MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

EMEĞİN SESSİZLİĞİ, CEHALETİN GÜRÜLTÜSÜ

Ana SayfaYazarlarSEÇİL ESKİOĞLU
13 Nisan, 2026, Pazartesi 19:02
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
EMEĞİN SESSİZLİĞİ, CEHALETİN GÜRÜLTÜSÜ

 

Diyorum ki !!.. Sessizce Emek Verenler Asla Kaybetmez yani Sessizce Emek Verenin Gürültüyle Sınandığı Yer ,Değerin Görülmediği Anlar

Bazen insanın en büyük yorgunluğu yaptığı işten değil, verdiği emeğin yok sayılmasından gelir. Yıllarını verirsin… sabırla, özenle, geceyi gündüze katarak kendini geliştirirsin. Her detayı öğrenir, her hatadan ders çıkarır, kimse görmese bile işini en doğru şekilde yapmaya devam edersin. Sessizce ilerlersin, çünkü bilirsin ki gerçek emek bağırmaz; kök salar. Zamanla insanlar seni tanır, sana güvenir, sana danışır… Adın “işini bilen”, “güvenilir”, “sağlam” diye anılmaya başlar. Ve sen de bunun haklı gururunu içinde, mütevazı bir şekilde taşırsın.

Ama hayat dediğimiz o uzun yol, sadece hak edenin hak ettiğiyle ilerlemez. Bir gün hiç beklemediğin bir anda, hiçbir emeğin yokmuş gibi davranan insanlar çıkar karşına. Seni hiç tanımamış, senin o yıllarını görmemiş, bir gününü bile yaşamamış kişiler… Ama öyle bir konuşurlar ki sanki sen hiçbir şey bilmiyormuşsun, sanki sen o işi ilk kez yapıyormuşsun gibi. Üstelik bunu öyle bir özgüvenle yaparlar ki, etrafındaki bazı insanlar da buna inanacak gibi olur.

İşte en zor olan da budur… Bilmediğin bir şeyi öğrenmek değil; bildiğin bir şeyi, bilmeyene anlatmaya çalışmak… Ve daha da acısı, anlatmaya bile fırsat verilmeden yargılanmak.

Onlar hep haklıdır… çünkü sesleri yüksektir. Çünkü kendilerini anlatmayı değil, başkalarını küçültmeyi iyi bilirler. Çünkü eksiklerini kapatmanın en kolay yolunun, bir başkasını değersiz göstermek olduğunu öğrenmişlerdir. O yüzden sürekli destek ararlar, sürekli birilerine yaslanırlar. Kalabalık görünürler ama aslında yalnızdırlar; çünkü gerçek bilgi yalnız başına da ayakta durabilir, ama sahte olan hep bir dayanak arar.

Sen ise tek başına durursun. Çünkü senin dayanağın, yıllardır verdiğin emektir. Ama işte tam da bu yüzden hedef olursun. Çünkü sağlam olan, sarsılmak istenir. Çünkü gerçek olan, gölgelenmek istenir. Çünkü bazı insanlar yükselmenin yolunu çalışmakta değil, başkasını aşağı çekmekte arar.

Bu sadece iş hayatında olmaz… Günlük yaşamda da böyledir. Dostluk dediğin yerde bile olur. Sana gülen, seninle yürüyen, seninle paylaşan insanlar bir bakarsın seni en çok yoran, en çok kıran insanlar haline gelir. Sen iyi niyetle yaklaşırken, onlar seni kullanmanın yollarını arar. Sen samimiyet sunarken, onlar bunu zayıflık sanır. Ve en acısı, senin iyi kalbini sınamaya kalkarlar.

Ama insan zamanla şunu öğrenir: Herkesin sesi aynı çıkmaz, ama herkesin niyeti bir gün ortaya çıkar. “Gürültü yapanlar dikkat çeker…

Emek verenler iz bırakır.

Ve izler, seslerden daha uzun yaşar.”Gürültü yapanla değer üreten hiçbir zaman aynı yerde durmaz. Ve hakikat, ne kadar üstü örtülmeye çalışılsa da, bir gün kendi yolunu bulur.

Senin bildiğini küçümseyenler, aslında bilmediklerini saklamaya çalışıyordur. Seni değersiz göstermeye çalışanlar, kendi değersizlik korkularıyla savaşmaktadır. Ve seni harcamak isteyenler, aslında senin yerinde olamayacaklarını en iyi bilenlerdir.

O yüzden artık bazı şeyleri kabullenmek gerekir. Herkes senin gibi olmayacak. Herkes emeğe saygı duymayacak. Herkes hak edene hakkını vermeyecek. Ama bu, senin değerini değiştirmez. Bu sadece onların bakışını gösterir.

Sen yine işini en iyi şekilde yapmaya devam et. Çünkü senin emeğin, onların sözlerinden daha güçlü. Senin bilgin, onların gürültüsünden daha kalıcı. Ve senin duruşun, onların geçici üstünlüklerinden çok daha sağlam.

Unutma… Gerçek ustalık, kendini ispatlamak zorunda kalmayandır. Gerçek değer, herkes görmese bile var olandır. Ve gerçek güç, seni yok saymaya çalışanlara rağmen dimdik kalabilmektir.

Gün gelir, roller değişir. Gürültü susar, gerçek konuşur. Kalabalık dağılır, hakikat ortada kalır. Ve o gün geldiğinde, sen yine aynı yerde olursun: emeğinin, bilginin ve onurun tam ortasında.

İşte o zaman anlarsın… Aslında hiçbir zaman kaybetmemişsin. Sadece kimlerin gerçekten kazanmaya layık olmadığını görmüşsün.

Ve hatta daha derin bir farkındalık yerleşir içine…

Bazı insanlar seni kaybettiğinde değil, senin değerini anladığında geç kalmış olur. Çünkü sen, hep aynı kalanlardan değilsindir; sen öğrenen, büyüyen, olgunlaşan taraftasındır. Ve bir noktadan sonra, seni anlamayanların olduğu yerde kalmak artık sana ağır gelmeye başlar.

İnsan bazen susarak anlatır kendini… bazen geri çekilerek… bazen de hiçbir şey demeden yoluna devam ederek. Çünkü her savaş verilmez, her yanlış düzeltilmez, her insan kazanılmaz. Ve en önemlisi; herkes için kendinden vazgeçilmez.

Bir süre sonra şunu da fark edersin: Seni aşağı çekmeye çalışanların en büyük korkusu, senin yükselmen değildir aslında… Senin kendi değerini fark etmendir. Çünkü insan kendi değerini bildiği anda, artık kimsenin gölgesinde yaşamaz.

O yüzden bu yaşadıkların bir kayıp değil… bir uyanıştır. Kimin yanında durman gerektiğini, kimin karşısında susman gerektiğini ve en önemlisi kimin için hiç yorulmaman gerektiğini öğreten bir süreçtir.

Ve evet… belki bazı günler içini acıtacak. Belki “neden ben?” diyeceksin. Belki hakkının yendiğini bile bile susmak zorunda kalacaksın. Ama şunu hiç unutma: Sabır, her zaman sessiz bir güçtür. Ve o güç, günü geldiğinde en doğru yerde, en doğru şekilde kendini gösterir. Unutma , 

“Gerçek güç, bağırmakta değil; sabırla ayakta kalmaktadır.”

Çünkü gerçek olan gecikse de gelir…

Hak eden, er ya da geç hak ettiğini alır…

Ve emek, hiçbir zaman sahibini yarı yolda bırakmaz.

Sen sadece yolundan şaşma…

Kendin olmaktan vazgeçme…

Ve kim olursa olsun, seni kendinden şüphe ettirecek kadar küçülmesine izin verme.

Çünkü sen… zaten bildiğin gibi değilsin sadece,

görülenden çok daha fazlasısın. ✨

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere kıymetli okurlarım 

 

SEÇİL ESKİOĞLU

GAZETECİ-YAZAR

Yorum Yazın

SEÇİL ESKİOĞLU

    iletişime geç

    SEÇİL ESKİOĞLU

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    Fatoş ACAR
    Fatoş ACAR BEN POLLYANNA
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU EMEĞİN SESSİZLİĞİ, CEHALETİN GÜRÜLTÜSÜ
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU SAAT KULELERİ
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER 32 YIL UYUYAN GÜZEL KAROLİNA OLSSON
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU BAHAR YENİDEN BAŞLAMAKTIR…
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ İNSAN OLMAK: YAŞAM, VİCDAN VE GÖLGE
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL HAYATA BAKIŞ
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR İYİ Kİ VARSINIZ BAŞKANIM
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ IŞIKLARI KAPATIN, MEDENİYET BİTİYOR
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İFTİRA DEĞİL DUA ZAMANI
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER HAYVANLARA KALKAN ELLER KIRILSIN
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN MİLLET SAVAŞSIZ NASIL ÇÖKER ?
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle