Modern Hayatın İçinde Sessizleşen Bir Ritüel
Son yıllarda birçok insan aynı cümleyi söylüyor:
“Bayram artık eskisi gibi değil.”
Bu cümle çoğu zaman nostalji gibi görünür. Sanki sadece geçmişe duyulan bir özlemden ibaretmiş gibi.
Ama biraz dikkatle dinlendiğinde insanlar aslında başka bir şey anlatırlar.
Bir duygunun zayıfladığını.
Eskiden bayram sabahları erken uyanılırdı. Evlerde bir hareket olurdu. İnsanlar birbirini ziyaret eder, kapılar çalınır, sofralar paylaşılırdı.
Bugün ise birçok insan bayram sabahına sıradan bir tatil günü gibi uyanabiliyor.
Peki gerçekten değişen şey bayram mı?
Yoksa insanın hayatla kurduğu ilişki mi?
Ramazan Neden Aslında Yavaşlatmak İçindir?
Ramazan çoğu zaman sadece oruç tutmakla anlatılır. Oysa bu ayın insan psikolojisiyle ilgili çok önemli bir yönü vardır.
Ramazan, insanın günlük alışkanlıklarını bilinçli olarak durdurduğu nadir zamanlardan biridir.
İnsan gün içinde yemek yemez.
Bir süre bekler.
Sabreder.
Bu deneyim yalnızca bedensel değildir. Aynı zamanda zihinsel bir deneyimdir.
Çünkü insan aç kaldığında yalnızca yemeği değil, sahip olduğu pek çok şeyi fark etmeye başlar.
Sabrı.
Paylaşmayı.
Şükretmeyi.
Ramazan insanı biraz durdurur.
Ama modern hayat tam tersini yapar.
Modern hayat insanı sürekli hızlandırır.
Ritüeller Neden İnsan İçin Önemlidir?
İnsan psikolojisi sadece bireysel deneyimlerle şekillenmez. Ortak ritüeller de insanın ruhsal dünyasında önemli bir yer tutar.
Bayramlar bu ritüellerden biridir.
İnsanlar bir araya gelir.
Kırgınlıklar onarılır.
Sofralar paylaşılır.
Bu tür karşılaşmalar insanın en temel psikolojik ihtiyaçlarından birini güçlendirir: aidiyet duygusunu.
Bir insanın bir yere ait olduğunu hissetmesi ruh sağlığını koruyan en güçlü duygulardan biridir.
Ancak modern hayat bu ritüelleri yavaş yavaş kısaltıyor.
Eskiden insanlar bayram ziyaretlerine saatler ayırırdı. Bugün çoğu zaman birkaç saniyelik bir mesaj gönderiyoruz:
“İyi bayramlar.”
Mesaj kötü niyetli değildir. Ama insan psikolojisi yalnızca mesajlarla değil, gerçek karşılaşmalarla beslenir.
Bir sarılma.
Bir el sıkışması.
Aynı sofrada oturmak.
İnsan beyni bu tür temaslarda güven ve bağlılık duygusunu güçlendirir.
Bayram Neden Bazı İnsanlara Hüzün Hatırlatır?
Modern şehir hayatında insanlar kalabalıkların içinde yaşayabilir ama yine de kendilerini yalnız hissedebilir.
Bayram gibi zamanlar bu duyguyu daha görünür hale getirebilir.
Çünkü bayram aslında bir karşılaşma zamanıdır.
İnsanların birbirini hatırladığı bir zaman.
Eğer bu karşılaşmalar azaldıysa bayram bazı insanlar için sevinçten çok boşluk hissini hatırlatabilir.
Bu yüzden bazen şu cümle duyulur:
“Bayram gelince insanın içi biraz hüzünleniyor.”
Bu duygu çoğu zaman bayramın kendisinden değil, zayıflayan bağlardan kaynaklanır.
Belki Bayram Kaybolmadı
Belki de bayram gerçekten kaybolmadı.
Belki sadece biraz sessizleşti.
Modern hayatın gürültüsü içinde fark edilmesi zorlaştı.
Ama bayram hâlâ küçük anlarda ortaya çıkabilir.
Bir kapı çalındığında.
Birinin “seni hatırladım” dediğinde.
Bir sofrada insanlar birlikte güldüğünde.
Çünkü insan aslında çok basit bir şeye ihtiyaç duyar:
Bağ kurmaya.
Ve belki de mesele bayramın değişmesi değildir.
Belki mesele şudur:
Bayram eskisi gibi değil değil; biz artık eskisi gibi durup birbirimize bakmıyoruz.
Ama bazen tek bir kapıyı çalmak bile bunu değiştirebilir.
Çünkü bazen bayram büyük kalabalıklarda değil, çok küçük anlarda ortaya çıkar.
Ve insan o anda fark eder:
Bayram hâlâ burada.
Haftaya yeni bir yazımda buluşmak üzere hepinizin bayramını kutlarım
HANIM DEMİRAŞ
SOSYAL PEDAGOG
BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI






















Yorum Yazın