İnsanlar mutlu olsun. Çocuklar korkusuzca gülsün. Anneler evlatları için endişelenmesin. Babalar, çocuklarının geleceğini düşünürken uykusuz geceler geçirmesin. İnsanlar sabaha umutla uyansın. Yarınlara güvenle baksın. Yaşamak zorlaşmasın ve insanlar yalnızca hayatta kalmak için değil, hayatın güzelliklerini yaşayabilmek için mücadele etsin. Bir sabah kahvesi, sıcak bir ekmek, sevdikleriyle geçirilen güzel bir akşam herkesin ulaşabileceği mutluluklar olsun.
Alın terinin karşılığı alınabilsin. Emek veren, çalışan, üreten insanlar seçim derdiyle ezilmesin. Pazara çıkan bir emekli, filesini doldurabilmenin huzurunu yaşasın. Bir anne, çocuğunun istediği meyveyi alırken fiyatını düşünerek üzülmesin. Gençler, hayallerini ertelemek zorunda kalmasın. İnsanlar sadece faturaları, kiraları, borçları düşünerek yaşamasın. Ay sonunu getirebilmek, hayatın tek amacı olmasın. Biraz gezmek, biraz eğlenmek, dostlarla bir sofranın etrafında toplanmak lüks sayılmasın.
Bombaların düşmediği, şehirlerin yıkılmadığı bir dünya. İnsanlar evlerinden, yurtlarından koparılmasın. Çocuklar gökyüzüne uçak sesleriyle değil, kuşların kanat çırpışıyla baksa. Hiçbir anne, evladının tabutuna sarılmasa. Hiçbir baba, çocuğunun mezarı başında çaresizce ağlamasa. Hiçbir çocuk, bir lokma ekmek bulabilmek için dünyanın merhametine muhtaç kalmasa güzel olmaz mı? Savaşın kazananı olmaz. Kaybedeni hep insandır. Geride gözyaşı kalır. Yıkılmış evler kalır. Yetim çocuklar, acılı anneler, yarım kalmış hayaller kalır.
Oysa dünyada herkese yetecek kadar güzellik var. Birlikte yaşamak varken neden birbirimizi yok etmeye çalışıyoruz? Farklılıklarımızı zenginliğimiz olarak görmek varken neden birbirimize düşman oluyoruz? Keşke insanlar anlaşmazlıklarını konuşarak çözebilse. Ülkeler sorunlarını masada halledebilse. Silahlara ayrılan paralar eğitime, sağlığa, bilime ve insanlığın geleceğini harcansa.
İyi şeyler olsun dünyada… İnsanlar birbirine daha çok güvensin. Merhamet çoğalsın. Sevgi eksilmesin. Kimse kimseyi dili, dini, düşüncesi, kimliği ya da yaşam biçimi yüzünden hor görmesin. İnsan, önce insan olduğu için değerli sayılsın.
Yaşlılar yalnız kalmasın. Engelliler hayatın dışında bırakılmasın. Çocuklar sevgiyle büyüsün. Gençler geleceğe umutla baksın. Kadınlar korkmadan yürüsün. Hayvanlar eziyet görmesin. Doğaya hep birlikte sahip çıkılsın. Bir ağacın gölgesinde dinlenebilelim. Bir denizin maviliğinde huzur bulabilelim. Yağmurun sesini dinlerken içimiz ferahlasın. Sonbaharda dökülen yapraklara bakıp hayatın güzelliğini düşünebilelim. Çünkü mutluluk bazen çok büyük şeylerde değildir. Bir dostun içten gülüşündedir. Bir çocuğun kahkahasındadır. Beklemediğimiz bir anda duyduğumuz güzel bir sözdedir. Uzun zamandır görmediğimiz birine sarılabilmektir.
İyi şeylerin gerçekleşmesi için önce iyi bir dünya hayal etmeliyiz. Sonra o dünyayı kurmak için çaba göstermeliyiz. Birbirimizi anlamalıyız. Haksızlığa karşı durmalıyız. İyiliği çoğaltmalıyız. Bazen küçük bir iyilik, bir insanın bütün gününü güzelleştirir. Bazen içten bir söz, umudunu kaybetmiş birine yeniden güç verir. Bazen uzatılan bir el, bir hayatı değiştirir. Dünya iyilik yapan insanların omuzlarında güzelleşir. Öyleyse dileğimiz belli… İyi şeyler olsun dünyada. Sofralar bereketli, cepler dolu, gönüller huzurlu olsun. Ekonomiler düzelsin. Hayat ucuzlasın. Emek değer bulsun. Savaşlar bitsin. Barış kalıcı olsun.
Dünya hepimizin. Aynı gökyüzünün altında yaşıyoruz. Aynı güneşin doğuşunu izliyoruz. Aynı hayatın içinde, farklı hayallerle yol alıyoruz. Hepimizin istediği aslında aynı şey. Huzur, sağlık, mutluluk ve güven içinde yaşamak. Çok şey mi istiyoruz? Hayır? İnsanca yaşamak istiyoruz. Sevdiklerimizle güzel günler geçirmek istiyoruz. Çocuklarımıza daha iyi bir gelecek bırakmak istiyoruz. Kısaca, güzel bir dünyada yaşamak istiyoruz… İyi şeyler olsun dünyada… İnsanlar mutlu olsun. Dünya güzelleşsin. Ve iyilik, insanlığın ortak dili olsun.
Her zaman söylediğim gibi sağlığınıza çok dikkat edin. Hoşça kalın.
MUSTAFA ÇOLAKOĞLU























Yorum Yazın