Mart ve Nisan ayları nergis ve lalelerin düğünü sanki, yollar sağlı sollu sarı sarı nergislerle dolar bu iki ayda , ben onları toprağın neşesi diye nitelerim hep, tabiat sanki nergislerle uyanır , lalelerle bayram yapar
Lale bahçelerinin laleleri özel yerlerde yetiştirilip çoğaltılıyor , Hollanda da kocaman bir parkın içindeler , binbir çeşit lale, renklerinden , katlılarından insan gözünü alamıyor , rüya gibi ama artık solmaşmaya başladılar, onların mevsimi de geçti ,şimdi papatya ve gelincik zamanı , tüm caddeler gelin duvağı takmış gibi her yerden papatyalar fışkırmış , kimsenin onları özel olarak diktiğini zannetmiyorum, rüzgarla savrularak taşınan tohumlar birbiri üstüne düşerek çoğalmışlar sere serpe yetişmişler çünkü , uzun boylu ve çiçek çanakları oldukça geniş, biz onlara papatya yerine margarit diyoruz… çoğu dalında tek tek …onlardan toplayıp saçlarıma taç yapasım var hemde şu yaşımda , memleketimde olsam eşimi gönderir toplada gel derdim , buralarda yasak var mı bilmiyorum ama biz de de biraz utanç var . Koparmaya kalksam da biri ikaz etse yerin dibine geçerim . Yolda da olsa ellerimizi sürmüyor seyredip geçiyoruz .
Yeşilin her tonu hakim Hollanda da , boş kuru toprak yok, her yere yeşil örtüler serilmiş sanki, daha önceden de yazdığım gibi her gelişim de ayrı hayranlık duyuyorum kırk yıllık sevdam bitmedi bu ülkeye , yüreğimin yarısı burada , gelirken sevinç , giderken hüzün dolu oluyorum .
Bugün Eindhoven merkeze indik , şehir de yine biraz tadilat var makinalar çalışıyor , kaldırımlar yenileniyor öğrendiğim kadarıyla tam bir yıl sürüyormuş kazılıp yeniden yapılması , ince hesaplarla küçük kilit taşlar kullanılıyor , bu taşların yerleştirilmesinde en ufak bir milim oynaması yok gayet nizami , eee bir yıl iyi bir zaman , ah garibim Ankara’m en lüks semtlerinde taşlar oynak , çatlak, kırık …kimi alçak kimi yükseklik farkıyla rastgele yerleştirilmiş , takılmak düşüp kolunu , bacağını kırmamak mümkün değil çünkü iki üç aya sığdırmak için yalap şalap yapıyorlar ne nizam var ne de intizam , iş ahlakı desen hak getire
Bugün hava 30 derece 23 mayısta böyle bir sıcaklık …!
Evlerin önünde şişme havuzlarda mayolu , bikinili küçük çocuklar suyla oynuyorlar , tabi ki anneleri başlarında Hollanda çocuk yetiştirmede en ideal ülkelerin başında geliyor , Hollanda da yaşayıp çocuklarını bu ülkenin şartlarıyla yetiştirip buna dair kitap yazmışlar iki hanım. biri Yeni Zellandalı diğeri ise Brezilyalı , bu kitabı ben de okumuştum
Hollanda da neredeyse tüm evlerin bahçeleri var ve bahçelerinin rengarenk çiçekleri , evlerinin pencerelerinin önü yine saksı çiçekleriyle dolu ama illa ki masalarının üzerinde vazo çiçekleri ayrı bir şıklık sergiliyor ,
Marketlere girerken çiçekler yüzünüze gülüyor , al beni götür diyor , bizdeyse artık İhtiyacımız olan yiyecek içecek gıdalar almaktan , çiçeklere bakamıyoruz bile .
Hollanda Lalelerden sonra peynir ülkesi , tadını tatmadığımız peynir kalmadı desem yeridir , sanki bu yılda daha mı çoğalmış ama bizim beyaz peynirimizin tadını bulmak ne mümkün .
Vakumlayıp getirmek istiyoruz ama çocuklara kızıyor burada her şey var diyerek bizi alıkoyuyorlar , zaten ne getirsek istemiyorlar , damak zevkleri bu ülkenin şartlarına göre gelişip devam ediyor , düşünüyorumda ilk yıl Nuh’un Ankara markalı şehriyeden , makarnaya kadar taşımıştım , şimdi Türk bakkalları daha da çoğaldı hatta kasapları bile bizimkilerden daha güzel köfte yapıyor , deneyip gördük ,
İkizlerim çok güzel büyüdüler havası mı suyu mu ? Boyları uzadı artık bize tepeden bakıyorlar ama anne ve babadan aldıkları terbiyeye , saygıya ve sevgiye hayran oluyorum.
Artık onlar kendi seçtikleri kitaplarını okuyorlar , İngilizce ağırlıklı ben anneanne olarak vazifemi yaptım geçen yıla kadar onlara kitap okudum onlar da bana okudular Önemli olan Türkçelerinin bozulmamasıydı , bunu başardık.
Hollanda da hava geç kararıyor , şu an da saat 20.30 ama biz gün ışığının içindeyiz hala . Ben artık Kaptanın Seyir Defteri gibi defter tutuyorum , notlar alıyorum . Zaten de öteden beri yazmaya meraklıydım değişen ne var ki?
Bakalım yarın bize ne getirecek ?
Sessiz sakin bir günü ne bir köpek havlaması, ne küçük çocuk ağlaması olmaksızın , dolu dolu yaşayıp yarını da kendi haline bırakalım ,
Aslında önümüzdeki günlerde çocuklarla birlikte bayram kutlayacağız , Eski zamanlardaki gibi bayramlık giysilerimizi giyinip birbirimizi öpeceğiz , çocuklar bayram harçlıklarını alacaklar ellerimizi öperken . Gidip geleceğimiz konu komşu yok . Bayram bize hoş gelecek biz de ona . Bayramın diğer günlerden bir farkı yok
Yazıma burada nokta koyarken haftaya başka bir anıda sizlerle olmak ümidiyle hoşçakalın sevgiler saygılar. Bayramınız kutlu olsun , daha nicelerini yaşayalım hep birlikte
FATOŞ ACAR
GAZETECİ - YAZAR























Yorum Yazın