İnsan, çoğu zaman sahip olduklarıyla değil, sahip olamadıklarıyla şekillenir. Eksik kalan, yarım bırakılan, ulaşamadığımız ya da bize hiç verilmemiş olan şeyler.
İlk bakışta birer kayıp gibi görünür. Oysa zamanla anlarız ki bazı şeyler eksik kalmadı, bilerek, yerini başka bir şeye bırakmak için geri çekildi.
Olmayanlara şükretmek kolay değildir. Çünkü insan zihni, anlam veremediği acıya direnç gösterir. “Neden olmadı?” sorusu, çoğu zaman cevapsız kalır. Ama belki de asıl mesele, cevabı bulmak değil,
o cevapsızlığın bizi nereye ittiğini fark etmektir. Çünkü her kapanan kapı bir ceza değildir. Bazıları yön değiştirir. Bazıları seni olduğun yerden koparır, alıştığın düzeni bozar ve seni hiç bilmediğin bir versiyonuna doğru iter.
İşte tam burada dönüşüm başlar.
Hayat, çoğu zaman konfor alanlarımızı koruyarak öğretmez. Aksine, bildiğimizi sandığımız her şeyi sorgulatır. Güvendiğimiz zemin kayar, alıştığımız düzen dağılır. Ve biz, ilk kez “garanti olmadan” hareket etmeyi öğreniriz. Bu noktada insanın önünde iki seçenek vardır: Ya güvenli olanı aramaya devam eder ya da cesareti seçer. Oysa gerçek ilerleme, güvenlikten değil, belirsizliğe rağmen atılan adımlardan doğar.
Kaybettiklerini düşündüğün anlar, aslında yeniden düzenlendiğin anlardır. Çünkü hayat, seni kırarken aynı anda seni inşa eder. Bu paradoksu anlamak zordur, fakat geriye dönüp baktığında, en çok acıtan dönemlerin seni en çok büyüten dönemler olduğunu fark edersin. Acı, sadece yıkmaz. Aynı zamanda öğretir, yön verir, yeniden kurar.
Bu yüzden bazı şeyler sana verilmemiştir. Çünkü o şeyler, kurman gereken yapıyı desteklemeyecekti. Senin yolun, hazır olanı almak değil, kendine ait olanı inşa etmekti. Ve bu inşa süreci, çoğu zaman yalnız, belirsiz ve zor olur. Ama tam da bu yüzden gerçektir.
Geçmişle savaşmayı bıraktığın an, dönüşüm başlar. Çünkü artık “neden olmadı?” yerine “beni nereye getirdi?” diye sormaya başlarsın. Bu soru, seni kurban rolünden çıkarır ve sorumluluğun merkezine yerleştirir. Ve orada, ilk kez özgürleşirsin.
Bugün yeniden başlamak için izin almana gerek yok. Çünkü hiçbir şey gerçekten bitmez, sadece şekil değiştirir. Kapanan bir yol, başka bir ihtimali görünür kılar. Kaybettiğini sandığın şey, seni başka bir kazanca hazırlar. Ve sen, fark etmeden, olduğun kişiden daha fazlasına dönüşürsün.
Belki de bu yüzden, bazı şeyler olmadı.
Ve belki de tam bu yüzden, sen şimdi daha güçlüsün…
HANIM DEMİRBAŞ
SOSYAL PEDAGOG BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI






















Yorum Yazın