MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

RASPUTİN EFSANESİ

Ana SayfaYazarlarESRA SONGÜLER
23 Eylül, 2026, Çarşamba 19:00
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
RASPUTİN EFSANESİ

 

Çocukluğumdan beri tarihi, edebiyatı çok severim eğer ki bugün bir şeyler yazabiliyorsam bu rahmetli babacığımın bana mirasıdır 

“Oku kızım, okumaktan zarar gelmez” derdi.

Tarih bazen öyle karakterler yaratır ki, onları anlamaya çalıştıkça gizem daha da büyür. Kimi insanlar yaşarken efsaneye dönüşür, kimileri öldükten sonra. Çok az insan vardır ki hem yaşarken hem öldükten sonra ardında bu kadar yoğun bir sis bulutu bırakabilsin. Sevgili Habercaddesi okurlarım, sizlere bugün anlatacağım efsane isim Rasputin tam da böyle biridir. 

Rasputin’in öyküsü sıradan bir öykü değildir, belki sizler bunu Rusya'nın donmuş topraklarında yani Sibirya’da başlayan sıradan bir köylü çocuğunun öyküsü gibi görebilirsiniz çünkü Rasputin'in hayatına baktığınızda gerçeklerle efsanelerin birbirine karıştığının farkına varırsınız. 

Nerede tarih biter, nerede söylentiler başlar anlamak neredeyse imkânsızdır bu yüzden bu yazım beni çok yordu. 

Kim bu Rasputin diye soranlarınızı duyar gibiyim, o halde başlayayım anlatmaya: 

1869 yılında Sibirya'nın küçük bir köyünde doğan Grigori Yefimoviç Rasputin, ilk bakışta tarihin unutulmuş yüzlerce köylüsünden biri olabilirdi ancak çocukluğundan itibaren hakkında anlatılan hikâyeler sıra dışıydı. Köylüler onun insanların düşüncelerini okuyabildiğini söylerdi kimileri ise hayvanları sakinleştirebildiğini.

Gerçek neydi, inanın bende bilmiyorum ama bildiğim bir şey var: Rasputin insanları etkiliyordu.

Onun gözlerine bakanların büyük kısmı aynı şeyi anlatıyordu. Delip geçen, insanın içine işleyen, huzursuz edici bir bakış... Belki de gücü tam burada saklıydı.

Yıllar ilerledikçe Rasputin kendisini dini arayışlara verdi, köy köy dolaştı, manastırlarda kaldı, günlerce yürüdü, aç kaldı, dua etti herkese kendisini Tanrı'ya adadığını söylüyordu.

Fakat Rasputin'in dini anlayışı geleneksel değildi.

Ona göre insan, günahın dibini görmeden arınamazdı.

İşte bu düşünce onu hem sevenlerinin gözünde kutsal bir adam haline getiriyor hem de düşmanlarının gözünde tehlikeli bir sapkına dönüştürüyordu.

Gençlik yıllarında yaşadığı dini deneyimlerden sonra kendisini mistik bir yolculuğun içinde buldu. Rusya'nın çeşitli bölgelerini dolaştı, manastırları ziyaret etti ve zamanla çevresinde “Kutsal Adam" olarak tanınmaya başladı. Sakallı görünümü, delici bakışları ve gizemli konuşmaları insanları etkiliyordu. O dönemde Rusya'da “Mistisizme” duyulan ilgi de oldukça yüksekti. Rasputin tam doğru zamanda, tam doğru yerde ortaya çıkmıştı.

Asıl yükselişi ise Rus İmparatorluk Sarayı'na girmesiyle başladı.

Derken kader onu Rus İmparatorluğu'nun kalbine taşıdı. O dönemde Rusya, dışarıdan bakıldığında görkemliydi, saraylar ışıl ışıldı, askeri geçitler ihtişamlıydı. Çar Ailesi halkın gözünde ulaşılmaz bir dünyanın temsilcisiydi.

Rus İmparatoru II. Nikolay ve eşi Aleksandra Fyodorovna da sonuçta bir insandı, büyük bir sorunla karşı karşıyaydı. Tahtın varisi olan küçük oğulları Aleksey, hemofili hastasıydı. Günümüzdeki modern tıp bu hastalığa çare bulsada, o zamanlar tıp bu kadar ilerlememişti en ufak bir yaralanma bile ölümcül sonuçlar doğurabiliyordu. Doktorlar çaresiz kalınca devreye Rasputin girdi.

İşin ilginç yanı, Rasputin gerçekten de bazı kriz anlarında çocuğun durumunun düzelmesine yardımcı olmuş gibi görünüyordu. Bunu nasıl gerçekleştiği bugün bile tartışmalıdır. Kimileri hipnoz kullandığını söyler, kimileri sakinleştirici etkisi olduğunu düşünür. Bazı tarihçiler ise tamamen tesadüf olduğunu savunurlar.

Kim ne derse desin, sebep ne olursa olsun, sonuç açıktı: 

Çocuk iyileşmişti, bu yüzden İmparatoriçe Rasputin'e büyük bir güven duymaya başlamıştı.

Özellikle İmparatoriçe Aleksandra için Rasputin artık sıradan bir insan değildi. O, oğlunu ölümün elinden çekip alan bir kurtarıcıydı.

İşte her şey burada değişti Sibirya’dan çıkan bir köylü, dünyanın en büyük imparatorluklarından birinin sarayında söz sahibi olmaya başlamıştı.

Elbetteki, koltuk sevdası her zaman olduğu gibi o zamanda Rasputin karşıtı birçok kişiyi dehşete düşürdü. Generaller onu sevmiyordu, bakanlar ondan nefret ediyordu, soylular onunla alay ediyorlardı.

Onu dışlamak için ellerinden geleni yapıyorlardı ama hiçbiri onu saraydan uzaklaştıramıyordu çünkü Rasputin gücünü makamdan değil, insanların korkularından alıyordu. Bir anne olan İmparatoriçe olacakları görmesine rağmen oğlunu kaybetmekten, Rus İmparatoru ise tahtını kaybetmekten korkuyordu. 

Ve Rusya yaklaşan felaketi göremeyecek kadar kendi sorunlarıyla boğuşuyordu. Rasputin'in etrafındaki dedikodular da bu arada giderek büyümüştü.

Geceleri gizli toplantılar, şatafatlı eğlenceler, içkili geceler, güzel ve genç aristokrat kadınlarla yaşadığı söylenen ilişkiler, 

sarhoşluklar, komplo teorileri, vb. ağzı olan konuşuyordu, gerçekler ve yalanlar birbirine iyice karışmıştı.

Belki anlatılanların yarısı uydurmaydı belki de daha fazlası tam olarak bilemeyiz. 

Fakat onu ölümsüz yapan şey yaşamından çok ölümü oldu.

1916 yılının sonlarında bazı soylular, Rasputin'in artık devlet için büyük bir tehdit olduğuna karar verdiler.

1916 yılının soğuk bir Aralık gecesinde bir grup aristokrat onu tuzağa çekti. Sonrasında yaşananlar ise tarihin en ünlü ölüm hikâyelerinden birine dönüştü Rasputin için suikast planı hazırlandı. 

Doğruluk derecesini bilemem rivayete göre önce zehirli pasta ve şarap ikram edildi Rasputin afiyetle yedi fakat ölmedi. 

Üzerine ateş edildi, vücudu delik deşik olduğu halde yine ölmediği söylendi. Kaçmaya çalışınca yeniden vuruldu. Rasputin’in vücudu kalbura dönmüştü ama ölmüyordu bunun üzerine feci şekilde dövüldü ve sonunda zincirlerle bağlanıp buzlu nehre atıldı.

Gerçek detaylar bugün bile tartışmalıdır ama kesin olan bir şey vardır:

Rasputin'in ölümü bile onun gizemini öldüremedi.

Aradan geçen yüz yıldan fazla zamana rağmen filmlere konu oldu, romanlara ilham verdi, şarkılarda adı geçti 1978 yılında Alman pop ve Euro-disko grubu Boney M. Rasputin şarkısı ile dünya listelerini salladı.

Bugün geriye dönüp baktığımızda Rasputin'in gerçekten kim olduğunu hâlâ tam olarak bilmiyoruz.

Bir aziz miydi?

Bir sahtekâr mıydı?

Bir mistik mi?

Yoksa sadece insanların korkularını çok iyi anlayan zeki bir adam mı?

Belki de Rasputin'in sırrı tam burada saklıdır.

Onu çözmeye çalıştıkça daha da karmaşık hale gelmesinde...

Ve tarihin karanlık koridorlarında yürürken hâlâ arkasında cevapsız sorular bırakmasında.

Bazı insanlar ölür ama bazı hikâyeler ise asla.

Başka bir yazımda buluşmak üzere 

Hoşçakalın, Hoş kalın.

ESRA SONGÜLER 

HABER CADDESİ EDİTÖRÜ

Yorum Yazın

ESRA SONGÜLER

    iletişime geç

    ESRA SONGÜLER

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER RASPUTİN EFSANESİ
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL HAYATIN EN BÜYÜK LÜKSÜ NEDİR?
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ NARSİSTİK ÖRÜNTÜYÜ TANIMAK: GÖRÜNEN YÜZÜN ARKASINDA NE VAR?
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU 2035’TE HAYATIMIZ NASIL OLACAK?
    ŞEHNAZ DİLAN
    ŞEHNAZ DİLAN BİR MİRAS TARTIŞMASINDAN ÇOK DAHA FAZLASI
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU DİŞ FIRÇASININ HİKÂYESİ.
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU DÜNYA SORUNLARLA BOĞUŞUYOR
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR BİZ HANCİ, ONLAR YOLCU
    FATOŞ ACAR
    FATOŞ ACAR TARİHE KARIŞAN EL İŞÇİLİĞİ
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ KOLTUĞA GİDEN YOL MU,? MAGAZİN KORİDORU MU?
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İLAHİ ADALETİN ŞAŞMAZ TERAZİSİ
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN SOSYAL MEDYA FENOMENLİĞİ BOŞANMA NEDENİ Mİ?
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER BİR KAP SU, BİR GÖLGE, BİR VİCDAN
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    NAZLI ARMAN
    NAZLI ARMAN SEVMEK
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle