Dün akşam müziğimize doymadım…
Dün akşam kalbimin içi doldu .
Tarkan'ın sahnesi bir konser değildi; Bir ülkenin halkına iyi gelen, insanın içine “hâlâ güzel şeyler var” bırakan bir moral akşamıydı . Işıklar, ritim, orkestranın kusursuz performansı… Hepsi bir yana; Asıl mesele Tarkan'ın yıllardır hiç değişmeyen o büyük hali: Sahneyi sadece şovla değil, duyguyla taşıyan bir farklı olması.
Konser tüm enerjisiyle akarken, Tarkan bir anda durdu…
Sanki zamanı yavaşladı.
Ve “Yıllar önce Sibel Can'a şarkı vermiştim, Çakmak Çakmak Haydi onu söyleyelim” dedi.
Müzik başladı...
Ve bir anda Sibel Can sahnede göründü.
O an Salon gerçekten “alkışladı” demekle anlatılamazdı; salon adeta yıkıldı .
Çünkü bu bir “konuk” değildi.
Bu, sürprizin duyguyla birleştiği; Bunların tek bir kalp gibi atmaya başladığı veya nadir anların yaşandığı saniyelerdi. .
Ardından birlikte “Çakmak Çakmak”ı söylediler…
O düet gecenin doruk noktasıydı.
Şarkıyla birlikte yıllar, anılar ve binlerce ortak bir duygu salonu sardı.
Şarkının sonunda Tarkan yine sahneye yakışır bir incelik yaptı.
Seyirciler arasında Ata Demirer'in olduğunu söyledi ve o meşhur cümleyi patlattı:
“Haydi sahneye ışınlan Ata!”
Birkaç dakika sonra Ata Demirer sahnedeydi.
Ve Türk Sanat Müziği gecenin rengini bir anda alaturkaya çevirdiler. O an, eğlenceden çok daha fazlasıydı: birlikte gülmek, birlikte iyi hissetmek, birlikte nefes almak gibi
Tarkan'ın gecedeki en güzel tarafı şu: Sahnesi “ben” üzerinden değil, biz üzerinden akıyor.
Konser sırasında seyirciler arasında kendisini izleyenSelami Şahin'e teşekkür edip saygısını göstermesi de bunun en net duruşuydu. Ustaya saygı, müziğe saygıdır. Ve Tarkan bunu kalpten yapıyor; göstermek için değil, karakteri böyle olduğu için .
Konserlerin başladığı günden beri sosyal medya Tarkan haberleri ve videolarıyla dolup taşıyor. Sanki ülke, her konser günü birkaç saatliğine de olsa sıkıntılarını unutuyor. Çünkü Tarkan sahnedeyken müzik sadece eğlendirmiyor; birleştiriyor, onarıyor, umut veriyor .
Dün paylaştığım videosuna Tarkan’ın bıraktığı o küçük kalp benim için çok önemli.
Kimi zaman bir emoji, uzun uzun cümlelerden daha çok şey anlatır.
Benim için o kalp, sadece bir teşekkür değil; bir hatır, bir zarafet, bir vefa işareti .
Ve bu büyülü gecede emeği geçen herkese yürekten hakkını vermeniz gerekir:
Orkestraya, aranjörlere, sahne koşullarında görünmeden geceyi ayakta tutan teknik ekibe, ışık-ses, organizasyona, güvenlikten koordinasyona ve Sevtap’a emeklerine her şeye teşekkür ederim… İyi ki varsınız.
Ama en büyük teşekkür yine Tarkan'a…
Çünkü o, sadece şarkı söylemiyor,
insanların içindeki karanlığa bir ışık yakıyor.
Ve bazı geceler vardır; eve dönerken insanın omuzları daha hafif olur ya…
İşte dün akşam benim için tam olarak öyle bir geceydi.
TEŞEKKÜRLER TARKAN
Burhan AKDAĞ





















Yorum Yazın