MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

GECENiN KARANLIĞINDAN GÜNDÜZÜN AYDINLIĞINA

Ana SayfaYazarlarFatoş ACAR
08 Haziran, 2026, Pazartesi 19:02
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
GECENiN KARANLIĞINDAN GÜNDÜZÜN AYDINLIĞINA

 

Aslında geceyi hiç sevmem karanlıklar korkutur beni gölgemden bile huzursuzluk duyarım günün karanlığa dönen kısmında eve dönerken ürperirim. 

Akşam saatlerinde yapılan işten bile hayır gelmez derdi annem, bir sürü batıl inançları kulağımda küpe oldu, ünlü Atasözü de hep dilimin ucunda döndü durdu.

“Akşamın hayrından sabahın şerri iyidir” derdi anacığım, evin ışıkları ister beyaz ister sarı olsun , örgü ya da dantel dışında hiç iş yapmak istemezdi eğer o da babamın iyi saattelerine denk gelip örmesine izin verirse yoksa o yumağı da dantel ipini de fırlatır atardı, annem de söylenerek dolaşan ipini açmaya çalışır kaldırıp bir kenara koyardı. Sohbet, muhabbet varken örgüye dikkatini vermek de ne demekti ki 

“Beni görünce mi aklına geliyor bunu örmek” diye söylenirdi rahmetli … 

Üç kızın çeyizi anca mı biterdi ki acaba ? 

Akşam olunca komşu kapıyı çalsa kahve, turşu, tuz ya da biber istemeye gelse asla vermezdi. Yoktan yere kavga çıkar , evin huzuru bozulur diye.

Eski komşuluklarda tüm bunlar istenirmiş demek ki şimdi ki komşular değil bir şey istemek için kapıyı çalacak! 

Vallahi selam bile almayı istemiyorlar herkes kendi dört duvarının içinde sessiz sedasız yaşayıp gidiyor,

Akşam tırnak kesmek mi aman Allahım hiç olacak şey mi ? ⁠Günah olur … Niye diye hiç sorguladım mı acaba? Vallahi ipin ucunu kaçırdım artık nerde sevap, nerde günah, ben takipten çıktım . Şu makasın ağzını açık bırakmak da olmasa kimse kavga etmeyecek herşey güllük gülistanlık devam edip gidecekti ne güzel.

“Tembih anahtardır” derdi annem ben söyleyim de siz isterseniz uygulamayın sıkı mı uygulamamak bir çimdikle kolumuz mosmor olurdu vallahi.

Karanlık bütün pislikleri , bütün çirkinlikleri örtüyor muydu acaba? 

Günün ışığı akşama doğru solarak girerken akıl muhasebe yoluna giriyor gün boyu geçen saatlerin hesabını karanlıkta mı veriyordu, herkes için mi ? Hiç sanmıyorum. 

Yastığa başımızı koyduğumuzda bir günlük zaman film şeridi gibi geriye sarıyor sabahın ilk saatlerinden gecenin uykudan öncesine kadar neler yaptığımızla başlayıp kimlerin yüreklerine dokunarak mutlu ettiğimiz bilerek yada bilmeyerek kimlerin kalbini kırdığımızın listesini çıkarabiliyorduk.  

Tebessüm herkese miydi , ya da asık suratla yol almak mı tercihimizdi? Gittikçe mutsuz, kavgacı bir ülke mi olmaya başlamıştık? Herkes bir vesileyle birbirine kızıyor, hır çıkarıyordu. Oysa çocukluğumda insanlar birbirine emanet gibiydi. İhtiyacı olan komşunun evine giden yardımın reklama ihtiyacı yoktu sessiz sedasız el verilirdi, çocuklara yan gözle bakmayan komşu teyzeleri, komşu amcaları vardı. Tüm bu çirkinlikler günün ışıklarında ortaya çıkıyordu bu masal çoktan bitti . 

Karanlıkta yalnızlığımızı yaşarken gündüz güneşin ışıklarında ise çoklu yaşamak bu kadar zor muydu, hangisi daha kolay olmalıydı?

Gündüzün aydınlığı ne kadar çok şeyi sığdırıyor içine, günün ilk ışıklarıyla akıp giden bir hayatı mesela sabah uykudan uyanmayı, yemeyi içmeyi varsa okula gitmeyi, herkesin farklı iş kollarındaki çalışma hayatını, ev, iş, sokak temizliğini her türlü alışverişi, koşuşturmayı, taşıtların gürültüsünü, birbirine karışan insan seslerini, çocuk parklarındaki çocukların sevincini , ağlamayı , gülmeyi , şen kahkahaları, küçücük köpeklerin büyük havlamalarını, çiçeklerin kokusunu, kuşların cıvıltısını, rüzgarın uğultusunu ve yağmurun sesini, acı - tatlı sürprizleri.

Her şeyden önce hayatın ne getireceğini sorgulayarak düşünmeyi.

Şimdi sorsam size gece mi insan hayatı için önemli yoksa gündüz mü? 

Ay’ ın iki yüzü var yarısı karanlık, yarısı aydınlık insanların da iki yüzü var onların da kimi aydınlık, kimi karanlık ama dilin iki tadı var hem acı hem tatlı acıları dün de bırakıp bugünü ve yarını tatlılıkla geçirmeye ne dersiniz? 

Hep tatlı yiyip , tatlı konuşalım karanlıkları dün gecede bırakıp aydınlık gündüzlere uyanmak dileğiyle hepinize sevgiler, saygılar

Hoşçakalın

FATOŞ ACAR

GAZETECİ - YAZAR

Yorum Yazın

Fatoş ACAR

    iletişime geç

    Fatoş ACAR

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    Fatoş ACAR
    Fatoş ACAR GECENiN KARANLIĞINDAN GÜNDÜZÜN AYDINLIĞINA
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU Çalışanlar Neden Daha Fazla Para Değil, Daha Fazla Özgürlük İstiyor?
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR HABERCADDESİTV GÜCÜNE GÜÇ KATIYOR
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU SAYILAR NİYE BU KADAR ÖNEMLİ !
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER EYÜP SABRİ TUNCER
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU GEÇMİŞİ ARAYAN SİNEMA…
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ TRAVMATİK BAĞ
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ HOŞÇA KAL REHA MUHTAR…
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL SINAVLAR YAKLAŞIRKEN
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İFTİRA DEĞİL DUA ZAMANI
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER HAYVANLARA KALKAN ELLER KIRILSIN
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN MİLLET SAVAŞSIZ NASIL ÇÖKER ?
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle