© Haber Caddesi 2021

İYİ MÜZİĞİN TARİHİ OLABİLİR, AMA SON KULLANMA TARİHİ YOKTUR

Müzik, coğrafyaların ve zamanın ötesinde, insan ruhunun en saf ortak dilidir. Kimi zaman asırlık bir türkünün dağlarda yankılanan yankısı, kimi zaman ise modern bir kulübün bas ağırlıklı tınısında hayat bulan fütursuz bir ritimdir. Ancak bazı müzisyenler vardır ki, geçmişin nostaljik mirası ile bugünün yenilikçi teknolojisini aynı potada eriterek dinleyiciye adeta zamanlar arası bir köprü kurarlar. 2007 yılından bu yana müziğin mutfağında pişen, sahneden stüdyoya uzanan 20 yılı aşkın serüveninde sınırları reddeden prodüktör ve DJ Mahmut Görgen, tam da bu köprünün mimarlarından biri. Geleneksel Türk melodilerinin o derin, hüzünlü ve kültürel dokusunu; Afro House ve elektronik müziğin hipnotik, dinamik ritimleriyle harmanlayan Görgen; müziği yalnızca "tüketilen bir ses" değil, hissedilmesi ve yaşanması gereken bir deneyim olarak tanımlıyor. Elinakey ile sınırları aşan “Nefes Çektim (Вдох)” projesinden, Kader ile stüdyoda yakaladığı o eşsiz uyuma, “Nocturnal Ritual” serilerinden 2027 Türkiye Turnesi’nin heyecan verici hazırlıklarına kadar sanatçının müzikal pusulasını masaya yatırdığımız bu özel röportaj; Mehmet Ali Babar’ın hazırlayıp sunduğu Mikrofon Senin köşesine özel olarak gerçekleştirildi. notaların izini süren ve sound'uyla kendi hikayesini yazan bir müzik adamının samimi dünyasına davetlisiniz.

"MÜZİK KARİYERİNİZ BOYUNCA ELEKTRONİK MÜZİĞİN FARKLI DİNAMİKLERİNİ BENİMSEDİNİZ. SON DÖNEMDE ÖZELLİKLE GELENEKSEL TÜRKÇE MELODİLERİ AFRO HOUSE RİTİMLERİYLE HARMANLAYAN BİR HATTA YÖNELDİNİZ. BU TARZIN MÜZİKAL Y"MÜZİK KARİYERİNİZ BOYUNCA ELEKTRONİK MÜZİĞİN FARKLI DİNAMİKLERİNİ BENİMSEDİNİZ. SON DÖNEMDE ÖZELLİKLE GELENEKSEL TÜRKÇE MELODİLERİ AFRO HOUSE RİTİMLERİYLE HARMANLAYAN BİR HATTA YÖNELDİNİZ. BU TARZIN MÜZİKAL YOLCULUĞUNUZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ NEDİR?"OLCULUĞUNUZDAKİ YERİ VE ÖNEMİ NEDİR?"

 Elektronik müzik benim için her zaman sınırları keşfedebildiğim, kendimi özgürce ifade edebildiğim bir alan oldu. 2007 yılından bu yana farklı müzik türleriyle iç içeyim ve zaman içerisinde kendi sound'umu oluşturmanın ne kadar önemli olduğunu gördüm. Afro House ise son dönemde müzikal kimliğimi en iyi yansıttığımı düşündüğüm tarzlardan biri. Özellikle Türk müziğinin kendine has melodik yapısını, duygusunu ve kültürel zenginliğini Afro House'un ritmik enerjisiyle bir araya getirmek bana ayrı bir heyecan veriyor. Bence bizim melodilerimizin evrensel bir gücü var. Doğru bir düzenlemeyle Türk müziğine ait bir melodinin dünyanın herhangi bir yerindeki dinleyiciye ulaşabileceğine inanıyorum. Benim de yapmak istediğim tam olarak bu. Kendi kültürümüzden beslenen ama uluslararası müzik sahnesinde de karşılık bulabilecek işler üretmek. Aslında bunu bir tarz değişikliğinden çok, müzikal yolculuğumun doğal bir gelişimi olarak görüyorum. Çünkü benim için önemli olan sadece insanları dans ettirmek değil, dinledikleri müzikte bir duygu hissetmelerini de sağlamak.

SANATÇI KADER İLE ORTAK ÇALIŞMANIZ OLAN 'ALIŞ SEN DE BU DURUMA' KISA SÜRE ÖNCE MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTU. BU PROJENİN DOĞUŞ HİKAYESİ NASIL GELİŞTİ VE KADER İLE STÜDYO SÜRECİ NASIL GEÇTİ?"

Kader, kendine özgü sesi ve yorumuyla yıllardır müzik dünyasında önemli bir yere sahip. “Alış Sen de Bu Duruma” şarkısını ilk dinlediğimde, melodik yapısının ve duygusunun farklı bir düzenlemeye çok uygun olduğunu düşündüm. Orijinalinde modern bir altyapı vardı ama ben bu şarkının elektronik müzikle bambaşka bir enerji kazanabileceğine inandım. Aslında amacımız şarkının ruhunu değiştirmek değil, Kader'in güçlü yorumunu koruyarak ona farklı bir müzikal kimlik kazandırmaktı. Remix sürecinde de özellikle buna dikkat ettim. Hem orijinalini seven dinleyicilerin yabancılık çekmeyeceği hem de elektronik müzik dinleyicilerinin keyif alabileceği bir sound ortaya çıkarmaya çalıştım. Kader ile aynı projede buluşmak benim için çok değerli. Farklı müzikal geçmişlerden gelen iki ismin ortak bir noktada buluşmasının güzel bir örneği oldu. Ben zaten müzikte bu tür birliktelikleri çok seviyorum. Çünkü bazen hiç beklemediğiniz iki farklı tarz bir araya geldiğinde ortaya çok güzel bir enerji çıkabiliyor. “Alış Sen de Bu Duruma (Remix)” de benim için tam olarak böyle bir çalışma oldu.

"GEÇMİŞİN RUHUNU TAŞIYAN ESERLERİ VEYA USTA YORUMCULARIN TARZINI BUGÜNÜN KULÜP VE DİJİTAL PLATFORM DİNAMİKLERİNE UYARLARKEN EN ÇOK NELERE DİKKAT EDİYORSUNUZ? O NOSTALJİK HİSSİYATI KAYBETMEMEK ADINA NASIL BİR ARANJMAN SÜZGECİNDEN GEÇİRİYORSUNUZ?"

 Benim için bir şarkıyı yeniden düzenlerken en önemli konu, o eserin ruhuna ve dinleyicide bıraktığı duyguya saygı duymak. Çünkü bazı şarkılar sadece melodiden veya sözlerden ibaret değil, insanların hayatında bir anıya, bir döneme karşılık geliyor. Bu yüzden o duyguyu kaybetmeden yeni bir sound oluşturmak gerekiyor. Aranjeye başlarken öncelikle şarkının melodisini, vokal yapısını ve vermek istediği hissi analiz ediyorum. Özellikle usta yorumcuların kendilerine özgü ses renkleri ve yorumları var. Benim amacım o karakteri değiştirmek değil, modern ritimlerle daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaştırmak. Bazen güçlü bir bass, bazen Afro House ritimleri, bazen de küçük bir melodik dokunuş şarkının bütün enerjisini değiştirebiliyor. Burada önemli olan dengeyi doğru kurmak. Sırf güncel trendlere uymak için bir eserin kimliğini kaybetmesini doğru bulmuyorum. Bir de şu var; bence nostaljiyle modern müzik birbirinin karşıtı değil. Doğru bir aranjmanla yıllar önce insanlara dokunmuş bir şarkı, bugün genç bir dinleyicinin çalma listesinde de yer bulabilir. Benim en çok keyif aldığım şeylerden biri de bu. Geçmişin duygusunu bugünün enerjisiyle buluşturabilmek. Çünkü iyi müziğin bir tarihi olabilir ama bence son kullanma tarihi yok.

"RUS SANATÇI ELİNAKEY İLE YAPTIĞINIZ 'NEFES ÇEKTİM (ВДОХ)' GİBİ PROJELERLE MÜZİĞİNİZİ ULUSLARARASI MECRALARA DA TAŞIDINIZ. FARKLI KÜLTÜRLERİN MÜZİKAL ALTYAPILARINI KENDİ TARZINIZLA BİRLEŞTİRİRKEN EN BÜYÜK İLHAM KAYNAĞINIZ NE OLUYOR?"

Benim için müziğin en güzel tarafı, hiçbir dile veya coğrafyaya bağlı olmaması. Dünyanın farklı bir yerinde yaşayan, aynı dili konuşmadığınız bir insanla bile ortak bir duyguda buluşabiliyorsunuz. Bence müziğin asıl gücü de burada. ELINAKEY ile yaptığımız “Nefes Çektim (Вдох)” projesi de bu düşüncenin güzel bir yansıması oldu. Farklı kültürlerden gelen iki müzikal bakış açısını ortak bir sound'da buluşturmak benim için oldukça heyecan vericiydi. Özellikle Rusça vokalin kendine özgü melodik yapısını elektronik müzikle harmanlamak, alışılmışın dışında bir çalışma ortaya çıkarmamıza imkân sağladı. En büyük ilham kaynağım aslında farklı kültürlerin müziğe kattığı duygular. Bazen duyduğum bir etnik melodi, bazen bir vokalin tınısı, bazen de hiç bilmediğim bir dilde söylenen şarkı bana yeni bir fikir verebiliyor. Bunları kendi müzikal dünyamda Afro House ve elektronik müziğin dinamikleriyle birleştirmekten keyif alıyorum. Artık dijital platformlar sayesinde müziğin sınırları büyük ölçüde ortadan kalktı. Türkiye'de hazırladığınız bir şarkı dünyanın başka bir ülkesinde insanların hayatına dokunabiliyor. Ben de yalnızca Türkiye'de değil, uluslararası müzik sahnesinde de karşılık bulabilecek, farklı kültürlerden insanların kendinden bir şeyler bulabileceği projeler üretmek istiyorum. Çünkü benim için önemli olan müziğin hangi dilde yapıldığı değil, dinleyiciye ne hissettirdiği.

"BİR TARAFTA İNCE İŞÇİLİK GEREKTİREN STÜDYO ARANJÖRLÜĞÜ, DİĞER TARAFTA İSE ENERJİSİ YÜKSEK CANLI DJ SETLERİ VAR. PRODÜKSİYON AŞAMASINDAKİ YARATICI RUH HALİ İLE BİNLERCE KİŞİLİK KALABALIKLARIN KARŞISINDAKİ SAHNE ENERJİSİ SİZİN İÇİN NASIL DENGELENİYOR?"

Aslında benim için stüdyo ve sahne birbirini tamamlayan iki ayrı dünya. Stüdyoda daha çok kendi içime döndüğüm, detaylara odaklandığım ve yaratıcılığımı özgürce ortaya koyduğum bir süreç yaşıyorum. Bazen bir şarkının küçücük bir detayı için saatlerce uğraşabiliyorum. Çünkü aranjörlükte dinleyicinin belki ilk anda fark etmeyeceği bir dokunuş bile şarkının bütün hissini değiştirebiliyor. Sahne ise bunun tam tersi. Orada her şey anlık gelişiyor. Seyircinin enerjisini hissediyorsunuz, onların tepkilerine göre performansınız şekilleniyor. Ben sahneye çıktığımda sadece şarkıları arka arkaya çalan bir DJ olmak istemiyorum. İnsanların müziğin içinde olduğu, enerjinin sürekli yükseldiği gerçek bir canlı performans ortaya koymaya çalışıyorum. Aslında stüdyoda ürettiğim müziğin insanlarda nasıl bir karşılık bulduğunu sahnede görmek bana çok büyük bir motivasyon sağlıyor. Bazen sahnede yaşadığım bir an, ertesi gün stüdyoda yeni bir fikrin başlangıcı olabiliyor. Yani bu iki dünya birbirini sürekli besliyor. 2007 yılından beri müziğin içindeyim ve şunu çok iyi öğrendim: İyi bir prodüksiyon yapmak kadar, o müziği insanlara doğru şekilde hissettirebilmek de önemli. Stüdyoda müziğin ruhunu oluşturuyorum, sahnede ise o ruhu insanlarla paylaşıyorum. Sanırım bu işin benim için en heyecan verici tarafı da bu.

"ELEKTRONİK MÜZİĞİN VE ÖZELLİKLE AFRO HOUSE AKIMININ TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA ÇOK CİDDİ BİR YÜKSELİŞİ VAR. DİNLEYİCİLERİNİZDEN GELEN TEPKİLER BU TÜRDEKİ YENİ PROJELERİNİZ İÇİN SİZE NASIL BİR MOTİVASYON SAĞLIYOR?"

Afro House'un son dönemde hem dünyada hem de Türkiye'de bu kadar ilgi görmesi benim açımdan oldukça heyecan verici. Çünkü elektronik müzik sürekli değişen ve gelişen bir dünya. Afro House ise ritmik yapısının yanında melodik derinliği ve duygusuyla da insanlara dokunabilen bir tarz. Beni bu müziğe çeken en önemli özelliklerden biri de bu. Dinleyicilerden gelen tepkiler elbette en büyük motivasyon kaynaklarımdan biri. Özellikle sahnede kendi hazırladığım bir düzenlemeyi çaldığımda insanların o müziğe eşlik ettiğini, dans ettiğini ve gerçekten keyif aldığını görmek inanılmaz bir duygu. Stüdyoda saatlerce üzerinde çalıştığınız bir parçanın insanlarda karşılık bulduğunu görmek, bütün o emeğin en güzel ödülü. Ancak ben sadece popüler olduğu için bir müzik türünün peşinden gitmeyi doğru bulmuyorum. Benim için önemli olan, yaptığım müziğin kendi kimliğimi yansıtması. Afro House'u da bu yüzden seviyorum. Türk müziğinin güçlü melodilerini ve kültürel zenginliğini bu tarzla birleştirerek kendime özgü bir sound oluşturmaya çalışıyorum. Dinleyicilerden gelen olumlu yorumlar da beni daha fazla denemeye, farklı sesler keşfetmeye ve yeni projeler üretmeye teşvik ediyor. Önümüzdeki dönemde özellikle bu müzikal çizgide daha fazla çalışma yapmak istiyorum. Ben müzikte her zaman kalıcı olmanın peşindeyim. Bugün bir şarkının çok dinlenmesi elbette güzel ama benim asıl istediğim, yıllar sonra da insanların açıp keyifle dinleyebileceği eserler ortaya koymak.

"POWERAPP GİBİ DİJİTAL MECRALAR VE ÖZEL DJ SET SERİLERİNİZ (ÖRNEĞİN 'NOCTURNAL RİTUAL') DİNLEYİCİLERLE DOĞRUDAN BAĞ KURMANIZI SAĞLIYOR. RADYO VE DİJİTAL PLATFORMLARIN BİR SANATÇININ GÖRÜNÜRLÜĞÜNDEKİ ROLÜNÜ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?"

Bence günümüzde bir sanatçının yalnızca iyi müzik üretmesi yeterli değil, o müziği doğru kanallardan dinleyiciyle buluşturabilmesi de çok önemli. Radyo ve dijital platformlar bu noktada birbirini tamamlayan iki güçlü mecra. Radyo hâlâ müziğin keşfedilmesinde çok değerli bir yere sahipken, dijital platformlar sanatçılara dünyanın her yerinden dinleyicilere ulaşabilme imkânı sunuyor. PowerApp üzerinden yayınlanan DJ setlerim de benim için bu açıdan oldukça kıymetli. Çünkü bu yayınlarda dinleyiciler yalnızca hazırladığım şarkıları değil, müzikal bakış açımı ve DJ kimliğimi de keşfedebiliyor. Özellikle “Nocturnal Ritual” gibi setlerde Afro House'un atmosferini, ritmik yapısını ve kendi müzikal seçimlerimi bir bütün olarak yansıtmaya çalışıyorum. Ben DJ'liği sadece şarkıları arka arkaya çalmak olarak görmüyorum. Bir setin de kendi içinde bir hikâyesi, yükselişi ve duygusu olması gerektiğine inanıyorum. Bu tür özel yayınlar da sahnede oluşturduğum atmosferi, fiziksel olarak orada bulunamayan dinleyicilere ulaştırmamı sağlıyor. Tabii işin bir de görünürlük tarafı var. Dijital dünyada milyonlarca şarkı arasından sıyrılmak her geçen gün zorlaşıyor. Ancak bence gerçek başarı yalnızca yüksek dinlenme rakamlarına ulaşmak değil, sizi gerçekten takip eden ve yeni çalışmalarınızı merakla bekleyen bir dinleyici kitlesi oluşturabilmek. Benim için radyo ve dijital platformların en büyük değeri de tam olarak bu. Müziğimi daha fazla insana ulaştırırken dinleyicilerimle kalıcı bir bağ kurabilmek. Çünkü bir şarkının dinlenmesi güzel, ama insanların o şarkıyla sizi hatırlaması çok daha değerli.

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE MÜZİKSEVERLERİ BEKLEYEN YENİ PROJELER, SÜRPRİZ DÜETLER VEYA YEPYENİ BİR KONSEPT ALBÜM/SİNGLE HAZIRLIĞI VAR MI? KULÜP SAHNELERİNDE VEYA DİJİTAL LİSTELERDE BİZİ NELER BEKLİYOR?"

 Önümüzdeki dönem benim için oldukça hareketli geçecek. Hem stüdyo çalışmalarım hem de sahne projelerim açısından yeni bir döneme hazırlanıyorum. Özellikle Afro House çizgisinde, Türk müziğinin melodik zenginliğini modern elektronik altyapılarla buluşturacağım yeni çalışmalar üzerine yoğunlaşıyorum. Farklı sanatçılarla bir araya gelerek sürpriz projeler üretmeyi de çok seviyorum. Kader ve ELINAKEY ile gerçekleştirdiğimiz çalışmaların ardından bu tarz iş birliklerini devam ettirmek istiyorum. Özellikle müzikal dünyaları birbirinden farklı isimlerle ortak projelerde buluşmak bana ayrı bir heyecan veriyor. Elbette bazı sürprizleri de zamanı geldiğinde paylaşmak istiyorum. (Gülüyor.) Bir diğer önemli gündemim ise 2027 Türkiye Turnesi. Uzun zamandır sahnede yalnızca DJ seti çalmanın ötesine geçen, müziği ve enerjiyi bir bütün olarak sunabileceğim performanslar üzerine çalışıyorum. Yeni dönemde dinleyicilerimi yaklaşık 90 dakikalık, enerjisi yüksek ve kendi düzenlemelerimin de ön planda olduğu canlı performanslarla buluşturmayı hedefliyorum. Dijital platformlar için de yeni single ve remix projeleri gündemimde. Benim için önemli olan çok sayıda şarkı yayınlamak değil, her çalışmanın kendine özgü bir karakterinin olması. Dinleyiciler bir Mahmut Görgen prodüksiyonunu duyduklarında, o müzikal kimliği hissedebilsinler istiyorum. Kısacası hem kulüp sahnelerinde hem de dijital platformlarda bol müzikli, bol sürprizli bir dönem bizi bekliyor. Şimdiden söyleyebilirim ki 2027, müzikal hedeflerim açısından oldukça önem verdiğim bir yıl olacak.

Röportaj: Mehmet Ali BABAR

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER