Hepimiz için her tatil sonrası en güzel şey evlerimize dönmek değil midir?
Şükrederek geliriz , kazasız belasız dönüşümüze dualar ederiz .
onbinlerce metre yükseklikten yeryüzüne inmek hiç de kolay değil , hele bir de önümüzdeki ekranlarda uçağın gidiş yönünü o ülkeden diğer ülkelere doğru yol aldığını görmek, heyecan dolu saatlerin yine dualarını etmek ,
Yıllar öncesi bir kaç kez yine böyle çok uzak uçmuştum, serde gençlik vardı , aklım yeni ufuklara doru yelken açıyordu ,ama o yolculuklarımda eşim hep yanımdaydı, sonrasında üç dört saatlik kısa mesafelere çoğunlukla yalnız uçsamda , nasıl olup bu kararı vermiştim ve o da onaylamıştı .
İki haftalık yolculuğumdan sonra evime, eşime en önemliside en lüksünden en normaline kendi yastığıma kavuşmak o kadar güzeldi ki .
Uzakdoğunun bu üç incisi güzel ülkeler…
Ayrılmadan önce şu son gün sırtımıza yediğimiz dolu olmasa çok daha da iyi olacaktı , Bize böyle güle güle denmesi…!
Cennet Tapınağı, Yasak Şehir ve Tian en Men meydanı gezideki en son rotaydı .
Şemsiye ve yağmurluklarımızı valizlerimize yerleştirmiştik çoktan , ince birer montla havanın güzelliğine kandık ,
Çok gerilerde görünen kara bulutlar hangi ara hızlanmış ve hepimizi ıslatmaya karar vermişti?
Geniş bir alanda sığınacak çatı altı aramak …
Gafil avlanmıştık Çinli bir hanım şemsiyesinin altına davet etti biraz geç de olsa , hala o günün ceremesini çekiyorum , zaten nazenin bünyem yaş aldıkça iyice hassaslaşmıştı .
Sabahlara kadar öksürmek iyice sarstı beni halsiz ve bitkinim . Dün gittiğim doktor antibiyotik başlattı hemen yanında başka ilaçlar da verdi, inşallah çabuk toparlarım.
Eve Dönüş dedik ya insanın evi dünyanın en lüks otelinden daha rahat, daha konforlu .
Bir kere ona sahipsiniz , her köşesi size ait , tüm duvarlarıyla , varsa çiçekleriniz sizi bekler, ki benim pek çok bu konuda biraz anneme çekmişim , oysa ona nasıl da kızardık her gittiği yerden illa ki çiçekle döner , saksılarına yeni bir saksı daha ilave ederdi , onları sulamak için bize vazife verdiğin de üç kızkardeş ayrı ayrı söylenirdik , oysa şimdi onun yolunda ilerliyoruz , annem çiçekleriyle sohbet eder , onların açtığını gördüğünde müjdeli olaylara bağlardı . Solup kuruyan çiçeklerini de şanssızlıklara , sararmış tek yaprağı sevmez , hemen koparır , topraktaki tüm otları temizlerdi, güzel dostluklar kurmuştu hayatı boyunca ama çiçeklerde onun evindeki dostlarıydı .
Geçen hafta anneler günüydü, annem gideli sekiz yıl oldu, annem hayatta olsaydı konusu komşusu çiçeklerle hediyeler alır annemi ziyarete giderlerdi ona olan sevgileri o kadar gerçekti ki , biz annemle babamla hep gurur duyduk öncelikle iyi birer insan oldukları için Tüm ölmüş büyüklerimiz nurlarda uyuyun, yattığınız yer sizleri incitmesin , cennet varsa eğer mekanınız cennet olsun,
Anacıyım anneler günün kutlu olsun.
Eve dönüş dedik ya anlatılmaz bir duygu sen git taaa dünyanın diğer ucuna sonra da gel çok şükür de
Gurubumuz kırk ila seksen iki yaş aralığındaydı çoğu da yetmişin üstünde , nasıl uyumlu nasıl dikkatli ve rehberimizin verdiği saatlere saygılı öf püf diyen hiç kimse yok .
Sabah altı da kalk kahvaltı sonrası yedide yola koyul . Bir defa da üç ayrı ülke Ama Japonya için altı gün okadar azdı ki , inşallah tekrar kısmet olur
Eve dönüş asansörlerin çalışırken çıkardığı gürültüye , komşu çocuğumuzun sesine , çok uzaklardan gelen köpeğin havlamasına uyanmaktı, baharın güzelliğin simgeleyen leylaklarımızın kokusunu içimize çekmekti , müziğin sesini yükselttiğimiz de
-Ben her bahar aşık olurum tangosuna eşlik etmekti . ,
Eve Dönüş mutfaktan gelen yeni pişmiş çorbamın kokusuydu , sıcaklıktı , samimiyetti , hoşgeldin diye arayanlara hoş bularak cevap vermekti.
Eve Dönüş herşeydi ve bekleyenin olduğunu bilmek çok güzeldi. . Sanki yıllardır ayrı kalmışcasına evinin anahtarının kilitte döndüğünü bilmek o kadar büyük mutluluktu ki
Eve Dönüş yazı yazmam için bir sebepti , sanki esir kampından gelmiş gibiydim , oysa orada da herşey çok güzeldi , keyfen de gitmiş olsam , yeni yerler de görsem oranın kültürünü öğrenip yemeklerinden tatmaya kalksam da eve dönüş benim için kuru fasulye ve pilavın yanında ağzımı buruşturarak turşu yemekti , hiç bir yerin havası , toprağı suyu bizim ülkemizle boy ölçüşemezdi keşke biraz da insani değerlerimizin kıymetini daha çok bilebilseydik , orada imrendiğim tek şey temizlikleri , nezaketleri , saygıları ve güler yüzle hizmet edişleriydi demek ki mutlu ülkelerdi.
Eve dönüşte ikizlerimden gelen çiçeğimi kucaklamak ise sürprizlerin en güzeliydi ve evime döndüğüm için sevinçten ağladım.
Anneanne olmak çok güzelmiş
Teşekkürler ikizlerim sizleri çok seviyorum. Çiçeğimin dinindeki iki beyaz kuğunun adını Selin ve Demir koydum
Başka bir yazımda tekrar sizlerle olmak dileğiyle
FATOŞ ACAR
GAZETECİ - YAZAR






















Yorum Yazın