Bu benim hayatımın en kolay görünen ama en zor öğretmenliği olacak ,bu yaşımda benden istenilen bir görev , tabi ki isteyen 13 yaşındaki kız torunum Selin’im .
“Anneanne bana gülmeyi öğretir misin?” dediğinde önce dalga geçiyor sandım ama o gerçekten bunu istiyormuş .
Kaliteli gülmek onun ki zarif , kimseyi rahatsız etmeden kahkahalı gülmek, onun deyimiyle bu pahalı gülmek oluyor .
Selin sekiz yıl önce yurt dışına yerleştiğinde henüz beş yaşındaydı ve çocuk gülüşlerine sahipti kıkırdamaz ama çok güzel gülerdi , dikkat ettimde büyüdükçe sesli gülüşlerini daha az kullanmaya başladı . Etrafındaki gülüşleri sanıyorum kontrol ediyor , bir kibarlık mı arıyor acaba derken cevabın bu olduğuna emin oldum , dikkati çekmek için çaba sarfedilmiş çirkin kahkahalara kulağını kapatmış , herşeye ölçü koyan bir çocuk onun tarzı diğer yaşıtlarına nazaran ölçülü , hanım hanımcık ,özentisiz ,sade , aklı başında .
Şu anda okul hayatındaki ana dili İngilizce ve yanında Hollandalıların kullandığı Dutcha ve İspanyolcası var , Türkçeyi elbette unutmadı telaffuzu düzgün ama bazı kelimeleri yerlerine koyabilmek için daha iyi anlamak istiyor, gülmek de bu işin bir parçası hata yapmak istemiyor.
Onu benim odamda dolabımın çekmecelerinin önünde görmek beni nasıl mutlu ediyor bir bilseniz, serpilmiş bedeninde benden bir bluzu, bir elbiseyi, bir aksesuarı kullandığını görmek oldukça keyif verici. “Benim herşeyim senin” diyorum “Biliyorum” diyor ama bir tel tokayı bile saçlarına takarken izin alıyor.
İki erkek torunumun üstüne tek kız çocuk olduğu için çok küçükken
“Annenne seni goyalayın benim , üsükleyin benim , tantalayın benim akkalayın benim epsi epsi benim”derdi, büyüdü ve gerçekten hepsi onun olmaya başladı.
“Gülmek için ayna önünde prova yapalım çıkan seslerine bak hangisi sana yakışıyor, yüz ifadeni yakala ve onu tut’ dedim.
“Olur Fatoş’cuğum” dedi .
İçten gelerek atılan bir kahkaha bir kilo pirzolayla eş değerdeymiş dedim
“Ooo oldukça pahalı “ dedi. Birlikte güldük, pahalı sözü yerini bulmuştu.
Ağlamak nasıl ihtiyaçsa gülmek daha çok ihtiyaç , insan yalnızca mutluyken mi güler, ben buna inanıyorum, mutsuz insan güler mi ? Güler yüzlü olmak, herşeyi olumlu düşünmek bana göre tüm kapıları açar demek ki mutluluğun anahtarı gülmeyi bilen gözlerimizden geçiyor. Kırk gizli kapıyı açan gülümsememiz gözlerimizden hiç eksik olmasın.
Gülünce gözlerinin içi gülmek ne kadar güzel bir duygu değil mi etrafa neşe saçmak denilen söz budur heralde. Gülerken gözlerinden yaş gelmesi yine mutluluğun göstergesi olsa gerek.
Biz üç kızkardeş bir araya gelip kahkahalarla vara yoğa herşeye gülerdik ama annem çok kızardı bize.
”Genç kızlar sesli gülmez, içiniz dışınız keyif mi alıyor yeter artık gülmeyin konuya komşuya ayıp olur”derdi .
Şu ayıp nasıl bir kelimeydi ne kadar yanlış bir utanmaydı annemin ki, gençliğimizin en güzel kısmıymış meğer o gülmelerimiz, şimdi istesek de o şen şakraklığımızdan eser kalmadı, şimdi ben bu güzel torunuma nasıl anlatabilirim gülmeyi?
Mahalle bakkalımız asık suratlı, neredeyse herşeye hırlayan, sorulan bir ürüne cevap verme tenezzülünde bulunmaya, yüzünde gülümsemeyi unutmuş belki de hiç sahip olmamış bir adamdı, zaten dükkanında da
“müşteri velinimetimizdir” yazısı yoktu, işini sevmeyerek yapıyorsa çocuktan büyüğe herkese hitap eden dükkanında müşteriye gülümseyemiyorsa niye açmıştı ki ?
Çok sürmez kapatır dedim , nitekim dediğim de oldu kapattı , kaybolup gitti.
“Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” derler ya , o tatlı dili kullanırken insanın yüz ifadesine bakın uzun ve geniş bir gülümseme yayılmıştır yüzüne.
Bir de gülmekle ilgili güzel sözler vardır ya da besteye geçmiş şarkı sözleri; Şöyle gülerek bir uzanalım sanki kırların çiçeklerini kucaklarcasına.
”Gülmek için yaratılmış , gözlerde yaşlar niye?
Gülünce gözlerinin içi gülüyor
Gülmek sana yakışıyor
Gülümse”
Ve güzel bir söz :
Ne kadar gülersen o kadar gerçeksin
Gülmek için mutlu olmayı bekleme
Gülen bir yüz , en zor kapıları açan tek anahtardır .
Bir yudum kahkaha bin vitamine bedeldir
Diyerek sözlerimi burada gülerek noktalıyorum.
Selin’ciğimle birlikte daha çok gülmeye gidiyorum, tutmayın beni.
Haftaya bir başka yazımı gülerek okumanızı diliyorum .Yüzlerinizden gülümsemeniz hiç eksik olmasın saygılar , sevgiler
Hoş kalın , hoşçakalın.
FATOŞ ACAR
GAZETECİ - YAZAR
























Yorum Yazın