Günümüz toplumunda bilmek mi faydalı yoksa bilmemek mi ?
Siz hiç herhangi bir konuda (askeri,hukuki,ekonomi,eğitim, …);’’Bu konuda bilgili (ehil) değilim, konuşmak(vaaz) haddimiz değil efendim ! ‘’ elmas kadar değerli olan bu sözü işittiniz mi?
Açıkçası çok ender karşılaşılan bu sözü ben de nadiren duyuyorum…
Pekibu cümle neden bu kadar nadir?
Bu cümleyi elmas kadar değerli eden ne ?
Günümüz dünyasında ki hayatın, insani yaşam koşullarından uzak olması ve zaman geçtikçe de kar topu gibi büyüyerek devam edecek olması sizce de ; bilmeyenin, bilen karşısında; bilmediğini söylemiyor, söyleyemiyor, söylettirilmiyor olması olabilir mi ?
Daha net bir ifadeyle: dünyada hürce, huzurla, adilce ve refahla dolu bir yaşam yaşama hakkı olan bir insanın; herhangi bir konuda bilmediğini söylememesi ve o konuyu öğrenmemek ve de bilgisiz olunduğunun öğrenilmemesi için çaba sarf etmesi de olabilir mi ?
Peki bir konuda bilgili(ehil) olan bir insan ne yapmalı …
Karşısında bilmediğini söyleyemeyen, en vahimiyse bilmediğini bildiği halde söylemeyen insana, topluluğuna karşı ne yapmalı ?
Mesela eğitim, askeri, hukuki bir konuda bilgili(ehil),donanımlı, uzman bir kimse için o topluluk da yaşamak kendisi için faydasız gibi duruyor. En kötüsü ise bilgisiz olduğunu reddedenlerin sayısı da artıyor.
Çünkü o bilgili(ehil) insan; bilmediğini bilen insanlara, bilgisini onlarla konuşarak(vaaz) anlatmalı ki öğretebilsin, aydınlatabilsin ki kendisi de faydalı biri olabilsin değil mi ?
Bir toplumda bilgili olunmayı reddeden sayısı artarsa ve de bilgililer etkisiz,faydasız olursa, o toplum; hakkı olan hür,huzurlu ve adil bir yaşama hakkını da redettiğinden: adil olmayan bir yaşamı seçmiş oluyor !!!
Bu söylenenler mantık dışı gibi olabilir hatta bir insan veya toplum neden böylesine aciz bir yaşamı yaşasın, yaşamayı istesin denilebilir…
Fakat ne zaman ki o insan, o toplum kendi alanında bilgili(ehil),liyakatli, donanımlı, ilerigörüşlü bir bilgi sahibinin karşısında ‘’Bu konuda bilgi(ehil)sahibi değilim, konuşmak(vaaaz) haddimiz değil efendim’’ cümlesini haykırabilirse, o zaman hakkı olan yaşamı yaşama için ilk adımı atarak kurtuluş yolunu seçerek adil, huzurlu ve hürce bir yaşamı yaşar ve yaşatır …
Hiç bilenle, bilmeyen bir olur mu ?
“İlim, rütbe ve ünvanların en yükseğidir.”
Bilenlere mevki ve rütbelerine göre saygı göstermek gerekmektedir.Böylece toplumda bilginin ve bilen insanların saygınlığı korunmuş olur.
Aslında “bilen kişi” gerektiği şekilde itibar görmese bile pek bir şey kaybetmez. Zira “ilim” bizâtihi bir değerdir. Ancak değerin kıymetini bilmeyen toplumlar, yeni değerler üretemezler. Bu nankörlüklerini pahalıya öderler.
Nasıl ödeyecekleri yazı da gizli …
Sözlerime Nasrettin hocanın bir fıkrasıyla son veriyorum …
Hoca Nasreddin Efendi Akşehir'de bir gün vaaz için kürsüye çıkıp:
— Ey mü'minler! Ben size ne söyleyeceğim bilir misiniz? Demiş.
Cemaatin "Bilmeyiz" demeleriyle Hoca:
— Siz bilmeyince ben size ne söyleyeyim, deyip kürsüden iner, bırakır gider.
Yine bir gün kürsüye çıkıp evvelki sualini tekrar edince bu sefer de cemaat "Biliriz" derler. Hoca:
— Madem ki biliyorsunuz, o surette benim söylemekliğime ne lüzum kalır? Der, yine çekilir gider.
Cemaat hayrette kalarak:
— Efendi bir daha kürsüye çıkarsa kimimiz bilir, diğer kimimiz bilmeyiz diyelim, diye karar verirler.
Hoca yine bir gün kürsüye çıkıp ahaliye evvelki sualini tekrar ederek "Kimimiz biliriz, kimimiz bilmeyiz" cevabını alınca, ciddiyetine hiç halel getirmeyerek:
— Ne kadar âlâ, öyle ise bileniniz bilmeyeninize anlatsın, demiş.
Eğer herşeyi biliyorum dersen, yeni bir şey öğrenemezsin .
Eğer biliyorsan, bilmeyenlere borcun var, bildiğini aktarmalısın !
Umutla dolu günlerde görüşme dileğimle…
Av. Onur YAĞIŞAN






















Yorum Yazın