Can Yaman'ın yaptığı açıklamadaki ifadeler gerçekten çok ağırdı. Bir zamanlar kendisine kapı açan, birlikte önemli başarılara imza attığı bir yapımcı hakkında kullanılan bu üslup beni açıkçası şaşırttı.
Ve bana göre, o açıklama Faruk Turgut'un neden yıllar sonra "Bir daha çalışmam." dediğini de herkese göstermiş oldu.
Faruk Turgut'u yakından tanıyan biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim...
Türk televizyon ve sinemasında onlarca yılını vermiş, yüzlerce projeye imza atmış, hem yönetmen hem yapımcı kimliğiyle sayısız oyuncunun hayatına dokunmuş çok önemli bir isimdir. Bugün yıldız olarak gördüğümüz birçok oyuncunun ilk büyük fırsatını veren insanların başında gelir.
Yapımcılık sadece para koymak değildir; risk almaktır, emek vermektir, bir yeteneğe herkesten önce inanmaktır. Faruk Turgut bunu yıllarca yaptı.
Can Yaman'ın bugün uluslararası bir kariyeri olabilir. Bunu kimse inkâr edemez. Ama her başarı hikâyesinin bir başlangıcı vardır. O başlangıçta emeği olan insanları yok saymak ya da onlara böylesine ağır sözler söylemek, en başta o başarı hikâyesine gölge düşürür.
Hayatta yetenek kadar önemli bir şey varsa, o da vefadır.
Çünkü insanlar başarılarıyla alkışlanır, karakterleriyle hatırlanır.
Faruk Turgut'un kariyeri ortada... Yüzlerce film ve dizi, onlarca başarı, yetiştirdiği oyuncular ve Türk televizyonuna kazandırdığı değerler ortada.
Bizim büyüklerimizin çok manidar bir sözü vardır:
"Sıçtığın bok henüz denize ulaşmadı."
Bu sözün anlamını bilen bilir...
Şöhret gelip geçer.
Kalıcı olan; emek, eser, vefa ve ardında bıraktığın itibardır.
Burhan AKDAĞ



























Yorum Yazın