© Haber Caddesi 2021

HAYATIN ZORLUĞU SOĞUK BİR RÜZGAR GİBİ YÜZÜNE ÇARPMIŞTI

Ama ne olduysa 1970’li yılların ortalarında olmaya başladı. Dram filmlerinin, o aşk kokan masum sinemanın yerini artık daha çok para getiren yetişkin filmleri almaya başlamıştı. O gözleri dolu dolu bakan kadınlar, artık şehvet dolu bakışlar atıyordu.

Önceleri komedi gibi başlayan bu filmler zamanla pornografiye kadar uzandı. Yapımcılar, çekilen filmlerin aralarına yabancı filmlerden aldıkları porno sahnelerini koyup sinemalarda göstermeye başladılar. İnsanlar önce yadırgadı ama zamanla açık seçik bir şekilde bu filmleri izlemeye gitmeye başladılar. Talep arttıkça filmler de çoğaldı.

Bir zamanlar Türkan Şoray’ı, Kadir İnanır’ı, Cüneyt Arkın’ı izleyip duygulanan insanlar artık “Acaba ne zaman soyunacak?” diye bekler hale gelmişti. Önce filmlerin masum kadını olan Arzu Okay soyunmaya başladı. Ardından Seher Şeniz, Figen Han, Mine Mutlu, Melek Görgün, Zerrin Egeliler derken Ceyda Karahan da bu furyanın içine girdi. “Kokla Ama Koparma”, “İş Bilenin”, “Islak Dudaklar”, “Kıvrıl Ama Kırılma”, “Ne Alırsan 2,5”, “Dalgacı Mahmut”, “Çifte Kavrulmuş” derken artık bu sinemanın bir parçası olmuştu.

Yılda neredeyse 1000 film çekiliyordu. Sinemanın masum kadınları da soyunmaya devam ediyordu. Çoğu bu işe mecbur kalmıştı. Büyük yıldızlar dışında para kazanıp geleceğini garanti altına alan neredeyse kimse yoktu. Onların bakmakla yükümlü oldukları aileleri vardı. Hepimiz onları suçlasak da aslında suçlu onlar değildi. Suçlu, onları buna mecbur bırakanlardı. 70’li yıllar böyle devam ederken her şeyin sonunu hazırlayan 1980 darbesi geldi. Bu filmler darbeyle birlikte bıçak gibi kesildi. Sinemalara baskınlar yapıldı, filmlerin hepsi toplandı. Yetişkin filmlerinin hem izlenmesi hem de çekilmesi yasaklandı. Bir dönem bu filmlere mecbur bırakılan kadınlar şimdi ortada kalmıştı. Kimse onlara iş vermek istemiyor, yüzlerine dahi bakmıyordu. Açlıkla yüz yüze gelmişlerdi. Ceyda Karahan gibi birçok ismin sinema hayatı son buldu. Birçok kadın oyuncu gibi o da sahnelere çıktı ama bu da çok kısa sürdü. Sonra öyle bir kayboldu ki, ondan ne bir iz vardı ne de bir haber. Adeta yer yarılmış, yerin altına girmişti. Bu durum sadece onun için değil, diğer kadınlar için de geçerliydi. Kimisi sokağa dahi çıkamıyordu. Yedikleri hakaretlerin haddi hesabı yoktu. Bir zamanlar o filmleri izleyip coşanlar, şimdi rol değiştirmiş ve namus bekçisi kesilmişlerdi. Sanki kendileri masummuş gibi... Bu kadınlar hem fiziki hem de manevi işkenceye maruz kaldılar. Aşağılandılar, günah keçisi ilan edildiler. Yıllar geçtikçe bu isimlerin acı haberleri gelmeye başladı. Yaşadıkları hayatın zorluğu yüzlerine soğuk bir rüzgâr gibi çarpmıştı.

 

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER