Türk sinemasının efsane isimlerinden Kadir İnanır’ın ardından yaşananlar, miras tartışmasının çok ötesine geçti. Kadir İnanır’ın sevenleri, sanatçının sağlık sürecini ve sinemadaki unutulmaz kariyerini konuşurken, bu kez ailesi ve yakın çevresinde yaşanan tartışmalar gündemin merkezine oturdu. Özellikle Levent İnanır’ın, Kadir İnanır’ın ardından yaptığı açıklamalar büyük yankı uyandırdı. Söylenen bazı sözler, yıllardır Yeşilçam’ın sevilen isimleri arasında yer alan Kadir İnanır’ın hatırasına ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. İşte tam bu noktada, Levent İnanır’ın eski eşi Neslihan Acar sessiz kalmadı. Acar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Kadir İnanır’ı, ‘İradesini hiç kaybetmeyen, kararlılığıyla hafızalara kazınan bir insan’ olarak tanımladı. Ardından da oldukça sert ifadeler kullandı… ‘Ünlü insanların hayatlarının büyük kısmı kayıt altında geçer… Bu yüzden haklarında desteksiz atmak gaflet ve dalalettir’ Bu sözler, magazin dünyasında kısa sürede geniş yankı buldu. Tartışmanın bir başka dikkat çeken tarafı ise Neslihan Acar ile Levent İnanır’ın kızı Öykü Kardelen Arıca’nın annesine destek vermesi oldu. Arıca, yaptığı açıklamada ‘Benim annem de babam da Neslihan’dır.’ ifadelerini kullandı. Ancak yaşanan gerilim bununla da sınırlı kalmadı.
14 YIL ÖNCEKİ FOTOĞRAF İDDİASI
Tartışmanın ertesi günü konu çok daha hassas bir noktaya taşındı. Neslihan Acar, bundan yaklaşık 14 yıl önce eski eşi Levent İnanır tarafından fiziksel şiddete maruz kaldığını ve o döneme ait olduğunu öne sürdüğü bir fotoğrafı yıllarca sakladığını iddia etti. Acar’ın iddiasına göre söz konusu fotoğraf, son yaşanan tartışmanın ardından Levent İnanır tarafından Acar’ın 77 yaşındaki annesi Ayten Acar’a gönderildi. İddiaya göre fotoğrafı gören Ayten Acar, kızının yeniden şiddet gördüğünü düşünerek fenalaştı. Yaşananların ardından Neslihan Acar, Levent İnanır hakkında uzaklaştırma kararı aldıracağını açıkladı. Burada özellikle altını çizmek gerekiyor… Ortaya atılan şiddet iddiaları tarafların açıklamalarına dayanıyor. Bu iddiaların hukuki süreçte nasıl değerlendirileceği ve gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkıp çıkmayacağı ise ayrı bir konu.
KADİR İNANIR'IN MİRASI GÖLGEDE KALDI
Bütün bu yaşananların içinde beni en çok düşündüren ise şu… Kadir İnanır gibi Türk sinemasında yıllarca iz bırakmış bir ismin ardından konuşulması gereken onca güzel hikaye, onca film, onca emek varken,gündemin miras tartışmaları, aile içi açıklamalar ve karşılıklı suçlamalarla şekillenmesi… Yeşilçam'ın hafızasında Kadir İnanır yalnızca bir oyuncu değildi. O, ‘Tatar Ramazan’dan ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’a, sayısız filmle milyonların hafızasına yerleşmiş bir sinema insanıydı. Bugün onun mirası konuşuluyor olabilir. Ama asıl mirasın yalnızca maddi değerlerden ibaret olmadığını unutmamak gerekiyor. Bir sanatçının gerçek mirası, geride bıraktığı eserleri, insanlarda oluşturduğu iz ve yıllar sonra bile hatırlanan karakterleridir.
SONER ARICA'NIN SESSİZLİĞİ DE DİKKAT ÇEKTİ
Bu tartışmalar sürerken, miras polemiklerinin dışında kalan bir başka isim olan Soner Arıca'nın sessizliği de dikkat çekti. Aile içerisinde yaşanan tartışmalar kamuoyuna yansırken, Arıca'nın bu süreçte herhangi bir açıklama yapmaması özellikle magazin dünyasının gözünden kaçmadı. Fakat bazen sessizlik de bir tercihtir. Ve belki de böylesine hassas bir dönemde, herkesin kendi sözünü seçerek söylemesi kadar, bazı insanların susmayı tercih etmesi de anlaşılabilir. Sonuçta ortada sadece bir miras tartışması yok. Ortada yıllara yayılan ilişkiler, kırgınlıklar, aile bağları ve kamuoyunun önünde yaşanan ağır iddialar var. Ve bütün bu karmaşanın ortasında bir isim duruyor… Kadir İnanır… Onun yıllarca sinemaya verdiği emeğin, bugün yaşanan tartışmaların gölgesinde kalmaması dileğiyle… Çünkü Yeşilçam'ın efsaneleri, miras kavgalarıyla değil, bıraktıkları filmlerle hatırlanmayı hak ediyor.
Şehnaz DİLAN























Yorum Yazın