2 Nisan… Takvimde sıradan bir gün gibi görünse de benim hayatımın dönüm noktası, yeniden doğduğum, kalbimin gerçek anlamını bulduğu gündür aslında. Çünkü o gün sen geldin Berfu… ve ben o an sadece bir anne olmadım; hayatın bana sunduğu en büyük mucizeyi, en derin sevgiyi, en kıymetli emaneti kucağıma aldım. Senin ilk nefesinle birlikte benim de içimde bambaşka bir hayat başladı. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı; dünya aynı dünya olsa da benim baktığım yer değişti, kalbim değişti, önceliklerim değişti… çünkü artık sen vardın.
Canım kızım Berfu… Ben seninle büyüdüm. Sen küçücük ellerinle hayata tutunmaya çalışırken ben de seninle birlikte yeniden öğrendim yaşamayı. Sen ilk adımlarını atarken ben sabretmeyi öğrendim, sen ilk kelimelerini söylerken ben susmanın, dinlemenin ve anlamanın kıymetini öğrendim. Sen düştüğünde canın yandığında ben içimden parçalar kopsa da güçlü kalmayı öğrendim. Sen gülünce dünyanın en mutlu insanı olmayı, sen üzülünce içimde koca bir boşlukla baş etmeyi öğrendim. Yani ben aslında seni büyütürken, sen de beni büyüttün Berfu… hem de hiç fark etmeden.
Biz birlikte yürüdük bu yolu… Hayatın inişlerinde birlikte ağladık, çıkışlarında birlikte güldük. Bazen ben sana sığınak oldum, bazen sen küçücük kalbinle bana umut oldun. Öyle zamanlar oldu ki herkesin sustuğu yerde senin varlığın bana yetti. Belki hiç bilmedin ama en zor anlarımda bile beni ayakta tutan, yeniden ayağa kaldıran, “devam etmelisin” diyen hep sen oldun. Sen benim gücüm oldun, sebebim oldun, yolum oldun.
Ben senin için sadece bir anne olmadım… gerektiğinde baba oldum, eksik kalan her şeyi tamamlamaya çalışan bir siper oldum. Kimi zaman kardeşin gibi güldüm seninle, kimi zaman en yakın arkadaşın olup sırlarını dinledim. Sana yol gösteren bir öğretmen oldum ama en çok da seni izleyen, senden öğrenen, sana hayran kalan bir yol arkadaşı oldum. Çünkü sen benim sadece evladım değil, kalbimin en yakın dostusun. Sen benim sırdaşım, en yumuşak yerim, en hassas ama en güçlü yanım oldun.
Senin o ince, naif kalbin… insanlara bakışındaki o temizliği, sevgiyi taşıyışındaki o zarafeti, içindeki merhameti her gördüğümde içimden hep aynı şey geçiyor: “Ben sana ne öğrettim ki, sen bu kadar güzel bir insan oldun?” Ve sonra anlıyorum… bazı kalpler vardır, doğuştan ışık taşır. Sen de öylesin Berfu… senin kalbin başlı başına bir iyilik.
Canım kızım… Hayat her zaman kolay olmayacak, bunu biliyorum. Önüne zorluklar çıkacak, bazen yorulacaksın, bazen kırılacaksın… ama şunu hiçbir zaman unutma: Sen, her karanlığın içinden kendi ışığınla çıkabilecek kadar güçlü bir kızsın. Çünkü sen sevgiden geldin… sabırla büyüdün… ve kalbin hep iyilikle dolu kaldı. Bu seni her zaman ayakta tutacak en büyük gücün olacak.
Nereye gidersen git, hangi yolu seçersen seç… bil ki arkanda seni koşulsuz seven bir kalp var. Düştüğünde seni kaldıracak, yorulduğunda sana omuz olacak, konuşmasan bile seni anlayacak bir kalp… benim kalbim. Ben hep buradayım Berfu… mesafeler değişse de zaman geçse de sevgim hiç eksilmeyecek.
İyi ki doğdun canım kızım… iyi ki benim hayatıma girdin… iyi ki beni ben yapan, bana yeniden umut etmeyi, yeniden sevmeyi, yeniden güçlü olmayı öğreten sen oldun. Sen benim en kıymetlimsin, en değerlimsin, en güzel yanım… ve ben seni kelimelerin anlatamayacağı kadar çok seviyorum.
Doğum günün kutlu olsun benim güzel kalpli Berfu’m… benim en büyük mucizem… ?
Sevgili okurlarim bu özel günü sizlerle paylaşmak istedim bi sonraki yazimda görüşmek üzere sevgilerimle ✨️
Seçil ESKİOĞLU
GAZETECİ - YAZAR






















Yorum Yazın