Gözümü dünyaya açtığımdan bu yana, meşrubatta ilk tanıştığım nefis içecek Coca - Cola olmuştu, birde yazlık sinemalarda çekirdek çıtlatırken, içtiğimiz sarı gazozlar da unutulmaz… Benim için muhteşem bir serinletici idi, sıcak havada buz gibi Coca - Cola’yı içmenin keyfini yaşamak kadar güzel bir şey varmı ?
Geçenlerde arkadaşımla Fast Food’da bir şeyler atıştırıyoruz, elbette olmazsa olmazlarımızdan biri de mönü tepsimizin içinde olan Coca-Colalarımız fikir arkadaşımdan geldi, elindeki karton bardağı gösterip ;
“Şu Coca - Cola’yı yazsana “ dedi..
Düşündüm elbette niye olmasın ki, nasılsa her alanda ilkleri yazıyorum Coca - Colayı da yazarım.
Hikayesini birazdan yazacağım Coca-Cola’yı öğrendikten sonra içerken hakkında daha farklı düşüneceksiniz,
Ve ilginç hikayesi ile Coca Cola …
Hikayeye Noel baba ile başlasam daha iyi olacak, Noel Baba bugünkü şöhretini Coca - Cola’ya borçludur, nasıl mı? Anlatayım:
Noel Baba’nın Amerikan kültüründe iyice popülerleşmesi ve ticarileşmesini Coca-Colanın 1930’larda ki reklamlarında yer alması sağlıyor. Bu ilanlar o derece ilgi görüyor ki Noel Baba’nın bir Coca-Cola icadı olduğuna dair şehir efsaneleri doğuyor. Coca-Cola’nın yıllar içinde global bir markaya dönüşmesi Noel Babayı Amerika sınırları dışında da meşhur ediyor.
Coca-Cola 1931’den itibaren çeşitli dergilerde düzenli olarak ilan yayınlamaya başlıyor.
1886 Mayıs ayında Atlanta Georgia da bir eczacı olan Dr.John Pemberton ünlü içeceğin şurubunu geliştirdi ve bu şurup yerel Jacob's Eczanesi'nde tadıldı, “Mükemmel" bulundu. Şurup, yeni bir "Lezzetli ve Ferahlatıcı" içecek yaratmak için karbonatlı suyla birleştirildi. Pemberton, ünlü Coca-Cola formülünü eczanenin arka bahçesindeki üç ayaklı pirinç bir kazanda hazırladı.
Coca-Cola adı nereden geldi derseniz, bu da Pemberton'ın muhasebecisi Frank Robinson'ın önerisiydi.
Şurup tarifinde “KOKA yaprağı özü” ve “KOLA fındığından elde edilen kafein kullanıldığı için “ Coca - Cola” adı kolayca bulundu. Mükemmel el yazısıyla tanınan Robinson, logosunda iki “C” harfini süsleyerek kullanmanın reklamda daha çarpıcı görüneceğini düşündü. Coca-Cola markası doğdu. Robinson, günümüzün ünlü logosu olarak kullanılan akıcı harfleri ilk el yazısı Coca-Cola’yı markanın logosu olarak yarattı.
Bu değişik lezzetteki meşrubat ilk kez 8 Mayıs 1886'da Atlanta'da ki Jacob's Eczanesi'nde bulunan soda çeşmesinden satışa çıkarıldı. Günde yaklaşık dokuz bardak meşrubat satılıyordu. İlk yılın satışları toplamda yaklaşık 50 dolara ulaştı ancak, Pemberton'ın içeceği üretmek için 70 dolardan fazla masraf yapması ve bunun sonucunda zarar etmesi nedeniyle, ilk iş yılı pek başarılı geçmedi.
Aradan aylar geçmişti ki, 1887'de Atlanta'lı bir Eczacı ve iş adamı olan Asa Candler'ın, Coca Cola formülünü Pemberton'dan 2.300 dolara satın aldı. 1890'ların sonlarına doğru, Candler'ın ürünü yoğun bir şekilde pazarlaması sayesinde Coca-Cola, Amerika'nın en popüler gazlı içeceklerinden biri oldu. . Candler'ın yönetiminde, Coca-Cola Şirketi 1890 ile 1900 yılları arasında şurup satışlarını dört mislinden fazla artırdı.
Elbetteki Coca-Cola Şirketi bu iddiayı reddetse de, tarihsel kanıtlar, 1905 yılına kadar tonik olarak pazarlanan bu meşrubatın, kafein açısından zengin kola fındığının yanı sıra kokain özleri de içerdiğini gösteriyor. Live Science’a göre , kokain 1914 yılına kadar yasa dışı sayılmasa da, Candler 1900'lerin başlarında tariften kokaini çıkarmaya başladı ve bilim insanları kola yaprağı özünden tüm psikoaktif unsurları mükemmel bir şekilde çıkarmayı başardıkları 1929 yılına kadar ünlü içecekte kokain izleri bulunmuş olabilir.
Coca-Cola'nın başarılı satışlarında reklam önemli bir faktördü ve yüzyılın başında içecek Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada genelinde satılıyordu. Aynı dönemde şirket, içeceği satma lisansına sahip bağımsız şişeleme şirketlerine şurup satmaya başladı. Bugün bile ABD alkolsüz içecek endüstrisi bu prensip üzerine örgütlenmiştir.
1960'lara kadar hem küçük kasaba sakinleri hem de büyük şehirlerde yaşayanlar, yerel soda dükkanında veya dondurma salonlarında gazlı içeceklerin tadını çıkarırlardı. Genellikle Eczanelerde bulunan soda tezgahı, her yaştan insanın buluşma yeri olarak hizmet veriyordu. Çoğu zaman yemek tezgahlarıyla birleştirilen soda dükkanlarının popülaritesi, ticari dondurma, şişelenmiş meşrubatlar ve fast food restoranlarının popülerleşmesiyle azaldı.
23 Nisan 1985'te, giderek daha rekabetçi hale gelen kola pazarındaki düşüşe yanıt olarak, ticari sır niteliğindeki "Yeni Kola" formülü piyasaya sürüldü. Ancak yeni tarif başarısız sayıldı ve Coca-Cola tarihinde bir dönüm noktası oldu. Hayranlar yeni tarife olumsuz, hatta bazılarına göre düşmanca bir tepki gösterdi ve üç ay içinde halkın kalbini ve damak tadını fetheden orijinal kola geri döndü. Orijinal kola tadının geri dönüşü, Coca-Cola Classic'in yeni markalaşmasıyla gerçekleşti. Yeni Kola raflarda kaldı ve 1992'de Coca-Cola II olarak yeniden markalandı.
Bugün asla taklit edilemeyen Coca-Cola’nın mucidi Dr. John Pemberton, bu gizli formülü yazılı bir belgeye dönüştürme gereği duymamıştı. Coca-Cola, 1891 yılında, Asa Candler’a, 1919 yılında da Ernest Woodruff ve bir grup yatırımcıya geçti. Woodruff, kredi almak için, Candler’in oğlunun yazdığı formülü bankaya teminat gösterdi. Formül, borcun ödendiği 1925’e kadar Guaranty Bankası’nda tutuldu. Woodruff, formülü daha sonra SunTrust Bankası’nda bir kasaya yerleştirdi. Formül, müzeye taşındığı güne kadar bu kasada tutuldu.
140 yıl önce o ilk bardakla başlayan serüven bugün, The Coca‑Cola Company, 200'den fazla ülke ve bölgede sunduğu 200'den fazla marka ile insanların tüm gün tüketebileceği içecekler üretiyor. 1964 tarihinde İlk kez İstanbul’da Bakırköy İncirli’deki E-5 Karayolu üzerinde kurulan fabrika ile Türkiye Coca - Cola’nın tadı ile tanışıyor, bugün ise yurdumuzda 11 fabrikada üretim yaparak, ülkemin her tarafına ulaşıyor.
Bu günlükte bu kadar, başka bir yazımda buluşmak üzere
Hoşçakalın, Hoş kalın.
ESRA SONGÜLER
HABER CADDESİ EDİTÖRÜ























Yorum Yazın