MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

BİR ŞEHRİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: BOSTON PEKMEZ FELAKETİ

Ana SayfaYazarlarCELAL KODAMANOĞLU
23 Ağustos, 2026, Pazar 19:02
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
BİR ŞEHRİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: BOSTON PEKMEZ FELAKETİ

 

Pekmez !…. Çok severim hele ki Tahin ile karışınca kış aylarının vazgeçilmezi diyebilirim… Eminim hepiniz seversiniz Pekmezi.

Tarih kitapları savaşları anlatmayı sever. Büyük liderleri, devrimleri, zaferleri ve yenilgileri uzun uzun yazar. Oysa bazen tarihin en ağır sayfaları ne bir savaşın ne de bir depremin eseridir. Bazen bir şehrin kaderini değiştiren şey, insanların her gün önünden kayıtsızca geçtiği sıradan bir depodur.

Tarih en acı ironilerini en masum görünen şeylerin içine saklar.

Takvim yaprakları 15 Ocak 1919'u gösterirken, Amerika Birleşik Devletleri'nin Massachusetts eyaletinin başkenti olan Boston'da belki kırk yıl düşünsek aklımıza gelmeyecek bir olay yaşandı.

Tarihe “Boston Pekmez Felaketi" olarak geçen olayda işte tam da böyledir. İlk bakışta kulağa tuhaf geliyor. Pekmez mi felaket yaratır? Tatlı bir yiyecek nasıl ölümün sembolüne dönüşebilir? Diye düşünebiliriz. 

 Tarihi biraz geriye saralım 1910’lu yıllara gidelim. Porto Riko, Küba ve Batı Hint Adaları’ndan Boston Limanı’na milyonlarca galon pekmez servis ediliyordu. Bu görevin yükümlülüğü Industrial Alcohol Company adını taşıyan kuruluştaydı. Birinci Dünya Savaşı, dinamit ve diğer teçhizatların yapımında kullanılan pekmez talebini arttırmıştı. Industrial Alcohol Company’nin yapışkan maddeleri işlemek için fabrikalara götürmeden önce saklamak için bir depolama alanına ihtiyacları vardı. 15 metre yüksekliğinde ve 27 metre çapında çelik bir tank inşa ettiler. İtalyan göçmenlerin çoğunlukla yaşadığı mahallelerden biri olan Boston’a tankı yerleştirdiler.

Bu devasa tankın inşaası aceleye getirildi ve kötü inşa edildi. Sızıntılar mevcuttu, bu yüzden sürekli olarak yeniden dolduruluyordu. Öyle ki bir denetçi, damlamaları kamufle etmek için kenarlarını kahverengiye boyamıştı. Hatta bölgenin çocukları gizlice tanka yaklaşıyor ve sızan pekmezleri kovalara dolduruyorlardı. Tankın patlama ihtimali vardı ama görmezden gelinmişti.

Bakım görevlisi Isaac Gonzalez, tankın patlamasından duyduğu endişeyi önceden dile getirmişti ama umursayan olmadı. 5 Ocak 1919’da Gonzalez’in korktuğu başına geldi birkaç gün önce büyük bir pekmez sevkiyatı gelmişti ve tankın yarısından fazlası doluydu. Son pekmez takviyesi nakil sırasında oldukça ısınmıştı ve bu halde tankın üstüne eklenmişti. Fermantasyon sürecinin de hızlanması ile tank öğle saatlerinde aniden patladı. 

Industrial Alcohol Company'ye ait , 15 metre yüksekliğinde ve 27 metre çapındaki devasa çelik tank, sıcaktan mayalanan devasa pekmez kütlesinin yarattığı basınca dayanamadı. Öğle saatlerinde koca tank bir anda infilak ettiğinde, ortaya yüzlerce metre yüksekliğinde, kahverengi, yapış yapış iğrenç bir tsunami çıktı.

Tüm mahalleyi ele geçiren pekmez seli, yoluna çıkan her şeyi silindir gibi ezgi geçti. Tank patladığında onu bir arada tutan metal perçinler parçalandı ve şarapnel gibi havada uçtu. Patlamanın gücüyle binalar yıkıldı, bir kamyonu caddenin karşısına sürükleyecek kadar şiddetliydi ve bir tren vagonunu rayların dışına itti.

Tank patlamıştı ama pekmezin tamamının akması imkansızdı. Pekmez, adeta bir tsunami etkisi yaratmıştı. Yere dökülmesiyle birlikte hızla birkaç kişiyi içine alan pekmez dalgası hızla soğumaya, kalınlaşmaya ve ağdalaşmaya başladı. Bu da liman bölgesinde bir katman oluşmasına sebep oldu. Bir sürü at, hayvan ve insan bu kalın ve yapışkan madde sebebiyle hayatını kaybetti. Toplamda 21 kişinin ve sayısı belirlenemeyen hayvanın canına mal olan bu faciada, bataklık haline dönen kalın koyu sıvı katmanı pekmezi temizlemek bir hayli zaman aldı. Pekmezin içine aldığı kişileri bulmak da oldukça zordu. Çünkü o gün öğleden sonra hava iyiden iyiye soğumuş üstüne üstlük birde yağmur yağmıştı ve her yer sertleşmiş bir şeker blogu haline gelmişti. İşçiler bunları temizlemek ve cesetleri bulmak için testere, kazma ve keski kullanmak zorunda kalmışlardı. 

En iyi ihtimalle bir ceset 11 gün sonra bulunmuştu ve diğerlerinin bulunması 4 aydan fazla sürmüştü. Pekmezi parçalamak için işçiler tuzlu suyu kullandılar ve sokaklarda püskürtmeye başladılar. Bunu fark etmelerinden sonra temizlik çabaları biraz daha hızlandı. Pekmezin çoğu denize döküldü ancak sokaklara tuz ve kum dökülmeye devam ediliyordu. Çünkü bina yüzeyleri dahil her yer yıllarca yapışkan kaldı. Öyle ki Baston sokaklarında hala tatlı pekmez kokusunun alınabildiği söylentiler arasındaydı. 

Ancak en derin izler, geride kalanların hafızalarına kazındı. Halk, felaketin üzerinden on yıllar geçse bile yaz aylarının kavurucu sıcaklarında sokaklardan hala hafif bir pekmez kokusu yükseldiğini iddia ettiler. Bu koku, bir dönemin sanayi hırsının, denetimsizliğin ve ihmalin adeta görünmez bir anıtıydı. 21 canın hayatını kaybettiği bu trajedi, her zaman hüzünle ve şaşkınlıkla anılan bir "akıl almaz felaket" olarak tarihe geçti.

Boston'un sokalarında akan pekmez çoktan temizlendi.

Yıkılan evler yeniden yapıldı.

Hayat devam etti ama tarihin hafızasında hâlâ şu sessiz cümle yankılanıyor:

“İnsanlar bazen doğanın değil, kendi ihmallerinin kurbanı olur.”

Haftaya başka bir konuda buluşmak üzere hoşça kalın ama hep dostça kalın.

CELAL KODAMANOĞLU

GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ

Yorum Yazın

CELAL KODAMANOĞLU

    iletişime geç

    CELAL KODAMANOĞLU

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU BİR ŞEHRİN SESSİZ ÇIĞLIĞI: BOSTON PEKMEZ FELAKETİ
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER ŞIPSEVDİ SAKIZLARI
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU Dijital Dünyada Kaybolan Çocukluk
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU SELAMLAŞMAK DA BİR KÜLTÜRDÜR...
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ BELKİ DE SORUN YORULMAN DEĞİL. KENDİNE NASIL DAVRANDIĞIN.
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL MEŞGULİYET YANILSAMASI
    FATOŞ ACAR
    FATOŞ ACAR TAVŞAN DAĞA KÜSMÜŞ DAĞIN HABERİ OLMAMIŞ
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR 17 AĞUSTOS DEPREMİNDEN DERS ALDIK MI?
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ MİLLİ TAKIM ELENDİ, KOLTUKLAR TUR ATLADI… FUTBOLDA TOP YUVARLAK, BİZDE KOLTUK KÖŞELİ!
    ŞEHNAZ DİLAN
    ŞEHNAZ DİLAN BEN O SETLERİ ÖZLEDİM
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN SOSYAL MEDYA FENOMENLİĞİ BOŞANMA NEDENİ Mİ?
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER BİR KAP SU, BİR GÖLGE, BİR VİCDAN
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İFTİRA DEĞİL DUA ZAMANI
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    NAZLI ARMAN
    NAZLI ARMAN SEVMEK
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle