MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

YANLIŞ İNSANI SEVMEK NEDEN BU KADAR ACITIR?

Ana SayfaYazarlarSOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
09 Temmuz, 2026, Perşembe 19:00
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
YANLIŞ İNSANI SEVMEK NEDEN BU KADAR ACITIR?

 

Çünkü acı veren şey her zaman ayrılık değildir.

Bazen acı veren şey, o ilişki boyunca yavaş yavaş kaybettiğin kişidir.

Yani kendin.

Birçok insan yanlış insanı sevdiğinde yaşadığı acının reddedilmekten kaynaklandığını düşünür.

Oysa çoğu zaman mesele bundan daha derindir.

İnsan yalnızca karşısındaki kişiyi kaybetmez.

Onunla birlikte kurduğu hayali de kaybeder.

Olmasını umduğu ilişkiyi…

Bir gün düzeleceğine inandığı şeyleri…

Sabretmeye değer sandığı geleceği…

Ve bazen en çok da, verdiği emeğin anlamlı olduğuna dair inancını kaybeder.

Bu yüzden bazı ayrılıklar diğerlerinden daha fazla can yakar.

Çünkü ilişki bitmiştir.

Ama insan hâlâ ilişkiyi değil, ihtimali yas tutuyordur.

Psikolojide bunun önemli bir karşılığı vardır.

İnsanlar çoğu zaman gerçekte yaşadıkları ilişkiye değil, zihinsel olarak kurdukları ilişkiye bağlanırlar.

Karşımızdaki kişinin bugün kim olduğuna değil…

Bir gün kim olabileceğine bağlanırız.

Ve işte tam burada tehlikeli bir şey olur.

Gerçeği görmeyi bırakırız.

Potansiyeli sevmeye başlarız.

Onun yaptıklarını değil…

Yapabileceğini düşündüklerimizi severiz.

Ve zamanla ilişki iki kişi arasında yaşanan bir şey olmaktan çıkar.

Bir umut projesine dönüşür.

Belki değişir.

Belki anlar.

Belki düzelir.

Belki bu kez farklı olur.

İnsan bazen yıllarını bu “belki”lerin içinde geçirebilir.

Çünkü umut çok güçlü bir duygudur.

Ama umut ile inkâr arasındaki çizgi bazen düşündüğümüzden daha incedir.

Yanlış insanı sevmek işte burada yormaya başlar.

Çünkü kişi artık ilişkiyi yaşamıyordur.

İlişkiyi taşımaya başlamıştır.

Karşı tarafın eksik bıraktıklarını tamamlar.

Görmezden gelir.

Açıklar.

Savunur.

Haklı çıkarır.

Ve günün sonunda ilişki iki kişi tarafından değil, tek kişi tarafından ayakta tutulmaya çalışılır.

Fakat bu süreçte çok sessiz bir şey olur.

İnsan karşısındaki kişiyi kaybetmeden önce kendisini kaybetmeye başlar.

Daha az konuşur.

Daha az ister.

Daha az hisseder.

Daha az yer kaplar.

Çünkü sevilmek için küçülmeye başlamıştır.

İşte terapide insanların fark ettiği en zor gerçeklerden biri budur:

Hiç kimse kendisini terk ederek sağlıklı bir ilişki kuramaz.

Çünkü yakınlık ile kendini silmek aynı şey değildir.

Fedakârlık ile özsaygıyı bırakmak aynı şey değildir.

Uyum sağlamak ile kimliğini kaybetmek aynı şey değildir.

Peki insan böyle bir döngüden nasıl çıkar?

Çoğu kişinin düşündüğü gibi ilk adım karşı tarafı analiz etmek değildir.

İlk adım kendine dönmektir.

Kendine şu soruları sormaktır:

Bu ilişki içinde en çok neyi kaybettim?

Ne zamandan beri kendi ihtiyaçlarımı erteliyorum?

Ne zamandan beri huzur yerine onay arıyorum?

Ve en önemlisi:

Sevilmek uğruna kendimden hangi parçaları vazgeçilebilir sandım?

Çünkü iyileşme her zaman birini hayatından çıkarmakla başlamaz.

Bazen kendini yeniden hayatına almakla başlar.

Bir gün gelir ve insan çok önemli bir şeyi fark eder:

Yanlış insanın verdiği en büyük zarar onu sevmek değildir.

Kendi değerini onun seni nasıl gördüğüne bağlamaktır.

O gün bir şey değişir.

Çünkü artık soru şu değildir:

“Neden beni yeterince sevmedi?”

Yeni soru şudur:

“Ben neden kendi değerimi onun sevgisine teslim ettim?”

İşte gerçek iyileşme çoğu zaman burada başlar.

Çünkü insanın huzuru, bir gün doğru kişinin gelmesinde değil…

Kendi değerinin kimsenin onayına ihtiyaç duymadığını hatırlamasında saklıdır.

Haftaya başka konuda buluşmak üzere hoşçakalın 

HANIM DEMİŞBAŞ

SOSYAL PEDAGOG, 

BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI

Yorum Yazın

SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ

    iletişime geç

    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ YANLIŞ İNSANI SEVMEK NEDEN BU KADAR ACITIR?
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER LÜKÜS HAYAT “Chat GPT” OHH NE RAHAT!
    ŞEHNAZ DİLAN
    ŞEHNAZ DİLAN SULTANIN GÜZELLİĞİ YÜZÜNDE DEĞİL, BIRAKTIĞI İZDE SAKLIDIR
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL YAPAY ZEKA:DOST MU, RAKİP Mİ?
    Fatoş ACAR
    Fatoş ACAR MARKALAR
    SEÇİL ESKİOĞLU
    SEÇİL ESKİOĞLU SOSYAL MEDYADA MUTLU GÖRÜNENLER GERÇEK HAYATTA NE YAŞIYOR?!..
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU KİNG CAMP GİLLETTE
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR BİR EVLADIN SESSİZ ÇIĞLIĞI
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU UNUTULAN GÜZEL ALIŞKANLIKLARIMIZ…
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ KADİR ABİM... ŞİMDİ YILMAZ ULUSOY'A VE ABLASINA KAVUŞTUN
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR İFTİRA DEĞİL DUA ZAMANI
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER HAYVANLARA KALKAN ELLER KIRILSIN
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN MİLLET SAVAŞSIZ NASIL ÇÖKER ?
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle