Siz kıymetli okuyucularıma bu hafta miras hukukunda en çok merak edilen ve emsal bir karar olarak karşımıza çıkan kendi parasıyla satın aldığı fakat ölen kocasının üzerine olan eve, kocasının kardeşlerinin de mirasçı olarak ortak olmasının ardından tapu iptali davası açarak Yargıtay tarafından emsal nitelik teşkil eden karara ilişkin örnekler ile birlikte bilgiler vermeye çalışacağım. Öncelikle Miras hukuku, gerçek kişinin ölümü veya gaipliği halinde, bu kişinin malvarlığının kimlere ve nasıl intikal edileceğini düzenleyen hukuk dalına verilen isimdir. Miras hukukunda iki tür mirasçı vardır. Bunlar, yasal mirasçılar ve atanmış mirasçılar olarak adlandırılmaktadır.
Son dönemde karşımıza çok sık çıkan konulardan biri miras paylaşımının vefat akabinde nasıl gerçekleştirileceği konusudur. Bu konuda Yargıtay tarafından verilmiş çok önemli bir kararı bulunmaktadır.
Milyonlarca kişiyi ilgilendiren emsal nitelikte bir karara imza atan Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kendi parası ile satın aldığı fakat ölen kocasının üzerine kayıtlı olan evin, ölen eşinin kardeşlerinin de mirasçı olarak ortak olması halinde Yargıtay tarafından emsal bir karara imza atıldı.
Mersin’de görülen davada; bir kadın Yerel Mahkeme’ye, kendi parasıyla satın aldığı fakat ölen kocasının üzerine olan eve, kocasının kardeşlerinin de mirasçı olarak ortak olmasının ardından tapu iptali davası açtı. Mahkemenin bu talebini reddetmesi üzerine temyiz hakkını kullanarak Yargıtay’a başvuran kadın, Yüksek Mahkeme tarafından haklı bulundu.
“Miras Davalarında Yargıtay’dan Emsal Niteliğinde Karar”
Mersin’de evlendikleri sırada bir ev alarak yaşamaya başlayan Zübeyde K. ve Kazım K. çiftinden Kazım K. 2008 yılında vefat etti. Bu vefatın ardından evlendikleri sırada Zübeyde K. ile beraber aldıkları evleri hakkında vefat eden kocanın kardeşleri miras talebinde bulundu. Ölen kocasının kardeşlerinin bu talebini reddeden kadın, satın alınan evin tüm ödemelerini kendisinin yaptığını savunarak kocasının üzerine kayıtlı olan evin tapu kaydının iptalini ve kendi üzerine tescili için mahkemeye başvurdu. Söz konusu talebinin yerine getirilmemesi halinde ev üzerinde hak iddia eden kardeşlerden 50 bin TL istemiyle dava açtı.
Davalı taraf olan vefat eden Kazım K.’nın kardeşleri, hak iddiasında bulundukları evin Zübeyde K.’nın öğretmen maaşıyla alınamayacağına dikkat çekerek davanın reddedilmesi talebinde bulundu. Bunun üzerine tarafları dinleyen ve dava dosyasını inceleyen Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi davayı reddetti.
Yerel Mahkeme tarafından verilen bu kararda, dava konusu olan evin Zübeyde K. tarafından eşine yapılan gizli bağış olarak kabul edilen parayla alındığına vurgu yapıldı. Bunun neticesinde evin bağışlama yoluyla kocanın malı haline geldiğine dikkat çekildi.
“Miras davasında Yargıtay Yerel Mahkeme Kararını Bozdu”
Bu olay üzerine davayı temyize taşıyan Zübeyde K. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi tarafından haklı bulundu. Yüksek Mahkeme tarafından davaya ilişkin yapılan açıklamada, bazı kazandırmaların bağışa benzese de özellikle bağışlama amacı güdülmeden yapıldığından bu başlık altında değerlendirilemeyeceği öne sürüldü.
Bunun yanında Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, şahısların, evlilik kurumunun bir ömür boyu süreceği inancının hâkim olarak ortak yaşamı desteklemek ve geleceği güvene altına almak adına yaptıkları yatırımları bağış olarak değerlendirilemeyeceği göz önünde bulundurarak, Erdemli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin almış olduğu kararın oy birliği ile bozulmasına hükmetti. Bu neticeyle ölen eşin vefatında, eşin kardeşlerinin mirasta hak iddia etmelerinde emsal niteliğinde karar verilmiş oldu.
Avukat Gizem GONCE
Yorum Yazın