Dünya bazen büyük bir felakete doğru ilerlemez… Bazen sadece fişi çekilir. Ve herkes şaşkın şaşkın ekrana bakar: “Kim kapattı lan ışıkları?”
Hani şu 2012’deki Revolution dizisi vardı ya… Elektrik gidiyor, medeniyet de peşinden “ben de yokum” deyip çıkıyor.
İşte biz şu an o dizinin fragmanını izliyoruz gibi. Ama kimse fragmana dikkat etmiyor. Herkes başrol oyuncularına bakıyor.
Donald Trump sahnede bağırıyor: “48 saat!”
Benjamin Netanyahu arka planda “devam devam” diyor.
Dünya ise alkışlıyor. Çünkü kimse senaryoyu okumamış. Asıl korku: 3 kelime İran çıktı ve dedi ki: “Tuzdan arındırma tesisleri.”
Bu üç kelime var ya…
Nükleer başlıktan daha sessiz, ama daha sinsidir.
Çünkü bu bir bomba değil.
Bu, fişi çekmektir.
1. Domino: Su yoksa hayat yok
Körfez ülkeleri zengin olabilir.
Ama musluklarından akan şey… doğa değil, mühendislik.
Suudi Arabistan, BAE, Katar…
Buralarda suyun çoğu denizden geliyor.
Ama küçük bir detay var:
Deniz suyu içilmez.
O yüzden ne yapıyorlar?
Tuzdan arındırma tesisleri.
Peki bu tesisler neyle çalışıyor?
Elektrikle.
Elektrik giderse?
Su da gider.
Sonrası mı?
50 derece sıcakta susuzluk…
Netflix’te değil, gerçek hayatta “survival mode”.
2. Domino: Petrol = Elektrik bağımlısı
Herkes petrolü yerden fışkıran siyah sihir sanıyor.
Değil.
Pompa lazım → elektrik
Rafineri lazım → elektrik
Taşıma sistemi → yine elektrik
Elektrik yoksa petrol yok.
Petrol yoksa?
Dünya ekonomisi “loading…” ekranında kalır.
Ve bu ekran yıllarca açılmayabilir.
3. Domino: Hastaneler ve gerçek sessizlik
Elektrik kesildiğinde şehir karanlığa gömülür.
Ama asıl karanlık hastanelerde başlar.
Yoğun bakım cihazları…
Solunum makineleri…
Kuvözler…
Hepsi elektriğe bağlı.
Jeneratör mü?
Var.
Ama jeneratörün de bir huyu var:
Mazot bitti mi o da gider.
Ve o an…
sessizlik başlar.
4. Domino: Gıda zinciri → “Game Over”
Körfez ülkeleri yemeğini üretmez.
Sipariş eder.
Ama siparişin bir şartı var:
Soğuk zincir.
Elektrik yoksa:
Et → çöp
Süt → çöp
İlaç → çöp
Aşı → çöp
50 derecede buzdolabı olmayan bir dünya düşün.
Spoiler:
Açlık çok hızlı gelir.
5. Domino: Para diye bir şey kalmaz
Dubai neden önemli?
Çünkü paranın dijital hali orada yaşıyor.
Ama dijital dediğin şeyin de bir sırrı var:
Elektrik olmadan “yok”.
Veri merkezleri giderse:
Bankalar → kapalı
Borsa → yok
Transfer → hayal
Bir sabah uyanıyorsun…
Zenginsin ama erişemiyorsun.
Modern dünyanın en acı şakası.
Son sahne: Çöl geri döner
Her şeyi çıkar:
Su yok
Elektrik yok
Klima yok
Gıda yok
Para yok
Geriye ne kalır?
Çöl.
Ve çölün şöyle bir özelliği var:
Kimseyi umursamaz.
Kara mizahın özü
Dünya şu an iki deli liderin ne dediğine bakıyor.
Ama asıl mesele ne dedikleri değil…
Ne tetikledikleri.
Çünkü bazen savaş bombayla başlamaz.
Bir cümleyle başlar.
Ve bazen en tehlikeli silah…
“Elektriği kesmek”tir
Ve Bugün dünya elektriğini tek bir kaynaktan üretmiyor. Kömür, doğalgaz, nükleer, yenilenebilir… Hepsi devrede. Ama hepsinin ortak bir zayıflığı var: birbirlerine bağımlılar. Enerji üretmek için bile enerji gerekiyor. Bu yüzden mesele petrolün bitmesi değil, sistemin zincirleme kırılması. Bir halka koptuğunda, geri kalanı da kendi ağırlığıyla çöküyor.
Burhan AKDAĞ





















Yorum Yazın