MENU
  • EĞİTİM
  • MEKAN
  • HABER
  • Basın Bülteni
  • SİNEMA
  • Kadın
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • HABER ARŞİVİ
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • BİYOGRAFİLER
  • RÖPORTAJLAR
  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • İLETİŞİM
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
Haber Caddesi
DOLAR6.8555
EURO7.7475
GR ALTIN390.45
ÇEYREK640.68
İstanbul
Haber Caddesi
Haber Caddesi
  • MAGAZİN
  • MÜZİK
  • YAŞAM
  • GÜNCEL
  • MODA
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SAĞLIK
  • KÜLTÜR & SANAT
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
Kapat

CUMHURİYET BENİM EN BÜYÜK SEVDAMDIR

Ana SayfaYazarlarBURHAN AKDAĞ
26 Ekim, 2026, Pazartesi 11:55
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
CUMHURİYET BENİM EN BÜYÜK SEVDAMDIR

 

Yılın en güzel haftasındayız…

Takvimler 26 Ekim'i gösteriyor.

İçimde tarifsiz bir heyecan, yüreğimde çocukluğumdan beri hiç eksilmeyen bir sevda var.

Cumhuriyet haftasındayız!

Birkaç gün sonra 29 Ekim…

Cumhuriyetimizin 103. yılını kutlayacağız.

Ama benim için 29 Ekim, takvimde kırmızıya boyanmış sıradan bir bayram günü değildir.

29 Ekim benim için özgürlüğün adıdır.

Bağımsızlığın, onurun, başı dik yaşamanın adıdır.

Ve hepsinden önemlisi, Mustafa Kemal Atatürk'ün bu millete bıraktığı en büyük emanettir.

Ben bu ülkeyi çok seviyorum.

Öyle söz olsun diye değil…

Toprağını, taşını, dağını, denizini, bayrağını, insanını seviyorum.

Anadolu'nun bir köyünde sabahın ilk ışıklarıyla tarlasına giden çiftçiyi, sınıfında çocuklarına harfleri öğreten öğretmeni, yerin yüzlerce metre altında ekmeğinin peşinde koşan madenciyi seviyorum.

Bu ülkenin alın terini seviyorum.

Benim milliyetçiliğim, bir başkasından nefret etmek üzerine kurulmadı hiçbir zaman.

Benim milliyetçiliğim, ülkemi sevmek, bayrağıma sahip çıkmak, bu topraklarda yaşayan insanların huzurunu, mutluluğunu ve geleceğini düşünmektir.

Çünkü ben vatan sevgisini kitaplardan önce evimde öğrendim.

Babam Hüseyin Akdağ bir öğretmendi.

Ömrünün yarım asrını çocuklara, özellikle de işitme engelli çocuklara adadı.

Bana yalnızca iyi bir insan olmayı değil, Cumhuriyet'in yetiştirdiği bir insanın nasıl yaşaması gerektiğini de öğretti.

Bugün dönüp baktığımda anlıyorum ki babamın sınıfta yaktığı her eğitim ışığında Atatürk'ün aydınlanma mücadelesinden bir iz vardı.

Ben Atatürk'ü yalnızca sevmiyorum. Ben Atatürk'e minnet duyuyorum.

Çünkü o, savaşlardan yorgun düşmüş, yokluklarla mücadele eden bir milletin kaderini değiştirdi.

Bir milletin yeniden ayağa kalkabileceğini bütün dünyaya gösterdi.

Cumhuriyet'i kurdu.

Kadınların toplumsal hayatta güçlenmesinin, çocukların eğitimle geleceğe hazırlanmasının, insanların eşit yurttaşlar olarak yaşamasının önünü açtı.

Bize yalnızca bir devlet değil, geleceğe umutla bakabileceğimiz bir ülke bıraktı.

Düşünüyorum bazen…

O karanlık günlerde, o imkânsızlıklar içinde, bu ülkenin bağımsızlığı uğruna canını veren gençler bugün yaşasaydı bizden ne isterlerdi?

Daha fazla para mı?

Daha büyük evler mi?

Daha gösterişli hayatlar mı?

Hayır!

İnanıyorum ki bizden yalnızca bir şey isterlerdi:

"Uğruna can verdiğimiz Cumhuriyet'e sahip çıkın!"

İşte bu yüzden Cumhuriyet benim için yalnızca geçmiş değildir.

Cumhuriyet, torunlarımızın geleceğidir.

Bir kız çocuğunun korkmadan hayal kurabilmesidir.

Bir gencin düşüncelerini özgürce söyleyebilmesidir.

Bir annenin evladını umutla büyütebilmesidir.

Bir insanın kimliği, inancı, düşüncesi ne olursa olsun bu ülkenin eşit ve onurlu bir yurttaşı olarak yaşayabilmesidir.

Ben 65 yaşındayım.

Hayatımın 43 yılını gazetecilikle geçirdim.

Nice bayramlar gördüm, nice sevinçlere, nice acılara tanıklık ettim.

Ama ne zaman 29 Ekim yaklaşsa içimde hâlâ küçük bir çocuğun heyecanı uyanıyor.

Kırmızı beyaz bayrakları gördüğümde gözlerim doluyor.

İstiklal Marşı'mız çalındığında boğazım düğümleniyor.

Anıtkabir'e baktığımda içimden tek bir cümle geçiyor:

"İyi ki vardın Atam… İyi ki bu millete inandın."

Bazen düşünüyorum…

Bir insan, hiç tanışmadığı, elini hiç sıkmadığı, sesini yalnızca kayıtlardan duyduğu birini nasıl bu kadar çok sevebilir?

Sonra cevabını buluyorum.

Çünkü bazı insanlar yalnızca kendi dönemlerinde yaşamazlar.

Fikirleriyle, eserleriyle, bıraktıkları değerlerle milyonların yüreğinde yaşamaya devam ederler.

Atatürk de benim yüreğimde öyle yaşıyor.

Bugün ülkemizde eksiklerimiz olabilir.

Üzüldüğümüz, kızdığımız, geleceğe dair kaygılandığımız günler olabilir.

Ama bütün bunlar Cumhuriyet'e olan sevgimi bir zerre bile azaltmaz.

Tam tersine, daha çok sahip çıkmam gerektiğini hatırlatır.

Çünkü vatanını sevmek, yalnızca güzel günlerinde onunla gurur duymak değildir.

Zor günlerinde de ona sımsıkı sarılabilmektir.

Ben bu ülkenin daha adil, daha özgür, daha huzurlu ve daha mutlu olmasını istiyorum.

Çocukların aç yatmadığı, gençlerin geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalmadığı, kadınların korkmadan yaşadığı, insanların birbirine sevgiyle baktığı bir Türkiye hayal ediyorum.

Çünkü Cumhuriyet'e yakışan budur.

Ve şimdi…

Cumhuriyetimizin 103. yılına yaklaşırken içimde çok büyük bir duygu var.

Keşke Atatürk'ü bir kez görebilseydim.

Keşke karşısında durup gözlerinin içine bakabilseydim.

Ona uzun uzun konuşmazdım.

Sadece elini tutar, belki de gözyaşlarımı saklayamadan şöyle derdim: "Atam, sana ne kadar teşekkür etsek az. Bize bıraktığın bu güzel vatan için, özgürlüğümüz için, Cumhuriyet için sana minnettarım."

Sonra başımı kaldırıp bir kez daha Türk bayrağına bakardım.

Çünkü o bayrağın dalgalandığı her yerde benim kalbim atıyor.

Bu topraklarda doğdum.

Bu ülkenin ekmeğini yedim, suyunu içtim.

Acısını da yaşadım, sevincini de… Ve bir gün bu dünyadan ayrıldığımda ardımda bırakmak istediğim en büyük miras, çocuklarıma ve torunlarıma duyduğum sevginin yanında, onlara öğrettiğim vatan ve Cumhuriyet sevgisi olacak.

İstiyorum ki onlar da 29 Ekim sabahları benim gibi heyecanlansınlar.

Bayrağımızı gördüklerinde benim gibi gururlansınlar.

Atatürk'ün adını duyduklarında benim gibi minnet duysunlar.

Çünkü biliyorum…

Bir insanın ömrü biter. Ama bir milletin özgürlük sevdası bitmemelidir.

Bu Cumhuriyet kolay kurulmadı.

Bu bayrak kolay dalgalanmadı.

Bu vatan bize kolay emanet edilmedi.

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bize vatan yapan bütün kahramanlarımızı saygıyla, minnetle ve rahmetle anıyorum.

Cumhuriyet benim geçmişim, bugünüm ve yarınlara olan inancımdır.

Ve ben yaşadığım sürece bu sevdayı yüreğimde taşımaya devam edeceğim.

Ne mutlu bu ülkeyi karşılık beklemeden sevenlere!

Ne mutlu Cumhuriyet'in değerini bilenlere!

Ne mutlu Türk'üm diyene!

103. yaşın kutlu olsun güzel Cumhuriyet'im!

Sonsuza kadar yaşa Türkiye Cumhuriyeti!

BURHAN AKDAĞ

Yorum Yazın

BURHAN AKDAĞ

    iletişime geç

    BURHAN AKDAĞ

    Bizi Takip Edin
    Facebook
    Twitter
    Instagram
    Youtube
    Köşe Yazarları
    BURHAN AKDAĞ
    BURHAN AKDAĞ CUMHURİYET BENİM EN BÜYÜK SEVDAMDIR
    CELAL KODAMANOĞLU
    CELAL KODAMANOĞLU Audi’ye hayat veren adam AUGUST HORCH.
    HABİB BABAR
    HABİB BABAR ÖDÜL GECELERİ ÇOĞALDI, PEKİ GERÇEK HAK EDENLER NEREDE?
    ESRA SONGÜLER
    ESRA SONGÜLER JULİANE KOEPCKE’NİN İNANILMAZ HAYATTA KALMA MÜCADELESİ.
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU
    MUSTAFA ÇOLAKOĞLU İYİ ŞEYLER OLSUN DÜNYADA
    FATOŞ ACAR
    FATOŞ ACAR AMAN DİKKAT SAKIN DÜŞMEYİN!
    SABİHA ÜNAL
    SABİHA ÜNAL ÇOCUKLARI KİM YETİŞTİRİYOR: AİLELER Mİ, SOKAKLAR MI, EKRANLAR MI?
    AV.ONUR YAĞIŞAN
    AV.ONUR YAĞIŞAN DEVLET ANA ? BÜYÜK İNSAN ?
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ
    SOSYAL PEDAGOG, BİREYSEL ÇİFT VE AİLE DANIŞMANI HANIM DEMİRBAŞ GÖNDERMEDEN ÖNCE BİR MAKİNEYE SORUYORUZ
    MEHMET ALİ BABAR
    MEHMET ALİ BABAR KEDİ NANKÖR DERLER YA
    ŞEHNAZ DİLAN
    ŞEHNAZ DİLAN BİR CENAZEDE FOTOĞRAF YARIŞI
    LEYLA SOMER
    LEYLA SOMER BİR KAP SU, BİR GÖLGE, BİR VİCDAN
    ZAFER DİNÇER
    ZAFER DİNÇER VEFA SADECE BİR SEMT ADIYMIŞ
    NAZLI ARMAN
    NAZLI ARMAN SEVMEK
    FUNDA AKOSMAN
    FUNDA AKOSMAN YENİ YIL
    MERAL KONRAT
    MERAL KONRAT KİME GÖRE DÜŞMAN!
    Haber Caddesi
    KünyeGizlilik PolitikasıRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
    SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
    FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

    Haber Caddesi 2021 | Yazılım: Onemsoft

    Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle