNCULUK DEĞİL, AYNI ZAMANDA KİŞİSEL TUTKULARA ZAMAN AYIRMA KONUSUNDA NASIL BİR ROL MODEL OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSUNUZ?"</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">Oyunculuk: Ekranın Görünmeyen Yüzü ve Gerçekler</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​"Son 15-20 yılda oyunculuğa olan ilgi inanılmaz boyutlara ulaştı; çevremde de bu mesleğe heves eden, oyuncu olmak isteyen birçok arkadaşım var. Ancak burada altını çizerek söylemek gerekiyor ki, hiçbir şey ekranda göründüğü gibi değil. Özellikle ekonomik özgürlüğünü kazanmak ya da sadece bir hobi edinmek isteyen genç, yaşlı birçok insan var. Ne yazık ki bu meslek dışarıdan veya televizyondan göründüğü kadar 'kolay' değil. Oyunculuk, her şeyden önce büyük bir aşk ve disiplin gerektirir. Sadece yeteneğinizle değil; sesinizle, aklınızla, karakterinizle bir bütün olarak oyuncu olursunu<strong>z.&nbsp;&nbsp;</strong></span></span><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​</span></span></strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir set ortamı, dışarıdan hayal edildiği gibi basit değildir. Orada bir ekip işi yürütülür. Yönetmeninden asistana, kameramanından ışıkçısına, rejisörüne kadar minimum<em><strong> 70 kişilik bir ekiple çalışırsınız. Ve o ortamda, size emanet edilen rolün hakkını vermek zorundasınız. </strong></em>Bu yüzden, hevesli arkadaşlarıma her zaman bu işin o kadar da kolay olmadığını, ciddiyetini ve özveriyi anlattığım bir meslek bu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,sans-serif">HALEN ROL ALDIĞINIZ 'İNCİ TANELERİ' DİZİSİ ŞU ANDA BİR SEZON ARASINDA. SEYİRCİLER, TALİP SALACAK KARAKTERİNİ TEKRAR NE ZAMAN İZLEYEBİLECEKLERİNİ MERAK EDİYOR. DİZİNİN YENİ SEZONUNUN YAYIN TARİHİ İLE İLGİLİ BİR BİLGİ VEREBİLİR MİSİNİZ?"</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">İnci Taneleri Yeni Sezon ve Talip Salıcak</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​"Seyircilerimiz için yeni sezonun ne zaman başlayacağı büyük bir merak konusu. Biz de bu konuda nihayet netleşmiş durumdayız: Muhtemelen Ocak 2026 gibi setlere geri döneceğiz. İzleyicilerimizin bizi ekranlarda görmeye başlaması ise <em><strong>Şubat 2026'yı bulacak. Yeni sezonda da elbette Talip Salıcak var olmaya devam edecek</strong></em>. Talip'i sevenler ve sevmeyenler için söyleyebilirim ki, o yaramazlıklarına hız kesmeden devam edecek. Hatta itiraf etmeliyim, yeni sezonda seyircileri bol bol kızdıracağım! Özellikle Azem Hoca'nın başına yine pek çok bela açacağım. Tüm izleyicilerimizi ekran başına bekliyorum, Talip'in yeni sürprizlerine hazır olsunlar!"</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Suat bey Hasta olduğunuz halde bizi kırmayıp teklifimizi kabul ettiğiniz için Çok Teşekkür ederiz. </span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sevgili Mehmet Ali ben Teşekkür ederim. </span></span></strong></em></p>

<p><strong><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:14.6667px">Röportaj. Mehmet Ali BABAR</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Oct 2025 11:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/10/seyirci-bana-cok-kizacak-1760516639.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SEKİZ KARAKTERİ TEK SAHNEDE CANLANDIRIYOR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sekiz-karakteri-tek-sahnede-canlandiriyor-25682</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sekiz-karakteri-tek-sahnede-canlandiriyor-25682</guid>
                <description><![CDATA[Moskova'nın disiplinini, İzmir'in neşesini ve Azerbaycan'ın duygusallığını tek potada eriten çok yönlü sanatçı Elif Aysel Nazim, kimliğinin ve sanatsal vizyonunun köklerinden nasıl beslendiğini Mikrofon Senin köşemize anlattı. Spor haberciliğinden tiyatro sahnesine uzanan kariyerindeki ana motivasyonunun "tek bir kimliğe sığmama" isteği olduğunu belirten Nazim, oyunculuk ve sunuculuk arasındaki dengeyi kuruş şeklini ise çarpıcı bir cümleyle özetledi: "Kısacası, ekranda gerçek, sahnede hayal oluyorum." Nazim'in sahnenin anlık büyüsü ile ekranın kalıcılığı arasındaki derin farkı açıkladığı, kariyer ve kimlik üzerine dobra dobra konuştuğu röportajın tamamı Haber Caddesi.com’da.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;MOSKOVADA DOĞUP BÜYÜMENİZ KÖKLERİNİZİN İZMİR ALMANYA VE AZERBAYCAN'A DAYANMASI KİMLİĞİNİZİ VE SANATSAL BAKIŞ AÇINIZI NASIL ŞEKİLLENDİRDİ ? </span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Moskova’da doğmak bana disiplinin ve güçlü bir duruşun ne kadar değerli olduğunu gösterdi ve ögretti. <strong>Azerbaycan</strong> köklerim, içimdeki duygusallığı, müziğe ve sahneye olan sevgimi besledi. İzmir’in sıcaklığı, özgürlüğü ve neşesi, hayatı sahnede de gerçek hayatta da daha renkli yaşamamı sağladı. Almanya bağım ise bana farklılıklara saygıyı ve evrensel bakış açısını kattı.&nbsp;<em><strong>Sanatla uğraşırken, bu kültürel çeşitlilik bana büyük bir zenginlik sunuyor. Oyunculukta her karaktere farklı ruhlarla yaklaşabiliyorum,</strong></em> sunuculukta ise insanlarla kurduğum iletişimde bu çok kültürlü bakış açısı hemen yansıyor. Aslında ben kendimi, köklerimden aldığım tüm renkleri sanatın diliyle yeniden bir araya getiren biri olarak görüyorum. Bu yüzden sahneye çıktığımda ya da kamera karşısına geçtiğimde, tek bir kimliğin değil, birçok kültürün sesi oluyor gibiyim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SPOR HABERLERİNDEN MAGAZİN PROGRAMLARINA ARDINDAN TİYATRO SİNEMA VE DİZİ OYUNCULUĞUNA UZANAN KARİYER YOLCULUĞUNDA SİZİ BU KADAR FARKLI ALANLARA YÖNLENDİREN MOTİVASYON NEYDİ ? </span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Benim için hayat hiçbir zaman tek çizgide ilerlemedi. Spor haberleriyle başladım çünkü disiplinli bir alan, çok şey öğretiyor; doğru zamanda doğru sözü söylemeyi, ekrana hakim olmayı orada öğrendim. Magazin programlarıyla ise insanlara daha samimi, daha eğlenceli bir dille ulaşmayı keşfettim. Ama <em><strong>içimde hep bir oyunculuk tutkusu vardı</strong></em>. Zaten lise ve universite zamanlarimda hep çeşitli programlarda sahnelere çıktım bazen bir oyun bazen sunuculuk bazen şarki soyledim . O yuzden çocukluğumdan beri sahne ile tanistigimiz icin aramizda guzel bir bag vardı. <em><strong>Tiyatro, sinema ve dizi dünyasına adım atmam aslında kendimi ifade etmenin en doğal yoluydu</strong></em>. Beni bu kadar farklı alanlara yönlendiren şey, tek bir kimliğe sığmak istemememdi. Sanatın her alanında kendimi keşfetmek, farklı renklerimi ortaya koymak beni motive ediyor. Yaratıcı bir insanım ben. Hayatta da sahnede de tekdüzeliğe inanmam. Benim için her yeni alan, bir sonraki sahneye hazırlık gibi. Ne kadar farklı deneyim yaşarsam, oyunculukta ve sunuculukta o kadar sahici olabiliyorum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;SUNUCULUK VE OYUNCULUK ARASINDAKİ DENGEYİ NASIL KURUYORSUNUZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sunuculuk ve oyunculuk aslında birbirini tamamlayan iki alan. Sunuculuk bana anlık refleksler kazandırıyor; canlı yayında ya da programda doğaçlama yapabilmek, anı yönetebilmek çok önemli. Oyunculuk ise bana daha derin bir yolculuk sunuyor; karakterin ruhunu anlamak, onun duygularına hayat vermek.&nbsp;Bu dengeyi şöyle kuruyorum.<em><strong>&nbsp;&nbsp;Sunuculukta kendim oluyorum, enerjimi, samimiyetimi yansıtıyorum. Oyunculukta ise kendimden çıkıp bambaşka birine dönüşüyorum. İkisi arasında geçiş yapmak bana hem özgürlük hem de güç veriyor. Biri beni ekranda gerçek kılarken, diğeri sahnede hayal gücümü sonsuza açıyor.</strong></em> Bu ikisini bir arada yaşamak benim için sadece iş değil, hayatın ta kendisi. Yanı kısacası ekranda gerçek sahnede hayal oluyorum . </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HEM RUSÇA HEM İNGİLİZCE İYİ DERECEDE BİLİYOR OLMANIZ SİZE ULUSLARARASI PROJELERDE BİR AVANTAJ SAĞLIYOR MU ? İLERDE BU DİLLERİ KULLANARAK YER ALMAYI HAYAL ETTİĞİNİZ SPESİFİK ROLLER VE YA PROJELER VAR MI ? </span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kesinlikle büyük bir avantaj sağlıyor. <strong>Rusça</strong> ve <strong>İngilizce</strong> bilmek bana sadece dil kapısı açmıyor, aynı zamanda kültürel bir derinlik katıyor. Çünkü bir dili bilmek, o kültürün ruhunu hissetmek demek. B<strong>u da hem oyunculukta hem sunuculukta bana bambaşka bir bakış açısı kazandırıyor. Aslında bu anlamda ilk adımlarımı da attım; uluslararası projelerde rol aldım, ayrıca farklı ülkelerde düzenlenen yarışmalarda sunuculuk yaptım. Bu deneyimler bana evrensel bir sahnede de var olabileceğimi gösterdi.&nbsp;&nbsp;Gelecek hayallerime gelince; Avrupa sinemasının derinlikli hikâyelerinde yer almak beni çok heyecanlandırıyor.</strong> Çünkü Avrupa sineması, karakterlerin ruhunu derinlemesine anlatma konusunda çok güçlü. Öte yandan <strong>Hollywood’</strong>un büyük prodüksiyonlarında güçlü bir kadın karakteri oynamak da beni çok cezbediyor. İki dünyanın da farklı büyüsü var. Ben, kendi kültürel çeşitliliğimi ve çok dilli yapımı bu projelere taşıyarak uluslararası alanda daha geniş kitlelere ulaşmak istiyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;TİYATRO SAHNESİNDE AKTİF OLMANIN KAMERA ÖNÜNDEKİ PERFORMANSINIZA YANSIMASI NASIL OLUYOR SİZİN İÇİN SAHNENİN ANLIK ENERJİSİYLE EKRANIN KALICILIĞI ARASINDAKİ TEMEL FARKLAR NELERDİR?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Tiyatro sahnesi benim için bir okul gibi. Orada anlık enerjiyle yaşıyorsunuz; seyircinin nefesini, alkışını, tepkisini o anda hissediyorsunuz. Her temsil, aslında yeniden doğmak gibi. O canlılık ve risk, oyuncunun reflekslerini inanılmaz geliştiriyor.&nbsp;Kamera önü ise bambaşka… O<strong>rada anın enerjisi değil, kalıcılık önemli. Bir sahneyi defalarca çekebilirsiniz ama o tek kare sonsuza kadar kalıyor. Tiyatronun bana kazandırdığı en büyük şey, o anlık yoğunluğu kameraya da taşıyabilmek oldu. Çünkü kamera, en küçük duyguyu bile büyütüyor. </strong>Ben sahnede özgürleşiyorum, ekranda ise o özgürlüğü zamana ve detaya yayıyorum. Temel fark bence şu: Tiyatro bir anda yaşanıyor ve uçup gidiyor, ekran ise iz bırakarak kalıyor. İkisini bir arada yaşamak bana hem anda kalmayı hem de kalıcı olmayı öğretiyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞARKI SÖYLEME PİYANO ÇALMA ŞİİR YAZMA VE HİP-HOP DANSI TÜM BU SANATSAL DİSİPLİNLER ANA MESLEĞİNİZ OLAN OYUNCULUĞU NASIL BESLİYOR ÖZELLİKLE ŞİİR YAZMAK CANLANDIRDIĞINIZ KARAKTERLERİN İÇ DÜNYASINA GİRMENİZE YARDIMCI OLUYOR MU? </span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Aslında bütün sanat dalları birbirine dokunuyor. Şarkı söylemek bana ritmi, nefesi ve duyguyu aktarabilmeyi öğretiyor. Piyano çalmak disiplin ve sabır katıyor; her nota, bir karakterin farklı bir ruh halini hissettirmemi sağlıyor. Çok mutlu iken ve üzgünken piyano çalmayı seviyorum .. <strong>Hip hop dansı özgürlüğü temsil ediyor; bedenimle duygularımı ifade edebilmeyi keşfediyorum.&nbsp;</strong>Ama özellikle şiir yazmak çok özel bir yerde… Çünkü bir karakteri canlandırırken onun iç sesini duymak, en derin duygularına ulaşmak çok önemli. <strong>Ben şiir yazarken aslında o iç sesi kâğıda döküyorum. Bu da oyunculukta karakterin kalbine daha kolay girmemi sağlıyor</strong>.&nbsp;Benim için sanat tek bir yol değil; bir orkestranın farklı enstrümanları gibi. Her biri ayrı bir tını ama bir araya geldiklerinde gerçek müzik, yani oyunculuk ortaya çıkıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;ANNE ANNENİZİN ALMAN KÖKENLİ OLMASI HAYATINIZDA VE BELKİ DE SANATINIZDA GÖRDÜĞÜNÜZ EN BELİRGİN ALMAN DİSİPLİNİ VEYA KÜLTÜREL İZ NEDİR? </span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hayatımda ve sanatımda kesinlikle fark yarattı. Belki de en belirgin iz, disiplin ve düzen anlayışı. Küçük detaylara önem vermeyi, hazırlıklı olmayı ve sorumluluk sahibi olmayı ondan öğrendim.&nbsp;Sanatta da bu disiplin bana çok katkı sağlıyor. <em>Tiyatro provasında, kamera önünde ya da canlı yayında, her anın farkında olarak ve hazırlıklı olarak var olabilmem, büyük ölçüde bu kültürel mirastan geliyor. </em>Ama Alman disiplini, sadece kurallara bağlılık değil; aynı zamanda işine saygı göstermek, emeğine değer vermek anlamına geliyor. Bu da beni hem sahnede hem ekranda daha güçlü kılıyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YENGEÇ BURCU OLMANIZLA DUYGUSAL DERİNLİĞİNİZİN VE HASSASİYETİNİZİN MESLEĞİNİZE YANSIDIĞINI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ KARAKTER YARATIM SÜRECİNİZDE BU DUYGUSAL YÖNÜNÜZÜ NASIL KULLANIYORSUNUZ? </span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, Yengeç burcu olmam kesinlikle duygusal derinliğimi ve hassasiyetimi etkiliyor. Benim için bir karakteri yaratmak, sadece senaryoyu okumak değil, onun duygularını, korkularını, sevinçlerini içimde hissetmek demek. Duygusal yoğunluğum bu noktada büyük bir rehber oluyor.&nbsp;<em><strong>Karakter yaratım sürecinde bu duygusal yönümü kullanmak için önce empati kuruyorum</strong></em>: Karakterin geçmişini, travmalarını, hayallerini kendime soruyorum ve iç dünyasında bir yolculuğa çıkıyorum. Bu sayede sahnede ya da kamera karşısında onun yerine geçebiliyorum, doğal ve samimi bir performans ortaya çıkıyor. Bence oyunculuğun büyüsü de burada; duygularını paylaşabilmek ve izleyiciyi o dünyaya çekebilmek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">AKTİF OLARAK TİYATRO OYUNLARINDA YER ALIYORSUNUZ YAKIN ZAMANDA SİZİ EN ÇOK HEYECANLANDIRAN SAHNE PROJENİZ HANGİSİ OLDU VE SEYİRCİ İLE KURDUĞUNUZ BAĞ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİZ NELERDİR?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Yakın zamanda oynamış olduğum ve defalarca sahnelenmiş olan ‘Hikayede adı geçen Şair Benim’ oyunu beni en çok heyecanlandıran projelerden biri oldu. Bu oyunda tam 8 farklı karakteri canlandırıyordum ve her biri bana bambaşka bir dünya, farklı bir duygu katıyordu. Rum kadın <strong>Maria</strong>’dan Kaçakçı <strong>Niyaz</strong>i’ye, Adanalı <strong>Rezzan</strong>’dan Sivaslı <strong>Nalan</strong>’a ve sonunda <strong>Filiz Akın</strong>’ı oynamak… <strong>Her karakterin enerjisi, hikayesi ve ruhu farklıydı; her biri içimde ayrı bir renk açtı ve bana sahnede inanılmaz bir zenginlik sundu.&nbsp;Seyirciyle kurduğum bağ bu oyunda daha da özel bir hal aldı. Her alkış, her tepki bana karakterlerin yaşadığı duyguları paylaşmanın verdiği mutluluğu hissettirdi. Oyun bittiğinde aldığım alkışlar sadece bir takdir değil; adeta içimde açan renkleri seyirciyle paylaştığımı, onların da bu yolculuğa ortak olduğunu hissettirdi. </strong>Bu his, sahnede yaşadığım en özel anlardan biridir ve oyunculuğa olan sevgimi her defasında yeniden besliyor . </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GELECEKTEKİ PROJELERİNİZLE OYUNCULUK VEYA SUNUCULUK HENÜZ DENEMEDİĞİNİZ AMA MUTLAKA YAPMAK İSTİYORUM DEDİĞİNİZ BİR TÜR VEYA KARAKTER ARKETİPİ VAR MI? </span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gelecekteki projelerde denemek istediğim alanlar beni gerçekten heyecanlandırıyor. Sunuculuk tarafında, daha önce yapmadığım ama çok keyif alabileceğim program türleri var; örneğin bir seyahat programı ya da yarışma programı sunuculuğu… Farklı dünyaları ve insan hikâyelerini izleyiciyle buluşturmak , yeni yerler keşfetmek bana çok heyecan verir.<em><strong>Oyunculuk açısından ise özellikle tarihi filmler ve tarihteki önemli karakterleri canlandırmak istiyorum. </strong></em>Tarih boyunca yaşamış bu karakterlerin ruhunu, yaşadıkları dönemin atmosferini ekrana yansıtmak benim için çok özel bir deneyim olurdu. Bir karakteri oynarken sadece onu değil, zamanın ruhunu da izleyiciye hissettirmek istiyorum. Hem sunuculukta hem oyunculukta yeni alanlara adım atmak, sınırlarımı zorlamak ve izleyiciye farklı bir bakış açısı sunmak her zaman motivasyon kaynağımdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Elif</strong> Hanım Çok Teşekkür ederiz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben Teşekkür ederim Sevgili <strong>Mehmet Ali </strong>bey </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri, sans-serif">RÖPORTAJ: Mehmet Ali BABAR</span></strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Oct 2025 15:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/10/sekiz-karakteri-tek-sahnede-canlandiriyor-1759496542.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ZORLUKLAR BENİ YILDIRMADI</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/zorluklar-beni-yildirmadi-25625</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/zorluklar-beni-yildirmadi-25625</guid>
                <description><![CDATA["Yaşadığı zorlu sürece rağmen hayata sımsıkı tutunan ve "Ya Habibi" şarkısıyla müzik listelerini altüst eden genç şarkıcı Maya Hanbay, Haber Caddesi.com'a çok özel açıklamalarda bulundu. Muhteşem fiziği ve güzelliğiyle de dikkat çeken Maya Hanbay, müzik kariyerine ani bir kararla nasıl başladığını, spor ve estetikle olan bağını ve Adnan Oktar örgütüyle ilgili yaşadığı zorlu deneyimin hayatına ve sanatına nasıl yön verdiğini samimiyetle anlattı. Haydi buyurun sohbetimize...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"YA HABİBİ" ŞARKINIZIN MÜZİK LİSTELERİNDE KISA SÜREDE YÜKSELMESİ SİZE NELER HİSSETTİRDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;<strong>"Ya Habibi"</strong> şarkısını ilk dinlediğimde içimde tarifsiz bir kıvılcım uyandı. O an, profesyonel bir müzik kariyeri planım olmamasına rağmen, <em><strong>kendimi bir anda stüdyo ortamında buldum ve şarkı üzerinde çalışmaya başladım.</strong></em> Bu ani ve tutkulu karar, benim için adeta bir dönüm noktası oldu. Büyük bir sevgi ve emekle hazırladığım bu tekli, benim için sadece bir şarkıdan çok daha fazlası. Her bir notasına, her bir sözüne içtenlikle bağlandım. Projenin bu kadar özel olmasını sağlayan bir diğer önemli faktör de, hepsi birbirinden değerli söz yazarları ve bestecilerin eserlerini seslendirme fırsatı bulmam. Bu değerli sanatçıların katkıları, şarkılarıma ruh kattı ve ortaya çıkan işin kalitesini çok daha üst seviyelere taşıdı. Onların eserleriyle bir araya gelmek, benim için büyük bir onur ve ilham kaynağı oldu. Bu ilk adımı attığım için çok mutluyum.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">"MÜZİK, SPOR VE ESTETİK BENİM KİMLİĞİMİ ŞEKİLLENDİRİYOR"</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ MÜZİK KARİYERİNİZİN YANI SIRA USTA BİR ESTETİSYEN VE BİRİNCİ KADEME ANTRENÖR OLMANIZ, SANATINIZ ÜZERİNDEKİ YARATICILIĞINIZI NASIL ETKİLİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Sanat kariyerime odaklandığım bu dönemde, hayatımdaki diğer büyük tutkularım olan spor ve güzellik ikinci planda kalıyor gibi görünse de aslında hepsi birbirini tamamlıyor. Spor, benim için bir aile kültürü. Çocukluğumdan beri hayatımın merkezinde yer alan, büyük bir keyif alarak yaptığım bir aktivite. Aynı zamanda, uzman estetisyenlik de benim için çok değerli ve önemli bir meslek. Yıllarca alanında en iyi olan plastik cerrahlarla kliniklerde çalışma fırsatı buldum ve bu deneyim bana paha biçilmez bilgiler kazandırdı. Bu anlamda kendimi gerçekten çok şanslı hissediyorum. <em><strong>Estetisyenlik bilgim, yalnızca mesleki anlamda değil, kişisel hayatımda da bana büyük avantajlar sağladı. K</strong></em>endi kişisel bakımımı ve cildimi nasıl korumam gerektiğini çok iyi biliyorum. Aynı zamanda, görsel ağırlıklı işler yaptığım için bu hakimiyetim sahne performanslarımda ve kamera önündeki duruşumda da bana büyük bir özgüven katıyor. Müzik, spor ve estetik benim için sadece iş ya da hobi değil; hayatımı anlamlandıran, beni ben yapan üç ana unsur. Bu üç tutku, benim kimliğimi ve sanatsal bakış açımı şekillendiriyor.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">ADNAN OKTAR ÖRGÜTÜ: "KENDİMİ SON VİRAJDA BİR FELAKETTEN KURTULMUŞ GİBİ HİSSEDİYORUM"</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ HAYATINIZIN ZORLU BİR DÖNEMİNDE, ADNAN OKTAR ÖRGÜTÜNDEN KURTULUŞUNUZUN MÜZİĞİNİZE YANSIYAN BİR YÖNÜ OLDU MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Kariyerime başladığım dönemde, aslında aklımda tamamen farklı bir yol vardı. Uzmanlık alanım olan estetik ve güzellik üzerine, ekranda bir sağlık ve estetik programı hazırlamayı planlıyordum. Her şey yolunda gidiyor gibi görünüyordu ama maalesef sektörün içinde istemeden tanık olduğum bazı durumlar, beni yol ayrımına getirdi. Kendi etik değerlerimle bağdaşmayan bu olaylar, beni bu alandan uzaklaştırdı ve kendimi bir anda müzik dünyasının içinde buldum. <em><strong>Bu, beklemediğim bir dönemeçti ama aynı zamanda beni gerçekten mutlu eden bir yol oldu. Müzik sektörüne adım attığımda, tıpkı diğer tüm sektörler gibi, burada da kendi içinde bazı zorlukların ve yapılanmaların olduğunu gördüm. </strong></em>Ancak bu zorluklar beni yıldırmadı. Çünkü müziğin tutkusu ve içtenliği, tüm bu olumsuzlukların üstesinden gelmem için bana güç verdi. Sanatımı icra ederken hissettiğim o benzersiz duygu, verdiğim kararın ne kadar doğru olduğunu bir kez daha kanıtladı. Şimdi, bu yeni yolculuğumda kendi şarkılarımı ve duygularımı dinleyicilerimle paylaşmaktan büyük bir keyif alıyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ YAŞADIĞINIZ BU ZORLU DENEYİMDEN SONRA HAYATA BAKIŞ AÇINIZDA NELER DEĞİŞTİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Bu süreçte edindiğim en önemli tecrübelerden biri, insanlara güvenmeden önce iki kez, hatta daha fazla düşünmem gerektiğini anlamam oldu. Ne yazık ki, dışarıdan her şey göründüğü gibi olmuyor. Kendimi son anda, adeta son virajda bir felaketten kurtulmuş gibi hissediyorum. Bu durum, bana herkesi kendim gibi düşünmemem gerektiğini bir kez daha öğretti. Maalesef, bazı insanlar size yaklaşırken en zayıf noktalarınızı çok hızlı bir şekilde tespit edip, bu zaaflarınız üzerinden bir bağ kurmaya çalışıyor. Bu tür yaklaşımlar, doğal olarak karşınızdaki kişiye karşı negatif düşünmenizi engelliyor. Ancak bu süreçten sonra, duygularım yerine mantığımı daha ön planda tutmaya başladım ve bu durum beni olası hayal kırıklıklarından koruyor. Yaşadığım bu deneyimler, kariyerimde ve kişisel hayatımda daha sağlam adımlar atmam için bana çok değerli bir ders verdi.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">"DEMET AKALIN VE ALEYNA TİLKİ BANA İLHAM VERİYOR"</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ MÜZİK KARİYERİNİZDE SİZİ EN ÇOK ETKİLEYEN SANATÇILAR KİMLER OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Müzik dünyasında beğendiğim ve ilham aldığım çok değerli sanatçılar var. Özellikle <strong>Demet Akalın</strong> ve <strong>Aleyna Tilk</strong>i, benim için ayrı bir yerde duruyor.<strong> Demet Akalın</strong>'ın kariyerindeki istikrarı, yıllardır zirvede kalma başarısı ve her zaman güçlü duruşu beni çok etkiliyor. O, sahnede ve özel hayatında ne kadar güçlü bir kadın olduğunu her fırsatta gösteren bir ikon. Şarkılarındaki enerji ve dinleyiciyle kurduğu samimi bağ da takdire şayan. <strong>Aleyna Tilki</strong> ise, yaşına rağmen sergilediği cesur tavır ve müziğe getirdiği farklı bakış açısıyla beni büyülüyor. Kendi tarzını yaratma konusundaki yeteneği ve cesareti, genç nesil sanatçılar için harika bir örnek teşkil ediyor. Her iki sanatçı da, kendi kulvarlarında son derece başarılı ve özgün işler üreterek müzik sektörüne yön veriyor. Onların kariyer yolculukları ve sanatlarına olan tutkuları, bana kendi yolumda ilerlerken ilham kaynağı oluyor.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">MAYA HANBAY'DAN GENÇLERE TAVSİYELER</span></span></span></span></p>

<p>HEM MÜZİK, HEM DE ESTETİK VE SPOR ALANLARINDA BAŞARILI OLMAK İSTEYEN GENÇLERE NE GİBİ TAVSİYELERDE BULUNURSUNUZ?</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Spor, benim için sadece fiziksel bir aktivite değil, aynı zamanda hayatıma disiplin ve kararlılık katan vazgeçilmez bir yaşam felsefesi. Düzenli spor yapmak, hem beden sağlığımız hem de zihinsel sağlığımız için inanılmaz derecede önemli. <strong>Bir sanatçı olarak yoğun ve stresli bir tempoda çalışırken, spor bana hem fiziksel dayanıklılık sağlıyor hem de zihnimin dinlenmesine yardımcı oluyor. </strong>Özellikle genç arkadaşlara en büyük tavsiyem, sporu hayatlarının erken dönemlerinde bir alışkanlık haline getirmeleri. Unutmayın ki, spor sadece fit bir vücut için değil, aynı zamanda kararlı ve güçlü bir karakter inşa etmek için de çok değerli bir araç. Bu yolda en önemli anahtar ise, sürekli ve kararlı olmak. Bazen motivasyonunuz düşebilir ama sporu ertelemeyip istikrarlı bir şekilde devam ettiğinizde, hem fiziksel hem de mental olarak ne kadar güçlendiğinizi göreceksiniz. Sporun size kazandıracağı bu disiplin, hayatınızın her alanına olumlu yansıyacaktır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;BOŞ ZAMANLARINIZDA MÜZİK DIŞINDA NELERLE İLGİLENİRSİNİZ? HOBİLERİNİZ NELERDİR?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Bu aralar hayatımın en yoğun ve en heyecan verici dönemlerinden birini yaşıyorum. Her gün düzenli olarak spor yaparak hem fiziksel hem de zihinsel olarak kendimi zinde tutmaya çalışıyorum. Spor, benim için sadece bir aktivite değil, aynı zamanda yeni projelerim için ihtiyacım olan enerjiyi ve odaklanmayı sağlayan vazgeçilmez bir rutin. Bu denge, sanatçı kimliğimin getirdiği yaratıcılığı beslememde çok önemli bir rol oynuyor. Şu anda üzerinde titizlikle çalıştığım ve beni çok heyecanlandıran yeni bir proje hazırlığı içindeyim. Henüz yapım aşamasında olan ve üzerinde yoğun bir şekilde düşündüğüm birkaç farklı projem var. Bu projeler, beni bir sanatçı olarak ileriye taşıyacak, farklı yönlerimi ortaya çıkaracak ve dinleyicilerime yepyeni deneyimler sunacak. Her bir projenin detayları netleştikçe, bunları sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Bu süreçte hem kendimi geliştiriyor hem de dinleyicilerime layık olacak en iyi işleri ortaya çıkarmak için tüm gücümle çalışıyorum.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;YENİ ŞARKILAR VE PROJELER İÇİN PLANLARINIZ NELERDİR? DİNLEYİCİLERİNİZİ NE GİBİ SÜRPRİZLER BEKLİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Şimdiye kadar hazırladığım klip ve şarkılarda kendimi ve sanatçı kimliğimi tam olarak doğru yansıttığımı düşünmüyorum. Müzik kariyerimin bu noktasında, dinleyicilerime daha otantik ve samimi bir ben sunmak istiyorum. Bu sebeple, eski imajımdan daha farklı bir tarzda, tamamen yeni bir proje ile sürpriz bir çıkış yapmayı planlıyorum. Bu yeni proje benim için bir milat olacak. Amacım sadece şarkı söylemek değil, aynı zamanda müziğimle bütünleşen ve beni tam olarak ifade eden bir görsel dünya yaratmak. Kendi vizyonumu baştan sona yansıtan, her detayıyla titizlikle planlanmış bir imajla dinleyicilerimin karşısına çıkmak, benim için büyük bir heyecan kaynağı. Bu yeni başlangıcın, kariyerimin en doğru ve en dürüst adımı olacağına inanıyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;"YA HABİBİ" ŞARKISININ HAZIRLIK AŞAMASINDA YAŞADIĞINIZ EN İLGİNÇ VEYA KOMİK ANINIZ NEYDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>&nbsp;"Ya Habibi"</strong> şarkısının hazırlık aşamasında yaşadığımız en ilginç ve komik anlardan biri, şarkının nakaratıyla ilgiliydi. Başlangıçta şarkının son nakaratını Arapça seslendirmeyi planlıyorduk. Ancak bu, bizim için hiç de kolay olmadı. Arapça kelimeleri doğru telaffuz etmeye çalışırken stüdyoda adeta bir komedi tufanı yaşandı. Defalarca denememize rağmen, bir türlü istediğimiz gibi olmuyor, ortaya komik ve anlaşılmaz sesler çıkıyordu. O anlarda stüdyodaki herkes gülmekten yerlere yığılacak duruma geliyordu. Bu eğlenceli ve bir o kadar da zorlu sürecin sonunda, şarkının akışını ve samimiyetini korumak adına nakaratı Türkçe olarak okumaya karar verdik. Bu karar, hem şarkının daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı hem de o anlar, hep gülerek hatırlayacağımız unutulmaz bir stüdyo anısı olarak kaldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Maya hanım Çok teşekkür ederiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben Teşekkür ederim Mehmet Ali bey.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:14.6667px">RÖPORTAJ: Mehmet Ali BABAR</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Sep 2025 13:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/zorluklar-beni-yildirmadi-1758624874.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DİŞİ PAVAROTTİ LAKABINDAN MUTLULUK DUYUYORUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/disi-pavarotti-lakabindan-mutluluk-duyuyorum-25601</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/disi-pavarotti-lakabindan-mutluluk-duyuyorum-25601</guid>
                <description><![CDATA[Kendine has yorumuyla dinleyenlerini mest etti adeta… O muhteşem yorumu nedeniyle ona Türkiye’nin dişi Pavarottisi lakabı takıldı.  Müzik Çilem Duman’ın hayatta vaz geçemeyeceği tek aşkı.. Daha 14 yaşında La Traviata eserini yorumlayan ve kendisini dinleyenlerin gönlünde taht kurmayı başarmıştı. Zamanla çocukluk hayali olan ünlüler kervanına katılmayı başardı. Bugüne kadar yapmış olduğu şarkılarıyla büyük çıkış yakalayan Çilem Duman dününü, bugününü Alper Ergez’e anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“TÜRKİYE’NİN DİŞİ PAVAROTTİSİ” OLARAK ANILIYORSUNUZ. BU UNVAN SİZİ GURURLANDIRIYOR MU, YOKSA ÜZERİNİZDE EKSTRA BİR BASKI MI OLUŞTURUYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aksine, bundan büyük mutluluk duyuyorum. Küçük yaşlardan itibaren opera eğitimi aldım ve bu eğitimimi akademik olarak da sürdürdüm. Daha 14 yaşımda <strong>La Traviata</strong> eserini yorumlamış bir müzisyen olarak, bu unvanı taşımak benim için ancak bir gurur kaynağıdır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">13 FARKLI DİLDE ESER SESLENDİRİYORSUNUZ. SİZCE MÜZİKTE “DİL” Mİ DAHA ÖNEMLİ YOKSA “DUYGU” MU? BİR ŞARKIYI HANGİ KRİTERLERE GÖRE REPERTUARINIZA ALIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Lisan farklı olduğunda, öncelikle şarkının sözlerinin anlamını öğrenirim. O dili konuşmuyorsam telaffuzu en doğru şekilde çalışırım. Zaten müzik kulağı güçlü olan birisi, dili de çabuk öğrenir. Ancak bana göre asıl önemli olan <strong>“Duygu”</strong>dur. Dil, duygu ile birleştiğinde yorum ortaya çıkar. Konuşabildiğim dillerde şarkı söylemek ise eserlerin duygusunu daha da derinleştiriyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İBRAHİM TATLISES’İN “AYAĞINDA KUNDURA”SINI YENİDEN YORUMLADINIZ. BİR GÜN SİZİN ESERLERİNİZİN DE AYNI ŞEKİLDE YENİ KUŞAKLAR TARAFINDAN YENİDEN SÖYLENMESİNİ İSTER MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Elbette isterim. Bu, müzikteki varlığımı daha da güzelleştirir. Zaten yeni yeteneklere destek olmayı önemseyen bir müzik insanıyım. <strong>İbrahim Tatlıses, Bergen</strong> ve <strong>Murat Göğebakan</strong> gibi değerli sanatçıların eserlerini yeniden yorumladım. Bizden önce gelen büyük yorumcuları yaşatmak benim için ayrı bir gurur. Aynı şekilde gelecekte de kendi eserlerimin genç kuşaklar tarafından söylenmesi beni onurlandırır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MÜZİK ÖĞRETMENLİĞİ, VOKAL KOÇLUĞU, BESTECİLİK VE SAHNE SANATÇILIĞI… SİZCE ÇİLEM DUMAN’IN EN GÜÇLÜ TARAFI HANGİSİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Hepsi” dersem en doğru cevap olur. Çünkü sanat ve müzik, puzzle’ın parçaları gibidir. Ben müzikle dolu hayatımın her köşesini yine müzikle donatmış bir insanım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">CUMHURİYETİMİZİN 100. YILI İÇİN SESLENDİRDİĞİNİZ “TÜRKİYEM BENİM” BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ. SİZCE SANATIN EN BÜYÜK MİSYONU; TOPLUMU EĞLENDİRMEK Mİ, DÜŞÜNDÜRMEK Mİ, YOKSA BİRLEŞTİRMEK Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben vatan sevdalısı bir müzik insanıyım.<strong> “Türkiyem Benim” </strong>benim için çok özel bir eser. Sözleri Ahmet Selçuk İlkan’a, bestesi ise Ümit Besen’e ait. Cumhuriyetimizin 100. yılına ithaf edilen bu eseri yorumlamak bana nasip oldu. Büyük ilgi görmesi ise tarifsiz bir mutluluktu. Çünkü bu aynı zamanda bayrağıma, ülkeme olan vefamdır. Bana göre sanat; toplumları hem düşündürmeli, hem eğlendirmeli hem de birleştirmelidir. İçinde coşku, hüzün, kahkaha ve umut hepsi olmalıdır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Sep 2025 17:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/disi-pavarotti-lakabindan-mutluluk-duyuyorum-1758205797.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ECE GÜRSEL YENİ TEKLİ ÇALIŞMASI &#039;KALBİN YALAN&#039;I MUHTEŞEM BİR KLİPLE TAÇLANDIRDI</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ece-gursel-yeni-tekli-calismasi-kalbin-yalani-muhtesem-bir-kliple-taclandirdi-25562</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ece-gursel-yeni-tekli-calismasi-kalbin-yalani-muhtesem-bir-kliple-taclandirdi-25562</guid>
                <description><![CDATA[Modellikten şarkıcılığa, tiyatrodan yapımcılığa uzanan kariyerinde Ece Gürsel, yeni şarkısı "Kalbin Yalan" ile müzikseverlerle buluştu. Sanatçı, şarkının kendisi için ne ifade ettiğini, yapımcılık deneyimini, klibin çekim sürecini ve gelecekle ilgili hedeflerini samimi bir dille "Mikrofon Senin"e anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"KALBİN YALAN" ŞARKINIZIN SÖZLERİ RAMAZAN KIZILPINAR'A, MÜZİĞİ VE ARANJESİ İSE İBRAHİM KÜÇÜKOĞLU'NA AİT. BU ŞARKIYI SESLENDİRMEYE KARAR VERMENİZDEKİ EN BÜYÜK ETKEN NEYDİ VE ŞARKININ SİZE HİSSETTİRDİKLERİ NELER OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">En büyük etken sözleri oldu. Genelde şarkı satın alacaksam sözlerine özen gösteriyorum. İkinci aşamada melodisine bakıyorum. Sözlerinde geçen, <em><strong>“Senin kalbin yalan, bana hüznü kalan”</strong></em> kısmı aldı beni. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞARKININ YAPIMCILIĞINI BİZZAT SİZ ÜSTLENMİŞSİNİZ. BU DURUM, PROJENİN HER AŞAMASINDA DAHA FAZLA KONTROL SAHİBİ OLMANIZI SAĞLADI MI? YAPIMCI KOLTUĞUNDA OTURMAK NASIL BİR DENEYİMDİ VE NE GİBİ ZORLUKLARLA KARŞILAŞTINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben kendi şahıs şirketimi 2000 yılında kurdum. Müzik yapımcılığı kısmını ise geçen yıl 2024 yılında faaliyete geçirdim. 2011 yılında ilk albümüm <em><strong>“Yarı Farkında”yi çıkardığımda, yapımcıların her türlü zorluğu ile karşılaşmaya başlamıştım zaten. O zamanlar dijital platformlar bu kadar aktif değildi ve yapım şirketlerine mecburduk, ayrıca haklarımızın yüzde yüzünü veriyorduk. </strong></em>Üstelik I şlerimizi kendimiz finanse ettiğimiz halde. Şimdi artık albümlerin ya da tekli çalışmların fiziki basılması şart olmayınca çoğu sanatçı kendi şirketini kurup ve yoluna devam ediyor. Ben 2000 yılından beri kendi şirketimi yönettiğim ve albümlerimi yaptığım için hiç zorlanmadım. Artık daha rahatım. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KLİBİNİZDE YÖNETMEN SELİM AKAR VE GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ VAROL ŞAHİN İLE ÇALIŞTINIZ. ÖZELLİKLE ŞİLE'DE ÇEKİLEN KLİPTE YER ALAN HAVUZ İÇİNDEKİ AYNA SAHNESİ, YALNIZLIK TEMASINI İŞLEYEN DEV YATAK SAHNELERİ OLDUKÇA DİKKAT ÇEKİCİ. KLİP ÇEKİM SÜRECİ NASILDI VE EN ÇOK HANGİ SAHNEDE ZORLANDINIZ YA DA EĞLENDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Klip çekimi sabahın ilk ışıkları ile başladı ve gece yarısına kadar sürdü. Çok yorucu geçti ama sonuç mükemmel çıktı. <strong>Selim Akar </strong>benim müzik yolculuğumda yol arkdaşım, bana her konuda inanılmaz destek ve akıl veren,her şeyden önce dostum. Onunla çalışmak bir ayrıcalık tabii ki. Üstelik fotoğrafları da kendisi çekti ve bütünüyle harika bir iş çıktı. <em><strong>En çok kumsalda koşma sahneleri beni zorladı</strong></em>. Çünkü kumda uzun elbiseyle koşmak kolay olmadı. Ayrıca araba sahneleri de sıcaktan dolayı bizi zorladı. Geri kalan tüm sahneler rahat geçti. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KLİPTE 1 MİLYON TL DEĞERİNDE MÜCEVHERLER KULLANDIĞINIZDAN BAHSEDİLİYOR. BU DETAY, ŞARKININ VE KLİBİN VERMEK İSTEDİĞİ MESAJA NASIL BİR ZARAFET VE İHTİŞAM KATIYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, bir mücevher firması, ürünlerini kullanmamı rica etti, çok da şık oldu. Amaç, herhangi bir mesaj vermek değil, klibe şıklık ve ihtişam katmaktı. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MODELLİK KARİYERİNİZDE ULUSLARARASI ARENADA TÜRKİYE'Yİ BAŞARIYLA TEMSİL ETTİNİZ VE "EN İYİ VÜCUTLU MANKEN" GİBİ UNVANLAR KAZANDINIZ. MÜZİK KARİYERİNİZDE DE BENZER ULUSLARARASI BAŞARILARI HEDEFLİYOR MUSUNUZ? GELECEK İÇİN MÜZİKAL PLANLARINIZ NELERDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tabii ki hedefliyorum. Her sanatçının hayalidir uluslararası platformda ülkesini temsil etmek. Ben modellikte ülkemi yurt dışında temsil ettim, müzikte de temsil etmek nasip olacak, inanıyorum. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MODELLİK VE MÜZİK, İKİ FARKLI SANAT DALI. MODELLİĞİN SAHNE TECRÜBESİ, DURUŞU VE ZARAFETİ SİZE MÜZİK KARİYERİNİZDE NASIL BİR AVANTAJ SAĞLADI? İKİ MESLEK ARASINDA NASIL BİR BAĞ KURUYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sadece mesleklerim bu ikisiyle sınırlı değil, hayatımda 11 yıldır tiyatro var. Asıl tiyatrocu olmak, müziğime, çektiğim video kliplere avantaj sağlıyor. Tüm sanat dalları birbiriyle ilişkili. Hepsi birbirini besliyor. Üstelik yeni sezonda<strong> “Bir Şarkı Bir Kahkaha</strong>” isimli müzikal kabarenin baş rollerini paylaşıyorum. Aynı zamanda <strong>“Boeing Boeing” </strong>isimli oyunumuz da kasım ayına kadar devam edecek. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞARKINIZIN DAĞITIMINI DMC GİBİ TÜRKİYE'NİN ÖNDE GELEN BİR MÜZİK ŞİRKETİ ÜSTLENİYOR. BU İŞBİRLİĞİ SİZİN İÇİN NE İFADE EDİYOR VE "KALBİN YALAN"IN MÜZİK LİSTELERİNDE NASIL BİR ETKİ YARATACAĞINI DÜŞÜNÜYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2013 yılından beri yapım şirketim DMC idi. Kendi şirketimi kurunca, onların label şirketi olarak devam etmek istedim ve dağıtımını kendilerine emanet ettim.&nbsp; <strong>“Kalbin Yalan” </strong>şu anda harika gidiyor. Eminim daha da iyi gidecek. Yapacağım her şarkı ile müzik kariyerimin üzerine daha da güzel şeyler inşa edeceğim. Bu da beni çok mutlu ediyor. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"KALBİN YALAN" ADINDAN DA ANLAŞILDIĞI GİBİ, DUYGUSAL BİR YÜZLEŞMEYİ ANLATIYOR GİBİ GÖRÜNÜYOR. ŞARKININ ANA TEMASINI SİZİN AĞZINIZDAN DİNLEMEK İSTERİZ. ŞARKI, AŞKTA YAŞANAN HAYAL KIRIKLIKLARINA BİR GÖNDERME Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet,kesinlikle şarkı aşkta ki hayal kırıklığını anlatıyor. İçinde bolca üzüntü, özlem, sitem barındırıyor. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MÜZİKSEVERLERİN "KALBİN YALAN"I DİNLERKEN HANGİ DUYGULARI HİSSETMELERİNİ İSTERSİNİZ VE BU ŞARKIYLA ONLARA NE GİBİ BİR MESAJ İLETMEK İSTİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mutlulukla da, hüzünle de dinleyebilirler. Dinleyici o an ne hissediyorsa, şarkıyı dinlediğinde de onu hissedecek. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">FORMUNUZU KORUMAK İÇİN SPOR RUTİNİNİZ VAR MI? HANGİ SPOR DALLARIYLA İLGİLENİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, hem pilates yapıyorum hem de özel eğitmen eşliğinde aktif fitness yapıyorum. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HOBİLERİNİZ VAR MI? VARSA, KENDİNİZİ EN ÇOK NE YAPARKEN DİNLENMİŞ VE MUTLU HİSSEDERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Açıkçası en sevdiğim, <em><strong>iyi bir spa merkezinde kendime zaman ayırmak, kese, köpük, masaj yaptırmak, en güzel dinlenme halim.</strong></em> Onun dışında, çok fazla hobim var. En başta seyahat etmek, yeni ülkeler görmek, yeni kitaplar, değişik müzikler, çokça şiir ve daha fazlası.&nbsp; </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Mehmet Ali BABAR</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Sep 2025 11:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/ece-gursel-yeni-tekli-calismasi-kalbin-yalani-muhtesem-bir-kliple-taclandirdi-1757670920.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>VALİZ VALİZ KOSTÜMLERLE GELEN ŞÖHRET</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/valiz-valiz-kostumlerle-gelen-sohret-25540</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/valiz-valiz-kostumlerle-gelen-sohret-25540</guid>
                <description><![CDATA[Türk sinema ve müzik dünyasının efsanevi ismi Nil Ünal, kariyerinin ilk adımlarından günümüze uzanan keyifli bir sohbette, hem geçmişin zorlu koşullarını hem de günümüz sektörüne dair düşüncelerini "MikrofonSenin" adlı köşemizde paylaştı. Reklam filmleriyle başlayan sanat hayatı, onu kısa sürede TRT dizisi "Aşkın Gözü Kördür" ile sinema dünyasına taşıdı. O dönemi, "valiz valiz kostümlerimizi kendimiz taşıdık" sözleriyle özetleyerek, şimdiki neslin bilmediği büyük bir emekten bahsediyor. Nil Ünal, kariyerinin ilk adımlarından günümüze uzanan keyifli bir sohbette, hem geçmişin zorlu koşullarını hem de günümüz sektörüne dair düşüncelerini "Mikrofon Senin" köşemize anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KARİYERİNİZE İLK OLARAK SİNEMA FİLMLERİYLE BAŞLADINIZ VE KEMAL SUNAL, İBRAHİM TATLISES GİBİ ÖNEMLİ İSİMLERLE ÇALIŞTINIZ. O YILLARIN SİNEMA ATMOSFERİ NASILDI VE SİZİN İÇİN BU PROJELERİN YERİ NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">İlk Adımlar: Reklam Filmlerinden Diziye</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kariyerime reklam filmlerinde görünerek başladım. Orada kazandığım deneyim sayesinde ilk dizi teklifimi TRT'den aldım. <strong>"Aşkın Gözü Kördür" </strong>adlı dizi, beni sinema dünyasına taşıyan ilk önemli adımdı. O dönemde koşullar bugünkü kadar rahat değildi ve her şeyi kendi imkanlarımızla yapmak zorundaydık.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">Zorlu Koşullar ve Kendi Çabamızla İlerlemek</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​O günleri şöyle anlatabilirim: Saçlarım uzun olduğu için akşamdan yıkar, uçlarını sarardım ki dalgalı olsun. <em><strong>Kostümlerimizi de kendimiz valizlerle taşırdık.</strong></em> Yani, her şeyimizle kendi çabamızla bu yolda ilerledik.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;"DAMARIMDA KANIMSIN" GİBİ ÇOK SEVİLEN BİR ŞARKIYLA MÜZİK DÜNYASINA ADIM ATTINIZ. OYUNCULUKTAN ŞARKICILIĞA GEÇİŞ KARARINI NASIL VERDİNİZ VE MÜZİK KARİYERİNİZ SİZE NELER KATTI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Damarımda kanımsın'dan önce de birçok güzel şarkı yaptım. Müzik kariyerime <strong>"Bekle Beni"</strong> adlı şarkıyla giriş yaptım ve bu süreçte birçok ünlü sanatçıyla ortak projelerde yer aldım.&nbsp;</span></span><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​<em><strong>"Damarımda Kanımsın"</strong></em> şarkısını ise <strong>Selami Şahin</strong>'in desteğiyle seslendirdim. Hatta bu şarkı, "<strong>Gökben </strong>mi yoksa <strong>Nil </strong>mi söylüyor?" tartışmalarıyla o dönemde gündemi oldukça meşgul etmişti.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">Oyuncu Değil, Müzisyen Bir Aileden Geliyorum</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında ben oyunculuktan şarkıcılığa bilinçli bir geçiş yapmadım, zaten müzisyen bir aileden geliyordum. O dönem Gazinocular Kralı <strong>Fahrettin Aslan,</strong> menajeri aracılığıyla beni aratarak ofisine davet etti. Sinema, televizyon ve gazetelerde adından sıkça söz edilen biri olarak, ertesi gün Fahrettin Bey'in ofisine gittim.&nbsp;</span></span><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Bana, insanların beni merak ettiğini ve <strong>Maksim Gazinosu'</strong>nda sahne almamın iyi olacağını söyledi. Aynı zamanda, Şarkıcı<strong> Gökben'</strong>in kardeşi olmamın da bu kararı destekleyeceğini belirtti. Böylece, profesyonel sahne hayatıma <strong>Fahrettin Aslan</strong> ile Maksim Gazinosu'nda başlamış oldum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HEM OYUNCULUK HEM DE MÜZİK ALANINDA BAŞARILI İŞLERE İMZA ATTINIZ. BU İKİ FARKLI SANAT DALI ARASINDA SİZİ EN ÇOK HANGİSİ TATMİN ETTİ VE NEDEN?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hem oyunculuk hem de ses sanatçılığı yapmak benim için harika bir deneyimdi. 90'larda çektiğim filmlerin hâlâ televizyonlarda izlenmesi ve söylediğim şarkıların hâlâ dinlenmesi beni çok mutlu ediyor. Bu iki sanat dalının bir arada olması, kariyerimi daha da anlamlı kıldı. Her ikiside benim için çok değerli.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KARDEŞİNİZ GÖKBEN DE TÜRK MÜZİĞİNİN EFSANE İSİMLERİNDEN BİRİ. ONUN BU ALANDAKİ VARLIĞI SİZİN KARİYER YOLCULUĞUNUZU NASIL ETKİLEDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gökben benim kardeşim değil, ablam. Yıllarca böyle lanse edilse de bu doğru değil. Müzik kariyerine ilk olarak ablam başladı. O müzik ve repertuvar eğitimleri alırken, ben de ondan feyz aldım. O dönemde ablam, sevgili<strong> Ali Kocatepe </strong>ile evde sık sık müzik çalışırdı ve ben de yanlarında bulunurdum. Hatta ablamın şarkılarına vokal yaptığım çok olmuştur. Ablamın benden önce bu yolda yürümesi, benim için müzikal anlamda inanılmaz bir yol açtı ve bana büyük bir destek sağladı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2006 YILINDA ROL ALDIĞINIZ "HASRET" DİZİSİ, DÖNEMİN ÜNLÜ İSİMLERİNİ BİR ARAYA GETİRMİŞTİ. BU PROJEDE YER ALMAK SİZE NELER KATTI VE O DÖNEMKİ SET ORTAMINI NASIL HATIRLIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2006 yılında <strong>Fatma Girik, Ümit Efekan</strong> ve ben, "Hasret" dizisi için bir araya geldik. Rol dağılımları yapıldı ve senaryoya göre ilk iki bölümde yer almamam gerekiyordu. Afişlerde ve televizyon tanıtımlarında adım geçmesine rağmen, yapımcı başka bir oyuncuya söz verdiği için benim rolüm başkasına verildi. Maalesef, o dönemde torpilin kurbanı oldum diyebiliriz. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İSTANBUL'DAN BODRUM'A YERLEŞME KARARI ALDIĞINIZI BİLİYORUZ. ŞEHİR HAYATINDAN UZAKLAŞIP BODRUM'DA YAŞAMAK SİZE NELER HİSSETTİRİYOR VE HAYATINIZDA NELER DEĞİŞTİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında Bodrum'a tamamen yerleşmedim. Senenin altı ayını Bodrum'da, diğer ayları ise İstanbul'daki evimizde annem ve erkek kardeşimle birlikte geçiriyorum.<strong> Akrep </strong>burcu olmamdan dolayı denizi çok seviyorum, özellikle de Bodrum'un denizi benim için vazgeçilmez.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">OYUNCULUK VEYA MÜZİK ALANINDA GELECEKLE İLGİLİ YENİ PROJELERİNİZ VAR MI? SİZİ TEKRAR SAHNEDE VEYA EKRANDA GÖRECEK MİYİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hem oyunculuğu hem de müziği çok seviyorum ve güzel projelere, tekliflere her zaman açığım. Beni sahnelerde çok sık göremeyebilirsiniz ama aslında ben bol bol beste ve güfte yaparak sanatıma devam ediyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;"SEVİMLİ HIRSIZ" FİLMİNDE KEMAL SUNAL İLE, "BİR KULUM İŞTE" FİLMİNDE İSE İBRAHİM TATLISES İLE BAŞROLÜ PAYLAŞTINIZ. HER İKİSİ DE TÜRK SİNEMA VE MÜZİK TARİHİNDE ÇOK ÖNEMLİ İSİMLER. ONLARLA SETTEYKEN YAŞADIĞINIZ, AKLINIZDAN ÇIKMAYAN, UNUTULMAZ BİR ANINIZ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Kemal Sunal</strong> ile tanışmamız oldukça ilginçti. Film şirketinden aradıklarında, başrolünü onun oynadığı <strong>"Sevimli Hırsız"</strong> filminden bahsettiler. Anlaştık ama Kemal Bey görüşmede yoktu. Onunla ilk kez film setinde, rolünü beklerken tanıştık. Bu film vesilesiyle kendisini tanıma fırsatı buldum. O dönemde yeni ehliyet almıştım ve adresleri pek bilmezdim. Sağ olsun, set çıkışı onu takip ederek sete gidip geliyordum. Benim üzerimde çok emeği vardır, bunu asla unutmam. Allah rahmet eylesin.&nbsp;</span></span><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>​İbrahim Tatlıses</strong>'ten gelen film teklifi beni hem şaşırttı hem de heyecanlandırdı. Bazı yönetmen ve arkadaşlarıma bahsettiğimde beni korkutmaya çalıştılar, İbrahim Bey'in çok çapkın olduğunu söylediler. Ancak ertesi gün buluştuğumuzda bambaşka bir insanla karşılaştım: mütevazı ve centilmen biriydi. Hakkında söylenenler karşısında çok şaşırdım. Hatta şunu söyleyebilirim ki, İbrahim'in bana müzikal anlamda çok büyük desteği olmuştur.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">0'Lİ VE 80'Lİ YILLAR, TÜRK SİNEMASININ ALTIN ÇAĞI OLARAK BİLİNİYOR. BİR ÇOK EFSANE SANATÇILARLA ÇALIŞTIĞINIZ O DÖNEMİN SİNEMA ATMOSFERİYLE, BUGÜNÜN SEKTÖRÜNÜ VE DİZİ-FİLM ANLAYIŞINI KARŞILAŞTIRDIĞINIZDA NELER GÖRÜYORSUNUZ? SİZCE YEŞİLÇAM'IN O SICAK VE SAMİMİ RUHU, GÜNÜMÜZ YAPIMLARINDA DA DEVAM EDİYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><em>Aslında sinema ve film çekimlerim 1987 yılından itibaren başladı.</em> O dönemde çok büyük bir emek vardı ve herkes birbirine saygı ve sevgi çerçevesinde yaklaşıyordu. Şimdiki oyuncuların "çok yorulduk" diye sitem ettiklerini duyuyorum. Ama inanın, şimdiki nesil oyuncuları o dönemki şartlarda çalışmış olsalardı, asla yapamazlardı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;"KADİR İNANIR GİBİ TÜRK SİNEMASININ EFSANEVİ BİR İSMİYLE 'KAVGAMIZ' FİLMİNDE BAŞROLÜ PAYLAŞMAK NASIL BİR DENEYİMDİ? KAMERA ARKASINDA, O BİLİNEN GÜÇLÜ DURUŞUNUN ÖTESİNDE, KADİR İNANIR NASIL BİR KİŞİLİĞE SAHİPTİR? SETTE SİZİ EN ÇOK ETKİLEYEN YÖNÜ NE OLDU?"</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Kadir İnanır</strong> ile başrol oynamak benim en büyük hayalimdi. Kendisini ilk kez ablam<strong> Gökben,&nbsp;</strong>sayesinde bir film şirketinde görmüştüm. Ablam, <strong>Kadir İnanır'</strong>a <em><strong>"Kız kardeşim sizin büyük bir hayranınız"</strong></em> deyince, o sıcak sarılışı benim için unutulmaz bir anı oldu. Yıllar sonra onunla aynı filmde başrol oynamak benim için büyük bir onurdu.&nbsp;</span></span><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Hatta bir keresinde sahne aldığım yere gelip beni en ön masadan canlı izledi. Sahne arasında yanına gittiğimde bana "Aferin kız, çok başarılısın ama sakın sinemayı bırakma" dedi. Gerçekten büyük bir aktör. Herkesin üzerinde emeği olan bir isim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nil Hanım Çok Teşekkür ederiz. </span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sevgili Mehmet Ali ben Teşekkür ederim </span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:16px"><strong>Röportaj: Mehmet Ali BABAR</strong></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Sep 2025 15:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/valiz-valiz-kostumlerle-gelen-sohret-1757420371.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SANAT DÜNYASINDA GERÇEK DOSTLUK YOK</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sanat-dunyasinda-gercek-dostluk-yok-25509</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sanat-dunyasinda-gercek-dostluk-yok-25509</guid>
                <description><![CDATA["90'lı yılların sevilen ismi Göksel, uzun yıllar sonra "Mikrofon Senin" adlı Röportaj köşemize müzik kariyeri ve özel hayatına dair samimi açıklamalarda bulundu. "Gönüllü Yazıldım" şarkısının yazarı ve bestecisi olan sanatçı, müzik kariyerine neden ara vermek zorunda kaldığını anlattı. Plak şirketinin getirdiği kısıtlamalar nedeniyle ekranlardan ve sahnelerden uzak kaldığını belirten Göksel, bu durumun kendi tercihi olmadığını, adeta müzikten koparıldığını ifade etti"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">90'LARIN SONLARINDA "GÖNÜLLÜ YAZILDIM" ŞARKINIZLA ZİRVEYE ÇIKMIŞKEN, NEDEN MÜZİK KARİYERİNİZİ SONLANDIRMA KARARI ALDINIZ? BU KARARI VERİRKEN SİZİ EN ÇOK ETKİLEYEN NE OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">90'larda kült mertebesine ulaşmış bir şarkı olan gönüllü yazıldım'ın yazarı ve bestecisi olmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyduğumu belirtmek isterim. Müzik kariyerime ara vermek zorunda kalmış olsam da, aslında bu süreçte tamamen kopmadım. O dönemdeki plak şirketim, uzun yıllar boyunca başka projelerde yer almama izin vermedi ve çeşitli kısıtlamalar getirdi. Televizyon, sahne ve görsel medyada görünmemi hukuki olarak engelledi. Bu nedenle, müzik dünyasından uzaklaşmış gibi görünsem de, bu durum benim tercihimden kaynaklanmıyordu. Ne yazık ki, o dönemdeki anlaşmaların ağır yaptırımları vardı ve bu durum, uzun süre boyunca herhangi bir şirketle çalışmamı engelledi. Daha sonra, 2007 yılında <em><strong>"Eskisi Gibi Olmayacak" </strong></em>adlı tamamen akustik bir albüm yayınladım, ancak bu albümün tanıtımını yeterince gerçekleştiremedim. 2020 yılında ise <em><strong>"Gerisi Çok"</strong></em> isimli bir single çalışmasıyla müzikseverlerle buluştum. Özetle, müzik dünyasından kopmadım, tabiri caizse koparıldım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​90'LARIN POP MÜZİĞİ, GÜNÜMÜZ POP MÜZİĞİNE GÖRE DAHA DUYGUSAL VE SAMİMİ BİR İZLENİM BIRAKIYOR. "GÖNÜLLÜ YAZILDIM" ŞARKINIZIN BU DENLİ SEVİLMESİNİN SIRRI SİZCE NEYDİ? GÜNÜMÜZ MÜZİĞİNDE BU SAMİMİYETİN EKSİK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">90'lar müziği, özgün bir dönemi temsil etmekteydi. Kanaatimce, müzik dünyasında bir daha bu denli içten bir dönemin yaşanması pek olası görünmüyor.<em><strong> "Gönüllü"</strong></em> adlı şarkımın beğeni toplamasının temel sebebi, ayrılık ve özlem temasını son derece sade bir dille işlemesi ve bu sayede toplumun farklı kesimlerinden insanlara dokunmasıdır, diye düşünüyorum. <em><strong>Bir sanatçı olarak, bazı şarkıların bu dünyada var olması gerektiğine ve bizlerin sadece onları keşfettiğimize inanıyorum. "Gönüllü Yazıldım" </strong></em>da bu türden bir eserdir, kanımca. Günümüz müziğinde samimiyet eksikliği olduğunu düşünmüyorum; zira her dönemin kendi özgün dinamikleri içinde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Tarzları ne olursa olsun, müziğiyle fark yaratan pek çok genç yetenek bulunuyor. Bu gençlerin desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Elbette, aralarında vasat örnekler de olabilir, ancak bu tür eserler zamanla kendiliğinden elenecektir. Ben her zaman üretimin ve genç yeteneklerin desteklenmesinden yanayım.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu nedenle, günümüz müziğinin samimiyetten uzak olduğunu düşünmüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">90'LARDA ALBÜM ÇIKARMAK VE RADYOLARDA POPÜLER OLMAK, SANATÇILARIN MÜZİK YOLCULUĞUNUN TEMELİNİ OLUŞTURUYORDU. BUGÜN İSE SOSYAL MEDYA VE DİJİTAL PLATFORMLAR ÖN PLANDA. SİZCE BU DURUM, MÜZİĞİN ÜRETİM VE TÜKETİM ŞEKLİNİ NASIL ETKİLEDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, 90'larda radyo ve televizyon yayınları, albüm tanıtımları için kritik bir öneme sahipti. Albümlerin tanıtımı için önemli bütçeler ayrılıyor ve geniş kitlelere erişim sağlanıyordu. Günümüzde ise televizyon ve radyonun etkisinin azaldığı gözlemlenmektedir. İnternet teknolojilerinin gelişimiyle birlikte, sosyal medya platformları aracılığıyla tanıtım faaliyetleri yürütülmekte ve Spotify gibi dijital platformlar üzerinden albümlerin elektronik olarak sunumu yapılmaktadır. Bu durumun hem avantajları hem de dezavantajları bulunmaktadır. Eskiden bir albüm hazırlamak ve tanıtmak yüksek maliyetli bir süreçti. Günümüzde ise müzik üretimi daha erişilebilir hale gelmiştir. Artık bireyler, bilgisayar teknolojileriyle müzik üretebilmekte ve YouTube gibi platformlar aracılığıyla çalışmalarını tanıtabilmektedir. Ancak, bu durumun bir dezavantajı olarak, üretimdeki artışla birlikte seçeneklerin çoğalması ve bu durumun dinleyicilerde bir karmaşaya yol açabilmesi söz konusudur. Günümüzde dinleyicilerin, uzun süreli şarkıları dinleme eğiliminde azalış olduğu görülmektedir.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dijital platformların yükselişiyle birlikte, müzik tüketim alışkanlıkları önemli ölçüde değişmiştir. Günümüzde, bir şarkının başarısı, ilk otuz saniye içinde dinleyiciyi etkileyip etkilememesiyle doğrudan ilişkilidir; aksi takdirde, dinleyici hızla başka bir şarkıya yönelmektedir. 90'lı yıllarda ise durum farklıydı. O dönemde, albümler ve sanatçılar televizyon programları ve radyo yayınları aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşıyor, bu da dinleyicilerde bir aşinalık yaratıyordu. Ayrıca, albümlerin fiziksel olarak basılması, dinleyicilere albümün dokusunu hissetme ve kartonetini koklama gibi benzersiz deneyimler sunuyordu. O dönemdeki dinleyiciler, albümlerin prodüksiyon süreçlerine ve arkasındaki emeklere daha fazla ilgi gösteriyordu. Günümüzde ise şarkılar, dijital platformlarda sadece birer veri olarak sunulmaktadır. Bu nedenle, her dönemin koşullarını kendi içinde değerlendirmek gerekmektedir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BİR ŞARKININ "RUHU" OLDUĞUNU NASIL ANLARIZ? BU, DİNLEYİCİNİN KİŞİSEL DENEYİMİNE Mİ BAĞLIDIR, YOKSA BESTECİ VEYA İCRACININ O ŞARKIYA KATTIĞI BİR ŞEY MİDİR? BİR ŞARKININ RUHU ZAMANLA DEĞİŞİR Mİ YA DA FARKLI DİNLEYİCİLER İÇİN FARKLI ANLAMLAR TAŞIYABİLİR Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şarkıların ruhunu deneyimlemek, bireysel bir deneyimdir. Şarkılar, dinleyicilerin o anki ruh halleriyle rezonansa girmesiyle değer kazanır. Ancak, bazı şarkılar vardır ki, ilk dinleyişte bile kalplerde yer eder. Zaman geçtikçe etkileri azalmaz, adeta "demlenir". Elbette, her şarkının duygusal ifadesi farklı bireylerde farklı şekillerde tezahür edebilir. Ancak genel olarak, uyandırdığı temel duygu aynı kalır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">90'LI YILLARA DAMGASINI VURAN BİR EFSANE OLARAK, HAYRANLARINIZ SİZİ ÇOK ÖZLEDİ. YILLARDIR SÜREN BU ÖZLEME BİR SON VERECEK, HERKESİ HEYECANLANDIRACAK BİR SÜRPRİZİNİZ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sosyal medya platformları aracılığıyla, beni takdir eden takipçilerimle etkileşimim sürekli olarak sıcak bir zeminde ilerlemektedir. Onların özlemlerini sık sık dile getirmeleri, benim için son derece onur verici bir durumdur. Şu an itibarıyla, "Gönüllü Yazıldım" adlı şarkımın yeni bir remix versiyonunun dijital platformlarda yayınlanacağını bildirebilirim. Esasen, aynı şarkıyı tekrar tekrar sunmaktan yana olmamakla birlikte, bu proje benim kontrolüm dışında, son anda tarafıma iletilmiş ve bu nedenle projeye değer vererek şarkının yeniden piyasaya sürülmesine onay verdim. Elbette ki, yeni şarkılarla dinleyicilerimle buluşmayı arzu ediyorum ve bu da yakın zamanda gerçekleşecektir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE ANNENİZİ KAYBETMENİZ BİZİ DERİNDEN ÜZDÜ. BAŞINIZ SAĞ OLSUN. MÜZİK KARİYERİNİZ BOYUNCA SİZE EN BÜYÜK İLHAM KAYNAĞININ ANNENİZ OLDUĞUNU SIK SIK DİLE GETİRDİNİZ. ANNENİZ SİZİN İÇİN NE İFADE EDİYORDU VE ONUN HATIRASINI NASIL YAŞATMAYI DÜŞÜNÜYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şükranlarımı sunarım. Annenin vefatı, derin bir üzüntü kaynağıdır. Uzun süreli bir hastalığın ardından, maalesef annemi kaybettim. Ölüm, yaşamın kaçınılmaz bir parçasıdır; ancak, bizler için bu durumu kabullenmek oldukça zordur. Yine de hayatın devam etme gibi bir dinamiği var. Annem için yazdığım şarkılar mevcut; umarım bu eserleri dinleyicilerle buluşturma fırsatım olur. Ayrıca, birçok besteye sahibim. Annemin hastalık süreci uzun sürdüğü için, müzik alanında bu yüzden de aktif olamadım. Annemin hatırası, yaşadığım sürece kalbimde en güzel yerde yaşayacaktır. Eğer onun anısına yazdığım bir şarkıyı paylaşma imkanım olursa, bu hatıra sevenleriyle birlikte taçlanacaktır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GEÇMİŞTE SANAT DÜNYASINDAN BAZI İSİMLERLE ARANIZDA GERGİNLİKLER OLDUĞU BASINA YANSIMIŞTI. ŞU AN İÇİN, SANAT CAMİASINDAN KÜS OLDUĞUNUZ, KONUŞMADIĞINIZ BİR DOSTUNUZ VEYA MESLEKTAŞINIZ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında, sanat camiasında doğrudan herhangi biriyle bir anlaşmazlık yaşamadım. Zira, insanlarla çatışma eğiliminde olan bir yapım yok. Ancak, zaman zaman piyasanın acımasız dinamikleri nedeniyle bazı zorluklarla karşılaştım. Bu konuda isim belirtmek istemiyorum, zira hepsi geride kaldı. Sanat camiası içinde gerçek anlamda derin dostlukların olduğuna inanmıyorum. Elbette birbirini seven arkadaşlarımız var, fakat bu, herkesin birbirine düşman olduğu anlamına gelmez. Ancak, rekabet içinde olan kişilerin gerçek anlamda dost olmaları zordur. Sanırım herkes kendi varoluş mücadelesini veriyor ve bu mücadele içinde başkalarını kırmak veya haksızlık yapmak adına yapılan davranışlar meşru görülüyor. Maalesef, bu durum her alanda geçerli. Çok fazla iyiliğim dokunan insanlardan hayal kırıklığına uğradığım dönemler oldu. Ancak, belirttiğim gibi, hepsi geçmişte kaldı. Genel olarak, insanları seven bir kalbe sahibim. Sanırım yaş aldıkça insanları affetmeyi de öğrendim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sevgili <strong>Göksel</strong>&nbsp;çok teşekkür ederiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben teşekkür ederim sevgili <strong>Mehmet Ali</strong>.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Mehmet Ali BABAR</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Sep 2025 18:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/09/sanat-dunyasinda-gercek-dostluk-yok-1756826464.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>KİLO VERMENİN SIRRI POZİTİF ENERJİDE SAKLI</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/kilo-vermenin-sirri-pozitif-enerjide-sakli-25484</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/kilo-vermenin-sirri-pozitif-enerjide-sakli-25484</guid>
                <description><![CDATA[Sahne hayatına yıllarını vermiş olan Fatoş Kumru, profesyonel müzik kariyerine 2016'da "Yanına Al" albümüyle adım atmıştı. Eğitimli bir müzisyen olan Kumru, Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü mezunu olmasının yanı sıra, Ayla Algan Ekol Drama Sanat Okulu'nda da eğitim aldı. Profesyonel dalgıçlık ve halk oyunları gibi farklı alanlarla da ilgilenen sanatçı, son olarak müzikseverlerin karşısına "Manifest 777" şarkısıyla çıktı ve adından söz ettirmeye başladı. Kısa sürede sosyal medyayı etkisi altına alan ve viral olan "Manifest 777"'nin başarısı hakkında konuşan Fatoş Kumru, klibin kamera arkası detaylarını sadece Haber Caddesi.com'a anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SON DÖNEMDE POPÜLERLEŞEN "MANİFEST" VE "777" KAVRAMLARINI BİR ŞARKIYA DÖNÜŞTÜRME FİKRİ NASIL ORTAYA ÇIKTI? ŞARKININ DİNLEYİCİLERE VERMEK İSTEDİĞİ POZİTİF ENERJİ VE DİLEK HİSSİ NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Son zamanlarda popülerleşen manifest, 777 ve aldım, kabul ettim gibi kavramları bir şarkı formunda bir araya getirmek istedik. <em><strong>Bu fikir, halka hitap eden ve akılda kalıcı bir şarkı eksikliğinden doğdu. </strong></em>Bir gün söz yazarı <strong>Deniz Can Kutlu</strong> beni aradı ve benim için bir şarkı yazdığını söyledi. Şarkıyı çok beğenince hemen aranjörüm <strong>Anıl Umut Özlü </strong>ile çalışmaya başladık.&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​<em><strong>Amacımız, insanları hem eğlendirmek hem de hayatlarına, ilişkilerine ve işlerine dair yön verici bir manifesto oluşturmaktı.</strong></em> İyi niyetin, manifestin en önemli parçası olduğuna inanıyorum. Umarız bu konuda başarılı oluruz ve şarkı, dinleyenlere iyi enerjiler yayar.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">EKİP ÇALIŞMASI VE KİŞİSEL DOKUNUŞLAR</span></span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ŞARKININ SÖZLERİ DENİZ CAN KUTLU'YA, BESTESİ İSE ANIL UMUT ÖZLÜ'YE AİT. BU EKİP ÇALIŞMASI NASIL BİR SÜREÇTE GERÇEKLEŞTİ VE ŞARKIYA SİZİN KATTIĞINIZ KİŞİSEL DOKUNUŞLAR NELER OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Şarkı Nisan ayında bana geldiğinde, adeta dokunuş bekleyen, tamamlanmamış bir ruha benziyordu. Bu yüzden aranjörüm<strong> Anıl Umut Özlü</strong>'ye şarkının ana hatlarını anlattım. Birlikte kullanılacak enstrümanları seçtik ve ben de kendi yorumumla şarkıya ruhumu kattım. Böylece, şarkının bedeni ruhuyla buluşmuş oldu ve ortaya içime sinen bir iş çıktı.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"MANİFEST 777" İLE GERİ DÖNÜŞ</span></span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​KISA BİR ARANIN ARDINDAN YENİ BİR ŞARKIYLA MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTUNUZ. BU SÜREÇTE NELER YAŞADINIZ VE "MANİFEST 777" İLE GERİ DÖNÜŞ YAPMAYA NEDEN KARAR VERDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Şarkının enerjisi</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​ŞARKININ EN CAN ALICI NOKTASI, ENERJİSİ VE RİTMİ. BU ENERJİNİN HANGİ ANLARI VEYA DUYGULARI YANSITTIĞINI DÜŞÜNÜYORSUNUZ? "MANİFEST 777" BİR YAZ ŞARKISI OLARAK DİNLEYİCİLERE NE HİSSETTİRECEK?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Manifest 777" adı bile başlı başına bir enerji patlaması yaratıyor. Dinleyicileri bir an olsun gülümsetmeyi, dertlerini unutturup dans ettirmeyi hedefledik. <em>Bu şarkı, tam bir yaz şarkısı olarak insanlara neşe, umut ve enerji aşılayacak.</em></span></span></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​KLİP ÇEKİMLERİ: NOSTALJİK BİR MACERA</span></span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KLİP, 80'Lİ YILLARIN TÜRK FİLMLERİNDEN ESİNLENEREK POYRAZLAR TABİAT PARKI'NDA ÇEKİLDİ. BU RETRO KONSEPT FİKRİ NASIL DOĞDU VE ÇEKİM SÜRECİ SİZİN İÇİN NASILDI? ÖZELLİKLE UNUTAMADIĞINIZ KOMİK VEYA ZORLU BİR ANINIZ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Şarkının temel yapısı ortaya çıkınca, yönetmenimle ve arkadaşlarımla çocukluğumuzdan beri severek izlediğimiz Gırgıriye ve Şaban Papucu Yarım gibi filmlerden ilham almak istedik. Bu filmlerdeki mahalle, park, eski komşuluklar ve birlik beraberlik temasını klibe uyarlamaya karar verdik. <em><strong>Klipte adeta Gırgıriye filmindeki Gülliye karakteri gibi oldum. Çekimler sırasında çok eğlendik, bol bol güldük, yedik içtik ve dans ettik. </strong></em>Sadece aşırı rüzgarlı bir günde çekim yapmak biraz zorlayıcı oldu, ama neyse ki büyük bir sorun yaşanmadan tamamladık.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">60 KİŞİLİK DEV EKİP</span></span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​60 KİŞİLİK DEV BİR EKİPLE 12 SAAT SÜREN BİR ÇEKİMDEN BAHSEDİYORUZ. BU KADAR KALABALIK VE YOĞUN BİR EKİP ÇALIŞMASINI YÖNETMEK NASIL BİR DENEYİMDİ? KLİPTE GÖRDÜĞÜNÜZ VE SİZİ EN ÇOK HEYECANLANDIRAN SAHNE HANGİSİ OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​Klip ekibinin neredeyse tamamı arkadaşlarım ve akrabalarımdan oluştuğu için iletişim kurmak çok kolay oldu. Hatta bazen makyajımı bile yarıda bırakıp herkesle tek tek ilgilendim. Sağ olsunlar,<em><strong> kimi börekler getirdi, kimi sarmalar sardı, kimi de mangal yaparak bana destek oldular.</strong></em> Geri kalan tüm organizasyon işlerini yönetmenim ve prodüksiyon amirim üstlendi. Klipte beni en çok heyecanlandıran an, herkesin bir araya geldiği, samimi ve eğlence dolu sahneler oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="color:#c0392b"><span style="background-color:#ffffff">DİNLEYİCİLERE MESAJ</span></span></strong></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​SON OLARAK, "MANİFEST 777"İ İLK KEZ DİNLEYECEK OLANLARA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ? ONLARDAN GELEN GERİ DÖNÜŞLER SİZİN İÇİN NE İFADE EDİYOR VE BU ŞARKIYLA İLGİLİ EN BÜYÜK HAYALİNİZ NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">​"Manifest 777"i ilk kez dinleyecek olanlara naçizane tavsiyem; dans ederken zorlanmamak için iki saat önceden yemeğinizi yemeleri! Şaka bir yana, şarkının herkese iyi gelmesini ve onları mutlu etmesini diliyorum. Olumlu veya olumsuz, tüm geri dönüşleri önemsiyorum. Bazı dinleyiciler<strong> "Manifest" </strong>kavramını bir müzik grubuyla ilişkilendirmiş olsa da bu kavram hepimizin hayatında olan bir şey. Şarkımın bu kavramı daha da yaygınlaştırarak herkese ulaşmasını diliyorum</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sevgili <strong>Fatoş</strong> çok teşekkür ederiz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben teşekkür ederim sevgili&nbsp; <strong>Mehmet Ali </strong>.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Mehmet Ali BABAR</span></span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Aug 2025 17:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/08/kilo-vermenin-sirri-pozitif-enerjide-sakli-1756566344.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>90&#039;LARIN &quot;İKONU&quot; İLKNUR SOYDAŞ; &#039;OYUNCULUKTA HAYALLERİM HENÜZ BİTMEDİ &#039;</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/90larin-ikonu-ilknur-soydas-oyunculukta-hayallerim-henuz-bitmedi-25471</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/90larin-ikonu-ilknur-soydas-oyunculukta-hayallerim-henuz-bitmedi-25471</guid>
                <description><![CDATA[O, 90'lı yılların popüler kültürüne damgasını vuran, adeta bir dönem ruhunu temsil eden bir isim: İlknur Soydaş. Hollanda'da, 25 Aralık 1976'da doğan Soydaş, 1.73'lük boyu ve zarafetiyle önce mankenlik kariyerine adım attı. Ancak onun asıl hedefi başkaydı ve aldığı oyunculuk eğitimleri bu yolda ne kadar kararlı olduğunu gösterdi.
1993 yılında katıldığı Miss Turkey Güzellik Yarışması, kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Yarışmada Arzum Onan, Ebru Cündübeyoğlu ve Hande Kazanova gibi dönemin parlayan isimleriyle birlikte boy gösterdi. Fakat onu tüm Türkiye'ye tanıtan asıl olay, herkesin diline pelesenk olan bir şarkının klibiydi.
Serdar Ortaç'ın efsanevi şarkısı "Karabiberim"in klibinde rol alması, İlknur Soydaş'ı kısa sürede şöhretin zirvesine taşıdı. Klipteki duruşu ve enerjisiyle adeta bir fenomen haline geldi. Bu başarının ardından Serdar Ortaç'ın "Zakkum" ve "Nar Çiçeğim" gibi şarkılarında, hatta efsanevi sanatçı İbrahim Tatlıses'in unutulmaz "Akdeniz Akşamları" klibinde de kamera karşısına geçti.
Şimdi ise, "Mikron Senin" köşemize konuk olan bu ikon isimle, geçmişten günümüze uzanan muhteşem bir söyleşi gerçekleştirdik. Soydaş, samimi itiraflarıyla o dönemin perde arkasını aralarken, hayatına dair bilinmeyenleri de okuyucularımızla paylaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞÖHRET, SİZİN İÇİN "KARABİBERİM" ÖNCESİ VE SONRASI OLARAK HAYATINIZI NASIL İKİYE AYIRDI? ŞÖHRETİN SİZE EN BÜYÜK ARTISI VE EKSİSİ NE OLDU?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Karabiberim" şarkısının klibi öncesinde normal bir öğrenciydim. Klip çıktıktan sonra ise, herkesin parmakla gösterdiği biri oldum. Herkesin beni tanıması beni hem şaşırtıyordu hem de çok mutlu ediyordu.&nbsp;<strong><em>​Ancak şöhret benim için hiçbir zaman bir ölçü olmadı. </em>"Ben ünlüyüm"</strong> diye yaşamadım, hep kendi yolumda ilerlemeye çalıştım. <strong>"Karabiberim"</strong> lakabı beni hiçbir zaman rahatsız etmedi. Ama bazen bana haksızlık yapıldığını hissettiğim anlar oldu; sanki sadece o klipte oynamışım gibi bir algı vardı.&nbsp;​Aslında başta klipte oynamak istememiştim. Ama şimdi dönüp bakınca iyi ki oynamışım diyorum. Benim için harika bir deneyim oldu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;SERDAR ORTAÇ'IN "KARABİBERİM" KLİBİYLE ZİRVEYE ÇIKAN ŞÖHRETİNİZİN YANINDA, İBRAHİM TATLISES GİBİ BİR DUAYENİN "AKDENİZ AKŞAMLARI" KLİBİNDE DE YER ALDINIZ. HER İKİ KLİP DE KARİYERİNİZDE ÖNEMLİ DÖNEMEÇLER OLARAK GÖRÜLÜYOR. "KARABİBERİM" Mİ, YOKSA "AKDENİZ AKŞAMLARI" MI? SİZİN İÇİN HANGİSİ DAHA BÜYÜK BİR ETKİ YARATTI VE KARİYERİNİZE NE GİBİ ARTILAR SAĞLADI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Karabiberim" klibi benim için tam anlamıyla bir dönüm noktasıydı. İlk klibim olduğu için bendeki yeri her zaman ayrı kalacak. Ancak <strong>"Akdeniz Akşamları" </strong>da benim için çok özel bir şarkıydı. Şarkıyı zaten çok seviyordum ve klibinde oynamak benim için büyük bir artı oldu.&nbsp;​<strong>"Akdeniz Akşamları" </strong>klibinin çekimleri,<strong> İbrahim Tatlıses'</strong>in yoğun programı nedeniyle yaklaşık on gün sürmüştü. Bu süreçte klipteki eğlenceli anlar da benim için unutulmazdı.<strong>&nbsp;​"Karabiberim"</strong> klibi ise çok eğlenceli geçti. Aslında zeytini hiç sevmezdim ama klipteki sahneler sayesinde zeytini sevmeye başladım. Klibin çekimleri sırasında en çok güldüğümüz anlardan biri, <strong>Serdar</strong>'la yan yana durduğumuz sahneydi. O zamanlar <strong>Serdar</strong> boy farkını kapatmak için takozun üzerinde duruyordu ve bu duruma çok gülüyorduk.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">DANSÖZ", "PEMBE PATİKLER", "HİÇ BANA SORDUN MU?" GİBİ ÇOK FARKLI PROJELERDE YER ALDINIZ. OYUNCULUĞA ADIM ATTIĞINIZDA EN ÇOK NE SİZİ&nbsp; ETKİLEYEN ROL NEYDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Benim için en özel film, kesinlikle<strong> "Dansöz"</strong>. <em><strong>Çünkü o filmdeki rolüm için tam üç buçuk ay dansöz dersleri aldım. </strong></em>Canlandırdığım Çingene kızı karakterinin inandırıcı olması için, onların dilini ve şivesini öğrenebilmek adına çok çalıştım. Bu rol, benim çok emek verdiğim ve severek canlandırdığım bir karakterdi. O yüzden <strong>Kanarya Hayriye</strong>'nin yeri bende her zaman çok ayrı olacak.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">OYNADIĞINIZ KARAKTERLER ARASINDA SİZE EN YAKIN HİSSETTİĞİNİZ, ADETA KENDİ HAYATINIZDAN BİR PARÇA BULDUĞUNUZ BİR KARAKTER VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>"Unutabilsem" </strong>benim ilk dizimdi ve bu yüzden orada kendimi çok doğal bir şekilde oynadım. Bugüne kadar canlandırdığım hiçbir karakter ne hayatıma benziyordu ne de benimle aynıydı. Ama<strong> "Unutabilsem"</strong> farklıydı. Yönetmenimiz ve yapımcımız <strong>Kaya Ererez </strong>sayesinde, <strong>Seda</strong> karakterine çok iyi hazırlanmıştım. Bu yüzden o dizinin bendeki yeri her zaman çok ayrı olacak.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GELECEKTE BİR PROJEDE ROL ALMA ŞANSINIZ OLSA, NASIL BİR KARAKTERİ CANLANDIRMAK İSTERDİNİZ? BU KONUDA HAYALİNİ KURDUĞUNUZ BİR ROL VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugüne kadar hiç kötü bir kadını oynamadım ve bu, en çok istediğim rollerden biri. Bir kötü kadın karakterine hayat vermeyi çok isterdim. Aynı şekilde, güçlü bir polis karakterini canlandırmak da hayallerimden biri. <em><strong>Bu tür rollere, yani güzel kadın imajının dışına çıkabileceğim karakterlere daha çok hayat vermek istiyorum.</strong></em> Örneğin, güzellik algım yüzünden bana hiç köylü kadını rolleri gelmedi. Umarım, hayallerimdeki rolleri canlandırabilirim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SİNEMA FİLMLERİNDE DE ROL ALDINIZ. TELEVİZYON VE SİNEMA ARASINDA OYUNCULUK AÇISINDAN NASIL BİR FARK HİSSEDİYORSUNUZ? HANGİSİ SİZE DAHA ÇOK HİTAP EDİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sinema benim için her zaman çok özel ve değerli. Bir sinema filminde rol almak, televizyon dizilerinden ve filmlerinden tamamen farklı bir duygu.<strong> Sinemaya aşığım, çünkü bana göre sinemanın yeri ayrıdır.</strong></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">UZUN SÜREDİR EKRANLARDA SİZİ GÖREMİYORUZ. HAYRANLARINIZ SİZİ YENİ BİR PROJEDE, BİR SİNEMA FİLMİNDE VEYA BİR DİZİDE NE ZAMAN GÖREBİLECEK? ŞU AN DEĞERLENDİRDİĞİNİZ VEYA HAZIRLIK AŞAMASINDA OLDUĞUNUZ YENİ PROJELER VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Menajerim Cem Gülaç şu an benim için gelen tekliflerle ilgileniyor. Projeler ve teklifler var, ancak ben bu konuda çok seçiciyim. <em><strong>Her dizi veya film projesini kabul etmiyorum. </strong></em>Benim için canlandıracağım karakterin kaliteli ve değerli olması çok önemli.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"SANAT CAMİASINDA, 'GÖRSEM BİLE ASLA SELAM VERMEM' DEDİĞİNİZ İSİMLER VAR MI?" BU TÜR BİR KIRGINLIK YAŞADIĞINIZ DURUMLAR OLDU MU? EĞER VARSA, BU SİZE NELER HİSSETTİRİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bugüne kadar kimseyle beni kıracak kadar samimi olmadım, açıkçası o yakınlığı kurmadım. İş bittikten sonra da set arkadaşlarımla görüşmeye devam etmedim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YILLAR GEÇSE DE GÜZELLİĞİNİZ VE FİT GÖRÜNÜMÜNÜZLE HER ZAMAN DİKKAT ÇEKİYORSUNUZ. BU FİTLİĞİ VE GÜZELLİĞİ NEYE BORÇLUSUNUZ? GÜNLÜK RUTİNİNİZ NASIL GEÇİYOR; SPOR, BESLENME VE CİLT BAKIMI GİBİ KONULARDA ÖZEL SIRLARINIZ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben çocukluğumdan beri spor yapıyorum ve beslenmeme çok dikkat ediyorum. Sağlıklı yaşam benim için bir öncelik. Akşamları erken yatıp sabahları erken kalkmaya özen gösteriyorum ve stresten uzak durmaya çalışıyorum. Hayatımı beni mutlu eden şeylere ve insanlara ayırıyorum. Beni aşağı çekecek, enerjimi düşürecek hiçbir şeye izin vermiyorum. Ayrıca cilt bakımı benim için olmazsa olmaz. Her ay düzenli olarak cilt bakımı yaptırıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öncelikle Bu güzel röportaj için çok Teşekkür ederiz ilknur Hanım .</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben Teşekkür ederim Mehmet Ali bey.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Mehmet Ali BABAR</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 Aug 2025 17:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/08/90larin-ikonu-ilknur-soydas-oyunculukta-hayallerim-henuz-bitmedi-1756304517.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GERÇEK HAYATTA HİÇ MASKE TAKMAYAN KİMSE YOKTUR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/gercek-hayatta-hic-maske-takmayan-kimse-yoktur-25458</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/gercek-hayatta-hic-maske-takmayan-kimse-yoktur-25458</guid>
                <description><![CDATA[SANAT dünyasının çok yönlü ismi… Deyim yerindeyse onda yok yok… Kimden mi söz ediyoruz tabi ki Aktris, Şarkıcı, Bilgisayar Mühendisi ve Film-San Vakfı Başkan Yardımcısı Özlem Savaş’tan… Sunuculuğu, şarkıcılığı ve oyunculuğuyla bir döneme damga vurdu. Hanımefendi kişiliğiyle milyonların kalbinde taht kurmasını bildi Özlem Savaş… ‘Ben hiçbir zaman hayatımı bu ağırlık üzerine kurmadım. Akıllı geldim, akıllı gideceğim’diyen Özlem Savaş, Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BUGÜN GENÇ OYUNCULAR ŞÖHRETİ SOSYAL MEDYADA ARARKEN, SİZ ŞÖHRETİ YETENEĞİNİZLE KAZANDINIZ. SİZCE ‘ÜNLÜ OLMAK’ İLE ‘SANATÇI OLMAK’ ARASINDAKİ ÇİZGİ SİLİNDİ Mİ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Popüler olmak ile sanatçı olmak arasındaki fark aslında hep vardı. Eskiden de sadece yeteneğiyle öne çıkanlar olduğu gibi, farklı yollarla üne kavuşanlar da vardı. Bugün de aynı durum geçerli. Ancak günümüzde çok daha fazla yetenekli oyuncu görüyoruz. Sektör gelişti, imkânlar çoğaldı. Artık şarkı söyleyen, resimle ilgilenen, sahneye çıkan çok yönlü sanatçılar kendilerini daha rahat ifade edebiliyor.<em><strong> Ben de bir dönem resim yapar, şarkı söylerdim ama bunu pek kimse bilmezdi</strong></em>. Bugün sosyal medya bu tür yetenekleri paylaşmayı çok daha kolay hale getirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SİZİ SADECE GÜZELLİĞİNİZLE DEĞİL, ZEKÂNIZ VE DİK DURUŞUNUZLA DA HATIRLAYAN GENİŞ BİR KİTLE VAR. MEDYA DÜNYASINDA KADIN OLMANIN AĞIRLIĞINI EN ÇOK HANGİ DÖNEMDE HİSSETTİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Beni hep zekâm ve duruşumla tanımlayan insanlar oldu. Bu benim için çok değerli. Hiçbir zaman yüzeysel ya da köksüz bir yere konulmadım; aksine hep onure edildim. Hayranlarımın büyük kısmı da bu bakış açısıyla yaklaştı. <strong>Ben de hayatım boyunca kaliteye ve eğitime önem verdim. Bugün hâlâ bu şekilde takdir görmek benim için en kıymetli şeylerden biri. </strong>Kadın olmanın ağırlığını ise zaman zaman hissettim. K<em><strong>adınlar daha çok mobbinge uğrayabiliyor, tacize maruz kalma ihtimali daha yüksek olabiliyor.</strong></em> Ama dik durmayı bilirseniz bunun da üstesinden gelebiliyorsunuz. Yaş ve tecrübe insanı olgunlaştırıyor; gençken daha kırılgan oluyoruz ama zamanla çevremizi 360 derece görmeyi öğreniyoruz. Ben hiçbir zaman hayatımı bu ağırlık üzerine kurmadım. Akıllı geldim, akıllı gideceğim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">FİLM-SAN VAKFI’NDA YÖNETİCİLİK YAPMAK BÜYÜK SORUMLULUK. KAMERA ÖNÜNÜ ÖZLEDİĞİNİZ OLUYOR MU?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, <strong>Film-San’</strong>da başkan yardımcılığı yapıyorum ve bu benim için çok önemli bir görev. Başkanımız <strong>Murat Özen ve Kıvanç Terzioğlu </strong>ile birlikte bu yıl da önemli projeler hazırlıyoruz; sinema ödüllerimizin ikincisini gerçekleştireceğiz. Oyunculuk ise her zaman özlediğim bir şey. İki yıl önce TV8’de bir dizide yer aldım. Menajerim var, uygun projeler geldiğinde değerlendirmek istiyorum. Tiyatro da olabilir, dizi de… A<em><strong>ma 15 yıl ara verdiğim için geri dönüş kolay değil.</strong></em> Sektör o kadar hızlı değişmiş ki, bıraktığımda dünyadaydım, döndüğümde Mars’a inmiş gibiydim. Yine de bana uygun, güçlü bir rol çıktığında dönmek isterim. Küçük rollerle dönmeyi düşünmüyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GEÇMİŞTE ALDIĞINIZ ELEŞTİRİLERLE BUGÜNKÜ DİJİTAL LİNÇ KÜLTÜRÜNÜ KIYASLADIĞINIZDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? OYUNCULUK ARTIK SADECE YETENEK DEĞİL, SABIR İŞİ Mİ OLDU?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bizim dönemimizde de eleştiriler olurdu ama sosyal medya olmadığı için kendimizi savunmamız zordu. Gazetelerde ne yazılırsa onunla sınırlı kalırdık.<em><strong> Bugünse oyuncuların kendilerini doğrudan ifade etme şansı var. </strong></em>Dijital linç bana biraz abartılı geliyor çünkü günümüz oyuncuları çok iyi şartlarda çalışıyor, yüksek paralar kazanıyorlar. Bizim dönemimizde karavanımız bile yoktu; kostümümüzü, makyajımızı kendimiz yapardık. Bugün başrol oyuncuları sete neredeyse ilah gibi geliyor. Bu kadar imkânın içinde eleştirilerin onları çok yıprattığını düşünmüyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BUGÜNE KADAR EKRANDA VE SAHNEDE BİRÇOK KARAKTERE HAYAT VERDİNİZ. GERÇEK HAYATTA HİÇ MASKE TAKMAK ZORUNDA KALDINIZ MI?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Elbette. <em><strong>Hatta bence gerçek hayatta hiç maske takmayan kimse yoktur. İnsan ilişkilerinde belli mesafeler korumak gerekir.</strong></em> Çünkü insan doğası gereği kıskançlık ve haset barındırabilir. Çok samimi olduğum birkaç kişi dışında çoğunlukla mesafeli davranırım. Bu da kendimi korumak için en doğal hakkım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJ: Alper ERGEZ</span></strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 Aug 2025 15:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/08/gercek-hayatta-hic-maske-takmayan-kimse-yoktur-1756210679.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ANNEMİN VERDİĞİ MOTİVASYONLA PİYANO DERSLERİ ALDIM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/annemin-verdigi-motivasyonla-piyano-dersleri-aldim-25431</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/annemin-verdigi-motivasyonla-piyano-dersleri-aldim-25431</guid>
                <description><![CDATA[Her piyasaya sürdüğü albümü büyük çıkış yakaladı… Şarkıları dillere destan oldu adeta. Tabii oyunculuğuyla da milyonların gönlünde taht kurdu Kerem Cem… Şimdilerde 6 isimli albümünden“Hala Sıcak’ şarkısını kliplendiren ünlü sanatçı, çalışmalrıyla ilgili Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERHABA HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ ÖNCELİKLE KEREM CEM İÇİN MÜZİK NASIL BAŞLADI VE SONRASINDA OYUNCULUĞA GEÇİŞ NASIL OLDU. BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Müzik, çocukluğumdan beri hayatımda olan bir şeydi. Annemin verdiği motivasyonla piyano dersleri almaya başladım. Bunun yanında resim de yapıyordum; kısacası sanata yatkın bir çocuktum. <em><strong>Lise yıllarında ise dinlediğim hard rock müziğin vazgeçilmez enstrümanı olan gitarı çalmayı öğrendim.</strong></em> İnsanların tepkileri hoşuma gidiyordu; söylemek, sahnede olmak keyif veriyordu. Tabii ki daha çok yumuşak ve duygulu şarkılar söyledim çünkü romantik ve sakin bir sesim var. Hem benim mutlu olduğum hem de dinleyicinin keyif aldığı şarkılara yöneldim. Üniversite yıllarında, Ege Üniversitesi’nde okurken şarkı yapmaya başladım. <strong>“Nerelere Gideyim”, “Aşk Bitti” </strong>gibi eserleri birlikte yaptığımız, aynı zamanda yakın dostum olan <strong>Yunus Adak</strong>’la üniversite etkinliklerinde sahne aldık. Daha sonra İzmir’de bazı kulüplerde canlı müzik yaptım. Mezun olurken tek istediğim şey müzik yapmaktı. Kendi şarkılarımı duyurmak için İstanbul’a geldim ve bir albüm hazırlığına başladım. Sonrasında yollarım Aykut Gürel’le kesişti. Tam da istediğim gibi, hücum kayıt tekniğiyle ve canlı çalınan bir albüm ortaya çıktı. 2004 yılında çıkan bu albüm ses getirdi. Ardından bir dizi teklifi geldi. Bir televizyon programında beni gören<strong> Fatih Aksoy</strong>, uzun süredir başrolünü aradığı <strong>“Aşk Oyunu</strong>” dizisini teklif etti. “Olur mu, olmaz mı?” derken kendimi bir anda setlerde buldum. Başta tereddüt etsem de oyunculuğu çok sevdim. Karakter oluşturma süreci, sette olma hali bana büyük keyif verdi ve kendimi bu alanda geliştirdim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KARİYERİNİZİN 20. YILINI 6 İSİMLİ ALBÜMÜNÜZLE KUTLUYORSUNUZ. BU ALBÜMDE KİMLERLE ÇALIŞTINIZ? HAZIRLIK VE KAYIT AŞAMASININ 2 YIL SÜRDÜĞÜNÜ BİLİYORUZ. HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, kariyerimin 20. yılında 6. albümüm çıktı. Bu albüm, pandemi döneminde başlayan bir şarkı üretim süreciyle ortaya çıktı. Yine demin bahsettiğim üniversite arkadaşlarım ile beraber müzik üretmeye başladık. O dönemde akıl sağlığımızı korumak için şarkı yapmayı ve söylemeyi ne kadar özlediğimi fark ettim. <strong>Oyunculuğu suçlamıyorum; ancak ikisini bir arada yoğun bir şekilde sürdürmek epey zormuş. Bu nedenle bir süre müzikten uzak kaldım. Fakat üretim sürecinde ortaya çıkan şarkıları bir albümde toplamak istedim. Katkısı olan ilk isimler, sürece birlikte başladığım üniversite arkadaşlarım Yunus Adak ve Emrah Şahin oldu.</strong> İki ya da üç şarkının aranjesi Alper Erinç’e, bir şarkının düzenlemesi ise<strong> Meltem Taşkıran</strong>’a ait. Çoğu şarkı kaydını da birlikte yaptık ve ortaya çıkan 20-25 şarkının 10 tanesi bu 6. albümde yer aldı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞİMDİLERDE 6 İSİMLİ ALBÜMÜNÜZDEN “HALA SICAK” ŞARKINIZI KLİPLENDİRDİNİZ. ŞARKINIZIN HİKAYESİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? AYRICA KLİP ÇEKİMLERİNİZ NASIL GEÇTİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hala Sıcak bu albüm sürecinde oluşan şarkılardan biriydi. Çok yavaş ve duygusal bir şarkı. Yine bir üniversite arkadaşım <strong>Kamil Çıplak</strong>, aynı zamanda söz yazarı, besteci ve şairdir kendisi. Bunun arasına bir rap, rhyme yazar mısın dedim. Çok da güzel yazdı. Bunu okuman lazım dedim çünkü rap revaçta olduğu için sanki rap yapmaya çalışıyormuş gibi görünmek istemedim açıkçası. Çok da güzel bir şekilde yaptı bence. Bu albümdeki şarkıların hepsinin klip çekimlerinin yönetmeni<strong> Can Katipsade, Özge</strong> <strong>Mine Katipsade</strong>. Ben arkadaşlarım ve hep birlikte çalıştığım, beraber ürettiğim arkadaşlarımla bir şey yapmayı seviyorum. Gözüne ve yeteneğine çok güvendiğim bir yönetmen Can Katipsade.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">6 İSİMLİ ALBÜMÜNÜZÜ “OLGUNLUK DÖNEMİ” OLARAK TANIMLIYORSUNUZ. NEDEN OLGUNLUK DÖNEMİ DİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaş aldıkça, büyüdükçe her yeni üretiminiz aslında bir sonraki olgunluk albümünüz veya şarkılarınız oluyor. Bu biraz karakter, kişilik ve yaşanmışlığınızla alakalı bir şey. Bunlar üretiminize yansıyor. Daha önceki bir albüme de söylemiş olabilirim olgunluk dönemi. Çünkü büyüyoruz, bir şeyler öğreniyoruz. Hayatımıza ve haliyle şarkılarımıza yansıyor. Şu an ürettiğim şarkılar bana bulunduğum dönemin albümü gibi geliyor.<em><strong> 20 sene çok abartılacak bir zaman değil ama kısa da değil.</strong></em> Çok şey öğreniyorsunuz, çok şey yaşıyorsunuz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ALBÜMÜNÜZDE FARKLI SOUNDLARIN KULLANILDIĞINI, AYRICA İRANLI ŞARKICI MOHSEN YEGANEH’İN “BEHET GHOL MİDAM” ŞARKISINA TÜRKÇE SÖZLER YAZARAK “BİZİ UNUTMA” OLARAK SESLENDİRDİĞİNİZİ BİLİYORUZ. GELEN TEPKİLER NASIL?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, bu albümdeki şarkılardan biri Mohsen Yeganeh’in <strong>“Behet Golmidam”</strong> isimli şarkısı. O da çok sevdi Türkçe sözlerini, hatta sordu ne anlatıyorsun diye. Ben biraz farklı bir yerden baktım. Onunla bir sahne yapmak çok isterim. Şu an Avrupa turnesinde olduğu için henüz olmadı. Farsça sözlerini de sahnede söylüyorum. Klibini Can Katipsade çekti, stylingini Sena Seçen yaptı. Klibimiz Sirkeci’de trenle başlayan bir dönem hikayesini ve reenkarnasyon temasını işliyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MÜZİSYENLİĞİNİZİN YANI SIRA OYUNCULUK ÖZELLİĞİNİZİN DE OLDUĞUNU BİLİYORUZ. BUGÜNE KADAR SEVEREK İZLEDİĞİMİZ BİRÇOK PROJEDE YER ALDINIZ. PEKİ ŞİMDİLERDE ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞINIZ YENİ DİZİ PROJENİZ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Söylediğim gibi; oyunculuk, diziler, sinema… Bunlar kendimi bir anda içinde bulduğum bir sektörde edindiğim deneyimlerdi. A<em>ncak 20 yıl boyunca bundan büyük keyif aldım. Yirmi yıl önce <strong>“Aşk Oyunu” </strong>ile başlayan bu serüven, Türk dizilerinin dünyaya satılmasıyla birlikte </em><strong>“Kimse Bilmez” </strong>ve<strong> “O Hayat Benim” </strong>gibi yapımlar sayesinde hem oyunculuğumu hem de müziğimi dünyaya tanıtan çok değerli bir hediye hâline geldi benim için.<strong> “Kimse Bilmez” </strong>çekimleri sırasında Endonezyalı şarkıcı Ayu Ting Ting ile yaptığımız düet hâlâ aklımda. Yaklaşık 5-6 yıl önce bu çalışma <strong>“Yılın Düeti”</strong> seçildi. Diziler sayesinde Etiyopya’da konser verdim, Güney Amerika’da. Şu anda önceliğim sinema ve müzik. Uzun zamandır aklımda olan bir hikâyeyi yazmaya başladım, başka projeleri de okuyorum. Sonbaharda film çekmeyi planlıyorum. Yeni projelerim, bugüne kadar canlandırdığım karakterlerden çok farklı olacak.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HIZLI TÜKETİMİN ÇOK OLDUĞU BİR DÖNEMDEYİZ. SİZ KALICI OLMAYI NASIL BAŞARDINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, zaman artık çok daha hızlı akıyor ve bu biraz başımı döndürüyor. Açıkçası bundan memnun değilim. Ben hayatı sindirerek yaşamayı, üretmeyi, sevmeyi, dokunmayı seven biriyim.<em><strong> Bu hız yüzünden hayatın yüzeyselleştiğini düşünüyorum. Müzik de bundan etkileniyor; şarkılar kısalıyor, anlatımlar daha kestirme oluyor. </strong></em>Yine de iyi şarkının tarzı, süresi fark etmez; mutlaka bir şekilde yüreğe ulaşır. 20 yıl önce “kalıcı olmanın” bir yolu olmadığını söylemiştim. Ama 20 yıl sonra hâlâ tanınıyor ve şarkılarım dinleniyorsa, demek ki kalıcı olmuşuz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YAKIŞIKLISINIZ, HEM OYUNCULUKTA HEM DE MÜZİKTE ÇOK BAŞARILISINIZ AMA SİZİ MAGAZİNLERDE PEK GÖRMEDİK. BUNU NASIL BAŞARIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Magazinde olmak ya da olmamak bir seçim. Ben gittiğim yere magazinci çağırmayı tercih etmeyen biriyim. Eğer ürettiğim bir şeyin duyulmasını istiyorsam, gerekli bilgiyi kendim veririm. Magazinin yer aldığı mekanlardan uzak duruyorum, ayrıca magazinle çok ilgilenen biri de değilim. Bu yüzden özel bir çaba göstermeme gerek olmuyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MÜZİK Mİ, OYUNCULUK MU DESEM CEVABINIZ HANGİSİ OLUR VE NEDEN?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><em>Müzik benim ilk aşkım. Kendimi en özgür hissettiğim, en çok kendim olabildiğim alan müzik. </em>Bir dizide ya da filmde birçok kişinin sizi yönlendirme hakkı olur, ama müzikte tamamen özgürsünüz. Yine de oyunculukta kolektif çalışmanın tadı bambaşka. Umarım bir gün seçim yapmak zorunda kalmam; ikisi de hayatımda özel bir yere sahip.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK OKUYUCULARIMIZA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Haber Caddesi’ne ve izleyicilerine teşekkür ederim. Bu röportaj, benim için son 20 yılın bir özeti gibiydi. Sırada sinema filmleri ve bir dizi projesi var. Ayrıca Ege turnesiyle başlayan konserlerimiz devam ediyor. Bu yol hikâyesini belgesel haline getirmeyi planlıyoruz. Umarım izleyenler keyif alır.</span></span></p>

<p><strong>Röportaj: Alper ERGEZ</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 Aug 2025 13:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/08/annemin-verdigi-motivasyonla-piyano-dersleri-aldim-1755857751.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MÜZİK AŞKIM AİLEMDEN GELİYOR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/muzik-askim-ailemden-geliyor-25358</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/muzik-askim-ailemden-geliyor-25358</guid>
                <description><![CDATA[Uzun yıllardır profesyonel olarak müzikle ilgilenen, kendine özgü yorumuyla seslendirdiği ‘Samsak Döveci’ türküsüyle adından daha çok söz ettirmeye başlayan Elif Buse Doğan, şimdilerde 5 şarkılık mini albümünün heyecanını yaşıyor; “Müzikal yolculuğum, tekerlemeli türkülerin ötesinde, çok daha geniş bir repertuvara dayanıyor” diyor. Elif Buse Doğan’ın ismini 2022’de bir programda söylediği ‘Samsak Döveci’ şarkısının sosyal medyada viral olmasıyla duyduk. Onu İstanbul’daki iyi mekânların sahnelerinde de görüyoruz; canlı müzik eğlencesinin iyi, popüler isimlerinden. Şimdilerde ‘Aşk Başımda Bela’ adıyla 5 şarkılık mini bir albüm çıkardı. Elif Buse Doğan’la yoğun konser programının arasında internet üzerinden buluşup konuştuk.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>‘Samsak Döveci’ çok ses getirmişti. Nasıl geçti o süreç, hayatında neler değişti?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Böyle bir etki beklemiyordum. Televizyon programında söylediğim türkü şubatta yayımlanmıştı, mart ayındaysa bir TikTok fenomeni tekerlemeli olan kısmıyla video çekip üzerine dikkat çekici bir caption (açıklama) eklemiş. Ardından içerik hızla yayıldı. Önce TikTok’ta viral oldu, sonra Instagram’da. Bildirimlerden telefonumu sessize almak zorunda kaldım, o derece yoğundu ilgi. Elif Buse Doğan ismi biliniyordu ama ‘Samsak Döveci’yle tanınırlığım bambaşka bir seviyeye ulaştı. Bu sayede geçmişteki şarkılarım da daha çok dinlenmeye başladı. Yaptığım projeler çok daha geniş kitlelere ulaştı. Hem yorucuydu hem çok keyifli bir dönemdi. Aynı yıl İbrahim Selim’in programına konuk olduğumda “Başka tekerlemeli şarkı var mı bildiğin” diye sorunca aklıma bu kez ‘Adam Sandım Fos Çıktı’ geldi. O da yayıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘HER ZAMAN HAYALİMDİ’</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Sosyal medyada yayılan bir şarkıyla tanınır olmak hoşuna gitti mi?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir süre sonra viral akıştan biraz uzaklaşmayı tercih ettim. Çünkü yapmak istediğim şey bu değildi. Yorumcu kimliğimi ön plana çıkarmak istiyordum. ‘Samsak Döveci’nin katkısı elbette çok büyük ama müzikal yolculuğum, tekerlemeli türkülerin ötesinde, çok daha geniş bir repertuvara dayanıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>En başa dönersek müzik hayatına nasıl girdi?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bilinçli olarak hatırladığım kadarıyla müzikle ilk bağım 7 yaşlarında kuruldu. Ailemde neredeyse herkesin müzikle bir ilişkisi var. Bir dedem bağlama çalıyor, diğer dedem hem bağlama hem Karadeniz kemençesi... Anneannem, babaannem, annem, babam, teyzelerim, dayım, herkes bir şekilde türkü söylüyor. Böyle bir ortamda büyüdüm.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Müzik eğitimi aldın mı?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Önce dedemden bağlama eğitimi almaya başladım. Sonra özel bir müzik merkezine devam ettim ve Kocaeli Belediyesi’nin konservatuvarına geçtim. Eğitimim güzel sanatlar lisesiyle devam etti, sonra İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’na girdim. Orada lisans ve Haliç Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Doktora sürecim devam ediyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>“Dedemden eğitim aldım” dedin...</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bildiği kadarıyla bana eğitim vermeye çalıştı. Ondan birkaç türkü öğrendim. Sonra “Ben artık yetemem sana” dedi ve özel bir kursa yönlendirdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Sahnede olmak hep hayalin miydi?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hep hayalimdi. Aldığım tüm eğitimler ve ailemin desteği beni bugüne hazırladı diyebilirim. Güzel sanatlar lisesine başladığımda keman ve piyano eğitimime dahil oldu. Ardından İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nda ses eğitimi bölümünü bilinçli tercihle seçtim. Konservatuvara girdiğim günden beri bu işi yapmak, sahnede olmak istedim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Türkü söylemeyi çok seviyorsun...</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türkülerin içinde büyüdüm. Bu sevgi bize geçti ama hiç dayatmadan, doğal şekilde... Çevremdeki birçok kişi pop müzik dinlerken ben hem pop hem türkü dinliyordum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Kariyerindeki kırılma noktaları nelerdi?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İstanbul’a gelişim, TRT Müzik’te program sunmaya başlamam ve en büyük kırılma da ‘Samsak Döveci’...</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Repertuvarında neler var?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Türkülerle tanındım ama kendimi yorumcu olarak görüyorum. Çocukluğumdan beri halk müziği, sanat müziği ve Batı müziği eğitimi aldım. Arabesk müziği küçük yaşlardan itibaren severek dinledim. Hatta ben çocukken arabesk dinlemek bazen yadırganırdı. Çevrem klasik Batı müziği eğitimi alan insanlarla doluydu. Ama benim ruhum hep oradaydı, hâlâ da öyle. Bunu bir sofraya benzetiyorum... Sadece zeytin, sadece peynir yemezsiniz; herkes sofradaki çeşitliliği ister. Benim sahneme gelen dinleyici de o çeşitliliği talep ediyor. Ben de sesime yakışan her şeyi söylemekten keyif alıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>En çok neler isteniyor?</strong></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Seni Yazdım Kalbime’, ‘Hatıran Yeter’, ‘Ona Söyle’ ve ‘Karalım’ sahnede sürekli istenen şarkılar. Türkülerdeyse ‘Cahildim Dünyanın Rengine Kandım’ ve ‘Yalan Dünya’...</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>EP’den önce ‘Aşk Başımda Bela’ yayımlandı...</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Haziran’da çıktı. Aslında bu EP’nin ön duyuru şarkısıydı. Kalan 4 şarkı 4 Temmuz’da yayımlandı... </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Düzenlemeler kime ait?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çağrı Telkıvıran. Altyapıları önceden hazırladı, stüdyoda hem çekim yaptık hem canlı çaldı orkestra arkadaşlarım, ben de canlı söyledim. Konser kaydı gibi oldu. Yönetmenim kuzenim Kaan Yorulmaz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Yazı nasıl geçireceksin?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘Aşk Başımda Bela’ya benzer bir şarkı hazır ve dinleyicimle buluşturmak istiyorum. Ağustosta, olmazsa eylülde düşünüyoruz. Sonra da ‘Akustik Renkler 2’ albümü gelecek. Bu kez konuk sanatçılar da olacak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Kendini nasıl hissediyorsun sahnede?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İki saat boyunca sahnede kalıyorum ama o süre bana bir ‘an’ gibi geliyor. O kadar severek yapıyorum ki zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamıyorum. Hasta olsam bile sahneye çıktığım anda iyileşiyorum; mutsuzsam mutlu iniyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Canlı müzik mekânları gece hayatını ele geçirmiş durumda. Bir rekabet var mı bu sahnelerde?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hem sanatçılar hem de mekânlar arasında görünmeyen ama hissedilen bir rekabet söz konusu. Herkes kitlesini oluşturmuş durumda ve kitleyi korumak ya da büyütmek için ciddi bir çaba var. Bu da doğal olarak rekabet ortamı yaratıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Repertuvarında farkın ne?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öncelikle kendi şarkılarımı okuyorum. Dinleyicilerimin benden duymak istediği şarkıları okuyorum, interaktif olmaya çalışıyorum. Canlı performans yaptığım için çok fazla istek geliyor ve çoğu zaman o an gelen isteklerle repertuvarı yönlendiriyorum. Tekrara düşmemeye, her sahnede yeni bir şey sunmaya özen gösteriyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Sen kimleri dinlemeyi seviyorsun gece dışarı çıktığında?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yıldız Tilbe, Hakan Altun, Sibel Can, Berkay, Ersay Üner... Yeni nesilden de Seda Mete ve Yusuf Aslan’ın sahnelerini seviyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Bir fırsatın olsa hangi isimle beraber şarkı söylemek istersin?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Belki çok kişi söylemiştir ama Tarkan. Onunla aynı sahneyi paylaşmak beni çok mutlu ederdi. Hatta sadece sahnede değil, bir projede de birlikte yer almak isterim. Bu benim için çok özel bir hayal.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Sektörde kadın olmanın zorlukları var mı?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Zor şeyler yaşadım, yaşamaya devam ediyorum ama anlatmayacağım. Görsel odaklı bir iş yapıyoruz.&nbsp; Sahne kıyafetlerinden tutun, müzikle ilgisi olmayan insanların yorumlarına kadar çok şeyle karşılaşıyoruz. Eleştiriler zaman zaman can sıkıcı olabiliyor. Ne yazık ki sözlü taciz gibi durumlarla da karşılaştım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Nasıl başa çıkıyorsun?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Süreci ekibimle yönetiyoruz. Hiçbir şeyi tek başıma yapmıyorum. Kulisimden sahneye, sahneden kulise ve oradan doğrudan eve geçiyorum. Şimdiye kadar büyük bir olay yaşamadık. Sadece bir kez bir durum oldu ve hukuki süreci başlattık.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Güzellik ve dış görünüş sahnede avantajlı bir durum mu?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Avantajları ve dezavantajları olduğunu düşünüyorum. Bazı bakışlar rahatsız edici olabiliyor ama bunu çok büyütmüyorum. Somut olarak tarif edemem ama sahnede sadece görünüşle değil, ses ve duruşla da var oluyorsun.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 Aug 2025 11:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/08/muzik-askim-ailemden-geliyor-1754987404.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>‘EVELEME GEVELEME’ BU YAZA KISMET OLDU</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/eveleme-geveleme-bu-yaza-kismet-oldu-25344</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/eveleme-geveleme-bu-yaza-kismet-oldu-25344</guid>
                <description><![CDATA[Türk pop müziğinin usta bestecisi Şehrazat’ın kaleminden çıkan “Eveleme Geveleme”, Selin Atasoy’un güçlü sesi ve özgün yorumuyla hayat buldu. Atasoy, Haber Caddesi’nden Alper Ergez’in sorularını yanıtlayarak, şarkının hikâyesini ve müzikteki duruşunu anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“EVELEME GEVELEME” LAFI DOLANDIRANLARA NET BİR CEVAP GİBİ… ŞARKININ SİZİN İÇİN KİŞİSEL BİR ANLAMI VAR MI? BU PROJEYE NASIL KARAR VERDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Biliyorsunuz, şarkının sözü müziği Şehrazat’a ait. Eveleyip gevelediğimiz, kararsız kaldığımız kendimizi net ifade edemeyip kaçtığımız bir ton deneyim yaşıyoruz, bu aslında hepimize ait bir hal. Hepimizi ilgilendiren bir hali paylaşmış Şehrazat ben de aracı oldum ona. Benim için anlamı daha çok uzun bir aradan sonra farklı bir tarzla müzik piyasasına geri dönmek gibi oldu. Aslında 2020 yılında çıkarmayı planlıyordum ama pandemi süreci her şeyi durdururken , benim için de başka meselelerle ilgilenmem gereken bir dönem oldu. Eveleme geveleme de bu yaza kısmet oldu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞEHRAZAT GİBİ USTA BİR İSMİN BESTESİNİ SESLENDİRMEK NASIL BİR SORUMLULUK VE MOTİVASYON YARATTI SİZDE?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şehrazat, Türkiye’nin en kıymetli bestecilerinden, onun yazdığı bir şarkıyı seslendirmek hem gurur verici ve zorlu hem de aşılması gereken bir basamak benim gözümde. Daha önce de “Kıyamam” ı seslendirmiştim biliyorsunuz 2019 yılında. Bu süreçte de hiç yalnız bırakmadı beni vokalleri stüdyoda ya da evde birlikte çalıştık. Şehrazat’la bizim ilişkimizin dinamiği öncelikle dostluk üzerine kurulu, müzik de birlikte eğlendiğimiz üzerine düşündüğümüz ortak zevkimiz gibi daha çok. Onun gibi bu alanın en kıymetlisinden birisiyle bunu paylaşmak ve ondan öğrenmek benim şansım diye düşünüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">PSİKOLOJİ VE MÜZİK GİBİ İKİ FARKLI ALANI AYNI ANDA YÜRÜTÜYORSUNUZ. BU DENGEYİ NASIL KURUYORSUNUZ? BİRBİRİNİ TAMAMLAYAN YANLARI NELER?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kavramsal olarak farklı iki alan gibi görünse de, içiçe geçmiş süreçler ikisi de. Kişisel düzeyde cevaplamak gerekirse; terapötik süreçlerde mesleki kimliğimle daha çok dinleyen, dinlerken analiz eden süreğen bir problem çözümüyle haşır neşir olduğum bir kimlikten, müzikle daha çok ifade eden, içinde tutmayan ifade etmek istediğim şeyleri herhalde dünyada var olan en güzel ifade biçimlerinden birini kullanarak, ifade ediyor olmam diyebilirim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İLK BESTE DENEYİMİNİZİN ÇOCUK YAŞTA, BANYONUN AKUSTİĞİNDE BAŞLADIĞINI ANLATIYORSUNUZ. BUGÜNKÜ SAHNE PERFORMANSLARINIZA O YILLARDAN NELER TAŞIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu benim küçüklükten itibaren en çok yaptığım, yaparken en çok eğlendiğim ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadığım aktivitemdi. Hayalim ve yapmak istediğim şeydi belli ki. Onu gerçekleştirmiş olmanın kendine özgü bir huzuru var içimde. Sahne aslında en rahat ettiğim ve hiçbir şeyden utanmadığım, özgür olmayı içimde gerçekten hissettiğim tek yer oldu hep.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“HİÇ” ALBÜMÜNÜZDE YER ALAN 17 YAŞINDA YAZDIĞINIZ BİR ŞARKIYLA BU YOLCULUĞA BAŞLADINIZ. GENÇ YAŞTA YAZILAN ŞARKILARIN OLGUNLUK DÖNEMİNİZDEKİ ETKİSİ SİZCE NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Elbette her yaşın kendi içinde bir gelişimi, bakış açısı var ama şarkılara dökülen duygular, düşüncelerin hepsi hepimize ait. Doğru ve net ifadeyi bulduğunuzda, değmediği ya da dürtmediği kimse ya da yaş olmuyor. O yaşta yazdığım şarkıyı şimdi de dinlediğimde, aynı mevzu olmasa da verdiği duyguyu yüzlerce kez başka meselelerde hissettiğimi ve hissetmeye de devam edeceğimi anlıyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">PSİKOLOJİK GÖZLEMLERİNİZ ŞARKI SÖZLERİNİZE YANSIYOR MU? BİR KARAKTERİN DUYGUSUNU YARATIRKEN MÜZİKAL ÜRETİMİNİZE NASIL KATKI SAĞLIYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mutlaka, zaten iki alan da aslında temel olarak sistematik ve özenli gözlem sürecine dayanıyor. Hayat sadece bir bireyin algılamasına dayalı değil ve öğreniyorsunuz ki bir tane değil birden fazla algılama ve işlemleme süreci var. Elimden geldiğince başkasının gözünden de değerlendirmeye çalışıyorum. Bir meseleyi bin türlü hissedebilir o meseleden bin türlü sonuç çıkarabilirsiniz. Bir noktaya gitmeye karar verdiğinizde de sezgileriniz devreye giriyor. Orada zihinden çıkıp kalbinizle temas kuruyorsunuz&nbsp; ve tamam diyorsunuz en azından benim için böyle oluyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">OTİZM KONUSUNDA TÜRKİYE’DEKİ SAYILI UZMANLARDAN BİRİ OLMANIZ, SANATINIZI NASIL ETKİLEDİ? “EMPATİ” SİZİN MÜZİĞİNİZİN DE MERKEZİNDE DİYEBİLİR MİYİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İki türlü etkiledi aslında. Birincisi zamansal olarak, otizm derya deniz bir konu ve hala araştırılmaya mahkum, çok okumak çok vaka takip etmek gerekiyor, iş yoğunluğu ve sorumluluğu olan bir alan. Uzun zaman sadece otizme odaklandığım ve müzik ile ilgili süreçleri ertelemek durumunda kaldığım da oldu. İçerik açısından da baktığımda, bireysel evrimleşme ve gelişme sürecime olan katkısı inanılmaz, elbette empatik olmayı, herkesi olduğu gibi kabul etmeyi, vicdanını ve etiğini katlayarak eğitmeyi öğrendiğiniz bir alan. Müziğinizin merkezinde de tüm bu insani duyguların doğru bilgi ve ahlak çerçevesinde olabilmesi benim için önemli.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İKİNCİ ALBÜM HAZIRLIKLARINA BAŞLADINIZ. BU YENİ PROJEDE BİZİ HANGİ TEMALAR, HANGİ DUYGULAR BEKLİYOR? “EVELEME GEVELEME” BU DÖNEMİN BİR İŞARET FİŞEĞİ Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Doğru aslında bu şarkı ve çıktığı zamandan itibaren benim için bir işaret fişeği. Belirli aralıklarla yeni şarkılarla dinleyicilere ulaşmayı hedeflediğim bir sürece girmiş oldum. Benim için yine, yeni ve heyecanlı bir süreç başlamış oldu. Spesifik şunlar bunlar diyemiyorum, temel motivasyonum,&nbsp; artık neler attıysam heybeye, heybenin dibine ya da her an ne atacaksam, elimden geldiğince paylaşmayı güzel müzik ve anlaşılır sözlerle anlatmayı &nbsp;becerebilmek. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 Aug 2025 10:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/08/eveleme-geveleme-bu-yaza-kismet-oldu-1754898125.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİYARO SALONLARI DOLU</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/tiyaro-salonlari-dolu-25273</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/tiyaro-salonlari-dolu-25273</guid>
                <description><![CDATA[1975 yılında Kurulan ve şimdiye kadar çıkan dört ayrı sanatçı borçlanma yasasıyla yaklaşık 4500 sanatçı emekli olmasını sağlayan FİLM-SAN Vakfı Genel Müdürü Kıvanç Terzioğlu, tiyatro izleyicisinin son dönemlerde arttığını söyledi. Dijital platformlara kayan sinema izleyicisinin aksine, tiyatro salonlarının dolu olduğunu dile getirdi. Terzioğlu sinema ve tiyatro ile ilgili Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERHABA KIVANÇ BEY, HABER CADDESİ’NE HOŞ GELDİNİZ. FİLM-SAN VAKFI’NIN MÜDÜRLÜĞÜNE GİDEN YOLCULUĞUNUZDAN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? ÇALIŞMALARINIZ NASIL GİDİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öncelikle Haber Caddesi'ne çok teşekkür ediyorum. Başarılar diliyorum sanat camiasındaki bu meşakkatli yolda. Filmsan Vakfı Müdürlüğü'ne giden yol dediğinizde yaklaşık 18-19 sene önce tanıştım Filmsan Vakfı'yla. Üye olarak başladım, ardından bir organizasyon vesilesiyle vakıfla iş birliği yaptım. O dönem hem menajerlik hem basın danışmanlığı yapıyordum. Derken, müdürlük teklif edildi ve yaklaşık <strong>16 yıldır genel müdürlük görevini sürdürüyorum</strong>. Birçok özel işe imza attık ve hâlâ yoğun tempoda üretmeye devam ediyoruz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">FİLM-SAN VAKFI’NIN KURULMA AMACI NEDİR? VAKIF’IN ÜYELERİ ARASINDA KİMLER VAR? NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Film-San Vakfı 1975 yılında sanatçıların sosyal haklarını korumak amacıyla kurulmuş bir vakıftır. Şimdiye kadar çıkan dört ayrı sanatçı borçlanma yasasıyla yaklaşık 4500 sanatçı emekli oldu. Şu an beşinci yasa için girişimlerde bulunduk, Cumhurbaşkanımıza ve ilgili bakanlıklara resmi yazılarımızı gönderdik. Vakfın kurucuları arasında <em><strong>Hülya Koçyiğit, Engin Çağlar, Ümit Utku, Meral Orhonsay, Erkan Özarman, Ayla Algan, Nuri Sesigüzel </strong></em>gibi çok kıymetli isimler var. Yönetim Kurulu'nda ise Murat Özen başkanlığında,<em><strong> Özlem Savaş</strong></em> ve <em><strong>Sevinç Özer</strong></em> başkan yardımcılığında; <em><strong>Atılay Uluışık, Çira Gökdemir, İnanç Terzioğlu, Çağlan Övet </strong></em>ve denetmen olarak F<em><strong>ulya Varbel, Mert Kocatepe </strong></em>görev yapıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ÜLKEMİZDEKİ SİNEMA VE DİZİ SEKTÖRÜNÜN GİDİŞATINI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? SİZCE GENÇ YETENEK OYUNCULARA YETERİ KADAR YER VERİLİYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bence sektör çok iyi gidiyor. Yurt dışında Türk yapımları ciddi bir ilgiyle takip ediliyor. Gittiğim yerlerde yabancıların dizilerimizi izlediğini görmek beni gururlandırıyor. Ancak genç yeteneklerin yeterince değerlendirildiğini düşünmüyorum. Hep aynı isimler etrafında dönülüyor. Gençlere daha fazla yer verilmesi gerektiğine inanıyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ÇOK İYİ BİR TİYATRO İZLEYİCİSİ VE TAKİPÇİSİ OLDUĞUNUZU BİLİYORUZ. PEKİ TİYATRO İZLEYİCİSİ İLE DİZİ İZLEYİCİSİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ, ARASINDA NASIL BİR FARK VAR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, çocukluğumdan beri tiyatro izleyicisiyim ve bu konuda kendime güveniyorum. Tiyatronun izleyici sayısı son yıllarda arttı ve bu beni çok mutlu ediyor. Dijital platformlara kayan sinema izleyicisinin aksine, tiyatro salonları dolu. En düşük maliyetli oyundan en yüksek bütçeliye kadar izleyici var. Tiyatro izleyicisi daha farklı, bu anlatılmaz, yaşanır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BİRÇOK DERGİ VE GAZETEDE KÖŞE YAZARLIĞI YAPIYORSUNUZ. BİRAZ BUNLARDAN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? YAZILARINIZI NEYE GÖRE BELİRLİYORSUNUZ? KALEMİNİZİ ELİNİZE ALDIĞINIZDA BİR BASKI HİSSETTİĞİNİZ ZAMANLAR OLUYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Papatya Dergisi ile başlayan yazarlık serüvenim Önce Vatan ve Yeni Çağrı gazetelerinde devam ediyor. 25 yıldır Abdullah ve Funda Akosman benim ikinci ailem gibi oldular. Başka teklifler geldi ama ben onlarla devam etmeyi tercih ettim. Yazılarımı kültür-sanat gündemine göre şekillendiriyorum. Kalemi elime aldığımda hiçbir baskı hissetmem, içimden geldiği gibi yazarım. Okuyucularımdan da bu samimiyeti aldığım geri dönüşlerle hissediyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BU ARADA MENAJERLİK YAPTIĞINIZI BİLİYORUZ. PEKİ ŞU AN DEVAM EDİYOR MUSUNUZ? KİMLERLE ÇALIŞIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, menajerlik yaptım ama yaklaşık 16-17 yıl önce, en aktif dönemimde bıraktım. Kendi organizasyon şirketimi de kapattım. Çalıştığım sanatçıları dostlarıma yönlendirdim. Şu anda bu alanda aktif değilim, kimseyle menajerlik anlamında çalışmıyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GENÇ GAZETECİLERE VE OYUNCU ADAYLARINA NE GİBİ TAVSİYELERDE BULUNMAK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Birincisi: Parayı asla düşünmeyin. Çok çalışın. Ama gerçekten çok çalışın. Ben de çok çalıştım ve hâlâ çalışıyorum. 7/24 çalışıyorum ve kendimi sürekli geliştirmeye çalışıyorum. Bugüne kadar hiç kimseyi örnek almadım, tamamen kendi yolumu çizdim. Gençlere de önerim: Başarısızlık sizi yıldırmasın. Neden başarısız olduğunuzu analiz edin, üzerine gidin ve başarıya odaklanın.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öncelikle Haber Caddesi'ne çok teşekkür ediyorum. Çok keyifli bir sohbetti, çok güzel sorular hazırlamışsınız. Sevenlerime tek mesajım: “Sağlıkla kalın ama sevgisiz kalmayın.”</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;<em>Kıvanç Terzioğlu Kimdir?</em></span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Film<span style="font-family:&quot;Cambria Math&quot;,serif">‑</span>San Vakfı Genel Müdürü, tiyatro, sinema ve sanat projelerine destek veren Film<span style="font-family:&quot;Cambria Math&quot;,serif">‑</span>San Vakfı’nda yöneticilik yapmaktadır .Kültür<span style="font-family:&quot;Cambria Math&quot;,serif">‑</span>sanat köşe yazarı olarak “Yeni Çağrı Gazetesi” ve ayrıca “Önce Vatan Gazetesi”nde düzenli yazılar kaleme almaktadır&nbsp;&nbsp; Fortuna TV’de “Kıvanç’la Keyif” programının sunucusu ve art<span style="font-family:&quot;Cambria Math&quot;,serif">‑</span>director’ıdır&nbsp;&nbsp; Aynı zamanda yazar olup, “Hiçbir Şey Yapmak İstiyorum” adlı şiir kitabı yayınlanmıştır.</span></span></strong></p>

<p><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:14.6667px"><strong>Röportaj:Alper Ergez</strong></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 31 Jul 2025 13:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/07/tiyaro-salonlari-dolu-1753957681.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRK SANAT MÜZİĞİ SÖYLEYEN BİR ANNENİN TEK KIZIYIM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/turk-sanat-muzigi-soyleyen-bir-annenin-tek-kiziyim-25246</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/turk-sanat-muzigi-soyleyen-bir-annenin-tek-kiziyim-25246</guid>
                <description><![CDATA[Deyim yerindeyse Ceren Gündoğdu’da yok yok… Şarkıcı, şarkı yazarı, müzikal oyuncusu, sosyolog...Her yaptığı şarkı milyonlar tarafından büyük bir keyif ile dinlendi. Her şarkısı müzik listelerini zorladı. Yeni albümünde okuduğu 12 şarkıdan 11’i yine ünlü sanatçıya ait. 10 parmağında 10 marifeti olan Ceren Gündoğdu çalışmalarıyla ilgili Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YENİ ALBÜMÜNÜZDEKİ 12 ŞARKIDAN 11’İ SİZE AİT, BİRİ İSE ANNENİZİN 90’LI YILLARDA YAZDIĞI BİR ŞARKI… “SEVDAN ATEŞTEN GÖMLEK” SADECE MÜZİKAL DEĞİL, DUYGUSAL OLARAK DA BİR MİRAS. BU ŞARKIYI İLK KEZ DUYDUĞUNUZ ANI HATIRLIYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Geleceğe bir mektup bırakmışım hissi veriyor bu şarkıyı kaydetmiş olmak. <em><strong>Yıllar yıllar sonra, muhtemelen yüzümde koca bir tebessümle, anneciğimin şarkısını 30’larımdayken yeniden söylemiştim diyeceğim.</strong></em> Şarkıyı ilk duyduğum anı net olarak hatırlamasam da, beni çocukluğumda çok mutlu ettiğini hatırlıyorum bu şarkının. Ben de bu sebeple dahil etmek istedim albüme aslında. Hepimizin iyi hissetmeye, mutlu anlar yakalamaya ihtiyacı var.&nbsp; Dünya gittikçe karanlık bir yere dönüşüyor…</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;MÜZİKAL KİMLİĞİNİZDE HEM BİR PİYANİST, HEM BİR HİKÂYE ANLATICISI, HEM DE BİR YAPIMCI OLARAK VARSINIZ. BU ÇOK KATMANLI ÜRETİM SÜRECİ SİZİ GÜÇLENDİRİYOR MU, YOKSA YORUYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yorulduğum anlar, en çok da mental olarak bitkin hissettiğim dönemler oluyor elbette. Fakat tüm bunlar benim kimliğimin bir parçası, başka bir Ceren nasıl olurdu bilmiyorum. Sanatsal üretimlerimi bütüncül şekilde var ediyor olmak benim en parlak, en güçlü yanım gibi hissediyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“SEVDAN ATEŞTEN GÖMLEK”İN KLİBİ İTALYA’DA ÇEKİLDİ. ŞARKININ İÇİNDEKİ NOSTALJİ, AVRUPA SİNEMASI ESTETİĞİYLE NASIL BİR UYUM YAKALADI SİZCE? BU GÖRSELLİĞİ NEDEN CENOVA’DA KURMAK İSTEDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Kuzey İtalya</strong>’nın renkli, sıcak, albenili ve gösterişten uzak estetiğinin şarkının ruhuyla örtüşeceğini düşündüm yola çıkarken. Artık izleyici samimi ve doğal içeriklere yöneldi. Benim şahsi görüşüm de bundan yana; milyonluk prodüksiyonlarla sinema filmi tadında bir klip çekmiyorsanız, şarkının hissiyatıyla örtüşen bir görsel dünya yaratmak son derece yeterli oluyor. <strong>Bu realiteyi bağımsız bir müzisyen olarak avantajıma çeviriyorum.</strong> Şarkılarımın rengini ve ruhunu yansıtacağımız sade ve içten fikirler tasarlıyorum. Çoğu müzik videomun sanat yönetmenliğini de ben yapıyorum bu sebeple…</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ALBÜMDEKİ 11 ŞARKIYI BİZZAT YAZDINIZ. BU KADAR YOĞUN KİŞİSEL ÜRETİMDE, DUYGUSAL TÜKENMİŞLİK YAŞAMAMAK İÇİN NASIL BİR İÇ DİSİPLİN KURUYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><em>Benim içimde durmadan çağlayan bir şarkı yazma aşkı var sanırım. Yaratım süreci beni çok tatmin eden, dolayısıyla her daim heyecanlanla ve tutkuyla içine daldığım bir süreç. Sinema ve edebiyat günlük hayatımın merkezinde, çünkü kişisel hobilerim bu ikilinin etrafında şekilleniyor. </em>Haliyle sürekli bir ön çalışma içerisindeyim, hatta bazen farkında bile olmayarak notlar alıyor, konular, duygular hapsediyorum zihnime. Beni hizada tutan ve bir rutin halinde üretebiliyor olmamı sağlayan şey bu bence. <strong>Mesleğimle ilgili beni tükenmişliğe iten tek şey kapsayıcı bir endüstriye sahip olmamamız. </strong>Görünürlük, finansman ve pr mevzularının belirleyiciliğine ek olarak, kolay müzik formüllerinin zorunlu kıldığı tek düzelik, çok sayıda iyi müzisyenin varlığını görünmez kılıyor. Bu durumla da barıştık, kavga etmiyoruz. Ama eleştirilerimizi dile getirmekten vazgeçecek de değiliz :)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MÜZİĞİNİZDE HEM KIRILGAN HEM DE GÜÇLÜ BİR KADIN SESİ VAR. BU İKİ ZIT DUYGUYU AYNI ANDA BARINDIRMAK BİR TERCİH Mİ, YOKSA HAYATIN SİZE YÜKLEDİĞİ BİR İFADE BİÇİMİ Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bence kurgulanmış bir dualite değil bu. Gerçekliğimin müziğime yansıması olarak görüyorum bu iki zıt duygunun birlikteliğini. Bir yaştan sonra kırılganlığımın, hassas yapımın, duygusallığımın, içe dönük oluşumun değiştirmem gereken zayıf özelliklerim değil de hayatı (ve müziği) algılayış ve ifade ediş biçimimin kaynağı olduğunu idrak ettim. Hep değişmemiz gerekiyor, bir üst sürüme geçmemiz gerekiyor sanıyoruz. Halbuki “standart” olmayan özelliklerimiz süper gücümüz belki de.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MÜZİĞİNİZDE HEM DOĞU HEM BATI TINILARI HİSSEDİLİYOR. BUGÜNÜN TÜRKÇE POP SAHNESİNDE BU DENGEYİ YAKALAYABİLEN ÇOK AZ İSİM VAR. SİZCE BU SENTEZLENMİŞ SES, SİZİ ÖZGÜN KILAN ANAHTAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bunu duymak çok iyi geldi,&nbsp; güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Çanakta ne varsa kaşığa o geliyor cümlesini sık sık tekrarlıyorum böyle sohbetlerde. Halk müziği şefi bir babanın ve <strong>Türk sanat müziği söyleyen bir annenin tek kızıyım. K</strong>onservatuarda Müzikal tiyatro ve piyano eğitimi aldım. Bu çok renkliliğin yansımaları hem bestelerimde, hem yorumculuğumda hissediliyor sanırım. <strong>Özgünlüğün kökeninde farklı müzik türlerine olan ilgim ve doğal yatkınlığım var muhtemelen.</strong>&nbsp; Ne kadar özgünüm bilemem, bunu söylemek bana düşmez ama kendime benzemeye çalışıyorum bundan eminim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BAĞIMSIZ BİR KADIN SANATÇI OLARAK, YAPIMCILIĞINI DA ÜSTLENDİĞİNİZ ALBÜMÜNÜZDE ‘KENDİ SESİNİZİ’ NASIL DUYDUNUZ? BİR İÇ SESLE Mİ SAVAŞTINIZ, YOKSA ONUNLA DOST MU OLDUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hem savaştım, hem barıştım kendimle. Süreç içinde kendimi hırpaladığım zamanlar daha fazlaydı ama şimdi dönüp bakınca kendimle kurduğum ilişkiyi daha sağlam ve daha sevgi dolu bi yere taşımış oldum bu albümün tamamlanmasıyla beraber.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TÜRKÇE POP’A “ROMANTİK VE ÖZGÜN BİR KAPI ARALAMAK” HEDEFİNİZ VAR. PEKİ BUGÜNÜN MÜZİK DİNLEYİCİSİ HÂLÂ AŞKI, ŞİİRİ, HİKÂYEYİ DİNLEMEYE AÇIK MI SİZCE?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çok güzel soru bu! Aşk ve şiir, dünyada her şeyin bir bütün olduğunu düşündürtüyor bana. <em><strong>Herkes için aşkın bir başka hali, biricik bir formu var. Bu yüzden de hiç bir zaman modası geçmeyecektir ne hikaye anlatıcılığının, ne şiirin, ne de aşkın.</strong></em> Bugünün dinleyicisinin kafası çok karışık bence. Hayat çok hızlı ve çok komplike. İnsan gözünün önünde durana yöneliyor belki de masumane bir şekilde ama kalbine dokunan bir şarkıyı duydu mu kulak arkası etmeyecek çok sayıda insanın da var olduğuna inanıyorum. Tüm mesele karşılaşmak, karşılaşabilmek, denk gelmek. Karamsar değilim asla.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ALBÜM ÇOK TAZE AMA YİNE DE SORMUŞ OLALIM; YAKIN ZAMANDA GELECEK PROJE VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çok yakın zamanda bir live session kaydettik. İçinde hem albümden şarkılar var, hem eski dinleyicilerimin çok sevdiğini bildiğim eski bir şarkım var ve bir de sürpriz düet. <strong>Başarının algı yönetimiyle şekillendiğini derinden hissettiğimiz bu dönemde, gerçek bir an sunmak istedim dinleyicime</strong>. Piyano başında şarkılarımı canlı canlı çalıp söylediğim anları kaydettiğimiz için çok memnunum bu yüzden. Paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Önce YouTube kanalımda, ardından tüm dijitallerde yer alacak bu şarkılar. Ekim ayında ise ertelediğimiz albüm konserlerine başlayacağım. İlk etapta<strong> İstanbul,</strong> <strong>Eskişehir</strong> ve <strong>Ankara </strong>var rotada.</span></span></p>

<p><strong>Röportaj:Alper ERGEZ</strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 26 Jul 2025 11:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/07/turk-sanat-muzigi-soyleyen-bir-annenin-tek-kiziyim-1753517913.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BEN EKRANLARIN PETEĞİYİM, ALTERNATİFİM YOK</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ben-ekranlarin-petegiyim-alternatifim-yok-25209</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ben-ekranlarin-petegiyim-alternatifim-yok-25209</guid>
                <description><![CDATA[MİAMİ’ye taşındı. Uzun bir süre sessizliğini korudu… Sonra Türkiye’ye bir döndü, pir döndü. Ardı ardına yaptığı şarkılarıyla müzik dünyasında fırtınalar estirdi. Petek Dinçöz, yıllardır müzik dünyasında kendine sağlam bir yer edinmeyi başardı. ‘Bam Bam’ teklisiyle müzik dünyasını kasıp kavurdu adeta… Ekranlarda müzik programı kalmadığını dile getiren Dinçöz.’ Ama isterim ki tekrar “Arım Balım Peteğim”le “Günaydın!” diyeyim! Sabah 3 saat canlı yayın yapmak tam benlik! Özledim tabii ki… Ekran ayrı bir iş ve TV de beni özledi. Bu konuda mütevazı olmak zor çünkü ekranlarda benim alternatifim yok! Ben evlerin peteğiyim’diyor. Ünlü sanatçı çalışmalarıyla ilgili Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“BAM BAM” İLE SADECE MÜZİĞE DEĞİL, BİR DÖNEME DAMGA VURAN GÜÇLÜ İMAJINIZA DA MI GERİ DÖNÜYORSUNUZ? BU DÖNÜŞÜNÜZDE ÖZEL BİR MESAJ MI SAKLI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gülmeye başlıyor… Aynen öyle! Mesaj şarkının içinde gizli. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞARKININ SÖZLERİ AYLA ÇELİK’E AİT. ONUNLA ÇALIŞMAK NASIL BİR DENEYİMDİ? ŞARKININ SÖZLERİNDE KENDİ HAYATINIZDAN İZLER BULUYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Ayla Çelik</strong>’le daha önce de çalıştık<strong>. Ayla,</strong>ruhunu bana kattı, bana yakışacak şarkıyı verdi. Bu şarkıda her söz ateş ediyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KLİPTEKİ STYLİNG, SAÇ VE MAKYAJ OLDUKÇA İDDİALI. KLİP ESTETİĞİ KONUSUNDA NE KADAR SÖZ SAHİBİSİNİZ? HER DETAYA SİZ Mİ KARAR VERİRSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Makyozum, kuaförüm… <em><strong>2 yıldır değişmeyen bir ekiple çalışıyorum.</strong></em> Sürekli ekip değişimi bana göre değil. Biz kocaman bir aileyiz. Onlar da ben de en iyisini dinleyicilerim için hazırlıyoruz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">PETEK DİNÇÖZ ARTIK SADECE BİR ŞARKICI DEĞİL, AYNI ZAMANDA SAHNEDE BİR İKON. BU DÖNÜŞÜM SİZİN BİLİNÇLİ BİR STRATEJİNİZ MİYDİ, YOKSA DOĞAL BİR EVRİM Mİ YAŞADINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dünya değişimde, biz de bu değişime uyuyoruz. Abartmadan yakışanı taşıyorum. <em><strong>Evde sade biriyim… Sahnede ikon</strong></em>.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SİZİ UZUN SÜREDİR EKRANLARDA GÖRMEYİ ÖZLEYEN BİR KİTLE VAR. TEKRAR DİZİ YA DA TELEVİZYON PROGRAMI YAPMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ? GELEN TEKLİFLERİ DEĞERLENDİRİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Ekranlarda müzik programı kalmadı. Ama isterim ki tekrar <strong>“Arım Balım Peteğim</strong>”le “Günaydın!” diyeyim! Sabah 3 saat canlı yayın yapmak tam benlik! Özledim tabii ki… <em><strong>Ekran ayrı bir iş ve TV de beni özledi. Bu konuda mütevazı olmak zor çünkü ekranlarda benim alternatifim yok</strong></em>! Ben evlerin peteğiyim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“BAM BAM” ENERJİK YAPISIYLA YAZA DAMGA VURMAYA ADAY AMA AYNI ZAMANDA GÜÇLÜ VE ÖZGÜR BİR KADININ DA SESİ GİBİ. BU ŞARKI SİZİN HAYATINIZDAN BİR KESİT Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben yaparım, ben kazanırım, ben hallederim, ben düzeltirim dedikçe hep yükün altına girdim. Elimde değil ki, yapım böyle.<em><strong> Kimseden bir şey isteyemem, bir de üste veririm!</strong></em> En kötü huyum bu! Bu şarkıda güçlü, her türlü belaya karşı dik duran biri var.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">POP MÜZİK SAHNESİ ARTIK ÇOK KALABALIK. YENİ NESİL SANATÇILARLA İLGİLİ BİR REKABET HİSSEDİYOR MUSUNUZ, YOKSA HER DÖNEMİN YILDIZI FARKLI MIDIR SİZCE?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İkili çalışmalar ön planda. Sektör sürekli değişiyor, tüketim çok hızlı.<em><strong> Artık sosyal medya karar veriyor 1 numarayı.</strong></em></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GEÇMİŞTE SES GETİREN KLİP VE SAHNE PERFORMANSLARINA İMZA ATTINIZ. “BAM BAM” KLİBİ SİZİN İÇİN YENİ BİR ZİRVE Mİ OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Klip montajlarına da giderim. Kendimi her izlediğimde <strong>“Vay beee, tam BAM BAM!”</strong> diyorum. Maşallah bana &nbsp;Sağlıklı ve düzenli bir hayatım var, genlerime teşekkür ediyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“PETEK DİNÇÖZ SAHNEYE DÖNDÜYSE, DAHA NELER OLUR?” DİYEN ÇOK. YAKINDA HAYRANLARINIZI ŞAŞIRTACAK YENİ PROJELER VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Projelerimin içinde akustik var, ayrıca arabesk var. Ayrıca dünyaca ünlü bir kişiyle birlikte müzik projemiz var. Rabbim nasip ederse inşallah daha çok projelere imza atacağız.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ YILLARDIR DESTEKLEYEN HAYRANLARINIZA NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tüm okuyucularıma kocaman sevgiler! Sizi çok seviyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Jul 2025 13:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/07/ben-ekranlarin-petegiyim-alternatifim-yok-1753093433.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DAHA AZ KALABALIK, DAHA ÇOK BEN</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/daha-az-kalabalik-daha-cok-ben-25195</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/daha-az-kalabalik-daha-cok-ben-25195</guid>
                <description><![CDATA[Türk müziğinin sevilen sesi Elif Buse Doğan, yeni projesi “Aşk Başımda Bela” ile sadece şarkılarını değil, iç dünyasını da yeniden yorumluyor. Canlı kayıtlarla zenginleşen bu özel projede, sahne sıcaklığını stüdyoya taşıyan sanatçı, müziğe bakışını, değişimlerini ve sanat yolculuğunu Haber Caddesi’’nden Alper Ergez"e anlattı…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;KENDİ ŞARKILARINIZI YENİDEN YORUMLAMAK CESUR BİR ADIM. BU KARARI ALIRKEN, ELEŞTİRİLME KORKUSU YA DA ESKİ VERSİYONLARLA KIYASLANMA BASKISI HİSSETTİNİZ Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hissetmedim. Zaten eleştirmek isteyen her koşulda eleştiriyor, bunu engelleyemem... (Gülüyor)&nbsp;Ama fikrine güvendiğim biri bir şey söylediğinde mutlaka dikkate alırım. <strong>Canlı versiyonları dinleyicilerim uzun zamandır istiyordu, ben de onları kırmadım. Kendimle kıyaslanmaksa en sevdiğim şeylerden biri.</strong> Bu arada yeni versiyonları daha çok sevildi gibi görünüyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YENİ PROJEDE “SAHNE SICAKLIĞI” VURGUSU YAPIYORSUNUZ. SİZCE MÜZİKTE “FAZLA KUSURSUZLUK” DUYGUYU ÖLDÜRÜYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kesinlikle evet. Müzik bir duygu dili ve o duyguların içindeki ufak kusurlar bazen en büyük güzelliği barındırıyor. Sahnedeki doğallık stüdyoda kaybolabiliyor. Bu projede o sıcaklığı, o samimiyeti kayda taşıma derdimiz vardı.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“AKUSTİK RENKLER”LE NOSTALJİYE, ŞİMDİ İSE KENDİ RUHUNUZA YÖNELDİNİZ. ELİF BUSE DOĞAN’IN MÜZİKAL DEVRİMLERİ DÖNEM DÖNEM TEKRAR EDECEK Mİ? BU BİR KIRILMA NOKTASI MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Benim yolculuğum değişim ve gelişim üzerine kurulu. Her proje bir kırılma gibi ama aynı zamanda bir devam da… <strong>Müziğim, ruh halimin aynası. O an hangi şarkılar beni etkiliyorsa onları okuyup dinleyicimle buluşturuyorum</strong>. Bir sıralama ya da devrim hesabı yapmıyorum. Hislerimle ve gelişimimle ilerlemeye çalışıyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞARKILARINIZI CANLI ÇALMAYI TERCİH ETTİNİZ, AUTOTUNE VE YAPAY EFEKTLERLE SÜSLENEN GÜNÜMÜZ SOUND’LARINA KARŞI BİR DURUŞ MU BU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir duruştan ziyade bir tercih bu. Canlı çalmak daha riskli ve zahmetli ama aynı zamanda daha gerçek.<strong> Ben o gerçeklik duygusunu seviyorum</strong>. Müzik bir “an” işi benim için ve o anın ruhunu bozmadan aktarmak istiyorum. Ama autotune ve efektler de yeri geldiğinde şarkılara çok yakışabiliyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">DİJİTAL DÜNYADA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTEN SÖZ EDİYORSUNUZ. SOSYAL MEDYA TRENDLERİYLE DEĞİL, KALICILIKLA İLERLEMEYİ Mİ SEÇTİNİZ? BUGÜN POPÜLER OLMAK MI ÖNEMLİ, YOKSA ZAMANSIZ KALMAK MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Zamansızlık… Her zaman! Trendler gelip geçici. Benim derdim<strong> “bugün dinlensin” </strong>değil, “yıllar sonra da içe dokunsun.” Kalıcılığı arıyorum; kendi yolumda, kendi sesimde.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“AŞK BAŞIMDA BELA” GİBİ DUYGUSAL YOĞUNLUĞU YÜKSEK BİR PARÇAYI YENİDEN SESLENDİRMEK, O ŞARKIYLA KURDUĞUNUZ BAĞI DEĞİŞTİRDİ Mİ? KENDİNİZE YENİDEN Mİ ANLATTINIZ O ŞARKIYI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu şarkıyı ilk kez seslendiriyorum. Aslında tek başına bir single olacaktı ama projeyi zenginleştirmek istedik. Son bir yılda seslendirdiğim şarkıların canlı versiyonlarını da ekledik ve beş şarkıyla birlikte yayınladık. Hem projenin yeni şarkısı hem de adı<strong> “Aşk Başımda Bela” </strong>oldu. Daha önce seslendirdiğim diğer şarkıların yorumu zamanla olgunlaştı; bu da projeyi özel bir yere taşıdı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;PROJEDE SADELEŞMİŞ, İÇE DÖNÜK BİR RUH VAR. ELİF BUSE DOĞAN ARTIK İÇ SESİNİ DAHA ÇOK MU DİNLİYOR? BU DÖNÜŞÜM MÜZİĞİNİZE NASIL YANSIDI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, iç sesimi daha çok dinlemeyi öğrendim. Daha az kalabalık, daha çok ben… Bu da müziğime yansıdı. Daha sade ama daha yoğun bir anlatım çıktı ortaya.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SAHNE VE STÜDYO ELİF BUSE DOĞAN İÇİN NE İFADE EDİYOR? HANGİSİNDE DAHA GERÇEK, DAHA SAVUNMASIZ HİSSEDİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Sahne nefes almak gibi. Orada tüm duvarlar yıkılıyor. <em><strong>Ama stüdyoda da içe dönüyorsunuz; daha bir gerçeklik var. İkisinde de ayrı bir savunmasızlık hissi yaşıyorum.</strong></em> En çok kendim olduğum yer sahne, en çok kendimi keşfettiğim yer stüdyo.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;TÜRK MÜZİĞİNDE “YENİLİK” KAVRAMI SİZCE NE KADAR DOĞRU KULLANILIYOR? SİZCE GELENEKTEN KOPMADAN MODERN KALMAK MÜMKÜN MÜ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Bence en güzel yenilik, gelenekten beslenerek yapılan yenilik. Kopmadan, unutmadan… Benim müzikal anlayışım da bu: köklerimi unutmadan yeni dallar vermek. Yenilik bir reddetme değil, bir büyüme alanı olmalı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;BU PROJE BİR TÜR “KİŞİSEL ARINMA” GİBİ GÖRÜNÜYOR. ELİF BUSE DOĞAN İÇİN MÜZİK ARTIK SADECE DİNLEYİCİYE DEĞİL, KENDİNE DE Mİ ŞİFA?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Her zaman şifaydı aslında. Müzik benim için sadece anlatmak değil, iyileşmek de.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;DİJİTAL DÜNYADA ALGORİTMALAR VE SAYILAR ARASINDA SANATÇI RUHUNU KORUMAK ZORLAŞIYOR MU? SİZİN İÇİN “TIKLANMA” MI, “DOKUNMA” MI ÖNEMLİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dokunma. <strong>Binlerce tıklama yerine bir kişinin kalbine dokunmak çok daha kıymetli. </strong>Görünürlük elbette önemli ama içi doluysa anlam kazanıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BİR GÜN KENDİ HAYATINIZI ANLATAN BİR ALBÜM YAPACAK OLSANIZ, İLK ŞARKININ ADI NE OLURDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Olduğu Kadar.”</span></span></p>

<p><strong>Röportaj: Alper ERGEZ</strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Jul 2025 12:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/07/daha-az-kalabalik-daha-cok-ben-1752830447.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÜLKEMİN DOĞA GÜZELLİĞİNİ TANITMAK İSTİYORUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ulkemin-doga-guzelligini-tanitmak-istiyorum-25165</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ulkemin-doga-guzelligini-tanitmak-istiyorum-25165</guid>
                <description><![CDATA[Deyim yerindeyse 10 parmağında on marifeti olan çok yönlü bir sanatçı Tuğba Özay… Muhteşem güzelliğiyle podyum dünyasına ismini altın harflerle yazdırdı. Sonra oyunculuk, sunuculuk ve şarkıcılıkla da hedefi 12’den vurdu… Bir süre önce piyasaya sürdüğü  'Kafes' şarkısıyla müzik dünyasını kasıp kavuran Tuğba Özay, arkadaşımız Alper Ergez’e çalışmalarıyla ilgili konuştu. Haydi buyurun bu keyifli sohbete…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TUĞBA ÖZAY'IN "KAFES" KLİBİ, YAZ AYLARININ EN ÇOK KONUŞULAN KLİBİ OLMAYA MI GELİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>"Kafes"</strong> şarkısının enerjisi ve hissiyatı, coşkulu, canlı ve yazın enerjisini yansıtan bir hava ile tanımlanıyor. Şarkı, tınısı ve yorumuyla fıkır fıkır, cıvıl cıvıl bir atmosfer yaratıyor. Güneşin ve dansın enerjisini hissettiren bir parça olduğu belirtiliyor. Ayrıca,<strong> 90'ları andıran bir ezgisi de mevcut.&nbsp;</strong></span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>"Kafes"</strong> şarkısının sözleri bana aittir. Müziği ise<strong> İlkay Toktaş </strong>ile birlikte bestelenmiştir. Aranjörlük görevini de <strong>Saffet Ulcay</strong> üstlenmiştir. Herkes bu şarkıyla dans etmek isteyecek, herkesi bu kafesin içine alacağım ama bu kafes güzel bir kafes — bu kafes aşk kafesi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KINALIADA’DAKİ NOYA BEACH, "KAFES" KLİBİ İÇİN NEDEN ÖZEL OLARAK SEÇİLDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Adaları zaten çok seviyorum. Kınalıada'da en çok sevdiğim lokasyonlardan biri. Değerli dostum <strong>Yılmaz Budak </strong>beyefendi, Kınalıada'da bulunan<strong> Noya Beach</strong> ve <strong>Noya Köşk</strong> otellerinde ev sahipliği yaptı, bizlere kapılarını açtı. Yazın enerjisine uygun bir yerdi. <strong>Noya Beach</strong> ailesine teşekkür ediyorum.&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dış çekimleri tercih etmemin sebebi, <strong>stüdyo imkanlarımız olmasına rağmen dış mekanların güzelliklerini tanıtma arzumdur. Ülkemizin doğal güzelliklerini elimden geldiğince tanıtmaya gayret ediyorum.</strong></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ÖZAY’IN “BEBEĞİM DEDİĞİM BEBEĞİM” SÖZLERİYLE ANLATTIĞI BU ŞARKI, KARİYERİNDE YENİ BİR DÖNEMİN HABERCİSİ Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>"Kafes"</strong> şarkısı çıktığı günden beri özellikle çocuklar arasında çok sevildi. Eğlenceli yapısı ve yaz enerjisiyle ilgi çekiyor. Ancak ne yazık ki ülkedeki olumsuz olaylar bu eğlencenin önüne geçti. 1 Haziran’da yazın enerjisini vurgulamak istedik ama yaşanan acılar bu coşkuyu gölgeledi.&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yine de umutluyuz; şarkımız 1 ayda 1 milyona ulaştı, daha da ilerleyecek. PR çalışmalarımız, radyo bağlantılarımız ve röportajlarımız sürüyor. İnşallah daha çok kişiye ulaşacak, daha çok konser vereceğiz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;"KAFES", 90’LARIN MÜZİK RUHUNU GÜNÜMÜZE TAŞIYAN İDDİALI BİR DÖNÜŞ MÜ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kesinlikle. <strong>90'ların müziği, ezgisi ve kültürel atmosferi “Kafes”</strong>te hissediliyor. Bu dönem hem benim çocukluğuma hem gençliğime denk geldiği için çok özel. <strong>O yılların ruhu, şarkının melodisine ve duygusuna yansıdı.</strong> Bu kuşak gerçekten çok şanslıydı ve ben de o ruhu günümüze taşımaktan mutluluk duyuyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TUĞBA ÖZAY VE İLKAY TOKTAŞ’IN KADIN DAYANIŞMASI, MÜZİKTE NASIL BİR SİNERJİ YARATTI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>İlkay Toktaş </strong>ile 2008’den beri çalışıyorum. O benim için sadece bir besteci değil, bir müzik kurumu. Her gönderdiğim söz için harika bir beste ile geri döner.&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaza <strong>“Kafes”</strong> ile girdik, sonbahara da <strong>“Sen”</strong> adlı bir şarkıyla gireceğiz. Sözleri babama, müziği <strong>İlkay Toktaş’</strong>a ait. Belki de bu şarkıda bir düet sürprizi olabilir. <strong>İlkay</strong>’la kadın dayanışmamızla daha birçok güzel projeye imza atacağız inşallah.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YÖNETMEN ERKAN NAS VE FOTOĞRAFÇI BUSE TİRMAN İLE YILLARA DAYANAN İŞ BİRLİĞİ, "KAFES"İ NASIL BİR SEVİYEYE TAŞIDI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Erkan Naz i</strong>le 2010’dan beri çalışıyorum. Onun yaratıcı vizyonu ve disiplini benim için çok değerli. Birlikte birçok klip çektik ve ben de montajdan renge her şeye dahil oluyorum.<strong>&nbsp;</strong></span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Buse Tirman</strong> ise son 5 yıldır fotoğraflarımı çeken, kendimi rahatlıkla teslim ettiğim özel bir isim. Bu ikiliyle çalışmak bana güven veriyor. Ekibimle çok mutluyum; inşallah daha uzun yıllar birlikte üretmeye devam ederiz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ESTETİK GÖRÜNTÜLER VE GÜÇLÜ KOREOGRAFİLERLE DOLU KLİP, TUĞBA ÖZAY’IN SANATSAL EVRİMİNİ Mİ GÖSTERİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kesinlikle. Kostümden aksesuara, makyajdan saça kadar her detay titizlikle seçildi. Klipte iki oda dolusu kıyafet kullanıldı; biri <strong>Selma Oruç</strong>, diğeri <strong>Buse Tirman</strong> tarafından sağlandı.&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Nova Arsa</strong> ailesinin klibe katkısı da büyük oldu. Seyhan Müzik ailesine ve <strong>Bülent Seyhan</strong>’a da teşekkür ederim. Görselliğe büyük önem verdim çünkü sanatta ifade sadece sözle değil, görüntüyle de yapılır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TUĞBA ÖZAY’IN “BU YAZ HER YERDE 'KAFES' OLACAK” İDDİASI, MÜZİK LİSTELERİNİ ALT ÜST ETMEYE HAZIR BİR HİT’İN HABERCİSİ Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, bu şarkıya çok güveniyorum. Duygusal bir aşk şarkısı olmasına rağmen ritmik yapısı çok güçlü. İnsanları hem duygulandırıyor hem dans ettiriyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Şarkının pozitif enerjisiyle herkese mutluluk vermek istiyorum.</strong> Sözler ve ritim birleşerek dinleyiciyi etkiliyor. Herkesin bu yaz <strong>"Kafes" </strong>ile dans edeceğine inanıyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKURLARINA VE HAYRANLARINIZA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Haber Caddesi ailesini çok seviyorum. Yıllardır kalitenizden asla ödün vermiyorsunuz,</strong> istikrarlı haberciliğiniz için tebrik ederim. Okuyucularınıza sevgi ve selamlarımı gönderiyorum. Herkesi bu <strong>“Kafes'in”</strong> içine davet ediyorum çünkü bu kafeste aşk var, dans var, mutluluk var, pozitif enerji var.&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Umuyorum ki hep birlikte sadece bahar bahçenin olduğu günler yaşarız.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:18px">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 13 Jul 2025 14:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/07/ulkemin-doga-guzelligini-tanitmak-istiyorum-1752406155.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MEDYA VE SAHNE SANATI TAM ANLAMIYLA  DELİLİK İŞİ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/medya-ve-sahne-sanati-tam-anlamiyla-delilik-isi-25102</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/medya-ve-sahne-sanati-tam-anlamiyla-delilik-isi-25102</guid>
                <description><![CDATA[Bugüne kadar yapmış olduğu başarılı çalışmalarıyla isminden sıkça söz ettiren geçtiğimiz sezon BeyazTv’de ‘de ‘Söylemezsen Olmaz’ programıyla da büyük çıkış yakalayan Didem Delen, bir birinden güzel projeleriyle hedefi 12’den vurmaya hazırlanıyor. Hanımefendi kişiliği ve ekrandaki sempatikliğiyle milyonların gönlünde taht kuran güzel sunucu, çalışmaları ve yeni projeleriyle ilgili Alper Ergez’e dobra dobra konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SON DÖNEMDE HEM EKRANLARDA HEM SOSYAL MEDYADA OLDUKÇA AKTİFSİNİZ. BU İLGİNİN SİZİN İÇİN ANLAMI NEDİR?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Genelde hanımlar olmak üzere, evet. Influencer gibi sosyal medya hesabında her anını paylaşan biri değilim aslında. Ama merak edilen biri olduğumun farkındayım. Gizem her zaman daha çekicidir. <strong>“Her şeyini bildiğin kişiyi merak etmezsin.”</strong> demişti bir sanatçı büyüğüm; çok haklıydı ve hâlâ bir star. Adımın geçtiği herhangi bir haber, video ya da içerikte gelen etkileşim, reyting ve yorumlardan bu ilgiyi anlayabiliyorum. Bu durumu kullanarak sayısız haber yapılıyor. Ne yazık ki basında artık güvenilir ve doğru haber yapan çok az mecra kaldı. <strong>Elbette benim de özelim var ama bazı kişiler, aldıkları ekstra para ve kişisel yakınlıklara göre insan harcayabiliyor. </strong>Medya tetikçiliğine soyunan, algı oluşturan ve olmayan bir şeyi varmış gibi göstermeye çalışan insanlar arttı. Bu etik ve ahlak dışı bir tutum. Artık bu tarz insanlardan sektörün temizlenmesi gerekiyor. Herkeste empati, vicdan ve zekâ olmayabiliyor. Gördüğüne inanıyorlar, sorgulamadan yaftalıyorlar. Oysa bu iş onurla, şerefle yapılmalı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><em><strong>'Mesleğimi uzun yıllardır severek ve büyük emekle yapıyorum'</strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mesleğimi uzun yıllardır severek ve büyük emekle yapıyorum. <strong>Her gün sabahın erken saatlerinde hem iyi görünüp hem canlı yayın yapmak kolay değil.</strong> Bu, her yiğidin harcı değil. İyi bir televizyoncuyum, işime hâkim ve çalışkanım. Samimiyetimi izleyicime geçirdiğime inanıyorum. Disiplin, sağlam bir mental yapı ve soğukkanlılık şart. Her gün linç ve kötü yorumlarla karşılaşıyoruz. <strong>Instagram’ı aslında Facebook gibi kullanıyorum</strong>: haberler, anılar, dostlar, ailem ve sevenlerim var. Bir de gizlice pusuda bekleyenler... Onlar herkesten çok hayran :) Ne kadar çok konuşulursanız, o kadar yükselişe geçersiniz ve daha çok kazanırsınız. <strong>Sistem böyle işliyor medyada. Yayınlarda bazı kırmızı çizgileri korursanız, başarı kendiliğinden gelir.</strong> Son günlerde magazinle birlikte aktüel konulara da değiniyoruz. Bayrağımız, milletimiz, dini ve milli değerlerimiz benim için kırmızı çizgidir. Yayınlarda bu duruşu göstermek benim için bir prensip olmaya devam edecek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TELEVİZYON KARİYERİNİZDE SÖYLEMEZSEM OLMAZ VE BEYAZ MAGAZİN GİBİ ÇOK İZLENEN PROGRAMLARDA SUNUCULUK YAPTINIZ. BU DENEYİMLER SİZE NELER KATTI?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet. 3,5 sene TV100’de, ardından yaklaşık 5 senedir <strong>“Söylemezsem Olmaz”</strong> ve “<strong>Beyaz Magazin</strong>”de görev aldım. Zaten TV100’den transfer edildim. Fiilen 8 yılı aşkın süredir magazin dünyasının içindeyim. Bu kadar süre bu formata devam etmem, magazinin bana yapışmasına neden oldu. <strong>Eski izleyicilerim bilir ki, ben 22 yaşımda da program sunuyordum. </strong>Ancak o dönem sosyal medya yoktu, bu yüzden kimse tanımazdı. Magazin, televizyonculukta yapılacak en zor branşlardan biri. Aynı zamanda en çok linç edilen alan. Artık itibarı da kalmadı, çünkü sosyal medya hesaplarından yapılan kirli haberler yüzünden insanlar güvenini kaybetti. Bu mesleği hakkıyla yapmak için çevreniz, bilginiz ve sektör içinden olmanız gerekir. Ama şimdi herkes <strong>“duyum geldi”, “iddia var” </strong>diyerek konuşabiliyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><em><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">'Linç ya da iftiraya kadar gidebiliyor'</span></strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>“Formatı unutup kişiselleştiriyorsunuz</strong>” diyenlerin, aynı anda bize hakaret içerikli yorumlar yazdığını görüyoruz. Oysa onlar o koltuklarda otursaydı, tanımadıkları insanlara bunları yapıyorlarsa, tanıdıklarına neler yaparlardı? İnsanlar mutsuz. Özellikle kadınların hayatlarında anlatamadıkları mücadeleleri var. Bizim ise bunları yayında belli etme lüksümüz yok. Empati ve vicdan eksikliği, ülkemizdeki toplumsal sorunların temelinde yer alıyor. Yıllar önce bir TV programına katılmıştım, yapımcısı “Biraz tanınırsın” demişti. O zamanlar amatör oyunculuk gibiydi. <strong>Ama insanlar hâlâ 10 yıl önce yaşananları tekrar gündeme getiriyor</strong>. Oysa o zamandan bu yana birçok program sundum. Televizyon sektörü acımasız, özellikle yeni gelenlere karşı. Gerçekten<strong> “Kuş Uçuşu” </strong>dizisindeki sahneler birebir yaşanıyor. Magazinle sosyal medya iç içe geçti. Bazen reyting uğruna yapımcılar, belirli isimlerle ilgili maddi ya da manevi çıkarlarına göre içerik oluşturuyor. Moderatör olarak o an müdahale edemiyorsunuz ve ekranda biz göründüğümüz için tepki bize geliyor. Bu da linç ya da iftiralara kadar gidebiliyor. Bu yüzden magazin dünyasının kendini yenilemesi, sosyal medya içeriklerinden bağımsızlaşması gerekiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;İLETİŞİM VE HALKLA İLİŞKİLER ALANINDAN TELEVİZYONA GEÇİŞ SÜRECİNİZ NASIL GELİŞTİ? BU KARARI ALIRKEN SİZİ EN ÇOK NE MOTİVE ETTİ?</span></strong></span></p>

<p><em><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Çocukken oldukça içine kapanık biriydim. Okulda tahtaya kalkmaktan çekinirdim, konuşma yapamazdım</strong>. Annem bana <strong>“Git şu ablaya saati sor”</strong> dese, gidemezdim. Az ve öz konuşurdum. Ama içimde büyük bir hayal vardı. Belki fark edilmek, belki içimdeki gerçek "Didem"i ortaya koymak istedim. Bu mesleği seçmemin nedeni biraz da buydu. O küçük kız şimdi milyonlara konuşuyor. Fotoğraftan utanan ben, şimdi görsel bir iş yapıyorum. Belki de bu mesleği kendimi aşmak için seçtim. Ailem hukuk okumamı istiyordu. Bazen düşünüyorum,<strong> “Acaba onları mı dinleseydim?”</strong> diye. Çünkü hukuk ve siyasete özel bir ilgim var. Ama o zaman Didem Delen olmazdım. Kader, nasip böyleymiş. Alaylı da yapılabilir ama ben bilginin her alanda önemli olduğuna inanan biriyim. Beni motive eden en büyük güç ailem ve yakın dostlarımdı. Hep yanımda oldular, inandılar. Zamanla tecrübe kazanıyorsunuz ve ne yapmak istediğinizi daha net görüyorsunuz. Elbette doğuştan gelen bazı kabiliyetlerim vardı. Bu yetenekleri zaman içinde geliştirerek daha iyi bir noktaya taşıdığıma inanıyorum. Yeni sezonda farklı içeriklerle ekrana döndüğümde izleyicinin daha çok seveceğine eminim.</span></span></em></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;OYUNCULUK TARAFINDA DA PROJELERDE YER ALDINIZ. SUNUCULUK VE OYUNCULUK ARASINDA NASIL BİR DENGE KURUYORSUNUZ? HANGİSİ SİZİ DAHA ÇOK HEYECANLANDIRIYOR?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Radyoculukla başladım. Sonra dizi, film, seslendirme ve dublaj yaptım. </strong>Görünmeden konuşarak hem oyunculuğa hem sunuculuğa hazırlandım. Zamanla büyüyünce “Kamera arkasında kendini gösteremezsin, ekran önüne geçmelisin” dediler. Sunuculuğa başladım ve kendi kitlesini oluşturmuş programlar sundum. Sanat dünyasından birçok isimle orada tanıştım, hâlâ görüştüklerim var. Sunuculuk ve oyunculuk bağlantılı ama aynı anda zor yürüyen işler. Oyunculukta bir karakteri oynuyorsunuz; sevilirse seviliyorsunuz. Sunuculukta ise kendinizsiniz. Daha fazla ciddiyet gerektiriyor. Ben tercihen sunuculuğu seçtim. Ama içime sinen bir rol gelirse oyunculuk yapmaktan da çekinmem. Yüzüm, ses tonum, diksiyonum var; bu yüzden<strong> “Neden oyunculuk yapmıyorsun?” </strong>dediler. Ben de konservatuvar eğitimi aldım. Sadri Alışık Konservatuvarı'ndan mezunum. Sonrasında sinema ve dizi projeleri geldi. Set ortamı çok keyifli ama çok zor. Haftanın 5-6 günü, gece geç saatlere kadar çalışıyorsunuz. Sunuculuk ise daha planlı bir mesai. Yayın bitince çıkıyorsunuz ama habercilik 24 saat devam ediyor. Gelişmeleri yakından takip etmeniz gerekiyor. İkisinden de keyif alıyorum. Ama işin sonunda benim için başarı önemli. İzleniyorsa, etkili oluyorsa, iz bırakıyorsa mutlu olurum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SOSYAL MEDYADA CİDDİ BİR TAKİPÇİ KİTLENİZ VAR. BU MECRAYI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? DİJİTAL DÜNYA İLE TELEVİZYONCULUK ARASINDAKİ FARKLAR SİZE GÖRE NELER?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, bu beni gerçekten çok mutlu ediyor. Kemikleşmiş, sevgiyle bağlı bir kitle var. Beni ailesinden biri gibi gören, sahip çıkan ve koruyan insanlar...<strong> Böyle bir dönemde, linç kültürünün hakim olduğu, sevgisizliğin arttığı bir toplumda, koşulsuz seven güzel kalpli insanlar görmek beni motive ediyor.&nbsp;</strong>Dünya üzerinde herkesin sevdiği bir insan yok. Herkesin seveni de var, sevmeyeni de. Ne iş yaparsanız yapın, kötü niyetli olanlar hep var. Ama ben kötüleri yok saymayı öğrendim. Değer veren, yapıcı ve samimi insanlarla iletişim kurmayı tercih ediyorum. Kaosla beslenen, kötülükte sınır tanımayan insanlar var. Onların baktığı kırık aynadan kendime bakmam. Çünkü ben değerliyim; hem kendim, hem ailem, hem de sevenlerim için bu yeterli. Bazı insanlar övgüyle yaklaşırken, sonra sırf bir habere yorum yazmak için hakaret edebiliyor. Çünkü kıskanıyorlar. Bunu bildiğinizde yapmanız gereken tek şey: harika olmaya devam etmek ve işinize bakmak. TV ile dijital artık iç içe geçti. Birbirini besliyor. Ama televizyon tarafında yıllardır aynı yüzler, aynı formatlar hâkim. Eskiden çok daha eğlenceliydi. Artık akşam saatleri tamamen dizi kuşağına ayrıldı, gece şovları veya müzik programları yok denecek kadar az. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong>'Ben televizyon izlemiyorum artık'</strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Ben televizyon izlemiyorum artık, dijital içerikleri takip ediyorum</strong>. Ama sevdiğim yayıncılar, içerik üreticileri var. Sosyal medyada genelde YouTube ve X (eski Twitter) üzerinden haberleri ve gündemi takip ediyorum. Yapay zekâ ve dijital gelişmelerle de çok ilgiliyim. ChatGPT bu anlamda en büyük destekçim, çünkü hayat çok yorucu ve bazen insan tıkanıyor. Danışmak, analiz almak büyük kolaylık sağlıyor. İleride yapay zekânın medya sektörünü büyük ölçüde etkileyeceğini düşünüyorum. Hatta haber sunan robotlara kadar ilerleyecek bu süreç. Ama şu unutulmamalı: İzleyici televizyonda hâlâ samimiyet arıyor, kendinden bir şey görmek istiyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YENİ BİR PROJE HAZIRLIĞINDA OLDUĞUNUZU ÖĞRENDİK. BU PROJEYLE İLGİLİ İPUÇLARI VEREBİLİR MİSİNİZ? İZLEYİCİYİ NASIL BİR İÇERİK BEKLİYOR?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, şu an bir tatil ve hazırlık sürecindeyim. Çok uzun zamandır aralıksız çalıştım. Şimdi ilk defa gerçekten dinleniyorum. Ama aynı zamanda yeni sezona hazırlanıyorum. <strong>Magazinden biraz soğumadım desem yalan olur</strong>. Dışarıdan bakınca her şey çok kirli ve negatif gelmeye başladı. Ağızların tadı kaçtı. Bu yüzden yeni projede bambaşka içerikler, konuklar ve temalar olacak. Hem televizyonda hem podcast platformlarında yayın yapacağım. Paralel formatta ama farklı açılardan ele alınan yayınlar olacak. Bu kez daha farklı bir Didem göreceksiniz. Daha samimi, daha bilgi içerikli, daha derin... Ama mizah da olacak elbette, çünkü onsuz olmaz. Yayınların merkezinde doğruluk, duruş ve netlik olacak. Eylül ortası ya da sonu gibi başlamayı planlıyorum. Kısmetse çok yakında izleyiciyle buluşacağım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HEM TELEVİZYON HEM DİJİTAL MECRALARDA ÜRETKEN BİR İSİM OLARAK, GELECEĞE DAİR HAYAL ETTİĞİNİZ BİR PROJE VEYA HEDEF VAR MI?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu meslek tutku olmadan yapılacak bir iş değil. Medya ve sahne sanatları tam anlamıyla<strong> “delilik işi.”</strong> Ait hissetmeden, gerçekten sevmiyorsanız başarıyı yakalayamazsınız. Benim de hedeflerim hep oldu ve hâlâ var. Hedef koymak sizi ileri taşır. Bazı insanlar şanslı olabilir ama benim hayatımda hiçbir şey kolay olmadı. Her şeyi çabalayarak ve hak ederek elde ettim. Bu yüzden geldiğim noktayı çok kıymetli buluyorum. Kimsenin lafıyla hareket etmem. Kendi bildiğimi okurum. Geriye bakmam; çünkü dikiz aynasına bakarak yola devam edemezsiniz. Hem özel hayatta hem işte hep ileriye bakmak gerek. Mutluluğunuz başkalarının davranışlarına bağlıysa, hayatınız başkalarının insafına kalır. Bu yüzden son zamanlarda bencil olmayı da öğrendim. Kendim için yaşamaya başladım. Güncel konulara, özellikle siyasi iletişime ve tarihe olan ilgim son dönemde çok arttı. Bu alanda ciddi bilgi birikimim oluştu. Artık bu yönümü daha çok göstermek, bu alanda üretmek istiyorum. Magazin çevresinin dışına çıkarak dünya siyasetini, uluslararası gündemleri, Türk siyasal tarihini konuşmayı seviyorum. Bu konularda çok yetenekli, vizyon sahibi insanlarla tanıştım. Onlarla sohbet etmek beni heyecanlandırıyor. Gelecekte daha çok topluma dokunan, bilgi veren, yön gösteren bir formatta içerikler üretmek istiyorum. Çünkü bana göre gerçek başarı, başkalarının ışığı olabilmektir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj:Alper ERGEZ</span></strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Jul 2025 16:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/07/medya-ve-sahne-sanati-tam-anlamiyla-delilik-isi-1751635459.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MÜHENDİSLİK BENİM İSTANBUL&#039;A GELME BİLETİMDİ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/muhendislik-benim-istanbula-gelme-biletimdi-25068</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/muhendislik-benim-istanbula-gelme-biletimdi-25068</guid>
                <description><![CDATA[O müzik dünyasının birçok ünlü ismine şarkı veren bir müzisyen… Öyle ki onun şarkısını okuyan sanatçılar müzik listelerinin zirvesine oturdu… Gençlik yıllarında Lara’ya sahnede uzun süre vokal yaptı Murat Güneş… Sonra müzik dünyasına ismini altın harflerle yazdırmayı bildi. Güneş, dününü, bugününü Alper Ergez’e anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"YADİGÂR" GİBİ BİR ŞARKIYI 17 YIL SONRA LARA İLE YENİDEN SESLENDİRMEK NASIL BİR DUYGUYDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Lara</strong>, hem çok sevdiğim bir şarkıcı hem de uzun yıllardır dostum. Yadigâr, zamanında klipsiz kalmış ama bilenin çok sevdiği, niş bir dinleyici kitlesine sahip bir şarkıydı.<strong> 17 yıl sonra bu parçayı yeniden seslendirmek,</strong> bilenler için nostaljik bir soluk; bilmeyenler içinse <strong>“Bakın, zamanında böyle bir şarkımız vardı”</strong> heyecanıyla gerçekleşti. Bu projede beni en çok heyecanlandıran şey, geçmişle bugünü buluşturmak oldu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“BENİM KALEM” ALBÜMÜNDE ESKİ ŞARKILARINIZI YENİDEN YORUMLARKEN NELERE DİKKAT ETTİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında bugünün müzikal ruhunu yakalamak gibi bir kaygım olmadı. Amacım, zaten sevilen ve bilinen şarkıların, bu kez kendi sesimden ve akustik haliyle dinleyiciye ulaşmasıydı. <strong>Bu kayıtlarla, şarkıların yazarının da ben olduğunun altını çizmek istedim.</strong></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;LARA İLE İLK KEZ BİR ŞARKIDA DÜET YAPMANIZ NASIL GELİŞTİ? KİMYANIZ ŞARKIYA NASIL YANSIDI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu aslında bizim ilk müzikal birlikteliğimiz değil. Gençlik yıllarımda <strong>Lara</strong>’ya sahnede uzun süre vokal yapmıştım. <strong>Bu projede tekrar yollarımız kesişti.</strong> Repertuvarı oluştururken neyi seslendireceğime karar veremiyordum, çok sevdiğim dostum <strong>Ahmet Kamil Taşkın</strong> imdadıma yetişti. Onun fikirleriyle şekillendirdik listeyi ve Yadigâr da böylece dahil oldu. Sözlerini benim yazdığım İhanetin Bekçisi’ni de birlikte söylemek istiyoruz ama bestesi Arap — döviz kurları nedeniyle şimdilik erteledik. Bu arada, yabancı cover’ların neden azaldığını merak edenler için de cevap burada saklı :)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SIFIR ŞARKILARDAN OLUŞAN ALBÜM İLE AKUSTİK SERİ ARASINDA NASIL BİR DENGE KURUYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Ben her zaman "yeniden" üretime inanan bir müzisyen oldum</strong>. Akustik serideki hedefim, yazarı ben olan şarkıları, sade ve samimi bir şekilde yeniden yorumlamaktı. Ama sıfırdan üretilmiş yepyeni şarkılarla dinleyiciyle ilk kez buluşmak çok daha heyecan verici.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;KLİPTEKİ DİKİŞ MAKİNESİ SEMBOLİKTİ. ŞARKI YAZARLIĞINIZI “KİŞİYE ÖZEL ŞARKI DİKMEK” GİBİ DÜŞÜNÜRSEK, BU SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bunu fark etmiş olmanız beni çok mutlu etti. Elbette kendiliğinden akan şarkılarım da var ama ben özel üretimin gücüne daha çok inanıyorum. Tıpkı bir terzi gibi, her şarkıcının ruhuna, sesine en uygun şarkıyı <strong>“dikmek” </strong>başarıya da daha çok yaklaştırıyor. Bu yaklaşımın somut örnekleri çok:</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Berkay – Yaz, İkilem – Aç Bu Şarkıyı, Merve Özbey – Kaptan,</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kenan Doğulu – Hezarfen, Ajda Pekkan – Ayrılık Ateşi,</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hande Ünsal – Lovelandım ve Kayıp Parça gibi…</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;İTÜ MADEN MÜHENDİSLİĞİ’NDEN KONSERVATUVAR VE TİYATROYA… BU GEÇMİŞ MÜZİKAL YOLCULUĞUNUZA NASIL YANSIDI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Mühendislik benim İstanbul’a geliş biletimdi aslında. Okuduğum bölüm üzerine çalışmayı hiç düşünmedim. Üniversite hayatı ve mühendisliğin kazandırdığı analitik düşünme şekli elbette müziğime ve hayatıma katkı sağladı. <strong>Master programına ise tamamen askere biraz daha geç gidebilmek için yazılmıştım. :) </strong>Aynı dönemde konservatuvarı kazanmak ve oyunculuk dersleri almak çok daha anlamlıydı benim için.<strong> Sanatın her alanına büyük bir ilgim var; tiyatro, edebiyat, sinema</strong>… Bunlar beni besliyor, içimi dolduruyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">AJDA PEKKAN’DAN KENAN DOĞULU’YA, ZERRİN ÖZER’DEN SERDAR ORTAÇ’A… DEV İSİMLERE ŞARKILAR VERDİNİZ. KENDİ SESİNİZLE SÖYLEMEK NASIL BİR HİS?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu bir meydan okuma değil. Zaten çalıştığım tüm sanatçılar kendilerini kanıtlamış, halkın gönlünde yer etmiş isimler. Eskiden CD kartonetlerinde kim, hangi şarkıyı yazmış görmek mümkündü. Şimdi böyle bir imkan yok. O yüzden sürekli<strong> “Bu şarkıyı da mı sen yazdın?”</strong> gibi sorular alıyorum. Bu akustik seriyi de biraz bu yüzden yaptım: Şarkıların yazarını tanısın insanlar.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“SEN İSTANBUL’SUN” GİBİ COVER’LAR KARİYERİNİZDE NASIL BİR ETKİ YARATTI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu şarkılar zaten benim kariyerimi inşa etti. O yüzden yeniden söylemem bir dönüm noktası sayılmaz ama elbette kıymetliler. Mesela Sen İstanbul’sun, geçtiğimiz aylarda <strong>Almanya</strong> O Ses Çocuklar’da 15 yaşındaki Tuana tarafından söylendi ve yeniden listelere girdi. Ya da Baboş, yıllar önce <strong>Oktay Gürtürk</strong>’e vermiştim; bu yıl İnci Taneleri dizisinde <strong>Yılmaz Erdoğan</strong>’ın seslendirmesiyle tekrar gündeme geldi. Şarkının 10 yıl sonra bir haftada 1 milyon izlenmesi bunun en güzel örneği.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;DİZİ MÜZİKLERİNDEN POP HİTLERE… ŞARKILARINIZI YAZARKEN NEYİ HAYAL EDİYORSUNUZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Müzik, hayatta beni en çok heyecanlandıran şey. Şarkılarım her zaman birebir bir kişiye yazılmış olmuyor. Tabii ki ilişkilerime, sevdiklerime yazdıklarım da var, olacak da. Mesela yeğenim Umay için yazdığım bir şarkı var. Üzerinden ne kadar zaman geçse de hâlâ gözlerim dolmadan söyleyemiyorum. Ağlamadan söylemeyi başarırsam bir gün kaydedip paylaşacağım inşallah. Hayatın kendisi beni yeterince besliyor zaten. Bu yüzden şehrin ortasında, İstanbul gibi büyülü bir şehirde yaşamayı seviyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;SON OLARAK SİZİ SEVENLERE VE HABER CADDESİ OKUYUCULARINA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Zor bir dönemde müzik yapıyoruz. Ben de birçok şarkıcı arkadaşım gibi her şeyi kendi imkanlarımla yapıyor, şarkılarımı kendi kanalımda yayınlıyorum. Bu yüzden gelen her yorum, her beğeni çok kıymetli. Yakında arka arkaya yeni düetlerim geliyor. Bunlardan birini ilk kez buradan söylemek isterim: Bu yaz çok sevdiğim Aynur Aydın’la birlikte hazırladığımız yeni bir şarkı geliyor. Aranjör koltuğunda ise yeni neslin özel isimlerinden <strong>Esad Fidan</strong> var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><em><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Haber Caddesi </strong>okuyucularına şarkılarımı dinledikten sonra bir yorum ve beğeni bırakırlarsa çok sevinirim. Çünkü hepsine birebir ben cevap veriyorum.&nbsp;Sevgilerimle…</span></em></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri, sans-serif">RÖPORTAJ: Alper ERGEZ</span></strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Jun 2025 15:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/06/muhendislik-benim-istanbula-gelme-biletimdi-1751199947.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HER AÇIDAN BİRBİRİMİZİ DESTEKLİYOR, KORUYUP KOLLUYORUZ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/her-acidan-birbirimizi-destekliyor-koruyup-kolluyoruz-25013</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/her-acidan-birbirimizi-destekliyor-koruyup-kolluyoruz-25013</guid>
                <description><![CDATA[Müzik ve dans sahnesinde adından sıkça söz ettiren Melih Jön, enerjik performansları ve başarılı DJ setleriyle dikkatleri üzerine çekiyor. Son dönemde özellikle Simge’nin “Önümüz Yaz” klibindeki dans performansıyla büyük beğeni toplayan Melih Jön, Türkiye ve yurt dışında sahne aldığı ünlü mekânlarla müzik kariyerinde önemli bir yer edindi. Ünlü sanatçı İrem Derici ile yaşadığı aşkla da magazin gündeminden düşmeyen Jön, Alper Ergez’de dobra dobra konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MELİH JÖN’ÜN SİMGE’NİN “ÖNÜMÜZ YAZ” KLİBİNDEKİ PERFORMANSI, KARİYERİNDE NE TÜR BİR KIRILMA NOKTASI YARATMIŞTIR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Önümüz Yaz projesi görünürlüğüm açısından önemli bir projeydi ve tüm yılı yükselişini sürdüren bir hit oldu. Yılın hit’i desek abartmış olmayız sanırım. Klip sonrası Simge ile Harbiye sahnesinde yaptığımız performans ile de popülerlik anlamında ciddi gelişmeler yaşandı elbette. Melih kişisinin öne çıkması anlamında tam bir kırılma noktası olduğunu söyleyebilirim bu projenin.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İREM DERİCİ İLE MELİH JÖN ARASINDAKİ YAKINLAŞMA, MÜZİK DÜNYASINDA NASIL YANKI BULDU VE BU DURUM KARİYERLERİNİ NASIL ETKİLEYEBİLİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>İrem</strong> ile olan ilişkimiz müzik dünyasında nasıl bir yankı uyandırdı bilmiyorum ama birbirimize çok iyi geldiğimizi söyleyebilirim. <em><strong>İki becerikli insanın birbirine katabileceği her şeyi birbirimize vermekten çekinmiyoruz.</strong></em> Bu bazen göz önünde oluyor bazen de kendi iç dünyamızda. Her açıdan birbirimizi destekliyor, koruyup-kolluyoruz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MELİH JÖN’ÜN DANS VE DJ’LİK PERFORMANSLARINI BİRLEŞTİRMESİ SAHNE DÜNYASINDA NEDEN FARKLI VE DİKKAT ÇEKİCİ BULUNUYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Uzun süredir kamera önü ya da sahnede bulunan birisi olarak dans ve DJ performansının birleşmesi durumuna daha sakin bir yerden bakıyorum. <em><strong>Sahnede büyük hareketler yapmaktansa hissettiğim yönde davranışlar sergiliyorum</strong></em>. Bunun seyirci ile buluştuğu anda yarattığı enerjinin cevabının tamamı bende olmasa bile, insanlara sunduğum şeyden ve bana geri bildirimlerinden çok mutluyum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İSTANBUL VE AVRUPA’NIN EN PRESTİJLİ SAHNELERİNDE SAHNE ALMAK, MELİH JÖN’ÜN MÜZİK KARİYERİNİ HANGİ AÇILARDAN GÜÇLENDİRDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaptığınız sanatı gösterebilecek ve buna da destek olacak sahnelerde bulunmak çok kıymetli elbette. Hiçbir sahnem bir öncekiyle aynı olmuyor. Ne olursa olsun her an geliştiğimi ve durmadan yoluma devam ettiğimi hissediyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MELİH JÖN’ÜN 10 YIL DANS EĞİTİMİ ALIP SONRASINDA DJ’LİĞE GEÇİŞ YAPMASI KARİYER STRATEJİSİ AÇISINDAN NASIL DEĞERLENDİRİLEBİLİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dansa 2013 yılında başladıktan sonra ilk profesyonel projemi 2016 yılında gerçekleştirdim. Sonrasındaki 6 yıl boyunca kariyerimi yukarı çıkarmak için tabii ki çok çalıştım. <em><strong>2022 yılında bireysel bir yol çizmek ve merkez sahneyi kendime almak istedim, bu durumu da DJ olarak gerçekleştirebileceğime inandım.</strong></em> Nitekim bugün bulunduğum yerdeyim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İREM DERİCİ’NİN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI, MELİH JÖN İLE OLAN İLİŞKİSİNE DAİR HANGİ SPEKÜLASYONLARI DOĞURDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İnsanlar tabii ki konuşuyor. Bazılarını görüyorsunuz ve nasıl reaksiyon göstereceğinizi deneyimliyorsunuz. İğneleyici ya da hakaret bazlı şeylerle karşılaşmak bazen rahatsız etse de tepki göstermemeye dikkat ediyorum.<strong> İrem,&nbsp;</strong>sosyal mecralarda her zaman çok aktif olmuş biri, kendi adıma aynı şeyi söyleyemeyeceğim. <strong>İşim dışında pek fazla sosyal mecralarda aktif olmadığımı rahatça gözlemleyebiliriz. </strong>O yüzden <strong>“spekülasyon” </strong>adı altında bir hissiyatım olmadı. İkimiz de kendimiz olarak var olabiliyoruz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MELİH JÖN’ÜN MÜZİK PRODÜKTÖRLÜĞÜ VE DJ’LİĞİ, ELEKTRONİK MÜZİK SAHNESİNE NASIL YENİ BİR SOLUK GETİRDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kendimi<strong> “elektronik müzik”</strong> sahnesi yapan birisi olarak adlandıramam. Kendi yaptığım remix parçaları çalıyor olmak çok keyifli bir durum. Sahne performansım yaklaşık 2 saat sürüyor ve bu 2 saat içerisinde insanları <em><strong>80’lerden 90’lara, 00’lerden günümüze kadar sürüklüyorum.</strong></em> Sergilediğim performansın kendine has bir akışı ve seyirciyle iletişimi var. Bu açıdan değerlendirebiliriz çünkü Türkçe–Yabancı fark etmeksizin seyircinin keyif alacağı bir gece yaşatmaya çalışıyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MELİH JÖN’ÜN YENİ PROJELERİ MÜZİK DÜNYASINDA NASIL BİR ETKİ YARATABİLİR VE ONUN KARİYERİNDE HANGİ KAPILARI AÇABİLİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dünya müziğini yakından takip eden birisiyim. Çok fazla müzik türü ve tat bulunuyor. Geçen sene yayınladığım <strong>“Melih Jön - Doktor”</strong> Remix’i bahsettiğim konuyu açıklayan bir iş oldu. Brezilya ritminin ülkemizde klasik olmuş bir şarkıyla birleştirmek keyifliydi. Ülkemizde pek yaygın olmayan müzik tarzlarıyla dinleyicileri buluşturacağım. Getirisini hep birlikte görüyor olacağız.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Jun 2025 11:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/06/her-acidan-birbirimizi-destekliyor-koruyup-kolluyoruz-1750667636.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AŞKI ÖZLEDİM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/aski-ozledim-24983</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/aski-ozledim-24983</guid>
                <description><![CDATA[BUGÜNE kadar yaptığı her şarkısıyla müzik listelerini zorladı… Kendine has yorumuyla  dinleyenlerinin gönlünde taht kurdu Betül Demir… ‘Uykumda Bile’isimli şarkısıyla yine büyük çıkış yakalayan sanatçı, ‘Pozitif bir aşk şarkısı çünkü. Gerçek aşkı bulmuş ve bunun tatlı sarhoşluğunu yaşayan iki âşığın hikayesi. Tabii ki böyle hisseden çiftlerin düğün şarkıları olacağı kesin’diyor. Türk pop müziğinin son dönemdeki güçlü yorumcularından Betül Demir yeni albümü "Uykumda Bile" i ve müzik projelerini Alper Ergez’e anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BETÜL DEMİR, 'UYKUMDA BİLE' ŞARKISI İLE SADECE DİNLEYİCİLERİ DEĞİL, KENDİ HAYATINI DA DEĞİŞTİRECEK BİR MESAJ VERİYOR. ŞARKININ ONUN İÇİN BU KADAR ÖZEL OLMASININ SEBEBİ NEDİR?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Sude ve Emirhan sana çok tatlı bir şarkı yaptık henüz sözleri yok ama dinle dediklerinde hissettim. İlk melodiyi duyar duymaz tüm hikayem film gibi canlandı bir anda. Daha sözleri yokken, <em><strong>'Hadi artık aşka hazırsın' diyen bir şarkıydı zaten. Ceren Gündoğdu sözlerini yolladığında hissettiğimin ne kadar doğru olduğunu anlamış oldum."</strong></em></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;"TAM BİR DÜĞÜN ŞARKISI" OLARAK TANIMLANAN 'UYKUMDA BİLE', SİZCE DÜĞÜNLERİN VAZGEÇİLMEZLERİNDEN BİRİ OLMAYA ADAY MI? NEDEN?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Pozitif bir aşk şarkısı çünkü. Gerçek aşkı bulmuş ve bunun tatlı sarhoşluğunu yaşayan iki âşığın hikayesi. Tabii ki böyle hisseden çiftlerin düğün şarkıları olacağı kesin. :)"</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞARKININ SÖZLERİNDE VE MELODİSİNDE AŞKIN HANGİ YÖNLERİ ÖN PLANA ÇIKIYOR? DİNLEYİCİLERE NASIL BİR HİS VERMESİ HEDEFLENMİŞ OLABİLİR?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"O kadar sıkıldık ki acıtan, daha da aşktan umut kestiren şarkılardan... Zaten sosyal medya mutsuzlar ordusu gibi. Halbuki aşk; insanı hayata bağlayan çok yüce bir duygu. Ve sürekli yanlış yerlerde aramakla meşgulüz. Mesajımız net bu şarkıda: Sakın aramayın! Zaten siz hazır olduğunuzda, en gerçek haliyle hayatınızı değiştirecek ve her şeye yeni baştan başlamanın dayanılmaz hafifliğini yaşamak mümkün."</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BETÜL DEMİR'İN "AŞKI MANİFESTLİYORUM" AÇIKLAMASI, POZİTİF DÜŞÜNCENİN MÜZİĞE ETKİLERİNİ NASIL YANSITIYOR?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><em>"Aşkı özledim, o halde güne uyanmayı. Ve ben bu şarkıyı duyduğum günden beri içim kıpır kıpır.</em></strong> O yüzden müziğin pozitif düşüncelere etkisi var bence. Melodi böyle hissettirmese, Ceren daha damardan sözler de yazabilirdi."</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">EMRAH TARIM YÖNETMENLİĞİNDEKİ KLİP, İSTANBUL'UN HANGİ ATMOSFERİNİ YANSITARAK BU ŞARKIYA RUH KATIYOR OLABİLİR?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Bu şarkıda, nereye giderse gitsin, içi aşkla dolmuş kalbini götüren bir kadın var. S<strong>tüdyoda çektik ve çekimler boyunca 70 ve 80'lerdeki</strong> ışık-duygu atmosferine dikkat ettik."</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">'UYKUMDA BİLE' GİBİ BİR ŞARKININ TÜRK POP MÜZİĞİ İÇİN NASIL BİR YENİLİK VEYA FARKLILIK SUNDUĞUNU DÜŞÜNÜYORSUNUZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Şarkının aranjörü aynı zamanda bestecilerinden biri de <strong>Emirhan Cengiz. Emirhan,</strong> 70’ler ve 80’ler soundunu günümüz anlayışıyla öyle güzel entegre etti ki dinlediğiniz anda hem buradasınız hem de zaman kapsülünde gibi hissediyor herkes. O yıllardaki saf duyguları bugüne müzikle işlemek çok keyifli."</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BETÜL DEMİR'İN DİNLEYİCİLERE BU ŞARKIYLA VERDİĞİ EN GÜÇLÜ MESAJ SİZCE NEDİR? ŞARKIYI DİĞERLERİNDEN AYIRAN O "ÖZEL DOKUNUŞ" NE OLABİLİR?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Hepimiz kalbimizi koyduk bu projeye. Samimiyetinin insanları hemen yakalaması tesadüf değil. Sözü, müziği, aranjesiyle müthiş bir uyum hakim. Ben de sesimle, kalbimle dokundum şarkıya. Ve yönetmenimiz<strong> Emrah Tarım'</strong>da görsel olarak son noktayı koydu."</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SON OLARAK RÖPORTAJIMIZA ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SEVENLERİNİZE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Ben teşekkür ederim. Okurlarınıza ve kıymetli dinleyicilerime, uykumuzda bile böylesi sevileceğimiz bir aşk diliyorum."</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Jun 2025 10:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/06/aski-ozledim-1750231998.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SÜTLÜ KAHVE, YARIM KALMIŞ BİR ŞARKININ TAMAMLANMASIYDI</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sutlu-kahve-yarim-kalmis-bir-sarkinin-tamamlanmasiydi-24961</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sutlu-kahve-yarim-kalmis-bir-sarkinin-tamamlanmasiydi-24961</guid>
                <description><![CDATA[TV’deki programlarına pop müziği sevenlerini kitledi. Başarılı sunumu, esprileriyle gönüllerde taht kurdu adeta… Kral TV ekranlarında bembeyaz yüzü, çekik gözleri kimi zaman neşeli kimi zaman da buğulu sesiyle şiirler okuyan genç. VJ Bülent, 1995 yılında Kral TV'ye çıktığında insanları tarzıyla ekranların vaz geçilmez isimleri arasına girmeyi başardı. Uzun bir aradan sonra sanat dünyasına muhteşem bir dönüş yapan VJ Bülent,Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">UZUN BİR ARADAN SONRA GERİ DÖNDÜNÜZ; "SÜTLÜ KAHVE" SİZİN İÇİN BİR "YENİ BAŞLANGIÇ" MI YOKSA "YARIM KALAN BİR HİKÂYENİN DEVAMI" MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İçimi okudunuz resmen... Evet, bu gerçekten yarım kalmış bir şarkının tamamlanmasıydı. Şarkıyı çok önceden kaydetmiştik ama aranjeyi beğenmedik. Daha sonra üzerinde oynadık; <strong>Yıldız</strong>’ın vokallerini derinlik katacak şekilde yeniden kaydettik. Hatta şarkının sonuna onun “la la la” vokallerini de ekledik. Zamanla daha da içimize sindi. Ancak araya hayat girdi... İstanbul’dan taşındım, sonra annemi kaybettim. Bu kayıplarla hayata küstüm, şarkıyı unuttum. Ta ki kadim dostum Murat Güneş beni yeniden harekete geçirene kadar... <strong>O bana hem şarkıyı hem hayatı hatırlattı.</strong> “Sütlü Kahve” onun eseridir zaten. O olmasaydı bu geri dönüş olmazdı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YILDIZ TİLBE GİBİ DEV BİR İSMİN VOKAL DESTEĞİNİ ALMAK NASIL BİR HİS YARATTI? BU İŞ BİRLİĞİ NASIL ORTAYA ÇIKTI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">O bir mucizeydi! Yıldız Tilbe bu şarkıya vokal yapmasa, bu şarkı böyle yürümezdi. Vokaliyle şarkımı gerçekten uçurdu. Fikri yine Murat ortaya attı, ben de şansımı denedim. Rica ettim ve... Yıldız kabul etti! Kar, kış demeden geldi, hiçbir şey talep etmeden, sabırla üç kez vokal kaydı yaptı.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gece 01:00’de stüdyoda buluştuk, sabah 06:00’da ayrıldık. Rüya gibiydi. <strong>Biz Yıldız’la çok eski dostuz.</strong> Ailesini tanırım, sofralarına oturmuşluğum vardır. Onlara büyük saygı ve sevgim var. Yıldız benim için sadece bir sanatçı değil, bir gönül dostu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"SÜTLÜ KAHVE"NİN DUYGUSAL MELODİSİ KENDİ HAYATINIZDAN İZLER TAŞIYOR MU? BİZE ŞARKININ SİZİN İÇİN ÖZEL ANLAMINI ANLATIR MISINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şarkının yaratıcısı<strong> Murat Güneş</strong>... <strong>Zerrin Özer, Gökhan Türkmen, Hadise, Yaşar </strong>gibi pek çok sanatçıya şarkılar vermiş usta bir isim. Ve iyi bir terzidir, kime ne yakışır iyi bilir. Bu şarkı da tam bana göreydi. Daha önceki çıkış parçam <strong>“Candamarımsın”</strong> da ona aitti. Bu iki şarkı da ruhumu yansıtan, beni anlatan eserler. “<strong>Sütlü Kahve”</strong> tam anlamıyla benim şarkım. Daha iyisi olamazdı benim için. Okuduğum için çok şanslıyım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ÖNCEKİ HİTLERİNİZ "CANDAMARIMSIN" VE "ZURNA"DAN SONRA, SİZCE "SÜTLÜ KAHVE"NİN MÜZİK KARİYERİNİZDEKİ YERİ NE OLACAK?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Zurna” hızlı ve eğlenceliydi, çok yakıştı bana. <strong>“Candamarımsın” </strong>ise duygusal tarafımı ortaya çıkardı. Bu iki şarkıyla hem eğlenceli hem duygusal yönümü gösterebildim. Sunuculuktan şarkıcılığa geçişimi bu iki şarkıyla tamamladım. “Sütlü Kahve” ise bu yolda attığım en duygusal ve samimi adım oldu. Kendimi müzikal anlamda daha bütün hissediyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MURAT GÜNEŞ VE EMRE BAYAR GİBİ İKİ GÜÇLÜ İSİMLE ÇALIŞMAK MÜZİKAL VİZYONUNUZU NASIL ETKİLEDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Emre Bayar</strong>, ünlü müzik insanı<strong> Burhan Bayar</strong>’ın oğlu. O da babası gibi müzikle büyümüş biri ve bu genetik miras şarkıya yansıyor. <strong>“Sütlü Kahve</strong>”deki hafif arabesk-fantezi havası onun dokunuşudur. Ben zaten fantezi-arabesk türünü severim. Aranjede kemanlar pop değil, fantezi tarzda çaldı. <strong>Murat </strong>da <strong>Emre</strong> ile birçok çalışmaya imza atmıştı. Onlar sayesinde ortaya ruhu olan bir şarkı çıktı. <strong>Murat</strong> işinin peşinden ayrılmaz, ince eleyip sık dokur. Onun profesyonelliği benim en büyük lüksüm.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MÜZİK DÜNYASINDA UZUN BİR ARA VERDİKTEN SONRA GERİ DÖNMENİN SİZDE YARATTIĞI EN BÜYÜK DEĞİŞİM NE OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kayıplar ve acılar beni derinden etkilemişti...<strong> Annemin ölümüyle hayatla bağım kopmuştu. Ama müzik bana iyi geldi. Yaralarımı sardı, gözyaşımı kuruttu. </strong>Ayrıca halkın sevgisini tekrar hissetmek çok güzeldi. Yüzlerce mesaj aldım, beni özlemişler. Ben de onları özlemiştim. KRAL TV günlerinden bu yana tam 14 yıl geçmiş...</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"SÜTLÜ KAHVE"NİN HİKÂYESİNDE AŞK MI, KAYIP MI, UMUT MU DAHA BASKIN SİZCE? DİNLEYİCİYE HANGİ DUYGUYU HİSSETTİRMEK İSTEDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Her zaman olduğu gibi, bu şarkıda da acıyla yoğrulmuş bir aşk var. Ben mutlu aşkları pek bilmem... Hayatımda hep kırıldım, ezildim, yıprandım. Kimse beni el üstünde tutmadı. <em><strong>Bu yüzden aşkta da, şarkıda da acıyı severim. Acı, benim en yakın arkadaşım oldu hep</strong></em>. <strong>“Sütlü Kahve”</strong> de bu duyguyu çok iyi yansıtıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BUGÜN MÜZİK DÜNYASINDA "KENDİNE ÖZGÜ" KALABİLMEK SİZCE NE KADAR MÜMKÜN? VJ BÜLENT OLARAK SİZİ FARKLI KILAN EN GÜÇLÜ ÖZELLİĞİNİZ NE?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kendin olmak çok zor ve çok yıpratıcı bir yol… Mücadele istiyor. VJ Bülent olarak kendimi kabul ettirmek için çok yara aldım. KRAL TV yıllarında çok taşlandım ama sonunda sevdiler beni. Doğaldım, ürkektim ama kalbim anlaşıldı. Marjinal biri olarak ailelerin evine girebildiysem, bu Allah’ın yardımıylaydı. Ben olduğum gibi oldum hep. Bu da beni farklı kılan en büyük özelliğim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Haber Caddesi okuyucularını çok öpüyorum. Tanıştığımıza çok memnun oldum. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 Jun 2025 14:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/06/sutlu-kahve-yarim-kalmis-bir-sarkinin-tamamlanmasiydi-1749988080.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SEMRA ÖZAL,&#039;BANA DERECE BEKLİYORUZ DEMİŞTİ&#039;</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/semra-ozalbana-derece-bekliyoruz-demisti-24954</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/semra-ozalbana-derece-bekliyoruz-demisti-24954</guid>
                <description><![CDATA[Yaptığı başarılı çalışmalarıyla gündeme geldi hep… Hanımefendi kişiliği ve mesleğindeki başarısıyla milyonların gönlünde taht kurdu. Türkiye Güzeli, haber spikeri ve sunucu Ece Pirim, Televizyonculuğa TRT’de başladı. Mesleğin ustalarıyla çalıştı. Kendini yetiştirdi, geliştirdi ve televizyonculuğun mutfağını ve kamera önünü öğrendi. Ana Haberler sunmaya, programlar yapmaya başladı. Güzellik yarışmalarına katıldı. Türkiye ve Dünya Güzellik Kraliçesi seçildi. Pirim, Türkiye’nin tanıtımında katkılarda bulundu. Dünyanın birçok ülkesini ve kentlerini gezerek farklı kültürleri gördü. Birçok ödüle layık görüldü. Hatta oyunculuk alanında da kendini geliştirdi. Ece Pirim, dününü, bugününü Alper Ergez’e anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HEM GÜZELLİK KRALİÇESİ, HEM HABER SPİKERİ OLUNABİLİR Mİ? ECE PİRİM BUNU NASIL BAŞARDI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öncelikle herkese merhabalar. Hem güzellik kraliçesi hem haber spikeri olmak konusu aslında iki farklı kulvar gibi görünse de, yeteneğiniz ve merakınız varsa, yalnızca iki değil üç-dört işi bir arada da yürütebilirsiniz. Güzellik yarışmalarında ülkenizi temsil ediyorsunuz; haber spikerliğinde ise ülke ve dünya gündemini okuyarak, izleyerek, araştırarak seyirciye aktarıyorsunuz. Ben medya dünyasına çok genç yaşta ilgi duydum; hem yazılı hem görsel basında yer almak istiyordum. Ekranın önünde ve arkasında olmak, sosyal yönümü geliştirmemde büyük rol oynadı. Güzellik yarışmaları ise, özellikle Türkiye’yi temsil etmek adına benim için büyük bir gururdu. Hatta İtalya’daki yarışmaya giderken rahmetli Cumhurbaşkanımız <strong>Turgut Özal</strong>’ın eşi <strong>Semra Özal </strong>Hanımefendi <em><strong>“Derece bekliyoruz”</strong></em> diyerek beni ayrıca onurlandırmıştı.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="background-color:#c0392b">PODYUM VE TV’İ BİR ARADA YÜRÜTTÜM</span></span></span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">O dönemde, yani 30 yıl öncesinde yarışmalar çok daha farklıydı. Şimdiki gibi 150 kişinin katıldığı elemeler yoktu. Örneğin <strong>Amerika’daki yarışmada toplam 52 yarışmacı vardı</strong>. Ben haber spikerliğine başlamadan önce sunuculuk yapıyordum. Bir yandan eğitim alırken diğer yandan mankenliğe devam ediyordum. Yani <strong>“podyumdan TV’ye geçiş”</strong> gibi bir durum olmadı, ikisini aynı anda yürüttüm. O zamanlar haber spikeri olduktan sonra tekrar sunuculuğa dönmek mümkün değildi, çünkü spikerlik en üst basamak sayılıyordu. Ancak hocalarımın da önerisiyle haber spikerliğini ileri bir noktaya taşıma kararı aldım. Bu kararı almamda disiplinli yapımın ve yaptığım işe dört elle sarılmamın büyük payı var. Bugün birçok kişi aynı anda spikerlik, oyunculuk, şarkıcılık gibi alanlarda faaliyet gösteriyor. Benim de tiyatro ve dizilerde yer aldığım oldu. Fakat her zaman prensiplerim doğrultusunda hareket etmeyi tercih ettim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SUNUCULUKTAN DÜNYA TURNELERİNE, ECE PİRİM’İ BU KADAR ÇOK YÖNLÜ KILAN NE?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çok yönlülük benim için çocukluktan gelen bir özellik. Sadece tek bir alanla yetinmedim; sevdiğim işlere de dahil oldum. Dünya turnesi de bu kapsamda yer alıyor. Dışişleri Bakanlığı ve Kültür Daire Başkanlığı’nın ortak projesinde, grubun başında olup organizasyonu yürütmem teklif edildiğinde büyük bir istekle kabul ettim. Sorumluluk duygum çok yüksektir, özellikle belirtmek isterim. Güzel bir ekip kurduk: defile, quartet, Türk Sanat Müziği, halk oyunları, soprano gibi çok yönlü bir programla 55 ülke, 90 şehir gezdik.<strong> Türkiye</strong>’yi temsil etmek, her gösteri sonrası yazılan raporların bakanlığa ulaşması ve bu işin resmi olarak takdir edilmesi büyük bir onurdu.&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Üç yılın sonunda dönemin bakanından, Türkiye tanıtımına katkılarımdan dolayı teşekkür belgesi ve özel bir ödül aldım. Grubumuzun adı: Turquie La Belle (<strong>Güzel</strong> <strong>Türkiye</strong>) idi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TÜRKİYE’Yİ DÜNYAYA TANITAN BİR YÜZ OLMAK, SADECE BİR KARİYER BAŞARISI MI YOKSA BİR MİSYON MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu, yalnızca bir kariyer başarısı değil; aynı zamanda bir misyondur. Ben de zamanla bunu bir misyon olarak benimsedim. Hem güzellik yarışmalarında, hem<strong> Türkiye</strong> tanıtımında, hem de defilelerde ülkemi en iyi şekilde temsil etmeye çalıştım.<strong> İtalya </strong>ve<strong> Japonya</strong>’daki <strong>profesyonel ajanslardan modellik teklifleri aldım.</strong>&nbsp;Ancak oraya yerleşmem gerektiği için kabul edememiştim. Hatta Fransız sinemasından da bakanlık aracılığıyla teklif geldi. Fransa’ya yerleşip görüşmelere katıldım, Fransızca dersler aldım. Fakat <strong>Türkiye</strong>’deki konumum ve kariyerim çok başarılı şekilde devam ettiği için, bu tekliflerden vazgeçtim. Şimdi geriye dönüp bakınca, <strong>“Evet, en azından denemeliydim” </strong>diyorum. O fırsatları kullanıp yine<strong> Türkiye</strong>’ye dönebilirdim. Ancak o zamanın şartlarında ismimin iyi anıldığı bir noktaya geldiğime inanıyorum. O dönem sosyal medya bu kadar yaygın olsaydı, çok daha fazla kişiye ulaşabilir, kalıcı belgeler bırakabilirdik.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TELEVİZYON EKRANLARINDA YILLARINI GEÇİRMİŞ BİRİ OLARAK, BUGÜNÜN MEDYASINA NE GÖZLE BAKIYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Ankara</strong> TRT’de başlamıştım; üzerinden 30 yıl geçti. Bugünün medyasına artık dijital gözle bakılıyor. Sosyal medya herkesin kendi kanalını oluşturmasını sağladı. YouTube, Instagram, TikTok gibi platformlarla televizyon ekranları eski cazibesini yitirdi. Bu da seçiciliği azalttı. İçerikler, programlar ve bu programların yapımcıları birbirine karıştı. Elbette<strong> “değişmeyen tek şey değişimdir”</strong> sözüne katılıyorum. Sektörde olan da olmayan da bu farklılığı fark edebiliyor. Ancak ekranlar artık eskisi kadar lezzetli değil. Dijital medya her şeyin önünde ve bilgiye erişim çok daha hızlı. Ama aynı oranda bilgi kirliliği de var. Bakalım, zaman içinde neler olacak?</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ECE PİRİM’E GÖRE BİR KADININ MEDYADA GÜÇLÜ KALABİLMESİNİN EN KRİTİK SIRRI NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu soruyu kısa başlıklarla özetleyebilirim. En başta güvenilir olmak geliyor. Kendinize yapılan yorumlara kendi şeklinizi vermelisiniz, Kendinizden emin bir duruş ve disiplin içinde olmalısınız, İmaj çok önemli, sadece başkaları için değil, sizin benimsediğiniz bir imaj olmalı. Bağlantılar çok önemli, size destek olacak, birlikte fikir alışverişi yapabileceğiniz insanlarla çalışmak güvenilirliğinizi artırır. Görünürlük, duruş, iletişim ve çizginizin bozulmaması çok kıymetlidir. Ve en önemlisi, sizi anlayan kişilerle, uyum içinde çalışabileceğiniz bir ortamda olmak gerekir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GÜZELLİK YARIŞMALARI MI, HABER MASASI MI DAHA ZORLU BİR ALAN?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İkisi birbirinden çok farklı kulvarlar. Elbette her ikisinin de heyecanı ve zorluğu var. Ama haber spikerliği daha ciddi, daha dikkat ve hata kabul etmeyen bir alan. Güzellik yarışmaları ise heyecanlı ve ülkenizi temsil etmenin verdiği sorumluluğu taşıyor.<strong> Ortamlar eğlenceli olabilir ama temsil bilinci çok önemli.</strong> Ben ikisini de layıkıyla yapabildiğim için kendimi şanslı sayıyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BİR EKRAN YÜZÜ OLARAK, HAYATI BOYUNCA EN ÇOK GURUR DUYDUĞU AN HANGİSİYDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gurur duyduğum pek çok anım var. Ama özellikle güzellik yarışmalarında ülkemi temsil etmek, derece alarak daha çok tanınır hale gelmek ve <strong>Türkiye</strong>’yi dünyaya tanıtmak benim için unutulmaz anlardandı. Bunlar herkese nasip olmayacak, kıymetli anlar. O mutluluğu ve gururu hiçbir zaman unutamam.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben de çok teşekkür ediyorum. İnsanlara iyi örnek olabilmek, bazen rol model olarak görülmek beni çok mutlu ediyor. Eğer birilerine, gelecek adına bir şeyler ifade edebiliyorsam bu benim için çok önemli.<strong> Haber Caddesi</strong> okuyucularına ve tüm sevenlerime en içten saygılarımı iletiyorum. Diliyorum; herkes sevdiği işi yapabilir&nbsp; ya da yaptığı işi içinde benimser. Bu durumun önce kendisi sonra toplum için geri dönüşümü çok daha iyi olacaktır. Fakat her şeyin önünde sağlık geliyor. Sağlıkla, sevgiyle, hoş görüyle ve merhamet ile kalın.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ &nbsp;</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Jun 2025 13:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/06/semra-ozalbana-derece-bekliyoruz-demisti-1749812640.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ RADYOCUYUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/cocuklugumdan-beri-radyocuyum-24936</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/cocuklugumdan-beri-radyocuyum-24936</guid>
                <description><![CDATA[Onda yok yok… Deyim yerindeyse on parmağında on marifeti var Mine Ayman’ın… Hem radyo programcısı, hem  astroloji yazarı ve hem de radyo iletişim danışmanı olan Mine Ayman, şarkılarıyla da müzik dünyasında fırtınalar estiriyor… Yaptığı başarılı çalışmalarıyla hep zirvede kalmayı başaran Ayman, yeni Alper Ergez’e dobra dobra konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“TELEFON REHBERİ”NDE ESKİ AŞKLARA GÖNDERME YAPIYORSUNUZ; BU ŞARKI SİZİN İÇİN KİŞİSEL BİR HESAPLAŞMA MI, YOKSA SADECE EĞLENCELİ BİR HİKÂYE Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şarkıyı çok eğlenceli buluyorum ve aynı zamanda taşı gediğine oturtan bir şarkı olduğunu düşünüyorum. Tabii ki eski bir sevgilime de o taş değiyor olabilir ama şarkıyı yaparken ana amacım bu değildi. <em><strong>(Gülmeye başlıyor..)</strong></em>&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yaşanan kötü ve haksızlığa uğratılmış ilişkilerde, hayat zaten hesaplaşmayı kendi yapıyor. Kimsenin ekstra bir şey yapmasına gerek kalmıyor; karma her zaman çalışır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HADİSE’DEN SONRA AYNI ŞARKIYI SESLENDİRMEK BÜYÜK CESARET İSTİYOR. BU PROJEYE “EVET” DEME KARARINIZI ETKİLEYEN EN GÜÇLÜ DUYGU NEYDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Telefon Rehberi”, yedi yıl önce yapılmış ve benim çok sevdiğim ama kliplenmeyen bir şarkıydı. Cover şarkılarla devam ettiğim için ve bu şarkıyı tarz olarak kendime çok yakın hissettiğimden, onu yepyeni bir sound’la dinleyicilere sunmak istedim. Bir önceki şarkım da Ajda Pekkan şarkısıydı. Yani bu durumun cesaretle değil, şarkıya ve kendine duyulan güvenle ilgisi var. İyi bir projeyle dinleyicilere sunabilecek herkes her şarkıyı yorumlayabilir. Kıyaslamaya gerek yok, herkesin yeri ayrı, tarzı özel. Hadise’yi ayrıca çok severim, tarzını çok beğenirim. Kendisi benim Radyo PR danışmanlığını yaptığım eski sanatçılardandır. “<strong>Aşk Kaç Beden Giyer”</strong> albümünün radyo tanıtımını ben yapmıştım. Başarısını ve çalışma disiplinini yıllardır takdir ederim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KLİBİNİZDE ESKİ SEVGİLİYE TAROT BAKIYORSUNUZ. GERÇEK HAYATTA DA BİRİNİ ‘KARTLARLA’ SORGULADIĞINIZ OLDU MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Herhangi bir ilişkide, eğer bir şeyler beni rahatsız ediyor ve güven vermiyorsa, bir şekilde karşımdaki kişiyi sorgularım.<strong> (Gülüyor...)</strong></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RADYO PROGRAMCISI KİMLİĞİNİZLE MÜZİSYEN KİMLİĞİNİZ ARASINDA NASIL BİR DENGE KURUYORSUNUZ? BİR TARAF DİĞERİNE BASKIN GELİYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çocukluğumdan beri radyocuyum ve tabii ki radyonun hayatımdaki yeri çok büyük. Şarkı yapmayı da çok seviyorum. İkisi de müzik işi olduğu için birbirini çok güzel dengeliyor zaten.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;MÜZİKAL ANLAMDA SIRADIŞI VEYA CESUR BİR ADIM ATMAK İSTEDİĞİNİZ BİR PROJE VAR MI? HENÜZ KİMSEYE AÇIKLAMADIĞINIZ BİR SÜRPRİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında “Telefon Rehberi” ile sıradışı bir iş yaptığımı düşünüyorum. Hem sözleri, hem elektronik altyapısı, hem de farklı yorumumla oldukça iddialı bir şarkı oldu. Bu soundda ve bu enerjide başka bir dans şarkısı bu yıl henüz çıkmadı. Umarım herkes bu şarkının enerjisini hisseder ve yaz boyunca bol bol dans eder.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“TELEFON REHBERİ” İÇİN “DANS ETTİRECEK” DİYORSUNUZ; PEKİ SİZİ SON ZAMANLARDA GERÇEKTEN AYAĞA KALDIRIP DANS ETTİREN ŞARKI HANGİSİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şarkım hazır olduğundan beri sürekli “Telefon Rehberi” ile dans ediyorum. :) Ama ayrıca, son bir yıldır Zerrin Özer’in “Basit Numaralar” şarkısıyla da dans etmeye devam ediyorum. Hâlâ harika bir şarkı bence. Bu arada onun da radyo PR danışmanlığını ben yapmıştım. Kariyerimde gurur duyduğum projelerden biridir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;MÜZİK YOLCULUĞUNUZDA SİZE “YAPAMAZSIN” DENİLEN BİR AN OLDU MU? OLDUYSA CEVABINIZ NEYDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1999 yılında albüm yapmayı düşünmüştüm ama müzik dünyasından bazı kişiler, yapamayacağımı söyleyip beni sektörün zorluğuyla korkutmuştu. O zamanlar çok küçük yaştaydım, etkilenip şarkı söyleme hayalimden vazgeçmiştim.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu konuyu içimde bastırmıştım ama demek ki içimde kalmış ki, yıllar sonra 2022'de ilk şarkım “Reva”, Ferhat Göçer’in büyük desteğiyle hayat buldu.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben kafasına koyduğunu yapan biriyim. Zamanı bilemem ama bir şekilde, çok şükür ki hayallerim hep gerçek oldu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HAYRANLARINIZ SİZİ DAHA ÇOK NOSTALJİK RADYO PROGRAMLARINIZLA MI, YOKSA SAHNEDEKİ ENERJİNİZLE Mİ TANIMLASIN İSTERDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Beni hem 32 yıldır ulusal radyolarda sürdürdüğüm keyifli radyo programlarımla, hem de şarkılarımdaki yüksek enerjiyle tanısınlar isterim. İkisinin birleşimi, beni ben yapan şey.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çok güzel sorular hazırlamışsınız, ilginiz ve desteğiniz için ben teşekkür ederim. Şarkım “Telefon Rehberi” artık dinleyicilerle buluştu, umarım herkes kendi hikâyesinden bir parça bulur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yeni projeler için hazırlıklara başladım bile. Bir sonraki şarkıda yeniden buluşmak dileğiyle, sevgiler…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj:Alper Ergez</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Jun 2025 12:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/06/cocuklugumdan-beri-radyocuyum-1749547797.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NİL KARATAŞ HEDEFİ 12&#039;DEN VURACAK</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/nil-karatas-hedefi-12den-vuracak-24930</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/nil-karatas-hedefi-12den-vuracak-24930</guid>
                <description><![CDATA[Muhteşem güzelliği ve birbirinden güzel şarkılarıyla gönüllerde taht kurdu. Yaklaşık 10 yıldır müzik dünyasında listeleri zorlayan Nil Karataş, ‘Maalesef’isimli yeni teklisiyle yine hedefi 12’den vuracağa benziyor. Müzik deyince gözlerinin içi gülüyor sanatçının… ‘Müziksiz bir yaşam düşünmek bile istemiyorum’cümleleri düşüyor dudaklarından… Yaza damga vurmaya hazırlanan Karataş, çalışmalarıyla ilgili Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YENİ SİNGLE’INIZ “MAALESEF” NASIL BİR RUH HÂLİNDE ORTAYA ÇIKTI? ŞARKININ SİZDEKİ DUYGUSAL KARŞILIĞI NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çok sevdiğim arkadaşım Kutup Ata Tuncer bir gece bu şarkıyı gönderdi ve “Bu senin şarkın,” dedi. İlk dinlediğimde versiyonu hareketliydi, bir pop remix yapılmıştı. Ama sözlerine baktığımda şarkının bir hissi, bir acısı olduğunu fark ettim. “Bu sözlere bu ritim olmaz,” dedim. “Bu şarkının ruhunu hissettirmeliyiz.” Sonrasında aranjörüm Celil Yavuz ile bu konuda hemfikir olduk ve şarkıyı tam da içime sinecek hâle getirdik.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SÖZ VE BESTESİ KUTUP ATA TUNCER’E AİT OLAN BU PROJEDE ONUNLA NASIL BİR YARATIM SÜRECİ YAŞADINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kutup Ata Tuncer çok eski bir arkadaşım, aynı zamanda orkestra arkadaşımdır. Birlikte birçok güzel konsere gittik. Melek Mosso’ya “Hayatım Kaymış Gibi” adlı çok güzel bir şarkı verdiğinde, hep “Bana ne zaman?” diyordum. Ve sonunda “Maalesef” geldi işte. :)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“MAALESEF”İN DÜZENLEMESİNDE CELİL YAVUZ İLE ÇALIŞTINIZ. BU İŞ BİRLİĞİNDE ORTAYA ÇIKAN SOUND SİZİ TATMİN ETTİ Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, fazlasıyla tatmin etti. Zaten Celil’in bu işi çok iyi yapacağını biliyorduk ve gerçekten de öyle oldu. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;KLİBİN YÖNETMENİ HALİL GÜZEL İLE NASIL BİR ATMOSFER YARATMAK İSTEDİNİZ? GÖRSEL DÜNYA ŞARKIYLA NASIL ÖRTÜŞÜYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Klibin ilk tasarımı daha farklıydı; Galata Kulesi, Karaköy gibi şehir içi mekanlarda çekmeyi planlamıştık. Ama o kadar kalabalıktı ki, anlık bir kararla konsepti değiştirdik. Halil Güzel beni çok iyi tanıyan biri, “Burada çekemeyiz,” dedi ve biz de daha sakin yerlere gittik. Bazı sahneleri stüdyoda tamamladık. İlk baştan beri amacımız klibin şarkının önüne geçmemesiydi. Kemancı olduğum için klipte keman çekimlerine de yer verdik. Ortaya çok içime sinen, duygulu ve naif bir klip çıktı. Umarım sizler de beğenmişsinizdir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2015’TEN BU YANA MÜZİĞİN İÇİNDESİNİZ. BU SÜREÇTE SANATINIZDA NASIL BİR DEĞİŞİM VE OLGUNLAŞMA YAŞADINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, bu yıl sanat hayatımın tam 10. yılı. Bu süreçte çok şey yaşadım, çok şey öğrendim. Güvenmediğim insanlarla yolda yürümemeyi öğrendim. Kimsenin lafıyla hareket etmemeyi, ama inandığım insanların fikirlerini dinlemeyi sürdürdüm. Kaliteden hiç ödün vermedim. Mesela rap moda oldu diye rap yapmadım. Şu an iyi anlaştığım, bana değer veren bir şirketim var. Moralin ve motivasyonun ne kadar önemli olduğunu anladım. Daha nice yıllara hep birlikte!</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;DİNLEYİCİLER “MAALESEF” İLE SİZİ DAHA FARKLI BİR YÖNÜNÜZLE Mİ TANIYACAK? BU ŞARKI KARİYERİNİZDE NASIL BİR YER TAŞIYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, dinleyiciler ilk defa bu kadar yumuşak, naif ve hissederek söyleyen bir Nil ile karşılaşacak diyebilirim. Genelde çıkışlı ve tizleri olan şarkılar söylüyorum ama bu şarkıda bunların hiçbirine gerek yoktu. Ve hayatta herkesin “maalesef” diyeceği bir şey mutlaka vardır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben teşekkür ederim. Tüm sevenlerime gönülden teşekkür ediyorum. Şarkım onlara emanet. Herkesin kendinden bir duygu bulmasını istiyorum. Hepinizi çok seviyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Jun 2025 14:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/06/nil-karakas-hedefi-12den-vuracak-1749467799.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ALKIŞLAR BİZE, OYLAR BAŞKALARINA GİDER</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/alkislar-bize-oylar-baskalarina-gider-24922</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/alkislar-bize-oylar-baskalarina-gider-24922</guid>
                <description><![CDATA[Naci Eray’ı ne kadar tanırsınız bilemem ama müzik dünyası için “ O bir sessiz efsanedir” diyebilirim.  Adı sahnede öne çıkmasa da, onun eserleri yıllardır dillerden düşmez… Sahi kimdir Naci Eray ? Haber Caddesi adına kendisiyle buluştuk.  Samimi, sıcak ve dolu dolu bir sohbet gerçekleştirdik.  Ben sorularımı sordum, o hepsini içtenlikle yanıtladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HOCAM, SİZİ TÜRKİYE TANIYOR, HATTA ÜNÜNÜZ YURTDIŞINA KADAR ULAŞMIŞ, AMA BİZ BİR DE SİZDEN DUYMAK İSTERİZ HAYAT HİKÂYENİZİ.</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Esra Hanım o <strong>“Türkiye tanıyor” </strong>cümlesi ne yazık ki biz besteciler için pek geçerli değil, çünkü tanınan, bizim eserlerimizi seslendiren sanatçılar oluyor. Bizi tanımlayan cümle şudur: <em><strong>“Alkışlar bize, oylar başkalarına gider.”&nbsp;</strong></em></span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben Adanalıyım, hatta şiveli söyleyeyim: “Anadalıyık gardaş!” (Bu şiveli konuşmaya ikimizde gülüyoruz) </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1960 yılının 18 Mart’ında, Adana Yüreğir ilçesinin, Karşıyaka Mahallesi’nde doğdum. İlkokulu burada bitirdikten sonra babamın mesleği olan camcılıkla hayata atıldım. Babama yardım eder, cam keser, çerçeve takardım. 1<em><strong>974’te mahallemize başka bir şehirden gelen bir ailenin güzel kızı dikkatimi çekti. O dönemlerde düğünler mahalle etkinlikleri gibiydi. Kızın, sahnedeki saz çalana hayranlıkla yaklaştığını ve onu öpmesini kıskandım. O gece uyuyamadım. </strong></em>Ertesi gün, onun camını, işyerimizdeki bir çocuğa kırdırdım. Tabii annesi cam taktırmak için dükkâna geldi. Babam ölçü almamı söyledi, ben de fırsatı kaçırmadım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İçeri girdim, ölçü alırken kıza sordum:</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Akşam o çocuğu neden öptün?</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Cevabı netti:</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">A<strong>ma ne güzel çaldı, değil mi?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Benim cevabım ise hayatımı değiştirdi:</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben de çalarım!</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">O gün gizlice bir saz aldım. Babam karşı çıktı. Defalarca kafamda saz kırdı ama pes etmedim. Altı ay sonra düğünlerde sahne almaya başladım. O kız da gelirdi. Göz göze gelirdik. Artık ben de çalıyordum...</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kısa sürede Adana’da sevilen bir müzisyen oldum. İstanbul’dan gelen sanatçılara da eşlik etmeye başladım. O dönem amcam Mesut Eray, bölgedeki tanınmış müzisyenlerdendi.&nbsp; 1974’te plak çıkarmıştı. Beni de sahnesine aldı, arkasında çalmaya başladım. </span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">PEKİ PROFESYONELLİĞE GEÇİŞ NASIL OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Askerden döndükten sonra sahneye devam ettim. Gençtim, hırslıydım. Babam müziğe hâlâ karşıydı. Ben de evden ayrılıp amcamın yanına taşındım onunla birlikte artık daha rahat müzikle ilgileniyordum. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1983’te babam büyük zarar etmiş,&nbsp; işleri bırakmak zorunda kalmıştı, kendince suçlu olarak müziği, dolaylı olarakta ona yardımcı olamadığım için beni görüyordu. Ben de alacaklılardan borçlarımızı ödemek için&nbsp; bir yıl süre istedim.</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Adana’da müzikle ilgili her işi yaptım. Dershane, cihaz kiralama, liste hazırlama… </span></span></em></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ama borç 1986'da 500 bin doları bulmuştu. Çaresizlik içinde yazdığım ilk şarkılar <strong>"Yaşamam Artık"</strong> ve <strong>"Yaranamadım</strong>" oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>1986’da Selahattin Özdemir bu eseri seslendirdi. Kaseti 800 bin sattı</strong>.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ardından 2008’de Kıraç yorumladı, <strong>“O... Çocukları” </strong>filminde yer aldı. Bu benim dönüm noktam oldu.&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1987'de İstanbul’a geldim. Otobüs fobim olduğu için motosikletimi satıp uçak bileti aldım. İMÇ'de plak şirketine gittim. Tam telifimi alıp dönecekken, içeri giren bir genç <strong>“Sesim güzel, beni dinler misiniz?”</strong> dedi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Firma yetkilisi sesini çok beğendi. Yeni eser soruldu. Duvardaki sazı aldım "Acılar İçinde" adlı bestemden mırıldandım, genç seslendirdi. O kişi Devran Çağlar idi. <strong>Kasım 1987’de bu şarkı 1 milyon sattı</strong>. 1987–1991 yılları arası yüzlerce eserim çıktı borçlarım ödenmiş, bir miktar da para kazanmaya başlamıştım. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İSTANBUL’DA İLK GÜNLERİNİZDE UNUTAMADIĞINIZ BİR ANI VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>(Bu arada kahvelerimiz geldi, kahvesinden bir yudum aldıktan sonra&nbsp; gülerek bağlamanın tellerine vurdu, eski günler aklına gelmiş olacak ki, biraz da utangaç bir tavırla anlatmaya başladı…) </strong>Olmaz olur mu Esra hanımcığım, o kadar çokki,&nbsp; devasa şehre ilk gelmişim, eh şimdiki gibi öyle cast ajanslar, bilgisayar, internet, cep telefonu yok ki, doğru Beyoğlu&nbsp; artistler kahvesine… </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şaşırıyorum, </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Oda nedir hocam, siz müzisyen değilmisiniz?</strong>, şimdide oyunculuğamı soyundunuz?<strong> (Gülüşüyoruz)&nbsp;</strong></span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yok<strong> Esra </strong>hanım, yok, sanatın kalbi Beyoğlu’nda atarmışta ondan, neyse artistler kahvesini&nbsp; bulduk bulmasına da, ne yapacağım?&nbsp; Neyseki kahvenin ocakçısı bana yardımcı oldu, adam alışmış artık, o kadar çok gelen varki, bana karşı sokakta&nbsp; yani sizin bildiğiniz Mis Sokakta ki <strong>“Kont Oteli</strong>”i tarif etti, şarkıcı oyuncu olmak isteyenler oraya gelirmiş, gittim otele yerleştim, haaaa şimdi o otel duruyor mu? Derseniz, evet duruyor, Geçenlerde<strong> Beyoğlu’</strong>na çıkmıştım, gençlik anılarım aklıma geldi, dolaştım,&nbsp; tabiki Artistler Kahvesi vs. kalkmış, Eski Kont Otelini de restore etmişler, adı değişmiş <strong>“Mis City Hotel” </strong>olmuş, kısaca bizim gariban <strong>“Kont Otel” </strong>şimdi Turistik otel olmuş, hemde yıldız almış. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ama ! </span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Diye söze başladı, gözleri uzaklara daldı, sanırım eski anılar aklına geldi… duraksadı, </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir akşam <strong>Beyoğlu</strong>’nda pavyona girdim. Loş ışıklar, güzel sözler, masaya gelen bayanlar, hoş sohbetler, vakit nasıl geçti anlamadım, sabah uyandığımda cüzdanım boştu! Neyse ki, annemin gelirken bavuluma koyduğu <strong>Adana</strong> burması vardı,&nbsp; kuyumcuya gidip bozdurdum ve mücadeleye&nbsp; yeniden başladım</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1990’LARDA "ÇILDIRACAĞIM", "ACILARDAYIM" GİBİ HİTLERLE BÜYÜK ÇIKIŞ YAPTINIZ BİRAZ BUNDAN BAHSEDELİM Mİ? </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet. <strong>Sinan Özen</strong>, <strong>Emrah</strong> gibi sanatçılar eserlerimi seslendirdi.&nbsp;&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">1991’de “N.E.B.Ü.M” (<strong>Naci Eray Beste Üretim Merkezini) kurdum.</strong> 25 yıl boyunca yapımcılık yaptım. <strong>Haluk Levent, Semicenk, Melek Mosso, Mahsun Kırmızıgül</strong>, Grup Koridor gibi sanatçılarla çalıştım. Hâlâ pek çok eserin arkasında imzam vardır. <strong>(Konu keyifli bir yere gelmişti)</strong></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YENİ PROJELERİNİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Memnuniyetle, artık birikimimi genç nesillere aktarmak istiyorum. 2025 yılı itibarıyla başlattığım <strong>“Naci Eray Music Hospital” </strong>projesiyle şiir ve şarkı sözü yazan herkese kapımı açtım, ilk etapta <strong>50 eseri Spotify, YouTube, Instagram ve TikTok’ta yayınladım</strong> , projede dikkat çeken bir detay var: Her şarkının kapağında söz yazarının fotoğrafına yer veriyoruz. Bu benim için yıllardır içimde kalan bir ukdeydi. Artık söz yazarları da görünür hale geldi, değerleri anlaşılacak ve gururla sahnede olacaklar. Hedefim, sesi duyulmamış ama yetenekli kalemlere alan açmak.&nbsp;</span></span><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Proje süreci şöyle işliyor: S<strong>anatçılar en az 3 şiir ya da şarkı sözü gönderiyor. </strong>Uygun görülenler beste yapıldıktan sonra dijital platformlarda <strong>“Naci Eray Music Hospital”</strong> etiketiyle yayınlanıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">PEKİ ŞİMDİKİ GENÇLERE MESAJINIZ VAR MI HOCAM ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Müziğe bir ömür verdim. Şimdi bayrağı devretmek istiyorum,&nbsp; yazın, üretin, söyleyin… Köşeye çekilmek yok!Ama önemli olan şu: Bu projeye dahil olmak isteyenler önce beni arayıp, detaylı bilgi alsınlar.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Unutmayın:</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Başarısızlıklar, başarmanın provalarıdır.”</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederim hocam.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben teşekkür ederim Esra Hanım. Değer verip vakit ayırdığınız için minnettarım.</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Esra SONGÜLER</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 08 Jun 2025 14:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/06/alkislar-bize-oylar-baskalarina-gider-1749382624.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>‘YALVARIRIM ‘KLİBİ BENİ ÇOK ETKİLEDİ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yalvaririm-klibi-beni-cok-etkiledi-24915</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yalvaririm-klibi-beni-cok-etkiledi-24915</guid>
                <description><![CDATA[Müzik dünyasının tartışmasız muhteşem sesi… Her yaptığı plak ve albümleri kapışıldı adeta… Muhteşem yorumuyla seslendirdiği şarkılar müzik listelerinin üst sırasındaki yerini hep korudu Zerrin Özer’in… Unutulmaz şarkılarıyla Türk müzik tarihine adını altın harflerle yazdıran usta sanatçı Zerrin Özer, yapay zeka destekli klip çalışmaları ile ilgili ilk kez Haber Caddesi’nden Alper Ergez'e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>50. SANAT YILINIZDA, YAPAY ZEKÂ İLE HAZIRLANAN KLİPLERİ İZLERKEN NELER HİSSETTİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İnanılmaz duygulandım. Özellikle <strong>“Yalvarırım</strong>” klibi beni çok etkiledi. Sanki o zamanlarda çekilmiş bir görüntüyü, bugün canlı bir <strong>Zerrin Özer</strong> olarak izliyormuşum gibi hissettim. O kadar sahici, o kadar gerçek yapılmış ki… Diğer yapay kliplerden çok farklı olduğunu düşünüyorum. Bu başarıya hayran kalmamak elde değil. Yürekten alkışlıyorum.&nbsp;Gerçekten çok güzel görseller ortaya konmuş. Herkesin görmesi gerektiğini düşünüyorum. “<em><strong>Her Şey Seninle Güzel</strong></em>” klibinde hayat felsefem, doğaya ve insanlara olan sevgim, hümanist yapım ve özgür ruhum öylesine ince, öylesine duygulu bir şekilde işlenmiş ki… Adeta bir hippi çiçek çocuğu olarak kendi hayatımı izledim. Ve buna sahip olduğum için çok mutlu, çok şanslı bir sanatçı olduğumu hissettim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>O DÖNEMLERDEKİ HAYALLERİNİZLE BUGÜN ULAŞTIĞINIZ NOKTAYI KIYASLADIĞINIZDA NELER GÖRÜYORSUNUZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>O kadar büyük bir fark var ki, neredeyse bir uçurum… O zamanlar her şey çok yalındı; iyi ve kötü vardı sadece. Aradaki parazitler, bulanıklıklar yoktu. Hayat daha duruydu.</strong> Keşke o zihniyetle bugünkü hayatı yaşamaya devam edebilseydim. O düşünce yapısını korudum aslında ama hayat artık öyle değil. Her şey çok acımasız, yapay, samimiyetsiz. Dürüstlükten uzak. Kötü bir dünyada şarkı söylüyoruz sanki… Bunlar şarkı mı, yoksa birer çığlık mı bilmiyorum. Ama eğer o eski günlerin dünyasında tekrar yaşama şansım olsaydı, çok şey verirdim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>ÇİZGİ FİLM KLİBİNİZDE YER ALAN SARIŞIN HİPPİ KIZ FİGÜRÜ, MÜZİĞE BAŞLADIĞINIZ İLK YILLARDAKİ HANGİ YANINIZI TEMSİL EDİYOR?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">O figür, tamamen saf ve temiz tarafımı yansıtıyor. Sevgi dolu, tarafını açıkça ortaya koyan bir ruh hâli… Gerçekten de o dönem öyleydi. Her şey tam anlamıyla saf, temiz ve masumdu. O karakter, o dönemin duygusunu yansıtıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper Ergez</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:18px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Fotoğraflar: Serhat TEKİN</span></strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 05 Jun 2025 11:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/06/yalvaririm-klibi-beni-cok-etkiledi-1749113665.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SİNEMA VE FİLM TEKLİFİ GELSE OYNARIM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sinema-ve-film-teklifi-gelse-oynarim-24882</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sinema-ve-film-teklifi-gelse-oynarim-24882</guid>
                <description><![CDATA[Bir süre önce piyasaya sürdüğü teklisiyle gençlerin gönlünde taht kurdu adeta…Müzik onun en büyük aşkı. Tek hedefi müzik dünyasının en iyileri kervanına ismini altın harflerle yazdırmak Çağrı Kaymak’ın… Şimdilerde ‘Yaşıyamıyorum’ isimli teklisiyle müzik dünyasında fırtınalar koparan Kaymak, Alper Ergez’e konuştu…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>&nbsp;“YAŞAYAMIYORUM” BİR AŞKIN BİTİŞİ Mİ, YOKSA GİZLİ BİR İLİŞKİNİN İTİRAFI MI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İtiraf etmeliyim ki bu sorunun cevabı üzerine uzun süre düşündüm. Sonunda, bunun bir gizli ilişkinin itirafı olduğuna karar verdim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>ÇAĞRI KAYMAK BU SÖZLERLE KİME MESAJ GÖNDERİYOR? ESKİ BİR AŞK MI, HÂLÂ UNUTULMAYAN BİRİ Mİ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu soruya içtenlikle “eski bir aşk” demek istiyorum. Çünkü bazı duygular geçse de izi kalıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>ŞARKININ İLK CÜMLESİ: “ÇOK YARA ALDIM”... PEKİ BU YARAYI KİM AÇTI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında şarkı “Ellerimi bağladın sanki” diye başlıyor. Şunu söyleyebilirim ki, hem yarayı açan hem de ellerimi bağlayan aynı kişi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>KAMERA ARKASINDA GÖZYAŞLARI VAR MIYDI? KLİP SETİNDE NELER YAŞANDI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Klip setleri benim için artık profesyonellik alanı. Bu yüzden gözyaşı gibi yoğun duygulara pek yer olmuyor. Ancak klipteki bakışlar, “Yaşayamıyorum”u yazmanın ve söylemenin ne kadar zor olduğunu fazlasıyla yansıtıyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>&nbsp;“YAŞAYAMIYORUM” BİR AYRILIĞIN ŞARKISIYSA, BARIŞMA İHTİMALİ HÂLÂ VAR MI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hayat zaten ihtimaller üzerine kurulu değil mi? Her şeyin bir olasılığı olduğu gibi, bu ihtimal de varlığını sürdürüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>BU ŞARKIYLA GELEN DUYGUSAL PATLAMA BİR PROMOSYON MU, YOKSA GERÇEK BİR İÇ DÖKÜŞ MÜ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Keşke hayali bir aşk yaşayıp ona şarkı yazabilenlerden olsaydım… Ama ne yazık ki değilim. Bu şarkı, tamamen gerçek duygularımın kağıda dökülmüş halidir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>ÇAĞRI KAYMAK MÜZİĞİYLE DEĞİL, DUYGULARIYLA MI SAHNEYİ YIKIYOR?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Küçük yaşlardan beri sahnedeyim, bu yüzden müziğim belli bir kaliteyi zaten karşılıyor. Ama sahne dediğimiz yer büyülü bir alan ve orada asıl farkı yaratan şey duygular. İnsanların kalbine dokunan şey müziğin ötesinde, hissettirdiklerinizdir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>&nbsp;“YAŞAYAMIYORUM” BİR ŞARKI MI, YOKSA BİR AÇIK MEKTUP MU?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Yaşayamıyorum” kesinlikle bir mektup… Özellikle şu sözler: “Çocuktuk tanıştığımızda böyle bilelim, yanımda sevemedim değerini bilemedim.” Bu satırlar doğrudan o kişiye yazıldı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>ŞARKININ EN VURUCU CÜMLESİ SİZCE HANGİSİ VE NEDEN?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Bırak bari gecelerimi bana kalsın” beni en çok etkileyen sözlerden biri. Çünkü gerçekten geceleri uyuyamadığım bir dönemden geçiyordum ve bunun tek sebebi bu şarkıyı bana yazdıran kadındı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>&nbsp;“MÜZİĞİYLE ROL YAPMADAN AĞLATAN ÇAĞRI KAYMAK, OYUNCULUKTA NELER YAPAR SİZCE? OYUNCULUK PLANLARINIZ VAR MI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çocukluğumdan beri oyunculuğa büyük ilgim var ve bunu yapabileceğime de inanıyorum. Ancak önceliğim, bu dünyaya geliş amacım olan müzik. Binlerce insanla aynı anda kendi şarkılarımı söylemeden, başka bir sanat dalında kendimi göstermeyi istemem.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>RÖPORTAJIMIZA KATILDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Keyifli bir röportajdı, teşekkür ederim. Haber Caddesi okuyucularına şunu söylemek isterim: Çok yakında yaşadığınız şehirlerde konserlerimiz olacak. O gün sizleri de orada görmek beni çok mutlu eder. O zamana kadar kendinize iyi bakın, görüşmek üzere.</span></span></p>

<p>Röportaj: Alper ERGEZ</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 30 May 2025 17:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/05/sinema-ve-film-teklifi-gelse-oynarim-1748614090.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>50 YAŞIMDA KURULDU DENİZ ARCAK ATÖLYEHANE</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/50-yasimda-kuruldu-deniz-arcak-atolyehane-24824</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/50-yasimda-kuruldu-deniz-arcak-atolyehane-24824</guid>
                <description><![CDATA[90'lı yıllarda yaptığı şarkılarla müzik dünyasında sıkça adından söz ettirdi… Enerji dolu, kıpır kıpır… Çocuk ruhunu hiç kaybetmeyen, bir sanatçı Deniz Arcak… Müzik onun hayattaki vaz geçilmez en büyük aşkı. Müzikten söz edince gözlerinin içi gülüyor adeta. Şarkılarıyla gönüllerde taht kuran Deniz Arcak, Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YILLAR SONRA DİNLEYİCİYLE BULUŞAN BU YENİ ŞARKINIZ “ÖLÜM OLSA DA SONUNDA” NASIL ORTAYA ÇIKTI? İLHAM KAYNAĞINIZ NEYDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><em><strong>Dedemin bohçasından sözlerin kaynağı,</strong></em> yani onun bana ilhamları… Bu şarkının kaynağı tamamen muhabbet. İçten, derin bir bağın şarkısı aslında.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞARKINIZDA AŞK, KAYIP VE UMUT İÇ İÇE GEÇİYOR. BU ÜÇ DUYGU SİZİN HAYATINIZDA NASIL YER BULUYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hepimizin hayatındaki sarmal böyle değil mi zaten? Bir sürü duyguyu halden hale geçerek yaşayıp duruyoruz bence. <em><strong>Aşk da, kayıp da, umut da aynı hikâyenin farklı satırları gibi.</strong></em></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SÖZ VE MÜZİĞİ SİZİN, DÜZENLEMESİ BAŞAK GÜRCAN’A AİT OLAN BU ŞARKIDA NASIL BİR İŞ BİRLİĞİ SÜRECİ YAŞANDI?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Başakcığımla daha önce de birkaç şarkı yapmıştık. Onun müziğe çok hâkim olması ve birlikte çalışırken aramızda kurduğumuz paslaşmalar her ikimiz için de çok zenginleştirici oldu. Birlikte öğreniyor, birlikte büyüyoruz.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KLİBİ BÜYÜKADA’DA ÇEKTİNİZ. BU MEKÂN SEÇİMİNİN ÖZEL BİR ANLAMI VAR MIYDI? KLİPTE YANSITMAK İSTEDİĞİNİZ ANA TEMA NEYDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ada benim için çok özel bir yer, hatta kendimi adalı gibi hissediyorum. Bu yüzden klibi orada çekmek istedik. Yönetmenimiz Fakih Kademoğlu’nun şahane bir gözü var. Görsel danışmanımız Arzu Taşçıoğlu ise 36 yıllık çok yakın arkadaşım. Asistanımız Canan Baltacı’ya da <em><strong>"doğurmadığım kızım"</strong></em> derim. Bu ekiple işler çok samimi, olduğu gibi ve sade çıkıyor. Galiba klipte de asıl maksat buydu: Samimiyeti aktarabilmek.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">90’LARDA DAMGA VURMUŞ BİR SANATÇI OLARAK BUGÜN DİJİTAL PLATFORMLARDAKİ İLGİ SİZİ NASIL ETKİLİYOR? BU DÖNÜŞÜM HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Doğrusu, değerli olan azdır; çok olsa zaten o kadar değerli olmazdı. Dijital platformlar bir yandan birçok kişiyi özgürleştirdi. Bir şeyleri çıkarmak artık çok daha kolay ama duyurmak… İşte orası hâlâ meşakkatli.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“EYVALLAH”, “ZEHİR ETTİN” GİBİ ŞARKILARINIZ HÂLÂ MİLYONLARCA DİNLENİYOR. O DÖNEMDEKİ DENİZ ARCAK İLE BUGÜNKÜ DENİZ ARCAK ARASINDA SİZCE NE DEĞİŞTİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aradan 32 yıl geçti. Değişmediysem vurun beni! İnsan biriktiriyor zamanla; ama ne biriktirdiğin tamamen bir tercih meselesi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">DENİZ ARCAK ATÖLYEHANE ETİKETİYLE YAYINLADINIZ. BU OLUŞUM SİZİN İÇİN NE İFADE EDİYOR? BAĞIMSIZ ÜRETİMİN AVANTAJLARI NELER?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><em>50 yaşımda kuruldu Deniz Arcak Atölyehane. İnsan ne istediğini ancak 50 yaşında anlıyormuş bence.</em></strong> Burası benim cennetim. Sanırım giren çıkan insanlar için de öyle. Bağımsız üretim şahane bir şey; eğer duyulmak gibi bir kaygınız yoksa, özgürlüğün kendisi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BU GÜÇLÜ DÖNÜŞLE BİRLİKTE BAŞKA YENİ PROJELER DE GELECEK Mİ? DİNLEYİCİLERİ YAKIN ZAMANDA NELER BEKLİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hayatta en çok ürettiğim dönemdeyim. Yeni bir şarkı da yaza gelecek inşallah. Zevkle, oya gibi işlediğimiz, değer verip muhabbetle çalıştığımız işler yapıyor ve paylaşıyoruz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gönlünüzden umut, neşe eksik olmasın. Nefis günler, vakitler… Teşekkürler.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röortaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 21 May 2025 12:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/05/50-yasimda-kuruldu-deniz-arcak-atolyehane-1747821061.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AYSU BACEOĞLU BİR DÖNDÜ PİR DÖNDÜ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/aysu-baceoglu-bir-dondu-pir-dondu-24801</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/aysu-baceoglu-bir-dondu-pir-dondu-24801</guid>
                <description><![CDATA[Bir dönem muhteşem güzelliğiyle podyumları salladı. Ve dile kolay tam 7 yıl sanat dünyasından uzaklaştı Aysu Baçeoğlu…  7 yıl süren sessizliğini enerjik bir dönüşle bozdu Baceoğlu… Z kuşağının yeniden keşfettiği "10 Numara" şarkısına çektiği yeni klip ve samimi açıklamalarıyla gündeme gelen Aysu Baçeoğlu, sektöre verdiği aranın perde arkasını da ilk kez anlattı. Yani güzel şarkıcı sanat dünyasına bir döndü pir döndü. Aysu Baceoğlu Alper Ergez’e dobra dobra konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“2012’DE YAYIMLANAN ‘10 NUMARA’ YILLAR SONRA YENİDEN GÜNDEME GELDİ. SİZCE BU BAŞARI BİR TESADÜF MÜYDÜ, YOKSA ŞARKININ ZAMANI ŞİMDİ Mİ GELDİ?”</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu şarkıyı <em><strong>2012 yılında çıkardım; üzerinden 13 yıl geçti.</strong></em> Ve her zaman, bu şarkının bana verilmiş bir hediye olduğunu düşündüm. Gerçekten çok özel bir hediyeydi. Zamansızlığıyla öne çıkan bir şarkıydı; bugün bile ilk günkü tazeliğini koruyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><em><strong>Stüdyoda altı ayımı bu şarkı için harcadım. </strong></em>Çok severek, içimden gelerek söyledim. O dönem birçok ünlü isim bu şarkının peşindeydi ama bence en çok bana yakıştı. Şarkıyla bütünleştim.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu şarkıyla birlikte pek çok sahnede, konserde yer aldım. İnsanlar o dönem beni sahnede çok gördüler. Ve şimdi tekrar beni sahnelerde görmek istiyor gibiler. Bu da bana, yerimin orası olduğunu hatırlatıyor. Açıkçası son yıllarda daha farklı bir hayat yaşıyordum; İstanbul'dan uzak, doğayla iç içe... Hayvanlarım, spor, ailem… <em><strong>Kaostan uzak, dingin bir yaşam. Ama eğer insanlar hâlâ beni sahnede görmek istiyorsa ve ben bunu tekrar başarabiliyorsam..</strong></em>. Evet, bu gerçekten bana verilmiş bir hediye.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“ŞARKININ YENİDEN GÜNDEME GELİŞİYLE BİRLİKTE SAHNELERE DÖNÜYORSUNUZ. BU DÖNÜŞ SİZE NELER HİSSETTİRDİ?”</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yeni fotoğraflar çektik ekibimle birlikte. Klibimiz de çok yakında geliyor. Bu şarkıyı özellikle ben istedim; çünkü <strong>“10 Numara” </strong>benim için çok özel bir yerde. Viral oldu, büyük ilgi gördü ve şimdi sahnelerde yeniden hayat bulacak. Önümüzdeki günlerde konserlerimiz başlıyor. İçim içime sığmıyor. Galiba benim yerim gerçekten burasıymış… Ait olduğum yere, sahneye geri döndüğümü hissediyorum. Ve döner dönmez kocaman, içten bir sevgiyle karşılaştım.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">“Z KUŞAĞIYLA KURDUĞUNUZ BAĞ ÇOK KONUŞULUYOR. BU KUŞAĞIN SİZİ VE ŞARKINIZI SAHİPLENMESİYLE İLGİLİ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?”</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Z kuşağı beni sevdi, şarkımı sevdi. Dilerim karakterimi de severler. Duruşumu, hayata bakışımı… Belki de onlara örnek bir abla olabilirim. Bu konuda güzel hayallerim var. Şimdi yeni şarkılar arayışındayım. Ama en çok da konserlerde sizlerle, hep birlikte olacağımız için çok mutluyum. O sevgiyi, o dans edişlerinizi, o enerjiyi bana yansıttığınızda, inanın bana enerji veriyorsunuz. <em><strong>Gençlerle olmak beni daha da gençleştirdi.</strong></em> Hepinize yürekten teşekkür ediyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“ANAOKULU ÇOCUKLARINDAN DOKTORLARA KADAR HERKESİN ŞARKINIZLA DANS ETTİĞİ VİDEOLAR VİRAL OLDU. BU KADAR GENİŞ BİR KİTLEYE ULAŞMAK SİZE NE HİSSETTİRDİ?”</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bütün videoları izlemeye çalışıyorum. Yetişemiyorum belki ama özellikle çocukların çektiği o enerji dolu, neşeli dans videolarını kaçırmamaya özen gösteriyorum. Gözlerim doluyor mutluluktan…<em><strong> O kadar mutluyum ki… Şarkımla insanlara neşe verebildiğim için, birlikte dans edebildikleri için…</strong></em> Bazı videolarda ailece dans ediyorlar, birlikte gülüyorlar. Bu benim için tarifsiz bir mutluluk. Gerçek bir bütünlük hissi veriyor. Bu videolarda sevgi görüyorum. Enerji görüyorum. Mutluluk görüyorum. <em><strong>Dans eden çocuklar, öğrenciler… Doktorlar, hemşireler, kuryeler…</strong></em> Her birini izledikçe <em><strong>“Dünyanın en mutlu kadını benim” diyorum içimden.</strong></em></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“SON OLARAK, HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ YENİDEN KEŞFEDEN GENÇ HAYRANLARINIZA NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?”</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Haber Caddesi ekibine ve bana bu röportajı gönderdiğiniz için, beni sevenlerimle buluşturduğunuz için çok teşekkür ediyorum. Kendimi ifade etmeme izin verdiğiniz için minnettarım. Hiç kimseyi kırmak istemiyorum. Videolarınızı izlemeye çalışıyorum; hepsini tek tek izliyorum. Sadece bunu söylemek istiyorum: Çok mutlu oldum. Hepiniz çok mutlu olun.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><em><strong>Z kuşağını çok seviyorum, hayvanlarla paylaştığınız videoları da çok seviyorum. Hepinizi kocaman dudaklarımla öpüyorum.</strong></em> Burada kucak dolusu sevgilerle Aysu Baçoğlu ablaları var. Bunu bilsinler. Ve birlikte bu yolda yürüyeceğiz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 May 2025 10:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/05/aysu-baceoglu-bir-dondu-pir-dondu-1747382151.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TOPUKLU AYAKKABIYLA DANS SEÇENEĞİ ÇOK HOŞUMA GİTTİ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/topuklu-ayakkabiyla-dans-secenegi-cok-hosuma-gitti-24776</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/topuklu-ayakkabiyla-dans-secenegi-cok-hosuma-gitti-24776</guid>
                <description><![CDATA[Sinema eleştirmenliği, köşe yazarlığı, hayvan hakları savunuculuğu ve sanatçı kimliğiyle milyonların gönlünde taht kurdu. Hayatına birçok alanda çalışmayı, projeyi, yapımı sığdıran Ömür Gedik’in bir koltuğunda 10 karpuz taşıyor adeta… Ünlü sanatçı Gedik, ‘ ‘Bir kadın olarak topuklu ayakkabı giydiğimde kendimi hep daha seksi ve kendine güvenli hissetmişimdir’diyor. Ömür Gedik, çalışmalarıyla ilgili Alper Ergez’e dobra dobra konuştu. Haydi buyurun sohbete.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GAZETECİLİKTEN ŞARKICILIĞA GEÇİŞİNİZ CESUR BİR ADIM OLARAK GÖRÜLDÜ. BU DÖNÜŞÜMDE SİZİ EN ÇOK ZORLAYAN NE OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında gazetecilikten şarkıcılığa geçmiş gibi görünsem de müzikle tanışmam gazetecilikten çok önceye dayanıyor. 10 yaşında klasik piyano eğitimi almaya başladım ve sonrasında şan eğitimi ile devam ettim. <em><strong>Boğaziçi Üniversitesi’nde okurken okulun müzik kulübünde aktif olarak çalıştım ve Mavi Topluluk adlı çok sesli rock korosunda, ayrıca solisti olduğum kendi grubumla düzenli olarak konserler verdim.</strong></em> Gazetecilik ve televizyonculuk yaparken profesyonel olarak albüm yapıp sahnelere çıkmaya devam ettim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">HAYVAN HAKLARI KONUSUNDAKİ AKTİVİST DURUŞUNUZ ZAMAN ZAMAN POLEMİKLERE DE YOL AÇTI. BU KONUDA HİÇ GERİ ADIM ATMAYI DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hayatta geri adım atmayacağım şeylerin başında hak savunuculuğu geliyor. Tarih boyunca kadın hakları, çocuk hakları, engelli hakları ve hayvan hakları hep el ele ilerledi. Ben de kendimi, kendi hakları için konuşamayan hayvanların savunuculuğuna adadım. Hayatım boyunca, son nefesimi verene kadar önceliğim hayvan hakları olacak.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ÖMÜR GEDİK’İN EN ÇOK ELEŞTİRİ ALDIĞI YÖNÜ NEDİR VE BU ELEŞTİRİLER KARŞISINDA NE HİSSEDİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Veganlıkla ilgili yaptığım paylaşımları, et yemekten vazgeçmek istemeyenler anlamak istemiyor. Bu konuda ciddi anlamda toplumda bir direnç var. Yurt dışında hayvan hakları ve veganlık gelişirken bizde biraz zamana ihtiyaç var. Her canlının yaşama hakkına saygı duyulan bir dünya uzak değil.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">POPÜLERLİK Mİ, SAYGINLIK MI? HANGİSİ SİZİN İÇİN DAHA KIYMETLİ VE NEDEN?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İkisi de önemli. Popülerlik daha fazla kişiye ulaşmamı sağlıyor ve bu sayede anlatmak istediklerimi genele yayabiliyorum. Hedefim özellikle gençlere hayvan ve doğa sevgisini aşılayabilmek. Onlar değişince dünya değişecek çünkü. Saygınlık tabii ki çok çok önemli. Söylediklerimin dinlenmesi ve ciddiye alınması bu sayede oluyor. Yani ikisi de çok önemli benim için. Biri olmadan diğerinin faydası azalıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;“Bİ DANS ET” İLE KARAMSARLIĞI DANSLA DAĞITAN BİR ENERJİ YAYIYORSUNUZ. SİZİ EN ÇOK DANS ETMEYE İTEN KARANLIK DÖNEM NEYDİ? BU ŞARKI O RUH HALİNİN BİR ÜRÜNÜ MÜ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dans da bir anlamda spor yapmak gibi; hareket ederek salgılanan hormonlar karamsarlığı yok edip insanın kendini iyi hissetmesini sağlıyor. Dansla sadece vücut değil, beyin de çalışıyor. Herkese tavsiye ediyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TOPUKLU AYAKKABIYLA DANS HEM CESARET HEM DE DENGE İSTER. SİZCE BU AKIMI SAHİPLENMEK BİR DURUŞ MU? “TOPUKLU DANS” SİZİN İÇİN NEYİ TEMSİL EDİYOR?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir kadın olarak topuklu ayakkabı giydiğimde kendimi hep daha seksi ve kendine güvenli hissetmişimdir. Bu nedenle topuklu ayakkabıyla dans seçeneği çok hoşuma gitti ve hemen denemek istedim. Dünyaya da yayılan bir akım bu. <strong>Aleyna Yalçın,</strong> eğitimini Los Angeles ve Paris’te almış önemli bir dansçı ve eğitmen. Derste öğrendiklerimi sahnede ve kliplerimde uyguluyorum, sahne duruşumun nasıl değiştiğini görüyorum. Topuklu ayakkabıyla dans ederken güçlü ve kendine güvenen kadın imajı ve mesajı daha da belirginleşiyor.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MÜZİK SEKTÖRÜNDE ÇOĞU SANATÇI KALIPLARA SIKIŞIRKEN SİZ DANSI DA İŞİN İÇİNE KATARAK FARKLI BİR YOL AÇTINIZ. BU ADIMI ATARKEN KİMLERDEN CESARET ALDINIZ, KİMLER “YAPAMAZSIN” DEDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>“Yapamazsın” </strong>diyen kimse olmadı. Sahnedeki duruşum için dans derslerinin şart olduğunu biliyorum. Klipler için de aynısı geçerli. Yurt dışına baktığımızda şovun içine dansı ve vücut duruşunu eklemeyen şarkıcıların sayısı neredeyse yok gibi. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok; olması gerekeni, tüm dünyada yapılanı ve başarılı olanı uygulamak lazım. Ben de işine saygısı olan biri olarak bunu yapıyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ALEYNA YALÇIN’LA YAPTIĞINIZ HİGH HEELS DANCE ÇALIŞMALARI BİR KADININ SAHNEDE GÜCÜNÜ EN STİL SAHİBİ HALİYLE YANSITIYOR. SİZİN BU DANSLA İZLEYİCİYE VERMEK İSTEDİĞİNİZ EN BÜYÜK MESAJ NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kadının sahnede güçlü, özgüvenli ve aynı zamanda estetik bir duruş sergilemesi bence çok önemli. High heels dans sayesinde bunu fazlasıyla gösterebiliyoruz. Hem kadınlara ilham olmayı hem de sahne sanatlarına estetik bir katkı sunmayı hedefliyorum.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sizleri keyifle takip ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum. Okuyucularınızdan ve sizden ricam, kurucu başkanı olduğum Haçiko Derneği’ni sosyal medya hesaplarından takip ederek hayvan hakları konusundaki mücadelemize destek olmanız. Şimdiden teşekkür ederim.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 May 2025 17:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/05/topuklu-ayakkabiyla-dans-secenegi-cok-hosuma-gitti-1747058660.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DİNLEYİCİLERİN KALBİNE DOKUNMAYI HEDEFLİYORUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dinleyicilerin-kalbine-dokunmayi-hedefliyorum-24747</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dinleyicilerin-kalbine-dokunmayi-hedefliyorum-24747</guid>
                <description><![CDATA[Her projede kendini yeniden tanımlayan, güçlü sesi ve özgün yorumuyla dikkat çeken Sevcan Dalkıran, “Yangındım Sana” adlı şarkısıyla yeniden müzikseverlerin karşısında. Üstelik bu kez üç farklı versiyonla… Dalkıran’la müzik yolculuğunu, yeni projesini ve duygularını konuştuk.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"YANGINDIM SANA"NIN ÜÇ FARKLI VERSİYONUYLA SEVCAN DALKIRAN, MÜZİK DÜNYASINDA NASIL BİR FARK YARATMAYI HEDEFLİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sevcan’ın şu ana kadarki en iyi versiyonunu gördük. Her defasında kendimi yenilenmiş hissediyorum. Şarkı söylemek benim en büyük tutkum ve dinleyicilerin kalbine dokunmayı hedefliyorum. Kendime özgü bir ses rengim ve yorumum olduğunu düşünüyorum. En büyük hedefim, iyi bir yorumcu olmak ve duygularımı konuşmak...</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">AKUSTİK, MİDTEMPO VE ALTERNATİF POP VERSİYONLARI ARASINDAKİ GEÇİŞİ NASIL YAPABİLDİNİZ? HANGİ VERSİYON EN ÇOK SİZİ YANSITTI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şarkıyı o kadar çok sevdik ki versiyonlara bölündü. Bu aslında değerli yapımcım ve prodüktörüm<em><strong> Ercan Saatçi’</strong></em>nin yaratıcılığı. Midtempo ve akustik hali benim favorilerim…</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"YANGINDIM SANA" İSİMLİ ŞARKINIZIN HAZIRLIK SÜRECİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? BU ŞARKIYI OKUMAYA NASIL KARAR VERDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yakın arkadaşım <strong>Serdar Fehimoğlu</strong>’nun gitarla söylediği halini bir sabah dinledim, gözlerim doldu. Yengeç burcu olunca her şeyi fazla yoğun yaşıyorsun… Hikayesi içime işledi. Birkaç kez başa sarıp durdum. <em><strong>Nadasa çekildiğim bir dönemdi ve içime sinen, beni heyecanlandıran bir şarkı olmadıkça start vermeyecektim. </strong></em>Bu şarkı çok samimi, içten ve derindi. Kalbim karar verdi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SERDAR FEHİMOĞLU'NUN SÖZ VE MÜZİĞİNİ YAZDIĞI "YANGINDIM SANA" KİŞİSEL BİR HİKAYEYE Mİ DAYANIYOR? HANGİ DUYGULARA HİTAP EDİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Spontane gelişen bir şarkı aslında. Bonuslu olduğum bir günde beni buldu. Bazen bile isteye yürürüz o yolları, sonra afilli bir vazgeçişi hak ederiz. Arkamıza bakmadan da gitmesini biliriz…<em><strong> İşte öyle bir şeydi. Aşk ve ayrılık.</strong></em>..</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BU ŞARKI, ÖNCEKİ PROJELERİNİZDEN FARKLI OLARAK NASIL BİR YENİLİK TAŞIYOR? MÜZİKAL ANLAMDA KENDİNİZİ NASIL GELİŞTİRDİĞİNİZİ DÜŞÜNÜYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Üç versiyonda da aynı hikaye, farklı kompozisyonla anlatıldı. Hem okullu hem alaylı bir yanım var. Mutfaktan kapıya uzandığım bu yolda her tarzı naçizane deneyimledim. En çok özgür hissettiğim ve <em><strong>“Sevcan’</strong></em>ı bulduğum” proje bu diyebilirim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ERCAN SAATÇİ'NİN YAPIMCILIĞINDA ÇALIŞMAK NASIL BİR DENEYİMDİ? BU SÜREÇ SİZİN İÇİN NASIL ŞEKİLLENDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Ercan Saatçi</strong>’nin imzasıyla <strong>Sevcan,</strong> farklı bir enerjiye büründü. Ortak bir arkadaşımız vasıtasıyla bir araya geldik. Türkiye’nin çok önemli müzik insanı, değerli yapımcım <strong>Ercan Saatçi </strong>ve ekibiyle çalışmak muazzam keyifli ve öğreticiydi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"YANGINDIM SANA"NIN DİJİTAL PLATFORMLARDA YAYINLANMASIYLA BİRLİKTE, MÜZİK DÜNYASINDA NASIL BİR ETKİ YARATMAYI UMUYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kalplere dokunmak en büyük dileğim. Verdiğim emeğin karşılığını alarak başarılı olmak istiyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞARKINIZDA YER ALAN ÜÇ FARKLI DÜZENLEME İÇİN İLKER YETER, EMRE MALİKLER VE ÖZDEMİR GÜZ İLE NASIL BİR UYUM SAĞLADINIZ? HANGİ DÜZENLEME TARZI SİZİ EN ÇOK HEYECANLANDIRDI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sevgili <strong>İlker Yeter</strong>’in Midtempo aranjmanı günümüz tadında, tertemiz ve yüksek sound’uyla beni çok heyecanlandırdı. Akustik versiyonuna ise sevgili arkadaşım <strong>Özdemir</strong> <strong>Güz</strong> can verdi. Kıymetli hocamız<strong> Erdem Sökmen</strong> gitarlarıyla, kaygısız emprovize vokal feryatlarıyla <em><strong>90’lı yılları yad ettik</strong></em>.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben teşekkür ediyorum. Hayal kurun ve peşinden gidin. Ben hiç hayal kurmaktan vazgeçmedim. Bizlere umut yakışır… Takipte kalın, sevgiler.</span></span></p>

<p><strong>Röportaj: Alper ERGEZ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 May 2025 10:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/05/dinleyicilerin-kalbine-dokunmayi-hedefliyorum-1746516136.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SADECE SİNEMA YAPMAK YETERLİ DEĞİL</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sadece-sinema-yapmak-yeterli-degil-24700</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sadece-sinema-yapmak-yeterli-degil-24700</guid>
                <description><![CDATA[Oyunculuk, yönetmenlik, sunuculuk ve yapımcılık. Anlayacağınız bir koltuğunda on karpuz taşıyor Onur Yaprakçı… Şu sıralar yeni projeler üretmek için gecesini, gündüzüne katarak çalışan Yaprakçı, ‘Kendi projelerimi hayata geçirmek, farklı bakış açılarıyla içerikler üretmek her zaman ilgimi çeken bir şeydi. Bu yüzden yapımcılık benim için sadece bir geçiş değil, sektör içinde daha fazla sorumluluk alarak büyümek anlamına geliyor’diyor. Mesleğine aşık biri olduğunu her fırsatta dile getiren Onur Yaprakçı, Alper Ergez’e dobra dobra konuştu..]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">OYUNCULUK, SUNUCULUK DERKEN ARTIK YAPIMCI KİMLİĞİNİZLE SİZİ GÖREBİLİYORUZ. BU GEÇİŞ SÜRECİ NASIL OLDU, NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında yapımcılığa geçiş sürecim doğal bir akış içinde gerçekleşti. Sektörde yıllarca oyuncu ve sunucu olarak çalıştıktan sonra, işin mutfağında da olmak, hikâyeleri sadece anlatan değil aynı zamanda şekillendiren biri olmak istedim. Kendi projelerimi hayata geçirmek, farklı bakış açılarıyla içerikler üretmek her zaman ilgimi çeken bir şeydi. Bu yüzden yapımcılık benim için sadece bir geçiş değil, sektör içinde daha fazla sorumluluk alarak büyümek anlamına geliyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MATİNE FİLM OLARAK BUGÜNE KADAR BİRÇOK SİNEMA PROJESİNDE YER ALDINIZ. PEKİ, ŞİMDİLERDE ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞINIZ YENİ PROJELERİNİZ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, şu an birkaç farklı projeyle ilgileniyorum. “Aşiret Sevdası” adlı filmimiz yapım aşamasında. Ayrıca, komedi türündeki yeni bir sinema filmi hikâyesi üzerinde çalışıyorum. Bir yandan da gençlik-komedi türünde bir proje geliştiriyoruz.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MATİNE FİLM’İ SİNEMA DIŞINDA DİZİ, TV PROGRAMLARI, FORMATLAR VE DİJİTAL İÇERİK ÜRETİRKEN DE GÖREBİLECEK MİYİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kesinlikle. Günümüz medya dünyasında sadece sinema yapmak yeterli değil. Dizi projeleri, dijital içerikler ve televizyon formatları da büyük bir alan oluşturuyor. Matine Film olarak farklı platformlara uygun içerikler üretmek için çalışıyoruz. Sadece sinemayla sınırlı kalmayıp televizyon ve dijital dünyada da var olmak istiyoruz.Bunun için adımlarımızı attık. Bu sezon başlıyoruz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ÖZELLİKLE DİZİSİNİ YA DA FİLMİNİ ÇEKMEK İSTEDİĞİNİZ BİR ROMAN YA DA GERÇEK HAYAT HİKAYESİ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, uzun zamandır hayata geçirmek istediğim birkaç gerçek hayat hikâyesi var. Bunlardan biri, Anadolu’da geçen dramatik ve güçlü bir aile hikâyesi. Ayrıca, geçmişten günümüze gelen bazı romanları uyarlamak da ilgi alanımda. Önemli olan, o hikâyenin günümüz seyircisine nasıl hitap edeceğini doğru analiz edebilmek.ince eleyip sık dokuyoruz.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TÜRKİYE DİZİ VE SİNEMA SEKTÖRÜNÜN SİZCE EN BÜYÜK SIKINTISI VE EKSİKLİĞİ NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bence en büyük eksiklik, özgün senaryolar ve cesur yapımcılar. Genellikle garantici bir yaklaşımla hareket ediliyor, bu yüzden farklı türlerde ve yenilikçi projeler görmekte zorlanıyoruz. Ayrıca, uluslararası standartlarda prodüksiyon kalitesine ulaşmak için bütçe yönetimi ve teknik altyapı konusunda da iyileştirmeler yapılması gerekiyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SİNEMA YA DA DİZİ PROJELERİNİZE BAŞLAMADAN ÖNCE MEKÂN SEÇİMLERİNİZİ NASIL YAPIYORSUNUZ? ÖNCESİNDE NASIL BİR ÇALIŞMANIZ OLUYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öncelikle hikâyenin ruhuna uygun mekânlar belirlemeye çalışıyoruz. Senaryonun geçtiği yerlerin atmosferi, hikâyenin duygusunu doğrudan etkiliyor. Genellikle öncesinde detaylı bir scouting (mekân araştırması) yapıyoruz. Hem görsel anlamda tatmin edici hem de lojistik olarak uygun mekânları belirlemek için ekibimizle sahada çalışmalar yapıyoruz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">PROJE SEÇİMLERİNDE VE OYUNCU SEÇİMLERİNDE ÖZELLİKLE NELERE DİKKAT EDİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Proje seçiminde öncelikle hikâyenin güçlü bir çatısı olup olmadığına bakıyorum. İzleyiciye yeni bir şey sunmalı, klişelerden uzak olmalı ve anlatım dili güçlü olmalı. Oyuncu seçiminde ise sadece yetenek değil, rolün getirdiği psikolojik ve fiziksel özelliklere uyum da önemli. Aynı zamanda oyuncunun projeye olan motivasyonu ve ekiple uyumu da karar verirken dikkate aldığım unsurlar arasında.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BİR OYUNCU HEM KOMEDİ HEM DE DRAM TÜRÜ PROJELERDE YANİ HER ROLDE KENDİNİ GÖSTERMELİ Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kesinlikle. Bir oyuncunun tek bir türe sıkışmaması gerektiğini düşünüyorum. En iyi oyuncular hem komedi hem de dram türünde başarılı olanlar. Önemli olan, oyuncunun kendini her rolde geliştirmesi ve farklı karakterlere bürünebilme yeteneğini göstermesi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SİNEMADA YÖNETMEN-OYUNCU İLİŞKİSİNİ NASIL TANIMLIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu ilişki, filmin başarısını doğrudan etkileyen en önemli unsurlardan biri. Yönetmen, oyuncunun en iyi performansını ortaya çıkarmasına yardımcı olmalı, oyuncu da yönetmenin vizyonuna güvenmeli. Güçlü bir iletişim ve karşılıklı güven olduğu zaman ortaya çok başarılı işler çıkıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MESLEKTE ÖN PLANA ÇIKMAK, FARK YARATMAK İÇİN SİZCE NASIL BİR DONANIMA, BİLGİ BİRİKİMİNE SAHİP OLUNMALI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sektörü iyi tanımak ve sürekli kendini geliştirmek çok önemli. Sadece yetenek yeterli değil; işin teknik kısmını, yapım sürecini, senaryo yazımını ve kamera arkasını da öğrenmek gerekiyor. Aynı zamanda dünyadaki sinema ve dizi trendlerini takip etmek ve bu doğrultuda yenilikçi projeler üretmek fark yaratmak için önemli bir adım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SİNEMA SEKTÖRÜNDE YER ALMAK İSTEYENLERE TAVSİYELERİNİZ NELERDİR, KENDİLERİNİ NASIL GELİŞTİRMELİLER?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öncelikle çok izlemeli, çok okumalı ve sürekli kendilerini geliştirmeliler. Pratik yapmak, sektörde deneyim kazanmak ve cesur olmak gerekiyor. Küçük projelerle başlayıp deneyim kazanmak, ardından daha büyük işlere yönelmek iyi bir yöntem olabilir. Birde sektörde birilerine güvenip onların kendilerini yönlendirmelerine izin vermesinler. Sorgulasınlar, başka insanlarında fikirlerini alsınlar. Malesef ki bu sektörde çok az namuslu ve donanımlı insan var. O yüzden dikkatli olsunlar.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">EN BÜYÜK HEDEFİNİZİN MEDYA PATRONLUĞU OLDUĞUNU BİLİYORUZ. PEKİ, ONUR YAPRAKÇI’NIN TELEVİZYON KANALI NASIL BİR KANAL OLUR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında bu konuda somut bir adım atmış durumdayım. Haber National adlı haber platformum iki yıldır aktif ve kendi kitlesini oluşturdu. Dijitalde başlayan bu serüveni bir televizyon kanalına dönüştürmeyi planlıyorum. Kanalın odak noktası tarafsız ve güçlü bir haber anlayışı olacak. Ancak bunun yanı sıra, belgeseller, analiz programları ve toplumu ilgilendiren güncel konular üzerine interaktif içerikler de üretmeyi düşünüyorum. Geleneksel haberciliği, dijital dünyanın dinamikleriyle harmanlayan bir yapı kurmak istiyorum. Yani klasik bir haber kanalı değil, izleyiciyi de içine alan, etkileşimi yüksek bir yayın platformu olacak.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben teşekkür ederim. Öncelikle Türkiye’deki sinema sektörünün daha da gelişmesi için Sinema dağıtımcıları , yöneticileri ve sinema salonu sahiplerine büyük görev düşüyor. Yapımcılara karşı birazda liyakatlı olmaları, onları dinlemeli, destekleyip başarıya ulaşmaları için çalışmalar yapmaları sektörü canlandırmak adına iyi olacağını düşünüyorum. Hiç bir yapımcıyı tek seferlik görmemek lazım, onları sektöre küstürmekten ziyade kazanmak gerek.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben bizi Destekleyen, samimiyetle dinleyen, takip eden herkese sevgilerimi iletiyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Apr 2025 11:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/04/sadece-sinema-yapmak-yeterli-degil-1745916866.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>20. YILIMIZDA SÜRPRİZLERİMİZ VAR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/20-yilimizda-surprizlerimiz-var-24687</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/20-yilimizda-surprizlerimiz-var-24687</guid>
                <description><![CDATA[Türk Rock müziği denince akla gelen ilk isim Gece Yolcuları’dır… İlk albümünü 2004 yılında müzik severlerle buluşturan Gece Yıldızları ardı ardına yaptığı hit şarkılarla milyonların gönlünde taht kurdu. Hayranlarına sürprize hazırlanan Gece Yolcuları Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERHABA ARKADAŞLAR, UZUN BİR ARADAN SONRA MÜZİKSEVERLERLE TEKRAR BULUŞTUNUZ. ÖNCELİKLE GERÇEKTEN SİZİ VE ŞARKILARINIZI ÇOK ÖZLEMİŞTİK. HOŞ GELDİNİZ. PEKİ, NEDEN BU KADAR UZUN BİR ARA VERDİNİZ? AYRICA EDİS BEY BİR KAZA ATLATMIŞTI. ÇOK GEÇMİŞ OLSUN. ŞİMDİ DURUMUNUZ NASIL? NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Merhaba. Aslında uzun bir ara vermek istememiştik. Ama hayat bazen size ciddi engeller çıkarabiliyor. En son stüdyo albümümüz 2014'te çıkmıştı. Uzun zaman sonra yaptığımız ilk single "Yalan"a kadar, yani 2018’e kadar ciddi ailesel sağlık meseleleriyle uğraştık. Bu süreçlerin sonunda üzülsek de görevlerimizi yapmak durumundaydık. Açıkçası, müzik üretebilmek böyle zamanlarda gerçekten öncelikleriniz arasında olamıyor, sadece çalarak iyileşmeye çalışıyorduk. Ancak 2017'nin sonlarından sonra bir şeyler üretmeye başladık tekrar. Bizim en büyük gücümüz, bu süreçte konserlerimizin hiç kesintiye uğramamasıydı. Yani şarkılarımızı ve bizi sahnede dinlemeyi seven herkes destek oldu, biz de sahnede olmaya devam ettik. Ardından "Pişmanım" single'ımızla başarılı sürecimize geri döndük. Tam her şey düzeliyor derken pandemi geldi... Sonrasını biliyorsunuz. Tabii bu zorunlu sürecin sıkıntılı yanı, sektörün her anlamda farklılaşmaya başladığı bir döneme denk gelmesiydi. Yine de dışarıdan gelişmelerin içinde olabilmek için büyük çaba sarf ettik. Edis'in kazası ise tamamen bir şanssızlık, belki de nazar derler ya. Tam şarkı kaydı bitmiş, video ve fotoğraflar hazırlanmış, son birkaç teknik rötuş kalmışken, İstanbul’a yıllar sonra yağan kar ve buzlanmanın etkisiyle ciddi bir kaza geçirdi. Omuzu kırıldı, ameliyat oldu, platin takıldı ve bir aydan fazla kolu askıda kaldı. Şimdi iyileşiyor ve fizik tedavi süreci başladı. Tabii bu birçok planımızı ve konserimizi etkiledi ama yine de kazayı ucuz atlattığımızı düşünüyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞİMDİ ÖYLE BİR ŞARKIYLA GERİ DÖNDÜNÜZ Kİ, HARİKA BİR ÇALIŞMA OLMUŞ: "BİRİSİ VAR". BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ? HAZIRLIK SÜRECİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öncelikle teşekkürler güzel sözleriniz için. 2018'den sonra, yani pandemi dönemi aslında bir üretim festivaline dönüştü bizim için. Sadece şarkılarımıza odaklandık ve birçok yeni şarkı ürettik. "Birisi Var" da o dönemin sonlarına doğru çıkan üretimlerimizden biri. Ardından bazı şarkılarımıza grup olarak öncelik verip geliştirdik. Çok değerli müzik adamı arkadaşımız Emrah Demiralp ile "Birisi Var" üzerinde çalışarak düzenlemeleri tamamladık ve stüdyo kayıtlarını olgunlaştırdık. Çok değerli müzisyen dostlarımız da kayıtlarımıza katkı verdi. Şarkıya önemli bir renk katan klarneti Şükrü Tırkış çaldı. &nbsp;Akustik gitarlarda Ali Demirel ve Çağatay Özkaya özel tavırlarıyla katkıda bulundular. Aranjörümüz Emrah Demiralp ise keyboard ve birçok enstrümanda yeteneğini sergiledi. Mix ve mastering işlemlerini ise Özgür Yurtoğlu gerçekleştirdi. Tüm Gece Yolcuları bireylerinin ve ekibimizin büyük mesaisi ve müzisyen dostlarımızın uyumu sayesinde çok keyifli bir stüdyo süreci yaşadık ve şarkımızı hayata geçirdik.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"BİRİSİ VAR" ŞARKINIZ ZENGİN ENSTRÜMAN KULLANIMI VE DUYGUSAL SÖZLERİYLE ÖNE ÇIKIYOR. ŞARKININ HİKAYESİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">"Birisi Var" tamamen Gece Yolcuları şarkısı. Akustik tavrı, sözlerdeki anlatım tarzı, kullanılan konuk enstrümanların şarkıya kattığı atmosfer, back vokaller ve modern melodik rock tınıları ile tam anlamıyla bizim parçamız Söz ve müzik Edis’e ait. Pandemi sonunda çıkan birçok üretimimizden biri.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞARKINIZI DİNLEDİĞİMDE O KADAR LEZZETLİ BİR ŞARKI OLMUŞ Kİ, HEPİNİZİN EMEĞİNE SAĞLIK. MÜZİK TARZINIZDA BİRAZ ARABESK TINILARINA DA YER VERDİĞİNİZİ DÜŞÜNÜYORUM SANKİ. SİZ NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Arabesk tınılar demesek de, 2004'te çıktığımız ilk günden beri müziğimizde var olan Gece Yolcuları bakış açısı bu. Rock grubu standardı ile Türkiye'nin kültürel mirasının en güzel harmanlanışı. Vokal yorumumuz, gitarları kullanım tarzımız, ekstra enstrümanların işlevi, back vokaller, akustik tavır, özel introlar ve bir gitar müziği üretme çabası her zaman müziğimizin temelinde oldu. Sözlerimizin yaşanmış hikayelerden beslenmesi de dinleyiciyle empati kurulmasını sağladı. Bu sayede dinleyicilerimiz "işte bu Gece Yolcuları'nın işi" diyebileceği bir şarkı karakteristiği oluştu. Ayrıca bu müzik tarzı kuşaktan kuşağa çok sevildi ve başarılı oldu. Bizi ve müziğimizi anlayan, destekleyen tüm dinleyicilerimize minnettarız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">2025 YILINA "BİRİSİ VAR" İLE GİRİŞ YAPTINIZ VE ÇOK DA GÜZEL BİR GİRİŞ OLDU. PEKİ DEVAMINDA YENİ ŞARKILAR GELECEK Mİ? AYRICA HAYRANLARINIZA SÜRPRİZLERİNİZ VAR MI? NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, çok heyecanlıyız ve 2025 yılı içerisinde daha birçok parça paylaşacağız sizlerle. Çok beğenecekleri yenilikler olacak bunların içinde. Ve tabii bazı özel projeler de var...Ayrıca sahne anlamında da çok güzel bir yıl bizi bekliyor. Konserlerde de çok güzel sürprizlerimiz olacak. Malum, 20. yılımızı kutluyoruz!</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BU ARADA COVER ŞARKILARI DA ÇOK GÜZEL OKUYOR VE YORUMLUYORSUNUZ. ŞARKILARA AYRI BİR TAT KATIYORSUNUZ. PEKİ, YİNE COVER ŞARKILAR DA SİZDEN DİNLEYECEK MİYİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çok sevdiğimiz bir iş "cover" yapmak. Yine bizi yansıtabileceğini düşündüğümüz, bize yakışan, şarkıya kattıklarımızla diğer kuşaklara keyifle ulaşabileceğini düşündüğümüz birkaç projemiz var bu konuyla ilgili. Takvim uyarsa evet, yapacağız. Hem de bayıla bayıla!</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KONSER VE SAHNE ÇALIŞMALARINIZ NASIL GİDİYOR? TAKVİMİNİZ BELLİ Mİ? NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Önümüzde bahar ve yaz var. Yıllardır olduğu gibi yine birçok konserimiz olacak. Açık hava konserleri, Mayıs ayında üniversiteler, 23 Nisan ve 19 Mayıs gibi önemli günlerde etkinlikler... Bizim için konser zamanı! Tüm konser takvimimizi sosyal medya hesaplarımızdan paylaşacağız. Takipte kalın sevgili dostlarımız!</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gece Yolcuları olarak Haber Caddesi okuyucularına kocaman sevgiler ve öpücükler gönderiyoruz! Biz herkesi çok özledik. Hem bizlerle konser alanlarında buluşmak hem de yepyeni şarkılarımızı birlikte bağıra çağıra söylemek isteyen herkese diyoruz ki: 2025 harika geçecek!</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sizleri çok seviyoruz!</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#ffffff"><span style="background-color:#c0392b">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 26 Apr 2025 15:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/04/20-yilimizda-surprizlerimiz-var-1745670299.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MÜZİĞİMLE İNSANLARIN RUHUNA DOKUNABİLMEYİ İSTİYORUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/muzigimle-insanlarin-ruhuna-dokunabilmeyi-istiyorum-24634</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/muzigimle-insanlarin-ruhuna-dokunabilmeyi-istiyorum-24634</guid>
                <description><![CDATA[O tam bir müzik aşığı… Öyle ki asıl mesleği olan öğretmenliği bırakıp, çocukluk hayali sahnelerde fırtınalar estirmek istedi. O hayalini de gerçekleştirdi. Muhteşem şarkı ve sahne performansıyla ünlü sanatçılar kervanına adını yazdırmasını başardı. Yaptığı cover parçalarla milyonların gönlünde taht kuran pop müziğin ünlü ismi Tuğçe Haşimoğlu, çalışmalarıyla ilgili Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERHABA TUĞÇE HANIM, HABER CADDESİ’NE HOŞ GELDİNİZ. SİZİ İLK OLARAK YOUTUBE’DAKİ VİDEOLARINIZLA TANIDIK. BİR ANDA TÜM DİKKATLERİ ÜZERİNİZE ÇEKMEYİ BAŞARDINIZ. TARZINIZ VE ŞARKILARINIZ ÇOK İLGİ GÖRDÜ VE SEVİLDİ. BU DURUMU NEYE BAĞLIYORSUNUZ? BU KADAR İLGİ BEKLİYOR MUYDUNUZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><em><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Merhaba, öncelikle böyle güzel bir davet için çok teşekkür ederim. YouTube’daki videolarımla, şarkılarımla tanınmak ve insanların ilgisini çekebilmek gerçekten çok heyecan verici. Yaptığım müziği dinleyicilerimle buluştururken her zaman içimden geldiği gibi davranmaya özen gösterdim. Bu sebeple aramızda samimi bir bağ kurabildiğimizi düşünüyorum. İnsanların şarkılarımı dinlerken hissettikleri duygulara ve geri bildirimlerine çok değer veriyorum. Müziğime olan ilgi bana motivasyon ve enerji veriyor, aynı zamanda beni daha iyi işler yapmaya, sürekli yeni şarkılar üretmeye teşvik ediyor.</span></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">LİSEYİ EDİRNE GÜZEL SANATLAR’DA, ÜNİVERSİTEYİ İSE MUĞLA ÜNİVERSİTESİ MÜZİK ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜNDE OKUDUĞUNUZU BİLİYORUZ. YANİ MÜZİĞİN İÇİNDEN GELİYORSUNUZ. PEKİ, ÖĞRETMENLİK YAPIYOR MUSUNUZ? AYRICA ŞARKI SÖYLEMEYE GEÇİŞ NASIL OLDU?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, müzikle iç içe büyüdüm ve bu alanda eğitim aldım. Üniversiteden mezun olduktan sonra öğretmenlik yaptım, hatta müzik öğretmeni olmalarına vesile olduğum öğrencilerim de oldu. Öğretmenlik şahane bir meslek ama ben tercihimi hayallerimin peşinden koşmaktan yana kullandım. O, eline geçen her şeyi mikrofon yapan kız çocuğu bendim. Sahnede olmak benim çocukluk hayalimdi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YOUTUBE’DAKİ ŞARKILARINIZA VE ÇEKTİĞİNİZ VİDEOLARA BAKTIĞIMDA ÖZELLİKLE HER TARZ ŞARKIYI OKUMAYA ÇALIŞTIĞINIZI GÖRÜYORUM. PEKİ, ÖZELLİKLE KENDİNİZE BELİRLEDİĞİNİZ BİR MÜZİK TARZINIZ VAR MI?</span></strong></span></p>

<p><em><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Benim için müzik, bir sınır veya kalıp olmaktan çok, ifade biçimi. Her tarzı deneyimlemek; farklı duyguları ve anlatılmak istenen mesajları daha etkili bir şekilde iletebilmek adına önemli bir fırsat. Bu yüzden pop, rock, R&amp;B gibi farklı türlerde şarkılar söylemeye çalışıyorum.&nbsp;Kendime belirlediğim bir tarzdan çok, kendimi özgür hissedebileceğim bir alan yaratmayı hedefliyorum. Yani belirli bir tarzla sınırlı kalmak yerine, müziğin bana sunduğu çeşitliliği keşfetmeyi tercih ediyorum. Bu, hem kendimi hem de dinleyicilerimi farklı müzikal deneyimlerle buluşturmak için önemli. Ama yine de her tarzda bir ortak noktam var; o da duygu ve samimiyetle şarkı söylemek. Bu benim için en önemli unsur.</span></span></em></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞİMDİLERDE MÜZİK ÇALIŞMALARINIZ NASIL GİDİYOR? EN SON “FAİLİ MALUM” İSİMLİ MÜZİK ÇALIŞMANIZLA SEVENLERİNİZLE BULUŞTUNUZ. PEKİ, SIRADA YENİ ŞARKILAR, YENİ PROJELER VAR MI? SEVENLERİNİZİ NELER BEKLİYOR?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Müzik çalışmalarım oldukça verimli bir şekilde ilerliyor. Faili Malum ile çok güzel geri dönüşler aldım ve gerçekten dinleyicilerimle bu şarkı üzerinden güçlü bir bağ kurduğumuzu hissediyorum. Şu anda üzerinde çalıştığım birkaç yeni proje var. Yeni şarkılar ve projelerle ilgili heyecan verici gelişmeler var, bunları çok yakında sizlerle paylaşacağım. Dinleyicilerime sürprizlerle dolu, farklı bir müzik deneyimi sunmayı hedefliyorum. Her zaman olduğu gibi, müzikle kendimi ifade etmeye devam edeceğim ve onları da bu müzik yolculuğumda bana eşlik etmeye davet ediyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BU ARADA ZAMAN ZAMAN DÜET ÇALIŞMALARINIZ DA OLMUŞTU. DEVAM EDECEK MİSİNİZ? ÖZELLİKLE BERABER DÜET YAPMAK İSTEDİĞİNİZ SANATÇILAR VAR MI?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir araya gelerek güçlü bir sinerji yaratmayı ve farklı seslerin birleşimini keşfetmeyi çok seviyorum. Gelecekte de kesinlikle düet yapmayı planlıyorum. Beraber çalışmak istediğim sanatçılar arasında, müziklerine hayran olduğum ve birlikte çok güzel projelere imza atabileceğimizi düşündüğüm isimler var. Doğru zaman ve doğru proje geldiğinde bu tür işbirlikleri mutlaka olacaktır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İLERİDE KENDİNİZİ MÜZİK ALANINDA NEREDE GÖRMEK İSTİYORSUNUZ?</span></strong></span></p>

<p><em><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İleride kendimi; sürekli üreten, müzik dünyasına katkı sağlayan, yeni yeteneklere ilham verebilen, onlara yol gösteren ve müziğin gücünü daha geniş kitlelere ulaştırabilen bir sanatçı olarak görmek istiyorum. Müziğin insan ruhunu iyileştirme gücüne inanıyorum ve bu sebeple farklı türlerde eserler üzerinde çalışıp, dinleyicilerle duygusal bir bağ kurarak onların hayatlarında bir iz bırakabilmeyi; müzikle ilgili yenilikçi projelerde yer alıp toplumsal sorunlara değinen şarkılarla farkındalık yaratabilmeyi; müziğimle insanların ruhuna dokunabilmeyi istiyorum.</span></span></em></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BİRAZ DA KONSER VE SAHNE ÇALIŞMALARINIZDAN BAHSEDELİM İSTERSENİZ. TAKVİMİNİZ BELLİ Mİ? HAYRANLARINIZ SİZİ NERELERDE GÖREBİLECEK?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Müziğimle birlikte seyirciyle kurduğum o eşsiz enerji benim için çok özel. Sahnede olmayı çok seviyorum, en mutlu olduğum yer diyebilirim. Dinleyicilerimin beni görmek istedikleri her noktaya ulaşmak istiyorum. Takvimim hızla şekilleniyor, bu yıl birçok şehirde buluşacağız. Müzikseverler, benimle birlikte olabilecekleri etkinlikler hakkında en güncel bilgilere sosyal medya hesaplarımdan ulaşabilirler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nazik davetiniz için ben teşekkür ediyorum. Haber Caddesi okuyucularına; <strong>beni dinleyen, takip eden, destekleyen herkese çok teşekkür ediyorum. Sizin desteğiniz bana ilham veriyor, daha güçlü hissediyorum ve bu yolda birlikte ilerlemek beni gerçekten çok mutlu ediyor. İyi ki varsınız. Birlikte daha güzel günlere…</strong>Sevgiler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Apr 2025 12:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/04/muzigimle-insanlarin-ruhuna-dokunabilmeyi-istiyorum-1744968332.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>VOKAL KOÇLUĞU VE ŞAN EĞİTİMİ VERİYORUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/vokal-koclugu-ve-san-egitimi-veriyorum-24616</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/vokal-koclugu-ve-san-egitimi-veriyorum-24616</guid>
                <description><![CDATA[İbrahim Tatlıses'ten Demet Akalın'a, Mustafa Keser'den Ebru Yaşar'a kadar bir çok isimle bugüne kadar aynı sahneyi paylaştı. Piyasaya sürdüğü her şarkısıyla Hedefi 12’den vurdu Mete Karagöz… Bugüne kadar yapmış olduğu başarılı çalışmalarıyla isminden sıkça söz ettiren Karagöz, çalışmalarıyla ilgili Alper Ergezê konuştu. Haydi buyurun sohbete…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERHABA METE BEY, HABER CADDESİ’NE HOŞ GELDİNİZ. ÖNCELİKLE, MÜZİK HAYATINIZ NASIL BAŞLADI? BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Merhabalar, kendimi bildim bileli şarkı söylerdim. Daha sonra babamın bağlama alması ve sonrasında konservatuvar eğitimi almak istememle birlikte müzik serüvenim başlamış oldu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BUGÜNE KADAR BİRÇOK SANATÇININ SAHNE VE STÜDYO ÇALIŞMALARINDA BULUNDUNUZ. BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? KİMLERLE ÇALIŞTINIZ? VE SIRADA HANGİ İSİMLER VAR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İbrahim Tatlıses’ten Demet Akalın’a, Mustafa Keser’den Ebru Yaşar’a, Ebru Gündeş’ten Zara’ya kadar birçok önemli isimle sahnede ya da stüdyo aşamasında çalışma şansı yakaladım. Artık düet projeleri yapmak istiyorum. Nasip, kısmet…</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">21 MART’TA BİLSEYDİM İSİMLİ YENİ ÇALIŞMANIZLA MÜZİKSEVERLERLE BULUŞMAYA HAZIRLANIYORSUNUZ. BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ? HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Söz ve müziği bana ait olan bu şarkının aranjesini Tayanç Katılmış yaptı. Aslında şarkıya bir yıl önce başladık ama çıkarma aşamasında sürekli değişimler oldu. Demek ki çıkması gereken zaman 21 Mart’mış. Bana doğum günü hediyesi gibi oldu çünkü şarkının çıkışından iki gün sonra doğum günüm.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞARKINIZIN HİKAYESİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? BU ŞARKI NASIL ORTAYA ÇIKTI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu şarkıyı pandemi döneminde yapmıştım, sanırım 3-4 yılı var. Yaptıktan sonra çok yakın bir arkadaşımı arayıp dinletmiştim. Yanında başka bir müzisyen arkadaşım da vardı, sağ olsunlar çok beğenmişlerdi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SAHNE VE STÜDYO ÇALIŞMALARINIZIN YANI SIRA MÜZİK EĞİTİMİ (BAĞLAMA, GİTAR, PİYANO, KONSERVATUVAR HAZIRLIK, NOTA-SOLFEJ, ŞAN) VERDİĞİNİZİ BİLİYORUZ. PEKİ, HALA DERS VERMEYE DEVAM EDİYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şu an çok fazla fırsat bulamıyorum fakat çok değerli müzisyen dostum ve ağabeyim Suat Sakarya ile yapılan projelerde vokal koçluğu ve şan eğitimi veriyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">PEK ÇOK ÜNLÜ İSME VOKAL YAPTIĞINIZ GİBİ, BESTE ÇALIŞMALARINIZLA DA ADINIZDAN SIKÇA SÖZ ETTİRİYORSUNUZ. YENİ BESTELERİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? HANGİ SANATÇILARIN SESLENDİRMESİNİ İSTERDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Üretim süreci oldukça değişken oluyor. Bazen aylarca şarkı yapmadığım dönemler oluyor, bazen de bir günde 2-3 şarkı yazıyorum. Elbette hepimizin sevdiği, bildiği sanatçılar okusun isterim ama özellikle düşündüğüm biri yok. Yalnız, Ebru Abla (Yaşar) bir şarkımı okusa benim için çok güzel bir hatıra olur ve beni mutlu eder.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Nazik davetiniz için çok teşekkür ederim. Umarım okuyanlar için de keyifli olmuştur. Yeni şarkılarda ve projelerde görüşmek üzere. Sevgiler, selamlar!</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 15 Apr 2025 17:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/04/vokal-koclugu-ve-san-egitimi-veriyorum-1744726742.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>7 FARKLI DİLDE VE SAYISIZ TÜRDE ŞARKI SÖYLEYEBİLİRİM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/7-farkli-dilde-ve-sayisiz-turde-sarki-soyleyebilirim-24597</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/7-farkli-dilde-ve-sayisiz-turde-sarki-soyleyebilirim-24597</guid>
                <description><![CDATA[O tam anlamıyla müzik aşığı bir şarkıcı… Daha çocuk yaşta söylediği şarkılarla dinleyenlerini mest ediyordu. Müzik onun vazgeçilmezi haline geldi yılmadan çalıştı ve şarkılarıyla müzik dünyasının an iyileri kervanına katılmayı başardı. 2006 yılında MFÖ üyelerinden Fuat Güner’in keşf ettiği Nihan Akın,  yayınlamış olduğu hit'lerin yanı sıra güçlü sesiyle,  samimi tavırlarıyla milyonların gönlünde taht kurdu.Ünlü sanatçı Akın çalışmalarıyla ilgili Alper Ergez’e konuştu. Haydi buyurun bu güzelim sohbete.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERHABA NİHAN HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. ÖNCELİKLE SİZİ BİRAZ YAKINDAN TANIYABİLİR MİYİZ?&nbsp; MÜZİK SEKTÖRÜNE NASIL GİRİŞ YAPTINIZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Merhaba. Kendimi nasıl tanımlarım? diye düşündüm ve <strong>Nihan Akın</strong>, doğdu doğalı müzik ve sanatla iç içe yetiştirilmiş; ilk okuldan bu yana müziğe yönlendirilmiş bir yorumcu. Ailemin ve öğretmenlerimin beni erken keşfinin etkisi, kariyerimde çok büyüktür. MFÖ üyelerinden <strong>Fuat Güner</strong>’in keşfiyim ben. Kendisi ilk prodüktörüm ve vokal koçumdur. 2006 yılında çok güzel bir albüm kaydettik onun stüdyosunda ve çıkar çıkmaz da iki şarkım hit oldu. O yılın en iyi çıkış yapan sanatçısı ödülünü aldım, çok prestijli bir yerden. Sonra art arda plak şirketlerinden transfer teklifleri geldi… O yılın yıldızı kesinlikle bendim. Şarkılarım ve sesim çok dikkat çekmişti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;UZUN SÜREDİR MÜZİK SEKTÖRÜNDESİNİZ. ŞARKILARINIZ HERKES TARAFINDAN BİLİNİYOR, DİNLENİYOR ANCAK İSMİNİZ ŞARKILARINIZIN BİRAZ GERİSİNDE Mİ KALDI SANKİ? BUNU NEYE BAĞLIYORSUNUZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><em><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şarkılarımın beğenilmesi en çok istediğim şeydi, bundan çok memnunum. Geride durmak biraz benim tercihim; özel alanım olsun, huzurum olsun diye biraz da. Ama tanınmadığımı da düşünmüyorum, çok fanım var.</span></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;ŞİMDİLERDE MODERN SÖZLERİ, YENİLİKÇİ ARANJESİYLE&nbsp; SÖZ VE MÜZİĞİ SİZE AİT OLAN ‘’BALON’’ İSİMLİ ŞARKINIZLA MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTUNUZ. BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ. HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aranjörü Kerem Keskin. Perküsyonunun Türkiye'deki ustası <strong>Mehmet Akatay</strong>, masteringde yine bir marka: <strong>Suat Durmuş</strong>&nbsp;ve klibin kurgusunda ünlü yönetmen <strong>İzzet Başla</strong>k,&nbsp;Radyo ve basın danışmanım<strong> Gizem Altınkaya</strong>.&nbsp;Şarkıyı bir gece bir anda yaptım ve hemen aranjörüme gönderdim. Amerika’ya gidiyordum ve orada klip çekmek istiyordum. O da hemen hazırlayıp bana yolladı demosunu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BALON ŞARKINIZIN HİKAYESİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ. BU ŞARKINIZDA VURGULAMAK İSTEDİĞİNİZ NEDİR?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hikayesi: Kadınları ayaklarının üzerinde durmaya davet eden bir şarkı. <em><strong>“Kimsenin hayrına kalmadın, kalk, silkelen, yoluna devam et.”</strong></em> diyor aslında kendine… Çok fazla sloganı var içerisinde. Balon gibi sönen aşklara da uyarlanır, nahoş ilişkilere de…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BALON ŞARKINIZDA ALIŞILAGELMİŞİN DIŞINDA, MODERN VE ENERJİK BİR SOUND KULLANDIĞINIZI GÖRÜYORUZ. VE KENDİNİZE HAS SESİNİZİ ÖN PLANA ÇIKARARAK FARKLI BİR TAZ İLE SEVENLERİNİZLE BULUŞTUNUZ. PEKİ MÜZİK TARZINIZI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? MESELA HER TARZDA ŞARKI OKUR MUSUNUZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tek bir türe bağlı kalamadım hiç. Sanat müziği eğitimi aldım konservatuvarda. Müziğin temeli bu aslında. Onu öğrendikten sonra, eğer yeteneğiniz de varsa, her tarzı çok kolay icra edebilirsiniz.<strong> 7 farklı dilde ve sayısız türde şarkı söyleyebilirim.</strong> Arabesk, pop, alaturka, türkü en sevdiğim tarzlar.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BU ARADA BALON ŞARKINIZDA BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİREREK KLİP YÖNETMENLİĞİNİDE ÜSTLENDİNİZ. BUNDAN SONRAKİ ŞARKILARINIZIN KLİP YÖNETMENLİĞİNİDE ÜSTLENMEYE DEVAM EDECEKMİSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><em><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Aslında “Balon”, yönettiğim 3. klibim. “Duy Beni” ve “Yaz” şarkılarımda da klibimi ben yönetmiştim. Görüntü yönetmeni ise Varol Şahin’di her iki klibin de.</span></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BUGÜNE KADAR TELEVİZYONLARDA VE RADYOLARDA YER ALAN BİR ÇOK REKLAM MÜZİĞİNİ DE SESLENDİRDİĞİNİZİ BİLİYORUZ. BİRAZ BAHSEDEBİLİRMİSİNİZ. BUNLAR HANGİ REKLAMLAR MESELA?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çok fazla jingle seslendirdim. Egepen, Bilyoner, Taç, Konfor, İstanbul FM gibi…</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;REPERTUARINIZDA&nbsp; İNGİLİZCE, FRANSIZCA , İSPANYOLCA , PORTEKİZCE, YUNANCA, İTALYANCA, ARAPÇA VE JAPONCA GİBİ BİRÇOK FARKLI DİLDE ŞARKILAR OLDUĞUNU BİLİYORUZ. PEKİ BUNDAN SONRAKİ&nbsp; ŞARKILARINIZDA YABANCI DİLDE BİR ŞARKI OKUMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yabancı dilde okumayı çok isterim. İngilizce ya da Yunanca bir proje isterim. Bu, bir düet proje de olabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YOUTUBE KANALINIZ DA CANLI PERFORMANSLARINIZA, KONSERLERİNİZE VE SAHNELERİNİZE&nbsp; YER VERİYOR MUSUNUZ?&nbsp; AYRICA&nbsp; YOUTUBE DE&nbsp; BİR İÇERİK PROGRAMI YAPMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ? </span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YouTube kanalıma her zamankinden daha fazla önem veriyorum artık. Akustik klipler yapıyorum. Belki başka içerikler de paylaşırım ileride. Beni takip etmeyi ve kanalıma abone olmayı unutmayın.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;KONSER VE SAHNE ÇALIŞMALARINIZ NASIL GİDİYOR. ETKİNLİKLERİNİZİ ÖĞRENMEK İSTEYENLER SİZE NEREDEN ULAŞABİLECEK ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Konserlerime ait posterlerimi tüm sosyal medya hesaplarımdan paylaşıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Tüm okuyucularınızı sevgiyle kucaklıyorum. Şarkılarım onlara emanet. Sevgiler, Alper Ergez.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Apr 2025 14:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/04/7-farkli-dilde-ve-sayisiz-turde-sarki-soyleyebilirim-1744371902.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BİZ PROGRAMLARIMIZI DİNLEYİCİLERİMİZLE BİRLİKTE YAPIYORUZ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/biz-programlarimizi-dinleyicilerimizle-birlikte-yapiyoruz-24538</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/biz-programlarimizi-dinleyicilerimizle-birlikte-yapiyoruz-24538</guid>
                <description><![CDATA[RADYO dinleyicileri onu ‘Sarı Şeker Sema’ olarak tanır… Yaptığı programlarıyla insanların gönlünde taht kurdu. Radyo deyince gözlerinin içi gülüyor Sarı Şeker Sema’nın… Çünkü radyo onun hayatta vaz geçemeyeceği tek aşk… 90’lı yıllarda başladığı radyo serüveninde birçok başarılı işe imza atan Sarı Şeker Sema çalışmalarıyla ilgili Alpern Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERHABA SEMA HANIM&nbsp; HABER CADDESİNE&nbsp; HOŞ GELDİNİZ.&nbsp; HERKES SİZİ “SARI ŞEKER SEMA” OLARAK TANIDI. PEKİ “SARI ŞEKER SEMA’’ NASIL ORTAYA ÇIKTI?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">90'lı yıllarda birçok radyocu hep beraber bu işe başladık, aşağı yukarı aynı dönemlerde. O süreçte, çok fazla özel radyo açıldığı için herkes kendini öne çıkarmak amacıyla farklı lakaplar buluyordu. O zamanlardan kalma ve hala aynı isimle devam eden arkadaşlarımız var, biliyorsun. İşte bunlardan bazıları:<em><strong> Afrikalı Ali</strong></em>,<em><strong> Gönüldostu Füsun,</strong></em> <em><strong>Çokamel, Radyoların Fıstığı Meltem, Pınarating </strong></em>ve tabii ki <em><strong>Gezegen Mehmet</strong></em>... Herkes kendine özgü isimlerle programlar yapıyordu.&nbsp;</span></span><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Benim de program isimlerim vardı ama kendime ait bir lakabım yoktu. Sürekli bir şeyler arıyordum, kendime uygun bir isim bulmak istiyordum. İlk çalıştığım radyolarda böyle bir lakabım olmadı ama Radyo Viva’da çalıştığım dönemde işler değişti. O zamanlar <strong>Ece Erken</strong>'in programlarına sık sık konuk oluyordum. Ece beni programlarına çok davet ederdi.&nbsp;</span><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tabii o zamanlar sosyal medya yoktu, Instagram gibi platformlarda görünme şansımız da bulunmuyordu. Dinleyiciler ise programı dinlerken beni fark ediyorlardı ve bana mesaj göndermeye başladılar. O dönem mesajlar, faks yoluyla gelirdi. Dinleyicilerden gelen fakslarda "Seni Ece’nin programında gördük, tam bir Sarı Şeker’sin!" gibi ifadeler yer alıyordu.&nbsp;</span></strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu geri dönüşleri alınca bir anda dank etti: "Abi, bu çok güzel bir isim olabilir!" dedim. İşte böylece <span style="background-color:#f1c40f">"Sarı Şeker Sema"</span> doğdu. Bu ismi gerçekten çok sevdim ve 90'ların sonlarına doğru artık bu isimle anılmaya başladım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;RADYO VİVA’NİN İLK KURULDUĞU ANLARDA DİNLEYİCİLERİNİZLE BULUŞTUNUZ. SONRA UZUN BİR DÖNEM RADYO D DE PROGRAMLARINIZA DEVAM ETTİNİZ VE ŞİMDİLERDE&nbsp; RADYO VİVA FREKANSLARINDA DİNLEYİCİLERİNİZLE BULUŞMAYA DEVAM EDİYORSUNUZ. RADYOCULUK SERÜVENİNİZ İLK OLARAK NASIL BAŞLADI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Özel radyolar açılmaya başladığında ben lisede, Amasya’daydım. Babam polis olduğu için orada görev yapıyordu, ben de doğal olarak Amasya’da büyüdüm. O dönemde özel radyoları dinlemeye başladım ama aslında radyoya ilgim çok daha öncesine dayanıyordu. Küçüklüğümde TRT’yi çok dinlerdim ve bu alana gönül vermiştim. Hatta TRT’nin düzenlediği yarışmalara katılıyordum.&nbsp;</span></strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong>Öykü yazma yarışmasında derece almıştım.</strong> Bunun yanı sıra şarkı yarışmalarına da katılırdım—şarkı söyleme yarışmaları değil, ipuçlarından şarkıları bilmeye dayalı yarışmalardı bunlar. Telefonla arayıp şarkıyı tahmin etmeye çalışırdım. Derken özel radyolar yayına başlayınca, bu dünyaya daha da yakın hissetmeye başladım.&nbsp;O dönemde Best FM’de yayın yapan<strong> Hakan Gündüz</strong>’ü büyük bir hayranlıkla dinliyordum. O kadar etkilenmiştim ki, daha lisedeyken Amasya’daki yerel radyo ve televizyonlara gidip gelmeye başladım. Bu işi öğrenmek, tecrübe kazanmak istiyordum. Ancak biliyordum ki, bu meslekte ilerlemek için İstanbul’a gitmem gerekiyordu.<strong> İstanbul’a gidebilmenin en mantıklı yolu ise üniversite kazanmaktı.&nbsp;Bu yüzden İstanbul Üniversitesi Turizm İşletmeciliği bölümünü kazandım ve 1996 yılında İstanbul’a geldim. Şehre adım atar atmaz, hızla radyo aramaya başladım. </strong>Ancak İstanbul’da kimseyi tanımıyordum. Tesadüfler sonucu Radyo 24 isimli bir yerel radyoda çalışmaya başladım. Bir süre orada deneyim kazandıktan sonra başka bir radyoya geçtim. Ama aklımda hep şu vardı: Bu işi ulusal düzeye taşımam lazım.&nbsp;Hayranı olduğum Hakan Gündüz’ün kapısını çalmaya karar verdim. Gittim ve "Ben sizin yanınızda bu işi öğrenmek istiyorum," dedim. Aslında birkaç yıldır radyoculuk yapıyordum ama ondan öğrenmek istediğim çok şey vardı. Pratik zekası, canlı yayındaki enerjisi, hazır cevaplılığı beni büyülüyordu. O dönem onunla birlikte çalışmaya başladım—önce stajyer olarak.&nbsp;O yıllarda yanlarında çok şey öğrendiğim isimlerden biri de rahmetli Levent Ünsal’dı. Kendisi hem tiyatrocu hem de radyocuydu. Ayrıca <strong>Melih Ekener,</strong> yani <strong>Abuzer </strong>karakteriyle tanınan isim, ve<strong> Melon Şapka'</strong>da benim hayatımda çok önemli bir yere sahiptir. Onlarla birlikte birçok program yaptık ve radyoculuğun inceliklerini öğrendim.&nbsp;&nbsp;Radyoculuk serüvenim, önce yerel radyolarda başladı, ardından ustaların yanında kendimi geliştirdim. Sonrasında ulusal radyolarda birçok farklı formatta programlar yaptım: konuk programları, diyet programları, hayvanlarla ilgili içerikler ve daha birçok farklı konuda yayınlar...&nbsp;Şimdiye kadar çok çeşitli programlar yaptım ve hala devam ediyorum. Umarım uzun yıllar boyunca mikrofon başında olmaya devam ederim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;ÜNLÜLERLE İLGİLİ YORUM YAPTIĞINIZDA TARTIŞMA YAŞADIĞINIZ ANLAR&nbsp; HİÇ OLDU MU. BENİM HATIRLADIĞIM BİR DÖNEM SEREN SERENGİL’İN BEYAZ SHOWDA GİYDİĞİ KIYAFETİ ELEŞTİREREK BİR TARTIŞMA KONUSU BAŞLAMIŞTI.PEKİ BAŞKA VAR MI?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Açıkçası, <strong>Seren Serengil</strong> ile hiç yüz yüze tanışmadım veya karşılaşmadım. Yıllar önce, Beyaz Show'a katıldığı bir programda giydiği kıyafetin vücut yapısına pek uymadığını fark etmiştik. O sırada, rahmetli <strong>Metin Arolat, Işın Karaca </strong>ve ben Twitter’da kendi aramızda bu konuyla ilgili esprili bir sohbet döndürüyorduk. Sonrasında, Seren Serengil bu paylaşımları görmüş ve benim hakkımda bazı şeyler yazmış. Bu durum, gazetelere haber olarak yansımıştı. Ben de Twitter’dan kendisine bir yanıt vermiştim.&nbsp;Bunun dışında, aramızda karşılıklı bir tartışma veya doğrudan bir iletişim olmadı. Programıma konuk olan hiç kimseyle tartışma yaşamadım. Sonuçta onlar benim misafirim ve ben her zaman bir ev sahibi olarak nezaketimi korurum. Konuklarımı elimden geldiğince en iyi şekilde ağırlamaya özen gösteririm. Zaten yıllardır birçok radyo istasyonundan konuk programı yapmam için teklifler aldım. Genelde bu tür programlar yapmam istenirdi ve konuklarımla ilgili hiçbir problem yaşamadım.&nbsp;Bunun tek istisnası, radyoda Fatih Erkoç’un bir şarkısına yapılan bir remiksi eleştirdiğimde yaşandı. O dönemde şarkının yapımcısı olan<strong> Ercan Saatçi </strong>beni arayarak, <em><strong>"Ticari olarak yapılan bir şeyi nasıl eleştirirsiniz</strong></em>?" gibi bir yorumda bulunmuştu. Aramızda böyle bir konuşma geçmişti ama olay medyaya yansımadı.&nbsp;Oysa ki film eleştirmenliği bir meslek, müzik eleştirmenliği bir meslek. Hatta gurme isimler bile restoranlar ve yemekler hakkında eleştiriler yaparak profesyonel bir alan oluşturuyorlar. Ben de radyoda yıllarca program yapmış birisi olarak, tecrübelerime dayanarak bir yorum yapmıştım. Sonuç olarak, <strong>Ercan Saatçi </strong>ile bu konuda bir diyalog yaşadık ama yüz yüze bir tanışıklığımız olmadı.&nbsp;Şunu da özellikle belirtmek isterim ki, programıma konuk olan hiçbir ismi rencide edecek bir durum oluşturmadım. Onlar benim her zaman misafirim ve baş tacımdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RADYOCULUĞUN DIŞINDA BUGÜNE KADAR SİZİ EKO TV MÜZİK KANALINDA VJ OLARAK İZLEDİK. SONRASINDA SIRASIYLA ATV, STAR, CİNE 5, KANAL 1 VE TRT MÜZİK EKRANLARINDA DA ÇEŞİTLİ PROGRAMLARDA SİZİ İZLEDİK. PEKİ TELEVİZYON SEKTÖRÜNDE DEVAM ETMEYİ HİÇ DÜŞÜNMEDİNİZ Mİ VE TEKRAR YER ALMAYI DÜŞÜNÜRMÜSÜNÜZ? </span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu arada, burada bir parantez açmak istiyorum. sanırım bunları benim önceki röportajlarımdan veya CV’lerimden gördünüz. Çünkü yazdıklarınızın dışında, sonrasında Bloomberg HT ve CNN Türk’te de programlar yaptım. Benim esas mesleğim radyoculuk. Radyo programcısıyım ve bu mesleği her zaman öncelikli olarak gördüm. Bunun yanı sıra, zaman zaman televizyon sunuculuğu ve sahne sunuculuğu gibi ekstra işler de yaptım. Ancak bunlar hiçbir zaman radyoyu etkileyen işler olmadı. <em><strong>Radyoculuk benim ana işim ve diğer işler hep onunla paralel şekilde ilerledi.&nbsp;</strong></em></span><em><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sahne sunuculuğuna halen devam ediyorum; festivaller, organizasyonlar, konserler gibi birçok etkinlikte yer alıyorum. Televizyon konusunda ise net bir planım yok. Zaman ne gösterir bilemiyorum, çünkü televizyon dünyası daha farklı ve karmaşık bir alan.&nbsp;Ben radyoculukta kendimi daha profesyonel hissediyorum ve her zaman bu alanda yer almak istiyorum. Tabii ki televizyon da olabilir; eğer şartlar uygun olursa, radyonun yanında devam edebilir. Ama olmazsa da ille de olsun diye özel bir çaba içinde değilim.</span></strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;TÜRKİYE’DEKİ RADYOCULUK VE DİNLEYİCİ KİTLESİ HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;1990’lı yıllardan bu yana radyo dinleyicisi de büyük bir değişim geçirdi. Zaten Türkiye’de ve dünyada her şey sürekli değişiyor. “Değişmeyen tek şey değişimdir” derler. Dijital çağın etkisiyle, müziğe ulaşım farklı mecralara kayınca radyolar da bundan doğal olarak etkilendi.&nbsp;Ancak radyoyu özel kılan en önemli şey, dinleyicinin orada bir dostunun konuştuğunu hissedebilmesi. İnsanlar artık müziğe her yerden, her an ulaşabiliyor. Eğer sadece müzik dinlemek isteseler, açıp istedikleri şarkıyı dinleyebilirler. Ama bir programı beklemek, mesaj atmak, o mesajın okunmasını beklemek, hala bir şarkı istemek—işte bunlar radyoyu kıymetli kılan şeyler. Günümüzde radyo dinleyicisi daha çok 25 yaş ve üstü kişilerden oluşuyor. Gençler genellikle müziği dijital platformlardan dinlemeyi tercih ediyor. Ancak çocuklar, anne babalarıyla arabada seyahat ederken radyo dinleyerek bu kültürü tanıyorlar. Dijital gelişmelerle birlikte gelecekte neler olacağını göreceğiz ama bence bu çağda programcılarına değer veren radyolar kazanacak. Çünkü radyo sadece bir müzik kutusu değildir. <em><strong>Dediğim gibi, insanlar her yerden müziğe ulaşabilir. Ancak radyoyu değerli kılan, orada konuşan kişiyle kurulan bağdır. Bunu da dinleyicilerden gelen mesajlardan, telefon bağlantılarından anlıyoruz. Benim yayın yaptığım saatler genellikle trafik saatine denk geliyor. Ve bu saatlerde insanlar sadece müzik dinlemekten sıkılıyor, sohbet duymak istiyor. İşte radyonun en keyifli yanı da tam olarak bu: dinleyicilerle kurduğumuz o sıcak ve samimi iletişim.</strong></em></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;RADYOCULUK HAYATINIZDA YAŞADIĞINIZ UNUTAMADIĞINIZ İLGİNÇ BİR ANINIZ VAR MI? BİZİMLE PAYLAŞIR MISINIZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><em><strong>30 yıllık radyo kariyerimde o kadar çok anı biriktirdim ki…</strong></em> Ancak bazıları var ki, hafızamda özel bir yer edindi. Bunlardan biri, 2004 yılında yaşandı. Yayındaydım ve tam anonsa girmek üzereydim. Yanımda da, benden sonra yayına girecek olan bir arkadaşım vardı. Tam reklam öncesiydi; şarkı bitmek üzere, mikrofonun potansını açıp anons yapacak ve reklama girecektim. O anda masa sallanmaya başladı. Biz programcılar bazen birbirimize şaka yaparız, o yüzden ilk anda yanımdaki arkadaşımın beni korkutmak için masayı salladığını düşündüm. Meğer o da aynı şeyi benim yaptığımı sanıyormuş!&nbsp;Bu birkaç saniyelik bir olaydı. Göz göze geldiğimiz anda, aslında bir deprem olduğunu fark ettik. Ama hiç panik yapmadan sessizce mikrofonun potansını kapatıp reklama girdim. Çünkü dinleyiciyi gereksiz bir paniğe sürüklemek istemedim. Önce doğru bilgiyi almak gerekiyordu.&nbsp;Aynı deprem sırasında, bir ulusal radyoda çalışan bir arkadaşım yayında, "İstanbul'da çok şiddetli bir deprem oldu, detaylar birazdan" şeklinde bir anons yapmış. Bu çok tehlikeli bir durum. Çünkü bu yayını Antalya'da, Gaziantep’te veya farklı bir şehirde dinleyen biri, İstanbul’da okuyan çocuğu veya burada yaşayan bir yakını için büyük bir panik yaşayabilir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><em><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben ise önce haber merkezine gittim, tüm detayları öğrendim:</span></strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><em><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Depremin büyüklüğü neydi?</span></strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><em><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Merkez üssü neresi?</span></strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><em><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Can kaybı veya yıkım var mı?</span></strong></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Tüm bilgileri net bir şekilde aldıktan sonra yayına döndüm ve dinleyicilere sakin ve doğru bir şekilde aktardım. Yayında soğukkanlı olmak çok önemli. Panik anında dinleyiciyi de paniğe sürüklemek yerine, önce bilgiyi doğrulamak gerekiyor.&nbsp;Bir diğer unutulmaz olay da yine bir anons sırasında yaşandı. Mikrofonların takılı olduğu raylar vardır; konuşurken kendimize doğru çeker, işimiz bitince ileri iteriz. Yine tam anonsa gireceğim sırada, mikrofonu kendime doğru çekmemle birlikte, bulunduğu yerden kurtulup doğrudan kafama çarptı!&nbsp;Potans açık olduğu için, "doink" diye bir ses yayına gitti! Tabii ki anında şarkıya geçtim, ama alnım ciddi şekilde şişmişti. Mikrofonlar ağır olduğu için hemen buz koyduk. Böyle canlı yayın kazaları olabiliyor.&nbsp;Bunların dışında aklımda kalan çok spesifik bir olay yok ama aslında her yayınımız kendi içinde özel ve unutulmaz. Çünkü her an dinleyiciyle kurduğumuz bağ sayesinde o anı daha da anlamlı hale getiriyoruz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj teklifiniz için çok teşekkür ediyorum, sağ olun. Dinleyicilerimize bir kez daha radyoların sadece bir müzik kutusu olmadığını, aynı zamanda her zaman yanlarında olan bir dostları olduğunu hatırlatmak istiyorum.&nbsp;Özellikle doğal afetlerde, internetin kesildiği, televizyona erişimin olmadığı, hatta evde bile kalmanın mümkün olmadığı durumlarda, pilli bir radyo bile hayati bir haber alma aracı olabilir. Bu yüzden radyo, çok önemli bir kitle iletişim aracıdır ve hayatımızda her zaman var olmalıdır. Dijital çağda dinleyiciler farklı mecralara yönelse de radyonun değeri asla kaybolmaz.&nbsp;Bizi dinleyen, mesajlarıyla, aramalarıyla her zaman yanımızda olan tüm dinleyicilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Onlar bizim için çok kıymetli, iyi ki varlar! Radyolarına her zaman sahip çıksınlar. Çünkü biz dinleyicilerimiz varsa varız.&nbsp;Aslında radyoculuk biraz deli işi. Bir odada tek başınıza oturup konuşuyorsunuz. Normalde bir insanın kendi kendine konuştuğunu görseniz <strong>"Deli mi acaba?</strong>" diye düşünebilirsiniz. Ama işte tam o sırada karşı taraftan bir mesaj geldiğinde, biri aradığında, sizi dinlediklerini anladığınızda işin gerçek keyfi başlıyor. <em><strong>Çünkü biz programlarımızı dinleyicilerimizle birlikte yapıyoruz. Onların katkıları çok büyük. Radyolarına sahip çıkmaya devam etsinler, her zaman hayatımızda olsunlar. </strong></em>Siz de radyoya verdiğiniz değer için teşekkür ederim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></strong></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Mar 2025 13:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/03/biz-programlarimizi-dinleyicilerimizle-birlikte-yapiyoruz-1743417643.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÖZEL BİR DİNLEYİCİ KİTLEMİZ VAR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ozel-bir-dinleyici-kitlemiz-var-24460</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ozel-bir-dinleyici-kitlemiz-var-24460</guid>
                <description><![CDATA[Radyo deyince gözlerinin içi gülüyor. 90’lı yılların sonlarında radyoculuğa başladı. Ondan sonra da kopamadı. Radyo aşkı onu başarıdan başarıya koşturdu. Yaptığı ‘Arzu’yla Devri Alem’programıyla binlerce insanın sesi kulağı oldu. Onun programını dinleyenler kah hüzünlendi, kah güldü… Kimden mi söz ediyoruz tabi ki Ereğli FM Yayın müdürü ve programcısı Arzu Tekin’den… Arzu Tekin çalışmalarıyla ilgili Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERHABA HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. ÖNCELİKLE EREĞLİ FM’İ DAHA YAKINDAN TANIMAK İSTERİZ NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ? </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Merhabalar, öncelikle Haber Caddesi ekibine ve sevgili Alper Ergez size teşekkür ederim.1996 yılında bugünkü adını alan Ereğli Fm. yaklaşık 14 yıl önce yenilenen Yönetim kadrosuyla yayınlarına devam etmektedir. Yanı sıra 5 yıl önce idari ve yayıncı kadromuz yenilenmiş olup profesyonel yayıncılık anlayışı ile çalışmalarımız devam etmektedir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;RADYOCULUK HAYATINIZ NASIL BAŞLADI? </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">90’lı yılların sonlarına doğru Radyo da çalışmaya başladım. Sonrası malum 1999 yılında başlayan bir Gönül Hikayesi..</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘’ARZU’YLA DEVRİ ALEM’’ SIMSICAK,EĞLENCELİ SAMİMİ BİR PROGRAM OLDU BİZCE. BU DURUMUN RADYO PROGRAMINIZIN UZUN YILLARDIR&nbsp; BU KADAR ÇOK DİNLENMESİNDE BÜYÜK BİR ETKEN OLUŞTURDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Görüşleriniz için teşekkür ederim. Arzu’yla Devri Alem programı sizin de söylediğiniz üzere enerjisi yüksek samimi ve şeffaf bir program. Her şeyden önce dinleyicinin bir radyo programında duymak istediği güncel, aktüel, sağlık, astroloji, Türkiye’den, dünyadan, bölgemizden hayata ve müziğe dair güncel bilgiler. Program sunumu, dinleyiciye hitabınız bunlar çok önemli. Günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay. Saniyeler içinde her şey elimizin altında. Fakat dinleyici her şeyden önce samimiyet istiyor. Şarkı seçimleri de yine Arzu’yla Devri Alem programının sevilmesindeki önemli etkenler arasında. Canlı yayın stüdyo konukları, radyolarda ve dijital platformlarda duyulan şarkıları yorumlamayan profesyonel müzisyen ve sanatçılarla sohbetler. Alper bey aslında en önemlisi işinize duyduğunuz saygı, verdiğimiz emek. Dolayısıyla dinleyicilerimiz için her geçen gün daha neler yapabilirizin çabası..</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RADYONUZDA YAYINLANAN&nbsp; PROGRAMLARINIZIN İÇERİĞİNİ NASIL BELİRLİYORSUNUZ? BİRAZ PROGRAM İÇERİKLERİNİZDEN&nbsp; BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Program akışlarımız, günlük global haber trafiğiyle entegre olup sabah itibari ile başlamaktadır. Örneğin sabah programcımız Yusuf bey, güne damgasını vuran güncel haberlerle bilgilendirme yaparken kendi yorumlarını da katarak ,sanat ve medya dünyasından haberlerle müzikle devam etmektedir. Yine her Çarşamba aynı zamanda Haber Yayın Yönetmenimiz olan Yusuf beyle birlikte sunduğumuz Canlı Frekans programını dinleyicilerin yorumlarıyla şekillenen konu başlıklarımızla keyifli sohbetler ve müzik eşliğinde bir nevi hafta ortası panaroması da diyebileceğimiz bir program .Ve tabi ki Ereğli Fm müzik akışı. Müzik Direktörümüz Engin beyin özenle hazırladığı Ereğli Fm Playlistleri gün ve gece boyunca dinleyicilerimiz tarafından severek dinleniyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">EREĞLİ FM’İN&nbsp; GENEL DİNLEYİCİ KİTLESİ HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ? VE DİNLEYİCİLERİNİZDEN GELEN DÖNÜŞLERDEN MEMNUNMUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ereğli Fm’in 7’den 70’e özel bir dinleyici kitlesi var.Okula giderken Ereğli Fm dinleyen küçük dinleyicilerimizin Radyo jenerik ve jinglelarımıza eşlik ederken bize gönderilen videolar, yolda seyir halinde olan dinleyicilerimizin sosyal medyalarında çalan şarkıyı paylaşımları,klasik analog radyolarıyla evlerinde, işyerlerinde,bağda, bahçe de Ereğli Fm eşlik ediyor sevgili dinleyicilerimize. Karasal üzerinden ve yine İnternet üzerinden özellikle yurtdışıda ve Türkiye’nin farklı bölgelerinde dinleyen Ereğli’li kemik dinleyici kitlemiz olduğu gibi,internet üzerinden sizleri severek dinliyoruz yayınlarınızı ilgiyle takip ediyoruz gibi dönüşler hep teşekkür muayetinde.TSM,THM, nostaljik, en yeniler, trend şarkılar. Elbette ki aktif canlı yayın programlarımız için olumlu geri dönüşler almak bizi mutlu ediyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MEDYA GRUBU OLARAK RADYO DIŞINDA TELEVİZYONDA YA DA DİJİTAL ALANDA DA FAALİYETLERİNİZ OLACAK MI? </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ereğli Fm olarak bünyemizde, www.ereglifm.com.tr haber sitemiz bulunmaktadır. TV sektörüyle ilgili sayısal yayıncılık sürecinde RTÜK’e Ereğli TV adıyla başvuruda bulunmuştuk, ancak ihale iptal edilince süreci noktaladık. Yönetim Kurulumuzun ileriye yönelik düşüncesi mevcut.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RADYOLARIN ZAMAN ZAMAN SANATÇILARA AMBARGO KOYDUĞU &nbsp;ŞARKISINI ÇALMADIĞI ANLARDA OLABİLİYOR. PEKİ SİZİN ASLA ÇALMAM DEDİĞİNİZ BİR SANATÇI VAR MI? BÖYLE BİR DURUM İLE İLGİLİ NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Radyo diyoruz. Sesli medyanın en güçlü ayağı. Şarkılara, sanatçılara neye göre ambargo koyduğu mühim. Günümüzde müzik sektörü malum. Her radyonun kendine göre yayın politikası vardır. Elbette bizim de. Asla çalmayacağımız şarkılar var tabi. Ama söylemeye de gerek yok:)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RADYOCULUĞU MESLEK OLARAK YAPMAYI DÜŞÜNENLERE NE GİBİ TAVSİYELERDE BULUNMAK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Öncelikle kalben Radyoculuk mesleğini gerçekten yapmak istediklerine emin olmalılar. Radyocuların ortak bir söylemi vardır. Bizim mesleğimiz her şeyden önce gönül işi. Eğitim çok önemli. Ben Radyo Tv okudum, mezun oldum hazırım diyebilirler fakat, akademik eğitimin yanı sıra binlerce kişiye sesiyle cümleleriyle hitap edecekler. Diksiyon, pratik düşünce, ses rengi. O izole odada stüdyoda sevinci, hüznü, ciddiyeti dinleyiciye samimi ifadelerle yansıtmalılar. Düzgün Türkçe ve etkili iletişim birinci kural, yukarıda söylediklerimle kolektif. Mesleğin duayen isimlerini mutlaka araştırıp dinlesinler. Hatta mümkünse birebir iletişime geçip Radyoculuk hakkında sohbet etsinler.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BAKTIĞIMIZDA TÜRKİYE’DE RADYOCULUĞUN DEĞER KAYBETTİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Her meslekte olduğu gibi maalesef bizim mesleğimizde de iki kelimeyi bir araya getirip cümle kurmaktan yoksun kişiler, kendilerince Radyocuyum diyerek sokak jargonuyla kafalarına göre sözüm ona yayın yaptığını zannediyor. Değerinizi kendiniz belirlersiniz. Yukarıda da söylediğim gibi düzgün Türkçe, üslup, program akışı. Örneğin profesyonel bir yayıncı Show programı yapıyorsa&nbsp; çizgisi bellidir. Gülümsetir, düşündürür. Her yayıncının kendine özgü tarzı vardır. Ve zaten günün sonunda son kararı daima dinleyici verir. Türkiye’de Ulusal, Bölgesel baktığımızda işini layıkıyla yapan isimler bellidir. Radyo en önemli sesli medyadır. Dolayısıyla Radyoculuk mesleği değer kaybetmez. Yeter ki her geçen gün yeniliklerle birlikte kendinizi resetleyerek dinleyici için en güzelini sunmaya özen gösterin.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ereğli Fm ailesi adına, Haber Caddesi ekibine ve Alper bey size teşekkür eder çalışmalarınızda başarılarınızın devamını dilerim. Bizleri seven herkese sağlıkla, müzik dolu güzel haberleri paylaştığımız günler dilerim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 15 Mar 2025 10:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/03/ozel-bir-dinleyici-kitlemiz-var-1742023798.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>PANDEMİDE RADYOLAR KIYMETE BİNDİ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/pandemide-radyolar-kiymete-bindi-24436</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/pandemide-radyolar-kiymete-bindi-24436</guid>
                <description><![CDATA[Ona radyo sihirbazı diyorlar. Radyo dünyasında Bay J olarak nam saldı. Yaptığı programlarıyla radyo dinleyicilerinin gönlünde taht kurdu adeta… Jerfi Benveniste Alper Ergez’e yeni projeleriyle ilgili konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERHABA BAY J(JERFİBENVENİSTE)&nbsp; HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. ŞİMDİLERDE RADYOCULUK SERÜVENİNİZE KRAL POP RADYODA DEVAM EDİYORSUNUZ. ÖNCELİKLE DİNLEYİCİLERİNİZLE HANGİ GÜN VE SAATLERDE BULUŞUYORSUNUZ? VE ESKİYE ORANLA RADYOLARIN DİNLEYİCİ KİTLESİ SİZCE AZALDI MI BUNU NEYE BAĞLIYORSUNUZ NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Selam, hafta içi her gün 18-20 saatleri arası yayındayım Cumartesi günleri de haftanın en iyi anonslarını seçip bir kolaj yayınlıyoruz. Dinlenme oranlarıyla ilgili pandemi sırasında bir gelişme oldu herkes dinlenme oranları azaldı diye düşünürken radyolar kıymete bindi ve çok arttı. Hala da fena gitmiyor reklam pastasındaki payı nedir bilmiyorum medya organı olarak ama şükür diyoruz işler tıkırında.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BİRAZ GEÇMİŞE GİDECEK OLURSAK RADYOCU OLMADAN ÖNCE MÜZİSYEN OLARAK SAHNEYE ÇIKIYORDUNUZ.PEKİ NEDEN DEVAM ETMEDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ettim aslında hala da ediyorum 2024 yaz boyu canlı orkestramla sahnedeydim hala da kurumsal şirketlerin gecelerinde sahne alıyorum sadece albüm yapmamış bir şarkıcı oldum. Böylesi benim için daha konforlu asıl işim olarak yayıncılığı belirledim yaptığım diğer işleri de gerilmeden daha az sorumlulukla keyifle yapmaya çalışıyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ÖNCEKİ YILLARDA BİR SOULROCK ALBÜM YAPMA PLANINIZDAN BAHSETMİŞTİNİZ. PEKİ TEKRAR MÜZİK ALANINDA SİZİ GÖREBİLECEKMİYİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dediğim gibi albüm yapma fikrinden yıllar geçtikçe uzaklaştım ama sahnede yaptığım müzik beni tatmin ediyor dışarı vermek istediğim enerjiyi verebiliyorum bir de gece kulübü ve mekanlarda eğlenmeye gelmiş insanların neşesi eğlencesi beni de eğlendiriyor. Ha şöyle belli mi olur radyo kariyerimi sona erdirmeye karar verdikten sonra bir ihtiyar adam albümü yaparım tüm müzik birikimimle.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GEVEZE’YLE BİRLİKTE MÜZİK GRUBUNUZUN OLDUĞUNU BİLİYORUZ. DEVAM EDİYORMUSUNUZ. SAHNELERİNİZ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gevezeyle 2011 yılından beri birlikte çalışmıyoruz. Bir süre aynı orkestrayla ayrı işlere gittik. Ama ben bodruma taşındıktan sonra lojistik olarak daha uygun olduğu için buradan müzisyenlerle yeni bir orkestra kurdum. Kışın sahen yapmıyorum 2025 yazında çok büyük ihtimalle yine sahnede olurum......</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MORALİNİZİN BOZUK OLDUĞU ZAMANLARDA OLUYORDUR,ANCAK YILLARDIR PROGRAMLARINIZDA İNSANLARI HEP GÜLEREK KARŞILIYOR VE GÜLDÜRÜYORSUNUZ.BUNU NASIL BAŞARIYORSUNUZ. RUH HALİNİZİ NASIL DENGELİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ya işte medyada çalışmanın bazı kaçamayacağınız sorumlulukları var. Evet doğru tabi ki benim de gelgitli ruh hallerim oluyor ama komedi showu yaptığım için genelde acıklı durumları ve moral bozukluklarımı şakalara gömüp zor bir durumu lehime çevirmeye çalışıyorum çok şanslı buluyorum kendimi o açıdan........ruh halimi dengelemem çok zor yalnız yaşıyor olsam hiçbir şeyi kafaya takmazdım ama bir evlat sahibi olmak, bir çekirdek bir de geniş ailenin sorumluluğunu taşımak kolay değil, ama keyifli.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BU ARADA İSTANBUL’U TERK EDEN ÜNLÜLER KERVANINA SİZDE KATILDINIZ. BODRUM’A YERLEŞTİNİZ. NEDEN BÖYLE BİR KARAR ALDINIZ VE TEKRAR İSTANBUL’A DÖNÜŞ PLANINIZ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Pandemide evden yayın yapmaya başlayınca istanbul’dan da sıkılmıştık artık kalabalığından trafiğinden istediğimiz her yere gidebileceğimizi fark edince ben de İtalyan vatandaşı olunca hadi italyaya mı taşınsak diye düşündük sonra boşver ya dedik bildiğimiz insanlarla beraber yaşayalım ılıman havası olan cennet bodruma taşındık çok da doğru bir karar vermişiz buraya taşındığımıza şükretmediğimiz bir gün bile olmadı. Bu saatten sonra istanbula geri taşınmamız sürpriz olur.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RADYOCULUK VE MÜZİK DIŞINDA OYUNCULUKLADA İLGİLENDİĞİNİZİ BİLİYORUZ. PEKİ YENİ DİZİ YA DA FİLM PROJESİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Meslek olarak oyuncu diye bir titrim yok…Radyo şöhretim ve yayındaki komik mizacımı değerlendirip teklifler yapıldı zaman içinde 10 filmde oynadım birkaç televizyon dizisinde konuk oyuncuydum. Birkaç sene tiyatro turnesi yaptım. Kovaladığım bir iş değil teklif gelince bana uygunsa hayır demiyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">GEÇTİĞİMİZ YILLARDA YAPILAN SUNUCULUĞUNU ÜSTLENDİĞİNİZ BİR ÖDÜL TÖRENİNDE ÖDÜL ALAN KEREM BURSİN&nbsp; İLE İLGİLİ ESPİRİLİ ŞAKAYLA KARIŞIK BİR AÇIKLAMADA&nbsp; BULUNMUŞTUNUZ VE BU AÇIKLAMANIZ BAZI KESİMLER TARAFINDAN YANLIŞ ANLAŞILDI VE BASINDA ÇOK YANKI UYANDIRDI. PEKİ O ZAMANDAN BU ZAMANA YAKLAŞIK 3 YIL GEÇTİ VE KEREM BURSİN İLE GÖRÜŞÜYORMUSUNUZ İLETİŞİMİNİZ NASIL?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Biz zaten keremle tanışmıyorduk hala da tanışmıyoruz ama bu meseleyi hiç kafasına taktığını sanmıyorum Amerika’da uzun yıllar yaşamış ve ofensif mizaha tepki gösterecek bir insan değil çok beyefendi buluyorum hiç kötü bir şey de söylemedi röportörlere. Fanatik hayranlarının onu koruma adına linç başlattığı çok da önemsiz bir olaydı aslında.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YEMEKLE ARANIZ NASIL İYİ YEMEK YAPARMISINIZ. AŞÇILIK EĞİTİMİ ALDIĞINIZI BİLİYORUZ HANGİ TARZ YEMEKLERDE KENDİNİZE DAHA ÇOK GÜVENİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında hemen hemen her yemeği iyi yaparım obur biriyim yemeyi de çok severim. Yıllar içinde en iyi yaptığım yemekler tabi ki oğlumun en sevdiği yemekler oldu çocuklar hep aynı şeyleri yediği için tekrar yapa yapa ustası olduğum yemekler var. pizza (İtalyan olmamız bir işe yarasın). Won ton çorbası. tavuk ve et yemeklerinde iyiyim sanırım......sushi’yi oldukça iyi yaparım yani hiçbir japon ağırlamadım evde ama arkadaşlarım bayılıyor.....büyük ihtimalle bedavaya 10ar set sushi verdiğim içindir hahahaha.........</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Radyo dinlemeye devam biz her zaman sizin yanınızdayız, arkadaşız.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:14.6667px">RÖPORTAJ: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 14:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/03/pandemide-radyolar-kiymete-bindi-1741693425.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKÇEYİ KATLEDEN GENÇ YIĞINLAR OLUŞTU</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/turkceyi-katleden-genc-yiginlar-olustu-24375</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/turkceyi-katleden-genc-yiginlar-olustu-24375</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye onu 2003 yılında düzenlenen Popstar yarışmasındaki muhteşem performansıyla tanıdı onu… Okuduğu şarkılarıyla milyonların gönlünde taht kurdu Barış Kömürcüoğlu… 31 Ocak 1978 tarihinde İzmir'de dünyaya gelen sanatçı, İlk ve orta öğretimimi aynı şehirde tamamladı. Kömürcüoğlu, 1995 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini kazandı ve Ankara'da yüksek öğretime başladı. Müzik dünyasının özenti bir hal aldığını söyleyen Barış Kömürcüoğlu,Türkçeyi katleden genç yığınlar oluştuğunu dile getiriyor. Ünlü şarkıcı Alper Ergez’e dobra dobra konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERHABA BARIŞ BEY HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. ÇIKARACAĞINIZ BİR ŞARKIYI BELİRLERKEN KRİTERİNİZ NE OLUYOR TREDLERİ DİKKATE ALIYORMUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Merhaba hoşbulduk . Haber caddesi ailesine sevgilerimi sunuyorum. Şarkı seçimlerimi hem mantıksal hem de duygusal yaptığımı söyleyebilirim. Öncelikle o şarkıyı sevmem, sesime ve tarzıma yakıştırmam lazım. Bu işin duygusal yanı. Mantıksal olarak da şarkının söylemini hikayesini ve yayımlamak istediğim dönemi göz önünde bulunduruyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">DİJİTALLEŞME MÜZİKTEKİ KALICILIĞI ÖLDÜRÜYOR MU SİZCE?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Dijitalleşmenin müziğin ruhuna çok katkı sağladığını düşünmüyorum. Ancak dünyanın gidişatı bu yönde olduğu için bu sürecin tersine çevrilebileceğini sanmıyorum. Şu da bir gerçek ki, tüketim toplumunun kuralları geçerli. Yani kalıcılık minimalize edilmiş durumda çünkü trendler ve gündem çok hızlı değişiyor. Bu hıza ayak uyduramayan da maalesef eleniyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">TÜRKİYE MÜZİK SEKTÖRÜNÜ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ. GENÇLERE YETERİNCE FIRSAT VERİLİYOR MU. NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Çok özenti bir hal aldığını düşünüyorum piyasanın. Dünya soundunda bir şeyler yaptığını ‘’Zanneden’’ ,hem soundu tutturamayan hem de Türkçeyi katleden genç yığınlar oluştu ne yazık ki. Gençler şansını sosyal medyada ve dijital platformlarda deniyorlar;ki buna itirazım yok ancak kalite yerlerde…</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞİMDİLERDE&nbsp; 90’LARIN UNUTULMAZ HİTLERİNDEN “SEBEPSİZ FIRTINA”YI YEPYENİ BİR BAKIŞ AÇISIYLA MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTURDUNUZ. ÖNCELİKLE COVER BİR ŞARKI SEÇMEYE NASIL KARAR VERDİNİZ. BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ. HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİRMİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu şarkıyı hep çok sevmişimdir. Sözü ve müziği <strong>Üstat Yaşar</strong>’a ait olan çok kült bir şarkıdır benim için. Cover yapmak istediğim şarkılar arasında en üst sıradaydı dolayısıyla seçim yaparken hiç zorlanmadım. Aslında coverdan ziyade bu bir Rework. Yani şarkı tam anlamıyla bambaşka bir hale getirildi. Bunun mimarı da projenin prodüktörü sevgili dostum ve müziğin dahi çocuklarından <strong>Genco Arı</strong>. Çok güncel ve yenilikçi bir şarkı ortaya çıktı. Doğrusu bu kadarını ben bile hayal etmemiştim. Şarkının klibini ‘’Altın portakal’’ ödüllü bir yönetmen olan <strong>Kenan Doğru</strong> çekti. Şarkının ruhunu ve soundunu çok iyi yansıtan bir klip olduğunu düşünüyorum.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BUNDAN SONRAKİ MÜZİK ÇALIŞMALARINIZDA DA COVER ŞARKILARLA MI DEVAM EDECEKSİNİZ YOKSA SIRADA BEKLEYEN&nbsp; SIFIR ŞARKILARDA VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bundan önce de olduğu gibi hem sözü ve müziği bana ait olan şarkılar hem de zaman zaman cover şarkılar yorumlamayı düşünüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SAHNE VE KONSER ÇALIŞMALARINIZDAN BİRAZDA BAHSEDELİM TAKVİMİNİZ BELLİ Mİ HAYRANLARINIZ SİZİ NERELERDE DİNLEYEBİLİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Önümüz ramazan ayı olduğu için sektör biraz yavaşlayacaktır ancak bayramdan itibaren birçok sahne ve konser çalışması olacak. Sevenlerimiz sosyal medya hesaplarımızdan yaptığımız paylaşım ve duyuruları takipte olsunlar lütfen.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BARIŞ KÖMÜRCÜOĞLU’NUN KIRMIZI ÇİZGİSİ VAR MI VE&nbsp; YERİNE GÖRE ESNETEBİLİR Mİ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Herkesin kırmızı çizgileri vardır diye düşünüyorum. Örneğin benim riyakarlığa tahammülüm yok. Dürüstlük kırmızı çizgilerimin başında geliyor. Tabi ki yeri geldiğinde esnediğimiz durumlar oluyor. İş hayatında bu kaçınılmaz bir şey ancak değer yargılarımı esnetmediği sürece…</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">EKRANA ÇOK YAKIŞIYORSUNUZ. BAŞARILISINIZ. MÜZİĞİN DIŞINA ÇIKMAYI DÜŞÜNÜYORMUSUNUZ. SHOW BUSİNESS SONUÇTA BİR BÜTÜN HEPSİ BİRBİRİYLE BAĞLANTILI&nbsp; BU SEKTÖRÜN BAŞKA NOKTALARINDA DA YER ALMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Teşekkür ederim güzel fikirleriniz için. Açıkçası oyunculuk deneyimlerim oldu. Çok da keyif aldım ve başarılı olduğumu da sanıyorum. İçime sinen bir proje olursa yine düşünebilirim. Ayrıca tv için program hazırlamak ve sunmak da istiyorum. Belki yakında sürprizlerim olabilir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben de ilginizden dolayı size teşekkür ediyorum ve yayın hayatınıza aynı başarıyla devam etmenizi diliyorum. Sevenlerime ve dinleyicilerime bugüne kadar verdikleri destekten dolayı minnettarım. Bu yolu birlikte yürüdüğümüzü ve büyüdüğümüzü bana hep hissettirdikleri için teşekkürler </span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Aper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 01 Mar 2025 11:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/03/turkceyi-katleden-genc-yiginlar-olustu-1740818678.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BENİM HAYATIMDA SPOR HİÇ EKSİK OLMADI</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/benim-hayatimda-spor-hic-eksik-olmadi-24353</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/benim-hayatimda-spor-hic-eksik-olmadi-24353</guid>
                <description><![CDATA["İster yeni başlayan, ister deneyimli bir koşucu ol, dayanıklılığını ve hızını arttırmak bu spordaki en temel amaçlarından biridir. Bu konuda kendini geliştirmenin birçok yolu var; fakat ısınma, interval antrenmanları ve güç antrenmanları bu yolların arasında en çok tercih edilenlerdir. Sabır ve sıkı çalışmayla, birkaç ay içinde kendi koşu rekorlarını kırabilirsiniz Tıpkı Aytaç Gazioğlu gibi... Tam bir Spor aşığı yaşamı boyunca  Sporun bütün dallarını geçişler yaşamış dönem dönem... Ama en önemlisi ise onu başarıya götüren Koşu ve Bisiklet yarışları olmuş... "]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color:#e74c3c"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KOŞMAK DEYİNCE AKLINIZDA NE KADAR BİR MESAFE BELİRİYOR? </span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Birkaç yıl önce olsa 1-2 km’lik mesafe gelirdi ama şu anda 65 km üzeri mesafeler geliyor ki zaten o mesafeleri koşabiliyorum.</span></span></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;KOŞMAK SİZE NEYİ HATIRLATIYOR? </span></span></strong></span></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben koşuyu genelde patikalarda dağlarda yapıyorum. İçimde inanılmaz bir doğa sevgisi olduğundan dolayı oraları tercih ediyorum. Tabi bana doğayı hatırlatması ve sürekli oralarda olmak inanılmaz bir keyif. Ayrıca sağlıklı yaşamın yanında bir süre de olsa kendimle baş başa kalıp hayata dair kendi iç muhasebemi yapmayı da hatırlatıyor diyebilirim.</span></span></em></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BİZE KOŞU GEÇMİŞİNİZDEN BAHSEDER MİSİN? </span></span></strong></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Aslında spor geçmişim desek daha doğru olur. Gençlik yıllarımda herkes gibi futbol oynadım. Üniversiteye başladığımda tenis sporuna geçiş yaptım. Uzun yıllar tenis oynadım ve antrenörlük lisansımı aldım. Sonrasında bisiklet sporuna başladım. Yaklaşık 7 yıldır da bisiklet sporu ile ilgiliyim. Koşu ise en sona kaldı. 3 yıldır koşuyorum. Yaşadığım ilçede arkadaşlarımızdan oluşan Beyfit isimli bir koşu grubumuz var. Onların geçmişi daha eski ve ben onlara daha sonra katıldım. Onlarla başladım. Haftada 3 antreman yaparak koşabildiğim mesafeleri uzattım. Benim için güzel bir aktivite oluyor. Herhangi bir tesis aramaya da gerek yok. Her yerde koşabiliyorsun. Hala devam ediyor ve Türkiye’nin değişik yerlerinde yapılan patika koşularına (Ultra Trail) katılıyorum. Bunların yanında yol koşularına da sık olmasa da devam ediyorum.</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;KOŞMAYA NE ZAMAN, NASIL BAŞLADINIZ, HAFTADA KAÇ GÜN KOŞU YARIŞLARINIZ OLUYOR ? </span></span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Koşmaya 3 yıl önce başladım. Haftada 3 antremanımız oluyor. Yarışlar ise genelde ayda 1 kez oluyor. Bu yarışların bazıları Ultra Trail bazıları da yol koşuları şeklinde gerçekleşiyor.</span></span></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;KOŞUNUN İKLİMİ VAR MI ? </span></span></strong></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben herhangi bir iklimi olduğunu düşünmüyorum kendi adıma. 30 derecede de koşuyorum&nbsp; -1 derecede de. Olay beyinde bitiyor. Koşmak istediğin sürece ki bunu sadece koşuya indirgememek gerek; spor yapmak istedikten sonra her iklimde bunu gerçekleştirebilirsin.</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;SİZCE KOŞU HANGİ MEVSİMDE YAPILMALI ? </span></span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Koşu sporu her mevsim yapılabilir ki ben yapıyorum zaten. Sadece dikkat edilmesi gereken bazı nüanslar oluyor. Örneğin soğuk havalarda herhangi bir sakatlık olmasın diye iyi ısınmak ve sonrasında da çok çabuk terli kıyafetlerden kurtulmak gerekiyor. Tabi bu işte profesyonel değilim ama disiplinli bir şekilde elimden geldikçe devam ettirmeye çalışıyorum kurallar dahilinde.</span></span></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;DESTEK OLMASI AÇISINDAN BAŞKA SPORLAR DA YAPIYOR MUSUNUZ? </span></span></strong></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Benim hayatımda spor hiç eksik olmadı. Her sabah 4 ve her akşam 4 olmak üzere rutin günde 8 km yürüyüşüm var. Yaklaşık 30 yıldır tenis oynuyorum ki hala haftada 1 kez oynuyorum. Bunların yanında bir de bisiklet sporu yapıyorum.</span></span></strong></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;<strong>YAPIYORSANIZ BUNLARA NE KADAR ZAMAN AYIRIYORSUNUZ? </strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yürüyüşü her gün, tenisi haftada 1 kez 2 saat, bisikleti haftada 1 kez (200 km) kadar diyebiliriz.</span></span></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;VİTAMİN VE MİNERAL İÇEREN GIDA TAKVİYELERİ İÇİN NE DÜŞÜNÜYORSUN?</span></span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kimyasal olanları kullanmıyorum. Kullanana da bir şey demem. Ben genelde doğal besinlerle destekliyorum kendimi.</span></span></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;KULLANIR MISIN? </span></span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Kimyasal olanları kullanmam. Doğallıktan yanayım.</span></span></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;İYİ BİR KOŞUCU YADA SPORCU NASIL BESLENMELİ ? </span></span></strong></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Lif açısından zengin kepek, soya ürünleri, çavdar gibi tahıllar ve mercimek, fasulye, kahverengi pirinç gibi baklagilleri,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">-Protein açısından zengin ızgara balık ve tavuk eti,</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">-Ara öğünlerde kuru meyve ve badem, ceviz gibi kuruyemişlerle günlük kalori ihtiyacınızı sağlıklı bir şekilde beslenmek adına bunları dikkate almamız gerekir. </span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;Hayatı boyunca hiç koşmamış birisi en geç kaç yaşında koşuya başlayabilir? </span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Koşunun yaşı yok. Ben 70 yaşında başlayan koşucu bile gördüm. Her isteyen her istediği zamanda başlayabilir.</span></span></strong></em></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;<strong>İŞ İLE SPOR ARASINDA Kİ DENGEYİ NASIL SAĞLIYORSUNUZ? </strong></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben hep hayata sadece çalışmak için gelmediğimizi düşünürüm. Dolayısıyla kendi bireysel zevklerime de zaman ayırmak gerektiğine inanırım. Kendime göre bir plan yapıp iş zamanı iş, antreman zamanı antreman ve yarış zamanı da yarışlara vakit ayırıyorum. Bu durum içinde bulunduğum tüm sporlar için geçerli. Şunu da söylemem gerekiyor ki ailemi de asla ihmal etmeden yapıyorum bunları. Ailenin ihmal edilmemesi birinci kuraldır bana göre.</span></span></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;KENDİNİZE VAKİT AYIRABİLYOR MUSUNUZ ? </span></span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yeteri kadar ayırdığıma inanıyorum.</span></span></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">&nbsp;HANGİ SPOR DALLARIYLA İLGİLENİYORSUNUZ?&nbsp; ESKİDEN FUTBOL, TENİS, BİSİKLET VE KOŞU.&nbsp; EN SON KIRDIĞINIZ REKOR VE KIRMAK İSTEDİĞİNİZ REKOR ? </span></span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Uluslar arası bir rekor kırmadım. O profesyonellerin işi. Benim yarışım kendimle. Haliyle kendi rekorlarımı kırmaya çalışıyorum. Şu ana kadar kendi adıma kırdığım rekor 66 km koşmak, bisikletle tek seferde 250 km mesafe almak ve tenis sporunda aralıksız 8 saat oynamak diyebilirim . Kırmak istediğim rekor yok. Sadece koşuda 120 km yi koşabilme hayalim var. Belki gerçekleştiririm bir gün. </span></span></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KOŞU ÖNCESİ NELER YAPMALIYIZ ? NASIL HAZIRLANMALIYIZ ? </span></span></strong></span></p>

<p><strong><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Koşudan ne kadar önce yemek yiyeceğiniz, koşu öncesi sahip olduğunuz vakite bağlıdır. Koşmaya başlamak için ne kadar az vaktiniz varsa, o kadar az yemelisiniz.</span></span></em></strong></p>

<p><strong><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yağlı, protein veya lif oranı yüksek besinlerden kaçınmalısınız. Bu gıdalar sindirimi yavaşlattığından koşu sırasında mide kramplarına neden olabilir.</span></span></em></strong></p>

<p><strong><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">-Sabah koşusu için 30 dk – 1 saat öncesinde yoğurt ve muz, mango, ananas, elma gibi kan şekerini yükselten meyveleri yiyebilirsiniz.</span></span></em></strong></p>

<p><strong><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bir erkek günde ortalama 3000 – 3500 kalori, kadın ise 2000 kaloriye ihtiyaç duyar. Koşudan önce 2 – 3 saat kadar vaktiniz varsa, günlük kalori alımınıza göre yaklaşık 500 kalorilik karbonhidrat ağırlıklı bir öğün tüketebilirsiniz. Bu öğünde;</span></span></em></strong></p>

<p><strong><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">-Elma, kayısı, böğürtlen, portakal, muz, üzüm, greyfurt</span></span></em></strong></p>

<p><strong><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">-Çeşitli sebzeler (fasülye, mercimek, bezelye, patates, mısır)</span></span></em></strong></p>

<p><strong><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">-Esmer pirinç, makarna</span></span></em></strong></p>

<p><strong><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">-Kinoa, badem, yer fıstığı, ceviz, salatalık, göbek salata gibi yiyecekleri tüketmek idealdir.</span></span></em></strong></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b">Röportaj: Mehmet Ali BABAR</span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Feb 2025 18:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/02/benim-hayatimda-spor-hic-eksik-olmadi-1740496219.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BEN ÖNÜME BAKIYORUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ben-onume-bakiyorum-24315</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ben-onume-bakiyorum-24315</guid>
                <description><![CDATA[Bazılarınız ünlü şarkıcı Kıvılcım Ural’ı birçok yanlış nedenle tanıyor olablirsiniz. Duman topluluğunun solisti Kaan Tangöze ile evlilikle sonuçlanan ilişkisi çok farklı nedenlerle magazin gündeminin konusu oldu. Ancak Kıvılcım ural tüm bu çalkantılar içinde müzikal üretimini hiç kesmedi. Deyim yerindeyse gecesini gündüzüne katarak çalıştı. Piyasaya sürdüğü albümleriyle hedefi 12’den vurmayı başardı. Kıvılcım Ural müziğini ve şarkılarıyla kesişen yaşamını Alper Ergez’e anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERHABA KIVILCIM HANIM, HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. ÖNCELİKLE SİZİN İÇİN MÜZİK NASIL BAŞLADI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Müzik benim için çocukluğumda başladı. Babam evde hep gitar çalardı benim gördüğüm ilk müzisyen babamdı. Ben hiç başka bir şey yapmayı düşünmedim. Bir dönem Herkesin babası zaten müzik yapıyor sanıyordum. Benim için sıradan bir şeydi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MÜZİK ALANINDA KENDİNİZİ NASIL KONUMLANDIRIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Genç ve enerjik bir konumda görüyorum ham bir meyve gibi. Daha yolumuz uzun. Öğrenecek keşfedecek ne çok şey var. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">YENİ ALBÜMÜNÜZ 'ETEKLERİM KÖPEKLERİM’ DEKİ 10 ŞARKININDA SİZE AİT OLDUĞUNU BİLİYORUZ. PEKİ SİZİ ŞARKI YAZMAYA İTEN DURUM NEDİR, ŞARKI YAZMAYA NASIL BAŞLADINIZ VE ŞARKILARINIZDA NELERDEN BAHSEDİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Son albümde hep varoluş gücü temalarını işledim. Konsept bir albüm oldu. Dünyadaki adaletsizlikleri, şiddeti, baskıyı eleştiren bir konsepti var. Bu albüm sürecinde o duyguları işledim.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">‘’ETEKLERİM KÖPEKLERİM’’ ALBÜMÜNÜZDE KİMLERLE ÇALIŞTINIZ. ŞARKINIZIN HAZIRLIK SÜRECİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Gitaristim BaturalpYılmaz ile çok uzun zamandır arkadaşız. Üniversiteden arkadaşlarıyla beni tanıştırdı. Hepimiz iyi arkadaşız. Bu yüzden beraber müzik yaparken de mutluyuz. Aranjeleri Onur Gülanber yaptı, davulları ÇağdasTopal çaldı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ALBÜMÜN ADI NEDEN 'ETEKLERİM KÖPEKLERİM’’BU İSİM FİKRİ NASIL OLUŞTU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Albümün temasına uygun olacağını düşündüm. Etek tabii ki kadını temsil ediyor. Ben bu albümümde hepimizi önemsiyorum ve birleştiriyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ALBÜMLE İLGİLİ GELEN TEPKİLER NASIL?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Albüm, rock müzik dinleyicisinin hoşuna gidiyor. Punk müzik yapan kadınlar piyasada görünür değiller. İnsanlara değişik geliyor kadın sesinden bu müziği duymak.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MÜZİK TARZINIZI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İlk albümüm akustikti. İkinci albümüm ise rock. Aralarda single’lar yayınladım hatta aralarında pop türünde şarkı da vardı. Aslında hepsi özünde popüler kültüre hitap eden slogan sözlere sahip. Sadece her defasında farklı işliyorum. En önemli şey gücü hissetmeliyim. Bu albümden sonra çat diye pop bir şarkı da yapabilirim belli olmaz.</span></span></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BİR DÖNEM EŞİNİZLE YAŞADIĞINIZ İLİŞKİ ÇOK KONUŞULDU. ÇOK FAZLA YORUMLAR YAPILDI BU DURUM SİZDE NE GİBİ ETKİLER BIRAKTI? NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Güzel tatlı bir aileyiz ben önüme bakıyorum. O benden önce dünyaya gelmiş yıldızı parlamış bir isim. Ama benim de ışığım var. Hiçbir zaman gölgesinde kaldığımı düşünmüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">EŞİNİZLE BERABER AYNI PROJEDE YER ALMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ? MESELA BİR DÜET OLABİLİR YA DA BİR SAHNE ÇALIŞMASI?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bu soruyu hep soruyorlar ama hiç öyle planlar yapmadık en güzel düetimizi yaptık akıllı güzel bir kızımız oldu. Bence yapabileceğimiz en güzel şeyi yaptık.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben teşekkür ederim. Şubat ayında konser maratonuna başlıyoruz, herkesi bekliyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 18:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/02/ben-onume-bakiyorum-1740064525.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DAHA GENİŞ KİTLELERE KENDİMİ VE MÜZİĞİMİ DUYURDUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/daha-genis-kitlelere-kendimi-ve-muzigimi-duyurdum-24270</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/daha-genis-kitlelere-kendimi-ve-muzigimi-duyurdum-24270</guid>
                <description><![CDATA[O müzik hayatını istediği noktaya taşıyabilmek için deyim yerindeyse gecesini gündüzüne kattı. Önce kendi grubunu kurdu, sonra müzikallerde sahne aldı, yarışmalarda ter döktü ve azmin sonucunda hedefi 12’den urdu ünlü sanatçı Melis Kar….  Özellikle son yıllarda yaptığı farklı ve cesur işlerle adından sıkça söz ettiren müzik dünyasının ünlü ismi Melis Kar, bir pop artisti olduğunu söylüyor. Melis Kar, Alper Ergez’e dobra dobra konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERHABA MELİS HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ ÖNCELİKLE BİZE BİRAZ KENDİNİZDEN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Merhabalar ben Melis Kar, Türkiye / Antakya doğumlu bir şarkıcı ve şarkı yazarıyım. 7 yaşında piyano ile tanıştıktan sonra kanıma işleyen müzik sanatının bana kurdurduğu hayallerin peşinden koşarak, nihayetinde 2014 yılında yayınladığım 12 şarkıdan oluşan “Kaçak” adlı albümümle profesyonel müzik kariyerime adım attım. Bu meşakkatli ve heyecanlı yolun tam 10. yılında da “Yatıya” adlı şarkımla çok daha geniş kitlelere kendimi ve müziğimi duyurdum. Ömrüm yettiğince fikirlerimi ve duygularımı, başta müzik olmak üzere, sanatın çeşitli dallarıyla ifade etmeye tutkulu ve iştahlı bir insan olarak hayatımı sürdürmeyi planlıyorum :)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MİMARLIK MEZUNU OLDUĞUNUZU BİLİYORUZ. PEKİ MÜZİĞE GEÇİŞ NASIL OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Sanatçı olabilmek, yeteneklerini paraya dönüştürebileceğine aileni ikna etmek, ülkenin kaotik gündeminde geleceğini sağlam kazığa bağlama zorunluluğu; bunların hepsi bayağı zor konular. Anadolu lisesinde sayısalı seçip, fena da olmayan bir puan yapınca mimarlık okumaya karar verdim. Çünkü zaten hep devam eden piyano eğitimi ufkumu genişletmiş, bana şarkı söyleyebilecek, bi şekilde müzikal hayallerimin peşinden koşabilecek altyapıyı yaratmıştı. Mimari de; insan doğasını anlamak, çözümlemek ve estetik yaratmak için büyük bir disiplin ve sanat dalı olarak kafamı başka türlü açacaktı. Fakültenin ikinci yılında rahat duramayıp O Ses Türkiye’ye katılıp üniversite yıllarımı daha da zorlaştırmanın bir yolunu buldum zaten hahahahahahaha.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">O SES TÜRKİYE YARIŞMASINA KATILMAYA NASIL KARAR VERDİNİZ. YARIŞMADAN SONRA HAYATINIZDA NELER DEĞİŞTİ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Bayağı bir gün yine mimari jüri öncesi proje sunum-maket hazırlığındayken kırmızı bir ışık belirdi tvde. ‘The Voice’ formatı 35 ülkede birden yayınlanırken bir de Türkiye’de başlıyorsa eyvahlar olsun hemen risk budur dedim, demo kayıtla başvurdum. Ertesi gün arandım, bir de canım hocam Tarık Sezer önderliğindeki O Ses jürisinin karşısına çıktım aynı hafta jsjsjss. Hızlıca da sürecin içinde buldum kendimi, bayağı 1. sezonun ilk onaylanan yarışmacılarından birisi olmuştum . Murat Boz’un diz çökmek suretiyle beni anında ikna ettiği yarışma süreci yarı finale kadar ilerledi. “Sil baştan” söylediğim gece Türkiye halk oylamasında 1. oldum derken konular ciddileşti. 21 yaşında adımı ülkeye duyurabilme şansını yakalamış, bir çok önemli sektör insanını tanıyıp hayallerimin fitilini ateşleyebilmiştim. 2012’de yarışma bitti, o parlama ve bilinirlik sayesinde konserler vermeye başladım ama henüz şarkılarım yoktu, mimarlığı bitirmeliyim derken, atlılarr hedefimizzzz albümdür diyip koşturmaya başladım. Çünkü artık yeteneğimin varlığı görünür anlamda onaylanmış oldu, dolayısıyla ben de iyice ikna olup, özgüven geliştirip daha da sıkı bağlandım sürece.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SON ÇALIŞMANIZ OLAN ‘’HASTA’’ İLE MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTUNUZ. ÇALIŞMA SÜRECİNİZ NASIL GEÇTİ. BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ. BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Her şarkının yayınlanacak kıvama gelme süreci sancılı oluyor aslında. Çok detaylı bir süreç her anlamda. Prodüktör- şarkı yazarı arkadaşım Mert Yıldız’ın üretimi “Hasta”. O dönem 4 müzisyen başka slow bir şarkı üzerinde çalışırken Mert bi anda dinletti ve aşırı samimi buldum şarkıyı, denedim ve 1.5 ayda 2-3 farklı okuma üslubu deneyip, Mert Yıldız - Osman Çetin ortak prodüksiyonu olarak düzenlemeden, mix-mastering ten emin olup heyecanla finelledik.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MÜZİK TARZINIZI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ? SİZİ DAHA FARKLI TARZLARDA DA GÖRECEKMİYİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben pop yapıyorum bir Pop artistiyim, ve tam da bu sebepten toplum beğenilerini daha iyi okumak ve daha hızlı adapte olmak durumundayım. Müzik türleri daha organik biçimde yanyana gelebiliyor artık ben de yeni şeyler denemeyi seviyorum. Bu yüzden popum bazen R&amp;B, bazen de arabesk soslu olabiliyor. Armonik bi füzyon yakalamaya çalışıyorum aslında. Enerji vermeyi de, dans ettirmeyi de hüzünlendirmeyi de seviyorum. Bir takım house-afrohouse ve ingilizce denemelerim var finalledikçe sürekli yeni şarkılarla buluşturmak istiyorum dinleyicilerimi ve tabi globalde de neler yapabileceğimi merak ediyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞINIZ YENİ ŞARKILARINIZ VE YENİ PROJELERİNİZ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Artık yaptığım şarkıları çok da bekletmeden, duygular sıcak ve güncelken yayınlamak daha iyi geliyor bana ve daha doğru buluyorum. O yüzden sürekli üzerinde çalıştığım bir şarkı oluyor. Demolarını hazırlıyorum ve en doğru prodüktörle buluşturmaya çalışıyorum. Kasım ve Aralık’ta yayınladığım şarkıların promosyon süreçleri devam ediyor. “Hasta” ya bi video klip gelebilir storyboard u hazır :) “Hikaye” nin de hücum kayıt-akustik, daha ham bir halini hazırlıyorum yakın zamanda yayınlanacak. Sonra da artık kariyerimdeki Ep için hazırlıklarım başlayacak. Dansa da tekrar ağırlık vermeye başladım, yeni koreografiler ve performanslar hazırlıyoruz konserler ve klipler için.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KARİYERİNİZDE KENDİNİZE BELİRLEDİĞİNİZ BİR HEDEFİNİZ, HAYALİNİZ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">İlk albümde ispanyol artist India Martinez’in Vencer El Amor adlı hitini adapte etmiştik Türkçe’ye. İspanya’da o da şarkının bir nakaratını türkçe söylüyor. Tatlı bir arkadaşlık geliştirdik müziğin evrenselliği sayesinde. Beraber bi şarkı yapmayı çok istiyorum. Bi yandan da arap kökenliyim, medeniyetler şehrinde büyüdüm, her dilden her dinden arkadaşlarım oldu. İçinde yoğrulduğum kültürü, çağdaş dünya müziğine adapte edebilmek, özgün ve öncü işlerle dünyada da adımı, müziğimi duyurabilmek en büyük hedefim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">KONSER VE SAHNE ÇALIŞMALARINIZDAN BİRAZDA BAHSEDEBİLİRMİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Herbiri birbirinden ‘unique’ orkestra arkadaşlarımla, canlı sahne&nbsp; aranjmanları üzerine detaylı düşünüyoruz. İnteraktif olmalı, her zaman kitlenin reaksiyonunu maksimize edecek enerji yoğunluğunu yakalamaya çalışıyoruz. Görsel prodüksiyonda da etkileyici performanslar peşindeyim. Styling, videoart, art direction, saçmakyaj, fitliğim, kondisyonum, vital kapasitem; PopStar lık hepsinde iyi olmayı gerektiriyor. Hem mental hem bedensel bütünlüğümü korumak için sıkı tenis oynuyorum ve dans ediyorum. Festivaller sezonu için her anlamda idmanlar başladı diyebiliriz :D</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER&nbsp; CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Müzikle ilgili en sevdiğim şey yüzyüze tanışmasak da kalbimden, zihnimden çıkan bi kaç melodi ve cümlenin sizde de bir his uyandırdığını görmek. Yaşamın içinde benzer durumlarla mücadele ediyoruz, bu bağları kurabilmek yalnız olmadığımızı hissettiriyor. Sizler de iyi ki varsınız HaberCadde ekibi; kendimizi özgürce ifade edebilmek için alan tanımanız, detaylı özenli ilginiz değerli hissettiriyor, çok teşekkürler.</span></span></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Feb 2025 17:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/02/daha-genis-kitlelere-kendimi-ve-muzigimi-duyurdum-1739542817.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BİZ SOKAKTAN İNSANLARIZ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/biz-sokaktan-insanlariz-24231</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/biz-sokaktan-insanlariz-24231</guid>
                <description><![CDATA[Bugüne kadar 300’e yakın projede gördük onu…Tabii Onu ‘Gülbeyaz’dizisindeki muhteşem oyunculuğuyla tanıdık. Deyim yerindeyse onda yok yok… Menajer, oyuncu, eğitmen ve oyuncu Koçu Burak Sarımola, yeni projeleriyle 2025’e damga vuracağa benziyor. Sarımola, çalışmalarıyla ilgili Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">MERHABA&nbsp; BURAK BEY&nbsp; HOŞ GELDİNİZ. ÖNCELİKLE BURAK SARIMOLA İÇİN OYUNCULUK NASIL BAŞLADI? SİZİ OYUNCU OLMAYA İLK İTEN DURUM NEYDİ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Merhabalar, hoş bulduk vallahi oyunculuk nasıl başladı ben kendimi bildim bileli oyuncuydum desem yeridir. 1988 senesinde TRT tek kanalken ‘’Çaylar Şirketten’’ adında bir sinema filmi ile başladı maceramız. O zamanlar ne olduğunu tabii ki anlamıyordum bir hevesti ama sonrasında birçok usta isimle çalışarak bunu bir meslek haline getirdim ve o günden beri devam ediyor açıkçası. Beni iten durum sanırım içimdeki hevesti. Bu içgüdüsel bir dürtü. Tam olarak adını koyamıyorum ama hevesle başladı diyebiliriz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BUGÜNE KADAR ÇOK SAYIDA FİLM VE DİZİDE ROL ALDINIZ. PEKİ BU YAPIMLARIN İÇİNDEN SİZİ&nbsp; TÜM TÜRKİYE’NİN TANIMASINI SAĞLAYAN YAPIM HANGİSİYDİ ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, yaklaşık proje sayısı olarak 300'e yakın proje var, belki de geçmiştir tam emin değilim. Bir yerden sonra insan sayısını unutuyor. Beni en çok tanıtan proje ise kariyerimin ortalarında aslında gerçekleşti. ‘’Gülbeyaz’’ dizisi onun ardından ‘’Hepsibir’’ dizisi ciddi bir kitleye ulaştırdı. Son dönemlerde de Savaşçı, Kuruluş Osman, Selahattin Eyyubi ve çektiğim sinema filmleriyle katlanarak devam ediyor. Bakalım asıl film şimdi başlıyor. Bundan sonrasında yapacaklarımız önemli</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BU ARADA TİYATRODA YAPTIĞINIZI BİLİYORUZ. VAR MI YENİ PROJELER</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet, uzun bir aradan sonra tiyatroya geri döndüm. yaklaşık 10 sene sonra ‘’cırcır böcekleri itler ve biz’’ Serhat Teoman ve Buğra Gülsoy'un kurduğu artı 12 entertainment’in&nbsp; ilk oyunu. Benim de 10 sene sonraki ilk oyunum güzel gidiyor, seyircinin ilgisi gayet güzel. Yani yeni projeler derken bir iki üç sene daha sanırım bu oyunu oynamayı düşünüyoruz. Tiyatro adına şu anda başka bir planım yok ama şu anda görüştüğüm yakında sete çıkacak olan iki üç tane sinema filmi var. Yeni sezon için görüştüğümüz diziler var ama biliyorsunuz ben eskisi kadar dizi yapmıyorum. Artık gerçekten içime sinmesi gerekiyor karakterin projenin. Sinema ile devam etmeyi düşünüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">OYUNCULUK DIŞINDA OYUNCU KOÇLUĞU DA&nbsp; YAPIYORSUNUZ. PEKİ DEVAM EDİYOR MUSUNUZ? HANGİ OYUNCULARA KOÇLUK YAPIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet on senedir oyuncu koçluğu yapıyorum. Oyunculuğa da devam ediyorum ama bir yandan da oyuncu koçluğu da aktif şekilde devam ediyor. Kendi atölyemi kurdum şu anda. Burak Sarımola Oyunculuk Atölyesi Galata'da Oza Medya ile birlikte çalışıyoruz. Valla o kadar çok oyuncu geldi geçti ki baktığınızda internete çoğunun ismine ulaşabilirsiniz. Birçok ünlü isim var, ünlü olamamış ama çok iyi bir şekilde oyunculuk yapan isimler var. Şu anda da çalıştığımız çok güzel isimler var. Bakalım inşallah önleri bahtları, kariyerleri açık olur.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞİMDİ BİRAZDA KENDİ OYUNCULUK ATÖLYENİZDEN BAHSEDELİM İSTERSENİZ. HANGİ EĞİTİMLERE YER VERİYORSUNUZ? EĞİTİM İÇERİĞİNİZ NASIL. NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet aslında biraz öncede bahsettim, Burak Sarımola oyunculuk atölyesini kurdum. Daha öncesinde bireysel dersler veriyordum, başka bir kurumda çalışmıştım ama artık zamanı geldiğini düşündüm ve kendi atölyemi kurdum. Bizim bir temel eğitim sınıfımız var. Bir de kamera oyunculuğu sınıfımız var. Şu anda onlar devam ediyor. Biz Audition teknikleri, kamera oyunculuğu, karakter çözümleme, temel eğitimde aklınıza gelebilecek her türlü eğitim aynı zamanda yoga, meditasyon, odaklanma, duygu çalışmaları, bu tarz eğitimler biliyoruz. Biz daha çok açıkçası hedefe yönelik eğitim vermek istiyoruz. Dediğim gibi atölyeler konservatuvar değildir. O yüzden bizim kısa sürede kana karışan bir eğitim vermemiz gerekiyor. Bizim eğitim sistemimizde tamamen bunun üzerine kurulu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">OYUNCULUK SEKTÖRÜNDEKİ EN BÜYÜK SORUN ŞU AN SİZCE NEDİR? </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyunculuk sektöründeki en büyük sorun bence şu anda aktif devlet tarafından tanınan bir sendikanın olmaması. Çünkü sendika olmadığı için birçok konuda amatörce ilerlemek durumundayız. Işte saatler olsun dizi saatler olsun, oyuncu kaşeleri olsun, şartlar olsun, oyunculuk yapmak isteyen, yani her önüne gelenin oyunculuk&nbsp; yapamaması gerekiyor. Bir sertifikaya bir eğitime sahip olması gerekiyor. Bunların hepsi de sendikadan geçtiğini düşünüyorum sendikamız var ama tabii ki tam olarak devlet tarafından tanınmadığı için yasal olarak gerekli hamleleri yapamayabiliyorlar bazı durumlarda. Oyunculuk sendikasının resmi bir şekilde tanınması gerektiğini düşünüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">BU ARADA MENAJERLİK YAPMAYA BAŞLADIĞINIZI BİLİYORUZ. ÖNCELİKLE HAYIRLI OLSUN. PEKİ BU FİKİR NASIL DOĞDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Evet menajerlik benim ismimle kuruldu. Aslında eşim ilgileniyor ben de aktifim tabii ki bunun içinde uzun süredir aslında çalıştığımız oyuncular Böyle bir şey yapsanız ne güzel olur diyorlardı. Ben çok sıcak bakmıyordum ama çalıştığım insanları da başıboş bırakmak istemiyorum ve arkalarında durmak istiyorum açıkçası. O yüzden artık bunun da zamanının geldiğini düşündük. Çok da güzel gidiyor. Yani güzel geri dönüşler alıyoruz. Kadromuz gerçekten güzel, Bize geri dönüşlerde güzel. Şu anda çok güzel projelerle görüşüyoruz. Çok iyi oyunculara sahibiz. Bu tabii ki katlanarak gidecek. Umuyorum güzel bir yer ediniriz. Her şeyden önemlisi bu işi diğer yaptığımız işler gibi oyunculukta da oyuncu koçluğunda atölyede de menajerlik kısmını da ahlaklı bir şekilde tabii ki oyuncunun yanında olarak oyuncunun haklarını savunarak onlara güzel bir kariyer çizerek ilerletmek istiyoruz. Bakalım zaman gösterecek neler olacak </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞUAN MENAJERLİĞİNİ ÜSTLENDİĞİNİZ TOPLAM KAÇ OYUNCUNUZ VAR VE OYUNCULARINIZLA İLETİŞİMİNİZ NASIL?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şu anda 11 tane oyuncumuz var. Yeni kurulmuş bir oluşumuz, oyuncularla iletişimim benim her zaman arkadaş gibi abi kardeş gibi. Evet disiplinliğimdir sertimdir ders verirken. Ama onun dışında onlar benim arkadaşlarım yarın öbür gün belki de partnerlik yapacağım insanlar rol arkadaşlarım, oyuncu arkadaşlarım yani normal arkadaşlarımla nasılsam açıkçası onlarla da öyleyim. Tabii profesyonel kısımlarda disiplin, ahlak benim için en başta geliyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">OYUNCULARINIZI SEÇERKEN ÖZELLİKLE NELERE DİKKAT EDİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Valla oyuncuları seçerken eğitimli olmasını istiyorum. Eğitim almamışsa bizim atölyemizden çıkanlar tercihim. Yani yetenek tabii ki yetenekli olmalı. Sonuçta sadece görsel bir şeyle dönmüyor. Evet görsellik arıyor bizim piyasamız ama sonuç itibariyle görsel olan kişinin de yeteneği, potansiyeli, çalışması, hırsı, azmi olması gerekiyor. Bunların hepsine dikkat ediyorum. İnce eleyip sık dokuyarak almaya çalışıyorum. Yani güzel ama oynayamıyor o bizim kriterlerimize çok uymuyor. Bizde evet hem güzel olması gerekiyor ya da karakteristik bir tip olması gerekiyor. hem de aynı zamanda yetenekli ve iyi potansiyelli oynayabilen oyuncular olması gerekiyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">SİZCE OYUNCUNUN KURALLARI OLMALI MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Yani oyuncunun kuralları olmalı mı sorusuna şu şekilde cevap verebilirim. Bence insanın kuralları olmalı. Her insanın da kuralları kendine göre değişir. O yüzden bu çok genel bir soru. Açıkçası benim kurallarım var mı? Evet kendime göre yaşantıma göre kurallarım var.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">OYUNCULARINIZDA KONSERVATUAR ŞARTI ARIYOR MUSUNUZ VE SÖZLEŞME YAPIYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Hayır, konservatuar şartı aramıyorum. Eğitim mutlaka istiyorum. Eğitimli oyuncular olması gerekiyor ya da eğitim alıp bu işi yapması gerekiyor. Konservatuar ben de konservatuarlı değilim. Bu işin tamamen konservatuardan çıktığını düşünmüyorum açıkçası. Tiyatro konusunda evet haklısınız ama biz kamera oyunculuğu, televizyona, sinemaya iş yapıyoruz. Dünya üzerinde de zaten bu böyle. Sözleşme proje bazlı yapıyoruz. Projeye girdiklerinde sözleşmemizi imzalayacağız kimseyi daha herhangi bir işe sokamadan 5 senelik 10 senelik sözleşmelerle bağlayıp önünü tıkamak istemeyiz. Bu bizim için de çok sağlıklı bir durum değil oyuncu içinde sağlıklı bir durum değil bence.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">ŞİMDİLERDE ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞINIZ YENİ PROJELER VAR MI BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Şu anda tiyatroma odaklanmış durumdayım. Atölyeme, menajerliğe odaklanmış durumdayım. Dediğim gibi bir iki tane sinema filmi var. Onları okuyorum. Bir tanesine yakın zamanda başlayacağız. Mardin'de çekilecek Sincar medya tarafından ona hazırlanıyorum. Bir iki tane de görüştüğüm daha startının ne zaman olacağını bilmediğim sinema filmi var. Sezon dizileriyle de görüşüyoruz ama dizi dediğim gibi kafama uygun olursa yapabilirim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">OYUNCU OLMAK ZOR MUDUR ? YETENEK Mİ ÖNEMLİ, YOKSA ÇOK ÇALIŞMAK MI ? HERKES OYUNCU OLABİLİR Mİ?&nbsp; OYUNCU OLMAK İSTEYENLERE TAVSİYELERİNİZ NELERDİR ? AYRICA SİZİNLE ÇALIŞMAK İSTEYENLER NASIL İLETİŞİM KURMALI ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Oyuncu olmak zor mu bu ülkede? Evet sanırım öyle Yetenek tabii ki önemli yetenek olmadıktan sonra çok çalışsan da bir şey ifade etmez ama yetenek geliştirilebilen bir şey. Yani az da olsa bir yeteneği, bu işe yatkınlığı olması gerekiyor ki bunu çalışarak geliştirebilirsin. Herkes oyuncu olabilir mi? Herkes oyuncu olmak zorunda değil yani evet olabilir aslında. Çünkü her insanın içinde ne olursa olsun bir potansiyel vardır. Bunu dışarı çıkartabiliyorsa tabii ki olabilir ama dediğim gibi herkes doktor olmak zorunda olmadığı gibi herkese de oyuncu olmak zorunda&nbsp; değil. Oyuncu olmak isteyenlere o kadar çok tavsiye verdimki bugüne kadar artık bu&nbsp; benim profesyonel mesleğim. Yani ne diyebilirim normal olduklarını düşünüyorlarsa oyunculuk yapmasınlar, oyunculuk çünkü normal insanın yapacağı iş değil. Benimle çalışmak isteyen insanlar ınstagram üzerinden Burak Sarımola oyunculuk atölyesini takip edebilirler, oradan iletişime geçebilirler. Orada iletişim numaralarımız var maillerimiz var. Iş telefonumuz hattımız var bu şekilde bize ulaşabilirler. Bize ulaşmak çok zor değil. kolay. Biz sokaktan insanlarız. her zaman ulaşılabilir durumdayız.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Ben teşekkür ederim bana ilgi gösterdiğiniz ve benimle röportaj yapmak istediğiniz için. Yayın hayatınızda size başarılar dilerim.&nbsp; Umarım sanata dair bizim işimize dair bir çok güzel içeriğiniz olur. Başarılar diliyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif">Alper Ergez</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Feb 2025 15:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/02/biz-sokaktan-insanlariz-1738932815.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TANJU OKAN’IN SEVDİĞİ KADIN EVİ TERK ETMİŞTİ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/tanju-okanin-sevdigi-kadin-evi-terk-etmisti-24176</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/tanju-okanin-sevdigi-kadin-evi-terk-etmisti-24176</guid>
                <description><![CDATA[O muhteşem yorumu ve sahne performansıyla 80’li yıllarda gazinoların en çok aranılan isimlerinden biriydi. Deyim yerindeyse sahneye çıktığında yer yerinden oynardı adeta. Babasının mesleği nedeniyle Ankara’da yaşayan Nesli Özsoy, ailecek gittikleri gazinoda okuduğu şarkıyla hayatı biranda değişti…Daha sonra İstanbul’da sanatıyla zirveye oturan Özsoy, müzik dünyasına ismini altın harflerle yazdırmayı başardı. Sanatçının Mehmet Teoman ile evliliği kariyerinde birçok değişikliğe neden oldu. Gazinoların kapanmasıyla da Özsoy sahnelere ara verdi. Ünlü sanatçı ile dününü, bugününü konuştuk. Haydi buyurun sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BİZE BİRAZ KENDİNİZDEN SÖZ EDER MİSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tabii ben İzmirliyim ama babamın işi nedeniyle Ankara’da yaşıyorduk. Annemin sesi çok güzeldi. Annem İzmir Radyosu’na seçilmiş genç kızlığında ama dayım müsaade etmemiş. O ses ondan bana geçmiş demek ki. Ankara’da Türk sanat müziği konservatuvarına gittim. O dönemler 17 yaşındaydım. Bir gün ailecek gittiğimiz gazinoda sahnedeki sanatçı, şarkı söylememi rica etti. Bir iki Türk müziği şarkısı okudum. Sanatçının menajeri beni çok beğendi ve ailemin izniyle İstanbul’a getirdi. Sahneye çıkmak için annem ve babam ile gidip önce yaşımı büyüttüm. Kadromuzda Neşe Karaböcek, Gülistan Okan, Selçuk Ural, Müjdat Gezen, Perran Kutman vardı. O kadro ile Çakıl Gazinosu’nda çıktık. Mehmet Teoman da o sıra kabareler yapıyordu. Beni görmüş. Gülistan Okan’a sormuş ve tanımak istediğini söylemiş. Anlaştıktan sonra gazinolardan Mehmet Teoman’ın kabare ve müzikal ekibine geçtim. Bir süre sonra da Mehmet Teoman ile evlendim.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>TANJU OKAN’IN SEVDİĞİ KADIN EVİ TERK ETMEK ZORUNDA KALMIŞTI</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>MEHMET TEOMAN’IN YAZDIĞI TANJU OKAN’IN SESLENDİRİĞİ ‘KADINIM’ŞARKISI SİZE Mİ YAPILDI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gülerek yanıt veriyor… ‘Kadınım’şarkısı keşke bana yazılsaydı.O şarkının kadın kahramanı olmayı çok isterdim. Fakat değilim. Merhum Tanju Okan Mehmet ile çok samimi iki dosttu. Tanju’nun menajerliğini yapıyormuş o dönem Mehmet.&nbsp; Tanju’nun çok sevdiği aşık olduğu karısı vardı o zaman. Kadının ailesi rahmetli Tanju Okan ile olmasını istemiyorlarmış. Bir gün kızlarını yurt dışına göndermeye karar vermişler. Kızda evdeki eşyalarını, yani kıyafetlerini Tanju’nun evinden alıp&nbsp; gitmiş. O gece Tanju çok içki içmiş ve Mehmet’i aramış, ‘Çok kötüyüm’ demiş. Mehmet’te ona gitmiş sabaha kadar oturmuşlar Mehmet’te Tanju Okan’ın anlattıklarıyla bu şarkıyı yazmış. Yani bir döneme damga vuran bu şarkı böyle çıkmış ortaya… Keşke bana yazılsaydı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>GAZİNO KÜLTÜRÜNÜN BİTMESİ BÜYÜK BİR DARBEYDİ</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>PEKİ SAHNELERDEN NEDEN UZAKLAŞTINIZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gazino kültürünün bitmesi&nbsp; tabi ki bizim gibi gazino sanatçılarına büyük bir darbe oldu. Şahsen ben gazinoların kapanmasıyla sahnelere küstüm. Ben şarkı okumayı, sahneye çıkmayı çok seven bir kadındım. Bu yüzden sahneleri bıraktım. Bence hiç iyi olmadı. Hiç güzel olmadı. Şuan bazı açık yerler var. Arkadaşlarımız oralarda sahne alıyor.&nbsp; Ama şimdilerde o gazinoların zarafeti ve güzelliği yok ne yazık ki… Gazinolar çok başkaydı. Biz seyirciye, seyirci bize saygılıydı. Şarkı söylerken çatal bıçak oynamazdı. Orkestramız da kıyafetine dikkat ederdi. Saçımızdan ayak parmağımıza kadar parfüm sıkardık. Gazinolar kapanmaya başladıktan sonra birkaç küçük yerde sahneye çıktım. O ruhu bulamadım ve mutsuz olmaya başladım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>EŞİM ÇOK ÇAPKINDI</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>PEKİ MEHMET BEY ÇAPKIN MIYDI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet Mehmet çapkın bir insandı.&nbsp; Önce Nükhet Duru ile berabermiş. Sonra Ayşegül Aldinç ile 3 ay evli kalmış. Ardından da benimle 3 yıla yakın evli kaldı. Mehmet Teoman, evli erkek, baba gibi kalıplara sığamaz. Çok özgür bir adamdır. İyi bir koca değil ama çok iyi bir dosttur. Çok çapkındı. Ben evliyken de onu yakaladım ve ayrıldım. Çocuğumuz var, her zaman görüşeceğiz. Sahnede duruşum, şarkı söyleyişim. Her şeyi ondan öğrendim. Onunla olduğum sürede gazinolarda çalışmama izin vermiyordu, ‘Nesli gazino sanatçısı değil, kabare yıldızı’ diyordu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BUGÜNE KADAR HİÇ UNUTAMADIĞINIZ BİR ANINIZI BİZİMLE PAYLAŞMAK İSTER MİSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gülüyor…. O kadar çok anım var ki hangisini anlatsam. Ben size İzmir Fuarı’ndaki bir anımı anlatayım. O dönem İzmir Fuarı’nda çalışıyoruz. Muhteşem fuarlardı tabi… Çok kalabalık, çok, güzel, çok iyi sanatçılar sahne alıyordu. Çok güzel gazinolar vardı o zamanlar. Bütün sanatçılar Efes Oteli’nde kalıyoruz. Bazı akşamlar aynı gazinoda sahneye çıktığımız sanatçı arkadaşlarımla aynı araç ile gazinoya gidiyoruz. O kadar kalabalıktı ki fuar onca kalabalığın arasından geçmek zorundasınız. Onlarda dinmeye geldikleri sevdikleri sanatçıyı görmek için o taksinin etrafını sararlardı. Bir hayli gidemiyorduk. Sevdikleri sanatçılara dokunmak istiyorlardı. Bu çok başka bir sevgi anlatmakla bitmez gerçekten. Bu benim için unutulmaz bir hatıra.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ŞÖHRET OLMAK GERÇEKTEN BASİT DEĞİLDİ</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ESKİ SANATÇILAR İLE YENİ SANATÇILAR ARASINDAKİ FARK NEDİR SİZCE?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şu anda şöhret olmak çok kolay. Bizim zamanımızda şöhret olmak o kadar kolay değildi. O dönem şarkılarımızın TRT’de denetimden geçmesi için çok uğraşırdık. Gazinolarda solist altı çıkma gibi bir kanun vardı. O mertebeye ulaşmak ta pek kolay değildi. Gazetelerde sol başta olmak önemliydi solist altında bunlar önemli şeylerdi. Biz bunlarla uğraştık. Bunlar için inanılmaz çaba sarf ettik. Tırnaklarımızla kazıdık. Ama şuan öyle değil, Tabi ki yeni sanatçı arkadaşlarıma bir şey demiyorum. Çünkü devir bu devir. Onlarda devre uyuyorlar. Ama her şey çok kolaylaştı şimdi. Ben Mehmet Teoman’dan dolayı şov ve kabare yaptığım için bir parçam vardı İstanyol müzikli Türkçe sözlü bir parça. O şarkı için kendime kostüm diktirmiştim.&nbsp; Yani İspanyol kıyafeti ve siyah kıvırcık bir peruk böyle programın arasında içeriye girip bu müzikallerde alıştığım için soyunup giyinmeye hem bir şarkı için bir kıyafet giyiniyordum. Yani sahnede seyirciyi mutlu edebilmek için çok emek veriyorduk. O şarkılarımız geçsin diye gerçekten çok uğraşıyorduk. Eskiden albüm yapmak 10 şarkıdan oluşuyordu. Ama şimdi bir şarkı ile sanat dünyasına merhaba diyorsun.&nbsp; Bu da çok kolaylaştı. Medya çok fazlalaştı. Özelikle sosyal medya var. Yani burada şöhret olmak çok kolaylaştı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>OYUNCULUK TEKLİFİ ALDINIZ MI HİÇ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Teklifler aldım tabi ki… Sinema ve dizilerde de oynayabilirdim. Çünkü Mehmet Teoman okulundan&nbsp; geçtim. Rol yapma yeteneğimde vardı. Ancak benim gönlüm sahnedeydi. Ben tam bir sahne aşığıydım. İşimi severek yapıyordum, mutluydum. O nedenle sinemaya pek sıcak bakmadım. O dönemler birçok mankenlik teklifi de aldım. Uzun boylu olduğum için…&nbsp; Ama onu da kabul etmedim. Şarkı söylemek istedim. O dönem Seda&nbsp; Sayan ile çok samimiydik. TGRT’de ‘Evimiz Olacak’ mı dizisi başlayacaktı. Seda bu dizide yer alacaktı. Seda bana sende oyna demişti. O dizide oynadım. Bir de Seda Sayan ile İzmir Fuarı’nda sahne alıyorduk. O dönem Çeşme’de bir sinema filmi çekilecekti. Seda o kadroda yer alıyordu. Benim de oynamamı istedi. Yani bir dizi ve sinema filminde oynadım. Benim gönlüm şarkıcılıktan yanaydı. Öyle de yaptım. Sahnede şarkı söylemeye devam ettim.</span></span></p>

<p><strong>RÖPORTAJ: Habib BABAR</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Jan 2025 11:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/01/tanju-okanin-sevdigi-kadin-evi-terk-etmisti-1738140744.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YENİ DÜET ŞARKIM GELİYOR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yeni-duet-sarkim-geliyor-24166</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yeni-duet-sarkim-geliyor-24166</guid>
                <description><![CDATA[Yaşamını Hollanda’da sürdüren müzik dünyasının başarılı isimlerinden Kemal Samat,yakında düet çalışmasıyla hayranlarının karşısına çıkacağını söylüyor. Yeni projeleriyle  müzik dünyasına yeni bir soluk getireceğini dile getiren Samat, çalışmalarıyla ilgili Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA KEMAL BEY HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. ÖNCELİKLE YURTDIŞINDA YAŞADIĞINIZI BİLİYORUZ. PEKİ TEMELLİ TÜRKİYE’YE DÖNMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Merhabalar! Hoşbulduk :) Yaklaşık 10 yıl İstanbul’ da yaşadım. Türkiye’ yi çok seviyorum ama Hollanda da çok sakin bir yerde yaşıyorum ve yoğun tempodan kaçıp burada dinleniyorum. Bu yüzden şimdilik Türkiye de tekrar yaşamayı düşünmüyorum ama sürekli projeler için gelip gidiyorum elbette. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YURTDIŞINDA MÜZİK VE SAHNE ÇALIŞMALARINIZ NASIL GİDİYOR SAHNE ALDIĞINIZ MEKANLAR VAR MI? </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2024 te sadece stüdyo çalışmalarına ağırlık verdim. Arka arkaya şarkılar çıkarmak istedim. Ama Hollanda da NPO 1 adlı bir kanal ‘ da konser verdim. Ara ara özel geceler de sahne alıyoruz fakat 2025 te sahnelere çok daha ağırlık vermeyi planlıyoruz. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DAHA ÖNCE KATILDIĞINIZ YARIŞMA PROGRAMINDA HADİSE’NİN EKİBİNDEYDİNİZ PEKİ YARIŞMADAN SONRA HADİSE İLE BİR ARAYA GELME ŞANSINIZ OLDU MU? </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;O yarışma bana çok şey kattı. Müzik kariyerimin çok önemli adımlarıydı diyebilirim. Çok şey öğrendiğim muazzam bir deneyim di. Hadise çok özel bir insan. Tüm samimiyetimle söylüyorum bunu. Efsane bir deneyim di onunla çalışmak. Sonrasında kendi şarkım “Düşeş” le konuk olduk o programa ve Hadisenin her anlamda çok desteğini gördüm. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YAKIŞIKLISINIZ FİT BİR VÜCUDA SAHİPSİNİZ, AURANIZ ÇOK KUVVETLİ TÜM BUNLARA DAYANARAK KLİPLERİNİZDE GÖRSELLİĞİNİZİN ŞARKILARINIZIN ÖNÜNE GEÇTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORMUSUNUZ?&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Öncelikle güzel sözleriniz için teşekkür ediyorum. İyi gözükmek için elimden geleni yapıyorum. Sürekli spor yapıp özen gösteriyorum ve buna zaman harcıyorum. Fakat beni sevenler dediğiniz gibi ikiye ayrılıyor kimi şarkılarımı kimi de farklı açıdan görmek istediği için takip ediyor yada beni dinliyor. Sonuç olarak bu bir bütün. Hepsi bir arada beni temsil ediyor. İyi bir şarkının önüne hiçbir şey geçemez diye düşünüyorum:)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİLERDE YENİ ÇALIŞMANIZ ‘’ALIŞTIM’’MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTUNUZ. BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ. HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİRMİSİNİZ?&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Alıştım” adlı şarkımda herzaman olduğu gibi değerli dostum İlkan Günüç’ le çalıştım. Şarkının aranjesini ve Mix mastering’ ini yaptı. Sözü ve müziği Kerem Demir e ait şarkıya Ahmet Mücahit yönetmenliğinde bir klip çekildi ve TFB Records’ tan yayınladı. Fotoğrafları da Nathalie Hennis’ e ait. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DUYGUSAL DERİNLİĞİ GÜÇLÜ OLAN YENİ ŞARKINIZ ‘’ALIŞTIM’’IN BİR HİKAYESİ VAR MI?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Alıştım” şarkısı aslında çok şey anlatıyor. Yorgun ve kabullenmiş bir aşığı anlatıyor elbette fakat benim için yeni başlangıçlar yapmaya cesaret edenlerin şarkısı “Alıştım”. Alışmak çok değerli bi sözdür bence. Artık aynı acıları aynı derinlikte hissetmeyen ve tecrübe sahibi olmak aynı zamanda. Yeni yıla bir mesajım olsun istedim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ALIŞTIM İLE YENİ BİR TREND SOUND PARÇAYA İMZA ATTINIZ. PEKİ BU TARZ BİR ŞARKIYI SEÇMEYE NASIL KARAR VERDİNİZ NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Benim “Geceye Sarılıyorum” adlı bir şarkım 2022 yılında çıkardığım şarkı 2024 yılında dijitallerde viral oldu. Bu yüzden o yoldan yürümek istedik. Trap/ Arabesk tarzıma çok ta uzak değil ve arabesk aşığı olarak ta böyle güncel bi tarzla harmanlayıp imzamı atmak istedim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ÇOK GÜÇLÜ BİR FİZİĞİN,DURUŞUN VAR. PEKİ MODELLİK YARIŞMALARINA KATILMAYI HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ VE BU YARIŞMALAR HAKKINDAKİ YORUMUNUZ NEDİR?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tekrar iltifat kabul ediyor ve teşekkür ediyorum sözleriniz için. Yalnız ben tamamen sesime güvenen ve bunun için çaba gösteren bir solist oldum hep. Müziğe aşığım. Müzik hayatımda çok derin çok özel bi yerde ama modellik te yapıyorum. Birkaç proje yaptım ama ağırlığım hep müzikten yana oldu. Modellik yarışmalarına katılmayı düşünmedim fakat yıllar önce etkisi çok büyüktü. Artık etkisinin olmadığını düşünüyorum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KEMAL SAMAT’TAN BİR DÜET PROJESİ GELECEK Mİ?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Düet projesi gelecek hatta yakın bir zamanda diyelim. Şimdilik isim vermek doğru olmaz fakat görüşmeler tamamlanınca mutlaka paylaşacağım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">HAYATINIZDA HİÇ PİŞMAN OLDUĞUNUZ , KEŞKE DEDİĞİNİZ ZAMANLAR OLDU MU?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Pişman olduğum hiçbir şey olmadı açıkçası çünkü bir zamanlar yüzümü güldüren ve o an aldığım kararlarla şimdi ki değişebiliyor ama o an doğru olan o karardı der geçerim. Pişmanlık benlik değil açıkçası. Sadece öğrenirim pişman olmam. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DAHA ÖNCE YAPMIŞ OLDUĞUM RÖPORTAJDA OYUNCULUK DÜŞÜNMEDİĞİNİ SÖYLEMİŞTİN. PEKİ BU CEVABIN HALEN GEÇERLİ Mİ?&nbsp; NEDEN OYUNCULUK DÜŞÜNMÜYORSUN .BENCE ÇOK BAŞARILI OLURSUN. EKRAN YÜZÜN VE GÖRÜNÜMÜN GAYET İYİ. OYUNCULUK EĞİTİMLERİN VAR MI YA DA ALMAYI DÜŞÜNÜRMÜSÜN?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyunculuk eğitimi almadım. Hep müzik var dı hayallerim’ de. İnsanlar iyi olduğu yada yetenekli olduğu işi yapmalı ama kendimi bu anlamda aşabilirmiyim bilmiyorum. Bak şimdi aklıma soktun :))</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Öncelikle sevgili dostum Alper Ergez’ e sonra da Haber Caddesi okuyucularına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Çok keyifliydi sorularınınızı yanıtlamak. Sevgiler saygılar :)</span></span></p>

<p>Röportaj: Alper ERGEZ</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Jan 2025 12:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/01/yeni-duet-sarkim-geliyor-1738055772.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇOK TEHDİTLER ALDIM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/cok-tehditler-aldim-24134</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/cok-tehditler-aldim-24134</guid>
                <description><![CDATA[O TV dünyasının başarılı bir ismi… Bugüne kadar birçok TV kanalında yaptığı çalışmaları ve programlarıyla sıkça isminden söz ettirmesini bildi. Her hafta Youtube kanalında ki ‘Anlatmak Zamanı’isimli programıyla zirveye oturan televizyon gazetecisi İlkay Buharalı çalışmalarıyla ilgili Alper Ergez’e konuştu. Haydi buyurun sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>MERHABA İLKAY HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. ALİ EYÜBOĞLU İLE BERABER ‘’MAGAZİN NOTERİ’’ İLE BAŞLADIĞINIZ YOUTUBE YOLCULUĞUNUZ SONRASINDA SES GETİRİCİ, İDDİALI AÇIKLAMALAR VE ÖZEL DOSYALARIN YER&nbsp; ALDIĞI YAYINLARLA BİRLİKTE KISA SÜREDE YOUTUBE’UN EN ÇOK İZLENİLEN TAKİP EDİLEN&nbsp; İSİMLERİNDEN BİRİ OLDUNUZ. PEKİ ŞİMDİLERDE YOUTUBE MACERANIZ NASIL GİDİYOR NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çok teşekkür ederim öncelikle… Büyüyerek devam ediyor YouTube Maceram. Platformum benim dışımda dostlarımın da programlarını yayınlamaya başladığımız bir medyaya dönüş yolculuğunda. Ben de çok özel yeni bir proje hazırlığındayım. Üstelik takipçilerinin Çarşamba akşamları heyecanla beklediği “Anlatmak Zamanı” isimli projem de üçüncü dönemi ile izleyicisi ile buluşmak için günleri sayıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YOUTUBE&nbsp; İZLEYİCİSİ İLE TV İZLEYİCİSİNİ DEĞERLENDİRMENİZİ İSTESEK ARTILARI VE EKSİLERİYLE BİRLİKTE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bambaşka iki izleyici. YouTube tam bir er meydanı. İzleyici anında tepkisi ile tüm olayların içinde. Televizyonun ise daha naif , daha mesafeli daha nostaljik bir tadı var… YouTube’ta akranlarıma ve gençlere, televizyonda teyzelerime yayın yapıyor gibi hissediyorum J</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YOUTUBEDE YAPTIĞINIZ PROGRAMLARDA SEÇTİĞİNİZ KONUKLARINIZ DOĞRU BİLDİĞİMİZ YANLIŞLARI İNSANIN YÜZÜNE VURAN İDDİALI VE ŞAŞIRTICI AÇIKLAMALAR YAPAN KİŞİLER OLUYOR.PEKİ KONUKLARINIZI NASIL VE NEYE GÖRE SEÇİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben her şeyin en doğrusunu kalplerimizin ve ruhlarımızın bildiğine inanıyorum. Dolayısı ile çok akıl süreci ile işlemiyor konuk seçimlerim. Akış getiriyor, gönlüme siniyor bir bakmışsın bölüm oluveriyor. Gerçekten böyle bu arada.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">O KADAR ÖNEMLİ KONULARI&nbsp; ELE ALIYORSUNUZ Kİ BİR ÇOK İNSANIN CESARET EDEMEDİĞİ ÜSTÜNÜ KAPADIĞI KONULARI SİZ İŞLİYORSUNUZ PEKİ HİÇ TEHDİT ALDIĞINIZ OLDU MU YA DA OLUMSUZ TEPKİLERLE KARŞILAŞTINIZ MI? BU TARZ DURUMLARDA NASIL DAVRANIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Off hem de nasıl! Meslek hayatım boyunca ekranın önünde de dahi tehdit almayı başarmış biriyim ben J)) Lakin bir tek vicdanıma bakarım rahat mı diye, gerisini gerçekten önemsemem. Bir de tek korkum Rabbim’den. Can ise mevzu, O’nu da vermekten değil de hakkını verememekten bir de Rabbimin karşısına boynu bükük çıkmaktan korkarım. Anlayacağınız öyle kriz anlarında akıllara zarar bir serinlik yaşarım. O da Rabbimden…</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DAHA ÖNCE SİZİNLE BİR BAŞKA PLATFORMDA YAPTIĞIM RÖPORTAJDA ŞÖYLE BİR AÇIKLAMANIZ OLMUŞTU.’’BEN BİR TELEVİZYONCUYUM VE BİR SÜREDİR GÖRÜŞTÜĞÜM PROJELER VAR. HER AN SİZE BİR SÜRPRİZ YAPABİLİRİM’’DİYEREK EKRANLARA DÖNECEĞİNİZİN SİNYALLERİNİ VERMİŞTİNİZ VE ŞİMDİLERDE TV8 EKRANLARINDA YENİ BİR PROGRAMA BAŞLIYORSUNUZ ÖNCELİKLE HAYIRLI OLSUN.BU PROGRAM FİKRİ NASIL DOĞDU TV DE PROGRAM YAPMAYA NASIL KARAR VERDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Samimiyetle söylüyorum 2 yıldır teklif almadığım kanal neredeyse kalmamıştı. Ancak Tv8 ve ailesine kalpten inandım. Kanalın projesiydi. Onlar beni keşfetmişler , projeyi sunmamı çok istediler. Ben de kıramadım. Yoksa kanalın bana teklif ettiği tarzda bir proje aklımın ucundan dahi geçmezdi. Bir de teklif gelmeden 15 gün önce rüyasını görmüştüm. Proje istediğim gibi olmasa da sunmam gerektiğini biliyordum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BUGÜNE KADAR ARENA, DEŞİFRE, İZ PEŞİNDE GİBİ YAYINLANDIĞI DÖNEMLERİN SES GETİREN HABER PROGRAMLARINDA YER ALDINIZ.KISA BİR SÜRE TV DE VE SONRASINDA YOUTUBEDE MAGAZİN ALANINDA YER ALDINIZ. SONRASINDA YİNE YOUTUBEDE YAPTIĞINIZ&nbsp; İDDİALIYAYINLARDAELE ALDIĞINIZ KONU VE KONUKLARLA EN ÇOK&nbsp; TAKİP EDİLEN PROGRAMLARDAN BİRİ OLDUNUZ. PEKİ ANA HABER SUNMAYI DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ MÜ HİÇ? BÖYLE BİR TEKLİF GELSE CEVABINIZ NE OLUR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Vay hiç düşünmedim doğrusu ama büyük konuşmayı istememekle birlikte sanırım kabul etmem J Benim sunuculuğum sadece bir şeyi sunmaktan öte; içine insanı, içine duygumu ,içine ruhsallığı kattığım sürece tatmin ediyor beni.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İLKAY BUHARALI’NIN HAYAT FELSEFESİ NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çok sevdiğim bir türkü der ki “ Bu dünya bir pencere her gelen bakar gider” .</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“İKİ KAPILI BU HANDA” İLKAY OLMANIN HAKKINI VEREBİLMEYİ DİLİYORUM. BİN TÜRLÜ BADİRE ATLATSAM DA SAPA SAĞLAM BİR OMURGA İLE “İYİ Kİ BAKTIM BU PENCEREDEN” DİYEBİLMEYİ…</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dünyadaki vazifemizin; kimsenin hakkını yemeden, adaletle ve zerafetle dünya okulunun hakkını verebilmek olduğuna inanıyorum. Eziyet çekelim diye değil çiçeklerimizi açabilelim diye&nbsp; geldik bu okula. Lakin bazen zahmetlidir çiçeğin açması. Doğum gibi ; rahmeti de zahmetindedir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Umutlu olmaktan ve inanmaktan vazgeçmeyin! Bütün dünya aksini söyleyerek üzerinize yürüse bile “iyilik iyidir”. Aksi de söz konusu bile değil aslında!</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Jan 2025 16:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/01/cok-tehditler-aldim-1737551015.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DOĞRULARIN PEŞİNDE KOŞMAYI KENDİME İLKE EDİNDİM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dogrularin-pesinde-kosmayi-kendime-ilke-edindim-24071</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dogrularin-pesinde-kosmayi-kendime-ilke-edindim-24071</guid>
                <description><![CDATA[Bircan Bali, ekranların dobra ismi… Öyle ki bir yıllarca sunuculuk yaptığı ‘Söylemezsem Olmaz’ isimli magazin programında ki yorumlarıyla hep gündem oldu. Hakkında birçok dava açıldı. Ancak o doğruları söylemeye devam etti. YOUTUBE’daki programında  yüreklere dokunan ve büyük bir izleyici kitlesi yakalayan Bircan Bali, Alper Ergez’e dobra dobra konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA BİRCAN HANIM, HABER CADDESİ’NE HOŞ GELDİNİZ. ÖNCELİKLE SİZİ BİRAZ TANIMAK İSTERİZ. SUNUCULUK, MAGAZİN YORUMCULUĞU NASIL BAŞLADI?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Merhaba, beni konuk ettiğiniz için teşekkür ederim. Sunuculuk ve magazin yorumculuğu benim için oldukça doğal bir süreçti. Her zaman olayları gözlemlemeyi, analiz etmeyi ve bunları açık bir şekilde ifade etmeyi sevmişimdir. Mesleğe adım atarken cesaretimi bu özelliklerimden aldım. Magazin dünyasının dinamikleri bana her zaman ilgi çekici geldi ve yıllar içinde bu dünyayı izleyen biri olmaktan, anlatan ve yönlendiren birine dönüştüm.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MAGAZİN PROGRAMINDA YORUMCULUK YAPTIĞINIZ DÖNEMDE SİZİ EN ÇOK SİNİRLENDİREN OLAY HANGİSİ OLMUŞTU? HATIRLAYABİLİYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tabii ki hatırlıyorum. Beni en çok sinirlendiren olay, gerçeklerin saptırılarak magazin gündemine servis edilmesiydi. İnsanların hayatlarıyla oynanması ve algı yaratma çabaları beni her zaman rahatsız etti. Doğruların peşinde koşmayı kendime ilke edindiğim için, bu tür manipülasyonlar karşısında sessiz kalamazdım.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#8e44ad">‘SÖYLEMEZSEM OLMAZ’, BENİM İÇİN UNUTULMAZ BİR TECRÜBEYDİ</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;‘SÖYLEMEZSEM OLMAZ’ GÜNDEMİ BELİRLEYEN, SOSYAL MEDYADA SÜREKLİ TT OLAN BİR PROGRAMDI. ELE ALDIĞINIZ TÜM MAGAZİN OLAYLARI GÜNDEME DÜŞÜYORDU. PEKİ BU KADAR GÜNDEM YARATAN BİR PROGRAMDAN NEDEN AYRILDINIZ? TEKLİF GELSE TEKRAR PROGRAMA GERİ DÖNER MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘Söylemezsem Olmaz’, benim için unutulmaz bir tecrübeydi. Ancak bazen bir adım geri çekilip farklı bir perspektiften bakmak gerekebiliyor. Ayrılık kararı tamamen kişisel bir tercihti; kendime ve projelerime daha fazla alan açmak istedim. Tekrar döner miyim?&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“‘Söylemezsem Olmaz’, benim için çok değerli bir deneyimdi ve magazin gündemini belirleyen projelerden birinin parçası olmak gurur vericiydi. Ancak şu anda kariyerimde haber odaklı çalışmaya ve gündemi daha geniş bir perspektiften ele almaya yöneldim. Bu doğrultuda ilerlemek beni mutlu ediyor ve şimdiki projelerimle bu alanda daha fazla katkı sağlamayı hedefliyorum.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#8e44ad">BARIŞTIĞIM KİŞİ OLDU MU, HAYIR, OLMADI ÇÜNKÜ İHTİYAÇ DUYMADIM</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SÖYLEMEZSEM OLMAZ PROGRAMININ YAYINLANDIĞI DÖNEMDE KAVGALI OLUP DA PROGRAMDAN AYRILDIKTAN SONRA BARIŞTIĞINIZ İSİMLER OLDU MU?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“‘Söylemezsem Olmaz’ dönemi, yoğun bir tempoyla çalıştığımız ve farklı görüşlerin sıkça dile getirildiği bir süreçti. Ancak o dönem yaşanan her şeyi iş hayatının doğal bir parçası olarak görüyorum. Barıştığım kişi oldu mu, Hayır, olmadı çünkü ihtiyaç duymadım. Zaten benimle barışmak isteyen varsa ilk adımı atabilir, kapım herkese açık. Ama sanırım kimse bu cesareti bulamadı (Gülmeye başlıyor...)</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİLERDE YOUTUBE’DASINIZ. PEKİ BU FİKİR NASIL DOĞDU? ARTIK SİZİ TV’DE GÖREMEYECEK MİYİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YouTube benim için özgürlüğün adresi oldu. Kendi istediğim içerikleri, kendi kurallarımla üretebilmek fikri çok cazip geldi. ‘Dinlemek İstiyorum’ gibi hayalini kurduğum projeleri hayata geçirme şansı buldum. Aynı zamanda sektörlere ve gündeme dair içerikler üretiyor bunları özgür bir şekilde takipçilerime sunabiliyorum. Ancak televizyonu tamamen kapattım diyemem. Doğru projeyle yeniden ekranlarda olabilirim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YOUTUBE’DA KANAL AÇMA FİKRİ NASIL GELİŞTİ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YouTube kanalımı açmamın temelinde, insan hikayelerine duyduğum derin merak ve onları dinleyerek anlamaya olan tutkularım yatıyor. Ancak bu yolculuğun gerçek anlamda başlamasına vesile olan şey, Behtan’ın hikayesiydi. Behtan, yıllarca hayatını ve duygularını saklamış biriydi. Bir gün, tüm cesaretiyle bana “Hayatımda ilk kez doğruyu söyleyeceğim ve yüklerimi hafifleteceğim,” dedi. O an anladım ki, insanlar sadece bir dinleyene değil, içtenlikle anlayacak bir sese ihtiyaç duyuyor. Bir saatlik bir çekim planıyla oturduğumuz masadan, sekiz saat süren kesintisiz bir sohbetle kalktık. O hikayeyi dinledikten sonra, bu yolculuğa devam etmem gerektiğini hissettim. Bugün Dinlemek İstiyorum adını verdiğim program, yıllardır hayalini kurduğum bir format olarak kanalımın en değerli parçası haline geldi. Behtan’ın bana açtığı kapıdan geçerek, birbirinden kıymetli birçok hayat hikayesini dinleme ve onlara ses olma şansı yakaladım. Bu süreç sadece bir program değil, aynı zamanda derin bir insani bağın ve anlamın peşinden gitmek oldu benim için.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DOBRA KONUŞMALARINIZ VE YORUMLARINIZLA SİZİ TANIDIK. ANCAK BU KONUŞMALAR BİR DÖNEM SİZİ DAVALIK SÜREÇLERE KADAR GÖTÜRDÜ. KAÇ TANE DAVA AÇILDI SİZE VE SÜREÇ NASIL GİDİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet, dobra olmak her zaman kolay bir yol değil. Açılan davaların sayısını net olarak hatırlamıyorum ama azımsanacak kadar az değildi. Her biriyle hukuki çerçevede ilgilendim. Doğru bildiğimi söylemekten hiçbir zaman çekinmedim ve bu duruşumun arkasındayım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben teşekkür ederim. Beni takip eden, destekleyen herkese şunu söylemek isterim: Hayatın her anını cesurca yaşayın ve kendi doğrularınızın arkasında durmaktan asla çekinmeyin. Sizi sevenler için de, sizi eleştirenler için de gerçek olmak her zaman kazandırır. Sevgiyle kalın!</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 11 Jan 2025 11:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2025/01/dogrularin-pesinde-kosmayi-kendime-ilke-edindim-1736585281.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YILLARCA ÜZERİMDEN REYTİNG ALDILAR ARTIK SIRA BENDE</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yillarca-uzerimden-reyting-aldilar-artik-sira-bende-24014</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yillarca-uzerimden-reyting-aldilar-artik-sira-bende-24014</guid>
                <description><![CDATA[‘O Şimdi Asker’ şarkısıyla şöhreti yakaladı  ver her zaman dobra açıklamalarıyla isminden söz ettirdi. Şarkıların çoğunda küfrün kıyamet kadar olduğunu söyleyen ünlü şarkıcı Tuğba Ekinci, ‘90’lı yıllarda aldığımız o şarkılardaki tat olmadığı için ortam çoluk çocuk şarkılarına kaldı. Şu an yeni nesil aslında şarkı dinlemiyor O 90’lı yıllarda yapılan kaliteli şarkıların hiçbirinin tadı su an yok yeni neslin bildiği ve öğrendiği tek şey şarkılardan küfür öğrenmek bu da zamanla gençler arasında iletişimsizliğe, birbirlerine tahammülsüzlüğe sebep olduğunu düşünüyorum’ diyor. Bülent Ersoy ile bir düet yapmak istediğini de ifade eden Ekinci, Alper Ergez’e dobra dobra konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA TUĞBA HANIM HABER CADDESİ’NE&nbsp; HOŞ GELDİNİZ. ÖNCELİKLE&nbsp; MÜZİK HAYATINA GİRİŞİNİZ İLK OLARAK&nbsp; NASIL BAŞLADI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kral TV de vj lik yaparken ‘Hababam’ filmin de rol almam ile birlikte Şahin Özer’ den albüm çıkarma teklifi aldım. Bu konuda deneyimim olmadığı için endişelerim vardı hızlıca şan dersi almaya başladım. ‘’O Şimdi Asker’’ şarkısı önüme geldiğinde farklı bir soundla önüme sunuldu ancak o tarzı tamamen değiştirerek farklı bir aranje ile piyasaya sunduk ve tüm Türkiye ‘’Oşimdi asker’’ şarkısını hep bir ağızdan söyledi ve o yıldan bu yıla herkesin bildiği bir şarkı oldu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"O ŞİMDİ ASKER" ŞARKISIYLA HEPİMİZİN HAYATINA HIZLI BİR GİRİŞ YAPTINIZ.&nbsp; CESUR, RADİKAL VE İLGİNÇ AÇIKLAMALARINIZLA SIK SIK GÜNDEM OLDUNUZ. PEKİ HİÇ KORKTUĞUNUZ OLDU MU. KEŞKE BU AÇIKLAMAYI YAPMASAYDIM DEDİĞİNİZ OLDU MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Açıklamalarımı hep bilinçli bir şekilde yaptım. Karakter olarak dik bir duruşa sahip olduğumdan, haksızlığa ve yanlış gördüğüm her şeyi kendi bildiğim doğruların peşinden giderek açıklama yaptım. İnsanlar bunu cesur veya radikal olarak görseler de benim bildiğim doğrulardı ,eleştirdiğim her şey gündem olmak için değil inandığım her şeyi insanlara göstermekti aslında.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINIZ İLE SIK SIK GÜNDEME GELİYORSUNUZ. ÇOK KONUŞULUYORSUNUZ. &nbsp;PEKİ BU DURUM SİZİ RAHATSIZ EDİYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hayır rahatsız etmiyor, tam tersi konuşulmasının sebebi doğru tespitlerimdir. Beni çok seven olduğu kadar çok sevmeyen kişilerde var bu da çok fazla etkileşim yarattığı için gündem de olmam normal bir durum olduğunu düşünüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU ARADA MÜZİK ÇALIŞMALARINIZ NASIL GİDİYOR. YENİ ŞARKILAR VAR MI SIRADA?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müzik çalışmalarım devam ediyor, bu ara bestecilerden çok fazla şarki dinliyorum günümüzde olan şarkıların maalesef eski tadı vermediğini görüyoruz yeni neslin benimsemiş olduğu yeni müzik türü farklı olduğu için bir neslin eski 2000’ li yıllardaki pop müziği özlediğini düşünüyorum çalışmalarım aslında daha çok bu yönde.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SAHNEYİ BERABER PAYLAŞMAYI HAYAL ETTİĞİNİZ DÜET YAPMAYI DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ BİRİ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bülent Ersoy ile düet yapmak isterim:)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;“O ŞİMDİ ASKER” ŞARKINIZ HERKESİN DİLİNE DOLANAN BİR ŞARKI OLDU. ÇOK SES GETİRDİ. PEKİ SONRASINDA BU KADAR ÇOK ETKİYİ YARATTIĞINI DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ BİR ŞARKI OLDU MU HİÇ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">O şimdi asker o donemin en iyi şarkılarındandı arkasından Nazan Öncel’in bestelediği hadi kızım şarkısı ile birlikte başka bir soundla karsınıza çıktım ve o donem tüm gece cluplerinde bu şarkim çaldı , Tabii bu arada ‘’condom’’ şarkisini atlamamak lazım o donemde yapılan en iyi alt yapıya sahipti düşünün ki bu şarkıya o zaman en unlu condom markası benimle çalıştı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TV PROGRAMI PROJESİNDE YER ALMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ. PROJELER VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çağımız artık dijital çağ kimse saatlerce TV karşısında oturup maalesef TV izlemiyor o yüzden TV’ de olmak gibi bir düşüncem yok. Şu an Youtube programım var ‘’Tuğba Ekinci Show’’ magazin programları yıllarca üzerimden reyting aldılar artık sıra bende çok konuşulacak bolümler ile Youtube da olacağım. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TOPLUM OLARAK KÜLTÜREL ANLAMDA YOZLAŞTIĞIMIZI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet kesinlikle yozlaşma olduğunu düşünüyorum. Geleneksel değerlerin modernleşme, küreselleşme veya dijitalleşme nedeniyle zayıfladığını görüyorum. Özellikle bireycilik ve tüketim kültürünün artışı, geleneksel aile yapısı ve komşuluk ilişkileri gibi değerlerin önemini kaybetmesine neden olabiliyor. Sonrasında Televizyon programları, sosyal medya içerikleri ve popüler kültürün yaygınlaşması, Kültür ellikte uzak yaşam tarzını benimsetiyor</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ DÖNEMDE DİNLEDİĞİNİZ ŞARKILARIN TOPLUM ÜZERİNDE KÖTÜ BİR ETKİ BIRAKTIĞINA İNANIYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kesinlikle etki bıraktığını düşünüyorum, şarkıların çoğunda küfür kıyamet ,bir nesil bu şarkılarla büyüyor ve inanılmaz üzücü 90’lı yıllarda aldığımız o şarkılardaki tat olmadığı için ortam çoluk çocuk şarkılarına kaldı. Şu an yeni nesil aslında şarkı dinlemiyor O 90’lı yıllarda yapılan kaliteli şarkıların hiçbirinin tadı su an yok yeni neslin bildiği ve öğrendiği tek şey şarkılardan küfür öğrenmek bu da zamanla gençler arasında iletişimsizliğe, birbirlerine tahammülsüzlüğe sebep olduğunu düşünüyorum</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben teşekkür ederim bana zaman ayırdığınız için, hayatımızda zorluklarla karşılaşacağız, karşılaşıyoruz &nbsp;da. Ancak, önemli olan bu zorlukların bizi yıldırmaması, hatalar ve başarısızlıklar bizleri güçlendirecek derslerdir. Büyük düşünmekten , hayaller kurmaktan ve bu hayalleri gerçekleştirmek için çalışmaktan korkmayın.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 31 Dec 2024 12:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/12/yillarca-uzerimden-reyting-aldilar-artik-sira-bende-1735636519.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MUHTEŞEM PROJELERLE GELİYORUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/muhtesem-projelerle-geliyorum-23977</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/muhtesem-projelerle-geliyorum-23977</guid>
                <description><![CDATA[Onun gerçek mesleği cimnastik antrenörlüğü…. Pandemi’de spora giden ajans sahibinin kendisinden set organizasyonu için yardım isteğinden sonra bir anda kendini setlerde buldu.Setteki başarılı performansıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Çiğdem Lale, kısa süre içinden film sektörünün aranan menajerleri arasına girmeyi başardı. Lale çalışmalarıyla ilgili Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA ÇİĞDEM HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. ÖNCELİKLE DAHA ÖNCE TİYATRO OYUNCULUĞU YAPTIĞINIZI VE MÜZİK ALANINDA DA İSKEM KOROSUNDA SOLİSTLİK YAPTIĞINIZI BİLİYORUZ. PEKİ MENAJERLİĞE GEÇİŞ NASIL OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Pandemi’de cimnastik antrenörü olduğum zaman spora gelen ajans sahibi bir çok yardım ve organizasyonlar gerçekleştirdiğimi bildiğinden bir gün sete gidemeyeceği için yardım etmemi rica etti. O gün set sabaha kadar sürmüş ve ben bir saniye bile oturmadan tüm her şeyi sabaha kadar halletmiştim iki çok değerli kadın yönetmenlerimiz de beni çalışan sanıp ajans sahibinden her gün benim sete gelmemi istemişler .O da gülüp o benim spor hocam ve arkadaşım demiş ve sonra bana istek&nbsp;&nbsp; geldi önce castta küçükten başlayıp sonra çok hızlı şekilde ajansa bağlı cast direktörü oldum. Daha sonrada bu işi sevdiğim ve çok iyi yapabildiğimi fark edip edindiğim çevre yelpazesi geniş olunca kendi menajerliğimi açmaya karar verdim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU ARADA CAST DİREKTÖRLÜĞÜ DE&nbsp; YAPTIĞINIZI BİLİYORUZ. ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞINIZ PROJELER VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şu an henüz cast direktörlüğü yapmıyorum. Sadece menajerlik alanındayım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TÜRK DİZİ VE SİNEMA SEKTÖRÜNÜN GELMİŞ OLDUĞU BU SON NOKTAYI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türk dizileri ve sinema çok büyük gelişme gösterdi. Yurt dışına açilmak bizim için onur verici. Ve bunu sağlayan çok iyi yapım ve cast direktörlerini takdir ediyorum. Dizilerin de yurt dişina açılmasından dolayı seviniyoruz tabii ki.Bunlar büyük artıdır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ÇALIŞACAĞINIZ OYUNCULARI SEÇERKEN HANGİ KRİTERLERE GÖRE BELİRLİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çalışacagim oyuncuları seçerken önce karakterli olmasına sonra çok iyi oynayabilen ,çok emek vermiş ,bu uğurda gereken herşeyi yapmiş ve hâlâ yapmakta olan, devlet tiyatro özel tiyatro oyuncuları konservatuar mezunu ya da yıllarca bir çok dizi ve flimde oynamiş iyi oyuncu diye tabir ettiğimiz kişileri seçiyorum.Tabii ki eksikleri olanlar varsa onları da devamlı kendi oyuncu koçluğumda ilerlemeleri için yetiştiriyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">OYUNCULARINIZIN HEPSİNE DOKUNABİLMEK İÇİN ÇOK ÇALIŞTIĞINIZI BİZZAT BEN ÇOK İYİ BİLİYORUM. PEKİ ÇALIŞMALARINIZ NASIL GİDİYOR OYUNCULARINIZDAN NASIL DÖNÜŞLER ALIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyuncularım her zaman onlara ücretsiz eğitim verdiğim ,hepsileriyle tek tek ilgilendiğim ,her konuda yanlarında olduğum için mutlular fakat tabii ki sunmak ve elimizden gelen herşeyi yapmak bizden ama seçilmeleri zaman alıyor bu durumda sabretmelerini istiyoruz ama sabredemeyenler de oluyor ,saygısızlık yapabilenlerde oluyor onlar zaten kaybetmeyi göze almiş oluyorlar Çünkü sadece bu meslekte değil her meslekte,emek ,sabır ve saygı gerekiyor.Onlar için çok uğraşan ve çok emek veren bir menajeri bekleyen kazanıyor. Tabii ki iyi Menajer olmakta bizim elimizde</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DAHA ÇOK NO NAME OYUNCULARLA ÇALIŞTIĞINIZI BİLİYORUM. ZORLANDIĞINIZ ZAMANLAR OLUYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet zorlandığımız zamanlar oluyor tabii ki .Çunkü çok emeklerin sonucu olmayabilir de ya da çok geç de olabilir erken de olabilir bunu anlatmak, inandırmak,ya da onlara vermesi gerektikleri emekleri yaptırmak bazen çok zor olabiliyor ama tabii yapanlara sözümüz yok onlar meclisden dışarı tabiri caizse</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MENAJER OLARAK&nbsp; OYUNCULARINIZ İÇİN YAPTIĞINIZ ÖZEL ÇALIŞMALARINIZ OLUYOR MU? EĞİTİMLERİNDE DESTEK OLUYORMUSUNUZ YÖNLENDİRMELERİNİZ OLUYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet oyuncularıma ücretsiz eğitim veriyorum,onları sahneden önce mutlaka çalıştırıyor,eksiklikleri eğer varsa yetiştiriyor,yeni oyuncular olduğunda Audition ilerlemelerini sağliyor ve heyecanlarını yenmeleri için yanlarında oluyorum her zaman.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">OYUNCU SEÇİMLERİNDE SOSYAL MEYDANİN ETKİSİ VAR MI?&nbsp; YANİ&nbsp; PROJELERE OYUNCU SEÇİLİRKEN SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI YAPILIYOR MU?&nbsp; NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet herşeyde olduğu gibi etkisi oluyor tabi ama önemli olan önce oyunculukları,fakat sosyal medyanın da ilerlemelerin de olumlu ya da olumsuz tanınmalarinda ,sevilmelerinde,takipçilerinin ve fanlarının oluşmasında ,oyuncunun tiyatro ve kültürel faaliyetlerini takip edip seyircisini çogaltmada Tabii ki etkisi tartışılmaz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SON OLARAK OYUNCULUĞU MESLEK OLARAK SEÇMEK İSTEYENLERE NE GİBİ TAVSİYELERDE BULUNMAK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyunculuğu meslek olarak seçecek arkadaşların mutlaka eğitim görmelerini, Konservatuarlı olmalarını,tiyatroda oynamalarini, koro olur başka şey olur sosyal faaliyetlere katılmalarini kendilerini ve kişiliklerini geliştirmelerini. Ayrica en temelden yardımcı oyuncu olarak gidip seti gözlemlerini, herşeyi sette öğrenmelerini, sonra çok küçük dialoglu rolle başlayıp yavaş yavaş o roldeki cümleleri fazlalastirmalarini ve bu şekilde devamlı bir büyüğünü oynayarak ilerlemelerini ve bu şekilde showreel oluşturmalarini, saygıyı, sabretmeyi tavsiye ediyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Benimle bu harika röportajı gerçekleştirdiğiniz için asıl ben size çok&nbsp; teşekkür ederim. Herkesin böyle tatlimi tatlı Haberci ile yollarının mutlaka kesişmesini ve devamlı büyüyen ve&nbsp; hiç durmadan daha güzel habere giden yolu çiçeklendiren Haber Caddesini herkesin takip etmesini isterim. Allah yolunuzu güzel eylesin.</span></span></p>

<p><strong>Röportaj:Alper ERGEZ</strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Dec 2024 13:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/12/oyuncularima-ucretsiz-egitim-veriyorum-1734950251.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SİNEMA FİLMİ VEYA DİZİ DE ROL ALMAK ÇOK İSTERİM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sinema-filmi-veya-dizi-de-rol-almak-cok-isterim-23923</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sinema-filmi-veya-dizi-de-rol-almak-cok-isterim-23923</guid>
                <description><![CDATA[On parmağında on marifeti var. Müzik dünyasının ünlü ismi Esma Er’de yok yok… 25 Ağustos 1983 yılında İstanbul'da dünyaya gelen sanatçı, Marmara Üniversitesi'nin Güzel Sanatlar Fakültesi'ni bitirdi. Fransızca, İngilizce, İspanyolca dillerini biliyor. Esma Er, TRT İstanbul Radyosu Batı Müziği Korosu'nun sınavlarına girdi ve kazandı. Daha sonra single çalışmaları yapmaya başladı. Esma Er, ilk albümü olan Kim Kimi 2008 yılında çıkardı. Yaptığı her şarkısıyla müzik dünyasında fırtınalar estiren Er Alper Ergez’e ile çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Haydi buyurun sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">HABER SPİKERLİĞİ, OYUNCULUK DERKEN MÜZİK İLE TANIŞMANIZ NASIL OLDU?&nbsp; </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müzik ile tanışmam TRT İstanbul radyosu Batı müziği bölümünü sınavla kazanmamla başladı.Sonra sahne ve albüm teklifleri geldi üniversite de resim okuyordum hem de sahne çalışmalarıma başladım</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ALDIĞINIZ EĞİTİMLERDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türvak sinema TV spikerlik sunuculuk bölümünü başarıyla tamamladıktan sonra lisede de resim okumuştum zaten yine branşım olan Marmara Üniversitesi resim bölümünü kazandım.Sonra trt İstanbul radyosu dönemi ve yıllarca Şan eğitimi sonrasında oyunculuk Actör stüdyo ve Şahika Tekand stüdyo oyuncularında eğitim aldım. Halen İstanbul Üniversitesi sosyoloji bölümünde eğitimime devam ediyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">OZAN ÇOLAKOĞLU’NUN KURDUĞU ‘’SARI EV’’ İLE İLK PROFESYONEL ALBÜM ÇALIŞMALARINIZA BAŞLADINIZ. PEKİ OZAN ÇOLAKOĞLU İLE NASIL BİR ARAYA GELDİNİZ NASIL ÇALIŞMAYA BAŞLADINIZ BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sahne çalışmalarım devam ederken müzik alanında nasıl profesyonelleşebilirim dediğimde albüm yapma kararı aldım. Sektörden bir arkadaşım önayak oldu ve sarı eve gittik ve kimi kimi albümü çıktı albüm şampiyonlar ligi gibi bir albüm oldu gerçekten</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">HABER SPİKERLİĞİNİ NEDEN BIRAKTINIZ DEVAM ETMEYİ DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TV çok zor geldi köşe başları tutulmuştu.17-18 yaşındasın biraz yönümü&nbsp; bulmaya çalıştığım dönemler kararlar her an değişebiliyor</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SON DÖNEMDE ÇIKAN ALBÜMLERİ VE ŞARKILARI NASIL BULUYORSUN? BEĞENDİĞİN İSİMLER VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her şeyde olduğu gibi müzikte değişiyor gelişiyor. Dolasıyla beğendiğim işler projeler oluyor beğenmediklerim de Miley Cyrus son dönemde favorilerimden</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞARKINIZ ‘’HAYAT GÖR BENİ’’ İLE 2000LERİN POP KALİTESİNİ GETİRMEYİ HEDEFLİYORSUNUZ. BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çok değerli arkadaşım dostum söz yazarı besteci eğitimci yazar sevgili Tamer Gürsoy bu şarkıyı benim için özel hazırladı.Benim için manevi değeri çok önemli.Ona sonsuz teşekkür ediyorum her zaman beni böyle güzel bir eserle buluşturdu.Şirketim Grand müziğe de çok teşekkür ediyorum.Klip kısmında yine Murad küçük yönetiminde çalıştık Bütün ekibe sonsuz teşekkür ediyorum.Bu doğumda hep yanımda olduklarını için.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘’HAYAT GÖR BENİ’’ İSİMLİ ŞARKINIZLA İLGİLİ GELEN DÖNÜŞLERDEN MEMNUNMUSUNUZ VE ŞARKINIZ HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gerçekten öncelikli benim içime sinmeseydi o gerçekleşti.Ve dinleyiciler yakın çevrem bu ortak duyguda buluştuk bayıldı herkes şarkıya çok mutluyum tabi ben de sonuçlardan</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MÜZİK TARZINIZI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben alternatif pop yapıyorum diyebilirim. Eğlenceli insanların yüzünü güldüren şarkılar yapmayı seviyorum. Duyguların yanlış biçimde sömürülmesine karşı bir sanatçıyım açıkçası.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU ARADA TAMER GÜRSOY İLE BİR DÜET ÇALIŞMANIZIN OLDUĞUNU BİLİYORUM. FERDA ANIL YARKIN’IN 2006 YILINDA YAZIP SÖYLEDİĞİ ‘’AYRILMAYALIM’’ ŞARKISINI YORUMLADINIZ. ÖNCELİKLE BU PROJE NASIL OLUŞTU VE NEDEN BU ŞARKI SEÇİLDİ BU TARZ COVER ÇALIŞMALARINIZIN DEVAMI GELECEK Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şarkımızı tamer seçti açıkçası duygu dolu bu güzel şarkıyı ben de çok sevdim. yorumlamak da ayrı bir heyecandı. Aranjörümüz Gürkan Kömürcü’de bambaşka bir versiyon ile şarkıyı resmen büyüttü. Tamer’in ilk profesyonel kaydını da birlikte yaptık bu da bana ayrı bir mutluluk veriyor. Yeni bir cover daha geliyor yine Tamer Gürsoy ile çok yakında harika sürpriz bir parça ile dinleyiciyi bulacağız.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BİR DÖNEM OYUNCULUKTA YAPTIĞINIZI BİLİYORUZ DEVAM ETMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyunculuk lise yıllarından beri yaptığım bir sanat dalı dizilerde de rol aldım eğitim aldığım da bir alan olduğu için bir sinema filmi veya dizi de rol almak çok isterim önümüzdeki dönemde</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SİZCE GELİŞEN TEKNOLOJİ MÜZİK DÜNYASINI NASIL ETKİLEDİ GELİŞTİRDİ Mİ YOKSA YOK MU ETTİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her sektörde olduğu gibi müzikte de deformasyonlar oluyor müziklalite düştü popülarite arttı. Bazen üzücü keşke olmasa dediğim işler oluyor. Ancak dediğim gibi değişim her zaman kaçınılmaz oluyor dileğim güzel seslerin başarılı isimlerin gündemde olması</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SAHNE ÇALIŞMALARINIZ DEVAM EDİYOR MU VE KONSER ÇALIŞMALARINIZ BAŞLADIMI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şu an stüdyo çalışmalarına ağaçlık verdim. Sahne özel eventler olduğunda alıyorum. Sezonda mekanlar da başlayacak</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SANATÇILARIN ESKİ ŞARKILARININ SÖYLENDİĞİ PROJE ALBÜMLERİNİ NASIL BULUYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Eski sanatçılarımızın şarkılarına ait yeniden yeni düzenlemelerle hayata geçirilip gündeme gelmesi çok güzel. Yeniden hem şarkı hem de sanatçının gündeme gelip genç nesil Z jenerasyonuyla buluşması çok değerli. Yalnız şöyle bir şey var ki bu yolda emekle hazırlanan proje albümleri günümüz müzik piyasası koşullarında satış ve kar amaçlı olup hep aynı isimler içerisinde kısır döngü şeklinde dönüyor. Başta Tarkan, Gülşen, Funda Arar ve yeni nesilden de Derya Uluğ ve İrem Derici gibi isimler. Bu isimler kendilerini ispatlamış ve yaptıkları tüm işlere saygım sonsuz. Ancak hep aynı isimler sıkıcı oluyor ve bu albümlerde yeni seslere, yeni soluk ve yeteneklere de yer açılmalıdır, bu şekilde piyasamız tekelleşmemelidir.&nbsp; Öyle bir kadrolaşma oldu ki, kim kiminle arkadaş ve yakınlık dereceleri çok ise bu isimler hep ön plana çıkıyor. Anlıyorum ticari amaç güdülüyor ama artık bir “ yeter “ denmesi söz konusudur.&nbsp; Örneğin yılların çok değerli duayen ismi Alpay’ın albümü çıktı,&nbsp; bir şarkı seslendirdim, yapımcısını çok seviyorum ancak ki sektörde ki sergilenen tutum ve işlevi olmayan öyle konular oluyor ki, artık bunlara “ yeter “ denmesi gerekiyor ve bende “ yeter “ diyorum, bıktık… Çarpıklaşan bir sistem ve çıkmaza girmiş durumdaki bunu net bir şekilde söyleyip altını çizmek istiyorum, boş konuşmuyorum ve söylediklerimin arkasındayım.&nbsp; TRT İstanbul Radyosu Batı Müziği eğitimi almış, yıllarımı bu sektöre adamış, birbirinden çok iyi şarkılar çıkarmış, müzik piyasasının en önde gelen isimlerinle çalışmış bir yorumcu olarak bir an önce bu kadrolaşma ve çarpık düzene son verilmesini ivedilikle istiyorum.&nbsp; Sektörün kısır döngüden çıkıp bir an önce yeni ses, yeni yeteneklere ve bende dahil olmak üzere başarılı işlere imza atmak üzere yolumuzun açılıp sektörümüzün güçlenmesini çok istiyorum. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DİJİTAL MEDYANİN MÜZİK SEKTÖRÜNDEKİ ALGORİTMASİNİ NASİL DEGERLENDİRİYORSUNUZ SİZCE ADALETLİ Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Adaletsiz veya açıkların olduğu yasa maddeleri mevcuttur ve kötü niyetli insanlar bunları kullanır. Dolayısıyla insanın kendine bir PR bütçesi, bir marketing bütçesi hazırlayıp bunu sunmak ve sizin de buna yatırım yapmanız gerekiyor ki siz de bir ürün olarak, sadece ürünü hazırlayıp vitrine koymak yeterli olmuyor. Adaletsiz olan bir sistemin içerisinde çok fazla boşluklar mevcuttur.&nbsp; Hiçbir şekilde sizi ürün olarak gören piyasa koşullarında ilgili kişiye yapılan destek sırasında bu kişinin sahnesi var mı, donanımı nedir, müzik kültürü ve sesi gibi bir çok detayıyla değerlendirmeler yapılmadan kişinin sahnesine gidildiğinde bir bakıyorsunuz ki “ hayal kırıklığı “ ve bunu çok fazlasıyla sektörümüzde duyuyorum.&nbsp; Hayal kırıklıklarını azaltmak için çok ciddi yatırımlar yapılıp herkes için adil platformlar istiyoruz. Yapımcıların buna çanak tutmadan yapımcı her sanatçısına eşit şekilde davranmalıdır. Bu bizler gibi değerli yorumcular olarak en doğal hakkımızdır ve bir an önce hayata geçirilmelidir. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SOSYAL MEDYADAKİ TİKLAMALAR İLE BİR ANDA PATLAYAN&nbsp; SONRA UNUTULAN BİR İSİM VAR BİLDİGİNİZ GİBİ PEKİ NEDEN&nbsp; KALİCİ OLAMİYORLAR VE KALİCİ OLMAK İCİN NELER YAPMAK GEREKİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu tarz isimler piyasamızda o kadar çok var ki ve majör örnekleri ise saymakla bitmez. Burada tabii ki de şaibeli durumlar söz konusu olabiliyor. Örneğin bazı isimler biliyorum ve bu kesinlikle şahsi değil, altını çizerek söylüyorum. Cennetten Çiçek şarkısı anlık çok büyük kitlelere ulaşıp dillere pelesenk oldu. Pelesenk olan şarkılara bir bakıyorsunuz ki sahnesi yok ya da varsa sahne hakimiyeti yok, sahne enerjisi ve kısacası sahne aurası yok ve böylece o kişi de yok. Bence bu insanlar “ çöp yatırım “ yani bunu şahıs olarak söylemiyorum sakın yanlış anlaşılmasın. Kişi kendini geliştirmemiş, vizyon sahibi oluşturamadıysa, modayı takip etmeyip, dans edemeyip üzerine bir şeyler ekleyemiyorsa ne diyebilirim ki, hepsi birbiri ile bağlantılı. Çok değerli duayenlerden ders almış bir yorumcu olarak bunun altında şaibe mutlaka arıyorum çünkü bir bakıyorum şarkısı 100.000.000 olmuş ama sahnesi yok, neden yatırım yapılıyor ki? Ancak kişinin her şey kendi çabasında olup bu da hiç bitmeyecek ve bitmeyen bir yolculuktur. Her gün düzenli sporunu yapıp, vizyonunu geliştirip, repertuvarını geliştirmezsen nasıl ilerleyebilirsin ve kaybolmaya mahkumsun. Bunu da yeri geliyor sektörün önde gelen isimleri belirliyor. Bana “ sen çok iyisin “ ve “ sen çok fazlasın “ diyorlar. Neye göre ve kime göre yer bulacağım? Nasıl yer açacağım ve fazla ya da iyi olmak kötü bir şey mi? Kendi alt yapının, donanımının müthiş olması yanlış bir şey mi? Kısacası alt yapısı olmayan insanların ya da ağzı iyi laf yapanların sektörü olmuş durumunda müzik sektörümüz. Ben her zaman kaliteden yana bir insanım. Bu düşünce ve yorumlarımın hepsi daha adil bir sektörün oluşması için yoksa herkesin yolu açık olsun. Özetle anlatmak istediğim müzik piyasası kimsenin “ tekelinde “ değildir ve de olmamalıdır. Herkes için eşit fırsatlar yaratılmalıdır. Adaletsizlikleri, müzik meslek birlikleri dahil olmak üzere düzeltilip iyileştirilmesi ve sektörümüzün daha iyi olması açısından herkes üzerine düşen görevleri yerine getirmelidir. Sanatçıların bugün 60 ya da 70 yaşlarında bile konserlerini gidip keyif alarak, iyi sesleri tekrar yaratmak ve oluşturmak adına tüm detayları noktasına virgülüne kadar söyleyip savunuyorum.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 14 Dec 2024 16:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/12/sinema-filmi-veya-dizi-de-rol-almak-cok-isterim-1734181900.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TELEVİZYONLARIN 5 YIL DAHA ÖMRÜ VAR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/televizyonlarin-5-yil-daha-omru-var-23880</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/televizyonlarin-5-yil-daha-omru-var-23880</guid>
                <description><![CDATA[Yurt içi ve yurt dışında yapmış olduğu başarılı çalışmalarıyla sıkça isminden söz ettirdi. Gazetecilik onun için en büyük aşk. Deyim yerindeyse Dünya çapında iyi bir gazeteci olmak için gecesini gündüzüne katarak çalıştı. 40’tan fazla diplomatla önemli röportajlar yaptı, bir çok medya kuruluşunun yurt dışı temsilciliğini yaptı… Rusya lideri Putin ve ABD Başkanı Trump ile röportaj yapmayı çok istediğini her fırsatta dile getiren Emre Diner, Alper Ergez’e konuştu. Haydi buyurun sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">UZUN YILLAR YURT İÇİNDE VE YURT DIŞINDA BAŞARILI İŞLERE İMZA ATMIŞ BİR GAZETECİSİNİZ. SİZİ DAHA YAKINDAN TANIYABİLİR MİYİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Eskişehir doğumluyum ancak aslen Hataylıyım. Polis emeklisi bir babanın evladıyım. Üniversite yıllarım ve mesleğe ilk adımı Akdeniz'in incisi Kıbrıs'ta attım. Reklamcılık ve Halkla ilişkiler mezunuyum. Gazetecilik mesleğine Kıbrıs'ın ilk Türkçe yayın yapan gazetesi ve Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi lideri Dr. Fazıl Küçük'ün kurduğu Halkın Sesi Gazetesi'nde başladım. Televizyona da üzerinde emeği olan bir başka değerli büyüğüm Ertan Birinci'nin kanalı Kıbrıs Genç Tv'de ilk adımı attım. Daha sonra İşadamı Asil Nadir'in imtiyaz sahibi olduğu Kıbrıs Medya Grubu'nda kariyerimi ilerletme fırsatı buldum. Ülkemizin köklü medya gruplarından Turkuvaz Medya Grubu'nu 6 yıl boyunca Kıbrıs Temsilcisi olarak temsil ettim. Ofis kapanınca Mayıs 2016'da Türkiye'de mesleğe devam etme kararı aldım. Bu meslek her zerreme işlemiş olacak ki başka alana hiç geçmeyi düşünmedim. Hep alanım dış politika oldu. Meraklıyım. İletişime önem veririm. Net work oluşturmakla başladım bu işe. Bu bana bir çok konuda ufkumu açmaya neden oldu. Daha diplomatik, pratik ve analitik düşünmenin yanı sıra diplomasinin temel kurallarını tanıştığım diplomatlarla ve yaptığım röportajlardan tecrübe edindim. Bir nevi diplomat gibi olduk desek yeridir. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, NATO, ABD, İsrail, İngiltere Yunanistan, Azerbaycan,Ermenistan Kazakistan ve İran gibi bir çok ülkede Dışişleri Bakanlığı gibi önemli diplomatlarla birlikte 40'dan fazla diplomatla önemli röportaj gerçekleştirme fırsatı bulmak diplomasiye olan merakımı şekillendirdi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">AVRUPA BİRLİĞİ BÜNYESİNDE BİRÇOK DENEYİMLİ MESLEKTAŞLA TANIŞTIM</span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">AVRUPA BİRLİĞİ MEDYA KONSEYİ ÜYESİ VE BİRİNCİSİSİNİZ. BURADAKİ SÜREÇ NASIL İLERLEDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Avrupa Birliği bünyesinde bir çok deneyimli meslektaşla tanıştım. Zaman zaman röportaj konusunda fikir alışverişi yaptık. Malum dış politikada iletişim becerisi ve deneyim önemli... Bazen farklı görüşte olsak da saygı çerçevesinde iletişimi sürdürülebilir noktaya taşımayı önemsiyorum. Eski çalıştığım TGRT Haber kurumu adına İsrail Hamas savaşını yerinde deneyimledim. Orada tarafsız bir yayıncılıkla örneğin Hamas'ın İsrail'e sızdığı bölgeyi, İsrail'in Gazze'ye yönelik orantısız saldırılarını deyim yerindeyse karşılıklı ne varsa aktardık. Bu bizi diğer meslektaşlarımın kıymetli emeğinden farklı kıldı. Avrupa'daki Türk gurbetçilerimiz yaptığımız yayınlara teveccüh gösterdi. Bu emek de AB'deki izlenme oranlarına yansıdı. Bunu sosyal medyada özellikle instagram hesabımdan atılan bir çok olumlu dönüşlerle perçinledim. Sıkı çalışmak titizlik objektif habercilik daima başarı getirir. Tabiri caizse bu kuralın meyvesini kameraman arkadaşım Yusuf Öztürk ile yemiştik.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DÜNYANIN KANAYAN YARASI, BÜYÜK ACILARA BEŞİKLİK EDEN FİLİSTİN İLE İLGİLİ YAYINLAR/ HABERLER YAPTINIZ. YAYINLARINIZ ULUSLARARASI MECRALARDA DA YER ALDI. BU ALANDA SAHADA OLMAK HEM&nbsp; GAZETECİ HEM İNSAN OLARAK SİZDE NASIL ETKİLER YARATTI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yıl 2020'ydi. Azerbaycan-Ermenistan savaşını yerinde izlemiştim Alper bey... Fakat İsrail-Hamas savaşı çok farklı. İki eşit devletin savaşı gibi değil. Bölgeye giderken tedirgindim. Sizi neler bekliyor bilmiyorsunuz. Televizyonda izlemek gibi değil. Her açıdan riskli ve tehlikeliydi. Bir kaç kez füzelerin hedefine maruz kaldık. Amacımız hem savaşı her yönüyle izleyiciye ulaştırmak hem de gerçek hayat hikayelerini aktarmaktı. Ondan fazla hayat hikayesini haber yaptık. Her biri ayrı bir tecrübe... İçinde çaresizliklerden tutun da anlamsız baskılara kadar bir çok yaşam öyküleri vardı. Haberciliğin sahada yapıldığını bir kez daha idrak ettiğim bir deneyimdi İsrail- Hamas savaşı. 41 gün kaldım. Ben bu kadar zaman ağır baskıya zor dayandım. Acaba dedim buradaki insanlar bu kadar psikolojik baskıya nasıl dayanıyor sorusunu her defasında kendime sordum. Travmaya neden oldu desem abartmam diye düşünüyorum.</span></span></p>

<p><strong>TÜRKİYE HAYATLARINA, GÖNÜLLERİNE DOKUNUR</strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">FİLİSTİN&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MESELESİ VE DİĞER ULUSLARARASI KONULARDA TÜRKİYE'NİN YÜRÜTTÜĞÜ DIŞ POLİTİKAYI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?&nbsp; TÜRKİYE'NİN ULUSLARARASI ARENADAKİ GELECEĞİNİ NASIL GÖRÜYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikadaki etkisini "Filistinlilerin bize sıcak yaklaşımları yanı sıra "Gelin sizi özlüyoruz bekliyoruz" sözleri yeterli bir anlam ifade ettiğini söylemeliyim. Türkiye Cumhuriyeti ile gurur duymak isteyen Balkanlara, kara kıta Afrika'ya Gazze'ye hatta İsrail'e de gidebilir. Osmanlı dönemi ve sonrası Cumhuriyetimizle başlayan süreçte söz konusu saydığım coğrafyalarda biz bölgedeki kaynakları sömürmek yerine coğrafya insanının gönlünü kazandık. Bir Fransa bir İngiltere ile bizi en belirgin şekilde ayıran en önemli özellik bu. Söz konusu devletler coğrafyanın kaynaklarına Türkiye ise hayatlarına gönüllerine dokunur. Bugün Akdeniz'de birileri sizin hamlelerinizden çekiniyorsa; komşunuz Yunanistan'daki bir meslektaşım her sabah yayınında bizim yerli ve milli SİHA'larımızı KAAN'ı Hürkuşu örnek göstererek Türkiye'nin gelişmesi konusunda Atina'nın çaresizliğini haykırıyorsa demek ki iyi yoldayız. Demek ki etki alanımız geniş... Bunlar sadece aklıma gelenler. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Örneğin Rusya Ukrayna savaşında BM'nin yapamadığı tahıl koridoru anlaşmasını Türkiye yapıyorsa bu dış politikadaki önem ve gücünüzün en belirgin özelliğidir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ABD'DE YAKIN ZAMANDA TRUMP'IN ZAFERİYLE SONUÇLANAN SEÇİMLER YAPILDI.TRUMP İLE BİRLİKTE&nbsp; ABD'DE VE&nbsp; ULUSLARARASI ALANDA NE GİBİ GELİŞMELER BEKLİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bazı konularda mütevazi olunmaz derler ya Alper bey... Ben sonucu Mart 2024'ten bu yana söylemiştim. Trump özellikle ilk 100 gün Biden'ın giderayak kendisini zora sokan politikalarla yoğun çaba harcayacak. ATACAMS ABD füzelerinin özellikle Rusya Ukrayna savaşında kullanılmasına onay veren Biden'ın amacı şu; "Al bakalım Trump madem savaşı bitirecem diyorsun işleri karıştırayım da gel de barışı sağla"... Trump döneminde özellikle Çin ile sıkı bir rekabet var. Trump'ın amacı kaybolan ABD imajının intikamını almak. Nasıl mı? Elbette hem teknoloji hem de ekonomik anlamda. Trump Çin'den Teknoloji alanında intikamını Elon Musk ile alacak. Boşuna kabineme alacağım demedi. Hatta ben ABD'de Trump-Musk koalisyonu diyorum. Nitekim görünen bu. ABD ile Çin aranında nüfuz ve rekabet savaşını belirgin ölçüde hissedebiliriz. Trump'ın İsrail'e olan desteği sürer. Amerika'nın değişmez politikaları başkanlara göre belirlenmez ve şekillenmez. İçerisinde CIA Pentagon'un yer aldığı Müesses Nizam'ın politikaları geçerlidir. Bunu da elbette unutmamak gerekiyor. Dolayısıyla Trump'ın alacağı kararlar sınırlı. Bakalım zaman ne gösterecek?</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ULUSLARARASI ALANDA ÖNEMLİ LİDERLERLE VE BÜROKRATLARLA RÖPORTAJLAR, HABERLER YAPTINIZ. ARAŞTIRMACI GAZETECİLİK NOKTASINDA ÖZELLİKLE RÖPORTAJ/HABER YAPMAK İSTEDİĞİNİZ BİR İSİM VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çok şükür önemli isimlerle röportaj yapma fırsatım oldu. Yunanistan eski Başbakanı Aleksis Çipras, Kıbrıs Rum Yönetimi eski lideri Nikos Anastasiadis ve şuanki lider Nikos Hristodulidis, ABD eski Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Pakistan eski Başbakanı İmrân Khan, ABD eski Kara Kuvvetleri Komutanı General Ben Hodges, Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Ümerov, Kazakistan eski Başbakan Yardımcısı ve Dış işleri Bakanı&nbsp; Muhtar Tileuberdi gibi İsrail, Irak Rusya, Özbekistan gibi ülkelerin eski bakanları ve diplomatları röportaj gerçekleştirdim. Ben Rusya lideri Putin ve ABD Başkanı Trump ile röportaj yapmayı çok isterim. Bakalım neden olmasın?</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TÜRKİYE'DE GAZETECİLİĞİN GELDİĞİ NOKTAYI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Mesleğimiz bir öğretmen bir doktor&nbsp; bir hakim kadar kutsal. Neticede kamuoyunu doğru şekilde aydınlatmak büyük sorumluluk. Bu konuda bir çok meslektaşım dertli. Ben de hem fikirim. Yıllardır aynı yüzler aynı kişiler ekranlarda. Mental yorgunluk var medyada... Artık farklı yüzler gelmeli. İş üretim yerine deyim yerindeyse "ego kasmak" olmuş amaç. Esnafla halkla konuşuyoruz zaman zaman sıkıldık artık izlemiyoruz diyen çok. Bunu dikkate almak lazım. Neden diye soruyoruz kişiler anlattıkları haberlerin önünde olduklarını bunu farkedince de o kanalda fazla kalmadıklarını ifade ediyorlar. Bu konuda duyarlı olmak lazım izleyici bir tv kanalı için veli nimet... Söylenecek çok şey var ama susma hakkımı kullanmak en iyisi... Sektörü halk bizden iyi biliyor desem yeridir. Fazla söze gerek yok.&nbsp;&nbsp; </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DİJİTAL MEDYA TÚRKİYE'DE SON YILLARDA BÜYÜK GELİŞİM GÖSTERDİ. MEDYA VE SANAT DÜNYASINDAN İSİMLER TALEP GÖREN FARKLI İÇERİKTE YOUTUBE YAYINLARI YAPIYOR. DİJİTAL MECRAYI NASIL BULUYORSUNUZ? DİJİTAL MEDYANIN GELİŞİMİ&nbsp; ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA KARASAL YAYINCILIĞI/ANAAKIM MEDYAYI NASIL ETKİLER?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TV'lerin ömrü 5 yıl daha... Bunu ben söylemiyorum dünyanın tanıdığı Avustralyalı medya patronu Rupert Murdoch diyor. İki yıl önce dijital medyanın yaygınlaşmasıyla gazetenin ardından TV'lerin de tarih olacağı sinyalini vermişti. Tâbi önemli ve çok etkili bir mecra. Fakat editöryal olgudan ziyade haberin ve bilginin doğruluğu süzgeçten geçmeli. Hala bu konuda sorun var. Bu aşıldığı vakit çok şey değişir. Ülkemizdeki dijital medyaya olan dönüşümü medya gruplarının bu alandaki yatırımlarını arttırmaya başladıklarından anlamak mümkün. Dijital medyada bir fark olmak istiyorsanız üretimi arttırmanız gerekir. Orjinal içerikler ve görsellikle birlikte sürekli dosya haberciliği analizler bir sıfır önde götürür yarışı...</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BUGÜNE KADAR ANAAKIM MEDYADA BAŞARILI İŞLER YAPTINIZ. DİJİTAL PLATFORMDA OLMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben gelenekçi değil yenilikçiyim. Başarının olmazsa olmazı yenilikçiliktir. Yeni trendler yeni akım medyada da gelişim göstermeliyim diye düşünüyorum. Elbette dijital medyada da güzel icraatlara imza atacağıma inanıyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KARİYER PLANLARINIZ NELER? ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE SİZİ HANGİ PROJELERDE GÖRECEĞİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ülkemizin önemli medya grupları ile görüşmelerim oldu. Şu aşamada sadece bekleme sürecindeyim. İnşallah yeni bir adreste kaldığımız yerden devam edeceğiz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">HAYATTA HER İNSANI GÜÇLÜ KILAN DEĞERLER SİLSİLESİ VARDIR. SİZİN YAŞAM MOTTONUZ NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Benim mottom "güven al güven ver". İnanç azim sabır ve üretmek benim felsefem bu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA&nbsp; NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Alper bey bu güzel röportaj için ben size ve haber caddesi okurlarına çok teşekkür ediyorum. Hayat kısa vakti iyi kullanmalı insan diyorum.</span></span></p>

<p><strong>Röportaj: Alper ERGEZ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 07 Dec 2024 10:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/12/televizyonlarin-5-yil-daha-omru-var-1733557866.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BEN YORULMAYI SEVERİM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ben-yorulmayi-severim-23825</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ben-yorulmayi-severim-23825</guid>
                <description><![CDATA[Onda yok yok… Müzisyenlik, oyunculuk hayatta vaz geçemeyeceği tek şey. Bugüne kadar rol aldığı dizi ve filmlerdeki muhteşem oyunculuğuyla milyonların gönlünde taht kuran Birhan Tut, yeni projeleriyle yeni yılda fırtınalar estirmeye hazırlanıyor. Yakışıklı oyuncu çalışmalarıyla ilgili Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA BİRHAN BEY&nbsp; HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. HEM OYUNCULUK HEM DE MÜZİKLE İLGİLENDİĞİNİZİ BİLİYORUZ ÖNCELİKLE ÇALIŞMALARINIZ NASIL GİDİYOR HER İKİ ALANDA DA ÇALIŞMALARINIZA DEVAM EDİYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Merhabalar. Hoş buldum, Teşekkür ederim. Mesleğimle, yani oyunculukla ilgili yoğun bir şekilde çalışıyorum. Gündemimizde yeni işler ve yeni başlangıçlar var. Şu an tüm dikkatim ve yoğunluğum burada. O yüzden müzik çalışmalarına bir süre ara verdim diyebilirim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SON OLARAK TV8 EKRANLARINDA GÜNLÜK DİZİ ‘’CANIM ANNEM’’ DE SİZİ İZLEMİŞTİK. PEKİ ŞİMDİLERDE YENİ PROJELER VAR MI ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;13 Aralık’ta Hep 33 Yaşında filmi vizyona girecek. Bu benim için heyecan verici bir süreç zaten. Bunun dışında da yeni projelerle oldukça fazla görüşmeler ve toplantılar yapıyoruz elbette. Okuduğumuz işler var.&nbsp; Yakında çok güzel işlerle karşınızda olacağım. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">GÜNLÜK DİZİNİN ZORLUKLARI VAR MI .TEKRAR TEKLİF&nbsp; GELSE YİNE GÜNLÜK DİZİDE OYNARMISINIZ. YOKSA PRİME TİME DA HAFTALIK BİR DİZİDE Mİ ROL ALMAK İSTİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben işime formattan ziyade kalite odaklı bakıyorum. Edindiğim tecrübeler bana bunu gösterdi. O sebeple bir ayrım yapmıyorum. Benim sadece 2 tane günlük dizim oldu. Bunun dışında prime time dizilerde çok daha fazla çalıştım. Kariyerimin beni hangi yönde mutlu edeceğini hissedersem kararımı ona göre vereceğim. O yüzden formatlar arası bir ayrım yapmak saçma olur. Bunun dışında her işin bir zorluğu var elbette. Günlük dizi çok yoğun tempoya sahip bir format. Ama ben yorulmayı severim. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BİRAZ MÜZİK ÇALIŞMALARINIZDAN BAHSEDELİM İSTERSENİZ. ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞINIZ&nbsp; YENİ ŞARKILAR VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Söylediğim gibi bu çalışmalara biraz ara verdim. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">OYUNCULUK SEKTÖRÜNE İLK OLARAK TİYATRO İLE GİRİŞ YAPTIĞINIZI BİLİYORUZ. TİYATRODAN SONRA SIRASIYLA DİZİ VE SİNEMA ÜZERİNE ÇALIŞMALARINIZ OLDU. PEKİ TİYATRO ÇALIŞMALARINIZ DEVAM EDİYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şu an için öyle bir vaktim yok. Ama üretim yapmayı çok çok istediğim bir alan tiyatro. Yıllardır sahneye çıkmıyorum ve fazlasıyla özledim. Umarım kısa zamanda gerekli şartlar oluşur ve sahnede buluşuruz. Ama şu an için böyle bir durum yok. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ROLLERİNİZE NASIL HAZIRLANIYORSUNUZ? ZORLANDIĞINIZ SAHNELER OLUYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Elbette zorlandığım yerler oluyor. Tüm oyuncular için böyle sahneler var. Bu işe aşık olmamızın sebeplerinden biri de bu zaten. Ben rollerime hazırlanırken genelde yalnız kalmayı tercih ediyorum. Yoğunlaşıyorum ve çok çalışıyorum. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">PROJE SEÇİMLERİNİZİ YAPARKEN ÖZELLİKLE DİKKAT ETTİĞİNİZ DURUMLAR VAR MI VE GELEN HER PROJEDE ROL ALIR MISINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Elbette bazı parametlere göre yapıyoruz bu seçimleri. Kendimizce belirlediğimiz şeyler var. O yüzden her gelen projede çalışamıyoruz tabi ki. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BİR PROJE İÇİN OYUNCULUKTA SINIRLARINIZIN DIŞINA ÇIKMANIZ İSTENİYOR KABUL EDER MİSİNİZ. MESELA PROJE İÇİN SOYUNUR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Soyunmayı bir sınır olarak nitelendirmeniz beni üzdü. Benim oyunculukta bir sınırım yok. Haliyle “soyunmak” dediğiniz şey benim için bir sınır değil. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben teşekkür ediyorum nazik davetiniz için. Okurlarımız için de her şeyin güzel ve pozitif olmasını diliyorum.</span></span></p>

<p><strong>Röportaj: Alper ERGEZ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Nov 2024 12:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/11/ben-yorulmayi-severim-1732958092.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SEZEN AKSU’YU ÇOK SEVİYORUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sezen-aksuyu-cok-seviyorum-23806</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sezen-aksuyu-cok-seviyorum-23806</guid>
                <description><![CDATA[POPÜLER müziğin sevilen ismi Petek Dinçöz, son çalışması “Unut” (Kolay Olmayacak) ile müzik dünyasına muhteşem bir dönüş yaptı. Kariyerinde önemli başarılara imza atan Dinçöz, bu kez sözleri Türk müziğinin efsane ismi Sezen Aksu’ya, müziği ise usta besteci Garo Mafyan’a ait olan bu etkileyici parçayla dinleyicilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Petek Dinçöz Haber Caddesi’nden Alper Ergez’e Özel Açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA&nbsp; PETEK HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ . ŞİMDİLERDE SÖZLERİ TÜRK MÜZİĞİNİN EFSANE İSMİ SEZEN AKSU’YA, MÜZİĞİ İSE USTA BESTECİ GARO MAFYAN’A AİT OLAN ‘’UNUT’’ İSİMLİ ETKİLEYİCİ PARÇAYLA MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTUNUZ. BU ŞARKIDA BAŞKA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ? HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şarkının düzenlemesini yetenekli aranjör Sezgin Gezgin yaptı. Ve şarkıyı birlikte çalıştık dev isimlerin eserlerini tekrar seslendirmek bana çok büyük zevk verdi</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞARKI SEÇİMLERİNİZİ NEYE GÖRE YAPIYORSUNUZ. BU ŞARKIYI SEÇMEYE NASIL KARAR VERDİNİZ. NEDEN BU ŞARKI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çocukluğumdan beri sevdiğim bir şarkı…</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞUANA KADAR YENİ ÇALIŞMANIZ ‘’UNUT’’ İLE İLGİLİ GELEN GERİ DÖNÜŞLERDEN MEMNUNMUSUNUZ? &nbsp;NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şaşırdılar tabii ki bu kadar güzel okuyacağımı tahmin etmediler.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BİR SEZEN AKSU ŞARKISINI OKUMAK NASIL BİR DUYGU&nbsp; VE&nbsp; BUNDAN SONRAKİ ÇALIŞMALARINIZDA DA SEZEN AKSU’NUN ESKİ YA DA YENİ ŞARKILARINA YER VERMEYE DEVAM EDECEK MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her zaman çok isterim Sezen Aksu bir okul demek. Onu çok seviyorum. Acılarımızı, sevinçlerimizi notalara döken yaşatan efsane benim için. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">COVER BİR ŞARKI İLE MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTUNUZ PEKİ&nbsp; COVER ŞARKILARIN DEVAMI GELECEK Mİ ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Daha yeni başladık… </span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DÜET ÇALIŞMALARINIZ OLACAK MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Olacak şimdi görüşmelerimiz&nbsp; başladı kesinleşince paylaşacağım .</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Haber&nbsp;Caddesi okurlarına kocaman sevgiler gönderiyorum. Çünkü hayat müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlık insan değildir. Eğer söz konusu olan hayat insan hayatı ise, müzik mutlaka vardır. ATATÜRK</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 Nov 2024 14:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/11/sezen-aksuyu-cok-seviyorum-1732620704.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TİYATRODA GENELDE MÜZİKAL PROJELERDE ROL ALDIM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/tiyatroda-genelde-muzikal-projelerde-rol-aldim-23781</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/tiyatroda-genelde-muzikal-projelerde-rol-aldim-23781</guid>
                <description><![CDATA[DEVLET Tiyatroları Sanatçısı Bahar Başar müzik kariyerine  kendi imzasını taşıyan şarkılarla devam ediyor. Sanatçı genel  yönetmenliğini yaptığı akustik üçleme projesinin ilk şarkısı  Ayrılık Baladı’nı müzikseverlerle buluşturuyor.  Söz ve müziği Bahar Başar’a ait olan Ayrılık Baladı’nın aranjörlüğünü Fırat Deniz Haznedaroğlu üstleniyor. Klip  çekimleri Mert İbrahim Gider yönetmenliğinde, şarkının  nostaljik temasına ilham olan Ayvalık Cunda’nın eşsiz doğal  güzellikleri ve mistik atmosferinde gerçekleştirilen Ayrılık  Baladı, dinleyenleri duygusal bir hikayeye ortak olmaya  davet ediyor.  Devlet Tiyatrolarının sahnelediği, çoğunlukla müzikal  oyunlarda önemli rollerde görev alan, aynı zamanda çeşitli  sinema ve TV projelerinde izlediğimiz sanatçı Haber Caddesi sitesinden Alper Ergez’in sorularını yanıtladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA BAHAR HANIM ÖNCELİKLE SİZLERİ DAHA YAKINDAN TANIYABİLMEMİZ İÇİN BİRAZ KENDİNİZDEN BAHSEDER MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Merhaba ben Bahar Mürüvvet Başar. 1982 yılında, İzmir’de sanatçı bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldim. Rahmetli babam opera kökenli Devlet Tiyatroları Sanatçısı Erdener Başar kurumda üst üste en büyük müzikal prodüksiyonlarda görev alan başarılı bir tenordu. ‘Müzikaller Kralı‘ olarak anılır. Sevgili annem gençlik yıllarında Türk Sanat Müziği ve radyo aşkıyla önemli hocalardan müzik dersleri almış, çok güzel bir sesi vardır. Abim ve benim doğumumla birlikte sahne çalışmaları yerine öğretmenliğe devam ederek bizi ve nice genci yetiştirmiş bir Cumhuriyet Kadını. Ve abim Rock davulcusu Ali Erden. Bu aileye doğan şanslı çocuk bendim. Doğduğumdan beri sahne sanatları ve müziğin içindeydim. Henüz 3, 4 yaşlarında babamın provalarını izlemeye gidiyordum. Sahnede ilk kez duyduğum oyun şarkılarını çıkışta ezbere söylediğimi gören babam o gün anlamış nasıl bir yol izleyeceğimi.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MÜZİK KARİYER HAYATINIZ İLK OLARAK NASIL BAŞLADI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Meslek seçimimdeki en büyük etken sevgili ailem olmuştur. Şarkı söylemeyi, sahneleri her zaman çok sevdim. Eğitim tercihimi de buna göre yaptım. 2001 yılında yetenek sınavıyla girdiğim 9 Eylül Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü Oyunculuk Ana Sanat Dalından 2005 yılında mezun oldum. Aynı yıl Devlet Tiyatroları’nın açtığı özel yetenek sınavını kazanıp Sanatçı olarak Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda&nbsp; göreve başladım. Müzik hayatımda profesyonel olarak sahne alışım da aynı yıla denk geliyor. Akustik performanslarımla müzikal hayatımı ve oyunculuğu bir arada yürüttüm. İlk single ım Sahi mi? 2017 yılında yayınlandı. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİLERDE "AYRILIK BALADI"ŞARKINIZ&nbsp; İLE MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTUNUZ .BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ VE ŞARKINIZIN HAZIRLIK SÜRECİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ayrılık Baladı sözü ve müziği bana ait olarak sizlerle buluşan ilk şarkım. Düzenlemesini sevgili Fırat Deniz Haznedaroğlu yaptı. Kendisi ile gerçekleştirdiğim akustik üçleme projesinin de yayınlanan ilk şarkısı aynı zamanda. Şarkının nostaljik temasına uygun bir klip hayal ediyordum; sevgili Mert İbrahim Gider’le şarkıya da ilham olan Ayvalık’a giderek Cunda sokaklarında ve tarihi bir Rum köşkünde tam 3 gün süren keyifli bir çekim yaptık. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;‘’AYRILIK&nbsp; BALADI’’ ŞARKINIZLA DİNLEYENLERİ DUYGUSAL BİR YOLCULUĞA ÇIKARIYORSUNUZ ŞARKINIZIN HİKAYESİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? </span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ayrılık Baladı benim de, bu topraklarda yaşayan bir çok insanın da aile öyküsünde de yer etmiş olan mübadele döneminde yaşanan coşkulu bir aşkın, bir ayrılık yazgısıyla yitirilmesi üzerine duyulan özlemi anlatan bir balad. Biz de hem akustik düzenlemesinde hem de klipte o dönemin ruhunu yansıtabilmek için titizlikle çalıştık. Her şarkının hikayesi dinleyene göre şekillenir elbette ancak bana ilham olan hikaye budur. </span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞARKI SEÇİMLERİNİZDE EN ÇOK NELERE DİKKAT EDİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her şeyden önce şarkının ruhuma dokunmasını isterim. Mesela ilk teklim Sahi mi? Söz ve müziği Gözde Yıldırır’a ait bir şarkı ama ilk dinlediğimde sanki ben yazmışım demiştim. Şarkıların benim hikayemden bir şey taşıması önemli, söylemekten keyif almalıyım. Kendi yazıklarımda böyle bir ayırıma gitmem mümkün değil. Hikayemde olmasa o şarkılar gelmez zaten.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MÜZİK DIŞINDA OYUNCULUKLADA İLGİLENDİĞİNİZİ BİLİYORUZ. DEVLET TİYATROLARININ SAHNELEDİĞİ, ÇOĞUNLUKLA MÜZİKAL&nbsp; OYUNLARDA ÖNEMLİ ROLLERDE GÖREV ALDINIZ, AYNI ZAMANDA BUGÜNE KADAR ÇEŞİTLİ&nbsp; SİNEMA VE TV PROJELERİNDE YER ALDINIZ. PEKİ MÜZİĞE GEÇİŞ NASIL OLDU. VE MÜZİK ALANINDAKİ ÇALIŞMALARINIZA DEVAM EDECEK MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müzik ve oyunculuk okul yıllarımda aldığım eğitim içinde bir aradaydı dolayısıyla müziğe geçiş süreci diyebileceğim ayrıştırılmış bir dönemim yok. Hep sahnedeydim. Tiyatroda genelde müzikal projelerde rol aldım ancak müzik alanında profesyonel anlamda sahne çalışmalarım 2005 yılında akustik performanslarla başladı. 2017 yılında ilk single’ım Sahi mi? yayınlandı. Şimdi de kendi yazdığım şarkılarla müzik hayatıma devam ediyorum. Akustik Üçleme projemin diğer şarkılarını yakın bir zamanda duyacaksınız. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU ARADA OYUNCULUK ÇALIŞMALARINIZDAN BİRAZ BAHSEDELİM İSTERSENİZ. ROL ALDIĞINIZ PROJELERDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİRMİSİNİZ VE ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞINIZ YENİ PROJELER VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2006 yılından beri kurumumda birçok önemli projede yer aldım. 2009 yılında Bertolt Brecht’in yazdığı Barış Erdenk’in yönettiği epik müzikal olan Kafkas Tebeşir Dairesi’ndeki Gruşa performansımla Lions Tiyatro Ödülleri’nin En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldüm. İki Efendinin Uşağı, Kocasını Pişiren Kadın gibi birçok modern ve klasik eserde, bunun yanında Fermanlı Deli Hazretleri, Resimli Osmanlı Tarihi, Ali Baba ve Kırk Haramiler gibi Klasik Türk eserlerinde görev aldım. 2011 yılına kadar Erzurum Devlet Tiyatrosunda oynadığım oyunlar bunlar. Sonrasında İzmir Devlet Tiyatrosuna tayin oldum. Arap Abdo, Kaşıkçılar gibi müzikli oyunlarda rol aldım. Kocan Kadar Konuş Diriliş, Sebahat ve Melahat adlı sinema filmlerinde rol aldım. Geçtiğimiz sezonda Aristofanes’in yazdığı Antik Yunan Komedisi Lysistrata oyununu Asklepion Antik Tiyatrosu’nda&nbsp; sergiledik. Yakında İzmir Devlet&nbsp; Tiyatrosunda sahnelenecek olan Kocamı Gömme Töreni adlı oyunda yardımcı yönetmen olarak provalara başlıyorum. Reji anlamında ilk deneyimim olacak bunun için ayrıca heyecanlıyım. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KONSER VE SAHNE ÇALIŞMALARINIZ NASIL GİDİYOR KESİNLEŞEN TAKVİMİNİZDE&nbsp;&nbsp; SEVENLERİNİZ SİZİ NERELERDE İZLEYEBİLECEK?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu dönem stüdyo çalışmalarıma ağırlık verdim. Yeni şarkıları sizlerle buluşturmak için yoğun bir çalışma içindeyim. Hem oyunlarımı hem de canlı müzik performanslarımı takvim belli olduğunda sosyal medya hesaplarımdan paylaşıyorum. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ÖRNEK ALDIĞINIZ VEYA DÜET YAPMAK İSTEDİĞİNİZ SANATÇILAR VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Farklı sanat disiplinlerinden örnek aldığım birçok sanatçı var. Genellikle kendi eserlerini üreten çok yönlü sanatçıların hikayeleri bana ilham veriyor. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu keyifli röportaj için ben teşekkür ederim. Size ve okurlara, müziğimi severek dinleyenlere varlığınız ve ilginiz için teşekkürler. Nice güzel haberlerle tekrar tekrar buluşalım. Sağlıcakla kalın.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 Nov 2024 10:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/11/tiyatroda-genelde-muzikal-projelerde-rol-aldim-1732347642.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BENİ HOCAM KEŞFETTİ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/beni-hocam-kesfetti-23757</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/beni-hocam-kesfetti-23757</guid>
                <description><![CDATA[Müzik dünyasının sevilen isimlerinden Aşina başarıdan başarıya koşuyor.  Aspava kabare topluluğunda yer aldığı dönemlerde hocası tarafından keşfedilen Aşina, muhteşem performasıyla kısa süre içinde sevilen sanatçılar kervanına katılmayı başardı. Aşina , dünü ve bugünü ile ilgili Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA&nbsp; UZUN BİR ARADAN SONRA YENİDEN MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTUNUZ. PEKİ NEDEN BU KADAR UZUN BİR ARA VERDİNİZ? NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ? </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Merhaba, 1997 ve 2001 yıllarında 2 albüm ve 5 klip çalışmam oldu. O dönemdeki vefasızlıklardan dolayı bende bir küskünlük oldu . Sahne çalışmalarım tüm hızıyla devam etti ve ediyor ama albüm ve tekli çalışmam olmadı . Ta ki bugüne kadar , beni yakından takip eden sevenlerimin isteği üzerine 2 yeni tekli yaptım . </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MÜZİK İLE TANIŞMANIZ NASIL OLDU ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;1988 yılında Aspava kabare topluluğunda yer alıyordum orada ki hocalarım keşfetti :)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİLERDE YENİ ÇALIŞMANIZ ‘’ KASIM’’ İLE DİNLEYİCİLERİNİZLE BULUŞTUNUZ. BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ. HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">'Kasım' isimli şarkının aranjörü sevgili Alper Çam' dı nefesli sazlar Hakan Kundak, Altay Acar , Burak Dursun . Vokaller Billur Lermi ve kıymetli Eşim Murat Yenyıl . Ayrıca piano, gitar ve bas gitarı da Alper Çam çaldı . Yapımcımız sevgili Mustafa Arapoğlu ( Diamond Media ), Prodüktörümüz sevgili İlhan Özer. &nbsp;</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;‘’KASIM’’ ŞARKINIZI SEÇMEYE NASIL KARAR VERDİNİZ. BUNDAN SONRAKİ SÜREÇTE DE COVER ŞARKILARA DEVAM EDECEKMİSİNİZ? YOKSA YENİ ŞARKILARDA DİNLEYECEKMİYİZ SİZDEN?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Eşimle beraber ,2023 yılının Kasım ayında bir akşam üzeri yoğun trafikte sıkıntıdan patlayarak evimize ulaşmaya çalışırken havamız dağılsın diye müzik dinliyorduk . Murat bana dönüp ' Kasım ' şarkısını çalar mısın dedi . Şarkı çalarken ben ona ben bu şarkıyı repertuarıma almak istiyorum dedim , bunun üzerine şarkıyı durdurup Alper'i aramamı istedi ve süreç bu şekilde başladı. İlerleyen zamanlarda da cover ve yeni şarkı çalışmalarım devam edecek .</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SİZİNLE AYNI ANDA BAYHAN DA KENDİ YORUMUYLA ‘’KASIM’’ ŞARKISINI OKUDU. İKİNİZİNDE AYNI ANDA&nbsp; AYNI ŞARKIYI SESLENDİRMESİNİ NASIL YORUMLUYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Biz 'Kasım' isimli şarkıyı 2023 yılının Kasım ayında Syn. Hakan Eren' den aldık . Şarkının adı 'Kasım' olduğu için ve 15 - 20 gün gibi kısa bir süre de stüdyo çalışmasını tamamlamak mümkün olamayacağı için şarkıyı 2024 yılının Kasım ayına yetiştirmek üzere yola çıktık. 2024 yılının Ekim ayında Bayhan ve Tual grubunun şarkıyı düet yapacağını tesadüfen öğrendik . Bayhan'da kendi tarzında başarılı bir arkadaşımız farklı bir yorumla kendileri de çıkarmayı tercih etmişler ,başarılar dilerim . </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">90’LI YILLARDAKİ MÜZİKLE GÜNÜMÜZ MÜZİK SEKTÖRÜNÜ DEĞERLENDİRMENİZİ İSTESEK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ? SİZCE DE 90’İI YILLARA ÖZLEM VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Elbette 90'lı yıllara özlem var . O dönem yapılan müzik daha samimiydi .</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SAHNE VE KONSER ÇALIŞMALARI DÜŞÜNÜYORMU SUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben zaten sahneden hiç inmedim ki her zaman sahnedeydim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Öncelikle Haber caddesinin kıymetli çalışanlarına ve size teşekkür ederim. Haber caddesi okuyucularına ve sevgili müzikseverlere sevgi ve saygılarımı sunarım </span></span></p>

<p><strong>Rportaj:Alper ERGEZ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Nov 2024 17:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/11/beni-hocam-kesfetti-1731938921.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DERSLERDE ÖĞRENDİKLERİMİ FİLM SETİNDE DENEYEREK PEKİŞTİRDİM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/derslerde-ogrendiklerimi-film-setinde-deneyerek-pekistirdim-23727</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/derslerde-ogrendiklerimi-film-setinde-deneyerek-pekistirdim-23727</guid>
                <description><![CDATA[Bugüne kadar Aşk Bir Hayal, Dedektif Memoli, Bir Deniz Hikâyesi dizileri ile tanıdığımız, son dönemde yer aldığı Alparslan: Büyük Selçuklu ve Yasak Elma dizileri ile ekrana dönen sevilen oyuncu Emre Kızılırmak Haber Caddesinden Alper Ergez’in sorularını yanıtladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>MERHABA EMRE BEY ÖNCELİKLE OYUNCULUK SEKTÖRÜNÜN ARANILAN BAŞARILI İSİMLERİNDEN BİRİ OLDUNUZ. PEKİ OYUNCULUKLA İLGİLİ OLARAK KENDİNİZİ NASIL YETİŞTİRDİNİZ? VE NE ZAMAN NASIL TANIŞTINIZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İlk deneyimim ortaokuldayken tiyatro sahnesinde ‘’Ah Şu Gençler’’ müzikalinde deli doktor rolüyle başladı. Lise ve üniversite dönemlerinde çeşitli tiyatro topluluklarında ufak çapta aldığım eğitimler oldu. Sonrasında Kadir Has Üniversitesi film ve drama oyunculuk bölümünde yüksek lisans yaptım. En önemlisi derslerde öğrendiklerimi film setinde deneyerek pekiştirmek oldu. Maalesef&nbsp; teknik bilginin tek başına yeterli olmayıp uygulamasını da sıcağı sıcağına yapabileceğim alan olduğu için şanslıydım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MODELLİK GEÇMİŞİNİZİNDE OLDUĞUNU BİLİYORUZ. PEKİ&nbsp; OYUNCULUK İÇİN DAHA TANINIR OLMAK ADINA MI MODELLİĞE BAŞLADINIZ? VE HALEN MODELLİĞE DEVAM EDİYOR MUSUNUZ. DEFİLELERDE YER ALIYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Modellik yapmadım desem yeridir. Modelliği sadece ‘’Best Model’’ yarışması ve bağlantılı çağırıldığım uluslararası yarışmalara katıldığımda yapmış bulundum. Bunlar da ben profesyonel olarak oyunculuğa başlamadan önceydi. Modellik eskiden bir meslek olarak yapılıyordu ama günümüzde istisnalar dışında Türkiye’de neredeyse hiç yok gibi. Marka ile anlaşmalı olarak yapmak isteyeceğim bir şey modellik. Neden olmasın.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU ZAMANA KADAR BİR DENİZ HİKAYESİ, PERİ MASALI, KARA PARA AŞK, DEDEKTİF MEMOLİ VE SON OLARAK DA YASAK ELMA GİBİ DAHA BİR ÇOK DİZİ VE SİNEMA FİLMİNDE ROL ALDINIZ. PEKİ OYNADIĞINIZ ROLLERDEN SİZE EN YAKIN&nbsp; OLANI VE OYNAMAKTAN EN KEYİF ALDIĞINIZ HANGİSİYDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oynadığım rollerin bana yakını ya da uzağı diye sıralamıyorum. Çünkü ben rolü kabul ettiysem zaten işim gereği ona yakın olmak zorundayım. Bununla beraber zor ve kolay roller diye de sıralayamıyorum. Çünkü oynadığım karakter anındayken düşünmeden ve kurgulamadan bir gerçeklik yaşıyor oluyorum. Bu süreç her karakter için geçerli ve yaşaması çok enteresan deneyimler. Hepsini birbirinden ayırmadan yaşamaktan keyif aldığım karakterler.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">HAZİRAN AYINDA SİNEMA SEVERLERLE BULUŞAN KORKU FİLMİ ‘’SAYARA’’ PROJESİ NASIL DOĞDU VE SİZ BU PROJEYE NASIL DAHİL OLDUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yönetmen ve senarist Can Evrenol ile her biraraya gelişimizde beraber yapalım bişeyler derdik. ‘’Sayara’’ projesine nasip oldu. Sert bir proje olacağını tahmin ediyordum ve sert projelerde olmakla ilgili problemim olmamasına rağmen senaryoyu okuduktan sonra bir yok artık dedirtti . Kabul etmesi bile zor bir proje ve karakterdi. Can ile beraber bazı eklemeler çıkarmalar yaparak karakteri hikayesiyle biraz daha geliştirdik. Benim için dahil olmaktan keyif aldığım sıra dışı ve herkesin izlemeye midesinin kaldıramayacağı bir projede tuzum olmuş oldu. Vizyon sonrasında uzun metraj sinema filmimiz “Sayara” halen dünya çapındaki festival yolculuğuna devam ediyor ve güzel başarı ve ödül haberleriyle özellikle fantastik film festivallerinde bizi gururlandırmaya devam ediyor. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">FİLMDE HAYAT VERDİĞİNİZ BARIŞ ATABERK KARAKTERİ BUGÜNE KADAR DİĞER PROJELERİNİZDE CANLANDIRDIĞINIZ HİÇBİR KARAKTERE BENZEMİYOR, NASIL HAZIRLANDINIZ? ZORLANDIĞINIZ ANLAR OLDU MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘’Barış Ataberk’’ karakteri ilk görüşte çok sıkıntılı bir tip ve çocukluğundan gelen travmaları ve yaşadığı hayatın koşullarıyla yanlışlar üzerine yapılan yanlışlarla yaşamayı alışkanlık haline getirmiş bir karakter. Barış’a fiziksel olarak hazır olmam benim için bir artıydı ama psikolojik olarak onun probleminin başladığı yeri beraber bulup üzerine anlatılmak isteneni inşa etme çalışmaları önemli ve hayatiydi. Can Evrenol aynı zamanda projenin senaristi olduğu için her istediğimde küçük toplantılar yapabilme lüksüne sahiptim. Ve sonuç hepimizi mutlu etti.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">PEKİ EMRE KIZILIRMAK BİR PROJEDE HER ROLÜ VE HER TARZ KARAKTERİ OYNAR MI. YANİ OYUNCULUKTA SINIRLARINIZ VAR MI? MESELA CESUR PROJE VE SAHNELERİN OLDUĞU YAPIMLARDA ROL ALIR MISINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her rolü tabii ki oynayamam . &nbsp;Ama bazı projelerde sizin oynamaya çekindiğiniz acayiplikler barındıran&nbsp; karakter bazen seyirciyle buluştuğunda güçlü bir farkındalık yaratabilir. Haklı sebepleriyle olay örgüsü ve altını dolduran hikayesi olduğu sürece kabulümdür.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU ARADA TÜRKİYE VE GÜRCİSTAN ORTAK YAPIMI OLAN “KÖPRÜ” FİLMİNDE GÜRCİSTAN’IN ÜNLÜ POP YILDIZI NİNİ BADURAŞVİLİ İLE BİRLİKTE BAŞROLÜ PAYLAŞIYORSUNUZ. FİLM 25 EKİM’DEN İTİBAREN TÜRKİYE VE GÜRCİSTAN’DA EŞZAMANLI OLARAK VİZYONA GİRECEK. BU PROJE NASIL DOĞDU VE&nbsp; SİZ NASIL PROJEYE DAHİL OLDUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gürcistan hep merak edip de gitmeye vakit bulamadığım bir ülkeydi. Bu yüzden değerlendirdiğim teklifler içinden Gürcistan ve Türkiye arsında ilk ortak proje olması dikkatimi çekti ve senaryosunu okuyunca da projede olmak istedim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">GERÇEK BİR HAYAT HİKAYESİNİN ANLATILDIĞI ‘’KÖPRÜ’’ FİLMİNİN KONUSUNDAN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet yaşanmış bir hayat hikayesi var. Gürcistan ve Türkiye arasında köprü inşa etmek isteyen bir mimarın ve oğlunun hayatını anlatıyor. Gürcistan’ın Sovyetler zamanında kominizime karşı cumhuriyetçilerin mücadelesi ortamında, babasının yarım bıraktığı köprü inşaatını tamamlamaya çalışmasının hikayesini izleyeceksiniz. Stalin döneminin karışık olaylarıyla günümüze kadar devam eden davaları arasında kalmış ‘’Davut’’ karakterinin gönlünü kaptırdığı ve Gürcistanlı şarkıcı karakterini de Gürcistan’da gerçekte de çok tanınmış bir müzisyen olan Nini Baduraşvili canlandırdı. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;TÜRKİYE VE GÜRCİSTAN ORTAK YAPIMI OLAN “KÖPRÜ” FİLMİNİN ÇEKİMLERİ KAÇ GÜN SÜRDÜ VE NERELERDE GERÇEKLEŞTİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Pandemi öncesinde çekimlerine başladığımız için salgın dönemi takvimimizi geciktirdi doğal olarak. Ama biz mesai saati olarak toplam çekim günümüzü hesapladığımızda olması gerektiği gibi bir çekim haftası içerisinde çekimlerimizi bitirdik. Bazen Gürcistan ve Türkiye arasında sahneler için ortak karar alınabilmesi için normalden daha uzun beklediğimiz oldu ama bunun gibi yurtdışı işlerinde bu durumlar çok normal. Çekimleri Tiflis-Batum-İstanbul üçgeninde yaptık.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ARKADAŞLARINIZLA BİRLİKTE MÜZİK GRUBU KURUP SOLİSTLİK DE YAPTINIZ. PEKİ MÜZİKLE DEVAM ETMEMENİZİN NEDENİ NEYDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu lise ve üniversite dönemlerindeydi. Basketbolu bırakıp müziğe yönelmiştim. Küçük çapta konserlerde ve barlarda Rock-alternatif müzik grubumuzla çıkıyorduk. Ben de gitar çalıp ve vokalistlik yapıyordum. İyi ki de öyle yapmışım. Müzik en kısa yoldan hikayenin ve duygunun seyirciye ulaşabildiği bir sanat dalı ve bir oyuncu olarak bundan besleniyor olmak bana, mesleğimde çok şey katıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">GENÇ YAŞTA SPOR, MÜZİK, OYUNCULUK GİBİ DALLARDA DENEYİM SAHİBİ OLMAK NASIL BİR DUYGU? YANİ BUNLARIN HEPSİNİ YAPABİLİYOR OLMANIN SİZİ DAHA ÇOK GELİŞTİRDİĞİNİ VE DAHA ÇOK ARTILAR&nbsp; KATTIĞINI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Annem ve Babam, spor ve müzik konusunda bana en iyi imkanları sundular. Aslında iyi bir sporcu ya da müzisyen olmalıydım, olamadım ama bu eğitimlerin hepsini kapsayan oyunculuk mesleğinde spor ve müziğin bana bu kadar avantaj sağlayacağını bilmiyorduk. Performans isteyen aksiyon sahneleri bu sayede benim için eğlenceye dönüştü ve müzik ile iç içe olmam olası durumlarda hızırda olması bana güç veriyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MÜZİK, HAYATINIZDA HEP OLMUŞ. HATTA BASKETBOLU BİLE SIRF MÜZİK İÇİN BIRAKTIĞINIZI BİLİYORUZ.&nbsp; PEKİ SÜRPRİZ BİR ALBÜM GELİR Mİ? MÜZİSYEN OLARAK DA GÖRÜR MÜYÜZ&nbsp; SİZİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Öyle bir planım yok ama . Müzik ve sinema birlikte birbirine güç katan birlikte var olan sanat dalları. Belki bir gün bir sahneyi daha güç katacak şekilde müziği kullanabilirim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Güzel sorularınız , ilgi ve alakanız için teşekkür ederim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:14.6667px">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 Nov 2024 11:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/11/derslerde-ogrendiklerimi-film-setinde-deneyerek-pekistirdim-1731399758.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MÜZİK BENİM HAYATIMDA HEP VARDI</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/muzik-benim-hayatimda-hep-vardi-23678</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/muzik-benim-hayatimda-hep-vardi-23678</guid>
                <description><![CDATA[“Oyna” şarkısıyla yakaladığı iddialı çıkışı “Geri Dönme” ile sürdüren Furkan Anıl, şimdilerde yeni çalışması ‘’Gitti O’’ ile müzik dünyasının yeni yıldız olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Hem sesi hem de yakışıklılığıyla tüm dikkatleri üzerine çeken genç yetenek Furkan Anıl ,Haber Caddesinden Alper Ergez’in sorularını yanıtladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA FURKAN BEY HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ ÖNCELİKLE SİZİ BİRAZ TANIYABİLİRMİYİZ? FURKAN ANIL TÜRKMEN KİMDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ordu'da doğdum. Orada büyüdüm. İşte ilkokul, ortaokul, lise, orduda okudum. Ondan sonra üniversite için İstanbul'a geldim Mimarlık Fakültesi'ni kazandım. Müzik serüvenim de böyle başladı. ikizler burcuyum işte çok yönlü hobilerim var . Güzel yerlerde yemek yemeyi severim. Göze hitap eden şeyleri seviyorum açıkçası. Biraz vitrin insanıyım herhalde. Dediğim gibi şık yerleri gezmeyi seviyorum. Göze hitap eden şeyleri seviyorum.&nbsp; Öyle çift karakterli falan değilim ama duygu geçişlerim çok anidir,&nbsp; </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MİMAMRLIK FAKÜLTESİ MEZUNU OLDUĞUNUZU BİLİYORUZ. PEKİ MÜZİĞE GEÇİŞ NASIL OLDU? BU SÜREÇTE KİMLER SİZİ DESTEKLEDİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müzik benim hayatımda her zaman vardı. İlkokuldan beridir ben hep böyle işte okulların korolarında solist olarak şarkı söylerdim.&nbsp; Müzik yarışmalarında birinci oldum. Üniversitede de açıkçası okul hayatım boyunca pek fazla müzikle ilgili fırsat geçti elime ama&nbsp; fırsatları pek fazla değerlendirmedim açıkçası. Biraz daha gezme tozma kafasındaydım ama mezun olduktan sonra mimarlık benim hayalimdeki meslek değildi. Aslında okurken bunu anlamıştım ama artık başladık bitirelim dedim. Benim okuldaki bütün hocalarım da biliyorlardı. Ben şarkıcı olmak istiyorum diye. Ve ben konserlere giderdim. Şarkıcıların konserlerine giderdim izlerdim notlar tutardım.&nbsp;&nbsp; en önemli şey insanın kendi kendine eğitmesi. Ondan sonra okuldan mezun olunca dedim ki ben müzik yapmak istiyorum artık. Içimdeki müzik aşkına engel olamıyorum. Ben şarkıcı olmak istiyorum. Kimler destekledi diye sorarsanız eğer ailem her zaman en büyük destekçimdi. Yani onlar hâlâ en büyük destekçilerim. Allah onları boşuna eksik etmesin. Allah herkese böyle anne baba nasip etsin. Çok inanılmaz destekçilerim var. Annem, aileme. Beni ailem çok destekliyor beni bu konuda. Sağ olsunlar sponsorum da zaten onlar. Onun dışında işte müzisyen arkadaşlarım var çok sevdiğim bu piyasaya girdikten sonra&nbsp; tanıştığım ve beni destekleyen bir çok isim var. Şimdi isim isim saymak bitmez. O yüzden genel olarak desteklerim çok.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MÜZİK EĞİTİMİ ALDINIZ MI? KULLANDIĞINIZ ENSTÜRMANLAR VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müzik eğitimi şöyle, ben alaylıyım tabii, mimarlık okudum dediğim gibi. Hani konservatuar mezunu falan değilim ancak doğru şarkı söyleme dersleri aldım. Ama onun dışında tabii ki bir konservatuar bir müzik eğitimi almadım. Kendi çapımda doğru şarkı söyleme dersleri aldım. Işte egzersizler yapıyorum.&nbsp;&nbsp; gitar çalıyorum ama çok fazla çalmayı tercih etmiyorum. Kendi çapımda, evde kendi kendime çalmayı seviyorum. Onun dışında ben vokal olarak seviyorum. Elime gitar alıp şarkı söylemeyi, sahneye çıkmayı çok sevmiyorum açıkçası. Ben sadece mikrofon olsun istiyorum elimde. Bunun dışında birazda piyano çalıyorum.&nbsp; </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİLERDE GİTTİ O İSİMLİ ŞARKINIZLA MÜZİKAL YOLCULUĞUNUZA DEVAM EDİYORSUNUZ? PEKİ BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gitti ve açıkçası benim yani müzik hayatımın en özel şarkılarından birisi olabilir. Şarkı sözleri aslında tam da yaşadığım şeyle alakalı. Şu an şu dönemde yaşadığım bir durumla alakalı çıkan sözler açıkçası. Gitti o çok fazla planlı bir şey değil. Bir anda çıkan bir şey oldu. Ya ben hani gitti o böyle çok üzerine aylarca düşünüp şey yaptığım bir şarkı değil. Dedim ki ben şarkı çıkarmak istiyorum yeni yaz için ve şunu tarz bir şey istiyorum. Elimde işte o sırada Kaan Koç var. Çok çok sevdiğim. Bu şarkının aranjörü. Muhteşem birisi yani. Çok genç ama inanılmaz bir adam. Onunla konuşurken&nbsp; elimde şarkılarım vardı. Ona şarkılarımı attığımda. Açıkçası bu şarkıyı ben yapmayı düşünmüyordum. Hani ileri dönemde yapmayı düşünüyordum falan derken Kaan dedi ki bence bu şarkı dedi. Ve sonra ben o şarkı dedikten sonra evet dedim ki bu şarkının zamanı bu bence dedim. Demek ki bu olmalı diye. Bu şarkıyı yaptık ve dediğim gibi çok güzel bir şey çıktı ortaya. Çok çok çok seviyorum şarkıyı. Bu şekilde yani bir anda çıkan bir şarkı oldu. Çok da uzun sürmedi Aranje evresi. Her şey kafamızda vardı zaten oturmuştu. Muhteşem bir şey çıktı ortaya, inanılmaz mutluyum bu işten dolayı</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SÖZ YAZARLIĞIDA YAPTIĞINIZI BİLİYORUZ. SON ÇALIŞMANIZ OLAN ‘’GİTTİ O’’ İSİMLİ ŞARKINIZINDA SÖZ VE MÜZİĞİ SİZE AİT PEKİ ŞARKINIZIN BİR HİKAYESİ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şarkının sözlerini dinlediğinizde aslında ben bir dönem yaşadığım bir şeyi anlattım orada Bunun dışında. çok etkilendiğim hikayelerden de şarkı yazabiliyorum. Ya da kendim yaşadığım şeyleri yazıyorum. Her yazar gibi. bu şarkının hikayesi aslında sözleri dinlediğinizde ve okuduğunuzda ne anlatıyorsam şarkı hikayesi aslında o.&nbsp; </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;YAKIŞIKLILIĞINIZ VE FİZİĞİNİZ ÇOK KONUŞULUYOR. MODELLİK YAPTINIZ MI? VE GÖRSELLİĞİNİZİN MÜZİĞİN ÖNÜNE GEÇTİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ya ben böyle şeylerden çok utanıyorum. Yakışıklılık falan filan.&nbsp; Şeklinde hiç ben kendimi o şekilde görmedim.&nbsp; Ve bunlarla övünmedim.&nbsp; Modellik teklifleri oldu ama ben model değilim. Ben şarkıcı olmak istiyorum. Her zaman şarkıcılığımla ön planda olmak istiyorum. Yani bestelerimle, sözlerimle ve şarkıcı kimliğimle ön planda olmak istediğim için her zaman bu alana yoğunlaştım. Tabii ki oyunculukta, modellikte&nbsp; Bu tür fırsatlar çok geldi, çok teklifler geldi. Ama ben şimdi ne şekilde başlarsak o şekilde var olacağım için her zaman şarkıcı olarak ilk başta var olmak istiyorum. Sonrasında tabii ki de modellik de yaparım. Oyunculuk da yaparım.&nbsp; ilk olarak şarkıcı olmak ve şarkıcı kimliğimi Türkiye'ye belki de dünyaya kanıtlamak istiyorum. Ben yakışıklılıkla veya fizikle var olmak istemiyorum. Ben şarkıcı kimliğimle ön planda olmak istiyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">GEÇTİĞİMİZ AYLARDA YAYINLADIĞINIZ “KAR TANESİ” ADLI AKUSTİK ŞARKINIZ İLE , DERİN VOKAL YETENEĞİNİ VE MÜZİKAL DERİNLİĞİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERMİŞTİNİZ. ŞİMDİLERDE “GİTTİ O” İLE BU BAŞARIYI DAHA DA İLERİYE TAŞIYARAK TARZINIZIN SINIRLARINI ZORLAYARAK DİNLEYİCİLERİNİZİ YENİ BİR YOLCULUĞA ÇIKARTIYORSUNUZ. PEKİ BUNDAN SONRAKİ ŞARKILARINIZDA DA FARKLI TARZLARLA MÜZİKSEVERLERLE BULUŞMAYA DEVAM EDECEK MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben her zaman kendimi yenilemeyi ve müzik, müziğin her alanında kendimi denemeyi çok seviyorum açıkçası. Yani tek bir alanda, tek bir tarzda var olmak istemiyorum. Hem kendimi de geliştirmeyi çok seviyorum. Yani bir rock müziği de yapmak istiyorum. Rap de yapmak istiyorum.&nbsp; çok yönlü olmayı ve kendimi geliştirmeyi çok seven birisiyim. O yüzden de benim aslında şarkılarıma baktığınızda işte ilk şarkım,&nbsp; daha oryantalist bir şarkı, ikinci şarkım, slow, üçüncü şarkım, daha Latin altyapı, o alanda işte biraz daha hızlı müzik yani hızlı sözlü rap müziğe yakın yani Latin altyapılı bir tarzda şarkı yaptım. Kendimi denedim. sonraki şarkı tamam işte de Onur Bey'den aldığım Fikirler Şarkısı sonrasında tamamen farklı akustik alanda kendimi denedim. Ben sınırları hayatımda her alanında zorlamayı seven birisi olduğum için müzikte de emin olun sınırları bir bir zorlayacağım. Bundan sonraki şarkımda da evet bambaşka bir şey duyacaksınız benden. Yani diyeceksiniz ki "waow" çocuk. Her şeyde var yani. Ve bunları iyi yapıyor.’’ Ben&nbsp; iyi yaptığımı düşünüyorum açıkçası.&nbsp; Beğeni herkes için bir tercihtir tabii ki&nbsp; ama kimse benim müziğime uyduruk ya da kalitesiz veya abuk subuk bir müzik yapmış diyemez. Çünkü baştan onu dedirtmem ben zaten. O yüzden bundan sonraki şarkımda da sınırları zorlayacağımı siz de göreceksiniz&nbsp; ve çok şaşıracaksınız.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">EKRANA ÇOK YAKIŞIYORSUNUZ GÖRSELLİĞİNİZ ÇOK BAŞARILI OYUNCULUK VE MODELLİK YAPMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNIZ?&nbsp; MESELA BİR MÜZİKALDE YER ALMAK İSTER MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Benim zaten en büyük hayallerimden biri müzikal yapmak, bu müzikalde oynamak. Ama tabii ki müzikal çok başka bir durum, başlı başına hem oyunculuk hem şarkı söylemek hem oyunculuk yapmak gerçekten bir profesyonel işi. Ben önce şarkıcı olduktan sonra müzikal yapmak için gerekli eğitimi alıp sonrasında bir müzikalde yer almak isterim&nbsp; seneler sonra izlemek isterim kendimi. Dediğim gibi ama onun dışında görsel olarak söylediğim gibi ben modellik, oyunculuk tabii ki yapmak isterim. Ama asıl&nbsp; isteğim şarkıcılık. Diğerleri benim fantezi olarak yapmak istediğim şeyler diyelim ama onun dışında hani oyuncu olarak ve sadece bir model olarak var olmak istemiyorum. Şarkıcı olarak var olmak istiyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞARKILARINIZI BAŞKA SANATÇILARINDA OKUMALARINI İSTER MİSİNİZ? MESELA EN ÇOK HANGİ SANATÇININ ŞARKINIZI OKUMASINI İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her söz yazarı ve besteci gibi&nbsp; ben de şarkılarımın başkaları tarafından okunmasını çok isterim. Istiyorum da açıkçası&nbsp;&nbsp; Ebru Gündeş, Sibel Can olsa en çok Ajda Hanım'ın şarkılarımı okumasını çok istiyorum. Zamanı geldiğinde hepsine şarkılarımı hazırlarım.&nbsp; İnşallah&nbsp; hepsi de olacak zaten.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">90’LAR MÜZİĞİNİ ÇOK SEVDİĞİNİZİ BİLİYORUZ. PEKİ COVER BİR ÇALIŞMA YAPMAYI DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ HİÇ? YA DA BİR DÜET ÇALIŞMASI DÜŞÜNÜRMÜSÜNÜZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben 90’larda doğduğum için evet 90’lar müziğini herhalde çok seviyorum. Baktığınızda ben de zaten benim hep 90 'lardan kaçmış gelmiş gibi bir müzik tarzım var açıkçası. O yüzden de tabii ki düet çok isterim. O yani istediğim düetlerden biride Ajda Hanım'la olsun çok isterim. Yani şu an yeni nesil isimlerden bir Simge olsun, İrem Derici olsun çok istiyorum.&nbsp; Özellikle Irem Derici’ye bayılıyorum&nbsp; Kendisiyle bir düet yapmak çok isterim. Zamanı geldiğinde onu da yapacağımızı düşünüyorum. Evrene bu mesajı veriyorum Irem Hanım'la. Ama dedim Ajda Hanım zaten benim yani keşke. Çok istiyorum. Evet,90&nbsp; 'lar müziğiyle ilgili bir cover. Şimdi bunu söylemek istemiyorum. Bunlar sürpriz olsun.&nbsp; Tabii bir cover projem var. Ama ben böyle kimsenin yapmadığı, kimsenin duymadığı şarkıları istiyorum ki gün yüzüne çıkmamış ya da unutulmuş ama muhteşem şarkılar olur ya. Hiç cover yapılmamış. Bunları da söylemeyeceğim size tabii ki. Sürpriz, sürprizi kaçar. Ama dediğim gibi çok&nbsp; </span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">güzel projeler var. Düet olarak da Ajda Hanım tabii ki çok istediğim bir isim ve sonra da Irem Derici'yi çok istiyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KARİYERİNİZDE KENDİNİZE BELİRLEDİĞİNİZ BİR HEDEFİNİZ, HAYALİNİZ VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kariyerimle ilgili hayalim, hedefim tabii ki de herkesin olduğu gibi benim de var. Ben hani büyük salonlarda, büyük amfi tiyatrolarda, işte harbiyelerde, seyircinin alabildiği, alabilen her yerde konser vermek ve insanların benim şarkılarımı söylediklerini duymak, görmek benim tabii ki en büyük hayalim. Seyircinin, dinleyicinin beni anlaması benim için çok önemli bir durum. Yani sevgi, saygı&nbsp; tabii ki çok önemli&nbsp; ama her şey anlayıştan geçiyor. Anladığınız şeyi sevebilirsiniz. Anladığınız insana saygı duyabilirsiniz. O yüzden de seyircinin beni anlamasını çok istiyorum. Benim şarkılarımı dinleyip anlamalarını ve beni anlayan bütün dinleyicilerle, seyircilerle buluşup birlikte şarkılarımı söylemeyi çok istiyorum. En büyük hayalim hedefim bu.&nbsp; </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ &nbsp;OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Öncelikle Haber Caddesi sitesinden benimle&nbsp; bu röportaj&nbsp; gerçekleştirdiği için Alper Ergez’e çok teşekkür ederim. Kendisi inanılmaz birisi. Yani beni bir gün birisi aradı ve&nbsp; Alper Ergez beni çok heyecanlandı sesiyle, enerjisiyle ve inancıyla bana çok güven ve enerji verdi. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Benimle bu röportajı yaptığı için çok çok teşekkür ediyorum. Kendimi çok daha iyi hissediyorum. Haber Caddesi okuyucularına, dinleyicilere söylemek istediğim şey inşallah çok daha güzel günlerde birbirimize anladığımız ve birbirimizi daha çok sevdiğimiz daha çok tanıştığımız günlerde birlikte konserlerimiz olsun istiyorum. Birlikte şarkılarımı söylemek istiyorum sizlerle. Her şeyin çok daha güzel olacağı bir Türkiye’de çok daha mutlu, çok daha huzurlu bir şekilde buluşmak ümidiyle herkese teşekkürler.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 Nov 2024 13:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/11/muzik-benim-hayatimda-hep-vardi-1730714850.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ARKAMDA KOCAMAN BİR EKİP VAR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/arkamda-kocaman-bir-ekip-var-23667</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/arkamda-kocaman-bir-ekip-var-23667</guid>
                <description><![CDATA[Lider TV’nin sevilen Spikeri Mine Çakmakçı haber spikerliğine giden yolculuğunda neler yaşadığını Alper Egez’e anlattı. Mesleğin güzel olduğu kadar meşakkatli bir yönünün de olduğunu ifade eden Çakmakçı,  habercilik, spikerlik ve gazeteciliğin incelikleriyle ilgili bilgiler verdi. Ekranların gülen yüzü olarak tabir edilen Mine Çakmakçı’nın  hayat dolu röportajı siz değerli okurlarımızla]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>MERHABA MİNE HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. TELEVİZYON SEKTÖRÜ İLE TANIŞMANIZ VE SUNUCULUK HAYATINIZ NASIL BAŞLADI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Merhabalar Alper Bey hoş bulduk. Televizyon sektörü yolculuğum 2016 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra Çok değer verdiğim ve sevdiğim üzerimde de emeği çok fazla olan Mehmet abi sayesinde başladı. Çalışma hayatıma reji de başladım, aslında bir haber kanalının kalbi diyebiliriz. Sonrasında eğitimlerimi aldım ve ekran önünde sektörde başka bir alanda devam etmeye başladım. Ekran önü kolay gibi görünse de aslında işin sunum kısmı, o yüzden önce mutfağı bilmek ve oradan çıkacak yemeğin nasıl yapıldığını bilmek gerekir. Sonrası ise bilgi birikim ve size kalan bir durum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SON OLARAK BBN TÜRK EKRANLARINDA HABERCİLİK YÖNÜNÜZLE SİZLERİ İZLEDİK. ŞİMDİLERDE İSE LİDER HABER TV EKRANLARINDA DEVAM ETMEKTESİNİZ. PEKİ NEDEN HABERCİLİK?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet BBN TÜRK kanalında da sizlerle Sabah kuşağında beraberdik. İlk çalışma hayatıma Haber kanalında başladığım için belki de bilemiyorum ama bu alanda kendimi daha iyi hissediyorum. Türkiye’nin değişen gelişimini siyasetini ve dünyadaki gelişmeleri takip etmek beni besliyor, kendimi bu alanda araştırırken öğrenirken her gün daha da geliştiğimi hissediyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>DAHA ÖNCE SİZİNLE YİNE BEN BİR MÜZİK PLATFORMUNDA YAPMIŞ OLDUĞUM RÖPORTAJDA ‘’KENDİMİ ANA HABERDE GÖRMEYİ ÇOK İSTERİM’’ DEMİŞTİNİZ. VEŞİMDİLERDE LİDER HABER TV DE ANA HABER SUNMAYA BAŞLADINIZ. PEKİ ANA HABERE NASIL BAŞLADINIZ TEKLİFİ NASIL GELDİ. SÜREÇ HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ? </strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İşimi severek yapıyorum, Öncelikle bu bir ekip işi benimle birlikte yayın saatimizde arka planda kocaman bir ekip var, onlarında desteğiyle bizlerde verileni en iyi şekilde aktarmaya çalışıyoruz. Lider Haber ekranlarında da yönetimimiz bu görevi bana verdi. Teşekkür ederim bende verdikleri görevi en iyi şekilde icra etmeye çalışıyorum. Ama çalıştığım kurum adına bugün hafta sonu olur yarın hafta içi olur. Biz haberciler için saatin çok bir önemi yok önemli olan 24 saatlik döngüde verileni en iyi şekilde hangi saat olursa olsun izleyiciye tarafsız ve net bilgileri aktarmak.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BU ARADA SOSYAL MEDYAYI AKTİF KULLANDIĞINIZI BİLİYORUZ SON DÖNEMLERDE SOSYAL MEDYADAKİ PAYLAŞIMLARINIZLA ÇOK KONUŞULDUNUZ. BU PAYLAŞIMLARINIZ TAKİPÇİLERİNİZ ARASINDA FARKLI YORUMLARA SEBEP OLSADA POPÜLERLİĞİNİZİN ARTIRMASINI DA SAĞLADI. SİZ SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARINIZ HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet sosyal medyamı aktif kullanıyorum, sadece iş için değil kendi özel hayatım içinde kullanmayı seviyorum. Bir partinin adının geçtiği bir duvar yazısını paylaşmıştım. Saatler sonra X hesabı gibi sosyal medya platformlarında gündemde ilk 5’e girmişim. Bunun bana dair yapılan bir operasyon olduğunun farkındayım çünkü tüm sitelerde aynı anda paylaşımımla birlikte hedef gösterildim. Tabi ki bu paylaşım sonrasında bir güruh tarafından linç edilsem de… Sağ olsun %95’lik kesim tarafından destek mesajları ve paylaşımlarıyla birlikte bana bu konuda sahip çıktılar. Bazen komik paylaşımlarım oluyor bazen siyasetin tam içinden. Sosyal medyada normal insanlar gibi üzüntümü sevincimi yeri gelir aşkımı heyecanımı işimi siyasi görüşümü paylaşırım. Fikirlerimi düşüncelerimi saklamayı doğru bulmuyorum yaptığım iş dışında bende bir insanım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SOSYAL MEDYADA YAPTIĞINIZ ÖZELLİKLE GÜNDEM VE SİYASET İLE İLGİLİ PAYLAŞIMLARINIZ SONRASINDA TAKİPÇİLERİNİZDEN NASIL DÖNÜŞLER ALDINIZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Öncelikle insanları memnun etmek ve aynı paydada buluşmak zor, çünkü yeri geliyor saçım giydiğim ceketin düğmeleri için bile eleştiriler alıyorum, ama seviyorum bu eleştiren ve takip eden kitleyi. Siyasi paylaşımım ve gündeme dair paylaşımlarımda bir kesimin hoşuna gitmeyebilir gitmiyor da… aksine bir kesimden de muhteşem bir destek görüyorum siyasi paylaşımlarda ve gündemde ayrılsak ta dediğim gibi ben sosyal medyamda her anımı paylaştığım için muhakkak bir yerde buluşuyoruz. O zamanda çok seviyorlar beni. Tüm iyi kötü yorumları saygıyla karşılıyorum ve kabul edip gündemime alıyorum. Ama son olarak bu konu &nbsp;şunu söylemek isterim. Devletimin milletimin karşına olan her topluluğun her olayın tam karşısında dururum. Milliyetçi biriyim vatanımı milletimi çok seviyorum. Ortadoğu’da sınırlarımızda ve ülkemizde terör örgütlerinin bizi geriye atmak ayrıştırmak için yaptığı girişimleri görüyoruz. Etrafımız bir ateş çemberiyken bu tür konulardan ayrışmak yerine birleşip birlik olmamız ve Buna odaklanmamız gerekir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>LİDER HABER TV İLE TANIŞMANIZ NASIL OLDU. BUNDAN SONRAKİ SÜREÇTE FARKLI PROGRAMLARDA DA SİZLERİ GÖREBİLECEKMİYİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aslında uzun süren bir görüşme sürecimiz oldu yeni yayın dönemi için görüşmeler sonucunda anlaşarak başlamış oldum. Tabi ki neden olmasın yeni sürprizler olabilir saat gün fark etmeksizin bize verilen bir görev olursa memnuniyetle yerine getiririz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BİRAZDA ÖZEL HAYATINIZDAN BAHSEDELİM İSTERSENİZ. ÇOK GÜZEL, BAŞARILI VE ALIMLI BİR KADINSINIZ HAYATINIZDA BİRİ VAR MI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Çok teşekkür ederim, Aslında bu soruya genelde cevap vermiyorum. Çünkü Özel hayatım ile ön plana çıkmak istemediğim için bu konuları biraz daha gizli ve minimal yaşama taraftarıyım. insan bazen ruhunun yükünü hafifleten yanındayken kendi olduğu ve bazen gözden göze anlaşabildiği birine ihtiyaç duyuyor. Çünkü günümüz şartlarında yoğun işlerle ilgilenen insanlarız ve bazen yaşadığımız arkadaşlıklarda dünya yükünden kurtulmak adına yola çıkıyoruz. Bazı insanlarla bu dünyada tanışmazsınız çünkü daha önce tanışıp yarım kalanı devam ettirirsiniz. Ruhunun diğer yarısını bulduğunda işler kendiliğinden düzelir. Geçmişte ve gelecekte kendi parçanı bulmak önemli ve bunu ilk gördüğünde hissedip yola çıkıyorsun. Bununla alakalı çok sevdiğim bir mini dizi var 11.22.63 bu diziyi de sizlerle paylaşmak istiyorum o zaman daha iyi anlaşılabilir olur hayata ve aşka bakış açım. Ve bazen sonu olmasa da yaşadığın her anın değerini anlamak için ruhunun diğer yarısını beklemek ve bulmak adına arayışta olmadan denk düşüyorsun. Sevmek sevilmek çok güzel bir şey, insanın kalbini ruhunu sonsuz çiçek bahçelerine çeviriyor. Bitse de dönüp baktığında güzel hatırlamak ve hatırlanmak çok önemli. Ben buna çok önem veriyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Öncelikle Sizlerle röportaj yapmak çok keyifliydi. Sizlerle de aramızda çok güzel bir bağ kurduk. Haber Caddesi okuyucularına ve beni seven sevmeyen herkese son olarak şunları söylemek isterim ki; Hayat göründüğü kadar uzun değil, her dakikası farkında olmasak da hayat yoğunluğunda ömrümüzden akıp gidiyor.&nbsp; Zamanı geri alamıyoruz ama geçmişe takılıp hayatımızdaki güzellikleri görmekten de vazgeçmeyelim. Öncelikle her güne sağlıklı olduğumuza şükrederek başlayalım bu çok önemli bir nimet bizler için. Hepimizin bu hayatta bir yaşam mücadelesi var güzelliklerle ömrümüzü geçirmeye bakalım. Kalbimizdeki kötü hisleri duyguları günümüze karıştırmayalım. Bir sevgi sözcüğü bir güzel bakış ruhumuza kalbimize iyi gelecektir. Güzel bakarsan güzel görürsün, sana güzel bakmayan kalbini ruhunu kirletmek isteyenlerde olacaktır, bu hayatta kendinden vazgeçmeden kimseye de kendini kanıtlamaya çalışmadan önüne bakmak önemli. Asıl önemli olan aynada kendini gördüğünde bu hayatta her işini başarını kendin gerçekleştirdiğindeki gönül rahatlığı çünkü kimse senin nelerle mücadele ettiğini bilemez.&nbsp; Hedeflerinden doğrularından vazgeçmeden, yarına çıkacağımızı bilmediğimiz şu hayattan her günümüzü en güzel özel yaşamaya çalışalım. Sevgiyle kalın.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 Nov 2024 17:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/11/arkamda-kocaman-bir-ekip-var-1730470899.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>90&#039;LARIN MÜZİĞİ TADI HER ZAMAN ÖZEL VE UNUTULMAZ OLACAK</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/90larin-muzigi-tadi-her-zaman-ozel-ve-unutulmaz-olacak-23621</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/90larin-muzigi-tadi-her-zaman-ozel-ve-unutulmaz-olacak-23621</guid>
                <description><![CDATA[Besteleri, dansı ve sahnesiyle dinleyenlerini mest ediyor adeta… Deyim yerindeyse onda yok yok… Türk pop müziğinin sempatik dansçı popçusu Faruk K’da yok yok… Bir yandan beste yapıyor diğer yandan da sayısı çığ gibi artan dans fun club üyeleri ile dansçı yetiştiriyor. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı modern dans bölümü mezunu olan Faruk K, sahne çalışmalarının yanı sıra yaklaşık 12 yıldır anaokullarında 3 ile 6 yaş gurubu çocuklara modern dans jimnastik ve bale eğitimi veriyor. Ünlü sanatçı çalışmalarıyla ilgili Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA FARUK BEY HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ ÖNCELİKLE 90 LARIN O MÜZİĞİNİN TADI NEDEN ÖZEL VE HİÇ UNUTULMUYOR SİZCE?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Merhabalar Alper Bey hoş bulduk Haber Caddesi'nde olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. 90'ların müziği 90'ların dansı her şeyin ilklerinin yaşanması her şeyin en doğal en organik şekilde duygularla birleşip şarkılara aktarılmasından ötürü müziğinin tadı&nbsp; özel ve unutulmaz olacaktır. O dönemde yaşanan aşklar, o dönemde paylaşılan anılar, o dönemde yaşanan heyecanlar ne yazık ki günümüzde hiçbir şarkıda hiçbir projede ya da hayatın içerisinde var olmadığını görüyoruz. Bu yüzden 90'ların müziği tadı her zaman özel ve unutulmaz olacak.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">FARUK K.’NIN MÜZİK HAYATININ EN BÜYÜK DÖNÜM NOKTASI NE OLMUŞTUR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Benim müzik hayatımdaki en büyük dönüm noktam bestelediğim ilk söz ve bestesi bana ait olan Pınar Aylin’in seslendirdiği Adam Olaydın şarkısıdır. Arkasından birkaçı adam müzik grubunun kurulmasıyla beraber daha profesyonel olmaya başladım söz ve beste çalışmalarımın dışında vokal yaptığım süreçte solo kariyerim için alt yapımını sağlamlaştırmaya başlamıştım. 2001 yılında Azar Azar ilk albümümle profesyonel hayatıma başlamış oldum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU ARADA MÜZİK DIŞINDA EĞİTMENLİKTE YAPTIĞINIZI BİLİYORUZ. NASIL BAŞLADINIZ VE DEVAM EDİYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben mimar Sinan üniversitesi devlet konservatuarı modern dans bölümü mezunuyum. 12 yıldır Anaokullarında 3 ile 6 yaş çocuklarıma modern dans jimnastik ve bale eğitimi veriyorum. Yaprak Anaokulu'nun sahibi Yaprak hanımına bir organizasyonda tanışmıştık. Onun teşvikiyle eğitmenlik yapmaya başladım. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">90'LI YILLARDAN BU YANA BAŞARILI PROJELERİNİZ İLE MÜZİKSEVERLERİN GÖNLÜNDE TAHT KURDUNUZ. ŞİMDİLERDE HIZ KESMEDEN DEVAM ETTİĞİNİZ PROJELERİNİZE BİR YENİSİNİ DAHA EKLEYEREK CAMOCAN İLE HAZIRLADIĞINIZ YENİ TEKLİNİZ “HAKLI VEDALAR”I MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTURDUNUZ. ÖNCELİKLE HAYIRLI OLSUN BU TEKLİNİZDE KİMLERLE ÇALIŞTINIZ. HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Camocan İzmirli çok yetenekli bir rapçi kardeşimiz. Bundan 2 yıl önce bana haklı vedaları gönderdiğinde şarkıyı dinlediğimde çok heyecanlandım. ‘Şarkıyı beraber yapabilir miyiz’ teklifinde hiç düşünmeden kabul ettim. Gençlere destek vermek onların yoluna açmak benim için en büyük tutkulardan bir tanesi. İstiyorum ki bu gençler müziği sanatı bilinçli eğitici öğretici kaliteli bir şekilde insanlara sunsun. Şarkı tamamen bana hazır geldi Ben aranjesiyle ilgili ufak detaylarda dokunuş&nbsp; yaptım. Klibini çeşme'de çektik tamamen modern dans üstüne kurgulanmış bir klip oldu Camocan’da rap bölümünü söyledi ve bence ortaya şahane bir iş çıktı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YENİ ŞARKINIZIN ÖZELLİKLE RAP BÖLÜMÜNDE KALEMİNE ÇOK GÜVENDİĞİNİZ CAMOCAN'LA BERABER İLERLEDİNİZ. PEKİ&nbsp; BİR ARAYA GELMEYE NASIL KARAR VERDİNİZ, BU PROJE NASIL DOĞDU NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bundan 2 yıl önce YouTube'da büyük yıldız olacak çocuk isimli bir çocuk programı yapıyordum. Bu programın montajını ve kurgusunu İzmirli bir arkadaşım yapıyordu. Camocan Bu arkadaşımın arkadaşı aslında bizi o bir araya getirdi. Rap sözlerini dinlediğimde şarkının gerçekten çok beğendim şarkının a’ sını&nbsp; b'sini nakarat sözlerini ben tamamladım. Rap bölümlerine uygun olarak böyle bir işbirliğimiz başladı ve devamı da gelecek sürpriz...</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU YENİ ÇALIŞMANIZLA BİRLİKTE MÜZİK TARZINIZIN BİRAZ DAHA DIŞINA ÇIKTIĞINIZI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ VE SİZ KENDİ MÜZİK TARZINIZI NASIL YORUMLUYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aslında ben her tarzda müzik yapmayı seviyorum kendime yakıştırdığım sürece tabii ki belli bir tarzım var daha eğlenceli daha enerjisi yüksek daha hicivsel sözleri olan ama duygusu melodileri farklı şarkılardan oluşuyor tarzım . Yapılmış bir şeylerin tekrarını yapmayı sevmiyorum Yeni bir şey daha denemeyi hem kendi adıma hem müzik dinleyicisi adına daha doğru buluyorum Bu yüzden farklı çalışmalara daha&nbsp; fazla ağırlık veriyorum.ki&nbsp; yeni dinleyeceğiniz şarkımda çok farklı.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YENİ JENERASYONDA TAKİP ETTİĞİNİZ VE BAŞARILI BULDUĞUNUZ İSİMLER VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yeni jenerasyonda çıkan herkesi dinliyorum emin olun ve kulağıma hoş gelen duruşunu sevdiğim yorumcuları takipte ediyorum .simgenin ve&nbsp; Hande Ünsal şarkıları yorumu çok hoşuma gidiyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SOSYAL MEDYA VE DİJİTALLEŞME İLE BİRLİKTE YOUTUBER’LERİN MÜZİK HAYATINA GİRMESİNİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Herkes müzik yapabilir, herkes şarkı söyleyebilir fakat herkes sanatçı olamaz. Sanatçılık başka bir süreçtir. Doğuştan kumaşınız olmadığı sürece o kumaşı kendimize bir kıyafet olarak kesip dikip yakıştırıp giyemezsiniz. Mutlaka bir altyapı mutlaka bir eğitim şart youtuberların yaptığı dönemsel bir geçiş bence. Buda bitecek önemli olan ne bıraktığınız ve nasıl bıraktığınız bu belirleyecek kalıp kalmayacaklarını.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TIKLAMALARLA BİR ANDA PATLAMA YAŞAYANLAR DAHA SONRA BİR ANDA ORTADAN KAYBOLUP NEDEN KALICI OLAMIYORLAR &nbsp;VE BU TIKLAMALAR SİZCE GÜVENİLİR Mİ NASIL DEĞERLENDİRİYOR SUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tabii ki tıklamalar güvenilir değil insanlar kısa yoldan zengin olmanın ve popüler olmanın yolunu bulmuşlar. Bu şekilde yapılmaz müzik sanat tabii ki kaybolmaya mahkumlar dediğim gibi eğitim altyapı kendini geliştirme araştırma çok önemli sanatın hangi dalında olursanız olun önemli olan verdiğiniz şeyin kalıcılığı insanlara bıraktığı iz bunları yapamadıktan sonra milyarlar tıklanın neye yarar. Tık satın alarak insanları düdüklediler halbuki kendilerini düdüklemişlerdi...Buradaki düdük çok ses çıkarttırdılar anlamındadır.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">FARUK K. DEYİNCE AKLIMIZA HEP HAREKETLİ ENERJİK SARKILAR GELİYOR . PEKİ NEDEN SLOW SARKILARI DAHA AZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aslında slow şarkılarını ön plana çıkartamadım. İnsanlar benden hep enerji k şarkılar danslar beklediler. Bu biraz da prodüktörlerin ve menajerlerin yanlış yönlendirmesiydi benim şimdi geri dönüp baktığımda keşke şu şarkıma klip çekseydim keşke şu şarkımı da kliplendirseydin dediğim çok değerli slow şarkılarım var bundan sonraki süreçte slow şarkılara daha da ağırlık vereceğimden eminim. Mesela&nbsp; ‘’Gönlümsün’’ şarkısı çok büyük bir hit slow şarkımdı. Fakat kliplenemediği için ne yazık ki insanlara ulaşamadım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben çok teşekkür ediyorum Alper Bey çok keyif aldığım sorular gerçekten içi dolu bir ifade edebilecek sorularda haber caddesi okuyucularına sevgilerimi gönderiyorum Sevgi dünyayı kurtaracak en kısa zamanda sevgi dolu bir konserde göz göze el ele şarkılar söylemek dileğiyle Teşekkürler.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 26 Oct 2024 11:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/10/90larin-muzigi-tadi-her-zaman-ozel-ve-unutulmaz-olacak-1729932853.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>DÜNYA ÇAPINDA TANINAN SANATÇI OLURDUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/dunya-capinda-taninan-sanatci-olurdum-23583</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/dunya-capinda-taninan-sanatci-olurdum-23583</guid>
                <description><![CDATA[Türk pop müziğinin efsane ismi Zerrin Özer, piyasaya sürdüğü  tüm şarkılarıya büyük çıkış yakaladı… Her şarkısı milyonlar tarafından dinlendi, şarkılar sürekli müzik listelerinin zirvesine yerleşti.80’li yıllarda yurt dışından ciddi teklifler aldığını dünyaya açılmasına annesinin müsaade etmediğini söyleyen Zerrin Özer,' Eğer o projeleri kabul etseydim. Dünya çapında tanınan bir sanatçı olurdum. Bunun üzüntüsünü hep içimde yaşadım’diyor. Müzik dünyasının ünlü ismi Zerrin Özer, arkadaşımız Alper Ergez’e dobra dobra konuştu. Haydi buyurun sohbete…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#e74c3c">&nbsp;MERHABA ZERRİN HANIM HABER CADDESİ’NE HOŞ GELDİNİZ.&nbsp; ÖNCELİKLE ÇOK GÜÇLÜ VE ÖZEL BİR SESİNİZ, YORUMUNUZ VAR. MÜZİK SEKTÖRÜNDEKİ KARİYERİNDE ZERRİN ÖZER İSTEDİĞİM NOKTAYA GELEBİLDİM DİYEBİLİYOR MU?&nbsp; </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><em><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu güzel bir soru…&nbsp; Şöyle ki&nbsp; 1980’den sonra&nbsp; 80 ve 85 arası yurt dışından çok ciddi ve çok kıymetli teklifler aldım. Fakat annemin müsaade etmemesi ve benimle birlikte gelmek istememesi üzerine ben yurt dışına yani dünyaya açılamadım. Çünkü ciddi bir iş teklifiydi. Albümüm hazır olacaktı. Orada prodüktörler hazırdı. Şarkıları toplayacaklardı orada bir mekânda şarkı söylemiştim. Bir caz söyledim, bir de türkü söylemiştim ve orada bulunan herkes ayağa kalktı. O müessesenin sahibi yanıma geldi. Bayağı uzun zaman konuştuk ve orada bir hayli kalmıştım. Kalacaktım da sonradan toplantılar yaptık ve ben Türkiye’ye döndüğümde bugüne kadar benimle ilgili bütün çalışmalarımı ve hakkında çıkan tüm basın haberlerini oraya götürecektim.&nbsp; Fakat annemin müsaade etmemesinden ötürü ben gidemedim.&nbsp; Aynı şey Paris'te de geçerli Eyfel kulesi'nde program olacaktı.Yine gidememiştim. Yani dünya bir kere beni tanıyacaktı her şeyden önce fakat asla bunun üzüntüsünü kendi içimde yaşamamaya çalıştım.</span></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#d35400">&nbsp;“BASİT NUMARALAR” ŞARKISI İLE YENİDEN İVME KAZANDIRDIĞINIZ MÜZİK YOLCULUĞUNUZA&nbsp; HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYORSUNUZ. ŞİMDİLERDE YENİ SLOW ŞARKINIZ OLAN “AFFET” İLE MÜZİK SEVENLERLE BULUŞTUNUZ. ÖNCELİKLE HAYIRLI OLSUN. BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Grand müzik etiketiyle çıkan şarkımız piyano ve çello ritimleriyle harmanlanarak yeni nesil pop soundlu bir şekilde müzikseverlerle buluştu. Söz beste ve aranjeyi, Mustafa Arapoğlu &nbsp;üstlenirken, klip yönetmenliğimizi Erkan Nas yaptı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">YENİ ŞARKINIZ AFFET’İN HİKAYESİNDEN BİRAZ BAHSETMENİZİ İSTESEK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Afet&nbsp; şarkısı&nbsp; herkesin hayatında yaşadığı ayrılıklara iz bırakacak bir şarkı diye hissediyorum. Ama pişman olan, ayrılan, üzülen insanların yaşayacağı duygular diye düşünüyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#9b59b6">AİLEVİ PROBLEMLER VE BEYİN OLARAK RAHAT DEĞİLDİM</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">MÜZİK TARZINIZI KENDİ İSTEĞİNİZLE Mİ YOKSA AİLENİZİN İSTEĞİ YÖNÜNDE Mİ OLUŞTURDUNUZ. ZERRİN ÖZER’İN KENDİ MÜZİK TARZI HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTER?</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><em><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çok fazla mesleğimle ilgilendiğimi pek söyleyemeyeceğim. Çünkü Ailevi problemler ve beyin olarak rahat değildim. Bir kere özgür değildim. Her şeyden önce sadece insan duygularında özgür olabiliyor ama maalesef o zaman ki yaşamla şimdiki yaşam çok farklı yani. Kendi başına bir birey olarak arzu ettiklerinin istediklerini gerçekleştiremiyorsun. Çünkü her zaman bir denetime takılıyor. Denetim de sizin anneniz ve dolayısıyla Çok zor şekillendi. Karakterimi şöyle söyleyeyim, benliğim çok zor şekillendi. Çünkü istemediğim şarkıları yaptım annemin. Anneciğimin bu hegomanyasında istemediğim şarkıları yaptım ve sadece mesela pop müziği okuyacaktım, ama Türkiye'de bu olmayacağını anladım. Arabesk müziğe karşı korkunç bir beğeni olduğunu ve benim de bunu okumam gerektiği söylendi ve ben de ses çıkarmadım. Ve ‘Evet’ dedim kabul ettim. Bu aslında düşünürseniz Zerrin Özer kişiliğine ve karakterine çakışmayacak bir boyun eğmedir. Çünkü ben aslında asi ve hırçın bir insanın ruh olarak kabul ettim aslında. Fakat tabii annenizin vermiş olduğu hegemonya ve bastırılmış ruh olarak tabii bende bu yolda devam ettim.</span></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#9b59b6">MÜZİK ÜRETİMİ KOLAYLAŞTI</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">&nbsp;90’LARDAN BU YANA MÜZİKTEKİ DEĞİŞİMİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dijital araçlarla birlikte müzik endüstrisi çok şeyler kazandı aslında. Çünkü bireyselleşti yani her şeyden önce. Müzik üretimi kolaylaştı. Eskiden çok müzisyen vardı. Bir şarkıyı çalmak çok fazla enstrüman çalan müzisyenler vardı. Ama şimdi baktığınız zaman sadece bir tek kişi ve sadece bunu bilgisayardan elde edebiliyorsunuz.&nbsp; Ve dolayısıyla &nbsp;yüzlerce farklı enstrüman kaydının tonları var. Bu yüzden her şeye ulaşım daha kolaylaşmış durumda.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">PEKİ SİZCE MÜZİKTE ESKİYE YANİ 90’LI YILLARA BİR ÖZLEM VAR MI? </span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet, 90 yıllarda henüz daha dijital çağa geçmeden önce yapılan müziğin&nbsp; o zamanlar altın yılını yaşadığına inanıyorum. Çünkü o zaman çok sayıda yeni isim çıkmıştı. Yeni prodüktörler çıkmıştı ve o zaman çok güzel şarkılar üretiliyordu ve belli başlı bir sound&nbsp; vokal disiplini vardı diyelim. Şimdi ise doksanlı şarkılar yok ve Kadıköy'den,&nbsp; Beyoğlu'na kadar bir özlem var doksanlı yıllara. Müzik yapılan yerler var. Mesela, şimdi zorlu Center veya Babylon gibi yerlerde de yine doksanlı yılların şarkıları söyleniyor. &nbsp;Büyük bir özlem var diyebiliriz.&nbsp; .</span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#ffffff"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">&nbsp;ŞİMDİKİ DÖNEMDE MÜZİK ÜRETİMİ SİZCE DAHA MI KOLAYLAŞTI? AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI VAR MI?</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><em><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Üretimini kolaylaşmasıyla müzik tek başına bir üretim haline geldi. Çoğu müzikal enstrümanların fizikselliğine olan ihtiyaç da kalmadı. Ortadan onlar kalktı. Çünkü bir dijital alet yüzlerce enstrümanın kaydının yapılmasına olanak tanıyor. Bu gibi süreçler müzikal üretimi hiç olmadığı kadar tamamıyla bireyselleştirdiler. Yani müziğe erişim lokal bir seviyeden global bir seviyeye geçti. Şimdi ise her şey dijital. Onun için her şeye ulaşım çok daha kolay ve bu nedenle amatör müzisyenlerde çoğaldı.</span></em></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#ffffff"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#2980b9">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:16px"><span style="color:#ffffff"><strong><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#2980b9">&nbsp;</span></span></strong></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Oct 2024 11:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/10/dunya-capinda-taninan-sanatci-olurdum-1729499963.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İÇERİK ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/icerik-uretmeye-devam-edecegiz-23445</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/icerik-uretmeye-devam-edecegiz-23445</guid>
                <description><![CDATA[Bugüne kadar yapmış olduğu bir birinden başarılı projeleriyle sıkça isminden söz ettiren Türkiye’nin yeni dijital platformu Exxen’in Genel Müdürü Ümmü Burhan, yeni yayın döneminde Exxen’de bir birinden güzel programların yer alacağını söyledi. Bu sezon da çok izlenen ve beğenilen yapımların devam edeceğini dile getiren Ümmü Burhan, Alper Ergez’in sorularını yanıtladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA ÜMMÜ HANIM HABER CADDESİ’NE HOŞ GELDİNİZ. HEM YÖNETMEN HEM YAPIMCI HEM DE DİJİTAL KANAL YÖNETİCİSİ OLARAK TV İZLEYİCİSİNİN DEĞİŞTİĞİNİ VE BÜYÜK BİR KISMININ DİJİTALE KAYDIĞINI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?&nbsp; BU DURUMUN SİZCE AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI VAR MI? NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Merhaba hoşbuldum. Elbette hızla dijitalleşen ve her alanda yoğun bir tüketim trendinin yaşandığı bir dünyada, TV seyircisinin beğeni ve tercihleri de bu değişimden payını aldı. Teknolojik gelişmeler ve dijitalleşmenin sonucu ortaya çıkan farklı seçenekler seyircinin hem içerik hem de yayın mecralarındaki tercihlerinde olumlu değişikliklere sebep oldu. İstediği içeriği istediği zaman diliminde izleme alışkanlığı günümüz seyircisine çok büyük kolaylıklar sağlıyor. Halen bu seçenekler arasında önemli bir yer tutan TV’lerin ise güç kaybettiğini söylemek doğru olmaz. Dijital içeriklerin ve TV içeriklerinin, izleyicinin beklenti düzeylerine uygun olarak birbirini beslediğini ve çok daha kaliteli yapımlar sunarak birbirlerini tamamladıklarını düşünüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BİR DÖNEM BİRÇOK İZLEYİCİYİ VE ÖZELLİKLE DE GENÇLERİ TELEVİZYON EKRANINA BAĞLAYAN BİR DİZİ: “HATIRLA SEVGİLİ”. TÜRKİYE’NİN PEK DE ANLATILMAYAN ’60 SONRASI DÖNEMİNİ KONU ALAN DİZİDE YÖNETMEN KİMLİĞİNİZLE YER ALDINIZ. PEKİ ŞİMDİLERDE EXXEN’DE YER ALAN YAPIMLARDA OYUNCU VE CAST SEÇİMİNE MÜDAHALE ETTİĞİNİZ OLUYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Exxen içeriklerinin seçiminden yayınlanmasına kadar devam eden tüm süreçlerde yapım tarafıyla birlikte, projenin tüm bileşenleri olarak ortak kararlar doğrultusunda beraber hareket etmeyi tercih ediyoruz. Bizim iş birlikteliğimiz tüm partnerlerimizle uyum ve çözüm ortaklığı içeren bir yol arkadaşlığı. Seyircimize daima en iyi ve en kaliteli içerikleri sunmak için birlikte ilerlemenin doğru olduğu yaklaşımıyla hareket ediyoruz. Bunun olumlu sonuçlarını da yayın hayatımıza başladığımız günden bu yana izleyiciden aldığımız geribildirimlerde görebiliyoruz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">EXXEN BEKLENİLENİ SAĞLADI MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Exxen, en başından net bir strateji ve buna uygun hedeflerle yola çıktı. Bir Türk dijital platform markası olarak kendi standartlarımızı sektörün dinamiklerini doğru değerlendirerek hayata geçirdik. Dolayısıyla Exxen yerli platformların daha avantajlı konuma getirilmesi için bu sürede oldukça iyi adımlar attı. Bu kapsamda; özellikle gençlerin sevdiği ve talep ettiği yerli içerikleri, ana akımda seyircinin bulamadığı türleri üreterek farklı bir kulvar oluşturduk. Buna karşılık bulmaktan ve hedeflediğimiz ilginin artarak devam etmesinden oldukça memnunuz. Şimdiye kadar ulaştığımız abone sayısı ve izlenme oranları da hedeflerimize uygun ivmeyle devam ediyor. Tesadüflere değil doğru ve stratejik planlamalara bağlı kalarak seyircimizin beklentilerine cevap verebilen içerikler üretmeye devam edeceğiz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">EXXEN İLE İLGİLİ GERİ DÖNÜŞLER NE YÖNDE İZLEYİCİLER EXXEN’DE DAHA ÇOK HANGİ TÜR YAPIMLARI GÖRMEK İSTİYOR? TALEP EDİLEN İÇERİKLER ANLAMINDA TV’DEN NASIL AYRIŞIYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her şeyden önce izleyicimize karşı sorumluluklarımızın çok farkındayız ve onların tüm beklentilerini dikkatle değerlendiriyoruz. Seyircilerimizle yayın hayatımıza başladığımız günden bu yana etkileşim halindeyiz. Exxen’in dijital platformlardan beklenen çeşitlilik ve zenginliği doğru projelerle hayata geçirmesinde bu etkileşiminin büyük payı var. Uyguladığımız cesur fiyat politikası da (reklamlı-reklamsız abonelik) ürettiğimiz içeriklerin daha geniş bir kitle ile buluşmasını sağladı. Şu an daha çok eğlence ve spor içerikleriyle ön planda olan Exxen’in tercih edilmesinde, yarışma programları talk showlar, komedi dizileri, ilginç belgesel projeleri ve tabii ki çok önemli lig maçlarının yayınlanması çok etkili oldu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">EĞLENCE, TALK SHOW,DİZİ VE DAHA BİRÇOK FORMATI İÇİNDE BARINDIRAN EXXEN’DE YENİ SEZONDA NELER İZLEYECEĞİZ. YENİ YAPIMLARINIZDAN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu sezon da çok izlenen ve beğenilen yapımlarımız devam edecek. Hasan Can Kaya’nın son dönemin en çok konuşulan programı “Konuşanlar “ Tolga Çevik ‘in senelerdir başarıyla sürdürdüğü performansı ile “Tolgshow Çılgın Sezon” Feyyaz Yiğit, Kıvanç Kılıç ve Ahmet Kürşat Öçalan’ın merakla beklediğimiz “Gibi” dizisinin yeni sezon yeni bölümleri yeni dönemde Exxen’de yer alacak. Seyircimizle buluşacak yeni projelerimiz de oldukça heyecan verici. MGX Film yapımcılığında Giray Altınok’un yazıp aynı zamanda yönetmenliğini yaptığı komedi dizisi “Karşılaşmalar”da her bölümde farklı karşılaşma hikayelerini izleyeceğiz. Dizide SinemKobal, Uraz Kaygılaroğlu, Şükrü Özyıldız, Sarp Apak, Bora Akkaş, Giray Altınok, Cem Genimoğlu, Erdem Yener Begüm Öner Zerrin Sümer gibi birbirinden değerli oyuncular yer alıyor Yine yeni yapımlardan “Anonim” ise dünya tarihindeki bilinen garip olaylar günümüze taşınarak devam etseydi neler olurdu sorusuna yanıt arayan bir komedi dizisi. 25 Film’in hazırladığı Olgu Baran’ın yönetmenliğini yaptığı dizide Ali Atay, Serkan Keskin, Mehmet Özgür gibi çok kıymetli oyuncular yer alıyor. Farklı format yapısıyla da dikkat çeken Anonim yeni sezonun en iddialı işlerinden biri diyebiliriz. “Tertemiz” Yapımını MGX Filmin yaptığı başrollerinde Onu Buldu ve Derya Karataş’ın yer aldığı ve Ömer Faruk Sorak’ın yönettiği bir komedi dizisi olacak. Kanlı cinayetler, trajik intiharlar gibi karanlık olayların ardından olay yeri temizlik işleri yapan bir firmada çalışan Faysal ve Gülbahar’ın absürt, komik, bazen de yürek burkan durumlarını anlatan ve yine çok ilgi çekecek bir yapım. Ayrıca “Kara Kenan” Nalet Bebe” olarak tanıdığımız Ömer Başdoğan’dan şaşırtıcı bir komedi dizisi de Exxen izleyicisi ile yeni sezonda buluşacak. Pastel filmin yapımcılığını üstlendiği dizinin yönetmenliğini Onur Uzun üstleniyor. Yepyeni dizi ve programların yanısıra sporda da dünyanın en iyi liglerinden karşılaşmaları seyircimizle buluşturmaya devam edeceğiz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TV EKRANLARINDA TALK SHOW, MÜZİK EĞLENCE VE FORMAT PROGRAMLARININ PRİME TİME’DA YER ALMAMASI, SADECE DİZİ ÜRETMEYE DÖNÜK BİR TELEVİZYONCULUĞU GETİRMİYOR MU? BU DURUM İZLEYİCİLERİ BİR YERDEN SONRA SİZCE SIKMIYOR MU? EXXEN’DE HER HAN HER SAAT SADECE DİZİ DEĞİL FARKLI FORMAT VE PROGRAMLARDA İZLEMEYE DEVAM EDECEK MİYİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TV ekranlarında&nbsp;da dizi içerikleri dışında&nbsp;birçok format yayınlanıyor. Yarışma, müzik eğlence programları, dünyaca ünlü formatların yerli versiyonları seyircinin beğenisine sunuluyor. Ancak bazı programlar reyting sistemi içinde uzun yayın süreçlerini bulan dizilere karşı istenen sonucu alamayabiliyor. Exxen’in yayın politikası ise önceki sorunuzda belirttiğim gibi, izleyicimizle etkileşim halinde, beklentilerini doğru değerlendirerek ve stratejik hedeflerimize uygun biçimde gelişerek devam edecek.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DİJİTAL İÇERİK TÜKETİMİNİN BU DENLİ ARTTIĞI BİR DÖNEMDE DİJİTAL PLATFORMLAR ARASINDA DA BİR YARIŞ DEVAM EDİYOR. BU REKABET İÇİNDE EXXEN’İ NASIL KONUMLANDIRIYORSUNUZ? HANGİ YÖNLERİYLE DİĞER PLATFORMLARDAN AYRIŞIYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dijital platformların içerik üretimindeki rekabeti, izleyiciye daima en iyisini ve en kalitelisini sunmak üzerinedir. Dolayısıyla bizim önceliğimiz de bunu gerçekleştirmek için gerekli tüm çabayı göstermek ve pazarın büyümesi için birlikte hareket edip bu alanda ortak çalışmaların yürütülmesini sağlamak. Bu bağlamda dijital içerik üretiminde öncelikle yerli içeriklere ağırlık veren yapımızla dijital pazarda yerli, özgün ve kaliteli içeriklerle etkin bir marka olmayı hedefliyoruz. Diğer streaming platformlarla ilişkilerimizde ise rekabetten çok, sektörün gelişimi ve uluslararası arenada Türk içeriklerinin rekabet gücünün artması adına işbirliği zeminleri yaratmaya önem veriyoruz. Acun Medya’nın yayıncılık ve yapımcılıktaki tecrübesinin de seyirci reflekslerine göre hızlı aksiyon almamızda bize önemli bir avantaj sağladığını da belirtmek gerekir.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">EXXEN’İ BİR TÜRK MARKASI OLARAK DÜNYADA BİLİNİR BİR PLATFORM HÂLİNE GETİRMEK İÇİN NASIL BİR STRATEJİYLE ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bir Türk dijital platformu olarak; uluslararası yayın ağımız ve Türk dizilerinin dünyada oluşturduğu pazarda varlık gösterebilecek kalitedeki içeriklerimiz sayesinde sektörün önemli küresel aktörlerinden birisi olmak hedeflerimiz arasında tabii ki. Bunun için de dünyadaki gelişmeleri ve trendleri yakından takip ederek, stratejik bir planlamayla iş süreçlerimizi yürütüyoruz. Yayın politikamızı; izleyicinin gönül bağı kurduğu kaliteli ve orijinal içeriklere öncelik vermek üzerine kurduk. Devamında, insanların buluştuğu ortak ilgi alanı ve birleştirici bir unsur olan spor içeriklerine yer verdik. Exxen’in öncelikli hedeflerinden biri de dünyada bilinirliği yüksek bir dijital platform olarak bulunduğu ülkelerde de oraya ait orijinal içerikler üretmek. Fakat bu pazarlar içerisinde stratejik olarak Azerbaycan ve Orta Asya ülkeleri, Kuzey Amerika, Ortadoğu ve Türk nüfusunun yüksek olduğu Avrupa ülkelerini önceliklendiriyoruz. İlgili coğrafyalardaki penetrasyonumuzu sağlayabilmek adına telecom operatörleri content aggretorlar ve ödeme kuruluşlarıyla da partnerlik süreçleri yürütüyoruz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TV YAYINCILIĞI HÂLÂ ÇOK GÜÇLÜ ANCAK DİJİTAL YAYINLAR KARŞISINDA HER GEÇEN GÜN GİDEREK GÜÇ KAYBEDİYOR. BUNU NEYE BAĞLIYORSUNUZ? YOKSA TV YAYINCILIĞI ARTIK YAVAŞ YAVAŞ YERİNİ TAMAMIYLA DİJİTAL YAYINCILIĞA MI BIRAKACAK?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Uzun bir süre daha TV yayıncılığının yerini tamamen dijital yayıncılığına bırakacağını düşünmüyorum TV yayıncılığında da yeni ve değişik strateji ve içerik üretimleri mutlaka devam edecektir. Özellikle pandemi döneminde dijital yayıncılığın daha öne çıktığı doğru ama bu TV yayıncılığının biteceği gibi bir sonuç doğurmuyor. Dijitalin hızı, içerik çeşitliliği, istediğin yerde istediğin zamanda istediğin kadar izleme lüksü elbette izleyici tercihini etkiliyor tabi ki. Ama TV yayıncılığının da dijital karşısındaki içerik politikalarını, tüketici beklentilerini göz önüne alarak, farklı içerik çeşitliliği ve değişik pazarlama stratejileriyle yerini koruyacağını düşünüyorum. Değişen tüketici alışkanlıkları ve bundan doğan beklentilere bakıldığında, TV yayıncılığında da yeni ve farklı modeller ortaya çıkacaktır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben teşekkür ederim. Tüm okuyuculara sevgiler, bizi izlemeye devam edin.</span></span></p>

<p><strong>Röportaj: Alper ERGEZ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 28 Sep 2024 17:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/09/icerik-uretmeye-devam-edecegiz-1727535668.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>EN ZOR ANIMDA YİNE KENDİMDEN GÜÇ ALIRIM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/en-zor-animda-yine-kendimden-guc-alirim-23410</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/en-zor-animda-yine-kendimden-guc-alirim-23410</guid>
                <description><![CDATA[Başarılı çalışmaları, mütevazi kişiliği ve muhteşem güzelliğiyle gönüllerde taht kurdu Tuğba Özay… Mankenlik, oyunculuk, siyaset ve şarkıcılığıyla hep kendinden söz ettirdi. Her el attığı işte en kısa sürede başarıyı yakaladı. Tuğba Özay,en büyük hedefinin milletvekili olup TBBM çatısı altında doğayı , ,çocukların , kadınların, hayvanların ve doğanın sesi  olmak olduğunu söylüyor.Özay, arkadaşımız Alper Ergez’e dobra dobra konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA TUĞBA HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ ÇOK GÜÇLÜ BİR KARAKTERSİNİZ. PEKİ EN ZOR ANINDA TUĞBA ÖZAY NELERDEN GÜÇ ALIR </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">En zor anımda yine kendimden güç alırım. Çokça acıyı deneyimlemiş bir insan olarak kendi içime dönerim . İçimdeki Tanrıya sığınırım. Çokça dua eder ,çokça konuşur ve güçlü olmayı dilerim . Aslında her bireyin içinde muazzam bir güç ve ışık vardır. Sadece o ışığa ulaşmayı bilmediğinden insanoğlu zayıf düşüyor. Bir de tabii ki vazgeçemediğim doğa. Doğa bana çok güç verir. Doğa zaten tanrının kendisidir.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">HİÇ ESTETİK YAPTIRMADIM</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BİLİYOR MUSUNUZ HİÇ DEĞİŞMEDİNİZ YILLAR ÖNCEKİ GÖRDÜĞÜM TUĞBA ÖZAY NASILSA ŞUANKİ TUĞBA ÖZAY DA AYNI SPOR YAPIYOR MUSUNUZ VE HİÇ ESTETİĞİNİZ VAR MI. BU KADAR GÜZEL VE BAKIMLI OLMANIZIN SIRRI NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Spor yapıyorum ve hayatım boyu hiç estetik yaptırmadım. En basit dolgu , botoks işlemim dahi yok . Tamamen natürelim. En çok da babacığımın genlerine borçluyum . Annem de çok güzel ama ben çokça babacıyım ve babacığıma çok benziyorum. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİLERDE BABANIZ İÇİN YAZDIĞINIZ ‘’ARAF’’ İSİMLİ ŞARKINIZLA MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTUNUZ. ÖNCELİKLE BENDE DİNLEDİM ŞARKIYI GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL OLMUŞ. AĞZINIZA SAĞLIK PEKİ NASIL KARAR VERDİNİZ BÖYLE BİR ŞARKI YAZMAYA VE DAHA YAZDIĞINIZ BAŞKA ŞARKILARINIZDA VAR MI OLACAK MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Zaten tüm şarkılarımı kendim yazıyorum müziğe başladığım ilk günden beri . Hatta çıkış noktam da o ; kendi eserlerimle sevenlerimin karşısına çıkmak. &nbsp;Araf babacığıma olan duygularımı anlattığım bir şarkım. Babacığımın ardında &nbsp;çok arafta yaşadığım duygulardan yola çıkarak yazdım . Yeni iki şarkım daha yolda. Bir tanesi babacığım , büyük ustam İlhan Özay’ın anneme yazdığı ilk şiiri ‘Sen’ . Sevgili İlkay ona da şahane bir beste yaptı. Diğeri ise benim yazdığım ‘Kafes ‘ Onlar da yakında çıkarmayı planladığım şarkılar. ‘ Sen’ adlı şarkıyı erkek bir sanatçı okusun istiyorum . Ferhat Göçer olabilir örneğin. Kafes’in sözü ve müziğin bir kısmı bana bir kısmı yine İlkay Toktaş’a ait.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">2008'DE PROFESYONEL OLARAK MÜZİĞE BAŞLADIM</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YENİ ŞARKINIZ ‘’ARAF’’TA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ. BİRAZ HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müzikle ilgili profesyonel çalışmalarıma ilk başladığım sene 2008. O yıllarda çalıştığım , ilk albümüm Armoni’yi yaptığım arkadaşlarımla çalıştım Araf’ta . Çok başarılı bir ses, yorumcu ve besteci İlkay Toktaş şarkımın bestesini yaptı ve harika oldu. İlkay’la iki güçlü ve duygusal kadının gücünü gösterdik bir anlamda bu şarkıda. Aranjesi ise Saffet Ulcay ve Oğuz Mühürdar’a ait. Klip yönetmeni Erkan Nas. Ama klibin tüm içeriği bana aittir. Yıllardır böyledir keza. Kliplerindeki kostümlere , klibin hikayesine kadar ben tasarlarım. Ayrıca Nova Arsa’ya klibime verdikleri destek için çok teşekkür ederim. Araf Seyhan Müzik etiketiyle çıktı ve ilk hafta tamamen organik rakamla 100.000’i geçmişti. Şu anda da çok güzel bir şekilde ilerliyor. Destekleyen herkese sonsuz teşekkürlerimle.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU ARADA BUGÜNE KADAR BİR ÇOK TV PROGRAMINDA VE DİZİLERDE DE SİZİ İZLEDİK. PEKİ YENİ DÖNEMDE YENİ PROJELER VAR MI SİZLERİ TEKRAR EKRANLARDA DA GÖREBİLECEK MİYİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şu an için net bir şey yok TV ile ilgili ama yapmak istediğim çok güzel projeler var. Gerek oyunculuğum, &nbsp;gerek sunuculuğumla ben bir ekran yüzüyüm . Ekran ışığı yüksek , diksiyonu güzel ve 30 yıldır ekranda olan bir insan olarak benim yerim televizyon. Fakat bakıyorsun şu anda hep aynı yüzler hep aynı sözlerin olduğu bir TV ekranı var maalesef.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#e74c3c">KEŞ KELERİMDEN ZİYADE İYİ KİLERİM ÇOKTUR</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞÖYLE BİR GEÇMİŞE DOĞRU GİTTİĞİNİZDE KEŞKELERİNİZ VE İYİ KİLERİNİZ NELER OLABİLİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Keş kelerimden ziyade iyi kilerim çoktur.&nbsp; Ama şurası kesin ki şimdiki aklım olsaydı yurt dışında kariyer planlaması ile ilgili çokça fırsat geçti elime kariyerimi uluslararası platforma taşırdım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İÇİNDE BULUNDUĞUNUZ SANAT CAMİASINDAN KÜS OLDUĞUNUZ KAVGALI OLDUĞUNUZ, KIRILDIĞINIZ İSİMLER VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hayır yok. Ben her şeyden önce kendiyle barışık bir insanım</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SOSYAL MEDYA İLE ARANIZ NASIL AKTİF KULLANIR MISINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Özellikle instagramda çok aktifim. Twitter’ı Gezi sürecinden sonra hiç kullanmıyorum. Facebook’ta da paylaşımlar yapıyorum ama en aktif olduğum alan İnstagram. Tiktok mecrasını sevmiyorum kullanmıyorum .</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DAHA ÖNCEKİ BİR RÖPORTAJINIZDA‘’İLERLEYEN DÖNEMLERDE KESİNLİKLE SİYASETİN İÇERİSİNDE OLMALIYIM’’ DEMİŞTİNİZ. DÜŞÜNÜYORMUSUNUZ GERÇEKTEN SİYASET?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Elbette düşünüyorum. Amacım önümüzdeki dönemde milletvekili olmak.&nbsp; Ben gibi insanlar olmalı o mecliste. Düşünen , konuşan , eyleme dökebilen , korkusuz , cesur , vatansever , bilgiden , üretimden , halktan yana durabilen . Doğayı , hayvanları koruyabilen, Çocukların , kadınların, hayvanların ve doğanın sesi olabilecek aydınlık kadınlar gerekir o meclise .</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben de size çok teşekkür ederim. Yayın hayatınızda başarılar dilerim. Yaşamanın giderek zorlaştığı bir ülkede hepinize akıl sağlığınızı korumanızı , içinizde daima sevgiyi , merhameti barındırmanızı , her kötülüğe sesinizi yükseltmenizi , birlikten dirlik olacağını unutmamanızı diliyorum. Kalın sağlıcakla.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><strong><span style="background-color:#e74c3c">Röportaj: Alper ERGEZ</span></strong></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 21 Sep 2024 12:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/09/en-zor-animda-yine-kendimden-guc-alirim-1726911509.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MONİCA BELLUCCİ’YE BENZETİLMEK BANA YAKIŞTI</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/monica-bellucciye-benzetilmek-bana-yakisti-23393</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/monica-bellucciye-benzetilmek-bana-yakisti-23393</guid>
                <description><![CDATA[Sevdik Sevdalandık, Gidesim gelmiyor, İki Gözüm, Gölge Çiçeği gibi bir birinden güzel şarkılarıyla 90’lı yıllara damga vurdu. Muhteşem güzelliğiyle yıllara meydan dokuyor adeta.. Çocuk yaşlarda başladı müzik sevdası Reyhan Karaca’nın… Müzik onun  hayattaki en büyük aşkı. Öyle ki biran olsun kopmadı sahnelerden… Bir süre önce yeni imajı ve yine müzik dünyasına bomba gibi düşen şarkısıyla hedefi 12’den vurdu. Reyhan Karaca, arkadaşımız Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ÇOK FARKLI BİR SES TONUNUZ VAR BU YETENEĞİNİZİ NASIL FARK ETTİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben şarkıcı olmaya 8 yaşında kazandığım çocuk korosu ve 11 yaşında sınavlarını kazandığım devlet konservatuarına başladığım yıllarda zaten karar vermiştim…</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;MÜZİK SİZİN İÇİN NASIL BAŞLADI?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çocuk yaşta başladı hatırlayamıyorum bile.(Gülmeye başlıyor…)</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;ŞARKILARINIZLA 90LARA DAMGA VURDUNUZ.&nbsp; O YILLARDAN GÜNÜMÜZE GELDİĞİMİZDE ŞİMDİKİ ŞARKILARI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?&nbsp; </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çok çeşitlilik var dinleyen için. İşin kalitesi zaman zaman tartışmaya açık olsa da, kuşak farkı çoğunlukla pop arabesk rap dediğimiz yepyeni bir kulvarı da açtığı net…Bu kuşak farkı ne kadar açılırsa açılsın ,yeni nesil de 90’lar müziğini dinlemeye devam ediyor konserlerden dolayı gördüğüm bu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;SİZCE GELİŞEN TEKNOLOJİ MÜZİK DÜNYASINI GELİŞTİRDİ Mİ YOKSA ESKİ ŞARKILARDAKİ O DUYGULARI YOK MU ETTİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hızlı tüketim, sadece müzik sektörünü değil, buna bağlı tüm sektörlerin sendelemesine sebep oldu. Dijital medya hem hızlı iletişime uygunluk sağlarken, bundan ekmek yiyen yan dalları da ezip geçti…Bu sebeple iyi veya kotu oldu diye bir karar veremiyorum. Şarkıları daha hızlı bir şekilde dinleyiciyle buluştururken, aynı zamanda kimin gerçekten şarkıcı olup olmadığı anlayamaz hale gerildiğimiz, yeni IA sistemiyle, herkesin bülbül gibi şakıdığı bir döneme de girmiş olduk…</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;ŞİMDİLERDE SÖZ VE MÜZİĞİ MUSTAFA ARAPOĞLU İMZALI ‘SEN YAKTIN’ İSİMLİ YENİ ŞARKISINIZ İLE MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTUNUZ. ÖNCELİKLE YENİ ÇALIŞMANIZ HAYIRLI OLSUN. BU PROJEDE KİMLERLE ÇALIŞTINIZ ŞARKININ HAZIRLIK SÜRECİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sen yaktın Grand Müzik (Hayrettin Güneş)ile 2.çalısmamız. Bu şarkı bana bir proje olarak geldi. Sevgili Mustafa Arapoğlu’ndan 5 şarkı dinletildi ve ekip arkadaşlarımla birlikte, ters köşe bir şarkı yapmaya karar verdik ve bu şarkı için kolları sıvadık. yaklaşık 8 ay suren bir çalışma sonucu, klibini de Gökhan Özdemir in çektiği şarkımı sonbaharda yayına verdik.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘SEN YAKTIN’ İSİMLİ YENİ ŞARKISINIZ HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ NASIL BİR ŞARKI OLDU SİZCE?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Dediğim gibi benden çok da beklenmeyen ters köşe bir şarkı oldu. İnsanı neşelendiren kıvrak ve neşeli bir şarkı oldu. Çıkan sonuçtan çok mutluyum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MONİCA BELLUCCİ’NİN DEDİĞİ GİBİ ‘20 YAŞINDA GÜZEL OLMAK DOĞALDIR. AMA 40 YAŞINDAN SONRA GÜZEL KALABİLMEK SİZİN HAYAT TARZINIZI GÖSTERİR’ SÖZÜNDEN YOLA ÇIKARAK&nbsp; KLİBİNİZDE KENDİ HAYAT TARZINIZI YANSITTIĞINIZI SÖYLEYEREK BELKİDE TÜRKİYE’NİN&nbsp; MONİCA BELLUCCİ’Sİ DE BENİMDİR’ DİYEREK İDDİANIZIDA ORTAYA KOYDUNUZ? PEKİ NEDEN MONİCA BELLUCCİ SİZİN İÇİN BU KADAR ÖNEMLİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her yaşın ayrı bir güzelliği var dediğimizde aklımızdan ve gözümüzün önünden bazı yüzler ve isimler geçer değil mi? &nbsp;Benim de bu anlamda, durusu ve kalitesiyle, kendini ve güzelliğini bozmayan Monica Bellucci gelir aklıma. O yaşlara geldiğimde onun gibi tarzını ve güzelliğini bozmayan biri olmayı isterim hep. Bazı zamanlarda yakın dostlarımdan ve bazı basın mensubu arkadaşlarımdan, fotoğraflarımda benzetildiğim haberleri de daha önce dile getirilmişti. <em><strong>Bence bana da yakıştı.</strong></em></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;YENİ NESİL SANATÇILARI NASIL BULUYORSUNUZ?&nbsp; VE FENOMENLERİNİN ŞARKICI OLMASINA YORUMUNUZ NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yeni nesil şarkıcıların hangisi gerçekten şarkıcı… Canlı dinlemeden anlamak artık zor. Tabi ki çizgisini sevdiğim meslektaşlarım var hatta bayıldıklarım bile var. Fakat bazı şeylere karar vermek icin,15 yıl sonra kim var kim yok ona bakmak lazım. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YENİ ÇIKAN ŞARKILAR ARTIK EN FAZLA BİRKAÇ AY DİNLENİYOR SONRA UNUTULUYOR YANİ TÜKETİM ÇOK FAZLA OLUYOR. ANCAK‘SEVDİK SEVDALANDIK’ ŞARKINIZ HALEN YILLAR GEÇSE DE HERKESİN DİLİNDE VE BİLİNİYOR. BU DURUMU NEYE BAĞLIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kalite… Bariz cevap değil mi?</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;BU ARADA BİR DÖNEM OYUNCULUKLA DA İLGİLENDİĞİNİZİ BİLİYORUZ. 2011 YILINDA OYUNCULUK ÇALIŞMALARINA AĞIRLIK VEREREK, KANAL D'DE YAYINLANAN KANIT VE TRT 1'DE YAYINLANAN KAYIP ARANIYOR DİZİLERİNDE KONUK OYUNCU OLARAK YER ALDINIZ. PEKİ DEVAM ETMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Devam etmeyi hep istedim fakat hem sahne hem oyunculuk zor zanaat. Yapanları da gönülden tebrik ediyorum .Bu anlamda tek hayalim kaldı o da bir komedi (sitkom)isinde yer almak. Umarım bir gün fırsat bulurum. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Herkese güzel bir kış dönemi diliyorum. Umarım herkesin mutlu olduğu yüzlerin güldüğünü bir sezon olsun. Hepinize sevgilerimi gönderiyorum. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJ : Alper ERGEZ</span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Sep 2024 13:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/09/monica-bellucciye-benzetilmek-bana-yakisti-1726482367.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>13 YAŞIMDA İSTEK PROGRAMI SUNMAYA BAŞLADIM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/13-yasimda-istek-programi-sunmaya-basladim-23356</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/13-yasimda-istek-programi-sunmaya-basladim-23356</guid>
                <description><![CDATA[Yaptığı bir birinden başarılı çalışmalarıyla sanat dünyasının sevilenleri kervanında yer alan radyo programcısı, astroloji yazarı ve radyo iletişim danışmanı Mine Ayman, yeni  projeleriyle yakında hedefi 12’den vuracağını söylüyor. Küçük yaşlarda radyoculuğa başlayan ve çalışmalarıyla birçok ödüle layık görülen Ayman, Alper Ergez’in sorularını yanıtladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KÜÇÜK YAŞLARDA RADYOYA BAŞLADIĞINI BİLİYORUZ. PEKİ BU SERÜVEN NASIL BAŞLADI SİZİ RADYOCULUĞA İTEN NE OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çocukken sürekli radyo programlarını dinler ve canlı bağlantılara katılırdım, sonra babamla yerel bir radyoya ziyarete gittik ve radyoya tamamen aşık oldum. İlk olarak mahalle radyosunda çocuk sesimle 13 yaşımda istek programı sunmaya başladım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;RADYOCULUĞU MESLEK OLARAK YAPMAYA NASIL KARAR VERDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çocukken başladığım programlarda radyoculuk için yaratıldığımı anlayınca, 17 yaşım itibariyle bu yolda kariyerime profesyonel olarak devam ettim ve en çok dinlenen ulusal radyolarda 30 yıldır çalışarak bu günlere geldim. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİLERDE PAL FM DE DİNLEYİCİLERİNİZLE BULUŞUYORSUNUZ. PEKİ SİZİ YENİ DİNLEMEK İSTEYENLER İÇİN HANGİ GÜNLER YAYIN YAPIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her Çarşamba 14:00-16:00 saatleri arasında Pal FM’de yayın yapıyorum. 9 Eylül itibariyle de hafta içi her gün 17:00-20:00 Pal Nostalji’de “Enikonu Sohbet” adlı programımla yayında olmaya devam ediyorum. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;ASLINDA MESLEKTAŞ SAYILIRIZ NE ZAMANDAN BERİ SANATÇILARA RADYO DANIŞMANLIĞI YAPIYORSUNUZ. ZORLANDIĞINIZ ZAMANLAR OLUYOR MU? MESELA EN ÇOK ZORLANDIĞINIZ SANATÇI KİMDİ OLDU MU HİÇ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben ilk olarak 2000 yılında basın danışmanlığına başlamıştım. Sonra 2010 yılında Berkay’ın “Taburcu” şarkısının radyolarda tanıtımını yapmaya başladım ve Radyo İletişim Danışmanlığı isminde yeni bir meslek icat ettim. Bu alanda öncü olduğum ve sektöre bu şekilde de faydalı olduğum için çok gururluyum. Radyo danışmanlığının tabii ki zorlukları var, özellikle yeni isimleri tanıtırken daha fazla uğraşmamız gerekiyor ama keyifle yaptığım için sorun olmuyor. Bülent Ersoy’a kariyeri boyunca radyo danışmanlığı yapan ve onu hayatında ilk kez radyo programlarına konuk olarak çıkaran kişi benim, Bülent Ersoy’la çalışırken tabii ki saygıdan çekiniyorsunuz ama benim için çok keyifli ve yine gurur duyacağım bir deneyim oldu. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;ASTROLOJİ YAZARLIĞI DA YAPIYORSUNUZ. ASTROLOJİYE OLAN İLGİNİZİ NASIL FARK ETTİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Astrolojiye olan ilgim okumayı öğrendikten hemen sonra başladı, gazetelerdeki burç yazıları çok ilgimi çekiyordu, 7-8 yaşlarımda sürekli onları okuyordum. Sonra merakım daha da arttı ve burç kitapları okumaya başladım. Sonra seminerlere gittim ve ileri seviye astroloji dersleri aldım. Sonra da astroloji yazmaya, anlatmaya ve profesyonel olarak harita yorumlamaya başladım, halen de devam ediyorum. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;</span></span></strong><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">EYLÜL AYINDA BURÇLARI NELER BEKLİYOR VE&nbsp; EN ŞANSLI BURÇLAR HANGİLERİ DESEK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Merkür retro bitti, Eylül ayında hızlanıyoruz, herkes için yeni başlangıçlar olabilir. 15 Eylül çok güzel bir açı gerçekleşecek, özellikle Terazi, İkizler ve Kova olanlar o tarihte çok şanslı olabilirler. 18 Eylül’de Balık burcunda Ay Tutulması gerçekleşeceği için özellikle burcu, yükseleni ya da Ay burcu Balık, Başak, İkizler ve Yay olanlar için Eylül ayında bazı zorluklar, bitişler ya da kayıplar olabilir! 2 Ekim’de Terazi burcunda gerçekleşecek Güneş Tutulmasının etkilerini de Eylül’ün son haftası yoğun bir şekilde hissedebiliriz. Bu dönemde ilişkiler büyük sınavlardan geçebilir, bazı ilişkiler iyice güçlenirken bazı sorunlu ilişkiler bu dönemde tamamen bitebilir. Özellikle Güneş Tutulması Terazi, Koç, Yengeç ve Oğlakları Eylül sonu ve Ekim ayında sert etkileyebilir!</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU ARADA MÜZİKLEDE İLGİLENDİĞİNİZİ BİLİYORUZ.DAHA ÖNCE FERHAT GÖÇER İLE BERABER REVA ŞARKISINA DÜET YAPTINIZ ŞİMDİLERDE 2000 YILINDA AYŞEGÜL ALDİNÇ TARAFINDAN YORUMLANAN ‘’BEN KİMSELERE YAR OLMAM’’ ŞARKISI İLE MÜZİKSEVERLERLE BULUŞUNUZ. PEKİ ŞARKI SÖYLEMEYE NASIL KARAR VERDİNİZ DEVAMI GELECEK Mİ VE SIRADA HANGİ ŞARKILAR VAR BELLİ Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İlk olarak 1999 yılında şarkı söylemeyi ve hatta albüm yapmayı düşünmüştüm ama sonra cesaret edemeyip vazgeçmiştim. Tamamen bu konuyu kapatmışken Ferhat Göçer ile bir espri ve teşfik etmesi üzerine düet yapmaya karar verdik. 2022 yılında Reva adlı şarkım yayınlandı ve şarkı söyleme hayalim tam 23 yıl sonra üstelik Ferhat Göçer gibi dev bir isimle hayat buldu. İlk şarkım “Reva” çok başarılı olunca şarkı söylemeye devam ettim ve bu günlerde de tek başıma müzik kariyerimi sürdürdüğüm “Ben Kimselere Yar Olmam” şarkımın yine çok beğenilmiş olmasının keyfini yaşıyorum. Şarkılarım beğenildiği sürece şarkı söylemeye devam edeceğim. Şu anda 2 yeni şarkı hazırladım, ilki Ekim ayında klibi yetiştirebilirsek yayında olacak. Şarkılarım yine cover ve enerjik şarkılar. Şarkılarımdan birinde sizi ft. yaptığım yeni bir isimle tanıştıracağım. Diğer şarkım ise çok ters köşe olacak, benden çok iddialı elektronik bir şarkı dinlemeye hazır olun. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; ‘’BEN KİMSELERE YAR OLMAM’’ ŞARKISINI SÖYLEMEYE NASIL KARAR VERDİNİZ VE BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şarkının söz ve müziği eski dostum Barlas Erinç’e ait, ondan bir şarkı söylemek istediğimde bana bu şarkıyı önerdi ve ben de bu şarkıyı zaten çok sevdiğim ve radyo programlarımda da çok çaldığım için büyük bir heyecanla söylemeye karar verdim. Ayşegül Aldinç gibi çok özel bir isimden sonra bu şarkıyı yıllar sonra söyleyip yeniden hayat vermek benim için ayrı bir gurur oldu. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;HEP COVER ŞARKILAR SESLENDİRDİNİZ. PEKİ YENİ SIFIR ŞARKILARDA OKUMAYI DÜŞÜNÜYORMUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şu an için sıfır şarkı söylemeyi düşünmüyorum ama karşıma inanılmaz güzel ve hit bir şarkı gelirse ki bunu anlarım, o zaman kaçırmam söylerim ;)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu güzel hazırlanmış sorular için çok teşekkür ederim, tüm okuyucularınıza sevgilerimi sunuyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 10 Sep 2024 14:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/09/13-yasimda-istek-programi-sunmaya-basladim-1725966138.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ACUN ABİ İLE KÖTÜ OLMAK KÖTÜ İNSANLARIN İŞİDİR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/acun-abi-ile-kotu-olmak-kotu-insanlarin-isidir-23324</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/acun-abi-ile-kotu-olmak-kotu-insanlarin-isidir-23324</guid>
                <description><![CDATA[Oyuncu ve sunucu Alp Kırşan birçok dizi ve sinema filminde rol aldı. 2012'de Acun Ilıcalı ile yolları kesişti, 'Survivor'ı sunmaya başladı. Radikal bir karar alarak İstanbul’dan Bodrum’a yerleşti. Şimdilerde çoğumuzun hayalini kurduğu hayatı yaşıyor. Toprakla uğraşıyor, denizlere açılıp balık tutuyor. Birçok dizi ve sinema filminde de yer alan Alp Kırşan, çalışmalarıyla ilgili arkadaşımız Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">2000 YILINDA SİZİ İLK OLARAK “BEST MODEL” OLARAK&nbsp; TANIDIK. ARDINDAN SUNUCULUK DERKEN, “TÜRKİYE’NİN JİM CARREY’Sİ” SIFATIYLA BU KEZ OYUNCULUKLA KARŞIMIZDAYDINIZ. BU SÜREÇ NASIL GERÇEKLEŞTİ BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p style="text-align:justify"><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Üniversitede arkadaşlarımın gazı ile Best Model’e katıldım, ordan birincilik çıkınca beklemediğim bir kapı açıldı, hiç hesapta yok iken. Hesapta okulumu okuyup beden eğitimi öğretmeni olmak varken tamamen sistem değişti. Ardından sabah şekerleri sunuculuğu Özlem Yıldız’la, Deli Yürek Kenan İmirzalıoğlu’yla derken yaklaşık 14 dizi 6 sinema filmi sonsuz sunuculuk işleriyle olaylar gelişti :)</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BUGÜNE KADAR&nbsp; TELEVİZYONUN BİRÇOK ALANINDA YER ALMIŞ BİRİ OLARAK BUNDAN SONRAKİ SÜREÇTEKİ HEDEFLERİNİZ NELER? </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Reytinglerde kafaya oynarken aile olma duygusu ağır bastı ve açıkçası memlekette kalıp belgesel çekme moduna geçtim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">JİM CARREY BENZETMESİNE DAİR DÜŞÜNCELERİNİZ NELER? SİZCE DE BENZİYOR MUSUNUZ? </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Benzemek benzetilmek böyle bir adama muhteşem birşey ama o karaktere bağlı kalmak benlik bir şey değil</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİLERDE BODRUM’DA YAŞIYORSUNUZ. PEKİ NEDEN İSTANBUL’DAN AYRILDINIZ. GERİ DÖNMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sene Bodrum maceramın ardından şimdi İzmir’de Karşıyaka’da doğup büyüdüğüm topraklara geri döndüm çocuklarımda benim gibi büyüsün diye.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SURVİVORDA SİZİ UZUN BİR SÜRE SUNUCU OLARAK İZLEDİK NEDEN BIRAKTINIZ TEKLİF GELSE TEKRAR DÖNER MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Survivor benim çocuğum gibi ben orda doğdum diyebilirim orda büyüdüm. Aile olmamdaki en büyük etken işim, aşkım ve çocuklarım böyle evrensel bir şeyde buluştuk, her işi için tekrar dönerim Acun abinin ihtiyacı olduğunda.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">OYUNCULUK ÇALIŞMALARINIZ NASIL GİDİYOR VAR MI YENİ PROJELERİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyunculuk açısından çok çabam yok sinema filmi dışında pek de kasmıyorum kendimi, keyfim yerinde, kaygım yok, hayattan beklentim devasa değil anlayacağın.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ACUN ILICALI İLE ARANIZ NASIL KÜMSÜSÜNÜZ, KONUŞUYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Acun abimle her bayram seyranda haberleşiyoruz.&nbsp; Acun abi ile kötü olmak kötü insanların işidir. Survivor’dan sonra Exxen’e iş yaptık mesela. Dostluk ebedi aramızda ticaret olmasa da.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sevgili okurlarınıza ve bu röportajı okuyan herkese bana eşlik ettikleri için teşekkür ederim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:14.6667px">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 06 Sep 2024 12:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/09/acun-abi-ile-kotu-olmak-kotu-insanlarin-isidir-1725616046.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TÜRKİYE&#039;DE KEMİKLEŞMİŞ BİR TİYATRO SEYİRCİSİ VAR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/turkiyede-kemiklesmis-bir-tiyatro-seyircisi-var-23243</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/turkiyede-kemiklesmis-bir-tiyatro-seyircisi-var-23243</guid>
                <description><![CDATA[Türk Tiyatrosu denilince akla gelen ilk isimlerden olan Nejat Uygur’un oğlu Behzat Uygur … O deyim yerindeyse turnelerde doğdu, turnelerde büyüdü. Tiyatro onun hayatta vaz geçemeyeceği büyük bir aşk… Tiyatroya başlamasında baba ve annesinin ısrarı olmadı. Tiyatronun duayeni baba ve anneden hep destek gördü… Şu sıralar tiyatro oyunlarıyla hayranlarının karşısına çıkmaya devam eden Behzat Uygur, arkadaşımız Aper Ergez’e samimi açıklamalarda bulundu. Haydi buyurun sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA BEHZAT BEY HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. TİYATROYA BAŞLAMANIZDA&nbsp; BABANIZIN, AİLENİZİN ETKİSİ OLDU MU? YA DA NE ORANDA BİR ETKİSİ OLDU. YOKSA TAMAMIYLA KENDİ İSTEĞİNİZLE Mİ KARAR VERDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tabii ki annemiz Necla Uygur&nbsp; ve babamız Nejat Uygur gibi bir sanatçının, ustanın evlatları olmak benim tiyatro yaşamımda etkili oldu. Turnelerde büyümek, turnede doğmak, direk tiyatronun içinde doğmak hatta annemin karnındayken sahneye çıkmak bunların hepsi etkendi. Ama babamın ya da annemin ısrarı olmadı. Kendimiz karar verdik,&nbsp; Tabii ki onlar bu kararımızı desteklediler. Bu kararda birlikte sahneyi paylaştığımız ya da çocukluğumuzda gördüğümüz diğer ustaları da unutmamak lazım. Bahri Beyat gibi Süheyla Beyat gibi ayrıca tiyatroda oynayan diğer isimsiz kahraman oyuncular ve teknik personel gibi onların her birinin tiyatroyu seçmemde katkısı vardır.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TİYATRO,TV PROGRAMLARI DERKEN TELEVİZYON DİZİSİ ÇEKMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet televizyon, tiyatro, yarışma programları ağırlıklı. Bir iki tane dizi yaptım ama şu anda yoğunlukla&nbsp; tiyatromuz devam ediyor. Hemen her gün oyunumuz var. Sadece İstanbul da değil Türkiye'nin her yerinde oynama gayreti içerisindeyiz. Salon bulabildiğimiz her yere gidip perde açmak arzusundayız. O yüzden şu anda bir dizi aklımızda yok. Doğrusunu söylemek gerekirse gelen teklifler arasında da&nbsp; aman ben bu dizinin içinde yer alayım&nbsp; diyeceğim bir işte gelmedi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİLER DE EKRANLARDA HALEN DEVAM EDEN VE ÇOK İZLENİLEN TİYATRO FORMATINDA KOMEDİ PROGRAMLARI YAPILMAKTA. PEKİ SİZ BÖYLE BİR PROJENİN İÇİNDE OLMAYI HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet ekranlarda keyifle izlediğimiz komedi programları var daha doğrusu bir tane var. Güldür Güldür, BKM’ nin yaptığı gayet güzel iş yapıyorlar. Biz de keyifle seyrediyoruz. Tiyatroya devam ediyoruz. İçimize sinen bir format olursa yapabiliriz bunu. Ama gerçekten bu ekip meselesi. İyi yazarlar, iyi ekibe ihtiyaç var. Bütün bunlar oluşmazsa yapmayı düşünmeyiz. Bunların oluşması lazım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TV PROGRAMLARININ GİDEREK AZALDIĞI BU DÖNEMDE TEKLİF GELSE TEKRAR ‘’ŞAHANE PAZAR’’ PROGRAMINI YAPMAK İSTER MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şahane pazar Evet çok insanın kalbine dokunmuş bir program oldu. Yıllarca sürdü biz bunu belki programı yaparken hissetmiyorduk ama daha sonraki yıllarda daha çok hissettik. O günün çocukları gençleri büyüdüler. Şimdi otuzlu yaşlarda yine genç bir insan oldular ve bize sürekli bunu anımsatıyorlar, hatırlatıyorlar yeniden şahane pazar yapın diyorlar ama yapmayı düşünmüyoruz. Belki bir özel yılbaşı ya da bayram programı olabilir ama sadece o kadar tadımlık olur. Onun dışında ben eski formatların yeniden aynı tatta olacağını düşünmüyorum. Yani her şeyi bırakın. Biz canlı yapmak arzusunda oluruz. Ama şu anda sanırım ki televizyon kanalları canlı yayına çok sıcak bakmazlar.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ÜLKEMİZDE İNSANLARIN TİYATROYA OLAN İLGİSİ SİZCE NASIL? TİYATRONUN DİZİ VE SİNEMA SEKTÖRÜNÜN GERİSİNDE KALDIĞINI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türkiye'de her zaman bir kemikleşmiş tiyatro seyircisi vardır. Onlar hep gelirler fakat son yıllarda bu seyircinin üstüne eklendiğini söyleyebilirim. Bunun için sadece İstanbul, İzmir, Ankara baz alınmamalı. Bunu gözlemlemek için biz Türkiye’nin her yerinde oynuyoruz. Yani gözlemlemek için değil gittiğimizde gözlemliyoruz. Mesela bir gittiğimiz şehre&nbsp; 4- 5 defa gidebiliyorsak eğer aynı oyunla küçük bir yerde olsa burası .Bu ilginin arttığını gösterebilir, ama biz hep seyisiyle buluşan bir tiyatroyuz. Bütün tiyatrolar böyle mi sanmıyorum? İş yapan seyircisiyle buluşan oyunlar var, buluşmayan oyunlar var. Tam manasıyla seyiricinin yeniden ilgi gösterdiğini söylemek için bizim alışkın olduğumuz seksenli doksanlı daha çocukluğumuza göre yetmişli yıllardaki hafta içi her gün oyunu, haftada dokuz oyun, matine suare ile dolu dolu salonları oynarsanız Türkiye'de tiyatroya eskisi kadar ilgi olduğunu söyleyebiliriz. Dizi sektörünün gerisinde kaldığını söyleyemem. Bence dizi sektörü tiyatronun gerisinde kaldı. Bu da şundan kaynaklanıyor: dizisi biten oyuncular bir an önce tiyatroya ya da yapımcılar bir an önce bir tiyatro oyununda olmak istiyorlar. Kısa vadeli de olsa tabii bunun tartışılabilecek taraftarı da var.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SEKTÖRE YENİ GENÇ YETENEKLER VE YENİ YÜZLER KAZANDIRMAK İÇİN TİYATRO EĞİTİMİ VEREN BİR EĞİTİM KURUMU AÇMAYI DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu da çok sık sorulan bir soru istenilen bir şey eğitim vermek. Bunu çok ciddiye alıyoruz. Çok ciddi bir mesele. Şu anda Türkiye'de çok sayıda eğitim veren kurum var. Fakat bunların çoğunun ben korsan sadece para kazanmak amaçlı olduğunu düşünüyorum. İyileri istisnadan ayrı tutarak ve gençler sömürülüyor ve bu çok dikkate alınması gereken bir konu. Çocuklara gençlere vaatlerde bulunuyorlar. Kısa sürede oyunculuk eğitim veriyoruz diye. Bu çok başlı başına oraya kanalize olmanız gereken bir konu. Fakat biz de oyun programı ağırlığımızdan oraya kanalize olamıyoruz. Ne zaman ki buna tam olarak konsantre olursa o zaman yaparız, bizim ekolümüzü öğretecek. Yani geçmişten günümüze Nejat ustadan bize gelenekselin ağırlıklı olduğu bizim ekolümüzü öğretebileceğimiz gösterebileceğimiz bir eğitim verebiliriz. Ama dediğim gibi bu işe tam konsantre olacağımıza inandığımız zaman</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">UYGUR TİYATROSUNUN GÖSTERİLERİNDEN BİRAZDA BAHSEDELİM İSTERSENİZ TURNELERİNİZİN DEVAM ETTİĞİNİ BİLİYORUZ TİYATRO SEVERLER SİZİ NERELERDE İZLEYEBİLECEK?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bir gösterimiz bir oyunumuz var. ‘’Süt Kardeşler’’ altıncı sezona giriyor artık kapalı gişe oynamaya devam ediyor. ‘’Hey gidi günler’’ İki kişilik şarkılı interaktif gösterimiz. Daha doğrusu dört kişi müzisyenlerimiz de var. İkisi de tam gaz devam edecek. Maliyetlerin çok yükseldiği bu zor koşullarda vatandaşın tiyatroya gelebilmesi için çok ciddi bir mücadele veriyoruz. Bunun içinde yerel yönetimlere çok iş düşüyor.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">18 Ağustos - K Maraş, Şahane Pazar</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">25 Ağustos - K Maraş, Şahane Pazar</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">28 Ağustos - Ayvalık, Hey Gidi Günler</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">29 Ağustos Gömeç Açık Hava Sineması&nbsp; Hey Gidi Günler</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">30 Ağustos - Afyon, Hey Gidi Günler</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">01 Eylül - Balıkesir, Hey Gidi Günler</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">03 Eylül Salı - Antalya, Antalya Açıkhava Tiyatrosu Süt kardeşler</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">04 Eylül Çarşamba - Alanya, Alanya Açıkhava Tiyatrosu Süt kardeşler</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">05 Eylül Perşembe - Denizli, Denizli Açıkhava Tiyatrosu Süt kardeşler</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">06 Eylül Cuma - Kaş, Kaş Antiphellos Antik Tiyatro Süt kardeşler</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">07 Eylül Cumartesi - Muğla, Telmessos Açıkhava Tiyatrosu Süt kardeşler</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">08 Eylül Pazar - Bodrum, Bodrum Kalesi Kuzey Hendeği Süt kardeşler</span></span></strong></em></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">09 Eylül Pazartesi - Marmaris, Marmaris Amfi Tiyatro Süt kardeşler</span></span></strong></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BİR TİYATRO, MÜZİKAL YA DA TV DİZİSİNDE EKİP OLUŞTURURKEN NELERE DİKKAT EDİYORSUNUZ MESELA OYUNCU SEÇİMLERİNDE ÖZELLİKLE DİKKAT ETTİĞİNİZ DURUMLAR OLUYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tiyatromuzda oyuncu seçerken öncelikle disiplinli olması gerekiyor ve ekiple uyum içinde olması gerekiyor. Tabii ki yeteneği göz ardı etmemek lazım. Ama çok yetenekli olup disiplinsiz olabileceğine inandığımız bir oyuncu bizim kadromuzda olmaz ama biraz daha az yetenekli olup disiplinli, uyumlu bir oyuncu arkadaşımızla çalışmayı tercih ederiz. Şanslıyız ki hem yetenekli hem de disiplinli oyuncularla çalışıyoruz. Fakat son yıllarda bizi zor durumda bırakan bazı oyuncuların tiyatroyu bir vitrin olarak kullanayım gelen ilk dizide gideyim düşüncesini çok sağlıklı bulmuyorum. Tabii ki diziden para kazanılıyor, tabii ki dizi ekonomisi daha yüksek ama iş disiplinin olduğuna inanıyoruz. İkisinin bir arada gitmemesi imkansız değil. Burada yapımcılara da öncelikle çok iş düşüyor. Zaten tiyatrocu olduğu için oyuncu olduğun için bu özelliklerinden dolayı aldığın bir oyuncuya ‘’tiyatro yapma’’ demenin doğru olduğuna inanmıyorum ve bunu birçok yapımcı da artık maalesef söylüyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SİZLERİ BUGÜNE KADAR “ŞAHANE PAZAR” VE BENZERİ TV PROGRAMLARINDA YAPTIĞINIZ SUNUCULUK DIŞINDA DİZİ YA DA SİNEMA FİLMLERİNDE FAZLA YER ALMADIĞINIZI GÖRMEKTEYİZ. DAHA ÇOK TİYATROYLA İLERLİYORSUNUZ PEKİ BU DURUMUN ÖZEL BİR NEDENİ VAR MI MESELA BİR SİNEMA FİLMİ TEKLİFİ GELSE DEĞERLENDİRİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bugüne kadar her yaptığımız işi çok severek, keyifle yaptık. Bir ya da iki tane iştir keyif almadan yaptığımız. Ve&nbsp; zaten ona da bu iyi değil, keyifli değil bu işi bitirin diye yapımcıya söylemişliğim ve bitirmişliğimde var. İkna olmadığım, inanmadığım hiçbir işin içinde olmadım. Evet geliyor film teklifleri ama maalesef arzu ettiğimiz gibi değil. Arzu ettiğimiz seyirciye seyircinin karşısına çıktığımız zaman kafamız dik çıkabileceğimiz işler gelirse herkesi mutlu edebilecek teklifler gelirse tabii ki. ama şu anda gelen teklifler maalesef o düzeyde değil biz de tiyatromuzla devam ediyoruz. Kartvizitte öncelikle bizim tiyatrocu yazıyor, sinemaya soğuk bakmıyoruz ama illa ki bir film yapalım düşüncesinde değiliz. Sadece keyif alacağımız bir iş olursa yaparız. Nasıl ki tiyatro oyunlarımız beğeniliyor, bunu kendi başımıza söylemiyoruz, bilet sitelerindeki yorumlarla oynadığımız oyunların puanlarına baktığımız zaman hep en yüksek puanları alıyor. Film çektiğimizde eğer düşük puan alırsak seyircilerden o bizi üzer. O yüzden doğru teklif&nbsp; buluyoruz, bekliyoruz.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">RÖPORTAJ&nbsp;:Alper ERGEZ</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Aug 2024 12:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/08/turkiyede-her-zaman-kemiklesmis-bir-tiyatro-seyircisi-vardi-1724146160.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BİR YIL DİYET YAPTIM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/bir-yil-diyet-yaptim-23219</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/bir-yil-diyet-yaptim-23219</guid>
                <description><![CDATA[Menajerinin öncülüğünde katıldığı 36. Best Model Yarışması'nda erkeklerde rakiplerini bırakarak Best Model Of Turkey 2023 birincisi olan ve büyük bir başarıya imza atan Metehan Cemil Varol, kariyerinde yükselmeye ve adını geniş kitlelere duyurmaya devam ediyor. Yarışmanın hemen ardından oyunculuk teklifleri alan ve kameralara merhaba diyen Varol, başarılı oyunculuğuyla da tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Metehan Cemil Varol, arkadaşımız Alper Ergez’in sorularını yanıtladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">MERHABA METEHAN BEY ÖNCELİKLE SİZİ DAHA YAKINDAN TANIYABİLMEMİZ İÇİN BİRAZ KENDİNİZDEN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">Kırıkkale doğumluyum. Yarışmaya Kırıkkale'den katıldım. Kırıkkale Üniversitesi Radyo-Televizyon Bölümü’nden mezun oldum. Ayrıca Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde konservatuvar bitirdim.</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">2023 BEST MODEL TÜRKİYE YARIŞMASININ SON BİRİNCİSİ OLDUNUZ. BU NASIL BİR DUYGU VE&nbsp; SİZİN İÇİN BU SERÜVEN NASIL BAŞLADI. YARIŞMAYA KATILMAYA NASIL KARAR VERDİNİZ?</span></span></span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">Best Model'e katılmam da Aydın Güler, şu anki menajerim, çok büyük öncülük etti. Bana Instagram üzerinden ulaştı. ‘Sen kendindeki cevheri bilmiyorsun’ dedi. Bendeki bu potansiyeli keşfederek bunu yarışmaya dökmem de yardımcı oldu. Bu şekilde aslında yarışma serüvenim başlamış oldu. Yarışmada beni en çok zorlayan şeylerden bir tanesi diyetti. Bir yılı aşkın süredir diyet yaptık. Sürekli tavuk pilav yediğiniz bir döngü düşünün. Çok zorlayıcıydı.</span></span></span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">BİLDİĞİNİZ GİBİ BEST MODEL TÜRKİYE BUGÜNE KADAR OYUNCULUK SEKTÖRÜNE BİRÇOK İSİM KAZANDIRDI. PEKİ SİZİN ÖRNEK ALDIĞINIZ İSİMLER VAR MI. OYUNCULUK YAPTIĞINIZIDA BİLİYORUZ. BUNDAN SONRAKİ SÜREÇTE MODELLİK VE OYUNCULUĞU BERABER YÜRÜTMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">Öncelikle yarışmaya katılmış ve başarılı olmuş isimlerin hepsi çok değerli. Çünkü baktığımız zaman Best Model'den çıkan isimlerin birçoğu sektörde, 10 ismin 7'si Best Model'den çıkmış isimler. Benim de oyunculuk olarak ve vizyon olarak da beğendiğim isimlerden bir tanesi Kıvanç Tatlıtuğ’dur. Oyunculuğunu çok beğeniyorum. Duruşu ve karakteri ile kendime yakın hissediyorum.</span></span></span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background-color:#c0392b">TİYATRO SAHNESİNİ ÇOK ÖZLEDİM</span></span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">OYUNCULUK ALANINDA BİRÇOK TİYATRO OYUNUNDA, DİZİDE VE SİNEMA FİLMLERİNDE ROL ALDINIZ. PEKİ OYUNCULUK HAYATINIZ İLK OLARAK NASIL BAŞLADI?&nbsp; </span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">Ankara Müjdat Gezen Sanat Merkezinde oyunculuk eğitimi aldım. Tiyatro ile tanışma serüvenim bu şekilde başlamış oldu. Sonrasında devlet tiyatrosu ve Ankara’da bir çok özel tiyatroda çalıştım .O tiyatro sahnesinin tozunu yutmam hiç unutamayacağım anılarım arasında . Tiyatro sahnesini de çok özlediğimi buradan söylemek isterim. Beyaz perdeye geçişim ise Best model yarışmasından sonra başladı.</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">BU ARADA SİNEME SEKTÖRÜNDEKİ YÜKSELİŞİNİZ ŞİMDİLERDE 2 AYRI SİNEMA FİLMİ İLE DEVAM EDİYOR.&nbsp; İLKİ 16 AĞUSTOSTA SİNEMASEVERLERLE BULUŞACAK OLAN ‘’SON BİR TATİL’’ DİĞERİ İSE OCAK AYINDA VİZYONA GİRMESİ BEKLENEN ‘’AŞK SOKAKTA’’ ÖNCELİKLE HAYIRLI OLSUN. ÖNCELİKLE BU PROJELERDE YER ALMAYA NASIL KARAR VERDİNİZ?</span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">&nbsp;İlk projem, ilk göz ağrım ‘’Son Bir Tatil’’ beyaz perde de 16 Ağustosta seyirciyle buluşacak çok büyük heyecan içerisindeyim. Kendimi ekran karşısında izlemek bambaşka bir duygu. Umarım seyircimizin de taktirini alırız . Projelerde yer almamda en büyük öncüm menajerim ve kıymetli abim Aydın Güler oldu. Filmin senaryosu ve kadrosu kabul etmemde en büyük etkenlerdendir.</span></span></span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background-color:#c0392b">ÖNCELİKLE FİLMİN SENARYOSUNA GENEL BİR GÖZ ATARIM SONRASINDA KARAKTER ANALİZİNİ OKURUM</span></span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">SİNEMA FİLMLERİNİZE NASIL HAZIRLANIYORSUNUZ. CANLANDIRDIĞINIZ KARAKTERLER HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">Öncelikle filmin senaryosuna genel bir göz atarım sonrasında karakter analizini okurum en son karakterimi kendim analiz ederek karakterim bende nasıl rahat ve doğal durur diye dokunuşlar yaparım . Canlandırdığım ‘’Son Bir Tatil’’deki Mert karakteri oldukça eğlenceli ve çevresindeki insanları rahatsız eden bir tipti. Çok keyifli bir çekim süreci yaşadık. İkinci projem ‘’Aşk Sokakta’’da Engin karakterini canlandırdım. Engin başarılı bir futbolcu ve futbolu normal yaşantısına da yansıtan birisi lakin karakteri için aynı şeyleri söylemem pek mümkün olmuyor.</span></span></span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">SET ORTAMINIZ NASIL GEÇİYOR, ŞUANA KADAR GELEN DÖNÜŞLERDEN MEMNUN MUSUNUZ?</span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">Set ortamı hayatımda gördüğüm en güzel yerlerden bir tanesi ilerleyen zamanlarda rol aldığım dizi ve sinemada karavan alıp sette yaşamayı tercih ediyorum :) Yaptığınız işe saygınız ne kadar iyi olursa dönüşlerde o kadar güzel oluyor. Hakkımda çok güzel şeyler duyuyorum,&nbsp; Maşallah diyelim nazarı bozulmasın.</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">SİZİ BİR DİZİ PROJESİNDE GÖREBİLECEKMİYİZ. GELEN TEKLİFLER VAR MI?</span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">Evet görüştüğüm projeler var. Şu anda menajerimle değerlendirme aşamasındayız . Yakın zamanda netleşecek.</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">ALDIĞINIZ OYUNCULUK EĞİTİMLERİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">Müjdat Gezen Sanat Merkezi oyunculuk eğitimi, Ariyetten de kamera önü oyunculuk eğitimi aldım. Adem Karadağlı aksiyon eğitimi aldım ( kılıç , yakın dövüş , silah ) ,At biniciliği eğitimi aldım.</span></span></span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background-color:#c0392b">OYUNCU HER ROLÜ OYNAMALIDIR</span></span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">&nbsp;‘HAYATTA OYNAMAYACAĞIM DEDİĞİNİZ YA DA ÇOK OYNAMAK İSTEDİĞİNİZ BİR ROL VAR MI?’</span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">Bence oyuncu demek her rolü oynamalıdır. Evet şu an sektörde bir çok tek tip oyuncular var lakin ben onlar gibi değil tam bir aktör olmak&nbsp; istiyorum. Bunun içinde oynamam diyeceğim rol yok. Seve seve her rolü oynarım. Küçükken hep asker olmak istemişimdir. En çok oynamak istediğim rol aksiyonlu askeri bir film olabilir.</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">PEKİ BİR OYUNCU OLARAK KENDİNİZİ OYNAMAK İSTER MİSİNİZ? MESELA SİZİN HAYATINIZI BİREBİR ANLATAN BİR PROJE GELSE NASIL OLUR SİZCE?</span></span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">Çok güzel soru kendi hayatımı oynamayı çok isterim. İlerleyen zamanlarda yapılacaklar listesinde bir Metehan Cemil Varol filmi neden olmasın (Gülmeye başlıyor) &nbsp;ve eminim ki hayatım çok ses getirir.</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">Asıl bana da yer verdiğiniz için ben teşekkür ederim. Benden sıkılmadan usanmadan bu son soruyu da okuyan herkese çok teşekkür ederim. Buradan tüm sevenlerime küçük bir sözle veda etmek isterim. Tüm dünya vazgeç dediğinde umut fısıldar. Bir kez daha dene… Ne olursa olsun hayallerinizi bırakmayın.</span></span></span></span></em></p>

<p><span style="color:#222222; font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:16px"><em>Röportaj: Alper ERGEZ</em></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Aug 2024 12:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/08/bir-yil-diyet-yaptim-1723627009.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SAHNEME GELEN İNSANLARA ÇOK DİKKAT EDİYORUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sahneme-gelen-insanlara-cok-dikkat-ediyorum-23199</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sahneme-gelen-insanlara-cok-dikkat-ediyorum-23199</guid>
                <description><![CDATA[Zeynep Mansur yüksek enerjisi, yıllardır hiç taviz vermediği duruşu ve de başarılı kariyeri ile herkesin yakından bildiği, sevdiği bir sanatçı… Onun müzik sevdası çocuk yaşlarda başladı. Önce başkent Ankara’da sahneye çıktı. Ardından geldiği İstanbul’da muhteşem sahne performansıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Yaptığı albümleriyle milyonların gönlünde taht kurdu… Şarkı okumayı çok sevdiğini her fırsatta dile getiren ünlü sanatçı Alper Ergez’in sorularına dobra dobra cevap verdi. Haydi buyurun sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA ZEYNEP HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. ÖNCELİKLE ZEYNEP MANSUR İÇİN MÜZİK NASIL BAŞLADI? </span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çocukluktan beri hayalim şarkıcı olmaktı. Ankara’da sahneye çıkmaya başladım daha sonra İstanbul’a gelip albümlerle bu yola devam ettim…</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞARKİ SEÇİMLERİNİZİ YAPARKEN ÖZELLİKLE DİKKAT ETTİĞİNİZ DURUMLAR VAR MI? NELERE ÖZEN GÖSTERİRSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben aşk şarkıları söylemeyi seviyorum hızlı bile olsa ritmi sözleri duygusal olmalı…</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">HER MÜZİĞİN KENDİNE ÖZGÜ BİR DİLİ, TARZI VAR. PEKİ SİZİN MÜZİĞİNİZİN TARZI NEDİR? YANİ YAPTIĞINIZ MÜZİĞİN AYRI BİR TANIMI VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hayır ilk günden beri pop müzik yapıyorum. Ankara’da ilk sahneye çıkmaya başladığım yıllarda orkestra solistliği yaparak yine pop müzik söylüyordum bugün de aynı şekilde…</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SÖYLEDİĞİNİZ HER ŞARKIDA DİNLEDİĞİNİZ HER MÜZİKTE 90’LARIN, 2000’LERİN O RUHUNU SICAKLIĞINI ARIYOR VE YANSITIYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet buna sahneme gelen insanlarda da çok dikkat ediyorum her yaş&nbsp; aralığında insanlar 90’lar söylediğimde çok etkileniyor ben de aynı şekilde hissediyorum o dönemin düzenlemelerini sözlerini müziklerini daha çok beğeniyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİLERDE YENİ ŞARKINIZ ‘’YILLAR SONRA’’&nbsp; İLE MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTUNUZ. ÖNCELİKLE BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ. ŞARKINIZIN HAZIRLIK SÜRECİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şarkının sözleri Rafet Él Roman‘a ait müziği Can Sanıbelli düzenlemesi ise bir önceki şarkım ‘’Hadi git’’ de de birlikte çalıştığım Mustafa Ceceli‘ye ait o kadar profesyonel bir ekiple çalıştım ki açıkçası her şey çok yolunda gitti zaten Mustafa çok hızlı çalışan bir müzisyen çok keyifli bir çalışma oldu.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YENİ ŞARKINIZ ‘’YILLAR SONRA’’&nbsp; İLE&nbsp; İLGİLİ OLARAK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yıllar sonra hem bir minik dans ettiren hem az önce söylediğim gibi acıklı aşk sözleri olan güzel bir hikayesi olan bir şarkı herkesin kendinden bir şeyler bulacağını düşünüyorum bu şarkıda…</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU ARADA YAZARLIKLA DA İLGİLENDİĞİNİZİ BİLİYORUZ ÇALIŞMALARINIZ NASIL GİDİYOR? TAKİP ETTİĞİNİZ İLHAM ALDIĞINIZ YAZARLAR VE ŞAİRLER VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yazı yazmayı çok seviyorum kendimi yazarak çok daha iyi ifade ettiğimi düşünüyorum hayranı olduğum yazarlar var Cezmi Ersöz, Duygu Asena, Sebahattin Ali , Ahmet Hamdi Tanpınar gibi okumaktan çok keyif aldığım yazarlar var. Çok sevdiğim şairler var ama hepsinden farklı bir yere koyduğum Cemal Süreyya…</span></span></strong></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DİJİTAL MEDYA İLE BİRLİKTE BİRÇOK YENİ ÇIKAN İSMİN YOUTUBE’DE İZLENME ORANLARI BİR ANDA MİLYONLARI BULUVERİYOR ANCAK BELLİ BİR SÜRE SONRA ORTALIKTAN KAYBOLUYORLAR. PEKİ SİZE GÖRE DİJİTAL MEDYA BU KONUDA ÇOK ADİL VE GÜVENİLİR Mİ? NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çok adil bir mecra olduğunu düşünmüyorum bazı Türk sanatçıların dünya starlarından fazla dinlendiğini görüyorum ve bunu komik buluyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KONSER VE SAHNE ÇALIŞMALARINIZ BAŞLADI MI. TAKVİMİNİZ BELLİ Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben sahne sanatçısıyım dolayısıyla sürekli işlerim oluyor geçen hafta İstanbul’da bir konserim vardı yeni konserlerim bu hafta netleşecek konser tarihleri sosyal medya hesaplarımdan takip edebilirsiniz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben herkese sevgilerimi gönderiyorum ve tam bir yaz şarkısı olan ‘’Yıllar Sonra’’yı dinlemenizi tavsiye ediyorum sevgiler.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#d35400">Röportaj : Alper ERGÖZ</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 09 Aug 2024 15:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/08/sahneme-gelen-insanlara-cok-dikkat-ediyorum-1723207526.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BOŞANMIŞ BİR ADAMLA TANIŞTIM, İYİ Kİ DE TANIŞMIŞIM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/bosanmis-bir-adamla-tanistim-iyi-ki-de-tanismisim-23167</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/bosanmis-bir-adamla-tanistim-iyi-ki-de-tanismisim-23167</guid>
                <description><![CDATA[’Sakın Ha’ şarkısıyla hayatımıza girdi… Muhteşem sahne performansı ve şarkılarıyla müzik listelerinde zirveye oturdu. Öyle ki konserlere özel helikopterlerle, jetlerle gitti. Bir süre önce piyasaya sürdüğü şarkısıyla yine hedefi 12’den vurdu Nez…  Şu sıralar Rüştü Onur Atilla ile aşk yaşayan ünlü sanatçı, ‘Boşanmış bir adamla tanıştım, iyi ki de tanışmışım. Gerçekten çok güzel bir ilişkimiz, saygımız sevgimiz var ve buna  hiçbir şekilde leke sürülmesine ne ben ne Onur izin vermeyeceğiz. Hatta tam tersi bu tarz şeyler bizi o kadar çok birbirimize bağlıyor ki  iyi ki iyi ki iyi ki biz böyle yaşıyoruz ve sonuna kadar da herkesin iyi ya da kötü karmasını yaşayacağından yüzde bin eminim’diyor.Nez arkadaşımız Alper Ergez’e dobra dobra konuştu…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA NEZ HANIM&nbsp; HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. BUGÜNE KADAR DANSLARINIZ VE İDDİALI TARZINIZLA&nbsp; HAFIZALARA KAZINDINIZ. PEKİ NEZ İÇİN MÜZİK NASIL BAŞLADI? </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Sekiz yaşında ilk defa okullar arası bir yarışmada Londra'da finallere kaldım. Birinci oldum ve annie müzikalinde&nbsp; birinci oldum ve&nbsp; ilk West End müzikali olarak orada başrol oynadım. Oradaki sahne tozunu yuttuktan sonra dedim ki müzikal çünkü hem ses hem dans olunca hayatım boyunca yapmak istediğim şeyi buldum. Yani sekiz yaşında başladı. Sonrasında bir hobi olarak dansa devam ettim. Müziğe ağırlık verdim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BUGÜNE KADAR MODERN ORYANTAL DANS TARZINI TEKNODAN İLHAM ALAN POP MÜZİKLE HARMANLAYARAK BİR ÇOK BAŞARILI İŞLERE İMZA ATTINIZ KENDİ MÜZİK TARZINIZI NASIL TANIMLARSINIZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kendi müzik tarzımı doğu batı sentezi olarak kendi hayatımla ilgili 17 sene Ingiltere'de kalmış bir Türk kadını olarak yıllarca bunlarla beslendim. Hem doğuyu çok iyi biliyorum, hem batıyı çok iyi biliyorum. Ben neysem aslında onu yansıttım ve yansıtmaya devam edeceğim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞARKI SEÇİMLERİNİZİ NASIL YAPIYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şarkı seçimlerimin bir şekilde hayatımla ilgili bir özel bir anısı vardır. Ya kendim yazmışımdır ya da gerçekten çok sevdiğim müzisyen arkadaşlarımla çalışmışızdır hikayesi benim için önemli. Ritim çok önemli. onun dışında gerçekten hayatımda yaşanmışlıklar üzerine yazmış olduğum bir sürü bestem var.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİLERDE KIPIR KIPIR BİR YAZ ŞARKISI OLAN ‘’GÜNDEM’’ İLE MÜZİK SEVERLERLE BULUŞTUNUZ. ÖNCELİKLE HAYIRLI OLSUN. BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ ŞARKINIZIN HAZIRLIK SÜRECİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gündem şarkısı çok güzel bir hikayesi var sevgili Grand müzikten bana bu teklif geldi çok sevgili Mustafa Arapoğlu’nun&nbsp; şarkıyı düzenleyip bana yakıştırdığı için beni buldular. Sevgili Grand müzik ailesi ve Mustafa Arabaoğlu aranjörümüz, söz yazarımız, bestecisi şarkının aynı zamanda diyor ki bu şarkı kesinlikle Nez’in şarkısıdır. Ilk duyduğumda da şarkıyı dedim ki evet çok nostaljik havası var. Özlediğimiz bir Nez havası olduğuna kesinlikle emin olduğum için anında kabul ettim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞARKINIZIN KLİP ÇEKİMLERİNDEN BİRAZDA BAHSEDELİM İSTERSENİZ İDDİALI KOSTÜMLERİNİZ VE DANSLARINIZLA RENKLENEN KLİP KISA SÜREDE SOSYAL MEDYADA ÇOK İLGİ GÖRDÜ. KLİP ÇEKİMLERİNİZE NASIL HAZIRLANDINIZ . ÇEKİMLER NEREDE YAPILDI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Benim için şarkı çok önemli ve aynı zamanda görsel de önemlidir. Çünkü dünyada artık biliyorsunuz ki her şarkı bir vizyon olarak bir pazarlama tekniği olarak kliple çekiliyor artık. Klipler biraz nostalji gibi oldu ama benim için bence her şarkının klibi olmalı. Yapabiliyorsak ne güzel. İnsanlara hem kulağa hem göze hem de ne kadar işimize özen gösterdiğimiz bizim için daha da insan kitle platformlarda şarkın olabilmesi için çok önemli bir şey. O yüzden klipte de sağolsun sevgili arkadaşım, dostum Erkan Naz&nbsp; ile çalıştım. Sevgili Izzet’le. Görüntü&nbsp; yönetmeni olarak çalıştım. Hikayesine oturduk hep beraber yazdık, çizdik. Onun için özel akrobasi çemberi için ders aldım. Çok ciddi bir olaydır. Öyle basit değil o çemberde dans etmek, onu da söyleyeyim. Çok şanslıyım. Kostümler ise benim yıllardır zaten bir tarzım var. Onları kendim gittiğim yerlerden alıyorum. Dikiyorum bir harmanlama gibi müziğim gibi.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DANSLARINIZLA ŞARKILARINIZLA BİR DÖNEME DAMGA VURDUNUZ. ÇOK KONUŞULDUNUZ HERKES SİZDEN BAHSETTİ. HATTA ADINIZA YARIŞMALAR BİLE DÜZENLENDİ ‘’TÜRKİYE YENİ NEZ’İNİ ARIYOR ‘’ŞEKLİNDE ORGANİZASYONLAR YAPILDI. FAKAT BİR ANDA MÜZİKTEN UZAKLAŞTINIZ. NASIL OLDU. SİZİ BU KARARI ALMAYA İTEN DURUM NEYDİ? </span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aslında ben müzikten uzaklaşmadım bir dönem işimi yapamadığım için müzikten uzaklaşmışım gibi gözüktü. Birkaç yıl müziğimi yapamadım. O da devlet fonuna. TMSF’ye&nbsp; sözleşmem verildiği için o zamanlar ki firmamdan dolayı birkaç sene zor şeyler yaşadım kendimce ama hiçbir şekilde ah vah deyip Türkiye'nin dramı olacak. insan değilim, hayat devam ediyor. Ben de sonrasında kendi sözleşmemi satın almak durumunda kaldım tekrardan. o da biraz zaman aldı ve sonrasında tekrardan müziğe devam ettim. Konserlerime devam ettim. O süre içerisinde bir sürü iş yaptım. Asla kendimi köreltmedim. Eğitimim olsun, vizyonum olsun, bunları hep gündemde tutabilmek adına hayatla yarışıyorsunuz kendinizle yarışıyorsunuz. eğitimin çok büyük ve önemli olduğunu düşünenlerdenim. Böylelikle o yıllarımı da böyle değerlendirdim ve tekrardan her zaman olduğu gibi müziğe devam ettim. Müzikle yaşayacağım ve inşallah bir gün müzikle gözlerimi kapatırım ama müziksiz bir hayat düşünmüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BOŞANMASININ ARDINDAN RÜŞTÜ ONUR ATİLLA İLE 20 GÜN İÇERİSİNDE İLİŞKİLERİNİZİ İLAN ETMENİZ HERKESİ ÇOK ŞAŞIRTTI VE SOSYAL MEDYADA ÇOK FAZLA ELEŞTİRİ ALDINIZ. KONUYLA İLGİLİ RÜŞTÜ ONUR ATİLLA’NİN ESKİ EŞİ&nbsp; ÇOK SERT İFADELER KULLANDI. NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ? HATALI OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Adı üstünde özel hayat bugüne kadar 25 yıldır mesleğimde nakış gibi işlemişim insanlar beni sevebilir, sevmeyebilir. Çünkü bizim bir kitlemiz var, sevenlerimiz var. Bunların içinde çocuklarımız var, büyüklerimiz var, ailelerimiz var. benim de annem, babam, ailem var. 25 yıldır hiçbir şekilde mesleğime. Bunca yıl kendi kadınlığıma insanlığıma leke sürmemiş bir insan olarak bundan sonrası içinde yine&nbsp; leke sürmeyeceğim ve asla izin vermeyeceğim.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Aşkın zamanı yoktur. Evet, boşandıktan çok kısa zaman sonra biz bir araya geldik ve ilişkimize başladık. bilemezsiniz. Bu bir hafta sonra da olur, iki gün sonra olur, 20 gün sonra olur, 20 ay sonra da olur.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bunda hiç kimsenin bir günahı yok. Sadece insanları rahat bırakıp birbirlerine ilişkilerini yaşamalarını düzgün bir şekilde devam etmelerine destek olmak gerekir.&nbsp; Çünkü her şeyin ilacı sevgiden geçer, kimin ne sert tepkide bulunduğu ne dediği açıkçası ne benim ne de Onur’un umurunda.&nbsp; Bizim için sağlıklı, güzel insanlar olmak, sevmek, sevilmek ve saygı duymak, saygı&nbsp; duyulmasını isteyen insanlar da saygı duymak zorunda.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Benim de çok çok çok önemsediğim bir şey. Ben hayatım boyunca hiç böyle bir şey yapmamışım, 25 sene sonra da&nbsp; ya da 45 yaşındayım. Böyle bir şey yapacak bir kadın değilim. Bunu aksi hiçbir şekilde kimse kanıtlayamaz ve bunu hep üstüne bas basa&nbsp; söyledim. Bir Allahın kulu bunu ispatlayamaz. Çünkü ben kendimi tanıyorum. Onur kendini tanıyor.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ne kadar güzel ki. İki yıl önce sosyal medyadan beni takibe alan bir canım.&nbsp; Beni takip eden&nbsp; bir sürü arkadaşım oldu. Hayatımda&nbsp; o kadar çok. yazarı, sporcusu, şarkıcısı, benim de özellikle takip ettiğim o kadar insan var. Hiçbiriyle görüşmedim görüşmüyorum. Sadece aralarında birkaç teknik arkadaşım vardır. Onur'la da iki yıl içerisinde Evet hiçbir şekilde görüşmedik. Ne kadar güzel insanlarmışız ki ne kadar düzgün şeyler kendimize yakıştırmışız ki ben de sizler gibi boşandığını öğrendim. Bu arada boşanmadan önce de insanlar tabii ki tanışabilir, kahvesini&nbsp; içer, Kadın erkek ilişkileri değil arkadaşlıkları olması çok normaldir. Bizim o dahil olmadı. O yüzden içim çok rahat. Boşanmış bir adamla tanıştım, iyi ki de tanışmışım. Gerçekten çok güzel bir ilişkimiz, saygımız sevgimiz var ve buna&nbsp; hiçbir şekilde leke sürülmesine ne ben ne Onur izin vermeyeceğiz. Hatta tam tersi bu tarz şeyler bizi o kadar çok birbirimize bağlıyor ki&nbsp; iyi ki iyi ki iyi ki biz böyle yaşıyoruz ve sonuna kadar da herkesin iyi ya da kötü karmasını yaşayacağından yüzde bin eminim.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">IŞIN KARACA İLE ÇOK YAKIN ARKADAŞLIĞINIZIN OLDUĞUNU BİLİYORUZ. PEKİ SADECE 1 GECE VOKAL YAPTIKTAN SONRA AYRILMAYA NASIL KARAR VERDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yıllardır Işın’la ilgili sorulan bu soruya cevap veriyorum ama o kadar sıkıldım ki. Yani sıkıldığım konu şu. Hani burada abartı bir durum yok. Insanlar çalışır, ayrılır bir gün olur, bir yıl olur, bir ay olur olmadı, elektriğimiz tutmadı. Gerçekten neyin neden olduğu hiç umursamıyorum. Herkesin mutlu olması, başarılı olması daha önemli, belki de öyle olmamış olması ikimizin açısından da daha iyi oldu. Bir dostluğumuz vardı olmadı. Bunlar çok normal. Doğal karşılanması gereken şeyler çalışamadık aynı şekilde dünyaya bakmıyoruz ve iyi ki iyi ki de bir günde bir gündür öyle bakalım. Onun dışında size anlatabileceğim çok güzel şeylerim var. Sevgili Serdar Ortaç’la yıl çok aylarca vokalistliğini yaptığımı&nbsp; beni nasıl onun keşfettiğini&nbsp; benim için yeri&nbsp; önemli olan o kadar güzel insanlar var ki ben gerçekten çok şanslıyım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SURVİVOR'A NEDEN GİDEMEDİNİZ? VE YENİ TV PROJELERİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet survivor’a sağlık sorunlarından dolayı gitmedim. Yıllar önceydi bu onu da aynı şekilde düşünüyorum demek ki olmaması gerekiyordu ve böyle olması gerekiyordu. Hiç abartılacak bir şey yok. Sağlık sorunlarından dolayı gitmedim sanıyorum. Onun dışında tv programı demişsiniz güzel projeler geliyor. belki beni bir sinema perdesinde göreceksiniz. Daha farklı bir şekilde göreceksiniz ama en önemlisi sahnelerde çok çok çok daha sık göreceksiniz&nbsp; ben çok özlemişim. Hiçbir zaman mesleğimi bırakmadım ama evet birazcık magazinsel boyutunu, birazcık da kendi hayatımı yaşayabilmek adına çok farklı bir hayat seçtim ve bundan sonrada&nbsp; beni böyle göreceksiniz. Yani işin dışında o kadar üzücüdür ki insanların sadece özel hayatı ile gündeme gelmeleri. Bizler bu şarkıları, bu müzikleri yıllardır böyle şeyler için yapmıyoruz. Tam tersi her zaman sağlıklı, mutlu, çok güçlü bir kadın görmeye devam edeceksiniz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Son olarak da şunu söylemek isterim ki her canlının yaşama hakkı vardır. Bizler bu ekolojik düzeni bozduğumuz takdirde hiçbir zaman Avrupa'da olduğu gibi noktalarda değiliz. Bunu her şekilde oturup konuşabiliriz, Tartışabiliriz ama çözüm bulmak gerekiyor. Çözüme doğru gidilmesi gerekiyor. Öldürmek çözüm değildir. Tam tersi her canlının yaşama hakkı vardır. Sonuna kadar da ne gerekiyorsa bence ülkemiz bunu yapacaktır. Bu hatta şöyle bir şey benim için hayatımdaki şu anda en önemli noktalardan biri budur. Ben kendi mahallemde kendi hayatımda her zaman küçük patili dostlarıma onlar için yaşayan bir insan olarak düşünmek bile istemiyorum. Çok üzücü bir dönem yaşıyoruz. Aslında konuşmamız gereken çözüm bulmamız gereken en önemli konulardan biri de budur. Ben herkese çok teşekkür ediyorum. Hassas davrandığınız için hassasiyetiniz için ve&nbsp; bizlere ses olduğunuz için her zaman da sesi olmayanların yanında olacağımdan bu kadın hakları olsun, LGBT artı hakları olsun, patili dostlarımız olsun. Böyle bir insan olduğum için gerçekten bir kez daha ailemle kendimle gurur duyuyorum. Hiçbir zaman da inandığımız doğrularımızın peşini bırakmayacağız. Çok teşekkür ederim, kendinize iyi bakın.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röoprtaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 31 Jul 2024 15:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/07/bosanmis-bir-adamla-tanistim-iyi-ki-de-tanismisim-1722429125.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>2 AYDA BİR ŞARKI ÇIKARIYORLAR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/2-ayda-bir-sarki-cikariyorlar-23141</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/2-ayda-bir-sarki-cikariyorlar-23141</guid>
                <description><![CDATA[Müzik onun vazgeçilmezi ve tek aşkı. Daha çocuk yaşta albüm yapmak en büyük hayaliydi. Hayalini gerçekleştirmek için yılmadan çalıştı. Ve sonunda o hayaline kavuşmuştu Gökçe Kırgız Taner… Yaptığı şarkılarıyla müzik dünyasında fırtınalar estirmeye başladı. Her yaptığı şarkı büyük çıkış yakaladı. Ünlü sanatçı Gökçe Kırgız Taner, çalışmalarıyla ilgili arkadaşımız Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA GÖKÇE HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. BUGÜNE KADAR SİZİ YAYINLADIĞINIZ SİNGLE ÇALIŞMALARINIZLA TANIDIK MÜZİK DÜNYASININ EN ÇOK KONUŞULAN İSİMLERİNDEN BİRİ OLDUNUZ. ŞİMDİLERDE YENİ ALBÜMÜNÜZ İLE MÜZİKSEVERLERLE BULUŞMAYA BAŞLADINIZ. ÖNCELİKLE ALBÜM FİKRİ NASIL DOĞDU? HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aslında çocukluktan gelen bir hayaldi sadece albüm yapmak. Son 2 senedir ciddi anlamda kimseye söylemeden kendimin hazırladığı bir süreçti . 5 şarkıyı tamamladıktan sonra da ekibimle paylaştım durumu. 1,5 sene gibi bir süreçte tamamladık çok mutluyum çünkü hayalim gerçek oldu. Tamamen bir olgunlaşma dönemi olarak yorumluyorum aslında .</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ALBÜMÜNÜZLE AYNI İSMİ TAŞIYAN ” KENDİME” ŞARKISINIZIN HEYECANINI BU DÖNEM YAŞAMAKTASINIZ. ÖNCELİKLE HAYIRLI OLSUN. BU ŞARKINIZIN OLUŞUM ŞÜRECİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİRMİSİNİZ? GELEN TEPKİLER NASIL MEMNUN MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Albümün adı kendime ama daha kendime şarkısı bana gelmeden önce herkese söylediğim tek söz vardı oda bu albümü tamamen kendime yaptığım gerçeğiydi. Kendime yaptığım için albümün adını kendime koydum aslında .. sonrasında yakın dostum Esad bana bir şarkı gönderdi ve inanamadım&nbsp;&nbsp; bir baktım sevgili dostum aşkım kapışmak , Asmin Ata, Esad Fidan mükemmel bir şarkı hazırlamışlar ve tesadüfen şarkı bana geldi ve aldım. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;‘’KENDİME’’ İSİMLİ ALBÜMÜNÜZDE MÜZİK DÜNYASINA YÖN VEREN BİRBİRİNDEN BAŞARILI İSİMLERİN ŞARKILARINI SESLENDİRDİĞİNİZİ BİLİYORUZ. BİRAZ BU İSİMLERDEN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet çok kıymetli müzik adamları var bu albümde.. Murat Güneş , Yılmaz Taner , Sinan Akçıl , Erdem Kınay , Celil Yavuz , Esad Fidan , Ramazan Kızılpınar, Osman Çetin , Sezgi Erciyes , Uğur Çakır , Çağlar Kocatepe, Bade Derinöz ,Ari Gemci , Aşkım Kapışmak , Asmin Ata , İbrahim Küçükoğlu.. yani saymakla bitmeyen birbirinden kıymetli değerli müzik insanları ile çalıştım ve çok gurur duyuyorum. Bence harika bir albüm yaptık o kadar içime sindi ki...</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MÜZİK TARZINIZI NASIL YORUMLUYORSUNUZ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Arabesk &amp; pop dalında iyi bir ses olduğumu düşünüyorum, tarzımı seviyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BİR DÖNEM YOUTUBE’DE REYNMEN İLE SAHTE TIK OLAYI İLE GÜNDEME GELMİŞTİNİZ. PEKİ ŞU DÖNEM REYMEN İLE ARANIZ NASIL GÖRÜŞÜYOR MUSUNUZ? SAHTE TIK OLAYI BİR SANATÇININ TANINMIŞLIĞINI DAHA MI ÇOK ARTTIRIYOR BU BİR STRATEJİ OLABİLİR Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Reynmen’le zamanında böyle bir münakaşaya girmiştik doğru. Çokta gereksizmiş. Şuan onu başarılı buluyorum. Arabada da dinlediğim şarkıları var.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TÜRKİYE MÜZİK SEKTÖRÜNDE BİR DEĞİŞİM GÖRÜYOR MUSUNUZ? BU DEĞİŞİM MÜZİK KALİTESİNE SİZCE NASIL YANSIYOR?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kesinlikle çok net bir şekilde değişiklik söz konusu. &nbsp;Artık şarkılarımız bile 4 dakikadan 2 dakikaya düştü.&nbsp; Artık TV’ye değildi dijital platformlara oynanmaya başladı. Bir çok sanatçı radyo ya çalarmış çalmaz mı endişesine bile artık girmiyor. Eskiden şarkılar senede 2 kere yapılırdı şimdi 2 ayda bir şarkı çıkarıyorlar. Sebebi tamamen dijitalleşmiş olmak. Çabuk tüketmek olduğunu düşünüyorum.Bu sebepten sektörde sürekli yeni bir üretim var sürekli yeni şarkılar çıkıyor çok kısa sürede ama maalesef hit yok. </span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Herkese şimdiden çok teşekkür ediyorum. Okuyan dinleyen seven sevmeyen herkese armağanımdır bu albüm sevgiler.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Jul 2024 11:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/07/2-ayda-bir-sarki-cikariyorlar-1721896008.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>OYUNCU KENDİNE BİR ŞEYLER KATMALI</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/oyuncu-kendine-bir-seyler-katmali-23091</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/oyuncu-kendine-bir-seyler-katmali-23091</guid>
                <description><![CDATA[Bugüne kadar yapmış olduğu başarılı çalışmalarıyla sıkça isminden söz ettiren oyuncu menajeri ve cast direktörü Seda Yazıcı, genç oyunculara tavsiyelerde bulundu. Sektöre birçok isim kazandıran Yazıcı, ‘ Ben dizi, sinema, tiyatro izlerken oynadığı karakter bana geçiyorsa ve her işte üstüne daha fazla koyarak ilerliyorsa benim için iyi bir oyuncudur’diyor. Seda Yazıcı, arkadaşımız Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA SEDA HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. ÖNCELİKLE&nbsp; MENAJERLİK OLARAK SİNEMA VE DİZİ SEKTÖRÜNE BAŞLAMA&nbsp; MACERANIZDAN. BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Merhabalar, hoş buldum... Tabii ki, bu sektörde alaylıyım diyebilirim. İşletme fakültesi mezunuyum uzun yıllar Ankara'da İK uzmanlığı yaptım daha sonra İstanbul’a taşınmak ve farklı bir meslek içinde olmak istediğimi fark ettim. Reklam ajanslarında çalışmaya başladım daha sonra bir arkadaşımın vesilesiyle dizi PR ı yapan bir yerle çalışmaya devam ettim arkasında sektöre biraz daha çevre yapmaya başladığımda menajerlik şirketlerinde çalışmaya başladım. Uzun yıllar kendi en iyi şekilde ben artık tamam oldum ve tek başıma yapabilirim noktasına geldiğimde yine bir menajer arkadaşımla ortak bir şirket kurduk. Şuanda kendi adım altında oyuncularım var aynı zamanda cast direktörlüğü yapıyorum. 15 tane sinema filminin cast direktörlüğünü üstlendim ve çok büyük keyif alıyorum cast yapmaktan, yaklaşık 13 yıldır sektörde bilinçli ve etik bir şekilde ilerleyemeye çalışıyorum.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">HER ŞEYİN BAŞI EĞİTİM KENDİNE SÜREKLİ BİR ŞEYLER KATMAK</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YETENEKLİ OLMAK, ÇALIŞMAK ,KENDİNİ GELİŞTİRMEK&nbsp; OYUNCUNUN ŞANSINI&nbsp; NASIL DEĞİŞTİREBİLİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bir kere her şeyin başı eğitim kendine sürekli bir şeyler katmak, ben konservatuardan mezun oldum tamamım kelimesini kabul etmiyorum ve bu düşüncede olan kimseyle de çalışmıyorum, yetenek elbette önemli ama o yeteneğini geliştirmeyip üstüne bir şeyler eklemediğin sürece tek tip oyuncu olarak kalırsın. Sistemi, yenilikleri, ben daha başka kendime ne katabilirimi yapmadıkça şansın düşük olur, iyi bir menajer ve oyuncunun kariyer planlamasını doğru yönetebilecek iletişim kurabilecek biriyle çalışmakta oyuncu için şanslardan birisi...</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SİZCE BİR CAST DİREKTÖRÜ, OYUNCUSUNU ARARKEN NASIL BİR YOL İZLEMELİ&nbsp; VE HANGİ ÖZELLİKLERE DİKKAT ETMELİDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Öncelikle gerçekten senaryoya hakim olmak o karakterleri iyi analiz edip özellikle senaristin ne düşünerek yazdığını bilmek çok önemli. Üstüne basarak söylemek istiyorum “Etik” çalışmalı o benim arkadaşım ah bu menajerle yakınım onun oyuncularından alıyım diye yola çıkılırsa görüyoruz şuanda bir çok iş 3-5 bölüm sonra final yapıyor. Artık cast direktörlerinin de bazen bir hükmü olamaya biliyor çünkü isimlere Yapım yada yönetmen kendi içlerinde karar veriyor cast direktörleri sadece menajerleriyle iletişimde olmakla iş yapmış oluyorlar bunlar maalesef sektörümüzün son zamanlarda kanayan çok büyük bir yarası...</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">OYUNCULARA VERDİĞİNİZ TAVSİYELER NELERDİR? AYRICA SİZE GÖRE İYİ OYUNCU KRİTERİ NASIL OLMALIDIR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben dizi, sinema, tiyatro izlerken oynadığı karakter bana geçiyorsa ve her işte üstüne daha fazla koyarak ilerliyorsa benim için iyi bir oyuncudur. Ne mavi tık’ı ne takipçi sayısı ne güzelliği ne de yakışıklılığı umrumda değil. Oyuncu sinema , dizi, tiyatro yapmalı oyuncu bağımsız , kısa film ayırt etmeden oynamalı bizim ülkemizde maalesef bunlara pek önem verilmiyor ne yazık ki... Tavisyem şu her zaman dürüst, ahlaklı, işini severek yapan, insani duygularınızı kaybetmeden, sürekli çalışıp, izleyip, okuyum, gözlem yaparak ve beklemekten sıkılmayıp bilinçli bir şekilde işinin en iyisini yapmaya çabalamalarıdır.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">SİNEMA BİTEMEZ</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TÜRKİYE’DEKİ DİZİ VE SİNEMA SEKTÖRÜNÜ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ. SİZCE YETERSİZ KALINAN DURUMLAR OLUYOR MU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Elbette ki var, senaryo sıkıntısı başta geliyor bence, dijital dünyadayız artık ana akım diziler yanlış senaryolar yanlış castlar çok bariz insanların dikkatini çekiyor ve izlemiyorlar, uluslararası işleri artık evlerimizde 7 den 70 e herkes rahatlıkla izledikçe ne kadar basit kaldığımızı artık annelerimiz babalarımız bile görebiliyor. Kaldı ki gerçekten çok iyi senaristler var muhteşem kafalar var ama öncelik tanınmıyor, biz amiyane tabirle mafyalaşmış bir sektörün içindeyiz eğer buna bir dur denilmezse daha da kötüye gitmesinden bir çok menajer arkadaşım endişe ediyor çok net söyleyebilirim. Sinema yapılmalı bir kere muhteşem bir şey sinema bitemez!</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">PROJELERİN DENEME ÇEKİMLERİNE KATILAN OYUNCULARIN SERGİLEDİKLERİ PERFORMANSLAR HANGİ DURUMLARDAN DOLAYI&nbsp; OLUMSUZ OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İlk 5 saniye önemli audition izlemelerinde, metni doğru analiz edip edemediği hemen belli oluyor, doğru tonlama, karaktere hakim olma, enerji, partnerle olan uyumu, doğallık, doğru kıyafet, makyaj bunları eğer yönetmen, cast direktörü alamıyorsa olumsuz olarak dönüyor oyuncuya.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İÇİNDE BULUNDUĞUNUZ ÇALIŞTIĞINIZ PROJELER HANGİLERİ BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? VE KESİNLEŞEN YENİ PROJELER VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">En son cast direktörlüğünü yaptığım KUM ZAMBAĞI filmi var 5 Temmuz’da vizyona girdi inanılmaz keyif aldığım ve gerçekten harika performansları olan oyuncularla çalıştım. GRABUNA, C TAKIMI, HER ŞEY DAHİL, ÖT BAKALIM, BENİ SEV, BAYRAM ŞEKERİ,CORONTİNA, PARA KONUŞUR, CANIM DAYIM,KALP ESTETİĞİ, MASAL ZAMANI, ROM-AN, KOLEJ RÜYASI, DİLBERAY filminin büyük bir kısmında yer aldım. Benim için cast yapmak bana çok büyük haz veren bir iş, işin en başından en sonuna kadar her zaman sette ekiple kalkıp ekiple evime dönmeyi seviyorum, işin her anında sette olmak oyuncuyla yapım arasındaki bağı düzgün kurmanın ve sorunsuz set çıkartmanın mutluluğu benim için çok önemli. Ben castımı yaptım tamam paramı da aldım işim bitti olayı bana göre değil. Eğer bir iş yapıyorsam en iyi şekilde yapıp yapımdan, oyuncudan ve ekip arkadaşlarımdan her şey için teşekkür edilip mutlu bir şekilde set bitiyorsa o zaman tamamdır. Şuan için bir projem yok umarım en kısa sürede olur çünkü sette olmak, senaryo okumak o dünyanın içine girip doğru oyuncuları seçmek beni dinç tutuyor.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ&nbsp;&nbsp; OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben teşekkür ederim Alper’cim, seninle keyifle çalışmaktan ben her zaman mutluluk duyuyorum. Sinema bitmesin, yeni yüzler, harika yeteneklerimiz var bu ülkede inanın bana lütfen etiklikten vazgeçmeyelim, hepimiz aynı gemideyiz ve güzel şeyler yapmanın peşindeyiz... Yeni yüzlere yeni oyunculara ihtiyacımız var ve sahip çıkmamız gerekli, şehir ve devlet tiyatrolarında gerçekten kendini işine adamış oyuncularımız var şanslar tanınmalı, izlenmeli. Umarım en kısa sürede köklü değişimler olur ve biz menajerler umutsuzluğa kapılmadan, iş yerlerimize kilit vurmadan çalışmaya devam ederiz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 13 Jul 2024 11:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/07/oyuncu-kendine-bir-seyler-katmali-1720859032.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ÇEVREMDE SAKİNLİĞİMLE VE SOĞUKKANLILIĞIMLA BİLİNİRİM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/cevremde-sakinligimle-ve-sogukkanliligimla-bilinirim-23051</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/cevremde-sakinligimle-ve-sogukkanliligimla-bilinirim-23051</guid>
                <description><![CDATA[‘Vazgeç Gönül ‘ diyerek hayatımıza girdi… Kendine has yorumu, güzelliği ile milyonların gönlünde taht kurdu. Daha sonra yaptığı her şarkısı müzik dünyasında  listeleri zorladı Ece Mumay’ın…  Ünlü sanatçı arkadaşımız Alper Ergez’e samimi açıklamalarda bulundu. O zaman hiç zaman kaybetmeden sohbeti okumaya ne dersiniz?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA ECE HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. ÖNCELİKLE AMERİKAN KOLEJİ OKUYUP YURTDIŞINDA TAHSİL ALIP BİRDE 3 YABANCI DİL BİLİP VE BUNLARI BİR ANDA BIRAKARAK MÜZİĞE YÖNELME NASIL OLDU. BİRAZ MÜZİKAL YOLCULUĞUNUZDAN&nbsp; BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Merhabalar. Aslında tüm bu eğitim sürecimin sonunda avukat olma gibi bir hedefim vardı. Sonrasında müziğe olan tutkumun yalnız bir hobi olarak kalamayacağını anlayınca, lise hayatımı konservatuarda sürdürmeye karar verdim. Daha sonra da lisans dönemimde de konservatuar yolculuğum devam etti. Bunları bir anda bıraktım denemez aslında. Bildiğim üç dilin hayatıma ciddi tesirleri oldu. Müzik kariyerimde beni önemli bir noktaya taşıdı ve önemli farkındalıklar yaratmama sebep verdi. Fakat evet, akademik bir pozisyondan müzisyenliğe evrildiğim doğru.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ALDIĞINIZ MÜZİK EĞİTİMLERİNİZ NELER VE KULLANDIĞINIZ ENSTRÜMANLAR VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Lise'de İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarında klasik kemençe bölümünde okudum, lisansta İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarında klasik gitar bölümünde okudum. Bunlara ek olarak piyano çalıyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KÜÇÜK YAŞLARDA ÇALIŞMA HAYATINA BAŞLADINIZ. PEKİ ÇOCUKLUĞUNUZU YAŞAYABİLDİNİZ Mİ? BU DURUMUN AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARINDAN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çocukluğumu hakkıyla yaşadığımı düşünmekle birlikte gençlik zamanlarım için aynı şeyi konuşamayabilirim. Hala içerisinde bulunduğum yaş grubunun tatması, tecrübe etmesi gereken şeyleri hakkıyla deneyimleyemiyorum maalesef. Fakat her seçiş bir vazgeçiştir. Herhangi bir şeyden duyduğum bir pişmanlık yok.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ÖFKE DURUMUNUN YÜKSEK OLDUĞU BİR AİLEDE BÜYÜDÜĞÜNÜZÜ BİLİYORUZ. PEKİ OTOKONTROLÜNÜZÜ NASIL SAĞLIYORDUNUZ? YANİ SAKİN KALABİLİYOR MUYDUNUZ? ŞUAN NASILSINIZ</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben genel olarak kaos anlarında çevremde sakinliğimle ve soğukkanlılığımla bilinirim. Bu tarz edinilmiş huylar geçmişten izler taşıdığı konusunda sizlerle hemfikirim ancak bazı oturmuş özelliklerin insanın kimyasında olduğuna inanıyorum. Otokontrol dediğimiz mekanizma çevresel faktörlerden ziyade insanın kendi dünyasında oluşturduğu mutlulukla şekilleniyor. İç huzura sahip olduğumuz sürece böyle problemler yaşayacağımızı düşünmüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ÇIKARTTIĞINIZ ŞARKILARLA POPÜLER MÜZİK DÜNYASINDA BAŞARINIZI HER GEÇEN GÜN BİRAZ DAHA TAÇLANDIRMAYA DEVAM EDİYORSUNUZ. ŞİMDİLERDE YENİ TEKLİ ÇALIŞMANIZ OLAN’’ KATRAN’’I MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTURDUNUZ. ÖNCELİKLE HAYIRLI OLSUN.PEKİ BU ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ BİRAZ HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Elbette. Katran benim için çok özel bir proje. Kişisel olarak ciddi emek harcadığım ve inandığım bir iş. Orijinalinin bir Azeri şarkısı olması da bizler için büyük anlam ifade ediyor. Melodisi kulağımıza çok hitap etti ve bir Türkçe versiyon yapmaya karar verdik. Düzenlemesini Semih Gönder'in üstlendiği parçanın hazırlık süreci yaklaşık bir ay sürdü.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞARKILARINIZI SİZİN YAZDIĞINIZI BİLİYORUZ DİNLERKEN HERKESTE FARKLI ETKİLER BIRAKABİLİYOR. PEKİ DİNLEYİCİLERİNİZDEN GELEN DÖNÜŞLER NASIL MEMNUNMUSUNUZ? NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çok enteresan bir dinleyici kitlesine sahip olduğumu düşünüyorum. Geniş bir yaş aralığına hitap ediyorum. Dinleyicilerimin yarısı dinlemekten ciddi keyif alıyor ve bunu çok güzel bir dille her platformda beyan ediyor, diğer yarısı da dinlememek için elinden geleni yaptığını ancak bu şarkılarımı utandıkları bir zaaf olarak nitelendiriyor. Ben her iki tarafla da barışığım, hepsi iyi ki varlar.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kendi müziğinizin dışında başka tarzlarda da şarkı söylemeyi düşünüyor musunuz. Yabancı dilde şarkılar yazdığınızı biliyoruz.Bunu daha da geliştirerek mesela yabancı müzik şarkılarından oluşan bir albüm yapmayı düşünür müsünüz?</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Böyle bir fırsat çıkarsa karşıma elbette değerlendiririm fakat şuan için öyle bir kariyer planım yok.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 07 Jul 2024 18:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/07/cevremde-sakinligimle-ve-sogukkanliligimla-bilinirim-1720364654.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SETLERİ ÖZLEDİM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/setleri-ozledim-23043</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/setleri-ozledim-23043</guid>
                <description><![CDATA[Pop müziğinin sevilen isimlerinden Murat Balcı, başarıdan başarıya koşmaya devam ediyor. Şarkı çıkarma sürecine başladığı günden itibaren oyunculuğa biraz ara vermesi gerektiğini anlatan Balcı, ‘2,5 - 3 yıldır hiç bir projeye okey veremedim ama artık çok özledim. Müzik kariyerim de artık rayına oturduğu için bir yandan da oyunculuğa devam edebilirim diye düşünüyorum. Kış sezonunda sürpriz bir projeyle ekranlara dönmeyi planlıyorum ‘diyor. Ünlü sanatçı Alper Ergez’e dobra dobra konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA MURAT BEY HABER CADDESİ’NE HOŞ GELDİNİZ. MÜZİK HAYATINIZ İLE KARŞILAŞMANIZ NASIL OLDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Merhaba 3 yaşındayken annemin kendi sesini kaydettiği ses kayıt cihazına Sezen Aksu şarkıları söyleyerek başlamışım sanırım(Gülmeye başlıyor…) profesyonelliğe geçişim ise 2004 yılında SHOW TV’de Türkiye’nin Yıldızları adli oyunculuk yarışmasındayken canlı yayında bir şarki söylemem ve sonrasında Zerrin Özer’in bana ulaşıp vokalistlik teklif etmesiyle başladı diyebilirim. Ama şarkıcı olarak ilk şarkımı yayınlamam (en çok oyunculuktan vakit bulamamaktan olsa gerek), nihayet anca 2 sene önce gerçekleşebildi.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">NEŞE KARABÖCEK &nbsp;ANNEMİN EN ÇOK DİNLEDİĞİ VE İDOLU OLAN BİR ŞARKICIYDI</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;ŞİMDİLERDE SÖZÜ MÜZİĞİ ORHAN GENCEBAY’A AİT 70’LERİN EN SEVİLEN ŞARKILARINDAN BİRİ OLAN SENİ BULDUM YA, AYNI ZAMANDA NEŞE KARABÖCEK’E DE ALTIN PLAK KAZANDIRAN ŞARKIYLA BİR İLKE İMZA ATARAK ANNENİZLE BERABER DÜET YAPTINIZ. ÖNCELİKLE HAYIRLI OLSUN BU ŞARKIYI SEÇMEYE NASIL KARAR VERDİNİZ? VE BU ANLAMLI PROJE NASIL DOĞDU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Annem hayatı&nbsp; boyunca hep şarkı söylemek istemiş ama önce kendi ailesi, evlendikten sonra da babam buna izin vermeyerek bu sevdasını hep içine gömmesine sebep olmuşlar. Koca bir ömrü eşine ve çocuklarına adayan annemin özellikle son yıllarda babamın sağlık sorunları vb sorunlarla iyice zor zamanlar geçirmesi üzerine, bir de babamı kaybetmek onu iyice sarsmıştı. Ben de böyle bir projeye onu ikna ederek hem biraz olsun kafasını dağıtmasını hem de hayati boyunca hayalini kurduğu şeyi bir nebze olsun gerçekleştirebilmesini sağlamak istedim. Neşe Karaböcek’te &nbsp;annemin en çok dinlediği ve idolu olan bir şarkıcıydı. Dolayısıyla benim için de yeri hep çok ayrı oldu. Seni Buldum Ya şarkısı da annemin en sevdiği şarkılardan biriydi. Sevgili Orhan babaya, değerli eşi Sevim Emre ablama ve sevgili Altan Gencebay’a bu projeden bahsettiğimde onlar da şarkıyı seve seve okuyabileceğimizi söyleyerek hediye ettiler sağ olsunlar. Böylece bu hayatimin en özel projesi de bu şekilde hayata geçmiş oldu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SENİ BULDUM YA, ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ ŞARKININ HAZIRLIK SÜRECİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şarkinin aranjesini müzisyenliğine çok hayran olduğum Tekir yaptı. Acayip içimize sinen bir iş oldu. Klip için de kendimizi yine Ecem Gündoğdu’ya emanet ettik. Başak Yangır’dan Ayla Şahin’e Özkan Karaköse’ye kadar işinin en iyileriyle çalışmak nasip oldu çok şükür Seni Buldum Ya klibinde. Her projemizde olduğu gibi bu işte de tabi yine Emel Yalçın ve Murat Zor’la aynı takımda olmanın ayrıcalıklarını da sonuna kadar yaşıyoruz.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">DÜNYADA İLK ANNE OĞUL DÜETİ</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;ŞARKI ÇIKMADAN ÖNCE YAPILAN PAYLAŞIMLARLA TİKTOK’TA 300 BİNE YAKIN İZLENMEYE KADAR ULAŞTINIZ. PEKİ BU KADAR İLGİ BEKLİYOR MUYDUNUZ ŞUANA KADAR GELEN DÖNÜŞLERDEN MEMNUN MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Açıkçası beğenileceğini umuyordum ama bir anda bu kadar reaksiyon alacağını beklemiyordum. Hem de linclemenin böyle çok trend olduğu bir donemde bile reaksiyonların %99 unun pozitif olması içimizde kelebekler uçurdu resmen . Dünyada ilk anne oğul düeti ve çekilen ilk klibin bizimki olması da ayrıca inanılmaz mutluluk veren başka bir durum oldu bizim için.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU PROJENİN HAYATINIZDAKİ YERİ NEDİR? BİRAZ DUYGULARINIZDAN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hayatınızdaki en değerli şeylerden ikisini alın (annem ve oğlum Balcan) , en sevdiğiniz şeye onları da ekleyerek, hiç bir zaman yok olmayacak bir şey yapıp onlarla şarkı söyleyin ve sonra hep birlikte bir de klip çekin. Ve hayatiniz boyunca yapacağınız en özel en değerli iş olsun. Nasıl anlatılır ki bunun duygusu? Tek diyebildiğim bana bunu yaşatan hayata sonsuz teşekkürler.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU ARADA OYUNCULUKTA YAPIYORSUNUZ NASIL GİDİYOR ÇALIŞMALARINIZ VAR MI YENİ PROJELER NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şarkı çıkarma sürecine başladığım dönemden itibaren oyunculuğa biraz ara vermem gerekti. 2,5 - 3 yıldır hiç bir projeye okey veremedim ama artık çok özledim. Müzik kariyerim de artık rayına oturduğu için bir yandan da oyunculuğa devam edebilirim diye düşünüyorum. -ki bu kış sezonunda sürpriz bir projeyle ekranlara dönmeyi planlıyorum bakalım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SOSYAL MEDYAYI AKTİF OLARAK KULLANDIĞINIZI BİLİYORUZ PEKİ HAYRANLARINIZLA İLETİŞİMİNİZ NASIL VE ALDIĞINIZ GERİ BİLDİRİMLERDEN MEMNUN MUSUNUZ? VE BİR SOSYAL MEDYA PROJESİNDE YER ALMAK İSTER&nbsp; MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet ya, ben de sosyal medya bağımlılarından sayılabilirim sanırım. Ama orda aracısız takipçilerimle iletişimde olmak ve anı anına paylaşmak falan çok keyif veriyor bana. Her şeyi ilk oradan paylaşıp oradan duyuruyor ve ilk tepkileri hep oradan alıyorum. Oradaki tepkilerin çıplaklığını ve filtresiz iğini de seviyorum. Zaten teknolojiye de çok düşkünüm. Tipik ikizler işte (Gülmeye başlıyor…)</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">OYUNCULUKTA ROLÜNÜZE NASIL HAZIRLANIYOR SUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bir kez trans birey bir şarkıcı rolüne hazırlanıyordum. En keyifli rol hazırlık surecim o dönem olmuştu sanırım. 3 ay trans birey bir arkadaşımız beni her gün rolüme çalıştırıp, onunla onun hayatını yasamama izin vermişti. Ben rollere böyle iliklerime kadar hazırlanmayı seviyorum. Mesleğin en keyifli yanı da bu zaten bence.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Benim için çok keyifli bir röportaj oldu. İlgilendiğiniz ve okuduğunuz için hepinize çok teşekkür ederim. Nefes aldığım surece şarkılarımla ve farklı farklı karakterlerle sizlerle olmak dileğiyle…</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 04 Jul 2024 15:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/07/setleri-ozledim-1720095123.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GENÇ OYUNCULAR EĞİTİM İLE İLGİLİ DESTEK İSTERLER</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/genc-oyuncular-egitim-ile-ilgili-destek-isterler-23014</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/genc-oyuncular-egitim-ile-ilgili-destek-isterler-23014</guid>
                <description><![CDATA[Son dönemin alanında başarılı trend menajerlerinden olan Ayça Irgan,  sektörün gidişatından, işinin inceliklerine kadar merak edilen pek çok konuyu konuştuk. Irgan,  ayrıca genç yeteneklere, oyunculuğu meslek edinmek isteyenlere de çok özel önerilerde bulundu. Ayça Irgan, arkadaşımız Alper Ergez’e konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA AYÇA HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. ÖNCELİKLE MENAJERLİK HAYATINIZ&nbsp; NASIL BAŞLADI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Merhaba Alper bey J Tesadüfler üzerine diyebilirim. İş hayatım Remzi Kitabevi’nin yayınevi tarafında başladı. 18 sene öncesinden bahsediyorum bu arada J O zaman yakın arkadaşlarımdan biri Layla Şirin ajansın oyuncu programının yazılımcısı idi. Ajansta çalışacak birini aradıklarını söylediğinde çok heyecanlandım ve görüşmeye gittim. Tabi ki işi aldım ve sektöre giriş yapmış oldum. O zamanlar bu kadar fazla ajans ya da menajer yoktu. Uzun yıllar Layla Şirin’de çalıştıktan sonra Tümay Özokur ile çalışmaya başladım. Orda ki süremi tamamlayınca da kendi yolumda devam ettim. Kısacası bu sektöre alaylı olarak başladım.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#d35400">ŞİMDİLERDE MENAJERLERİN İŞLERİ ÇOK DAHA KARMAŞIK OLUYOR</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ÖZELLİKLE SON DÖNEMDE BİRÇOK DİZİNİN CAST DİREKTÖRLÜĞÜNÜ YAPTINIZ. ŞİMDİLERDE BİR MENAJER OLARAK TÜRK DİZİ VE SİNEMA SEKTÖRÜNÜN GELMİŞ OLDUĞU BU SON NOKTAYI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aslında herkesin son dönemle ilgili çok ortak düşünceleri var. Bu dönem eskiye oranla çok daha zor ve yıpratıcı olmaya başladı. Dizi sektörünün özellikle 2024 yaz ayları için proje yapmaması ilk defa gördüğümüz bir dönem ama olması gereken bir hamleydi sanırım. Eskiden hatırlarsanız günde 2 dizi yayınlanırdı. Ve pek çok oyuncu kendisi için rol bulmakta daha rahat olurdu. Şimdilerde menajerlerin işleri çok daha karmaşık oluyor çünkü okuduğunuzda beğendiğiniz projeler yayında istenileni vermediğinde ya da doğru oyuncuları eşleştirmediğinizde projenin ömrü kısa oluyor. Bu da oyuncusu olan için bir üzüntü, oyuncusu olmayan için ise sevinç durumu J Bitsin ki başka projede oyuncumun şansı olsun diye bakılıyor. Aynı zamanda aynı oyuncuların genel olarak projelerde yer alması da son dönemin en büyük kabusu olmaya başladı. Yeni nesilde gelen çok iyi oyuncular var ama bu karmaşada kendilerine yer bulmaları çok zorlaşıyor. Burda da iş cast direktörüne kalıyor. Yeni isimlere yer açma ve onlara şans verme çok önemli.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">KENDİNİ GELİŞTİRMEYİ SEVEN, SABIRLI VE AİLEM GİBİ OLABİLECEK YETENEKLİ İNSANLARLA ÇALIŞMAYI TERCİH EDİYORUM</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ÇALIŞACAĞINIZ OYUNCULARI HANGİ KRİTERLERE GÖRE BELİRLİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Menajer ve oyuncu ikilisi çok bireysel bir çalışma ortamı. O yüzden bu konuda hassas olduğum bazı konular var. Öncelikle samimiyet çok değerli. Benim oyuncu arkadaşıma verdiğim değer kadar, onlarında bana değer vermesini isterim. Birlikte aynı yolda emin adımlarla ilerleyebileceğim, ‘’ güvenilir’’ (bu çok önemli bu sektörde), kendini geliştirmeyi seven, sabırlı ve ailem gibi olabilecek yetenekli insanlarla çalışmayı tercih ediyorum. Bazen çok heyecanlı bir şekilde yola çıktığın ve hayaller kurduğun kişilerle istediğin gibi çalışamayabiliyorsun ama vedalaşırken yine de hayatımda sohbet edebileceğim sadece iş ilişkimi sonlandırdığım kişiler olsun istiyorum. Karakteri sağlam, oyunculuğu konusunda kendine yatırım yapan kişilerle çalışmak çok keyifli.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">NO NAME OYUNCULARLA ÇALIŞMAYA KARAR VERMENİZİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER NELER OLUYOR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Düşünün ki; genç bir oyuncu adayı kapınızı çalıyor. Ben bu işi yapmayı çok istiyorum diyor. Ve gerçekten çok yetenekli. Onunla birlikte çalışmak, geliştirmek, onun için savaşmak ve iş bulmaya çalışmak farklı birini var etme çabası çok değerli bence. Hele de hisleriniz bu konuda kuvvetliyse ve ondaki ekran ışığını fark ettiyseniz… O zaman birlikte bu sektörde yükselmek ve iyi işler yapmak bizim için paha biçilemez bir durum.</span></span></p>

<p><span style="color:#ffffff"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">HER SENE KADROM İÇİN ÖZEL&nbsp;</span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="background-color:#c0392b">BİR ÇEKİM ORGANİZE ETMEYE MUTLAKA ÇALIŞIRIM</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MENAJER OLARAK&nbsp; OYUNCULARINIZ İÇİN YAPTIĞINIZ ÖZEL ÇALIŞMALARINIZ OLUYOR MU? HANGİ ÇALIŞMALARI YAPIYORSUNUZ? ÖZELLİKLE YENİ KATILAN GENÇ OYUNCULARINIZLA İLGİLİ YAPTIĞINIZ ÇALIŞMALAR VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu konuda 2 taraflı konuşulması gereken bir durum. Biraz önce dediğim gibi bireysel bir ilişki kuruyorsunuz herkesle. Onun ihtiyaçları doğrultusunda ya da eksikleri konusunda birlikte konuşup karar vermekten yanayım. Ama ilk konulardan biri fotoğraf çekimi. Her sene kadrom için özel bir çekim organize etmeye mutlaka çalışırım. Genç oyuncular genellikle eğitimle ilgili destek isterler. Projesi olan oyuncular için doğru pr çalışması yapmaya çalışırsınız.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SİZİN İÇİN BAŞARI GÖSTERGESİ NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Değerli ve başarılı insanları temsil etmek. </span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">OYUNCU SEÇİMLERİNDE SOSYAL MEYDANİN ETKİSİ OLUYOR MU YANİ&nbsp; 'PROJELERE OYUNCU SEÇİLİRKEN TAKİPÇİ SAYISINA BAKILIYOR MU ONA GÖRE OYUNCU SEÇİMİ OLUYOR MU?NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bir dönem böyle bir duruma şahit oldum maalesef ki ve çok üzücüydü. Sonrasında buna bakıldığını düşünmüyorum, en azından benim cast çalışması yaptığım işlerde kesinlikle bakılmıyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">OYUNCULUĞU MESLEK OLARAK SEÇMEK İSTEYENLERE NE GİBİ TAVSİYELERDE BULUNMAK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Lütfen ama lütfen bunun kolay bir iş olduğunu düşünmesinler. Eğitimlerini alsınlar ve bu sektörde kararlı ve sabırlı olsunlar. Sonra da doğru ajansı ve menajeri seçsinler J</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJIMIZA KATILARAK BİZE ZAMAN AYIRDIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ. SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İlk röportajımdı bunun için çok teşekkürler. Sevgi ve saygılarımla …</span></span></p>

<p><strong>Röporaj: Alper ERGEZ</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Jun 2024 13:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/06/genc-oyuncular-egitim-ile-ilgili-destek-isterler-1719572229.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SEDA ÜREN DOBRA DOBRA KONUŞTU</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/seda-uren-dobra-dobra-konustu-22949</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/seda-uren-dobra-dobra-konustu-22949</guid>
                <description><![CDATA[Her yaptığı şarkısıyla büyük ses getiren müzik dünyasının mütevazı, gülen yüzü ünlü sanatçı Seda Üren, çalışmalarıyla ilgili arkadaşımız Alper Ergez’e konuştu. Dilerseniz hiç zaman kaybetmeden bu sohbete başlayalım.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA SEDA HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ? ÖNCELİKLE BU ARALAR NELER YAPIYORSUNUZ? BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></em></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Merhaba Haber Caddesi ailesi… &nbsp;Bir taraftan 2 erkek çocuk annesi olmanın keyifli zorlukları, diğer taraftan müziğe olan sevgim ve inancım. Bir anne olarak hayat her annenin yaşadıkları gibi, belki kimine göre biraz daha kolay ya da zor bilemiyorum, davulun sesi gibi :) ama hiç şikayet etmedim. Müzik yolculuğumda ise durum daha farklı elbette. Çocuklar belirli bir yaşa gelene kadar uzun soluklu aralar vermem gerekti ama geçen yıl itibarı ile sık aralıklarla tekliler çıkartarak müzik yolculuğuma kaldığım yerden devam ediyorum... "Kırarım Bu Kalemi", "İyi Olucam" ve son olarak "Melekler Korusun" teklilerim geldi, devamı da Allah izin verirse yolda... Bomba gibi bir şarkı da yolda.</span></span></p>

<p><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TARZLARI, HAYATA KARŞI DURUŞLARI İLE GENÇLİK BOMBA GİBİ</span></span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MÜZİK SEKTÖRÜ HAKKINDA NELER DÜŞÜNÜYORSUNUZ.&nbsp; GİDEREK TARZ DEĞİŞTİRDİĞİNİ&nbsp; DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ VE BU DURUMUN SİZCE ARTILARI VE EKSİLERİ VAR MI?</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her şey gibi müzik ve müzisyen de değişti, değişecek elbette. Sektör hakkında konuşmayayım, bunlar hakkında konuşmak boş, sektör boş. Müzik ve müzisyen var ve hep olacak ama "sektör" diye bir şey yok! Hep aynı isimler tekelinde döndürülmeye çalışılan sektör dedikleri çarkı da öyle ya da böyle Z kuşağı kırdı geçti diyebilirim. Tarzları, hayata karşı duruşları ile gençlik bomba gibi. Elbette ben de zaman içerisinde tarzımda değişiklikler yapıyorum ki bu bir müzik insanının yolculuğunda kaçınılmazdır. Müzik bir yolculuk diyoruz ya hep: "Kim o yolculukta sürekli aynı manzara bakmak ister ki?"</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;HER DAİM BU KADAR BAKIMLI, GÜZEL VE ALIMLI OLMAYI NASIL BAŞARIYORSUNUZ. ÖZEL BİR ÇALIŞMANIZ VAR MI?</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sosyal medyadan da mutlaka görüyorsunuzdur yıllardır çok disiplinli şekilde spor yapıyorum. Spordan ve sağlıklı beslenmeden asla ödün vermemeye gayret ediyorum. Bedeninize iyi bakacaksınız ki, ilerleyen yıllarda size bu sorunuz gibi güzel sorular sorsunlar değil mi?</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;BİRAZDA EN SON ÇALIŞMANIZ OLAN ‘’MELEKLER KORUSUN’’ ŞARKINIZDAN BAHSEDELİM İSTERSENİZ. ÖNCELİKLE ŞARKI NASIL GİDİYOR, GELEN DÖNÜŞLERDEN MEMNUN MUSUNUZ?</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Biz üzerine çalışırken çok keyif aldık, özellikle de ben elbette ve geri dönüşlerden de oldukça memnunum. Biraz bencilce gelebilir belki ama bazen tribüne (dinleyiciler) değil bilakis kendiniz için söylersiniz. Bu öyle bir şarkı.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; ‘’MELEKLER KORUSUN’’ İSİMLİ ŞARKINIZDA KİMLERLE ÇALIŞTINIZ. VE BU ŞARKIYI SEÇMEYE NASIL KARAR VERDİNİZ? ŞARKININ&nbsp; HAZIRLIK SÜRECİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR &nbsp;MİSİNİZ ?</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aslında 17 yıl önce yaptığımız ama zamanını beklediğine inandığım bir şarkı Melekler Korusun. Yıllar sonra bu şarkıyı okumaya karar verip sesimle hayat vermiş olmak çok güzel bir duygu. Sözleri Gürkan Acka'ya, Müziği Murat Güneş'e ait bir şarkı ve süreçte Esad Fidan gibi son yılların genç, iddialı aranjörlerinden biri ile çalıştık.</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘’MELEKLER KORUSUN’’ İSİMLİ ŞARKINIZIN KLİP ÇEKİMLERİNİN 8 SAATE YAKIN SÜRDÜĞÜNÜ BİLİYORUZ. BİRAZ KLİP ÇALIŞMANIZDAN&nbsp; BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? ZORLANDIĞINIZ SAHNELER OLDU MU?</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Klibin yönetmenliğini 25 yıldır birlikte çalıştığım sevgili dostum Gürkan Acka yaptı. Kafamızda çok uçuk olmasa da bazı özel efektler vardı yapmak istediğimiz ve elbette özel efektler gerektiren sahneler, bazen ciddi zorlayıcı olabiliyor. Ben düzenli spor yaptığım için çok zorlandım diyemem ama bir başkası için aynı olur muydu :) bilemem. Şimdi gözümün önünden şimdi söyleyemeyeceğim bazı ünlü simalar geçiyor da ahhahah bazıları için imkansız muhtemelen J</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp; BU ARADA SANATÇI KİMLİĞİNİZİN DIŞINDA AYRICA BİR ANNESİNİZ PEKİ ANNELİK NASIL GİDİYOR?</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aslında bir süredir annneliğin yanında sanatçı kimliğim gidiyor :) çok şükür çocuklar büyüyor, onların sağlıkları, eğitimleri her şeyden önemli elbette. Ben de her anne gibi olanaklarım dahilinde onlara sağlayabileceğim en iyi gelecek için uğraşıyorum. Her anne elinden gelenin en iyisi için çabalamalı ve çabalar da zaten öyle değil mi? az ama istisnalar da ne yazık ki var</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞINIZ YENİ ŞARKILAR, YENİ ÇALIŞMALARINIZ VAR MI? NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Olmaz mı :) dediğim gibi çocuklar artık büyüdü sayılır, bundan sonra uzun aralıklar yok. Allah izin verirse, sağlığımız da yerinde olduğu müddetçe "tekliler, hatta belki bir mini albüm" ile yola devam... Ama önce Türk müziğine damgasını vurmuş dev bir sanatçının, 7 den 70 e herkes tarafından bilinen bir eserine hayat vereceğim inşallah. Kısmetse bu sonbaharda</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SEDA ÜREN OYUNCULUK YAPMAYI HİÇ DÜŞÜNDÜ MÜ TEKLİFLER VAR MI DEĞERLENDİRİR MİSİNİZ?</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aslında bir dönem bir kaç defa üzerine görüşmeler yaptığımız projeler oldu ama çok yoğun sahne yaptığımız dönemlerdi, bazıları da beni çekmedi dürüst olmak gerekirse. Eğer profesyonel alanımın dışına çıkacaksam "laf olsun diye olmamalı" iddialı olmalı diye düşünüyorum. Hatta şöyle söyleyeyim; bence şarkı söylemeyi düşünen ve hatta söyleyen oyuncular da "laf olsun diye" söylemesin. iddialı olsunlar ya da hiç bulaşmasınlar rica edeceğim... Etraflarında da gerçeği söyleyen insanlar bulundursunlar tavsiye ederim! Her yaptığınıza "ağam paşam" diyenler sizi anca rezil eder ki maalesef görüyoruz örneklerini</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></em></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yaz döneminin başlangıcına, bayrama ve hatta babalar gününe denk geldi bu röportajımız. Öncelikle çok ciddi sıcaklar ile sınanacağız ve umuyorum ki dikkatle ve yangınsız atlatırız bu yaz dönemini. Lütfen hepimiz çok dikkatli olalım.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bir güzel bayramı daha inşallah kazasız belasız sevdiklerimiz ile kutlayabilelim. Tüm Haber Caddesi okurlarının bayramını da içtenlikle kutluyorum.&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ve elbette bayramın ilk günü aynı zamanda Babalar Günü! Kendi babam ve elbette eşim başta olmak üzere, çocukları için hayat mücadelesi veren, genç yaşlı demeden tüm babaların bu özel gününü kutluyorum. Allah mücadele edenlerin yanında ve yardımcısı olsun inşallah... sevgiler :)</span></span></p>

<p><em><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Jun 2024 14:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/06/seda-uren-dobra-dobra-konustu-1718623266.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SANATI NÜKHET DURU&#039;DAN ÖĞRENDİM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sanati-nukhet-durudan-ogrendim-22889</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sanati-nukhet-durudan-ogrendim-22889</guid>
                <description><![CDATA[Muhteşem güzelliğiyle göz kamaştıran müzik dünyasının ünlü ismi Seda Mete avukat olmayı planlarken Nükhet Duru ile tanışması hayatını değiştirdi. Seda Mete, Duru’ya 11 yıl vokal yaptı. Nükhet Duru’nun sanat yaşamında çok büyük bir yeri olduğunu her fırsatta dile getiren Seda Meta, bitmek bilmeyen enerjisi  ve sahne şovlarıyla  dinleyenlerini mest ediyor adeta… Seda Mete arkadaşım Alper Ergez'e konuştu. Haydi buyurun sohbetimize...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA SEDA HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. BİR RÖPORTAJINIZDA NÜKHET DURU BENİ KEŞFETTİ DEMİŞTİNİZ. BİRAZ BAHSEDER MİSİNİZ NÜKHET DURU’NUN MÜZİK HAYATINIZDAKİ YERİ NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Nükhet Duru’nun hayatımdaki yeri o kadar kıymetlidir ki ; çok küçük yaşlarımda karşılaştım kendisi ile , beni ilk tanıdığında böyle şarkı söylemeyi ve böyle mikrofon tutmayı nereden öğrendin demişti, ben de bilmiyorum diye cevap vermiştim. Çok küçüktüm o bendeki bi r şeyi gördü ve 11 yıl birlikte çalıştık. Sahnenin sahne yapmanın makyajdan tutun kostüme kadar nasıl bir sanatçı olunuru Nükhet Duru’dan öğrendim. Bugün O’nun sayesinde sizlerleyim..&nbsp;</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DÜNYA STANDARTLARINDA VE SON TRENDLERİ YANSITAN BİR SOUND’A SAHİP OLAN YENİ ÇALIŞMANIZ “TÖVBE” İLE MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTUNUZ. ÖNCELİKLE KİMLERLE ÇALIŞTINIZ ŞARKINIZIN HAZIRLIK SÜRECİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">“Tövbe” gerçekten yeri bende çok ayrı bir şarkı oldu . Söz müzik ve beste Tekir ‘ e ait. Bir gece yarısı bana bir kayıt attı Tekir, sana senin ruhuna kimliğine göre bir şarkı yaptım dedi . Resmen beni anlatan bir şarkı hem sound hem sözler. Koşa koşa yanına gittim. Direk stüdyoya girdik ve kaydımızı bitirdik. Klibimizi Safa Gülsoy üstlendi kıyafetler ve hazırlık süreci Barış Avcı ‘ya ait. Bir anda aktı gitti “Tövbe” hiçbir şey için zorlanmadık. Keyifle doya doya tadını çıkardık sürecin.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">HAREKETLİ ŞARKILARIMI MUTLU EDİYORUM</span></span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">POP VE DİSKO DOKUNUŞLARIYLA DİNLEYENLERİ HEYECANLANDIRAN YENİ ÇALIŞMANIZ ‘’TÖVBE’’ DE ADETA HERKESİ DANSA DAVET EDİYORSUNUZ. PEKİ ŞARKI NASIL GİDİYOR GELEN DÖNÜŞLERDEN MEMNUN MUSUNUZ? BU ŞARKINIZDAKİ MÜZİK TARZINIZI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben yapı olarak da etrafımdaki tüm sosyal ortamlarda sahnelerimde insanları eğlendirmeyi güldürmeyi çok seven biriyim. Bu yüzden hareketli alt yapıdaki şarkılar konusunda bir seçim yapmam gerektiğinde gerçekten gün içerisinde yaşanan tüm olumsuzluklardan biraz uzaklaştırıp dinleyenlerimi dansa davet etmek ve beni dinlerlerken hiçbir şey düşünmelerini istemiyorum sadece müziğin ritmine ayak uydurmalılar ve ruhu temizlemeliyim böyle bir misyon ile yapıyorum hareketli şarkılarımı mutlu oluyorum.&nbsp;&nbsp;</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;‘TÖVBE ŞARKINIZ İÇİN ‘’KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞANLARA ARMAĞAN OLSUN” DİYORSUNUZ. BİRAZ ŞARKININ HİKÂYESİNDEN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ? BU ŞARKIYI OKUMAYA NASIL KARAR VERDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">”Tövbe” bizi üzen hangi sebepler olursa olsun onlardan uzaklaşmamızı kendi yolumuza devam etmemizi ve hayatın bazı noktalarında yaşadığımız düşüşlerden çok rahat kalkabileceğimizi hayata karşı cesur olmamızı söylüyor. ”Yeniden doğması zor değil” diyor. Bence ikinci bir şansı hak eden her zaman kendimiz olmalıyız. Çok güçlü bir şarkı “Tövbe”&nbsp;&nbsp;</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#e74c3c"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İKONİK BİR STARA BENZETİLMEK HOŞUMA GİDİYOR</span></span></span></strong></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KISA SARI SAÇLARI VE TAVIRLARIYLA MARİLYN MONROE’YA BENZETİLMEK NASIL BİR DUYGU?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Marilyn olmak için ya da onun gibi görünmek için inanın özel bir çabam yok.&nbsp; Yıllardır siyah kısa saçlarım ile de aynı makyajı yapardım. Bir gün radikal bir karar ile sarışın olmak istedim .Siyah saçlarım ile de Marilyn ‘ e benzetirlerdi beni bir de böyle ikonik bir stara benzetilmek hoşuma gidiyor açıkçası. Yıllarca tüm Dünya starlarının da kullandığı bir imaj. Sarışın olmak bana uğur getirdi. Böyle devam edeceğim sanırım.&nbsp;&nbsp;</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İNANILMAZ BİR ŞOV KADINI OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORUM. BU BAŞARINIZI TV YE TAŞIMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ MESELA BİR DİJİTALDE TALK SHOW NASIL OLUR SİZCE?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">kabul edilebilir derecede uygun görüyorum bu söylediğinizi&nbsp; çok teşekkürler bu arada &nbsp;sahne ses orkestra kostümler dans eşittir show benim için sahnede duramıyorum elimde değil. Orası benim için bir tutku ve bu dinleyenlerime de yansıyor neden olmasın.&nbsp;</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">15 YILDIR SAHNELERDE FIRTINALAR ESTİRİYORSUNUZ MÜTHİŞ ENERJİSİYLE İSTANBUL’UN EN GÖZDE MEKÂNLARINDA DİNLEYİCİLERİNİZLE BULUŞMAYA DEVAM EDİYORSUNUZ. PEKİ HAYRANLARINIZ SİZİ NERELERDE İZLEMEYE GELEBİLİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yaza merhaba dedik yeni sezonda konser takvimlerimizi sosyal medyadan takip edebilirler bu yaz her yerde olacağız.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Öncelikle bu keyifli röportaj için sizlere çok teşekkür ediyorum Sevgili Alper . Ben üretmeye devam edeceğim şarkılarımı tüm duygularımı dinleyenlerim ile paylaşmaya devam edeceğim durmayı düşünmüyorum her zaman şunu derim siz benim ailemsiniz ve bu aile git gide büyüyor çok mutluyum teşekkürler&nbsp;</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj : Alper ERGEZ </span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 06 Jun 2024 12:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/06/sanati-nukhet-durudan-ogrendim-1717665101.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İYİLİK KALICIDIR, AMA ALACAKLIYIM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/iyilik-kalicidir-ama-alacakliyim-22825</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/iyilik-kalicidir-ama-alacakliyim-22825</guid>
                <description><![CDATA[Müzik dünyasının sevilen isimlerinden ünlü şarkıcı Doğuş, kara lakaplı defteriyle ilgili konuştu. Hak ve hukuka saygılı bir insan olduğunu dile getiren Doğuş, ‘ Kim kime ne kötülük yaptıysa mutlaka ona geri dönecektir. Aynı şekilde iyilikte kalıcıdır. Ben herkesi Allah’a havale ettim. Ama alacaklıyım’ diyor... Doğuş, arkadaşımız Alper Ergez ile dobra dobra konuştu.  Haydi buyurun sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA DOĞUŞ HABER CADDESİNE HOŞ GELDİN. SENİ ‘’DOĞUŞ’’ İSMİYLE TANIDIK VE ÇOK SEVDİK BU İSMİ SEÇMENİN ÖZEL BİR ANLAMI VAR MI HAYATIN İÇİN?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Merhabalar,evet var ben hep yeniden doğacağıma inanıyorudum. Sokaklarda yaşarken duvarlara ve yerlere Doğuş yazardım. Sanat hayatına atılınca isim ne olsun dediklerinde direk ‘’Doğuş’’ olsun dedim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SEVGİLİ DOĞUŞ, MÜZİĞE OLAN İLGİN İLK OLARAK NASIL BAŞLADI BU DURUMU NASIL FARK ETTİM VE NE GİBİ EĞİTİMLER ALDIN?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müziğe ilgim hep vardı. Sokaklarda gezerken hep şarkılar mırıldanırdım. Daha sonra sözler yazmaya başladım. Yıllar geçtikçe bu yeteneğimde gelişerek evrilip bu duruma geldi. 27 yıldır bir Doğuş var artık.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİLERDE İBRAHİM ERKAL’IN 1996 YILINDA YAYIMLANAN “GÖNLÜNÜZE TALİBİM” ALBÜMÜNDE YER ALAN “YALNIZIM” ŞARKISI, DOĞUŞ DÜETİ İLE YENİDEN MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTU. ŞARKI KISA SÜREDE SOSYAL MEDYADA BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ. ÖNCELİKLE EMEĞİNİZE SAĞLIK GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL BİR ÇALIŞMA OLMUŞ. BU ŞARKIYI SEÇMEYE NASIL KARAR VERDİNİZ VE KİMLERLE ÇALIŞTINIZ. ŞARKINIZIN HAZIRLIK SÜRECİNDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Teşekkür ederim. İbrahim Erkal tanımaktan büyük keyif aldığım bir dost, abi ve kardeşti. Onun şarkılarını seslendirmek onu tekrardan yaşatmakta benim için büyük onur oldu. Yorumladığım iki şarkıda hem kendi dinleyicim hem de İbrahim Erkal’ın dinleyicileri tarafından çok beğenildi ve sevildi. İlk saygı albümü için sevgili İskender Ulus’tan teklif geldi. Şarkıyı kendim seçip bu olsun dedim. Stüdyoda yorumlarken de tüylerim diken diken oldu. Sanki İbrahim Erkal’da yanımdaydı hissiyatı oldu. İkinci şarkıya ekip arkadaşlarımla karar verdik ve İnsafsız/Bir Sana Yandım Ben olsun dedik. Bu çalışmada sağ olsunlar sevenlerimiz tarafından büyük ilgi gördü.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DAHA ÖNCE DE "İNSAFSIZ / BİR SANA YANDIM" İSİMLİ ŞARKIYI DA SESLENDİRMİŞTİNİZ VE YİNE BÜYÜK İLGİ GÖRMÜŞTÜ. İBRAHİM ERKAL ŞARKILARI DEVAM EDECEK Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şimdilik İbrahim Erkal şarkılarına noktayı koyduk. Kendi hali hazırda bekleyen şarkılarım var sırasıyla onlar çıkacak. Eski Şarkılar Daima Kalıcı. Yeni Çıkan İşlerin Ömrü Kısa..</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİLERDE YAPILAN ŞARKILARI NASIL BULUYORSUNUZ. ÖZELLİKLE BEĞENDİĞİNİZ İSİMLER VAR MI? MÜZİK TARZI DEĞİŞTİ Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Herkesin verdiği emeğe saygı duyuyorum. Ben kulağıma hoş gelen her müziği dinlerim. Müzik tarzı değişti mi evrildi biraz ama hala insanlarda 90’lar özlemi var. Eski şarkılar daima kalıcı. Yeni çıkan işlerin ömrü kısa..</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İLGİNÇ BİR HAYAT HİKAYENİZİN OLDUĞUNU BİLİYORUZ. DAHA ÖNCEKİ BİR RÖPORTAJINIZDA&nbsp; HAYATINIZI FİLM YAPMAK İSTEDİĞİNİZİ SÖYLEMİŞTİNİZ. PEKİ BU ALANDA ÇALIŞMALARA BAŞLADINIZ MI FİLMİN İSMİ NETLEŞTİ Mİ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Görüşmelerimiz devam ediyor. Dijital platformlardan ve film yapımcılarından sürekli teklifler geliyor. Değerlendirip en iyisi hangisi olacaksa planlarımda hayatımı ben yaşarken film yapmak var.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BU&nbsp; FİLMİNİZDE ÇOCUKLUK VE GENÇLİK DÖNEMLERİNİZİ KİMLERİN OYNAMASINI İSTERSİNİZ VAR MI GÖRÜŞTÜĞÜNÜZ İSİMLER?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aklımda oturmuş isimler var kimseye daha teklif götürmedik. Ama sürprizi kaçmasın netleşince sizlerin de bilgisi olacaktır. Planlarımda Hayatımı Ben Yaşarken Film Yapmak Var.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KARA KAPLI BİR DEFTERİNİZDEN BAHSETMİŞTİNİZ? SİZE KÖTÜLÜK YAPANLARIN İSİMLERİNİ LİSTELEDİĞİNİZ BİR DEFTER OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİNİZ VE BU DEFTERİNİZİ HENÜZ DAHA RAFA KALDIRMADIĞINIZDAN BAHSETMİŞTİNİZ? BU DEFTERDE İSMİ YAZAN KİŞİLERLE ARANIZDA NASIL SORUNLAR YAŞADINIZ VE BİZİM TANIDIĞIMIZ İSİMLER VAR MI? NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben hak ve hukuka inanan biriyim. Kim kime ne kötülük yaptıysa mutlaka ona geri dönecektir. Aynı şekilde iyilikte kalıcıdır. Ben herkesi Allah’a havale ettim. Ama alacaklıyım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj için sizlere teşekkür ederim. Keyifli bir sohbetti. Okurlarınıza da buradan selamlarımı iletiyorum. Sevgiyle kalsın herkes. İyilik birleştiricidir. İyilik yapmaktan korkmayın..</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong><em>Röportaj: Alper ERGEZ</em></strong></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 May 2024 15:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/05/iyilik-kalicidir-ama-alacakliyim-1716813406.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SAHNEMDE ZAMAN ZAMAN BU ÇEŞİTLİLİĞE YER VERİYORUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sahnemde-zaman-zaman-bu-cesitlilige-yer-veriyorum-22767</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sahnemde-zaman-zaman-bu-cesitlilige-yer-veriyorum-22767</guid>
                <description><![CDATA[İlk albümü ‘Aşka Emanet’ ile müzik dünyasında hedefi 12’den vuran ve daha sonra yaptığı şarkılarıyla şöhretine şöhret katan güzel şarkıcı Tuğba Yurt ile keyif ile okuyacağınız bir röportaj gerçekleştirdik. Tuğba Yurt, yeni çalışmalarıyla ilgili konuştu. Haydi buyurun sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MERHABA TUĞBA HANIM HABER CADDESİNE HOŞ GELDİNİZ. GERÇEKTEN ÇOK GÜÇLÜ BİR SESE SAHİPSİNİZ. PEKİ TARZINIZIN DIŞINDA ŞARKI SÖYLEMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Pop müzik icra eden bir isim olarak var oldum bu zamana kadar, böyle de devam eder diye düşünüyorum ilerleyen süreç. Ama arada farklı tarzlarda da denemelerim oluyor, özellikle YouTube kanalımda yaptığım akustik canlı performanslarımda. Bazen bir türkü, bazen arabesk bir şarkı ya da daha başka müzik türleri gibi. Sahnemde de zaman zaman bu çeşitliliğe yer veriyorum. Dinleyici de bunu seviyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">EN SON ÇALIŞMANIZ OLAN DÜNYA HEVESİ’NDE KİMLERLE ÇALIŞTINIZ. &nbsp;HAZIRLIK SÜRECİNİZDEN BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sözler Melda Gürbey, müzik İlker Bayraktar ve düzenlemesi Tarık İster’e ait. Demo versiyonunu dinlediğimde çok sevmiştim şarkıyı. Yaklaşık 1-1 buçuk aylık bir süreç içerisinde hızlı bir kararla ile şarkıyı çıkarmak istedim. Stüdyo aşamaları, okumalar vs derken Mart ayında “Dünya Hevesi” ni dinleyici ile buluşturduk. Dinlendikçe daha da anlamlanacak ve sevilecek bir şarkı olduğunu düşünüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞARKILARINIZI SEÇERKEN ÖZELLİKLE DİKKAT ETTİĞİNİZ KONULAR NELERDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şarkının bütünlüğü çok önemli. Sözlerin birbiri ile uyumu, müzik ile uyumu, aranje yapıldığında şarkının nerelere gidebileceği vs vs gibi bir çok detayı düşünerek şarkı seçimlerimde karar aşamasına geliyorum. Birde kendi sesimden bir demo okuması yapıyorum. Yorumuma ve sesime yakışması zaten en önemli kısım.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;‘’DÜNYA HEVESİ’’ ŞARKINIZIN BİR HİKAYESİ VAR MI BİRAZ BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Hayal kırıklıklarını, hissizleşen yürekleri, olduğu gibi sevilmemeyi anlatan bir şarkı “Dünya Hevesi”. Hayatımızın belli dönemlerinde hepimiz bu duyguları yaşamışızdır. Böyle hikayelere bence her zaman eşlik edecek bir şarkı. Bende de öyle oldu.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BUGÜNE KADAR BİR ÇOK HİT ŞARKIYA İMZA ATTINIZ VE ÇOK SEVİLDİNİZ, BU KADAR BAŞARILI OLMANIZIN BİR SIRRI VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şu kesinlikle başarılı olmamı sağladı gibi tek bir şeyi söylemem mümkün değil. Her şeyin bir bütün olduğunu düşünüyorum. İyi bir şarkı, doğru zaman, doğru ekip, istikrar, şans ve doğru adımlar üst üste olduğu zaman başarı daha kolay kapınızı çalıyor. Bunu her zaman aynı ruh haliyle, aynı enerji ya da motivasyonla sağlamak mümkün olmasa da elimden geldiğince bu istikrarı korumaya çalışıyorum diyebilirim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TÜRK POP MÜZİĞİ SİZCE NEREYE GİDİYOR? MÜZİK PİYASASINDAKİ EN BÜYÜK SORUN NEDİR?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bence dönem dönem farklı müzik tarzlarının daha ön plana çıkması gayet normal. İnsanlara sürekli aynı şeyler sunulduğunda, dinleyici farklı şeyler dinlemeye yönelebilir. Ama hiç bir müzik türü yok olmaz, her bir tarzın dinleyicisi muhakkak var. Şuan gördüğüm müzik piyasasındaki en büyük sorunlardan biri; anlık popüler olan neyse, herkesin onu yapmaya çalışması ve müzik sektörüne yön verenlerinde bunu desteklemesi hatta bunu önermesi. Aynı zamanda adil bir yarış hali maalesef yok diye düşünüyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">MÜZİK HAYATINA YENİ BAŞLAYANLARA NELER TAVSİYE EDERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çoğu zaman gerçekliğini sorguladığımız, her şeyin muhteşemmiş gibi gözüktüğü ama geri planda çok savaşlar verdiğimiz, bir yandan kariyerimizi yönetirken psikolojiyi de yönetmeye çalıştığımız bir sektör içerisindeyiz. Bunlara hazırlıklı olması gerektiği tavsiyesini verirdim en başta. Ve “müzik” kendini adadığı tek şey ise; kendine inanarak hiç durmadan ileriye bakması ve yürümesi gerektiğini söylerdim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">AYNI SAHNEYİ PAYLAŞMAK İSTEDİĞİNİZ DÜET YAPMAK İSTEDİĞİNİZ BİR İSİM VAR MI?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kariyerimin ilk dönemlerinde yapmış olduğum bir feat projesi haricinde hep tek tabanca yoluma devam ettim. Aslında düet projesi düşünebilirim artık sanıyorum. Ama şu isim olsun, sahnede onunla olayım gibi özel bir isim düşünmedim. Tabi ki aynı sahnede yer alıp canlı şarkı söylemek istediğim benim için önemli isimler var. Sanırım düet projede şarkı ve yan yana geldiğim isimle yorumumun yakışması en önemli kriterlerden biri. İlerleyen dönemlerde bu projeyi düşüneceğim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SİZİ MAGAZİNLERDE OLDUKÇA AZ GÖRÜYORUZ. PEKİ BU DURUMUNUZU NASIL KORUYABİLİYORSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben hiç bir zaman öyle çok magazinsel haberlerim olsun derdinde değildim.Tabi ki bu da işimizin parçası, önemli de belki. Daha çok konserler ve çıkarmış olduğum şarkılarla var oldum. Bu durumu korumalıyım gibi özel bir çabam yok açıkçası.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Öncelikli olarak bu keyifli sorular için size ve ekibinize çok teşekkür ederim. Bizi sevenlere de selam olsun, yeni şarkılarımla onları buluşturmaya devam edeceğim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Röportaj: Alper ERGEZ</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 May 2024 10:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/05/sahnemde-de-zaman-zaman-bu-cesitlilige-yer-veriyorum-1716018211.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ŞARKILARIMIN MÜZİK SEVERLERLE BULUŞMASININ ARDINDAN TAM BİR YIL GEÇTİ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/sarkilarimin-muzik-severlerle-bulusmasinin-ardindan-tam-bir-yil-gecti-22626</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/sarkilarimin-muzik-severlerle-bulusmasinin-ardindan-tam-bir-yil-gecti-22626</guid>
                <description><![CDATA[Merhaba  Beste hanım  Haber Caddesine hoş geldiniz. Canım Seni Çekiyor ile müzik piyasasına güçlü bir adım attınız ve peş peşe yayınladığınız’’ Timsah Gözyaşları’’ ve’’ Kim Seviyo’’ isimli şarkılarınızın ardından şimdilerde  ‘’İki Yalnız Kişi’’ isimli tekli çalışmanızı müzikseverlerle buluşturdunız. Öncelikle şarkınızın hazırlık sürecinden biraz bahsedebilir misiniz?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞARKILARIMIN MÜZİK SEVERLERLE BULUŞMASININ ARDINDAN TAM BİR YIL GEÇTİ&nbsp;</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Her bir hazırlık benim için çok keyifli ve eğlenceli bir süreçti. Çok özel isimlerle beraber olmak benim için en güzel hediye. Kalbimin aynası gibi her biri. Kim seviyor , Sahte Hayatın ve İki Yalnız Kişi kliplerinde sevgili Yazgın Kaçak ve Onur&nbsp; Oğuz ile beraber çalıştık. Çok samimi ve doğal oldu her biri bizim kararlarımız bir anda veriliyor. Toplantı yaparken ya da masa başı kalem kağıtlarla değil. Keyifli sohbetlerimizin birinde aklımıza gelen kalbimizle de&nbsp; buluşuyorsa bizim için sırada tek şey tarihlerimizi belirlemek oluyor. Burada da rakamlarla biraz oyun oynuyoruz. Bizim için bazı özel sayılar var.Bir de ben Astrolog arkadaşlarıma danışıyorum mutlaka. Sonunda da uğurlu günümüzle dinleyicelerle buluşmak için çalışmalara&nbsp; başlıyoruz.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;YENİ ÇALIŞMANIZ ‘’İKİ YALNIZ KİŞİ’’ İSİMLİ ŞARKINIZIN KISA FİLM TADINDA BİR KLİBİ OLDU. ÖNCELİKLE BU FİKİR NASIL DOĞDU VE NASIL KARAR VERDİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">5 Ocak 2024 “Kim Seviyo” dan sonra “Sahte Hayatın” 25 şubata müzik severlerle buluşmuştu aslında. ”İki yalnız kişi” çıkış tarihi ise&nbsp; 15 Mart İki şarkının arasında çok kısa bir zaman bırakarak çıkarmıştık. Nedeni birbirini tamamlayan birbirinin devamı hikayeler oluşuydu. Sahte Hayatın bir ayrılık hikayesini anlatıyor…İki yalnız kişiyse birlikte ama aslında ilişkinin içindeki yalnızlıklarını&nbsp; ayrılığa doğru bir&nbsp; gidişi anlatıyor. “İki Yalnız kişi” klibi başladığında”3 hafta önce” diye yazıyor. Sanırım çok dikkat çekmedi o yazı. Bütün şarkılarımı çok seviyorum. Çok güzel bir yolda yürüyoruz. Mucizeler bizimle. Çok şükür.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;BU ARADA ALBÜM YAPMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tüketimin çok hızlı olduğu bir dönemden geçiyoruz. Fiziki satışlar neredeyse yok denilebilecek kadar az. Dijital platformların zenginliği harika ancak albüm duygusallığını yaşayamıyorum. Bu benim düşüncem. Çok fazla seçenek arasında dinlenebilir olmak için sık aralıklarla single, maxi single&nbsp; ya da EP’ler zamanımıza uyan seçenekler benim için.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">DİNLEYİCİLERİ BEKLEYEN SIRADA BAŞKA YENİ ŞARKILAR, YENİ SÜRPRİZLER VAR MI NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Mayıs sonu harika bir şarkıyla yaza merhaba derken sonbahara da muhteşem 2 şarkıyla daha&nbsp; müzik severlerle buluşuyor olacağız.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BABANIZ KAYAHAN’IN HAYATINI ANLATAN FİLMİN DAHA ÇOK BABANIZIN 1969 VE 1990 YILLARINI ELE ALACAĞINDAN BAHSETMİŞTİNİZ. PEKİ SONRASI ZAMANLAR FİLMDE YER ALMAYACAK MI? BİRAZ FİLMİN İÇERİĞİNDEN BAHSEDEBİLİR MİSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Filmin hikayesi oluşturuldu.1969 Yılıyla başlayıp son dönemlerinin de ele alınacağı ilham verici bir başarı hikayesi anlatılarak beyaz perdeye aktarılacak. Asıl vurgulanmasını istediğim dönem müziğe başladığı&nbsp; 19 yaşında ki&nbsp; babamın ve Ankara’dan İstanbul’a olan yolculuğu. Hiç bilinmeyen muhteşem bir hikayesi var babamın.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;‘’FİLMDE KİMSENİN BİLMEDİĞİ KAYAHAN’I GÖSTERECEĞİZ.” DEMİŞTİNİZ. BİRAZ TÜYO İSTESEK BİZE NELER SÖYLEYEBİLİRSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Babamın gençliğinde yaşadıkları, kararları ve karşılaştıkları hayatında sahip olamayacağı için ümitsizliğe kapılan tüm gençlere ilham olacak. Filmde sürpriz olsun</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">KONSER VE SAHNE ÇALIŞMALARINIZ OLACAK MI TAKVİMİNİZ BELLİ Mİ DİNLEYİCİLERİNİZ SİZİ NERELERDE İZLEYEBİLECEK?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yaza hazırladığımız çok özel konser projelerimiz var. Bunlar için tarihler belli olduğunda paylaşıyor olacağız. Aynı zamanda da eğitmeni olduğum Theta Healing ve Access Consciousness seminerlerim, kamplarımla Türkiye de bir çok ilde yolu sevgiden geçen herkesle buluşacağım. İnsanların değişim ve dönüşümlerine vesile olmak benim için muhteşem.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">SON OLARAK HABER CADDESİ OKUYUCULARINA VE SİZİ SEVENLERE NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Haber Caddesi okuyucularına sevgilerimi gönderiyorum. &nbsp;Ruhlarını besleyen en sevdikleri şarkıları dinledikleri harika saatler diliyorum.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 26 Apr 2024 17:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2024/04/sarkilarimin-muzik-severlerle-bulusmasinin-ardindan-tam-bir-yil-gecti-1714143673.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BANA UÇUK, KAÇIK DEDİLER</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/bana-ucuk-kacik-dediler-21976</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/bana-ucuk-kacik-dediler-21976</guid>
                <description><![CDATA[Piyasaya sürdüğü her şarkısıyla milyonların gönlünde taht kurdu. Özellikle 1986 yılında çıkardığı albümünde yer verdiği 'Emine şarkısı büyük çıkış yakaladı. Albüm  4 Milyon 700 satarak müzik dünyasında bir rekora imza attı… 1957 tarihinde Hopa’da dünyaya gelen Mustafa Topaloğlu, 80’lerde Karadeniz müziğinin en önemli temsilcisiydi. Türküleri kadar sözleriyle de manşet olurdu. Patrondu ama “patron” denmesin diye elinden geleni ardına koymadı… Mütevazi kişiliğiyle isminden sıkça söz ettirmesini bildi… Yaklaşık 15 sinema filminde de oynayan Mustafa Topaloğlu, şimdi ‘Sürgün Yedim’isimli şarkısıyla müzik dünyasında fırtınalar estiriyor… Ünlü sanatçıyla dobra dobra konuştuk. Haydi buyurun sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>80’Lİ YILLARDA ‘EMİNE’TÜKÜNÜZLE ORTALIĞI KASIP KAVURMUŞTUNUZ ALBÜM NE KADAR SATMIŞTI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet bu albümüm müzik dünyasında rekorlara imza atmıştı… Eminem türküsü herkesin dilindeydi… İlk yıl aşağı yukarı 4 milyon 700 bin... Ama sonraki iki-üç yıl içinde o rakam 7-8 milyonu buldu. Benim türküm Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’da da çok sevildi. O yıllar Türkiye’ye gelen turistler “Oy Oy Emine”yi söylerdi. O dönemin magazin gazetelerinde sıkça yer alırdı bununla ilgili haberler. Mesela UEFA Başkanı Türkiye’ye gelecek, ağzından çıkan ilk söz “Oy Oy Emine”... Duymuş yani. Avrupa’da ilk duyulan türkümüzdür. Gerçi hala dillerden düşmüyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SİZE UZAYLI LAKABINI KİM KOYDU?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müzik şirketimde Murat isminde bir gazeteci vardı. O arada birilerine kızdım, öfkelendim &nbsp;ve ‘Bunlar insansa ben uzaylıyım’dedim… Bu sözü kullandıktan bir gün sonra gazete manşetinde ‘Mustafa Topaloğlu, ben uzaydan geldim’ manşeti vardı… Bu haberden hemen sonra ‘Kafayı yemiş, Mustafa Topaloğlu uçtu’ söylemleri başladı… O günkü gazeteciler de bana geyik muhabbetiyle geliyordu hep. Geyiğe geyikle cevap veriyordum. Aslan gibi sorular sormuyorlardı ki aslan gibi cevap vereyim. Yok “UFO gördün mü?”, yok “Uzaylıları tanıyor musun?”... Nasıl cevap verilir bunlara? Ben insan ufkunu genişletmek istedim. İnsanlar dünyada yaşıyor tamam da dünya nerede? Uzay denilen boşlukta değil mi? Hepimiz uzayda yaşıyoruz. Kardeşim ufkunuzu, özgürlük alanlarınızı genişletin. Bunu algılayamadılar işte… Uzaylı diye bir kenara itildim. Onunla iş yapma, o uzaylı dediler. Bağırlarına basmaları gerekirken anlamadıkları için beni uzaklaştırdılar. Bu uzaylı lakabı bana çok zarar verdi anlayacağınız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>UZAYLI LAKABI BANA YAPIŞINCA BENDE ONU BIRAKMAK İSTEMEDİM’</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İnsanların yüzde 80’inin de bildiği gibi geçmişte güzel şarkılar yaptık. ‘Uzaylı’ konusundan sonra bir yanlış anlaşılma oldu, o da bana zarar verdi. ‘Uzaylı’ lakabı bana yapışınca, ben de onu bırakmak istemedim. Çünkü her gittiğim programda gençler ‘Bizi de uzaya götür’ diye bağırıyordu. İnsanlar bu espriyi sevdi diye düşündüm. Ancak bunu gerçek sananlar beni sürgüne gönderdi. Beni anlamayanlar tarafından sürgün edildim. Rahmetli annem bile köyden geldi, ‘Oğlum seni ben doğurdum, niye böyle diyorlar?’ dedi. Çok zorluklar yaşadım. Yeni şarkımın adı ‘Sürgün Yedim’. Beni sürgüne götüren anlayış, işte bu yanlış anlaşılmalar oldu.”</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>VERMEK İSTEDİĞİNİZ MESAJ NEYDİ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aslında bana yapışan&nbsp; bu lakap ile birçok mesaj vermek istedim. Amacım İnsanların özgürlük sınırlarını genişletmek, uzayda yaşadıklarının bilincine vardırmak. Yani hepimiz uzayda yaşıyoruz aslında ama insanlar farkında değildi. Bu büyük bir ders... Bu büyük bir özgürlük anlayışı. Neresinden bakarsan bak, nerede olursan ol, özgürce düşünmek... Bunları söylüyorum diye bana “uçuk kaçık” dediler, “deli bu” dediler ya.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>HAYATINIZDA YALAN KONUŞTUĞUNUZ OLDU MU?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben hayatım boyunca hep aferin almaya çalıştım. Hayatım boyunca bir yalan söyledim o da eğitimim için oldu. Amcama giderek beni babam yolladı, ortaokula yazdır dedim. Sonra babamlar çarşıya gelince benim yalanım ortaya çıktı. Babam benim hafız olmamı istiyordu. Babamı kırmamak için hafız oldum. Hem babamın istediğini yaptım hem de okula gittim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>KURDUĞUNUZ&nbsp; ŞİRKETİNİZDEN PARA KAZANDINIZ MI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kazandım tabi ki…Ancak kazandığım paralarla aileme bir katkım olmadı. Sadece kız kardeşime bir ev aldım o kadar. Prestij Müzik'i ben kurdum. Kazandığım paraları sanatçıların albümlerine harcadım. Mahsun Kırmızıgül, Alişan, Özcan Deniz ve Haluk Levent... Unkapanı'nda bestekarlara yapılan adaletsizliği görünce şirket kurdum. Unkapanı'na bir düzen getirdim, ünlü olmama rağmen yerde izmarit topluyordum. Şirketimde kardeşim ve arkadaşına hisse verdim. Ben Amerika'ya gittim onlar da şirketin adı Nokta'ydı onu Prestij yapmışlar. İkisi birleşince benden çok söz hakları oluyordu ve kardeşimde imza yetkisi vardı. Kardeşim iyi niyetli biriydi ama etrafındakiler o imza yetkisini ona kötü kullandırdı. Sahibi olduğum şirkette bir anda kendimi çalışan olarak buldum. Kendi kurduğum şirkette hisse sahibi olmadım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>MAHSUN KIRMIZIGÜL'Ü BİZ KEŞFETTİK</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Ben bunu çok sonra öğrendim. İmza yetkisi verdiğim için beni şirketten ayırmışlar. Kardeşimle başkalarına uyduğu için yıllarca aramızda kırgınlık oldu. Şirketin değeri 50 milyon TL. Şirkette kardeşimin, Mahsun Kırmızıgül'ün ve Burhan Aydemir'in odası vardı. Benim için bir oda yapmamışlar. Bütün kazancımı oraya harcadım. Durumu gördüğümde de yok olacaklar demiştim ve öyle de oldu. 3 ay içinde her şey bitti.&nbsp;&nbsp; Mahsun Kırmızıgül'ü biz keşfettik. O da bir gün gelip beni şirketimden edenlerin arasındaydı. Keşke böyle yapmasalardı, üzüldüm. Bu hatalar olmasaydı bu şirket çok büyürdü.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>YENİ ÇALIŞMANIZ İLE İLGİLİ NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu son çalışmamı profesyonel bir ekiple gecemizi gündüzümüze katarak hazırladık. İnanıyorum bu şarkım 2024 yılına damgasını vuracak.&nbsp; Bu eserimi yaşanmış bir öyküden derlendirdim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>PRESTİJ MESELESİ FİLMİ İÇİN NELER SÖYLEMEK İSTER SİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Prestij Meselesi’nin özünde anılar var. Bir de benin hatıralarım var. Film olduğu için kendi yaşantılarını yazdılar ama oraya gelen kadar benim bir yaşantım var. Mahsun, ‘seni ikinci bölümde anlatız’ dedi. Vermeye gelince, verdiklerimize bakınca ölçülemez bir yerde… Gerçek değeri görmediğini düşündüğüm için ‘Sürgün Yedim’ şarkısını yazdım. Bu kadar emeğin karşılığı böyle olmamalıydı, zaten bir karşılık bekleyerek yapmamıştım ama bu durum bana manevi olarak da çok büyük zarar verdi. Hayatta zorun zoru var ya, işte zorun zorunu yaşadım ve hiç belli etmedim. Bunu yansıtmadım, yansıtsaydım yanlış anlarlardı. ‘Keşke şunu yapmasaydım’ dediğim hiçbir şey yok. Çünkü geçmiş hatıralarımız eksiğimiz bile olsa bizimdir. Geçmişi yargılarsan kaderi yargılarsın. Kaderi yargılarsan Allah’ın yazısını yargılarsın, bu çok büyük günahtır. Bu nedenle sabırla bekledim ve isyan etmedim, hep üzüldüm.</span></span></p>

<p><strong>RÖPORTAJ: Habib BABAR</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 Dec 2023 18:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/12/bana-ucuk-kacik-dediler-1703689474.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YEŞİLÇAM RUHUNU ÇOK SEVİYORUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yesilcam-ruhunu-cok-seviyorum-21867</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yesilcam-ruhunu-cok-seviyorum-21867</guid>
                <description><![CDATA[Sanata değer veren bir anne, ailesini baş tacı eden bir baba ve tam bir İstanbul hanımefendisi anne anne ile büyüdü Çiğdem Tunç… Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Radyo-TV Bölümünü bitiren ünlü oyuncu 15 yıl boyunca bale eğitimi aldı… Profesyonel sanat hayatına İDOB’de balerin olarak başlayan Tunç, sinemaya ilk olarak 1980 yılında çekilen ‘Renkli Dünya’ filmindeki dansıyla milyonların gönlünde taht kurdu. Güzelliği ve başarılı oyunculuğu ile tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Çiğdem Tunç, 1982 yılında çekilen ‘Hasret Sancısı’ filminde Ferdi Tayfur ile kamera karşısına geçti. Oyunculuktaki başarısıyla yapımcıların aradığı isimler arasına giren Tunç, 1984 yılında Kemal Sunal ile başrollerini paylaştığı ‘Şabaniye’ isimli sinema filmindeki ‘Nazlı’ rolüyle Türk halkının hafızasına ismini altın harflerle yazdırmasını bildi. Sayısız sinema filmi ve dizide rol alan çok yönlü oyuncuyla dününü, bugününü konuştuk. Haydi buyurun sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BİZE BİRAZ KENDİNİZDEN SÖZ EDER MİSİNİZ?</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben 28 Haziran 1964 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldim. Anne tarafından Osmanlı İmparatorluğu’nda sadrazamlık makamına erişmiş ünlü Köprülü ailesinin torunlarındanım. Üsküdar Amerikan Kız Lisesi ve Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Radyo-TV Bölümünü bitirdim. 15 yıl boyunca bale eğitimi aldım. Profesyonel sanat hayatına İDOB’de balerin olarak başladım.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">BALEYE NASIL BAŞLADINIZ?</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu sorumuza gülerek yanıt veriyor… Ben 3 yaşındayken, annem beni kucağına almış ve götürüp yazdırmış. Benim hocam ilk Müslüman kadın bale hocası Yıldız Alpar Emiroğlu’ydu. Zor bir eğitimden geçtim. Muhteşem bir hocaydı.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">PEKİ SİNEMA SERÜVENİNİZ NASIL BAŞLADI?</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sanata çocuk yaşta aşık biriyim. Tiyatroya karşı çok büyük bir sevgim ve ilgim vardı. 1980 yılında Orhan Aksoy’un yönetmenliğini yaptığı başrollerini Erol Evgin, Gülşen Bobikoğlu, İzzet Günay, Adile Naşit, Erol Günaydın, Halit Akçatepe gibi birçok ünlü oyuncunun paylaştığı filmde dansçı olarak kamera karşısına geçtim. Bu filmden bir süre sonra yani 1982 yılında Ferdi Tafur ile ‘Hasret Sancısı’ filminde başrol oynadım. Bu filmle tüm yapımcıların dikkatini çekmiştim. Artık teklif üstüne teklifler almaya başlamıştım. 1984 yılında ‘Şabaniye’ isimli filmde rahmetli Kemal Sunal ile başrol oynadım. Nazlı rolü ile milyonların sevgilisi haline geldim. Tabii daha sonra birçok sinema filmi ve TV dizisinde oynadım.</span></span></p>

<p><span style="color:#c0392b"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TV PROGRAMCILIĞINA NASIL BAŞLADINIZ?</span></span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1984 yılında Ankara televizyonu yapımcı yönetmenlerinden Kahraman Afyonoğlu’nun teklifiyle Doremi programı ile sunuculuğa başladım. Daha sonra birçok TV’de promgram sundum.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TÜRK SİNEMASI’NIN DÜNÜ VE BUGÜNÜ İLE İLGİLİ NELER SÖYLEMEK İSTER SİNİZ?</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben gece hangi saat olursa olsun, kullandığım TV sisteminde ne zaman bir Türk filmi görsem, çok çok eski ‘Dört Yapraklı Yonca’ dan da eski filmleri oturup merakla ve ilgiyle seyrediyorum. Çünkü kamerasıyla, yönetmen ve hikayesiyle daha iyi işlenen filmler çekilmiş. Bu filmleri izlemekten büyük keyif alıyorum. Geçmişimizde yer alan ışığı bizim anlımıza vurmuş, meslek büyüklerimizi, aynı zaman yaşamadığımız meslek büyüklerimizi seyretmek beni mutlu ediyor.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ŞİMDİ Kİ SİNEMAMIZ İÇİN NELER SÖYLEYECEKSİNİZ?</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bugün ki Türk sineması da çok değerli işler yapılmıyor değil. Fakat samimiyet, dilim kullanımı açısından ben biraz daha eskiye rağbet ediyorum her halde. Nuri Bilge Ceylan, Feyzan Özpetek gibi çok başarılı yönetmenler ve ödül alan filmleri bulunuyor. Çok fazla komedi çekiliyor. Birçoğu aynı şablon üzerinde yürüyor.3-4 tane komik çocuk ve onları besleyen güzel kızlar… Ama işe komedi açısından bakarsak gerek Cem Yılmaz, gerek Şahan Gökbakar ve gerekse Ata Demirer’i izliyor ve bol bol gülüyorum. Yani eskiyi hiç geride bırakmadım, yeniyi de ayakta alkışlıyorum. Çünkü sinemayı çok seviyorum.</span></span></p>

<p><span style="color:#c0392b"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">YEŞİLÇAM SİZİN İÇİN NE İFADE EDİYOR?</span></span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yeşilçam benim için birçok şey ifade ediyor. Cumhuriyet dönemi başladıktan sonra Türk Sineması’nın ilk örnekleri verilmeye başlandı. Ve bu örnekler giderek kendi kendilerini uygulamıştır. Bir ortak dil meydana getirdiler. Yeşilçam Beyoğlu’nda Erman Han’ın orada giderken bütün yapımcı ve yönetmenlerin yazıhaneleri… Belki daha büyük yoklukla ortaya çıkarılan gönül gücüne dair sinema filmleri… Bende o dönemlerin sonuna yetiştim. Henüz 20’li yaşlarımın başındaydım. Yeşilçam’ın ruhunu çok seviyorum. Yeni sinemamızın onca imkana mukayese edilmeyecek parasal koşullara kavuşmuş olan yeni sinemanın da o ruhu tekrardan oluşturduğunu görmek isterim. O çok önemli bir ruh… Cumhuriyet sonrası yavaş yavaş yıllar gelişirken, mesela İstanbul çok önemli bir platoda. Bütün filmler için hemen hemen o İstanbul yıkık, dökük, ahşap evleri… Şimdi yerlerinde yel esen o küçük insanların kocaman dünyaları onların anlatıldığı o dili, oradan çıkan o hikayelerin saflığını çok seviyorum. O ruhun adı Yeşilçam… O ruhu çok seviyorum ve asla ölmez…</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">ÇOK İSTEYİP, BİRLİKTE ROL ALAMADIĞINIZ JÖN VAR MI?</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Genç yaşında sinemaya merhaba diyen biri olarak çok önemli ustalarla kamera karşısına geçtim. Cüneyt Arkın, Kemal Sunal, Kadir İnanır, Tarık Akan gibi jön demeyelim, bu büyük efsanelerle aynı kameranın karşısına geçmenin onurunu yaşadım. Hepsinden çok şey öğrendim. Onlarla oynadığım tüm filmleri büyük gişe hasılatı yaptı. Büyük usta Kemal Sunal ile oynadığım filmin Nazlı’sı olarak gönüllerde taht kurdum. İnsanların hala sevdiği Nazlı’sıyım. Günümüz sinemasına dönersek burada hasretliklerim var. Kendimi yeni sinema filmi projelerinde de görmek isterim. Korku sinemasını çok severim. Bir korku filminde oynamayı arzu ediyorum. Tabi ki Haluk Bilginer, Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar, Ata Demirer gibi isimlerle aynı projede olmak isterim. Hepsini çok seviyorum.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#c0392b"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">HİÇ UNUTAMADIĞINIZ BİR ANINIZI BİZİMLE PAYLAŞMAK İSTER MİSİNİZ?</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1984 yılında İzmir’de ‘Şabaniye’ filminin çekimlerini yapıyorduk. Çekimlerin sonunda Kartal Tibet, Ahmet Sezerel ile birlikte kebapçıya çöp şiş yemeye gittik. Rahmetli Kartal Tibet ‘ Kemal (Kemal Sunal) gelmez. Çünkü o dışarıda yemek yemez. Sevgili Gülcüğümü Gül Sunal’ın hazırladığı yemeklerden başka yemek yemez. Onun böyle prensipleri var’dedi. O gün çok keyifli çekim yapmıştık. Hepimiz inanılmaz mutluyduk. Neyse yemeği yedikten sonra otele döndük. Ahmet, ben ve Kartal Tibet Kemal</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sunal’ın kapısını çalıp, çalıp kaçtık. Uyandı mı, uyanmadı mı, kızdı mı, kızmadı mı bilmiyorum. Kartal Tibet sonra ona anlattı mı anlatmadı mı bilemiyorum. Kemal Sunal ile çalışmak büyük bir şans ve keyifti. Nurlar içinde uyusun…</span></span></p>

<p><span style="color:#c0392b"><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">TİYATROYA NASIL BAŞLADINIZ?</span></span></strong></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tiyatro benim için büyük bir aşk… Son 8 sezondur kendi adımı verdiğim Çiğdem Tunç Tiyatrosu kurdum. Bu tiyatroda çok başarılı oyunlara imza attık. Örneğin Yeşilçam’ın unutulmaz filmi ‘Şoför Nebahat’ı’ ilk biz tiyatroda sahneledik. Bu yıl çok sükseli ve çok önemli bir oyuna imza attık. Kosta Kortidis’in yazdığı ,yönettiği ve kendinin de Şehzade Mustafa rolünde yer aldığı ‘Gözyaşı Sarayı Kösem’ oyununda Kösem Sultan rolünde sahneye çıkıyorum çok önemli oyuncu arkadaşlarımla… Hakan Meriçliler, Selma Kutluğ, Sema Aras ,Deniz Salman, Balca Başman, Alp Balkan, Buğra Soykan Kişioğlu ve Hazal Akyürek ile çok güzel bir işe imza atıyoruz.24 Aralık’ta da oyunumuzun galası gerçekleşecek.</span></span></p>

<p><strong><span style="color:#2c3e50"><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:14.6667px">RÖPORTAJ: Habib BABAR</span></span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 06 Dec 2023 21:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/12/yesilcam-ruhunu-cok-seviyorum-1701887011.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>FİGÜRAN OSMAN İLE ŞÖHRETİ YAKALADIM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/figuran-osman-ile-sohreti-yakaladim-21817</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/figuran-osman-ile-sohreti-yakaladim-21817</guid>
                <description><![CDATA[Tiyatro deyince gözlerinin içi gülüyor… Çocuk yaşlarda başladı onda sanat aşkı. İlk tiyatro deneyimini 5 yaşında yaşadı Yalçın Özden… 1966 yılında Bakırköy Lise 2. sınıfta okurken bir İngiliz “Dover Yolu” oyununda Dominik uşak oynadı. Muhteşem oyunculuğu ayakta alkışlandı ünlü komedyenin… O sanat dünyasının zirvesinde yer almak istiyordu ve durmaksızın koşturuyordu. Özden, 1966 yılında Akşam Gazetesi’nin düzenlediği Liseler arası tiyatro yarışmasına katıldı ve o yarışmada Rutkay Aziz, Öcal San ve İhsan Birsev gibi birçok öğrenci arkadaşıyla birlikte okullarına birincilik kazandırdı… Yalçın Özden, Milli Türk Talebe Birliği’nde oynadı, çocuk oyunları yazdı, Direklerarası Kabare’de profesyonel olan Özden, Lale Oraloğlu Tiyatrosu’nda ve Üç Maymun Kabare Tiyatrosu’nda yer aldı… Komedyenlik de yapan Özden, 20 yıl “Uğurböcekleri” adı altında gazinolarda İzmir Fuarı’nda sahne aldı… ‘Figüran Osman’ lakabıyla bir döneme damga vuran usta komedyen ile dününü, bugününü konuştuk. Haydi buyurun sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BİZE BİRAZ KENDİNİZDEN SÖZ EDER MİSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben 1947 yılında öğretmen baba ile ev hanımı bir annenin 6 çocuğunun 4 numarası olarak&nbsp; Kars’ın Sussuz İlçesi’nde dünyaya geldim. Babam öğretmen olduğu için birkaç il dolaştık. Ben İlkokul 5. sınıf eğitimime İstanbul’da devam ettim. Tabii orta ve lise eğitimimi İstanbul’da tamamladım. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SANAT AŞKI NASIL BAŞLADI ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu sorumuz karşısında espri yapıp kahkahalar atıyor… Ben sanatçı olarak dünyaya geldim sanırım. Çocuk yaşlarda tiyatro ve sinemaya büyük bir tutkum vardı. Henüz 5 yaşındaydım okulun tiyatrosunda oynamak istedim. Öğretmen kadronun tamamlandığını söyleyip beni oyunda oynatmamıştı. Çok üzülmüş ve ağlamıştım. Bu durumuma dayanamayan öğretmenlerim beni şiir okumak için sahneye çıkarmışlardı. Şiirin bitiminde ayakta alkışlanmıştım. Bu benim ilk sahne deneyimim olmuştu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SONRA NELER OLDU?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Babamın tayini İstanbul’a çıkmıştı. 5. Sınıf eğitimini burada okudum. Tabii orta okul ve liseyi de… Lise 2. sınıfta “Dover Yolu” oyununda Dominik uşak oynadım. Lise 3. sınıfta Akşam Gazetesi’nin düzenlediği yarışmaya katılmaya katıldık. Okul adına katıldığımız bu yarışmada okulumuza birincilik kazandırdık. Daha sonra Milli Türk Talebe Birliği’nde oynadım, çocuk oyunları yazdım, Direklerarası Kabare’de profesyonel olan Özden, Lale Oraloğlu Tiyatrosu’nda ve Üç Maymun Kabare Tiyatrosu’nda yer aldım. 20 yıl “Uğurböcekleri” adı altında gazinolarda İzmir Fuarı’nda sahne aldım. Televizyonda skeçler yazdım ve oynadım. ‘Figüran Osman’ tipi ile çok sevildim. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>FİGÜRAN OSMAN İLE ŞÖHRETİ YAKALAMIŞTIM</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>KAÇ SİNEMA FİLMİNDE YER ALDINIZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1974 yılında başrollerini Kadir İnanır ve Hale Soygazi’nin paylaştığı ‘Ceza’ isimli filmde sinemaya merhaba dedim. O dönem TRT’de Figüran Osman tiplemem patlamıştı. Herkes beni parmakla gösteriyordu. Yapımcı bu filmde oynamamı istemişti ve filmde yer almıştım. Ancak dublaja çağırmadılar. Figüran Osman Sivas ve Kayseri lehçesi konuşan bir tiplemeydi. Ancak Ceza filmindeki dublaj tam bir İstanbul beyefendisinin dublajıydı. Figüran Osman’ın ‘F’si yoktu ne yazık ki… Bu filmden hemen sonra bir film şirketi beni çağırdı. Adamlar Sadri Alışık’ı şöhret etmiş bir firmaydı. Şirkette Temel Gürsu’da oturuyordu. Şirket sahibi bana, ‘Birazdan Ferdi Tayfur gelecek. Onunla anlaşmasak seninle komedi filmi yapacağız demişti’ O dönem oynasam ortada ne Kemal Sunal vardı, ne de Şener Şen… Adamlar Ferdi Tayfur ile anlaşmış ve bu şansı kaçırmış oldum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>40 BİN LİRA TEKLİFİ GERİ ÇEVİRİP TİYATROYA DÖNDÜM</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Daha sonra ‘Akıllı Deliler’ ‘ Eşek Şakası’ Şişeli Köy’ ‘İşler Tıkırında’ ‘ Borusunu Öttürenler’, ‘Gazinocular Kralı’gibi birçok filmde oynadım. Başrol oynadığım filmler de oldu, ama bunlar çok fazla değil. Benim asıl işim tiyatroydu. Gazino dönemi kapanmıştı, sinemada seks furyası vardı. Bana da bu filmlerde oynamam için teklif geldi. Düşünsenize Ali Poyrazoğlu o dönem bu filmlerden 4 bin lira alıyordu. Bana gelen teklif 40 bin liraydı. Ancak kabul etmedim. Ben de kürkçü dükkanına yani tiyatroya geri döndüm. Tiyatro büyük bir aşk… Benim huzur bulduğum yer…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>YAPIMCILIĞI İLK FİLMİMDE BIRAKTIM</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BİR YAPIMCILIK DA YAPTINIZ, NEDEN DEVAM ETTİR MEDİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet, 1980 yılında 35mm olarak "Bizim Sokak" adlı bir sinema filmi çektik. O zamanlar sinemada yapımcı olarak barınmanız çok zordu, hatta mümkün değildi. Bu işin köşe başlarını tutmuş insanlar vardı. Bizim filmimizde Münir Özkul, Adile Naşit, Müjdat Gezen, Neco, Kadir Savun, Sümer Tilmaç gibi önemli isimler olduğu halde... Filmde çok güzel bir film olduğu halde kabul görmedi. Bu filmde Rahmetli İhsan Yüce ile ortaktık. Filmi Adana Bölgesi hiç peşinsiz aldı, sonra da parayı ödemediler.&nbsp; Samsun Bölgesi senetle aldı ve senedini ödedi. İstanbul'da yaz aylarının en sıcak günlerinde gösterime girdi. Tabi ki iş yapmadı. Kahredip yapımcılığı da ilk filmimle birlikte bıraktım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>YAPIMCILIĞI BIRAKTIKTAN SONRA NELER YAPTINIZ PEKİ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Televizyona yöneldim bu defa. Komedyenlik yapmak isterken birdenbire Star TV'den sunuculuk teklifi geldi. "Uğur Böceği"nden ortağım da İzmir'e yerleşmişti. Ben tek başıma kalmıştım. Artık ne iş olursa olsun yaparım felsefesiyle hareket ediyordum. Uzun süre TGRT, Star, Kanal 6, gibi televizyon kanallarında kısa sürelerle sunuculuk yaptım. TGRT kanalında skeçlerde oynadım. Daha sonra "Ünlüler Çiftliği"nde kendimi göstereyim, tiyatromun reklamını yapayım düşüncesiyle bu programa katıldım. Dönüp arkama baktığımda tiyatro dışında diğer alanlarda ciddi bir çalışma içinde olmamışım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SKEÇLERİ SİZ Mİ YAZIYORDUNUZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">"Uğur Böceği"skeçlerini ben yazıyordum. ortağım rahmetli Zeki Yurtbaşı ile oynuyorduk.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>OYUNCULUKLA İLGİSİ OLMAYANLAR DİZİYE DAHİL EDİLDİ</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BİR DÖNEME DAMGA VURAN SEKSENLER DİZİSİ NEDEN YAYINDAN KALKTI SİZCE?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘Seksenler’ Dizisi muhteşem oyuncu kadrosu ile gönüllerde taht kurmuştu. Diziye eş&nbsp; dost empoze edildi. Oyunculukla alakası olmayan müzisyenler oynatıldı. Rasim Öztekin, Ayberk Atilla, Kemal Kuruçay gibi ana kadronun önemli isimlerini kaybettik. Serhat Kılıç gibi çok başarılı bir isim diziden ayrıldı. Ben Serhat’ı Sadri Alışık’a çok benzetirdim. Çok yetenekli bir oyuncu. Rahmetli Öztürk Serengil bize yaptığınız işte imzanız olacak diyordu. Yani yapacağınız tipleme sizin imzanızdır derdi. O imzayı atamayan insanlar diziye dahil edildi. Sonra Pandemi de süre 50 dakikaya düşürüldü. Dizinin iyi isimlerinin sahneleri azaldı. Durum böyle olunca ben ayrıldım. Yani efsane ‘Seksenler’ dizisi intihar etti.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>Röportaj: Habib BABAR</strong></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Nov 2023 11:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/11/figuran-osman-ile-sohreti-yakaladim-1701331663.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSMAİL DÜMBÜLLÜ İLE AYNI SAHNEYİ PAYLAŞTIM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ismail-dumbullu-ile-ayni-sahneyi-paylastim-21721</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ismail-dumbullu-ile-ayni-sahneyi-paylastim-21721</guid>
                <description><![CDATA[Sanatçılık aşkı çocuk yaşlarda başladı Fatih Mühürdar’da… 6 yaşında gittiği tiyatro gösteriminde Türk tiyatrosunun efsane ismi İsmail Hakkı Dümbüllü tarafından sahneye çıkarıldı ve ilk oyununu büyük usta ile aynı sahnede oynadı… 1973 yılında Ortaokul ve Lise yıllarında okul arkadaşıyla Halk evlerinde sahneye çıkarak komedyenlik yapmaya başladı. Muhteşem sahne performansıyla kısa sürede isminden söz ettiren Mühürdar, 1976 yılında Öztürk Serengil’in TRT’de sunduğu Gülünüz Güldürünüz’ programına yarışmacı olarak katılan ünlü komedyen yarışmada birinciliği elde ederek ünlüler kervanına katıldı. Sahne şovları, şarkıları, taklitleriyle kısa sürede sanat dünyasında büyük çıkış yakalayan Fatih Mühürdar, birçok sinema filminde de yer aldı. ‘Yaşayan Son Meddah’ Fatih Mühürdar ile dününü, bugününü konuştuk. Haydi buyurun keyifli sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BİZE BİRAZ KENDİNİZDEN SÖZ EDER MİSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben 1954 yılında Fatih Şehremini’de dünyaya geldim. Çocukluğum, Fatih’te çok güzel bir mahallede geçti. Arnavutların, Lazların, Tatarların, Çerkezlerin, Rumların, Ermenilerin, Yahudilerin beraber olduğu bir platonun içerisinde geçti. Aslen Erzurumluyum. İlk, Orta ve Lise eğitimimi Fatih’te tamamladım.2 yıl Tıp,2 yıl Edebiyat Tarih Bölümünü, 4 yılda İktisat ve Ticaret Fakültesi okudum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SANAT AŞKI NE ZAMAN BAŞLADI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>G</strong>ülmeye başlıyor… Çocuk yaşlarda vardı o aşk… Okul gecelerinde çıkıp taklit yapıyor, skeçlerde oynuyordum. 6 yaşındaydım ve Gülhane’ye gidip İsmail Hakkı Dümbüllü’yü seyrettim. Sahnesine hayran olmuştum. Ve onun gibi olmayı hayal etmiştim. Aradan tam olarak bir yıl geçmişti. 7-8 yaşlarında iken bizim komşumuz vardı. Ohannes abi Ermeni bir komşumuzdu. Benim bu yeteneğimi fark edince Fatih'te kurulan bir bayram yerine gitmiştik. Orada çadır tiyatrosu vardı. O tiyatroda ilk defa orta oyunu seyrettim. Yine böyle bir etkinlik esnasında sahnenin arkasında dolaşıyordum. İsmail Dümbüllü beni gördü ‘’Ne istiyorsun evladım’’ dedi. ‘Vallahi ben de senin gibi olmak istiyorum. Kömürlükte Karagöz Hacivat oynatıyorum. En büyük hayalim senin gibi sahneye çıkmak’ diye yanıt verdim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>İSMAİL DÜMBÜLLÜ İLE AYNI SAHNEDEYDİM</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;‘Gel o zaman, bugün sahne tozunu yutacaksın’ dedi. Belime bir kuşak bağladılar, bir de çarık geçirdiler. O gün o oyunu oynayacak çocuk gelememiş anladığım kadarıyla. Şimdi sahneye çıkacaksın Senin omzuna dokundukları zaman çıkacaksın ama, bana name getireceksin yani bir mektup getireceksin. Ben sahne arkasında sıra beklerken bana bir de teneke atacaksın dedi. Şaşırmıştım. Eskiden kavuklular çıkmadan önce, sanki bir efektmiş gibi insanların dikkatini çekmek için sahneye teneke yuvarlarmış. Ben o tenekeyi de yuvarladım. Bir de köpek taklidi yapmıştım. Alkışlar kıyamet gibi. İlk sahne tozunu böyle yutmuştum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>PEKİ SONRA NELER OLDU?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İsmail Hakkı Dümbüllü gibi bir duayen ile aynı sahnede olmak benim için gerçekten büyük bir şanstı. Düşünsenize 7 yaşındasınız ve Tiyatro ustasıyla aynı sahnedesiniz. Bu benim için çok büyük bir şanstı. İlk, orta ve lise de okul gecelerine çıkıyor. Piyes, parodi ve taklitler yapmaya devam ediyordum. Okulun gözde öğrencileri arasındaydım. 1973 yılında lisede öğrenciyken okul arkadaşım Abdullah Karaman ile Kızılay Gül Kamer Düğün salonlarına 2 li komedyen olarak sahneye çıkmaya başladık. Biz sahneye çıktığımızda izleyici gülme krizine giriyordu. Büyük alkış alıyorduk. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ÖZTÜRK SERENGİL’İN TRT’DE SUNDUĞU PROGRAMDA BİRİNCİ OLDUM </strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>NASIL ŞÖHRET OLDUNUZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1976 yılında ben Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisiyken TRT’de Öztürk Serengil’in sunduğu ‘Gülünüz Güldürünüz’isimli programı vardı. O programa yarışmacı olarak katıldım. 30.000 kişi arasından ilk 5000'e, 5000’den ilk 100 derken ben o yarışma programının birincisi olmuşum.&nbsp; Toto Karaca, Adile Naşit, Erol Günaydın, Uğur Böcekleri, Kayhan Yıldızoğlu, Huysuz Virjin, Cevat Kurtuluş, Gazanfer Özcan, Müjdat Gezen, Uğur Böceği Ercan gibi önemli isimlerin oluşturduğu bir jürisi olan yarışmaydı. Bunların hepsi aynı zamanda bizim hocalarımızdı. Ben yarışmadan sonra Öztürk Serengil ile ki benim ustamdır, 4-5 sene birlikte ikili olarak çalıştık. Sonra tek çalışmaya başladım. Öztürk abi Finlandiya’ya gitmişti. O tek çalışmalarımda Müzeyyen Senar, Zeki Müren Neşe Karaböcek gibi birçok önemli isimle çalıştık. Merhum Öztürk Serengil benim hocamdır. Gar, Çakıl, Maksim, Ankara Başkent Gazinosu gibi birçok yerde beraber çalıştık. Ben onun çırağıyım. Ondan çok şey öğrendim. Nurlar içinde uyusun.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>YEŞİLÇAM SERÜVENİNİZ NASIL BAŞLADI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1983-84 yıllarında ilk defa Altın Kelebek ödülü aldım. Yılın en iyi komedyeni seçildim. İlk defa 1977 senesinde TRT'nin ilk dizisi olan Tarık Buğra'nın “İbiş'in Rüyası” adlı oyununda bir Rum delikanlısını oynamıştım. Münir Özkul ve Meral Zeren başroldeydi. Onun dışında film olarak Yılmaz Atadeniz ile ‘Çaycılar Kralı’ ve ‘Gemilerde Talim Var’ diye iki tane filmde başrol oynadım yine Ümit Efekan’ın yönetmenliğini yaptığı Küçük Emrah ile “Can Evimden Vurdular” filminde oynadım. “Bay E” isminde bir filmde oynadım. Bunun dışında birçok yan rollerde oynadım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>İLK DEFA LP ÇIKARAN KOMEDYEN BENİM</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>OYUNCULUK, SUNUCULUK DIŞINDA BİR DE ŞARKICILIK YÖNÜNÜZ VAR NELER SÖYLEMEK İSTER SİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1981 yılında ilk defa LP çıkaran komedyen benim. Fakat ondan önce Türk folklor kurumunda folklor eğitimi aldım. Onun dışında Tıp Fakültesi’nde okurken Orhan Dağlı ile bağlama ve halk müziği korolarında çalıştım. Sevgili Coşkun Demir ile Timur Selçuk‘tan solfej dersleri aldım ve korosunda çalıştım. O yıllarda belediye konservatuvarı sınavını kazandım. Yıldız Kenter hocam oldum. 1970 ve 1980 yılları arasında siyasi olaylar ve çatışmalar her şeyi birbirine kattığı yıllarda program yapmaya devam ettim. İlk defa 1981’de fuarda sahne aldım. Kamuran Akkor, Edip Akbayram gibi değerli sanatçılarla çalıştım. 1983’te&nbsp; Ekici Över ile çalıştım. Neşe Karaböcek, Barış Manço, Nil Burak ile şovlar yaptık. O aralar Demirel’in, Ecevit’in ve o dönemki siyasetçilerin taklidini yapıyordum. Süleyman Demirel bana şapkasını Turgut Özal’da kravatını hediye etmişti. 1986’da Aşure adında bir albüm çıkarttık. Emre Plaktan 1994 yılında Deniz Gözlüm adlı albümümü çıkarttım. 2013 yılında en son albümün çıktı. Ben sahnede şarkı hep söylüyordum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SİYASİLERDEN ALDIĞINIZ O EŞYALARI SİZDE DURUYOR MU?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet duruyor… Onları evimin en güzel yerinde muhafaza ediyorum. Zeki Müren ile aynı sahneyi paylaşıyorduk. Onun taklitini iyi yaptığımı söyleyerek bana bir ceketini hediye etmişti. Onu terzide daraltıp yıllarca sahnede giydim. O cekette duruyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>YENİ NESİL TAKLİT VE ŞOV PROGRAMLARINI NASIL BULUYORSUNUZ? </strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ata Demirer’i severim. Ben Metin Akpınar’ın devamıyım. Çünkü tek başına taklit yapıyorsun tek başına meddahlık yapıyorsun. Böylelikle bana çok destek vermiştir. Ata Demirer’de benim devamımdır. Hem konuşur hem de müzisyendir. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben teşekkür ederim.</span></span></p>

<p><strong><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:14.6667px">RÖPORTAJ: Habib BABAR</span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Nov 2023 21:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/11/ismail-dumbullu-ile-ayni-sahneye-ciktim-1700159425.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>BENDEKİ OYUNCULUK AŞKI BİTMEZ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/bendeki-oyunculuk-aski-bitmez-21633</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/bendeki-oyunculuk-aski-bitmez-21633</guid>
                <description><![CDATA[O bir dönemler podyumların aranan mankenlerindendi. Muhteşem güzelliği ile bir döneme damga vurdu. 1999 yılında Kenan İmirzalıoğlu ile kamera karşısına geçti ve ‘Deli Yürek’ dizisindeki rolüyle milyonların gönlünde taht kurdu… Bu dizideki performansıyla oyunculuk alanında da başarıdan başarıya koştu Melek Yargıcı… 2000 yılında Dansöz,2013 yılında Vay Başıma Gelenler, isimli sinema filmleriyle ününe ün kattı… 1978 yılının Aralık ayında İstanbul’da dünyaya gelen Yargıcı, Sarkusyan Lisesi’nde okuduğu dönemde voleybol takımı ile spor yaşantısını sürdürüp , ardından Çayırova Şişecam Kürek Kulübüne geçti. Bu spor dalında Türkiye 1.iği derecelerinin yanı sıra altın, gümüş ve bronz madalya kazandı. Çocukluğundan beri yazdığı şiirlerini kitap haline getiren Melek Yargıcı ile dününü, bugününü konuştuk, haydi buyurun keyifli sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">SANAT YAŞAMINIZ NASIL BAŞLADI?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Kürek sporu yapıyordum. Bu spor dalında Türkiye 1.iği derecelerinin yanı sıra altın, gümüş ve bronz madalya kazandım. Bu alanda da çok başarılıydım. 18 yaşındaydım ve Kürek sporunu bıraktıktan sonra mankenlik ve reklam oyunculuğu yaparak başladım. Ben Neşe Erberk’ten Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) sertifikalı mankenim. Ajansa bağlı olarak birçok ulusal ajanslar ile birlikte de çalışmalarımı sürdürdüm. Defilerde ön plana çıkan mankeni olmuş, modacıların tercih ettiği isim olmuştum. Ayrıca Luxoccita Türkiye bünyesinde abiye, jean, hamile giyim ve güneş gözlüklerini tanttım. Birçok katalog, reklam, dergi ve gazetelerin moda sayfalarını süsledim.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">DELİ YÜREK DİZİSİNDE BÜYÜK İLGİ TOPLADIM</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">PEKİ OYUNCULUĞA NASIL BAŞLADINIZ?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Podyum dünyasının en iyileri arasındaki yerimi almıştım. Tabii yapımcılardan film teklifleri de almaya başlamıştım. Durum böyle olunca Nişantaşı L.C.C’de moda tasarımı ve usta oyuncu tiyatrocu Kayhan Yıldızoğlu‘ndan özel oyunculuk dersleri almaya başladım. Ve Deli Yürek, Kaç Para Kaç, Dansöz, Baba Ocağı ve Arka Sokaklar gibi birçok projede yer aldım. Bunun yanı sıra Turkcell, Superonline ve Ülker Golf Dondurma reklamlarında oynadım ve Stilist olarak çalışmalarda bulundum. Deli Yürek dizisinde oynamak kariyer hayatıma büyük ilgi toplatmıştı. Moda tasarım okudum o yıllarda tasarım hayatıma daha endekslendi ve yolum oyunculuktan ayrılmadı fakat modaylayım şuanda.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">SETLERİ ÖZLEDİNİZ Mİ?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Setler çok yorucu… Ancak set bir aşktır, sevdadır… Set nefesi alan bir daha bırakamaz. Ben sete sevdalıyım ve özledim. Ne de olsa eski mesleğim. Her yaşta ve her zaman bu sevda kalbimizde yok olamaz, oyunculuk bitmez.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">KADINA ŞİDDETE HAYIR DEDİK</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">YENİ PROJELERDE YER ALDINIZ MI HİÇ?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">En son kısa film çektik.&nbsp; Yönetmen Haydar Işık prodüksiyonlu, sosyal toplum içerikli bir filmdi. Bu filmde ‘Kadına şiddete hayır’ dedik. Filmin ismi ise ‘Negatif’…</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">ŞİMDİ NELER YAPIYOR SUNUZ?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Ben Gebze’ye yerleştim ve Gebze’de Gelinlik nişanlık kaftan sektöründe modanın sesi olmaya çalışıyoruz Annemle birlikte. Annem 23 yıldır bu sektörde bende yanında pişmeye çalışıyorum.(Gülmeye başlıyor…)</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">ÇOCUKLUĞUMDA YAZDIĞIM ŞİİRLERİ KİTAP HALİNE GETİRDİK</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">BİR SÜRE ÖNCE BİR KİTAP ÇIKARTTINIZ, BU KİTABINIZ İLE İLGİLİ NELER SÖYLEMEK İSTER SİNİZ?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Bu kitabım şiir kitabıdır. Çocukluğumdan beri yazdığım şiirleri toplayıp kitap haline getirdik. Ve isminize Melek Yargıcı hayatın içinde koydum.2 tanesini de seslendirdim. Güzel övgüler alıyorum kitaptan. Şiirlerim büyük beğeni topluyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">MAŞALLAH SİZDE DE YOK YOK?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Gülmeye başlıyor… Çok teşekkürler…</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">BİR DÖNEM YAZARLIKTA YAPTINIZ, NERELERDE YAZDINIZ VE YAZMAYA DEVAM EDİYOR MUSUNUZ?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Elite, Gezenkuş, Magazinplus ve Gojupek gibi internet sitelerinde köşe yazarlığı yazarlığı yaptım. Yazarlığa devam ediyorum.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">ESKİ VE YENİ FİLMLER ARASINDAKİ FARK NEDİR SİZCE?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Türk sinemasında güzel filmler çekiliyor. Tabii dizilerde. Eski Yeşilçam kültürü yok … 2000’li yıllardan bu yana Modern Türk sineması kültürüne geçiş yapıldı. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">YENİ PROJELERİNİZ VAR MI?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Tabii… Bir birinden güzel projelerim var. İnşallah yeni yılla birlikte bu projelerimi de hayata geçireceğim. Bazı dizi ve sinema film teklifi de var. Biraz öncede söylediğim gibi setleri çok özledim. Gelen teklifleri de değerlendiriyorum. 2024 benim yılım olacak.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Bu keyifli sohbet için size çok teşekkür ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><span style="font-size:12.0pt">Ben teşekkür ederim Habib Bey…</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Nov 2023 21:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/11/bendeki-oyunculuk-aski-bitmez-1699124081.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>REKLAM YÜZÜ OLMAK İSTİYORUM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/reklam-yuzu-olmak-istiyorum-21533</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/reklam-yuzu-olmak-istiyorum-21533</guid>
                <description><![CDATA[Şu sıralar müzik çalışmalarına hız veren Beste Açar Şehrazat imzalı yeni şarkısı 'Timsah Gözyaşları'nı, müzik hayatını ve kariyer hedeflerini  Alper Ergez’e anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İşte Röportajdan Öne Çıkanlar;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şu ana kadar yeni şarkınız&nbsp; “Timsah Gözyaşları” ile&nbsp; ilgili nasıl geri dönüşler alıyorsunuz? Neler söylemek istersiniz?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Klibimiz çıkmadan sadece şarkımız Youtube üzerinden 1 hafta da 100.000’i geçti. Şarkıyı ve yorumumu çok beğendiklerini yazıyor herkes. Daha şimdiden Altın Kelebek Ödüllerinde aday olabilmek çok büyük gurur. Geri dönüşler muhteşem.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şehrazat gibi usta bir isimle çalışmak, şarkısını okumak nasıl gir duygu. Ve ‘’Timsah Gözyaşları’’nı okumaya nasıl karar verdiniz?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Benim için tarifsiz bir duygu. Bir gün Şehrazat ablamı evine ziyarete gittiğimizde otururken sana bir şarkı dinleteceğim dedi. Şehrazat ablamın sesi ve yorumuyla ilk duyduğum an kalbim çarpmaya başlamıştı. Sanki benim için yazılmıştı.Sözleri ve bestesiyle muhteşemdi.Şehrazat ablanın titizliğini herkes bilir.Bir başak burcu olduğunu yükselenin de başak olduğunu göz önüne olarak mükemmeliyetçiliği kaçınılmaz. Tüm bunlara rağmen bana bir şarkısını emanet etmesi hissettiğim koşulsuz sevgisiyle de birleştiğinde kelimeler yetersiz kalır duygularımın tarifine. O benim mucize rehberim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Eskiden güzellik yarışmaları gibi organizasyonlar tek ve çok kıymetliydi.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu arada 1995 yılında düzenlenen Miss Turkey güzellik yarışmasında üçüncü oldunuz. O günlere&nbsp; geri dönecek olursak neler hissettiniz. Yarışmaya katılmaya nasıl karar vermiştiniz?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Neşe Erberk Ajansta modellik ve mankenlik deneyimim sırasında aldığım övgüler beni Miss Turkey yarışmasına götürdü. Hayatımdaki en güzel heyecanlardan biriydi.bGülümseyerek hatırladığınız her an çok değerlidir.&nbsp; 20 yaşında genç bir kız için ruya gibiydi… Yarışma öncesi hazırlıklar, provalar unutulamaz ki… Hele yarışma gecesi sahnede olmak çok ama çok güzeldi. Eskiden bu tür organizasyonlar tek ve çok kıymetliydi. İyi ki dediğim kararlarımın başında bu deneyim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Rahmetli Kerim Tekin’e yazdığım “Karbeyaz”herkesin çok severek dinlediği bir şarkıdır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Şarkı sözü&nbsp; yazdığınızı biliyoruz. Daha önceki ‘’ Canım Seni Çekiyor’’ isimli şarkınızın sözü ve müziği size aitti. Peki&nbsp; müzik dünyasından&nbsp; başka sanatçılara da&nbsp; yazdığınız şarkıları okumaları için vermeyi düşünüyor musunuz?&nbsp; </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Benim için beste yapmak ve şarkı sözü yapmak en çok keyif aldığım şeylerden biri. Rahmetli Kerim Tekin’e yazdığım “Karbeyaz”herkesin çok severek dinlediği bir şarkıdır. O albümde 6 sözüm daha vardı.Ancak albüm çıkışından kısa bir zaman sonra aramızdan ayrıldığı için dinleyiciyle buluşamadı. Levent Conker’in albümünde de yazdığım 5 şarkı sözüm vardı. Bu yolda ilerlemeye devam.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Şarkı Sözlerinin Çoğu ‘Sözel Kirlilik</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;İyi bir sesiniz var, sahne ışığınız çok yüksek, görselliğiniz gayet başarılı, ekrana çok yakışıyorsunuz. Tüm bunlara dayanarak şarkıcılığın yanı sıra oyunculuk alanında da ilerlemeyi düşündüğünüz oldu mu hiç?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çok teşekkür ederim. Aslında çok sevdiğim bir alan oyunculuk. 2001 yılında Kandemir Konduk imzalı TRT’de de bir dizide 13 bölüm oynamıştım. Gelecek olan her teklif beni çok mutlu eder. Özellikle bir markanın reklam yüzü olmak en çok istediğim şey.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Türk müzik sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz ve müzik dünyasına karşı en büyük eleştiriniz ne olurdu? Mesela düzelmesi gereken neler var sizce ya da var mı?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şarkı sözlerinin çoğunu çok büyük bir “sözel kirlilik” olarak görüyorum. Ruhumuzu ve zihnimizi kimsenin bir çöp kutusuna çevirmesine izin vermemeliyiz. Daha seçici olmak ve bilinçli bir dinleyici olmak bunların önüne geçecektir.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Oct 2023 21:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/10/reklam-yuzu-olmak-istiyorum-1697481156.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İSTANBUL FANTASTİK MODERN BİR ŞEHİR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/istanbul-fantastik-modern-bir-sehir-21450</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/istanbul-fantastik-modern-bir-sehir-21450</guid>
                <description><![CDATA[Müzisyen babanın çocuğu olan Rock History Legends  efsanevi  AC/DC'nin kurucularından ve yaratıcılarından biri olan orijinal şarkıcı ve solist Dave Evans, daha çocuk yaşlarda müzikle tanıştı. 1973 yılında profesyonel olarak müzik dünyasına merhaba diyen Dave Evans, muhteşem şarkılarıyla  müzikseverlerin gönlünde taht kurdu… Grubun 50. Yıl dönümünü hayranlarıyla kutlamak için Dünya turuna çıkan efsane şarkıcı,  Yunanistan konseri öncesi Türk asıllı manejeri Don Kerry ile birlikte ilk kez Türkiye’ye geldi. İstanbul’un tarihi mekanlarını dolaşan ve Şişli’de bulunan Atatürk Evi Müzesini ziyaret eden Dave Evans, Türk medyasında ilk kez Önce Vatan Gazetesi’nin sorularını yanıtladı. Haydi buyurun keyifli sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>TÜRKİYE’YE İLK KEZ Mİ GELİYORSUNUZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet ilk kez geliyorum. Türkiye’de ne ile karşılaşacağımı bilemiyordum. Ancak gördüğüm ilgi karşısında kendimi rahat ve özgür hissettim. Türk insanı çok sıcak kanlı ve misafirperver. Türkler modern insanlar. İstanbul beklediğim gibi değildi. Gerçekten böyle beklemiyordum. Harika bir şehir, büyüleyici. Dünyada birçok yerde bulundum, İstanbul gerçekten çok güzel bir yer. Çok modern. İnsanlar sıcakkanlı Türkiye’ye gelmeme neden olan Türk asıllı manejerim Don Kerry’e çok teşekkür ediyorum. Hayatımın en güzel günlerini burada geçiriyorum diyebilirim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>YUNANİSTAN’DA NE ZAMAN KONSER VERECEKSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İstanbul’dan Atina’ya gideceğim. 29 Eylül’de binlerce kişinin katılacağı büyük bir konser vereceğim. Yunanistan konserinin muhteşem olacağına inanıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>TÜRKİYE’DE KONSER VERMEYİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Biraz önce de belirttiğim gibi Türk insanını ve Türkiye’yi çok sevdim. Modern bir ülkeye gelmenin mutluluğunu yaşıyorum. 2024 yılında İstanbul’da bir konser vermeyi düşünüyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ATATÜRK EVİNİ ZİYARET ETTİNİZ NELER SÖYLEYECEL SİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Mustafa Kemal Atatürk, harika bir lider. &nbsp;Birinci dünya savaşında Gelibolu'da olanları biliyorum. Ordunun başında olan oydu. Gerçekten &nbsp;büyük bir lider. Bu benim için de sürpriz oldu. Buraya geleceğimi beklemiyordum. Tarihi yakından takip ederim, burada olmak heyecan verici ve aynı zamanda büyük bir onur. Dünya turu yapıyorum Norveç'ten yeni geldim. Buradan Yunanistan'a devam edeceğim. Orada büyük, gerçekten çok iyi bir şovum olacak. Türk halkı gerçekten de kim olduğumu biliyor, gelecek sene de gösterilerim olacak. Bir Türkiye turu olacak aslında. Eğer yılsonuna doğru denk gelirseniz Türkiye'de gösterimi yapıyor olacağım. Şimdilik sadece ülkenizi ziyaret ediyorum. Gelecek sene yapacağım gösteriden önce güzel ülkenize şöyle bir göz atıyorum, tabi bu seneden biletleri alsanız da mutlu olurum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>İSTANBUL FANTASTİK MODERN BİR ŞEHİR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sultanahmet’i de gezdim. Sultanahmet Camii ve Ayasofya, tam anlamıyla harika, &nbsp;mimarisi güzel ve fantastik. Aynı zamanda tarih ve camilerin kendisi insanların baktığı önemli şeyler ve tarihe bu açıdan bakarlar. Bunlar her zaman Hristiyan katedrali olsun, Müslüman camisi olsun benim için ilham vericidir. İnsanlar için çok şey ifade eder. Manevi şeylerdir. Dünyayı gezerken görebildiğim kadarını görmeyi seviyorum. Bu camiler her yerdeler. Kesinlikle inanılmazlar, mimarisi ilham verici. İstanbul'a geldiğimde neleri görebileceğimi hiç garanti edemiyordum. Modern bir şehir, fantastik modern bir şehir. Herkesin ziyaret etmesi gereken bir yer olduğuna inanıyorum. Dünyada tüm büyük fantastik tarihi yerlerde bulundum. Benim için açıklaması zor. İstanbul inanılmaz bir şehir ve benim için büyük bir sürpriz oldu.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>PEKİ TÜRKİYE’YE BİR DAHA NE ZAMAN GELECEKSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Habercaddesi.com Müzik grubumuzun 50. Yılı münasebetiyle beni ödüle layık görmüş. Böyle güzel bir ödülü almak için 18 Kasım’da tekrar İstanbul’a geleceğim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>50 YIL ÖNCEKİ MÜZİK İLE ŞİMDİ Kİ MÜZİK ARASINDAKİ FARK NE SİZCE?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1970’lerde yaptığımız şarkılar halen dinleniyor ve çok seviliyor. Düşünsenize 50 yıl önce yaptığımız o şarkılar genç ve çocukların dilinde. Bu da 50 yıl önceki şarkıların ne kadar harika olduğunu gösteriyor. Şimdi ki şarkıcılar kopyacı. Ve ne yazık ki yaratıcılık yok. Yaptıkları doğru düzgün bir eser yok. Müzik dünyasında kalıcı olmak istiyorsanız kopyacı olmayacaksınız.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SİZİN MÜZİĞE OLAN MERAĞINIZ KAÇ YAŞINDA BAŞLADI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu sorumu karşısında gülüyor… Ben kendimi bildim bileli müzisyenim…(Kahkaha atmaya devam ediyor) ve başlıyor sorumuzu yanıtlamaya. Babam tenordu… Çok iyi bir müzisyendi. Durum böyle olunca da sürekli müzikle iç içeydim. Müzik benim yaşam kaynağım adeta. Tam 50 yıldır sahnelerde ve müzikle iç içeyim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>TÜRK MUTFAĞINI NASIL BULDUNUZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tek kelimeyle muhteşem. Çok lezziz yemeleriniz var. Türk mutfağı çok zengin. Türk yemeklerine ve özellikle sütlü tatlılarına bayıldım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BİZE BİR ANINIZI ANLATIR MISINIZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben çocukken kız kardeşimle komşumuza gitmiştim. Komşumuz bize birer yumurta verdi. Kardeşim bir yere gideceğini söyleyerek yumurtasını bana verdi. Benim ve kız kardeşimin yumurtası bendeydi. Birden ayağım kaydı ve kardeşimle benim yumurtam kırıldı. Durumu öğrenen kardeşim göz yaşı içinde babamın yanına giderek beni şikayet etti. Babam bana o yumurta emanetti ve ona iyi bakman gerekiyordu demişti. Aslında bana emanetin ne kadar önemli bir şey olduğunu anlatmaya çalışmıştı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu güzel sohbet için size çok teşekkür ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gerçekten çok hoş bir sohbet oldu. Bu güzel sohbet için ben size teşekkür ediyorum Habib bey.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>DAVE EVANS KİMDİR</strong></span></span></p>

<p><em><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Rock History Legends&nbsp; efsanevi AC/DC' nin kurucularından ve yaratıcılarından biri olan orijinal şarkıcı ve solistidir. &nbsp;Dave Evans, diğer dört kurucu üyeyle birlikte grubu Avustralya'daki müzik listelerinin zirvesine taşıdı. İlk kayıt. versiyon,&nbsp; "Can I Sit Next To You, Girl? " ( turkce tercumesi- yanına oturabilir miyim kızım? ) Yılın En İyi Avustralya Grup Rekoru" seçildi. &nbsp;Dave Evans, ACDC grubunun ellinci yıldönümünü kutlamak için dünya turuna 2023 başında Güney Amerika'da, ardından Mart ayı sonunda Avrupa'da Danimarka, İsveç, Finlandiya, Norveç, Fransa, İsviçre'de 60.000 kişilik rekorla İsviçre’de, Atina 29 Eylül'de Akropolis'in altında yer alan muhteşem bir antik yerde antik tiyatro "Herodes Atticus Odeon" Atina devlet Sinfonic orkestrası ve &nbsp;80 sinfonic müzisiyenle beraber konser verecek.</span></span></em></p>

<p><strong><span style="font-family:Calibri, sans-serif"><span style="font-size:14.6667px"><em>RÖPORTAJ: Habib BABAR</em></span></span></strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 Sep 2023 20:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/09/istanbul-fantastik-modern-bir-sehir-1695837471.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MÜKEMMEL BİR FİZİĞE SAHİBİM</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/mukemmel-bir-fizige-sahibim-21378</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/mukemmel-bir-fizige-sahibim-21378</guid>
                <description><![CDATA[Sinema ve sahne onun en büyük aşkıydı… En büyük hayali filmlerde rol almak ve sahnelerde fırtınalar estirmekti… 1987 yılında başrollerini Fikret Hakan ve Necla Nazır’ın paylaştığı ‘O Bir Melekti’ isimli sinema filminde rol alarak oyunculuk hayalini gerçekleştirdi. Filmdeki başarılı oyunculuğu ve muhteşem güzelliğiyle yapımcıların dikkatini üzerine çekmeyi başaran Pınar Eliçe, ardı ardına gelen film teklifleriyle şöhretine şöhret kattı. ‘Son Gün Son Gece’, ‘Kuzgun’ ve ‘Şeytan Sofrası’ gibi birçok sinema ve dizide rol alan güzel oyuncu, 1972 eski Yugoslavya'da dünyaya geldi. Sinemanın yanı sıra müzik dünyasında da büyük çıkış yakalayan Pınar Eliçe, 1997 yılında Duydun Mu, 2000 yılında Alabora ve 2008 yılında Olur mu Olur isimli albümleri ile müzik severlerin gönlünde taht kurdu. Ünlü oyuncu ve şarkıcıyla dününü, bugününü konuştuk. Haydi buyurun keyifli sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BİZE BİRAZ KENDİNİZDEN SÖZ EDER MİSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben göçmen bir babanın Türkiye de doğmuş bir kızıyım. Köklerim Yugoslavya’dan geliyor. Annem babam ben 2 yaşındayken ayrılmış ben annem ve ananemle büyüdüm çocukluğumun ilk 7 yılı çok güzel ve rahat geçti sonrası dedemin iflas etmesiyle ve arkasından ölmesiyle maddi manevi sıkıntılar içinde geçti 7 yaşına kadar bale piyano dersleri aldım özel hocalar eşliğinde.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SANAT HAYATINIZ NASIL BAŞLADI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sanata çok küçük yaşlarda aşırı neşirdim.&nbsp; Çünkü ailemin içerisinde Türk sanat müziği ile uğraşan büyüklerim vardı.&nbsp; Ama ilk profesyonel anlamda 11 yaşında Fikret Hakan ve Necla Nazır ile ‘ O Bir Melekti’ filminde oynadım. İlk 11 yaşında profesyonel saat hayatına atılmış oldum. Sonrasında 15 yaşında sahneler başladı, 18 yaşında assolist oldum. Süregelen yılbaşında da her ne kadar sanatın içinden kopmuş olduğumu düşünse de aslında hep içindeydim hep vardım. Müjdat Gezen gibi çok değerli bir üstattan dersler aldım. Belli başlı dizilerde rol aldım. Ancak şarkı söylemek en büyük aşkımdı. Artık şarkıcılık ta kariyerimi belirlemeye başladım. O dönemler birçok sinema film teklifi almaya devam ettim. Dediğim gibi tercihimi sahneden yana kullandım. Geçtiğimiz günlerde yine bir sinema filmi teklifi aldım. Bu teklifleri ince eleyip, sıkı dokuyorum. Doğru insanlar ile doğru yerde olmak istiyorum. Oyunculukta benim için geçmişten gelen bir aşk… O yüzden de biraz da keyfe keder yapacağım için keyif alacağım bir projenin içeri sinde olmak istiyorum.&nbsp; Tabii ki tekliflere açığım gelen senaryolarda değerlendiriyorum. Ama şu ana kadar beni heyecanlandıran herhangi bir senaryo gelmedi. O yüzden de teklifi kabul etmedim. Zaten sahne çalışmalarım devam ediyor.&nbsp; Yoğunluğum ortada, o yüzden de önümüzdeki günler için belki düşünebilirim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ÇOCUKLARIMI BÜYÜTTÜM, ŞİMDİ SIRA İŞİMDE</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SİZ UZUN SÜRE SANAT HAYATINIZDAN UZAK KALDINIZ BUNUN SEBEBİ NEYDİ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aslında uzun süre ara verdim kelimesine çok katılmıyorum. Çünkü sonradan sanatçı olunmuyor. Siz gerek aktif, &nbsp;gerek pasif hayata geçseniz bile sanat anlamında ruhunuz sanatçıysa oturmuyor, üretiyor, &nbsp;o hayal ediyor, &nbsp;o var etmek için kendi dünyasında onu yaşıyor. Yani ben aslında ara verirken de çok iyi gözlemlerde bulundum. Aslında kendime yatırım yaptığım dönemler oldu. O arada çocuklarımı büyüttüm. İki tane evladım var biliyorsunuz! bir kız bir erkek onların sağlıklı büyümesi, onların bir aile ortamında aile sevgisi ve sıcaklığı içerisinde büyümesi benim için çok önemliydi. Şimdi artık onlar kocaman çocuklar oldu ve artık ben de inandığım ve sevdiğim ve tek bildiğim işimi yapmak için kolları sıvadım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>EVLİLİĞİM 7 YIL SÜRDÜ</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>EVLİLİĞİNİZ NE KADAR SÜRDÜ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben yedi yıl evli kaldım. Eşim ile 2000 yılında tanıştık. 2007’de de ayrıldık.&nbsp; Yani 7 yıl sürdü… Bazen şu karmaşada kalabiliyorum ‘Acaba evlilik aşk evliliği olarak mı yapılmalı, yoksa mantık evliliği mi?&nbsp; Ben aşk evliliği yaptım. Demek ki aşk bazen evlilik için yeterli olmayabiliyor. Daha sonrasında anlaşamam azlık diyelim. Artık geçmiş geçmişte kaldı çok fazlada çocuklarımın babası sonuçta.&nbsp; Hani onu da suçlamak istemem.&nbsp; Eğer ortada bir ayrılık varsa tabii ki bununda sebebi %50 ellidir yani 50 benimse 50 de onun. &nbsp;Allah herkesin yolunu açık etsin. iyi bir insandır, güzel bir insandır, iyi bir babadır zaten evliliklerde önemli olan iyi yani iyi babayı seçebilmek. Çünkü bir gün siz ayrılabiliyorsunuz, ama arada evlatlar varsa onlardan boşanmıyorsunuz. İşte o yüzden de iyi bir baba teşekkür ediyorum kendisine…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ÇOCUKLARINIZLA İLİŞKİNİZ NASIL?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çocuklarımla ilişkim tabii ki her ebeveyn yaşadığı inişli, çıkışlı bir ilişki… Ama sonuç itibari ile arada tabii ki koşulsuz sevgi var.&nbsp; Onların bana, &nbsp;benim de onlara … Artık onlar büyüdüler, kendi ayakları üzerinde durabiliyorlar. Ancak yine de manevi anlamda,&nbsp; maddi anlamda da onların her zaman arkasında durmak göreviniz. Bir anne olarak zaman, zaman tartışmalarımız oluyor. Kuşak çatışmaları diyoruz biz onlara… (Gülmeye başlıyor….) Ama ben onları anlayabiliyorum, &nbsp;onlarda bana saygılarını sevgilerini gösterip o şekilde davrandıkları için harika ve güzel bir ilişkimiz var.&nbsp; Onlarla seyahate çıkıyoruz,&nbsp; yemekler yiyoruz, bazen sohbet ediyoruz, bazen arkadaşlarıyla olan problemlerini anlatırlar, &nbsp;bazen ben problemlerimi anlatıyorum.&nbsp; Yani geçinip gidiyoruz… Şimdi ki nesil zor nesil. Gerçekten bizler gibi değiller…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ŞUAN MÜKEMMEL BİR FİZİĞE SAHİBİM</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>KISA SÜREDE ÇOK İYİ KİLO VERDİNİZ, NASIL BAŞARDINIZ BUNU?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">(Gülmeye başlıyor…) Evet bayağı bir gündem oluşturdu galiba verdiğim kilolar. Ben hayatım boyunca hep balık etli bir bayandım. Yani bu çok uzun yıllar önce de böyleydi. Sonrasında çocuk doğurdum, belli bir yaş skalasına gelince de kilo vermekte bayağı zorlandım. Yeniden ekranlar, sahneler söz konusu olunca da kilolarım gözüme batmaya başladı. Kararlıydım kiloları verecektim. Hiç zaman kaybetmeden diyetisyene gittim. Diyetisyen bir yıl içinde 20 kilo verebileceğimi söyledi. Ancak benim öyle uzun süre bekleyecek vaktim yoktu. Çünkü zamanla yarışıyordum. Ekran ve sahne çalışmalarım başlayacaktı. Sonra bir kız arkadaşımın tavsiyesi zerine İzmir’de Dr. Ersin Aksu Küçük’e gittim 73 kiloydum. Başarılı bir ameliyat gerçekleştirdi. Ameliyattan sonra hem fiziken, hem de ruhen acayip kendimi toparladım.&nbsp; Yani şu an mükemmel bir fiziğe sahibim. Tabii düzenli sporumu yapıyor ve yiyeceklerime dikkat ediyorum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>AŞK SAĞLIKLI BİR İNSANIN HAYATINDA VAR OLMASI GEREKEN BİR DUYGU</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>AŞK HAYATINIZ NE DURUMDA?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Vallahi en büyük aşkım önce çocuklarım sonra işim… Aslında aşk sağlıklı bir insanın hayatında var olması gereken bir duygu. Ancak ben aşka inanmıyorum. Gerek kendi yaşadığım tecrübeler, gerek sosyal çevremde gördüğüm ilişki ve evlilikler… Aşkın bana biraz kendini rezil ettiren bir duygu olduğunu düşündürüyorum. Tabii ki aşksız da olmaz herhalde…&nbsp; O duyguyu bende tetikleyecek bir aşka ihtiyacım var.&nbsp; Evet bekliyorum o zaman gelebilir.</span></span></p>

<p><strong>RÖPORTAJ: Habib BABAR</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 17 Sep 2023 12:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/09/mukemmel-bir-fizige-sahibim-1694943022.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CEBİNE HARÇLIK KOYDUĞUM BİRİ BANA EZİK VE VASIFSIZ GELİYOR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/cebine-harclik-koydugum-biri-bana-ezik-ve-vasifsiz-geliyor-21344</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/cebine-harclik-koydugum-biri-bana-ezik-ve-vasifsiz-geliyor-21344</guid>
                <description><![CDATA[Şarkıcılığı ve oyunculuğu ile büyük bir kitle tarafından sevilerek takip edilen Gizem ile Alper Ergez müzik ve oyunculuk üzerine çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İşte Röportajdan öne çıkan kısımlar,</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">‘’Daha önce Posta gazetesine verdiğiniz bir&nbsp; röportajınızda “Parasız adam gereksiz adamdır” sözünüzle çok konuşuldunuz. Bu açıklamanızdan sonra babanız Mahmut Tuncer’den de tepki aldığınızı biliyoruz. Peki yine aynı şekilde mi düşünüyorsunuz? Yani düşüncenizde değişiklik var mı?’’ sorusuna şöyle bir cevap verdi;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Öncelikle babamdan tepki falan almadım. O cümleyi de öyle para hastası, zengin adam avcısı gibi leş bir yerden kurmadım. Röportajdaki bir cümlenin 4 kelimesi başlık olarak atıldı. Bir tek o başlığı okuyunca acayip iğrenç ve ucuz duruyor. ‘Ben kimseye bakamam kimse de bana bakmasın’ dedim. Doğru da bu arada kadın parası yiyen adamlar var. Hatta ‘sugar mommy’diye bir terim var.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yaşı kendinden büyük kadınlarla parası için sevgili olan adamlara söylenen. İki taraf için de iğrenç bir durum. Bu işlerde maddiyat konu değil benim bahsettiğim para değildi. Ama cebine harçlık koyduğum bir adama saygı duyamam ben. Gücü el verdiğince herkes harcamalarını yapabilir. Kendi yaşam standartlarıma uyan, benim gibi yaşayan biriyle hayatımı geçirmek isterim. Kimsenin de haddine değil benim cebime harçlık koymak. Davul bile dengi dengine ya öyle işte aslında. Bugüne kadar kimsenin parasını yemedim ama paramı yiyenler oldu. Ve evet hala daha bu şekilde düşünüyorum. Cebine harçlık koyduğum biri bana ezik ve vasıfsız geliyor. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Zayıflık ve kilolarla ilgili yöneltilen soru olan ‘’Verdiğiniz kilolarla da gündeme gelerek kısa sürede 90 kilodan 50 kiloya düşmeyi başarmıştınız. Bu işin sırrı nedir, nasıl başardınız neler söylemek istersiniz?’’ Sorusuna ise şöyle bir cavap verdi;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kilo ile her zaman savaş halindeyim. Güzel tatlara çok duyarlı biriyim ben. Yemek yemeyi ve yemek yapmayı çok seviyorum. Kilo konusu yemek düzeniyle doğrudan alakalı. Zayıflamak istiyorsan yemeyeceksin. Bunun alternatif başka bir çözümü maalesef yok. Spor düzenli yapıyorum ama genelde klip çekimlerimden önce kampa girerim. Kimseye diyet öneremem ama bir uzmandan yardım almaları sevdikleri ve sürdürülebilir bir diyet yapmaları gerektiğini söyleyebilirim. Ben genelde aralıklı oruç sistemini uyguluyorum akşam canım ne isterse yerim. Akşam yemeği çünkü hem sosyalleşme biçimim hem de en sevdiğim öğün. Kahvaltı çok sevmem mesela yapmasam da olur. Ama akşam yemeğimi önemsiyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bir başkası için durum değişebilir burada herkes kendi doğrusunu bulmalı. O kiloları ben 2014’te verdim. 2.5 ayda o kadar kiloyu şu an veremeyebilirim. Farklı bir motivasyon ve çok zor bir süreç. Kendi kendime şu cümleyi çok kurarım bunu yedim tadını biliyorum sonra yine yerim. Kilo vermek önce kendine dürüst olmaktan geçen bir yol. Kötü beslendiğini ve sağlıksız bir kiloda olduğunu kabul edersen isin kolaylaşıyor. Sağlıklıysan ve 5 kilo fazlan varsa ve mutluysan bu da bir seçim. ‘Kilostrofobi’ yaratmayalım bu cümlelerle. Benim kastettiğim sağlıksız bir kiloydu. Bir de tabii işim gereği kozmetik açıdan daha iyi görünmeye de çalışıyorum yalan yok.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Babası ünlü Türkücü Mahmut Tuncer ile ilgili yöneltilen ‘’Ünlü bir sanatçının kızı olmanın zorlukları oldu mu hiç?’’ sorusuna ise şöyle bir cevap verdi;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aslında çok yaşadım diyemem. Tabii ki avantajlarını da dezavantajlarını da gördüm. Ama ben çok sevilen bir adamın kızıyım. Sansasyonel çirkin haberlerde adı geçen bir şöhretle adım yan yana yazılmıyor. Ben babamın Mahmut Tuncer olmasından gurur duyuyorum. Bugüne kadarki hiçbir başarımda ve başarısızlığımda babamın sayesinde veya yüzünden sonuç elde etmedim. Soyadımı dahi kullanmıyorum. Babamı basamak olarak hiçbir zaman kullanmadım. Kullansaydım başlarda işim çok daha kolay olurdu. Mahmut Tuncer’in kızı olduğumu bilmeyen çok fazla insan var hala. Babam dünyanın en merhametli, en vicdanlı, en sevgi dolu insanlarından biri… Benim bu hayattaki en iyi dostum, sırdaşım. Babamdan öğrendiğim ve öğreneceğim çok şey var. Babasının vefat haberini sahneye çıkarken alıp konseri bitirmeden gitmeyecek kadar işine, sevenlerine sevgili ve saygılı bir adam. Ben bir zorluğunu görmedim. Bu soruyu daha sansasyonel bir ünlünün çocuğuna sormanız lazım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Oyunculukla da ilgilenen Gizem kendisine yöneltilen ‘’Bu arada oyunculuk eğitimi de aldığınızı biliyoruz. Peki&nbsp; oyunculuk düşünüyor musunuz?&nbsp; Müzikle beraber mi yürüteceksiniz? Üzerinde çalıştığınız projeler var mı?’’ sorusuna ise şöyle bir cavap verdi;</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İkisi de benim mesleğim. Oyunculuk kısmında Tümay Özokur ile birlikte çalışıyoruz. Görüştüğümüz projeler var ama henüz olmamış işlerle alakalı bir şey söylemek istemem hayırlısı diyelim. Oyunculuk çok zamansız ve yaşsız bir meslek. Şarkı söylemek de öyle tabii ama tabii ki her insan gibi bir gün ben de yaş alıcam. 50’li yaşlarımdan sonra daha çok oyunculuğa ağırlık vermek niyetindeyim. Gençliğin enerjisi ve tazeliği çok farklı. Yaptığım müzik dinamik ve genç bir müzik. Bunu düşünmek için önümde daha çok uzun yıllar var tabii ama şimdilik niyetim böyle diyebilirim. Şu an içinde görüştüğümüz bir Netflix projesi var. Ama detay vermem doğru olmaz. Güzel işlerde bulunmayı hedefliyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">RÖPORTAJ: ALPER ERGEZ </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 Sep 2023 20:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/09/cebine-harclik-koydugum-biri-bana-ezik-ve-vasifsiz-geliyor-1694451905.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>YAKINDA HERKES BENDEN SÖZ EDECEK</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/yakinda-herkes-benden-soz-edecek-21252</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/yakinda-herkes-benden-soz-edecek-21252</guid>
                <description><![CDATA[O tam bir sanat aşığı… Daha çocuk yaşlarda ilgi duydu mankenliğe. Üzerine giydiği rengarenk kıyafetleriyle topladığı çocukların karşısına çıkıyor ve kendini podyumda sanıyordu adeta… Daha çocuk yaşta resmi çizmeye ve türkü okumaya başladı Merve Canikli… Okulun da gözdesi haline gelmişti güzel model, tüm etkinliklerde tercih edilen isimler arasında yer almıştı…Merve’nin tek amacı çocukluk hayalini gerçekleştirmekti. Bir taraftan eğitimini sürdürmeye devam etti, diğer taraftan ise modellik ve oyunculuk eğitimi almaya başladı. Üniversite eğitimini tamamlayarak İç mimar olan güzel model, şimdilerde podyumlarda fırtınalar estiriyor. Modelliğin yanı sıra oyunculukta yapmak isteyen Merve Canikli ile çalışmalarıyla ilgili konuştuk. Haydi buyurun sohbetimize..]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BİZDE BİRAZ KENDİNİZDEN SÖZ EDER MİSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben İstanbul’da doğdum büyüdüm. Çocukluğumdan beri hep hayalleri hedefleri olan biriydim. Başarılı bir eğitim hayatım vardı, sanata çocuk yaşta olan ilgim resimle başladı. Müzik, hat sanatı, ebru çocuk yaşlarımda hobilerim arasındaydı. Bütün çocuk bayramlarında şiir okumaktan tutun, gösterilerde başa gelen isimlerdendim. Hep ön planda olmayı seven çabalamayı seven başarmayı seven bir yapım vardı.&nbsp; Sonrasında Üniversite hayatımda İç Mimarlık Bölümünü seçerek sanata ve bir şeyler oluşturma, ortaya çıkarma, iç güdülerimle bu mesleği seçtim. Fakat üniversite yıllarımda çevrenin etkisi ile modellik sektörüne giriş yaptım.&nbsp; İnsanların bu mesleği yapmalısın yüzün çok güzel denemelisin yapabilirsin demeleriyle bir markaya başvurdum ve çok beğenildim. Daha sonrasında&nbsp; Bu markayla anlaştım modellik kariyerim başladı ve yedi yıldır bu sektörün içerisindeyim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ARKADAŞLARIMIN TEŞVİKİYLE MANKEN OLDUM</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>MODEL OLMAK NASIL AKLIMIZA GELDİ? PEKİ MANKENLİKLE BİRLİKTE MİMARLIK GÖREVİNİZİ DE YAPACAK MISINIZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Modellik çocukluk hayalimdi. Tabii üniversite eğitimine başladıktan sonra ikinci plandaydı. Çevremin teşvikiyle modellik yapmaya başladım. Yeniliklere açık biri olduğum için bu teklifi değerlendirmiştim. İyi ki arkadaş çevremi dinlemiş ve mankenliğe başlamışım. (Gülmeye başlıyor…) Mimarlıkla ilgili kafamda yapmak istediğim hedefler var ilerleyen zamanlarda bunları tabii ki de hayata geçirmek isterim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>OYUNCULUK KONUSUNDA DÜŞÜNCELERİNİZ NELER ? </strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bence oyunculuk bir macera…&nbsp; Her yeni karakterde farklı insanlara bürünmek ve dolayısıyla empati yapmak gibi bir şey ve gerçekten deneyimleyip başarılı olmak istediğim bir sektör. Hedefim güzel projelerde yer alıp, güzel işler başarabilmek.&nbsp; Azimli bir insanım ve inanıyorum ki güzel projelerde yer alacağım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>MODELLİKLE Kİ HEDEFLERİN NELERDİR ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çekim yapmak bir modacının kıyafetine hiç el değmemiş hiç görülmemiş tasarımları ilk üstünde taşımak bence insana gurur veren bir iş. Modellik benim hep devam et ettirmek istediğim bir meslek. İlk göz ağrım diyebilirim …(Gülmeye başlıyor…)</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>TÜRKAN ŞORAY KANUNLARI GİBİ SİZİN DE KANUNLARINIZ VAR MI VARSA NELERDİR?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben içeriye bakarım. Kendime yakışıyorsa o işte bulunurum, kendime yakışmıyorsa o işte bulunmam.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BANA YERLİ&nbsp; BELLA HADİDE DİYORLAR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ÖRNEK ALDIĞINIZ MANKEN VAR MI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Beni Bella Hadide çok benzetiyorlar. İyi bir manken olduğunu başarılı bir manken olduğunu düşünüyorum ve ben de birbirimize benzediğimizi düşünüyorum. Kendisini başarılarından ve güzelliğinden dolayı takip ediyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SİZCE AŞK NEDİR?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aşkın tanımını herkese sorsanız farklı bir yorumu vardır. benim düşüncem ise aşk kavuşamamaktır. Çok klasik gelebilir ama Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı ,Ferhat ile Şirin gibi örneklemeler verebilirim. Hepsinin genellemesine baktığınızda, kavuşamadıklarını görürüz ve aşkın tanımını şahsi görüşüm olarak burada kavuşamamak olarak algılıyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>&nbsp;YARIŞMAYA KATILMAK NEREDEN AKLINIZA GELDİ UMDUĞUNUZU BULDUNUZ MU PEKİ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İlk kez katıldığım bir yarışmaydı. Umudumu bulduğumu pek söyleyemem. Çünkü bu tarz yarışmalar pek adalet sistemi içerisinde gerçekleşmediğini düşünüyorum. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ADELETLİ YARIŞMA DEĞİLDİ HAKKIM YENİLDİ</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>TAÇ NEDEN ALINAMADI ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Haksızlık yapıldı, adaletli bir yarışma değildi benim açımdan. Genelde bu tür yarışmaların çoğunda haksızlık oluyor ve farklı beklentiler oluyor.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>HAKKINIZIN YENİLDİĞİNİ Mİ İDDA EDİYOR SUNUZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kesinlikle hakkım yenildi.Yarışmaların seçilenleri zaten önceden belirlenmiş listeden ismim silinmiş ve bu sebepten dolayı tacımı alamadım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>HEDEFLERİN NE, BUNDAN SONRA NEREYE KADAR YÜRÜMEK İSTİYORSUN?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;Modellik kariyerimde devam edip, oyunculuk sektöründe de ilerlemek istiyorum. Oyunculuk üzerine dersler almaya devam ediyorum. Bu alanda da &nbsp;kendimi geliştiriyorum, kendimi yeniliyorum. Modellikte ki başarımı oyunculuk alanında da sürdüreceğime inanıyorum. Kendime güveniyorum. Güzel projelerin içinde yer alacağımı düşünüyorum. Hedeflerim, hayallerim var ve pes etmeyeceğim. Çalışmaya devam edeceğim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ÇOK GÜZEL DANS EDİYOR MUŞSUNUZ &nbsp;DOĞRU MU?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gülmeye başlıyor… Bunu nasıl öğrendiniz Habib bey… (Kahkaha atmaya devam ediyor…) Evet göbek dansım çok iyi. Roman danslarını çok iyi oynarım. Tabi dansın yanı sıra sesimde çok güzeldir. Türkü okumayı çok seviyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>PEKİ ALBÜM YAPMAYI DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Kendime has güzel bir yorumum var. Dinleyenler sesimi çok beğeniyor. İleride 1 şarkılık single yapmayı düşünüyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Maşallah sizde de yok yok</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Çok teşekkürler Habib bey ben sanata aşık biriyim. </span></span></p>

<p><strong>RÖPORTAJ: Habib BABAR</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 25 Aug 2023 18:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/08/yakinda-herkes-benden-soz-edecek-1692978495.JPG"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İBRAHİM TATLISES VEFALI BİR İNSANDIR</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/ibrahim-tatlises-vefali-bir-insandir-21169</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/ibrahim-tatlises-vefali-bir-insandir-21169</guid>
                <description><![CDATA[Yıllar 1975’ü gösteriyordu… Türk Müziğinde bir şarkı ortalığı kasıp kavuruyordu. ’Deli Gibi Sevdim’ diğer adıyla ‘Neden Saçların Beyazlamış Arkadaş’… Şarkının sözlerini yazan Cengiz Tekin kendisi gibi müzisyen arkadaşı Selahattin Cesur’un ‘Neden saçların beyazlamış arkadaş’ sözünden esinlenerek besteledi eseri… Şarkı öyle tuttu ki herkesin dilindeydi… Eseri okuyan sanatçıların plakları döneminde satış rekorları kırdı adeta…  Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, İbrahim Tatlıses, Bergen, Esengül, Huri Sapan, Mine Koşan,  Kibariye, Yunus Bülbül, Devran Çağlar,  Bülent Ersoy, Muazzez Ersoy ve Meral Çelik gibi birçok sanatçı Tekin’in bir birinden duygulu şarkılarını seslendirdi… Yaklaşık 300 Yeşilçam filminde şarkıları kullanıldı Cengiz Tekin’in. Birçok sinema filminde başrol oynayan ve bazı filmlerin senaryosunu yazan Cengiz Tekin ile dününü bugününü konuştuk haydi buyurun sohbetimize…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BİZE BİRAZ KENDİNİZDEN SÖZ EDER MİSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben 1953 yılında İzmir’de dünyaya geldim. Yaklaşık 1600 eserim bulunuyor.460 filmin de müziğini yaptım. 300’e yakın şarkım filmlerde okundu. Birçok sinema filminde oynadım. Benim başrol oynadığım filmlerim de bulunuyor. 1972 yılında Rekor Plak’tan "Sen Olsan İçmez Misin’’ 45’liğim çıktı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ŞARKIMI İLK OLARAK HÜSEYİN ALTIN SESLENDİRMİŞTİ</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>NEDEN SAÇLARIN BEYAZLAMIŞ ARKADAŞ ŞARKINIZI İLK HANGİ SANATÇI SESLENDİRDİ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sene 1973 yılında bestelediğim bu şarkımı ilk merhum Hüseyin Altın seslendirdi. Plak büyük bir çıkış yakalamıştı o dönemler.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>POPÜLER BESTELERİNİZDEN BİRKAÇ TANESİNİ İSMİNİ SÖYLER MİSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Neden Saçların Beyazlanmış Arkadaş, Yaktın Beni Dünya, Düşünürken, Gözünden Tanırım, Bu Ne Acayip Dünya, &nbsp;Hayat Arkadaşı ( Çok Sevdim Suç Sayıldı), Aşklar Da Pazarda Satılır Oldu, Sabrım Ağlıyor, Senin Yerine, Bu Günler Yaşanacak,&nbsp; &nbsp;Dert Kitabı, Bu Gece Meyhanede, Çok İyi Düşün, Yağmur Yağan Günlerde, Yaşa Da Gör, Bir kadın Yüzünden(Bir Erkek Yüzünden), Zamanı Geldi, Çekinmeden Gel, Biz Ayrıldık Diyemedim, Seni Kalbimden Kovdum&nbsp; ve Falcı dillerden düşmeyen bestelerimdir. 1977 yılında Neden Saçların Beyazlanmış Arkadaş, &nbsp;1983 yılında "Diyemedim’’ eserleriyle Altın Kelebek müzik ödülünü aldım. Huri Sapan ‘Yaşa Da Gör’ albümüyle Altın Plak ödülünü aldı. Bu albümün yönetmenliğini ben yapmıştım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>MÜZİK DÜNYASINA BAŞLAMADAN ÖNCE ECZACILIK YAPIYORDUM</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SANAT HAYATINA ATILMADAN ÖNCE NE İŞ YAPIYORDUNUZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Aslında sanatçı olarak doğdum desem yeridir. Çocuk yaşlarımda müziğe karşı büyük hevesim vardı. O heves hiçbir zaman yok olmadı.&nbsp; Müzik dünyasına atılamadan önce Eczacılık yapıyordum. Unkapanı’na müzik firmaları taşındığında ben de kendimi artık sanat dünyasının içinde buldum. Oradan kopamadım artık.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ESKİ ŞARKILAR İLE YENİ ŞARKILAR ARASINDAKİ FARK NEDİR SİZCE?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Duygu… Duygu ve yine duygu. Her şarkının yaşanmış gerçek bir hikâyesi vardı. Şimdi ki şarkıların bir çoğu laylaylom….</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BERGEN ‘SENİ KALBİMDEN KOVDUM’ ŞARKINIZLA BÜÜYÜK BİR ÇIKIŞ YAKALAMIŞTI. BERGEN HAKKINDA NELER DEMEK İSTER SİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bergen, deli dolu, dürüst, işini en iyi şekilde yapan dünyalar iyisi bir kadındı. Müzikte zirve yaptığı bir dönemde ne yazık ki genç yaşta katledildi. Nurlar içinde uyusun.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>GENÇ MÜZİSYENLERE NE TÜR TAVSİYELERDE BULUNMAK İSTERSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müzik üzerine mutlaka eğitim alsınlar. Konservatuara gitsinler. Müzikte eğitim şart.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>MÜZİĞİN YANI SIRA OYUNCULUK VE SENARYO YAZARLIĞINIZ DA VAR KAÇ SİNEMA FİLMİNDE OYNADINIZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben yaklaşık 9 sinema filminde rol aldım. Kadir İnanır ile ‘Sayın Başkan’, Başrolünü Nükhet Egeli ile paylaştığım ‘Yaktın Beni Dünya’ Ceylan ile ‘Garibim’ Mahallenin Muhtarları’nda &nbsp;(Dizi) Yunus Bülbül ile Hangimiz Eşşek , Kızım Ve Ben&nbsp; dizileri ve aklıma gelmeyen sinema filmlerinde rol aldım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>MİNÜR ÖZKUL İLE AYNI FİLMDE OYNAMAK BENİM İÇİN BÜYÜK ŞANSTI</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>MİNÜR ÖZKUL İLE AYNI FİLMDE ROL ALDINIZ BİZE MİNUR ÖZKUL HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Minür abi dünyalar iyisi bir insandı. Dünya oyuncularıyla eş değer muhteşem biriydi. Onunla aynı filmde oynamak benim için gerçekten çok büyük bir şanstı. Ondan çok şey öğrendim. Oyunculara yardımcı olmayı seven mütevazi biriydi. Nurlar içinde uyusun inşallah.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>CENGİZ TEKİN HAK ETTİĞİ YERDE Mİ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu sorumuza karşı içini çekiyor… Hayır asla hak ettiğim yerde değilim. Avrupa ülkelerinde birinde yaşasaydım. Şimdi hanlarım apartmanlarım vardı. Uçağım vardı. El üstünde tutulurdum. Şarkıları hit olmuş bir insanım. Böyle yaşamayı kesinlikle hak etmedim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>İBRAHİM TATLISES SÜREKLİ ARAYIP BANA PARA GÖNDERİYOR</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ESERLERİNİZİ OKUYAN SANATÇILARDAN SİZİ ARAYIP SORAN VAR MI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Vefa İstanbul’da bir semt adıdır. Sanatçılarda vafe olmaz. Hastanede tedavi altındayken İbrahim Tatlıses’in dışında kimse beni aramadı. Sanat dünyasından beni sürekli arayan ve haberim olmadan bana para gönderen tek insan İbrahim Tatlıses’tir. Allah ondan razı olsun. Diğer dostlardan para değil hal hatır sormalarını bekledim hep nerede… Dediğim gibi Vefa İstanbul’da bir semt adı ne yazık ki…</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>NEBAHAT ÇEHRE’NİN YILMAZ GÜNEY’E&nbsp; ALDIĞI AYAKKABIYI GİYDİM</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>HİÇ UNUTAMADIĞINIZ BİR ANINIZI BİZİMLE PAYLAŞMAK İSTER MİSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">1973 yılında Nebahat Çehre Beyoğlu’nda bulunan Başak Film Yapım şirketine Yılmaz Güney için ayakkabı getirip bana teslim etmişti. Bende ‘Yılmaz abi gelene kadar giyeyim gelmesine yakın çıkarırım’deyip. Giyilecek durumda olmayan ayakkabımı çıkarıp Yılmaz abinin ayakkabısını giydim. Yoksulluk işte öyle bir ayakkabıyı ilk kez giyiyordum … Aradan 5 dakika geçmişti. Yılmaz Güney içeri girdi ve diret ayağımdaki ayakkabılara baktı. Renkten renge girmiştim. Ne yapacağımı şaşırmış vaziyetteydim. Neyse hemen telefonun başına geçti ve bir ayakkabı siparişi verdi ve ayakkabıcıya ‘Ayakkabıyı film şirketine getir ücretini benden al. Nebahat hanımın da haberi olmasın’ demişti. Yılmaz abi çok sevdiğim ve sürekli yanında bulunduğum bir insandı. Mertti, dürüsttü, merhametliydi.</span></span></p>

<p><strong>RÖPORTAJ: Habib BABAR</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 14 Aug 2023 11:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/08/ibrahim-tatlises-vefali-bir-insandir-1692000568.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>GAZİNO KÜLTÜRÜ SANATÇILARIN YÜZÜNDEN BİTTİ</title>
                <category>RÖPORTAJ</category>
                <link>https://www.habercaddesi.com/haber/gazino-kulturu-sanatcilarin-yuzunden-bitti-21074</link>
                <guid>https://www.habercaddesi.com/haber/gazino-kulturu-sanatcilarin-yuzunden-bitti-21074</guid>
                <description><![CDATA[Muhteşem yorumu, bir birinden güzel eserleriyle bir döneme damga vurdu… Daha çocuk yaşlarda müziğe karşı büyük hevesi vardı ünlü sanatçı Ayşe Taş’ın… Okul gecelerinde söylediği şarkılarıyla dinleyenlerini mest ediyordu. 1955 yılında Ordu'nun Ünye İlçesi'nde dünyaya gelen Taş, . İstanbul Devlet Konservatuarı'na gitmeye hak kazandığı halde maddi imkansızlıklardan gidemedi. Bu durum onu inanılmaz üzmüştü. Onun tek hedefi sanat dünyasının en iyileri kervanında yer almaktı. Hedefine ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalıştı. Musikî çalışmalarında en büyük desteği eniştesi Ayhan Kocagöz alan Ayşe Taş, müzik hocası Ali Nihat Karamemişoğlu’ndan dersler alarak soluğu Ankara’da aldı. Müzik Dünyası’nın hanım efendisi billur sesli sanatçısı Ayşe Taş  dününü bugününü konuştuk. Haydi buyurun sohbetimİze…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BİZE BİRAZ KENDİNİZDEN SÖZ EDER MİSİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben 1955 yılında Ordu'nun Ünye İlçesi'nde dünyaya geldim. İlk ve orta öğrenimimi İstanbul'da tamamladım. Benim daha çocuk yaşlarda müziğe karşı büyük bir ilgim vardı. Eğitim yıllarımda okulun bu anlamda gözde öğrecilerindendim. Hocalarım ve arkadaşlarım sesimi çok beğenirsi. Okul gecelerinin vazgeçilmezlerindendim. İstanbul Devlet Konservatuarı'na gitmeye hak kazanmıştım. Ancak gidememiştim</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>NEDEN GİDEMEDİNİZ PEKİ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Maddî yetersizlikler nedeniyle gidememiştim. Çok üzülmüştüm, hem de çok. Ancak yapılacak bir şey yoktu. Ailemin maddi durumu ortadaydı.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ZORU BAŞARDIM VE TRT KADROSUNA GİRDİM</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>O DÖNEMLER MÜZİK EĞİTİMİ ALDINIZ MI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tabi ki aldım. Bana en büyük desteği eniştem Ayhan Kocagöz verdi. Müzik hocası Ali Nihat Karamemişoğlu’ndan musiki dersleri aldım. Daha sonra Ankara'ya yerleşerek, kendi imkânlarımla çalıştım. Karşıma "Ziya Taşkent, Selahattin Altınbaş ve Saim Konakçı" çıktı. Benimle ilgilendiler. Önce Ankara Radyosu'nun Ön Dinleme Sınavları'nı, sonra da 1987'de Yetişmiş Sanatçı Sınavları'nı kazanarak "TRT Ses Sanatçısı" ünvanıyla TRT kadrosuna girdim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>YANİ ÇOCUKLUK HAYALİNİZ GERÇEKLEŞTİ DOĞRU MU?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tebessüm ederek bu sorumuza yanıt veriyor… Aynen öyle oldu. Onun mutluluğu bir başkadır. Hedefe ulaşmak başka bir şey. Azmin elinden hiç bir şey kurtulmaz. Azimle koşturduğunuz bir işin sonu zafer ile sonuçlanır.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>OLAN 42 ADET TÜRK SANAT MÜZİĞİ ESERİNİ BİR DEFTERDE TOPLADIM</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BESTE ÇALIŞMALARINIZ DA VAR ANCAK BU YÖNÜNÜZ PEK LANSE EDİLMEDİ BUNUJ SEBEBİ NEDİR?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Evet bestekarlık yönümde var. Kamuoyunda pek bilinmedi. Müzik dünyasında ses sanatkarlığı kimliğimle hep ön plana çıktım. Güfte ve bestesi bana ait olan 42 adet Türk Sanat Müziği eserini bir defterde topladım. 1972 - 2005 yılları arasında kaleme aldığım bu çalışmalarımı yayımlamak size nasip olacak gibi görünüyor. Bir süre "Ankara Demir Çelik TSM Koro Şefliği" yaptım, ama yoğun tempo içerisinde olduğumdan Koro Şefliği'ni bırakmak zorunda kaldım. &nbsp;Müzik yaşantıma başlarken hedefim TRT'ye girmekti. Çalışmalarım neticesinde bu hedefime nail oldum Allah'a şükür. Bundan sonraki hedefim ise bildiklerimi bizden sonraki arkadaşlarımıza aktarmak. Bunun için bir müzik evi açmak, en azından Türk müziğine hizmet adına koro kurmak diyebilirim.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>SİZ NE ZAMAN EVLENDİNİZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben 1980 yılında en büyük destekçim Kemal Bey'le yaşamımı birleştirdim. "Lâle ve Serkan" adlı iki evlâdım, Timur ve Tuğra adında iki torunum var. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>GAZİNOLARIN KAPANMASI BİZİM KABAHATİMİZ</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>GAZİNO KÜLTÜRÜNÜN YOK OLMASININ SEBEBİ NEYDİ SİZCE?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gazino kültürünün kaybolması, gazinoların teker teker kapanmasını nedeni sanatçılardı. Gününü kurtarmak adına sahne için fahiş fiyatlar istendi. Durum böyle olunca da ne yazık ki gazinolar ardı ardına kapanmaya başladı. </span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>KİMLERLE SAHNE ALDIĞINIZI?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Müziğe başladığımdan bu yana yaptığım sahne çalışmalarımda tabii ki birçok ünlü sanatçı ile sahne paylaştım. Bunlar kısa süreliydi. TRT'de yaptığımız programlar içersinde en etkilendiğim çalışmalar ise Müzzeyen Senar , Safiye Ayla , Perihan Altındağ Sözeri, Sevim Tanürek, Bülent Ersoy hanımefendilerle yaptığımız TV programlarıdır. Bu programlar beni mutlu etmiştir.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>BİR DÖNEMİ GERİDE BIRAKMAK VE ANILARLA YAŞAMAK SİZCE NASIL BİR DUYGU?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Tabii ki her güzel şeyin sonu olduğu gibi müzik yaşamının da bir sonu olacaktır. Ama şunu da bilmek gerekir ki sanatçıdan emekli olmaz. Fakat kendimi yetersiz bulduğum anda çekilmeyi de bilirim. Ardımızdan gelen gençlerin yolunu açmamız gerektiğini düşünüyorum. Başta da belirttiğim gibi bildiklerimi onlara aktarmakla yetinirim. Doğru olan da budur.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">HİÇ UNUTAMADIĞINIZ BİR ANINIZI BİZİMLE PAYLAŞMAK İSTER MİSİNİZ?</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gülerek yanıt veriyor… Sekiz yaşımdan bu yana müzikle uğraştığım ve sahne çalışmaları yaptığım için fazla bir anıya sahip değilim. Gerçekçi konuşmak gerekirse sahne tozlarından anılara vakit kalmadı. Ama nota öğrenme aşamasında bir yanlış ses yüzünden babam tarafından azarlandığım anı hiç unutamam.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;"><strong>ŞİMDİ NELER YAPIYORSUNUZ?</strong></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben TRT’den emekli olduktan sonra müzik yaşamıma ara vermeden devam ettim. Sahnesiz bir hayat düşünemiyorum. Sahne aşkı bir başka.. . Konserlere, festiivallere gidiyorum. Aynı zamanda İstanbul, Ankara, Gaziantep ve Didem’de koro yönetiyorum. Bu korolarda öğrenci yetiştiriyorum. Müzik dünyasına bir birinden güzel sesleri kazandırmaktan da ayrı bir mutluluk duyuyorum.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu keyifli röportaj için çok teşekkürler Ayşe hanım.</span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Ben teşekkür ederim Habib bey</span></span></p>

<p><strong>RÖPORTAJ: Habib BABAR</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Jul 2023 21:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.habercaddesi.com/images/haberler/2023/07/gazino-kulturu-sanatcilarin-yuzunden-bitti-1690568307.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
