Kula kulluk etme, çünkü insan hayatta en çok kendini unuttuğu yerde kırılır ve çoğu zaman bunun farkına vardığında artık çok yorulmuştur. Hayat insana başkalarını sevmeyi, anlamayı, idare etmeyi öğretir ama kendine iyi davranmayı çoğu zaman öğretmez. İnsan iyi olmayı susmak sanır, olgunluğu katlanmakla karıştırır, sevgiyi kendinden vazgeçmek zanneder. Oysa insan kendini her geri plana attığında biraz daha sessizleşir, biraz daha görünmez olur. Başkaları mutlu olsun diye kendi içini susturan, başkaları kalıcı olsun diye kendinden vazgeçen kişi bir gün durduğunda fark eder ki onu asıl yoran hayat değil, kendine yaptığı haksızlıktır. Çünkü insanlar çoğu zaman senin kalbini değil, alıştıkları hâlini sever. Sen hep oradaysan, hep anlayansan, hep toparlayansan; bu senin emeğin değil, senin görevin gibi görülür. Bir gün yorulduğunda, bir gün sınır çizdiğinde, bir gün “ben de varım” dediğinde değiştiğini söylerler. Oysa sen değişmezsin, sadece kendine dönersin. Unutma ki sen de bir kulsun; yorulan, kırılan, bazen anlaşılmak isteyen bir kul. Her yük senin omuzlarında olmak zorunda değildir, her sessizlik senin sabrınla dolmak zorunda değildir. Kimseye gerektiğinden fazla önem vermek seni daha değerli yapmaz; aksine seni yavaş yavaş siler. İnsan kendini feda ettikçe sevilmez, çoğu zaman daha çabuk tüketilir. Çünkü alışılan şey kıymetini kaybeder ve sessizce verilen emek çoğu zaman sessizce unutulur. Hayatın en sade ama en gerçek dersi şudur: Seni sen olduğun için değil, verdiklerin için sevenler vardır ve sen vermeyi bıraktığında sevginin bittiğini sanırlar. Oysa gerçek sevgi insanı eksiltmez, yormaz, kendinden vazgeçirmeye zorlamaz; tam tersine insanı sakinleştirir, güçlendirir ve olduğu hâliyle kabul eder. Kendine sahip çıktığında bazı insanlar gider, bazı bağlar çözülür ama bu bir kayıp değildir; bu bir hafiflemedir. Çünkü kendini unutmadan sevebilen insan ne bencildir ne soğuktur, sadece dengededir ve denge insanın ruhuna en çok yakışan hâldir. Günün sonunda insan şunu öğrenir: Herkese yetmeye çalışmak insanı tüketir ama kendine yetebilmek insanı iyileştirir. Başkalarının gözünde değerli olmaya çalışmak yorucudur, kendi kalbinde huzurlu olmak ise gerçek zenginliktir. Bu yüzden kula kulluk etme; birini severken kendini kaybetme, birini yüceltirken kendini küçültme, bir bağ uğruna kendi özünden vazgeçme. Çünkü insan kendini unuttuğunda kolayca unutulur ama kendine sahip çıktığında, sessizce bile olsa, değeri hep yerli yerinde kalır. “Çünkü insan başkasına kul oldukça kendini kaybeder, kendine sahip çıktıkça gerçek değerini bulur.”
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere sevgimle kalın kıymetli okurlarım
SEÇİL ESKİOĞLU GAZETECİ /YAZAR






















Yorum Yazın