Bazı isimler vardır… Onları anlatırken yalnızca sanatçı demek yetmez. Çünkü onlar bir dönemin hafızasında vardır. Şarkılarda, filmlerde, bestelerde, plaklarda, sahnelerde iz bırakmışlardır. Yıllar geçer, insanlar değişir ama onların emeği yaşamaya devam eder. Cengiz Tekin'de böyle isimlerden biri… Sanat dünyasına yıllarını vermiş, besteleriyle ve eserleriyle bir döneme damga vurmuş bir isim. Nice şarkının arkasında emeği, nice çalışmanın içinde imzası var. Fakat bugün Cengiz Tekin’i eserleriyle değil, sağlık mücadelesiyle konuşuyoruz. Cengiz abi yoğun bakımda… Kızı Sevcan’ın sosyal medya paylaşımı, yaşanan sürecin ne kadar zorlu olduğunu ortaya koydu. Sevcan, 64 gün boyunca babası için farklı özel ve devlet hastanelerine başvurduklarını, sonunda babasını Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin yoğun bakım servisine yatırdığını açıkladı.
Kızının anlattıkları gerçekten insanın yüreğine dokunuyor. Cengiz Tekin’in yüksek enfeksiyon, 4. evre bası yaraları ve kaburga kırığıyla mücadele ettiği belirtiliyor. Bunun yanında kronik böbrek hastalığı, KOAH, tansiyon ve ileri derece kalp yetmezliği gibi rahatsızlıkları da bulunuyor. Ancak kızı umutlu… ‘Babamın bünyesi güçlüdür’ diyor ve babasını güvenilir ellere emanet ettiğini belirtiyor. Şimdi bizlere düşen de dua etmek. İnşallah Cengiz abi bu zorlu süreci atlatır ve yeniden sağlığına kavuşur. Ama bir soru sormadan da geçemiyorum… Sanat dünyası nerede? Bu soruyu kimseyi suçlamak için sormuyorum. Bir gazeteci olarak yıllardır sanat dünyasının içindeyim. Nice sanatçının en güzel günlerine de, en zor günlerine de tanıklık ettim. Şunu çok iyi biliyorum… İnsanlar başarı günlerinde çok kalabalık oluyor. Bir sanatçı yeni bir şarkı çıkarıyor, herkes yanında… Film çekiliyor, herkes sette… Ödül gecesi yapılıyor, kırmızı halılar, flaşlar, fotoğraflar…
Ama aynı sanatçı hastane yatağına düştüğünde o kalabalık bir anda azalıyor. Telefonlar daha az çalıyor. Ziyaretler seyrekleşiyor. Ve insan bazen kendi geçmişiyle baş başa kalıyor. İşte asıl vefa da burada ortaya çıkıyor. Cengiz Tekin yıllarını bu camiaya verdi. Bugün onun eserlerinden yararlanan, onun döneminin şarkılarını dinleyen, onun yaptığı işlerle bir şekilde yolu kesişen çok sayıda insan vardır. İnsan ister istemez düşünüyor. Acaba bugün o insanların kaçı Cengiz Tekin’in sağlık durumunu merak ediyor? Kaçı kızını arayıp ‘Bir ihtiyacınız var mı?’ diye sordu? Kaçı bir hastane odasının kapısından içeri girip ‘Geçmiş olsun Cengiz abi’ dedi? Belki de bu soruların cevabını bilmiyoruz. Belki arayanlar, soranlar, yanında olanlar vardır. Zaten mesele de birilerini hedef göstermek değil. Mesele, vefanın hatırlanması. Çünkü sanat dünyasında isimler unutulabilir ama emekler unutulmamalı. Bugün genç bir sanatçı sahnede alkışlanıyorsa, geçmişte o sahnenin yolunu açanların da hatırlanması gerekir.
Bugün milyonlarca insan bir şarkıyı dinliyorsa, o şarkının arkasındaki besteciyi, söz yazarını, müzisyeni ve emekçiyi de bilmek gerekir. Cengiz Tekin gibi isimler yalnızca geçmişin sanatçıları değildir. Onlar bizim kültürümüzün, müzik hafızamızın bir parçasıdır. Hastane kapısında herkes eşittir Hayatın en acı tarafı da bu… Şöhret, para, makam, alkış… Hastane kapısında bunların hiçbir anlamı kalmıyor. İnsan sadece insandır. Bir babanın başında bekleyen kız çocuğu da yalnızca evlattır. Sevcan’ın paylaşımında en çok dikkatimi çeken şey, babası için hâlâ umut taşıması oldu. Bütün zorluklara rağmen ‘Babam iyileşecek’ diyebilmek… İşte evlat sevgisi böyle bir şey. Dilerim Cengiz Tekin'de kızının bu inancını boşa çıkarmaz. Dilerim doktorlarının çabası ve sevenlerinin dualarıyla sağlığına kavuşur. Ve dilerim bu olay bize bir şeyi yeniden hatırlatır.
Sanatçılar yalnızca alkışlandıkları zaman hatırlanmamalı. Onların da hastalığı var, yaşlılığı var, yalnızlığı var, hayatın getirdiği zorlukları var. Bir zamanlar milyonların dinlediği, izlediği, alkışladığı insanlar bugün bir telefon bekleyebilir. Bazen bir ziyaret… Bazen bir ‘Nasılsın?’… Bazen sadece bir elini tutmak… İnanın, bazı şeylerin maddi karşılığı yoktur. Cengiz Tekin’e buradan gönülden geçmiş olsun dileklerimi gönderiyorum. Allah şifa versin Cengiz abi… İnşallah bu yazıyı bir gün sağlığına kavuşmuş olarak okuruz. Çünkü bazı insanların hikayesi alkışlarla değil, vefayla tamamlanmalı.
Habib BABAR























Yorum Yazın