Dünyayı iyilikler kurtarır, hep bunu savunuruz. Her ülkenin güzellikleri var. Dinlenebileceğiniz, gezebileceğiniz yerler var. Sessizlik huzur verir. Kendinizi dinlersiniz. Tatillerin amacı zaten sessizlik ve huzurdur.
Günümüzde benmerkezci bireylerin etrafımızı sardığına ister istemez şahit oluyoruz. Ben merkezcilik yani narşizim. Narşistler kendilerini dünyanın merkezinde görürler ve diğer insanlardan önemli, değerli ve üstün olduklarını düşünürler. Bu hiç şüphesiz ki psikiyatrik bir rahatsızlık ve kişilik bozukluğudur.
İnsan gerçeklerden uzak kalamaz. Yaşadığı her an gerçeklerle karşı karşıyadır. Her şeyden önce barınma ihtiyacı vardır. Ya kiradadır ya da kendi evi vardır. Beslenmek zorunda. Fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak önemli. Tabi ki insanın bir de eğitim evrimi var. Bu aileden başlar, üniversiteye kadar devam eder. Üniversiteden sonra da yüksek lisans, doktora, doçentlik, profesörlük devam eder. İnsanın ihtiyaçları sadece fiziksel değildir. Ruhen de doyum noktasına ulaşmak herkesin ihtiyacıdır. Çünkü insan düşünen, hisseden duyarlı bir varlıktır.
Ev dedik de önemli bir ihtiyaç. Bu konuda en büyük desteğin devlet tarafından sağlanması gerekiyor. Birleşmiş Milletler tarafından 2025 yılında yapılan son küresel ankette, dünya çapında yaklaşık 100 milyon insanın evsiz olduğu tahmin ediliyordu. 1.6 milyara yakın insan ise yeterli konuttan yoksun görülüyor. Dünya Ekonomik Forumu, 2021 yılında dünya çapında 150 milyon insanın evsiz olduğunu bildirdi. Burada şunu da söylemek lazım tabi evin de ihtiyaçları var. Elektrik, su, ısınma ihtiyaçları. Bütün bunların bir bedeli var. İnsan bunları da karşılamak zorunda.
Bütün insanlar birbirlerine saygı duymalı. Eğer saygı görmek istiyorsak karşımızdakine saygı göstermeliyiz. Kim olursa olsun karşısındakine saygı göstermez ise karşısındakinden saygı göremez. Olayı şöyle de değerlendirebiliriz büyük de küçüğe saygı gösterecek. Yönetici elemanına saygı gösterecek, elemanı da yöneticisine saygı gösterecek. Bu tek taraflı olmaz. Yeryüzünde yaşayan hiçbir insanın başka bir insana saygısızlık etme hakkı yoktur.
Ne dedik dünyanın nörolojisi bozulmuş. Yani akıl sağlığı, ruh sağlığı. Devletler arasındaki savaşlar da bundan kaynaklanıyor. Herkesin kendini büyük görme eğilimi. Güçlü olanlar güçsüzlere tepeden bakıyor. Onlara yaşama hakkı tanımıyor ki bu insanlığa tamamen ters bir harekettir.
Gerçeklerden uzaklaşamayız. Gerçekler her zaman karşımızda. Eğitim, barınma, beslenme. Toplumsal sorunlarla ilgilenme. Toplumsal sorunlara da duyarsız kalamayız. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın düşüncesi çok yanlıştır. Herkes herkesten sorumludur. Bu dünya kimsenin babasının malı değildir. Dünya hepimizin. Hepimiz dünyayı güzelleştirmek için uğraş vermeliyiz.
Mesela büyükşehirde yaşayan insanın gerçekleri. Eğer işyeriniz uzak bir yerdeyse ortalama olarak sabah 7’de kalkmak zorundasınız. Toplu ulaşım kullanıyorsanız çabuk hareket etmek zorundasınız. Ulaşım araçlarına yetişebilmek, binebilmek o kadar kolay değil. Eğer işinize servisle gidip geliyorsanız daha rahatsınız demektir.
Yeni yılda yeni mutluluklar diliyorum. Sağlığınıza dikkat edin.
Hoşça kalın.
MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
GAZETECİ - YAZAR


























Yorum Yazın