Şimdi de devir sesi olmadan şarkıcı olanların devri oldu ne yazık ki!..
Bir zamanlar ‘Sesin yoksa bu iş zor’denirdi. Şimdi ise ses şart değil, boğaz hiç yıpranmasın, diyafram dinlensin… Çünkü sahneye çıkmadan, mikrofonu eline almadan, hatta bir notaya bile dokunmadan şarkıcı olunabiliyor.
Nasıl mı?
Cevap üç kelime, Yapay. Zeka. Şarkıcı…
Artık sesi olmayanlar üzülmesin.
Ton yok, duygu yok, nefes yok ama algoritma var.
Bir tuşa basılıyor, bir başka tuşla duygu ekleniyor, biraz yankı, biraz vibrato…
Buyurun size ‘Yeni yıldız’.
Yapay zeka ile şarkı çıkarmak, okutmak, düzenlemek mesele değil.
Teknoloji bunu zaten kusursuza yakın yapıyor.
Peki mesele bu mu?
Asıl soru şu’ Bunun sonu nereye varacak?’
Bir zamanlar şarkıcı olmak..
Yıllarca çalışmak,sahne tozu yutmak, kötü geceler geçirmek, ses kısılan konserlerden sonra bal, zencefil karışımlarıyla sabahlamak demekti.
Şimdi ise, laptop açık, kahve sıcak, ilham gerekmez…
Bir cümle yaz, bir tarz seç, bir ses beğen… Gerisini yapay zekâ halleder.
Ama işte tam burada durup düşünmek gerekiyor.
Çünkü müzik sadece doğru notayı tutturmak değildir. Müzik, bir şarkının tam ortasında nefesinin yetmemesidir. Müzik, sahnede bir an durup seyirciyle göz göze gelmektir. Müzik, yanlış nota basıp yine de alkış almaktır. Müzik, insandır.
Peki yapay zekâ canlı sahne yapabilecek mi?
Mikrofon düştüğünde eğilip alabilecek mi?
Seyirciden ‘Bir daha’ diye bağırıldığında doğaçlama yapabilecek mi?
Elektrik gittiğinde sazı eline alıp devam edebilecek mi?
Hıçkıra hıçkıra söylenen bir ayrılık şarkısında boğazı düğümlenecek mi?
Hayır…
Çünkü yapay zekanın boğazı yok, yüreği yok, anı biriktirme derdi yok.
Bugün herkes şarkıcı olabilir.
Ama herkes sahnede kalıcı olamaz.
Yapay zekâ ile üretilen şarkılar belki dinlenir, belki paylaşılır, belki trend olur.
Ama sahneye çıkıldığında, ışıklar yandığında, seyirci nefesini tuttuğunda…
İşte orada algoritmalar susar, gerçek ses konuşur.
Bu yüzden korkumuz teknoloji değil.
Korkumuz, kolaycılığın alkışlanması.
Emeksizin ün, terlemeden başarı, ses olmadan şarkıcılık…
Bir bu eksikti, o da oldu.
Ama unutulmaması gereken bir şey var:
Moda geçer, filtre silinir, yazılım güncellenir.
Geriye kalan tek şey insanın sesi ve hikâyesidir.
Ve o hikayeyi…
Henüz hiçbir yapay zekâ yazamıyor.
Habib BABAR

























Yorum Yazın