Bazı insanlar hayatları boyunca görünmez bir mahkemede yaşar.
Kimsenin görmediği bir mahkeme.
senin davet edilmediği bir duruşma.
Ama her gün yeniden kurulan bir yargılama.
Sanık da kendileridir. hakim de. savcı da.
Ve verilen karar neredeyse hep aynıdır:
“Yeterince iyi değilim.” Daha fazlasını yapmalıyım.
Biraz daha başarılı olursam…
Biraz daha güzel olursam…
Biraz daha güçlü olursam…
Belki sonunda kendimi hak ederim.
Trajik olan şu ki, bu davanın ne zaman başladığını çoğu insan hatırlamaz.
Çünkü karar yetişkinlikte verilmemiştir.
Karar çok daha önce verilmiştir.
Belki ağladığında duyulmadığın bir gün.
Belki korktuğunda küçümsendiğin bir an.
Belki de sadece olduğun halinle kabul edilmediğini hissettiğin yüzlerce küçük deneyim.
Çocuklar kendileri hakkında gerçekleri öğrenmez.
Çocuklar kendileri hakkında sonuçlar çıkarır.
Ve o sonuçlar büyür.
Bir çocuk:
“Bugün annem çok yorgundu.” diye düşünmez.
“Demek ki ihtiyaçlarım yük oluyor.” sonucuna varabilir.
Bir çocuk:
“Babamın öfkesi bana ait değil.” diyemez.
“Demek ki yanlış olan benim.”hissine kapılabilir.
Yıllar sonra o çocuk yetişkin olur. Ama vardığı sonuçlar onunla birlikte büyür.
İşte bu yüzden bazı insanlar bir odaya girdiklerinde fark edilmekten korkar.
Bazıları sevilmelerine rağmen terk edileceklerinden emindir.
Bazıları ne kadar başarılı olursa olsun kendini sahtekâr gibi hisseder.
Çünkü insan bugün yaşadığı hayatla değil, çoğu zaman yıllar önce hakkında verdiği kararla mücadele eder.
Ve belki de iyileşme sandığımız şey, yeni biri olmak değildir.
Belki iyileşme, yıllardır suçsuz olduğun halde savunduğun davadan çekilmektir.
Belki de özgürlük, kendini düzeltmekle başlamaz. Kendini yargılamayı bırakmakla başlar. Çünkü kafanızdaki her ses size ait değildir.
Bazıları geçmişten kalan yankılardır. Bazıları korkunun dilidir.
Bazıları hayatta kalmak için öğrenilmiş eski cümlelerdir.
Ve bir gün insan çok basit ama hayat değiştiren bir şeyi fark eder:
Kendim hakkında inandığım her şey gerçek olmak zorunda değil.
İşte o gün, yıllardır içeriden kilitli sandığı kapının aslında hiç kilitli olmadığını görür.
Ve bazen bir insanın hayatını değiştiren şey yeni bir cevap bulması değildir.
Kendisine yıllardır yanlış soruyu sorduğunu fark etmesidir.
Haftaya başka konuda buluşmak üzere hoşçakalın
HANIM DEMİŞBAŞ
SOSYAL PEDAGOG,
BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI























Yorum Yazın