MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

BULUNMAZ HİNT KUMAŞI

Ana SayfaYazarlarESRA SONGÜLER
04 Mart, 2026, Çarşamba 20:14
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
BULUNMAZ HİNT KUMAŞI

 

“Aşk; Karşındakini bulunmaz Hint Kumaşı sanmanla,

Sersemin teki olduğunu anlaman arasında geçen zamandır“

Victor Hugo

Demiş demesine de doğru mudur, değil midir? Bu konuda yorumda yapamam, çünkü konumuz Aşk değil ! 

“Bulunmaz Hint Kumaşı” 

Bu terim aslında mükemmelliğin tarifi olarak tanımlansa da, bizler daha çok mecazi anlamda kullanırız. Küçük dağları ben yarattım havasıyla insanların dış görünüşüne bakıp, onları yargılayan, küçümseyen, tokalaşmaya dahi tenezzül etmeyen ukala insanlar için kullanırız. 

Arkadaşımla bir sohbet sırasında bana ilginç bir soru yöneltmişti şaşırmıştım demişti ki :

“Esra Burnu Kaf Dağında derler, Kaf Dağı nerededir bilir misin ? “

“Bilmiyorum” dediğimde, gülerek “Elbette bilemezsin çünkü Kaf Dağı diye bir dağ yoktur” demişti… Beni “Bulunmaz Hint Kumaşı” terimini araştırmaya da, canım arkadaşımın bu sözü yönlendirdi diyebilirim.

Günümüz insanının en büyük egosu kendini deyim yerindeyse “Bulunmaz Hint Kumaşı’’ zannetmesidir. Bu gibi insancıklara var olana saygı duymak, takdir etmek kabullenmek zor geliyor.

Yaygın bir şehir efsanesine göre “Bulunmaz Hint Kumaşı” tabirinin kökeni, İngilizlerin kolonize ettiği Hindistan’ın tekstil ürünlerini kendi mallarına rakip olmaması için 40 bin Hint ustasının parmaklarını kesmesine dayandığı söylenir.

XVII.Yüzyılda Hindistan’da Pamuk üretimi oldukça kazançlı bir sektördü. Hindistan’ın verimli topraklarında ucuz iş gücüyle üretilen pamuklar gemilerle İngiltere’ye götürülüyor ve kumaş yapılıyordu. Tekstil fabrikalarında üretilen bu kumaşların yine Hindistan’a pazarlanması planlanmıştı. Ancak bu girişim İngilizlere büyük bir hayal kırıklığı yaşattı çünkü Hintliler, İngiliz kumaşını beğenmiyor ve daha pahalı olduğu hâlde yerli “Khadi” almayı tercih ediyorlardı. Ülkede bir türlü ithal kumaş kullanımı yaygınlaşmıyordu, peki bu durumda ne yapmalıydı?

İngilizler, yerli el dokumacılığını yok etmedikleri sürece, İngiliz kumaşlarına pazar açamayacaklarını anladılar. Ve... El tezgâhlarında kumaş dokumalarını engellemek için Hintli çıkrıkçıların parmaklarını kestirdiler! Düğüm atmalarını engellemek amacıyla özellikle de başparmakları kesilmişti. Eli ve kolu kesilenler de vardı. Neredeyse 40 bin kişi bu caniliğe kurban gitmişti.

Başparmağı kesilen dokumacı, düğüm atamıyor, işini yapamıyordu. Böylece Hindistan'ın en önemli ekonomik faaliyeti durmuş, gelir kaynağı azalmış oldu. Ve pazar tamamen İngiliz ürünlerine kaldı; Hint Kumaşı bulunmaz oldu...

Yıllar sonra Mahatma Gandhi adında bir adam çıktı, İngilizlere karşı Hindistan'ın bağımsızlık mücadelesini, bağımsızlık hareketini İngilizlerin yasakladığı bu kumaş üzerinden başlattı. Zira Khadi dokumacılığı Hint inancına göre yaradanın bir lütfuydu ve halkı birleştiren, bir arada tutan bir etkendi. Gandhi, Hint halkından Khadi kumaşı dokumalarını istedi.

Bulunmaz Hint kumaşının etrafında kenetlenen Hintliler 1947’de bağımsızlıklarını kazandılar. Ardından Gandhi bizzat kendi dokuduğu bir bulunmaz Hint Kumaşını o zaman henüz Prenses olan Kraliçe 2. Elizabeth’e gönderdi...

Kısaca Hindistan’ın ünlü kumaşı Khadinin ‘’Bulunmaz Hint Kumaşı’’ tabirinin kökenine bakarsak, Britanyalıların kolonize ettiği Hindistan’ın tekstil ürünlerini kendi mallarına rakip olmaması için 40 bin Hint ustasının parmaklarını kesmesine dayanır. Fakat Hintli kumaş ustalarının başparmaklarının kesildiğini destekleyecek tarihsel kanıtlar da yoktur.

Günümüzle bu deyimi ilişkilendirirsek kendini beğenmiş, egosu tavan yapmış, kendinden başkaları yokmuş gibi davranan kişiler için bu deyim kullanılmaktadır.

Nevi şahsına münhasır bu insancıklar her şeyleri bilendir. En iyi muhalif bunlardır, en çok ezilen, en çok hakkı yenen, mücadele eden, en çok toplumcu, en dürüst, en özgün, en özgür hep bunlardır. Sözlüklerde bulunan en olumlu kelimelere hep bu muktedirler sahiptir.

Toplumu görmezler ama toplum adına da ahkâm kesmeye de unutmazlar. Bilmezler ki bu güne kadar içinde yaşadıkları toplum her şeylerini bilir. Bu insanların toplum adına’’ Hayra kalem çaldıkları’’ görülmemiş, duyulmamıştır. 

Bu insanlar faydacıdır, menfaatçilerdir, pohpohladığı zaman en iyi insan onlardır, dünya onların ekseni etrafında dönmelidir. Onlar yoksa hiçbir şeyin değeri yoktur.

Belki de bu insanların acilen çocukluklarına inilmelidir. Yaşam içinde hiçbir olumlu değer edinememiş bu insanlara insan olabilme özellikleri zaman zaman anlatılmalı ve hissettirilmelidir. Dostluğun, yoldaşlığın biz olabilmenin her duygudan daha üstün olduğu kavratılmalıdır.

‘’Bulunmaz Hint Kumaşının’’ artık bir öneminin kalmadığını,  yeni kumaşların bulunduğunu hatırlatmak isterim.

Başka bir yazımda buluşmak üzere 

Hoşçakalın, hoş kalın.

ESRA SONGÜLER

HABER CADDESİ EDİTÖRÜ

Yorum Yazın

ESRA SONGÜLER

    iletişime geç

    ESRA SONGÜLER

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER MEİRİVONE ROCHA MORAES’İN İNANILMAZ HİKAYESİ.
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR BİZ ÇOCUKKEN MUTLUYDUK
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL OKULLARDA NELER OLUYOR?
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU KİMSENİN KONUŞMADIĞI GERÇEKLER
    ŞEHNAZ DİLAN
    ŞEHNAZ DİLAN YEŞİLÇAM’IN GÜNAH KEÇİLERİ
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU İstanbul’un Kalbindeki Sessiz Hatıra YEREBATAN SARNICI
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU 50 YIL SONRA NE OLUR?
    FATOŞ ACAR
    FATOŞ ACAR ŞİMDİKİ HAMİLELER
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ NARSİSTİK ÖRÜNTÜYÜ TANIMAK: GÖRÜNEN YÜZÜN ARKASINDA NE VAR?
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ KOLTUĞA GİDEN YOL MU,? MAGAZİN KORİDORU MU?
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İLAHİ ADALETİN ŞAŞMAZ TERAZİSİ
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN SOSYAL MEDYA FENOMENLİĞİ BOŞANMA NEDENİ Mİ?
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER BİR KAP SU, BİR GÖLGE, BİR VİCDAN
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    NAZLI ARMAN
    NAZLI ARMAN SEVMEK
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle