MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

ESKİYEN ADETLER

Ana SayfaYazarlarFatoş ACAR
20 Temmuz, 2026, Pazartesi 19:19
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
ESKİYEN ADETLER

 

Kimine göre batıl inanç da olup çoğunuzun inanmadığı ama benim gibi bir insanın da inandığı adetlerden söz edeceğim sizlere , bunlar annemden bana geçen belki de inandığımız için hayatımızda olumlu ya da olumsuz pek çok olayı beraberinde getiren adetler.

Annem cumartesi günleri çamaşır yıkamayı hiç sevmezdi çünkü üç cumartesi yılları birbirini tutmasa da çamaşır yıkamaya kalkıştığında ne acı tesadüftür ki üç erkek çocuğunu kaybetmiş.

İki erkek çocuk biri dokuz aylıkken diğeri altı aylıkken 1950 ve 1952 tarihinde doğan iki erkek çocuk , daha sonra onların üstüne biz , bizim üstümüze 1963 doğumlu kardeşim de beş aylıkken cumartesi günü yine çamaşır yıkarken havale geçirip ölünce annem cumartesi günlerinden nefret etti çamaşır yıkamayı da diğer günlere çevirdi. 

Cuma günleri bizi yıkarsa saçlarımız daha çok uzardı, hiç denemedim , saçlarım zaten uzundu o zamanlar ölçmeyi de bilmezdik. 

Gün bitip akşama döndüğünde acı ya da tuzlu (turşu , sarımsak , acı biber hatta kahve bile) hiçbir gıdayı ne bir kimseye verirdi, ne de kendi alırdı evde kavga çıkar diye zatende bir şey istemeyi hiç sevmezdi. 

Yıllar geçti bir cumartesi çamaşır yıkamaya kalktım , oğlum küçücük iki yaşında bile değil , çamaşır makinem eski model merdaneli o zamanlar otomatik makina yok daha 1979 sonları, cumartesi aksi huyunu gösterdi makinaya yeni çamaşır atmaya arkama döndüm bu arada merdane çalışıyor sonrasında makinaya döndüğümde oğlumun kolunu dirseğe kadar merdaneye girmiş gördüm, panik vaziyette makinanın fişini çekip merdaneyi kaldırdım , kabus gibi bir kayınvalidem vardı, o gün duymadığım laf işitmediğim azar kalmadı, hemen eşimle hastaneye götürdüler , ben de cumartesi günleri çamaşır yıkamaya son verdim. Oğlumun kolunda hala o iz durur 1980’ de hemen otomatik makinaya geçtik . Annem elden ele bıçak ve makas almazdı, alırsa hafif tükürür gibi tu tu derdi , yine kavga çıkmasın diye, eskiden çok mu kavga edilirdi ki acaba ? Şimdi dizileri takip etmekten ya da başımızı telefonlarımıza gömdüğümüzden kavga etmek aklımıza gelmiyor.

Merdiven altından geçirmezdi bizi , uğursuzluk sayardı , yolumuza kara kedi çıkarsa da uğursuz derdi, at nalı, fil ,kaplumbağa uğurluydu, bereketine inanıyorsa o çantasını ya da cüzdanını hep yanında taşırdı, türbe ziyaretlerimiz, dilenen dileklerimiz eksik olmazdı , dualar her zaman güçlüydü , kimseye bela okumaz yedi komşuya zararı olur diye bizlere de yasak ederdi.

Yola giden biri varsa o gün hiç iş yapılmaz yolcu sağ salim yerine vardıktan sonra ev süpürülür, çamaşır yıkanırdı. İllaki yolcunun arkasından bir tas su döker, sağlıkla git sağlıkla dön derdi , sınava girecek her kimse pirince ve şekere Fetih suresini okur , sınav öncesi onları yedirirdi , kurşun dökme ritüelini çok severdim hala da güvendiğim birini bulursam kurşun döktürürüm, çocukluğumda baş ağrılarım çoktu nedense annem beni hocaya götürüp muska yazdırmıştı, faydası olmamış muskanın demek ki yıllar sonra ağrılarım sinüzit ve devamında migren şeklinde artış gösterdi. Büyüden korkar ama arada bana kahvesini içip fal da baktırırdı bunu inanç olarak değil güzel bir şey duymak istediği için yapardı. 

Yeni evlenen birinin şahitleri mutlu evliliği olan başı bağlı tabir edilen kişilerden seçilirdi , gelin yatağını da yine böyle biri düzeltmeliydi. 

El öpmek diye bir adet vardı evlenen kız anne baba davet etmeden asla annesinin evine gitmezdi hatırlıyorum da beni de on beş gün sonra davet etmişlerdi, eşimle gidip eşimle dönmüştük ben önceden tek başıma gidemezdim, bunun adı el öpmesiydi ve karı koca ikimize de hediye vermişlerdi annem ve babam.

 

Sokakta kirli bir su akıyorsa asla üstüne bastırmazdı düşünüyorum da hem çok güzel, yerini bulan adetlerimiz varmış hem de bağımlı kaldıklarımız.

Annemin tembihiyle rüyalarımızı rastgele herkese anlatamıyorduk, yanlış yorumlardan korktuğumuz için . Annem “Rüyanın da bir saati var, sabah anlatın, suyu açıp suya anlatın, herkese rüya anlatılmaz” derdi .

Aslında ne çok şey dermiş de biz hepsini havada dinlemişiz, tembih etmek de bir adetti, annem konuşurken onu hep kameraya almalıymışız ya da elimizde defter kalem olmalıymış. 

Sebze ya da meyveleri yıkadığı suyu asla boşa harcamaz onları çiçeklerin dibine dökerdi, ben de şimdi öyle yapıyorum, para biriktirmeyi ondan öğrendik başımızın ucundaki kumbaralarımızı nasıl da keyifle doldururduk şimdi kredi kartları bu güzel adeti yok etti.

Misafir geldiğinde terlik vermek , giderken de ayakkabısını giyme yönünde çevirmek, ceketini, palto ya da mantosunu tutmak saygılı bir adetti. 

Tükettik her şeyi hem de çabucak, çocukluğumuz, gençliğimiz ne kadar güzelmiş aklımızda kalan bu adetler hayatımızın bir parçasıymış.  

En güzeli de karşı komşuya giderek 

“Bu akşam müsaitseniz annemler size gelmek istiyor “ dediğimiz de 

“ Tabii çocuğum , buyursunlar bekleriz”

Artık hepimizin odalarında birer televizyon, ellerimizde cep telefonlarımız var, misafirliğe gitme adeti kalmadı. 

Mazi sen nasıl bir kelimesin? Hatırlanabilir misin yoksa unutulabilir mi?

Bu hafta da bu kadar olsun, eski adetlerimiz kaybolsa da yenileri yerini bulsun gönlünüz, sevgiyle, hoşluklarla dolsun . 

Saygıyla hoşçakalın .

FATOŞ ACAR

GAZETECİ - YAZAR

Yorum Yazın

Fatoş ACAR

    iletişime geç

    Fatoş ACAR

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    Fatoş ACAR
    Fatoş ACAR ESKİYEN ADETLER
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU Yapay Zekâ İnsanların İşini Elinden mi Alıyor, Yoksa Yeni Meslekler mi Doğuruyor?
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ FATİH SULTAN MEHMET YAŞASAYDI, TRT'DE KELLELER GİDERDİ
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU SHELL'İN SESSİZ YOLCULUĞU
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER DİPLOMATİK KRİZE NEDEN OLAN LÜKS NERMİN !
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU ÇAY VE TÜRK İNSANI…
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ BAZI İNSANLAR HAYATTA KALMAYI ÖĞRENİYOR. AMA YAŞAMAYI UNUTUYOR.
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL BİR MİLLETİN EN BÜYÜK GÜCÜ
    ŞEHNAZ DİLAN
    ŞEHNAZ DİLAN SULTANIN GÜZELLİĞİ YÜZÜNDE DEĞİL, BIRAKTIĞI İZDE SAKLIDIR
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR BİR EVLADIN SESSİZ ÇIĞLIĞI
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İFTİRA DEĞİL DUA ZAMANI
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER HAYVANLARA KALKAN ELLER KIRILSIN
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN MİLLET SAVAŞSIZ NASIL ÇÖKER ?
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle