MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

UMUDUN VE KÜÇÜK MUTLULUKLARIN MEVSİMİ

Ana SayfaYazarlarSABİHA ÜNAL
23 Haziran, 2026, Salı 19:06
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
UMUDUN VE KÜÇÜK MUTLULUKLARIN MEVSİMİ

 

Bazı mevsimler vardır; sadece havayı değil, insanın ruhunu da değiştirir. Yaz mevsimi tam olarak böyledir. Kışın uzun ve yorucu günlerinden sonra güneşin yeniden içimizi ısıtmaya başlaması, doğanın canlanması ve günlerin uzaması insanın içinde tarif edilmesi zor bir umut duygusu uyandırır. Çünkü yaz sadece bir mevsim değildir; bazen yeniden nefes almak, yeniden hissetmek ve yeniden hayata karışmak demektir. İnsan hayatı da mevsimler gibidir aslında. Bazen içimizde uzun kışlar yaşarız. Yoruluruz, kırılırız, kaygılanırız. Hayatın yükü ağır gelir. Günler birbirinin aynısı gibi geçer. İş, sorumluluklar, ekonomik kaygılar, gelecek korkusu derken insan ruhu yavaş yavaş yıpranır. İşte tam da böyle zamanlarda yaz mevsimi yalnızca doğaya değil, insanın kalbine de dokunur. Açan çiçekler, sıcak rüzgârlar, deniz kokusu ve güneşin ışığı; insana hayatın hâlâ güzel tarafları olduğunu hatırlatır.

Yazın gelişiyle birlikte şehirlerin bile ruhu değişir. Sokaklar hareketlenir, insanlar daha çok dışarı çıkar, çocuk sesleri artar, balkon sohbetleri yeniden başlar. Kış boyunca içine kapanan insanlar, güneşle birlikte biraz daha gülümsemeye başlar. Çünkü güneş sadece havayı değil, insanların enerjisini de değiştirir. Belki de bu yüzden birçok insanın en güzel anıları yaz mevsiminde saklıdır. Çocukluk tatilleri, aile sofraları, deniz kenarında geçirilen akşamlar, mahallede oynanan oyunlar, arkadaşlarla edilen uzun sohbetler… İnsan büyüse bile yaz geldiğinde o eski duyguların bir kısmı yeniden canlanır. Çünkü yaz, biraz da insanın içindeki çocuğu hatırlama mevsimidir. Bugünün dünyasında insanlar her şeye yetişmeye çalışırken yaşamayı unutuyor. Sürekli bir telaş içindeyiz. Daha çok çalışmak, daha başarılı olmak, daha güçlü görünmek zorunda hissediyoruz kendimizi. Ancak bütün bu hızın içinde ruhumuz yoruluyor. Yaz mevsimi ise insana biraz yavaşlamayı öğretiyor. Gün batımını izlemeyi, gökyüzüne bakmayı, sevdiğin insanlarla uzun uzun konuşmayı, küçük anların kıymetini fark etmeyi…

Çünkü mutluluk çoğu zaman büyük şeylerde değil; fark edilmeyen küçük anların içindedir. Sabah erken saatlerde gelen hafif rüzgârda, deniz kıyısında yürürken hissedilen huzurda, dostlarla edilen samimi kahkahalarda, ailece yenilen bir akşam yemeğinde saklıdır. Yaz bize bunu yeniden hatırlatır. Özellikle gençler için yaz mevsimi çok daha farklı bir anlam taşır. Yaz; özgürlük hissidir. Yeni hayaller kurmak, yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak ve biraz olsun rutinlerden uzaklaşmaktır. Birçok genç için yaz aynı zamanda kendini keşfetme dönemidir. Çünkü insan bazen kalabalıklardan uzaklaştığında kendi iç sesini daha net duyar.

Yazın bir başka güzel yanı da umut duygusunu büyütmesidir. Kış boyunca kurumuş gibi görünen ağaçların yeniden yeşermesi, çiçeklerin açması ve doğanın canlanması bize önemli bir gerçeği hatırlatır:

Hayatta hiçbir karanlık dönem sonsuza kadar sürmez. Bu yüzden yaz mevsimi biraz da yeniden başlama cesaretidir. Geçmişin kırgınlıklarını geride bırakmak, yeni kararlar almak ve hayata biraz daha umutla bakabilmektir. İnsan bazen yeni bir mevsimle birlikte kendini de yenilemek ister. Daha çok gülmek, daha çok hissetmek, daha çok yaşamak ister.

Ancak yaz yalnızca tatil fotoğraflarından ya da sosyal medya paylaşımlarından ibaret değildir. Çünkü gerçek huzur, dışarıdan kusursuz görünen hayatlarda değil; insanın iç dünyasında saklıdır. Bugün birçok insan kalabalıkların içinde yalnız hissediyor. Sürekli mutlu görünmeye çalışırken aslında içten içe yoruluyor. İşte yaz mevsimi tam da bu noktada ruhu dinlendirmek için bir fırsata dönüşebilir. Belki de bazen ihtiyacımız olan şey çok büyük değişimler değildir. Telefonu bir kenara bırakıp gökyüzünü izlemek, sevdiğimiz insanlara zaman ayırmak, biraz doğaya karışmak ve hayatın sesini yeniden duymaktır. Çünkü insan ruhu doğallığı sever. Samimiyeti sever. Huzuru sever.

Yaz aynı zamanda sevdiklerimizin kıymetini daha çok anladığımız bir mevsimdir. Uzun akşam yemekleri, aile ziyaretleri, dost buluşmaları ve birlikte geçirilen küçük anlar; hayatın aslında ne kadar değerli olduğunu hatırlatır. Çünkü insan yıllar geçtikçe anlıyor ki en güzel anılar pahalı yerlerde değil, sevilen insanlarla yaşanan gerçek duyguların içinde birikiyor. Belki de bu yaz hepimizin kendisine sorması gereken bazı sorular var:

En son ne zaman gerçekten huzurlu hissettik?

En son ne zaman acele etmeden bir gün geçirdik?

En son ne zaman sadece yaşadığımız anın tadını çıkardık?

Çünkü hayat sürekli bir yerlere yetişmekten ibaret değil. Bazen durmak, nefes almak ve sadece yaşadığını hissetmek de gerekir.

Yaza merhaba demek aslında biraz da kendimize yeniden merhaba demektir. İçimizde unuttuğumuz umutları yeniden uyandırmak, kırgınlıkların yükünü biraz hafifletmek ve hayata daha sıcak bakabilmektir.

Ve belki de yazın bize verdiği en güzel mesaj şudur: Güneş her sabah yeniden doğuyorsa, insanın içinde de her zaman yeniden başlayabilecek bir umut vardır.

SABİHA ÜNAL 

YAZAR

Yorum Yazın

SABİHA ÜNAL

    iletişime geç

    SABİHA ÜNAL

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL UMUDUN VE KÜÇÜK MUTLULUKLARIN MEVSİMİ
    Fatoş ACAR
    Fatoş ACAR SEVGİYE DAİR NE VARSA.
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU Bir Sınıfın Sessiz Vedası: Omurganın Parmak Uçlarında Gidişi
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU BABAMA MEKTUP
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR BABA OLMAK ZOR BİR İŞ…
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER COCA - COLA
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ HAYALLERİMİZİ KİM ELİMİZDEN ALDI?
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU İSTANBUL, YUNUSLAR VE İNSANLAR
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ BABALARIMIZ
    ŞEHNAZ DİLAN
    ŞEHNAZ DİLAN YEŞİLÇAM HUZUR EVİ BİR HAYAL DEĞİL, BİR VEFA BORCUDUR
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İFTİRA DEĞİL DUA ZAMANI
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER HAYVANLARA KALKAN ELLER KIRILSIN
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN MİLLET SAVAŞSIZ NASIL ÇÖKER ?
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle