Öncelikle hepimizin Ramazan ayı kutlu olsun. İslam dünyasında önemli bir yer tutar Ramazan ayı. Osmanlı İmparatorluğu döneminden bugüne kadar türlü geleneklerle karşılanmıştır. Ülkemizde her sene büyük bir özveriyle, geleneklerle karşılanır Ramazan. Ramazan denince akla gelen sayısız gelenek bulunur. Evlerin köşe bucak temizlenmesi, eğlencelerin yapılması, pişi dağıtılması, ilk kez oruç tutan çocuklara armağanlar alınması, oruca direk vurma geleneğinin gerçekleştirilmesi, çat kapı gelen iftar konuklarının ağırlanması ve Mahya sanatının icra edilmesi gibi pek çok gelenek mevcuttur. Tüm bu geleneklerle Ramazan ayını daha renkli bir hale getiriyor. Tekrar Ramazan ayınız hayırlı olsun diyelim.
İnsan akıllı bir canlı. Yiyor, içiyor, seyahat ediyor. Her şeyden önemlisi düşünüyor. Düşünmek önemli bir özellik. Düşünce sayesinde iyi, kötüyü fark ediyor. Zararlı zararsız şeyleri keşfedebiliyor. Teknoloji üretebiliyor. Buluşlar yapabiliyor. Bunlar insan sayesinde gerçekleşiyor. Yapay zekayı da keşfeden ve uygulayan insan. O zaman en büyük insan ve insan beyni.
Ne diyoruz, insan düşünüyor. İnsan yiyor içiyor, seyahat ediyor. İnsan teknoloji üretiyor. Bütün bunlara sanat diyebiliriz. Düşünmek de bir sanattır. Yemek içmek de bir sanattır. Yolda yürümek de sanattır. Konuşmak da sanattır. Yardımlaşmak da sanattır. İyi şeyler yapmak da sanattır. O zaman rahat rahat şöyle diyebiliriz; sanatlarını iyi yapan toplumlar huzura, refaha daha çabuk kavuşurlar.
Yardımlaşmaların, dayanışmanın önemi Ramazan ayında daha da önem kazanır. Yardımlaşmak önemli bir sosyal olaydır. İnsanlar arasında eşitsizliklerin giderilmesi anlamında da önemlidir. Aslında yardımlaşma da sanattır. Bu sanatın da iyi icra edilmesi gerekmektedir. Başkalarına bir faydanız dokunurken ya da onları mutlu ederken bunu reklam ve gösteriş için yapmamak lazım. Reklam için yardımlaşma dayanışma olmaz. Yapılan her iyilik ve yardımın reklam görüntüsünden çıkarılmış olması lazımdır. Yoksa karşınızdaki insanları kırabilir, incitebilirsiniz. Ramazan ayında bu konuya da dikkat etmek önemlidir.
TÜİK Yaşam Memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre Türkiye’de mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı, 2024 yılında yüzde 49.6 iken 2025 yılında 3.7 puan artarak yüzde 53.3 olmuş. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise 2024 yılında yüzde 14.5 iken 2025 yılında 1.5 puan azalarak yüzde 13.0 olarak gerçekleşmiş.
Mutlu olmak kadar güzel bir olay var mı. Ülkemizdeki mutlu insan sayısı ne kadar mutlu olursa o kadar gurur duyarız. Amaç zaten her bireyin mutlu olması, sağlıklı ve huzurlu yaşaması değil mi?
Sağlığınıza dikkat edin.
Hoşça kalın.
MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
GAZETECİ - YAZAR






















Yorum Yazın