Hiç durmadan dönen bir dünya… Gece gündüz, kar kış demeden dönüyor. Günler, aylar, yıllar geçiyor… Her yüzyıl yeni insanları ağırlıyor dünya. Yaşamak sonsuz değil, insan ömrü kısa… Kimileri dünyaya gelirken, kimileri de gidiyor.
Yıllar geçiyor da insanlık adına neler değişiyor. Değişmeyen en açı gerçeklerden biri savaşlar. Dünya kurulduğu günden beri savaşlar bitmiyor. Diyelim ki dünyanın ilk zamanlarında eğitim, kültür, insanlık gelişmemişti ve savaşlar normal kabul edilebilirdi. Bu normal bir düşünce. Tamam da bugün kültürde, bilimde dünya en üst seviyelerini yaşıyor ama hala savaşlar var. Hala insanlar birbirlerini öldürüyor. Buna ne demeli, nasıl yorumlamalı…
Yokluktan varlığa doğru geçirilen evreler var. Çocukluğumda 2.5 lira en büyük harçlıktı. Çok belirgin büyük 2 yanında incecik ½ yazardı. Üstündeki Atatürk de Kocatepe pozundaydı. Konuya girmemin en büyük nedeni ise ilkokul dönemlerimizin en büyük harçlığıydı. 2.5 lira. Elime geçtiğinde dünyanın en mutlu insanı olurdum. Bu para sayesinde rahat rahat ekmek arası helva yiyebiliyorduk. En büyük lüks zaten ekmek arası helvaydı. Köy bakkallarında o dönemler fazla çeşit bulunmazdı. Oyuncak olarak da misket. mantar tabancaları ve balonlar vardı. Eğer 2.5 liramız varsa ekmek arası helva yiyebiliyor, mantar tabancası alabiliyorduk. Buna misket ve balonlar da dahildi. Demek istiyorum ki 2.5 lira çocukluğumun ideal parasıydı. Bereketliydi. Yüzümüzü güldürüyordu.
Dünya coğrafyasına dağılan ülkeler var. Her ülkenin kültürü ayrı. Ekonomik yapısı ayrı. Kimisi zengin kimisi fakir. Biliyoruz iletişim ve teknolojide dünya inanılmaz mesafeler kat etmiş. Teknoloji, sanayi önemli bir olay ama bunu insanların yararına kullanmak lazım. Ne yazık ki dünyada savunmaya yapılan yatırımlar baş döndürücü boyutta. Savunma yani silah yatırımlarının esas amacı savaşlara karşı hazırlıktır. Aşırı silahlanma savaş olasılıklarını artırıyor.
Bizim çocukluk dönemimiz farklı şimdiki dönemler farklı. 2.5 liraya çok şey alıyorken bugün mesela çocuklara 500 liranın altında harçlık veremiyoruz. Niye 500 liranın altında harçlık veremiyoruz. Diyelim o çocuk öğrenci. Karnı açıktı ve bir tane hamburger yiyecek. Hamburger zaten yanındaki içeceğiyle birlikte 500 lira tutuyor. Yani 500 liranın altındaki para çocuğun hiçbir işine yaramıyor. Canı çektiği hamburgeri yiyemiyor.
Büyüyen dünya. Değişen mevsimler. Gelişen teknolojiler. İyi mi kötü mü. Diyorum ki bütün bu gelişmeler insanlığın yararına ise güzel. Dünya nimetlerinden insanlık adil şekilde yararlanabiliyorsa güzel bir olay. Bunun dışındaki gelişmeleri kabul etmek mümkün değil.
İnsan nasıl mutlu olur. Sevdiği bir işte çalışıyorsa mutlu olur. İyi gelir getiren bir işyeri varsa mutlu olur. Sağlıklıysa mutlu olur. Bir evi varsa, kira ödemiyorsa mutlu olur. Mutlu insanların yaşadığı toplumlarda huzur ve refah vardır.
İstanbul’a lapa lapa kar yağmadı ama son yılların en büyük soğuğunu yaşıyoruz. Lapa lapa kar yağsa idi bu kadar soğuk olmazdı. Ne güzeldir lapa lapa kar yağarken yürümek. Etrafı seyretmek. En çok sevdiğim şeydir karda yürümek. Böyle durumlarda havadaki oksijen seviyesi en üst seviyededir ve hava temizdir. Yürümek iyi gelir.
Sağlık bilimcileri sürekli yürüyün diyorlar. Çağımızın en tehlikeli hastalığın en önemli ilacıdır yürümek. Diğer hastalıklara karşı da. Fırsat buldukça sürekli yürümek lazım. Yürüyebildiğiniz kadar yürüyün. Yürürken isterseniz sessiz şarkı da söyleyebilirsiniz.
Her zaman söylediğim gibi sağlığınıza çok dikkat edin. Sağlık olmasa mutlu olamazsınız.
Hoşça kalın.
MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
GAZETECİ - YAZAR






















Yorum Yazın