Milli takım Dünya Kupası'na veda etti.
Sahadan sadece bir takım elenmedi; 80 milyon insanın umutları, hayalleri ve geleceğe dair kurduğu güzel cümleler de o son düdükle birlikte dağılıp gitti.
Şimdi herkes aynı soruyu soruyor:
Bu başarısızlığın sorumlusu kim?
Benim cevabım net.
Birinci sorumlu, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu'dur.
İkinci sorumlu ise Teknik Direktör Vincenzo Montella'dır.
Çünkü başarı geldiğinde alkışları kabul edenler, başarısızlık geldiğinde de sorumluluğu üstlenmek zorundadır.
Bu turnuvada belki de katıldığımız en rahat gruplardan birinde mücadele ettik. Sokaktaki vatandaş çeyrek final hesapları yapıyor, futbolseverler yarı final hayalleri kuruyordu.
Ancak federasyon yönetimi, futbolun geleceğini planlamak yerine eleştirilere cevap vermekle meşguldü.
Sayın Hacıosmanoğlu'na küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum:
Top yuvarlaktır.
Futbol 90 dakikadır.
Ve futbol, mikrofon başında değil, sahada yönetilir.
Ülkede futbolu, futboldan anlamayan ellere teslim ederseniz sonuç da maalesef böyle olur.
Türk futbolunun ihtiyacı polemik değil; vizyon, liyakat ve doğru planlamadır.
Sayın Montella'ya gelince...
Futbol sadece isimleri sahaya sürmek değildir. Maç okumak, kriz yönetmek, doğru zamanda doğru hamleleri yapmak da teknik direktörlüğün bir parçasıdır.
Maalesef bu turnuvada bunların hiçbirini göremedik.
Yanlış tercihler, geç kalan değişiklikler ve sahaya yansımayan bir oyun planı, milyonların hayallerini yarım bıraktı.
Şimdi soruyorum:
Madem eleştirilere karşı onurunuzu korumak için her fırsatta açıklama yaptınız, Türk futbolunun itibarını korumak için aynı cesareti gösterebilecek misiniz?
Bugün Türk futbolunun kaybettiği sadece bir turnuva değil.
Kaybettiğimiz şey, çocukların gözlerindeki heyecandır.
Kaybettiğimiz şey, milyonların ay-yıldızlı formaya duyduğu umuttur.
Ve bazen bir koltuğu bırakmak, o koltuğa tutunmaktan çok daha büyük bir cesaret ister.
Şimdi Türk futbolunun sizden beklediği tek şey var:
Sorumluluk almak.
Ve istifa etmek.
Çünkü bu yenilginin ardından geriye kalan tek soru şudur:
80 milyonun hayalini kim geri verecek?
Burhan AKDAĞ






















Yorum Yazın