MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

KAĞIT MENDİL - SELPAK

Ana SayfaYazarlarCELAL KODAMANOĞLU
10 Mayıs, 2026, Pazar 19:01
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
KAĞIT MENDİL - SELPAK

 

Mendil…. Şarkılara konu olmuş, şiirlere tema… 

“Sallasana, sallasana mendilini,

Akşam oldu göndersene sevdiğimi”

Rahmetli Safiye Ayla, yanık sesiyle bu şarkıyı seslendirirken sevgilileri çağırıyordu !

Oysa ki Yahya Kemal Beyatlı “Sessiz Gemi” şiirinde 

“Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol,

Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol” 

Derken.. ölümü anlatmaktadır…

Mendil öyle yada böyle hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır, cebimizde yada çantamızda mutlaka bulunur. 

Bilmem bugüne kadar hiç dikkat ettiniz mi, tüm mendiller kare şeklinde üretilir, 

Gerek kumaş olsun gerekse, kağıttan yapılsın mendillerin eni ve boyu eşittir elbette bu bir tesadüf değildir mendilin geçmişi yasalara dayanır. Fransa'da yayınlanan bir kararname ile kare üretildi ve hala kare olarak kullanılır. 

Mendil cebinizde taşıyıp bir şeyleri silmek için üretilmedi. 

Eskiden mendiller sosyal bir sınıf özelliği taşırdı, çiçeklerin olduğu gibi mendillerinde bir anlamı vardı, 

"Vedalaşırken sallanan mendil" 

“Sana sadık kalacağım” anlamına geliyordu.

"Camdan sarkıtılan mendil" 

Şu an ailemin yanında gözetimdeyim anlamındaydı.

"Kendisine bakıldığını gören kadın veya erkek tesadüfen mendilini kendi önüne düşürünce" 

Benim kalbim başkasında demek oluyordu.

Fakat bazı anlarda ise;

"Pencereden savrulan mendil" 

Ona aşkını ilan etmek ve savrulan mendili alan kişide aşkına cevap vermek anlamında idi.

Osmanlıda ise mendillerin rengi önemli idi

Beyaz olan mendil; "Seni çok seviyorum"

Kenarları mor mendil; "Çok çapkınsın"  

Eflatun mendil; "Yarın penceremin önünden geçiniz" 

Mavi mendil; "Bugün çok hüzünlüyüm" 

Sarı mendil ise "Hastayım" demekti.

Tabiki günümüzde bunların hiçbiri kalmadı, Kullan-At felsefesi öne çıktığı için tek kullanımlık mendiller de kağıt oldu.

Kağıt mendilin icadı aslında farklı bir amaç güdülerek yapılmıştı. Yaralanan askerlerin tedavilerinde önceleri pamuk kullanılıyordu. Birinci Dünya Savaşı sırasında pamuk kıtlığı nedeniyle yeni, emici bir bandaj üretilmişti. Üretici Kimberly Clark firması bu ürününe selülozlu pamuk anlamında “Cellucotton’s” adını vermişti, savaştan sonra geliştirilen ürün kadınlar için havlu olarak düşünülerek piyasaya sürüldü ve daha çok gösteri dünyasında makyaj silmek için kullanılır oldu.

Kleenex adıyla geliştirilen model, sinema artistleriyle yürütülen reklam kampanyasıyla kısa sürede başarıya ulaşarak kadınların çantalarına girdi. Firmaya gelen mektuplarda ise kadınlar kocalarının “Krem mendilleri”ne burunlarını sildiğinden şikayet ediyor, erkeklerse erkekler için de modeller üretilmesini istiyordu. 1921 yılında üretilen, tek tek kağıt mendil almaya yarayan özel kutuyla “Kleenex” tüketimi daha da arttı.

1969'da Eczacıbaşı, Kocaeli’nin Karamürsel ilçesi sınırları içinde İpek Kağıt Fabrikasını kurdu. 

Türkiye'de ilk kez kağıt mendil üretilecekti. Bez mendillerin sadece aksesuar olarak ceketlerin yakalarını süslemediği, pantolonların arka ceplerinde mutlaka bulunduğu yıllardı. 

Nejat Eczacıbaşı, Avrupa'da gördüğü bir ürünü Türkiye'ye getirmeye karar vermişti amacı kağıt mendille Türkiye’yi tanıştırmaktı Bugün sıradan gibi gözüken kağıt mendil üretme, o günün Türkiye'si için hayaldi. Orta yaş grubu hatırlar kağıt mendil Türkiye için büyük bir olaydı. 

Biz kağıt mendili Selpak olarak tanıdık ve öyle kaldı, bugün çok çeşitli markalarda kağıt mendil üretilse de, bizler yine kağıt mendil denilince Selpak aklımıza gelir, işte bu Selpak ismi nereden doğdu derseniz onu da araştırdım. Selpak ismi bir fabrika işçisinin önerisiyle çıkmıştı.  Şöyle ki. 

“Sel” Selüloz'dan, “Pak” ise temizlikten geliyordu sonuçta Selpak böyle doğdu. 

Selpak ilk piyasaya çıktığında satmadı. İnsanların alışkanlıkları kolay değişmiyordu. Buna rağmen Eczacıbaşı pazardan çekilmek bir yana pazarı büyütme kararı aldı. 

1970'te Selpak’ın ilk reklamları Erol Günaydın ile çıktı sanatçı televizyonda ‘‘At o çaputi al buni’’ diye kağıt mendil sallıyordu...

İlk bakışta masum bir istekti. ‘‘At o çaputi, al buni’’ Siyah-beyaz televizyon ekranlarının başında oturanlar, şaşırdılar. Bu da ne demek? Bez mendili atıp da ne olacak? Diye düşündüler

Sanatçı Erol Günaydın, sık sık ‘‘At o çaputi, al buni’’ diye tekrarlıyor; bir yandan da elindeki kağıt mendili sallıyordu. İşlemeli, sırmalı, oyalı bez mendilleri atın, atın. ipeklileri, ketenleri hepsini atın!

1970'den itibaren günlerce yayınlanan bu reklam aslında açık bir savaş ilanıydı. Bir tüketim kalıbını kırmayı amaçlıyordu. Yok edilmek istenen öyle 15-20 yıllık tarihi olan bir alışkanlık değildi. Yüzyıllar öncesinden gelen bir mendil kültürüydü söz konusu olan ve başarılı oldularda, yavaş yavaş bez mendiller yok olmaya başlarken, kağıt mendiller piyasayı doldurmaya başlamıştı. Tabiki hijyen bakımından bir numaraydı diyebilirim, Kullan-At, sonra yenisini al, onu da kullan ve at.. Yıkama, ütüleme derdi de ortadan kalkmıştı…  

Selpak önce oteller, restoranlar ve kafelere sonra da evlere girdi. Yıllar içinde kağıt mendil ve hatta neredeyse peçete kelimesi bile kayboldu bunların yerini “Selpak” aldı. 

Yıllar sonra Bülent Eczacıbaşı, bir röportajında, "Alışkanlıkları değiştiren en önemli markamız Selpak" derken sonrasında çok daha çarpıcı bir ifade kullanıyordu: "Rakip markalar bile bizim markamızla talep ediliyor" 

Gerçekten de öyleydi. Selpak bir markanın, bir ürünün ötesine geçmiş bir dil olmuştu. 

1989'da ise Eczacıbaşı, Selpak için Amerikalı şirket Georgia-Pasific ile ortak oldu, kapasite büyüdü, teknoloji arttı, marka güçlendi. Selpak global sistemin içindeydi.  2012'de ise Eczacıbaşı, ABD'li ortağından hisseleri geri aldı tamamen yerli bir marka olmuştu ama global pazar hedefinden de vazgeçmedi. 

Günümüz gençlerini oluşturan Z kuşağı bez mendillerle tanışamadan onlar tarihin karanlıklarına gömülmüştü… 

Haftaya başka bir yazımda buluşmak üzere hoşçakalın ama hep dostça kalın 

CELAL KODAMANOĞLU

GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ

Yorum Yazın

CELAL KODAMANOĞLU

    iletişime geç

    CELAL KODAMANOĞLU

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU KAĞIT MENDİL - SELPAK
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU Zamanın Kalbine Yazılmış En Derin İsim: Anne”
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR BUGÜN ANNELER GÜNÜ
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER PİANO
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU İSTANBUL’DA YAŞAMAK...
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ VEFA BİTTİĞİNDE EFSANELER GİDER SERGEN… SEN BU VEFASIZLIĞI HAK ETMEDİN
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ KARDEŞLİK İLİŞKİLERİNDE GÖRÜLMEME DENEYİMİNİN PSİKOLOJİK YANSIMALARI
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL SEÇENEK BOLLUĞU FELCİ: KARAR VEREMEYEN KUŞAKLARIN HİKAYESİ
    Fatoş ACAR
    Fatoş ACAR HAYALLER - GERÇEKLER - YALANLAR
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İFTİRA DEĞİL DUA ZAMANI
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER HAYVANLARA KALKAN ELLER KIRILSIN
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN MİLLET SAVAŞSIZ NASIL ÇÖKER ?
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle