Kışın ağırlığı çekilirken, tabiat sanki derin bir uykudan uyanır gibi gözlerini aralıyor. Uzun ve sessiz geçen gecelerin ardından, sabahlar artık daha aydınlık, daha umut dolu. Toprağın içinden yükselen o taze koku, insana hem geçmişi hatırlatıyor hem de yeni başlangıçların mümkün olduğunu fısıldıyor. Sanki her şey yeniden yazılabilir, her şey yeniden anlam kazanabilir gibi…
Bir dalın ucunda titreyen tomurcuk, sabrın ve umudun en zarif hali gibi… Henüz açmamış, ama açacağına dair içinde güçlü bir söz taşıyor. Rüzgâr onu sarsıyor belki, yağmur onu ıslatıyor, ama o yine de vazgeçmiyor. Belki de insan kalbi de böyledir; kırılır, yorulur, susar… ama yine de bir yerlerde yeniden yeşermeyi bekler.
İlkbahar sadece doğanın değil, insanın da mevsimidir aslında. İçimizde biriken sessizlikler çözülür, uzun zamandır dile gelmeyen duygular yavaş yavaş yüzeye çıkar. Eski yaralar hâlâ oradadır belki, ama artık daha az acır. Çünkü zaman, en derin izleri bile yumuşatmayı bilir. Güneş biraz daha uzun kalır gökyüzünde, sanki “henüz bitmedi” der gibi… Sanki hayat, tüm eksiklerine rağmen devam etmeye değer.
Bir parkta yürürken duyulan kuş sesleri, bir bankta oturup izlenen gün batımı, hafifçe esen rüzgârın saçlara dokunuşu… Bunların hepsi küçük ama derin anlar. İnsan o anlarda fark eder; mutluluk bazen büyük olaylarda değil, küçük anların içinde gizlidir. İlkbahar, işte tam da bunu hatırlatır: Yaşamak, bazen sadece fark etmekten ibarettir.
Belki de en güzeli, hiçbir şeyin aynı kalmadığını fark etmektir. Soğuk günler nasıl geçtiyse, içimizdeki kışlar da geçebilir. Umutsuzluk ne kadar derin olursa olsun, bir yerlerde mutlaka bir ışık vardır. Tıpkı karların arasından inatla çıkan bir çiçek gibi… Sessiz ama kararlı.
Ve insan, tam da bu mevsimde kendine daha çok yaklaşır. Kendi iç sesini daha net duyar, neyi kaybettiğini değil, neyi hâlâ taşıdığını fark eder. Belki de ilkbahar, sadece dış dünyayı değil, iç dünyamızı da aydınlatır. Unuttuğumuz hisleri hatırlatır, bastırdığımız duyguları yumuşakça gün yüzüne çıkarır.
İlkbahar geldiğinde, sadece doğa değil, insan da yeniden başlar.
Yeniden umut eder, yeniden sever, yeniden inanır.
Ve belki de en önemlisi, yeniden kendine döner.
Her zaman gibi sağlığınıza çok çok dikkat edin. Hoşça kal.
MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
GAZETECİ - YAZAR






















Yorum Yazın