Yeşilçam’da yaprak dökümü devam ediyor… Bir zamanlar aynı setlerde buluştuğumuz, aynı sahnelerde emek verdiğimiz, anılar biriktirdiğimiz ustalarımızı birer birer uğurluyoruz. Her veda, yalnızca bir sanatçının aramızdan ayrılması değil, aynı zamanda sinema tarihimizin bir parçasını kaybetmemiz demek. Son dönemde yaşanan kayıplar, hepimizin yüreğinde derin izler bırakıyor. Yeşilçam’ın Altın Çocuğu Göksel Arsoy’un cenazesinde yaşananlar ise beni ayrıca düşündürdü. Usta oyuncu Serdar Gökhan’ın, cenazede bazı kişilerin ünlülerle fotoğraf çektirme çabasına tepki göstererek alanı terk etmesi, üzerinde durulması gereken bir konu.
Bir düşünün… Ortada bir acı var. Bir dost son yolculuğuna uğurlanıyor. Ailesi, arkadaşları ve meslektaşları vedanın hüznünü yaşıyor. Yıllarını sinemaya vermiş insanlar, birlikte çalıştıkları bir ustaya son görevlerini yerine getiriyor. Peki, böyle bir ortamda ünlülerle fotoğraf çektirmek için yarışmak ne kadar doğru? Ben bir sinema oyuncusu olarak Serdar Gökhan’ın tepkisini çok iyi anlıyorum. Çünkü bizler de insanız. Bizim de duygularımız, kayıplarımız, acılarımız var. Ekranda gördüğünüz, filmlerde alkışladığınız oyuncuların da bir kalbi, bir geçmişi ve unutamadığı hatıraları olduğunu lütfen unutmayın.
Bir cenazeye katılmak, yalnızca orada bulunup fotoğraf çektirmek değildir. O günün anlamını kavramak, acıyı paylaşmak ve geride kalanlara saygı göstermektir. Elbette hayranlarımızla fotoğraf çektirmekten, onlarla güzel anılar paylaşmaktan mutluluk duyarız. Ancak bunun da bir zamanı, bir yeri vardır. Bir insanın en acılı gününde, hele ki bir cenaze töreninde, fotoğraf peşinde koşmak bana göre doğru bir davranış değil. Bazen bir fotoğraf çektirmemek, yüzlerce fotoğraftan daha anlamlıdır. Bazen sessizce başınızı eğmek, hiçbir söz söylemeden saygınızı göstermek en büyük inceliktir. Sanatçılarımıza yaşarken değer verelim
Yeşilçam’ın emektarları birer birer aramızdan ayrılıyor. Peki, biz onları hayattayken ne kadar arayıp soruyoruz? Hastalandıklarında yanlarında oluyor muyuz? Yıllarca emek verdikleri sanat dünyasında unutulmamaları için ne yapıyoruz? Vefa, yalnızca bir sanatçının ardından güzel sözler söylemek değildir. Vefa, insan hayattayken elini tutmak, hatırını sormak ve emeğini takdir etmektir. Bugün bir ustamızı uğurlarken, yarın başka bir sanatçımızın acı haberiyle karşılaşabiliriz. Hayatın gerçeği bu… Ama hiç değilse birbirimize karşı daha duyarlı, daha anlayışlı ve daha saygılı olabiliriz.
Bir cenazede fotoğraf yarıştırmak yerine, kaybettiğimiz insanın ardından dua edelim. Geride kalanların acısını paylaşalım. Şöhretin değil, insanlığın önemli olduğunu hatırlayalım. Serdar Gökhan’ın tepkisi bana göre hepimize bir mesaj veriyor: Sanatçıyı yalnızca şöhretiyle değil, insanlığıyla da görün. Yeşilçam’da yaprak dökümü sürüyor. Her kayıpla bir anımız, bir hikayemiz eksiliyor. Ustalarımızın filmleri yaşamaya devam edecek ama onların yerini kimse dolduramayacak. Lütfen sanatçılarımıza yaşarken değer verelim. Cenazelerde ise fotoğraf peşinde koşmak yerine acıya, hatıralara ve insanlığa saygı gösterelim. Çünkü bazı anlar fotoğraf çekmek için değil, insan olmanın gereğini yerine getirmek içindir. Yeşilçam’ın kıymetli ustalarına rahmet, sevenlerine sabır diliyorum. Aramızdan ayrılan her sanatçımızın hatırası, kalbimizde ve beyaz perdede yaşamaya devam edecek.
Şehnaz DİLAN






















Yorum Yazın