© Haber Caddesi 2021

RAMAZAN’DA PROBİYOTİK VE LİF TÜKETİMİNE DİKKAT

Ramazan ayında değişen öğün saatleri ve uzun süreli açlık, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler yaratabiliyor. Yaklaşık 13–14 saate kadar uzayan açlık süresi, özellikle dengesiz beslenmeyle birleştiğinde kabızlık, şişkinlik, hazımsızlık ve mide problemlerinin daha sık görülmesine yol açabiliyor.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Araştırma Görevlisi Sanem Güven, Ramazan ayında doğru besin tercihleriyle sindirim sistemi sorunlarının büyük ölçüde önlenebileceğini belirterek probiyotik ve lif tüketiminin önemine dikkat çekti.

“Ramazan’da bağırsak hareketleri yavaşlayabiliyor”

Ramazan’da değişen beslenme düzeni ve uzun süreli açlığın bağırsak hareketlerini yavaşlatabildiğini belirten Güven, bunun kabızlık, şişkinlik ve hazımsızlık gibi sindirim sistemi şikâyetlerini artırabildiğini, ancak doğru besin seçimleriyle bu sürecin daha konforlu ve sağlıklı geçirilebileceğini ifade etti.

“Probiyotikler sindirim sistemini destekliyor”

Probiyotiklerin bağırsak sağlığını destekleyen yararlı mikroorganizmalar olduğunu belirten Güven, insan bağırsağında trilyonlarca bakteri bulunduğunu ve bu bakterilerin yalnızca sindirim sürecinde değil bağışıklık sisteminin işleyişinde de önemli rol oynadığını aktardı.

Ramazan’da uzun süreli açlığın bağırsak hareketlerini yavaşlatabildiğini ve bunun kabızlık riskini artırabildiğini dile getiren Güven, probiyotiklerin bağırsak florasının dengesini korumaya yardımcı olarak sindirimi kolaylaştırdığını, şişkinlik ve gaz gibi sorunların azalmasına katkı sağlayabildiğini söyledi. Günlük beslenmede yoğurt, kefir, ayran ve doğal fermente ürünlere yer verilmesinin bağırsak sağlığı açısından faydalı olabileceğini belirten Güven, iftar sofralarında ağır ve yağlı yemekler yerine daha dengeli ve hafif seçeneklerin tercih edilmesinin sindirimi kolaylaştırabileceğini, çorba ve yoğurt gibi başlangıçların iyi bir alternatif oluşturabileceğini ifade etti. Sahurda kefir tüketiminin ise bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine katkı sağlayabileceğini kaydetti.

“Lif tüketimi kabızlığı önlemede önemli”

Ramazan döneminde lif tüketiminin de büyük önem taşıdığına dikkat çeken Güven, bitkisel besinlerde bulunan lifin bağırsak sağlığı açısından hayati bir rol üstlendiğini belirtti. Lif tüketiminin azalmasının kabızlığın en önemli nedenlerinden biri olduğunu ifade eden Güven, tam buğday ekmeği, yulaf, baklagiller, sebzeler ve özellikle kabuğuyla tüketilebilen meyvelerin lif açısından zengin besinler arasında yer aldığını aktardı. Bu besinlerin bağırsak hareketlerini artırırken aynı zamanda tokluk süresini uzattığını ve kan şekerinin dengelenmesine katkı sağladığını söyledi.

“Probiyotik ve lif birlikte tüketildiğinde etkisi artıyor”

Probiyotik ve lifin birlikte tüketildiğinde sindirim sistemi üzerinde daha güçlü bir etki oluşturduğunu ifade eden Güven, lifli besinlerin probiyotik bakteriler için bir besin kaynağı görevi gördüğünü belirtti. Yoğurtla birlikte yulaf ya da kefirle birlikte meyve tüketmenin sindirim sistemi açısından daha faydalı bir seçenek olabileceğini dile getirdi.

Lif tüketiminin artırıldığı dönemlerde su tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatan Güven, Ramazan’da sağlıklı bir sindirim sistemi için iftar ile sahur arasında yeterli su tüketiminin önemli olduğunu belirterek günde en az 8–10 bardak su içilmesini önerdi. Sofralarda yoğurt, kefir, tam tahıllar ve sebzelere daha fazla yer verilmesinin Ramazan ayının daha sağlıklı geçirilmesine katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.

 

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER