Yakın zamanda hepimizi etkileyen, çok yakınlarımızı kaybettiğimiz Covid-19 Pandemisi ilk olarak Çin'in Hubei eyaletinin Wuhan şehrinde Kasım 2019’da görülmüş, Mart 2020 yılında ülkemizde başlamış ve 2024 teki son verilere göre dünya genelinde resmi kayıtlara geçen 7 milyonun üzerinde ölümle sonuçlanan korkunç bir rakamla karşı karşıya kalmıştık.
Elbette ki dünya tarihinde bu bir ilk değildi, çok gerilerde 14.Yüzyıl yani 1346-1353 yılları arasında çok değil sadece 7 yıl içinde insanlık tarihinin en ölümcül salgınlarından biri olan “Kara Veba” yani tıp dilindeki adı ile “Yersinia Pestis” virüsünün sebep olduğu 200 milyon kadar insanın ölümüne sebep olan salgın, insanlık tarihinin kaydedilen en ölümcül salgını olarak tıp literatürüne geçmiştir.
Salgının, Orta Asya’daki yabani kemirgenlerin üzerindeki pirelerden çıktığı ve Karadeniz Bölgesi üzerinden Avrupa’ya ulaştığı düşünüldü. Ancak salgının tam olarak neden 14. yüzyılda patlak verdiği tam anlamıyla anlaşılmış değil. Veba insanları en az 5.000 yıldır enfekte ediyor peki neden 14. yüzyıl Avrupa’sında birdenbire yangın gibi yayıldı?
Bu sorunun cevabı yüzyıllardır arandı, ama bulunamadı…. Yeni araştırmalar ise felaketin ardında sadece bakteriler ve fareler değil, gizemli bir durumun olabileceğini ortaya koydu.
Peki, bu devasa doğa olayı milyonlarca insanın kaderini nasıl değiştirdi? Ve tarihin en karanlık günlerinde gerçekten neler yaşandı?
Söylentiler o kadar çokki, kimileri bunun tedavisini gümüşe bağladılar, ellerinde kesin belge bulunmamasına rağmen Kolloidal gümüşün ( Sıvı içinde küçük gümüş parçacıklarının bir süspansiyonu) damar yoluyla vücuda vermeleri halinde bu salgından koruduğu alternatif tıp tarafından kabul edilse de, modern tıp bunu reddederek gümüşün vücuda bir yararının olmadığı belgelenmiştir. Hatta alternatif tıp o kadar ileri gitmiştir ki,
“Ağzında gümüş kaşıkla doğmak” deyimini bile buna bağlamışlardı, oysaki bu da boş bir inançtan öteye geçememişti.
“Kara Ölüm” döneminde doktorlar, hastalıklardan korunmak için dönemin alışılmış yöntemlerinden biri olarak “Veba doktoru kostümü” giyiyordu. Uzun, siyah ya da koyu renkli cübbeler, vücutlarını doğrudan temaslardan korumak içindi. Kuş gagası şeklindeki maskelerin uzun uçlarına ise lavanta, kekik ve çeşitli baharatlar yerleştirilirdi; çünkü o dönemde insanlar hastalıkların kötü kokulardan yayıldığına inanıyordu.
Ama Cambridge Üniversitesi ile Leibniz Doğu Avrupa Tarih ve Kültür Enstitüsü’nden bilim insanlarının yürüttüğü yeni bir çalışmada, Kara Ölüm patlak vermeden hemen önce, yaklaşık 1345 yıllarında, tropikal bölgelerde olağanüstü bir volkanik etkinlik artışı olduğuna dair güçlü kanıtlar bulundu.
Araştırmacılar bu sonuca; Avrupa ağaç halkalarını analiz ederek, Antarktika ve Grönland buz çekirdeklerinden volkanik kükürt seviyelerini tahmin ederek ve dönemin yazılı kaynaklarını inceleyerek ulaştı.
Söz konusu patlama, atmosfere o kadar çok volkanik gaz ve kül saçtı ki, küresel iklimi geçici olarak altüst etti. Araştırma ekibi, bu olayın 1345, 1346 ve 1347 yıllarında Güney Avrupa’nın büyük bölümünde sıra dışı derecede soğuk ve yağışlı yazlara yol açmıştı.
Kötü hava koşulları kötü hasatlara ve açlığa neden oldu. Tam ölçekli bir kıtlığı önlemek isteyen İtalya’nın güçlü Venedik ve Ceneviz gibi denizci şehir devletleri Altın Orda’nın Moğolları ile barış yapmak zorunda kaldı ve MÖ 1347 yılında Karadeniz bölgesinden büyük miktarlarda tahıl ithal etti.
Tahılla dolu gemilerdeki bu artış, kıtlığı önlemek için hayati önem taşısa da, veba taşıyan pirelerin ve sıçanların ticaret yolları üzerinden Avrupa’ya taşınmasına istemeden de olsa zemin hazırlamış olabilir. Bu durum hastalığın yayılma riskini büyük ölçüde artırdı.
Bilim insanları, 1345 yılında meydana gelen bir volkanik patlamanın, üç yıl sonra Avrupa'nın en çok can alan salgını 'Kara Ölüm'e yol açacak zincirleme reaksiyonu başlatmış olabileceği varsayımında bulundular. Ağaçların gövdesindeki halkalarda muhafaza edilen ipuçları, patlamanın iklim şokuna, hastalığın Ortaçağ Avrupasına yayılmasıyla sonuçlanan bir dizi olaya yol açtığını gösteriyordu.
Bu senaryoya göre volkanik patlamadan kaynaklanan kül ve gazlar hava sıcaklığında aşırı düşüşlere ve verimsiz hasada yol açtı.
Allah o günleri bir daha yaşatmasın bize, bu haftada yazımın sonuna geldi, haftaya başka bir konuda buluşmak üzere hoşçakalın ama hep dostça kalın.
CELAL KODAMANOĞLU
GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ






















Yorum Yazın