İyi gününüzde yanınızda olanların çokluğu sizi yanıltmasın… Çünkü iyi günler, insanların kalabalık olmayı sevdiği zamanlardır. Işık varsa gölgeler de vardır ama kimse karanlıkta kalmayı istemez. O yüzden hayatınız aydınlıkken etrafınızda olan herkes ‘Dost’ gibi görünür. Fakat gerçek, ışık sönüp de karanlık çöktüğünde ortaya çıkar.
İyi gününüzde yanınızda olmayanlara dost demek ne kadar yanlışsa, sadece iyi gününüzde yanınızda olanlara da dost demek o kadar eksik bir tanımdır. Çünkü dostluk, menfaatle değil, sadakatle ölçülür. Zor günler, hayatın en acı ama en öğretici sınavlarıdır. İşte o anlarda yanınızda kimlerin kaldığını gördüğünüzde, aslında yıllardır yanlış insanlara değer verdiğinizi fark edebilirsiniz.
Zor zamanlar insanın içini yakar, yorar, bazen de yıkar… Ama aynı zamanda gözünü açar. Kim sizinle gerçekten dertleniyor, kim sadece uzaktan izliyor, kim sessizce kayboluyor, hepsi tek tek ortaya çıkar. İşte o an anlarsınız: Dost dediğiniz herkes dost değilmiş. Çünkü gerçek dost, sadece güldüğünüzde değil, ağladığınızda da yanınızda olandır.
Ama burada daha derin bir gerçek vardır… İnsan, bu dünyada her ne kadar dost arasa da aslında yolculuğunu tek başına yürür. O yüzden insanın en büyük gücü, kalabalıklar değil, inancıdır. Hedeflerinize ulaşmak için çıktığınız yolda bazen yalnız kalabilirsiniz. Hatta çoğu zaman kalırsınız. İşte o an ‘Benim tek dostum Allah’tır’ diyebilmek, insanın en büyük dayanağıdır.
Çünkü insan şaşar, yorulur, vazgeçer… Ama inanç asla yarı yolda bırakmaz. Kalbinizde taşıdığınız o güven duygusu, sizi her düştüğünüzde yeniden ayağa kaldırır. Ve unutmayın, azim öyle bir şeydir ki, gerçekten inanan bir insanın karşısında hiçbir engel uzun süre duramaz. ‘Azmin elinden hiçbir şey kurtulamaz’ sözü, sadece bir teselli değil, hayatın en büyük gerçeğidir.
Belki de Rabbim zor günleri bu yüzden verir… Sizi yıkmak için değil, sizi göstermek için. Yanınızdakileri, hayatınızdaki gerçekleri, hatta en çok da kendinizi göstermek için. Kimin samimi olduğunu, kimin maskelerle yaşadığını anlamanız için… Ve en önemlisi, sizin ne kadar güçlü olduğunuzu fark etmeniz için.
Zor günler bir kayıp değil, bir elemedir aslında. Hayatınızdaki fazlalıkları temizler, sizi aşağı çekenleri uzaklaştırır. Canınızı yakar ama yolunuzu da açar. O yüzden her zorlukta ‘neden ben?’ demek yerine, ‘Bana ne öğretiyor?’ diye sormak gerekir.
Günün sonunda şunu anlarsınız. Herkes yanınızda olabilir ama herkes sizinle değildir. Herkes sizinle gülebilir ama herkes sizinle ağlayamaz. Gerçek dostluk, kalabalıkta değil, yalnızlıkta belli olur. Ve gerçek güç, insanlarda değil, inançta saklıdır.
Bu yüzden hayat yolculuğunuzda kimseye gereğinden fazla anlam yüklemeyin. Gelen olur, giden olur… Ama siz yolunuza devam etmeyi bilin. İnancınızı kaybetmeyin, azminizi bırakmayın. Çünkü en sonunda kazanan, en çok şovmen dostu olan değil, en çok inanan ve vazgeçmeyendir.
Habib BABAR





















Yorum Yazın