Yaşıyoruz…
İnsan hayatını idame ettirmek için çalışıyor. Kimimiz işçi, kimimiz memur, kimimiz esnaf. Kimimiz iş insanı… Çalışmak önemli… Çalışmadan yaşama seçeneğimiz hemen hemen yok.
İnsanların ihtiyaçları birbirinin aynı ya da az da olsa farklılıklar var. Barınma önemli bir ihtiyaç. Bir eviniz olacak. Eviniz yoksa kirada oturacaksınız. Sadece evinizin olması yetmiyor. Elektrik faturası var, su faturası var, doğalgaz faturası var. Bunları ödeyebilmeniz lazım. İşte bütün bunlar için bir işinizin olması, çalışmanız şart.
Yemek, içmek önemli. Tatilden falan bahsetmiyorum. Yaşamak için beslenmek şart. Yemeseniz, içmeseniz sağlıklı bir vücuda sahip olamazsınız. Bunun için sağlıklı beslenmelisiniz.
Yalnız yaşıyorsunuz ya da evlisiniz. Genel ihtiyaçlarınız değişmiyor. Yalnız oturduğunuz da da kira ödüyorsunuz. Elektrik, su, doğalgaz faturası ödüyorsunuz. Evliyseniz ihtiyaçlarınız biraz daha fark ediyor. Bu sefer eşinizden, çocuklarınızdan sorumlusunuz. Genel ihtiyaçlarınızın yanında eşinizin, çocuklarınızın ihtiyaçlarını karşılamak zorundasınız. Çocukların giyim masrafları, eğitim masrafları göz ardı edilemeyecek kadar önemli.
Dünyada yalnız biz yaşamıyoruz. Dünya nüfusu yaklaşık olarak 8 milyar. Net olarak bilmiyorum. Dünyada günlük olarak 150 bin doğum gerçekleştiği söyleniyor. Yani hür gün dünyaya 150 bin yeni üye geliyor. Bu da şunu gösteriyor dünya nüfusu her geçen gün biraz daha çoğalıyor.
İnsan yaşam döngüsü, doğum, bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık olmak üzere farklı aşamalardan oluşuyor. Her aşama, sürekli büyüme, gelişme ve yaşlanmayı temsil ededen belirli fizyolojik ve psikolojik değişiklikleri içeriyor.
Maalesef bugün dünyada 1.1 milyar yoksul insan yaşıyor. Ve bu insanların 637 milyon kişisi bir eve sahip değil ve yetersiz besleniyor. Güney Asya’da 272 milyon yoksul insan en az bir kişinin yetersiz beslendiğini hanelerde yaşarken bu sayı Sahra Altı Afrika’da ise 256 milyon.
İnsanların yaşama mücadelesi verdiği dünyamız da her geçen gün yaşlanıyor. Dünyayla birlikte küresel nüfus da yaşlanıyor. Dünyadaki hemen her ülke, nüfusundaki yaşlı kişilerin sayısında ve oranında artış gözleniyor.
Bütün bunlara bağlı olarak enerji kıtlığı, beslenme sorunları, canlı çeşitliliğinin azalması, toprakların kaybı, sağlık problemleri de gelişerek canlı yaşamının devamlılığını tehdit ediyor. Sadece insanlar için değil birçok kara ve deniz canlısı için de yaşam alanlarının daralmasına sebep olabiliyor.
Yaşanabilir bir dünya için insanlık işbirliği yapmaktan çekinmemeli. Usulüne ve kurallarına göre kullanıldığında bu dünya hepimize yeter.
Sağlıklı beslenin, sağlığınıza dikkat edin.
Hoşça kalın.
MUSTAFA ÇOLAKOĞLU






















Yorum Yazın