Hep diyoruz, bir dünya var. Canlılar var. En akıllı canlı insan. İyiyi de görüyor, kötüyü de. Ve aklıyla bilim üretiyor, teknoloji üretiyor. Edebiyat üretiyor, felsefe üretiyor, mantık üretiyor. İnsanın sağlıklı, mutlu yaşaması için araştırmalar yapıyor. Dünya var olalı aradan o kadar zaman geçti ki aslında savaşların çoktan bitmesi gerekirdi. İlk çağlarda insanların esas savaşma nedenleri ilkellikti. Bilgisizlikti, paylaşamamaktı. Bunca zaman geçmesine rağmen değişen bir şey yok. Devletler savaştan vazgeçmiyor.
Hele hele bu günlerde savaşla yatıp savaşla kalkıyoruz. Televizyon ekranlarında bombalar, yıkılan şehirler, ağlayan çocuklar… İnsanlık tarihinin en eski acılarından biri olan savaş ne yazık ki hala hayatımızın bir parçası olmaya devam ediyor. Yukarıda da belirttiğim gibi dünya var olalı yüzyıllar geçti. İnsanlık ilk günlerden bugüne büyük evreler geçirdi. Medeniyet seviyesine ulaştı ama savaşları bırakmıyor. İşin ilginç tarafları da var. Savaş haberleriyle dolu bir dünyanın içinde insanlar aynı zamanda döviz kurlarını, altın fiyatlarını, petrol fiyatlarını kısacası piyasaları takip ediyor. Bir tarafta insan hayatının değeri, diğer tarafta ekonomik kaygılar.
Bu bir çelişki mi? Belki de modern dünyanın en gerçekçi fotoğrafı. Savaşlar sadece cephede yaşanmıyor. Bir savaş başladığında etkisi sınırları aşar. Ekonomiyi etkiler, piyasaları sarsar, insanların günlük hayatına kadar uzanır. Bu yüzden insanlar dövize, altına, piyasaya bakıyor. Çünkü herkes geleceğini korumaya çalışıyor.
Ama burada asıl sorulması gereken soru şu: İnsanlık gerçekten neyi kaybediyor? Bir şehir yıkıldığında sadece binalar yıkılmaz. Hayaller yıkılır. Çocuklar yıkılır. Bir annenin duası, bir babanın emeği, bir insanın hayatı yıkılır. Ekonomi elbette önemlidir. İnsanların geçimi, geleceği, güvenliği önemlidir. Ancak savaşın olduğu bir dünyada rakamların ötesinde düşünmemiz gereken daha büyük bir gerçek vardır o da insanlık olmalıdır.
Her yaşın kendine özgü psikolojisi vardır. Bunu her zaman göz önünde bulundurmak gerekiyor. Savaşların yetişkin insanlar üzerinde bıraktığı etki farklıdır, çocuklarda bıraktığı etki farklıdır. Çocuklar daha çok etkilenir, daha çok korkar. Bir de savaşlarda ölen çocuklar var. Hiçbir günahı olmayan çocuklar. İnsanın vicdanı sızlıyor.
Bugün dünyanın neresinde olursa olsun, savaşın kazananı yoktur. Kaybedeni ise her zaman insanlık olur.
Belki de artık şu soruyu daha yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir. Dünya gerçekten barışı mı arıyor, yoksa sadece çıkarlarının peşinde mi koşuyor? Çünkü savaşın durduğu gün, insanlığın yeniden nefes aldığı gün olacaktır. Temennimiz savaşların olmadığı bir dünya. İnsan huzuru arıyor, güvenliği arıyor, sağlığı arıyor. Kısa ömrümüzde kötülükleri de değil de iyilikleri, huzuru yaşayalım. Kırmak dökmek kolay, önemli olan yaşatmaktır. Herkese sağlıklı günler diliyorum. Sağlık önemli, sağlığımıza dikkat edelim.
Hoşça kalın.
MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
GAZETECİ - YAZAR






















Yorum Yazın