“Ne içindeyim zamanın,
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare, geniş bir anın,
Parçalanmaz akışında”
Ahmet Hamdi Tanpınar
Bir döneme altın harflerle imzasını atmış ünlü Şair ve Yazarımız Ahmet Hamdi Tanpınar zamanı ne güzel anlatmıştı “Ne içindeyim Zamanın” adlı şiirinde.
İngiltere’ye her gittiğimde, Londra’da, Times Nehri kenarında bulunan dünyaca ünlü Big Ben Saat Kulesini görmeye giderim, kulenin mimarisi beni çok etkiler, hele ki saatimi Big Ben’e göre ayarlamak ayrıca bir keyif veriyor insana.
Big Ben’i yerinde bırakıp, şimdi yurdumuza dönersek, bizdeki saat kuleleri de görmeye ve övülmeye layıktır, hepsinin ayrı bir hikayesi vardır.
Mesela Yeşilçam’da kaç sevgili Dolmabahçe Saat Kulesi önünde kavuşur ya da ne bileyim, İzmir’i ziyaret ettiğimizde olmazsa olmazlarımızdan bir tanesi de İzmir Saat Kulesi önünde bir fotoğraf çektirmektir değil mi? Meydan Saatleri’nin günümüzde artık fazlaca bir önemi kalmasa da, geçmiş zamanda çok önemliydi, hatta öyle ki, zamanın ünlü dolandırıcısı Sülün Osman’ın Dolmabahçe Saat Kulesine bakıp saat ayarı yapanlardan kira bedeli aldığı, yada saat kulesini sattığı anlatılırdı.
Günümüzde saat kavramı değişti, kolumuzda taşıdığımız dijital saatler ne kadar uyuduğumuzu, kalp ritmimizi, e-maillerimizi telefon aramalarımızı kısaca zamandan çok daha ötesini bize sunuyor.
Yurdumuzda Saat Kulesi geleneği ilk olarak XIII. yüzyıl Avrupa’sında başlamış, XVI. yüzyıl sonlarında Osmanlı topraklarına gelmiş ve Anadolu topraklarındaki ilk saat kulesi de 1797 yılında Safranbolu’da inşaa edilmiştir.
Oysa geçmişte Cumhuriyetimizin ilk yıllardaki Tanpınar’ın betimlediği gibi ne içinde ne de büsbütün dışında hissettiğimiz dönemlerde zaman saat kuleleri ile akardı. İstanbul’dan İzmir’e, Adana’dan Amasya’ya birçok şehirde karşımıza çıkan saat kulelerinin öykülerini merak edeniniz oldu mu ? İşte bu haftaki yazımda bunları yazayım diye düşündüm.. Fakat hepsini yazmam sizlere çok sıkıcı olur, çünkü güzel yurdumda herbirinin ayrı ayrı öyküsü olan 126 saat kulesi var, onun için sadece en önemli iki saat kulemizi anlatacağım sizlere, ilki İstanbul’da..
Gelin o eski Türk filmlerinin unutulmaz buluşma yeri olan Dolmabahçe Saat Kulesi ile başlayayım anlatmaya..
BJK Tüpraş Stadının hemen karşısında, Dolmabahçe Sarayı’nın önünde bulunan saat kulesinin aslında biraz hüzünlü öyküsü var desem sizi yanıltmış olmam. Ne kadar estetik ve güzel görünümlü olsa da öyküsüne baktığımız zaman bugün bile hüzünleniyoruz çünkü bu saat kulesi yapılırken Sultan Abdülaziz tahtan indirildiği için yarım kalan Aziziye Camii’nin taşları burada kullanılarak eklektik mimari ile yapıldı. Kule, Balyan ailesinin imzasını taşıyor. Peki, diyeceksiniz ki hüzünlü kısmını anlamadık? Sultan Abdülaziz biliyorsunuz bilekleri kesilerek şehit edildi. Bugünkü Swiss Otel’in olduğu yere büyük bir cami yapımı için inşaat başlatmıştı adı Aziziye Camii olacaktı ama Sultan Abdülaziz şehit olunca cami inşaatı yarıda kaldı. İşte o caminin inşaatında kullanılan taşlar bu saat kulesinin yapımında kullanıldı.
İzmir denilince akla ilk gelen Konak Meydanı’ndaki saat kulesidir, İzmir’e gidipte, saat kulesinin önünde resim çektirmeden olmaz, Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yıldönümü kutlamaları dahilinde 1901’de inşa edilmişti. İzmir Valisi Kıbrıslı Kâmil Paşa, oğlu Bahriye Mirlivası Said Paşa ve Belediye Reisi Eşref Paşa’dan oluşan bir komisyon tarafından yaptırıldı. 25 metre yüksekliğinde, dört katlı, sekizgen planlı olan kulenin saati Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından hediye edildi. Fransız asıllı İzmirli mimar Raymond Charles Pere’nin tasarladığı kulede kullanılan yeşil ve kırmızı mozaikler Efes’ten, esas bünyeyi oluşturan taşlar ise Sarayköy’den getirildi.
Zaman, diğer bir adıyla vakit; ölçülmüş veya ölçülebilen bir dönem olarak tanımlanır. Her ne kadar biz zamanı saniyelere, dakikalara, saatlere, günlere, aylara ya da yıllara bölsek de o süreklidir…. yinede size tavsiyem yaşadığınız her dakikanın tadını çıkartın derim ben..
Haftaya başka bir yazımda buluşmak üzere hoşçakalın ama hep dostça kalın
CELAL KODAMANOĞLU
GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ






















Yorum Yazın