MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

GAZETECİNİN SERVETİ KALEMİDİR

Ana SayfaYazarlarBURHAN AKDAĞ
02 Ağustos, 2026, Pazar 15:47
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt

Tam 43 yıldır bu mesleğin içindeyim...

Muhabir olarak başladım.

Sokakarda sabahladım.

Yağmur altında saatlece bekledim.

Deprem gördüm, savaş gördüm, yangın gördüm.

Bazen aç kaldım, bazen uykusuz...

Ama hiçbir zaman gazeteciliğin özünü unutmadım.

Çünkü bana göre gazetecilik, zengin olma mesleği değildir.

Gazetecilik, vicdan sahibi olma mesleğidir.

Son yıllarda Türkiye'de gazetecilerin tutuklanmasına hep birlikte tanıklık ettik.

Dikkat edin...

Tutuklanan gazetecilerin önemli bir bölümü, iktidarı eleştiren yazıları, televizyon programları, YouTube yayınları ya da yaptıkları haberlerle gündeme gelen isimlerdi.

Her tutuklama toplumda aynı soruyu doğurdu:

"Gazeteci, yaptığı haberden veya söylediği sözden dolayı mı yargılanıyor?"

Bu soru, sadece gazetecilerin değil, toplumun da vicdanını yaraladı.

Ama son dönemde bambaşka bir tabloyla karşı karşıyayız.

Kamuoyuna yansıyan gelişmelerde adı geçen Mehmet Akif Ersoy ile başlayan tartışmalar, Rasim Ozan Kütahyalı ile devam etti. Son olarak Cem Küçük hakkında gündeme gelen gelişmeleri de aynı şaşkınlıkla takip ediyorum.

İsimlerden çok, ortaya çıkan tablo beni düşündürüyor.

Çünkü ben bu mesleği biliyorum...

Ben gazeteciliğin ne kadar para kazandırdığını da biliyorum.

Bu kez kamuoyuna yansıyan soruşturmalarda medya dünyasından bazı isimler; uyuşturucu, kara para aklama, yasa dışı bahis gibi ağır suçlamalarla gündeme geliyor. Elbette herkes hakkında masumiyet karinesi esastır ve son sözü bağımsız mahkemeler söyleyecektir.

Ancak kamuoyuna yansıyan iddiaları...

Konuşulan para trafiğini...

Ortaya çıkan yaşam biçimlerini...

Duydukça ve okudukça şaşkınlığımı gizleyemiyorum.

Bir dönem sadece muhalif gazetecilerin konuşulduğu gündem, şimdi bambaşka tartışmalarla dolu.

İsimler değişiyor...

Ama mesleğin itibarı yara almaya devam ediyor.

Ben gazeteciliği bilirim.

Bir zamanlar sarı basın kartı taşımak büyük bir sorumluluktu.

O kart sadece bir kimlik değildi...

Bir meslek ahlakının simgesiydi.

Hatta öyleydi ki...

Sarı basın kartınız varsa başka bir ticaret yapamazdınız.

Başka bir işte çalışamazdınız.

Çünkü gazetecinin bağımsızlığına gölge düşeceği düşünülürdü.

Yaptığınız tespit edilirse, basın kartınız iptal edilirdi.

Devlet bile gazetecinin sadece gazetecilik yapmasını isterdi.

Bugün ise aynı basın kartını taşıyan insanların bir kısmına bakıyorum...

Gazetecilik dışında onlarca iş...

Şirketler...

İhaleler...

Danışmanlıklar...

Milyonların konuşulduğu ticari ilişkiler...

Ve banka hesaplarındaki sıfırlar...

Eskiden gazetecinin cebindeki not defteri konuşulurdu.

Şimdi bazı gazetecilerin banka hesapları konuşuluyor.

İşte beni üzen de tam olarak budur.

Çünkü gazetecilik, banka hesabındaki sıfırları çoğaltma mesleği değildir.

Gazetecilik, toplumun güvenini çoğaltma mesleğidir.

Bu meslek bana ne kazandırır, ne kazandırmaz çok iyi bilirim.

Bir gazeteci...

Eğer ailesinden kalan büyük bir serveti yoksa...

Sadece gazetecilik yaparak köşklerde yaşayamaz.

Plazalara sahip olamaz.

Her yıl milyonluk otomobillere binemez.

Lüks tekneleriyle gövde gösterisi yapamaz.

Çünkü gazeteciliğin kazancı bellidir.

Alın terinin de bir hesabı vardır.

Elbette emeğiyle varlık sahibi olan insanlar olabilir. Kimsenin malı mülkü tek başına suçun göstergesi değildir. Ama bir gazetecinin görünen serveti ile mesleğinden elde ettiği gelir arasında toplumun cevap aradığı büyük sorular oluşuyorsa, bunları sormak gazeteciliğin ta kendisidir.

Ben bunu söylerim.

Çünkü ben gazeteciyim.

Gazetecinin ruhu muhaliftir.

Muhalefet etmek bir partiye düşman olmak değildir.

Muhalefet etmek...

Yanlışın karşısında durabilmektir.

Benim babam Cumhurbaşkanı olsa...

Yanlış yaptığında ilk soruyu yine ben sorarım.

Çünkü gazeteci makamın değil...

Milletin sesidir.

Gazeteci iktidarın da hoşuna gitmez.

Muhalefetin de...

Patronun da...

Holding sahibinin de...

Çünkü gazeteci gerçeğin peşinden gider.

Bugün bazıları gazeteciliği, güce yakın olmanın anahtarı zannediyor.

Kalemini haber için değil...

İlişkileri için kullanıyor.

Sonra da gazeteciliğin arkasına saklanıyor.

Oysa gazetecinin en büyük zenginliği banka hesabı değildir.

Lüks otomobili değildir.

Koruma ordusu değildir.

Gazetecinin en büyük zenginliği...

Halkın ona duyduğu güvendir.

Güven kaybolduğu gün...

Gazeteci sadece unvanını taşır.

Ruhunu kaybeder.

Ben kırk üç yıldır aynı masanın başında aynı inançla yazıyorum.

Kalemimi satmadım.

Objektifimi karartmadım.

Belki çok para kazanmadım.

Belki köşklerim olmadı.

Belki milyonluk teknelerim de olmadı.

Ama geceleri başımı yastığa koyduğumda vicdanımla kavga etmedim.

Çünkü biliyorum ki...

Gazetecinin gerçek serveti banka hesabı değildir.

Gazetecinin gerçek serveti...

Satılık olmayan kalemidir.

Ve unutulmasın...

Kalem satıldığı gün, gazetecilik biter.

Habib BABAR

Yorum Yazın

BURHAN AKDAĞ

    iletişime geç

    BURHAN AKDAĞ

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ GAZETECİNİN SERVETİ KALEMİDİR
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER Ahmet Esat Tomruk Nam-ı diğer “İNGİLİZ KEMAL”.
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU NERDE O ESKİ FİLMLER
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR GÜLE GÜLE GÖNÜL ANNE
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ YALNIZLIK ARTIK İNSAN EKSİKLİĞİ DEĞİL, GÜVEN EKSİKLİĞİ
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN SOSYAL MEDYA FENOMENLİĞİ BOŞANMA NEDENİ Mİ?
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER BİR KAP SU, BİR GÖLGE, BİR VİCDAN
    ŞEHNAZ DİLAN
    ŞEHNAZ DİLAN BU İFADELERİ DOĞRU BULMUYORUM
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL SINAV BİTTİ, KARAR BAŞLIYOR
    FATOŞ ACAR
    FATOŞ ACAR ALTIN YUNUS
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU Su Krizi Kapıda mı?
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU WİLHELM GUSTLOFF DENİZİN ALTINA GÖMÜLEN ÇIĞLIKLAR
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İFTİRA DEĞİL DUA ZAMANI
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    NAZLI ARMAN
    NAZLI ARMAN SEVMEK
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle