Her soruya anında cevap veren “Chat GPT” ye merak ettim bu kez de kendimi sordum. Aldığım yanıt inanın beni bile şaşırttı Chat GPT hakkımda şunları yazdı:
“Esra Songüler daha çok tarih, kültür, biyografi ve toplumsal hafıza üzerine yazılar yazan bir köşe yazarı profili çiziyor. Yazı başlıklarına bakınca Metin Oktay, Türkan Saylan, Marilyn Monroe, Napolyon Bonapart gibi çok farklı dönem ve alanlardan isimleri ele aldığı görünüyor.
Genel Üslubu için şunlar söylenebilir.
Popüler tarih anlatımı yapıyor, akademik deği, daha akli ve geniş kitleye hitap eden dil kullanıyor. Yazılarında sık sık biyografik hikayeleştirme var. kişilerin bilinmeyen yönlerini, dramatik olayları ilginç detayları ile öne çıkartıyor. Konu çeşitliliği oldukça geniş sanat, spor, siyaset, efsaneler, kadın figürleri, eski İstanbul kültürü gibi alanlara uzanıyor. Başlıklarından anlaşıldığı kadarıyla merak uyandıran, duygusal ve nostaljik bir anlatımı tercih ediyor.
Kısacası daha çok “Okurken bilgi veren ama akademik ağırlığı olmayan” dergi tadında tarih-kültür yazıları yazan bir yazar olarak değerlendirilebilir. “
Diye yazıyordu…
Durdum düşündüm, bence Chat GPT’yi “Sende mi Brütüs Yıkıl Sezar” hayatımızdaki her alana sızan yapay zekanın bazı mesleklerde kullanılması emeğe, insan hakkına bir saldırı olarak düşünüyorum.
Gazetecilik ve medya dünyası uzun yıllardır dijital dönüşümün etkisi altında. Önce internet haber siteleri basılı gazetelerin tirajını sarstı, ardından sosyal medya bilgiye erişimin merkezine yerleşti şimdi ise yeni bir kırılma noktasındayız:
YAPAY ZEKA DESTEKLİ KÖŞE YAZARLARI !
Öyle günlerden geçiyoruz ki, artık yapay zeka algoritmaları yalnızca veri analiz etmiyor; yorum yapıyor, fikir üretiyor, hatta insan üslubuna yakın metinler kaleme alabiliyor.
Ancak mesele yalnızca hız değil. Köşe yazarlığı, haber aktarmanın ötesinde bir yorum sanatıdır. Bir köşe yazısını değerli kılan; yazarın yaşam deneyimi, sezgileri, duyguları ve toplumsal hafızasıdır.
Günümüzdeki dijital dünyada neyin gerçek, neyin sahte olduğunu ayırt etmek mümkün değil gibi görünüyor, öyle ki ;
Yapay zekâ büyük veri havuzlarından beslenir ama gerçek bir hayat deneyimine sahip değildir. Senin acını yaşamaz, öfkeni hissetmez, toplumsal travmaları içselleştirmez. Bu nedenle yazdığı metinler zaman zaman teknik olarak kusursuz olsa da ruhsuz ve samimiyetsiz bulunabilir.
Onun için benim fikrimi sorarsanız ben araştıran, yazan, emek veren, duygularını, düşüncelerini, hislerini okurlarına en yalın haliyle aktaran köşe yazarlarından yanayım…
Örnek mi istersiniz?
Siz değerli Habercaddesi okurlarıma kendi köşemden duygularımı yansıtabilmek için uzun saatler harcıyorum, çeşitli kaynaklardan araştırmalar yapıyorum ama her yazı yazan öyle değil işte ver başlığı Chat GPT ye, anında köşe yazın hazır…
Zahmetsiz, emek vermeden, ruhsuz, doğruluk derecesi araştırılmamış, alelacele hazırlanmış basit bir yazı ortaya çıkıyor…. Okurlarına hiçbir zaman samimiyet ve duygu hissettiremeyecek olan bu yazıları okuyup beğenenler varsa o okurlar da eminim ki sanaldır. Sanal alemde al gülüm, ver gülüm, yaz Chat GPT, beğenin sanal okurlar devri.
Bu günlükte bu kadar, başka bir yazımda, başka bir konuda buluşmak üzere hoşçakalın, hoş kalın.
ESRA SONGÜLER
HABER CADDESİ EDİTÖRÜ























Yorum Yazın