MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

YEŞİLÇAM’IN GÜNAH KEÇİLERİ

Ana SayfaYazarlarŞEHNAZ DİLAN
28 Eylül, 2026, Pazartesi 14:04
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Yeşilçam’ın öyle isimleri vardı ki… Bir dönem filmlerde rol aldıkları birkaç sahne yüzünden toplumun önüne adeta günah keçisi olarak konuldular. Bir filmde cesur bir sahnede oynadılar diye yıllarca dışlandılar, küçümsendiler, haklarında türlü türlü yorumlar yapıldı. Oysa bugün dönüp o filmlere baktığımızda insan ister istemez şu soruyu soruyor… Gerçekten o dönemin insanları mı bu kadar farklıydı, yoksa biz mi bazı insanlara haksızlık ettik? Yeşilçam sineması çok zor şartlarda film üreten bir dünyaydı. Bugünün teknolojisi yoktu, bugünkü imkanlar yoktu. Bir film çekmek başlı başına büyük emek isterdi. Oyuncusundan yönetmenine, ışıkçısından kameramanına, set işçisinden figüranına kadar yüzlerce insan o filmlerin ortaya çıkması için çalışırdı. Ve o filmlerde rol alan bazı kadın oyuncular, özellikle de açık veya cesur sahnelerde oynayanlar, toplum tarafından uzun süre farklı bir gözle değerlendirildi. Sanki bir filmde oynadıkları rol, onların gerçek hayatındaki kişiliğiydi. İşte en büyük haksızlık da buydu. Oyunculuk ile özel hayat birbirine karıştırıldı. Bir sanatçı kamera karşısına geçtiğinde bir karakteri canlandırıyordu. Senaryo neyi gerektiriyorsa onu yapıyordu. Fakat yıllar boyunca bazı oyuncuların oynadıkları roller, onların gerçek kimliklerinin önüne geçirildi. Bir filmde cesur bir sahne oynayan kadın oyuncu, ertesi gün toplumun gözünde başka bir insan oluveriyordu. Bazıları iş bulmakta zorlandı. Bazıları sosyal çevresinden uzaklaştırıldı. Bazıları aile baskısı gördü. Bazıları ise yıllar boyunca isimlerinin yalnızca oynadıkları sahneler üzerinden anılmasına maruz kaldı.

Bugün baktığımızda ise tablo bambaşka. Televizyon dizilerinde, dijital platformlarda ve sinema filmlerinde çok daha cesur sahnelerle karşılaşıyoruz. Eskiden sinemada büyük tartışma yaratan görüntüler bugün sıradan bir televizyon dizisinin içinde karşımıza çıkabiliyor. Hatta zaman zaman ekranlarda öyle sahneler görüyoruz ki insan ister istemez geçmişte Yeşilçam oyuncularına yapılanları hatırlıyor. Dün ayıp denilen şey bugün neden normal kabul ediliyor? İşte benim asıl itirazım burada. Ben kimsenin ne giyeceğine, hangi sahnede oynayacağına, nasıl bir sanat anlayışı benimseyeceğine karışmam. Sanatçının da oyuncunun da kendi tercihi vardır. Benim sorguladığım şey başka… Neden dünün oyuncularını yargıladık da bugün aynı meseleye bu kadar farklı bakıyoruz? Neden bir dönem bir kadın oyuncunun hayatı, oynadığı birkaç sahne üzerinden sorgulandı? Neden o kadınların sanatçı kimliği, emekleri, oyunculukları, sinemaya katkıları görmezden gelindi? Neden yıllarca bazı Yeşilçam oyuncularının isimleri fısıltıyla konuşuldu? Üstelik bugün birçok insanın büyük bir hayranlıkla izlediği o filmlerin arkasında onlar vardı. Onlar setlerde sabahladılar. Kışın soğuğunda, yazın sıcağında çalıştılar. Bazen günlerce evlerinden uzak kaldılar. Bazen çok düşük ücretlere rağmen filmlerde rol aldılar. Ve bugün Yeşilçam denildiğinde hatırladığımız o büyük sinema dünyasının oluşmasına katkı sundular. Fakat bazıları sadece oynadıkları bir iki sahne nedeniyle yıllarca damgalandı. Bence asıl konuşmamız gereken mesele bu. Çünkü toplum olarak zaman zaman insanları tek bir görüntüyle, tek bir sözle, tek bir rolle değerlendirmeye çok meraklıyız. Bir oyuncu bir filmde kötü karakteri oynar, kötü insan ilan edilir. Bir oyuncu zengin kadını oynar, kibirli zannedilir. Bir oyuncu fakir kadını oynar, gerçek hayatının da öyle olduğu düşünülür.

Bir oyuncu cesur bir sahnede rol alır, bütün hayatı o sahneyle anılır. Oysa oyunculuk tam da budur. Başkasının hayatını kendi bedeniniz ve duygularınızla anlatmak… Bunu birbirinden ayırmayı öğrenmemiz gerekiyor. Yeşilçam'ın bazı kadın oyuncularına yıllarca yapılan haksızlığı bugün daha iyi anlayabiliyoruz. Çünkü aradan yıllar geçti. Toplum değişti. Sinema değişti. Televizyon değişti. İnternet geldi. Dijital platformlar hayatımıza girdi. İletişim şeklimiz değişti. Ve bir zamanlar büyük tartışma konusu olan birçok şey artık ekranlarda çok daha açık biçimde karşımıza çıkıyor. Ancak burada başka bir tehlike daha var. Bugünün sanatçılarını yargılamadan önce dünün sanatçılarını neden yargıladığımızı hatırlamamız gerekiyor. Çünkü mesele çıplaklık ya da açık sahne meselesinden çok daha büyük. Mesele insanları yaptıkları işe göre değil, tek bir görüntüye göre değerlendirmek. Yeşilçam'ın o dönem dışlanan isimleri bugün hayatta olmayabilir. Bazıları yaşlandı, bazıları sessizce köşesine çekildi, bazıları ise aramızdan ayrıldı. Fakat onların hikayeleri hala bize bir şey anlatıyor. O insanlar yalnızca bir filmde oynadıkları karakterlerden ibaret değildi. Onların da aileleri vardı. Çocukları vardı. Hayalleri vardı. Kırgınlıkları vardı. Hayat mücadeleleri vardı. Ve en önemlisi, onların da bir insan olarak onurları vardı. Bugün Yeşilçam filmlerini izlerken yalnızca filmin kendisine değil, o filmin arkasındaki insanlara da bakmamız gerektiğine inanıyorum. Çünkü sinema tarihini yalnızca başrol oyuncularıyla yazamazsınız. Figüranından set işçisine, yönetmeninden ışıkçısına, kostümcüsünden makyözüne kadar herkes o tarihin bir parçasıdır. Ve bazı oyuncuların üzerindeki önyargıyı da artık yeniden düşünmenin zamanı geldi. Dünün şartlarıyla bugünün şartları aynı değil. Dünün toplumsal anlayışıyla bugünün anlayışı da aynı değil. Ama değişmeyen bir şey var.  İnsanlara hak etmedikleri etiketleri yapıştırmamak. Bir sanatçıyı yalnızca oynadığı sahneyle tanımlamamak. Bir kadını yalnızca ekranda göründüğü haliyle değerlendirmemek.

Ve özellikle Yeşilçam'ın emektarlarına geçmişte yapılan haksızlıkları unutmamak… Çünkü bugün televizyon ekranlarında, sinemada ve dijital platformlarda çok daha farklı görüntüler izliyoruz. Bunda yanlış veya doğru demek benim işim değil. Benim söylediğim şu… Dün bir oyuncuyu bir sahne yüzünden toplumun dışına itiyorsak, bugün aynı ölçüyü herkes için kullanabiliyor muyuz? Eğer kullanamıyorsak, geçmişte yaptığımız yargılamaları da sorgulamalıyız. Yeşilçam'ın bazı kadınları yıllarca kendilerini savunmak zorunda kaldı. Oysa belki de onların tek suçu, kendilerine verilen rolü oynamaktı. Bugün artık onları yargılamak yerine anlamanın zamanı. Çünkü Yeşilçam yalnızca filmlerden ibaret değil. Yeşilçam aynı zamanda insan hikayeleridir. Ve o hikayelerin içinde, yıllarca haksız yere dışlanmış, unutulmuş, adı yalnızca oynadığı sahnelerle anılmış insanlar da vardır. Onları hatırlarken biraz daha vicdanlı olalım. Çünkü bugün alkışladığımız bir sinema tarihinin taşlarını döşeyen insanların bazılarını dün bizler alkışlamak yerine yargıladık. Belki de asıl değişmesi gereken filmler değil, insanlara bakışımızdır.

Şehnaz DİLAN

Yorum Yazın

ŞEHNAZ DİLAN

    iletişime geç

    ŞEHNAZ DİLAN

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    ŞEHNAZ DİLAN
    ŞEHNAZ DİLAN YEŞİLÇAM’IN GÜNAH KEÇİLERİ
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU İstanbul’un Kalbindeki Sessiz Hatıra YEREBATAN SARNICI
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER SARAYIN EN GÜÇLÜ KADINI ANİS EL-DOLEH
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU 50 YIL SONRA NE OLUR?
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR PEKİ SANAT DÜNYASI NEREDE?
    FATOŞ ACAR
    FATOŞ ACAR ŞİMDİKİ HAMİLELER
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL HAYATIN EN BÜYÜK LÜKSÜ NEDİR?
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ NARSİSTİK ÖRÜNTÜYÜ TANIMAK: GÖRÜNEN YÜZÜN ARKASINDA NE VAR?
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU 2035’TE HAYATIMIZ NASIL OLACAK?
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ KOLTUĞA GİDEN YOL MU,? MAGAZİN KORİDORU MU?
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İLAHİ ADALETİN ŞAŞMAZ TERAZİSİ
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN SOSYAL MEDYA FENOMENLİĞİ BOŞANMA NEDENİ Mİ?
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER BİR KAP SU, BİR GÖLGE, BİR VİCDAN
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    NAZLI ARMAN
    NAZLI ARMAN SEVMEK
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle